16 Temmuz 2013 Salı

Güncellenmiş Faiz Dersi

Faiz Nedir Nasıl Hesaplanır?

Faiz Nedir?
Piyasa açısından bakarsak faizi, tasarruf sahibinin, tasarrufunu, ihtiyacı olana belirli süre için kullandırmasının karşılığı olarak aldığı bedel olarak tanımlayabiliriz. Ekonomi bilimi açısından faiz iki farklı biçimde tanımlanır: (1) Bir borç anlaşmasının satışı sonrasında elde edilen getiri miktarı, (2) Üretim amaçlı olarak kullanılan sermayenin getiri oranı.

Faiz Hesapları
Basit Faiz: Belirli bir dönem için yatırılan mevduatın o dönem sonunda kazandığı faiz getirine basit faiz deniyor. Basit faiz getirisi şöyle bir formülle hesaplanıyor:

Basit Faiz = Anapara x Faiz Oranı x Süre

Bir yıl vade ve yüzde 8,0 (= 0,08) faiz oranıyla 10.000 TL mevduat yatırdığımızı düşünürsek basit faiz getirisi şöyle hesaplanır:

Basit Faiz Getirisi = 10.000 x 0,08 x 1 = 800 TL

Bileşik Faiz: Geçmiş dönem faizinin de anaparaya eklenmesiyle yeni dönemde elde edilen faiz getirisine bileşik faiz deniyor. 10.000 TL’nin aylık % 0,8 faizle bir yıl sonunda ne kadar faiz getirdiğini aşağıdaki tablo yardımıyla şöyle hesaplayabiliriz:

Anapara (TL) Aylar Anapara + Faiz
10.000 1 10.080
2 10.161
1 + Aylık Faiz 3 10.242
1,008 4 10.324
5 10.406
6 10.490
7 10.574
8 10.658
9 10.743
10 10.829
11 10.916
12 11.003

12'nci ay sonundaki anapara + faiz toplamını başlangıçtaki anaparayla kıyaslarsak (( 11.003 - 10.000) / 10.000 =) yıllık bileşik faiz oranını yaklaşık olarak 10 olarak hesaplamış oluruz.   

Nominal Faiz: Bankaların mevduata uygulayacaklarını açıkladıkları faiz nominal faizdir. Örneğin bir banka 1 yıl vadeli mevduata yüzde 8,0 faiz vereceğini açıklamışsa bu nominal faizdir. Net Nominal Faiz: Bankaların açıkladıkları nominal faizden vade sonunda gelir vergisi stopajı yapılır. Mevduat sahibinin eline geçen faiz getirisi bu kesintiden sonraki tutardır. Buna net nominal faiz diyoruz. Türkiye’de mevduat faizlerine vadeye göre değişen gelir vergisi stopajı uygulanıyor. Bir yıl vadeyle yatırılan mevduata % 12 gelir vergisi stopajı söz konusu oluyor. Bir bankaya yüzde 8,0 nominal faizle bir yıllığına 10.000 TL yatıran bir kişinin net nominal faiz getirisi şöyle hesaplanacaktır:
10.000 x 0,08            = 800 TL
800 - (800 x 0.12)     = 704 TL   
Ya da net nominal faiz oranını hesaplamak istersek:
0,080 – (0,080 x 0,12) = 0,0704 yani yaklaşık olarak yüzde 7.

Reel Faiz: Nominal faizden enflasyonun etkisinin giderilmesi yoluyla hesaplanan faizdir. Bir anlamda dönem sonunda ele geçecek olan faizin satınalma gücündeki değişimden arındırılmasıyla hesaplanmış faiz demektir. Burada hesaba katılması gereken enflasyon oranı paranın yatırıldığı anda geçerli olan enflasyon oranı değil dönem sonunda geçerli olması beklenen enflasyon oranıdır. Buna “beklenen enflasyon” deniyor.

Bu hesaplama piyasada genellikle nominal faizden enflasyon etkisi arındırılarak yapılıyor. Oysa doğrusu net nominal faizden enflasyonu arındırarak hesaplama yapılmasıdır.
Reel faiz şöyle bir formülle hesaplanır:
Reel faiz = (1 + Net Nominal Faiz) / (1 + Beklenen Enflasyon) -1
Bir kişinin bankaya yüzde 8,0 nominal faizle bir yıl vadeyle 10.000 TL yatırdığını, paranın yatırıldığı tarihte 12 aylık enflasyon oranının (TÜFE) yüzde 8 olduğunu ve bir yıllık vadenin sonunda bu oranın yüzde 7,5 (0,075) olmasının beklendiğini düşünelim. Söz konusu yüzde 8,0 oranındaki nominal faiz oranından yüzde 12 stopajı düşersek net nominal faiz oranı yüzde 7 olarak bulunur. Bu durumda reel faiz hesabı şöyle yapılır:
Reel Faiz = (1 + 0,07) / (1 + 0,075) – 1 = - 0,00465 yani yaklaşık olarak eksi yüzde 0,5.
Bu örnekte reel faiz eksi çıkmıştır. Oysa hesaplamayı piyasanın yaptığı gibi nominal faiz (yani stopaj öncesi oran) üzerinden yapsaydık:
Reel Faiz = (1 + 0,08) / (1 + 0,075) – 1 = artı yüzde 0,5 olarak bulacaktık.

Reel faizi hesaplarken doğru olan nominal faizi değil net nominal faizi esas almaktır. Çünkü gelir vergisi stopajı tasarruf sahibinin eline geçen tutarı azaltır.

Faiz Çeşitleri

Banka Faizleri
Bankaların uyguladığı faizler başlıca iki gruba ayrılıyor: Mevduat faizi, kredi faizi. Mevduat faizi: Bankalarda mevduat hesabı açtırıp da bu hesaba para yatırırsanız alacağınız faizin adı mevduat faizidir. Vadelerine göre sınıflandırırsak iki türlü mevduat vardır: Vadesiz mevduat, vadeli mevduat. Bankalar ilkine faiz vermiyor, ikincisine ise miktara ve vadeye göre değişen oranlarda faiz veriyorlar. Bankalar, şubeye gitmeden açılan ve adına e-mevduat denilen mevduat hesaplarını desteklemek için genellikle bu hesaplara biraz daha yüksek faiz veriyorlar. Türkiye’de vadeli mevduatın ağırlığı (toplam mevduatın % 87s’i) ortalama 1-3 ay arası vadeye sahiptir. Bu aralıkta vadeler için de günümüzdeki faiz ortalama olarak oranı yıllık % 7,5 dolayındadır. Bu faiz nominal faizdir. Nominal faiz oranı; görünürdeki faiz demektir. 6 aya kadar vadeli mevduat hesabından elde edilen faizden % 15 gelir vergisi stopajı yapılıyor. Bu durumda ele geçen üzerinde hesaplarsak gerçek faiz oranı yaklaşık olarak % 6,4’e geliyor. Gerçek faiz oranı; nominal faizden stopaj yoluyla kesilen gelir vergisi düşülerek hesaplanan faizdir. Bunların dışında bankalar ticari mevduat adı altında kurumlardan da mevduat kabul eder ve faiz öderler. Kredi faizi; bankaların açtıkları kredilere uyguladıkları faizlere verilen addır. Bankaların çeşitli adlar altında farklı kesimlere açtıkları krediler söz konusudur. Bunları; kurumsal/ticari krediler, kobi kredileri ve bireysel krediler (tüketici kredileri ve kredi kartları) olarak sınıflandırmak mümkün. Tüketici kredileri de başlıca taşıt kredileri, konut kredileri ve diğer krediler olarak üçe ayrılıyor. Kredilerin her birinin faiz oranı farklıdır. Bugün için tüketici kredileri için ortalama olarak % 1,3 dolayında aylık ortalama faiz oranından söz etmemiz mümkündür. Ticari faiz oranları ise kurumlara göre farklı oranlar taşıyabilmektedir.

Tahvil ve Bono (DİBS) Faizleri ve Gösterge Faiz
Hazine, kamu kesimi açıklarını kapatmak ve geçmiş yıllardan gelen anapara ve faiz borçlarını ödeyebilmek için iç ve dış borçlanma yapmaktadır. İç borçlanmayı Devlet Tahvili (vadesi 1 yıl ve daha uzun kağıtlar) ya da Hazine Bonosu (vadesi 1 yıldan kısa kağıtlar) ile yapmaktadır. Bu borçlanma kağıtlarının hepsine Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) adı verilmektedir. Hazine iç borçlanmayı ağırlıklı olarak ihale yöntemiyle yapmakta ve faiz de bu ihalelerde belirlenmektedir. Hazinenin iç borçlanma ihalelerinde belirlenen faize DİBS faizi Hazine Faizi adı veriliyor. DİBS’leri ihale sırasında yani birinci elden bankalar alıyorlar. Bankalar daha sonra bu kağıtları piyasada satıyorlar. Böylece piyasada bir ikinci el fiyatı ve faizi oluşuyor. Gösterge faiz; Vadesine 2 yıl kalmış olan ve 3 ayda bir kupon ödemeli olan alım satım olarak çok işlem gören Devlet Tahvilinin ikincil piyasadaki faizine verilen addır. Bugün için gösterge faiz TRT130515T11 numaralı Devlet tahvilinin faizidir ve oranı % 9,25’dir. Bu faiz, pek çok işlem için referans olarak alındığı için adına gösterge faiz deniyor.

