15 Aralık 2015 Salı

Ekonomideki Bazı Çelişkiler

Değer Çelişkisi
Bir başka adı elmas – su çelişkisidir. Su, yaşam için vazgeçilmez bir nesne, elmas ise süs ve gösteriş dışında anlamı olmayan bir nesnedir. Buna karşın elmasın piyasa fiyatı suyunki ile ölçülemeyecek kadar yüksektir. Bu çelişkinin nedeni ekonomideki temel meselelerden birisine bolluk – kıtlık, arz – talep meselelerine götürür bizi. Bir şey bolsa (yani arzı talebinden fazlaysa) fiyatı düşer, bir şey kıtsa (yani arzı talepten düşükse) fiyatı yükselir. Su bol, elmas ise kıttır.

Özet: Fiyatı, bir malın ne kadar yararlı ve vazgeçilmez olduğu değil onun ne kadar az ya da çok bulunur durumda olduğu belirler.

Easterlin Çelişkisi
Richard Easterlin’e göre: "yüksek gelir mutlulukla pozitif bir korelasyon içindedir ama uzun dönemde gelir artışı mutluluk artışına yol açmaz.” Bu durumu saptayan anket sonuçları bulunmaktadır. Bu çelişkiden çıkan sonuç, hükümetlerin GSYH büyümesini artırarak insanları mutlu etmeye çalışmaktan çok doğrudan insanların mutluluğunu artıracak konulara yönelmelerinin daha doğru olacağıdır. 

Özet: Parasız olmaz belki ama tek başına parayla mutluluk olmaz

Giffen Çelişkisi
Talep yasasına göre bir malın fiyatıyla talep edilen miktar arasındaki ilişki ters yönlüdür. Bu kuralın istisnasını ilk kez İskoç iktisatçı – istatistikçi Sir Robert Giffen öne sürmüştür. Giffen, 19. yüzyılın ortalarında İrlanda’da ortaya çıkan patates kıtlığının patates fiyatlarını yükselttiğini, bunun patatese olan talebi düşürecek yerde artırdığını görmüş ve bu tersliğin nedenini araştırmıştır. İncelemesi sırasında İrlandalı işçilerin gelirlerinin çok düşük olması nedeniyle beslenmelerini ağırlıklı olarak patates ile karşıladıklarını, et gibi daha pahalı ve kaliteli yiyeceklere daha az bütçe ayırdıklarını gözlemlemiştir. Oluşan patates kıtlığı nedeniyle patates fiyatları artınca bu tüketicilerin patatese ödedikleri bedel de yükselmiştir. Giffen, patates fiyatlarındaki bu artış sonucunda işçilerin, et ve diğer pahalı yiyecekleri almaya paraları yetmez hale gelince paralarının tümünü patates talep etmeye ayırdıklarını görmüştür. Talep yasasına bir istisna oluşturan bu tür mallara Giffen malı, ortaya çıkan bu çelişkili duruma da Giffen Paradoksu (çelişkisi) deniyor. Konuyla ilgili ikinci istisna gözlemini iktisatçılar, Robert T. Jensen ve Nolan H. Miller, Çin’in Hunan ve Gansu eyaletlerinde yapmışlardır. Jensen ve Miller, Hunan eyaletinde insanların temel gıdası olan pirinç ve Gansu eyaletinde buğday talebi üzerine yaptıkları araştırmalarla Giffen paradoksunu çok daha yakın bir zamanda (2007) yeniden test etmişler ve benzer sonuçlara ulaşmışlardır. Ulaştıkları sonuca göre; pirinç, buğdaya göre Giffen malı olmaya daha yakın konumda bulunmaktadır.     

Özet: Her kuralın bir istisnası vardır.

İkarus Çelişkisi
Kral Minos tarafından bir labirente hapsedilen Daedalus buradan uçarak kaçabilmek için kendisi ve oğlu İkarus’a balmumu ve kuştüyü karışımından kanatlar yapar. Kendisi kanatları takıp uçarak kaçmadan önce oğlu İkarus’a gökyüzüne fazla yükselmemesi ve güneşe yaklaşmamasını öğütler. İkarus, babasının ardından kanatlarını takarak uçmaya başlar ve labirentten çıkar. Ne var ki uzun süre hapis kalan İkarus uçmanın ve gökyüzünde yükselmenin tadına doyamaz. Kendisine güveni arttıkça babasının öğütlerini unutarak güneşe doğru yükselir. Güneşin sıcaklığı kanatlarındaki balmumunu eritince de denize düşer ve boğulur.

