25 Kasım 2016 Cuma

Merkez Bankası Kararının Analizi ve USD/TL Kurunun Yakın Geleceği

Bu yazımda Ekonomide Analiz kitabımda açıkladığım teknik ve yöntemleri kullanarak Merkez Bankası’nın aldığı son kararları analize ve yakın gelecekte USD/TL kurunun nereye gideceğini tahmine çalışacağım.

Merkez Bankası ne yaptı?
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, Perşembe günkü toplantısında gecelik borç verme faizini yüzde 8,25’den 8,50’ye, haftalık borç verme faizini de (politika faizi) % 7,5’den 8’e yükseltti. Ayrıca döviz zorunlu karşılıklarının oranlarını 0,50 puan düşürerek 1,5 milyar doların piyasada kalmasının yolunu açtı. Zorunlu karşılıklardaki bu indirim bir yandan bankalara ek imkân sağlarken bir yandan da Merkez Bankası’nın rezervlerinde azalmaya yol açacak.

Merkez Bankası’nı bu kararı almaya götüren gelişmeler nelerdi?
Dövize talep son bir ayda artarak sürüyordu. Bunun temelinde hem dış gelişmeler hem de iç sorunlar var. Dış gelişmeler tarafında Trump’ın seçimi kazanması ve Fed’in Aralık ayında faiz artırımı yapacağına ilişkin beklentinin tetiklediği ekonomik gelişmeler ile Avrupa Birliğiyle yaşanan sorunların yarattığı siyasal meseleler var. İç sorunlar tarafında ise ekonominin bozulmaya başlaması ve çeşitli siyasal ve sosyal sorunların yarattığı meseleler yer alıyor. Bu gelişmeler Türkiye’nin risk primini (CDS primi) son bir ay içinde yüzde 21 oranında artırmış bulunuyordu. Başta piyasadan çıkmak isteyen yabancıların talebi olmak üzere döviz talebinin artmasında bu risk artışının önemli etkisi var. Gösterge olarak USD kurunu alırsak TL, Kasım ayı başından beri yüzde 10 dolayında değer kaybıyla bu alanda en ağır darbeyi alan ekonomi durumundaydı.

Piyasadaki beklenti nasıl oluşmuştu?
24 Kasım’daki Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde piyasada oluşan beklentileri başlıca iki grupta toplayabiliriz: (1) Merkez Bankası faiz artırımı yapmaz. (2) Merkez Bankası politika faizini 0,25 puan artırabilir.  

Piyasa beklentilerini toparlamaya yönelik anketler yapılırken sorulan soru: “Merkez Bankası faiz artırımı (ya da indirimi) yapar mı?” şeklinde. Soru böyle sorulunca analistler Merkez Bankası’nın o güne kadar nasıl davrandığına bakarak tahmin yapıyorlar. Şimdi meseleye bu gözle bakalım. Merkez Bankası nasıl davranıyor? (1) Faiz indirirken kararlı ama faiz artırması gerektiğinde tereddütlü, çünkü faiz artırım kararına hükümetten olumsuz tepki geleceğini biliyor. Ayrıca faizle ilgili kararlarını genellikle 0,25 puanlık değişiklikler halinde alıyor. (2) Sadeleştirmenin sonuna yaklaştığını açıklamış bulunuyor. (3) Farklı faizler arasında simetri oluşturmayı seviyor. Bu çerçevede meseleye bakılınca varılan sonuç da ister istemez “ya faize dokunmaz ya da politika faizini en fazla 0,25 puan artırır” şeklinde oluyor.

Meseleye ne yapar diye değil ne yapmalı diye bakmak gerekir
Bana sorulan “Merkez Bankası faiz artışı (ya da indirimi) yapar mı?” sorusuna hiçbir zaman yanıt vermedim. Bu soruyla her karşılaştığımda “Merkez Bankası’nın ne yapacağını bilemem ama eğer isterseniz ne yapması gerektiğini söyleyeyim” diye yanıt verdim. Çünkü analiz, birisinin ne yapacağını tahmin ederek değil, mevcut koşullarda ne yapması gerektiğini tahmin ederek yapılır. Merkez Bankası’nın ne yapması gerektiğine bakınca olay değişiyor. O zaman Merkez Bankası’nın geçmişte nasıl davrandığına değil, piyasalarda neler olduğuna ve dolayısıyla bu olanlar karşısında ne yapılması, nasıl bir önlem alınması gerektiğine bakmak şart oluyor. Bu sefer de konuya aynı şekilde baktım ve bir önceki blog yazımda değindiğim gibi şunları gözlemledim: “Trump’ın seçimi kazanmasıyla uygulanacak ekonomi politikası, maliye politikasını gevşetmeye ve o yolla ekonomiyi canlandırmaya yönelik olacak gibi görünüyor. Böyle bir politika beklentisi, enflasyonun artacağı ve dolayısıyla önümüzdeki dönemde Fed’in daha hızlı faiz artırımına gitmek zorunda kalacağı tahminlerinin yapılmasına yol açtı. Dolar, bu beklentilere paralel olarak hemen hemen bütün paralara karşı değer kazanmaya başladı. Dolar Endeksi bize Doların 6 önemli para birimine karşı son 1 ayda yaklaşık yüzde 4 değer kazandığını gösteriyor. Bu değer kazanımı bazı ülke paralarına karşı diğerlerinden daha yüksek oranlarda oldu. Bunun nedeni, büyük ölçüde, söz konusu ülkelerin kendi iç sorunları nedeniyle risklerinin artış göstermesi olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor. Dolar Endeksinin yüzde 4 değer kazanmasına karşılık TL, Dolara karşı son 1 ayda yaklaşık yüzde 9,2 değer kaybetti. Bunun kabaca 4 puanı Doların değer kazanmasından geliyorsa 5 puanı TL’nin ilave değer kaybından kaynaklanıyor.”

Bu gözlemlerimden yola çıkarak da Merkez Bankası’nın ne yapması gerektiği konusunda yine aynı yazımda şunları yazdım: “Bu çerçevede bugünkü koşullarda Merkez Bankası’nın yapması gereken şey yüzde 8,25 olan gecelik fonlama faizini 8,5’e ve yüzde 7,5 olan haftalık repo ihalesi faizini (politika faizi) yüzde 8’e yükseltmektir. Böyle bir hamle, kurun ve enflasyonun denetimine yardımcı olacaktır.”

Merkez Bankası faizler konusunda tam da benim toplantıdan bir gün önce yapılması gerektiğini yazdığım şeyleri yaptı.

Merkez Bankası kararına piyasa tepkisi
Merkez Bankası, faiz kararı konusunda toplandığında USD/TL kuru 3,40 – 3,41 bandında salınıyordu. Son bir ayda USD/TL kuru şöyle bir gelişme göstermişti:


Kanımca USD/TL kurunun 3,41’den yukarılara gitmemesinin nedeni Merkez Bankası’nın bir karar alacağına ilişkin beklentiydi. Böyle bir beklenti olmasa ya da Merkez Bankası’nın toplantı zamanı olmasaydı kur muhtemelen 3,43 – 3,44 düzeyinde olacaktı.

Merkez Bankası’nın faizle ilgili kararı açıklandığında piyasada hemen etkisini gösterdi. Çünkü bu karar piyasada beklenenden daha yüksek ve çok sayılı oran içeriyordu. Dolayısıyla kısmi de olsa bir şok etkisi yarattı. Bu etki altında piyasada USD/TL kuru 3,36’ya geriledi. Gerileme yavaşlayan bir hızla sürerken Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki müzakerelerin geçici olarak durdurulmasına karar verdi. Karar bağlayıcı nitelik taşımıyor. Kararın geçerli olabilmesi için 15 – 16 Aralık 2016’da toplanacak olan Avrupa Konseyince onaylanması gerekiyor.

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ile ilişkilerin geçici olarak durdurulması kararı, her ne kadar bekleniyor olsa da, piyasada ikinci bir şok etkisi yarattı. Bu etkiyle USD/TL kuru tekrar yükselmeye başladı. Kurdaki yükseliş ertesi gün duruldu. USD/TL kurunun gelişimi şöyle bir çizgi izledi:


USD/TL kurunun bu iniş çıkışlarını tek başına Merkez Bankası kararına ya da Avrupa Parlamentosu kararına bağlamak doğru olmaz. Çünkü bu arada USD Endeksi de iniş ve çıkışlar gösterdi. Yani etki bizim dışımızdaki gelişmelerin de izini taşıyor.

Merkez Bankası’nın faizi artırma kararı doğru bir karar mıydı?
Bu konuyu değerlendirebilmek için alternatifleri ortaya koyarak devam edelim. Buradaki kur tahminleri tümüyle benim gözleme dayalı tahminlerimdir. 


Bu tablo bize Merkez Bankası’nın faizi artırmasının, Avrupa Parlamentosu’nun olumsuz kararına karşın USD/TL kurunu düşürdüğünü ve faizleri artırma kararının doğru bir karar olduğunu gösteriyor.

USD/TL kuru yakın gelecekte nereye gider?
Her şeyden önce yakın gelecekten yılsonuna kadar olan süreyi kastettiğimi söyleyeyim. Bu süre içinde bizim açımızdan kuru etkileyecek iki önemli olay var: (1) 13 - 14 Aralık’ta toplanacak olan Fed Açık Piyasa İşlemleri Komitesi’nden çıkacak karar (beklentiler Fed’in 0,25 puanlık faiz artırımı yapacağı yolunda.) (2) 15 - 16 Aralık’ta toplanacak Avrupa Konseyinden çıkacak karar (beklentiler Avrupa Parlamentosu’nun olumsuz Türkiye kararının onaylanmayacağı yönünde.)

Bu iki önemli toplantıdan beklenen kararlar çıkarsa neler olur? (1) Fed faizi artırır ve yakın gelecekte faiz artırımına devam edeceği yolunda açıklama yapmazsa Dolar değer kaybeder. Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye kararını onaylamazsa TL, Dolara karşı değer kazanır. Bu durumda USD/TL kurunun bir miktar gerilemesi beklenebilir. (2) Fed faizi artırır ve artırımlara devam edeceğini açıklar, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu kararını onaylamazsa USD/TL kuru gevşemez, hatta artışa geçer. (3) Fed faizi artırır, Avrupa Konseyi Avrupa Parlamentosu kararını onaylarsa TL hızla değer kaybeder. Böyle bir durumda Merkez Bankası yeni bir faiz artırımı zorunluluğuyla karşı karşıya kalabilir.

