28 Ağustos 2014 Perşembe

Merkez Ne Yaptı Herkes Ne Anladı?

Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirme kararı ve görünüm
TCMB Para Politikası Kurulu’nun aylık toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada gecelik borç verme faizini yüzde 12’den yüzde 11,25’e (piyasa yapıcısı bankalar için yüzde 11,5’dan yüzde 10,75’e) indirdiğini, diğer her şeyin mevcut haliyle bırakıldığını belirtti. 

Buna göre politika faizlerinin son durumunu bir tabloyla gösterelim:


TCMB Faizleri
%
Haftalık repo ihalesi faizi
8,25
Gecelik borç verme faizi
11,25
Piyasa yapıcılarına gecelik borç verme faizi
10,75
Gecelik borçlanma faizi
7,5
Geç likidite penceresinden TCMB’nin borç verme faizi
12,75
Geç likidite penceresinden TCMB’ninborç alma faizi
0

TCMB bu indirimi niçin yaptı?
Şimdi gelelim TCMB’nin gecelik borç verme faizini düşürmesinin ne anlama geldiğini açıklamaya. Bunun anahtarı Para Politikası Kurulu toplantısı kararının özet notunda yer alıyor. Bu notta TCMB dört gelişmeye dikkat çekiyor: (1) ‘Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeyde seyretmektedir.’ (Hatırlanacağı gibi enflasyonu azdıran nedenlerden birisi olan yüzde 25’in üzerindeki kredi büyümesini yüzde 15’lere çekme hedefi var.) (2) ‘Yurtiçi özel kesim nihai talebi ılımlı bir eğilim sergilemektedir.’ (Yurtiçi talebin ılımlı olması demek enflasyon üzerindeki baskıların da ılımlı olması demektir. Bir başka ifadeyle TCMB, gelecek için en azından yurtiçi talep kaynaklı bir enflasyon baskısı öngörmemektedir.) (3) ‘Geçtiğimiz yılın ortalarından itibaren gerçekleşen birikimli döviz kuru gelişmelerinin yıllık enflasyon üzerindeki olumsuz yansımaları kademeli olarak azalmaktadır.’ (Döviz kurlarında yaşanmış olan artışların enflasyonu olumsuz etkilediği biliniyor. TCMB, bu olumsuz etkilerin yavaş yavaş kalmaya başladığını ve dolayısıyla enflasyonun bu rahatlama nedeniyle de düşüşe geçeceğini tahmin ediyor.) (4) ‘Gıda fiyatlarındaki yüksek seyir enflasyon görünümündeki iyileşmeyi geciktirmektedir. Kurul, bu çerçevede kuraklığın ve jeopolitik risklerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini de ele almıştır.’ (Gıda fiyatlarındaki artışlar, kuraklığın buna etkisi ve jeopolitik risklerin varlığı enflasyonu olumsuz etkileyecek faktörlerdir.)

Bunları özetlersek, TCMB, enflasyon konusunda üç olumlu gelişmeyi (kredi büyüme hızlarının makul düzeyde olması, yurtiçi nihai talebin ılımlı olması ve döviz kurlarındaki artışın olumsuz etkilerinin azalmaya başlaması) ve bir olumsuz gelişmeyi (gıda fiyatlarının artması, kuraklık ve jeopolitik risklerin artması) göz önünde bulundurarak gecelik borç verme faizlerini düşürme kararı almıştır.

