8 Nisan 2016 Cuma

Kıyı (Offshore) Bankacılığı

Kıyı bankası, mevduat sahibinin yerleşik olduğu ülke dışında bir yerde kurulu olan bankadır. Bu tür yerlerde kurulu bankaların diğer bankalara kıyasla yürüttüğü avantajlı işlemlere de kıyı bankacılığı deniyor. Bu tür bankaların kurulduğu yerler genellikle vergi yükünün çok düşük, bürokratik işlemlerin en düşük düzeyde olduğu ve denetimin ya olmadığı ya da oldukça zayıf kaldığı yerlerdir. Bu yerlerde yargısal denetim de düşük profillidir. Kıyı bankalarının çoğu, mevduat hesabı açmak, kredi vermek, yabancı para üzerine işlem yapmak, fon yönetimi vermek, kredi kartı ve banka kartı vermek, fon transferlerini yapmak gibi bankaların sağladığı bütün olanakları müşterilerine sağlarlar.

Kıyı bankacılığı, vergi avantajları, denetim muaflıkları ve bunların sonucunda daha yüksek faiz kazancı sağlamanın yanı sıra bazı hallerde karapara için de bir çeşit sığınma imkânı sağlar. Haksız, kanunsuz yollarla elde edilmiş ya da haklı elde edilse bile vergisi ödenmemiş olan gelirler kıyı bankalarına yollanarak oralarda gözlerden ve denetimden uzak tutulur.

Özellikle gelişmekte olan ülke yurttaşlarının dünyanın çeşitli yerlerindeki kıyı bankalarını tercih etmelerinin nedeni kendi ülkelerinde siyasal ve ekonomik risklerin yüksek olmasıdır. Buna karşılık kıyı bankacılığının, ülkede geçerli mevduat sigortasının kapsamı dışında kalması başka bir riskin ortaya çıkmasına neden olur. 

Son yıllarda kıyı bankalarının karaparaya kucak açan yapıdan çıkarılması için uluslararası işbirliği artırılmış bulunuyor. Bu çerçevede karapara aklama karşıtı düzenlemeler artırılıyor, banka sırrı konusu bu amaçlarla yeniden tanımlanıyor, bilgi paylaşımı zorunluluğu daha da güçlendiriliyor.

Kıyı bankacılığında en bilinen merkezler şunlardır: Bahama adaları, Panama, Bermuda, Liechtenstein, Cayman adaları, Bahreyn, Andorra, Guernsey, Isle of Man, İngiliz Virgin adaları. Bu en bilinenler dışında daha birçok kıyı bankacılığı merkezi vardır.

İnsanlar niçin kıyı bankalarında hesap açarlar? Bu sorunun birçok yanıtı var ama en bilinenleri şöyle sıralanıyor: (1) Kişi ve kurumların varlıklarının karşı karşıya olduğu siyasal riskin derecesini düşürmek (kıyı bankalarının bulunduğu yerler siyasal risklerin düşük olduğu yerler olarak tanımlanıyor.) (2) Kişi ve kurumların kazanç veya servetlerine gizlilik sağlamak (iki tür gizlilik söz konusu olabilir: İlk olarak varlığın devletten saklanması, ikinci olarak da aileden veya akrabalardan saklanması.) (3) Davalara karşı kazanç ve serveti koruma arzusu (herhangi bir nedenle kişinin aleyhinde açılabilecek tazminat davası gibi davalarda kıyı bankalarında tutulan kazanç ve servetler bilinmeyeceği için davaya konu olmaz.)

Bu tür avantajlarına karşılık son yıllarda artık kıyı bankalarına yönelik yeni düzenlemeler bu bankaların da gizlilik meselesini eskisi kadar korumakta zorlanmaya başlaması sonucunu getirmeye başladı. Özellikle İsviçre’ye karşın ABD’nin başlattığı gizli hesapların açıklanması girişiminin sonuç vermesiyle bu uygulamalar eski özelliğini kaybetmeye başladı. 2017 yılından itibaren İsviçre artık eskisi gibi gizli hesap oluşturma uygulamasını terk etmek zorunda kalacak. Bu düzenleme ileride ister istemez kıya bankacılığı merkezlerine de yayılacak.

Geçtiğimiz günlerde kıyı bankacılığına girmiş kişilere ve kurumlara danışmanlık yapan hukuk şirketi Mossack Fonseca’dan sızan belge ve bilgiler (Panama belgeleri) pek çok tanınmış kişi ve kurumun kayıt dışı hesap ve işlemlerinin ortaya çıkmasına yol açtı. Bu gelişme, kıyı bankacılığına olan güvenin iyice sarsılmasına yol açtı. Önümüzdeki dönemde kıyı bankacılığına yönelik çok daha sert düzenlemelerin yürürlüğe girmesi ve giderek bu uygulamanın ivme kaybetmesi kaçınılmaz görünüyor. 

107 yorum:

  1. Onumuzdeki hafta girecegim vizenin sorusu ve cevabi icin tesekkurler hocam :-)

    YanıtlaSil
  2. Hocam bugüne kadar nasıl izin veriliyordu(gerçi halâ faaliyetteler)?... Daha da önemlisi bu bankaların kurulmasına nasıl izin veriliyor?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey yasal başlıyor sonra işler karışıyor.

      Sil
    2. Hocam bu kadar guzel bir cevap coktandir gormemistim. Guzelligi basitliginde ustaliginizi gosteriyor. Rahmetli Kemal Sunal cevaplari gibi:)

      Sil
  3. Hocam kıyı bankacılık sisteminde bulunan vergiden uzak para zamamanla gelimis ülkeler ağırlıklı olarak gelismekte olan ulklere girerek sıcak para etkisi yaratabilir mi?Ulke olarak bu durum bize avantaj saglar mi?

    YanıtlaSil
  4. Hakim devletler kendi varlıklarını tehdit etmeyen kirli her şeye kontrol edebildikleri ölçüde göz yumarlar. Organize suçu bireysel anarşik suçlara yeğlerler. Muhatap belliyse pazarlık eder olmadı yok edersiniz. Bu kıyı bankacılığı anlaşılan biraz kontrolden çıktı ki uğraşıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru özellikle ABD bu kıyı bankacılığındaki paraların bir şekilde kendi aleyhine kullanıldığından kuşkulanınca müdahale ihtiyacı duymuş görünüyor.

      Sil
  5. hocam aydin dogan neden offfshore sirket kurmus. ingiltereye vergi odemek istemiyordum diyor. ehh o zaman kur bir turk sirketi. neden off shore kuruyorsun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aydın Doğana laf söyle...Bu arada Türklük vurgusu yap.Çok milli ve şeffaf çalışan Havuz medyası ile beslen...Malüm gazeteleri Kamu banka kredileri ile al...Propaganda makinasına çevir bu arada off-shore bankacılığa hassasiyet göster.Kimlik bilgisi ile yazı yazma iklimi diliyor ve özeleştiri diyorum.Burdaki paylaşıma vesile olan hocamız ve tüm arkadaşlarımızın sorgulayıcı ve özeleştiri yapan niteliğidir bizi burda tutan.