Danny Miller 1990 tarihli İcarus Paradox adlı kitabında bu efsaneyi iş dünyasına uyarlar. Miller’a göre çoğu şirket, belirli bir başarıya ulaştıktan sonra bu başarı verdiği aşırı güvenle şirket yapısının karmaşıklaşması, maliyetlerin artması, rakiplerin stratejilerini küçük görme gibi yollara kolayca girerler. Bu tür yollara girdiklerinde de genellikle denetimi elden kaçırırlar ve sonuçta çöküşe kadar giderler.

Özet: Aşırı güven, dikkatsizliğin öncüsüdür.

Tasarruf Çelişkisi
Toplumda bir kişinin ya da birkaç kişinin tasarruf etmeye başlaması kendileri için iyi bir şeydir. Ayrıca bu tasarruflar yatırımlar için de kaynak oluşturacağı için yararlıdır. Ama bütün toplum tasarruf ederse bunun sonucu yararlı olmaz. Toplumda herkesin aynı zamanda tasarrufa başlaması, toplam talebin ve dolayısıyla toplam gelirin düşmesine yol açar. Toplam gelir düşünce de tasarruflar düşmeye başlar. John Maynard Keynes tarafından geliştirilen bu yaklaşım Keynesyen ekonominin temellerinden birisini oluşturur.

Özet: Tasarruf, tüketimi düşürecek biçimde geliştiğinde yarardan çok zarar getirir.

Triffin Çelişkisi
Belçikalı iktisatçı Robert Triffin, 1960 yılında Bretton Woods sisteminin sonunda gelip bir açmaza dayanacağını ileri sürdü. O yıllarda ABD Dolarının karşılığında altın vardı. Bretton Woods sistemi, basılan her 35 Dolar karşılığında ABD Hazine kasalarına 1 Ons altın konulmasını öngörüyordu. Doların, altın karşılığı basılmaya devam etmesi, altın karşılığı basılmayan diğer paralar karşısında tercih edilme üstünlüğü sağlıyor ve Dolar rezerv para konumuna giriyordu. Rezerv para konumunda olduğu için Dolara, ABD içinden olduğu kadar dış dünyadan da talep vardı. Triffin’e göre cari açık veren ABD, bu açığı kapatmak için Dolar basıp dünyaya dağıtmaya devam ettikçe insanlar, ABD hazine kasalarındaki altının bu kadar Doların karşılığını vermeye yetmeyeceğini düşünecek ve Dolara güven azalacaktı. Cari açığı kapatmak üzere Dolar basmakla Dolara güven sağlamak arasında oluşan çelişki Triffin Çelişkisi (Paradoksu) adıyla anılır oldu.  

Özet: Her şeyin bir maliyeti vardır.


114 yorum:

  1. Hocam sizin sayenizde 4 sene boyunca ilgi duymadığım iktisata ilgi ve sevgi duymaya başladım. Hem yazılarınız hem de anlaşılır kitaplarınız için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Ne mutlu bana bir katkım olduysa.

      Sil
  2. Hocam dış ödemeler dengesinde sermaye hesabı ve gelir hesabı yatırım geldiğinde pozitif çıktı veriyorsa, dış yatırıma muhtaç turkiye büyüdüğü zaman neden dış açık veriyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birbiriyle ilgili olmayan konuları bir araya getirdiğinizde bir anlam çıkmaz. Sermaye hesabı bir fiziksel olayın nasıl finanse edildiğini gösterir. Türkiye'nin büyümesi fiziksel üretimi artırmasıyla olur. Bu üretimi artırmak için dışarıya sattığınızdan daha fazlasını dışarıdan alırsanız hem büyür hem de dış açık verirsiniz.

      Sil
  3. Sayın Hocam,

    Çekirdek enflasyon(tüik verileri kullanılabilir!) ve reel faizi ve bizi aslında mevcut durumda nasıl etkilediğin bir yazınızda paylaşırmısınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişte yazmıştım ama bir daha yazarım.

      Sil
  4. Hocam en beğendiğiniz iktisatçı kim, Keynes mi?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 'İktisat' diye bir şey yok ki 'iktisatçı' olsun! Saçma sorular sormayınız lütfen!