Bir taşla iki hedef vurulabilir mi?
Karara ve gerekçelere bakınca; Para Politikası Kurulu üyelerinin yüksek seyreden enflasyonu düşürmek ile düşük seyreden büyümeyi yükseltmek tercihleri arasında gel – gitler yaşadıkları ve sonunda ortalama bir kararla her iki amaca birden hizmet etmek üzere bir beklenti yaratma yolunu seçtikleri kanısı doğuyor. Gecelik borç verme faizlerinin düşürülmesi, bankaların acil durumlarda daha ucuza fon bulmasına yol açacak ve ileride TCMB'nin politika faizini de indirmesi beklentisini yaratarak mevduat ve kredi faizleriyle ilgili beklentileri olumlu hale getirecek, kredilerin bu beklentilerle bir miktar artmasını ve büyümenin yukarı yönlenmesini sağlayacak. Yukarıda değindiğim gibi TCMB’nin alınan önlemler sonucunda kredi genişlemesinin frenlendiğini belirtmiş olması hafif bir kredi artışından şikayetçi olmayacağı anlamına geliyor. Öte yandan indirimin haftalık repo ihalesi faizi yerine gecelik fonlama faizinde yapılması bir yandan da enflasyonu denetim altında tutma güdüsünden kaynaklanıyor.

TCMB’nin üzerindeki ‘büyüme elden gidiyor, faizi indir’ biçiminde özetlenebilecek baskıları da dikkate aldığımızda, yasasında ne denirse densin, para otoritesinin fiyat istikrarı hedefli politika belirlemesinin zorluğu karşımıza çıkıyor. Ne var ki ekonomi politikasında bu tür beklenti yaratarak ikili hedefe yönelmiş kararların başarıya ulaşması kolay değildir. Bu kararın test edileceği ilk aşama 3 Eylül günüdür. Ağustos ayı TÜFE oranı açıklandığında eğer yıllık enflasyonda gerileme ortaya çıkmamışsa eleştiriler başlayacaktır. Geçen yılın Ağustos ayında aylık TÜFE oranının eksi yüzde 0,10 olduğunu dikkate alırsak bu Ağustos’ta enflasyonda gerileme olması olasılığı oldukça düşük görünmektedir.

TCMB Faizleri Tablosuyla ilgili Açıklamalar:
Haftalık repo ihalesi faizi: TCMB, bankalara, haftalık repo ihalesi açmakta ve bankaların repoya getirdiği tahvil vb karşılığında onlara bir hafta vadeli borç vermektedir. TCMB'nin bankalara yönelik asıl fonlaması bu kalemden yapılmaktadır. Bu uygulamada yüzde 8,25 olan oran değiştirilmemiştir.
Gecelik borç verme faizi: TCMB, bankalara gecelik olarak da borç vermektedir. Bunun faizi yüzde 12,00’den son toplantıyla yüzde 11,25’e düşürülmüştür. TCMB, piyasa yapıcısı bankalar için yüzde 11,5 faizle sağladığı bu imkanın faizini de yüzde 10,75’e indirmiştir.
Gecelik borçlanma faizi: TCMB, gün sonunda elinde fazla para kalan ve bunu değerlendirme imkanı olmayan bankaların kendisine yatıracakları fonlara yüzde 7,5 faiz vermektedir.   
Geç likidite penceresi: Bankaların yukarıda saydığımız işlemleri saat 16’dan önce yapmaları gerekmektedir. Eğer saat 16’ya kadar bu işlemler yetiştirilememişse TCMB saat 16 ile 17 arasında geç likidite penceresi adı altında ek bir işlem imkanı sunmaktadır. Buna göre bu saatler arasında TCMB’ye borç verecek veya TCMB’den borç alacak olanlara da tablodaki faizleri uygulamaktadır. Dikkat edileceği üzere TCMB, saat 16’dan sonra kendisine yatırılacak paralara faiz ödememekte, sadece muhafaza işlemi yapmış olmaktadır.
Faiz koridoru: TCMB’nin gecelik borç verme faizi olan yüzde 11,25 ile gecelik borç alma faizi olan yüzde 7,5 arasına koridor ya da bant denilmektedir. Gecelik borç verme faizi (yüzde 11,25) bu koridorun ya da bandın üst limiti, gecelik borçlanma faizi (yüzde 7,5) ise bunun alt limiti olarak anılmaktadır.
Marjinal fonlama oranı: TCMB’nin gecelik borç verme oranının üst limiti (yüzde 11,25) marjinal fonlama oranı olarak da anılmaktadır.