      Sil
    2. havuz medyasi taraftari degilim ama muhalefet ugruna kara para aklamaya goz yummak yanlis... ha paralari sifirlamak ta yanlisti... umarim bu size ahlak dersi olur...

      Sil
    3. Edep yahu deseydiniz bence Jargon otururdu.Olayı halen bir muhalif olmak penceresinden görüyor olmanız dahada iç acıtıcı.Can derdinde olunan bir süreç yaşanırken Aydın Doğan ile cümleye başlamanız öncelik sıranız adına bir talihsizlik olsa gerek.Ahlak ironiniz ise Jeopolitiğin konusu.Off-Shore bankacılığın küresel güç mücadelesi ve gizli operasyonların bir vasıtası olduğunu nu biliyor olduğunuzu varsayıyorum...Uyuşturucu vb.birçok enstrumandan kazanılan para ve dolaylı harp.

      Sil
    4. OffShore Şirketleri tek adım üzerinden kurulmasının bir anlamı yoktur. Amaç Vergi Yükünün fazla olduğu bölgedeki şirketlere az vergi yükü getirmektir.
      bunuda 8 adımda örnekleyebiliriz.

      1: Türkiye'de merkezli A Şirketi Afrika'dan ham madde satın alacak.

      2: A şirketinin sermayedarı olan Ticari Grup, vergilerin sıfır olduğu Panama'da B adında ve Hollanda'da C adında 2 tane offshore şirketi kurar.

      3: B şirketi Afrika'dan 10 milyon dolara ham madde satın alır.

      4: B şirketi Afrika'dan 10 milyon dolara satın aldığı ham maddeyi Hollanda'da kurulu diğer bir grup şirketi olan C'ye 20 milyon dolara satar.

      5: Hollanda'daki C şirketi aynı ham maddeyi Türkiye'deki ana şirket olan A'ya aynı fiyata, yani 20 milyon dolara satar.

      6: A şirketi 20 milyon dolara mal ettiği ham maddeyi işleyerek iç pazarda 22 milyon dolara satar,

      7: A şirketinin bilançosunda malın maliyeti 20 milyon dolar, satış bedeli ise 22 milyon dolar olacağından vergiye esas olan kazancı (kârı) 2 milyon dolar olarak belirlenir.

      8: A, B,C şirketlerinin gerçek sahibi olan Ticari Grup bu operasyon sonucunda 10 milyon dolara satın aldığı ham maddeyi 22 milyon dolara satarken aradaki 12 milyon dolarlık farkın

      Türkiye'deki vergi otoritesine ise sadece 2 milyon dolarlık kâr beyan etmiş. Eğer, Türkiye'de kurulu A şirketi ham maddeyi Afrika'dan doğrudan kendisi 10 milyon dolara satın alıp 22 milyon dolara satmış olsaydı, Türkiye'ye 12 milyon dolarlık kâr beyan edecekti. Ancak offshore'da kurduğu B ve C şirketlerini sayesinde Türkiye'deki ana şirketin elde ettiği kârın 10 milyon dolarını Türkiye dışındaki vergi cennetinde bıraktığı için vergiden kaçınmış oldu ya da dünyada oluşan yeni yeni yaklaşıma göre vergi kaçırmış oldu.

      10 milyon Doların sadece Gelir vergisi % 30 dilimine geldiğine düşünrsek Ülkenin kaybı 3 milyon dolardır.



      Sil
  6. Blogunuzda bir çok kez yazdığımız dünyada çok büyük bir kara paranın çark etmesi durumu çok uzun sürmeden patlayıverdi. Bu ayın 14'ünde de dünya savunması ile ilgili bir konunun patlayacağı beklenmekte.
    Kara para neden bu kadar rahatsız ediyor sorusunun cevabı çok basittir.
    Hak edilmeden kazanılmış, kolay kazanılmış bir paradır.
    Kolay kazanıldığı için harcanması da kolaydır.
    Bu durum zor para kazanan insanların daha zor ve zor şartlar altında para kazanması anlamına gelmektedir. Para düzeninin insanlığa mutluluk getirmediği önemli bir gerçektir.
    Pek tabiki savunulacak yönleri daha ağır bastığı için önemini korumaktadır.
    Bunun gerekçeleri çok kez tartışma konusu oldu bu blogda.

    Bu gibi konular kriz ortamı oluşturduğu için patlayana kadar belirli bir seviyeye gelinceye kadar patlatılmıyor. Tam kriz çıkarıp gelirin yeniden dağılımı optimum olacak duruma geldiği anda müdahale ediliyor. Bir çok kişinin belirttiği gibi kriz bu sistemin en önemli araçlarından bir tanesi.

    YanıtlaSil
  7. Mahfi hocam, bizzat bu ülkeler uzerinden varliklarını yöneten siyasiler bu gizliligi kaldırmaya ne kadar yaklasabilir. Ayrıca isviçre eskisi gibi belki gizli hesaplar açmıyor ama bu seferde İsviçre'ye yatırılan paralar bilgi değişimi kapsamında olmayan başka vergi cennetlerinde kurulan paravan firmalar adına kayıtlı oluyor. Bu işin organizasyonunu yapanlar ise...Neyse buraya girmeyelim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD bu işlerden bir şekilde rahatsız oldu ve İsviçreden başlayarak bu işleri kurcalamaya başladılar.

      Sil
    2. ABD'nin rahatsız olduğu kriterler dünyada yaşayan fakir insanların çıkarını koruyor mu?
      Kriterleri kimin refah seviyesini yükseltiyor?

      Sil
    3. ABD, fakir insanları korumak için değil kendi sistemini korumak için hareket ediyor.

      Sil
  8. Merhabalar Hocam.
    Size bir şey danışmak istiyorum. Sorumun konuyla ilgisi yok ama fikirleriniz benim için çok değerli. Sizin de içinden geldiginiz Vergi Müfettişliği mesleginin (Maliye Müfettişliği olsa da sizin meslek aynı gelenek sayılır aşağı yukarı) ilk basamağı olan Vergi Müfettiş Yardımcılığına atanmaya hak kazandim. Sorum şu: "Bu meslekte ilerlemek ve kendimi geliştirmek istiyorum, kendimi bu mesleğe adamak istiyorum. Bunlari gerçekleştirmek ve meslekte analiz, sorun çözme becerimi artırmak için neler yapmam gerekir? Kesinlikle okumam gereken kitaplar sizce hangileridir." Bu sorulara cevap verirseniz gerçekten çok sevindirmis olursunuz değerli Üstadım. Şimdiden teşekkür ederim. Saygılar.

    YanıtlaSil
  9. peki bu durum isvicrenin ekonomisine etki etmez mi? Sonucta sicak para sagliyor ayrica isvicre franginin 2017den sonra degerinin dusmesine neden olmaz mi?

