29 Kasım 2015 Pazar

Rusya Krizinin Etkileri

Rusya Federasyonu (Rusya) uçağının düşürülmesi sonrasında Rusya – Türkiye ilişkilerinde hızlı bir bozulma yaşandı. Önce Rusya bir dizi yaptırım açıkladı, ardından Türkiye misilleme yapacağını açıkladı. Bu gergin ortamda Rusya ile karşılıklı ekonomik ilişkilerimize bakmakta yarar var. Türkiye ile Rusya’nın ekonomik ilişkileri, askeri alandaki işbirliği bir kenara bırakılırsa, maddi anlamda beş kategoride toplanabilir: (1) Dış ticaret  ve bavul ticareti (karşılıklı mal alım – satımları.) (2) Turizm (Rus ve Türk turistlerin ülkelere bıraktığı dövizler.) (3) Müteahhitlik hizmetleri (Türk inşaat şirketlerinin Rusya’da yaptıkları çeşitli inşaatlar karşılığında elde edilen döviz gelirleri.) (4) Proje işleri (Türk ve Rus firmalarının diğer ülkede yaptığı projelerden elde edilen döviz gelirleri.) (5) Türkiye ve Rusya'da çalışan diğer ülke firmalarının durumu.  

Dış Ticaret ve Bavul Ticareti
2014 yılı verilerine göre Türkiye, Rusya’dan 25,3 milyar Dolar tutarında ithalat yapıyor. Bu tutarla Rusya, ithalatımızda birinci sırada bulunuyor (ikinci Çin 24,9 milyar Dolar, üçüncü Almanya 22,4 milyar Dolar). 2014 yılında Rusya’ya yaptığımız ihracat toplamı 5,9 milyar Dolar. Bu tutarla Rusya, ihracatımızda altıncı sırada yer alıyor (birinci Almanya 15,1 milyar Dolar, ikinci İngiltere 9,9 milyar Dolar, üçüncü İtalya 7,1 milyar Dolar, dördüncü Fransa 6,5 milyar Dolar ve beşinci ABD 6,3 milyar Dolar). 2013 yılıyla kıyasladığımızda Rusya’dan ithalatımızda yaklaşık 200 milyon Dolarlık bir artışa karşılık ihracatımızda yaklaşık 1 milyar Dolarlık bir düşüş yaşanmış bulunuyor.

2015 yılına ilişkin son verilere bakarsak Ocak – Eylül döneminde Rusya’ya ihracatımızın 2,7 milyar Dolarda kaldığını görüyoruz (2014 yılının aynı döneminde bu tutar 4,5 milyar Dolardı.) 2015 yılında söz konusu dönemde Rusya’dan ithalatımız 15,8 milyar Dolar olarak gerçekleşmiş (2014 yılının aynı döneminde bu tutar 19,4 milyar Dolardı.) Demek ki 2015 yılında ekonomik büyümemizdeki düşüş, küresel büyümedeki gerileme ve küresel ticarette yaşanan düşüş Türkiye – Rusya dış ticaretinde de benzer etkiler yaratmış ve Rusya ile olan ticaret hacmimiz 2014 yılına göre yüzde 22’den fazla bir gerileme göstermiş bulunuyor.

2014 yılı verilerine göre Türkiye’nin Rusya’ya ihracatında ilk beş sırada yer alan ürünler: (1) Taze ve kurutulmuş turunçgiller (310 milyon Dolar.) (2) Binek otomobilleri ve insan taşımaya yarayan araçlar (290 milyon Dolar.) (3) Taze ve soğutulmuş domates (276 milyon Dolar.) (4) Karayolu taşıtları için aksam, parça ve aksesuarlar (221 milyon Dolar.) (5) Sentetik filament ipliklerinden dokunmuş mensucat (160 milyon Dolar.)

Aynı yılda Türkiye’nin Rusya’dan ithalatında ilk beş sırada yer alan ürünler: (1) Petrol yağları bitümenli minerallarden elde edilen yağlar (3,8 milyar Dolar.) (2) Buğday ve mahlut (1,2 milyar Dolar.) (3) İşlenmemiş alüminyum (1,1 milyar Dolar.) (4) Dökme demirin, demirin ve çeliğin döküntü ve hurdaları (1,1 milyar Dolar.) (5) Petrol gazları ve diğer gazlı hidrokarbonlar (922 milyon Dolar.)

Buradan çıkarabileceğimiz genel sonuç şudur: Türkiye, Rusya’ya daha çok tarım ürünleri ve otomotiv ve tekstil sanayisi ürünleri satıyor, Rusya’dan ağırlıklı olarak emtia satın alıyor. Türkiye aldığı bu emtiayı yaptığı üretimde kullanıyor ve bunları hem iç piyasaya hem de dış piyasaya (Rusya dahil) satıyor.

Bavul ticareti, çeşitli ülkelerin yurttaşlarına, başka ülkelerden, ailesinin ve kendisinin ihtiyaçları için yurt dışından bir çeşit yolcu beraberi eşya statüsü tanımak suretiyle eşya getirmelerine izin vermesi şeklinde ortaya çıkan bir ticaret çeşididir. Bu rejimi uygulayan ülkelerin yurttaşları, başka ülkeleri ziyaretleri sırasında, kendi ülkelerinin yetkili makamlarının belirlediği belirli bir tutara kadar (örneğin 2.000 Dolar) satın aldıkları malları, yanlarında (bavullarında) taşıyarak ya da kargo ilke göndererek gümrüksüz olarak kendi ülkelerine sokabilmektedirler.  

Türkiye açısından bu uygulama uzun süre İstanbul’da Laleli ve Rus turistlerle özdeşleşmiş bir uygulamaydı. Önceleri Rus hükümetinin kolaylıkla izin verdiği ve Rus turistler tarafından yaygın olarak yapılan bavul ticareti her geçen gün biraz daha zorlaştırılmaktadır. Bu konuda karar yetkisi tümüyle Rus hükümetinin elindedir ve istediği anda bu rejime son verebilme yetkisi bulunmaktadır. Bavul ticaretinde son yıllarda Rusya’nın yanı sıra İran, Libya gibi yeni bazı alternatifler devreye girmeye başlamıştır.

2014 yılında bavul ticaretinin tutarı 8,6 milyar dolar olmuştur.

Değerlendirme
2015 yılı itibariyle Türkiye’nin Rusya’dan yaptığı ithalatta ortaya çıkan azalma Türkiye ekonomisinde yaşanan potansiyel altındaki büyüme ile açıklanabilir. İç talepte yaşanan durgunluk, dış talepte ortaya çıkan düşüşler sonucu reel sektör üretiminde yaşanan gerileme Türkiye’nin genel olarak ithalatında ve dolayısıyla Rusya’dan ithalatında düşüş yaşanmasına yol açmış bulunuyor. Türkiye’nin ihracatında da benzer nedenlerle düşüler ortaya çıkmış görünüyor Dünyada genel olarak yaşanan durgunluk bizim ihracatımızın da düşmesine yol açmış bulunuyor. Buna karşılık 2015 yılında Rusya, batının ekonomik ambargosu altında olduğu için bizim Rusya’ya ihracatımızın artması gerekirken azalmış olması da ilginçtir. Bu gelişmeyi de kısmen Rusya’nın ambargo nedeniyle içine girdiği sıkıntılara bağlayabiliriz.