35 yorum:

  1. Hocam şimdi bu faiz koridoru var ise faiz bu arada belirleniyor demek.Burdan anlayacağımız gecelik faizler sürekli dalgalanıyor.Peki bu gecelik faizler nasıl belirleniyor ?
    Bir de hocam mevduat faizleri niye düşüyor ?Artması gerekmez mi?

    Kaleminize sağlık .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gecelik faizler talebe göre belirleniyor.
      Bankalar faizler düşüyor beklentisi yaratıldığında bunu fırsat bilip mevduat faizlerini düşürüyor.

      Sil
  2. son birkaç gündür sermaye girişlerine hassas ülke para birimlerinde değerlenme eğilimi var. G.Afrika randı pazartesiden bu yana dolar karşısında %0,75 Brezilya reali %1,8 Meksika pesosu %0,4 Hindistan rupisi %0,25 değer kazandı. TL ise en son baktığım ana göre %0,78 değer kazanmış durumda. dün merkez bankası kararı açıklandıktan sonra "faiz sabit bırakıldı demek ki enflasyonla mücadelede kararlı duruş var" denilerek TL değer kazandı. eğer gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı şeklinde bir trend olsaydı "merkez bankası üst koridoru daralttı faiz indirdi" denilerek TL değer kaybedecekti. piyasalar veri ve haberleri işine geldiği gibi yorumlayacaktı.

    YanıtlaSil
  3. Sayin hocam, gerçek kişilere bankaların gecelik sağlamış olduğu faizin ve bu şekilde bankanın kazandığı Fonları nerelerde ve ne şekilde değerlendirdiğini bir türlü mantığa oturtamiyorum sizden rica etsem küçük bir örnek ile anlatma şansınız Var mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada konu olan Merkez Bankasının bankalara acil durumlarda verdiği gecelik kredisini. Bankalar gecelik kredi vermiyor.

      Sil
  4. Ekonominin toplumun her kesimine hitap ettiğini düşünerek finansal terimleri sade ve açıklayıcı yazmanız hoş olmuş Mahfi Bey.

    YanıtlaSil
  5. Hocam ellerinize sağlık , dünden beri sürekli sayfanızı ziyaret ediyor, yazınızı merakla ve heyecanla bekliyordum. Bununla beraber aklıma takılan 1-2 soru var ve cevap alabileceğim yegane kişisiniz sanırım.

    1- Dünden beri takip ettiğim bazı yazılarda ve tv programlarında esas olanın politika faizi olduğunu , marjinal fonlama faizinin değiştirilmesinin etken olmayacağını , çünkü bankalar tarafından kullanılmadığı duydum/okudum. Bunun aslı var mıdır ve esas sebebi nedir eğer varsa ?

    2- 1 hafta vadeli faiz oranı ( politika faizi) %8,25 seviyesinde ise vadenin de daha kısa olduğunu ele alırsak gecelik borç verme faiz oranının bundan düşük ya da en azından eş olması beklenmez mi ? 300 baz puan daha yukarda olmasının sebebi nedir ?

    3- Son olarak koridorun alt bandının ve üst bandının değiştirilmesinin ayrı ayrı bankalara ve paralelinde ekonomiye etkisi nedir ? Yani alt bant artırılır ya da azaltılırsa ya da keza üst bant, nası etkiler oluşur ?

    Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1-Aslı var. Çünkü MB nin asıl fonlama aracı haftalık repo ihalesi. Marjinal fonlama faizini düşürecek sadece bir beklenti yaratmış oldu.
      2- Gecelik fonlama faizi normal bir borçlanma faizi değil. O nedenle bankalarını bunu değil haftalık borçlanmayı kullanmadı özendirilmek isteniyor.
      3- Ekonomiyi fon büyüklüğü olarak asıl etkileyecek olan politika faizidir. Koridor faizleri daha çok mesaj vermek, beklenti yaratmak amaçlı kullanılıyor.

