16 Mart 2017 Perşembe

Paralel Evrende Faiz Politikası

1 ay öncesine kadar Fed’in Mart’ta faiz artırmasını bekleyenlerin oranı yüzde 30 dolayındaydı. Bu oran, Fed’in yönlendirici açıklamalarıyla her geçen gün yükseldi ve bir hafta önce yüzde 100 düzeyine ulaştı. Böylece piyasayı Mart’ta faiz artışına hazırlayan Fed, beklendiği gibi faizini 0,25 puan artırdı. Bu gelişmenin hemen ardından ilk sonuçları açıklanan Hollanda seçimlerinde aşırı sağ partinin varlık gösteremediği ortaya çıkınca finans piyasalarının birinci kuralı çalıştı: Gerçekleşme satıldı. Sonuçta Dolar değer kaybetmeye, Euro ve gelişmekte olan ülke paraları Dolara karşı değer kazanmaya başladı.

Fed, bir süredir, merkez bankası davranışları, yaklaşımları, para politikası ve beklentileri yönlendirme konularında adeta uygulama dersi veriyor. Ne yapacağını ve nasıl yapacağını önceden belirliyor ve piyasaları buna göre hazırlıyor. Sonuçta kararını verdiğinde kimse için sürpriz olmuyor. Onu izleyen dünya piyasaları da şokları dengeleyerek yoluna devam edebiliyor.

Bizim Merkez Bankası, Fed’in kararının ardında geç likidite penceresi faizini 0,75 puan artırarak 11,75’e yükseltti. Ocak ortasında, haftalık repo ihalelerini iptal edip birden normal koşullarda kullanılmaması gereken geç likidite penceresini kullanmaya başlayan Merkez Bankası bu uygulamaya devam edeceğini vurgulamış oldu. Geç likidite penceresinin kullanılması iki durum çıkardı: (1) Merkez Bankamız finansal sistemi, bilinen oyun sahasının dışına çekerek adeta paralel evrene taşımış oldu. (2) Bu yeni düzende geç likidite faizi, faiz koridoru olarak bilinen sistemin üst limiti konumuna oturmuş oldu.

Geç likidite penceresi uygulamasının haftalık repo uygulaması ve hatta gecelik borç verme uygulaması yerine ikame edilmesinin referandum sürecinin yarattığı ortamla ilgili olarak geçici bir uygulama olduğu konuşuluyor. Bu sadece piyasanın bir tahmini çünkü bugüne kadar Merkez Bankası’nın bu yolda net bir açıklamasını duymadım. Diyelim ki öyle olsun. Diyelim ki referandum süreci sonunda normal koşullar geri geldiğinde Merkez Bankası da geç likidite penceresi uygulamasını yine istisnai hallere bırakacak ve politika faizine geri dönecek olsun. Yine de bu dönemde niçin paralel evrene geçtiğimizin açıklamasını bulmak kolay değil. Yani eğer bu dönem geçici bir dönemse o zaman Merkez Bankası, sistemi paralel evrene taşıyacağına politika faizini artırıp dönem sonunda indiremez miydi? Merkez Bankası’nın ortalama fonlama faizi yılbaşından bugüne 2,5 puandan fazla arttı. Politika faizini artırmamış görünmekten öteye bir şey yok ortada. Eğer Merkez Bankası bu operasyona girişecek yerde politika faizini artırsaydı muhtemelen 2,5 puandan daha az bir artışla aynı sonucu almak mümkün olacaktı. Çünkü finans piyasalarının ikinci kuralı; belirsizliklerin maliyetleri (örneğimizde faizleri) arttırdığı gerçeğidir.    

Öte yandan Merkez Bankamız faizle ilgili bu son kararında şöyle bir ifadeye yer vermiş bulunuyor: “Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlamak amacıyla parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesine karar vermiştir.” Bu cümledeki ifadeleri açalım. “Enflasyon görünümündeki bozulma” enflasyondaki artış anlamına geliyor. “Parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesi” ise faizin artırılması demek oluyor. Bu durumda Merkez Bankamız, enflasyonu önlemek için faizin düşürülmesinin değil artırılmasının gerektiğini vurgulamış oluyor. Bu önemli ayrıntıya da dikkatinizi çekmiş olalım.  

190 yorum:

  1. Yellen faiz artışını ertelemenin daha fazla maliyet doğuracağı yönündeki yorumu sanki TCMB için yaptı. İleride politika faizini olması gerekenden daha yüksek seviyelerde göreceğiz sanırım.

    YanıtlaSil
  2. Halbuki faiz sebep, enflasyon sonuçtu hocam. :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Enflasyonu dizginlemek icin faizleri arttiriyoruz" denildiginde hangisi sebep hangisi sonuc oluyor acaba? Yani diyor ki, once faizi arttiriyoruz, sonucunda enflasyon dizginleniyor.

      Sil
    2. Faizi artırarak enflasyonu düşürebilirsiniz çünkü insanlar yükselen faizden yararlanmak için tüketimi kısıp tasarrufa yönelirler. Buna karşılık faizi düşürerek enflasyonu düşüremezsiniz. Tam tersine faiz düştükçe insanlar tasarruftan vazgeçer ve tüketime yönelir. Faizi düşürmenin yolu enflasyonu düşürmektir.

      Sil
    3. onu zenginler yapar hocam, parası olmayan/zar zor ay sonunu getirenler bu meselerle ilgilenmez.çünkü adam karnını doyurma derdindedir..ortalama gelir durumuna bakıldığında da türkiyede tüketimi artıracağını sanmıyorum çünkü ay başını beklemekten ömrümüz tükendi,,ama yatırımcı açısından bakıldığında faiz düşmesi iş imkanını artırı ve talebi artırır.yani talebi işçiler değil, patronlar yapar. işçi ayı nasıl kurtarırım derdinde..

      Sil
    4. tabi ülkemizdeki karma enflasyon yapısı ile faiz arttırsak talep enflasyonunu dizginlenmeye çalışıyoruz,faiz düşürsek maliyet enflasyonunu bu anlamda çıkılmaz bir döngü içerisine girdik sanırım. Ve tek yol olarakta üretim,ar-ge çalışmalarına yoğunlaşmalıyız bu şekilde montaj sanayi ile devam edersek hoş bir tablo beklemiyor yakında bizi

      Sil
    5. Hocam peki bu dediginiz maliyet kokenli enflasyon icinde gecerli midir. Faizleri arttirarak maliyet kokenli enflasyonu dizginlemek

      Sil
  3. Hocam faizin artması doların düşmesi demek değil mi ? Doların düşmesi de bizde dış tüketimi arttırıyor.
    enflasyon nasıl düşecek ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar kurunun düşmesi demek bizim dışarıdan alacağımız mal ve hizmetlere daha az TL ödememiz demek. Ki bu da bizim üretim maliyetimizi düşüreceği için enflasyonu düşürür.

      Sil
  4. Hocam şu an talep de düşük maliyetler de yüksek iki taraflı enflasyon söz konusu.. Faiz artırımı öyle ya da böyle kredilere çok yansımış değil maliyet tarafına yani, bunu politika faizi olarak yapsalardı böyle olur muydu? Buna cevabınız var mı? kredi maliyetleri yükseliyor cevabı kabulüm değil :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Talep düşük maliyetler yüksekse iki taraflı değil tek taraflı enflasyon olur. Talep yüksek maliyetler de yüksekse o zaman iki taraflı enflasyon olur. Şu an bizde talep yüksek değil ama maliyetler kur nedeniyle yüksek o nedenle ağırlıklı olarak maliyet enflasyonu söz konusu.
      MB'nın politika faizini ya da başka bir faizi artırması durumu farklı kılmaz. Önemli olan MB'nin bankaları hangi ortalama faizle fonladığı. O da yılbaşından beri 2,5 puan artmış durumda. Bu artışın kredilere yansımamış olması hükümetin bankalar üzerinde kurduğu baskı. Olayın ekonomik yönü yok.

      Sil
    2. Tatmin olamadığım konu şu: Gerekli olduğunu gördüğünüz faiz artışı maliyetleri yükseltmeyecek mi? Bu sorun sanırım döviz kurunu ciddi şekilde düşürecek bir faiz artırımıyla giderilir. Ancak ben bunun mümkün olduğunu düşünmüyorum, yapısal olarak:)

      Sil
  5. Hocam ekonomi biliminin dışında ama ekonominin içinde yaşayan vatandaşların anlaması bakımından merkez bankasının uygulamaları sade vatandaşı nasıl etkiliyor. Ev alan, ev satan, araba alıp, arabasını satan, maaşı ile evini geçindiren vb nasıl etkiliyor-cek.
    Merkez bankasının bu farklı uygulamasının riskleri nedir? Açıklarsanız sevirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin faiz artırması vatandaşın bankadan kullanacağı kredinin faizini de artırıyor. Ne var ki bankalara yönelik siyasal baskı bu artışı yapmalarına imkan bırakmadığı için bu tam olarak yansımıyor.

      Sil
    2. Peki hocam, aradaki bu fark bankaların sırtına bir yük olarak mı biniyor? Bu ne kadar sürdürülebilir bir durumdur? Bankaların geçici olarak da olsa bu artışı yap(a)mamaları bankalar açısından olmasa da piyasayı düzeltmek açısından iyi bir strateji midir?

      Sil
  6. Hocam merhaba,
    Keynes "fiyatlar ve ücretler yapışkandır" derken fiyatların yükselmesinin kolay ama düşmesinin zor olduğunu söylemiştir. Acaba faizlerde de böyle bir yapışkanlık var mı?
    Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. faizde de şöyle bir durum;

      Mevduat için;
      -faizleri yükselmek yavaştır düşürmek hızlıdır (aşağı yapışkandır)

      Krediler için;
      -faizi yükseltmek hızlıdır düşürmek yavaştır. (yukarı yapışkandır)

      Kredi ve Mevduat faizi için;
      Mevduata ödenen faiz, krediye göre hızlı düşer.

      Sil
    2. faizde de şöyle bir durum;

      Mevduat için;
      -faizleri yükselmek yavaştır düşürmek hızlıdır (aşağı yapışkandır)

      Krediler için;
      -faizi yükseltmek hızlıdır düşürmek yavaştır. (yukarı yapışkandır)

      Kredi ve Mevduat faizi için;
      Mevduata ödenen faiz, krediye göre hızlı düşer.

      Sil
    3. Peki merkez bankasında da böyle bir durum söz konusu mu? Sonuçta uzun vade de hedef düşük faiz. İlerde faizleri düşürürken zorlanacaklarını düşündükleri için mi politika faizinde bir değişiklik yapmıyorlar ?

      Sil
    4. adsız 21:46 merkez bankasında durum ayrı o konuya siyasi olarak bakmak gerek

      Sil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafa karışıklığı yaratılmış.