Bavul ticaretinde Rusya’nın ağırlığı son yıllarda azalmış durumdadır. Bunun iki nedeni var: (1) Rusya, bu ticarete konu malları içeride üretilmesini istiyor. (2) Çoğu kuruluş, bu ticaretin sona ereceğini gördüğü için üretim birimlerini Rusya’ya taşıyarak orada üretim yapmaya yönelmiş bulunuyor. Buna karşın bavul ticaretinin ve Rusya’nın hala bu işlemde ağırlığı söz konusu.  

Turizm
Rus turistler, Türkiye’ye gelen yabancı turistler içinde son derecede önemli bir paya sahip bulunuyor. 2014 yılında Türkiye’ye 35,9 milyon yabancı turist gelmiş. Bu sayının 4,5 milyonu Rus turist (% 12,5.) Yabancı turist başına ortalama harcama 2014 yılında 828 Dolar olmuş. Bunu Türkiye’ye gelen 4,5 milyon Rus turist sayısıyla çarparsak Rus turistlerin bıraktığı döviz gelirini yaklaşık 3,7 milyar Dolar olarak hesaplamış oluruz. Yabancı turistlerin bıraktığı toplam döviz gelirinin yaklaşık 27,8 milyar Dolar olduğunu dikkate alırsak demek ki Rus turistler, Türkiye’nin yabancı turistlerden elde ettiği döviz gelirinin yüzde 13’den fazlasını bırakıyor.

2014 yılında Antalya’ya giden yabancı turist sayısı 11,5 milyon kişi. Bunun 3,5 milyonu yani aşağı yukarı üçte biri Rus turist. Demek ki yukarıdaki ortalamalardan gidersek Antalya’nın yaklaşık olarak toplam 9,5 milyar Dolar dolayındaki turizm gelirinin 2,9 milyar Dolarlık bölümü yani yaklaşık üçte biri Rus turistlerden geliyor.  

Yurt dışına turist olarak giden Türk sayısı 2014 yılında 8,4 milyon kişi olmuş. Bunların 143.448’i Rusya’ya gitmiş. 2014 yılında yurt dışına giden Türkler toplamda yaklaşık 8 milyar Dolar harcamışlar. Kişi başına harcama ortalama olarak 685 Dolar ediyor. Bu ortalamada hareket edersek Türk turistlerin 2014 yılında Rusya’da yaptığı harcama toplamı 98,5 milyon Dolar ediyor.  

Değerlendirme
Burada dikkatinize sunmak istediğim iki mesele var: (1) Yukarıda sunduğum veriler farklı kaynaklarda farklı olarak yer alıyor. Genel verileri TCMB Ödemeler dengesi istatistiklerinden ve Kültür ve Turizm Bakanlığı raporlarından aldım. (2) 2014 yılında Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin kişi başına yaptığı harcama TÜİK hesaplarında ortalama 828 Dolar olarak yer alıyor. Rus turistler için ayrı bir ortalama harcama yayınlanmadığı için bu ortalamayı alarak hesaplama yaptım.

Nereden bakarsak bakalım Rus turistlerin Türkiye’nin turizm gelirleri içinde ciddi bir yeri var. Rus turistlerin Türkiye’nin toplam turizm gelirleri içindeki payı yüzde 13, buna karşılık Türk turistlerin Rusya’nın toplam turizm gelirleri içindeki payı sadece yüzde 0,8.

Müteahhitlik Hizmetleri
Türkiye uzun bir süredir yurt dışı müteahhitlik hizmetleri çerçevesinde dünyada önde gelen ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle komşu ülkelerde verdiği müteahhitlik hizmetlerinden ciddi bir döviz geliri elde ediyor. 2014 yılında Türk müteahhitlerin üstlendikleri 27,1 milyar dolar tutarındaki yurt dışı projelerin dağılımına bakarsak ilk sırada 6,5 milyar dolarlık proje bedeliyle Türkmenistan yer alıyor. Onu 3,9 milyar dolarla Rusya, 3,3 milyar dolarla Cezayir ve 2,7 milyar dolarla Katar izliyor. 1972 yılından 2015 yılı ortasına kadar toplam proje bedeli olarak üstlenilen 312 milyar dolarlık işlere baktığımızda Rusya’nın 61,36 milyar dolarla ilk sırada olduğunu görüyoruz.

Rusya’nın Türkiye’deki projeleri arasında en önemlisi Akkuyu nükleer elektrik santralı inşaatıdır. Maliyeti 20 milyar dolarak belirlenmiş olan bu inşaatın finansmanı da Rusya tarafından sağlanmaktadır.

Değerlendirme
Her iki ülkenin birbirlerinde karşılıklı olarak büyük projeleri bulunmaktadır. Geçmişten bugüne doğru bir değerlendirme yapacak olursak Türkiye’nin bu tür yatırım projelerinden elde ettiği döviz gelirleri çok daha yüksek olmakla birlikte özellikle Akkuyu nükleer santralıyla birlikte projeler birbirine yaklaşmış görünmektedir.

Rusya’daki Türk Firmaları ve Türkiye’deki Rus Firmaları
Her iki ülkenin birbirlerinde iş yapan firmaları vardır.

Türkiye’de iş yapan başlıca Rus firmaları: Aeroflot (Havayolu şirketi), Gazpromexport (Doğal gaz şirketi), Lukoil (petrol şirketi), Siberbank (Denizbank’ın büyük ortağı.)  

Rusya’da iş yapan başlıca Türk firmaları: Rusya’da iş yapan 500 dolayında Türk şirketi var. Bunların 150’si müteahhitlik şirketi. Rusya’da iş yapan Türk şirketlerinin bazılarını sıralayalım: Zorlu Enerji, Enka, Anadolu Grubu, Koç, Şişe Cam, Eroğlu Giyim, Denizbank, Arçelik (Beko), Vestel, Ant Yapı, Rönesans, Gama, Soyak İnşaat, Tepe İnşaat, Alarko Şirketler Topluluğu.

Değerlendirme
Her iki ülkenin şirketlerinin birbirinde önemli faaliyet ve yatırımları olmasına karşılık bu alanda Türklerin çok daha ciddi bir varlığı söz konusu.

Uçak Düşürülmesi Sonrası Yaşanan Gelişmeler
Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinin ardından Rusya, çeşitli yaptırımlar uygulamaya başladı. Öncelikle Türkiye’den Rusya’ya mal taşıyan TIR’ları gümrüklerde bekletmeye başladı. Taşınan malların denetimi amacına dayandığı ifade edilen bu uygulama dış ticaret politikasında ‘tarife dışı engeller’ arasında sayılan bir uygulama.

