9 Ocak 2017 Pazartesi

2017'yi Çok Konuşacağız

Aşağıda bir tablo sunuyorum. Bu tabloda kırılgan beşli diye sınıflandırılan ekonomilerin Merkez Bankalarının uyguladığı politika faizleri ve o ülkelerde geçerli enflasyon oranları (TÜFE) yer alıyor.

Tabloda yer alan ülkeleri iki grupta toplamak mümkün: (1) Enflasyonu yüksek olan ekonomiler (Brezilya, Türkiye ve Güney Afrika). (2) Enflasyonu denetim altında kabul edilebilecek ekonomiler (Hindistan ve Endonezya). Her iki gruptaki ekonomilerin merkez bankaları, bir yandan enflasyonla mücadele ederken bir yandan da dış finansman ihtiyacını karşılayabilmek için faizi yüksek tutuyor.

Kuşkusuz bu ekonomilerde uygulanan faizler bunlar değil. Bunlar merkez bankalarının bankalara borç verirken uyguladığı faizler. Bankaların mevduat toplarken veya kredi açarken uyguladıkları faizler bunlardan daha yukarıda. Türkiye’de Merkez Bankası’nın birden fazla faizi olduğu için bu tabloda gecelik borç verme faizi ile haftalık repo faizinin ağırlıklı ortalamasını yansıtan ağırlıklı fonlama maliyeti, politika faizi olarak alınmış bulunuyor.

Türkiye’nin bu tablodaki görünümü oldukça ilginç bir durum sergiliyor çünkü en yüksek enflasyon oranına sahip olan ekonominin Merkez Bankası negatif politika faizi uyguluyor. Bunun sonucu enflasyonu düşürmekte başarısızlık olarak karşımıza çıkıyor.

Şimdi de bu ekonomilerin döviz politikasını nasıl yürüttüklerine bir bakalım. 


2014 – 2015 arasında parası Dolara karşı en fazla değer kaybeden iki ekonomi Brezilya ve Güney Afrika olmuş. Onları Türkiye izliyor. TL hariç paraların değer kaybı ortalaması yüzde 23,9. TL ise 25,8 değer kaybetmiş, demek ki bu dönemde TL ortalamadan fazla sapmamış. 2015 – 2016 arasında TL, bu ekonomiler arasında en büyük değer kaybını yaşamış olan para birimi olmuş. Bu ekonomilerin para birimleri ortalama yüzde 6,5 değer kazanırken TL yüzde 20,8 değer kaybetmiş. Brezilya, Güney Afrika ve Endonezya paraları bir önceki dönemde yaşadıkları kayıpları bu dönemde geri alırken Hindistan parası düşük oranda değer kaybı yaşamış. TL ise bir önceki dönemde yaşadığı değer kaybına aşağı yukarı aynı hızla devam etmiş.

Tabloya göre 2017 yılının ilk 9 gününde TL, negatif ayrışmaya devam etmiş görünüyor. (Hindistan Rupisi de değer kaybetmiş ancak onun kaybı ihmal edilebilir düzeyde bulunuyor.)

TL, negatif konumda kabul edilen kırılgan ekonomilerin para birimlerinden de negatif ayrıştığına göre, TL’nin iç değerini korumakta başarısız olan, Merkez Bankası TL’nin dış değerini korumakta da başarısız olmuş görünüyor.

Merkez Bankasının ciddi açmazlarla karşı karşıya olduğunu da vurgulayalım. TL’yi güçlendirmek için faizi yükseltse ekonominin büyüme ivmesi iyice düşebilir, ekonomiyi canlandırmak için faizi düşürse bu kez kur yükselir o da enflasyonu azdırabilir. Ayrıca sorun sadece faiz artırımıyla ve ekonomide yapısal reformları açıklamakla çözülebilir olmaktan çoktan çıkmış görünüyor. Konu ekonominin dışına çıkıp siyaset alanına gireli epey zaman oldu.

Özetle söylemek gerekirse Merkez Bankası açısından faiz politikası ‘yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal’ denilen konuma girmiş bulunuyor. Sonuçta Merkez Bankası tükürmek yerine yutkunmayı seçiyor.


Not: Bu yazı saat 15,30’da yazıldı. Dolayısıyla ikinci tabloda yer alan 9 Ocak 2017 kurları 15,30 itibariyle açıklanmış kurlardır.

310 yorum:

  1. Başkanlık referanduma gider de hayır çıkarsa bono piyasalarının durumu ne olur sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonrasında neler olacağına bağlı.

      Sil
    2. Hocam, birinci tabloda politika faiz oranından enflasyon oranını çıkararak "fark" demişsiniz. Bu tablo dün, farka reel faiz oranı yazılmış hali ile çok tartışıldı. Sizin yazınızda yer almasıyla farkın reel faiz olmadığını herkes görmüş oldu.
      Derin Saygilarimla;

      Sil
    3. İkisini birbirinden direk çıkarırsan reel faiz değildir elbette ama ekonomiyi kolay yoldan anlatmak için bazı kaynaklarda böyle geçiyor. Oysaki diğer yolu da kolay 100 lira paran olsun 100 lirasını faize koyuyorsun o sırada mal ve hizmetlerin piyasa değeri da 100 lira haliyle 1.000 tane mal satın alım gücüne sahipsin. 1 sene sonunda faizdeki paran 108.30 olurken mal ve hizmetler 108,53 liray açıkıyor böylece sen 108,30/108,53 = 0,99788 tane mal alım satın gücüne sahip oluyorsun ve satın alım gücün %0,212 oranında azalmış oluyor. Reel faiz de %-0,212 oluyor.

      Sil
    4. hayır çıkma ihtimali çok düşük, sadece arkadaşlarına bakıp "hayır çıkar" hayallerine kapılmayın

      Sil
  2. Hocam merhaba,
    Herşey açıkça ortadayken, neden Merkez Bankası faizleri arttırmamak için direniyor ?
    Her geçen gün insanların alım gücü eriyor, birçok üründe dışa bağımlı bir ülke olan biz neden siyasi kararlar gölgesinde ilk başta yapılması gereken hamleyi gerçekleştiremiyoruz ? Ülkemizin geçirdiği şu zor günlerde, gerekli müdahaleler yapılmıyor, durum kötüleşiyor. Ve ilginçtir ki haberlerde medya organlarında kimse ülkenin ekonomik durumuyla ilgili söz etmiyor, edemiyor. Akılcı ve hızlı çözüm önerileri ile toparlanmamız lazım başka yolu yok . . .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB direnmiyor sadece söz dinliyor.

      Sil
    2. bırakın döviz artsın, hem bu kapitalizmin doğasında vardır, ya ayağını yorgana göre uzatacaksın ya da piyasadan silinirsin,,,aç gözlü davranıp, daha çok kar derdiyle aşırı borçlanırsan böylece cuukkkk çamura batarsın, daha önceki kazandıkların da gider böylece,,,

      Sil
  3. Hocam 2017 icin buyumeden fedakarlik mi yoksa enflasyon artisimi daha az zarar verir sizce ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mevcut durumda devam edersek ikisi de elden gidiyor.

      Sil
    2. Oyleyse Turkiye'de stagflation bekleybiliriz. Yani hem enflasyon hem de negatif buyume(kuculme). Buradan cikis ne olabilir?

      Sil
  4. En büyük etken şuan mecliste görüşülen başkanlık oylaması diyebilirmiyiz hocam .Eğer başkanlık geçmezse ve de başkanlığı isteyenler bu isteklerinden vazgeçerse bir nebze olsun kurda azalma olurmu ? ve merkez bankası piyasaya siyasi otoriteden çekinmeden müdahale edermi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başkanlık geçmezse değil ama vazgeçilirse durum düzelebilir. MB'nin müdahalesi konusunda kuşkuluyum.

      Sil
  5. Hocam "ekonomiyi canlandırmak için faizi düşürse bu kez kur yükselir o da enflasyonu azdırabilir." demişsiniz. Faizi yükseltse bu durumda da maliyet enflasyonuna neden olmaz mı? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi düşürünce kur düşerse (ki öyle olur) o zaman maliyetler de düşer. Çünkü firmaların maliyetleri arasında kur artışı faizden çok daha yüksek bir yer tutuyor.

      Sil
    2. Hocam sanırım faizi artırınca demek istediniz.

      Sil
    3. Bana görede faiz arttırınca kur düşer, öyle demek istemiştir.

      Sil
  6. Hocam merhaba sizi takipteyim özellikle su zamanlarda gerçekten tavsiyerlerinize ve yazılarınıza ihtiyacımız var.. Benim merak ettigim türkiye devalüasyon mu yapıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dalgalı kurda devalüasyon terimi kullanılmıyor. Türkiye bence bir şey yapmıyor. Olup bitenler bizim irademiz dışında gelişiyor. Biz seyrediyoruz.

      Sil
  7. Hocam merhaba,
    Benim düşüncem türkiye devalüasyon yapıyor sizce de öylemi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hayır.hocanın daha önceki yorumda açıkladığı gibi dalgalı kur sisteminde devalüasyon kullanılmaz.Devalüasyon revalüasyon sabit kur sisteminde kullanılır.

      Sil
  8. Kırk katırmı? kırk satırmı?
    Şirketler açısından Maliyet enflasyonuna kurun geçişkenliği dövize göre oldukça yüksek.
    Net ithalatçı olnduğundan dolayı üretim sektörü kurmu faizmi sorusuna faiz artışı der.
    Ama rantiyeci konut sektörü kur ertsın amam faiz artmasın der.(Ki uzun yıllardır onların dediği oluyor.) dünyada Likidite bolken bu yürüdü. Bankalarda sendikasyonlarl bunu sübvanse etti. Ancak dünyadan ucuz para dönemi bitti ve şu anda bedel ödeme zamanı... Hem kur arttı ve böyle giderse artacak. Sonunda faizde artacak hemde öyle böyle değil. (Kademeli olarak yürütmek mümkünken, korkarım önümüzdeki süreçte 20 leri göreceğiz.) Ve ne acıki bedelini tüm kesimler ödeyecek. Stagflasyon, işsizlik, ödenemeyen sendikasyonlar, düşen varlık değerleri ve bir kez daha varlıkların yabancılar tarafından kapış kapış kelepir rakalmlara gitmesi...

    Nedense hiç ders alınmıyor. Bakınız 2001.. Sabir kurdan ülkeye giren , varlık ve portföy değerlerini 1 yılda 10 a katlayan bir türkiye, ardından hesap zamanı...Ardından 7000 lere çıkan faiz, sonra bir gecede 3 katına çıkan kur, Üretmeden tüketmenin ve rantiyeye göre politikanın bedeli...
    Yaşayıp göreceğiz...

