20 Aralık 2015 Pazar

Andromeda, Cinderella ve Godot Kompleksleri

Andromeda’nın Öyküsü
Yunan mitolojisinin öykülerinden birisidir Andromeda öyküsü. Andromeda, Habeşistan (Etiopya) kralı Kepheus ile Kassiepeia’nın kızıdır. Kassiepeia, güzel ve bir o kadar da kibirli bir kadındır. Bütün Nereus kızlarından daha güzel olmakla övünür ve onları aşağılar (Nereus kızları diye adı geçen kızlar Nereus ile Okeanos’un elli kızıdır. Mesela Akhilleus’un (Aşil) annesi Thetis bir Nereus kızıdır.) Nereus kızları, bu aşağılanmaya dayanamadıkları için Kassiepeia’yı denizler tanrısı Poseidon’a şikayet ederler. Poseidon, insan yiyen bir ejder göndererek Habeşistan’ı birbirine katar. Kral Kepheus bu durumdan kurtulabilmek için kâhinlere danışır, Kâhinler, kızı Andromeda’yı ejdere kurban etmesinden başka çare olmadığını söylerler. Kepheus, kızı Andromeda’yı zincirlerle bir kayaya bağlayarak ejderhaya kurban olarak sunar. Pegasus’un sırtında gökte dolaşan Perseus, ejderhanın Andromeda’ya yaklaştığını görür ve yere inerek ejderhayı öldürür. Andromeda, kurtarıcısı Perseus’a aşık olur ve kral Kepheus’un da onayını alarak evlenirler.     

Cinderella’nın Öyküsü
Anonim bir Avrupa halk öyküsüdür Cinderella. Üvey annesi ve üvey kız kardeşleri tarafından sürekli aşağılanan, itilip kakılan Cinderella, kendisine uygun eşi arayan prensin düzenlediği baloya katılır. Baloda prens, Cinderella’ya aşık olur. Gece yarısı olmadan önce eve dönmesi gereken Cinderella kaçarken kristalden yapılma ayakkabılarından birini düşürür. Prens, bütün ülkeyi gezerek bu ayakkabının sahibini arar ve sonunda Cinderella’yı bularak onunla evlenir. Böylece Cinderella, kötü kalpli üvey anne ve üvey kız kardeşlerinden kurtularak mutluluğa erişir.

Andromeda ve Cinderella Kompleksi 
Andromeda’nın öyküsünden hareketle geliştirilen psikolojik yorum eskidir. Daha yeni olanı Cinderella’nın öyküsünden yola çıkılarak geliştirilen Cinderella kompleksi ilk kez Amerikalı yazar Colette Dowling’in 1981 tarihli ‘The Cinderella Complex: Women’s Hidden Fear of Independence’ adlı kitabında ortaya konulmuştur.

Andromeda kompleksi ve Cinderella Kompleksi, karşılaştığı çeşitli zorluklardan, baskılardan, aşağılanmalardan veya üstüne kalan sorumluluklardan kurtulmaya çabalayan kadınların bir erkek tarafından kurtarılmayı beklemelerini açıklayan analizlerdir. Çoğu kadında bilinçli ya da bilinçsiz bir biçimde oluşan bu kompleks (beyaz atlı prens kompleksi de denebilir) kendi başlarına harekete geçme kararlığını yok ederek yaşamlarını olumsuz biçimde etkilemektedir.

Bu tür durumlarla karşılaşan kadınların bu durumdan kurtulabilmesi için gerçek kurtarıcının kendileri olduğunun farkına varması çoğu kez yeterlidir.  

Godot’yu Beklerken
Godot’yu Beklerken, İrlandalı yazar Samuel Beckett’in en ünlü oyunudur. Absürd tiyatronun önde gelen örnekleri arasında sayılan oyunun iki ana karakteri, Wladimir ve Estragon (Didi ve Gogo), bir türlü gelmeyen Godot’yu beklerler. Bu bekleme süresince Wladimir ve Estragon, konuşmaya bile değmeyecek, sıradan konuları konuşur dururlar. Beckett, bu anlamsız bekleme ve o sıradaki değersiz konuşmalar aracılığıyla bir yandan yaşamın yani varoluşun saçmalığını, bir yandan da insanların sürekli bir kurtarıcı beklemeye olan bağımlılığını vurgular. Wladimir ve Estragon, Godot’yu beklemekle saçma bir iş yaptıklarının farkında olsalar bile bu saçmalıktan vazgeçemezler bir türlü. 