TCMB’nın Faizleri
Bir hafta vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz (politika faizi): TCMB, 1 hafta vade ile repo ihalesi açıyor, bankalar ellerindeki tahvil ve bonoları TCMB’ye verip karşılığında para alıyorlar ve vade sonunda parayı iade edip kağıtlarını geri alıyorlar. TCMB bu araçla banka ve finans kurumlarının piyasada uyguladığı faiz oranlarını, bankalardan alınan kredilerin miktarını, hisse senedi ve döviz gibi varlıkların fiyatlarını etkileyebiliyor. Bu işleme uygulanan faiz oranı bugün itibariyle yıllık % 4,50. Gecelik işlemlerde uygulanan faiz (gecelik faiz, fonlama faizi):  TCMB’nin, hesaplarını kapatabilmek için gecelik olarak borç almak ya da ellerinde kalan paraları gecelik olarak borç vermek isteyen bankalara uyguladığı faize bu adlar veriliyor. Piyasada gecelik faizlerin oluşturduğu açıklığa “faiz koridoru” buradan giderek bu faizlere “koridor faizi” de deniyor. TCMB, bu yolla ikincil piyasada oluşan kısa vadeli faiz oranlarını, döviz kurlarını ve kredilerin büyüme hızını etkileyebiliyor. TCMB’nin gecelik borç almada uyguladığı faiz oranı bugün için yıllık % 3,5, gecelik borç vermede uyguladığı faiz oranı yıllık yüzde 6,5 (piyasa yapıcısı bankalara repo karşılığı % 6.) 
Geç likidite penceresi faizi: Hesaplarını kapatmak ya da ellerinde bulunan parayı borç vermek için son ana kadar bekleyen bankalara uygulanan caydırıcı faiz oranlarını kapsayan bir uygulamadır. Bu uygulamada saat 16.00 ile 17.00 arasında TCMB’ye gecelik borç vermek isteyenlere bugün için yıllık % 0, gecelik olarak TCMB’den borç almak isteyenlere yıllık % 9,5 faiz uygulanıyor.


130 yorum:

  1. Hocam yine çok aydınlatıcı ve akıcı bir yazı yazmışsınız. Bunun için teşekkürler.

    Ancak benim merak ettiğim bir şey var; Merkez Bankası gecelik aldığı parayı nasıl ve nerde değerlendiriyor, sadece gecelik verdiği paranın getirisi ile ise Merkez Bankasından gecelik para alan bu parayı hangi piyasalarda değerlendiriyor?

    Vaktiniz olur ve cevaplarsanız çok sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar gün sonunda hesaplarını kapatmak zorundadır. Ne var ki bu göründüğü kadar kolay olmaz. Bazı bankalar gün sonunda açık verir bazıları fazla verir. Gün sonunda fazla veren bankalar o parayı o saatten sonra değerlendirecek yer bulamazlar ve yüzde 3,5 ile TCMB'ye ödünç verirler. TCMB de aldığı bu paraları gün sonunda hesabını denkleyip kapatamamış bankalara % 6,5 ile borç verir.

      Sil
    2. borç verilen miktar, borç alınmak istenene miktardan fazla olması durumunda da yine MB zarar etme pahasına verilen parayı kabul ediyor mu?

      Sil
    3. Dünyada hiçbir zaman zarar etmeyecek tek kurum Merkez Bankasıdır. 1 TL'ye mal ettiği kağıdı ister 5, ister 10, ister 50, ister 100 isterse de 200 TL olarak piyasaya sürer. MB için üzülmeyin o zarar etmez.

      Sil
    4. Hocam MB nın aracılık etmesi zorunlu mu?

      Sil
  2. hocam reel faizin negatif olmasi ekonomi acisindan iyi midir ? faiz duser yatirim artar. faizin yuksek olmasindan belesci para kazanmak isteyenler icin uygundur. zaten dinimiz birine belli bir ek getiri karsiligi verilen para ve onun getirisini haram kilmistir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reel faizin negatif olması demek parasını kullandıran kişinin zarar etmesi demektir. Kriz halleri dışında normal bir şey değildir.
      Faiz negatife düşerse yatırım artar ama bu kez tasarruf da düşer ve dışarıdan borçlanmak zorunda kalınır. O zaman da dış borç artar.
      Dinimiz çıktığında bankalar ve dolayısıyla bankacılık düzenlemeleri ve denetimleri yoktu. O zaman konu olan faiz tefeci faiziydi. Yani çok yüksek faiz. Dinimizin haram kıldığı faiz odur. Yoksa normal faizle kira arasında fark yoktur. İki kişi düşünün ikisinin de 500 bin lirası olsun ve birisi ev alıp ayda 1500 TL'ye kiraya vermiş öteki de % 3,5'dan yıllık faizle bankaya yatırmış olsun. İkisinin de yıllık getirisi aşağı yukarı aynıdır. Bu durumda faiz getirisi niye haram olsun ki. Haram olan aşırı faiz yani tefeci faizidir. Onu da zaten günümüzde bankacılık denetleme kurumları kısıtlamıştır.

      Sil
    2. Hocam faizin her türlüsü haram kılınmıştır. Burada bankaların vermiş olduğu faiz çok yüksek olmasa da bunu müşterilerinden yani vatandaştan finanse etmektedirler. Her türlü zararlı çıkan yine vatandaş olmaktadır. Kredi kullanan Ali Bey kaybederken, kazananlar banka ve yatırımcı Veli Bey olmaktadır. Dinimizde emek karşılığı olmayan kazanç haramdır. Yani paradan para kazanamazsınız. Mevcut sistem bizi faize zorluyorsa, başka bir sistem geliştirmemiz gerekir. Yeter ki insan yeni bir arayış içinde olsun. :)

      Sil
    3. Ekonomi bilimi açısından faiz 4 gelir unsurundan birisidir: Emeğin geliri ücret, mülkün geliri kira (rant), sermayenin geliri faiz ve girişimciliğin geliri kardır.

      Sil
    4. hocam şu dönemlerde tahvil almak mantıklı mıdır? Mantıklı ise minimal ne kadarlık tahvil alınmalıdır?

      Sil
  3. evi kiraya verdigimizde gelen para ile faiz arasinda cok fark gozukmeyebilie. bankanin bize verdigi faizin icinde onin baska kullaniciya verdigi krediden elde ettigi faizdir. bankanin.ordaki islevi tefeciliktir. cok buyuk oran yok ama faizin her turlusu haram denmistir dinimizde. bence ince cizgiye dikkat etmek gerekir hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyecek bir şey yok. Sizin düşünceniz size, benim düşüncem bana.

      Sil
    2. saçma sapan konuşma la. faiz harammış. burda bilimsel bi analiz yapılıyor. bilimsel bilginin süreci nedir nasıldır onu öğren sonra yorum yaz. din ile bilimi karıştırman senin yeterli eğitim almadığını gösterir.bunlar ekonomi bilimi için birer statik analizden ibrarettir. din ibaresi bilimle değerlendirilmez. değerlendirilirse bilim olmaz

      Sil
    3. katılım bankalarının kar payı olarak ortaya çıkardığı faize alternatif olarak sunulan şey de aslında tamamen aynı şey. sadece kalıbına çok güzel uydurulmuş. o zaman x birine ailesinden istanbulun en lüks yerinden bir dükkan miras kalmış olsun o dükkanı çok yüksek bir meblağa kiraya vermiş olsun ve ordan gelen kazançla çok güzel bir hayat yaşıyor olsun o açıdan bakarsak burda da hiç bir emek yok.ülkede çok büyük bir rant ekonomisi var, yandaş gözüken insanların aldığı haksız ihaleler, buna karşılık sırf muhalif bir çizgide olduğu için ekmeğinden olan insanlar var.ülkenin kişi başı milli geliri 3 kat arttı diye söylenen yalanlar aldatmacalar var. bunları görmezden gelip faiz günahtır diye sağda solda din adamlığına soyunmanın pek bir anlamı yok diye düşünüyorum saygılar.

      Sil
    4. Cahile karşı en iyi cevap susmaktır sanırım. Gecenin 02,05 inde bu yorum.

      Sil
    5. Hocam ekonomi bilime meraklı bir İşletme son sınıf öğrencisi olarak bu konuda benim de anlayamadığım bir şeyler var.
      Dinden uzak büyütülmedim, yazları kuran kursunda geçirdim ben ama bu faizin haram olmasını bir türlü anlayamıyorum. Aynen Mahfi Hocamın düşündüğü gibi, yasaklanan faizin tefeci faizi olduğunu düşünüyorum.

      Ve faizin her türlüsü haram dersek eğer, uzun vadeli verilen borç enflasyondan dolayı borç verene kesinlikle zarar ettirecektir.

      Taksici Ahmet bey, Mehmet efendiye benzin fiyatı 4 lira iken 4 lira borç vermiş olsaydı ve Mehmet efendi Ahmet Beye olan borcunu şimdi getirip faizsiz olarak ödemeye yeltenirse Ahmet Bey 1 litre benzin alamayacak. faiz sanki farz olmalı gibi hissediyorum.