Bunlara başka seçenekler de eklenebilir. Ama en olası seçenek Fed’in faizi artırıp fazla şahin bir tavır takınmaması ve Avrupa Konseyi’nin Avrupa Parlamentosu’nun kararını onaylamamasıdır. Bu tahminlerin mevcut durumu bozacak yeni gelişmelerin olmayacağı varsayımı altında yapıldığını da belirtmekte yarar var.      

Bu aşamadan sonra uygulanacak ekonomi politikası nasıl olmalı?
Türkiye ekonomisi her açıdan kritik bir dönemeçte bulunuyor. Bu dönemeci iyi alabilirsek ekonomiyi toparlamak mümkün olabilir. Bu dönemeci iyi alamazsak sıkıntılar çok artar. Bu dönemeci iyi bir şekilde alabilmek için bazı şeyler yapmak gerekiyor: (1) Sert demeçlerden, tehditlerden, toplumu ve uluslararası topluluğu rahatsız edici eylem ve söylemlerden vazgeçmek, siyaseti hızla normale döndürmek gerekiyor. Ekonomi politikasıyla hiç ilgisi yokmuş gibi görünen bu öneri çok önemli. Hangi önlemi alırsak alalım dış dünyanın bize bakışını mutlaka düzeltmemiz şart. Bu kadar dış finansmana bağımlı bir ekonominin dış dünyayla kavga ederek bir yere varması imkânsız. (2) Gerçek anlamda yapısal reformları kapsayan (en fazla 5 - 6 düzenleme) bir takvime dayalı programı en kısa sürede açıklamak gerekiyor. Bugüne kadar açıklananlar yapısal reform değildi. Yapısal reformlar konusunda örnek olarak şu yazıma bakılabilir:

Ne yapılırsa yapılsın 2017 zor bir yıl olacak. USD/TL kuru iniş ve çıkışlar yaşasa da genel eğilimin tıpkı 2015 ve 2016’da olduğu gibi çıkış yönünde olacağını tahmin ediyorum. Geçmiş yıllarda TL’nin ne kadar değer kaybedeceği iç ve dış ekonomik, siyasal ve sosyal gelişmelere bağlı bulunuyordu. Önümüzdeki dönemde TL’nin ne kadar değer kaybedeceği bunlara ek olarak yukarıda değindiğim konulara ne kadar uygun davranılacağına da bağlı olacak.  

235 yorum:

  1. Mükemmel bir yazı hocam elimize sağlık . Cumhurbaşkanı hala dediginizin tersinde soylemlere devam ediyor . Doğru veya yanlış orasını tartışmiyorum ama hocam neye nasıl bu kadar güveniyor piyasaların halini gormuyor mu .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Evet konu doğru ya da yanlış olması değil yatırımcıyı kaçırması ve maliyetleri artırması.

      Sil
  2. Mahfi hocam 1 yil icinde cari acikla beraber 200 milyar $ dis borc cevirmemiz gerekiyor aylik 16 milyar $ civari. dolar boyle yukselmeye devam ederse bu parayi bulabilir miyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bulamayiz burasi acik. El verecek baska kimse de yok, butun ulkelerle papaz olduk. Basinizin caresine bakin, birazi yastik altinda olmak uzere dolar alin.

      Sil
  3. hocam aslında bu kadar az enstrümanla merkez bankası faiz oranını tutturmanız bence olumsuz bir şey. onların elinde bir sürü enstrüman var sizin elinizde birkaç tane. tahminleriniz tutmadığı zaman neden tutmadı deriz tuttuğu zaman da böyle deriz. ekonomi böyle bir şey :) kriz bilen kahinler falan bence hepsi palavra. dünyadaki üniversitelerde ermiş kişi olarak toplantı yapıp paraları ceplerine indirmeleri dünya içinde tam bir insan davranışı. hadi bir sonraki krizi bilsinler bakalım? siz de haklısınız. burada yazdığınız şeylerde insanlar size uyup para kazandığı zaman sizi hatırlamazlar bile ama paraları yandığı zaman mahfi hoca bizi mahvettin olur. o yüzden bunları belirtmenizi normal karışılıyorum.

    YanıtlaSil
  4. Faizi yine düşürdüler bunu yaparken de hiç utanmadılar merkez bankasının bu hamlesi sonrası ona müdahele etmeyen hükümete de yuhh olsun. Haçlı ittifakı ülkemizi işgal etse bu kadar artırmazdı faizleri. F. Sultan Mehmet paşa uyansa mezarından bunları ankaradan İstanbula kadar kovalardı. İndirin faizleri %5'e piyasalar coşsun. Bırakın enflasyon ne olursa olsun biz enflasyon yok dersek enflasyon yoktur. Ama faiz vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deveye sormuşlar "boynun niye eğri?" diye "nerem doğru ki" demiş. Bu yorum da böyle. Neresini düzelteyim bilemedim. Bir gayret başlayayım belki yorumcuya bir hayrım olur.
      (1) Faizi düşürmediler artırdılar
      (2) Faizi düşürürken utanmıyorsan artırırken niye utanasın, sonuçta faiz bir para politikası aracı.
      (3) Fatih Sultan Mehmet paşa değil padişah. Paşa dediğiniz Padişahın kulu. Uyansa kendisine paşa deyip hakaret ettiğiniz için asıl sizi kovalardı.
      (4) Faizleri % 5'e indirseniz piyasa kalmaz ki çoşsun.
      (5) Enflasyon yok deyince yok oluyorsa deyiverin. Eğer sizin demenizle enflasyon yok oluyorsa ben de size faizi sıfırlayacağım! söz.

      Sil
    2. Vay arkadaş

      Sil
    3. 18.08 alkolün etkisi geçince bir özür dilersin artık

      Sil
    4. Üşenmeden tek tek düzeltme yapmışsınız ya sizdeki bu sabrı hakikaten takdir ediyorum... 👍

      Sil
    5. Faiz %5 olursa dovizi kimse tutamaz. Dolar bir anda 5 lirayi bulur surecle birlikte enflasyon %20ler bandina cok rahat intikal eder.

      Sil
    6. Faiz sebebtirdolarin cikmasina. Faiz yukselince isletmeler turk lirasi bulamiyor uygun ucuz kredi bulamiyor bulamayinca da euroda dolarda dusuk faizler oldugu icin dovize yukleniyor. Faiz yukseldikce dovizde yukselir.

      Sil
    7. şu an Türkiye'de kaç kişi Mahfi Eğilmez'in yerinde olsa zamanını insanları aydınlatmaya harcar acaba tek tek yorum yapıyor.Teşekkürler hocam

      Sil
    8. Adsız 20:59
      Sebep - sonuç ilişkilerini karıştıran onbinlerce kişiden birisi olmamak için benim Ekonomide Analiz kitabımı okumanızı öneriyorum.

      Sil
    9. Hocam Mahfi bey, müdahale yerine müdahele yazan herkesten hemen kaçmak gerekir. Sizse sabırla o arkadaşa bir şey anlatmaya çalışmışsınız bravo :)

      Sil
    10. Ben de bi deniycem, du bakali n'olcek, tayyip diye birisi yoktur. Hadi hayirlisi.

      Sil
  5. Merhaba hocam,

    Fed faizi artırır ve artırımlara devam edeceğini açıklarsa kur neden gevşemez? Bu olasılığın Fed'in faizi artırıp ve yakın gelecekte faiz artırımına devam edeceği yolunda açıklama yapmamasından etkisel olarak farkı nedir?

    Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed faizi artırır ve devam edeceğini açıklarsa bizim gibi dış finansmana bağımlı ülkelerde bulunan yabancı fonlar buralardaki riskten zaten korktukları için faizi artmış olan ve daha da artacak olan ABD tahvillerini satın almak üzere buradan çıkar ve ülkesine döner. Bunların çıkmasını önlemek için bizim faizi daha da artırmamız gerekir.

      Sil
  6. Çok açık anlatmışsınız. Trump'ın yurtdışındaki büyük teknoloji şirketlerinin mevduatlarını Amerika'ya çekmesi öngörülüyor.Bunun bizim gibi ülkelere etkisi olur mu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde Amerikan teknoloji şirketi fonu yok. Bize ilk aşamada bir etkisi olmaz.

      Sil
  7. Zaten bu ortamda yakın geleceği tahmin edebilirsiniz, sonraki yıl için dolar tahmini biraz falcılığa giriyor. Ben yıl sonu için 2,50 diyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok kardeş 2.50 de olmaz 1.50 olur:)

      Sil
    2. 3,50 demek istemişti herhalde.

      Sil
    3. 3,50 demek istedim

      Sil
  8. Sayın hocam yazınız için teşekkürler çok güzel bir analiz. Sizin son paragraftaki söyleminiz çok önemli zira bu saatten sonra ortamı geren, köprüleri yıkan demeçler, tavırlar bana direkt olarak bu kişilerin içinde bulundukları gemiyi kasten batırmak istediklerini düşündürtecek.Şu an bulunan nokta tam bir bıçak sırtı, psikolojik olarak dolar/TL deki 3,50 seviyesi öyle bir değer ki aşılmasının sonuçları büyüyerek artar. Bu açıdan artık bunu ekonominin başındakiler de görmüştür diye umuyorum. Fakat bugünkü ötv düzenlemesi ile aslında tam olarak göremediklerini de anlıyorum. Aklı başında hangi yönetim bu uygulamayı hayat geçirir? Allah akıl fikir versin..
    Bununla beraber kötümserlerin arttığı, 3,50, 4 gibi seviyelerin konuşulduğu, borsada da 70 bin ve altı 60 binlerin telaffuz edilmesi bana artık piyasaların dönme noktasına yakın olduğunu da düşündürüyor. Ne zaman kötümserlik artarak rakamları ve beklentileri yükseğe taşırsa sanki o anda artık trend değişimi noktası gelmiştir belki kim bilir?.Aslında okuduğum John R. Nofsinger 'in 'yatırım psikolojisi' kitabı bunun için çok benzer örnekleri sıralıyor. Amerikan borsasında 30 yıllık bir süreçte incelenen alım-satım emirlerine bakıldığında, insanların en karamsar zamanlarında hisselerini sattıklarını fakat sattıkları seviyelerin de aslında o hisselerin dip seviyeleri olduğunu ispatlayan analizler var. Hissesi kar eden yatırımcı ise esas hedef fiyata gelmeden karın cazibesi altında kağıdını satıyor fakat sattıktan sonra kağıtlar genelde artmaya devam ediyor. Psikolojide buna 'yatkınlık' etkisi denmiş. Uzun lafın kısası yavaş yavaş yahu sen deli misin adam deseler de biraz biraz TL ye dönüp BIST 100 den uygun kağıtlar kollamanın zamanıdır. Tamamen benim düşüncem. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dövizin kıtlaşacağı bir dönemde otomobillerin ötvsini arttırmak anlaşılır bir uygulama. Otomobil satışının yüzde 80 ni ithal.