      Sil
  8. Hocam, faizleri arttırsak veya indirsek neye yarar ki? Yatırımcıların hepsi kaçıyor. Herkes evini satıp gitmeye uğraşıyor? Ee insanlar işsiz kaldıkça, yakında holdinglere de el koyar devlet. O zaman daha da büyük iflaslar olacaktır.
    Pakistan olduk sonunda bravo bize.

    YanıtlaSil
  9. Geç likidite penceresinin politika faizi gibi kullanılmasının, teamüllere aykırı olması haricinde, teknik açıdan sakıncası var mı?Varsa nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var, bankalar saat 16'ya kadar aciklarini kapatamiyorlar. O aksam olusacak faizi bilmedikleri icin gun icerisinde kendi belirledikleri faiz uzerinden islem yapip risk aliyorlar. Herkes bakmasi gereken faize degil bu pencerenin faizine bakip karar verme durumunda kaliyor.

      Sil
    2. O akşam oluşacak faiz derken hangi faizin kastedildiğini anlayamadım.açıkçası benim öğrenmek istediğim şu.Diyelimki haftalık repo, gecelik borç verme ve geç likidite penceresi faizlerinin hepsi %11. 1.durumda haftalık repo ve gecelik boçlanmayı 5 milyar TL ile, 2. durumda ise 30 milyar TL ile sınırlandırıldığını varsayalım.GLP de herhangi bir sınırlama olmasın.bu durumda ağırlıklı ortalama faiz her iki halde de %11 oluyor.ama sizin yazdıklarınıza göre ikinci durumun birinciden daha iyi olduğu sonucuna varmamız gerekiyor.Bu sonuca varmamızı sağlayan şeylerin ne olduğunu merak ettim.

      Sil
    3. Ortalama faiz farklı faiz oranları olması durumunda söz konusu olur. Tek faiz oranı riski ortadan kaldırır ki istenen de budur aslında. Farkli faiz oranlarinin kullanıldığı alt bant, üst bant, koridor gibi kavramlar, açıkligi ve şeffafliyi maskeleyen siyasi baskı altında ortaya çıkan bir aldatmaca.

      Sil
  10. Hocam, eskiden açılan her tahvil-bono ihalesi olay olurdu, piyasa adeta o ihalelerde şekillenen faize göre kendisine yol çizerdi. Artık bunları neredeyse hiç duymuyoruz. Biz mi duymuyoruz yoksa devlet borçlanma yöntemini mi değiştirdi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sorunun cevabını bende merakla bekliyorum. Eskiden evet hazine bonosu ve devlet tahvili ihalesi olurdu şimdi ise buna benzer şekillerde banka ve kredi kuruluşlarının ihale ve ihraçları arttı. Hazine, dış borçlanma yolunu özel sektöre mi devretti?

      Sil
    2. Çünkü eskiden asıl borçlu devletti ve kamu borç yükü çok yüksekti. Artık bütçe açıkları yüksek olmadığı ve Hazine borçlanması da fazla olmadığı için borçlanmanın önem sırası aşağılara kaydı.

      Sil
  11. Hocam çok güzel özetlemişsiniz elinize sağlık.. Ben de temsil ettiğim şirketin bireysel emeklilik fon yöneticilerine hem sizin yazılarınızı hem genel yorumları bıkmadan sıkılmadan iletip duruyorum. Nedeni şu: Halen sistemdeki insanların bir çoğunun yaklaşık %35-%40 Kamu borçlanma yani hazine bonosu ağırlıklı kağıtlarda. Faizin artması bu fonların getirisini aşağı çekiyor.Daha da artacağı konusunda da kahin olmaya gerek yok.Bu yüzden performans enflasyonun bile altında kalıyor. Bunu vatandaşın bilmesi çok zor, fonu yöneten şirketin duruma uyanması ve önlem alması lazım. Fon değişikliği tavsiye edebilir mesela ilk aklıma gelen ya da direkt yönlendirmenin sakıncasıysa eğer sorun bir 'piyasa bilgilendirmesi' mealinde toplu bir haber yapılır. Ayrıca bunun kendilerine de faydası var ziya yeni müşteri bulacağız diye harcanan efordan çok daha azıyla çok daha büyük bir kayıptan kurtulup toplam fonları büyütebilirler. Fon büyüdükçe fondan alınan komisyonlarla gelirleri artar. Yani müşteri-şirket arasında tam bir kazan-kazan durumu oluşur. Bu arada bugüne kadar attığım hiçbir maile yanıt gelmediğini, hiçbir tavsiyenin değerlendirilmediğini de söyleyeyim. Özellikle 2013 mayısta fed'in parasal genişlemeyi durduracağı açıklamasından sonra kendim risk alarak mevcut kendi müşterilerime: şahsi olarak kendi fonlarımda döviz ağırlıklı bir dağılıma geçeceğimi ilan ettim ( açıkça yönlendirme yasak ) Bugün hala hayır duası alıyorum ama koskoca şirketler hala kış uykusunda. Kamu kağıtlarından bu sene de ekmek yok , 'Midas'ın kulakları eşek kulakları' diye buradan avaz avaz bağırayım sayenizde belki değerlendiren olur :) Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Midas the King16 Mart 2017 21:25

      Cem Lutfen bilip bilmeden benim hakkimda konusma. Kulaklarim biraz uzundu sadece. Bu arada yazdiklarinin hepsi dogru ve sana katiliyorum. Ozellikle doviz agirlikli dagilima gecmen cok akillica olmus.

      Sil
    2. Bu sene için fon karması öneriniz nedir peki? Sakıncası yoksa elbette. USD sanki yapacağını yaptı gibi.

      Sil
    3. Herkesin dolara geçmesi, bireysel olarak dolara geçmesi size çözüm gibi görünse de, bence yanılıyorsunuz. Parasını dolara çevirip bankada tutan, parasını sadece dolara endekslemiştir. Herkesin dolara geçmesi oyunun sonuna gelindiğinde, hükümetin başka çaresi olmadan Arjantin örneğinde olduğu gibi dolarların düşük bir kurla (örneğin 3 gibi) TL ye dönüştürülmesi mecburiyetini doğurur. Aksi halde dolar sahiplerine olacak inanılmaz gelir transferi bütün yapıyı yıkar. Bütün sistem açısından bakmak lazım.

      Yıllardır yüksek cari açık vererek parayı değersizleştirip, varlık fiyatlarını uçurduk. Şimdi dış konjonktür ve içerdeki aşırı borçlanmanın yükselttiği riskler sebebiyle eskisi kadar rahat cari açık veremeyeceğimiz kesin. Olaya sadece kişisel olarak bakarsanız dolar almak sizi başlangıçta koruma altına alır gibi görünse de çok emin olmayın.

      Yüksek cari açık sonuçta varlığı temsil eden parayı ithal edip kullanmak. Bu dövizleri bir süre sonra geri ödemek için aldıysanız, sorun yok fakat bizim gibi ödememek üzere aldınız ve lüks tüketime, inşaata yola harcadıysanız, eninde sonunda karşılığında elinizdeki fiziki varlıklarınızın bir kısmını (kaldıysa) vermek zorundasınız.
      Bizim örneğimizde doğrudan yatırımlar bile sorunlu, % 95 i mevcut fiziki varlıkları baştan satın almak üzerine gelmiş durumda, çok azı bu ülkeyi ileriye götürecek yeni yatırım.
      Oyun bittiğinde yaşanacaklar bugün vatandaşın karpuz gibi yarı yarıya keskin çizgilerle ayrıştırıldığı, birbirine düşman hale geldiği ortamda yaşanacak. Bakalım mülkiyet hakkı, hak, hukuk, adalet bu diyarlarda ne kadar yaşam alanı bulabilecek.

      Sil
    4. :) butun gun niye bu blog acik cok sikicisin burcu diyenlere su yorumu okutmak isterdim.guldurdunuz beni

      Sil
    5. Sayın Adsız 10:54

      Son cümleniz kavgada bile söylenmez, hele de bizim gibi reel sektör-hane halkının bankalara 2 trilyon TL'nin üzerinde borcu olduğu bir ülkede hiç söylenmez :)... Şaka bir yana, yüzde yüz haklı olduğunuzu düşünüyorum. Bence Mahfi hoca da 2017 yılı girdiğinden beri bu yazdıklarınızın benzerlerini ima ediyor ve bu yıl için tahminde bulunmuyor.

      Asıl soru şu: Bu son kaçınılmaz mı? Eğer kaçınılmazsa devletin önlem almadığı, önlem almaya niyetinin de olmadığı bir ortamda kendimizi bireysel olarak korumak amacı ile ne yapmalıyız? Benim aklıma gelen çözüm, gram bazında çeşitli ağırlıklarda (1g, 2,5g, 5g, 10g şeklinde internetten bile temin etmek mümkün) altın alıp herkesin birbirini tanıdığı sakin bir Ege kasabasına yerleşmek ve büyük şehirlerden uzak durmak.

      Ben bu önlemi sınırlı birikimi olan 60 yaşına yaklaşmış bir vatandaş olarak kendimce almaya çalışıyorum, ne kadar işe yarayacak bilemem. Elbette, birikimi daha çok olup yurtdışına gitme olanağı bulunanların hiç durmamalarını öneririm. Aç kalmış eli silahlı kitleler kapınıza dayandığında vatan, millet, sakarya türü hamasetin işe yarayacağını hiç düşünmüyorum.

      Saygılar...

      Sil
    6. Umut fakirin ekmegi, muhalefetin iktidar mucadelesi.

      Sil
  12. 2017 kriz yılı deniliyor, katılır mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar 4 tl olmus tabi ki kriz yolu daha ne olsun.

      Sil
    2. Nostradamus tahmini herhalde, dolar 4 olacak, o sene kriz olacak diye. Dolarin 4 lira olmasi ile krizin ne tip bir alakasi olabilir acaba cok merak ettim.

      Sil
    3. 4 lira olan dolari sen basmaya baslarsan hicbir sorun olmaz. Ama oyle bir imkanin yoksa bak bakalim neler oluyor...

      Sil
  13. Yatırımcı için en güvenli ülke ABD mi ?