    Isvicre benim bildigim yurt disindan gelen paralari hic bir faiz odemeden sadece gizlilik esasi ve karsilikli mahrem guven esasi prensibine dayali bir koruma sagliyor. Yani parayi isvicre bankalarina yatiran uc kagitcidan tutun eroin tacirine mafya babasina yolsuluk ustadi bir devlet baskanina kadar kimse parayi isvicreye yatiriyor isvicre bu kisilere nerden buldun demedigi gibi ismini cismini mevduatini sakli tutuyor kimseyle herahngi bir devlet bir kurum hatta mahkeme uluslarsi orgutle bu bilgileri paylasmiyor. ve tum bunlatin karsisinda isvicre ekonomisi bedavadan faizsiz para sahibi oluyor bankalr zenginlesiyor zenginlesen bankalr guclenen frank sayesinde ivicre devleti ve haliki kendine ait olmayan bir servetin uzrine cokuyor sonra gelsin ucuz paralar bol krediler buyuyen ekeonomi ucuz para ile yatirim yapan ve zenginlesen isvicre.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu durum İsviçre ekonomisini orta vadede ciddi biçimde etkiler. Üstelik küresel kriz sırasında en ünlü İsviçre Bankaları da batmanın eşiğine geldiler. Yani finansal güvenilirliklerin de sarsılabileceği görüldü. Artık işleri eskisi kadar kolay olmayacak.

      Sil
    2. Bu arada yanlis anlasilmasin "sicak para" derken biz ve bizim gibi ulkelere gelen kisa vadeli spekulatif ne yapacagi ne zaman girip ne zaman cikacagi belli olmayan hatta bizi somuren sirtimizdan para kazanan sicak paradan bahsetmiyorum.
      Cok uzun sure kalan hatta bazen on yillar boyunca ismi ile gizli kalan kalici sicak para. isvicre bu sayede dunyada "guyyaa" tasarruf oranin en yuksek oldugu bir ulke konumuna da gelmis.
      Bizdeki sicak para dogrudan ve dolayli yoldan tasarruflarimizi eritirken bizi tuketime savurganliga ithalata bagimli kilarken baskalarini(sicak para sahibi yabancilari) zengin ederken
      isvicredeki cok uzun vadeli kalan sicak para Isvicrenin tasarruf oranlarini artmis gibi gosteriyor isvicrelilleri hem bireysel hem sirketler hem de devlet kademesinde bol bedava(faizsiz) paraya boguyor. Ayrica benim bildigim isvicre devleti bu para sahibleri ya da bu paralari kasalarinda saklayan bankalardan bu paralar nedeniyle vergi de aliyor(gelir ya da islem)

      hocm hem burda hem yukarida yazdiklarim husunda yanlism varsa duzeltin

      Saygilar.

      Sil
    3. Yıllardır okullarda avrupa çok zengin refah seviyesi çok yüksek şeklinde kendilerinin olmayan bir kalkınmışlık düzeyini ballandıra ballandıra seviciler anlatır durur. Düzenin nasıl işlediğini bilmeyen sistemin değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramaz.
      Bu ülkeleri çok bilmişlik edasıyla kesin kesin anlatanların ise yüzü kızarması gerekir.
      Batının gerçek yüzü doğunun en sefilinden daha sefildir.

      Sil
    4. O kadar değil. Mesela bu yazdığınızı burada kolayca yazarsınız çünkü burası da iyi kötü batının bir parçası sayılabilir. Ama bunun tersini doğuda birçok yerde zor yazarsınız.

      Sil
  10. hocam sizi çok seviyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun ben de sizleri seviyorum.

      Sil
    2. Kâmil, deruni ve teveccüh sahibi birisiniz.

      Sil
    3. Estağfurullah. Benim bildiğim bir tek özelliğim var: Bildiğimi (daha doğrusu bildiğimi sandığım şeyi) paylaşmayı ve tartışmayı seviyorum. Gerisi sizin takdirinizdir, sağolun.

      Sil
    4. Hocam agnostik misiniz? Bunu sadece din bağlamında değil, hayata bakışınıza, hayatı tahlil edişinize yönelik de soruyorum?

      Sil
  11. Bu ülkelerin bu işten karı ne? Düşük vergi ve nerdeyse denetimsiz ortam, kredi vs. imkanları da çok; peki bu ülkeler esnaf mantığı ile sürümden mi kazanıyorlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Denetim olmayınca, vergi olmayınca, bürokrasi olmayınca masrafları az oluyor. Aynı faizi verseler bile daha düşük masraf olunca daha çok kazanabiliyorlar.

      Sil
  12. Hocam kara paranın bu kadar kolay sığınabileceği sistem hangi ahlak düşüncesiyle bağdaşır ki ? Kıyı bankacılığı biter mi sizce ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında kıyı bankacılığı karapara aklama fikriyle başlamadı. Ama her zaman söylediğimiz gibi denetim ile yaratıcılık arasındaki denge iyi kurulamadığında ya yaratıcılık ölüyor ya da ahlâksızlık alıp başını gidiyor. Kıyı bankacılığı da baştan bir yaratıcılık eseri olarak ortaya çıkmış olsa da sonuçta çoğu yerde ahlâksızlık merkezlerine dönüşmüş bulunuyor.

      Sil
  13. Merhabalar Hocam.
    Size bir şey danışmak istiyorum. Sorumun konuyla ilgisi yok ama fikirleriniz benim için çok değerli. Sizin de içinden geldiğiniz Vergi Müfettişliği mesleğinin (sizin meslek aslen Maliye Müfettişliği olsa da aynı gelenekten geliyor aşağı yukarı) ilk adımı olan Vergi Müfettiş Yardımcılığına atanmaya hak kazandım. Sorum şu: “Bu meslekte ilerlemek ve kendimi geliştirmek istiyorum, kendimi bu mesleğe adamak istiyorum. Bunları gerçekleştirmek ve meslekte analiz, sorun çözme becerimi artırmak için ne yapmam gerekir? Kesinlikle/ öncelikle okumam gereken kitaplar sizce hangileridir.” Bu sorulara cevap verirseniz gerçekten çok sevinirim. Şimdiden teşekkür ederim Üstadım. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu birçok kez buradan yanıtladım. Mesleğiniz doğal olarak uygulamaya dönük bir meslek. Birçok yasa, mevzuat öğrenecek ve uygulayacaksınız. Bu uygulamalar sırasında en fazla eğileceğiniz konular hukuk, maliye ve muhasebe konuları olacak. Bunları zaten yeterlik sınavına çalışırken ve uygulamaları yaparken öğreneceksiniz. Eğer daha farklı ve daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız teoriden kopmamaya çalışın. Bir kaç yılda bir iyi bir makroekonomi ve mikroekonomi kitabı alıp okuyun. Ekonomi bilginizi taze tutun.
      Ekoanomik Analiz konusu Türkiye'deki en eksik konulardan birisi. Finansal analiz ve teknik analiz ise en ileri olunan analiz dalları arasında yer alıyor. Ben şimdilerde bir Ekonomik Analiz kitabı yazıyorum. Kışa doğru çıkar diye planlıyorum. Ekonomik konuları analiz etmenize yardımcı olabileceğini düşünüyorum.
      Başarılar dilerim.

