11 Nisan 2017 Salı

Orta Vadeli Program Diye Bir Şey Yok muydu?

2017 – 2019 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program, 6 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu tarihten sonra çok önemli gelişmeler yaşandı. Her şeyden önce TÜİK, GSYH’yı baştan aşağıya revize etti. Her ne kadar bu revizyon tartışmalı sonuçlara yol açmış olsa da her şeyi değiştirdi. Buna karşılık Orta Vadeli Program yenilenmedi.

Orta Vadeli Programdaki tahminler ve hedefler şöyleydi.


2016
2017
2018
2019
GSYH (Milyar TL, Cari Fiyatlarla)
2.148
2.404
2.686
2.987
GSYH (Milyar Dolar, Cari Fiyatlarla)
726
756
815
884
Kişi Başına Gelir (GSYH; Dolar)
9.243
9.529
10.164
10.926
GSYH Büyümesi (%)
3,2
4,4
5,0
5,0
İşsizlik Oranı (%)
10,5
10,2
10,1
9,8
İhracat (fob, Milyar Dolar)
143,1
153,3
170,0
193,1
İthalat (cif, Milyar Dolar)
198,0
214,0
236,9
261,8
Ham Petrol Fiyatı (Brent, USD/Varil)
43,3
50,7
53,5
55,6
Cari Denge (Milyar Dolar)
31,3
-32,0
-31,7
-31,2
Cari Denge / GSYH (%)
-4,3
-4,2
-3,9
-3,5
Enflasyon (Yılsonu, TÜFE, %)
7,5
6,5
5,0
5,0
Bütçe Dengesi (Milyar TL)
-34,6
-46,9
-44,3
-40,1
Bütçe Dengesi / GSYH (%)
-1,6
-1,9
-1,6
-1,3
Faiz Dışı Denge / GSYH (%)
0,8
0,4
0,7
1,1

2016 yılı sonuçlarını Orta Vadeli Program hedefleriyle karşılaştırabiliriz.


2016
2016 Gerçekleşme
GSYH (Milyar TL, Cari Fiyatlarla)
2.148
2.591
GSYH (Milyar Dolar, Cari Fiyatlarla)
726
857
Kişi Başına Gelir (GSYH; Dolar)
9.243
10.650
GSYH Büyümesi (%)
3,2
2,9
İşsizlik Oranı (%)
10,5
11,8
İhracat (fob, Milyar Dolar)
143,1
142,6
İthalat (cif, Milyar Dolar)
198,0
198,6
Ham Petrol Fiyatı (Brent, USD/Varil)
43,3
45,1
Cari Denge (Milyar Dolar)
31,3
32,6
Cari Denge / GSYH (%)
-4,3
-3,8
Enflasyon (Yılsonu, TÜFE, %)
7,5
8,5
Bütçe Dengesi (Milyar TL)
-34,6
-29,2
Bütçe Dengesi / GSYH (%)
-1,6
-1,1
Faiz Dışı Denge / GSYH (%)
0,8
0,8

Görüleceği gibi özellikle TÜİK’in GSYH revizyonu sonrasında 2016 gerçekleşmelerinde tahminlere göre ciddi sapmalar olmuş. Bu durumda 2017 ve sonrası tahminlerinin de bu yeni duruma göre tamamen değiştirilmesi, yenilenmesi gerekiyor. Ne çare ki bir kez daha siyasete kilitlenmiş olan Türkiye bu hayati tabloyu güncelleyecek zamanı bulamıyor. 

100 yorum:

  1. Hocam ne yazıkki Buchanan haklı cıktı.siyasilerin oy maksimizasyon çabaları bu gibi hayati önem taşıyan verileri gözardı etmelerine neden oluyor.seçim sonra inşallah geç kalınmaz diye temenni de bulunalım.

    YanıtlaSil
  2. Hocam merhabalar , elinize sağlık..

    Türkiye stagflasyonda mı diye bir yazınız vardı geçen günlerde.. Bu enflasyon ve talep çılgınlığı ile pek görülmüyor bence.