    YanıtlaSil
  14. Mahfi hoca'm Merkez Bankamız enflasyon önlemek için faiz oranının arttırılması gerektiğini düşünüyor, dediniz. Realitede faiz oranlarının düşürülmesi ülke enflasyon oranlarını iyileştirmeye gider,genel fiyat düzeyi düşer. "i" düşer "I" artar üretim artar üretimle beraber iş gücüne ihtiyaç artar, işsizlik azalır, hasıla artar, enflasyonist durum düzelmez mi? Bu yöntem işlemez mi? İşlemiyorsa neden?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buyrun okuyun:

      "Tıpkı yatırımlarda olduğu gibi tasarrufların en önemli belirleyicilerinin başında faiz oranları gelir. Faiz düştükçe tasarruflarda düşüş olur, yatırımlarda ise artış olur. Kuşkusuz bu bir ekonomi yasası değildir. Çünkü tasarruf ve yatırım kararlarının faiz dışında da belirleyicileri vardır. Örneğin yatırımcılar faizlerdeki düşüşün ileride sıkıntı yaratacağını düşünürse yatırımlarını beklendiği kadar artırmayabilir. Ya da tasarruf sahipleri faizlerdeki düşüşün ileride daha da hızlı olacağını düşünürse bu kaybı gidermek için daha çok tasarruf edip daha uzun vadeli mevduata ya da tahvillere yönelebilirler."

      http://www.mahfiegilmez.com/2013/01/ekonomideki-iliskiler-ve-celiskiler.html?m=1

      Sil
    2. Bu ihtimallerle zaten üretim artmaz ülke büyümez.Girisimci, neden risk almaz? Bu durum daha nereye kadar devam eder?

      Sil
  15. 1.Hocam GLP faizi ne kadar sürdürebilir acaba ?
    2.Bu GLP sonuçta devamlı uygulanması bana göre çok uzun süre uygulanamaz sonuçta bu piyasa faizini arttırıp ekonomiyi çıkmaza sokar diye düşünüyorum ?
    3.Bu durum bizie maliyetli olup sonuçta resesyon ve çöküş olabilirmi ?
    4.Sonuçta FED faiz arttırmaya devam edecek gibi duruyor buda bizde faizlerin
    örtülüde olsa faiz artışı anlamına geliyor ekonomisi ithalata bagımlı bir ülke sizin dediğiniz gibi dış finansman ihtiyacı devam ediyor ben bunun İcin GLP ne zaman duvara çarpacağını merak ediyorum yazınız için çok tşk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gittiği kadar gidecek bakalım.

      Sil
    2. MB 26 nisana kadar kullanacağını açıklamış. Elli bir gün kullandı, kırk bir gün daha... Eğer politika faizini arttirsaymis, indirirken dolar fırlarmış.

      Sil
  16. hocam bir şeyi merak ediyorum;
    Fed kararına denk gelen günlerde
    1- Tcmb para politikası toplantısını fed den bir gün önceye alması
    2- Tcmb PP toplantısını fed'in kararından sonraki güne ertelemesi

    Bu iki durumda tcmb nin kararlarına etki ve tepki nasıl gerçekleşirdi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. resmi issizlik olmus %13.. yatirimci kaciyor.. enflasyon MB yi bile rahatsiz edecek boyuta ulasmis.. sokaklar, caddeler satilik ve kiralik isyerleri ilanlarindan gecilmiyor..nerdeyse her apartmanda satilik Daire ilanlari tavan yapmis.. Daha dün savasin esigine geldigimiz Rusyadan baska dostumuz kalmamis.. 2 ay önce yandas medya avaz avaz vizesiz Avrupa diye nara atarken, Bugün Bakanlarimiz sinirdisi edilmis.. Daha sayayim mi.?

      Sayin Adsiz 19:53 lütfen yanlis anlasilmasin,özünde Dogru soru sormussunuz.. amacim sizi elestirmek degil ama..

      Toplanti birgün önce olsa ne yazar sonra olsa ne yazar. sanki ülkede hersey yolundaymis da, toplantilarin saatlerini takip edicez de ekonomiye yön vericez bir sonuc cikaricaz. yapmayin etmeyin. Koskoca ülke her alanda dip yapmis.. cümle aleme madara olmus durumdayiz. birkac ayda tüm ciddiyetini kaybetmis siradan bir ülke olduk. Adam kalkmis her ay 15 bin mülteciyi üstlerine salalim da günlerini görsünler diyor.. Bugün bindigim Taxi nin Gana li soförüne bana Türkiye ve Erdogan ile ilgili sordugu sorulara cevap veremedim.

      Sil
    2. adsız 23:34
      Fed in karar gününe denk gelen günlerdeki tarih değişikliği "ne fark eder" diecek kadar önemsiz değil aradaki politika yansıması etkisi ve buna tepkiyi anlamak için hocaya danıştım. Siz çok farklı şeylere girmişsiniz.

      Sil
    3. FED dedikleri; Federal Rezerv Sistemi'dir.
      ABD Merkez Bankası'dır.
      Türkiye'nin gözü kulağı dün FED'in açıklayacağı faiz kararındaydı.
      Artık her FED açıklaması öncesi bizim tv'ler canlı yayın yapıyor. Zaten…
      Özel haber kanalları yayın faaliyetine geçtikten sonra döviz, borsa, tahvil, enflasyon vb. hayatımızın merkezine yerleştirildi.
      – Döviz harekete geçti…
      – Yaşasın borsa yükseliyor…
      Gibi tuhaf cümleler yaşamın/ekonominin mutluluğu-mutsuzluğu üzerine kuruldu.
      Oysa. Bunların hepsi koca bir yalan.
      Bu yalanı, teknik detaylar vererek, kendi dillerini yaratarak yani ekonomiyi karmaşık hale getirerek yapıyorlar. Böylece, ekranlara çıkarılan neoliberal ideologların/iktisatçıların konuşmalarını hiç biriniz anlamıyorsunuz. Ve amaç zaten bu!
      Mesele sadece sizler değildiniz. Siyaseti de kontrol ediyorlar:
      – O konuşmaya döviz sert tepki verdi!
      – O ziyaret borsada travma yarattı!
      – O yasa çıkmazsa enflasyon artar!
      Bu ülkenin çoğunluğu, Cumhurbaşkanı Sezer'in MGK toplantısında fırlattığı Anayasa kitapçığının 2001 krizine sebep olduğunu sanıyor!
      Yuttur yutturabildiğin kadar…

      Bugünlerde açın bakın ekranları; enflasyon artışı ya da düşüşüyle ilgili haberleri görürsünüz. Enflasyon “takıntı” hale getirildi; düştükçe seviniliyor, “ülke ekonomisi iyi yolda” sanılıyor. Güney Kore yüzde 20 enflasyonla, yüzde 7 büyüme oranına sahipti!

      Neoliberalizme yelken açan 162 ülkede enflasyon düştü; ve fakat bu ülkelerin tamamında bugün ekonomik istikrarsızlık ve kriz var. Yani…

      Sahte istikrar adına enflasyonu düşürmeyi amaçlayan neoliberal politikalar, yatırımları ve doğal olarak ekonomik büyümeyi azalttı.
      Meselenin özü..
      Kamu yatırımlarını azaltmak yani sosyal devleti yok etmek için “enflasyon canavarı” yaratıldı!
      Bu yalanların sebebi vardı kuşkusuz…
      Dendi ki:

      “Kendi başına bırakılırsa serbest piyasa en verimli, en adil sonuçları üretir.”
      Bu da koca yalan.
      Pek çok ülke bu yalana kanıp piyasanın serbestliği için neler yapmadı ki; özelleştirmeler gerçekleştirdi, finans üzerindeki devlet kontrolünü kaldırdı, sosyal yardım ödeneklerini kesti vs. Sonuç.?

      Büyüme yavaşladı, eşitsizlik arttı, işsizlik çoğaldı, istikrarsızlık yükseldi.

      Yetmezmiş gibi, her mali balon patladığında dev şirketleri -halkın gırtlağından alarak- devlet kurtardı. Örneğin…
      2008 krizinde ABD, “Sorunlu Varlıkların Kurtarılması (TARP)” adı altında -tarihin en büyük devlet müdahalesiyle- 700 milyar dolarlık kamulaştırma yaptı.
      Neymiş, serbest piyasa imiş!

      Dediler ki.

      “Serbest piyasanın dini-milliyeti olmaz!”
      Buna “çok uluslu” şirketler örnek verildi.
      Kocaman yalan
      – Küresel şirketlerin merkezleri kendi ülkelerindeydi.

      – Karar verici üst düzey yöneticilerinin büyük çoğunluğu kendi vatandaşlarıydı.

      – Üst düzey araştırma, strateji geliştirme gibi temel faaliyetleri kendi ülkelerinde yapıyordu.

      – Fabrikalarını kapatmaları ve işçi çıkarmaları gerekirse en son sıra kendi ülkelerine geliyordu.

      Bu “çok uluslu” yabancı yatırımlar “sıfırdan yatırım” için ülkenize gelmiyor; -mevcut şirketlerinizi alarak- genişlemek için geliyordu. Yani, yeni üretim imkanları, istihdam yaratmıyordu.

      Küresel şirketlerin “ulusal kökleri yoktur” gibi palavralar son dönemde unutuldu; çünkü dünya ekonomik krizi gösterdi ki, -Türkiye bunun örneğidir- yabancılar mallarını satıp ülkelerine kaçıyorlar!

      Sil
    4. ABD ve İngiltere gibi zengin ülkelerin çoğu korumacılık, sübvansiyonlar, kamu yatırımları gibi -gelişmekte olan ülkelere önermedikleri (!)- iktisat yoluyla ekonomilerini büyüttü.

      Amerikan 10 dolar'ın üstünde fotoğrafı olan Maliye Bakanı Alexander Hamilton, modern ABD ekonomik sisteminin kurucu babası olarak bilinir.

      Bu iktisadi sistemin temeli; korumacılık stratejisiydi, serbest piyasa değ il. Bu ekonomik sistem, 1830'dan 1940'a kadar sürdü.

      Keza. “Serbest piyasanın mucidi” denilen İngiltere, refahını Hamilton'un savunduğu korumacı iktisat politikalarına borçluydu.

      Bugün Türkiye'nin gündemindeki ülke Hollanda da korumacılıktan yararlandı.

      Bu ülkeler artık bu “geleneksel doktrini” takip etmeyi bıraktı.
      – Avrupa'da ulusal partiler yükselişe geçti.
      – Avrupa'da faşistler iktidarı zorluyor. Vs.
      Deniliyor.
      Ama bunun nedenleri konusunda pek durulmuyor.

      Neoliberalizmin hali harap. Daha önce görülmemiş boyutta kurtarmalara rağmen 2008 ekonomik krizi tam atlatılamadı. Bunun acı sonucu sandığa yansıyor.

      30-35 yıldır kandırılan yoksul kitlelerin, neoliberalizmin payandası merkez sağa ve merkez sola inancı kalmadı. -Hakim medyanın adlandırmasıyla- “aşırı sola” ve “aşırı sağa” kayıyorlar.

      Finansın kabesi yıkılıyor; borsa, döviz sadece bizim gibi ülkelerde “kumar niyetine” oynanmaya devam ediliyor.
      Çin ve Hindistan örnekleri de gösteriyor ki dünyada…
      Kamunun, üretimin yıldızı parlıyor.

      Yurtseverlik ön plana çıkıyor.