      Sil

  6. Üstadım MB nin haftalık günlük vb. kullandırdığı totalin; PARA MİKTARI ve ortalama faiz oranını hangi kaynaktan ,grafikten öğrenebiliyoruz.Esas olan MB nin açıklamalarından ziyade işin matematiği değil midir. Örneğin günlük ortalama kullandırılan para miktarı 20 milyardan 5 milyara düşürüldüğünde; faizi 8,5 dan 7,5 a düşürülsede faiz düşürülmüş olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haftalık fonlamaya MB sitesindeki verilerden ulaşmak mümkün.
      Evet haklısınız. Faiz kadar kullandığından miktar da önemli. O nedenle fonlama maliyeti, açıklanan faizden farklı çıkabiliyor ve gecelik fonlamanın alt ve üst limit faizleri bu maliyet için bir çeşit sınır oluşturuyor.

      Sil
  7. Hocam faiz üst bandında indirime gidilmesinin arz enflasyonu açısından olumlu etkisi talep enflasyonu açısından olumsuz etkisinin daha önünde olduğu için mi diğer faizler sabitken bu değişimin enflasyona genel anlamda olumlu etkisi olduğu düşünülüyor? Yoksa böyle bir etki bulunmamakta mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sanki böyle bir etki varmış gibi görünse de bu borçlanma etkin bir araç olmadığı için sadece beklenti yaratmış oluyor.

      Sil
  8. Bant daraliyor, bunu belirsizlik azaliyor seklinde mi artiyor seklinde mi degerlendirmeli. Gec likidite penceresi ile borç verme faizi arasindaki fark caydirici mi yoksa risk almayi tesvik edici mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her türlü bant daralması belirsizliği azaltır. Hareket alanı ne kadar genişde belirsizlik o kadar fazladır.

      Sil
  9. Taze çıkmış yazınız için kaleminize sağlık.

    Birkaç sorum olacaktı.

    Yukarıda ki yazınızda "Gecelik borç verme faizlerinin düşürülmesi, bankaların acil durumlarda daha ucuza fon bulmasına yol açacak" diye bir kısım vardı. Benim sürekli sıkıntı çektiğim konu bu alt ve üst koridor faizleri ve bunları yorumlamak. Şimdi bu üst koridor MB'nin repo ihalesi açmadığında yani istinai günde mi devreye giriyor? Repo ihalesi açmadığında bankalar likidite sıkıntısı çekiyor ve diger repo ihalesinde talep fazla oldugu için repo faizi koridorun üst sınırına kadar çıkabiliyor. Sizce yanlış bir yorum mudur?

    Ayrıca MB borç alma faizini artırması veya azaltması tam olarak ne anlama geliyor? Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında anlamakta sıkıntı çekmeniz çok normal çünkü konu kasten sıkıntılı hale getirilmiş durumda. MB herkese farklı bir faiz göstermek için böyle bir çeşitlendirmeye gidiyor. Enflasyon ne oldu diyenlere politika faizine dokunmadım diyecek, büyüme düşük kaldı diyenlere gecelik faizi düşürdüm diyecek.
      Yorumunuz yanlış değil. Genel olarak böyle işliyor. Ama bunun yanısıra ikisini birlikte yaptığı da oluyor.
      MB nin gecelik borç alma faizini artırması özellikle sıcak para olarak gelen yabancı paraya yeşil ışık yakma anlamına geliyor.

