26 Kasım 2015 Perşembe

Krizin Üçüncü Aşamasının Öncü Sinyalleri

Baltık Exchange Ltd. Londra bazlı bir kurumdur. Bu kurum, dünyada deniz ticareti, deniz yoluyla fiziksel ve türevsel taşımacılık sözleşmeleriyle ilgili piyasa bilgileri konusundaki tek bağımsız kurumdur. Dünya deniz ticaretinin büyük bölümüne egemen olan 600’ü aşkın gemi brokerliği şirketi bu kurumun üyesi konumundadır. Kurumun Singapur, Şangay ve Atina’da şubeleri vardır. Kurumun sermayesinin pay sahipleri çoğunlukla kurumun üyesi durumundaki şirketlerdir.  

Baltık Exchange Ltd., 26 deniz taşımacılığı rotasını esas alarak brokerlerin okyanus taşımacılığı için bu rotalardan kote ettiği fiyatları toplayarak ve her gün bunları bir endekse uyarlayarak yayınlıyor. Böylece günlük ortalama deniz taşımacılığı fiyatları ortaya çıkıyor.  

Kargo gemiciliğinde 4 kategori gemi bulunuyor. Gemiler boyutları ve yük taşıma hacimlerine göre büyükten küçüğe doğru şu adlarla anılıyor: Capesize, Panamax (Panama kanalı otoritelerinin kanaldan geçmesine izin verdiği boyuttaki gemiler), Supramax ve Handymax.   

1985 yılından beri açıklanan Baltık Kuru Yük Endeksi, bu 4 farklı kargo gemisini baz alarak bunları işleten 600’ü aşkın şirketin 26 rota üzerinde aldığı taşıma işlemlerinin ücretlerini ağırlıklandırmak suretiyle oluşturulmuş bir endeks. Adında Baltık geçmesine karşılık aslında bütün dünyaya yönelik deniz taşımacılığını kapsıyor.  

Baltık Kuru Yük Endeksi, bize kabaca küresel deniz ticaretinin yoğunluğunu ve hangi düzeyde seyrettiğini gösteriyor. Dolayısıyla küresel ticaretin daralıp daralmadığı ya da artıp artmadığından giderek emtialara olan talebin canlılığını ortaya koyuyor. Eğer endeks düşüyorsa o zaman emtia talebinde, ticaretinde ve dolayısıyla üretiminde düşüş söz konusu demektir.   

Aşağıdaki grafikte son beş yılda Baltık Kuru Yük Endeksindeki gelişme yer alıyor (kaynak: cnbc.)

Görüleceği gibi bugünlerde endeks 500 dolayında bulunuyor. Ki bu, grafikten de görüleceği gibi, son beş yılın en düşük düzeyi. İşte bu endeks özellikle emtia üreticisi ve satıcısı konumundaki gelişme yolundaki ekonomilerin niçin giderek zor duruma girdiğini ortaya koyuyor. Küresel olarak yaşanan ekonomik sıkıntıların yarattığı büyüme düşüşü ve onun sonucu olarak ortaya çıkan emtia talebi düşüşü dünya emtia talebinde hızlı gerilemelere ve fiyat düşüşlerine yol açmış bulunuyor. Bunun sonucu olarak dünya ticareti geriliyor, taşımacılık hacmi düşüyor. Bu grafiği küresel krizin üçüncü aşaması olarak tanımladığım gelişme yolundaki ülkeler krizinin öncü göstergesi gibi almak mümkündür.  

Emtia üreticisi gelişme yolundaki ekonomiler açısından 2016’ya girerken durum olumsuz görünüyor. Bu ekonomilerin bir bölümü emtia satışından elde edecekleri döviz gelirlerine ve buna ek olarak sermaye akımı şeklinde elde edecekleri döviz gelirlerine bağlı bir ekonomik yapıya sahipler. Brezilya’yı bu tür ekonomilere örnek olarak verebiliriz. Bir de emtia üreticisi ve satıcısı durumunda olmayan ama tasarrufları yatırımlarını karşılamaya yetmediği için dış kaynaklara bağlı olarak büyüyen gelişme yolundaki ekonomiler var. Türkiye’yi bu tür ekonomilere örnek olarak gösterebiliriz. Bu ülkeler de dünyada yatırım iştahındaki düşüş ve Fed’in faiz artırımı beklentisinin yarattığı hava nedeniyle eskisi kadar yabancı kaynak çekemez konumdalar.

Aşağıdaki grafik gelişme yolundaki ülkelere yönelik sermaye akımlarındaki gelişimi ortaya koyuyor (kaynak: IIF.)