      Ancak, acaba hiç kimsenin faiz kullanmadığı bir ekonomi nasıl olurdu?

      imza: heveslimerak

      Sil
    6. Hic faizin olmadigi zamanlarda oldu dünya`da ve o zamanlar insanlar daha mutluydu. Bir asiri borc yükleri yoktu.
      Faiz elbette haramdir, cünkü milletin parasini yine milleten cikartiyor. Enteresandir, bu aradaki bankalar sirf bu isten para kazaniyor.
      Madeni cikartan terliyor, arabayi üreten terliyor, arabayi magazasina getirip risk alan terliyor, arabayi alacak olan ben o parayi denklestirmek icin terliyorum, lakin ne hikmetse Banka terlemeden para kazanabiliyor.
      Uzun vadede kar getirmez demissiniz, getirir hocam. Cünkü paranin hep durmasini din tesvik etmiyor, sürekli yatirima acik bir anlayis olmasi gerekiyor. Böylece faizden degil, yaptigi yatirimdan ve dogal olarak üstlendigi riskten kar ortakligi yapip para kazaniyor, para sahibi.

      Sil
    7. İsmail Doğa bey, bankaların yaptığı işi küçümseyemezsiniz, ben her sektörde çalışanların psikolojileriyle özellikle ilgilenen biri olarak en çok stresli çalışanların bankalarda olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun farklı nedenleri vardır evet ama çoğu devlet kurumundan daha çok çalışıyor bankalar, yaptıkları hizmetin faydası ise çoğu işletmeninkiyle karşılaştırılamaz bana kalırsa.
      Maden ocağı açayım, insanlar bu işletmeden para kazansın, evlerine helal para girsin dediğimizde bankalardan yardım almadan yapmak neredeyse imkansız.

      Yatırımcı açısından baktığımızda, bankalar kısa vadeli mevzuatlardan uzun vadeli kredi çıkaran sihirbazlar değil midir?

      Sil
  4. Hocam Hazine'nin şimdilerde açtığı tahvil ihalesi için size sorum olacaktı; Bu devlet tahvillerini ve şimdilerde varsa Hazine Bonolarını bankalardan satın alabiliyor muyuz?Sözkonusu tahvil ve bonoların ortalama getirisi nasıldır?Tahvil faizinin % 8-9 arası olduğu şu dönemde devlet tahvili veya hazine bonosu almak daha mı karlıdır sizce?Cevap vereceğinizi düşünerek şimdiden teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bankalardan satın alınabiliyor. Mevduat faizinden iyi olabiliyor. Mevduatta değişiklik yapma daha kolay olabiliyor. İkisi oldukça yakın birbirine.

      Sil
  5. İyi valla ben harcamayım ,gelecek için tasarruf yapıp biriktireyim,onu da bankaya yatırayım,girişimcilikten de anlamıyosam,elin oğlu gelsin benim parayı bedava kullansın iş yapsın ,para kazansın,banka kazansın,ben de saf gibi bunlar için para biriktiriyim.

    Bazıları saçmalıyor ama....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir bilimin konusunu bilim dışına çektiğiniz anda sonuç öyle oluyor.

      Sil
    2. sizin bilim dediğiniz şey saçmalıktan ibaret. iki profesörün bdps/krs diye anlattıklarından haberiniz yok anlaşılan.

      Sil
    3. Ben de tam bunu kastetmiştim. Bilim dışına çıkınca bilim saçmalık gibi görünür.

      Sil
    4. Ramazan AKTAŞ8 Eylül 2013 14:19

      Flop gibi bir kapak efektiyle Mahfi Hoca'dan cevap gelir :)

      Sil
    5. kar-zarar ortaklığı payı diye bir şey var, bunu göz ardı etmeyin. kimse parasını bedavaya kullandırtmaz. kara ve zarara ortak olarak risk alır ve parasını değerlendirir.

      Sil
  6. Üstad , bir de şu libor+ faizleri anlatır mısınız lütfen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar biraz ayrıntı. Libor, uluslararası alanda saptanan bir faiz ve bütün dünyada geçerli olarak görülüyor. + ise bunun üzerine eklenen spread yani ek faiz. Mesela Libor + 1 dendiğinde liborun o andaki faizinin üzerine 1 puan eklenecek anlamına geliyor. Libor hergün belirlendiği için değişken bir faiz ve ödeme anında ne ise o esas alınıyor.

      Sil
    2. ve tabii ki LIBOR'u bu işin babaları bazen işlerine geldiği gibi belirliyor (bkz: LIBOR soruşturması)

      Sil
    3. Evet ne yazık ki libor belirlemede de hile çıktı. Bu nedense yüzyıllardır Londra'da belirlenen libor şimdi denetim için NYSE e gidecek.

      Sil
    4. NYSE de sutten cikmis ak kasik degil tabii ki --bkz ENRON et al.

      Fakat, LIBOR'un artik ABD'den sorulmasi --en azindan benim acimdan-- ABD'nin nihayet kapitalizmin (ya da global finansin) patronajinin tamamina talip olduguna isaret ediyor.

      Sil
    5. Mahfi Hocam, " LIBOR +X faizle 10 yıl borçlanmak" tam olarak ne demek / nasıl çalışır? Yani:

      1. Buradaki "LIBOR faizi" gecelik faiz olarak mı anlaşılmalıdır, yoksa haftalık, 1 aylık ya da 2-3-6-12 aylık olarak mı? (Bildiğim kadarıyla 12 aylıktan daha uzun vadeli bir LIBOR faizi tanımlı değil)

      2. Bu faiz nasıl işler? Borçlanma sözleşmesinin yapıldığı andaki faiz oranı 10 yıl boyunca sabit midir, yoksa her yıl -faizin yıllık LIBOR faizi olarak anlaşıldığını varsayarsak- o yılki LIBOR faizi ile güncellenerek mi hesaplanır?

      Teşekkürler

      Sil
  7. hocam mesela şimdi 2cil piyasada bir tahvil almaya kalksam bunun belirli sabit bir bedeli mi var almak için yoksa kendi durumuma göre istersem 5000 tl lik istersem 100000tl lik devlet tahvili alabiliyor muyum. 2.cil piyasa işlemleri istanbul borsası üzerinden mi yapılıyor kupon ödemesi derken bu ne anlama geliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kupon ödemesi faiz demek. Örneğin 6 ayda bir kupon ödemeli denirse altı ayda bir faiz ödemesi alınacak anlamına geliyor. Bunları bankalardan almak mümkün.
      Bu tür tahvil ve bonolar, iskontolu satılıyor. Yani 100 Tl değerinde bir yıl vadeli kağıt diyelim 93 TL'ye satılıyor. Faiz buradan hesaplanıyor. Vadeye yaklaştıkça tahvilin değeri artıyor.

      Sil
  8. Hocam Merhabalar, Yazılarınızı ilgiyle takip etmeye yei başladım. Öncelikle çok teşekkkürler,

    Örnek verdiğiniz Bileşik Faiz hesaplamasında bir problem yok mu? Basit faiz hesaplamasını yinelemişsiniz gibi. Bileşik Faizde ;

    Anapara+Faiz = Anapara X (1+Faiz Oranı)^12 ay(vade) olmalıydı diye düşünüyorum.

    10.000 x (1+0,008)üzeri 12 ay = 11.003,39 ==> 11.003,39 - 10.000 = 1.003,39 Faizi
    Faiz Oranı İse ise %10,0339 hesapladım ben. Yanlışım varsa kusura bakmayın lütfen.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız hesaplamada hata olmuş. Tablo yardımıyla hesaplamayı yeniledim. Sizin bulduğunuz sonuçla aynı çıkıyor.

      Sil
  9. Hocam Merhabalar,

    Öncelikle kaleme almış olduğunuz yazıları büyük bir dikkatle ve severek okuduğumu belirtmek isterim.

    Piyasaları ve ekonomiyi takip eden ve sürekli okumaya/anlamaya çalışan birisi olarak merak ettiğim şu; FED'in açıklamalarının ardından zincirleme bir şekilde tüm piyasaların tepki vermesi ve ekonominin etkilenmesini açıklayabilir misiniz ?

    Hatta Genel olarak borsa, FED ve merkez bankalarının ekonomiye etkileri ile ilgili genel bir yazı kaleme alırsanız çok sevinirim.

    Ismarlama gibi oldu biraz yanlış anlaşılmasın lütfen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuya ilişkin yorumlarım cnbce.com sitesinde yazdığım yazılarda var.

      Sil
  10. önce Adalet gerek, bilim kültür sanat ekonomi sonra gelir, adaletin olmadığı yerde bunlar bilim olmaktan çıkar gider referans verdiğiniz ölçümlerin istatikstiklerin kaynağının ne halde olduğu belli...çürümüşlük "corruption" her alanda iken odaklanılması gereken alanın farklı olduğunu düşünmekteyim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adalet önce bilim, sanat sonra gelir demek yanlıştır. Hiçbiri birbirinden üstün veya öncelikli değildir. Hepsinin aynı anda ve tam olması gerekli ve önemlidir.