Godot Kompleksi
Samuel Beckett’in Godot’yu Beklerken’de tanımladığı umutsuz bekleyiş de Andromeda ve Cinderella kompleksleri gibi ele alınabilir. Beckett’in Godot’yu Beklerken’de anlattığı gibi geleceği biçimlendirme yönünde bir eyleme girişme umutları kalmamış olan insanların bilinmez birisinin gelip bir şeyler yapmasını, kendilerini içinde bulundukları durumdan kurtarmasını beklemelerine Godot Kompleksi adını verebiliriz diye düşünüyorum. Bu kompleks bizim toplumumuzda oldukça yaygındır. Şirkette ya da ülkede işlerin kötüye gittiğini düşünen insanlar hep bir kurtarıcının gelmesini bekler durur.

İnsanların çoğu, bu gibi sıkıntılı durumlarda kurtarıcının kendilerinden başkası olmadığını göremezler. 

62 yorum:

  1. Bu yazınızın bir çok insan için kurtarıcı olacağını düşünüyorum. Bireylerin kurtarıcılarının kendileri olduğunu fark ettiren bir kahramansınız. Keyifli pazarlar hocam.

    YanıtlaSil
  2. Hocam "devlet ana", "devlet baba" kavramları. . "nerde bu devlet" yakarislari.. Bu teorilerin kültürümüz için doğru olabileceği yorumunu destekliyor.. Ancak bu bence tamamen ne andromedanin ne de cindrellanin suçu. . Bu ilişkide asıl sorumlu sorunlarını çözebilecek nesiller yetiştirmeyen.. hatta bunu ihmal eden degil tam tersine kendine bağımlı olmasi için _hiç temenni etmiyorum_ ugrasan bir üst bilinç çabası var Kültürümüzde. . onun da kendine göre nedeni var.. iyi ana baba böyle olur sananlar..ki düzeltilebilir. . ve kendine bagimli çocukları olmadan bir var olma dusunemeyenler.. bunu varlıklarının sonu olarak görenler. .ki affedilebilir mi?..)

    YanıtlaSil
  3. Hocam dolar nolur? Saka saka, bunu hanima okutayim... Elinize saglik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocamiz inisli cikislida olsa dolarin yonu 2016 dada yukari dedi bircok yazisinda

      Sil
  4. Hocam yine eğitici ve öğretici mükemmel bir yazı olmuş. Her gün yazınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Hocam bir konuda tavsiyelerinize ihtiyacım var. Hazine Müsteşarlığı uzman yardımcılığı yazılı sınavını geçerek mülakata kaldım, iktisat alanından. Acaba mülakat için önerileriniz nelerdir özellikle genel kültür açısından? İlk mülakatım olacak ve fazlasıyla heyecanlıyım şimdiden teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
  5. Hocam Cinderella komoleksinin doga ve evrimle tutarli oldugunu dusunebiliriz. Erkek avci, toplayici, kadin cocuk yapn, soyun devamini saglayan diger oge.
    Burada cok detayli aciklamak istemiyorum ama buyuk resme evrim penceresinden bakinca taslar her zaman yerine oturuyor.
    Godot komoleksine gelirsek... Bu saniyorum bircok millette mevcut. Ama biz ne ara bu sekilde evrildik, bilemedim.

    YanıtlaSil
  6. Mahfi Hocam, yine harika bir yazi olmus. Elinizi gonlunuze saglik!

    YanıtlaSil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Sağolun.

      Sil
    2. Hoca da beni en cok ceken sey o cikarttigi dalga, kopurtmesi.

      https://www.youtube.com/watch?v=H3hskbuFtVI

      Sil
  8. İki küçük ekleme yapmak istiyorum, Perseus'un öldürdüğü canavarın adı 'Kraken' olup dev bir ahtapot idi.Zaten Karayip Korsanları filminde de işlenmişti (Davy Jones'un yaratığı) Perseus, Kraken'i Medusa'nın kesik başı ile taşa çevirerek öldürmüştü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım Perseus'un Medusa başını tutarak öldürdüğü canavar değil de Andromeda'nın amcası.

      Sil
  9. hocam günümüz Türk kızlarının durumunu anlatıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece Türk kızları değil bütün bu coğrafyanın kızları.

      Sil
  10. Hocam emeğinize sağlık. Kendime Yazılar başlı başına bir okul ve ben bu okulun bir mensubu olmaktan dolayı kendimi şanslı sayıyorum. Hocam merak ettim de burada yazdığınız yazıları bir kitapta toplama fikriniz olduğunu söylemiştiniz bunu hala düşünüyor musunuz? Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Şimdilik hala düşünce.