      Sil
    2. Ekonomi de yok, ekonomist de yok, ekonometrist de yok, floor trader da yok... Sadece hayat var!

      Sil
    3. İktisat bilimi de mi yok

      Sil
    4. Bakınız, 'iktisat'ın yokluğunun en temel ispatlarından birine, yukarıdaki yazıda 'elmas–su çelişkisi' örneği ile kısaca deyinilmiş!

      Asla vakit kaybetmememiz gereken alanları bir de 'bilim mi değil mi' diye sorgulamaya başlarsak, enerjimizi yanlış yerde kullanmış oluruz! Tıpkı 300 küsür seneden fazla tükettiğimiz gibi!

      İşte bir açıklama:

      'Economics is not a science'
      (Joris Luyendijk)

      11 Ekim 2015
      http://www.theguardian.com/commentisfree/2015/oct/11/nobel-prize-economics-not-science-hubris-disaster

      Sil
    5. Ekonominin bilim olmadığını iddia eden bu makaleyi ve yorumları okuyunca, saçma sapan ideolojik söylemlerle ekonomiyi batırıp, ülkelerini ve halklarını sefalete sürükleyen demagogların ruhu şad olmuştur.

      Sil
  5. Hocam ödemeler dengesi tablosunda neden bir dünya standardı yok? Almanya'daki verilerin tabloya yazılış şekli ile Türkiye'deki verilerin yazılış şekli çok farklı. Sadece terimler aynı, okumakta zorlanıyoruz. Ben yanlış verileri mi inceliyorum acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında var. IMF'nin bütün dünya için belirlediği bir ödemeler dengesi standardı var. Mesela bizde 6. düzenleme IMF tarafından yapılan son standart düzenlemesine göre yapıldı.
      http://www.imf.org/external/pubs/ft/bop/2007/bopman6.htm

      Sil
    2. Ama ülkeler uymuyorlar buna.

      Sil
  6. Mahfi Hocam,

    Ocak 2015'te şu açıklama yapılmış idi: "Ne diyorlar? İnsanı böyle adeta çıldırtacaklar, enflasyon düşerse faizi düşüreceklermiş. Bu anlayış anlayış değil, bu yanlış bir mantık, doğru bir mantık değil çünkü enflasyon sebep, faiz netice değildir. Faiz sebep, enflasyon neticedir."

    http://www.hurriyet.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-faiz-enflasyon-aciklamasi-28094931

    Buna "RTE paradoksu" mu dememiz gerekir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence bir şey demeyelim. Her konuda bir şey demek zorunda kalırsak hiç bir şeye yetişemeyiz.

      Sil
  7. Hocam şu adresteki formülden hiçbir şey anlamadım:

    https://en.wikipedia.org/wiki/Phillips_curve#New_Keynesian_version

    Pi işareti dışındakilere tamamıyla yabancıyım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MODEL ŞUNU SÖYLÜYOR:
      Bugünkü enflasyon, bir sonraki periyottaki enflasyon BEKLENTİSİ ile İçinde bulunduğunuz periyodun GSYH na bağlıdır.

      Ekonmetrik olarak elindeki data ile beta ve K yı hesaplarsın.

      K'nın açılımına gelince, orada gördüğün alfa ve fi ler,Üretim fonksiyonunun (technology function) sonsuz periyotta optimizasyonundan geliyor. K nın modellemesi seçtiğin fonksiyona göre değişir.

      Dünyada makro ekonomik modelleme, bu tip denklemlerle işliyor. Biz ise çoğunlukla IS-LM den öteye geçemiyoruz.

      Sil
  8. Hocam ödemeler dengesinde finans hesabı -9 milyar dolar iken, cari işlemler hesabı da -20 milyar dolar iken cari ve finans dengesi nasıl -11 oluyor? Burada sermaye hesabının pozitif çıkması gerekmez miydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 6. Düzenleme ile sunum şekli değişti,. Oradaki işaretlere takılmayın. Eksi Türkiye'ye giren finansmanı ifade ediyor.

      Sil
    2. 6. Düzenleme ile sunum şekli değişti,. Oradaki işaretlere takılmayın. Eksi Türkiye'ye giren finansmanı ifade ediyor.

