10 Kasım 2015 Salı

10 Kasım


29 yorum:

  1. Son donemde yukselen Ataturk nefretine asina degilim. Bu insanlar neden ve ne zaman bu hale geldi? Anlasilir gibi degil. izin silinemez!

    YanıtlaSil
  2. Hiçbir iyi devrim, gerçeği görenler dışında, çoğunluğun oyuna baş vurarak yapılamaz. Uysal ve Asyalılara özgü inanışlara bağlı, sinsi ve sindirici batıl inanışlar, köstekleyici yanlış alışkanlıklarla tekelci güçlerin etkisine sürüklenebilecek yığınlarda iyi devrimler için halkoyu yapılamaz. (11.04.1934-İzmir)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahsettiğin sinsi ve sindirici batıl inanışlar, köstekleyici yanlış alışkanlıklar yalnızca Asyalılara özgü değildir. Bu bakışın Avrupa merkezli düşünce modelinin yansımasıdır.

      Sil
  3. Sevmeyebilirsin kimse kimseyi sevmek zorunda değil ama saygı duymak zorundasın sıfırdan devlet kurmak öyle her babayiğidin harcı değil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olay asıl orada devletin kurucusu olarak görüp sevmiyorum saygı duymuyorum demek paradoks olmaz mı.

      Sil
    2. Atatürk saygı duyulması gereken yüce bir şahsiyettir. Ancak sıfırdan bir devlet kurdu demek yanlış olacaktır. Güç kaybetmişte olsa varolan bir devletin üstüne inşa etti Cumhuriyet'i.

      Sil
    3. Parçalanmış, toprakları işgal altına uğramış bir İmparatorluk güç kaybetmiş olarak tanımlanamaz.

      Sil
    4. Bence paradoks değil sevmeyebilir kimseyi o konuda zorlayamazsin insanlarin ozgurluklerine mudahale olur ve ataturku putlastirmis olursun onemli olan onun dusunceleri ve gorusleridir isteyen bu gorusleri sever benimser isteyen de sevmez ama saygi farkli bisey bazi seyler vardir sevmesen de saygi duyarsin en basitinden universite hocani sevmezsin ama saygi duyarsın hoca oldugu icin ataturku sevmeyebilir ama ulkenin kurucusu olduğu icin saygi duymak zorundalar

      Sil
  4. Çoçukken gözlerine asaletine aşık olduğumuz adamın,büyüdükçe fikirlerine görüşlerine aşık olduk.
    Bizler yaşadıkça sen de yaşayacaksın.

    YanıtlaSil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  6. Kalemi kırık tarihçi bozuntularını bilsin ki Kemâl Atatürk Türk Milleti'nin iman dolu kalbinde ebediyete kadar payidar kalacaktır. Allâh mekanını cennet, ruhuna rahmet eylesin.

    YanıtlaSil
  7. Haklısınız, Haklısınız, Haklısınız.

    Orhan Güneri

    YanıtlaSil
  8. Atatürk'ü sevmiyorum!

    Ama hiçbir ideolojinin ve hiçbir dinin insanların suratına suratına, beynine beynine, hayatına hayatına zorla püskürtülmediği bir cumhuriyet rejimini seviyorum!

    Bu çelişkiyi nasıl çözeceğiz Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyorsunuz ki "Ama hiçbir ideolojinin ve hiçbir dinin insanların suratına suratına, beynine beynine, hayatına hayatına zorla püskürtülmediği bir cumhuriyet rejimini seviyorum!"
      Bence siz Atatürk'ü seviyorsunuz da farkında değilsiniz. Yani ortada bir çelişki yok.

      Sil
  9. "Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu söz bile başlı başına bir bilim.

      Sil
  10. O geri gelecek,ve tekrar ulusal liderimiz olacak.Unutturmaya çalışanlara en güzel örnek 5.sınıfa giden oğlum.