    Türkiye'de suriyeli vatansız soyu sopu belli olmayan muhacir din "kardeşciklerimizi" ve onların üretimini de göz önünde bulundursak bile "SLUMPFLASYON" var.
    Adam malzemeyi almış vakti zamanında 3₺'den şimdi satamıyor, müşterisi almıyor pahalı diye.. Para lazım çarkın dönmesi lazım.. Bir fiyattan sattı diyelim. Dolar olmuş 3.75-4.00 ₺ arası. Toptancı doları 4₺'den hesaplıyor. Adam sattığı malı yerine koyamıyor. Gerileme var hocam. Bunca kredi kartı yüzünden göremiyorsunuz bence . Hesap kesimi geldiğinde "asgari"yi yatırmak ve durmadan o karta yüklenmekle borç ödenmiyor..

    İnsanları da anlamıyorum..

    Organize sanayi bölgelerinde kim ne derse desin "" ₺ "" geçmiyor!

    Allah bizi "para ikamesinden" korusun! Gidişat ona benziyor gibi..

    "S.S.S."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten soyu sopu belli din kardeşlerin soyu sopu belli olmayanları köle gibi çalıştırması gibi durum, zaten İslam'ın kölelikten ve yağma ekonomisinden öteye geçememiş olması diye bir durum hiç yok.

      Sil
    2. vatansızın soyu sopu belli değildir bizim meşrebimizce.. Onun ötesinde bir laf etmiyeceğim.
      Kuduran kudursun.. Türkmenler orada yurtları için çarpışırken bu soysuzlar burada..
      Ağzımı da bozardım burada, Mahfi Hocaya saygımdan bozmuyorum..

      "işçiye alnının teri kurumadan hakkını verin"
      "size tabii olanlara (aile-işçi-çalışan-velayet altındaki kimseler) yediklerinizden yedirin, içtiklerinizden içirin, giydiklerinizden giydirin" diyen bir peygamber ümmetiyim. Ben kendimi bilirim.

      Kusursuz olan İslam'ın taa kendisidir, müslümanlar değil..

      İslamın adına leke çalmayın!
      islamı yaşamak isteyen insanlara engel olmayın!!!
      Bu kafanız yüzünden mevcut iktidarı iktidara ÇİVİ GİBİ ÇAKIYORSUNUZ!

      ülke - ekonomi - siyaset - toplum bu halde ise eğer ülkede cemaat gibi yapılanmalar oluşmuş ise bu sizin zihniyetiniz yüzündendir.

      Tetikleyen sizsiniz.. Anti-tez de onlar ve bu ülkede hiç bir zaman SENTEZ olamayacak besbelli..

      "S.S.S."

      Sil
    3. Çok çocukça bir savunma, yaşanan ahlaki ve ekonomik çöküş ortada, sebepleri ortada.

      Sil
  3. Hocam domates salatalık&meyve ! sebze hala çok pahalı , aylardir 5-10 TL arası , çözüm lütfen :... Saygılarımla

    YanıtlaSil
  4. Günaydın Hocam;Şimdi bunlar öncelik sıralamasında teferruat,hele bir kendimi kurtarıp (K.Evrende öyle sanmıştı!)garantiye alayım bunlara en azından kağıt üzerinde elbette sıra gelecek.Ölen ölür kalan sağlar bana yeter.Sağlıcakla kalın....

    YanıtlaSil
  5. 2018 ve 2019 için bazı parametrelerde tahmin değil de yuvarlak rakamlar "sallanmış" gibi görünüyor (örneğin GSYH büyümesi %5 ve enflasyon %5 gibi), hani bir model veya çalışma sonucu yapılan projeksiyonla elde edilmiş değil de doğrudan niyet belirtilmiş gibi, veya ne diyeceklerini bilememişler %5 diyelim gitsin demişler. Bu arada enflasyon hedefi hep %5'tir, daha tuttuğunu görmedim. Çok da sorun değil gerekince bir hesaplama revizyonuyla hedeflere yaklaşılabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne 2018 ne de 2019 da reel olarak makro ekonomik büyüme % 1,5 in üzerini görebilir. hatta 2018 ve 2019 büyüme 0 ve altına bile düşerek stagflasyona dahi girmemiz riski giderek artmaktadır.

      Sil
  6. GSYH büyüme tahmini 3,2, gerçekleşme 2,9
    GSYH (Cari) tahmini 2,148 gerçekleşme 2,591
    GSYH (dolar) tahmini 726 gerçekleşme 857

    Yani büyüme tahminin altında kalmış ama GSYH tahminlerin üzerinde artmış. Ne güzel. Demek GSYH'yı büyümeden artırmanın mucizevi bir yolunu bulmuşuz. Küçülerek büyüyen ülke, Tekmilletiye.