      Sil
  17. Hocam merhaba daha önceki bi yazınızda merkez bankasının enflasyon hedefini rafa kaldırdı demenin haksızlık olup olmayacağını sormuştum siz de hayır olmaz diye yanıtlamıştınız bugün yapılan ppk toplantısının kararında yazınızda belirttiğiniz gibi bozulan enflasyon görünümünü düzeltmek amacıyla 75 baz puanlık faiz artışı mb nın enflasyonu önemsediğini göstermez mi yani tcmb hala enflasyon hedefinde ciddi demek değil mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kur böyle gitmese faizi artırmazdı.

      Sil
  18. Refarandumda oy kullanacak mısınız ? (beni ilgilendirmez sadece merak ettim )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tabiki kullanacak,şüphen mi var?

      Sil
  19. Başka ülkelerdeki "Varlık Fonu" nasıl işliyor bilmem ama bizim ülkedeki şöyle işliyorsa yanmışız, bitmişiz, kül olmuşuz:

    MAHFİ EĞİLMEZ: MB, Geç Likidite Penceresi faizini 0,75 puan artırarak 11,75'e yükseltti. Diğerleri aynı kaldı.

    TWITTER TAKİPÇİSİ: son 2-3 aydir dolarin hep olmasi gerektiginin tersi reaksiyonlar gosterdigini dusunuyorum. ben mi yanlis okuyorum hocam sizce? varlik fonunun piyasada spekulator gibi hareket ettigini dusunuyor olmam fazla mi paronayakca?

    MAHFİ EĞİLMEZ: Ne yazık ki şeffaf olmayan her konu bu tür kuşkulara maruz kalmak durumunda. Bir şey diyemiyorum.

    *

    Türkiye'deki Varlık Fonu;

    Baktı ki ülke ekonomisi daralmaya devam ediyor,

    Baktı ki Dolar yüksele yüksele uzaya varacak,

    Baktı ki enflasyon yükselmeye devam ediyor,

    Baktı ki piyasadaki pek çok sektör nakit, kredi, finansman, borç... kısaca paraya erişim sıkıntısı çekiyor,

    Hooop, "Varlık Fonu" hemen maskesini ve pelerinini takıp, bir gece vakti çıt çıkarmadan sessiz sessiz, sıkıntı çeken bankaların, sıkıntı çeken şirketlerin kapısı önüne tonlarca para bırakıp, gün ağarmadan saklandığı yere geri dönüyor!

    Eğer Türkiye'deki Varlık Fonu, ekonomideki yavaşlamaya, piyasadaki oynaklığa derman olmak için, hiç ses soluk etmeden piyasaya para pompalıyorsa, bunu nasıl anlayacağız?

    "Gökten para geldi, ne güzel" mi diyeceğiz?

    "Net hata noksan"dan ne farkı kalır o zaman Türkiye'deki Varlık Fonu'nun?

    Son sorum da şu:
    "Varlık Fonu", piyasaya Dolar verip, kurun dalgalanmasını kontrol edebilir mi? Eğer "Varlık Fonu"nun böyle bir misyonu varsa, TCMB'nin işi ne?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1- net hata noksan sizin anladığınız şekliyle kaynağı belli olmayan para değil, ölçüm farklılıkları ve hatalarıdır;
      2- cari açığın ne kadar olduğuna güvenmiyorsanız gidin dış ülkelerin Türkiye ihracat ithalat rakamlarını toplayarak bulun. Cari açık görünenden çok daha az (yarısı kadar).
      3- varlık fonu konusunda da özel bir giz yok; özelleştirilemeyecek kadar büyük ve ortamı müsait olmayan şirketlere yapılacak özelleştirme modeli gibi düşünün; yani "gizeme" gerek yok ortada gizli bir şey de yok; bildiğin şirketleri teminat olarak gösterip satmadan kaynak yaratmak. evi teminat gösterip araba almak sonrada kazanacağımız parayla evin borcunu ödemeyi ummak. nokta.
      4- özellikle her şeyde bir giz, bir sır, bir güvensizlik aramanıza gerek yok, psikolojiniz açısından iyi değil (her ne kadar hoca komplo teorilerini gündeme getirse de haksız olduğunu kendi de biliyor).

      Sil
    2. Sayın Adsız 16:12;
      3- Sorun şuradaki sizin ifadenizle "özelleştirilebilecek ve satılabilecekleri sattık", üstüne bir de 400 m$ kadarcık borçlandık.
      a)Ne ürettik
      b) Kazandığımızla adığımız borçları neden ödeyemedik?
      c) Varlık fonu modelinde bunu nasıl başaracağız? Yoksa onlardamı gidecek?

      Sil
  20. Bunda anlaşılmayacak bişey yok. Zaten siz de çok iyi görüyorsunuz ama yazmak istemiyorsunuz. Bu "örtülü" faiz artırımı size veya bana göre gayet açık. Ancak öyle bir kitle var ki onlara faiz artırmadan da doları düşürdük demek için uygulanan bir politika. Tek amaç bu ve bu görüntü oya tahvil edildiği sürece de geçici olmayacaktır bence

    YanıtlaSil
  21. kamu bankaları aylık 0.88-0.89 dan konut kredisi veriyor. referandum öncesi 0.88 den 12 ay vadeli tcaei kredi vermeye başladılar. yüzde bir komisyon uygulasalar 11.56 ya geliyor. Yeni melez bankası geç likidite faizinin altında kredi satıyorlar. Bankaları batırmaya mi çalışıyorlar acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz dustukce bankalar kar etti simdi kardan yiyorlar.

      Sil
    2. Aslında bankalar batacak diye endişelenmenize gerek yok, zarar etseler bile yapıları gayet sağlam, zarar da etmezler vade sonunda enflasyon ve faiz daha düşük düzeylerde olursa az bir kar ederler o kadar, merkez bankasının piyasanın belki %15'i kadar ancak hacmi var doğal olarak belli bir noktadan sonra mevduat toplamak zorundalar yani burada kısıt esasen mbden değil mevduat sahiplerinden gelir. yani %10'la ne kadar mevduat topluyorsanız o kadar verebilirsiniz. Birde o 12 aylık kredilerin çoğu vade sonunda zaten belli bir oranda yenilenmek durumunda yani ödedin kurtuldun yok. çok basit düşünüyorsunuz; kredi alalım borcumuzu ödeyelim şeklinde bir sistem olduğunu düşünüyorsunuz ama yok; kredi alalım, faizini ödeyelim büyümemize göre biraz daha ana para kredi alalım var, durum böyle olunca bankalar uzun vadede zarar etmez. Birde bu sistemin farkında olursanız "borcumuz arttı" saçmalığının aslında bir manası olmadığını da anlarsınız sürdürülebilir olmak için önemli olan oranlardır.

      Sil
    3. ""Borcumuz arttı" saçmalığının aslında bir manası olmadığını da anlarsınız sürdürülebilir olmak için önemli olan oranlardır." güzelmiş.
      Titan zincirleri gibi.. Likidite kuruduğunda oranı moranı anlarsınız...

      Sil
  22. Hocam,
    TCMB'nin enflasyonda ki bu bozulmayı duzeltmek için faizi artırması enflasyonu düşürmek için etki edebilir mi? Sanki şuan ki enflasyonun nedeni talep artışı kadar maliyet artışı da olduğunu düşünerekten faiz artışının enflasyonu düşürmede yetersiz kalabileceğini kanısındayım.
    Acaba yanlış mı düşünüyorum?
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TCMB'nin sürekli faiz artırımı yapması, bir hastanın sürekli antibiyotik ilaç kullanması gibidir.

      Eğer o hasta antibiyotik ilaç kullanmaya alışırsa, yarın öbür gün daha ağır bir hastalığa yakalandığında, yıllardır kullandığı o antibiyotiğin de yararını göremez. Daha ağır ilaçları bulmak zorunda kalır.

      Türkiye'nin mevcut durumunda, TCMB'nin faizi yükseltmesi gerekir, ki, piyasaların ateşi sönsün, hararet azalsın, yani enflasyon dizginlenebilsin. Peki TCMB'nin bu çabası tek başına yeterli mi? Değil.

      TCMB'nin faizi yükseltilmesiyle birlikte aynı anda siyasetteki oyuncuların "yapısal reformlar"a başlaması gerekir ki, "maliyet enflasyonu" hastalığından yavaş yavaş kurtulabilelim.

      Peki bugün ülke ne ile uğraşıyor? "Başkanlık sistemi gelsin mi? / gelmesin mi?" sorusu içinde debelenip duruyor.

      Öyleyse, TCMB'nin omuzlarına binen yük ağırlaşmaya devam edecek, ve aylar geçtikçe, faizi arttırıyor olmasının da ülkeye bir faydası olmayacak. Antibiyotik kullanan bir hasta aynı anda spor da yapmalı, kitap da okumalı, yediğine-içtiğine dikkat etmeli, kolestrol oranını dengede tutmalı, hayatını zinde tutmalı,

      TCMB faizi arttırdığında (antibiyotik verdiğinde), o ülke bu faizi (antibiyotiği) yutup yatmamalı, derhâl "yapısal reformlar"a başlamalı.


      Başkanlık sistemi saçmalığı içinde boğulmamız sebebiyle, doğru düşünüyorsunuz, faiz artışı enflasyonu düşürmede yetersiz kalacak. Ekonomik kriz daha da ağırlaşacak.

      Sil
  23. Hocam merhaba, Bu bloğu ilk yazıdan bu yana yorumlarla birlikte takip ediyorum. Cok değerli bi 'eser' bu site. Bu blogdan esas olarak ekonomi öğreniyoruz. Benim öğrendiğim kadarıyla ekonomiyle ilgili uzun vadeli kesin tahminler yapmak çok yersiz. Ancak çok prestijli ekonomi kuruluşları çok uzun vadeli ve kesin tahminlerde bulunuyorlar. Mesala http://www.businessht.com.tr/ekonomi/haber/1428456-turkiye-2050ye-kadar-yilda-yuzde-3-buyur linkindeki tahminin altında her ne kadar varsayımlar da olsa bu ve bunun gibi tahminler çok anlam ifade etmemeli diye düşünüyorum.Katılır misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahmin olmadan ticaret olmaz. Yatirim yapmak icin yatirim yapacaginiz ortamin yakin, orta, uzak durumunu gozetmek zorundasiniz. Burada yaptiginiz tahmine gore riskinizi ortaya koymus olursunuz. Her seyin gulluk gulistanlik olacagini dusunup yatirim yapar, ulkeden kacar gidersiniz, ya da milletin felaket senaryolarina aldanip yatirim yapmazsiniz, gercekler anlatilan korku hikayeleri gibi olmadigi icin, yatirim yapmayanlardan daha fazla kazanirsiniz. Tahminlerin her zaman tutmama ihtimali olabilecegi icin genellikle tum yumurtalarinizi ayni sepete koymamaya calisirsiniz.