    YanıtlaSil
  9. hocam merhabalar. aslında şuan biz bütçe açığıyla büyüyoruz değil mi hocam? yap işlet devret yöntemi kullanıldığı için bütçe açıkları fazla gözükmüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet işin bir yanı bu ama büyüyemiyoruz.

      Sil
    2. Hımm, taşıma su ile yönetiliyoruz öyleyse.

      Sil
  10. Hocam uzun zamandir teknik analiz okumuyor-d-um ekonomi alaninda, yaptigim tek istisna Sizin yazilariniz. Teknik analiz okumamamin nedeni ise yine yazinizda gecen su cumle : ..."Konu ekonominin dışına çıkıp siyaset alanına gireli epey zaman oldu."...

    YanıtlaSil
  11. Hocam merhaba; eğer bu başkanlık sistemi geçerse bu dış yatırımcılar için tek adam yönetimi olarak algılanıp yani riskli olarak algılanıp yatırımcıların kaçma ihtimali olabilir mi? Tabi bu değişiklik geçene kadar fedin faiz artırımı ve fitchin puanı düşürmesiyle ekonomi altüst olmazsa.

    YanıtlaSil
  12. Hocam selam, kur değer artış-azalış hesabını enserten kur üzerinden yaptığınız için aslında USD'nin değer kazancını göstermiş oluyorsunuz. Dolayısıyla para birimlerinin değer kayıpları tam gerçeği yansıtmıyor. Çok büyük bir fark değilse bile söylemek istedim. Elinize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru diyorsunuz ama bunun gösterimi daha kolay ve dediğiniz gibi her yerde aynı şeyi alınca sonuç pek farketmiyor.

      Sil
  13. Hocam bu bataklıktan çıkmak için yapılabilecek ya da şimdilik çıkamasak bile bogulmaktan kurtarabilecek bi strateji kaldimi? Bu arada yazdiklariniza gercekten guveniyoruz eksik olmayin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun.
      Strateji var tabii ama siyasetle başlanması kaydıyla var. Birçok şeyden vazgeçmek gerekecek.

      Sil
  14. Mb aslında işini yapsa yani websitesindeki amacı gerçekleştirse sorun kalmayacak. Kağıt üzerinde bağımızsa ve hükümetten müdahale geliyorsa mb üst yönetimi erdemli davranarak biz yokuz kendinize günah keçisi bulun demeli. Faizle enflasyonun düşük kalıp büyümeyi arttırmanın bir yolu var bunu da zaten çoğu gelişmiş ülke yapıyor. Onlar gibi cefa çekmeden bir taşla üç dört kuş vuramayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kurumun bağımsız davranabilmesi için oraya getirilen kişilerin bağımsız olması gerekir.

      Sil
  15. Hocam nasıl bir ekonomi politikası izlenmeli bu açmaz karşısında? her gün ekonomi analizlerini okudukça gelecek için daha da karamsarlaşıyorum bu durumun yapısal reformlar ile bir anda toparlanacak bir durum olmadığını, yapısal reformların sonuçlarının ancak zaman içerisinde görülebileceğini düşünüyorum bir iktisat öğrencisi olarak nasıl bir maliye-para politikası uygulanmalı ki bu negatif ayrışma minimize edilebilsin görüşlerinizi merak ediyorum,Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu aşamada hiçbir ekonomi politikası bu sorunu tam olarak çözemez. Önce işe siyasal istikrarla ve uzlaşmayla başlamak gerekir.

      Sil
    2. mahfi hocam sataşma yapacam bundan bir yıl önce hocam üç beş kuruşumuz var zor bela biriktirdigimiz ne yapalım desem kesinlikle kaçamak cevaplar vercektiniz aslında bu günleri biliyor ve tahmin ediyordunuz şahsi fikrim şimdi soruyorum hocam ne yapalım

      Sil
    3. Hoca defalarca açıkladı kişisel yatırım tavsiyesi vermiyorum diye ama her seferinde de alttan alttan sorulan sorulara altına yatırmayın doların yönü yukarı diye ip ucu verdi okuyup okuyup aynı şeyi soruyorsunuz; adam paranız değer kaybetmesin istiyorsanız dolara yatırın desin de yandaşların hışmına mı uğrasın benim param yok ben anlıyorum ne denmek istendiğini. Demek ki parası olanlarda böyle bir başkasına güvenememe sendromu oluyormuş : )

      Sil
  16. Eğer referandumdan evet çıkarsa döviz krizinin derinleşeceğini düşünüyorum. O noktada artık oy kaygısının biteceği ve her türlü yazılı ya da sözlü muhalefetin silineceği de çok açık. Sermayesine muhtaç olduğumuz batı, demokrasiyi terk etmiş olmamıza kısa süre sonra aldırış etmeyecek ve kazanç kayıp hesabı yapacaktır. Yabancı sermaye büyük ihtimalle çok daha fazla akacak ülkemize. Ama gerçek maliyetinin ne olduğunu asla öğrenemeyeceğiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Referandum sonrasinda "Demokrasinin terki", "hukukun utstunlugunun tehdit altina girdigi" seklinde yorumlayan batili para iceride biraktiklari ufak miktarlar varsa buradan da cikacaktir. Ancak bu degisimi cok da umursamayip cikarlarinin korunacagina inanan arap vb sermayeler bunun yerine gireceklerdir. Bu degisim es zamanli olmazsa piyasada alim yapmak icin bir dip noktasi kollanabilir.

      Elbette Baskani oldugun ulkenin once baskani sonra da varlikli olmasini isteyecek ve yeni yandaslar bulmak isteyecektir. Maliyetini bilemedigimiz bu para yozluklar, peskesler, arka oda alisverisleriyle odenecegi icin saydamliktan uzak ama dogu sermayesi icin tatmin edici olacaktir.

      Sil
    2. Batı aslında hukukun üstünlüğü vb gibi şeylere bakmaz. Sadece ve sadece "istikrar" var mı ona bakar. Yani bir yerden kar edilebilecekse ve siyasi istikrar varsa (ki ister totaliter ister demokratik istikrar olsun) kar amacıyla oraya parasını verir. Hukuk vb gibi şeyler kendi vatandaşları için. Yoksa Çin'e yatırım yaparlar mıydı? Batılıları neredeyse kutsal demokrasi havarileri gibi algıladığımız ve onlara bu kurtarıcı rolünü atfettiğimiz sürece biz de düzelemeyeceğiz. Yanlış anlaşılmasın, ben iktidar yanlısı falan değilim ama iktidar karşıtı olanların da ekonomik kriz ile iktidardan kurtulma teorisinin bir parçası olan bu "adamlar hukuğun olmadığı yerde neden dursun?" mantığını anlayamıyorum. Demokratik olmadan kalkınan koca bir Asya var, ve Batı sermayesi ile kalkındılar. Tek vaadettikleri ucuz emek ile istikrar idi. Biz de benzer bir formüle evriliyoruz. Bu nedenle kısa süre sonra yine Batı ile totaliter iktidar arasında bir uzlaşma gerçekleşecektir.

      Sil
    3. Bati'nin ta kendisi bu ulkenin icerisinde. Onlar da malesef hicbir yere gitmez, gitmemistir, gitmeyecektir.

      Sil
    4. Batı hukukun üstünlüğünü önemser, zira yatırımlarının güvenliği için bu gerek şarttır. Yönetim sisteminin ne olduğu önemli değildir, o doğru. Ama yatırımını akibetinin belirsiz, bir kişinin keyfine bağlı olacağı yere yapmaz.

      Sil
  17. 1 DOLAR = 3.7386 TL

    HEY GİDİ MAHFİ BEY HEY

    HEY HEY

    HEY GİDİ MAHFİ BEY HEY


    HEKİMOĞLU DERLER BENİM ASLIMA
    AYNALI MARTİN YAPTIRDIM DA NARİNİM KENDİ NESLİME

    HEKİMOĞLU DERLER UFAK BİR UŞAK
    BİR OMUZDAN BİR OMUZA NARİNİM ON ARMA FİŞEK

    KONAKLAR YAPTIRDIM MERMER DİREKLİ
    HEKİMOĞLU DEDİĞİN DE NARİNİM ASLAN YÜREKLİ

    KONAKLAR YAPTIRDIM DÖŞEDEMEDİM
    ÜNYE FATSA BİR OLDU DA NARİNİM BAŞ EDEMEDİM

    ÜNYE FATSA ARASI ORDU'DA KURULDU
    HEKİMOĞLU DEDİĞİN NARİNİM O DA VURULDU

    1 DOLAR = 3.7386 TL

    HEY GİDİ MAHFİ BEY HEY

    HEY HEY

    HEY GİDİ MAHFİ BEY HEY

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahahahahahaahahaha :D

      Sil
  18. Hocam yazılarınızı büyük bir ilgiyle okuyorum.Ekonomimizin durumu her geçen gün kötüleşiyor. Bu kötü durumu tersine döndürme imkanı görüyor musunuz? Ülke ekonominin tek sorumlusu siz olsanız mevcut durumu düzeltmek için ne yapardınız. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ulkenin tek sorumlusu ben olsam baskanliktan istifa eder, parlementoyu onore edip tam demokrasinin islemesi icin gereken herseyi yapardim. Halbuku su anda tam tersini yapiyoruz. Yani, istikamet Karacaahmet.

      Sil
    2. mig29 dolar olmuş 3,73 karacaahmette yer bulabileceğini mi sanıyorsun :=)

      Sil
  19. hocam yapisal reform yapacagimiz yerde yapmazsak ekonomik araçlarin işlevini tam olarak yerine getirmesi beklenemez.

    YanıtlaSil
  20. Merkez Bankasinin mudahalesi

    a)faiz oranlarinin degistirilmesi( degisirse de sanirim yukari yonlu artirilir)
    b)rezervlerin satisi (ki bu kisa donemli bir kur artisinda duraksamadan fazla birsey yapamaz)
    c)zorunlu karsiliklarin artirilip politika faiz oraninin degistirmeden likiditenin kisilmasi
    d)Acik piyasa islemleri (API)ler ile doviz acigi olanlara satis gibi duruyor

    Bunlar disinda ne olabilir hocam? Disaridan spekulasyonlarla olumsuz yone itilen bir kur oldugunu dusundugumuzde bu bahsettigimiz 4+ yoldan hangisinin etkisi kisitli ve gecici kalmaz?