      Sil
  10. Mahfi Bey merhaba,
    Öncelikle bizleri aydınlatmak için zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. MB siyasetçileri göstermelik de olsa memnun etti, bununla beraber kaynak girişine olumsuz etkisi olacak bir değişikliğe gitmedi diyebilir miyiz. Bir de şunu merak ediyorum: bu yıl 200 milyar dolar borç çevireceğiz, bunun önemli bir kısmı borç yenilenmesinden oluşacak. Alacaklıların yenilemeye yanaşmaması gibi bir şey söz konusu olursa ne olur? Arjantin borçlanma senetlerinin bir bölümünü ABD üzerinden satıyor ve oranın mevzuatına tabi, bizdeki hukuki durum konusunda aydınlatabilir misiniz acaba, benzer bir sürecin yaşanma olasılığı diğer ülkelerde de olabilir mi?
    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Avrupa Merkez Bankası'nın parasal genişlemeye gideceği yani Fed ve İngiltere Merkez Bankası gibi tahvil alıp karşılığında piyasaya likidite vereceği yönündeki beklenti giderek güçleniyor. Bunun sonucu olarak ABD ve Avrupa'da son dönemde tahvil faizlerinde ciddi düşüşler var. Bunun sonucunda insanlar bu enstrümanlardan çıkarak paralarını borsalara ve gelişmekte olan ülkelerin yüksek faizli tahvillerine yatırıyorlar. Türkiye'ye de ciddi para girişi beklentisi oluşunca MB gecelik borç verme faizini düşürerek bu girişi kontrol etmeyi deniyor.
      Eğer olağanüstü bir hal olmazsa alacaklılar borçları yenilerler. Çünkü bizden elde edecekleri faiz hala kendi ülkelerinden elde edeceklerinin çok üzerinde.
      Arjantin meselesi oldukça farklı. Diğer ülkelere örnek olabileceğini düşünmüyoruım.

      Sil
  11. Merhaba hocam Mb'si bir hafta vadeli repo ihalesini enflasyon hedeflemesi dahilinde ve buyume ile uyumlu olarak yapıyor değil mi, bir diğer sorum ise bu piyasa yapici bankalar nasıl tanimlaniyor,son olarak hocam bankalar repo ihalesi var iken neden gidip Mb' dan gecelik yüksek faizden mevduat alsınlar ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB, daha ziyade dış para girişini dikkate alarak bu adımı atmış görünüyor.
      Piyasa yapıcı bankalar konusunda burada bilgi var: http://www.guneyyildizi.com/piyasa-yapici-banka-ne-demek
      Gecelik borçlanma yaygın bir işlem değil. Bankaların hesaplarını her akşam sıfır olarak kapatmaları lazım. Kapatamayan bankalar TCMB'den gecelik olarak borçlanıyor.

      Sil
  12. altın ticareti 2014 2.çeyrek büyümesini 1,6 puan yukarıya taşıyacak ve muhtemelen 2.çeyrekte yine %4'ün üzerinde bir büyüme gelecek. oldukça yüksek bir katkı. ancak yılın geri kalan çeyreklerinde aynı katkıyı sağlaması zor görünüyor. seçimlere 9 ay kaldığı gerçeğini de göz önünde bulundurursak (9 ay göz açıp kapayıncaya kadar geçer) bu durum merkez bankası üzerindeki faiz indirme baskısını artırır mı? merkez bankası bu baskıya direnemezse faizlerin hangi seviyeye kadar düşmesi beklenebilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorsunuz bu faiz konusu bilimsel çerçeveden çok siyasal etkiler altında yürüyor. O nedenle sağlıklı bir tahmin yapmak pek mümkün değil.