      Sil
  24. Hocam MB enf.dusurmek icin faizi artirma gorusu bizdeki enflasyonun suan kur artislarindan da kaynaklanan maliyet enflasyonu olmasindan mi acaba?

    YanıtlaSil
  25. Hocam;

    Fed'in sıkılaştırmasının sonuna doğru altının yükselmesini beklemek doğru olur mu? Sıkılaştırmanın sonu 2018'ine son ayları diyebilir miyiz?

    Saygılar, teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed'in qe programlarını sonlardırmasıyla ons altında değer kayıpları oldu. Geçen 2015 sonunda ilk faiz artışının geldiği dönemlerde altının onsu 1050 usd civarında dip yaptı. Piyasada genel davranış biçimi beklentinin satın alınıp gerçekleşmenin satılması olduğu için, ons altının artık daha fazla değer kaybına uğraması zor görünüyor, artık sıkılaşma politikasının ortalarındayız ve yavaş yavaş sıkılaşma politikasınında bir sonu olduğu beklentisi satın alınacaktır. Elbetteki faiz artışı dönemlerine doğru ons altında geri çekilmeler olacaktır ancak bu geri çekilmelerin ons altında alım fırsatı yaratacağı kanaatindeyim.

      Sil
    2. Tesekkur ederim.

      Sil
  26. Hatalarımızdan nasıl ders alırız ? Yanlışı doğruya nasıl çevirebiliriz ? cevaplarsanız çok mutlu olurum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce hata yaptığınızı kabul etmeniz gerekiyor. Sonrası kolay...

      Sil
  27. Merhaba,yazınızın başında bahsettiğiniz 'gerçekleşenin satılması' durumunun etkileri tam olarak nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TL'den ve Euro'dan cikip dollar alinmasi beklentinin satin alinmasidir. Dolar yukselir, TL ve Euro duser. Beklenti gerceklesince Dolar dan cikip TL ve Euro alinmasi gerceklesenin satilmasidir. Dolar duser (cunku piyasada bollasir), TL ve Euro yukselir.

      Sil
    2. Euro için beklentilerin satın alınmasının zamanı yaklaşıyor. Fransa seçimlerinde aşırı sağcılar galip gelemezse euro parlamaya başlayacaktır. Üstüne ecb den qe nin sonlanması kararı gelirse gözümü kapar evi arabayı böbreği satıp euroya basarım :) fed de yapamadım param yoktu ecb yi kaçırmam.

      Sil
  28. Cumhurbaşkanı , koridor uygulamasını kaldır tek faize geç ama onu da düşük tut dedi.Ama reel şartlar buna izin vermiyor şimdilik.

    YanıtlaSil
  29. “Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlamak amacıyla parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesine karar vermiştir.”
    Bir ara birileri bunun tam tersini iddaa ediyordu hiç olmazsa 1 yıllık kayıptan sonra "gerçeklerin ortaya çıkma huyu" kendini göstermesi iyi bir şey. Diye düşünüyorum

    YanıtlaSil
  30. Hocam ne zaman Hitit tarzı bir yazı yazacaksınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoca yazacak da piyasada kil tablet kalmamis comlekcilere soruyoruz mecburen. Yapan olursa yazacak hoca bir ara.

      Sil
  31. Hocam bilgi ve tecrubeleriniz icin teşekkürler.
    Hocam makalenizde onemli bir ifade kullandiniz "gerceklesme satildi " diye. Zira Bu ifadenizin cok onemli oldugunu dusunuyorum. Nitekim fed faiz artirimindan sonra turkiyede doviz kurunun dusmesinin ardinda kullanmis olduğunuz bu ifadenin yattigi aşikar.
    Hocam "gerceklesme satildi" ifadesini biraz daha açabilir misiniz ? fed in faiz artitimindan sonra dovuz kurunun dusmesini aciklayan ekonomist olmadi daha. Boraz daha pratiğe dokebilirmisiniz.
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  32. Fed sahin di, kartal di, uc kereydi bes kereydi derken gene milletin eline 3.70'den verdiler dolari. Sayip sayip dururlar artik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsız 10:06 sen bu ülkede orta uzun vadede dolar euro altın alıp zarar edeni gördünmü hiç? Trollcülük oynamayı bırakıp az okuyun araştırın gözlemleyin. Ne üretiyorsun dünyaya ne satıyorsun da paran uzun dönemde değer kazanacak?

      Sil
  33. Enflasyon ve Türkiye ; deve ile hörgücü misali oldu artık.Fiyatların, hem vergiler hem de dolaşımda olan malın ithalat yoğunluğu nedeniyle, düşürülmesi oldukça güç.Bu da faiz'le ilüzyon yapma seçeneğini bırakıyor karar alıcılara.En başta söylediklerimi yapmak küvetten çıkıp okyanus'a atlamak gibi birşey.Bunu yapma kararlılığı ve uygulayıcısı göremiyorum maalesef.
    Faiz idi enflasyon idi demeye devam edelim biz.

    YanıtlaSil
  34. Paralel evren benzetmesi harika olmuş:) FED çok profesyonel değindiğiniz gibi atık söylemlerle belirsizliği de ortadan kaldırdı şeffaflık ön planda. Peki ya biz ne zaman böyle oluruz? Gelişmiş ülke olduğumuz zaman sanırım. Gelişmiş ülke olabilir miyiz sanırım bu kalkınma politikalarıyla olamayız.

    YanıtlaSil
  35. merhaba
    1-georges simenon analitik düşünceyi geliştirecek polisiye yazarlar kategorisine girer mi tavsiye edermisiniz ?
    2-iktisat ve toplum dergisini tavsiye etmişsiniz. Ekonomiyle fazla ilgili olmayanlarada tavsiye edebilirmisiniz. bu dergi normal insanlara da cok sey kazandirir mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak simdi ben de merak ettim bu iktisat ve toplum dergisini. Normal insanlar disinda kim okuyor ola ki bu dergiyi? Saturn tuplumunun iktisadi durumu filan var icerisinde herhalde. Acaba onlar da aramizda normal insan kiliginda mi yasiyorlar. Heey, simdi aydinlandim, Mahfi hocam siz "Man in Black" misiniz yoksa? Bir dakika durum cekmeyin kolumdan. Ne o ustime giydirdiginiz sey? Nereye gidiyoruz Bakirkoy mu? Neresi orasi? Neyse cikinca yazarim artik. Huni'mi de getiriiin, kafam usuyor.

      Sil
    2. Bence hiçbir polisiye eser analitik düşünmeyi tamamen dışlayamaz. Buna rağmen Simenon'un Maigret serisini tanımlamam gerekirse analitik düşünceden ziyade psikolojik ve/veya duygusal çözümlemelerin daha baskın olduğunu söylerdim.

      Sil
    3. Bir sey anladiysam arap olayim..
      Bu ne yaaa
      Türkce konusun be kardesim.

      Birakin birbirinize ekonomi dersi vermeyi. Tamam cok sey biliyorsunuz. bunu birbirinize ispat etmek ve üstünlük kurmak icin kullanmaya gerek yok. anlayacagimiz dilden konusun da bir seyler ögrenelim.

      bu ne simdi.

      ""Bence hiçbir polisiye eser analitik düşünmeyi tamamen dışlayamaz. Buna rağmen Simenon'un Maigret serisini tanımlamam gerekirse analitik düşünceden ziyade psikolojik ve/veya duygusal çözümlemelerin daha baskın olduğunu söylerdim.""

      "körler ile sagirlar birbirlerini agirlar" mi.?

      Sil
  36. Yuksek faiz butce sorunu yaratmaz mi .....ve artan butce acigi daha da yuksek faiz istemez mi......

    YanıtlaSil
  37. Hocam, Cari açık - kamu/özel borçlanma tutarları - dolar/Tl arasında korelasyonu var mıdır? Burda başka eklenmesi gereken ana değişkenlerde olmalı mıdır? Böyle bir grafik yapsanız bir anlam ifade eder mi?

    YanıtlaSil
  38. Hocam bu soru ve yorum bombardımanı atında işiniz zor.Direk cevap beklemiyorum ve haklısınız.FED'in faiz arttırımı ile Dolarda( bu sabah ta )nispi gerileme oldu bu kitabi olarak ters bir durum değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Kitabi" olarak ters.

      Ama "Türkiye kurnazlığı" ekolü bakımından ters değil!

      "Net hata noksan" yoluyla ve "Varlık Fonu"nun piyasadaki hareketleriyle, Dolar/TL kuru düşüyor. Kimse de çıkıp hesap soramıyor, "denetim nerede?" diyemiyor!

      TCMB öldürüldü, sen çok yaşa "Varlık Fonu"!

      Sil
  39. Hocam geçen kitaplarınız alıp okuyayım dedim. Gittim kitapçıya ve almadan çıktım. O kadar pahalıydı ki. Bir de bunu cevaplasanız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabin fiyatina yayinevi karar veriyor. Kitapyurdundan alin, indirimli satiyor. Ozellikle Makroekonomi kitabi kargo da indirim yaptiriyor, en azindan oyle fiyat veriyor kitapyurdu web sitesi.

      Sil
  40. Bir başka gariplik de mevduat faizinin geç likidite faizinin altında olması;bunun anlamı tasarrufçudan bankalara kaynak aktarımı..%10 stopaj da tuzu biberi oluyor..Parası olan cezasını çekecek anlaşılan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esas gariplik burada. Çok doğru.

      Sil
    2. Kamu bankaları iyice öldürüyor zaten, geçen gün 7 günlük vadeli açayım diye düşündüm %5 ile alıyor vazgeçtim tabiki. Risk alıp gram altına yöneldim

      Sil
  41. GSYH azalması ve çoğalması ekonominin büyümesi veya küçülmesi anlamına geldiğine göre
    reseyon-slumpflasyon ve stagflasyon açısından bakarsak:
    1-Şu an Tr'de enflasyon var. GSYH'da küçülmede var. 2016 son çeyrekde 1,8 küçülme oldu. 2017 1.ci çeyrek verileri 1 ay sonra açıklandığında 0 civarı (+%0.1 öngörülüyor) veya altında çıkarsa reseyondanmı bahseder oluruz yoksa slumpflasyondanmı?
    2- Kötüden iyiye sıralarsanız (resesyon-stagflasyon-slumpflasyon) hangi sıraya oturtursunuz?
    3-Sonuçları açısından hepsini birbirleriyle değerlendirir misiniz? Türkiye koşullarında, hangisi olursa ilerde neyi beklemek lazım gibisinden? (Tahmin sormuyorum teorik bilgi soruyorum)
    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. GSYH'da küçülme demek büyümenin eksi olması demek. 2016 3. çeyrek eksi 1,8 geldi. Resesyon demek için 4. çeyreğin de eksi gelmesi lazım.
      2. slumpflasyon, resesyon, stagflasyon.
      3. Bunun yanıtı burayı aşar

      Sil
    2. 4.cu ceyrek eksi gelirse ayni anda hem resesyonumuz hem slumpflasyonumuz mu var diyecegiz? Sadece resesyon veya slumpflasyondan dahami kotu birsey yoksa farkeden birsey olmuyormu?