      Sil
  14. EĞİTEMEME SİSTEMİMİZ
    Tertemiz,dünyalar tatlısı çocuklara ilk eğitim ailede verilir.''Oğlum,amcana pipini göster,başkalarının çocuklarına sakın aşık olma kızım.''...
    Devamı okullarda verilir,
    Falanca savaşta insanları böyle öldürdük,bu kadar toprak kazandık,
    Bitkilerin görevi budur çocuklar,hayvanlardan böyle faydalanırız.
    Bu sureleri ve anlamlarını ezberleyin,sınavda soracağım çocuklar.
    Daha güzel yazın çocuklar,ağaçları yeşile boyayın,gökyüzünü maviye boyayın.
    Nasrettin Hoca'nın eşeğinin ismi neydi,midenin görevini anlatın çocuklar,
    3 yanlış 1 doğruyu götürür,45 altı alanı bırakırım.
    Erkekler saçını uzatmasın,kızlar saçlarına örgü yapsın.
    Böyle eğitim veriyoruz o masum,tertemiz çocuklara.Saçına karışıyoruz,resimleri bile istedikleri gibi boyayamıyorlar,sürekli bir şeyleri ezberletiyoruz,onlara herşeyi öğretiyoruz da yardımlaşmayı,saygıyı,hoşgörülü olmayı,kimseye zarar vermemeyi öğretemiyoruz.Savaşları iyi bir şeymiş gibi ballandıra ballandıra anlatıyoruz da barışın güzelliğini anlatmıyoruz.Yüzlerce yıl önce olan bir olayın tarihini,nasıl olduğunu anlatıyoruz da bundan nasıl ders alınacağını anlatamıyoruz.Dini cennet ve cehennem üzerinden anlatıyoruz da ahlak üzerinden anlatamıyoruz.Hayvanların,bitkilerin iç yapısını anlatıyoruz da onlara eziyet etmemeyi,onları korumayı öğretemiyoruz.Çocukların yaramazlık yapmasına bağırarak ya da dayak atarak engel olmaya çalışıyoruz,oyun oynarken bile üstünü kirletmemesi konusunda ikaz ediyoruz.Sonra da reklamlarda ''kirlenmek güzeldir'' diyoruz.
    Sonra bu çocukların büyüyünce tecavüzcü olmasına,görüşlere tahammülü olmamasına,ağzından hakaret eksik olmamasına şaşırıyoruz.
    Böyle bir eğitimle ancak böyle bir toplum yaratırsınız.Ne ekerseniz,onu biçersiniz.Sorunu anlamadan çözümü bulamazsınız,umarım yeterince açıklayıcı olmuştur.

    YanıtlaSil
  15. Köle ticareti günümüz şartlarında mümkün mü? adı ticaret olan her şey aklanabilir mi?
    Avrupalıların mülteciler için bize teklif ettiği parayı hangi kefeye koymak gerek??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey karşılıklıdır. Siz bir şey yapmak karşılığında bir şey almaya niyetliyseniz birileri de bir şeyler verir ve karşılığını bekler.

      Sil
  16. Hocam, 90'larin sonunda Kibris'ta da benzer olusumlar var diye hatirliyorum,dogru mudur?

    YanıtlaSil
  17. Hocam güzel bir yazı teşekkürler. Aklıma takılan bir soru var.

    offshore hesabında parası olanlar harcamak istediklerinde parayı kendi ülkelerine nasıl getiriyorlar. Bankacılık sistemine dahil etseler devletin maliyenin denetimine takilmaz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Takılırlar. O nedenle yasal yolla getiremiyorlar. Bunun iki yolu var: (1) Kendi paralarını o banka tarafından kendilerine kredi verilmiş gibi yaparak getiriyorlar. (2) Parasını yurtdışında bir yere çıkarmak isteyen birisine o parayı parasının durduğu kıyı bankası aracılığıyla yurtdışında aktarıp o kişinin elindeki parayı burada alıyorlar. Bu işleri komisyon alarak yapan aracılar var.

      Sil
  18. Hocam merhaba, peki bu kıyı bankalarındaki mevduatların güvencesi nedir? Yani bu bankalara belki de milyonlarca dolarını yatıran kişiler bu bankalarq nasıl güveniyorlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genellikle bunlarda mevduat güvencesi olmuyor. Vergi ödememenin ya da karapara aklamanın bir bedli de bu tür güvenceden uzak kalmak.

      Sil
  19. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  20. Bu paralari saklamanin zorlasmasi, nakit ve nakit karsiligi olarak saklamayi arttirir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O da çok kolay değil. Bir çok risk barındırıyor içinde.

      Sil
  21. Hocam merhabalar. Yazı için çok teşekkür ederim. Benim aklıma takılan birkaç şey var. Daha önce kıyı bankacılığıyla alakalı (kaynağını anımsayamadığım) bir yazıda, Yunanistan'ın bu yüzden de zarar gördüğü bilgisi vardı. Hatta aynı yazıda orta direk denilebilecek ailelerin bile, artan vergi yükü karşısında kıyı bankacılığı işlemleri yapmaya başladığı söyleniliyordu. Türkiye'de de bu tarz bir şey yaygınlaşabilir mi? Yaygınlaşırsa, kaçırılan vergiler devleti nasıl bir konuma sürükler? Bu durum halkın refahını nasıl etkiler?

    ( Yorumu göndermeden önce yazıyı da buldum! http://www.hurriyet.com.tr/komsunun-da-ipini-offshore-cekmis-22971620 )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur. Çünkü kıyı bankacılığına konu olan paralar Yunanistan ve ona benzeyen ülkelerden çıkıyor. Türkiye'de de daha düşük miktarlarda olsa bile benzer durumlar olabilir.

      Sil
  22. Hocam 8 Nisan 2016 birgün gazetesi korkut boratav'ın yazısını okudunuz mu? Yazıda 2015 büyümesinde şişirme olabileceğini ve asıl büyümenin %3,17 olabileceğini irdeleyen ibareler var. Bu konuda görüşünüz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı okudum. Korkut hocanın haklı olduğunu düşünüyorum.

      Sil
  23. Merhaba hocam,
    Başbakan'ın para getirin kaynağını sormayacağım demişti.Bu para bu anlattığınız kıyı bankacılığından gelecek para mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bir fikrim yok. Ama bu tür çağrılar etik değil.

      Sil
  24. Hocam Küreselleşmeden tekrar sınır ve gümrük duvarlarınamı...Yoksa Küresel bir düzen ve organizasyonamı.Malüm Milletler Cemiyeti Sisteminden Birleşmiş Milletlere...Kaos ve Kaotik bir sessizlik var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım dengeli bir denetim ve yaratıcılık düzenine geçilmesine yol açacak.

      Sil
  25. Merhaba,
    Panama belgeleri hakkında gerçekten ne düşünüyorsunuz? Julian Assange gibi isimler sızdırma belgelerin filtreden geçiriliyor olmasının iyi niyetli olmadığını söylediler. Hala yayınlanmayı bekleyen bir ton belge var ve sanki ilk etapta yayınlanan belgeler şu an görevde olan siyasilere atılan bir zarftı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam olarak her şey açıklanmadan bu ayrıntıları bilemeyiz.