      Sil
  11. İyi günler Hocam,
    TCMB politika faizi ile para piyasasına müdahale ediyor. Örneğin politika fazini %4,50'dan %5,50'ye çıkardığında kredi faizlerinin%17, mevduat faizlerinin %7,50 olduğu bir ortamda piyasada faiz oranı nasıl yükselecek, zincir nasıl oluşacak. Çünkü bankalar parayı %7,50 den alıp %17'den satıyorlar arada muazzam bir kar var. Neden gidip TCMB'den haftalık borçlansınlar ki; mevduat çekip kredi satmak daha makul? İkinci olarak TCMB'nin politika faizi bankaların politika faizi karşılığında çok fazla para çekmesi halinde etkin olur. Eğer bankalar politika faizine bağlı repo işlemlerine başvurmazsa TCMB istediği kadar faizleri yükseltsin, alçaltsın bankalar dikkate almazlar ki.
    Üçüncü olarak politika faizi repo işlemine dolayısıyla bankanın elinde DİBS olmasına bağlıdır. DİBS lerin büyük bir çoğunluğunun iki yada üç bankanın elinde olması halinde bahsedilen bankaların repo işlemine taraf olması halinde politika faizi etkin olur diye düşünüyorum.
    Bu üç durumu açıklar mısınız hocam. Eğer bu üç durumda TCMB nin faiz politikasını desteklediği başka araçlar var mı hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel anlatıyorsunuz da insanlar enflasyonun % 8 olduğu bir yerde niye bankalara % 7,50 ile tasarruflarını yatırıp zarar etsinler ki?
      Bankalar her akşam hesaplarını denklemek zorundalar denkleyemezlerse TCMB'den borç alırlar. O nedenle TCMB faizi bankaları etkiler.
      TCMB'nin elinde yeterli DİBS var.
      Bunlara ek olarak TCMB zorunlu karşılıkları artırarak bankalardan kaynak çekiyor. Bu durumda kaynak ihtiyacına düşen banka da TCMB'den borç alıyor.

      Sil
  12. Hocam öncelikle elinize sağlık.
    Reel faiz hesaplanırken beklenen enflasyon kullanılması gerekmiyor muydu? Yani sizin verdiğiniz örnekte %7,5 yerine beklenen enflasyon %7 kullanılmalı mıydı? Kolay gelsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru tespit, gerekli düzeltmeyi yaptım, teşekkürler.

      Sil
  13. Faiz konusunda bir kaç noktaya dikkatleri çekelim bakalım, aslında faizi domuz etiyle karıştırıp yaşadığı sistemi beğenmeyen arkadaşların şunları sorması beklenirdi ben onların sözcüsü olıyım :)
    1. Bankalar vadeli mevduat hesabı ürününü pazarlarken yıllık faizden, oysa kredi pazarlarken aylık faizden bahsetmektedirler. Kimse de "yahu bu nası iştir" dememektedir.
    2. Bildiğiniz gibi TCMB zorunlu karşılıklar için faiz ödememektedir. Bankalar faiz ödenmeyen bu parayı yeniden kredi olarak satamadıklarından bunu bir satış enstrümanı olarak kullanırlar nasıl mı? Şöyle parasını yatırmaya gelen mudiiye daha uzun vade önerirler böylelikle hem daha istikrarlı bir mevduat hacmi hem de daha düşük zorunlu karşılık ayırmış olurlar. Bunu da uzun vade de daha az MSİGV kesilir stratejisi ile pazarlarlar. BDDK burada neden hareket etmemektedir?
    3. Faizin haram olduğunu söyleyen imam, diyanet, müezzin vd. devlet memurları kendi maaşlarını nerden almatadırlar acaba? Vergi gelirlerinin bir kısmı faiz geliri elde eden kurum ve şahısların geliri üzerinden kesilip kendilerine maaş olarak yatmamakta mıdır? Yok bu söylem ile hareket edip dogma mantıkla harelet eden cahil cüheyla kendi maaşlarından faizi arındırıp fakire fukaraya mı dağıtmaktadır?
    4. Faizsiz bankacılık sloganı ile bu cahil cüheyla ordusunu kendisine müşteri yapmayı başaran bankalar pardon da TCMB'den bağımsız mı hareket eder de adı faizsiz olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Bankalarda mevduatın ortalama vadesi 1,5 ay, kredilerin ortalama vadesi 1,5 yıldır. Yani kısa vadeli kaynakla uzun vadeli krediler finanse edilir. Bankalar aylık faizden sadece tüketici kredileri için söz ederler. O da aylık maaş alanlar için kolaylık olsun diyedir.
      2. Mevduatın ortalama vadesi 1,5 aydır. Bankalar ne önerirse önersin bu değişmiyor yıllardır.
      3. Çok doğru. Devler, faizle para toplayan bankalara DİBS satarak maaşları ödüyor.
      4. Bu konuda farklı görüşler olsa da sonunda hepsi faizin adını değiştirmekle aynı kapıya çıkıyor.

      Sil
    2. Değerli hocam, sizi saygıyla takip ediyor ve derin bilgi ve tecrübenizden istifade ediyoruz. Tabi ki burası özgür bir ortam. Ancak herkesin herşeyi bildiğini iddia ederek, keskin ifadelerle, aslında nereye gittiğini tam olarak düşünmedikleri ifadelerle bazı değerleri, düşünceleri değersiz görmeleri ve küçümsemeleri rahatsızlık edici. Tabi ki sistem faiz üzerine kurulu olduğu için önemli bir durumda. Bununla birlikte bu konuda dini hassasiyetinde göz ardı edilmemesi gerekli. Görüşlere ne kadar tahammülsüz ve aşağılayıcıyız malesef.Öncelikle 3. soruda bir zorunluluk söz konusu ise insanların tercih hakkı yoksa ve emeklerinin karşılığını alıyorlarsa burada suçlu bu insanlar mı sistem mi.
      4. soruda ise belirgin ve temel farklılıklar varken ve kullandıkları enstrümanlarla ilgili din alimlerden fetva alarak işlem yaparlarken bunları faiz bankacılığına sokmak ilginç. Toplanan fonları değerlendirdikleri kaynaklar bile farklıyken ard niyetli ifadeler bilimsellikten çok uzak malesef.
      Değerli görüşleriniz için tekrar teşekkürler.

      Sil
    3. İnsanlar tembellik edip kendi doğrularını kendileri okuyup/araştırıp bulmak yerine kolayı seçip (ki bu insan doğasında vardır) birilerinin peşine takılıp onların doğrularını kabul ettiğinde peşine takıldığı cemaatin yanlışlarını da doğru olarak kabul edebilir. O nedenle güzel kardeşim sapla samını ayırmak bazen imkansız hale gelebilir. Faizin dini temasından alınacak ders "emek olmadan gelir elde etmemek" ise bunun illa ki vadeli mevuat karşılığı alınan faiz değil faklı türlerde (örneğin döviz, al yenile sat, al beklet sat, al taşı sat arbitrajları vs..) bir çok şekli vardır. Emin olunuz ki bugün çok sayıda insan bu şekilde gelir elde etmektedir, aralarında çok dindarı da var hiç dindar olmayanı da. Adı belki faiz değil ama necitede "emeksiz gelir". Hatta ve hatta insanlara faizsiz bankacılık deyip adına atıyorum "zart zurt" diyen ama netice de "emeksiz gelir" elde edilen bankalar da vardır ve bunlar komik bir şekilde dini görünüm sergilemektedirler.

      Bu sebeple şu gereksiz polemiğe bir son verelim. Faiz paranın fiyatıdır ve iktisadi sistem de vardır, olmalıdır. Cahil olmayalım, boş lafla zaman tüketmeyelim.

      Sil
    4. Emeklerinin karşılığı dediğiniz şey vergi gelirleriyle ödenen maaşlar...peki o vergi gelirlerinin içinde faizdan alınan vergiler yok mu? Heee kendileri seçmediler bu durumu doğru birisi zorla imam yaptı yani bu insanları? Zorla maaş bağlandı öle mi? Sonra da ahkam kesmeye neden kendilerinden başlamadılar peki? Yani neden,
      "Ya benim maaşımın da bi kısmı aslında faizdir" demek yerine, vadeli hesapta parası olan insanlara dil uzatıldı doğrudan? Acaba kendi cemaatlerini yada bizi yada her ikisini birden aptal mı sanıyorlar?

      Sil
    5. Devletin topladığı toplam vergi hasılası sadece MSİGV den mi oluşmaktadır? Elbette hayır. O faize karşı olduğunu bunun haram olduğunu söyleyen imamın maaşının içinde bir kiralık katilin arabasına aldığı benzin için ödediği KDV yok mudur? Eşelerseniz neler bulursunuz vergilerden ödenen maaşın içinde? En basitinden söyleyin şimdi sevgili arkadaşım faiz yemek haramda adam öldürmek değil mi?

      Sil
    6. Şişli'de kaldırımın kenarında bekliyor diye Kabahatler Kanunun bilmem kaçıncı maddesine dayanılarak 70 küsür TL ceza kesilen travestiden alınan para yok mu o maaşın içinde acaba?