    YanıtlaSil
  21. Hocam şu anki gidişat için farklı bir ekonomi modeline geçiş basamağı diyebilmek müdür?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. He ,sonunda aldatıldık ey halkım ekonomi modeli

      Sil
  22. Hocam kurda hep tahmin edemediğimiz seviyeleri 1 2 ay icinde görüyoruz.
    Şasirmaya alisalim mi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Alisirsiniz, alisirsiniz" demisti rahmetli Ozal, hakli cikti.

      Sil
  23. Hocam güzel bir yazı olmuş aynı dusuncedeyim. Ben son ana kadar faiz silahını kullanmak isteyemiyecegini düşünüyorum. Bence sabrin son noktası $/tl 4 üstü rakamlar da olabilir. Sizce sabrı nerelerde ekonomiyi zorlar ve istemesede faizi arttırmak zorunda kalır.

    YanıtlaSil
  24. Yeni yilin ilk 'faizi yukseltin' yazisi. Geriye kaldi 99.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıda faizi yükseltin önerisi yok. Tam tersine eğer siyasal sorunlarla devam edersek faizle bu iş olmaz deniyor. İsterseniz bir kez daha okuyun, ama bu kez daha dikkatli okuyun.

      Sil
    2. Meclisin onune insanlari yigip, polis ile catistirirsaniz siyasi gerilim azalmaz tabi. Bu direnci anlamiyorum, HDP ve CHP kol kola girsinler 'hayir' oyunu kullansinlar referandumda onlari engelleyen mi var? Siyaseti germenin ne anlami var. Dunyada baska bir ulkede halktan korkan siyasi parti varmidir acaba.

      Sil
    3. Hocam 33 OECD ülkesi içinde okuduğunu anlamada 31. sıradayız. Kısacası arkadaş ne kadar dikkatli okursa okusun anlamaya direnerek gerçekleri (okuduğumuzu anlamadigimiz gerçeğini) koruyacaktır.

      Sil
    4. Aynı adsızsanız yazıyı hala okumamış olduğunuz anlaşılıyor.

      Sil
    5. Herkesin istediği yerde toplanıp polis müdahalesiyle karşılaşmaksızın gösteri yapması anayasal bir haktır, demokrasi sadece önümüze sandık kondukça gidip oy atmak değil toplumsal bir düzenin adıdır, basının devletin ağır baskısı olduğu ve muhaliflerin seslerini konvansiyonel yollarla duyuramadığı her ülkede toplum gerilir... diyeceğim ama kime anlatıyorum ki. 2017 Türkiyesinde insanlara ilkokul seviyesinde vatandaşlık ve insan hakları vermek zorunda kalıyoruz maalesef.

      Sil
    6. Merak etmeyin ben yaziyi 4 kere okudum.

      Sil
    7. Nuhalefet etmek oy kullanmak değildir.18 yaşından küçükler akıllı küçükler ne yapacak mesela.Oyunun -muhalefet ağırlığını- göstermen gerekir.Mesela gülerek hayır dersen konu çok önemli değil ama ben hayır diyeceğimdir.Eğer sokağa çıkarak hayır diyeceğim dersen konu çok önemlidir demektir.Sayısal üstünlüğü yakaladığın anda diktatörlüğüde önerebilirsin.Saddam seçimlerde %99.9 evet alıyordu.O diktatördü.Şu an oyların çokluğuda Cumhurbaşkanımıza olan sevgi.Sizce bu sebeple seçim yapıp sistem değiştirilirmi.Siteminde ne olduğunu anlamayan %78 varken.

      Sil
    8. Toplumsal mutabakat olmadan toplum sözlesmesini bu sekilde degistirmeye calisirsan istikrarsizligi sonunu öngöremeyecek kadar arttirisin. Türkiye'nin Anayasa Tarihi ve bununla ilgili siyasal gecmisi 329 veya 330 seklinde iki rakama indirgenebilecek kadar basit degil ve yürürlükteki 1982 Anayasasi'nin darbe eseri olmasi da bu durumu degistirmiyor aslinda, cünkü siyasi partiler yasasi vs. Özet olarak bizim gibi Asya tipi üretimden dönüsen cevre ekonomilerinde bu tarz gidislerin sonu kaostur, isteyen özellikle II.Abdülhamit dönemini, yani 19. yüzyilda kapitalizme eklemlenme sürecini ve günümüzle benzerliklerini acip okusun.

      Sil
    9. Adsiz 12:57, Turkiye'de insanlar islerine geleni dayatmak icin boyle terminolojiler olusturmayi cok iyi beceriyorlar. Sorarim size, toplumsal mutabakat nedir? yani bir oran verin de bari oradan cikartalim, yani 51% toplumsal mutabakat degil midir? 90% mi olmali referandum sonucunun "toplumsal mutabakat" olmasi icin? Ya da sizin dusunceniz icinde olan her sey mutabakat sonucu, dusunceniz disinda ise toplumsal mutabakata ayri mi oluyor?

      Ise politik acidan bakarsak. Siz mevcut muhalefet ile mutabakat kurulur mu saniyorsunuz? Kurulamayacagini 7 Haziran 2015 genel secimi gostermistir. AKP'den olesiye nefret eden 3 parti, bir orta yol bulup hukumet kuramamistir.

      "Toplum sozlesmesi"ne gelelim. Bir tara mutabakat ariyorsa 'ben bunu istemiyorum' diyemez. 'Ben baskanlik sistemi istemiyorum' diye, sizden cok daha genis bir toplumsal temsili olan bir partinin teklifini elinizin tersiyle iterseniz, burada sucu 'bir seyler yapmaya' calisanda arayamazsiniz. 'Tamam baskanlik sistemi olsun, bunun uygulandigi cok gelismis ulkeler var, ancak su veya bu sekilde olsun' diye kendi fikirlerinizi de masaya getirirsiniz. Boyle bir durum olusmus mudur? Hayir. Ne yapacagiz o zaman? Simarik bir cocugun her dedigini yapan bir aile ne hale doner se, ulke de o hale doner. Simarik cocuk da isteklerinin yerine getirmek icin ne yapmasi gerektigini hayal kirikligina ugraya ugraya ogrenir. Keske bu kadar simartmasaydik ama olan olmustur.

      Sil
  25. Hocam, 2001 krizi öncesinde yapılan hatalar ve yaşanan kriz ve onlardan alınması gereken dersler eşliğinde , günümüze yönelik hap şeklinde kısa vadeli çözüm için 3-5 madde yazar mısınız?

    Malum Türküz. Yapısal ve orta uzun vadeli çözümler bize uymaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2001'in koşulları çok farklıydı. Bugünkü koşullar daha çok 1994'ün koşullarına benziyor. Faiz takıntısı.

      Sil
  26. hocam peki 'ehonomoni çoh eyiii ya bunlar hep dış güçlerin bizi kıskanması' diyen halka bu durumu nasıl izah etmek gerekiyor ya da ekonomik gidişat kendi kendine bu onlara da izah edecek mi? ayrıca şu tablodan bakılırsa elde tl tutmak çok zararlı, mevduat faizi de zarar getiriyor ne yapmak lazım hocam? sevgiler saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben durum tespiti yaparım. Karar sizin.

      Sil
    2. Gerçekten neyimizi kıskanıyorlar anlamıyorum.

      Sil
    3. Altin alin.

      Sil
  27. Trump'ın Toyota, General Motors vb... şirketler için attıkları tweetler hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdilik bakıyorum. Bir yerine otursun bakalım ne olacak.

      Sil
    2. O kafa tuttuğu şirketlerin kim olduğunu trump anlayamamış.Baba bush anlamıştı.1 haftada..

      Sil
    3. Bence arada şöyle bir fark olabilir. Trump kendi seçim kampanyası boyunca kendi finansmanını sağladığı için göbek bağını kendi kesiyor. Bush bildiğim kadarıyla kamuoyu tarafından finanse edildiği için biraz daha bağlıydı şirketlere. Konuya çok hakim olmamakla birlikte bu kadar keskin girmesinin bir sebebinini bu olabileceğini düşünüyorum.

      Sil
  28. Hocam bugün dolar 3,72 oldu. Dövizin yükselmesi piyasa faizini yükseltir mi?
    Ayrıca gösterge faizi olarak gösterilen 2 yıllık tahvil faizleri ile politika faizi olarak gösterilen haftalık repo faizi arasındaki farkın açılması bankaların merkez bankasından borçlanıp tahvillere para yatırarak bir gelir yaratmasını sağlamaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım yükseltir, çünkü yükselirse birikmiş basınç çıkmış olacak. Aksi takdirde basınç birikimi iyi bir şey değildir.

      Sil
  29. Hocam dış nedenlerle Dövizin yükselmesi Bankaların uyguladıkları faizleri etkiler mi? Neden sonuç ilişkisinde faizin neden olduğunu biliyorum fakat Döviz bu denli yükseldiğinde bankaların nasıl bir faiz politikası uygulayarak ülke ekonomisine yardımcı olur*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz neden değil sonuçtur. Normal ekonomilerde enflasyonun sonucudur, bizde hem enflasyonun hem de kur artışının sonucu.
      Kur artarsa faiz de yükselir. MB'nın yanlış politikalar izlediği bir ortamda bankalar doğru politika izleyemez.

      Sil
  30. Hocam merhaba.
    2008 Krizi'nden önce yatırım bankaları mı ticari bankalar mı özel amaçlı şirketler (SPV) yaratıyorlardı?
    Bir de SPV'deki zararlar nasıl kardeş bankaya yansımıyordu?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl olarak ticari bankalar.
      Çünkü yabancı banka o zarara ortak olmayacağına dair sözleşme imzalatıyordu.