      Sil
  26. Hocam moodys petrol şirketlerinin notunu borçlarından dolayı düşürmüş peki ama maliyeti bu kadar düşük ve kurulumdan sonra çok yüksek maliyet çıkarmayan ve çok yüksek kar getirisi olan bu şirketler neden bu kadar borçlu başka?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Körfezde paralar petrol şirketlerine kalmıyor devlet ellerinden alıyordur, ötekilerde de arama maliyetleri yüksektir.

      Sil
  27. Osmanlı döneminde bugünkü genişlikte iktisat, akademi düzeyi ve algısı yoktu.

    Siz eğer o dönemde yaşamış olsaydınız, maliye müfettişliğinin karşılığı ne idi? Hazine müsteşarlığının karşılığı ne idi? TCMB'nin karşılığı ne idi? Vergi uzmanlığı ve uzman yardımcılığının karşılığı ne idi?

    Son olarak, örneğin, müdürvekili ile müdür muavini arasında fark var mı, varsa nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O dönemde yaşamış olsaydık da Maliye Müfettişliğinin karşılığı Maliye Müfettişliği idi. Maliye Teftiş Kurulu 1879 yılında Osmanlı İmparatorluğu zamanında kurulmuştur. Meraklıysanız bu linke bakabilirsiniz:
      http://www.mmd.org.tr/ustmenu/maliye-teftis-kurulu/tarihce

      Sil
  28. GERÇEKTİR:

    BEN BERNANKE'YE SORMUŞLAR: "TÜRKİYE'DE UYGULANAN FAİZ KORİDORU HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?"

    CEVAP: "MEKANİZMAYI ANLIYORUM, ARDINDAKİ SİYASETİ ANLAMIYORUM!"

    YAYINLAYACAĞINIZ "EKONOMİ ANALİZİ" KİTABINIZI BERNANKE'YE DE Mİ HEDİYE NİYETİNE GÖNDERSEK ACABA???

    7 Nisan Perşembe...
    Kuzeybatı Manhattan...

    Varlık yönetimi uzmanları, yatırım bankacıları ve ilaç sektörü temsilcileri "International House", yani "Uluslararası Ev" diye bilinen eğitim ve yardımlaşma vakfının özel bir odasında buluşmuşlardı.

    Gümüş tepsilerde akçaağaç şuruplu tavuk gezdiriliyor, misafirlere Yeni Zelanda'dan ithal beyaz şarap ikram ediliyordu. İçkisinden bir yudum daha aldıktan sonra, orta yaşlı bir finansçı, "Emin değilim... Bernanke gibi birine öyle gidip kendimi tanıtmalı mıyım acaba?" diye mırıldandı.

    Dakikalar öncesinde kokteyl odasına uzanan parkeyi arşınlayan korumaların sayısı artmıştı. New York saati ile 16:40'ta, üç Amerikan Merkez Bankası başkanı art arda odaya girdi. Ben Bernanke, Janet Yellen ve Paul Volcker International House'un bu yıl düzenlediği en büyük bağış toplama etkinliği kapsamında bir araya geliyordu. 1987'den 2006'ya kadar Fed başkanlığını üstlenen Alan Greenspan video konferans ile panele katılacaktı. Dört başkan ilk defa bir etkinlikte aynı panelde oturacaktı.

    Volcker 1979 ve 1987 yılları arasında Amerikan ekonomisinin dümenine geçmişti. Ticari bankaların riskli işlemler yapmalarını engelleyen 'Volcker Kuralı'yla tanınıyor. Kokteylde iki metreye yakın boyuyla espri ardından espri patlatıyordu.

    George W. Bush ve Obama dönemlerinde Fed'e başkanlık yapan Bernanke Amerika'yı ekonomik krizden kurtaran adam olarak biliniyor. O akşam burnundan kıl aldırmıyordu. Öte yandan, şu anki başkan Yellen konuklara gülücükler saçarak İngiltere'de profesör olan oğlundan bahsediyordu.

    Bir konuk Bernanke'ye "İşlerin düzenleme tarafında olmayı özlüyor musunuz?" diye sordu. "Pek değil aslında" diye kestirip attı eski Fed başkanı.

    Başka bir davetli Türkiye'de uygulanan faiz koridorunun karmaşıklığından bahsetti. "Mekanizmayı anlıyorum. Ardındaki siyaseti anlayamıyorum" dedi Bernanke.

    ABD'DE İŞSİZLİK

    Fed başkanları etkinliği başlatmak için aynı binadaki tiyatro salonuna geçtiler. CNN sunucusu Fareed Zakaria onları sahneye davet etti ve Janet Yellen'e Amerikan ekonomisinin son durumunu sordu.

    "Ben bunu bir balon ekonomisi olarak kesinlikle tarif etmiyorum. Küresel büyüme göreceli olarak düşük ama Amerikan ekonomisi iyi durumda" dedi Yellen.

    "İşsizlik oranının dışarıdaki gerçek durumu yansıttığını düşünüyor musunuz?" sorusuna ise, "Benim bahsettiğim %5 işsizliğe ulaşmak için kullanılan metod en yaygın olarak kullanılan yöntem" yanıtını verdi.

    İşsiz tanımını daha geniş tutan yöntemler olduğunu söyleyen Yellen, bu metodlarla ABD işsizlik oranının %9'a kadar çıkabildiğini belirtti. "Tüm yöntemler iş gücü piyasasında büyük gelişme olduğuna işaret ediyor" diye ekledi.

    Mart ayında 215 bini kişinin iş gücüne katılmasına rağmen işsizlik oranı %4,9'dan %5'e çıkmıştı. 0,1 puanlık artışın ardındaki ana gerekçe daha fazla kişinin iş araması olduğu için piyasalar olumlu yönde etkilenmişti.

    +++++

    YanıtlaSil
  29. FAİZ ARTIRIMI

    Aralık 2015'te Amerikan Merkez Bankası kısa vadeli faiz oranını 0,25 puan arttırmıştı. Bu yedi yıldan beri yaşanan ilk faiz artırımıydı. 2016 yılında henüz artış kararı verilmedi. Fed'in mart ayı para politikası toplantısının tutanakları da nisanda herhangi bir artış olmayacağının sinyallerini veriyor.

    Janet Yellen konu hakkındaki soruya, "Faiz artışının kademeli olacağını belirtmiştik" diye cevap verdi.

    FED'İN DİĞER ÜLKELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

    Bir seyirci Fed kararlarının Amerika dışındaki ülkeler üzerinde olumsuz etkileri olabildiğini belirtti ve Açık Piyasa Komitesi'nin faiz kararını verirken diğer ülkeleri hesaba katıp katmadığını sordu.

    Alan Greenspan ekonomiler arasında bir ayrım yapmadığını söylerken, Janet Yellen diğer ülkelerin merkez bankası başkanlarıyla sık sık bir araya gelerek planlarını paylaştıklarını belirtti. "Eğer Amerika büyüyorsa bu genelde küresel ekonomi için bir artı oluyor" dedi.