      Sil
  42. Hocam birkaç gündür bulmaya çalışıyorum. Merkez bankaları başkanlarının katıldığı iki gün süren bir toplantı yapılmaktaydı. İsmini bir türlü bulamadım. Hatta geçtiğimiz yılda yapıld. Sanırım bir ada da yapılıyordu. Cevaplarsanız sevinirim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Jackson hole olabilir mi acaba ABD de yapılan

      Sil
    2. Jackson Hole toplantısı doğru.

      Sil
    3. Teşekkür ederim :)

      Sil
  43. katmadeğeri yüksek uçak silah yapiliyor katmadegeri yüksek evler yapiliyor hala faiz konusuyorsunuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katmadegerli ucak icin katma degeri yuksek kimysal ve elektronik malzeme disaridan geliyor doviz odenerek. Katma degeri yuksek evin fayanslari bile Italya'dan geliyor doviz odenerek. Senin gariban iscin uzerine iscilik katip bunlari bir araya getiriyor bina yapiyor veya ucak monte ediyor (Boeing dizayn ettiniz de haberimiz mi olmadi?). Dovizin degerini makul seviyede tutabilmek icin de faizler enflasyondan yuksek tutulmak zorunda kaliniyor veya en azindan enflasyonu takip eden seviyede gunluk degisiyor. Anladin mi simdi neden faiz konusuldugunu? Katma degerli bir is yap da sus.

      Sil
    2. Katmadegerli is yapiyorum zaten makina muhendisiyim. Ihracata bagli agir sanayide. Ayrica neden susayim niye konusan insanlari susturmaya calisiyorsunuz.

      Sil
    3. Bir ekonomi yanlış faiz ve kur politikası izlerse katma değer kalmaz da onun için faiz ve kur konuşuyoruz.

      Sil
    4. Adsız,21:23 elbette herkes fikrini ortaya koymakta serbest. Ben çok merak ettim bahsettiğiniz hangi sektör. Bence bir bakın yapılan ihracatın​ katmadegeri nedir. Asıl parayı iç pazarda kazaniyorsa​, onca kapasite fazlasına rağmen nasıl oluyorda o kadar kârlı satış yapılabiliyor.
      Mutlaka siz üzerinize düşeni fazlasıyla yapıyorsunuzdur. Fakat bir kova suyu ne kadar güzel taşıdığınız yanında kimin değirmenine taşıdığınız, neyin parçası olduğunuz da önemli. (Sözüm size değil)

      Sil
    5. Petrol'un katma degeri var mi? Neden ABD, Ingiltere, Fransa, Hollanda gibi 'buyuk' ekonomilerin hala en fazla ihrac ettigi sey petrol? Bunlar dogru faiz ve kur politikalari izlediklememisler mi?

      Sil
    6. elbette herkes fikrini ortaya koymakta serbest diyen nasil oluyorda Katma degerli bir is yap da sus diyebiliyor
      ve ve ya karsisindaki insannin ne is yapip yapmadigini yapamadigini biliyor bildigini dusunuyor

      Sil
    7. Evet maalesef bunlar da geçmişte doğru faiz ve kur politikası izlemedikleri için krize girdiler. Faiz ve kur politikasını yanlış set ederseniz sistemi er ya da geç çökertirsiniz.

      Sil
    8. Bir kardeşimiz katma değerli uçak yapılıyor demiş. Nerede yapılıyor? Hangi uçak? Kime satılıyor? Gerçekten soruyorum, bilmediğim birşey varsa öğrenmek isterim. Teşekkürler.

      Sil
    9. Sayın adsız 09:30 ağır sanayi olupta ihracat yapan kaç tane sektör biliyorsunuz. Kimsenin çalışmasına yorum yapmak, niyetimiz elbette olamaz. Ben bu tip sektörlerde, ülkemizde ve dünyada yaygın olan bir duruma yorum yapmak istedim. Kar etmek her zaman katmaderli mal üretmek anlamına gelmediğine işaret ettim. Bilmem anlatabildim mi. Bu yorumu bunca iş ve hayat tecrübemi sizlerle paylaşmak için yaptım. Pazantez içi açıklama bunun içindi. Yoksa kimseye kastım olamaz.

      Sil
    10. Adsız 9:30 yorumuna "herkes fikrini ortaya koymakta serbest" ifadesi yüzünden üzerime alindim, yanlış anlaşıldığını düşündüğümden cevap verdim. Anlıyorum ki "sus" diyen ben olmadığım için bir karışıklık söz konusu. Kusura bakmayın vaktinizi aldım.

      Sil
    11. Adsız 21:23 iyi sallamışsınız katmadeğerli uçak yapılıyormuş. Nerede yapıldığınıda yazsaydınızda engin bilginizden bizde faydalansaydık. Bu arada bende mühendisim naçizane 1 değil 2 ayrı ünvanım var ve ayrıca test kontrol konularında da hem yurtdışı hem yurtiçi hatırı sayılır kuruluşlardan belgelendirilmiş uzmanlıklarım var. Gerçekten merak ettim katmadeğerli uçak fabrikanızı... Ayrıca şunu ilave etmeden geçemeyeceğim, dünya o kadar farklı biryere gidiyor ki bilmiyorum bunu anlayabilecekmisiniz, deniz analarının dna sının bir kısmını zararsız bakterilere uygulayıp enerji tüketimi olmaksızın soğuk ışık kaynakları üretilen bir dünyada siz hala uçakmış ağır sanayiymiş :) 1 adet iphone7 alabilmek için ( bakın iphone aslında çinde üretilen ucuz bir makine aslında yazılıma yani arkasındaki beyine para ödüyorsunuz buda küçük bir hatırlatma) kaç ton çelik döküp satmak zorundasınız? Elbetteki sanayi gerekli ağırı hafifi bacalısı bacasızı , ama önce hayal edebilen denemeye cesareti olan bilimsel teknik becerileri yüksek insanlar yetiştirmedikçe uçak üretseniz ne üretmeseniz ne? Yabancının 19.yy da hayalini kurup gerçekleştirdiğini 21.yy olmuş hala yapsakmı yaw işte bunun katma değeri çok yüksek:)) yapma yaaa ciddi olamazsın inanılmaz bir başarı hikayesi ... Adamlardan net 2 yy gerideyiz. Sen gelmiş burda ihracata dayalı ağır sanayi fabrikasında mühendisim uçakta yapıyoruz hem :)

      Sil
    12. Hatlar karisti. Sormak istedigim su

      Sus diyen bir kisi nasil dunya ile rekabet edecek sansi kendi insaninda bulacak.

      Katma degerli bir is yap da sus.

      Bu nasil bir anlayis

      Sil
    13. Adsız18 Mart 2017 21:56
      Sen gelmiş burda ihracata dayalı ağır sanayi fabrikasında mühendisim uçakta yapıyoruz hem :)

      boyle bisey demedim. okuma anlamaniz yok mu Agir sanayinde ihracata dayi fabrikada makine muhendisiyim dedim.

      Sil
  44. Mahfi Hocam saygılar, selamlar,

    Genel hatlarıyla değerlendirdiğimizde, yine aynı şekilde piyasa beklentisinin ötesine geçen bir faiz artırımını görmemiştik 22 Ocak'ta, 3,79 seviyesinden 3,82'ye çıkmıştı usd try kuru. Bugün farklı ne oldu da 3,67 seviyesinden 3,64'leri gördük? Aynı şekilde beklentinin altında bir faiz artışı var ama yön tam tersi...

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam cevap verirseniz minnettar olurum. Tesekkurler.

      Sil
    2. Perşembe akşamı MB'nin ortalama faizi 10,80 idi bu akşam ise 11,29 oldu. Bir günde 0,49 puan faiz artışı. Az bir şey değil.
      Trump seçildiğinde (9 Kasın 2016) MB ortalama faizi 7,81 idi. Bu akşam 11,29. Artış 3,01 puan. Yani MB, faizi 5 ayda yüzde 38 oranında artırmış.

      Sil
  45. Hocam iktisada giriş derslerinde anlatılan şey şudur: bir malın fiyatı arttığında talebi düşer.
    Ama makroekonomik bazda baktığımızda bu çok geçerli değil heralde. Enflasyon rekor kırıyor ama kimse bu artan enflasyon tüketici talebini düşürür demiyor. Bunun nedeni enflasyona karşı yapılan maaş zamları mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. S.A.G.P. diye bir terim var. Eğer bunu daha önce duymamışsanız, enflasyonun yükselmesine rağmen, talep de beklendiği kadar düşüş olmamasını da anlayabilirsiniz.

      S.A.G.P. = Satın Alma Gücü Paritesi

      Bir ülkede herkes aynı ücrete sahip değil, bu mümkün de değil.

      Herkesin yaşam standartları farklı. Bunun, yaşanılan coğrafyayla, gelenek-kültürle, yetiştirilme tarzıyla, eğitim seviyesiyle, hayata bakışla, iş hayatıyla, alınan ücretin miktarıyla gibi pek çok bağı var.

      Gelişme yolunda olan ülkelerin çoğunda, gelir dağılımı adaletsizliği daha bozuktur. Düşük ücretlerle yaşamaya uğraşan insanların çoğu, gündelik ihtiyaçlarını karşılamak için harcama yapmaya mecburdur. 100-250 gram kıymaya zam gelse de gelmese de, aç kalmamak için satın almak zorundadır.

      Fakat yüksek ücret alan kişilerin, hayattaki tercih şansı nispeten daha çeşitlidir. İsterse hiç harcama yapmaz tasarrufa yönelir, isterse enflasyonun daha da artacağından endişelenip alacağı ne varsa o anda almaya bakar yani harcama planını ertelemez, isterse hiçbir şeyi kafasına takmaz para eline geçtiği an daima harcar.

      Türkiye'deki durum ise, yavaş ekonomik krizdir, yani "yavaş ölüm" diyebilirsiniz.

      Döviz kurlarının dalgalı seyir izlemesi nedeniyle, Türkiye'deki şirketlerin maliyetleri her geçen gün artıyor. Hammadde, yarı-işlenmiş mamul, sermaye malı ithal eden şirketlerin borcu patlamak üzere, sadece erteleniyor, sonun nereye varacağını görmeyi istemeden.

      Bu şirketlerde istihdam edilen, düşük ücretle çalışan insanların aldığı ücretlerle yöneldiği ürünler de döviz kurlarından etkilendiğinden, S.A.G.P. erozyona uğruyor. Yavaş ölüm işte budur.