    YanıtlaSil
  7. Sayın Eğilmez, biz çoğunlukla günü birlik yaşarız. Uzun vadeli planlar yapmak, geleceğimizi düzenlemek için düşünmek, aklımızı, mantığımızı çalıştırmamız, muhakeme, analiz yapma yeteneğine sahip olmamız gerekir. Bunlar ise eğitim ile olacak şeylerdir. Halkımızın çoğunlukla yetişme, öğrenim şekli eğitimden ziyade daha küçükken zihinlerimize işlenen İnat, Nispet, Kin, Hasetlik duygularıdır. Zaten bazı Atasözlerimizde bunu ortaya koymaktadır mesela "Ağaç yaş iken eğrilir" . Ağaç neden eğrilsin ki? Ağaç dik olmalı, Serbest büyümelidir. Ayrıca " kızlarımızın daha gözleri açılmadan evlendirilmesidir". Neden kızlarımızı daha gözleri açılmadan evlendirmeliyiz, aksine Kızlarımızın gözleri açılmalı ki, doğruyu, eğriyi görsünler, Evlenecekleri erkeği kendileri seçebilsinler. Durum böyle olunca, günü birlik, basitçe yaşamaktan , eğitimsiz kalmaktan başka bir seçeneğimiz kalmıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağaç yaş iken eğilir atasözünün anlamı başka, yanlış biliyorsunuz. İnsan çocukken eğitilebilir, büyüyünce değiştirmek çok zordur anlamındadır. Eğitmeyelim kafasının dikine gitsin demek istemiyorsunuz sanırım.

      Sil
  8. Hocam karşılaştırma yapabilmek için tablolara 2015 gerçekleşmeleri eklemek mümkün müdür?

    YanıtlaSil
  9. Hocam yine çok kıymetli bir yazı. Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  10. Hocam merhaba. Şuan enflasyonunu artırmak isteyen gelişmiş ülkelerde, petrol fiyatlarının artışından kaynaklanan enflasyon istenen bir durum mudur? Yani fiyat artıyor diye şirketler üretimlerini artırabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır onlar deflasyon olmasın diye uğraşıyor.

      Sil
  11. Hocam bütçeyi önerilen değişiklikte Başkan hazırlıyor. Peki şimdiki sistemde Meclis mi Bakanlar Kurulu mu hazırlıyor? Kimisi Meclis hazırlıyor diyor geçen de TVde Ersan Şen Bakanlar kurulu hazırlıyor demişti. Netten de baktım farklı farklı şeyler yazıyor. İşin aslı nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mevcut sistemde bütçeyi bakanlar kurulu hazırlar meclis oylar cumhurbaşkanı onaylar. Ama yeni önerilen de başkanlık sisteminde tümünü tek başına başkan yapar. isterse tüm parayı savaş hazırlığı için milli savunmaya aktarır (sadece bir örnek tahmin ya da eleştiri içermez)

      Sil
    2. Bundan sonra Başkan hazırlıyacak. Eskisi gibi meclisteki bütçe laflari ile millet zaman kaybetmeycek. Başkan ne derse O olacak. O ne derse o uygulanacak. Milli irade kazanacak Milli irade zaman kaybetmeyecek. Az kaldı refaha ve huzura.

      Sil
    3. Diyorumya bariz hayir'ci oldugu belli insanlar neye 'hayir' diyecegini bilmiyor.

      Mevcut sistemdeki Basbakan, yeni sistemde Cumhurbaskani oluyor. Butceyi hazirlayan tabi ki yurutmedir. Aynen simdiki gibi meclis butceyi onayliyor. Aslinda onaylama da denemez, cunku butce bir kanundur, yani kanunu geciriyor.

      Biraz okuyun lutfen. Istemediginiz kadar kolay anayasa da, degisiklik teklifi de.