Bu grafik de 2016 yılı beklentilerinin pek parlak olmadığını gösteriyor. Türkiye’nin bulunduğu bölgede yaşanan olumsuz jeopolitik gelişmelerin ilave olumsuzluklar yaratması da olasılık içinde bulunuyor. Bu durumda önümüzdeki dönemde gelişmekte olan ekonomilerin yabancı kaynak bulmasında sıkıntılar ortaya çıkacak. En büyük sıkıntıyı dış kaynağa en fazla bağımlı olanlar çekecek. Türkiye, ne yazık ki bu ekonomilerin başında yer alıyor. 2004 ile 2008 arasında yapısal reformları yapmayarak kaçırdığımız fırsatı sürekli dile getiriyorum. Grafik, niçin o dönemi kaçan fırsat dönemi diye vurguladığımı sanırım açık biçimde ortaya koyuyor. O dönemde gerekeni yapabilseydik gelişme yolundaki ekonomilerin kapısını çalan krizi şimdi daha rahat karşılıyor olacaktık.  

Çinli bilgeler diyor ki: "Kaybettiğin parayı belki geri kazanabilirsin ama zamanı asla." 

79 yorum:

  1. Hocam Günaydın. Işe giderken sizi okumak, yeni bilgiler edinmek buyuk zevk. Teşekkürler. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şunuda unutmamak gerekir. 2003-2015 yılları arasında turkiyeye giren sabit yatırım kabaca 150 milyar usd ilave dış borç alarak aldığı 250 milyar usd kabaca 400 milyar usd. Kendi sektorumden örnek vereyim. Turkiyenin demir hurdası olarak ithalatı 15-22 milyon ton arası değişir yıllık odenen para 2003-2015 arası baz fiyat bugün 2002 deki sevitesindedir. 200 usd civarı gecen yıl 350 usd geçmiş 12 yılda baz fiyat 350-400 arasındadır
      sadece fiyat farkı olarak hurdaya 13 yıllık odediğimiz rakam 50 milyar usd, yıllık 10 milyon ton saç ve türevi ithal eder. 14 yılda sadece demir ve türevlerine fiyat farkı oolarak odediğimiz rakam nerdeyse turkiyeye giren sabit yatırım kadar buna petrol, plastik gibi hammadelere odenen fiyat farkı nrrdeyse turkiyenin ilave borç rakamı kadar. Varlık satıp borç alarak hammade satan ulkere ciddi bir kaynak aktardığımız aşikar. Bu rakamlara özellikle dökme yükler için ödenen navlun rakamlarıda dahil değil( ara mal ve hammadenin büyük bölümü dökme yük) Hammade fiyatlarınadaki düşüşün borçlanma ihtiyacımızı yapısal olarak düşürceğinide unutmamak lazım. Selamlar. Levent Abacı

      Sil
  2. Gelecek sıcak paradan çok yaşanan son gelişmelerden sonra Rusyadan gelen turizm gelirlerimizin düşmesinin (yaklaşık 6 milyar dolar) ve gıda ihracatımızın da artmamasının belki de düşmesinin (20 milyon dolarlık bir pazar) bizi daha çok etkileyeceğini düşünüyorum. Umalım ki Türkiye ye vur emrini verenler para vermeyi de ihmal etmezler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusya işi bir şekilde yumuşar ve çözülür diye tahmin ediyorum. Öteki taraf daha kötü.

      Sil
    2. Hocam, 64. hükümetin ekonomi politikası Ali Babacandan Mehmet Şimşek'e geçti. Bu konuda iyimser misiniz, piyasanın beklentisi Ali Beyin devam etmesiydi?

      Sil
    3. İşler kişilere bağlı olmamalı görüşüne katılıyorum genel olarak ama Babacan adı hem iç hem de dış piyasada önemli bir referanstı.

      Sil
  3. Mahfi Bey merhaba, güncel yazınızla bire bir bağlantılı değil ancak yine de sormak istedim:18 Kasm 2012 tarihli yazınız da "Açıklamaya göre REK’in 120 – 125 aralığına doğru hareketlenmesi halinde TL’nin değerlendiği anlaşılıyor ve para politikası araçları kullanılarak müdahale gelebiliyor. TCMB Başkanı, REK’in 125 – 130 aralığında seyretmesi halinde TCMB daha sert önlemlerle müdahale edeceğini, 130’un üzerine çıkması halinde ise elindeki bütün araçlarla müdahale edeceğini açıklamış bulunuyor. " yer alıyor.Bugün gelinen seviye itibariyle"tersi yönde" belirlenen müdahale aralığı var mı? Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence şu anda o konular gündem dışına çıktı. TCMB'nin kura müdahale edecek durumu ya da düşüncesi olduğunu sanmıyorum.