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye’ye karşı uygulanacak 6 maddelik bir yaptırımlar listesini imzalayarak yürürlüğe soktu. Bu listede yer alan yaptırımlar şöyle sıralanıyor: (1)   Merkezi Türkiye’de bulunan ve hukuken Türkiye’ye bağlı olan firma ve kuruluşların Rusya’da güvenliği ilgilendiren alanlarda faaliyet yürütmesi yasaklanıyor. (2) 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren Türk vatandaşlarının, Rusya’da işe alınmasına yasak getiriliyor. Bu arada 31 Aralık 2015 tarihine kadar işveren ile imzalanmış sözleşmesi bulunanlar Türk işçiler çalışmaya devam edebilecek. (3) Türkiye’de üretilmiş belirli ürünlere Rusya’ya giriş yasağı getiriliyor. Yasağa dâhil olacak ürünlerin Rusya hükümeti tarafından daha sonra belirlenecek listede duyurulması öngörülüyor. (4) Rusya’ya taşımacılık yapan araçlar, sıkı kontrol ve denetim altına alınacak. Ayrıca Rusya tur operatörlerinden Türkiye’ye tur satmaktan kaçınmaları isteniyor. (5) İki ülke arasında sefer sayısı uçuşlar dışındaki (charter) seferlerinin tamamı askıya alınıyor. (6) Rusya ile Türkiye arasında 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren vizesiz seyahat uygulaması askıya alınıyor. Rusya’nın milli güvenliğinin koruma altına alınması için Karadeniz ve Azak denizindeki tüm limanlarda güvenliğin arttırılması esası getiriliyor.

Türkiye, bu yazı yazılıncaya kadar henüz resmi bir engelleme eylemine karar vermemişti. Yalnızca yetkili ağızlardan yapılmış resmi olmayan bazı beyanlar söz konusuydu.

Sonuç ve Genel Değerlendirme
Askeri araç, gereç ve yatırımları dışarıda tutarak yaptığımız bu inceleme sonucunda Türkiye ile Rusya’nın çok sıkı ekonomik ilişkileri ve çıkarları olduğunu ortaya koyduk. Ticaretten turizme, inşaattan sanayiye kadar karşılıklı olarak yaygın ekonomik ilişkileri ve yatırımları Her iki ülkenin de bu ilişkilerden elde ettiği önemli yararlar söz konusu.

Türkiye ve Rusya arasında, uçak düşürülmesiyle başlayan krizin tırmanması halinde her iki ülkenin de karşılıklı kayıpları olacağı çok açık. Böyle bir durumda Rusya’nın kayıplarının başlangıçta yüksek, ani kayıplar olacağını, Türkiye’nin kayıplarının ise zamana yayılı ve zaman içinde artan kayıplar olarak ortaya çıkacağını ifade etmek yanlış olmaz. Örneğin Rus turistler nedeniyle büyük gelir kaybına uğrayacak olan Antalya, turizm mevsiminin geçmiş olması nedeniyle 6 aya yakın bir süre bu kayıptan fazla etkilenmeyecek, ama eğer kriz çözülmezse 2016 yılında ciddi darbe alacak gibi görünüyor. Bavul ticareti ve Laleli piyasası için de aşağı yukarı aynı durum geçerli. 

Konuya salt ekonomik ilişkiler açısından bakıldığında iki ülke arasındaki gerginliğin sona erdirilmesinin ve bir an önce krizden önceki duruma dönülmesinin iki ülkenin de lehine olacağını söyleyebiliriz.

Bu incelemeyi bir Rus ve bir Türk atasözüyle bitirelim. Rus atasözü: ”Ayıyla inine giren sonucuna katlanır." Türk atasözü: “Ayıdan post olmaz.”



Veri Kaynakları:
Dış ticaret verileri: Ekonomi Bakanlığı, TÜİK, TCMB ve LASİAD siteleri.
Bavul ticareti verileri: TCMB ve LASİAD siteleri.
Turizm verileri: TCMB, TÜİK, TURSAB, Turizm Bakanlığı ve Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü siteleri.
Müteahhitlik hizmetleri verileri: Ekonomi Bakanlığı sitesi, Türkiye Müteahhitler Birliği sitesi.  


79 yorum:

  1. Bu krizin geriye donulmez bir yanini pek medyada gorulmedigi icin belirteyim. Rusya'nin Suriye harekatinin bati icin en enomli yani, Ruslarin Sovyetler dagildiktan sonra yarim kalan, geriye dusen savas teknolojileri konusundaki yatirimlarinin ilk gosterimi olmasidir. Yabanci haberlere baktiginizda, ISID, Esad tartismalarindan daha cok, Ruslarin kullandigi savas ekipmani, ne kadar basarili ya da basarisiz olduklari tartisiliyordu. ABD'li savas uzmanlarinin yorumlarina yer veriyorlardi. Su habere bir goz atin:

    http://www.aljazeera.com/news/2015/10/analysis-russia-flexing-missiles-syria-151007184604543.html

    Bu ABD'yi ve Fransa'yi oldukca rahatsiz etti, cunku silah sanayi icinde Rusya onemli bir rakip, gecmis savaslarda ispatlanmis teknolojileri mevcut ve ozellikle Asya'da silah pazarina hakim olmasi hic zor degil. Fransa'nin neden Suriye'ye maydanoz olma arzusu icinde olmasinin ve bahane aramasinin izahi da budur.

    Iste bu yuzden "ABD" F16'sinin rus ucagini kolaylikla dusurebilmesi Rusya'yi komik duruma dusurmustur. Rusya'nin kullandigi SU-24'ler 70'lerde yapilmis, ve son olarak modernizasyondan gectikten sonra ilk defa bir savasta kullaniliyor. Savas/savunma endustrisi cocuk oyuncagi degildir. Bir urunu pazarlayabilmeniz icin onun kendini ispatlamis bir teknoloji olmasi gerekir. Hem stratejik iliski, hem de teknolojik ustunluk gerektirir. Her "savas" ulkelerin teknolojilerini pazarlamasi icin mukemmel bir gosteridir.

    Yasanan bu son olay, Rusya'nin bu planina buyuk bir darbe indirdi. Putin'in sirtimizdan bicaklandik demesinin sebeplerinden birisi budur. Rusya, Cin ve Turkiye uzun yillardir savunma sanayiinde ortak hareket etme planlari yapiyordu. Son olarak Cin'den fuze savunma sistemi ithal etmek isteyen Turkiye gene bu saldirinin kaymagini yiyenler tarafindan engellenmistir. Cin'lilerin bu savunma sistemini Rus'larla beraber gelistirdigini de belirteyim. Peki Cin'lilerin rakipleri kimlerdi: ABD (Lockheed F16 jet ureticisi) ve Fransa. Son olayda surekli SU-24, F16 gibi modelleri ozellikle belirtmelerinin izahi da budur. Ucaklarin modelleri halkin neden umurunda olsun ki?

    Bir sonraki savas fuarinda bu olayin surekli gundeme geleceginden kimse kusku duymuyor. Zaten bu yuzden Rusya hemen modernize ettigi anti-balistik fuze sistemini Suriye'ye yerlestirme karari aldi. Umarim bu sistemlerin basarisinin ispati olarak bizi kullanamazlar. Iste o zaman is isten cikilmaz hal alir.