      Sil
    4. 21:05 güzel demissin de önce senin okuman gerekiyor. Bütce Kanunu onaylanmaz ise yeni durumda ne olacagini da yazar misin bir zahmet? Cok merak ediyorsan da HAYIR denecek 2 temel degisiklik yazayim sana:
      1- Yasama temsilcileri ile yürütmenin basinin ayni gün yapilan secimlerle belirlenmesi, yürütmenin basinin SPY'den gelen anti-demokratik yetkiler sebebiyle yasama temsilcilerini tek yetkili olarak belirleyebilmesi.
      2- HSYK üyelerinin ve AYM üyelerinin secim yöntemi, yine yasama-yürütme organik bagi nedeniyle yargi da ayni baga eklemleniyor, erkler ayriliginin köküne kibrit suyu.

      Ha bir de, mevcutta yasananlarin aslinda Anayasa'ya aykiri fiili durumlardan ibaret olmasi da bu degisiklikleri mantikli hale getirmiyor. Yukarida 16:27'yi yazan arkadasa da not, milli irade mavali ile yanlis siyasi tercihler ile ülkenin yillarina yazik ettiniz, sen kendi iradeni teslim etmekte özgürsün fakat bunun sorumlulugundan kacma özgürlügüne sahip degilsin, bunu hic unutma.

      Sil
    5. Mevcut sistemde bütçeyi hükümet hazırlar ve TBMM'ne sunar. TBMM bütçe Komisyonunda görüşülür gerekli düzeltmeler yapılır. Sonra tarafsız Cumhurbaşkanı onaylar ve bütçe yürürlüğe girer. Değişilik teklifinde ise bütçeye taraflı Cumhurbaşkanı hazırlayacak ve TBMM'ye sunacak. En sonunda da kendi sunduğu teklifi kendisi onaylayacak.
      Bu konuda görüşlerimi ayrıntılı olarak yarın yazacağım.

      Sil
    6. Isinize gelince herkes ayni kisi, isinize gelince farkli kisiler oluyor. Aslinda yapilan degisikligin dogru oldugunu siz de bal gibi biliyorsunuz.

      Sil
    7. Atlanilan bir konu var. Cumhurbaşkanı mevcut sistemde zaten bütçeyi veto edemez. O yüzden onay kısmı tamamen sembolikti.

      Sil
    8. Mevcut anayasada Cumhurbaşkanının bütçe konusunda yetkisi yokken (tek yetkili parlamento iken) değişiklikle bütün yetkiyi eline alıyor.

      Sil
  12. Hocam, son bir haber olarak okudum. ABD de tutuklanan Halkbank müdürü ile Reza zarrab davasi birlestirilmis.

    özellikle Referandum öncesi cok vahim bir haber. 2017 cok zor ve agir bedeller ödeyerek gececek belli oldu.

    Allah yardimcimiz olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha kotusu var, suclamalarin icine savas sucu da eklenmis. Savas sucunu bireylerden cok liderler isler. Bence bu isin ucunun nereye dokunacaginin da bir gostergesi.

      Sil
    2. İşin ucu bir yere dokunmaz. Bunlar şantaj amaçlı işler. Şantaja açık yöneticilere karşı emperyalist ülkelerin rutin uygulamaları. Bu haberler birden gündemden düşünce anlayın ki amaç hasıl olmuş. Bir gün bir bakmışsınız Reza ve GMY serbest kalıvermişler, ülkeye dönmüşler. Karşılığında ne aldıklarını bir sonraki nesil 50 yıl sonra gizli belgeler açıklanınca öğrenir, bizler ise "bu işler nasıl oluyor da oluyor" diye şaşarak ömrümüzü tüketiriz.

      Sil
  13. 12 yorumun 2 tanesi isimli geri kalanı anonim.İnsanların korktukları bir ortamda konuda bahsettikleriniz demokratik yönetimlerin işbaşında olduğu ülkelerin sorunu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklisiniz Sayin "Adsiz"

      Sil
  14. 2016 için gerçekleşen ile tahmini kıyaslarsak:
    (eksi: beklenenden düşük kalmış, artı: beklenenden yüksek çıkmış)

    işsizlik +
    ihracat -
    ithalat +
    ham petrol fiyatı +
    büyüme -
    caridenge +
    enflasyon +
    =_________________________

    alt alta toplarsak (hepsinde ayrı ayrıda baksak) beklenti ile gerçekleşme arasındaki fark hep "olumsuz" yönde gerçekleşmiş.

    HAYIR anlamadığım şey nasıl oluyorda GSYH ve KB GSYH beklenenden yüksek (olumlu) çıkabiliyor ??