      Enflasyon rekor kırıyor ama kimse bu artan enflasyon tüketici talebini düşürür demiyor. Bunun nedeni enflasyona karşı yapılan maaş zamları mıdır? sorunuzu yukarıda yazdığım gibi düşünün. Maaşlara yapılan zam yetersiz kalmaya mahkum. Neden? Çünkü kurdaki dalgalanma, enflasyonu hemen sıçratmaya yetiyor, bu da, zam yapılmış maaşların satın alma gücünü hemen erozyona uğratıyor.

      İstikametin neresi olduğunu bilen kişi çok, ama, sessiz kalmayı yeğliyorlar: Yavaş ekonomik kriz, yavaş ölüm.

      Sil
  46. Beşiktaş Lyon ile eşleşti sizce tur atlar mıyız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her türlü lyon alır adamlar roma 'yı eledi daha ne yapsınlar.bjk nin işi çok zor.

      Sil
    2. Yanlis siteye girmis olmayasin?

      Sil
    3. Bence BJK bu yıl UEFA kupasını alabilir. İyi takım oldular. Her şeyden önce takım oldular.

      Sil
    4. BJK yı gönülden destekliyorum ve lyon'u çok rahat olmasa da geçeceklerini düşünüyorum. Lyon'un roma'yı geçmesi bjk'yıda geçebileceği anlamına gelmez enseyi karartmayalım bu konuda.

      Sil
  47. Merhaba hocam, oncelikle yaziniz icin cok tesekkurler. Bir arkadasin yorumuna maliyet enflasyonu var demisiniz. O halde faizleri indirmek maliyetleri azaltacagi icin enflasyonu da dusurecektir. Bu dogru bir mantik yurutme mi? Degilse ben yine sebep sonuc iliskisini karistirdim demektir lutfen aciklar misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maliyet etkisini faiz ve döviz etkisi olarak düşünebilirsiniz. Faiz düşerse firmaların faiz yükü azalır ama düşen faiz dövizi artırır. Biz de dövize çok muhtaç olduğumuz için bu fiyatlara yansır. Yani düşen faiz firmaların faiz maliyetini azaltırken dövizden kaynaklanan maliyetlerini ondan kat kat fazla artırmaktadır.
      Ayrıca faizleri düşürdüğünde, yabancı sermaye kaçacağından hazine faizleri de yükselir bu bankaların faizlerine de yansır. Yani düşen MB faizi, piyasadaki faizleri artırabilir.

      Sil
    2. Midas the King17 Mart 2017 19:18

      Dogru degil malesef. Faizleri dusurmek dovizin artmasina sebep oluyor. Sanayi urunlerinde ithal girdisi %80'e kadar ciktigi icin bu da uretim maliyetlerini artiriyor dolayisi ile artan maliyetler kullanici fiyatlarina yansiyor. Fiyatlar artinca enflasyon da artiyor. Yani faizler dusurulunce enflasyon artiyor.

      Sil
    3. Maliyet enflasyonu ücretler arttığı, faizler yükseldiği içşin değil kur yükseldiği için oluşuyor. İthal mallar pahalılaşıyor ve maliyetler artarak maliyet enflasyonu yaratıyor. Faizi artırınca kur düşüyor ve enflasyon bu yolla denetim altına alınıyor.

      Sil
  48. Hocam Merkez bankasının kendi bünyesindeki b.arası para piyasasında yaptığı işlemler "depo" olarak mı geçiyor? Bu depo ile depo işlemleri farklı şeyler mi?

    YanıtlaSil
  49. Hocam Merkez Bankası Ortalama Fonlama Maliyeti %11.29 tarihi bir zirve yaptı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trump seçildiğinde (9 Kasın 2016) MB ortalama faizi 7,81 idi. Bu akşam 11,29. Artış 3,01 puan. Yani MB, faizi 5 ayda yüzde 38 oranında artırmış bulunuyor.

      Sil
    2. peki hocam bu artış kredilere neden yansımıyor

      Sil
    3. Adsiz 03:57, artan sey politika faizi olmadigi icin.

      Sil
    4. Aklıma Matrix filminde ki Merovingian sahnesi geldi hocam. Hatırlar mısınız?

      Merovingian : Dinleyin, tek bir değişmez var ve gerçek doğru sadece odur. Nedensellik. Etki-Tepki, Neden ve Sonuç.

      Morpheus : Her şey seçimle başlar.

      Merovingian : Hayır, yanlış. Seçim güçlüler ile güçsüzler arasında yaratılmış bir ilizyondur.



      Not: Tüik verilerindeki, faiz verilerinin lanse edilişindeki ve önümüzde gerçekleşecek olan referandumda ki ilizyona atfen yazılmıştır.

      Sil
  50. Varlık Fonu ile kalkınabilir miyiz?
    ...
    Senede 25-30 milyar borçlanıp da finanse edeceğiniz projelerin geri dönüş süresi 10 yıl ve üstündeyse, bir kaç yıl içinde, kamu borç stoku patlamaya başlar.

    Kredi notunuz yeniden düşer.

    Daha da önemli bir engelle karşılaşırız. Bu dünyada para sonsuz değil. Fonların, "toplam Türkiye riski"ne ayıracağı sınırlı bir miktar var. Hazine tahvil ihraç ediyor, özel sektör fırsat bulunca ihraç yapıyor, bir de bunun üstüne "Varlık Fonu" gelip fil kakasını yapar gibi dev ihraçlarla piyasaya kağıt arzını ikiye hatta üçe katlayacak. Borçlanan herkesin maliyeti artar, yatırımcılar nazlanır.

    Varlık Fonu senede 4-5 milyar dolar borçlanır, biraz da stratejik ve pasif yatırım yani hisse benzeri araçlarla para getirir, ama Türkiye’nin kalkınma sorununu çözmez.

    Zaten Türkiye'nin kalkınma sorunu bir finansman sorunu değil, beşeri sermaye ve kurumsal kifayetsizlik hikayesidir. TCMB'den yargı ve bürokrasiye, toplum ve ekonomiyi denetleyen ve düzenleyen, yol gösteren kurumların içi boşaltıldı, parti uzantısı haline getirildi. Türkiye'nin en zeki beyinleri vatan haini, bölücü, muhalif diye susturuldu ve bezdirildi. Eğitim sistemi şeriatlaştırıldı. Gençler hayattan bıktı.

    Bir başka deyişle, biz devamlı daha pahalı donanım alıyoruz, ama yazılım "Dos 1.0".

    O yüzden maçta hep 3-0 yeniliyoruz.


    Atilla Yeşilada
    http://www.paraanaliz.com/2017/ekonomi/varlik-fonu-ile-kalkinabilir-miyiz-8510/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atilla Dos benzetmesi cok guzel olmus. Yazdiklarin da dogru tabiki.

      Sil
    2. Egitim sistemi nasil seriatlastiriliyormus acaba. Anlamini bilmedigi kelimeleri kullanmayi insanlar ne cok seviyor.

      Sil
    3. Adsız 08:57
      "Şeriat" dediğiniz şey o kadar anlaşılamayacak bir kavram değildir, gözünüzde bu kadar büyütmeyin. Herhangi bir sistemi bilimsellikten çıkarıp şer'i, yani dini hükümlere bağlarsanız şeriatlaştırmış olursunuz.

      Sil
    4. Adsiz 10:51, kendi kafanizdan tanim uretmis olunca ne yapmis oluyorsunuz? Seriat islamin hukumleri anlamina gelir. Hani cok bilimselsinizya, Siyaset bilimi insanlarin din ozgurlugunu temel insan hakki olarak gorur. Yani sizin Seriat dediginiz zaten insan haklarina saygi duyan, medeni bir ulkenin saygi gostermesi gereken bir durumdur.

      Yetistirilmissiniz "Seriat ocudur" diye, daha ne oldugunu bilmeden allerjiniz cikiyor, oraniz buraniz kasiniyor.

      Sil
  51. 1-georges simenon analitik düşünceyi geliştirecek polisiye yazarlar kategorisine girer mi tavsiye edermisiniz ?
    2-iktisat ve toplum dergisini tavsiye etmişsiniz. Ekonomiyle fazla ilgili olmayanlarada cok sey kazandirir mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Simenon'un özelliği analitik çözümlemeler yanında psikolojik analizlere de girmesidir. Yararlıdır.
      2. Kazandırır.

      Sil
  52. hocam bir şeyi merak ediyorum;
    Fed kararına denk gelen günlerde
    1- Tcmb para politikası toplantısını fed den bir gün önceye alması
    2- Tcmb PP toplantısını fed'in kararından sonraki güne ertelemesi Bu iki durumda tcmb nin kararlarına etki ve tepki nasıl gerçekleşirdi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek amacı Fed'in kararını görüp öyle karar vermek.

      Sil
  53. Hocam ödemeler dengesi açığımız rezervlerle kapatılırken MB bu dövizleri ihale yöntemiyle mi veriyor? TCMB'de ihale yoluyla döviz satışı verisi var. Bu orada mı gözüküyor?

    İkinci bir sorum; ben borsada hisse senedi alıp sattığımda veya hisse senedi ilk kez halka arz edildiğinde bütün bu işlemler bankalar aracılığıyla mı gerçekleşiyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB piyasaya bir kaç yolla döviz verir. Bankalar MB'den parasını verip (TL) döviz alabilir. MB ayrıca ihale yoluyla döviz satabilir.
      Bankalar ilk halka arza aracılık ediyor ama ikinci el satış alış işlemleri asıl olarak menkul kıymet şirketleri aracılığıyla yürüyor.

      Sil
  54. Hocam iş arayıp da bulamayan üniversite öğrencileri işsiz rakamlarına dahil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer anketin yapıldığı son 4 haftada işsiz olarak başvurmuşa dahil.

      Sil
  55. Merhaba sayın hocam.merkez bankası faizleri arttırdığı halde konut kredileri niye artmıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü konutlar satılamıyor.

      Sil
    2. Siz bundan çok değil 2-3 yıl öncesinde hiç konut reklamlarının bu kadar yoğun olduğunu görmüşmüydünüz? Satılsa bu kadar reklam yapılmaz. Almaya niyeti olanda önünü göremediği için almaz şu an, hele ki borca girip almak benim yapacağım iş hiç değil. Benim gibi düşünen çok insan vardır diye tahmin ediyorum.