      Sil
  14. İyi günler hocam,
    Öncelikle saat 10:14'de yer alan sorularıma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.
    Hocam para pol. konularında gerek uygulamayı bilmediğimden gerekse bazı ayrıntıları bilmediğimden bazı karanlık bölgeler oluşuyor. Önceki cevabınız benim için aydınlatıcı oldu.Benim öğrenmek istediğim TCMB'nin politika faizini düşürdüğünde bankaların kredi faizini indirmesini sağlayacak etken/sebep/mantıksal açıklama nedir. Neden karlarını azaltmak istesinler. Kaldı ki her bankanın kendine göre bir müşteri kitlesi var. Ziraat ın her ilçede şubesi, devlet güveni, çok fazla maaş müşterisi, yurt dışında çok fazla şubesi vs, İş bankasının çok fazla iştirak ve ortak olduğu bankası, yaygın şube ağı, maaş müşterisi, CHP'nin ortağı olaması nedeniyle vs, Vakıfbank'ın her ilde şube zorunluğu, maaş müşterisi vs gibi her bankanın rekabete çok açık olmayan bir kredi müşteri kitlesi var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar kaynaklarını başlıca 5 farklı yerden toplarlar: (1)Sermaye sahibinin koyduğu sermaye, bu sermaye her yıl dağıtılmayan karların eklenmesiyle artar (karşılıksız kaynaktır), (2) Mevduat sahiplerinin yatırdığı mevduatlardan (karşılığında faiz ödenir), (3))Yurtdışı bankalardan alınan sendikasyon ve diğer kredilerden (karşılığında faiz ödenir), (4) TCMB'den alınan borçlardan (karşılığında faiz ödenir), (5)Faiz komisyon geliri gibi faaliyet karlarından ve varsa faaliyet dışı gelirlerden.
      TCMB, kendi faizini indirdiğinde bankaların TCMB'den borçlanacağı kredinin faizi düşer. Bu düşüş bankaların kaynak maliyetinde düşüş yaratır ve bunun sonucunda bankalar mevduat faizini de düşürürler. Çünkü alternatif olarak TCMB borçlanmasının faizi düşmüştür. Kaynak maliyetleri düşünce de kredi faizlerini düşürürler. Amaç az krediyi yüksek faizle vermek değil olabileceği kadar düşük faizle yaygın kredi vermektir. Bu, riskleri dağıtmak anlamına gelir.
      Büyük bankaların bazı avantajları vardır ama bunlar rekabete açıklığı çok fazla etkilemez. Enpara.com çıktı yüksek faiz verdi ve inanılmaz bir mevduat topladı. Sonuçta devlet güvencesi varsa ve risk düşükse insanlar yüksek faiz verene para yatırıyor düşük faiz talep edenden de kredi alıyor.

      Sil
  15. Finans alanında master doktora yapmış bir ilahiyatçı şu faiz konusunu bir açıklasa üstümden büyük yük kalkacak:)Salt ilahiyatçı bilimden, salt ekonomist de dinden uzak kalıyor sanki.
    Yazı için teşekkürler Hocam. Saygılar

    YanıtlaSil
  16. Sayın Mahfi Eğilmez; yazılarınız o kadar kaliteli ki ekseriyetinde bize bir şeyler katması yerine mevcut bilgimiz sizin ifadelerinize katılabilecek kadar az kalıyor.. Çok teşekkür ederim.. Sizden bir ricam olacaktı ayrıca Kaydi Para yaratma Sürecini açıklayan ve Dünya ve Ülkemizdeki fiziksel paraya oranı açısından bir yazı kaleme alırsanız sevinirim zira günümüzde çokça gündeme gelen bir konu oldu. (Ben bulamadım fakat böyle bir yazınız varsa da linkini sunarsanız sevinirim)

    YanıtlaSil
  17. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  18. hocam şu anda niçin bsnkaların zorunlu karşılıkları tl olarak tutmasının kaynak maliyeti döviz olarak tutmasının kaynak maliyetinden daha fazla?

    bir de hocam cnbce deki programınız hangi günler ve saat kaçta acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar dövize % 2 - 2,5 dolayında faiz veriyor. Oysa TL'nin faizi % 8 dolayında. Kur 1,9 desek 8 / 1,9 = 4,2. Kabaca TL kadar faiz verseler USD için % 4,2 faiz vermeleri gerekir. Demek ki TL için USD'den daha fazla faiz veriyorlar.

      cnbce'de her akşam saat 17'de Son Baskı adlı programı Servet Yıldırım ile ortak olarak yapıyoruz. Ayrıca Cuma günleri sabah 9.30 da Gökay Otyam'ın Ekonomi Notları programında yorum yapıyorum.

      Sil
    2. hocam ama o zaman bankaların zorunlu karşılık olarak döviz yerine tl tutmaları onlara avantaj getirmez mi

      Sil
    3. Evet ama dolarla kredi kullanmak isteyen sayısı TL ile kredi kullanmak isteyen sayısından çok az.

      Sil
  19. Repo Faizi ne demek yada repo.
    Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Repo repurchase agreement deyiminin kısaltmasıdır. Yani geri alım anlaşması demek. Bir kişi ya da kurum bir başkasına elindeki tahvili ya da senedi diyelim ki 1 hafta sonra geri almak vaadiyle satıyorsa bu işleme repo deniyor.
      Diyelim ki elinizde 100 TL vadeli ve 1 yıl vadeli bir tahvil var ve acil bir ödeme için de 100 TL'ye ihtiyacınız var. Bir hafta sonra yaptığınız iş karşılığında 100 TL alacağınızı biliyorsunuz. Yani size bir hafta için 100 TL lazım. Bu kağıdı bankaya verip karşılığında 100 TL borç alıyorsunuz. Bir hafta sonra alacağınız 100 TL'yi tahsil edince bankaya gidip 100 TL'yi verip kağıdınızı geri alıyorsunuz. Buna repo işlemi deniyor. Tabii banka bu borç karşılığında sizden diyelim ki 1 TL faiz alıyor. Buna da repo faizi deniyor.
      Bu işlemi Merkez Bankaları bankalara, ihtiyaç duydukları paraları vermek için sürekli yapıyor.

      Sil
    2. Çok çok teşekkür ederim ilginiz için.

      Sil
  20. hocam bir de geçenlerde uğur gürses beyin bi yazısını okudum döviz talebine ucuz parayla teşvik başlığı ile kendisine sorma şansım olmadığı için size sorup öğrenmek istedim.Türkiye'de bono ve tahvil satın almış yatırımcıların kendilerini hedge etmek adına döviz aldıkları bunun için ise gereken tl ihtiyaçlarını merkez bankası faiz yükseltmediği için yüzde 4.5 ile 6.5 arası bir faizle ucuza elde ettiklerinden bahsetmiş. Bu faiz oranının yıllık yüzde 9 - 10’a dayanan tahvilleri fonlamak adına pahalı olmadığı ve belirli kesimlerin faiz lobisi olarak suçladığı bi yatırımcıların mb faiz artırmadığı için mb nin bu konudaki ısrarının kendilerine adına kurtarıcı olduğundan bahsetmiş.merkez bankasının faiz artırmaması ile birlikte bu yatırımcıların bu sayede ucuz tl ile dolar alarak kendilerini hedge etmesi olayını tam anlıyamadım hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence bunu Uğur beye sorun. Onun yazdığı bir şeyin yorumunu benim yapmam doğru olmaz.

      Sil
  21. Hocam bankalarin kredi faizlerini belirlerken olcu aldiklari parametreler nelerdir? Gecelik borclanma maliyeti,politika faizi ve mevduatlara odenen faizlerin vs. etkiledigi bir denklem mi soz konusudur? Aydinlatirsaniz sevinirim.
    Tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankaların kredi faizlerini kendi kaynak maliyetleri ve diğer giderler belirliyor. Mevduat faizinin yüzde 8,5 olduğunu düşünelim. Bunun üzerine bankalarda çalışanların ücretleri, binaların maliyetleri, kullanılan elektrik vb, elektronik makinelerin maliyetleri ve kar biniyor.
      Ayrıca bankaların topladığı mevduatların ortalama vadesi 1,5 ay açtığı kredilerin ortalama vadesi ise 1,5 yıl. Diyelim ki NB faizleri arttırdı ve o nedenle bankalar da faiz artırmak zorunda kaldı. Bu durumda artış önce mevduat faizlerine yansıyor çünkü vadesi 1,5 ay ve hemen doluyor. Kredi faizlerine ise ancak yeni kredilerde yansıyor çünkü eskilerin ortalama vadesi 1,5 yıl.
      Bunlar bankaların kredi faizlerinin yüksek olmasının temel nedenleri.

      Sil
  22. Hocam bazı bankaların mevduat,kredi ve kredi kartı faizlerini maniple ettikleri için aldıkları cezalar hakkında ne düşünüyorsunuz ?
    Eğer bu cezalar haklı sebeplerle verilmişse, anlaşılan bu faizleri pek de piyasa şartları belirlemiyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Usulsüzlük her sistemde ve her dönemde olan şeylerdir. Buradan giderek sistemin işlemediğini söylemek mümkün değil.