      Sil
  31. sayın hocam,yıllık enflasyon 8.50 civarı gözüküyor ama çarşı pazarda gerçek bu degil.en az ortalama 50 civarı,hatta bazı mallarda yüzde yüz.bir arkadaşın, bu gün dışardan tarım sigorta pirimini ödedik 435 ten 490 a çıkmış.geçen yılda ise asgari ücrete zam verecegiz diye 330 dan 435 e çıkarmışlar.dolar şu an olmuş 3,75 civarı.türkiyede her şey igneden iplige dolara baglı,bize yıllık enflasyon alay eder gibi 8,5 deniyor.enflasyon rakamları diger rakamlarda oldugu gibi dogru söylenmiyor.önümüzdeki yıllarda kanımca durum dahada kötüleşecek.abd dışardaki paraları geri çagırıyor,abd nin çıkarı hariç çıkar tanımıyor.gerekirse yurt dışından gelen mallara yüksek vergiler koyacagım diyor,abd menşeili firmalar yurt dışında degil ülkemde üretimini yapacak diyor.bunlar gibi korumacı politikalar gerçekleşmeye başlandıgında türkiye şimdiye kadar saklamaya çalıştıgı rakamları nasıl saklayacak.avrupayla durumumuz zaten belli papaz durumdayız.keza jeopolitik risklerde ayrı mesele.şirketler iflas edecek ohal dolayısıyla iflas edemessin deniyor,vatandaş bankalara bagımlı hale gelmiş,icralar almış başını gidiyor,ülkede terör örgütleri cirit atıyor bombalar patlıyor ,demokrasi,insan hakları yerlerde,devamlı burda bahsettiginiz yapısal refomlar yapılmıyor, sonrada burda hükümet yetkilileri çıkmış ekonomiyi demokrasiyi övüyor,türkiyenin uçuşa geçtigini söylüyor,bunu kimse engelleyemez diyorlar.bu kafa yapılarıyla işimiz zor.hatta hükümetin dedigi gibi uçuşa geçtik,kemerleri baglayalım.iyi günler selamlar

    YanıtlaSil
  32. Merhaba Mahfi Bey.
    Öncelikle yazınız için teşekkürler, sizi severek takip ediyorum. " Konu ekonominin dışına çıkıp siyaset alanına gireli epey zaman oldu." Yazmışsınız, 2017'de öyle de kalmaya devam edecek gözüküyor. Peki ekonominin durumu bu şekilde devam eder ve dolar 4,5- 5,0 değerlerini gotur, enflasyon çift haneli rakamlara gelir ve MB hala yutkjnmaya devam ederse ne olur? Devlet borclarımı odeyemiyorum der mi? Yada Rusyadan doğal gaz alamaz sanayiye elektrik veremez duruma gelir miyiz?

    YanıtlaSil
  33. 1-yapısal reformlar bağımsız ve doğru bir ekip kurularak
    2-başkanlık sistemini mevcut gündemden dolayı uzun bir süreliğine ertelemek
    3-tansiyonu yüksek acıklamalardan kaçarak bilime ve eğitime önem vermek
    4-kobilere destek olarak ihracata önem verip ithalatı nasıl azaltırız bunun arge'sini geliştirmek .
    5-Buda sayın milletimiz için"ENSEYİ KARARTMAYIP" üretmeye ,bilime ,eğitime kafa yormalıyız .
    Bunlar sanırım ekonomiyi biraz rahatlatır mevcut durumda .
    OHAL durdurmak yazmadım ,maalesef OHAL şart .

    YanıtlaSil
  34. Mahfi hocam, reel kur formülü olarak R= e x Pf / P yazılıyor makro kitaplarında. Yani reel kur eşittir nominal kur çarpı yurtdışı enflasyon bölü yurtiçi enflasyon. Ancak yurtiçi enflasyon bölü nominal kur çarpı yurtdışı enflasyon yazılabileceğide söyleniyor. İki yazım arasında haliyle yorum farkı ortaya çıkmış oluyor. Acaba hangisi doğru olarak kabul etmemiz gerekiyor ?

    YanıtlaSil
  35. Mahfi Hocam yapısal reformlarının yolu belki de dolara bağlı kriz ile olacak.Sizce mümkün mü? Üst yazılarda da dolar yükselsin cevap vermişsiniz.

    YanıtlaSil
  36. SADE VATANDAŞ. . . . . . . . . . . . . Bir ülke düşünün 3 tarafı denizlerle çevrili ama gemi ⚓ sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Bir ülke düşünün ki yolları geniş Otoban larla çevrili ama araçları hep yabancı yerli dedikleri de taşeron montaj. Kendi işyerimden örnek Türkiye de elyaf fabrika sı varken sen Hindistan dan elyaf alırsan dünyada petrol fiyatları artmazken sen zam yaparsan. senelerdir alıştırdılar yeni yıl zammı diye ilk önce devlet her türlü vergi ve gelir zamlanıyor ne oldu da zam oluyor peşinden elektrik allah allah elektrik maliyeti mi arttı yok. Peşinden marketlerde gıdalar % 30 35 40 bu ne ya tüm ürünler mi zamlanıyor hayır herkes yüksek kar etmek istiyor etrafıma bakıyorum herkes lüks araçlar içerisinde birde kendime bakıyorum bu kazançla bunlar olmaz ve işçi çalışan olarak sömürüldüğümüze inanıyorum emeğimizi asgari ücret e satmışız. Senelerdir ekonomistler tv lerde söylerler üç kağıt ekonomisiyle bir yere varamayız diye adam karşılıksız kağıt değeri kadar maliyetle kağıt parçası nı basmış para diye dünya ya göndermiş ve bizi sömürmüş şimdi de gidiyor. Dolar 1.75 idi parasal genişleme başladığında çok iyi biliyorum çünki garibim annem almıştı ve ekonomi programları nı izler olmuştuk ve para 💵 geldikçe düştü annem üzüülüyordu olsun yine çıkar diyordu derken tv de yiğit Bulut un programı nı izlemeye başladık adam dalarınızı satın bu son şansınız 1.152 son birdaha satamazsınız sınayı mınayı kompleksi diye birşey ler söyledi iki kafadar ne olduğunu da anlamadık ya. Biz 1.152 den yıllar sonra sattık bir daha da asla o fiyata inmedi devamlı çıktı ve program tv den kalktı. Bu arada Türkiye dış borcu nu ödedi özel sektör borçlandı bakkal hesabıyla düz mantık la bakarsak 1.75 den geldi yine aynı fiyattan çıkarsa daha fazla dolar la çıkacak çünkü borsadan 13 senede çok kar elde ettiler. Bu bir ekonomik savaşsa düz mantık şöyle işler kur yüksek olursa gelen para kadar veyahut da gelen paradan daha az çıkış olur borsanın da düşmemesinin de nedeni bu olabilir adam 100 getiriyor 130 götürceğine kur yüksek olursa 90 götürür. Hep olumsuz bakmayın kur yüksek olunca ihracat artar ithalat azalır bize ilk okulda hep öğretmen ler hep yerli malı kullanın diye öğütler lerdi ve birşey alacaksan hep yerli olanı aradım ve aldım telefonum bile yerli gerçi oda nekadar yerli ama markası yerli en azından Türk diye geçiyor. Özün sözü şudur ki yerli sanayimizi kalkındıralım küçük orta ölçekli kalmayalım ağır sanayi kuralım bırakın yabancı para gitsin yerli paramızı değerlendirelim. Sağlıcakla kalın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmaz, o zaman johnnynin arabasını kim satın alacak? Yerli sanayi falan yok, dolarla alacaksın o arabaları

      Sil
  37. Demek Merkez Bankası çaresiz! kuyruğunu kovalayan kedi gibi..Ekodiyalog yapsanız serbestçe konuşamayacağız kanaatindeyim.

    YanıtlaSil
  38. Enflasyonlari GOUda olmasi gereken standartta olan ve reel faizleri de makul olan Hindistan ve Endenezya gibi ulkeler, faizlerini bugun Turkiyenin uyguladigi reel faiz duzeyine cekseler bu ulkelerde ilk basta neler olur. Makro ve mikro duzeyde ne gibi gelismeler oluverir.

    Makro duzeyde issizlik enflasyon, cari islemler,
    Mikro duzeyde imalat sanayi, hizmet sektoru vs...baglaminda

    bir sorum daha, siz bir iktisad Doktoru olarak gecmiste ve bugun hem teorik hem teknik bir ekonomi insani olarak su an itibariyle Ulke bir ekonomik krizde midir bilim size ne diyor siz bize ne soylersiniz

    YanıtlaSil
  39. [1/2]

    ABD'NİN İSTİHDAM YAPISI HÂLÂ SIKINTILI. DONALD TRUMP'A SEÇİM KAZANDIRAN FAKTÖRLER ARASINDA İLK SIRADA!

    Paul Krugman, The New York Times, 6 Ocak 2017


    SAHTE POLİTİKA ÇAĞI

    5 Ocak Perşeme günü, kaba bir tahminle, 75 bin Amerikalı, işverenleri tarafından işten çıkartıldı veya kovuldu. Bunlardan bazıları daha iyi yeni işler bulacaklar, ancak bir çoğu daha az kazanacak, ve bir çoğu aylarca veya yıllarca işsiz kalacak.

    Bu durum kulağınıza korkunç geliyorsa, veya bu yaşanan felaketin ne olduğunu soruyorsanız, cevap: Hiçbiri. Aslında, Perşembe günü işgücü piyasasının normal günlerden birisini yaşadığını varsayabilirim.

    ABD ekonomisi, her şeye rağmen, 145 milyon kişiyi istihdam eden bir dev. Aynı zamanda da sürekli evrilmekte: Endüstriler ve firmalar çıkıyor ve yükseliyor, her zaman kazananlar ve kaybedenler var. Sonuç: Yeni meslekler ortaya çıkarken, yine bir çok mesleğin yok olduğu sürekli bir "çalkantı" mevcut. Ayda ortalama 1.5 milyon (günde 75 bin) "gönülsüz" işten ayrılmalar (gönüllülerin aksine) söz konusu. Bunlar benim hesaplamalarım.

    Bunları niçin size anlatıyorum? Son zamanlarda medyada çok fazla dikkat çeken "sahte politikalar" ile "gerçek ekonomik politikalar" arasındaki farkı göstermek için.

    Gerçek politikalarda, Amerika gibi zengin ve büyük bir ekonomide, yüksek miktarda paralar söz konusudur ve bunlar ekonominin geniş kesimlerini içerir. Örneğin, orta ve düşük gelirli ailelere verilen sigorta teşviklerindeki milyarlarca doları yok edecek ve 30 milyon insanın sigorta kapsamı dışında bırakacak "Obamacare"ı yürürlükten kaldırmak bu kapsama girecektir.

    Aksine, birkaç hafta önce haberlerde gezinen şu hikayeyi ele alalım: "Carrier" firmasının Meksika'ya işlerin taşınması kararını durdurmak için Donald Trump'ın müdahalesi. Bazı raporlar, 800 işin kurtarıldığını söylüyor; diğerleri de firmanın basit bir şekilde işçiler yerine makineleri kullanacağını öne sürüyor. Ancak en olumlu senaryoyu kabul etsek bile, bu anlaşma ile kurtarılan her işçi başına aynı gün yüzlerce işçi işini kaybetti.

    Bir diğer deyişle, Trump, Carrier firmasına müdahale ederek önemli şeyler yapmış görünebilir, ancak öyle değil. Bu, gerçek sonuçlar elde etmeyi amaçlamayan, avanakları etkilemek için kurgulanmış bir şov, sahte bir politikaydı.