      Sil
  13. hocam şunu çok merak ediyorum; bankaların kredi vermede ki kaynakları sadece mevduatlar değil aynı zamanda bankalar gerek tl gereksede döviz cinsinden kredi vermek için yurtdışından borçlanıyor.eğer tl cinsinden kredi verecekse de merkez bankasında dışardan aldığı borcu bozdurarak daha fazla kredi verme şansı var.eğer bireyler ve kurumlar daha fazla tasarruf ederek bunu finansal sisteme aktarsa bankaların tl kredisi vermek için dışardan eskisi kadar borçlanmasına gerek kalmaz diye düşünüyorum bilmem doğrumu? acaba bankalar dışardan borçlanmada zorluk yaşasa yada dışarısı likidite darlığına düşüp faizleri artırsa ve buna dayanarak bankalar içerde tl kredisi vermek için dışardan eskisi kadar borçlanmasa malum bireyler tarafından bankalara aktarılan tasarruflarda yetersiz olduğundan dolayı bütün bunları birleştirdiğimizde büyüme oranımız düşmez mi?
    2)hocam bankalar yukarda dedğim gibi yani dışardan borçlanıp bunu gerekirse merkez de bozdurarak daha fazla kredi verme yoluna gidiyor mu?yada gidebilir mi?böyle bir hakkı var mı?yoksa ben yanlış mı biliyorum.

    3)hocam gerek içerde ki riskler gerekse de dışarda ki risklerden dolayı ülkede kredi kullandırıcısı olan bankalar yurtdışından borçlanmakta zorlansa sadece cari açık açısından değil de iç harcamaları finanse etme açısından da zor bir duruma düşmezmiyiz?yani bankalarda tasarruflar az birde buna bankaların kredi vermede büyük kaynaklarından olan dış krediler de de azalma olursa kredi verme kapasitesi azalmaz mı?aslında bir nevi diken üstünde değilmiyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Düşünceniz doğru. Sorunuzun yanıtı da evet.
      (2) Gidebilir.
      (3) Düşeriz. Bankalar dışarıdan borçlanamazsa kredi verme kapasitesi azalır. O anlamda diken üstünde sayılırız.

      Sil
  14. hocam merkez bankası bankaların elinde ki tahvilleri alarak yani APİ işlemi yaparak piyasaya para veriyor ve para arzı bir süreliğine genişliyor.şunu sormak istiyorum;M.B bankaların elinde ki tahvilleri alırken bankanın kendi çıkardığı tahvilleri mi alıyor yoksa devlet tahvillerini mi? gerçi hangisini alırsa alsın yinede piyasaya her ikisinde de para sürmüş oluyor ama merak ettim?aydınlatırsanız sevinirim?
    2)M.B bankaların elinden tahvilleri alıp para verdiğinde bu tahviller merkez de sürek li mi kalıyor yoksa belirli bir süre sonra M.B sı bankalara elinde ki tahvili vererek daha önceden verdiği parayı faiziyle birlikte mi alıyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Bizdeki uygulama devlet tahvil ve bonolarıyla yürüyor. Çünkü banka ve reel kesim tahvilleri yeni yeni çıkmaya başladı.
      (2) APİ işlemi tahvil alıp para vermek biçimide işlediği gibi para alıp tahvilleri vermek şeklinde deişliyor.

      Sil
  15. hocam biraz alakasız olacak ama iyi bir iktisatçı olmak için illa yurtdışı eğitiminden geçmek şart mı?örneğin london school of economics okulunda öğrenim görmek için para mı gerek li?yoksa başka çareside varmı?yada ingilizce yi hallettikten sonra burada ki okullar da bize yeter mi?kusura baknayın çok alakasız oldu ama bu sene son senemde olduğum için araştırmalara başladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi iktisatçı olmak için çok çalışmak gerekli. Ayrıca iktisatın yanında sosyoloji, tarih, felsefe, psikoloji gibi bilimlerle de ilgili çalışmak gerekir. Yurtdışında okumanın insanı daha iyi iktisatçı yapacağı düşüncesi yüzde 100 doğru değil. Buna karşılık özellikle üst düzey yabancı okullar daha iyi eğitim verdiği için daha iyi iktisatçı yetiştiriyor. İnsan o açığı burada kendi kendisine de kapatabilir. İyi bir iktisatçı olup olmadığıma ben karar veremem tabii. Ama beni iyi bir iktisatçı olarak kabul ediyorsanız ben yaşamım boyunca yurtdışında eğitim almadım. Ama o okullarda okutulan kitapları ve makaleleri okudum.