      Sil
  56. Hocam 17/25 Aralık öncesi merkez bankası fonlama faizi %7'lerdeymiş, 17/25 sonrası kur fırlayınca fonlama faizi %10'lara çıkmış, TL mevduat faizleri de fonlama faizine paralel 3 puan kadar artmış.
    Trump'ın seçilmesinden öncesine kıyasla bugünlerde fonlama faizinde 3 puan kadar artış var ancak merkez bankası verilerine göre mevduat faizlerinde çok az bir yükseliş yaşanmış. bu durumun sebebi nedir, neden mevduat faizleri fonlama faizine ayak uyduramadı? kamu bankaları mı baskılıyor mevduat faizlerini?
    Hocam bir de millet olarak kötü durumlara ne kadar kolay alışıyoruz. çok değil 3 ay önce kur 3,50'lere gelince çoğu kişi "dolar amma yükseldi daha nereye kadar gider?" diyordu. son birkaç gün 3,60'a düşünce "dolar çok düştü" diyorlar:))
    Not: Trump'ın seçilmesinden hemen öncesine kıyasla G.Afrika randı %3,6 değer kazanmış, TL'deki kayıp ise %12,8 (hesabı 1 dolar ne kadar TL eder değil, 1 TL ne kadar dolar eder üzerinden yaptım)

    YanıtlaSil
  57. Mrb sayın hocam.paran mi var derdin var cidden biktik usandik artık parayi alıp dövizde yada vade de koysam desen yılan hikayesi gibi kur birgün 3.80 bi gün 3.60 nasıl is bu dalgalı değil bu kur tsunamili mübarek ben bi döviz yatırımcısı olarak şaşkın durumdayım is adamı ne yapsın.bu düzensiz hareketlerle faiz desek zAten 10 bilinmeyenli denklem gibi yok örtülü yok serpili. ..)))ne olacak hocam bu işlerin sonu
    ???

    YanıtlaSil
  58. Hocam mesleğim iktisat ile alakalı değil lakin diliniz o kadar anlaşılır ki tüm yazılarınızı severek okuyorum, biraz olsun ekonomi alanında bilgi sahibi oluyorum. Değerli yazılarınız/yorumlarınız için teşekkür etmek istedim.

    YanıtlaSil
  59. Faizi yukselteren butce acigi problemini yaratmazmisiniz hem bizim para basarak veya borc alarak butce problemini cozebilme luksumuz yok,yillardir birikmis cari acik probleminden dolayi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yükselen faiz kamu kesiminin borçlanma maliyetinin artışına neden olarak bütçe açığını büyütür. Buna karşılık faizi artırıp kuru kontrol edemeyince de başka sorunlar çıkar.

      Sil
  60. Hocam merhaba enflasyondaki artış üretimi normalde olumsuz etkiler. Ama fiyat artışı arzı artırır teoride. Bu durum karşısında nasıl bir yorum yapılabilir?
    2) Bir ülke için ideal enflasyon oranı büyüme oranıyla paralel olandır demişti bir hocamız. Bizde enflasyon büyümeden çok daha yüksek bu bizim için olumsuz bir durum. Çin'de ise büyüme enflasyondan çok daha yüksek. Bu durum Çin için iyi bir durum mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Her fiyat artışı arzı artırmaz. Bazen fiyat artışları maliyetleri daha fazla artırır ve o zaman üretim artmaz.
      2. Genel olarak öyle. Ama eğer büyüme başka yollarla zorlanarak yükseltilmişse sonuçları olumsuz olabilir.

      Sil
  61. Hocam ABD sadece reseyona girmisti dimi? Enflasyon yoktu cunku. Su anda resesyondan ciktiklari icin %3 kadar enflasyon uretmeye calisiyorlarki buyume devam etsin. Bizde durum farkli. Enflasyon ve kuculme beraber var. Bunun teorik caresi kisaca yapisal reformlar diyoruz ama diyelimki bu reformlara yarin start verildi.
    1-Bundan sonraki surecin nasil gitmesi beklenir.
    2-Sirayla hangi finansal adimlarin atilmasi lazim?
    3-sansimizda yardim ederse ne kadar bir sureye ihtiyacimiz olur?
    4-bu surec devam ederken nelerle karsolasariz? Mesela issizlik nasil seyreder? Faizler daha bir sure yukselip tepe noktasina gelince gerimi gelmeye baslar? Yani wn iyimser tahminle nelerin yasanmasi beklenir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şeyden önce yapısal reformlar konusunda fikir birliğimiz var mı? En önemli konu o. Mesela ekonomi dışı bir örnek vereyim. Eğitimde yapısal reformdan ben dinsel eğitimin yerinin tamamen bilimsel eğitime terk etmesiyle yapılacağını düşünüyorum. Eğer burada farklı bir reform yapılacaksa bu yapısal bir reform olur belki ama bizi ileri götürecek bir reform olmaz. O nedenle önvce bu konularda bir toplumsakl uzlaşma sağlamak gerekir.

      Sil
  62. ABD öksürüyor, zatüre olan biz oluyoruz..

    YanıtlaSil
  63. Hocam kaç yabancı dil biliyorsunuz?

    YanıtlaSil
  64. Hocam su anda enflasyondaki artisin arz fiyatlarindaki artisa mi yoksa talep artisina mi bagli? Eger arz fiyatlarindaki artisa bagli ise faiz artisi enflasyonu daha da artirmaz mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de şu aralar yaşadığımız enflasyon maliyet (arz) enflasyonu. Ancak burada maliyetleri etkileyen şey kurun yükselmesi. Faizi artırmadan kuru düşürme şansımız da pek yok. Dolayısıyla maliyetler içindeki yeri yüzde 5'in altında olan faizi mi artıracağız yoksa faize dokunmayıp maliyetler içindeki yeri yüzde 40'lara varabilen kurun yükselmesine göz mü yumacağız? Karar sizindir.

      Sil
    2. Siz eger faizi dusurmezseniz kurun maliyetler icindeki payi yuzde 40'in altina hic inmez. Cunku gereksiz degerli kur uretimi etkiler. Karar sizindir, gunu kurtarmak mi, gelecegi kurtarmak mi.

      Sil
    3. Adsız 11:13'e: Faizi düşürünce kurun maliyetler içindeki payı düşmez tam tersi artar çünkü faizi düşürmek mevcut şartlarda kurun yükselmesine sebep olur. Kurun maliyetlerdeki ağırlığını azaltmak için yapılacak şey üretimde kullanılan ara ve yatırım mallarında dışa bağımlılığı azaltmaktır. Onu yapamıyorsan en azından inşaat gibi döviz getirmeyen sektörlere değil katma değeri veya döviz getirisi yüksek sektörlere yatırım yaparsın.

      Sil
    4. Karabatak, kur yukselince insanlar o aramali dediginiz seyleri ulke icinde uretmenin yollarini, ya da yerli alternatifleri ararlar. Urettiklerinde ve alternatiflerini bulduklarinda daha sonra bu urettiklerini aynen bizim gibi ihtiyac duyan diger ulkelere de pazarlarlar. Haliyle sizin ihtiyac dediginiz 40% yavas yavas duser, cuzi miktarlara iner.

      Bu rakam 40'midir 50'midir nereden gelmistir bilmiyorum, cunku her sektorun ihtiyaci farklilik gosteriyor, fakat genel gerceklesme bu sekilde olur.

      Umarim konu anlasilmistir.

      Sil
    5. Konu benim için zaten net ama sizin anlamakta zorlandığınız ortada. Öncelikle kur yükselince ara ve üretim malları için hemen yerli alternatif ortaya çıkmaz çünkü bu malları üretmek için önemli bir teknoloji ve yatırım gerekir ki bunlar kısa vadede olacak şeyler değil uzun vadeli bir bakış açısı ve planlama gerekir. Türkiye'de de bu dediğim anlayışın zerresi olmadığı için kur yükselişinin tek etkisi maalesef maliyet enflasyonu olarak ortaya çıkıyor. Eğer sizin dediğiniz gibi olsaydı son iki yılda istikrarlı olarak yükselen kurun sonucu şimdi olduğu gibi enflasyon artışı değil yerli üretimin yabancı üretim ile ikame edilmesi olurdu.

      Sil
    6. Karabatak, Turkiye'de son iki yilda kur 50% artmis. Kur'un enflasyon geciskenligi diye bir kavram var, arastirmanizi oneririm. Turkiye'de Kur'un enflasyon geciskenligi 10%'luk kalici artis icin 1% civarindadir.

      Turkiye'de enflasyon son iki sene 5% artmis olsaydi yani su anda 13% civarlarinda olsa idi dediginize hak verirdim, ancak geciskenlikten de goreceginiz gibi kur artisi aramali ya da yerli uretimi tesvik etmis ki kurun enflasyon geciskenligi azalmis.

      Sanirim simdi biraz daha netlesmistir konu.

      Sil
  65. Hocam iyi günler benim 4-5 bin gibi birikmişim var bir yatırım aracına yönlendirmek istiyorum sizce hangisine yatırım yapmalıyım

    YanıtlaSil
  66. hocam merhaba , size bir sorum olacak.. bu gibi piyasa analizlerini doğru okuyabilmek ve daha iyi anlayabilmek için önerebileceğiniz kaynaklar var mıdır varsa rica edebilir miyim? şimdiden iyi calısmalar diliyorum..

    YanıtlaSil
  67. Merhaba Hocam, son zamanlarda gündeme gelen Gayrimenkul Sertifikası Sistemi hakkında bir yazı yazacak mısınız? Bu konudaki görüşlerinizi oldukça merak ediyorum.

    YanıtlaSil
  68. (islami) katılım kankacılığından elde edilen kar payları için beyanname verilmiyor...bunlara stopaj mı uygulanıyor, yoksa tamamen vergiden istisna mı?

    YanıtlaSil
  69. Mahfi Hocam Merhaba,

    En iyi faiz oranı olmayan faizin oranı yani 0 olamaz mı? İnsan eli ile sentetik bir şekilde yaratılan bu faizden kurtulma şansımız yok mudur?

    YanıtlaSil
  70. Merhaba, eğer 750.000 $ için böbrekinizi satmak istiyorsanız acilen bağışçılara ihtiyacımız var.
    Bir sperm, yumurta, böbrek veya karaciğer donörü olmaya hazırsanız hemen şu anda hastane doktoruyla irtibat kurun: drFredrickhospital@gmail.com
    Böbrek satmak ve bağışı yapmak için doğru yer burasıdır.

    YanıtlaSil
  71. Merhaba, eğer 750.000 $ için böbrekinizi satmak istiyorsanız acilen bağışçılara ihtiyacımız var.
    Bir sperm, yumurta, böbrek veya karaciğer donörü olmaya hazırsanız hemen şu anda hastane doktoruyla irtibat kurun: drFredrickhospital@gmail.com
    Böbrek satmak ve bağışı yapmak için doğru yer burasıdır.

    YanıtlaSil
  72. Merhaba, eğer 750.000 $ için böbrekinizi satmak istiyorsanız acilen bağışçılara ihtiyacımız var.
    Bir sperm, yumurta, böbrek veya karaciğer donörü olmaya hazırsanız hemen şu anda hastane doktoruyla irtibat kurun: drFredrickhospital@gmail.com
    Böbrek satmak ve bağışı yapmak için doğru yer burasıdır.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...