      Sil
  9. Hocam,
    Edım Simitçi olarak sizi kınıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adam Smith, en tehlikeli, en zehirli hastalık yayıcı, en ölümcül iktisatçılardan biridir! Savunmazsanız kendinize iyilik etmiş olursunuz!

      Sil
    2. Adam Smith de tabii çok önemli bir iktisatçıdır ama benim sıralamam böyle. Ben mesela dördüncü sıraya Smith'i değil Ricardo'yu koyarım.

      Sil
  10. Hocam, GSYH içindeki kamu harcamalarının optimal düzeyi ne olmalıdır? Kamu Harcamaları ile vergi tahsilatı arasındaki optimallik düzeyine ilişkin Türkiye özelindeki görüşleriniz nelerdir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ölçü her ülkeye göre değişir. Türkiye için biraz yüksek olabilir. Her ikisi için de yüzde 20 - 25 aralığı iyi görünüyor bana.

      Sil
  11. Hocam Türkiye 3.çeyrekte yüzde 4 büyüdü ama bugün açıklanan eylül ayı işsizlik oranıda yüzde 10.3 olarak açıklandı buda bir çelişki değil mi?Bir an aklıma geldi konu ilede alakalı olunca yazayım dedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet % 4 büyüyen bir ekonomide işsizlikte aşağı yönlü bir gidiş olmalıydı. İki olasılık söz konusu olabilir: (1) Kayıt dışı istihdam söz konusu olabilir (Suriyeli istihdamı), (2) Büyüme istihdam yaratmayan bir nitelik taşıyor olabilir. Ya da bir üçüncü olasılık her ikisi de söz konusu olabilir.

      Sil
    2. Hocam büyüme-işsizlikten bahis açılmışken, okun'un gsyh'deki %2.5'luk büyüme işsizliği %0.5 azaltır şeklinde bir teorisi vardı sanki.. Biraz bahsedebilir misiniz??

      "S.S."

      Sil
  12. Hocam aile sirketleri neden hep 2. Nesilde batar? Bu zorunluluk mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep batmazlar ama dediğiniz gibi batanlar da ihmal edilebilecek sayıda değil. Sanırım ikinci nesil babalarının yarattığı şirketi onlar kadar benimsemiyor.

      Sil
  13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  14. hocam;tasarrufların sadece bir kaç kişi değilde toplumun büyük çoğunluğu tarafından yapılmasının zararını şu şekilde özetlesem yanılırmıyım; tasarruflar genel olarak toplum tarafından yapılırsa yatırımların finansmanı açısından ilk bakışta sıkıntı olmayacakmış gibi gözükmektedir.fakat toplumun çoğunluğunun tasarruf yapması tüketimleri azaltacak ve talebi uyarmayacak buda firmaların yeni üretimler,yeni yatırımlar yapmasına engel teşkil edecektir.her ne kadar yatırımlar için bol bir kaynak oluşsada firmalar talep olmadığını gördüğünde atıl duran tasarrufları kullanmayacaklardır.kısaca tasarrufların çok olması milli geliri her zaman artırmaz asıl mesele firmaların yatırım yapma istekleridir.firmalarda bu istek olmadığı müddetçe tasarruflar atıl durmaktan başka bir işlev görmeyecektir.bu sebeple tüketim ile tasarruf arasında denge sağlanması gerekir.bu şekilde düşünsem yanılırmıyım? saygılarımla

    YanıtlaSil
  15. Hocam merhaba
    Sizi saygı ve sevgiyle uzun zamandır takip ediyorum. Sayenizde iktisat ile ilgili kafa yormak benim için çok daha zevkli oldu. Hatta öyleki odtü'de istemeye istemeye okuduğum iktisattan şimdi ders veriyorum. Size bir sorum olacak: Asgari ücretin 1300 TL olması ile oluşacak enflasyonist baskının ileride ücretlerin satınalma gücünü şimdikinden bile daha kötü hale getireceğini düşünüyor musunuz? Şahsen ben bu ücret artışının yaratacağı enflasyonist baskının çok sınırlı düzeyde kalacağını düşünüyorum fakat konuyla ilgili sizin değerli fikirlerinizi merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Evet asgari ücret artınca enflasyonist baskılar da artacak. TCMB'nin faiz silahını doğru yönde kullanamadığını hatırlarsak enflasyonu ileride düşürebileceğini düşünmek de rasyonel bir yaklaşım olmayacaktır.