    Yani bu krizin bir kac aylik etkisinden daha uzun etkileri olacagini herkesin gormesi gerekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusya'nin SU-30, SU-33, SU-35 ve SU-37 ucaklari ayrica MiG-31, MIG-35 ucaklari tamamen yeni teknoloji urunudur ve Amerikan F16, F18, F22, F35 ucaklarindan kat be kat ustundur. Bu ucaklarin manevra kabiliyetini gormek icin youtube'a gidip "cobra manevour" seklinde bir arama yapin. Bu manevralari yapabilen baska ucak yoktur dunyada. Bahsettigim ucaklarin radarlari Rus, Israil ve Hindistan tarafindan ortak gelistirildi (evet Israil dogru okudunuz). O kadar yuksek ve gizli teknoloji ki ortak tatbikatlarda bile radarlarin kullanilmasina (acilmasina) izin verilmez sinyalleri ABD tarafindan alinip teknolojisi kopyalanmasin diye. Rus S400 fuzeleri dunyanin en gelismis yerden havaya savunma sistemidir. Biz de satin almak istedik (fiyati Amerikan patriot'larindan cok cok daha pahali olmasina ragmen) ama satmadilar hakli olarak. Suriye'de nuh nebiden kalma SU-24 ucaklarini ozellikle kullaniyorlar cunku bunlar bombadriman ucagi, havada dogfighting'e girmesine gerek yok, ayrica dogfighting yapmak gerekecek dusman yok (ta ki Turkiye Rus ucagini dusurunceye kadar). Simdi S400 ler, SU-35 ve MiG-35 ler gelsin bakalim Malatya'dan Diyarbakir'dan ucak kaldirabilecek mi Turkiye. Bu bahsettigim ucak ve fuzelerin menziili 400 KM'dir. F16'lar bu ucaklari daha radarda bile gormeden bu ucaklar fuzelerini atesleyip coktan geri donmus olur. Bir tek MIG-31'leri gondermezler cunku onlar Mach 3.2 (sesten 3.2 kat hizli) yapabilen ve cok genis Rus hava sahasini korumak icin yapilmis ucaklardir. Kiminle dans ettiginizi bilin ona gore oynayin...

      Sil
    2. Desene yüzbin dolarlık füzeyle çizilmiş rusun karizma.Birde rus silahlarının ABD silah sistemlerinden ileri olduğunu düşünmek en azından ortalama bir akıl için bile komik.ABD savunma bütçesi bulanık dimağlara cevap olmalıdır diye düşünüyorum.Burada Rusya ve ABD silahlarını karşılaştırmakta çok gereksiz olmuş bence.

      Sil
    3. bilgisizlik kötü tabi: it dalaşı modern savaşlarda olmaz, hava savunma sistemleriyle işler bitirilir ondan sonra uçaklar bomba atarlar o nedenle "fighter" denilen uçakların sonu bu son nesille gelmiştir. bundan sonra insansız ucaklar yer radar sistemleri vb. kouşacaktır. rusların savaş teknolojileri iyi olsada abd ile yarışacak seviyede değildir. rus uçakları şöyle iyi böyle iyi denmektedir evet iyidir ama yeterli değildir. Rusya tehlikeli bir ülke ancak Türkiye uçak kaldıramayacak iddasıda saçma hava savunma ve radar bozucular tahmin ettiğinizden çok daha üstündür ayrıca abd havadan havaya füzeleri rus havadan havaya füzelerden çok daha gelişmiştir, karadan havaya ruslar kağıt üstünde iyi görünsede gerçekte o kadarda üstün olmadığı hazırlıklı olunan yapacakları ilk denemede görülecektir. hazırlıksız yakalanıldığında ne olduğunu su-24 gördü. ruslar esasen uçak düşürülmesine bir şey demezdi ancak o görüntüler fena karizma çizdirdi.

      Bir şey devamlı unutuluyor hep hükümet suçlanır ama unutulmamalıki Türkiye uzun süreden beri etrafında bir çemberle daraltılmaya çalışılıyor akdenizde yapılan deniz kontrol antlaşmaları, karadenizde alan daraltılması, iranının kuzey ırakta ve ırak içerisinde baskısının artması, AB'nin batıdan ekonomik olarak sıkıştırması(gümrük birliğinin ab serbest ticaret antlaşmalarını kapsamaması) vs. en sonunda köşeye sıkışan kedi karşısında köpek olsada beklenmedik şekilde davranır. Konuyuda hükümet şöyle böyleye getirmeyelim aksi halde hükümet gitsinde ülke esir olsun gibi saçma mantığa yol açar hükümet elbet bir gün gider ama kaybetiğimiz alanları almamız mümkün olmayabilir.

      Sil
  2. Hocam sizden böyle bir yazı bekliyordum zaten çok beğendim yazınızı. Size bir istek sunmak istiyorum; uzmanlık alanınız ekonomi olmasına rağmen güncel konularda da yazılar yazsanız çok iyi olmaz mı ? Örneğin güncel olması açısından Tahir Elçi'nin katledilmesi konusunda böyle bir olayın bir ülkeye ne gibi ekonomik zararlar getirebileceğinden bahsetseniz.Hem güncel konular hakkında bakış açısı edinmiş oluruz hem de güncel olduğu için daha ilgiyle okuruz. Aynen bu yazınız gibi. Teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Ben o konulara girmiyorum o konularda benden çok daha iyi yazan ve yazacak olanlar var.

      Sil
  3. Biz en çok ithalatı Rusya ile mi yapıyoruz?... Ben ABD ile diye biliyordum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğal gaz nedeniyle Rusya 1 numarada.

      Sil
  4. İthalatımızdaki en büyük kalemin doğalgaz olduğunu düşünüyorum. Şimdilik birşey yok ama bu kış elektrik sobası ufo vb. Ürünlerin ticaretini yapan insanlar bence iyi kazanacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yahu elektriğin %30'u doğalgazdan sağlanıyor ülkede. bursa'daki doğalgaz çevrim santrali çalışmazsa marmara bölgesi elektriksiz kalıyor. Biraz daha geniş düşünün

      Sil
    2. Elektrik uretiminin 60%'i da dogalgazdan karsilaniyor.

      Sil
    3. Yazının sonundaki atasözlerini onun için yeniledim.

      Sil
  5. Verimli bir bilgi makalesiydi.makaleniz kadar paylaştığınız atasözleri de güzel.teşekkür ederiz bilgilendirdiginiz için.

    YanıtlaSil
  6. Ahmet hocam, mahlut ne yahu? İlk kez duydum...

    YanıtlaSil
  7. 'Yakmayın çocukları' yazmışsınız.

    https://pbs.twimg.com/media/CU_Od8pWEAIholL.jpg

    https://pbs.twimg.com/media/CU_Od_lXAAArP9K.jpg

    Niçin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Baksanıza 400 bin İİBF mezunu işsiz.

      Sil
    2. Çocuk o kadar güzel ki kıyamadım ekonomiyle uğraşmasına.

      Sil
    3. Yalnız Hocam o çocuk bir gün basın toplantısında şunları söylerse:

      "Yıllar önce, ben daha küçücük bir çocukken, elime Mahfi Hoca'mızın kitabını tutuşturarak bir fotoğraf çekmişler. Şimdi Hoca çoktan toprağa karıştı, nur içinde yatsın...

      Ama ben o kitap sayesinde bugün buralara geldim, ekonomi bakanı oldum. Mahfi Hocamın ömrü yetmedi, 121 yaşına kadar yaşadı ama benim ekonomi bakanı olduğumu göremedi ne yazık ki...