      Sil
    2. Yorumunuz pek çok haklı yön içeriyor. Ama yine de belirsizliklerin, risklerin yönlendirdiği ortam devam ediyor.

      Sil
  9. Keşke CB bankalara seslendiği gibi müteahhitlere de seslense. Zira vatandaşlarımızı bankalar değil bunlar sömürüyor. Konut fiyatlarında mı kar payı fazla yoksa banka kredilerinde mi? Faizleri düşürmek yerine konut fiyatlarını düşürsünler. Kur yükseliyor, sanayimizi inşaata feda mı edeceğiz? Dükkan kiralarının da düşmesi lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence konuşmamak en doğru yaklaşım.

      Sil
  10. İyi akşamlar hocam;
    Eğer Türkiye'de dolar kuru bu şekilde artmaya devam edip euro kurunun üstünde olursa bu durum Türkiye ve Dünya için ne ifade eder?Ne gibi sorunlar bizi bekliyor olabilir?
    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bizim için en kötü senaryo. Çünkü maliyetler ve finansman dolarla, gelirler ise euroyla.

      Sil
    2. Hocam bazı ekonomistlerin orta veya uzun vadede DXY (Dolar Index Spot) nin 120 olma beklentisi var. Şu anda 101 civarında sanırım. Bu durumda söylediklerinizden kısa vadede bitmeyecek zorlu bir süreç devam ediyor. İlgililerin sadece susmaları bile bu süreci daha az maliyetli atlatmamızı sağlayabilir :) diye anlıyorum yazılarınızdan. :)

      Sil
  11. Merkez bankasi pasif davrandi en az 0.75 puan faiz arttirimi yapmaliydi. Bu dovizin daha da yukselecegini dusunuyorum gevseme olacagini sanmiyorum. Piyasalarda da etki bu yonde. onumuzdeki surecte 2014 ocak ayindaki arttirima benzer yuksek oranli bir arttriim bekliyorum. Yukaridaki arttirim sadece sorunu otelemistir. baska bisey yapmamistir.

    Bu arttirim 2013 kasiminda ayinda merkez bankasinin dolar 1.92 olacak deyip yapmadigi arttirimdir o nedenle 2014 ocaki yasandi bir nevi . Suandaki yapilan gecmisten ders alinmis gibi gorunse de 2014 ocak ayini onumuzdeki surecte goecez merkez bankasi sert arttiirm yapmak zorunda kalacak. Son arttirimi yine de taktir etmek de gerekir diye dusunuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sayın adsız 19:18 0,75 arttırmalıydı demişsiz ama bence yanlış düşünüyorsunuz. Bırakın 0,75i 1,5 bile arttırsaydı boş. AP kararının ne olacağı %100 belliydi. Peki karar konseye gidince napacaktı bu defada sizin 0,75 ne olacaktı 2 mi?
      Siyaset düzelmeden ekonomi düzelmez ..!!!!!

      Sil
    2. cevap25 Kasım 2016 19:57
      Siyaset düzelmeden ekonomi düzelmez
      u cumlenize katiliyorum. Ben zaten su an en azindan bu yil sonuna kadar bizi idare edecek bir faiz arttirim duzeyinden bahsettim. Zira bu bizi bu riskler karsisinda korur diye dusundum gostermelik 0.25 gibi faiz artis oranina nazaran. Maalesef sartlar kosullar bu yonde gittigi taktirda 2014 ocak ayinda yapilan arttirim oranlarini isteyecek piyasalar. Bunu da oncul yazimda belirttim.

      Sil
  12. Hocam harika bir yazı emeğinize sağlık. Hocam aralık ayında FED ve AB'in alacağı kararlar bahsettiniz peki bu süreye kadar doların seyri ne olur? yükselmeye devam eder mi? MB bu sürede doları düşürmek için hamleler yapar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Bu aşamada yeni bir şey olmazsa kur aşağı yukarı bu düzeyde yani 3,44 - 3,46 düzeyinde kalmaya devam eder. MB'nin bu şamada ek bir hamle yapacağını tahmin etmiyorum bu zaten doğru da olmaz.

      Sil
  13. Merkez bankası 0.50 bant faizi arttırdıktan sonra oluşan döviz fiyatlarındaki parametre yüksek kur marjını fiyatladı. Bunun sonucu makas açıldı açılan makas kur değişkeni üzerindeki pozitif baskılanmayı hafifletti.

    YanıtlaSil
  14. Çözüm yolu şu olabilir mi?

    1. Bir KHK hazırlansın, ekonomi ağırlıklı olsun.

    2. TCMB'ye, ortalık sakinleşinceye kadar 'Türk Lirasi (TL)' basması yetkisi verilsin.

    3. Bu bol bol piyasaya sürülen TL'ler, KOBİ'lere, holdinglerin genel merkez binalarına, banka şubelerine, fabrikalara, kolilerle, çuvallarla götürülsün.

    4. Yetkililer bu TL'leri kullanarak üretimlerine devam etsinler, işçilere maaşları kesintisiz ödensin. (Bu 'yetkililer', TCMB personeli tarafından kayıt altına alınacak. Böylece, dağıtılan paranın nerelerde, ne amaçlarla kullanıldığı takip edilebilecek. Para, kaçak yollarla erimeyecek, yanlış alanlarda kullanılmayacak.)

    5. Ortalık sakinleştikten sonra, bu dağıtılan TL'ler çok küçük faiz oranları ile, tekrar, TCMB'ye geri ödensin, uzun uzun yıllara yayarak.

    Bu 5 adım sağlanırsa, Dolar'ın güçlenmesinin yaratacağı depremi önlemiş oluruz.

    Onaylıyor musunuz Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Piyasada TL degil Dolar sikintisi var sen piyasaya TL suruyorsun.

      Sil
    2. Hocam hükümetin politikalarını hangi yıla kadar desteklenebilir bulursunuz? Yani hükümetin 2008 yılına kadar uyguladığı politikalar çoğunlukla olumluydu vb diyebilir misiniz?

      Sil
    3. karşılıksız para basmanın sonucu hiper enflasyondur. Böyle bir şey yapılırsa paran pul olur.
      1 usd 100 tl yi geçer.

      Sil
    4. Onaylamıyorum.
      (1) Böyle bir KHK'ya gerek yok.
      (2) TCMB'ye böyle bir yetki vermeye gerek yok çünkü TCMB'nin görevi zaten TL basmak.
      (3) Bol bol basılan TL, TL'nin değerini daha düşürür.
      (4) Ekonomi, polisiye önlemlerle yönetilemez.
      (5) TCMB, kendi malı olan TL'leri geri alırken niçin faiz ödesin? Olsa olsa üste faiz alması gerekir.
      Son olarak bu modelin neye ilaç olmasını umuyorsunuz onu anlamadım.

      Sil
    5. Uzun uzun yanıt vermeye gerek yok, "Baran 13 yaşındai arkadaşları ona Einstein diyor" deyi geçelim.

      Sil
    6. bu modelin neye ilaç olmasını umuyorsunuz onu anlamadım.

      Şöyle:

      Dolar şu sıralar 3.44-46 TL arasında gidip geliyor. Önümüzdeki aylarda 3.60 TL ve üstünü görmesi olası.

      Piyasada Dolara ulaşmak zor olacak, Dolar alabilmek pahalı olacak.

      İşte bu problemi aşabilmek için, TCMB, KOBİ'lere, holdinglerin genel merkez binalarına, banka şubelerine, fabrikalara, onların kaç Dolar'a ihtiyacı varsa, o günkü kurdan hesap ederek (3.45 de olabilir, 3.75 de olabilir) o kadar TL'yi göndermesidir.

      Böylece kimse problem yaşamaz.

      Dolar 4 TL'ye ulaşırsa, yine TCMB 4 TL üzerinden hesap ederek ihtiyacı olanlara gönderir, onlar da bu parayı (4 TL üzerinden hesaplanmış meblağı) hemen Dolar'a çevirip kullanırlar. Bu paraları (TL'yi), kamyonlarla, tırlarla dağıtması gerekiyor TCMB'nin.

      Bol bol basılan TL, TL'nin değerini daha düşürür, demişsiniz de, yukarıda yazdığımdan başka çözüm yolu yok.

      Dolar basamayacağımıza göre, TL basarak ve bunu Dolar'a çevirerek kendimizi tedavi edebiliriz.

      Ortalık sakinleştikten sonra pek çok şey düzelir.

      Sil
    7. Ama siz ortalığı sakinleştirmiyorsunuz ki. Kuru daha da ateşliyorsunuz.

      Bence bunu uygulamaya koyacağınızı ilan etmeyin, yabancı ülkeden kaçmasın.

      TL verip dolar almaya yönlendirirseniz döviz kuru fırlar. Siz illa ki bunu uygulamaya koyacaksanız MB rezervinden firmalara direkt döviz verin. Ama bunu yapacağınızı yine ilan etmeyin, taki MB rezervlerini açıkladığı tarihe kadar. O tarihe kadar rezerv kalmayacağı için zaten çıkamazlar.

      Sonrası da kurun seviyesi hiç önemli olmaz. Ferrarinin fiyatı 3 milyon usd olsa bana ne yazar yüzbin usd olsa da alamıyorum zaten misali gibi bir ruh hali hakim olur.

      Siz şaka yaptığınız için ben de mizaha vurdum kusuruma bakmayın.




      Sil
  15. MAHFİ BEY

    Size, pek dile getirilmeyen, adeta "gizli kanser" gibi büyüyen bir sorum var.

    Türkiye'de emlak balonu olmadığı, varsa bile bunun İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol şehirlerin bazı semtlerinde tehlikeli boyutlarda olmayan bir balon olduğu söylenir hep. Türkiye genelinde bir emlak balonunun olmadığına birçok kesim hemfikir.

    Dolar/TL kurunda yaşanan ani yükselişler neticesinde, sektörel bazda analiz yaptığınızda, emlak balonunun da hızla şiştiğini görüyor musunuz? Bunu, tipik, inşaat sektörünü canlı tutmak için faiz indirme direktifleri veren hükümet kanadını hariç tutarak soruyorum.

    Kur yükselişiyle, sektörel analizinize göre Türkiye'de de "mortgage" benzeri bir kriz artık var mı? Emlak balonu tehlikesi de yükseldi mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ildeki durum farklı. Mesela İstanbul deprem bölgesi olduğu için burada bir konut yenilenmesi gerekiyor. Ayrıca her semtte farklı bir durum var.
      Buna karşılık genel olarak bir emlak balonu olduğu fikrinize katılıyorum. Etrafta boş duran konutlar hatta siteler dolu.