      Sil
  16. Hocam merhaba

    Tasarruf paradoksunu okuyunca, Turkiye ekonomisine iliskin soylenen su sozler aklima geldi: Cari acigi surekli dis kaynaklarla finanse edemeyecegimiz icin (Fed^in faiz artirmasi vb. sebeplerle) tasarruflari artirmamiz lazim. Buyumesinin daha cok talep yonlu buyumeden kaynaklandigi soylenen ekonomimiz icin, buyume-tasarruf paradoksunun gerceklesme ihtimali var midir? Tasarruflari cari acigi finanse edecek kadar artirirsak ekonomimizin daralacagini soylemek gercekci olur mu?

    Tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de tasarruf / GSYH oranı yüzde 14. Yatırım / GSYH oranı ise yüzde 20 dolayında. Aradaki fark da cari açık. Ve biz bunu dışarıdan finanse ediyoruz. Demek ki tasarruflarımızı 3 - 4 puan artırsak sorunu büyük ölçüde çözeceğiz. Ama bunu yapamıyoruz. Temel nedeni de reel faizin hızlı düşmüş olması.

      Sil
  17. Hocam Donald Trump gibi birisinin çok ama çok zengin olması da bir çelişki değil mi? İktisat nasıl açıklar bunu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence bunu iktisat değil sosyoloji ve finans açıklamalı.

      Sil
  18. hocam yarın malum fed günü olacak. bu bağlamda bir şey sormak istiyorum 2008 yılında fed 2000 yılı başlarındaki likiditeyi aynı şekilde geri döndürmek için faizleri yüzde 5e çekti. buna rağmen 2008 yılında kriz oldu. burada bir çelişki var sanırım, krizin çıkmaması için böyle bir şey yaptılar ama yine kriz çıktı neden hocam eksik olan ne vardı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü kriz çıkmaması için Fedin hamlesi yeterli değildi. Piyasada türev ürünlere dayalı genişleme sürüyordu. Kurallar yeterince sağlamlaştırılmamıştı.

      Sil
  19. Hocam lütfen yanlış anlamayın ama sanırım sayın Aziz Sancar da eğilmez bir insan!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aziz Sancar önemli bir insan. Kendisini bugünlere getirdiğini düşündüğü Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyete duyduğu saygı da bilim adamı yönü kadar dikkat çekici.

      Sil
  20. Değerli Mahfi Hocam,
    Yakın ilişkilerimiz bulunmasından dolayı ortadoğu pazarı ile ilgili öngörüleriniz var mı? Saudi Arabistan'da geçen 5 yıl içerisindeki yüksek petrol fiyatlarından kazanılan gelirler 2015'deki düşüş ile beraber gelir darlığının halk tarafından hissedilmemesi için kralın verdiği ek ödemelerle satışlar hiç olmadığı kadar canlandırılmış durumda. Petrol fiyatları 2008 yılında işsizliği ve ekonominin Türkiye'de kötü olduğu yıllardaki seviyerelere geriledi. Geleceğe yönelik ekonomik ilişkiler konsunda ne gibi durumlar bizi bekliyor? Değerli yorumlarınızı çok merak ediyorum. Burası bu konuyu yazmak için çok uygun değil biliyorum ama başka soracak yer bulamadım affınıza sığınıyorum.
    Saygılarımla..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet özellikle Suudi Arabistan'da petrol fiyatlarının yarattığı olumsuzluğu gidermek için belirli bir çaba var. Bu çaba bizim buralarda iş yapma, ticaret yapma olanağımızı artıracak gibi görünüyor. Ne var ki petrol fiyatları bu düzeyde devam ederse bu durum sürekli olamaz. Görülen o ki petrol fiyatları uzunca bir süre 50 - 60 USD / Varil gibi bir düzeyde devam edecek. Bu olgu, ortadoğuda belki ilk bir iki yıl değil ama sonrasında çok sorun çıkarır. Bu da bizim pek lehimize olmaz. Yani bu gelişmeler ilk bir kaç yıl bizim lehimize gibi olsa da sonrasında aleyhimize döenbilir.

      Sil
  21. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  22. Hocam bu sözle anlatılmak istenen tam olarak nedir:
    Debt is socialised, profit is privatised.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kar kisiseldir, borc devletin (bizde de oyle degilmi, bazi borclara devlet garantisi verilmiyor mu?)