    Aynı şey Ford'un Michigan'da 700 kişiyi daha istihdam etmesi kararının verdiği heyecan veya Trump'ın Meksika'daki "Chevy Cruze"un üretimi için General Motors'u kınama mesajı için de geçerlidir.

    > > > > >

    YanıtlaSil
  40. [2/2]

    20 Ocak'ta gelecek yönetim, Ford'un bu kararı ile ilgili bir şey yaptı mı? Politik baskılar General Motors'un stratejisini değiştirebilir mi? Çok zor bir ihtimal: Yukarıdan yapılan vaka bazında müdaheleler 19 trilyon dolarlık bir ekonomide asla anlamlı bir etki yapmayacaktır.

    Peki bu hikayeler niçin medyanın bu kadar çok dikkatini çekiyor?

    Gelecek yönetimin sahte politikalarla uğraşma güdüsü çok açık: Sahte popülizmin getirisi olması. Trump, onun yanlarında olduğuna inanan beyaz işçi sınıfının baskın gelen desteğiyle seçimi kazandı. Ancak Trump'ın gerçek politik ajandası:

    1. Olası ticaret savaşı dışında, "standart modern Cumhuriyetçilik",

    2. Milyarderler için yüksek miktarda vergi kesintileri,

    3. Bir çok Trump seçmeni için gerekli olan "acımasız sosyal harcama kesintileri".

    Peki, Trump'ın çevirdiği bu tiyatroyu ne devam ettirebilir? Cevap: Burada birkaç iş kurtarılmış gibi gösterilip sunulan, havalı, ancak önemsiz müdahalelerdir. Bunlar dev bir ülkede "yuvarlama hatalarından daha fazlasına ulaşamayacak." Ancak bir süre için iyi bir PR (Kamu algısı yaratma ve yönlendirme) stratejisi olarak iş görebilir.

    Dev şirketlerin, konjonktür ile birlikte hareket etme güdüsüne sahip olduğunu da unutmayın. 20 Ocak'ta gelen yönetime yalakalık yapmak isteyen bir CEO olduğunuzu varsayalım. Yapabileceğiniz şey, öncelikle, işlerinizi "Trump Otelleri"ne yönlendirmektir. Ancak bir diğer şey "Trump dostu başlıklar" yaratmaktır.

    Birkaç yıl için birkaç yüz işi ABD'de tutmak, kampanya katkısına etkisinin oldukça ucuz bir hâlidir; zaten bir şekilde işe alacağınız birkaç kişiyi işe almaya yönetim tarafından "ikna olmuş gibi görünmeniz" ise daha ucuzdur.

    Ancak yine de bunlar medyanın yardakçılığı olmaksızın işe yaramayacaktır. Ve şu anda "sahte haberler" üzerine konuşmuyorum, bunların, her geçen gün daha da büyük bir problem hâline gelerek, saygıdeğer & ana akım medyadaki yer alma ağırlığı üzerine konuşuyorum.

    Üzgünüm çocuklar, sahteliğini hiç göstermeksizin işlerin kurtarıldığına dair Trump iddialarını tekrar eden başlıklar, gazeteciliğin ihanetidir. Bu, birkaç paragraf da olsa, bazı makalelerin bu başlıkları çürüttüğü durumda da geçerlidir: Birçok okuyucu başlığı iddianın doğrulanışı gibi algılayacaktır.

    Ve "sahte politikalar" tarafından ilham verilmiş başlıklar "gerçek politikanın ağırlığı"nı dışladığı durumda, bu daha kötü olur.

    "Sahte politikalar"ın, medyada nihayet, haber organlarının hak ettiği gülünçlükle Carrier olayı gibi numaraları işlemeye başlayacağı bir geri tepme olasılık dahilindedir. Ancak şu anda gördüğümüz hiçbir şey iyimserliği beslememektedir.

    Çeviren: Uğur Aytun

    YanıtlaSil
  41. Hocam merhaba, Yine rakamlarla herseyi ortaya koymussunuz, tesekkurler. Yalniz meclisten "Evet" cikarsa yabancilarin kacmasi, risklerin artmasi vs ile kur artisi bekliyorduk, ancak bugunlerde "Hayir" cikarsa sayin CB`nin erken secime gidilmesini isteyecegi konusulmaya baslandi, ki bu "Evet" cikmasindan daha kotu bir artisa neden olur kur icin deniliyor. Sizcede boyle midir?

    YanıtlaSil
  42. 2017'yi çok konuşacağız yazmışsınız da, şuna ne cevap vereceksiniz:

    Avrasya Tüneli'ni kullanacak mısınız?

    Hükümete muhalif olmanız sebebiyle, arabanızı kullanırken, yeni köprüler, yeni geçitler, yeni tüneller gördüğünüzde sürekli güzergâh mı değiştireceksiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Ben kimseye muhalif değilim. Siz taraf olduğunuz için sizin tarafın hatasını eleştirenleri muhalif sanıyorsunuz.
      (2) Bu saydıklarınız benim de ödediğim vergilerle yapıldığı için benim de malım sayılır. Zaten hepsi parasıyla değil mi verir paramı geçerim. Ne dersiniz? Siz önceki hükümetlerin kurduğu bu Cumhuriyette yaşamıyor muydunuz daha önce? Onlara muhaliftiniz diye size burada niçin yaşıyorsunuz diye soran mı oldu? Bu nasıl hastalıklı bir yaklaşımdır?

      Sil
    2. Ve yılın kapağı Mahfi Hoca'dan,bizim vergilerimizle yapılan şeyleri sanki babalarının malıymış ve bize lütuf gibi sunan trole!

      Sil
    3. hocam sene olmuş 2017 bir gıdım yol katedememişiz. O kadar ayrışmacılarki tünelden geçecek misiniz? diye soruyor, VAH Kİ NE VAHHHH,,,,

      Sil
    4. 20.50 hiç komik değilsin ama yalakalığına diyecek yok

      Sil
    5. Bu nasıl bir kafa yapısı? Tarikatlardan bu tip insanlar çıkıyor işte. Bir iki köprü yapıldı diye, onca hukuksuzluk, ekonomik kriz, yolsuzluklar ve ciddi problemler görmezden mi gelinmeli? Hükümetin işi ülkeyi yönetmek ve vatandaşına en iyisini sağlamak olmalı. Şu kafayı biraz değiştirseniz, biraz okusanız, birazda düşünebilseniz ne güzel olur.

      Sil
  43. İKİ SORU:

    Hayatınızda hiç kendi ellerinizle soba yaktınız mı, odun, kömür, gazete parçasını sobanın içine tek tek yerleştirip yakmaya uğraştınız mı?

    Evetse, hangi yıllardı? Ve hangi il/ilçeydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1950'lerde ve 60ların başında Ankara'da evimiz sobalıydı. Babama yakardı biz de yardım ederdik.

      Sil
    2. biliyorum sobanız da şakir zümreydi

      Sil
  44. Mahfi bey, bu sene tahmin yapmadiginizi biliyorum ama birkac degiskenin degerini ben versem siz sonucu saptarmisinuz? Tarih 15.04.2016 1- mart ayinda ohal kalkmis ama anayasa oylamasi 330_335 arasi zorla evet cikmis. 2- referandum icin ayristirici mitingler baslar. 3-gene mart ayinda fed ilk faiz artisini yapmis olur. O.25% 4-mb faiz arttiriyor. %9.90 5-3-4 daha ciddi teror saldirilari gerceklesmis. 6- suriye ve irakda bugune ilaveten 300 daha sehit olmus. Bu sartlarda mayis basinda dolar tahmininiz ne olur? Enflasyon tahminimiz ne olur? Erken secim gundeme gelebilirmi? Ohal kalkmis oldugu icin buyuk capli iflaslar ne durmda olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohal var diye mi şirketler iflas etmiyor? Bu sizin dediğiniz. Doğruysa ohal iyi birşey o zaman.

      Ama 6. Varsayımınıza ne demeli? Eliniz titredi mi yazarken? Merak ettim de, mayıs ayı dolar kurunu sorduğunuzda kursağınızda bir şey düğümlendi mi?

      Sizin gözünüz nasıl dolar?

      Sil
  45. Son zamanlarda bazı esnaf kesiminde narkozdan uyanma görüyorum,fakat ülkenin getirildiği dışpolitik durum ve ekonomik sahipsizlik beni korkutuyor,piyasa dostu olmayan önlemlere gidileceği kaygısını uyandırıyor.Suud,Katar vs.İran -Rusya ittifakından sonra buralarda pek gezinmezler gibi geliyor bana.

    YanıtlaSil
  46. Hocam şu andaki kurun daha da artmasının sebebi gündemde olan anayasa değişikliğinin konuşulması mı? Bir de, birkaç ay sonra emeklilere de yapılacak olan yüzde dört buçuk gibi zammın,enflasyon oranının altında olmasına rağmen reel kayıp yaşatmasına rağmen yine de enflasyonu yukarı doğru etkiler mi ? Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence Türkiye'yi negatif ayrışmış ekonomilerden bile negatif ayrıştıran asıl neden başkanlık meselesindeki ısrar. Bunun devamındaki meseleler ayrıntı.

      Sil
  47. Mahfi hocam,merkez bankasi baskani uluslararasi iliskiler mezunu,sosyoloji uzerine yandal yapmis bir isim,ekonomi bakani da isletme mezunu,uluslararasi iliskiler uzerine master yapmis bir isim.bu durumu bir ekonomist olarak nasil degerlendiriyorsunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunların hiçbiri önemli değil. Önemli olan kurulmuş olan sistemdir. Sistem yanlışsa dünyanın en iyi iktisatçısını da getirseniz size yardım edemez. Bağımsız merkez bankası deyip yetkisini kullanmasına izin vermezseniz kimi getirseniz bir işe yaramaz.

      Sil
  48. Sayın Hocam,

    2017 kara (siyah) hemde kapkara bir sayfa.
    Hangi sayfasını açıp okumaya çalışsam yine kara yine kara :((

    Sayfaları çevirmeye devam. Baskı hatası bile olsa bir damla beyaza fitim ama yok daha bulamadım...!
    Yine kara yine kapkara...!

    YanıtlaSil
  49. merheba hocam.Dövizin bu kadar yükselmesiyle fitch in not indirme durumu olmazsa eğer doların düşük olduğu bir ülkede yatırım yapılması mantıklı olmaz mı evet dalgalı kur rejimi olan bir ülkede devalüasyon olmaz ama bu durum resmen devalüasyon göstergesi.Teşekkürler Hocam.