      Sil
  16. iliklerimize kadar hissetiğimiz bir ekonomik kriz içindeyiz...

    imalat ya da demir-çelik işinde olanlar hurda sektörünü bilirler. bu işlerde olan herkes miyadı dolmuş ekipmanlarını, imalat artığı başta çelik olmak üzere çeşitli metalleri ve talaşları hurdacılara kilo hesabı satarlar. eğer tanıdığınız hurdacılar sürekli telefon açıp "elimde çok güzel gıcır gıcır tezgahlar var, kullanılmamış yarı mamüller var. kiloyla satıyorum kaçırma." diyorsa bilin ki kriz teğet meğet geçmeyip tam da çemberin merkezinden vurmuş demektir.

    diğer şehirlerde durum ne bilemem ama en azından bursa şehrinde ne kadar orta ve büyük çapta iş yapan hurdacı varsa hepsinin stoklarında atık malzemeden çok, işlenmeye müsait malzemeler ve çeşitli işe yarar takım tezgahları dolu. çünkü küçücük bir torna atölyesinden tutun da koca koca fabrikalara kadar olan her segmentteki işletme ellerinde bulunan işlenmeye hazır çelik malzemeleri günleri gelip geçmekte olan borçlarını ödeyebilmek için hurdacılara satıyorlar. aynı zamanda daha önce hurdacılardan, belli bir limitin üzerinde hurda verme taahhüdü karşılığıyla borç almış işletmeler taahhütlerini yerine getiremediklerinden dolayı sözleşme gereği ellerindeki teçhizatlara kilo hesabı el konulmuş durumda.

    daha 5 yaşını bile doldurmamış cnc'ler, çeşitli aparatlar, vinçler, forkliftler elinde parası olanlara kilo kilo satılıyor. piyasada 2,25 tl/kg - 2,75 tl/kg bandında satılan çelik türevi malzemeler hurdacılarda 1 tl/kg - 1,25 tl/kg bandında satılmakta.

    bütün bunlar apaçık ekonominin gerçek lokomotifi olması gereken üretimin durma noktasına doğru hızla ilerlediğine dair işaretlerdir. eğer üretim yeniden canlandırılmazsa gerçekleşecek olan çatlak, turizmdeki durgunluğun yarattığı çatlakla mukayese bile edilemeyecek kadar büyük olacak.

    https://eksisozluk.com/entry/64314126

    YanıtlaSil
  17. Hocam dış güçler ulkemize bir rahat vermediler gitti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrusu biz bize rahat vermiyoruz olacak....zira yoksa nasıl ipe bak cambaz diyebilirler.

      Sil
    2. Biz kendimize rahat versek sorun kalmayacak.

      Sil
  18. Hocam iyi günler,

    Devletin açıkladığı, taşıtlara uygulanacak olan ötv zammını devlete ek bütçe geliri ihtiyacından ziyade dövize olan talebi kısmak için uyguladığı bir maliye politikası olarak yorumlayabilir miyiz?

    Ayrıca bu güzel analiziniz için de teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ikisi de geçerli sanırım. Çünkü bir yandan da yıllık 9 - 10 milyar TL gelir sağlayan BSMV'yi kaldırmayı planlıyor hükümet.

      Sil
  19. Hocam, Avrupa komisyonunun Parlamentonun ezici çoğunlukla aldığı kararın tersini yapmasının bir örneği var mı? Ben, AP kararının onaylanağını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bir süre beklemeyi seçeceklerini düşünüyorum.

      Sil
    2. Şart: Ohal'in kaldırılması. Gazetecilerin ve siyasetçilerin serbest bırakılması

      Sil
  20. hocam merhabalar öncelikle sizin sayfanızı geç keşfetmenin üzüntüsü içerisindeyim fakat geç keşfetsemde geçmişe dönük vakit buldukça yazılarını okuyorum ve kendime yeni bilgiler aşıyorum resmen sayenizde yüksek lisans yapıyorum sizi keşfetmenin sebebide istatistik hocamın derste bir gün dünyaca ünlü iktisatçılarımızın arasında ismini söyleyip kitaplarınızı önermesi dikkatimi çekti ve ilk kitabınız küresel finans krizi kitabınızı alarak okumaya başladım ve gerçekten herkezin bilmesi gereken bilgileri sade ve akıcı şekilde öğretme yeteneğinize hayran kaldım ve sorum olarak cumhurbaşkanımızın borsa istanbul ve islam kalkınma bankası arasındaki anlaşmanın bize ne gibi bir faydası olabilir ve altın borsasına yakın olmamamız konusunda tavsiyede bulunmasındaki amaç sizce bize ne gibi faydaları olabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geç olsun güç olmasın derler.
      Hakkımdaki nazik sözlerinize teşekkür ederim.
      BIST ile İKB veya başka kurumlar arasındaki işbirliğinin bir takım ortak projeler konusunda yararları olabilir.
      Altın konusunda ben farklı düşünüyorum. 3 yıldır insanlara altından uzak durun diyorum ve haklı çıkıyorum. İleride altının zamanı gelebilir ama şimdi değil.

      Sil
  21. sayın Böke'nin dediği gibi "Sorun artık MB'nin çözebileceği bir sorun
    değil.."

    http://m.gercekgundem.com/ekonomi/244889/artik-mbnin-cozebilecegi-bir-sorun-degil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında sorun hiç bir zaman MB'nin çözebileceği bir sorun değil. Her gün yeni bir siyasal sorun yaratılan bir ülkede MB faiz politikasıyla ne kadar çözüm getirebilir ki?

      Sil
    2. faiz düşeceği zamanda adını " paranın maliyeti" deriz düşüncede millet mutlu olur.

      Sil
  22. mahfi hocam kaleminize sağlık. çok yerinde tespitler yapmışsınız. 5 yıllık bankacıyım. kobi de çalışmam gereği her gün şirket sahipleriyle ilişki içindeyim. inanın real sektör panik içinde özellikle maliyeti dolar bazında olan şirketler ve imalatçılar. her gün neredeyse bir başdanışman çıkıyor panik yok piyasa dengeyi bulur diye açıklama yapıyor ya bu açıklamaların reel sektörde hiçbir karşılıgı yok. faizleri düşürdünüz tamam ama piyasada geleceğe güven yoksa kim harcar kim kredi çeker? dolar da enflasyon,faiz gibi çok önemli bir gösterge bizim gibi finansmanda dışa bagımlı bir ülkede.. buu kadar emin net konuşuyorlar körfezden bizim bilmediğimiz milyar dolarlarca sıcak para gelip te kurtaracak bizi şüpheleniyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben de piyasayla sürekli temas halindeyim hiç bir dönemde bu kadar şikayet dinlemedim.

      Sil
    2. Evet ben de piyasayla sürekli temas halindeyim.

      Bunu biraz açar mısınız?

      Yani, boş vakitlerinizde, tek tek OSB'lerin yönetim merkezlerini telefonla arayıp "işler nasıl gidiyor?" diye mi soruyorsunuz?

      Tahtakale'ye mi gidiyorsunuz?

      Güler Sabancı'ya e-posta mı gönderiyorsunuz?

      Ömer Koç'a cep telefonu mesajıyla mı soruyorsunuz işlerin nasıl gittiğini?

      Rifat Hisarcıklıoğlu, Mehmet Büyükekşi size her hafta rapor mu gönderiyor?

      Sil
    3. Ben pazara giderim, esnaf gezerim, Anadolu'ya gittiğimizde ki bu aralar ayda iki kez gidiyoruz, sanayiciyle, iş adamıyla konuşurum, ayrıca katıldığım konferanslarda iş adamlarıyla konuşurum. Tahtakaleye de ayda bir giderim.

      Sil
  23. mahfi hocam dolar tüm dünyada Trump sonrası değerlenmeye devam ediyor. peki ABD doların daha da güçlenmesi karşısında önlem alacak mıdır alacaksa bu nasıl bir önlem olur. sonuçta ABD nin para biriminin degerli olması ithalat üzerinde + , ihracat üzerinde - yönde etkisi olacaktır. aşırı degerli dolar abd li şirketlerin bilanço yapılarını negatif yönde etkileyecek bir süre sonra.. tüm bunların ışıgında ABD güçlü dolara dur der mi derse nasıl der?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed faizi artırmayacağını açıklarsa dolardaki değer kazanımı durur hatta biraz da kayıp başlar. Ama onun da başka sıkıntılar yaratması söz konusu olur.

      Sil
  24. Merkez Bankası'nın faiz artırımı tasarrufların bankacılık sistemine yönelmesini sağlamıyor. Bankalar korkularından mevduat faizini yükseltmemek konusunda kartel oluşturmuş durumdalar. Türk parasında kalmak câzip olmalı ki, bireysel ve kurumsal fonlar yabancı paraya yönelmesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız üstat. Ne yazık ki her alınan karar bir önceki veya sonraki uygulamayla çelişki halinde olduğu için sonuç vermiyor hatta kafaların daha da karışmasına yol açıyor.

      Sil
  25. Hocam merhabalar. Ekonomide analiz kitabınızı bir çırpıda okudum, çok güzel bir çalışma olmuş. Kitabınızın orta düzey analiz örnekleri kısmında, merkez bankasının başarısını ele aldığınız bölümde gözüme takılan bir nokta oldu. Temel amacın açıklanmasında ''Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'' yerine ''Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'' gibi bir yanlışlık mevcut.

    İyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Hemen düzeltilmesini söyleyeceğim yayınevine.

      Sil
  26. hocam, ben merkezin faiz artışı kararını doğru ancak gecikmiş olarak değerlendiriyorum. merkezin görevi sadece doğru kararlar almak değil bu kararları aynı zamanda doğru zamanda alabilmektir. bundan sonra merkez faiz artırımlarına devam etse de döviz kurlarının yine dalgalı biçimde yükseleceğini düşünüyorum. zira: faiz artırımlarıyla zaten yavaşlayan ekonomi daha da yavaşlamaya başlayacaktır. üstelik faiz de önemli maliyet kalemlerinden olduğundan her ne kadar talepte azalma yaratsa da zaten 2015 itibariyle enflasyon giderek maliyet kökenli olma yoluna girmiştir. dolayısıyla da bundan sonra enflasyon artma eğilimini devam ettirecektir. buna paralel olarak normal olmayan bir şekilde faiz bantları yukarıya çekilse de döviz kurları yukarı yönlü olmaya devam edecektir hızında biraz azalma yaşansa da!. fed faiz artırsa da artırmasa da ki bana göre artırma riski yükseldi ve yine a.p nin türkiye kararında ne adım atılırsa atılsın kanaatimce bahsedildiği gibi önemli bir iktisadi etki oluşturmayacaktır. esasında ekonomide normalleşme başlamıştır. dış dünyanın tasarruflarını bolca ithal edip bolca döviz yaratmayan katma değeri düşük inşata yani taşa toprağa yatırırsanız sanayi tarım ar - ge inovasyon gibi asıl iktisat motoru olan alanlara sermaye mobilizasyonu yapmazsanız bunun da elbette bir bedeli olacaktır. bence bedel ödemeliyiz hem de maalesef ağır biçimde!. kim bilir belki 10 yılı kaybeder ama sonraki yüzyılımızı kurtarabiliz eğer kötü yönetimleri ödüllendirmeyi bırakabilirsek!.