    YENİ KRİZ İHTİMALİ

    Fed başkanları gelecek hakkında olumlu konuştu. Bernanke, "Şu anda bir ekonomik kriz yaşanma ihtimalinin 2014 veya 2015'dekinden daha yüksek olduğunu düşünmüyorum" dedi. Volcker ise, "Merkez bankası yokken de ekonomik krizler yaşanıyordu. Yerinizde olsam şu anki durumu çok da kafama takmam" yorumunda bulundu.

    "SON 5 YILDIR VERİMLİLİK BÜYÜMEMİZ %1'İN ALTINDA"

    Öte yandan, Alan Greenspan iki konuya dikkat çekti. "Son beş yıldır verimlilik büyümemiz %1'in altında" dedi.

    Greenspan'in vurguladığı bir diğer konu ise 17 trilyon dolara ulaşan Amerikan kamu borcu. "Kamu harcaması yalnızca borcu artırır. Eğer bunun üzerine gitmezsek çözülmemiş sorunlarımız olacak" dedi.

    Halefler ve selefler evlerinin yolunu tutarken davetliler yemeye, içmeye devam etti. Beyaz şarap yerini şampanyaya bıraktı.

    Murat Can Bilgincan, 8 Nisan

    http://www.diken.com.tr/dort-fed-baskani-bir-arada-turkiyenin-faiz-koridorundan-bernanke-de-cikamadi/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ardındaki siyaseti anlamıyormuşmuşmuş. Lafa bak çay demle!

      Getirsene Türkiye'ye helikopterle para Ben! Oturduğun yerden carcarcar konuşarak olmaz!

      Sil
  30. Hocam SpaceX şirketini duymuşsunuzdur ve Elon Musk'ı.

    Şu videoda https://www.youtube.com/watch?v=TQ6tZtGrShg 6. dakika 21. saniyede sistem mühendisi Bülent Altan ile Elon Musk'ın konuşmasını dinlemenizi öneririm!

    YanıtlaSil
  31. Helal lokma yiyemeyen kitleler haram lokma pesindedirler. Bu haram lokma faizle suslenir. Faiz haram paranin susudur. Faiz istikrarin ve helal lokmanin bir numarali dusmanidir. Hamdolsun ulkemizde ve dunyada muslumanlar helal rizik pesindedirler ve gozunu haramdan faizcilikten yoksulun fukaranin iscinin hakkini yemekten yolsuzluktan zinadan kara para aklamaktan sakinmaktadir tum islam alemi. Bu durum biz muslumnla icin batiya ornek teskil edecek kadar bizim icin ovunc mutluluk kaynagidir. Musluman faiz yemez haram lokma nedir bilmez baskasinin karisina yavrusuna kizcagizna bakmaz. onlarla sevgili olayim haram yapayim hesabi yapmaz. Iste islam ummeti oyle yesermis ki dunyada kirli paralarla kiyi bankaciligi yapmamakatadir. Bu kiyi bankaciligi adeta zina icin bir gunluk ev tutan edepsizlerin yaptigindan farki yoktur. Bu kiyi bankaciligi denen olgu dikkat edin hic islam ulkesinde yoktur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıda sadece Bahreyn'i saymıştıma ama kıyı bankacılığında Duabi, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan da var. Onları müslümandan saymıyorsunuz galiba.
      Bu arada son günlerde ortaya çıkarılan bir vakfın yurtlarında başkasının yavrusuna bakmak bir yana taciz eden, istismar edenler de müslüman değil.
      Muta nikahı adı altında zinayı hile-i şeriyeye döndürenler de müslüman değil.
      Mal alım satımı yapılmış gibi gösterip faizi başka adlar altında alıp verenler de müslüman değil.
      Evet dikkat ettik hiçbir müslüman ülkesinde bu ahlâksızlıklar yok gerçekten de.

      Sil
    2. peki ama gercek islam bu degil. gercek musumanlar bu degil.

      Sil
    3. Aynen, ben de onu söylüyorum.

      Sil
    4. Maalesef dunyada burasi musluman ulkedir diyebilecegimiz tek bir ulke bile yok. Hepsi kiymetleri kendilerinden menkul azinliklarin din kisvesi altinda halki somurdugu duzenler.
      Turkiye`de de musluman nufus sandigimiz kadar cok degil. Insanlara imanin sartlarini say desek kac kisi sayabilir?
      Sartini bilmedigin dinin ne kadar mensubu sayilirsin?

      Sil
  32. hocam yeni merkez bankası başkanı için 10 gün kaldı. Düşük bir ihtimal olsa da Erdem Başçı tekrar atanacak mı? Yoksa yeni başkan kim olacak?
    Tahmininiz ya da kulağınıza gelen bilgi var mı?
    Eğer değişecekse faize ani düşüş yaşatacaklardır bu yüzden biraz dolar depolamak gerek ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bir fikrim yok.
      Bence siyasetin bu kadar işin içine girdiği bir yerde kimin başkan olacağının da bir önemi yok.

      Sil
    2. yeni tcmb yönetimi radikal oranda faizi aşağı çekse mesala 1,5 puan,
      1- bu ne hızda ve ne oranda mevduat ve kredi faizlerine etki eder?
      2- Gerçektende tcmb nin düşük faiz politikası güdmesi ucuz kredi olarak piyasada etkinlik sağlar mı?
      3-Kredi hacminin daralmasını önlemek için zorunlu karşılıklar oranının düşürülmesi bir çözüm olur mu? Yoksa daha etkin bir yöntem var mı?
      4- Düşük faiz ortamında kredi arzının sıkıntıya girmesi - bankacılık sektörünün kredibilitesinin düşüşü- bankaların kredi notunu düşürür mü?
      5- böyle bir ortamda yabancı paranın kaçmayıp yatırıma dönüşebilmesi için güvence ya da teşvik oranları etkili olur mu?
      i) Faiz dışında yabancı parayı ülkede tutacak daha doğrusu kaçmasını önleyecek tobin vergisi dışında teoride daha akılcıl bir yöntem var mı?

      Sil
    3. (1) Bu tek başına etkili bir şey değildir. Eğer riskler yükseliyorsa etki zayıf kalır. Ama eğer bu hamle doğru yapısal reformlarla desteklenirse oldukça yüksek bir etki yapar. Mevcut durumdaki etkisi mevduatta 0,5 - 1,00 puan kredilerde 0,5 puan olabilir.
      (2) Dediğim gibi diğer koşullar da uygunsa sağlar.
      (3) ZK düşürmek etkili olur. Ama o zaman da krediler artıyor ve cari açık yükseliyor. Buraya oradan gelmiştik hatırlarsanız.
      (4) Düşürebilir.
      (5) Yapısal reformlar daha etkili olabilir.
      (6) Yapısal reformlar (ama gerçek anlamda yapısal reformlar. Yani mesela 2001 krizi sonrasında bankacılıkta yapıldığı gibi.)

      Sil
    4. Ben yapısal reform deyince, başkanlık sisteminin gelmesini, din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin zorunlu olmasını, eğitim sistemimizi sadece matematik temelli değil din temelli de kuvvetlendirmemiz gerektiğini, hem ülkemizin hem bütün İslam medeniyetlerinin geleceğinin garanti altına alınması ve müreffeh bir ömür geçirmesi için halifeliği yeniden canlandırmamız gerektiğini düşünüyorum.