      Sil
  4. Hocam deflasyon konusundaki fikriniz nedir ? Emtia satin alimi uzerine calisiyorum ve cok zorlamamiza ragmen dusen fiyatlarin belli direnc seviyelerinden ziplayarak hizli bicimde azda olsa yukseldigini goruyorum, talebin guclu olmamasindan kaynaklanan kisitli hareketler. Hammadde kullanicilari ise orta uzun vadede emtia fiyatlarinin dusuk kalacagini varsayarak pozisyon aliyorlar ve taahhutlerde bulunuyorlar. Su aralar makro incelemede toplam talep egrisine faiz, servet borc ve diger degiskenlerin etkisi ile ilgili bir yazinis var ise okumayi cok isterim. Saygilar Hakan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda yazım yok. Ama beklentiler bir süre daha emtia fiyatlarının düşük seyredeceği yolunda yoğunlaşıyor. Dediğiniz gibi çoğunluk buna göre tavır alıyor.

      Sil
  5. Günaydın Hocam,
    Cidden küresel ekonomideki seyre ve alınabilecek önlemlere dair önemli bir yazı paylaşmışınız, teşekkürler. Söz konusu deniz ticareti haricinde yine yüksek montanlı demir yolu taşımacılığına dair herhangi bir gösterge mevcut mudur? Ayrıca deniz paylaştığınız deniz taşımacılığına ait grafiğin daha eski tarihlere dair verilerine ulaşabilmemiz mümkün mü acaba merak ettim?
    İyi Günler Dilerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baltic Exchange Ltd'nin kendi sitesinden eski verilere ulaşmak mümkün olsa da bu verilere ulaşabilmek için abone olmak gerekiyor.
      Demiryolu taşımacılığı konusunda benzer şekilde düzenli ve sürekli veriler yayınlanıyor mu bilmiyorum.

      Sil
  6. Teşekkürler;

    Katkıda bulunmak adına; Baltık Kuru Yük Endeksini 2008 veya öncesini de dahil edecek bir grafik üzerinde gösterebilseniz, anlatmak istediklerinizi çok daha net ve dramatik olarak gösterebilirdi diye düşünüyorum. Bu bakımdan ilgili endeks değerlerinin bahsettiğim yıl itibariyle 11.000 civarında olduğunu hesaba katarsak, gelinmiş olan durum daha net ortaya konabilir belki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki o kadar eskiye giden bir grafik bulamadım. Baltic Exchange Ltd'nin kendi sitesinden eski verilere ulaşmak mümkün olsa da bu verilere ulaşabilmek için abone olmak gerekiyor.

      Sil
    2. investing.com adresli web sitesinden bulabilirsiniz. 2008 yılındaki dramatik düşüş net bir biçimde görülüyor.

      http://www.investing.com/indices/baltic-dry

      Sil
  7. Yine dikkat çekilmesi gereken yerleri özenle anlatmışsınız ama ülkeyi savaşa sokmasınlar ben ona da razıyım. Ölümü gösterdiler sıtmaya razı hale geldik.

    YanıtlaSil
  8. Mahfi hıocam şimdi 2004-2008 yılları arasında gelişmekte olan ülkelere bunun içinde Türkiyede var.Aşırı bir sermaye akışı olmuş.Eger biz bu yıllarda gelen paraları en verimli şekilde degerlendirip inovasyon ar-ge ve diğer gelişmemize yardımcı olacak alanlara yapsak daha ıyıydı ama burda bu sermaye girişi bankacılık sisteminede aşırı bi faydası olmadı mı?Ordan belki biraz fayda sağlamış olmayız mı?Ayrıca baltık kuru yük endeksindeki düşüş gelişme yolundaki ülkelerin emtia fiyatlarındaki düşüşün yanında ülkelerin ithalatınıda kısmaya neden olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka yararı oldu ama o dönemdeki finansman rahatlığıyla biz yapısal reformları tamamlamalıydık diye düşünüyorum.
      Hem ithalat hem de ihracatta düşüş söz konusu. Ama gelişme yolundaki ülkeler çoğunlukla sermaye malı ve ara malı ithal eden ve üretimi onlara dayanarak yapan ülkeler olduğu için ithalatları düşünce hem üretimleri hem de dolayısıyla ihracatları düşüyor.

      Sil
    2. Bence sermayeyi sokanlar bizim tavrımızında bu yönde olacağını bal gibi biliyordu. Yani sosyolog gözüyle düşünün; ülkenin eğitim ve kültür seviyesi belli tabiki reform ve hamleleri yapamayacak, o iç dinamik yok. Reform yapması, birtık öteye gitmesi çok büyük bir süpriz olurdu. Bunu yatırımcıda bal gibi biliyordu. Peki amaç ne? Benim esas merak ettiğim soru bu

      Sil
  9. hocam nokta atisi makeleler yayimliyorsunuz. Denize kìyìsì olan ülkeler icin mi gecerli yoksa bütün ülkeler icin mi?bu krizden en cok denize kiyisi gelismekte olan ulkeler daha cok mu etkilenecek.Turkiye, Hindistan, Arjantin,Portekiz,Ispanya gibi.ikincisi Rusya ile durumlar karisik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tabii ticaretin düşüşünü gösteren bir gösterge. Deniz taşımacılığı bu kadar düşmüşse kara taşımacılığı da düşmüş demektir. Yani ticaret düşmüş demektir. Zaten IMF'nin dünya ticareti rakamları da bu düşüşü doğruluyor. Bu düşüşten bütün ülkeler ama en çok da gelişme yolundaki ülkeler etkileniyor.