    YanıtlaSil
  27. hocam saygılar. euro/dolar paritesi yıl sonu 1.05 in altını görebilir mi?. tahmininiz nedir bu hususta?.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ortamda tahmin yapamıyorum açıkçası ama görebilir.

      Sil
  28. HOcam yazı için müteşekkirim.bi sorum olacaktı, ekonomi ile alakalı raporları okumayı nasıl öğrenebiliriz? örneğin bankacılık sektör raporunu incelemek istiyorum ama okumasını bilmiyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomide Analiz kitabımı okudunuz mu? İsterseniz onu okuduktan sonra bir daha deneyin.

      Sil
    2. Hocam reklamı da ihmal etmiyorsunuz yani :)))

      Sil
    3. Kitabın kendisi reklam (diyerek bir reklam daha yapayım.)

      Sil
  29. MB faizi arttirinca hemen dakikasinda yabancilar para getirip faize para mi yatirdilar da kur dustu birden? Aslinda kendi kendinize dolar fiyatini spekulatif oldugunu MB karariyla alakasi olmadigini belirtiyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Piyasa dediğiniz şey zaten spekülasyon üzerine kuruludur. Siz spekülasyona fırsat veren işler yaptıkça spekülasyonun boyutu artar. Bunu bilmezseniz piyasayı anlayamaz böyle anlamsız yorumlar yaparsınız.

      Sil
  30. Hocam birgün bu yazıları yazmaktan veya yorumları cevaplamaktan sıkılıp bu blogu bırakacaksınız diye çok korkuyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tabii her şeyin bir sonu, bir sınırı var.

      Sil
  31. yazilariniz cok faydali elinize saglik.

    YanıtlaSil
  32. Hocam fed'in faiz artıracağı "beklentisi" doları neden yükseltiyor? Yani yatırımcı şöyle düşünmez mi: "fed ilerde faiz artiracak gibi. Henuz artirmamisken ve abd'de faizler suan ilerisine gore dusukken ben turkiye'de kalayim. Artirinca giderim"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama Türkiye'de riskler sürekli yükseliyor. Yani faiz artıyor ama CDS primi de artıyor. Türk tahvili alan bir yandan da CDS yaptırıyor ve CDS primi arttığı için faiz artışı pek işe yaramıyor.

      Sil
    2. CDS priminin artması neye yol açıyor hocam ? basit bir anlatımla açıklarmısınız ?

      Sil
    3. Risk algısı yükseliyor faizler artıyor.

      Sil
    4. hocam çok özür dilerim fakat risk algısının yükselmesi nasıl faizleri artırıyor açarmısınız bir örnek ile ?

      Sil
  33. Hocam konu dışı olacak biraz ama gerçekten görür ve merakimi giderirseniz sevinirim. Tahvil piyasaları konusunda kafam karisik biraz tahvil fiyatı artınca faiz oranı niye düşüyor ve ya tam tersi neden oluyor ? Bunların oluşumunda öncelik sıralamasınida karıştırıyorum yani hangisi sebep hangisi sonuç gibi. Durumu aciklarsaniz çok sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir örnek üzerinde açıklayayım istersen.100 TL Tutarında bir tahvilimiz olsun yıllık faiz ödemeside 20 tl olsun.Formülden bu tahvilin faiz oranını bulalım.Faiz oranı=yıllık faiz ödemesi/tahvilin fiyatı.Rakamları denkleme yerleştirelim 20/100=0,20.Yanında kağıt kalem varsa bir tane pozitif eğimli tahvil arz eğrisi ve negatif eğimli tahvil talebi eğrisi olan grafik çiz.Dikey eksen tahvil fiyatını yatay eksende de miktar olsun.Farz edelim ki tahvil talebi arttı, talep artınca talep eğrimiz sağa kaydı.Yeni denge noktası bir önceki denge noktasında sağ tarafa kaydığı için dikey eksendeki tahvil fiyatımızda arttı.Yeni tahvil fiyatımız atıyorum 120 tl olsun.Bu yeni durumda formulümüze tekrar geri dönelim.faiz oranı=yıllık faiz ödemesi/tahvilin fiyatı.rakamları yerine koyalım 20/120= %16.6 ya düşüyor.(yıllık faiz ödemesi değişmiyor.)

      Sil
    2. Yanıt için teşekkür ederim.

      Sil
    3. Kotu bir yanit. Dinamikleri birtakim egrilerle ve bunlari kaydirarak aciklamak anlamli degil. Adeta ezberci egitim sistemimizin bir yansimasi. Egriler onemli fakat bunlar sadece analiz araclari.

      Ben soyle aciklayayim. 100TL tutarinda aldiginiz, yillik 20 tl faiz odemesi olan tahviliniz var. Yani burada 100TL karsiligi satin aldiginiz sey yillik 20tl odenmesi sozu. Faizler artti diyelim. %20'den %25'e ciksin. Elinizdeki seyin degeri, yani yillik 20tl odeme sozunun degeri, ikincil piyasada bu sartlar altinda artik 80TL eder. Cunku elinizde 100TL olsaydi yillik 25tl odeme sozu alabilirdiniz ve su an kimse 80TL ye alabilecegi sozu 100TL ye almaz.

      Selamlar.

      Sil
    4. Öncelikle her ikinizin verdiği yanıt için de teşekkür ederim ikinizinde dediğini anladım. Son olarak o halde tahvil fiyatıyla faiz oranı arasında öncelik sıralaması yok yani duruma göre her ikisi de sebep ya da sonuç olabilir ? Ayrıca şimdi düşündüğümde benim kafami karıştıran asıl durum bir şeyin fiyatı artınca getirisinin ,faizinin, artmasi gerektiğini düşünmemdi. Ama bu durum faiz oranı ve getirisi önceden belirlenmiş tahvil piyasalarında geçerli olmuyor demek ki, formülüze edilerek kanıtlanmış zaten.

      Sil
  34. kiyma fiyatlarinda tavan fiyat uygulamasi yuzunden kiyma bulamiyoruz ne olacak hocam dolarda artti esnaf tavan fiyat nedeniyle zam yapamiyor. dolar cikinca mal bulamiyoruz zam gelecek diye millet stoklarini acmiyor karaborsacilar turer mi

    YanıtlaSil
  35. Hocam TCMB' nin haftalık ve gecelik fonlama miktarlarını hangi veriye bakarak öğrenebiliriz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TCMB sitesinde istatistikler başlığını tıklayın sonra piyasa verilerini tıklayın. Orada bulabilirsiniz.

      Sil
  36. Mahfi Bey Merhaba;

    Daha önce bir yazınızın yorum kısmına bu soruyu yazmıştım siz zannederim görmediniz ve bazı okuyucularınızdan da tepki gördüm. Soru kısa ve net:


    Hocam acaba batıyor muyuz?

    Ne düşünüyorsunuz

    Saygılarımla
    Kemal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mantar batmaz biliyorsunuz yarısı batmış yarısı suyun üstünde durur.

      Sil
    2. Yani baktığın açıya göre değişir.Ben batağız ve ultra borçluyuz diyorum...ME

      Sil
  37. 2017 de Türkiyeden Döviz çikişi artarak hizlanacak,yatirimciya maliyeti ve zarari ne olursa olsun çikar. Yatirimlar yüksek oranda ETF bazinda yapildigi için , gelismekte olan piyasalardaki risk algisindan dolayi düşecek. Türkiyeye 2002 den sonra AB çipasi ve o günkü ihtiyaçlari karşiliyacak ekonomi yapilar sayesinde yatirim ve dis sermaye cektiyse . Bugünde tam tersi olusmakta. Bunun ilk sinyali Gezi olayinda ortaya cikti.Bunu onlemek artik bu anlayisla zaten imkansiz .Kanunlarin 1 gecede tartisilmadan , gorus alinmadan yapildigi ulkeye sermaye gelmez , sermaye cikar.Buna sasirana , sasiryorum .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım buna kimse şaşırmıyor da şaşırmış gibi yapıyor.

      Sil
    2. Ben bu akıl tutulmasına hayret ediyorum.Halkımız ülkemizi kime emeanet ettiğini ne zaman anlayacak acaba?

      Sil
  38. Hocam yazılarınız ve cevaplarınız Türkiye gerçeklerini ve çözümlerini o kadar iyi ortaya koyuyor ki. Söyleyecek söz kalmıyor. Tek sorun okurken fazla duygulanım yaşamam. Öğrenirken,düşünürken endişeye gark oluyorum sonra bir anda yorumları okuyup gülmeye başlıyorum. Öncelikle sabrınıza, beyninize ve gönlünüze sağlık. Sevgi saygılarımla...

    YanıtlaSil
  39. Hocam sizce son 15 yılda reel faizin düşmesiyle tasarrufların düşmesi arasında bir bağlantı var mıdır ya da tasarruflar neden düşmüştür.saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben niye enflasyon karşısında birikmiim erirken Hasan'ın evini finanse edeyim,paramı $'a park ederim ve iki yılda 4 yıllık getiri elde ederken hem paramı korurum hemde nemalanırım.2+2=4

      Sil
  40. hocam merhaba,
    şu anda uzun ve acılı bir fakirleşme sürecine girdiğimiz söyleniyor, bu süreç zenginleri , orta sınıfı ve altını aynı mı etkileyecek, farklıysa nasıl etkiler? Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 3 yıl önce Türkiye'de kişi başına gelir Çin ve Rusya'dan yüksekti. Bugün aşağı yukarı aynı noktadayız. Bu tür bir fakirleşme en çok alt tabakayı etkiler.