      Sil
  23. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  24. Hocam yazınız için çok teşekkürler

    Benim konu dışı 2 sorum olacak cevaplarsanız çok sevinirim.

    Kitlerin ve kamu bankalarının görev zararları Hazine'den mi karşılanıyor ve bu görev zararlarının nedeni nedir?

    Yıllık bütçede kitlere ödenek ayrılıyor mu?

    Çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba butce planlamasi yapilirken kitler konunun disinda tutulmustur yani ayrilmaz,kitlerin zararlari hazine tarafindan finanse edilirken bankalar hakkinda bilgiye sahip degilim.

      Sil
    2. KİT'lere verilen görevlerden eğer bir görev zararı doğuyorsa bu zarar Hazinece karşılanıyor. Yıllık bütçede KİT'lere bu tür zararlar için ödenek ayrılıyor. Prensip olarak yıllık bütçede ayrılan ödenekler üzerinde zarara neden olacak görevlerin KİTlere verilmemesi gerekiyor.

      Sil
  25. Türkiye kendinin tüm tarım ihtiyacını karşılayacak bir şirket ağı kurabilir mi? Ya da köylülerin tarım ürünleri üretmesi yerine sadece şirketlerin üretmesi daha sağlıklı olmaz mı? Yani temel ihtiyaçları bireysel yerine kurumsal çiftlikler ile karşılamak daha doğru değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette olur. Ama o zaman çiftçiler ne yapacak?

      Sil
  26. Hocam bir de gibson paradoksu vardı bi ara epey konuşuldu. 1971 den sonra geçerliliğini kaybetti deniliyor. Siz ne düşünüyorsunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha birçok paradoks var. Bu paradoksların bir bölümü belirli dönemlerle ve gelişmelerle sınırlıdır. Gibson paradoksu da bunlardan birisidir.

      Sil
  27. Hocam merhaba,
    Yıl sonu geldi ve şimdiden 2016 yılında yapılacak zamlar gündemde... Ben bankacıyım ve beklenen zam oranı % 8.8.... Sizce türkiyede enflasyon %8.8 midir? Birde enflasyon sepetinde hangi mallar var ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon sepetinde aklınıza gelebilecek malların çoğu var ve güncelleniyor. Orada bir sorun yok. Ama ne kadar gerçeği yansıtıyor derseniz orada bazı tereddütler var. Benim farklı bir şey diyebilmem için aynı sepete ilişkin verileri toplayıp benim de ölçme yapmam gerekir. Maalesef bunu yapabilecek teşkilata sahip olmadığım için açıklanan veriyi doğru kabul edip onun üzerinden analiz yapıyorum.

      Sil
    2. Sayin hocam degerli yazilarinizla bizleri aydinlatiyorsunuz, önerim enflasyon verilerinin nasil ve nereden toplanacagini bizlere anlatirsaniz umarim bir cok arkadas bu konuda size yardimci olup bu verileri toplar sizlere gönüllü olarak getirirler. Sahsen bu konuda ben size yardimci olmaya hazirim. Saygilarimla.

      Sil
  28. Hocam çok güzel bir yazı teşekkür ederim.Hocam elmas su paradoksu çoğunlukla marjinal fayda üzerinden anlatılıyor siz bolluk ve kıtlık üzerinden anlatmışsınız,marjinal fayda üzerinden de bir örnek verebilirmisiniz siz anlatımınızla daha net anlayacağımı düşünüyorum teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağı yukarı aynı hesaba gelir. Marjinal demek eklenen son birim demektir. Susuz kalmış birisi için ilk bir kaç bardak su çok değerlidir. Ama devam ettikçe değeri düşer. Son bardak artık değerinin sıfıra geldiği yani değersiz olduğu birimdir. Bu durumda suyun marjinal faydası düşüktür. Buna karşılık elmasta böyle bir bolluk söz konusu değil. O nedenle ilk birimi de son birimi de çok yüksek değere sahiptir. Yani elmasın marjinal faydası yüksektir.

      Sil
    2. Hocam çok teşekkürler sağolun

      Sil
  29. Elinize, emeğinize sağlık hocam.. Sayenizde genç arkadaşların hem ilgisi hem bilgisi artıyor

    YanıtlaSil
  30. Hocam tasarrufun altına "Yastık altı" birikimin tasarruf olmadığını not düşer misiniz. Daha önce çok defa söylemenize ragmen sizi yeni takip edenlerde tasarruf kavramının ne oldugu net otursun diye not düşmenizi yararlı görüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız ama insan her sefer aynı notu düşmeyi unutuyor.