      Sil
    2. Moğolistan gibi, Çek Cumhuriyeti gibi, Slovakya gibi, Macaristan gibi kıtaların ortasındaki ülkeler bile DOLAYLI DA GÖZÜKSE deniz taşımacılığına muhtaçtır.

      Örneğin, Moğolistan'da bir şirket, ABD'nin Texas eyaletindeki bir şirketle 'nano-teknolojili yassı çelik' alımı (ithalatı) anlaşması imzaladı.

      Bu 'yassı çelik', karton kolilere doldurularak kargoya verilip Moğolistan'a uçakla gönderilecek kadar basit bir ürün değil. Ebatları geniş, ağırlığı fazla, taşıma esnasındaki hava koşulları, darbelere dayanıklılığı ve benzeri birçok faktörü dikkate alarak bir uluslararası nakliye firmasıyla el sıkışılıyor.

      Tır konteynerleriyle bile taşınsa, bu konteynerler denizin üzerinde kendi kendine yüzemeyeceğine göre, mecburen Texas'daki, Florida'daki veya New York'taki bir limanda gemilere yüklenir. Varış yeri, ya Rus limanları, ya Güney Kore limanları, ya Hong Kong limanları, ya da Japon limanlarıdır. Bu konteyner yüklü gemiler ancak ve ancak bu limanlardan birine yanaştıktan sonra gemilerden boşaltılır, tırların arkasına bağlanır ve karayoluyla Moğolistan'daki şirkete ulaşır.

      İşte bu noktada 'maliyet' denen unsurun ne kadar mühim olduğu ön plana çıkar!

      Moğolistan'daki bu şirket için (Asya'nın ortasında, denize, okyanusa uzak bir ülke olduğundan) hem gemi taşımacılığı için hem de karayolu taşımacılığı için navlun masrafları pahalı olur.

      Hocamızın yukarıda verdiği Baltık Exchange Ltd. gerçekten önemli bir gösterge.

      Dünya genelindeki talep daralması sebebiyle, ticaret iştahının nasıl eridiğini hepimize apaçık anlatıyor!

      Olaya bir de şöyle yaklaşalım:

      Avrupa Birliği içindeki ülkelelerde insanlar tüketim yapmaya pek yanaşmıyor! AMB başkanı Draghi tüketimin canlanması ve enflasyonun biraz da olsa yükselmesi için piyasaya para pompalamaya devam edeceklerini ısrarla söylemelerinde rağmen, hem (Avrupa'daki) sıradan vatandaşlar hem de şirketler (bankalar dahil) güven bunalımı yaşadığından, Draghi'nin bile eli kolu bağlanıyor!

      Şimdi:

      Türkiye'nin kumaşları kaliteli. Ve Avrupa'ya kumaş ihracatımız daima yüksekti. Veya Türkiye'de otomobil aksam ve parçaları üreten şirketler, AB menşeli markalara daima yüksek ihracat yapardı. Dikkat ederseniz, '-di'li geçmiş zaman ile yazıldı bu cümleler!

      Avrupa içinde ticaret durgunlaşmış ise, Türkiye dünyanın en kaliteli kumaşlarını, en kaliteli otomobil aksam ve parçalarını üretse bile, (Avrupa'daki) insanlar (ve şirketler) güven bunalımı yaşıyorsa, ihracat (ve ithalat) o kadar fazla olmayacaktır. Belki de duracaktır!

      İşte bu durgunluğu gösteren mekanizmalardan biri de Baltık Exchange Ltd.'nin yayınladığı dünya geneli nakliyat verilerinde yaşanan erimedir!

      Ticaret yavaşlıyorsa, taşımacılık da yavaşlar!

      Adeta bir uyarı fişeği!

      Sil
  10. hocam 2008'deki düsüs o dönemki krizden etkilenmistir herhalde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. neden - sonuç iç içe aslında.

      Sil
  11. hocam elinize sağlık.
    kısa vadede bir kaç aylık yatırım için neyi tavsiye edersiniz.altın dolar euro?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bu tür yatırım tavsiyesi vermiyorum.

      Sil
  12. Üçüncü dalga dediğiniz aşamada nasıl bir kriz olacak? Bu krizi Fed'in açıklaması mı tetikleyecek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında o krizin içindeyiz. Gelişmekte olan ekonomiler gelişemiyor şu anda. Türkiye'ye bakın. Son 4 yıldır potansiyel büyümemize ulaşamıyoruz.

      Sil
  13. Merhaba Hocam. Fed faizleri artırmayı geciktirirse yeni bir kriz patlak verebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geciktirirse o süre içinde yeni balonlar oluşur.