      Sil
  41. Hocam agziniza saglik.
    Yazilarinizin finansal okuryazarlik konusunda cok faydali olacagini dusunuyorun.
    Detaydan,teknik terimlerden arindirilmis her kesime hitap eden bir uslupunuz bulunmakta.
    Bunun yaninda sizi uzun suredir takip eden okuyucunuz olarak sunu rahatlikla soyleyebilirim. Olaylara tarafsiz bakmaniz gordugunuzu aktarmaniz olani degerlendirmeniz olabilirlikleri bilimsel ispatlarla sunmaniz kaliteyi gozler onune seriyor.
    Siradan vatandaslara,bu sektor ile ile ilgili kurumlara isik tutmasi dilegiyle.
    Her yaziniza katilmak her yazinizin , her tahnininizin dogru oldugunu soylemek ne kadar hata ise; yazdiklarinizin tarafli oldugunu soylemekte hatalidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Son cümleniz çok doğru.

      Sil
  42. Her ağzını açan “ekonomide yapısal reform” gerek diyor. Sonra da “verimliliği artırmak” veya “yüksek katma değerli mal üretmek” gibi çocukların bile ezberlediği önerilerde bulunuyor. Bunlar yapısal reform değildir. Türk ekonomisinde yapılacak ilk yapısal reform, döviz fiyatının kalıcı olarak, pahalılaşmasını sağlamaktır. Ancak bu suretle ekonomimiz, iç değil dış taleple “sürdürülebilir büyüme” ye geçebilir. Dövizin kalıcı olarak pahalılaşması, ücretlerin/gelirlerin döviz cinsinden kalıcı olarak düşük kalması demektir. Bunu, kafamıza iyice yerleştirmeden, reformdan falan bahsetmeyelim.

    Hocam Ege Cansen hocanin bu yorumuna katilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ege beyin birçok görüşüne katılsam da bu görüşüne katılmıyorum.
      Çocuklar bile ezberlemiş olsa yapılmadıktan sonra bunlar bir şeye yaramıyor ki. Ayrıca ilk yapılacak yapısal reform Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmaya çalışılan bilime dönüşü sağlayacak olan eğitim reformudur. Yalnızca bilimle uğraşan, sorgulayan, analiz yapan, öğretmeninin yanlışını yakalayan bir nesil yetiştirmezsek, biat kültürüne dayalı insanlar yetiştirmeye devam edersek hiçbir buluş yapmamaya, tekonolojiye ve dünyaya katkıda bulunmayan bir ülke olmaya devam ederiz.

      Sil
    2. Yapısal reformu gerçekleştirecek irade yoksa ucuz tl ile sürdürülebilir büyümeye geçilebilir.
      Amaçlananda budur zaten.

      Sil
    3. Yalnız Mahfi bey, Ege bey sizden yaşça büyük, farkındasınız değil mi?

      Sizden pek çok konuda daha tecrübeli tespitler yapabilir.

      Sizin burada, hakkında yazdıklarınızı okusa üzülmez mi?

      Sil
    4. Oradaki püf nokta dövizin pahalılaşması değil "kalıcı pahalılaşması".

      Tabi sadece bize göre değil; rekabet içinde olduğumuz, olacağımız ülkelere göre de bu kur avantajı sağlanmalı. Çünkü kalıcı diyor Ege Bey.

      Bu bile kolay değil ki.

      Sil
    5. Ege Cansen yaşça benden büyüktür ama benim çok iyi dostumdur. Kendisiyle CNBCe zamanında ortak televizyon programı yaptık, seminerlere, konferanslara katıldık. Yüz yüze görüşmesek telefonla mutlaka konuşuruz. Kendisine saygım ve sevgim var. Bunlar ayrı şeyler. Bütün bunlar benim, onun bütün düşüncelerine katılacağım anlamına gelmeyeceği gibi, onun da benimle hep aynı düşüncede olacağı anlamına gelmez. O nedenle benim burada yazdıklarımı okusa hiç üzülmez hatta farklı bir düşünce çıktığı için tartışma konusu oluştu diye memnun bile olabilir.

      Sil
    6. Dovizin kalici pahalilasmasi demek, faizi dusuk tutmak demektir. Ege Cansen sonuna kadar hakli, ayni yorumu biz yapinca dini takintili oluyoruz. Aklin yolu bir demek ki. Insanlarin refahi artinca bilime de yonelir, bulusa da yonelir. Once refahiniz olacak.

      Sil
  43. Hocam Cumhurbaşkanının kapıları açarız söylemi sert söylemlerden ve tehditlerden kaçınma konusunda sürekli olarak verdiğiniz önerilerle çelişsede, Avrupa birliğinin kararını etkilemek için yapılabilir bir söylemmidir? Ya da sizce kararlarını ne derece etkiler?

    YanıtlaSil
  44. Hocam yıllık basılacak para miktarı neye göre belirleniyor? 1-gsyih ne kadarsa o kadar mı basılıyor? 2-gsyih dan fazla para basılması enflasyona sebebiyet verirmi? 3-tcmb dolar basamıyor,peki dış finansman ihtiyacını karşılamak için tl basıp onunla döviz alamaz mı, böyle yaparsa ne olur?
    yazı için teşekkürler.fikirlerinize emeğinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyüme ile ilişki kurularak basılıyor.
      Genellikle verir.
      Kimse TL almaz. Çünkü TL'yi Türkiye dışında kullanamaz.

      Sil
  45. Hocam,

    Lise 3 öğrencisi olan yeğenim ileride iktisatla ilgilenmek istediğini söyledi. Lise 3 seviyesinde olan birinin iktisat bilimine gerçekten ilgisinin olup olmadığını görmesi için bir kitap tavsiyesinde bulunabilir misiniz? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim Kolay Ekonomi kitabımı okusun bakalım ilgisini çekecek mi?

      Sil
  46. Hocam, sabırla düzeltmeleri belirtmişsiniz. Tebrikler. Sizin metne ek olarak, faizlerin %5 düşmesi halinde piyasanın düşeceğini öngörenler, kamu banklrına talimat versinler %5 le işlem yaptırsınlar bakalım...

    YanıtlaSil
  47. hocam Atatürk'e hayran bir lider daha göçüş gitti bu dünyadan; devrimci özgürlükçü ve halktan yana olan son büyük lider Fidel Castro............

    YanıtlaSil
  48. Talep enflasyonu olan bir ulkede en cok hangi urun ve hizmetlerde fiyat artislari gundelik hayatta gozukur siradan homoeconomics icin


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gıda maddeleri, ulaştırma fiyatları.

      Sil
  49. Hocam merhaba. Cb altınla alakalı bir sistemden bahsediyor. Acaba merkantilizme mi geçiyoruz;))) ve sabit kur politikasının avantajları ve dezantajları ne olur?? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kastettiğini tam olarak anlamadım ama eğer altın standardını kastediyorsa yani kağıt parayı altın karşılığı basalım diyorsa altın üreticisi olmayan bir ülkenin böyle bir teklifle çıkması ilginç olur diye düşünüyorum.

      Sil
    2. CB bunu Turkiye icin degil, Islam Birligi Teskilati toplantisinda dile getiriyor. ;))))

      Sil
  50. Sayın hocam, kanaatim odur ki faiz yükseltmenin de bir sınırı vardır. Merkez Bankası usd kuru üzerine en önemli enstrümanı olan faiz aracı ile giderse bir miktar rahatlama sağlanabilir. lakin Siyasi ve coğrafi riskler artı trump ekonomisi ve ithalata bağlı sistemimiz, cari açık ve özel sektörün borçlarının finansmanı için artacak dolar talebi bizi önümüzdeki yıllarda da dolara muhtaç edecek ve buna bağlı olarak faiz ne olursa olsun kur yukarıya çekilecek ve bu durumda tüketime dayalı olan ekonomimiz zarar görecek ve ayrıca özel sektörün borçlanma maliyetleri iyice artıp borcunu çeviremeyerek kapanan küçük orta ve aşırı borçlu bazı büyük işletmeleri doğuracaktır. Bu noktada faizi kura karşı çok yukarıda puanlamak çok işe yaramayabilir.
    Yapısal reformlara gelirsek şimdi başlasak bile ekonomiyi düze çıkaracak meyvelerini bir iki yıl içinde görebileceğimizi zannetmiyorum. Neticesinde takdir edersiniz ki irlanda güney kore hindistan ve çinin başarısı orta vade sayılabilecek bir zaman diliminde gerçekleşmiştir. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyorsunuz ki: "Yapısal reformlara gelirsek şimdi başlasak bile ekonomiyi düze çıkaracak meyvelerini bir iki yıl içinde görebileceğimizi zannetmiyorum. Neticesinde takdir edersiniz ki irlanda güney kore hindistan ve çinin başarısı orta vade sayılabilecek bir zaman diliminde gerçekleşmiştir."
      Çok doğru. Ama biz bunu 15 yıldır söylüyoruz. 15 yıldır bu işlere girişseydik şimdiye çoktan meyvesini topluyor olacaktık.

      Sil
    2. 15 yil onceki reel faiz oranlarina baktiginizda eger butceyi kontrol etmeselerdi reform yapacagim diye, simdiye Yunanistan'dan beterdik. Adamlarin borclarini kulturel bagdan dolayi affettiler, bizim gozumuzun yasina bakmazlardi, esekler gibi calisip o borcu odemeye calisirdik gecmiste oldugu gibi.

      Faiz dusuk olmadan reform, yatirim yapamazsiniz.

      Sil
  51. Hocam Merhaba,
    Mart/2017'de iktisat politikası doktora yeterlilik sınavına gireceğim.
    Çalışacağım kaynaklar arasında tabi ki her iktisat öğrencisi gibi ben de sizin kitaplardan yaralanacağım.İktisat Politikası,mikro ekonomi,Makro Ekonomi ve Ekonomide Analiz kitaplarınızı yazdığım sırada okumak istiyorum.Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyim?Ayrıca genel olarak yeterlilik sınavına hazırlanırken nasıl bir çalışma yöntemi tavsiye edersiniz?Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doktora yeterlik sınavında bu tür kitaplara çalışmanın yanı sıra güncel konuları da çalışmakta yarar var. Bu blog aslında bu gibi işlerde biçilmiş kaftan.

      Sil
  52. Hollandaya gittiniz mi

    Hollanda guneykore ve finlandiya size ne cagristiyor.

    YanıtlaSil
  53. hocam önceki cevabınız için tsk ederim ve bu bloğu takip ettiğimden beri şunu farkettim normalde okumayı fazla sevmeyen bir millet olarak blogunuzu takip edip okuyan kitle sayısı çok fazla bu beni mutlu etti ve yorumlara baktıkça hemen hemen her yaştan ve her sektörde çalışan insanlarla dolu ve şunu anladım aslında okumayı ve yeni birşeyleri öğrenmeyi seven milletiz sadece okuduklarımiz kaliteli akıcı ve faydalı bilgiler olsun yeterli sorun bizde değil bu zamana kadar bize bu bilgileri sizin gibi anlatamayan hocalarla ilgili olduğunu anlamış oldum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogla ve benimle ilgili nazik sözlerinize teşekkür ederim.