      Sil
  11. Bizim gibi toplumlarda bunun bir tezahürü de Mehdi beklentisidir. Mehdi özel bir kişidir ve yeryüzüne gelip bütün insanlığı doğru yola iletecektir diye anlatılır. Sırf bu beklenti yüzünden münzevi yaşayan insanlar var. Bunun bir efsane olduğunu anlatmak, ne kutsal kitaplarda ne de üzerinde fikir birliği sağlanmış dini kaynaklarda yeri olmamasına rağmen bu algının topulmlara nasıl yerleştiğini anlamak çok zor. Hele bir de dinin, insanın kendi eliyle yaptığından başkasının karşılığının olmadığını belirtmesine rağmen. Herhalde insan denen varlık hikayeleri dinlemekten çok onlara inanmayı daha çok seviyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehdi biraz daha farklı bir figür.

      Sil
    2. Mehdi meselesi maalesef yanlış anlaşılıyor. Kuran`ın ifadesiyle "Kişiye ancak çalıştığının karşılığı vardır".
      Müslümanlar, bir Almanın bir Çinlinin çalıştığı kadar çalışıp kendi durumlarını düzeltmedikleri sürece sefalet çekmeye devam ederler. Allah'ın kanunu böyle.

      Sil
  12. Hocam konu dışı bir soru sorayım.
    TCMB nin salı günü faiz kararı ve kur yönü ile ilgili öngörüleriniz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda öngörüm yok. Sonuçta o biraz falcılık olur. Ama ne yapması gerekir derseniz politika faizini 7,50'den 8,00'e çıkarması ve gecelik faizin alt limitini de 7,25'den 7,75'e yükseltmesi gerektiğini düşünüyorum.

      Sil
  13. Hocam hayatınızda hiç Köln katedraline gittiniz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Köln'e gittiğimde katedrale de gitmiştim. Çok etkileyici bir yapı.

      Sil
  14. sn. Mahfi Eğilmez yazdıklarınızı zevkle takip ediyorum. kendinize yazıp, bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  15. Hocam, yazınız müthiş bir hafta sonu yazısı gibi olmuş. Bir de "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az." özdeyişindeki gibi. TEŞEKKÜRLER.

    YanıtlaSil
  16. Şimdi Yapısal Reformları beklerken, Godot Kompleksine mi yakalandık :=))

    YanıtlaSil
  17. hocam kızın hangi kastta doğduğuna bağlı bu,Türkiye'de gizli bir kast sistemi var,Bizim working class'ın kızları yukarıdaki hikayeleri doğruluyor ama üst kastlardaki kadınları ben kadın saymıyorum onlar çoğu erkekten şanslı,güçlü ve zengin,yüzlerine baksan öyle bir ifade görürsün ki sanki kız askeri akademide okumuş duygu muygu göstermezler,bunların durumunu düşüneceğime daha kötü şartlarda yaşayan erkekleri düşünmeyi daha mantıklı bulurum sayın üstad.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sadece Türkiye'de değil her yerde böyledir. Dozu farklı olabilir.

      Sil
  18. Hocam Türkiyenin euroya geçmesi konuluyor sizinde fikirlerini merak ediyorum. Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yunanistan'a bakalım derim.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam fazlasıyla açıklayıcı oldu.😀😀

      Sil
    3. biraz araştır diyor Yunanistan euro ya geçtikten sonra neler olmuş, armut piş ağzıma düş yok diyor

      Sil
    4. aynı zamanda biz adam olmayız da diyor bence...

      Sil
  19. Hocam, bir gün gecikmeyle okudum, harika bir yazı olmuş, elinize sağlık

    YanıtlaSil
  20. Sayın Eğilmez, öğretimle ilgili olarak bir söylem var;
    Sıradan öğretmen anlatır
    İyi öğretmen açıklar
    Yetenekli öğretmen yapar ve gösterir
    Gerçek öğretmen ise esin kaynağı olur.

    Bu nedenle dersi derste öğreten (iyi öğretmen) den ziyade , Gerçek öğretmenlere ihtiyacımız var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2016 için yağ üretim şirketlerinin borsa değerinde yükseliş öngörüyorum.

      Sil
  21. Hocam öncelikle teşekkürler. 30 küsür yaşından sonra, geçmişte hasbelkadar eğitimini görüp üstünkörü öğrendiğimiz konulara tekrar ilgi duymamı sağladınız. Yalnız ekonomiye ilişkin olanlar değil, sanırım hayata dair genel arayış içerisinde olduğumuzdan, bu yazınız da değerli.

    Kurtuluş savaşının, halk olarak bizim zihnimizde Atatürk ile özdeşleştirilip, esasen oradaki ruhu ve vizyonu kavramadan "Atatürk bizi kurtardı..." diyerek geçmemizin nedeni de bu alışkanlığımız/kompleksimiz olabilir diye düşündüm.