      Sil
  14. Aslında sadece bu grafiğe bakılacak olursa : kriz 2014 de başlamış ve şu an dipten geri dönmek üzere...


    o.z.

    YanıtlaSil
  15. Mahfi Bey analiz gayet güzel , benim anlamadığım konuysa , tabloya bakınca bizim yapmamız gereken yapısal reformları yapmış olan ülkelerde aynı zorluğu çekecekler... Bu elbette dönüşüm değişim reform vs adına ne dersek diyelim yapmamız lazım da yapanlarda bu durumdan etkileniyorsa küresel anlamda çok farklı yepyeni bi düzen lazım sanki? Sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orası kesin. Bu hep böyle oluyor. Kapitalizmin her yön değiştirmesi bir krizle eşleniyor. Bu kez de sermaye hareketlerinin dünya çapında serbest kalması sonucu küresel kriz çıktı.

      Sil
  16. Özellikle Çin gibi devasa emtia kullanan bir ülkenin tüketimindeki düşüş dünya çapındaki daralmayı kanıtlıyor. Tek başına ticaretin daralması ile görmek büyük kriz algısı yaratabilir fakat Baltık endeksinin düşüşündeki asıl önemli etken gemi arzının da artıyor olması.

    YanıtlaSil
  17. Hocam açık açık yazayım:

    RTE'yi sevmiyorum.
    Putin'i sevmiyorum.
    Orduları sevmiyorum.
    Hatta hiçbir silahlı teşkilatı sevmiyorum.

    Ama Fyodor Dostoyevsky'yi seviyorum!
    Ama Lev Tolstoy'u seviyorum!
    Ama Alexander Pushkin'i seviyorum!
    Ama Alla Pugacheva'yı seviyorum!
    Ama Andrei Tarkovsky'yi seviyorum!
    Ama Anton Chekhov'u seviyorum!
    Ama Ivan Goncharov'u seviyorum!
    Ama Pyotr Ilyich Tchaikovsky'yi seviyorum!

    Eeee... Ne yapacağız şimdi Hocam !?!?!?
    Nasıl çıkacağız bu işin içinden Hocam !?!?!?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili yorumcu kardes,
      Üstadımız ekonomi, tarih ve birçok konuda çok değerli çalışmaları bizlerin hizmetine sunuyor, bir de sevdiğiniz ve sevmediğiniz konularda çalışma istemeyin lütfen. :)
      Ustad iyi ki varsınız, saygı ve sevgilerimle.

      Sil
    2. Çok teşekkürler. Güzel espri.

      Sil
  18. Ufak (ve belki fazla pimpirikli) bir yorum: yazida BDI bolumunde "tasimacilik hacmi dusuyor" demissiniz. Tam da bu olmuyor, hacimde bir azalma yok. BDI'daki dususun nedenlerinden biri hacmin (gemi arzi), tasinacak malin (talep) bayagi uzerine cikmasi. Bu gelisme ozellikle 2008/09 yilindan sonra petrol tankerleri dahil butun gemilerde oldu. 2003/2004'ten itibaren Cin'in patlamasiyla artan deniz ticareti talebi tanker filolarinda buyuk artis yaratti. 2008/2009 krizi talebi birden dusurunce denge bozuldu, o zamandan beri de cok duzelmedi. Petrol tankerlerinde depolama talebi nedeniyle durum gene iyi, fakat kuru yuk sektoru en kotu durumdaki sektor. BDI onu yansitiyor.

    BDI verilerini CNBC muhtemelen Bloomberg'den aliyor, dolayisiyla 5 yil ile sinirli. Daha gerisine bakarsaniz asil cakilmanin grafigin gozukmeyen kisminda oldugunu goreceksiniz.

    Saygilar,

    YanıtlaSil
  19. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  20. Hocam merhabalar makaleleriniz univeriste siralarimizdan ve bu paylasimlariniz sahsim adina paha bicilmez deger iceriyor gercekten tesekkurler

    YanıtlaSil
  21. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer iktisatı seviyorsunuz düşündüğünüzü yapın derim.

      Sil
  22. fed mart gibi faiz arttirsa bu endexin kotu gidisine bir asprin olabilir mi? cunku dolar faizle degerlenince emtia daha cok dusecek gelisme yolunda ulkelerde kaynak ihtiyaci ve suregelen develuasyonlar olacak. Bence fedin martta faiz arrtirmasi hem bu gelismeleri bertaraf etme iklimi olusturur hem de kendi verilerini daha saglamlastirir. mesela issizlikte buyumede kalici bir durum olusturur. ve yine ayrica gelisme yolundaki ulker bazinda ek bir zaman muhleti dilimi yaratilir bu zaman diliminde de dolarin faiz arttirimi sanal da olsa piyasa mekanizmalari tarafindan dunyada ve bu ulkelerde fiyatlanir herkes de ona gore gardini alir. Bence FED mart gibi faizleri arttirmali. Turkiye ve diger gelismekte olan ulkelerde simdiden faiz arttirmlarina ufak da olsa baslamalidir.Su an icin turkiyede 0.25lik bir faiz arttirmini yeterli ve gerekli br onlem olarak goruyorum.

    hocam bu endex sizce tarim urunleri fiyatlarini da icine alan bir endex mi gida urunleri emtialarini(islenmis islnememis vs)?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fedin faiz artırması bu gidişi olumlu yöne çevirecek bir şey değil. Esasen dünyada şu anda her şey Fedin Aralıkta faiz artırımına göre fiyatlanıyor zaten.
      Endeks kapsamında tahıll taşımacılığı da var.