    YanıtlaSil
  11. Türkiye cumhuriyetin geçmişi ile şu anki geldiği noktaya bakmak lazım.bugün 2015 Türkiyesi dünya 18 numarası kişi başı gelirde 60. Sırada ve gelişmekte olan bir ülke..atı alan üsküdarı geçmiş.yok şöyle olsaydı yok böyle olsaydı Atatürkün izinden gidilseydi bunların hepsi boş laflar,gidilmedi bu kadar yapılabildi..suçlu aramanın bir anlamı yok yönetenleri eleştirmek yerine seçilenler ve seçenler bir arada değerlendirilmeli biz türk milleti olarak bu noktaya getirebildik.şuan da kendimi türkiye cumhuriyetinin daha iyi bir noktaya gelebilmesi için yeterince donanımlı olduğumu düşünmüyorum ve daha donanımlı olmak gibi bir niyetimde yok.
    Eğer aramızda fark yaratacak arkadaşlarımız varsa ne mutlu onların katkılarına.

    YanıtlaSil
  12. Hocam,Atatürk ve Cumhuriyet dönemini objektif ele alan hangi kitapları tavsiye edersiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Halil İnalcık'ın Osmanlı ve Modern Türkiye kitabını öneririm.

      Sil
  13. Az ve öz... Ne güzel özetlemişsiniz hocam...Unutamayız, çocuklarımızın onu bizden daha iyi anlaması için çabalıyoruz.
    Eski Köy Enstitüsü mezunu bir okurunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Hepimizin çabası o.

      Sil
  14. Her sözünde dert edindiğin milletin var...her sözünde gelecek nesiller için bir insani çaba...körpe yetim çocukluğundan öldüğün güne kadar kendini adadığın bir millet...Ne zaman kendinden vazgeçtin...,ne zaman bunca derdi biriktirip çözmeyeye koyuldun.Beni okutulmamış seni bilen bir anne yetiştirdi. İnek sağdığını hatırladığım Ninem 65 yaşındaydı. Şimdi çok zeki olduklarını düşündüğüm bu kadınlar ve binlercesi için medeni hukuku getirdin. Cemiyet hayatında kadın erkek eşitliği için yüzyılların ihmalini kısacık ömründe giderdin....Atam sen ne kadar çabaladıysan da annem ve ninemin....dünyanın hiç bir kadınından bir eksiği olmayan bu kadınların kaderini değiştiremedik. Kara taasup sahipleri hep çok yakınımızdaydı.Görmedik...görmek istemedik.Hiç özeleştiri yapmadık.Erdem ve ahlak sadece bizde var saydık.Sadece biz cennete gideceğiz dedik.İnanç kibrine kapılıp ne kötülükler yaptık.İnsanlığa katkısı olacak nice çocuğu ihmal ettik...Geleceği hazırlamakla ilgili çabaların yerine hep iki yüzlü davrandık. Senden özür diliyorum....

    YanıtlaSil
  15. Hocam merhaba,

    Bu milletin Atatürk ve devrimlerini sindirememesinin en önemli sebebi bence EĞİTİM sistemimizdir. Atatürk'ün düşüncelerinden, devrimlerinden, kazanımlarından ziyade hangi yılda nerdeydi,saat kaçta nereye ayak bastı, vapurun adı neydi, ordan sonra nereye gitti gibisinden EZBER bilgilerle müfredatı o kadar çok boğdular ki bugün Atatürk'ü sevenler bile aslında tam olarak tanımıyor Atatürk'ü. Sokaktaki insanlara Atatürk'ü sorsak hepsi kazandığı savaşları bilir ama çoğu Atatürk devrimleri ve anlamını bilmez.

    Artık savaşlar meydanlarda kazanılmıyor. FELSEFE, SOSYOLOJİ, PSİKOLOJİ, ATATÜRK DEVRİMLERİ gibi düşünsel derslere yer vermedik, ezber gerektiren coğrafya, tarih gibi derslerle beynimizi doldurduk. Öyle olunca "Atatürk Samsun'a 1919'da ayak bastı, Konya'da arpa, Karadeniz'de çay, Ege'de dağlar denize dik..." diyebilen ama düşünce yaratma, sorgulama, araştırma anlamında boş teneke bir toplum olduk. Bu çağda bizim gibi jeopolitik öneme sahip EĞİTİMSİZ toplumlar başkalarının MAŞASI olmaktan ileri gidemez ne yazık ki.