      Bize sürekli aklı, bilimi telkin ettiği için ona sonsuz teşekkür borçluyuz...

      İşte bu sebeple yapısal reformları bizim kuşağımız yaptı!

      Mahfi Hocamız gittiği yerde bizle ne kadar iftihar etse azdır..."

      Ne yaparsınız?

      Sil
    4. Ölmüş olduğum için bir şey yapamam.

      Sil
  8. Hocam elinize sağlık, çok faydalı bir analiz olmuş. 2015-2014 karşılaştırmasına, düşen petrol fiyatlarının ve ona bağlı gaz fiyatlarının etkisi de eklenebilir. Enerjiye yönelik tarihsel bir değerlendirmeye göz atmak isterseniz: http://enerjiuzmani.blogspot.com/2015/07/july-08-2015-turkiye-rusya-iliskisinin.html#more
    İyi çalışmalar dilerim, saygılarımla,
    Okan YARDIMCI

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Ayrıca paylaşım için de sağolun.

      Sil
  9. Hocam,

    Kendi fikirlerimizle, dini yaşayışımızla, hayata bakışımızla, gündelik meşgalelerimizle uyuşmadığını düşündüğümüz insanlara taş atmaktan, onlara ayrımcılık uygulamaktan, onları hakir görmekten, ve en acısı ensesine nişan alarak öldürmekten ne zaman, nasıl vazgeçeceğiz Hocam!

    Düşünüyorum, düşünüyorum... Bu sorunun cevabını bulamıyorum Hocam...

    Hani o meşhur yapısal reformlar var ya. Galiba ilk önce, kafamızın içinde yapısal reform yapmalıyız ki, ekonomiye sıra gelsin...

    Biliyorum siz iktisatçısınız. Ama yukarıda sorduğum soruyu sizin de kendinize sorduğunuza eminim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar doğru bir saptama ki bu. Kafamızın içini, düşünsel yapımızı reforme edemezsek zaten yapısal reform filan yapamayız yapsak da uygulayamayız.

      Sil
  10. Sayın Hocam Türkiye'nin ithalatında Çin Rusya'nın hemen ardından 25 milyar dolar ile ikinci sırada yer almaktadır. Almanya üçüncü sıradadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir karışıklı olmuş, düzelttim teşekkür ederim.

      Sil
  11. Hocam Türkiye-Rusya ekonomik ilişkilerini ortaya koyan en özlü ve kısa bir değerlendirme. Müteahitlik hizmetlerinden yaş meyve sebze ticaretine kadar her konuyu aydınlatacak şekilde anlatmışsınız. Bir an için 'Uluslar arası ilişkilerde kalıcı dostluklar yoktur'' kuralını cebimize koyalım. Ama Rusya interlandı ile birlikte 200milyonluk nüfusu ile muhteşem bir komşu. Bu muhteşem komşunun hiç bir zaman bir Antalyası olmayacak, hiç bir zaman gıda kaynakları (sebze, meyve, zeytin, zeytin yağı bakımından doğası gereği yeterli oymayacak ve önemlisi Ruslar henüz bir Avrupalı gibi tüketmeyi bilmiyorlar. Ayrıca istesek de istemesek de Rusya ortaasya Türk Cumhuriyetlerini kontrol eden bir ülke. SSCB'den sonra kardeş cumhuriyetlere yolumuz açılmıştı. Türkiye interlandı genişlemişti. Gerçekte neye hizmet ettiği çok tartışmalı olan uçak düşürme bütün bunlara zarar vercek ve uzun yıllar Türk-Rus ilişkilerini buzdolabına atacak bir eylemden öteye gidemeyecektir. Rusya gibi 200 milyonluk bir nüfusa sahip bir ülkeyi kazanmak gerekiyor. Bu arada şunu da ekleyeyim uçak krizi öncesi 1 TL olan hıyarı krizden sonra iki gün bekledikten sonra 0,45 TL'ye ancak satabildik. Normal şartlarda 1 TL fiyatı bile düşük iken 0,45 TL ye satmak zararın büyüklüğü noktasında yeterli fikri veriyor sanırım. Bizim bir hasatta topladığımız hıyarın zararı marjinal fayda bakımından ortalama bir devlet memurunun iki aylığı, millet vekili maaşının bir aylığı, ihracatçının bir tırı, tek M bir Migrosun bir günlük cirosunun yok olmasıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler katkılarınız için.

      Sil
  12. Rusya'da calisan arkadaslarimdan duydum bu fikrayi. Yunanistan bu sene ekonomik olarak zor duruma dusunce bir ara Rusya Yunanistan'in borclarini odeyecek diye bir soylenti cikmisti hatirlarsiniz. Bunu Putin'e sormuslar, Putin "komsularimiza yardim etmek bize itibar kazandirir demis". Ama Yunauistan ile komsu degiliz ki demisler, Putin de "bu sadece zaman meselesi" demis. Simdiye kadar hicbir NATO ulkesinin Rus ucagi dusurmemis olmasinin bir sebebi var. Hic bir havaci Ruslar ile havada kapismak istemez. Malesef Turk Hava Kuvvetleri bunu beceren ilk ornek oldu. Umarim Rusya'nin tepkisi sadece ekonomik yaptirimlarla kalir.

    YanıtlaSil
  13. Hocam ;

    Dış ticaret ve bavul ticaretinde 2014 ihracatımız yazacağınıza yanlışlıkla İTHALAT yazmışsınız.

    birde Tursitleri taşımak için gerekli olan Charter uçaklar var,
    Ülke olarak Charter uçak seferi yapmamız yasak,,Charterlar Rusya tarafından yapılıyor.
    Charter kayıplarıda onlara yansıyacak ,

    iyi akşamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzelttim, teşekkür ederim.
      Charter taşımacılığı kayıpları onlara yansısa da gelecek turistlerin gelmemesi bize yansıyacak.Bizim kaybımız o alanda da daha büyük olacak.

      Sil
  14. Rusya uzayda .Dünyanın en iyi yazılımcılarına sahip . Bu ikisi benim içi yeterli.

    YanıtlaSil
  15. Küçüle, küçüle, yakın zamanda kalmayacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesele su ki biz kuculurken bazilarinin cuzdani buyuyor sifirlaya sifirlaya bitiremiyorlar. Belki de kuculmemizin sebeplerinden birisi de budur zaten...

      Sil
    2. Bir ata sozu daha. Ayi ile yataga giren gozu acik uyur.

      Sil
  16. Türkiye Rusya krizinden Türkiye'nin 1) turizm 2)Rusya daki türk firmalar 4) ürün ihraç eden türk firmaları 4) Türkiye'nin bütçe gelirlerinde düşüş 5)enerji yönünde kırılganlık oluşacak buda kismen milli gelirin düşmesine neden olacak dolayisiyla büyüme düşüş yaşanacak.bütçe harcamalarında artış meydana gelecek.bütçe açık vermeye başlayacak .Türkiye eğer Rusya da kaybettiklerinin bu etkelerin alternatifini bulamasa kaybını karşılayamazsa 2016 için ekonomik istikrar saglanamayacaktir...Hocam Gökdeniz Karadeniz durumu ne olacak. :))

    YanıtlaSil
  17. Türkiyenin kendi kendine yetebilmesi ve teknolojiyi de üretir hale gelmesi lazım aksi halde, küresel aktörlerin üzerine itilen cüce gibi kalırız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz doğru da bu kadar bilimden uzak bir toplum olarak teknolojiyi nasıl üreteceğiz?