      Hakiki yapısal reformlar yukarıda yazılanlardır, gerisi teferruat...

      Sil
    5. Osmanlıyı bu saydığınız deformlar batırmıştı.

      Sil
    6. Yoo tam tersi:
      Eğer Osmanlı 15:41'de hatırlattıklarımdan hiç ayrılmamış olsaydı, bugün bütün ihtişamıyla yaşıyor olurdu.

      Siz reformla, deformu birbirine karıştırıyorsunuz.

      Sil
    7. Haklısınız. Osmanlı bu dediklerinizden ayrıldı bilimin peşine düştü, astronomi, fizik, kimya, matematikte buluşlar yapmaya girişti ve ondan battı. Oysa sizin dediklerinizden ayrılmasaydı şimdi dünyanın egemeni olurdu.

      Sil
    8. Rothschild'dan ve Rockefeller'dan haberiniz yok galiba.

      Osmanlı daima bilimin peşine düştü, astronomi, fizik, kimya, matematikte buluşlar yapmaya girişti, fakat 'doğu'nun kalkınmasını istemeyen 'batı' önümüze set çekti. Bunu siz de gayet iyi biliyorsunuz ama nedense, söylemek işinize gelmiyor.

      Sil
    9. Aynen öyle. Bizi hep engellediler. Bıraksalar biz şimdi o müthiş eğitim ve bilim düzenimizle neler yapmıştık. Ama hep bizi Rotschildler ve Rockefeller'ler engelledi.
      Bu arada Osmanlıda 11 Kasım 1577'de Takiyeddin'in kurduğu rasathane, orada meleklerin bacaklarının gözetlendiği iddiasıyla III. Murad'ın emriyle yıktırıldı. Bunu Rotschildlerin yaptırdığı söylenir.

      Sil
    10. Bari doğru bilgi yazın.

      Acaba rasathanenin yıkılmasının nedeni neydi:

      Tamamlanmasının üzerinden birkaç ay geçtikten sonra beliren bir kuyruklu yıldız nedeniyle Sultan III. Murad Takiyüddin'den kehanette bulunmasını talep etmiş, o da bu yıldızın bir mutluluk ve saadet devrinin habercisi olduğu tahmininde bulunmuştu. Ancak bunun tam aksine o devirde ortaya çıkan bir salgın hastalığın getirdiği felaket nedeniyle rasathanenin muhaliflerinin sayısında bir hayli artış olmuştu. Takiyüddin gözlemlerine bir iki yıl daha devam edebilmişti. Bazı kaynaklar ise bilime muhalif bir tarikatın yıkım kararının alınmasında etkili olduğunu belirtmektedir.

      İlber Ortaylı'ya göre İstanbul'daki bir depremden sonra halk ayaklanmış ve depremin rasathane yüzünden olduğunu söylemişlerdir. Sarayın önünde büyük gösteriler olmuş, bunun üzerine III. Murat, denizden top atışı ile rasathaneyi yıktırmak zorunda kalmıştır.

      Sil
    11. O tarikatı Rockefeller ailesi kurdurmuştu. Halkı Rotschildler ayaklandırmıştı.

      Sil
    12. Nedenin o kadar önemi yok. Rasathaneyi kim yıktı? Rotschildler mi Rockefellerler mi? Asıl mesele o.

      Sil
    13. Hocam su ustteki adsizi adam yerine koyup yorumlarini cevaplamasaniz olmaz mi? Belli ki isi gucu olmayan bir trol. Trollere karsi en etkili yontem onlari gormezden gelmektir zira.

      Sil
  33. Elinize sağlık hocam. İktisat dersinde konumuz para ya gelmişti ve baya dikkatimi çekti İslamdaki para tanımıyla aynı.Yalnız uymayan bankaların oluşması sürecinde ortaya çıkıyor.Peki bankaların önemi büyük günümüzde peki bu kredi vermeyi devlet yapsaydı faizsiz olarak sadece üreticiye ne gibi sorunlar çıkardı ? bu ilk sorumdu ikincisi ise bu bankalar çok zenginler için sizin köşede duran onca paranızın güvenliğini sağlayalım ve biz bu parayı satıp size de faiz olarak yansıtalım bunca yükü de kredi vs. alana verelim sistemi gibi geliyor.Faiz kaldırala bilir mi ? Kalkması için çalışmalar yapılabilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kredi verme işini devlet yapsaydı bizden toplanan vergilerle başkalarına kredi vermiş olurdu. Ki bu son derecede yanlış bir yaklaşım olurdu. Banka bizden topladığı mevduatı kredi olarak verir ve bize de bir faiz öder. Bankalar mevduatı sigorta ettirdiği için batarlarsa bize mevduatımızı o sigorta sistemi öder. Oysa devlet bizden karşılıksız topladığı vergileri başkalarına karşılıksız kredi olarak verse ve o krediyi alan batıp geri ödeyemese o zaman devlet batmayacağına göre batık parayı çıkarabilmek için bizden ek vergi alır. Yani özetle başkasının günahını biz ödemiş oluruz.
      Bankalarla ilgili olarak size ne anlatıldı bilmiyorum ama banka dediğiniz kurum size mal satan bir şirketten farklı değil. O şirket nasıl aldığına karını koyup size satıyorsa banka da topladığı mevduata karını koyup kredi olarak veriyor.
      Faiz kaldırılamaz. Faizi kaldırmak aşağı yukarı kirayı kaldırmakla aynı anlama gelir. Babalarından 500.000'er lira miras kalmış iki kardeş düşünün. İlki bu parayla bir ev alıp kiraya veriyor ve yılda 25 bin TL kira geliri elde ediyor, ikincisi bu parayı % 10 faiz ile bankaya koyup yılda 50 bin TL faiz alıyor. Banka o parayı ihtiyacı olan iş sahiplerine kredi, olarak veriyor ve onlar da p krediyle yeni üretim hatları kuruyor ve yeni yatırımlar yapıyorlar. Oysa alınan ev ilk seferlik yatırımla kalıyor.
      5 yılın sonunda ilki toplam 125 bin TL kira geliri, ikinci toplam 250 bin TL faiz geliri elde etmiş olur. MB endeksine göre Türkiye'de evler 5 yılda yüzde 60 değer kazanıyor. Yani ilkinin evinin değeri (500 x 1,60 =) 800 bin TL olur. İkincinin parası değişmez. Buna göre ilkinin varlığı 800 bin + 125 bin = 925 bin TL olur. İkincinin varlığı ise 500 bin + 250 bin = 750 bin TL olur. Ev alan (925 bin - 750 bin =) 175 bin TL kazançlı çıkar.
      Sizce burada faizi kaldırmak doğru olur mu?