    Umarım geleceğe umutla bakacağımız günler de gelir,,,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam öyle değil. Ben lisede okurken bize bu saydığınız derslerin hepsi okutuldu. Ayrıca Mantık dersi de okutuldu. Benim en yüksek not aldığım dersler bunlardı. Biyoloji dersinde evrim kuramı da okutuldu. Özal zamanında başlayan değişikliklerle bu dersler önce seçimlik hale getirildi sonra müfredat dışına çıkarıldı. Yani bu derslere yer verdik de 1980'lerden başlayarak çıkardık bu dersleri.

      Sil
  16. Atatürk yüce şahsiyet, büyük komutan, saygı ve sevgi ile yâd ediyorum/z. Lakin hocam sizinde fikirlerinizi almak istediğim bir durum var.
    Bu kadar güçlü bir şahsiyet toplumumuzun yüzyıllat boyu şavaşarak bedeller ödeyerek elde ettiği bir mevki olan "İslam Halifeliği" makamını buna inanır veya inanmaz elinin tersi ile itmesi ne kadar "Politik"-"Ekonomik" tir? Bu makamın bu kadar güçlü bir lider yönetimi altında tekrardan yapılandırılması üstelik Cumhuriyet yönetimi altında mümkün değilmiydi? Veya mümkündüde ülkeye ekonomik bir faydasımı yoktu. Diyanet kurumu hep varola gelmişken bu bir çelişki değil midir?
    Lütfen sorduğum soruyu sadece politik-ekonomik olarak ele alınız!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence konuyu politik - ekonomik olarak ele almak mümkün değil. Çünkü konu siyasal - hukuksal bir konu.
      Osmanlı'da Padişah ile Halife aynı kişiydi. Zaten başkası da düşünülemez, çünkü ayrı kişiler olsaydı o zaman Padişah, yetkisini Halife ile paylaşmış olur ve tam anlamıyla bir yetki karmaşası çıkardı ortaya.
      Cumhuriyete geçildiğinde nihai hedef demokrasiye geçmekti. Yani ülkeyi yönetecek olanların seçimle iş başına gelmeleri sistemi. Böyle bir sistemde Halifelik devam ettirilemezdi. Çünkü Halifeyi halkın seçmesi işin tabiatına aykırıdır. Atatürk kafasında saltanata son verip Cumhuriyet sistemine geçmeyi kurgulamıştı. Dolayısıyla bu sistemde Halifeliğin yeri olamazdı. Sonuç olarak Halifeliğin kaldırılması kaçınılmaz bir tercihti.

      Sil
  17. Hocam yüksek lisans sınavlarım vardı henüz okuyabildim cevabınızı. Çok teşekkürler.

    Ülkemizde demokrasinin var olduğuna ve dahada geliştirileceğine inanan bir vatandaşım. Demokrasinin varlığı ve demokrasinin geliştiriliyor olmasından çok memnun ve mutluyum. Şuan demokrasinin kişisel hak ve özgürlüklerimin olmadığı hiç bir yerde yaşayamam.
    Lakin anlayamadığım konu Avrupada demokrasinin ülkemizden daha üst bir düzeyde olduğu hep söylene gelmiştir. Orada var olan bir olgu Papalık makamı. Oranın üst düzey demokrasine zarar vermeyen bir dinsel liderlik var. Bizim islam coğrafyamızda Halifelik makamının olmamasının sebebi daha çok demokrasi ihtiyacımıdır varlığı zaten "çok demokratik" olan :) islam dünyamıza zarar mı verir. İslam terörle anılacağına keşke bir makamla anılsaydı.. Görüldüğü üzere dün ki Paris teki İşid şimdi kime göre İslam örgütü kime göre değil. Biz müslümanlara göre bizle alakası yok ama Avrupalısı, Avusturalyalısı, Abd lisi acaba nasıl bakıyor. bunun kararını vericek otorite kimdir! Fransa mı Suudi mi Abd mi Türkiyemi!

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...