      Sil
  31. isvec ekonomisinin ne euro krizi ne amerika krizi ne de cin yavaslamasundan etkilenmemesj sizce nasil bir celiski

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka etkileniyordur ama boyutu düşük.

      Sil
  32. hocam Avrupa birliği üyelerinde tüm ülkelerin faiz oranları eşit olması ülkelerin kendi ekonomik durumu için bir çelişki değil midir? örneğin tasarrufun çok az olduğu bir Avrupa birliği ülkesinde bu çok olumsuz olmaz mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz oranı hepsinde eşit değil. Eşit olan AMB'nin uyguladığı faiz. Her ülkede az çok farklı faizler söz konusu.

      Sil
  33. çelişkilerle dolu son 100 senede, bir çelişki kavramı çıkaramayan turk akademyasına gelsin bu yazı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de laboratuar gibi bir ekonomiden bir şeyler çıkmaması dehşet verici.

      Sil
  34. Hocam çok sade ve temiz bir dille tüm kavramların oturmasını sağlıyorsunuz, çok teşekkürler, emeğinize sağlık. Kesinlikle iktisat okuyan öğrencilerin yazılarınızla öğrendikleri şeylerin ne olduğunu anlaması gerek. Mesela bana çok yardımcı oluyor yazılarınız :)

    YanıtlaSil
  35. Hocam, her yazınızı okuduktan sonra şu sözü söylüyorum . "Bravo üstat şimdi taşlar yerine oturdu."
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
  36. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim bir konu değil o nedenle yazamam.

      Sil
  37. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed yeteri kadar parasal genişleme yaptığını düşünüyor. Her şeyin bir sonu var. Sonsuza kadar para basamazsınız.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  38. Hocam döviz kuru sabitken enflasyon neden ulusal paranin değerlenmesine neden oluyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyelim ki 1 TL = 1 USD.
      Yine diyelim ki yıl içinde yüzde 10 enflasyon yaşandı. Yani yılbaşında satınalma gücü 1 TL olan lira yılsonunda satınalma gücü 0,90 TL'ye düştü. Bu durumda 1 TL hala 1 USD olarak kaldığı için siz yılbaşında satınalma gücü 1 TL olan lirayla 1 USD alırken yılsonunda satınalma gücü 0,90 TL'ye düşen lirayla hala 1 USD alabiliyorsunuz demektir. Bu durumda TL'nin dış değeri artmış olur.

      Sil
  39. Hocam iyi akşamlar.. Ntv para daki programlarınızın tekrarları artık neden yayınlanmıyoru acaba? Bu konuyla ilgilenebilir misiniz? O saatlerde izleyemeyip sonra tekrarını izleyen bizler için oldukça önemli olacağını düşünüyorum. Teşekkür ederim şimdiden

    YanıtlaSil
  40. GELİR ARTIŞI YAŞAM STANDARTLARI SEVİYESİNDEYSE İNSANLARIN MUTLU BİR YAŞAM SÜRMESİNE NEDEN OLUR,AŞIRI BİR GELİR ARTIŞIDA OLURSA DA GUNUMUZDE INSANLRIN SAHIP OLMAK İSTEDİGİ OKADAR ÇOK ŞEY VARKİ SINIRSIZ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Bir gün bütün insanların (maddi yönden) zengin olmasını çok isterim. O zaman anlayacaklar, mutluluğun zenginlikle gelmediğini."

      Jim Carrey

      Sil
  41. Bir işletme, 6 yıl sonra yapmayı planladığı bir yatırım için her yıl sonunda bankaya 2250 TL yatırmaktadır. Faiz oranı yıllık %5 ise işletmenin 6 yıl sonunda bankada biriken parası yaklaşık olarak kaç TL'dir?

    A) 12960
    B) 14764
    C) 15000
    D) 15304
    E) 17600

    Çözüm:

    1. yıl = 2250 + (2250'nin %5'i)

    2. yıl = (2250 + (2250'nin %5'i)) + %5

    3. yıl = ((2250 + (2250'nin %5'i)) + %5) + %5

    4. yıl = (((2250 + (2250'nin %5'i)) + %5) + %5) + %5

    5. yıl = ((((2250 + (2250'nin %5'i)) + %5) + %5) + %5) + %5

    6. yıl = (((((2250 + (2250'nin %5'i)) + %5) + %5) + %5) + %5) + %5

    Hocam yukarıdaki gibi mi?