      Sil
  23. Hocam reel faizler şu an için negatif durumda bunun yakın bir zamanda şöyle bir sonucu da olması beklenemez mi; bireyler paralarını atılda tutup hiç bir gelir elde etmeden gelirleri eriyeceğine parayı bankaya yatırıp gelirlerinin bir kısmı erir diye düşünerek mevduat hesabı açtıranların sayısı çoğalmaz mı? Bu nü bir de buradan düşünürsek nasıl bir sonuç alınır hocam ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani yastık altında tutup da enflasyon kadar (% 8 mesela) eriyeceğine bankaya yatırsa hiç değilse % 0,5 erise daha doğru olmaz mı diyorsunuz? Doğru olur ama tercih genellikle parayı tasarruf edeceğime harcayayım şeklinde yapılıyor. Dikkat ederseniz zaten tasarruf miktarı azalmıyor artış oranı düşüyor ve o nedenle de GSYH içindeki payı % 20'den % 15'e gerilemiş görünüyor. Aksi taktirde herkesin parasını bankadan çekmesi gerekirdi.

      Sil
  24. Hocam tasarrufların artırılması için bir yandan bireysel emeklilik sisteminin uygulanması bir yandan da negatif reel faizin verilmesi bir çelişkiyi oluşturmuyor mu?
    2.sorumda ) Türkiye dışarının tasarruflarını kullanmaması için içeride tasarruflarını artırmaktan başka bir yol var mı ? Varsa nedir ?
    Tasarrufları artırmanın yolu sadece faizleri yükseltmektedir mi geçiyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oluşturuyor. Faiz konusunda takıntı olduğu için bu çelişkilerin ortaya çıkmasına şaşırmamak gerekiyor.
      Dışarıdan tasarruf ithal etmemenin iki yolu var: (1) Yatırımları düşürmek (ki o zaman büyüme hızımız düşer), (2) İç tasarrufları artırmak. İç tasarrufları arttırmanın da üç yolu var: (1) Enflasyonu düşürmek ve enflasyonun biraz üzerinde faiz vermek, (2) Enflasyon fazla düşmüyorsa enflasyonun üzerinde faiz vererek reel faizi pozitif tutmak, (3) Vergileri arttırarak kamu kesimi tasarrufunu sağlamak.
      Görüldüğü gibi tasarrufları artırmanın yolu kırk katır mı kırk satır mı sorusuna yanıt vermekten geçiyor

      Sil
  25. ustad oncelikle yaziniz icin tesekkur ederim,ozellikle okurlarinizin dusuncelerini onemsediginiz icin ve kafamda surekli soru isareti yaratan faiz konusunda karisikliga yanit verdiginiz icin...ustad su anda mb inin para politikasi araclari arasinda faiz koridoru ve rezerv opsiyon mekanizmasi yer aliyor,sizce bu politikalar acik piyasa islemleri gibi kalici politikalar mi yoksa gecici politika araci mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz politikası kalıcıdır. Hatta MB'nin en önemli politika aracıdır.
      Rezerv opsiyon mekanizması TL ile USD'nin ilişkisine göre azalıp çoğalan ya da önem kazanıp kaybeden bir alt araç olarak devam edecektir diye düşünüyorum.

      Sil
  26. Hocam,

    Devletin bankalardaki mevduatin bir kismini (ilk 100,000 TL miydi?) garanti etmesinin bankalarin cirolarina bir yansimasi olmali.

    Sizce bu ne mertebededir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu garantiden sonra bankaların mevduatında önemli bir artış gözlemlenmemişti.
      Ama örneğin şimdi bu garantiyi kaldırırsa bankalardaki mevduatlar üzerinde önemli oranda olumsuz etkisi görülebilir.

      Sil
  27. Mahfi Hocam,

    Yazinizin son bolumunden anladigim kadariyla TCMB faiz politikasini iki koldan yurutuyor (neyse ki sekiz kol degil): 1) Bir hafta vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz (politika faizi), 2) Gecelik işlemlerde uygulanan faiz (gecelik faiz, fonlama faizi, faiz koridoru).

    Ikincil piyasalarda olusan faiz oranlarinin (mevduat ve kredi faizleri, gosterge tahvil faizi) belirlemesinde bu iki koldan hangisi daha belirleyici oluyor? Teknik olarak bunu ayirt etmek zor mu? Eskiden bu iki kol bir miydi? Tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doğru özetlemişsiniz.
      Eskiden yani piyasalar bu kadar gelişip, olaylar bu kadar anlık hareketlerle belirlenir olmamışken Merkez Bankaları reeskont faizini (yani kendilerine getirilen senetleri ikinci kez reeskonta tabi tutarak işlem yapmalarının faizini) kullanırlardı. Zamanla olaylar karmaşık hale gelince işin içine repo faizleri vb girdi ve faizler çeşitlendi.
      Bu iki faiz (politika faizi ve gecelik fonlama faizi) olayların gelişimine, ekonominin gidişine göre öne çıkıyor. Bazen gecelik fonlama faizi bazen de politika faizi öne çıkıyor. Son dönemde gecelik fonlama faizi ön pl ana çıkmış durumda. Zaten TCMB eskiden buna politika faizi adını veriyordu.

      Sil
  28. hocam haftaya vergi mufettis yardimciligi mulakat sinavina girecegim tavsiyelerinizi bekliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sınav ve Mülakat Rehberi başlıklı yazıma bir göz atın isterseniz.

      Sil
    2. teşekkür ederim okudum hocam, müsadenizle bir soru daha soracagim şu gunlerde bakmam gereken üzerinde düşünmem gereken güncel olaylar nelerdir

      Sil
  29. merhaba hocam öncelikle programınızı daha önce izlemiş olmakla beraber sitenizden size ilk kez soru sormuş olacağım.. TCMB'nın politika araçlarından olan gecelik faiz ve politika faizi arasındaki kesin çizgi nedir? Doğal olarak bankalR gecelik faizi günlük kullanmak zorunda diyeceksiniz fakat banka en çok hangi durumda politika faizlerinden etkilenir? Birde benim kafamı en çok karıştıran terim; faiz koridorudur. Bu TCMB'sının gecelik faizde yarattığı fark mıdır? Şimdiden teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TCMB'nin işlemlerine uyguladığı faizlerden ikisi önemli: (1) Haftalık repo ihalesinde uyguladığı faiz (% 4,5) ki buna Politika Faizi deniyor. (2) Gecelik Fonlama Faizi (TCMB bankalardan para alırsa % 3,5 faiz ödüyor, bankalara borç verirse %6,5 faiz alıyor.)
      Koridor denilen şey gecelik faizdeki % 3,5 ile 6,55 arasındaki boşluk.
      Eğer piyasada likidite (yani para) sıkışıklığı çok kısa dönemli ise gecelik faiz, biraz daha uzunca ise haftalık faiz etkili olur. Bizde şu sıralar gecelik fonlama faizi daha önemli olduğu için 23 Temmuzda TCMB'nin onu artırması yani % 6,5'i yukarı çekmesi bekleniyor.

      Sil
  30. Hocam merhabalar. Yazılarınızı çok ilgiyle ve beğenerek takip ediyorum. Bir sorum olacak. Sıradan bir vatandaş için DİBS yoluyla yatırım yapmak karlı mıdır ? Ya da şöyle sorayım. Faizlerin yükseleceğini mi yoksa azalacağını mı öngörüyorsak bu kağıtları almak daha mantıklıdır ? Bunun arkasındaki mantık, akıl yürütme nedir ? Kısaca açıklarsanız çok sevinirim. Çok başarılar kolay gelsin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. DİBS2e para yatırmanın eski kazancı yok artık. Faizler enflasyonun altında seyrediyor. Faizler de bir miktar yükseliş olsa bile kazanç fazla değil. Ne var ki fazla alternatif de yok biliyorsunuz. Aşağı yukarı aynı şey mevduat için de geçerli.

      Sil
  31. hocam sıcak para dediğimiz mevzuda,yabancı yatırımcı hangi faizi baz alarak ülkemize giriş yapıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genellikle gösterge tahvilin faizini. Şu sıralarda % 8,8 dolayıda.

      Sil
  32. Hocam benim alıp yada alma ma arasında kaldığım iki kitap mevcut birisi bankacılar için ekonomi bilgisi (Ahmet gökdere )
    Diğeri ise bankacılar için dışticaret ve kambiyo bilgisi (nahit töre -Derya sevinç ) hocam kararsız kaldım bu kitapları almamı önerirmisiniz tavsiyeniz benim için önemli iyi günler dilerim

    YanıtlaSil
  33. hocam bende şunu sormak istiyorum ; repo faizi 4,5 dediniz, benim aklıma takılan şu bankalar tahvil ve bonoların getiriyor ve merkez bankası bunların karşılığında 4,5 faiz veriyor peki tahvillerin üzerinde yazılı olan faizler kullanılmıyor mu repolar da ya da o faizler 4,5 mı sabitleniyor.. burası biraz kafama takıldı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genellikle bu kağıtlarda faiz yok. Yani 100 TL lik kağıdı Hazine'den mesela 93 TL'ye almış. Vade sonunda götürüp Hazineden 100 TL alacak. Faiz olan kağıtlarda da faiz sahibine ait. Bunlar ayrı.
      Repoda bu kağıtlar bir alacağın teminatı olarak kullanılıyor. Banka, geçici bir süre için o alacağı TCMB'ye devredip karşılığında haftalık repoyla borç alıyor ve o borca yıllık % 4,5 faiz ödüyor. Dönem sonunda aldığı borcu faiziyle ödeyip kağıdını TCMB'den geri alıyor ve vade sonunda da Hazineye gidip parasını faiziyle alıyor.