    YanıtlaSil
  22. İyiki okumuşum yazınzı hocam :)
    Süpersiniz...

    YanıtlaSil
  23. ever ama yunanistan hic bir deger yaratmayan ekonomi olarak euro semsiyrsinin altina girdi tabi buda agir geldi

    YanıtlaSil
  24. hocam bir zamanlar Fatih Sultan Mehmed koprsunu japonlara tasaron olarak yapan bir sirket bugun hala taseron olarak japonlara Yalova koprusunu yapiyor bu ekonomik gelisim hizina sirketlstimizin ayak uyduramadiginin bir ispati degil mi ?

    YanıtlaSil
  25. Hocam ülkemizdeki mahalle baskısına karşı ne yapmalıyız? Şimdi bir de müslüman yılbaşı kutlamaz diye başladılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahalle değiştir. Ya da tabi ol.Çünkü müslümanlara ait bir gelenek değil sahiden. Fakat kimseyi de dinden çıkarmaz bu eylem.

      Sil
    2. Yılbaşı bütün insanlara aittir. İsteyen kutlar isteyen kutlamaz. Burası laik bir ülke. Kutlayanları ayıplamak da kutlamayanları ayıplamak da boş işlerdir. Aldırmayın. Siz, doğru bildiğinizi yapın, başkalarının size yön vermesine izin vermeyin.

      Sil
  26. Hocam bir de "Kırmızı Pazartesi" sendromu var. Onu da ekleyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
  27. Sanırım Marquez'in Kırmızı Pazartesi romanındaki konuyu dile getiriyorsunuz. Önemli bir saptama ama bunlar kadar genelleştirilebilir değil sanırım.

    YanıtlaSil
  28. Hocam iktisat dışı yazılarınızı da gerçekten ilgiyle takip ediyorum. Hayat deneyimlerinizi ve nasihatlerinizi daha sık paylaşmanızı dilerim. saygılar.

    YanıtlaSil
  29. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  30. hocam merhabalar. Blog sayfasını kullanmada çok iyi değilim ama size konu haricinde bir sorum olacak:
    ben üniversite öğrencisiyim ve 21 yaşındayım. Bir bankada part-time çalışmaya başlayacağım.Banka sadece çalıştığım günlerin GSS(genel sağlık sigortası) ödeyecekmiş. Diğer günleri ben kesin ödemek zorunda mıyım ? cevap verirseniz çok sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu işin uzmanı değilim. Siz Cem Kılıç beye sorun.

      Sil
  31. Ghandi'nin de dediği gibi "dünyada görmek istediğin değişim sen ol"
    (be the cahange you want to see in the world)

    YanıtlaSil
  32. hocam gerçekten bizi özetlemişsiniz kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  33. Douglas Adams'ın Otostopçu'nun Galaksi Rehberi kitabında bir gezegen vardır. Oradaki insan muadili canlıların evrenin oluşması ve kıyametle ilgili inançları; evrenin ve tüm canlıların büyük yeşil varlığın hapşurması sonucu burnundan çıkan ifrazat neticesinde oluştuğu ve bir gün büyük beyaz mendilin gökten inerek, yaratılanların inançlarının kuvvetine ve büyük beyaz mendilin o anki keyfine göre her şeyi temizleyip paklayacağı ya da yok edeceği inançları vardır. Bu kitapta da aslında sizin bahsettiğiniz öyküleri tamamlayıcı bir hiciv var. İnsanların; tüm iyiliklerin ve kötülüklerin yaşanılan zaman ve dünyada olmasa bile, önünde sonunda karşılığını bulacağına inanmaya duydukları ihtiyaç; yaşanılan zaman içinde olanların hesabını yeterince sormamaları yahut sormaya güçlerinin yetmemesi nedeniyle bir bahane yahut kendilerini avutacak bir kavram olarak kıyameti beklemeleri, gelmesi beklenen kurtarıcı kavramından çok uzakta değil kanaatimce.

    YanıtlaSil
  34. Çok aydınlatıcı bir yazı. Teşekkürler Hocam

    YanıtlaSil
  35. Hocam aklıma Deniz hocanın"devletin baba olduğu ülkede milletin anası ağlar" sözü geldi elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  36. Sınavlara hazırlanırken yazılarınızı mülakatta işime yarar diye okumaya başlamıştım. tersi de olmadı zaten. İşe yaradı ama ben hala okuyorum. Demek ki çocukluğumuzdan beri dayatılan sınav odaklı zihniyetin çok ötesinde bir şeyler bulmuşum yazılarınızda. Elinize, kaleminize ve yüreğinize sağlık hocam...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...