      Sil
  18. Avrupayla vizeleri kaldıdrırsak ekonomik bir etkisi olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim turizm giderlerimiz artacağı için aleyhimize olabilir.

      Sil
  19. hocam şu an yalçın küçük-çıkış-2 kitabını okuyorum.yalçın küçük hakkında ne düşünüyorsunuz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişilerle ilgili yorum yapmıyorum.

      Sil
    2. o zaman kitaplarını okudunuz mu ? okuduysanız hangilerini beğendiniz ?

      Sil
  20. peki bu yaptirimlara karsi Ortadoguya acilsak nasil olur. Arap isadamlari ile ticari iliskiler kursak arap isadamlarinin karadenizde insaat yatirimlari onlari yayla turizmine ceksek . rus yerine kisaca arabi getirsek sikintiyi uzun vadde atlaaltmaz miyiz. Karadeniz bolgesini goc ettirip oraya araplari yerlestirsek orada bir us bir ekonomik guc alani yaratsak nasil olur. Eminim karadeniz halki buna ses etmez destekler. Derhal karadeniz halki karadenizde def edilmeli oralara arabistandan sicaktan sikilmis zenginler getirilmeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arapların yapabileceği bir şey olsa kendi ülkelerine yararları olurdu. ABD'nin üssü konumuna gelmiş petrolün üstünde oturuyorlar.

      Sil
    2. Karadeniz halkını karadeniz'den def edip evinde bakacaksın dimi zihni sinir fikirli?

      Sil
  21. Kırım'ı ilhak ettiği için Rusya'ya birçok ülke ekonomik yaptırım uyguluyor; bir de Türkiye uygularsa sanıyorum ki Rusya ciddî bir sıkıntıya girer. Şunu asla unutmamalıyız: Ruslar bize doğalgazı bedava değil parasıyla satıyor. Doğalgazı kesmesi durumunda boğazların kesileceği sputnik'te dahi dile getiriliyor. Ezcümle her iki devlet de birbirine mahkumdur. Bu arada 1999-2009 arasında yapılan Türk-Rus evliliklerinden bir milyon çocuk doğduğunu da ayrıca belirtmek isterim.

    YanıtlaSil
  22. Hocam mikroekonomi teorisi ve finansal muhasebe kitabı tavsiye edebilir misin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim yeni çıkan Mikroekonomi kitabımı öneririm: http://www.babil.com/urun/mikro-ekonomi-kitabi-mahfi-egilmez
      Finansal Muhasebe için de bu kitap iyi: http://urun.n11.com/muhasebe-ve-finans/finansal-muhasebe-ucretsiz-kargo-P84415812

      Sil
  23. ocak eylül dönemindeki 2,7 mlyr dolar ihracatımız demişsiniz. Başka bir kaynakta yıllık ihracatımızın 5,9 mlyar dolar oldugunu okuduğumu hatırlıyorum. 5,9mlyar dolar geçmiş yıllara ait birr rakamda olabilir.
    sayın hocam sorum şu, burada bahsi gecen 2,7 ve 5,9 milyar dolar ihracatın icerisinde turizim,bavul ticareti ve mütaitlik hizmet gelirleri olmadığını düşünüyorum dogrumudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğiniz rakamların hepsi yazıda var.
      Turizm, bavul ticareti ve müteahhitlik gelirleri bu rakamlara dahil değil. Onları da yazıda ayrıca gösterdim zaten.

      Sil
  24. Rusya'yı ve Putin'i özetleyen bir atasözleri...
    "Ayıyı dansa kaldıran kişi kendisi yorulduğu zaman değil, ayı yorulduğu zaman yerine oturur."
    Rus Atasözü

    YanıtlaSil
  25. Hocam cahilliğimi hoş görmenizi rica ederken sorumu sorayım: Rusya'dan aldığımız emtialar genellikle otomotiv sektörü ve ağır sanayi dallarındaki girdi maddeler bu maddelere Rusya tarafından yapılacak herhangi bir zam ülkece çekerimiz olan bu iki sektördeki kar oranları düşürüp krizin çözülmediğini varsayıp ileriki dönemlerde çarpan etkisiyle cari açığın büyümesi, işsizlik ve enflasyon artışına sebep olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür etkileri hesaplamak şimdilik kolay değil. Ama zam olursa başka yerden alınır.

      Sil
  26. Hocam sayın Zeynep Erataman'ın Bloomberg Türkiye'ye geçiş yaptığını biliyoruz. ABD ham petrolü hakkında kendisinden bilgi almaya ne mutlu ki devam edeceğiz.

    Sayın Burçak Önder çalışmaya başladı mı? Bir şirkette ekonomi müdürü, finans müdürü, CFO, insan kaynakları müdürü, halkla ilişkiler müdürü veya basından sorumlu müdür olarak mı çalışıyor? Hangi birimde çalıştığını söyler misiniz? (Şirketin adını yazmanıza gerek yok.)

    Sayın Melda Yücel Kocaalp'in şu an ne yaptığını ve ne yapacağını söyler misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben NTV de ekonomi yorumları yapan bir kişiyim. Günde sadece 1,5 saatim orada geçiyor, onun da 1 saate yakını program içinde geçiyor. O nedenle ayrıntılı bilgim yok.

      Sil
  27. hegemonyacı haydut devletin biraz dizginlenmesi gerekiyordu, tabi buna Türkiye'nin gücü yetmez ama Obama da Rusya'yla dalaşmak istemiyor..Bunun farkında olan putin, Suriye bahanesiyle ortadoğuya bütün ağırlığını koyuyor..Rusya'nın kibirli tavır ve aşırı tepkisinden çekinen hükümet biraz pişman ve de çaresiz..rusya bundan böye sınır ihlallerini artırsa bile natonun (abd'nin) ne kadar destek çıkacağı meçhul..netice olarak içinde bulunduğumuz durum, komşularla sıfır sorun politikasının en son aşamasına geldiğimizi gösteriyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. maalesef bir sonraki abd başkanının soracağı soru bu olacak "rusyayı bu hale kim getir di"

      Sil
  28. Hocam, Yuan'ın rezerv para olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin'in hem GSYH büyüklüğü hem çektiği yabancı sermaye hem de giderek artan ticaret hacmine bakınca bu gelişme normal görülüyor. Ayrıca ABD ve AB Çin'e parasını dalgalanmaya bırakmasını söylüyor ama Çin dinlemiyordu. Şimdi Yuan rezerv para olunca ister istemez dalgalanmaya bırakılacak. Yani biraz da karşılıklı tavizler etkili oldu diye düşünüyorum.

      Sil
    2. Yuan, rezerv para olunca neden dalgalanmaya başlamak zorunda?... Rezerv para olunca sabit kur politikasını sürdürmek mümkün değil mi hocam?...

      Sil
    3. peki bu gelismeler dunya ekonomisi icin iyi bir gelisme mi``?