      Sil
  34. Merhaba,
    TCMB faiz koridorları hakkında bilgi verebilir misiniz?
    Fonlama faizi alt koridorunun azaltılması veya artırılması
    üst koridorunun azaltılması veya artırılması
    veya bunun çeşitli kombinasyonlarının piyasaya olan etkileri nelerdir?
    İyi akşamlar....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sitedeki TCMB ve Para Politikası üzerine çeşitli yazılarımda bu bilgiler bulunabilir.

      Sil
    2. Merhaba Mahfi Bey,
      Yazılarınızı ve sitenizi olabildiğince takip ediyorum, ancak hem işim hem de aldığım eğitim sebebi ile ekonomiye biraz fransızım, bu sitedeki tüm yazılarınızı okudum, yazılarınızdaki yorumları da takip etmeye çalışıyorum ama altyapı eksikliği sebebi ile bazı konuları anlamakta zorlanıyorum. Ben kendi çapımda anladıklarımı anlatmaya çalışayım, siz yanlışım var ise düzeltirsiniz.
      Faiz koridoru diye adlandırılan terimin bir üst limiti var, bu üst limit TCMB'nın bankalara verdiği paranın maliyeti; TCMB bu üst limiti artırır ise bankaların maliyeti artacak, bankalar bu maliyeti karşılamak için kredi faizlerini artıracak belki mevduat faizini de artıracak (Ben olsam artırmayabilirim daha fazla para kazanmak için)
      Kafama takılan burası, kredi faizleri ve mevduat faizleri birlikte mi hareket eder
      hem tek bir banka özelinde (yani kredi faizini artıran banka mevduat faizini de mi artırır) veya tüm bankalar kalabalıkların çılgınlığı olarak da adlandırabileceğimiz şekilde birbirinin hamlelerini mi takip eder.
      TCMB üst limiti azaltır ise bankaların maliyetleri düşecek bunun sonucunda kredi faizlerini düşürecek ve mevduat faizlerinde düzenleme yapacaklar.Üstte anlatılanın tam tersi bir durum.
      Bir de bu koridorun alt limiti var, bu limit artar ise bankalar için TCMB'ye para satmak cazip olacak tam tersi durumda ise alt limiti azaltarak gidin paranızı başka yerde değerlendirin mesajı verecek (bu durumda bankaların başvurduğu yöntem kredi vermek midir?)
      Tamamen sizin yazılarınızı takip ederek (Hayatım boyunca bir adet ekonomi kitabını okumuş değilim) yaptığım çıkarım, üst limit faizleri kontrol etmek (gevşek sıkı para politikası)
      alt limit kredileri kontrol etmek için kullanılıyor (tam emin değilim)
      Son yapılan faiz açıklamaları ışığında üst limit artırılarak (yeterli olmadığı belirtiliyor basında) alt limit sabit tutularak TCMB'nin ne yapmaya çalıştığı yorumlanabilir mi?
      Bu uzun yorumu zaman ayırıp okursanız çok mutlu olurum....

      Sil
    3. Aslında konuyu anlamışsınız. Karışık görünen yer yani TCMB faizleri artırınca kredi faizlerinin artmasının anlaşılabilir olmasına karşılık mevduat faizlerinin niçin arttığı meselesinde düğümleniyor. Bunun nedeni insanların kredi faizleri ve maliyetler dolayısıyla fiyatlar artmadan bir an önce harcamalarını artırmak ve ertelenmiş tüketimlerini gerçekleştirmek istemeleri. Bu durumda bankalardan paralarını çekmek isteyecekleri için bankalar müşterilerini kaçırmamak ister istemez mevduat faizlerini de artırmak zorunda kalırlar.
      Alt limiti azaltması demek sizin dediğiniz gibi kredi verin demek.
      Genelde söylediğiniz doğru yani alt limit kredi üst limit faiz kontrolü amacıyla kullanılıyor. Buna karşılık üst limiti artırdığında da kredi kontrolü sağlanabilir. Çünkü bu durumda bankalar da kredi faizlerini artırmak zorunda kalacaklar ve böylece pahalılanan krediye talep azalacak.
      Son düzenlemeyle TCMB, üst limiti artırarak: (1) Kredileri pahalılandırarak kredi genişlemesini kontrol etmeyi, (2) Faizi yükselterek dışarı çıkan yabancı kaynakları geri getirmeyi (çünkü cari açığın ve borçların finansmanı için dış kaynağa ihtiyaç var) amaçladı.
      TCMB'nin faiz artırımının yetersiz kalmasının nedeni piyasada mevduat faizlerinin zaten % 8'lerin üzerinde olmasından kaynaklanıyor. Yani bu hamleyle döviz girişini artırmak olası görülmüyor.

      Sil
    4. Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim,
      TCMB faiz konusunda çekimser davranmak, tereddütlü olmak konusunda eleştiriliyor.
      Benim ulaşabildiğim kaynaklar hem geçen sene (Cari açık - düşük büyüme sorunsalı) hem de mevcut durumda (Kurun yükselmesini para arzı aracı ile engellemek) başka araçları kullanmayı tercih etmesini ve yeterince proaktif olmamasını eleştiriyorlar.
      Tabi tam olarak tarafsız olup olmadıklarını kestirecek bilgi birikimine sahip değilim
      (Belki de faiz lobilerine hizmet eden yorumlar olabilir...)
      Siyasi tercihleri bir kenara bırakır isek, TCMB'nin bu tereddütünün bilimsel dayanağı ne olabilir?

      Sil
    5. Eğer siyasi tercihleri bir kenara bırakırsak TCMB'nin faiz artırmak yerine döviz satarak müdahaleye çalışması bana doğru bir tercih gibi görünmüyor. Bili,msel dayanağı olduğunu sanmıyorum. Zaten kendileri de bu konuda tercih meselesi açısından bir şey söylemiyorlar dikkat ederseniz.

      Sil
  35. Mahfi Bey,
    Bence "bilimsel" açıklamalar yapmakla yetinseniz yeter. Dini açıklamalar yapmak, neyin helal neyin haram olduğu konusunda yargıda bulunmak,dinler tarihi konusunda zerre kadar fikir sahibi olmadan "dinimiz çıktığı zaman" gibi üçüncü sınıf bir değerlendirmede bulunmak enformatik cehaletin göstergesinden başka bir şey olamaz. "Dini konuları da bilmiyorum, ben ilahiyatçı değilim" demek çok mu zor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarihe olan merakım ve ilgim nedeniyle dinler tarihi üzerine yeterli çalışma yaptım. Ama bu konu dinler tarihiyle ilgili değil. Konu mantık ile ilgili.

      Sil
    2. Bir ilahiyatçı olarak benim için temel iktisadi konularda "hüküm" vermek ne kadar hatalı ise, bir iktisatçının da ilahiyat konularında mantık kisvesi altında ahkam kesmesi o kadar hatalıdır. Yüzyıllardır tartışılan bir konuyu üç dört satırda mantıki olarak açıklayabiliyorsanız ne ala size.

      Sil
    3. Her türlü iktisadi konudaki görüşünüz saygıdeğerdir. Ben bunda hiç bir hata görmüyorum. İktisatçı diplomanızın olmaması yaşadığınız olaylara ilişkin yorum yapmanıza engel olmamalı.

      Sil
    4. Görüş bildirmek ile hüküm vermek son derece farklıdır. Ekonomistlerin yatırımcılar için yapmış oldukları teknik analizlerde bile, en altta "disclaimer" kısmında, ekonomistler ekonomi konularda bile hüküm vermekten kaçarlar. Siz dini konularda "tefeci olamyan faiz" haramdır hükmünü rahatlıkla verebiliyorsunuz. Yoksa bu konuda görüşünüzü ifade etmenizde hiçbir sakınca yoktur. Oysa siz burada resmen fetva makamı gibi hüküm vermişsiniz.

      Sil
    5. Bu tartışmaya devam etmenin yararı yok.

      Sil
    6. kesinlikle yararı yok, zira sizin için, bilmediğim, alanım olmayan bir konuda hüküm vermekle hata yaptım demek çok zor.

      Sil
    7. ben faiz yiyorum sana ne ey adsiz. Yolsuzuk yaparak fakir fukaranin ekmegini calarak iscinin hakkini karim gorerek hak yemiyorum.

      Helal yoldan alnimin teri ile vergisi odenmis tum sosyal kesintileri alinmis Kazandigim parami kayit altinda tutma gereksininimden yola cikarak belgeli bir sekilde hesap cuzdanim dahilinde devletin gozetiminde bankaya yatirarak bankanin verdigi faizi tasarrafcu odulunu hediyeyi helal gorup yiyorum sana ne !

      Sil
  36. Hocam reel bileşik hazine faizi nedir ve nasıl hesaplanır, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıda anlattığım bileşik faiz ile reel faizi bir araya getirirseniz hesabı öyle yapılır.

      Sil
  37. Hocam bazı hazine kağıtlarında hem bileşik hem basit faiz oranını görünüyor. Kağıt sahibi ikisinden birini mi seçiyor. Ya da şöyle sorayım hazine kağıtlarında basit mi bileşik mi uygulanıyor?