    A- tahmin yeteneğinde başarısızlık mı söz konusu ?
    B- gsyh hesaplamasında sıkıntı mı var. ?
    C- Diğer ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbiri. TÜİK GSYH serisini revize etti.

      Sil
  15. Bundan sonra Başkan hazırlıyacak. Eskisi gibi meclisteki bütçe laflari ile millet zaman kaybetmeycek. Başkan ne derse O olacak. O ne derse o uygulanacak. Milli irade kazanacak Az kaldı refaha ve huzura.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. adsız 12:31 bu şarkı size gelsin. Keyifli dinlemeler:
      https://m.youtube.com/watch?v=TwAleEFICss

      Sil
    2. 15 yilda tek parti iktidari ile ancak buraya ulastigin gercegini göz ardi etme.

      Sil
    3. Adsız 21:44

      Dinledim Tskrler

      Sil
  16. Hocam bahis oyunları da türev ürün müdür?

    YanıtlaSil
  17. Hoşuna giden verilere analiz, diğerleri yok.Yazdığınız bütün yazılar hükümete karşıt.Siyaset gözlüğünü çıkarmanız lazım yoksa olan saygınlığınız da gidecek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslinda inek, hocanin kullandigi butun veriler devletin resmi kurumlarinin yayinladigi bilgiler. Hoca sadece bunlari yorumluyor, verilerin ozune dokunmuyor. Hukumet dogru politikalar ile bu verileri duzeltmeye calisacagina manipulasonla idare etmeye calisiyor ama guven kaybolunca kimse yemiyor artik. Bu soruyu siyaset tarafina sorman lazim neden ekonomiyi dogru durust yonetemiyorsunuz diye ama taraf olup biat edince sende de de o soruyu sorabilecek guc yok tabii.

      Sil
    2. Karsit olmak yürek ister genelde, yandas olmanin cesaret gerektirdigi bir düzen maalesef pek bulunmuyor. Bu veriler disinda hangi temel veri setleri var ve burda yorumlanan parametreleri bosa cikariyor, bos konusmayin da onu söyleyin.

      Sil
    3. Aslı hanım:
      1. Buradaki hiç bir sayı, oran vb bana ait değil. Bunlar devletin resmi sayıları ve oranlarıdır.
      2. Orta Vadeli Programı yapmak ve sapmalar oluştuğunda revize etmek de hükümetin görevidir.
      3. Benim yaptığım bunları alt alta yazmaktan ve ortaya çıkan bu büyük sapmalar nedeniyle Orta Vadeli Programın revize edilmesini önermekten ibarettir.
      Taraf tutun, tutmayın demiyorum ama biat etmeyin. Çünkü o zaman kişiliğinizi kaybediyor ve teslim oluyorsunuz.

      Sil
    4. Bilim adamı eleştirel düşünür, sorgular ve tartışır. Bu kötü değil iyi bir şeydir, siyasetle de ilgisi yoktur. Herkes düşünse, kafa yorsa, sorgulasa, eleştirse ülkemiz çok daha farklı bir yer olurdu. Siz istiyorsanız ki biri yapsın ben onu sorgusuz sualsiz kabul edip doğru bileyim kabul edeyim kafamı yormayayım, o da sizin bileceğiniz iş, o zaman burayı okumayın daha mutlu olacağınız sitelerde vakit geçirin.

      Sil
    5. Eleştiri ve hemen hakaret. Sadece AKPliler yapmaz, toplumsal bir zaafiyetimiz bu bizim.Neyse, oradaki sayı, rakam vs. nin size ait olmadığını bilecek kadar zekiyim Mahfi Bey. Demek istediğim, mesela ihracatın ithalatı karşılama oranının % 50 li seviyelerden % 75 li seviyelere nasıl ulaşmış olduğunun bir analizini yapmadınız bugüne kadar.Daha bunun gibi onlarca konu sıralayabilirim.Ben kişiliğimi kaybetmiş değilim; ama sizin siyasi görüşünüzün var olan kişiliğinizi esir almaya başladığını gözlemlemekteyim.

      Sil
    6. Bu ülkenin ve insanlarinin basina ne geldiyse, bu sonsuz Biat yüzünden geldi.