    YanıtlaSil
  50. Dolar dis lobilerin destegi ile yukseliyor. Faiz lobisi ile Dolar lobisi ust akilla birlikte hareket ediyor sonracima ulkeyi krize sokmaya calisiyor parelelcilerde buna yardim ediyor. Allah bunlara akil fikir izan ve analitik dusunme versin. insalah ulkemiz bu lobilerin oyununu 15 temmuzda bozdugu gibi bozar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaş olayı çözmüş. Üst akıl diyerek kendi aklının alt düzeyde bir akıl olduğunu ve her şeyi kabule hazır olduğunu kabullenmiş.

      Sil
    2. bu yoruma (adsız 00.22) bu cevaptan (Eğilmez 07.06) güzeli bulunamaz ;)
      Allah akıllarımızı başkasının aklının kölesi olmaktan korusun...!

      Sil
    3. hadi bakalım dolar bozdurmaya o halde. koş koş.

      Sil
  51. EKŞİ SÖZLÜK'TE MAHFİ EĞİLMEZ İLE İLGİLİ YAZILANLAR:

    babasının tavsiyesi:

    "sonunu görmediğin, neye ve kime hizmet edildiğini bilmediğin, mantığına uygun düşmeyen hiçbir işe girme oğlum. en takdir ettiğin, en sevdiğin arkadaşların, hocaların, tanıdıkların hatta ben bile girmiş olsam bir işe girerken sadece bu dediğime göre karar ver. sonu nereye gider, kime ve neye hizmet ediliyor sorularını sor ve eğer alacağın yanıtlardan tatmin olmazsan o işe girme. böyle bir işe girmek sana dünyanın en büyük çıkarını sağlayacaksa bile girme."

    https://eksisozluk.com/entry/65417167

    YanıtlaSil
  52. Sherlock Holmes & Jason Bourne & James Bond

    Bu üç karakteri aynı anda bir kitapta okumak, filmi çekilse izlemek ister miydiniz?

    Jason Bourne film serisini izlediniz mi? Beğendiniz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişte böyle Türk filmleri vardı: Süpermen, Killing ve Örümcek Adama karşı gibi. Komedi filmi gibi olurdu. Bence her karakter kendi konumunda dursun.
      Jason Bourne serisini izlemedim.

      Sil
  53. Tiyatro izleme alışkanlığınız var mıdır?

    En son ne zaman, hangi oyuna gittiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun zamandır tiyatro izlemedim. Eksiklik.

      Sil
  54. Hamdım,piştim,yandım...
    Mevlana

    YanıtlaSil
  55. Başkanlığa az kaldı artık siz değil biz konuşacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Başkanlık fiilen uygulanıyor.
      (2) Siz kimsiniz bilmiyorum ama zaten bizi hiç konuşturmuyorsunuz.

      Sil
    2. Konusmayi biliyormusunuz ki konusacaksiniz. Tek bildiginiz nasil yolsuzluk yaparim, nasil diger insanlari rahatsiz ederim, nasil kotuluk yaparim, nasil katliam yaparim.

      Sil
  56. Hocam döviz piyasalarını anlattığınız bir yazınız var mıdır? (Yabancı faiz oranlarında ki değişmeler, gelecekte beklenen döviz kurunda değişmeler, faiz paritesi vs.) ders kitabıyla internette ki kaynaklar farklı olduğu için bir de sizden öğrenmek istedim. İyi geceler

    YanıtlaSil
  57. dolar firlasin gitsin ben dusuk fayizli milli paramiz tlyi kullaniyorum. Dolari olanlar dusunsun. milli kutsal iradeye dolar euro sokmez. reisimiz sagolsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bravo, işte budur. Yalnız Doları olan düşünmüyor TL'si olan düşünüyor. O kısmı yanlış olmuş. İsterseniz Kolay Ekonomi kitabını bir kez okuyun.

      Sil
  58. BU nemen işdir anlamadım.TL dedik dövizden vazgeçtik.Dolar yaktik Elinparası hala değer kazanıyor. Anlamıyorum devlet neden bu doları sabitlemiyor.. suudi Arabistan doları sabitledi biz neden yapmıyoruz. Dolar fırladı diye yaygara çıkartacağına sabitlesinler. vatandaş kazansın, nevv yorklu degil

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Suudi Arabistan'ın petrolü var, ayrıca bizim kadar dışa açık bir ekonomi değil, faiz yok. Bizim sistemimizde Doları sabitlerseniz döviziniz bir haftada biter.

      Sil
    2. 05:17 çok alıştınız di mi herşeye posta koyup sindirmeye, herkesi yenebileceğinize, dize getirebileceğinize inanmaya. nooldu seninkinin ve seninkilerin nefesi yetmedi mi doları durdurmaya. Arkanıza kazık girse banane kazık düşünsün diyeceksiniz (ki diyorsunuz)

      Sil
    3. bu biligi düzeyiyle burada ne işiniz var anlamadım

      Sil
    4. new york ne zaman nevv york oldu

      Sil
  59. Sayın Hocam:
    Daha öncede çok defa dile getirdik tekrar sizden rica ediyoruz.

    AKILDAN VE KAREKTERDEN YOKSUN PARTİZANCA TROLLÜK YAPANLARIN YORUMLARINI YAYINLAMAYIN....!

    Gitsinler facebook ve twitterda trollüklerine devam etsinler. Buranın havasını bozmasınlar. Çünkü amaç eleştiri veya bilgi edinmek deği yoksa en sert eleştiri başımız gözümüz üstüne. AMA dertleri .........neyse bu kısmı herkes gibi onlarda biliyor. Lütfen yorumları filtreleyin...!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canınızı sıkmayın. Bu güneş altında herkese yer var. Bakarsınız buradaki yorumları okuyup biraz bir şeyler öğrenirler. Kimseyi dışlamayalım.

      Sil
  60. Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak bizim durum, Böyle giderse okuyacağımız kitabın ismi iktidar istifa etti olacak. Siz beni atmadınız ben istifa ettim. Çünkü temel sorun herşeyin kendileri ile başladığı zannı ile hareket etmek tahayyülün iğvasını meydana getirecektir.

    YanıtlaSil
  61. Merhaba Hocam;
    Ülkedeki gerilimin sebebinin "bir kişinin" veya "bir partinin" her dediğine evet demeyip, kendi fikirlerini ortaya koyan ve bunun için mücadele yürüten partiler olduğunu düşünen bir kitle var. Yani gerilim olmaması için her şeye paşa paşa evet denmesi gerektiğini düşünüyorlar. Çağdaş ülkelerde rastlanmayan basın özgürlüğü, hukuk devleti, çoğulculuk gibi alanlardaki eksiklikleri eleştirmeyi gerilim sebebi sayıp buna karşın bu eksiklikleri olağan kabul ediyorlar. Bu yaygın düşünce bence sağlıklı bir demokrasi kültüründen hala çok uzak olduğumuzu gösteriyor.
    Acaba popüler siyaset yanlışları kadar ülkedeki büyük bir kitlede oluşan bu demokratik algı bozukluğu da yabancı yatırımcıyı ürkütüyor olabilir mi? Yatırımcı sermayesini aktaracağı ülkedeki insan kalitesini de gözetmez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür ilişkiler daha çok menfaat ilişkileridir.
      Yabancı yatırımcı filan gelmiyor ki zaten, gelenler kısa dönemde bu kargaşadan para kazanıp çıkmayı planlayanlar. Yabancı yatırımcılar 2005 2009 arasında geldiler. Baktılar ki bizim AB standartlarıyla ilgili kanun çıkarsak bile o standartlara uymak gibi bir derdimiz yok yavaş yavaş gittiler. Geriye sıcak para getirip para kazananlar kaldı.

      Sil
  62. Sayın Eğilmez, Türkiye Normalleşiyor diye bağırıyorlardı AKTROL ler. İşte Normalleşme dedikleri bu. Şimdi birde Başkanlık sistemi gelirse Normalleşme dedikleri şey tamamlanacak. Başkanlık sistemi ile diktatörlük sistemi arasında ince bir çizgi var. Diktatör, yasaları umursamaz, devlet kurumlarını zaten yok sayar. Bu durumda bir diktatör sizce Başkan olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesele kişilere inince ben yorum yapmıyorum. Benim sorunum sistemle. Eğer başkanlık sistemi konusunu sorsaydınız ben buna karşı olduğumu söylerim. Çünkü bunlar hep zaman kaybıdır. Bugüne kadarki hatalarımız ve eksiklerimiz mevcut sistemin uygulanmasından değil uygulanmamasından kaynaklanıyor.

      Sil
  63. Hocam pardon, biraz önce size yazdıktan sonra önceki yorumları da okumak istedim. Allah size yardım etsin. İçlerinde çok değerli düşünceler olduğu gibi, bir o kadar saçmalık var. Ben bazılarının ciddi olmayıp ironi yaptıklarını düşündüm. Dilerim öyledir. Bunları okuyunca asabınız bozulmuyor mu? Benim bilgisayarı kırasım geldi. Sizin kağıdı kalemi bırakasınız gelmiyor mu? :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır yıllardır eğitimin içindeyim artık alıştım. Buradan bir avuç bilgi alabilse bile yararlı olur diye düşünüyorum. Bazen ironilere ben de ironiyle yanıt veriyorum.

      Sil
  64. "Degerli hocam 30 aralikta Mb rezervleri yaklasik 3 milyar dolar azalmis ama o gun kur neredeyse hic oynamamis bilanco makyaji mi acaba"
    Hocam iki önceki yazınızın soru-cevap kısmında bu soruya cevap olarak MB döviz satmıştır demişsiniz. MB döviz satınca kur düşmüyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen bu tür katkılar kurun artmasını önleyerek oynamamasını sağlayabilir.
      MB dövizi piyasaya satmıyor, bankalara satıyor. Onlar aldıklarını satıp TL'ye çevirmemişse kur etkilenmez. Öte yandan dövize talep arzdan fazlaysa kur düşmez ama daha fazla artması engellenmiş olabilir.

      Sil
  65. Hocam,dolar 4tl de olur 5tl de diyenler kurun neticede üretim ve ihracaatımızı arttırarak büyümeyi hızlandıracağını söylüyorlar,bu sizce ne kadar gerçekçi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2016 yılı başında Dolar kuru 2,92 idi yıl sonunda 3,52 oldu. Yani TL, 2016 yılında Dolara karşı yüzde 21 dolayında değer kaybetti. İhracatımız ise 2015 yılındaki ihracata göre yüzde 0,8 azaldı. Demek ki kur artışı tek başına ihracat artışını sağlayamıyormuş.