      Sil
    2. yanlis anladiniz sanirim fedin faiz arttirmamasi olumlu yone cevirebilir mi ?

      Sil
  23. Hocam makalenizle çok ilgisiz olacak ama "kendime yazılar" diyerek hepimizi ve bütün ülkeyi ilgilendiren yazılar yazıyorsunuz. İlginç geldi sadece; ) Yazdıklarınızı okumaya devam iyi ki varsınız. Saygı ve selamlarımla..

    YanıtlaSil
  24. Elinize sağlık hocam, gelişmekte olan ekonomilerin en kötüyü ne zaman görebilecekleri ve bu durumlarından ne zaman kurtulabilecekleri hakkında bir tarih öngörünüz var mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz yok. Çünkü benim endişem krizin üçüncü aşaması iyi yönetilemezse gidilşatın bir kriz kısır döngüsüne dönüşebileceği yolundadır.

      Sil
  25. Hocam baltik endeksi su an rasyonel degil zira filolara katilan yeni gemiler ayrica tamir goren gemilerin suya inisi gibi faktorler var. Bence endustriyel elektrik tuketimi daha belirleyici gibi. Yazilarinizi sabirsizlikla bekledigimi veokurken cok sey ogrendigi
    Izi ayrica belirtmek isterim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Bu dediğiniz çok doğru ama yine de bu endeks yol gösterici olarak kabul ediliyor.

      Sil
    2. hocam arkadasin dediklerine katiliyorum. Hatirlarsaniz 2007 2008 de kriz cikmadan once gemi tersanelerinde yogunluk vardi hatta is cinayetleride bu yogunlugun bir sonucuydu. O donem emtia gida her turden nakli urun piyasa canliligi nedeniyle tavan yapmis tum dunyada bu baltik endexi de tavan yapan gostergelere sahipti. o donem o kadar gemi ihtiyaci boy gpstermisti ki tum armatorler korkunc paralar kazanmis hatta tipki konut yatirimi gibi tum zenginlerde gemi isine almaya yaptirmaya siparise paralarini yatirmislardi. cunku gemi sahibi olmak bunu piyasaya kiralamak bu gemityle acik deniz tasimaciligi yapmak yaptirmak cok karli bir isti bu nedenle o donem turkiyde siparis uzerine siparis vardi tuzlada ve dunyanin ucuz ama bu konularda yetenekli is gucu ulkelerinde bugun ise o siparis gemiler kriz basladikatan bir kac sene icinde bitti su anda da yeni yeni piyasaya cikmaya basladilar ve acik denizlere ciktilar. o nedenle endex dusmesinde bunun cok etkisi var. salt emtia ile aciklayamayiz. dusunun tuzla tersanleri 5 7 10 yillik siarada bekleyen siparisleri kontratlari vardi. Artik o donemin o gemileri piyasada. dunya tiaret filosu yeni genc hizli gemilere nail oldu. 2007 oncelerinde cok eski ihmal edilmis 50 60 illik gemiler vardi ama zenginler tipki konut balonu gibi emi ustune gemiye yatirim yapyiler siparis verdiler yaptirdilar.