      Gercekten inanilir gibi degil. yüzlerce yorum, bilgi paylasimi yazilmisken. okumadan, sonsuz "Biat" in ruh haliyle Hükümete karsi yapiyorsunuz demek, nasil aciklanabilir ki.

      Asli Hanim,

      Diyelim ki Hoca hükümete karsi ve bunu acik acik yaziyor.

      yazdiklarinin, degerlendirmelerinin ve yazilan yorumlarin hicbir degeri yokmudur.

      anlasiliyor ki siz hicbirini okumamissiniz. okusaydiniz dogru yanli ve eksik seklinde yorum yapardiniz. yukaridaki yazidan sadece Hükümet karsitligini cikardiysaniz

      siz "Biat" edenlerdensiniz.

      Ben buna akil tutulmasi diyorum

      Sil
    7. Sevgili Aslı İlek,
      Ben yanlış gördüklerimi yazmayı kendime ilke edinmiş bir kişiyim. Çünkü bu ülkede iyi olanı yazan o kadar çok insan var ki bunların arasına katılmamın bir anlamı yok. Yanlışı, eksiği yazan yok. İhracatın ithalatı karşılama oranının yükselmesi elbette iyi bir şey. Ama bunu zaten göklere çıkaran sayısız kişi var. Ama mesela OVP'nin yenilenmesi gerektiğini yazan benden başka kişi gördünüz mü? Mesela ben yönetici olsam bana yaptığım iyi işi övenleri değil yapamadıklarımı ya da eksik, yanlış yaptıklarımı anlatan insanı yanımda tutardım.
      Mesele budur.

      Sil
  18. Merhaba Hocam, verilen kalemler icerisindeki ham petrol fiyatini anlayamadim. Bu bizim elimizde olan birsey degil ki bunun hedefine neye gore koyuyoruz? Cok tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. OVP sonuç itibariyle bir tahminde bulunu. Tahminleri yaparken de geçmişi göz önünde bulundurarak gelecek ile ilgili bir projeksiyon yapar. Elbette tahmin gerçekleşmeyebilir ve gerçekleşmeyen tahminin de program üzerinde olumlu ya da olumsuz etkisi olur. Petrol konusunda iyimser bir tahminde bulunmuşlar ve bu tahmin de hatalı çıkmıştır.
      Program yaparken üzerinde kontrolü olmayan değişkenlerdeki olumsuz gerçekleşmeleri bir tarafa bırakarak esas OVP ile uyumlu bir politika ve eylem tutturulmuş mu ona bakmak gerekir. En basit örmek enflasyon hedeflemesi 7.5 , gerçekleşen 8.5, bir puanlık bir sapma var ki, bunu hava tahminlerinde yer alan jargonla gerçekte vatandaşın hissettiği ne kadar diye sormak gerek. Aslında resmi rakamlara göre hedeflenenler büyü oranda gerçekleşmiş, rakamlara yapılan makyajlar da işe yaramış görünüyor.

      Sil
  19. işsizlik artarken milli gelirin büyümesi....
    tüketerek, borçlanarak büyümenin acı resmidir bu tablo... Uzun vadede tokadı çok sert olur..

    YanıtlaSil
  20. Bu videodaki hangi yore hocam
    https://twitter.com/DoguErgildogu/status/851345395955507200

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hicaz yöresi, cemel zeybeği...

      Sil
    2. Hiç bir fikrim yok ama dans eden hacıyı piste çıkarmak düşünülebilir.

      Sil
    3. Haciyi hocayi bilmem de beni en cok gulduren ortada adeta sarhos gibi sendeleyen sacsiz abi ile zaman zaman videoyu bedeniyle kaplayan zafer donusleri yapan abi guldurdu. Bu ikisi acikcasi favorim ve hic kimse kusura bakmasin Haci amcaya da bes cekerler.

      Sil
    4. orkestra şeyhi

      Sil
    5. Dans falan değil bildiğin nöbet geçiriyorlar. Hani biz marjinaldik,marjinal gruptuk? Distopik birfilm karesi gibi sürrealizm....

      Sil
  21. Hocam , 2106 yılı program hedefinin altında buyume(2,9) gosterirken program hedefinin üstünde bir GSYH ve kişi başına gelire nası ulaştık acaba. Burada bir çelişki yokmu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni GSYH serisiyle o kadar çelişki çıktı ki bu dediğiniz sadece birisi.