      Sil
  29. 18 trilyon dolarlık kamu borcu olan Abd ve dolara bağli Avrupa bir yanda dolar ı rezerv para birimi olmaktan çıkarmaya çalışan Rusya , çin, iran ve zamanla eklemlenecek bolge ulkeleri diger yanda. Tüm bunların ortasında 400 milyar dolarlık borcu ve kürt bölgesi problemi olan türkiye.



    YanıtlaSil
  30. Hocam sizin yazılarınızın ve yorumlarınızın bazılarında tarih okuyup,öğrenmeyi teşvik ettiğinizi gördüm.Ayrıca Hitit ekonomisi ile ilgili kitaplarınız da var... Peki ama mâlum tarih, taraflı değil mi? Yani yazılanlar doğru fakat,gerçek değil.Sadece kendi tarafından bakmıyorlar mı olaylara? Diğer tarafın kitaplarını da okuyun diyeceksiniz fakat hem doğru kitabı bulmak kolay değil hem de olaylar çok taraflı ise hepsine birden bakmak kolay değil.Bu sorunu nasıl hâlledeceğiz?...

    YanıtlaSil
  31. Hocam Rusyadan aldığımız doğalgazla elektrik üretüyoruz.Doğalgaz yerine elektrik üretimimizi Türkiyedeki akarsulardan karsılayamayıp ithalatı bir nebze olsa azaltabilir miyiz?

    YanıtlaSil

  32. Hocam osmanli ekonomisi uzerine bir yazi yazabilir misiniz? Osmanli doneminde akce rezerv para miydi?
    Osmanli akcesi degerini ne belirliyordu. Osmanlilar doneminde kriz donemlerinde akce genislemesi yapildi mi ? yeni fetih edilen ulkerede akce kullanilir miydi Akce nin bugunku tlye donusumu var mi? Akceden neden tlye donduk tipki marktan euroya donen almanya gibi? Butun bu sorulari merak ediyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorularınıza kabaca ben yanıt vermeye çalışayım.

      1- Osmanli doneminde akce rezerv para miydi?

      Evet ve hayır. "Rezerv para" daha güncel bir kavram ve kaydi paranın söz konusu olduğu bir ortamda geçerlidir. Günümüzde karşılığı kıymetli bir maden olan ya da kendisi kıymetli bir metalden yapılmış bir para mevcut değil. Bu nedenle "evrensel olarak güvenilir" statüdeki paralar rezerv para oluyor. Altın "evrensel değerlidir" ama kendisi kıymetli bir metal olduğu için "rezerv para" olarak tanımlanamaz. Benzer biçimde Akçe de gümüşten olduğu için rezerv para değildir. Kendisi bir kıymet içerir. Eğer kastınız paranın muteberliği ve "hilesiz geçerliliği" ise, Osmanlı döneminde genelde en geçerli para Venedik dukasıdır. Zamanının dolarıdır.

      2- Osmanli akcesi degerini ne belirliyordu?
      Diğer tüm paraların değerini ne belirliyorsa o. Yani arz ve talep denebilir. Gümüşten olduğunu söylemiştim. Başta 90 ayarda basılan ya da "kesilen" sikkeler daha sonra ayarı düşürülerek kesilmiştir ve böylece diyelim ki 1 kilo (1000gr) gümüşten 1000 sikke kesilmekte ise içine katılan diğer madenlerle değeri düşürülmüş ve kilosu 1100 grama çıkarılmış ve böylece aşağı yukarı aynı bedele 100 akçe daha kesilebilmiştir. Bu da paranın değerini ve gücünü düşürür. Bu nedenle de zamanlar güvenilirliği ve kabul edilebilirliği azalır. Bu gibi durumlarda Florin ya da Duka gibi diğer para birimleri tercih edilir hale gelir.

      3- Osmanlilar doneminde kriz donemlerinde akce genislemesi yapildi mi ?

      Hem de nasıl. Bakınız bir önceki madde. Akçe söz konusu olduğunda en büyük sorun Amerika'nın keşfi oldu aslında. Amerika kıtasında bol bulunan gümüşün Avrupa ve Osmanlı pazarlarına akması değerini düşürdü. Bundan sonra Osmanlı ekonomik sorunlarla boğuşmaya başladı.

      4- Yeni fetih edilen ulkerede akce kullanilir miydi?

      Evet ve hayır. Akçe resmi geçerliliği olan bir paraydı elbette ama paranın kendisi değerli olduğu için Osmanlı hazinesi açısından eldeki paranın Duka mı, Florin mi yoksa Akçe mi olduğu çok önemli değildi. Hazinenizin 1/3'ü Florin, 1/3'ü Duka, 1/3'ü de Akçe olabilir ve hiçbir şey farketmez çünkü hepsi değerli metalden. Aralarındaki fark içerdikleri değerli metalin oranıdır. Eğer Akçeye gümüş dışında bir şey karıştırdıysanız değeri daha düşük olur. Bu nedenle Duka sağlam paraydı.

      5- Akce nin bugunku tlye donusumu var mi?

      Kastınız elinizde olan bir Akçe'yi bozdurmak ise içerdiği gümüş miktarından çok tarihsel değeri vardır. Bunun dışında bir tür gümüş olarak değerlendirilebilir. Bunun dışında Osmanlı Akçesinin günümüzde bozdurulması diye bir kavram yok çünkü geçerli bir para değildir.

      6- Akceden neden tlye donduk tipki marktan euroya donen almanya gibi?

      Akçe'den TL'ye dönmedik. Osmanlı'da paranın tarihi uzun ve karışıktır. Altından basılan Sultaniler vardır. Akçe aslında 1700lere gelmeden kalktı. Akçeden sonra bakırdan basılan Mangır geldi. Sonra da kağıt para ve Kayme gelir. 1870lerde de Lira'ya geçildi. Bunların nedeni tamamen değer değişikliğidir. Yani sanayi devrimini kaçıran Osmanlı zaten uzatmalı bir düşüşe girmişti ve farklı yörelerin kendine has özellikleri yönetimi güçleştirmekte idi. Karman çorman bir finansal düzeni vardı son 200 yılında. Akçe'den Lira'ya geçiş aslında Lira^'dan 3 sıfır atmak ile aynı anlamda idi. Bu değişiklik yapılırken biz de Lira'nın adını değiştirseydik aynı şeyi yapmış olacaktık.

      Umarım yardımcı olabilmiştir.

      İ.İ.

      Sil
  33. Hocam,mezun olmadan önce derste hocanın sınıfa yönelttiği bir soru vardı; Türkiye'de aynı anda hem yüksek enflasyon hem de yüksek işsizlik varsa kısa dönemde her ikisini birden nasıl düşürürüz?... Uzun dönemde işimiz kolay faizleri düşürüp kısa dönemde yatırımları artırarak işsizliği azaltır, yatırımlarla gelen yeni ürünlerle de uzun dönemde enflasyonu düşürebiliriz.Fakat kısa dönemde ne yapabiliriz ki? (Hoca döviz kuru ile ilgili bir şeyler söylemişti.Önce kuru düşürüp 4-5 aylığına ara malı ucuza alırız,sonra tekrar kuru yükseltip ithal malı pahalı hale getiririz falan demişti ama ben tam anlamadım.)