    YanıtlaSil
  38. hocam öncelikle mükemmel derecede faydalı bu siteyi kurduğunuz ve paylaşımlarınız için kendi adıma teşekkür ederim.
    size gösterge faizle ilgili bir sorum olacak.yazınızda tanımına Gösterge faiz; Vadesine 2 yıl kalmış olan ve 3 ayda bir kupon ödemeli olan alım satım olarak çok işlem gören Devlet Tahvilinin ikincil piyasadaki faizine verilen addır. Bugün için gösterge faiz TRT130515T11 numaralı Devlet tahvilinin faizidir ve oranı % 9,25’dir diye yazmışsınız.
    3 ayda bir kupon ödemeli demek 3 ayda bir faiz ödüyor demek ayrıca bu kupon ödemesinden sonra vadesine de 2 sene-3 ay kalmış olacak ve tanıma uymayacaktır.bu durumda yeni bir numaralı devlet tahvili mi belirleniyor gösterge faizi göstermek adına?ayrıca gösterge faizi kim belirliyor?benim anladığım ihalede ve ikincil piyasada fazla rağbet görmesi seri nosu belirtilen faizi gösterge faiz olarak belirliyor yani herhangi birisi çıkıp gösterge faiz budur diyor mu? diyorsa neye istinaden bunu seçiyor.cevaplarsanız çok sevinirim.
    DERİN SAYGILARIMLA.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      İki yıllık üç ayda bir kupon ödemeli tahvillerden en çok işlem göreni gösterge tahvil olarak alınıyor ve bunun faizi de gösterge faiz olarak kabul ediliyor.

      Sil
    2. Merhaba Hocam,
      Gösterge faizin yayınlandığı belirli bir yer var mıdır? Gösterge DİBS'lerin değerleri TCMB'nin veriler bölümünde yer alıyor, ancak "gösterge faiz oranları"nı bulamadım. Eğer yayınlanmıyorsa DİBS değerinden kendimiz mi hesaplayacağız?

      Sil
  39. HOCAM PARA POLİTİKASINDA EN İYİ KAYNAK KİTAP NEDİR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Prof.Dr. Fatih Özatay'ın Parasal İktisat: Kuram ve Politika adlı kitabı çok iyi bir kitaptır.

      Sil
  40. hocam ekonomide birden fazla faiz oranı varken, neden tek bir faiz oranı varmış gibi analizler yapılır?

    YanıtlaSil
  41. hocam merhaba size MB da 1 hafta repo oranları 2010 yılından itibaren var bundan önceki yıllarda bu faiz oranı yok muydu? eger varsa neden yayınlanmamış oranlar sizin yazılarınızda da bu konu ile ilgili birşey bulamadım. ikinci sorum ise bu oran daha önceleri vardıda ismimi değişikti eğer değişik ise o zamanki ismi neydi? üçüncü sorum ise 2010 yılından önce bu oran yoksa yada ismi değişik değil ise o yıllardan önce nasıl bir politika izliyordu merkez bankası?

    YanıtlaSil
  42. i Sayın Igein, Aiicco Sigorta Kredi Kredi Şirketi Temsilcisi degilim, kisisel Bir Kredi Gerekiyor İçin mi? Bu E Posta Bize ilgileniyorsaniz eger biz,% 3 interest oraniyla Kredi Vermek: Eger Kredi Transferi SAD derhal ok Ile Devam etmek (igein_h_yizevbekhai@admin.in.th)

    YanıtlaSil
  43. Merhabalar hocam elimde bir miktar para var ve ona ek olarak aylık düzenli olarak gelirim var, bono tahvil veya vadeli mevduat hesabından hangi birini seçmeliyim sizce, hangisi daha doğru bir yatırım şekli olur ?

    YanıtlaSil
  44. Hocam iyi akşamlar. Konuyla çok alakalı değil belki ama TCMB'nin faiz konusunda Avrupa Merkez Bankasını takip ettiğini söyleyebilir miyiz? Şimdiden teşekkürler..

    YanıtlaSil
  45. Hocam yazılarınızgerçekten çok bilgilendirici lakin aklıma takılan bir soru var günümüzde bu kadar önemli iken faiz ,faiz koridoru ve faiz dışı fazla neden çok az kaynak mevcut. Lisans bitirme tezim faiz koridoru ve faiz dışı fazla araştırmalarım bu konuda beni yarı yolda bırakmakta rica etsem şahsıma yardımcı olabilmek için nereden daha çok bilgiye ulaşacağımı söyler misin ?

    YanıtlaSil
  46. Iyi günler,
    Meşru bir kredi alma her zaman finansal ihtiyaçlarını sahip müşteriler için büyük bir sorun olmuştur. Kredi ve teminat sorunu müşterilerine her zaman meşru bir borç veren bir kredi arayan ilgilenen bir şey vardır. Ama Güvenilir Fonları Şirket kredi sektöründe fark yarattı. Biz 1000 $ dan 500.000.000 $ arasında değişen bir kredi için ayarlayabiliriz
    Hizmetlerimiz şunlardır: -
    * Yatırımcılar Krediler
    * Borç Konsolidasyon
    * İkinci Mortgage
    * İşletme Kredileri
    * Bireysel Krediler
    * Uluslararası Krediler
    Hiçbir sosyal güvenlik ve hiçbir kredi kontrolü,% 100. Yapmanız gereken tek şey istediğiniz tam olarak ne bildirin ve biz kesinlikle rüya gerçek Güvenilir Fonlar Şirket .says "EVET" Bir kredi alımından daha fazla detay e-posta yoluyla bize ulaşın için gelmek yapacak: lütfen trustedfundscompany@gmail.com Bu ucuz bir anlaşma için hemen cevap verdi.

    YanıtlaSil
  47. Hocam merhaba bir sorum olacaktı kısa vadeli nominal faiz oranlarını 2000 ve 2014 yılları arasında nereden bulabilirim? Aydınlatırsanız çok sevinirim.

    YanıtlaSil
  48. Merhaba hocam size benimde bir sorum olacak herhangi bir A bankasinin repo faizleri neden yukseliyor neden dusuyor neye gore oluyo bu acaba rica etsem yanitlayabilir misiniz

    YanıtlaSil
  49. Hocam faiz politikasi ile odew hazirliycam nasil yardimci olursunuz

    YanıtlaSil
  50. Merhaba,
    Bu Susan James, özel kredi borç veren kamuoyunu bilgilendirmek için bir mali fırsat herkese açıktır herhangi bir mali yardıma ihtiyacı olduğunu. % 3 faiz oranıyla açık ve anlaşılabilir bir terim ve bireyler, firmalar ve şirketlerin koşulları kredi vermek altında biz. E-posta usa bugün: (happyloanlink@outlook.com)

    YanıtlaSil
  51. Sayın Hocam, öncelikle sade ve anlaşılır anlatımlarınız için çok teşekkürler. Politika faizini anlatırken "TCMB, 1 hafta vade ile repo ihalesi açıyor, bankalar ellerindeki tahvil ve bonoları TCMB’ye verip karşılığında para alıyorlar ve vade sonunda parayı iade edip kağıtlarını geri alıyorlar." gibi bir ifade var. Benim asıl merak ettiğim bu faizin artmasının veya azalmasının ekonomiye hemen etkisinin olması. Mesela politika faizi yükseldiğinde kredi faizleri ve mevduat faizleri yükseliyor, kurlar düşüyor vs.. Asıl sorum şu ; Bu işlem 1 haftalık yani bankalar parayı 1 haftalığına ödünç olarak alıyorlar. Bankalar 1 hafta içinde aldıkları parayı kredi olarak verseler bunun geri dönüşü en az 1-2 yıl. Bankaların 1 haftalığına bu parayı alıp kredi vermelerinin mantığı nedir ? Aradaki açığı nasıl kapatıyorlar ? Dışardan mevduat toplamaları daha avantajlı olmaz mı bu durumda ? Umarım mantıkız bir soru olmamıştır. Çok teşekkürler, Saygılarımla

    YanıtlaSil
  52. Hocam merhaba,

    Blogunuz gerçekten çok güzel, severek okuyorum. "İlk 100 günün 3te 1i Geçti" yazınızı okurken faiz çeşitleri nelerdi diye tekrar bir üzerinden geçeyim dedim, google'da aradım yine sizin blogunuz çıktı karşıma :)

    Sizin gibi üreten insanlar iyi ki var. Özellikle internetle birlikte bilgi kirliliğinin gırla olduğu bir çağda; bilgisine, yorum yeteneğine ve TARAFSIZLIĞINA güvenip yazıları okunabilecek sizin insanlar bulmak çok önemli.

    Bilgi ve yorum yeteneği dünden bugüne hemen değişmez ama TARAFSIZLIĞINIZI umarım kaybetmezsiniz hocam... Malumunuz, bugünlerde mumla arıyoruz bu insanları,,,

    YanıtlaSil
  53. hocam ,ıs ile lm denklemlerinde neden farklı faizler kullanılıyor.Yani ıs için reel faiz,lm için ise nominal faiz.kısacası sorum IS denkleminde neden reel faiz? .

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...