      Sil
  26. Şunu da unutmamak gerekir Turkiye ciddi miktarda ham madde ve aramal ithal eden bir ulke
    2002 yılı hammade fiyatlarında sert hareketin başladığı yıl. ( çin kaynaklı) turkiyenin 2003-2015 yılları arasında kabaca 150 milyar USD sabit yatırım. 250 milyar USD de ilave dış borcu artmıştır. Kendi bulunduğum. Sektorden ornek verecek olursam Türkiye yılda 15-22 milyon ton demir hurdası ithal eder. Bunun karşığindada baz fiyat 350-400 USD dır(2008 de 700 USD te kadar çıkmıştır) sadece demir hurdası için. 12 yılda ödediğimiz fliyat farkı olarak 50 milyar USD nin üzerindedir. Şuan hurda 200 USD CIF civarındadır. Ayrıca 10 milyon ton ve üzerinde saç ithal eder gtip nisu 72 le başlayan ürünlere ödediğimiz fiyat farkı nerdeyse Türkiye te giren sabit sermaye kadardır. Buna petrol gaz ve türevleriyle plastik hammaddeleri de eklerseniz turkiyenin son 12 yılda sadece fiyat farkı olarak fazladan ödediği rakam ilave aldığı dış borca yakın ya da biraz daha fazla çıkar. Varlık satarak ve dış borç alarak ara mal ve hammade ihtiyacımızın fiyat farkını karşılamış olduk. Şuan hammade fiyatları 2002 yılı seviyelerinde aynı şekilde düşen navlun fiyatlarida ara mala ve hammadeye ödenen rakamı düşürmekte. Navlun fiyatlarındaki düşüş genel bir eğimi göstermekle birlikte tek başına yeterli değil. Dünya ticaretine konu olan en önemli yük demir cevheri (ağırlık olarak) kömür ve tahıldır.
    2002 yılına gore taşınan yük miktarı nominal olarak çok büyük olmasına rağmen gemi tonajlarıda artmış.
    Düşen hammade fiyatlarının bu sevilerde kalması durumunda turkiyenin borç alıp hammade ihraç eden ülkelere kaynak aktarımını ve borç ihtiyacını sınırlayacaktır
    Selamlar. Levet Abacı



    YanıtlaSil
  27. Hocam sonumuz nereye varacak cok endiseliyim.. Dis kaynak gitgide azaliyor sicak para gidiyor. Asgari ucret artacak tuketim artacak tasarruf azalacak yine olumsuz tablo.. Yakin zamanda kriz yasar miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence zaten krizin içindeyiz. baksanıza son 4 yıldır potansiyelimizin altında büyüyoruz, kişi başına gelirimiz geriliyor, orta gelir tuzağının tam ortasındayız. Bence bunlar kriz zaten.

      Sil
  28. Hocam yine cok guzel bir yazi olmus, sayenizde ogrenmeyi hatirladik, elinize saglik.
    Bahsettiginiz bu icinde oldugumuz 3. kriz ne zaman bitecek, bir ongorunuz, bu konu uzerine bir yaziniz var mi

    YanıtlaSil
  29. hocam gazetecilige kelepçe vurmak ekonomide nasil bir etki yaratir daralma mi olur yoksa genisleme mi?! iktisat bunu nasil yorumlar.adam simht politikasi yoksa keynesyen politikasi hangisi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu yorumlamak için iktisatçı olmaya gerek yok. Dün akşam bu konuda şu twiti attım:
      "İfade özgürlüğü üç nedenle yok olur: Ya ifade etmek yasaklanmıştır veya özgürlükler kaldırılmıştır ya da her ikisi birden elden gitmiştir."
      Bu gelişmeler bir ülkede her türlü riski artıran gelişmelerdir. Bu tür gelişmelerin ekonomiye çok basit bir etkisi vardır: Kur yükselir, faizler yükselir.

      Sil
  30. 2004-2008 yılları arasında yapamadığımız yapısal reformlar konusunda çok haklısınız. Çok önemli bir fırsatı kaçırdık. Yabancı kaynak bulma konusunda ise şöyle bir parantez açmak istiyorum. Bence yabancı kaynak bulma konusunda sıkıntı çekmeyiz. Asıl sıkıntı bu kaynağın maliyeti konusudur. Gerekli fiyatlamayı yaptığınız sürece her zaman kaynak bulursunuz. Burdaki can alıcı nokta bundan sonra bu kadar ucuz kaynağı bulamayacak olmamız. Ancak hala yapılabilecek çok önemli adımlar var. Tabi şu konununda bilinmesi önem arz etmektedir. 2001 yılından sonra finans sektöründe yaşadığımız leapfrog (kurbağa sıçraması) aynısını sanayide yaşayamazsınız. 21. yy ileri sanayisine ulaşmak için 20.yy sanayi altyapısına ihtiyacınız vardır. Biz şuan bu altyapıyı yeni oluşturuyoruz. Daha önümüzde gideceğimiz çok yol var.

    YanıtlaSil
  31. merhabalar hocam benim aklıma takılan bir soru vardı sizinle paylaşmak istedim
    17 eylül de FED faiz oranlarını artıracaktı.Sonra denildi ki aralıkta yapılacak.Şimdi ise aralıga birşey kalmadı
    Sizce fed neden faizleri artıracak bunu merak ediyorum

    YanıtlaSil
  32. merhabalar hocam benim aklıma takılan bir soru vardı sizinle paylaşmak istedim
    17 eylül de FED faiz oranlarını artıracaktı.Sonra denildi ki aralıkta yapılacak.Şimdi ise aralıga birşey kalmadı
    Sizce fed neden faizleri artıracak bunu merak ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda yazdığım yazıya bir bakın: http://www.mahfiegilmez.com/2015/09/fed-faizi-artr-m.html

      Sil
  33. Mahfi hocam mikro iktisat kitabinizin 130. sayfada bazi degerler yanlis yazilmis onu size iletmek istedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kez daha baktım ama hangisinin yanlış olduğunu göremedim. Benim mi gözüm alıştı acaba? Gerçi hesapları excel ile yapmıştım.
      Yanlışı gösterirseniz müteşekkir kalırım. Sevgiler

      Sil
  34. Hocam ATC 6+7 sütünun toplami olacak ayrica 4.satirda ATC 10.9 olmasi gerekirken 10.8 yazilmis. Sevgiler hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrar kontrol ettim. ATC zaten 6 ve 7. sütunların toplamı. Yani orada bir hata yok. Tek hata 4. satırda ATC 10,9 olması gerekirken 10,8 yazılmış.