      Sil
    2. Analizinize bayildim. Iki tane rakam sec, bu ikisi karsilastir, sonuc cikart. Malum dolar merakimizdan, internet dolarin gecmisi ile dolu. Acin bakin. Dolar kuru 2016 mayisinda 2.80'di. Artmadi, dustu. Ocaktaki degerine ancak Temmuz'da gelebildi.

      Kur esas Ekim'den sonra artti, Ekim'den sonra bile piyasada malum darbe girisiminin etkileri vardi. Sene ortasinda darbe girisimi olan bir ulkede, ihracatin sabit kalmasi bile buyuk bir basaridir. Ihracatcilarimiz gercekten takdirin en fazlasini hakediyor. Ihracat dolar bazinda dustugu aylarda bile kilogram bazinda artiyor.

      Siz sanki dolar 2016 yilinin tumunde yukselmis de ihracat hic etkilenmemis gibi bir yorum yapmissiniz. Ben de size bir oran vereyim, dolarin artisi ile 2016 Aralik ayinda ihracat bir onceki yila gore 10%'a yakin artti.

      Sherlock Holmes cinayet mahallinde inceleme yaparken, detaylarin... neyse.

      Sil
    3. Bu paradoksu alman tarihçi okulun bakış açısıyla açıklayabilir miyiz?

      Sil
    4. 2015 yılında darbe girişimi mi oldu? TL, Dolara karşı yüzde 25 değer kaybetti. Bu yılın ilk 10 gününde darbe mi oldu? TL, Dolara karşı 10 günde yüzde 7,5 değer kaybetti.
      Siz Sherlock Holmes'i bir kez daha okuyun. Belki her şeyden önce objektif olmayı öğrenirsiniz. Tuttuğunuz tarafı bir yana koyup olay yerini öyle inceleyeceksiniz ki olayı görebilesiniz. Aksi takdirde hep aynı kör bakışla bakmaya ve eleştirileri düşmanlık gibi görmeye devam edersiniz. Eğer yetkili bir makamdaysanız bu bakışla yanlışları düzeltmek yerine hep daha çok yanlış yaparsınız. Bu nasihatimi unutmayın. Ücretsizdir.

      Sil
  66. Hocam sitem edeceğim neyazıkki size çünkü hep olanı söylüyorsunuz, olabilecekleri söylemiyorsunuz. bizde hep hımm bu böyleymiş diyoruz. bu bilgiler başka bir işe yaramıyor. olabilecekleri söyleyin ki aksiyon alalım. emlak krizi olabileceğini bir önceki yazınızda yorum olarak yazdım ama yayına almadınız. bu gidişle neler yaşanır onu da anlatın lütfen? yazı eksik kalmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşanılanlar neler yaşanacağının anahtarıdır. Yaşanılanı doğru analiz edebilirseniz neler yaşanacağı kendiliğinden çıkar ortaya. Bundan ötesi iktisatçının değil falcının işidir.

      Sil
  67. Mahfi Hocam kolay gelsin . Ben Hekimim sizinle tanışma imkanımız oldu bir kez. Merak ettiğim bir konu var. Bir önceki yazınızda reel ekonominin döviz borcundan söz etmiştiniz.Benim dikkatimi çeken bir konu var. Reel kesimin döviz borcu sürekli artış içinde. 2013 yılından sonra FED'in genişleme politikalarının sonuna geldiği ve faiz arrtıracağı belli olduktan sonra, Jeopolitik gelişmeler ile beraber ihracatın düştüğü turizm gelirlerinin azaldığı yabancı fonların Türkiyeden çıkacağı belli olmasına rağmen, Neden Şirketlerimizin döviz borcu büyüdü. Makul olan TL'nin değer kaybını görüp döviz yükümlülüklerini azaltmaları değil miydi?. Aklıma vadesi gelen döviz borcunu yenilemek için daha yüksek faiz ile döviz borcu almaları geliyor ya da bankalardan TL ile uygun faizli kredi mi bulamıyorlar. Bunun bir açıklaması var mı acaba . Yoksa TL'nin değer kaybının bir yerde duracağını mı düşünüyorlardı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunun bir kaç nedeni var: (1) Yeni bir takım projeler devreye giriyor (köprü, otoyol, havalimanı vb gibi) ve bunlar için borç alınıyor. (2) Mevcut borçlardan vadesi gelenler üzerine faizi de eklenerek yenileniyor. Dolayısıyla borçlar faizler kadar artmış oluyor. (3) Satın alınan bazı sermaye malları (makine, teçhizat vb) satıcı kredisiyle alınıyor. Yani bunlara başlangıçta para ödenmiyor, borca yazılıyor zaman içinde taksitler halinde ödeniyor.

      Sil
  68. Hocam Teşekkürler Değerli yazınız için.

    Sürekli yetki isteyen ama kesinlikle sorumluluk kabul etmeyen bir yönetim tarzıyla karşı karşıya bu ülke. Ekonomik kriz de çıksa, ıraktan beter terör olayları da yaşasa, iç savaş ta çıksa sorumlusu hep başkaları. Ama göklerden gelen kararı uygulayıp tek adam tarafından yönetilse sıkıntı olmayacağını iddia ediyorlar. Gelecek 1-2 yılda bu ülkenin kaderi belli olacak. Ya bir aydınlanma yaşayıp tekrar muasır medeniyetler seviyesini yakalamaya çalışacak ya da ortalama bir ortadoğu ülkesi olmaktan öteye geçemeyecek. Tabiki burada bahsettiğim ülke Cibuti. Yoksa bizde işler tıkırında dünya lideriyiz hamdolsun.

    YanıtlaSil
  69. Bugun dusundum cari sorun ise ki literaturde boyle tanimlaniyor (butce aciklari konjukturel ) yapisala sorunun konjukturel sorun dan en butuk farki ise faiz dusursek te ,yukseltsekte sonuc vermeyecek olmasi eger denklem iki tarafindan sorunluysa yapisal sorun vardir ve konjukterel entsrumanlarla (faiz) cozulmesi imkansiz ,eger faiz dusurursek mi yukseltilrsek mi daha fazla zaman kazaniriz bence bu tartisma yersiz ,ihracat yaaapimizi degistirmemiz gerekiyor ki yapisal sorundan arinabilmek icin bana sorarsaniz japonya ve suudi arabistan esasen ayni seyden para kazaniyor ortak paydaya bakarsaniz

    YanıtlaSil
  70. Bence bir an önce bir kaç sıfır daha atalım.Yada 6 sıfırı tekrar getirelim bu sayede piyasa neye uğradığını şaşırır.Epey bir süre idare ederiz artık tekrar alışana kadar..Sıfırlı doping şart..😊

    YanıtlaSil
  71. Bence daha fazla ihracat yapacak sirketlere degil de ihracata yapisindaki yuzdeye artiracak sirketlere tesvik verilmeli ,nicelik degil de nitelik tesvik edilmesi gerekiyor ,ilki bumerang gibi yani ekonomide paradigma degisikligi

    YanıtlaSil
  72. Hocam,

    Diyelim ki dolar 4'ün üstünü gördü ve ötesine de gitti. Bunun sonucunda neler olabileceğini öngörürsünüz acaba? Yani en azından ekonomide bilinen şekilde ne gibi durumlar ortaya çıkabilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reel kesimde batışlar ve onun etkisiyle finans sektöründe büyük sıkıntılar çıkabilir.

      Sil
  73. Hocam aralıksız her hafta açıklanan Merkez Bankası rezervleri 30 Aralıktan beri görülemiyor. Son veriden bir hafta sonrasına ait veri normalde de böyle gecikmeli mi açıklanır ? 12. güne gireceğiz. Henüz hala bir veri yok EVDS'de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB bu verileri Cuma günleri açıklıyor bir önceki Cuma için. Dolayısıyla bu Cuma geçen haftanın Cuma verileri açıklanacak.

      Sil
  74. son 1 yılda TL dolar karşısında %25 değer kaybetmiş..bunun adı devalüasyon değilse nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teknik olarak devalüasyon sabit kur rejiminde kullanılan bir terim. Dalgalı kurda buna devalüasyon değil değer kaybı deniyor.

      Sil
    2. TL değer kaybediyorsa bunu neden doların yeni bir rekor kırdığı şeklinde lanse ediyorlar? aslında her rekorda biraz daha fakirleşiyoruz...

      Sil
  75. Hocam türkiyede ki yurt içi-dışı borçlanmaları bu şekilde sürdürebilir mi (- faiz ile ) .reform kelimesi de açıkcası çok kullanıyoruz türkiyede kalıcı ve etkili reform yapmak mümkün veya olanak lı gibi mi duruyor ? Türkiye sıcak paraya çok mu alıştı da şimdi ceremesini çekiyoruz ? Hala ev kredisi vermek için (hükümet baskısı ile ) yoğun çaba sarf etmeli miyiz ? çok soru oldu ama teşekkür ederim hocam . yazılarınız için sonuz kere teşekkür ediyorum .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin tasarruf sorunu var. Yani bu kadar yatırım yapmak istiyorsak iç tasarruf açığımızı kapatmak için dışarıdan borçlanmak gerekiyor. Buy kadar yatırım yapmayalım derseniz o zaman da büyüme düşüyor.

      Sil
  76. Hocam türkiyede ki yurt içi-dışı borçlanmaları bu şekilde sürdürebilir mi (- faiz ile ) .reform kelimesi de açıkcası çok kullanıyoruz türkiyede kalıcı ve etkili reform yapmak mümkün veya olanak lı gibi mi duruyor ? Türkiye sıcak paraya çok mu alıştı da şimdi ceremesini çekiyoruz ? Hala ev kredisi vermek için (hükümet baskısı ile ) yoğun çaba sarf etmeli miyiz ? çok soru oldu ama teşekkür ederim hocam . yazılarınız için sonuz kere teşekkür ediyorum .

    YanıtlaSil
  77. Hocam başkanlık seçimlerinde aday olmayı düşünüyor musunuz ? Ya da başkan adayı olsa oy veririm dediğiniz kimse var mı ?

    YanıtlaSil
  78. Yukselen dolar karsisinda brezilya reali daha yuksek getiri getirirmi acaba

    YanıtlaSil
  79. Hocam selamlar, diyelim ki teknik verilere göre radikal bir faiz artışı yapıldı. Bu saatten sonra ters etki yapması bile muhtemel değil mi. Siz atasozlerini seviyorsunuz. Geçti Borun pazarı sur esegi Nigdeye. Atı alan Üsküdar'i gecti. Durumumuz bu mudur artık.