      Sil
  22. Hocam varsayalım TR'de enflasyon problemimiz yok. Yani herkezin tercih ettiği gibi %2.5-3 arası rayına oturmuş bir enflasyon ve yıllık %5 civarında arzu edilen bir ekonomik büyümemiz olsun. Merak ettiğim böyle bir ülke olsak FED'in önümüzdeki 2 yıllık programından nasıl etkilenirdik?
    1-Fed'in arttıracağı faiz kadar bizde arttırmak durumunda mı kalırdık?
    2-FED'in bütçe azaltması şu anlamamı geliyor? Şimdiye kadar dünyadan tahvil toplayıp para veriyordu ve artık tahvil almayacak. BU durumda biz nasıl etkileniriz? Aynı şeyi Avrupa merkez bankasıda yapacak galiba. O takdirde biz eurobond satacak yer mi bulamayacağız? Yada çok yüksek faizlerle mi satmak zorunda kalacağız? Her 2 durumu yukarda bahsettiğim gibi enflasyon ve büyüme sorunu olmazsa nasıl olur diye soruyorum.
    2ci soruya bağlı olarak-Piyasadaki ABD tahvillerinin fiyatı düşer mi artar mı?
    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bütçe azaltmak değil bilançoyu küçültmek istiyor demek istediniz sanırım ismet bey!.

      Sil
    2. abd tahvil fiyatları düşer, faizleri ise artar.

      Sil
  23. Hocam takip ettiğiniz futbol programı ve yorumcusu var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir zamanlar vardı ama futboldan çok soğudum artık pek izlemiyorum.

      Sil
  24. Hocam konumuzla bir ilgisi yok ama 2008 kriziyle ilgili bir makale önere bilirmisiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.tek.org.tr/dosyalar/bunalim1.pdf

      Sil
  25. Hocam sizce bir insandaki ilk bakılması gereken özellik nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Akıllı olup olmadığı (zeki değil akıllı)

      Sil
    2. Akildan kastiniz ne hocam mesela bir iki ornek verebilir misiniz rica etsem ya da etsek biz su genclige bir iki kelaminiz isik olur

      Sil
    3. akıllı olmakla zeki olmak arasındaki fark nedir?

      Sil
    4. Akilli olmak size neyi ifade ediyor ne tur davranislara sahip bireyler bu kategoride degerlendirirsiniz mesela. kim akillidir sizce hocam

      Sil
    5. Zeki olmak doğuştan ve çevrenin etkisi ile ortaya çıkar.Örneğin kurnazlık bir zeka belirtisidir ve her daim iyi bir şey olmayabilir ve davranışın sonucuyla ilgilenmez.Ama zeka akıl ile birleşince yapılan eylemlerin sonucu vicdan tarafından filtrelenir ve eylemin yapılıp yapılmayacağına karar verilir.

      Sil
    6. Mesela akıllı bir üniversite öğrencisi ilk yıldan itibaren kendisine bir hedef seçer ve o hedefe ulaşacak biçimde bir çalışma planı yapar ve ona göre çalışır. Sadece kendi kitaplarını değil başka okullarda okutulan kitapları da okur. Bunlara ek olarak hayatta kendisine gerekeceğini düşündüğü konularda da çalımalar yapar.
      Zeki bir kişiyse bir kere okuduğunu ikinci okumaya gerek kalmadan anlar ve analiz yeteneğini hızla geliştirebilir.
      İkisi farklı şeyler.

      Sil
    7. Adsız 07:09
      Çok güzel bir tanımlama.

      Sil
  26. bu istihdam seferberliğinde XYZ bin kişi artı istihdam sağlanmış diyorlar peki bu süreçte işten çıkarılıp aynı kısa sürede tekrar işe alınanlar ile tekrar iş bulamayanların verisi nerede? Çünkü haberlerde de görüyorum ki kimi işveren teşvikten yararlanmak adına mevcut işçiyi çıkarıp yeni teşvikli adam işe alıyormuş.