      Sil
  16. Sayin mahfi hocam bankaların kullandirmis oldukları tüketici kredilerinin gecelik faize bağlı olduğu belirtiliyor kredi faizlerini belirleyen esas itibati ile haftalik repo faizi oranı değil midir? Bankalar neden haftalik borçlanma yapmak yerine maliyeti yüksek gecelik borçlanmayi tercih ederler? Çok teşekkürler saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankaların kullandırdığı kredilerin gecelik faizle ilişkisi iddia edildiği kadar fazla değil. Asıl etkileyen haftalık repo yani politika faizi. Bankalar asıl olarak onu kullanıyor. Gecelik borçlanma daha çok gün sonunda hesaplarını kapatamayan bankaların başvurduğu bir borçlanma şekli. Sizin saptamanız doğru.

      Sil
  17. Mahfi hocam, güzel yazınız için teşekkür ederim. Bir konuda sizin değerli yorumunuzu merak ediyorum.

    TCMB faiz koridorunu 2011'den itibaren aktif olarak olarak kullanıyor. TCMB, finansal istikrarı, fiyat istikrarının yanında kendine ana hedef olarak belirlemesinin ardından, faiz koridoru gibi ek araçları da makro ihtiyati tedbirlere yönelik bir silah olarak görüyor. Birinci sorum; siz bu görüşe katılıyor musunuz? Ek parasal sıkılaştırma ile faiz koridorunun yoğun olarak kullanımının kur ve sermaye akımları üzerinde efektif sonuçlar doğurduğunu düşünüyor musunuz?

    İkinci olarak, önümüzdeki dönemde küresel likidite koşullarında bir belirsizlik varmış gibi gözüküyor. AMB'nin parasal genişleme sağlayacak muhtemel adımları ile FED'in muhtemel faiz arttırımı sonucunda sermaye akımlarının oldukça yüksek volatiliteye sahip olacağı öngörülüyor. Önümüzdeki dönemde böyle bir fonlama riski mevcut iken, üst bandın aşağı çekilmesini nasıl yorumlayabiliriz?

    a- Peş peşe gelen politika faiz indirimi ile beraber, koridor üst bandının çok yukarıda kalmasına istinaden gerçekleştirilmiş bir safiyane düzeltme hareketi

    b- Kredi genişlemesinin makul düzeylere çekilmesi ve cari açıkta iyileşme trendine istinaden, önümüzdeki dönem sermaye akımlarındaki olası volatilitenin, türkiye ekonomisi üzerinde etkilerinin sınırlı olacağına dair bir güven duygusu aşılamak (asimetrik koridorun üst bandını bu kadar yukarıda tutmaya gerek yok vs)

    c- Koridor asimetrisinde üst bandın, gerçekleşen politika faiz indirimleri yüzünden çok yukarıda kalması sebebi ile, haftalık repo ihalesinde miktar kısıtlaması yaparak, parasal sıkılaştırma ile gecelik borç verme üzerinden fonlama yapıldığında daha makul bir fonlama maliyetli oluşturabilmek (diğer bir deyişle üst bandı makul bir düzeye çekerek daha çok kullanılabilirliğini arttırmak)

    Görüşlerinizi bekler, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  18. hocam TÜRKİYE CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASININ son dönemdeki faiz ve enflasyon politikalarını yorumlayabilir misiniz ?

    YanıtlaSil
  19. Mahfi Hocam; Bankalar fon ihtiyaçlarını TCMB'den sağlarken daha çok haftalık repo ihalesi ile mi yoksa gecelik fonlamalarla mı borç alıyorlar? Bu iki tip fonlamanın toplam miktar olarak birbirine oranı ne? Bununla alakalı verilere nereden ulaşabiliriz? Aydınlatırsanız sevinirim.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...