      Sil
  54. Dolar ciksin ne olacak benim dolarla isim yok!
    Gidami erzagimi kirami ayligimi tl ile aliyorum. Ben yeni turkiyede yasiyorum yeniTL kullaniyorum. ben hizmete bakiyorum. Dolarla isi olanlar dusunsun. Beni dolarlar degil erzakim ilgilendiyor.Bulgurum pirincim makarnam ekmekim südüm vs...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aldığınız o bütün erzak var ya işte onlar benzin kullanan araçlarla taşınıyor. Benzin petrolden yapılıyor. Petrolü de o ne işim var dediğiniz dolarla alıyoruz. Yeni Türkiye'de en geçerli para Dolar. Baksanıza köprüden bile geçerken vereceğiniz TL, Dolara endeksli hesaplanıyor.

      Sil
    2. Sutu veren inek bile ithal saman yiyor, parasi dolarla odeniyor. Oturdugun ev dogalgazla isiniyor, parasini dolarla oduyoruz. Elektriginin %35'i dogal gazla uretim yapan santrallerden geliyor, parasini dolarla oduyoruz. Taktigin at gozlugu birtek yerli mali olan, onun icin de TL bile odemiyorsun zaten.

      Sil
  55. ekonomide tıpkı tıp mühendislik gibi bir bilimdir ! nasıl hastalanıp doktora gittiğimizde doktorun tüm tahlil ve tetkikleri yaptıktan sonra bize ameliyat olman lazım dediğinde bizim biraz daha bekleyelim belki kendiliğinden geçer dememiz ne kadar saçma ve akıl dışı ise piyasayı dengede tutacak en önemli araç olan faize duygusal kutsal anlamlar yükleyerek gerekli hamleleri geç yapmamız o kadar saçma ! saygılar hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bizim için bir yaşam tarzı ne yazık ki. Yumurta kapıya gelmeden önlem alınmıyor.

      Sil
  56. Merhaba hocam ve saygı değer takipçiler. Anlamadığım bir konuyu sormak istiyorum. Saygı değer takipçilerde yardımcı olabilir.

    Talebin fiyat esnekliği veri iken ; Arz esnekliği yüksekse , Tüketicinin yüklendiği vergi neden daha fazla olduğu kabul ediliyor. Bunun nedeni ; Tüketici vergiyi yüklendiği için mi zaten arz daha esnektir ? Yani bunu reel örneklerle anlatabilir mi birisi ? Gerçekten aynı şeyi 5 farklı deyişle yazan ama bir tane örnek vermeyen herşeyi teorik anlatan iğrenç bir kitaptan mikro iktisat çalışıyorum şu anda. Varsa Mikro İktisat kitabı öneriniz onu da alırım teşekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haydi bakalım değerli arkadaşlar verin bu sorunun yanıtını.

      Sil
    2. Simdi esnekliği küçük olanın fiyattaki değişime tepkisi daha düsük oldugu için verginin büyük kısmını öder.Talebin fiyat esnekliğinin sabit oldugu ve arz esnekliğinin yükseliyor oldugu durumda üretici daha az vergi yüküyle karsılasır.Çünkü üretici fiyat değişimleri ile vergiyi kolaylıkla tüketiciye yansitır.

      Benim kıt iktisat bilgim ile yorumum bu kadar gerisini hocama bırakayım :)

      Sil
    3. Esnekliği yüksek olan daha kırılgandır şöyle düşün tam rekabet piy. Talep eğrisi sonsuz ve bütün vergiyi üretici öder ama oligopol piy. Durum farklıdır kısaca daha esnek olan ( fiyat miktar değişkenlerine göre ) daha çabuk degişebildigine göre vergiyi diğeri ödüyor . Mahfi hocam az destek :) anlatabildim mi acaba

      Sil
    4. Bildiğim kadarıyla anlatayım. Bende bu aralar mikro çalışıyorum.
      Esnekliğin mantığı şu aslında üretici veya tüketicinin fiyat değişmelerine karşı verdiği tepkinin ölçüsü. Bir nevi şöyle düşenebiliriz arz esnekliği yüksek ise üreticinin o malı üretmekten vazgeçme ihtimali var demek. Tüketici esnekliği yüksekse tüketicinin o malı almaktan vazgeçme ihtimali yüksek demek.
      Senin soruna gelicek olursak örneğin bir üretici düşün bir malı üretiyor ve o mala vergi konuluyor. Üretici diyorki ya ben esnek adamım gerekirse bunu üretimini kısarım fiyatıda yükselir bunu tüketiciye yansıtırım. Tabi burda da tüketicinin esnekliği devreye giriyor. Tüketici de diyorki benim esnekliğim düşük ben bu malı vergisine rağmen mecbur alıcam. İşte böyle olunca vergiyi bizim tüketici ödüyor. Unutma esnek olan vergiyi diğerine ödetir.Bilmem yardımcı oldu mu. Ben de acemisiyim bu işin ama anladığım bu.
      Ayrıca Mahfi Hoca yazmadan söyleyeyim. Mahfi hocanın mikro kitabını alabilirsin. Örneklerle konuları anlatıyor. Okuması zevkli bir kitap.

      Sil
  57. Merhaba Hocam ekonomiden fazla anlamayan biri olarak özür dileyerek size bazı sorular sormak istiyorum.

    1.)Türkiye bu cari açık seviyesi ve karışıklıklarla nereye kadar gidebilir Merkez bankası geçici önlemlerle daha ne kadar zaman kazanabilir.
    2.)Ülke yurt dışından gelen paralarla teknolojiye ve bilime yatırım yapmaksızın kaç yıl daha götürülebilir.
    3.)Türkiye bunca senedir gelen yabancı yatırımları etkili bir şekilde kullanabildi mi
    4.)Olası bir ekonomik krize girersek bu krizden düzlüğe çıkabilmemiz ortalama kaç senemizi alır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Gidebildiği yere kadar gitti zaten.
      2. Bunun yanıtını ben de bilmiyorum.
      3. Hayır kullanamadı. Kullanabilseydi teknolojide çok ileride olur, bir tane olsun buluş yapardı.
      4. Bu sorunun yanıtını da bilmiyorum. Krizin boyutuna ve sonrasında neler yapılacağına bağlı.

      Sil
  58. Hocam Amerika bu kadar büyük bir cari açıkla nasıl ayakta kalabiliyor.Çinliler Amerikan tahvili almayı kesseler ne olur.Trump'ın yaptırımı olursa Çin isterse Amerikayı çok büyük bir krize sokabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amerika'nın büyük dediğiniz cari açığının GSYH'sına oranı % 3,5. Bizimki % 4,5. Yani bizim cari açığımız oransal olarak Amerika'nın cari açığından büyük.
      Çinliler Amerikan tahvili almayı keserse Amerikalılar da Çin malı almayı keser. Çin, bundan daha büyük yara alır. Ayrıca Amerika krize girer ve Çin mallarını alamazsa Çin daha büyük krize girer.

      Sil
    2. Hocam bu kısır döngü dünyayı nereye götürür.Amerika ne kadar borçlanırsa borçlansın hiç bir zaman batmayacak anlamına mı geliyor bu.Bu ekonomik sistem o zaman hiç bir zaman çökemeyecek.Ayrıca Çinliler çalışmalarının karşılığı olarak sadece kağıt parçaları mı alıyorlar o zaman.

      Sil
    3. Bu durumda kimse kimseyi krize sokamaz,çünkü kendisi de zarar görür. Günümüz dünyasında bir ülkenin batması ile diğeri düze çıkmaz.

      Sil
    4. ABD cari acigin gsyh orani %2.7

      http://tr.tradingeconomics.com/united-states/current-account-to-gdp

      Sil
  59. MAHFİ BEY

    EĞER VAKTİNİZ OLURSA ŞURADAKİ ESNAFIN SÖYLEDİKLERİNİ OKUR MUSUNUZ?

    http://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-38103875?ocid=socialflow_twitter

    25 KASIM 2016

    Doların yükselişi, durgunluk, işsizlik: İstanbul'un çarşısı ne diyor?

    "Ben, 1974 Kıbrıs harekatı olduğu zaman da burada, çarşıda esnaftım. Birkaç gün, 3-5 gün, 10 gün, bilemediniz 15 gün durgunluk olurdu.

    Ama bugünlerde, bu kadar kötü durgunluk hiç olmamıştı.

    Son 3 gündür, siftah yok bu dükkanda.

    Bir-iki ihracat var, şimdilik onunla idare ediyoruz.

    Peki sonrası, bilmiyoruz..."


    ***

    "Dükkanı ziyaret eden insan sayısında 10'da 1 gibi bir azalma var.

    100 insan ziyaret ederken şu an 10 insan geliyor. En tehlikelisi de bence bu. Çünkü bunun bir çaresi yok. İşsizliğin hiçbir çaresi yok, hiçbir çözüm üretmezsiniz buna.

    Umarım düzelir diye bekliyoruz.

    Açıkçası, hükümet tarafından yapılan açıklamaların, diğer üstdüzey yöneticilerin yaptığı açıklamaların, halktan, esnaftan çok uzak olduğunu düşünüyoruz."

    https://twitter.com/bbcturkce/status/802151578451017730

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benzer şikayetler her yerde var.

      Sil
    2. Eee kim oy veriyor bu hükümete?Yanlış anlaşılmasın hem şikayet edip hemde aynı şeyi yapıp sonucun değişmesini beklemek abes.Bunların yerine kim gelecek sorusu ise camdan kafestir.ME

      Sil
    3. 'Haberler'i okurken, haberin kaynagini, ve o kaynagin gecmisini kontrol etmeyi hicbir zaman unutmayin. Saf bir hayat gecirmek istemiyorsaniz tabi.

      Sil
  60. Akşamınız hayr olsun hocam..
    hocam türkiye dolar basamadığı için dış borçlarını ödeyemiyor bunu anlayabiliyoruz..
    Peki ABD dolar basıp dış borcunu ödeyemez mi,sonuçta parası rezerv para

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'ni dış borcu yok ki. Sonuçta her türlü borcu dolarla. Dolayısıyla zaten bastığı dolarla borcunu ödüyor.

      Sil
    2. ABD, diğer ülkelerde bulunan tahvilleri, neden para basarak geri almıyor?

      Sil
    3. Size çocukken hiç sen bunu niçin anlamıyorsun dendimi?