    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  34. Putin Takes Ineffectual Aim at Turkey

    (By Leonid Bershidsky, NOV 30, 2015)

    President Vladimir Putin is so angry with President Recep Tayyip Erdogan of Turkey that he won't talk to him on the phone or meet with him at the United Nations climate talks in Paris. But Putin can't do much to hurt Erdogan or his country; he can only make life a little more difficult for Russians.

    Putin has demanded an apology and compensation from Turkey for shooting down a Russian bomber that had strayed into its airspace. Erdogan wants Russia to apologize. The war of words, waged through the media, has given rise to an outpouring of anti-Turkish rhetoric from the Kremlin's propaganda outlets. It became difficult for Turks to visit Russia or bring goods there. Yet Russia hasn't done much to impose specific economic sanctions or taken military action, making Putin's emotional reaction look puerile and ill-considered.

    Immediately after the downing of the warplane, Russia promised that its bombers flying missions in Syria would always be accompanied by fighter planes, and it deployed S-400 antiaircraft systems at its airbase in that country. Russian propaganda outlets are reporting that the presence of the air defenses has prevented the U.S.-led coalition from conducting airstrikes in Syria. The allies have denied that claim, and even if it were correct, the only beneficiary would be the Islamic State, which Russia has called its enemy No. 1 in Syria.

    None of this much affects Turkey, because it isn't conducting airstrikes. There's also little risk that more Russian planes might fly into Turkish airspace or that Turkey might shoot down another one: Neither country wants war, and that is a better deterrent than the S-400s.

    Russia's domestic propaganda machine churns on all the same. Dmitri Kiselyov, host of the weekly Vesti Nedeli program, the most popular news show on state television, has accused Erdogan of a range of evils, from buying Islamic State oil to trying to restore the Ottoman Empire. The ultranationalist legislator Vladimir Zhirinovsky demanded that 100 Turkish pilots be killed as revenge for the Russian who died after bailing from the aircraft last week. The Russian airwaves are filled with vows that the Turkish affront will never be forgotten or forgiven.

    There also have been dozens of incidents of Turkish citizens being denied entry to Russia despite the visa-free regime between the two countries, and of Turkish goods being declared unfit for sale in Russia on "sanitary" grounds. In Moscow, several hundred people threw eggs and stones at the windows of the Turkish Embassy as the police looked on. In Ulyanovsk, locals pulled down a Turkish flag at the local brewery, owned by Anadolu Efes, which is based in Istanbul.

    In addition, on Nov. 28, Putin ordered visas for Turks reintroduced starting in January and controls strengthened for Turkish trucks and ships. He also banned the hiring of Turkish workers starting next year and asked the government to develop an economic sanctions package.

    >>>

    YanıtlaSil
  35. On Monday, top government officials discussed ideas for punishing Turkey, and came up with a ban on the sale of package tours and charter flights, curbs on truck traffic and an embargo on fruit and vegetables. The latter won't be effective immediately: Deputy Prime Minister Arkady Dvorkovich said any measures must not lead to price rises. Russia's food embargo against most Western countries, imposed last summer, led to 20 percent to 30 percent price jumps. As it is, Russia reported an 11.7 percent drop in retail sales in October, compared with a year earlier.

    The fruit and vegetable embargo and the disruption to tourism are painful for both sides, but could hurt ordinary Russians most. Turkey's agricultural exports to Russia reached $1.2 billion last year, about 7 percent of total food exports. Turkish farmers probably will close the gap without much trouble. Last year, their counterparts in Europe experienced an increase in exports despite the Russian embargo.

    For Russia, the loss is greater: About 20 percent of vegetable imports are from Turkey, as are about 90 percent of citrus fruit sold in major retail chains.

    And Turkey was by far the biggest tourist destination for Russians last year, attracting 3.3 million visitors, almost 19 percent of the Russian tourists who traveled overseas. Turkish resorts made billions, but losing this trade won't be a matter of life and death for the industry. According to the Ministry of Culture and Tourism, last July, at the height of the tourist season, Turkey received 686,256 Russian visitors and almost 3.1 million from Europe.

    The ruble devaluation has made European vacations too pricey for most Russians. Egypt, the second most popular destination last year, has been off-limits since a terror attack brought down a passenger plane last month.

    Putin could have hurt Erdogan much more by cutting off the flow of Russian natural gas -- Turkey is 60 percent dependent on it -- or scrapping the construction of Turkey's first nuclear plant by Russia's state-owned Rosatom. Russia's energy suppliers would lose a lucrative market, and the natural gas supplier Gazprom would stand to lose southern Europe, too -- to suppliers such as Azerbaijan and Iran. Azerbaijan already pipes gas to Turkey, and would be happy to supply more. Instead of risking that, the Russian government is imposing new costs on its own citizens, hoping it can offset them with inflammatory propaganda.

    Despite the tactic's past efficiency, it's getting hard to sustain given how many enemies Putin has made during his third presidential term. As their country clashes with a growing number of its neighbors and the world closes in, Russians may eventually realize that perhaps Putin is the problem, not the solution. For now, though, Putin's angry rhetoric finds support at home -- and is feeding a similar vindictive mood in Turkey, which is making Russian cargo ships wait for hours before they're allowed to pass through the Bosphorus.

    Erdogan is as adept as Putin at using foreign threats to distract his citizens, but he doesn't have as many adversaries. He's likely to benefit more than Putin from the crisis.

    [ http://www.bloombergview.com/articles/2015-11-30/putin-takes-ineffectual-aim-at-turkey ]

    YanıtlaSil
  36. Hocam Rusya'dan doğalgaz ithal etmemizi zorunlu kilan bir anlasma var mi ?

    YanıtlaSil
  37. Hocam merhaba enflasyonu en çok etkileyen kalemlerden olan gıda fiyatları bu süreçte olumlu yönde etki gösterir mi?kısa ve uzun dönem nasıl olur? Saygılar

    YanıtlaSil
  38. Laleli ve osmanbey piyasası daha şimdiden batmış durumda .BU KRİZ DOMİNOTAŞI GİBİ TEKSTİLLPİYASASI İÇİN .zİRAHAZIR GİYİM DEN BESLENEN AKSESUAR, KUMAŞ PİYASASIDA DURACAK. lALELİVE OSMANBEYDE DÜKKANLAR KAPANMAYA BAŞLADI BİLE YILLARDIR O PİYASADAYIM. çOĞU DÜKKAN SİFTAHSIZ KAPANIYOR.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yasallığı pek tartışmalı olan normalde ihracat antlaşması olarak yapılacak işi tükandan yapıp bununda sonsuza kadar devam edeceğini zannedersen batarsın er yada geç...

      Sil
  39. Tamamlayici olmasi amaciyla:

    http://consilienceconsulting.co.uk/2016/01/08/russia-and-turkey-the-future-of-economic-relations-after-the-downed-plane/

    YanıtlaSil
  40. Hocam merhaba,

    Marshall-Lerner Koşulu bağlamında Rusya ile ihracatımızı yorumlayabilir miyiz ?

    YanıtlaSil
  41. hocam elinize sağlık, çok aydınlatıcı bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...