    YanıtlaSil
  80. Biz burada ekonomiyi anlamaya ve gelecegi gormeye calisirken kafamiz bir turlu bizim gorduklerimizi devletin niye goremedigine basmiyor dimi? Aslinda devlet goruyorda hukumetin plani baska. Bu ekonomik kriz hukumeti istifaya goturur. Bunun kacari yok. Su an palyatif tedbirlerle gozler kriz algisindan baska taraflara cekiliyor. Asil amac hikumet istifasindan once baskanliga gecebilecek zamani kazanmak. Baskanliga gecmeden erken srcim gundeme gelirse ohal varken yapumilamz. Ohal kaldirilirsa kriz damardan ayyuka cikar. Yani ortada bir kumar var. Kriz her sekilde resmen patlayacak. Cokda aci sonuclari olucak. Bu biliniyor. Ama bu olmadan baskanlik yasasinin onaylanmasi isteniyor bildigimiz nedenlerden dolayi. Butun mesele burda. Konu iktisat degil.

    YanıtlaSil
  81. Bunun adı cebellezidir.

    YanıtlaSil
  82. Aynı şeyleri yaparak farklı ve daha iyi sonuçlar beklemek hayalciliğinden ne zaman kurtulacağız bilemiyorum.
    Sonuçları manuple etmek yerine bir kere de sebepleri ortadan kaldıralım ne olur..

    Ne zaman adam oluruz: Sonuçlara değil sebeplere odaklandığımızda...

    YanıtlaSil
  83. Sn. Eğilmez yazılarınız ekonomiyi analiz ederken, artık ortaya koyduğunuz sonuçlar ekonomi ve ekonomi dışındaki etkilerin birbirini beslemekte olduğu bir kümeye dönüştü. Bu kümenin bize gösterdiği bir sorunlar seti var. Ve artık sorunlar nedenler ile de karışmış durumda. Ve tedavinin maliyeti de artıyor. Sn. Şimşek, bankaların NPL oranlarını %7 oranına kadar maliyetini kamunun karşılayacağını beyan etmek durumunda kalıyorsa, BDDK Başkanı Sn. Akben sermaye kontrollerinin gündem dışında olduğunu beyan etmek durumunda kalıyorsa, belli sektörlerin öncüsü olan kurumlarda borç servisi yapmakta zorlanılır durumda ise, talep düşüklüğü, maliyet enflasyonu, işe katılım oranı,işsizlik oranı gibi verilerde eğilim olumsuz ise önümüzdeki sorunlar yumağını şu ana kadar kullandığımız yöntemler ile çözemediğimizi anlıyorum. Örneğin Moodys kararı öncesi siyasi tansiyonu düşürüp, TL faizleri enflasyonun üzerinde makul bir yerde tutup, kamunun kendi iç verimliliğini arttıracak reformlar ile aynı anda kamunun ekonomiyi canlandıracak teşvik programını beraber açıklayarak işe başlamış olsaydık bugün ekonomik anlamda çok daha az sarsıntılı günler geçirebilirdik. Ardından kurumlarımızı açık ve bilimsel bir şekil ile gelişmiş ülkelerin standartlarına yaklaştıracağımız orta ve uzun vadeli bir program ile çok daha farklı ve olumlu bir yol çizebilirdik. Ancak şu an korkarım ki döviz sepeti artışı-dövize olan talepte artış-döviz likiditesinde azalma-maliyet enflasyonu-talep düşüşü- özel sektörde finansal bozulma-işsizlik oranında artış gibi bir sarmala düşülmüş olduğundan endişe ederim. Bence halen bu gidişatı tersine çevirmek için geç değil. Ama duraksadığımız taktirde çözüm maliyetini arttırmaktan endişe ederim.

    YanıtlaSil
  84. Sayın Hocam,

    Merkez banksı rezervleri 20 ayın zirvesinde diye haberler yapılıyor. Dolar bu kadar yükselirken bu nasıl oluyor. Merkez parayı dolara mı yatırıyor? Toplam rezerv ne demek brüt rezerv ne demek? Hangisine bakacağız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim yapıyor bu haberleri ben tam tersi haberler okuyoryum?

      Sil
  85. Hocam ABD'de geçtiğimiz son 2-3 senede işsizlik dramatik şekilde düşerken enflasyonun da canlanması gerekmez miydi? Yeni işe giren kişiler likitide tuzağını bozamıyormuydu?

    YanıtlaSil
  86. Hocam yazınız için teşekkür ederim katılıyorum size merkez bankası nın düştüğü durumu çok iyi özetlemişsiniz peki hocam siz mb nin başında olsanız şuan ne yapardınız.yutar mıydınız tükürür müydünüz.

    YanıtlaSil
  87. Hocam selamlar. Moody's Türk banklarının varlık kalitesi kötüye gidiyor açıklaması yapmış burada varlık kalitesinden kasıt nedir? Dolar arttıkça bankaların lira cinsinden borçları da artıyor asıl kastettikleri bu mu yoksa balka şeyler de var mı?

    YanıtlaSil
  88. Hocam, TL düşse ihracat artıp ithalat azalacak dolayısıyla cari açığı düşürecek, buna mukabil PPP düşecek ve sıcak paranın akışı kesilecek, tüm diğer değerler constant olup politika faizi yükseltilse TL değerlenecek belki ancak bu sefer ekonomi yavaşlayacak. Bu görünümde sizce halk, yatırımcı ve sanayici için hangi opsiyonun çarpanı daha yüksektir ve olumludur? Teşekkürler

    YanıtlaSil
  89. kolay ekonomi kitapınızı okudum ama anlamadım ne yapmalıyım teşekkürler.

    YanıtlaSil
  90. kamalistler başkanlığa neden bu kadar karşı anlamış değilim, kendine güveniyorsanız siz de bir gün başkan olabilirsiniz,,,,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siz Kemalizmle dalga geçiyorsunuz ama Kemalizmin Başkanlık sisteminin peşinde niye koşuyorsunuz onu bir anlatın sizin sorunuzu da Kemalistlere sorarız.

      Sil
  91. hocam benim 2000 liram var ve bunu değerlendirmek istiyorum sizce şuanda dolara yatrırsam mantıklı olur mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konularda ben bir şey söylemiyorum.

      Sil
  92. Yeni klasiklerin bahsettiği sürpriz politikalar günümüzde geçerli midir?gecerli ise örneklendirebilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesela TCMB'nin bugün toplanıp faizi 3 puan artırması sürpriz olur ve piyasayı ciddi biçimde etkiler. Çünkü piyasalar MB'den böyle bir hamle beklemiyor.

      Sil
    2. Gizli para basmak diye bir şey olabilir mi?

      Sil
  93. http://www.mahfiegilmez.com/2016/05/fed-faizi-artracak-m.html?showComment=1464527700418#c4008912828827284459

    Hocam sizinle burada konuşmamızda eğer çok ileri bir siyasi sorun vs. olursa 4 bile görebilir diye konuşmuşuz ve siz eğer dolar sene sonu 4.00tl'yi görürse nereye gideceğini bir daha kimse göremez demiştiniz. Şimdi 3.80tl civarına geldik yıl sonu değil başındayız ama kelime oyununa gerek yok önemli olan bu zaman aralıklarında doların nerede olacağıdır değil mi? O halde bundan sonra nereye kadar gidebileceği konusunda kendimize çok sınır koymamamız gerektiğini çıkarıyorum. Eski zamandan bu zamana gelen tüm konuşmalarınızı ve yazılarınızı hatırlayınca. Sanırım artık o "nerelere gideceğini bilemeyiz" durumuna geldik değil mi hocam?

    YanıtlaSil
  94. Hocam 2010 yılından önce politika faizi diye birşey yokmuydu, TCMB'nin sitesinde sadece 2010dan itibaren var?

    YanıtlaSil
  95. Merhaba,
    Piyasalarımızdan yabancı para birimleri çekiliyor. İktisadın temel kanunlarına göre kıtlaşan malın fiyatı yükselir. Deniliyor ki spekülatörler devrede veya bunu siyasiler idda ediyor. Bildiğimiz gibi bir ara 2016 seçimlerinde çalkantılar yaşadık, yabancı yatırımcı tedirgin olmuş ve piyasalarımızdan çıkıyordu. O zaman pozisyon bozup TL'dan çıkıp Dolara veya yabancı paraya dönüp çıkıyorlardı ve Kur zararları olduğu söyleniyordu. Sayın Mağfi Eğilmez bunlar şimdi bu zararın acısını çıkarıyor olabilirlermi? Yurtiçinde birçok kesim TL geliri olmasına rağmen yabancı para birimleri ile alışveriş yapmış örneğin otomobil ve bunların parçaları bakımı hep yabancı paraya endeksli. Yani bir kısır döngüye dövize bağımlı olmamızdan dolayı girdiğimiz söylenebilirmi?
    Anladığım kadarı ile piyasa döviz için bağırıyor ancak döviz gelinciği pek de nazlı.
    Saygılar
    Şenol

    YanıtlaSil
  96. Döviz paraşütü olanlar şanslı ama kalanlar kemerleri bağlasın,o2 maskesini taksın düşüşe geçtik artık bundan sonra reel kesimde iflaslar ve onun etkisiyle finans sektöründe çakılma ve çöküş.

    YanıtlaSil
  97. Hocam,

    Merkez bankasının bankaların zorunlu karşılık oranlarında indirime giderek piyasaya 1,5 milyar dolarlık kaynak sağlamasıyla yapmak istediği tam olarak neydi? Çeşitli yorumlar gördüm ama birbirinden farklılar. Tabii ki doların ateşini almak istedi ama bu hamle pek yeterli görünmüyor sanki ki dolar yeniden yükseldi. Merkez'in bu hamlesinin neticesi ilerleyen günlerle ilintili mi yoksa amatörce bir müdahale mi?

    YanıtlaSil
  98. Hocam Fed faiz artırdığında fonlar abdye gelir tahvil talep eder sonra tahvil faizleri düşmez mi normalde?

    YanıtlaSil
  99. Hocam FED'in geçtiğimiz sene sadece bir kez faiz artırmasının tek nedeni Brexit mi? Brexit olmasaydı 4 kez artırabilirmiydi?

    YanıtlaSil
  100. Hocam Merhaba ihracatçıya ithalatçıya etkileri ülkemize etkileri zaten çok tartışılır bir durum biliyorum fakat şu an yetkili birisi çıksa 'Sabit Kur sistemini artık tartışmaya başlamalıyız' diye bir cümle kursa bu piyasa ilk etapta nasıl bir etki yapar.
    Saygılar,

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...