      Sil
    4. Arkadaşlar,Ticaret iki noktayı birleştirdiğinde, arz ve talep taşınabilir malların fiyatını eşitler. Bu piyasada manyak insanlar yok herkes kimin ne yaptığını görüyor. İktisadın değil hayatın kanunu olan ; bir şey ne kadar fazlalaşırsa değeri o kadar düşer. Ve ekonomi de kusursuz bir hamle yoktur. Her şey birbirini tetikler. Ekonomistler ise, mevcut koşullarda ekonomik dengeyi sağlayacak kararları vermeye çalışırlar ( tabi yetki sahipleri, sizin dediğiniz bağlamda , yoksa yatırımcılık başka bir şey ) diye düşünüyorum bir yanlışım var hoca düzeltir zaten

      Sil
  61. Hocam üst üste yanlış adımların atıldığını düşünüyorum ve bir ürperti geliyor. Kurlardaki yükselme momentum kazanmışken, Ötv artışı ve faiz artışını aynı anda gerçekleştirip bütçeye daha fazla gelir yaratılabileceğini nasıl bekleyebilirler hele ki belirsizliklerin çok fazla olduğu bir dönemde?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ÖTV artışıyla biraz ithalatı sınırlamayı düşünüyorlar herhalde.

      Sil
    2. Hocam ABD nin tahvil ihrac etmesine gerek var mı? zaten dolar basabiliyor

      Sil
    3. Doları istediği kadar basmıyor. Kendine göre bir sınırı var. Çok basarsa dolar, dolarlığını kaybeder.

      Sil
    4. ABD tahvilini ABD devleti satiyor. Parayi ise Fed basiyor. Bunlar farkli kurumlar. Bunlar birbirinden bagimsizdir. Birbirleri ile alakalari yoktur. Bagimsiz olmasa yatirimci guveni kalmazdi, kimse ABD'ye yatirim yapmazdi. Sonra dolar yukselirdi. Ah, pardon o baska bir ulkeydi.

      Sil
    5. Burada bir tuhaflık var sanki ABD dolar karşılığında tahvil veriyor.E tahvillin karşılığı olarak yine dolar alıyorsun.Dolar dediğimiz şey kağıt parçası değil mi sonuçta.Kafam iyice karıştı benim yok mu aydınlatacak olan.

      Sil
  62. hocam "ekonomi iyi giderken sağ partiler iktidara gelir, ekonomi kötüyken sol partiler iktidara gelir bu yükü yüklenir"
    1- bu kanı hakkında ne düşünüyorsunuz?
    2- kötüye giden ekonomi türkiyede bir iktidar değişikliğine götürür mü?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Genellikle doğrudur.
      2. Bunu bilemeyiz. Ama ekonomik krizle gelen iktidarlar genellikle ekonomik krizle giderler.

      Sil
  63. Şangay ve Tokyo'da ABD pazarını fethetmek için bekliyorsan kur yükselince sevinirsin,İstanbul'da TEM kenarına AVM dikmek için bekliyorsan üzülürsün :)

    YanıtlaSil
  64. Hocam son uc yilda altin ciddi anlamda artti.

    Dolar kuru artacagina gore altinda artacak demektir.neden altindan uzak duralim anlamadim.

    Ben altin , dolar ve tl vadeli mevduat. Olmak uzere sepet yaptim.

    Hocam bize onereceginiz yatirim sepeti var mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altındaki gelişim burada:
      Yıllar Altın/Ons USD
      2002 343
      2003 417
      2004 436
      2005 513
      2006 636
      2007 827
      2008 879
      2009 1.097
      2010 1.412
      2011 1.565
      2012 1.695
      2013 1.198
      2014 1.195
      2015 1.062
      2016 1.187
      Gördüğünüz gibi son üç yılda altının değeri artmamış.
      Artan şey dolar kuru.

      Sil
    2. Her seyin degerini dolar ile olcmek kafalari iste boyle karistiriyor. Nasil artmis dolar kuru? Altinin degeri gram ile olculur cunku, dolar, tl ile degil.

      2002 yili USD endeksi 106. 15 yillik enflasyonu felan saymasak bile, bugun ayni endeks 102. Elinizdeki ayni gram altini bugun satisa cikartsaniz 3 kat daha fazla dolar alabilirsiniz. Son 15 yilda ABD'de 300% enflasyon olduysa demek ki, altinin degeri azalmis.

      Adsiz tl bazinda konusuyor, TL bazinda artisin sebebi de yukarida paragraftan dolayidir. Dolar endeksi son yillarda artti, artmamis olsa, ayni miktar gram altin ile son uc yilda daha fazla USD alabilecektiniz.

      Sil
    3. Türkiye'de altının prim yapması Doların artışından oldu. Dolaylı iş yapacağınıza dolar alsanız daha kârlıydınız.

      Sil
    4. Ben de yatirimlarimi sepet yaptim. Butun birikimimi Karamursel sepetine yatirdim. Evde butun odalar Karamursel sepeti doldu. Icimde bir kusku var ama, birseyi yanlis mi anladim diye. Bir bilene sormak lazim ama cesaretim yok.

      Sil
    5. Kesinlikle doğru anlamışsınız.

      Sil
  65. hocam merhaba... size buradaki sorulardan biraz daha farklı bir şey soracağım ama af buyurun lutfen.... iktisat 2. sınıf öğrencisiyim ve makro iktisat dersinde zorkanıyorum bana bu dersle ilgil nerebileceğiniz bir kaç kitap var mıdır acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim Makroekonomi kitabımı okudunuz mu? Daha basit bir anlatımla farklı bir açıdan ve Türkiye sayılarıyla makroekonomi ele alınıyor. Size yardımcı olabilir.

      Sil
  66. Türkiye nüfus artışına paralel olarak her yıl mal ve hizmet üreterek büyümek zorunda. Ve bu ürettiklerini de pazarlamak durumundadır. Üretim için belli miktarda dövize pazarlama içinse dost ülkelere ihtiyaç var. Her ikisi de ülkenin iç ve dış politikasıyla yakından ilgilidir. İçerideki anti demokratik uygulamalar ve savaş ortamı ülkeye döviz getiren hem yabancı yatırımcıyı hem de yabancı turistleri korkutmuştur. Diğer taraftan uygulanan dış politikayla ihracat pazarlarımız kaybedilmiştir (Irak, Rusya başta olmak üzere yakın komşularımız şimdi de AB ülkeleri). Durum böyle olunca ülkenin fakirleşmesi kaçınılmaz olacaktır. Bunu tersine çevirmenin tek bir yolu var: Ülkeyi bir an önce barış ortamına yani çözüm sürecine sokmaktır. Aksi takdirde gidişat felakettir.

    YanıtlaSil
  67. hocam ekonomik krizden yırtmak için atılması gereken adımların zamanlamasını doğru belirlemek adına "astrolog ve medyumlardan oluşan bir danışma kurulu" oluşturulması iyi olmaz mı? (dalga geçmiyorum cidden 2017 için çıkar yol arıyorum)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2017 için çıkar yol bu olabilir çünkü çok kötü görünüyor.

      Sil
  68. Merkez bankasinin faiz artirmasi yalnis oldu cunku bu merkez bankasinin telas icinde olmasi gibi yalnis bir algiya sebep verdigi icin istenilen etkiyi veremez buna dair 2010 da bir makale okumustum eger bulabilirsem gonderecegim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkez Bankası zaten telaş içinde ve bunu herkes görebiliyor dolayısıyla yanlış bir algıya sebep olmadı. Yanlış algıya sebep olan çok ve boş konuşmalar.

      Sil
  69. Size okudugum bir sey paylasiyigim Ruble cok hizli duserken Putin kaygili bicimd icinde Rus merkez bankasindan mudahil olmasini istedi bizdeki durumun tam tersi durum o zaman da rus bankasinin basindaki ki bir bayan piyasa brakalim dedi ve yilar sonra durum rus merkez bankasindaki basindaki bayani mudahil olmama tercihini hakli cikardi ve bu Putin karsisinda duran bayan olarak basinda yer alsi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi güzel de Rusya MB nin faiz oranı kaçtı ona da baktınız mı? Bu linkte var bir bakın isterseniz:
      http://www.tradingeconomics.com/russia/interest-rate

      Sil
  70. Hocam 2009 da 1 dolarını 1.75 tl kuru üzerinden bozdurup garanti hissesini 3.50 den alan john 2014 aralık ocak ayında dolar.1.90 yi iken satıp gitti o zaman klasik formül uygulayan mb faizi bir gecede john bile beklemediği şekilde amerika dan gelen pkk üyeleri pardon pkk üyeleri ve ona kur 2 tl yi geçmez diye garanti veren merkez başkanı300 baz puan artırdı aynı zamanda piyasa dolar satmak suretiyle müdahalede yaptı e john gidecekti john neticede %100 yakın kar edip borsadan çıktı mb ona bir güzellik yapmıştı john bu sefer parasını faize yatırdı faizdende nemalanip gittiama bu john için yeterli değildi jeopolitik vs nedenlerle duduklemeyi sevdiği ülkeye yeniden gelmesi lazımdı 2 dolar verip yine varan hissesi almak için kurun 4 tl ye yaklaşması lazımdı şimdi olan bu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar iyi hoş da bu ülkede kurlar niçin bu kadar yükseldi? Niçin 2008 öncesinde her şey iyiye giderken sonra kötüye gitti? Bunlara John mu sebep oldu? Bu soruların doğru yanıtını bulamazsak sürekli başkalarını suçlar dururuz.

      Sil
  71. Rus merkez bankasiyla ilgili bir link paylasiyigim okuyun interesan http://www.bloomberg.com/news/articles/2015-03-25/with-hotline-to-kremlin-nabiullina-turns-from-ruble-to-economy

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da enteresan:
      http://www.tradingeconomics.com/russia/interest-rate

      Sil
  72. Hocam
    olay yeri incelemeyi soyle aciklayabilirmiyiz
    eldeki mevcut bilgiler derlendikten sonra bu bilgilerin nedenleri ile ilgili cesitli alternatifler uretilmesi icin bu bilgiler (sonuclar) hakkinda sorgulamalar yapmak ve her alternatif icin bir
    sonuca ulasmak ondan sonrada sonuclar hakkinda genel bir sonuca (basta belirlenmis hipotez hakkinda) ulasmak.
    sonrada;
    analize devam edip genelleme ve dogrulama yapmak
    tesekkurler

    YanıtlaSil
  73. Hocam bu kamu bankaları görev zararları bütçeden karşılanıyor. Thy gibi kamu özel işbirliğine dayanan zararlar da zararın yüzde 49u bütçeden mi kesiliyor ?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...