      Sil
  35. Hocam benim kitapta ATC altinda 5+6 seklinde yaziyor onun icin ATC 6+7 olmasi gerekiyor diye yazdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anladım haklısınız. Toplamlar doğru ama işaret edilen sütunlar yanlış olmuş. Çok teşekkürler, düzelttireceğim.

      Sil
  36. Hocam bi kusurumuz olduysa affola.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç olur mu? Tam tersine bir hatayı düzeltmemi sağlıyorsunuz. Teşekkür ederim.

      Sil
  37. Ali Haydar Akça27 Kasım 2015 22:16

    Mahfi Hocam merhaba,
    Öncelikle sizlere bu blogdaki eğitici paylaşımlarınız ve mütevaziliğiniz için teşekkürü borç biliyorum.
    Mesleki olarak ekonomiyle hiç alakası olmayan ama bu konulara uzaktan ilgi duyan biri olarak blogunuzun müptelası olmuş durumdayım.
    Her geçen gün daha da karamsar bir görüntüye bürünen, bilginin, üretmeye çalışanın değersizleştiği, kaliteli iş yapmaya çalışana (özellikle bir kamu çalışanı olarak şahsen en muzdarip olduğum konu diyebiliriz) engel olan her türlü anlayışın mevcut olduğu ülkemizde sizin gibi insanların olması inanın bize -ya da kendi adıma konuşayım- bana birşeyler için umudumu yitirmeme gücü veriyor. Bu ülkede bazı şeyler düzelirse tüm bu yozlaşmaya karşı direnen sizler sayesinde olacak. Bizler de yeni jenerasyon olarak elimizden geldiğince sizleri takip etmeye çalışacağız.
    Hocam benim sorum daha genel bir soru olacak;
    Şu anda coğrafyamızda soğuktan sıcağa doğru giden ciddi bir savaş ortamı oluşuyor. Ortadoğu'da müttefikleri ve çeşitli planları olan bir ABD ve Suriye'den ve ortadoğudan vazgeçmeyi düşünmeyen bir Rusya var. Nitekim bu süreç başladığından beri ABD'nin Rusya'ya karşı ekonomik hamleleri de oldu. Diğer taraftan, Rusya ve Çin'in başı çektiği BRICS oluşumu da söz konusu. Hatta İran da bu grup ile yakınlaşmış durumda. Uzun vadede bu grubun amacının ABD'nin siyasal ve ekonomik hegemonyasına karşı bir duruş sergilemek olduğu aşikar. BRICS ülkelerinin beklediği şartlar henüz tam olarak oluşmamış olsa da savaş ortamı daha da kızışırsa bu ülkelerin ABD'ye karşı bir ekonomik hamle şansı olabilir mi? USD'yi rezerv para olarak kullanmayı terk etmek ya da kurdukları katılım bankası ile başka bir hamle sizce olası mı? Eğer böyle bir hamle ihtimali varsa küresel piyasalar, ABD ve USD bundan nasıl etkilenir?

    Saygılar

    YanıtlaSil
  38. Hocam konu dışı fakat ülkemizde dolaşımdaki yp tutarı ile ilgili tahmininiz nedir? gsyih ile oransal ilişki kurulabilir mi? Saygılarımla

    YanıtlaSil
  39. Merhaba Mahfi Hocam
    Bu yazınızı şirkette değerlendirdik ve şu görüş ağır bastı.Baltık endeksi içinde bulunduğumuz seviyelere getiren en önemli husus; mevcut ve artmakta olan navlun filosundaki –over supply- diğer bir çok işte olduğu gibi.Kabaca gemi adedi hızla artıyor, yük yerinde sayıyor.Bu yüzden BALTIC endexi öncü özelliğini yitirmiş bulunuyor. Ayrıca bu indexin volatilitesi –her iki yöne- asiri yüksek o da sağlıklı gösterge olmasını engelliyor. Yani emtialarda önümüzdeki orta vadede talep ve fiyatlar artsa bile navlunlar o ölçüde artmayabilir.

    Bu görüşe katılır mısınız? Yorumlarınızı öğrenmek isteriz.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam yukarıdaki soruyla ilgili görüşlerinizi paylaşırsanız sevinirim.saygılarımla

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...