    Bir de anüite diye bir şey duydum ama çıkamadım işin içinden.

    Bu iki formül aynı mı ve nasıl kullanılıyor?

    AGD = { [ (1+i)n-1 ] / i } x A

    AGD = A * (1+i)n-1 / i

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kusura bakmayın ama ödev, sınav sorusu vb yanıtlamıyorum.

      Sil
    2. Hocam etmeyin eylemeyin, beni ve benim gibileri darda bırakmayın!

      Bu, AÖF İşletme sınavları için aldığım bir hazırlık seti kitabında test sorusu sadece. Kitabın adını yazarsam reklama girebilir.

      Sizden başka kime sorayım?

      Sil
    3. Kusura bakmayın. Benzeri soruları cevaplarsam test merkezine döner burası.

      Sil
    4. Hocam cevap 'D) 15304' mü?

      Doğru mu Hocam?

      Sil
  42. Hocam konudan bağımsız bir sorum olacak.Cin verilerin ABD ekonomisi üzerine ne gibi etkisi olur? Cinden gelen kotu veri ABD nin faiz artisina ne gibi etkisi olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu aşamadan sonra artık bir etkisi olmaz diye düşünüyorum.

      Sil
  43. Hocam yaklaşık 2 yıldır sizi aralıksız takip ediyorum, bazı kitaplarınızı da okudum. Sormuş olduğum bütün soruları cevaplandırdınız sanırım soru sayısı kabaca 500 vardır. Allah sizden razı olsun. Ekonomik sistemi anlamamda payınız büyük. Sağ olun

    YanıtlaSil
  44. Evet hocam... Beklediğimiz 0.25 geldi. Ama yanında bir de FED'in "biz de ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz çünkü enflasyon artmıyor ama bir yandan da %2 beklentimizi sürdürüp duruma bakmaya devam edeceğiz" açıklaması geldi. Yani tek bir parametre söz konusu değil sanırım. Sanıldığından daha karmaşık bir döneme doğru gidiyor olabiliriz. Herhalde biraz ortalığın durulmasını bekleyip ne olduğunu görmemiz gerekecek.

    İ.İ.

    YanıtlaSil
  45. Hocam bu altın karşılığı basılıyor derken altını nereden alıp merkez bankasına koyuyorlar ve altını koyunca ne degisiyor? Tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altın karşılığı basılan para kalmadı. Var iken de uluslararası piyasalardan ve altın pazarlarından külçe olarak alınıyor.

      Sil
    2. merkez bankasina paranin yerine altini koyunca ne degisiyor peki?

      Sil
  46. Hocam fed faizi arttirdi, dolar dustu?

    YanıtlaSil
  47. Fakültede Tevfik Pekin hocamdan sonra en duru anlatımlı sizi gördüm. Bilgileri tazelemek harika.Var olun hocam.

    YanıtlaSil
  48. Fed'in faizi arttırırken doların beklentinin aksi bir şekilde düşmesi sizce piyasalar için ileriye dönük olumlu bir işaret olabilir mi? Teşekkürler. Ayrıca yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz kendi adıma çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beklentiler alınır, gerçek satılır

      Sil
  49. Hocam,Hazine nakit dengesi 9 milyar açık verirken bütce 920 milyon fazla veriyor.Bu durum nasıl açıklanabilir?

    YanıtlaSil
  50. Milton Friedman en büyüktür hocam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Milton Friedman, hiç abartmadan yazıyorum, dünyanın 20. yüzyıl sonrası en ölümcül 10 kişisi kim diye sorsalar, Hitler ve Stalin'den sonra üçüncü kişidir!

      Yanlış kişilere hayranlık beslemeyiniz!

      Sil
    2. milton friedman, sanayi kapitalizmini zayıflatıp finans kapitalizmini güçlendiren ve kapitalizmin üretimden kopuk hale gelmeye başlamasına neden olan monetarist iktisatçı yaklaşımının mimarıdır. bugünkü küresel krizlerin temellerini teorik olarak hazırlayan mucittir.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...