      Sil
    2. Dediğiniz örnekte olmaz, gelelim kredi zararına hocam şuan bile bankalar geliriniz vs alacağınız ürünü hipotek ettirmeksizin kredi vermiyor devlet niye versin ki ? Para mübadele aracı diye öğrendik.Siz bana bir kilo elma veriyorsunuz dinimize göre yine 1 kilo elma almanız lazım. Enflasyon diyoruz kendi yazınızda da değinmiştiniz faizle ilişkisine.Dinimiz de ilim ibadettir, ki '' İlim tahsili her Müslüman üzerine farzdır'' diyen peygamberimiz var.(s.a.v).Benim ne sizin kadar bilgim nede deneyim var ondan bu bağnazlığım af buyurun.Ama sizde diyorsunuz bankada farklı değil mal satan şirketten sorunda burda para mübadele aracı, aracı üzerinden kar yapılıyor.Ekonomi politikası kitabınızda okuyorum ayırca gayet güzel orda da paranın değerini koruma var dinimizde onu diyor 100gr buğday aldınsa 100gr buğday ver diyor bence her ürün böyle olsa eflasyonu bundan sonra sadece devlet para basarak tetikler diye bilgisizce düşünüyorum...

      Sil
    3. Verdiğiniz örnekler günümüzün karmaşık dünyasında geçerli değil ne yazık ki. Kimse kimseye elma verip karşılığında armut alacak kadar ne zamanı ne de imkanı var.
      Borç alıp vermediğiniz sürece para bir değişim aracıdır. 1 kilo elma alırsanız 3 lira verirsiniz. Bunun faiz olmaz. Burada paranın işlevi mübadele aracı olmaktır. Ama eğer benim bir yıllık satınalma gücümü size devretmemi isterseniz o zaman para mübadele aracı olmaktan çıkar bir gücün devri haline gelir. Onun da bir kirası olur. Çünkü ben kendi kullanacağım bir imkanı size devretmiş oluyorum.

      Sil
    4. Dükkan, Ev, Arsa, Altın, Tahvil, Hisse Senedi vb. = Paranın Şekil değiştirmiş hali

      Faiz = Paranın Kullanım Bedeli
      Kira = Dükkan, Ev, Arsa vb. Gayrimenkullerin Kullanım Bedeli
      Faiz ( Paranın Kullanım Bedeli ) = Kira ( Dükkan, Ev, Arsa vb. Gayrimenkullerin Kullanım Bedeli )

      FAİZ = KİRA

      Sil
  34. Hocam merhabalar. Yazınız ve yorumlarınız güncel bir olaya bakışımı değiştirdi. Bunun için teşekkür ederim. Fakat benim bu konudan bağımsız, ders çalışırken takıldığım farklı bir sorum olucak. Sorum tahvil fiyatı ve faiz ilişkisiyle alakalı. Daha önceki bir yazınızdan örnekle şöyle demişsiniz: "100 tl değerinde tahvili 95 tlye aldığımızda tahvilin faizi %5.3 olur. Tahvilin değeri 97 tlye yükseldiğinde tahvilin faizi %3.2 ye düşmüş olur. Yani tahvil değer kazandıkça faiz düşer." Ben nominal değeri 100 tl olan tahvili zaten 95 liradan aldım ve faiz oranı zaten belli. Tahvilin değerinin düşmesi veya yükselmesi beni neden ilgilendiriyor? Yani benim mi faiz gelirim de azalma oluyor onu merak ettim. Yoksa işin içine fırsat maliyetimi giriyor. Keynes sağolsun kafamı allak bullak etti. Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kez daha bu kez daha açarak aynı örneği vereyim.
      Diyelim ki iskontolu olarak satılan x tertip 100 TL değerindeki tahvillerden birini 95 TL'ye aldınız. Bu durumda yılsonunda tahvili verip 100 TL alacaksınız. Yani yıllık faizi (5/95=) % 5,3.
      Şimdi diyelim ki ikinci el piyasada bu x tertip tahvillere talep oldu, herkes bunları satın almak istiyor ve birileri 95 TL'ye aldıkları bu tahvilleri 97 TL'ye satmaya başladı. Bu durumda bu tahvilleri bu şekilde alanların elde edeceği faiz (100 - 97 = 3) ve buradan (3/97=) 3,1 TL'ye düşmüş olur.
      Siz bu tahvili elinizde tuttuğunuz sürece sizin için bir şey değişmez. Siz yine yılsonunda 100 TL alacak ve yüzde 5,3 faiz kazanmış olacaksınız. Ama x tertip tahvillerin satış fiyatı 97 TL'ye yükselmiş ve faiz geliri % 5,3'ten yüzde 3,1'e düşmüş olur.
      Yani konu sizin kazancınızla değil tahvilin fiyatı arttıkça faizinin düşmesi (ya da tersi) ile ilgili.

      Sil
  35. Hocam iyi gunler emeginize sağlık. ..hocam isletme ogrencisiyim, bugünün ekonomisini anlamak için savaş yillarindan sonra dunyadaki ekonomik degisimleri iceren ayni zamanda Türkiye bu degisimler karsisinda neler yapti ve suanda ne yapmakta bunlari iceren belgesel artı kitap onerileriniz ne olabilir. Daha basit ve sürükleyici tarzda okuyup izleyip zihnimde bazi seylerin olusmasini istiyorum. Cok tesekkur ederim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu blogda hem bu konuları zaman zaman yazıyorum hem de kitap önerileri yapıyorum.

      Sil
  36. hocam mali kural nedir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eski bir yazımda anlatmıştım: http://www.radikal.com.tr/yazarlar/mahfi-egilmez/mali-kural-955557/

      Sil
  37. hocam merkez bankasi raporlarinda fonlama miktari diye bir sey var, ortalama fonlama faizi ile birlikte veriliyor grafikte. su anda fonlama miktari 2013 yilina gore 10 kat artmis nerdeyse. bu ne anlama geliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nın bankalara gecelik ve haftalık borç olarak verdiği para. Artması likiditeye ihtiyacın arttığını ve tasarrufların yetmediğini gösteriyor.

      Sil
  38. Siz olmasaniz hocam,bu kafar kolay anlamak mumkun olurmuydu bilemiyorum.Tebrikler

    YanıtlaSil
  39. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  40. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  41. Hocam uzun lafın kısası olarak kıyı bankacılığına karaborsa bankacılığı da diyebilir miyiz ?Türkiye'de de kıyı bankacılığı tarzında ekonomik örgütlenmeler mevcut mudur ?Kıyı bankacılığının dünya piyasalarına etkileri nelerdir ?

    YanıtlaSil
  42. Hocam sizin sayenizde ekonomiye ilgim her geçen gün artıyor.Sağolun,varolun.Umarım bizlerde sizin gibi ülkemize hayırlı evlatlar oluruz...

    YanıtlaSil
  43. Hocam bu ekonomi dersleri konularını neye göre belirliyorsunuz ve bu 1 dakikalık kısa süre zarfına bu kadar güzel bilgileri nasıl sığdırabiliyorsunuz hayret verici doğrusu.Bu derslerinden ne kadar daha faydalanabiliriz,umarım hep olurlar.
    Son olarakta hocam şu saçma reklamları ders kayıtlarından çıkarın size zahmet bıkkınlık geldi artık...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...