    YanıtlaSil
  27. HOcam Nouriel Roubini'nin Büyük Buhranın 2.Dünya savaşına zemin hazırladığı iddiasına katılırmışsınız.Sanki çok mu iddialı?Ne dersiniz?Arada ekonomi tarih karışımı Sizin yorumlarınızı içeren yazılarda okumak isteriz.Bu platformda yazdığınız yazılar, sorulara verdiğiniz cevaplar gerçekten çok faydalı.Emeğinize, yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bir iddiadan öte birçok kişinin söylediği bir gerçek.
      Teşekkürler

      Sil
  28. Hocam, orta vadeli program gibi iktisadi bir programın gerçekleştirilebilmesi için bana göre kur üzerinde belirleyici gücün o ülkenin kendi inisiyatifinin olması elzemdir. bunun yolu da kanaatimce bastığımız paranın karşılığında karşısına koyacağımız ekonomik değerlerin olması gerekmektedir. maalesef biz adeta döviz karşılığı tl basıyoruz. böyle bir ekonomide otokontrol mekanizması çok zayıf olacağından ötürü orta vadeli hedeflerin tutturulmasını bırakın böyle bir programın hazırlanması bile yanlıştır. herşeyi yabancı sermaye belirler hale geldi ekonomimizde hocam!. saygılar....

    YanıtlaSil
  29. Ekonominin birinci gündem olduğu son dönemeç olarak ben "yerli otomobil" söylemlerini hatırlıyorum.(2013 ilk çeyrek)
    Bilmiyorum siz de aynı fikirde misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim hatırladıklarım daha eskide kalıyor. Çünkü ben bu saatten sonra yerli otomobil yapmanın ekonomiyle değil gösterişle ilgili olduğunu düşünüyorum.

      Sil
    2. Vaybe 5 koca yıldan bu yana (belki daha da fazla) ekonomi konuşulmuyor , gerekli reformlar üzerinde sinerji oluşturulmuyor.
      Dünya ise sanayi 4,0
      yazılım sektörü ve daha niceleri üzerinde konferanslar düzenliyor...
      Siz de olmasanız hocam hiç olmazsa belirli bir birikime sahip insanlarda bu meselelerden bi haber olucak.
      Teşekkürler

      Sil
    3. Tesla, asırlık Ford ve GM yi geçti.. Klasik otomobil kavramı artık demode olmak üzere. Sevgisiz büyümüş, biat karakterli insanlardan ilime bilime inanmasını ve yatırım yapmalarını bekleyemezsiniz zaten.. Bizim en büyük sorunumuz cehalettir..

      Sil
  30. Hocam türev ürünlerin gizli doğası kitabını çok beğendim Yalnız türev ürünleri cok beğenmedim..cunku türev ürünler hayatın her meselesine finansal bir meta nazarıyla bakmamiza sebebiyet veriyor.Hayati bu kadar finansallastirmamak lazım hocam kanaatimce
    Saygılar..

    YanıtlaSil
  31. Mahfi hocam, verileri çarpıtan sadece TÜİK değil, hazine müsteşarlığının sitesinde Türkiye Ekonomisi adlı 190 sayfalık bir sunum var, her hafta güncellendiği yazıyor. Bu sunumda Türkiye'nin iyi veya nötr olduğu veriler detaylıca ve güzelce verilmiş, kötü olduğu alanlardaki veriler ise olumsuz algıyı engellemek için ustaca "makyajlanmış": ya hızlıca atlanmış, ya başka ülkelerle karşılaştırılmamış, ya grafiklerin eksenleri uygun olmayan şekilde seçilmiş, ya da son yılların kötü verileri kullanılmamış vb. Belki de bana öyle geliyordur (umuyorum ben yanılıyorumdur) ama artık devlete zor güvenir oldum. Merak ederseniz veya yazı konusu yapmayı düşünürseniz detaylı analizimi iletebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İletirseniz sevinirim. mahfie@gmail.com

      Sil
  32. Merhaba hocam, Türkiye'de İstihdam: Artan İşsizlik ve Uygulanan Politikalar konulu anket ödevimizi paylaşarak bize destek olabilir misiniz? https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSev78_ZelP3w0LqsuJlIbJ-hHVLVMxXCT8uevcc2IcVyJHUeQ/viewform#responses

    YanıtlaSil
  33. hocam
    1) bir ülke ekonomisinde enflasyon olsa mı daha iyi yoksa deflasyon olsa mı daha iyi
    2)bir ülke ekonomisinde reflesyon olduğu zaman hükümet reflasyonu ber taraf etmek için hangi ekonomik politikayı uygulaması gerekir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) İkisi de iyi olmaz.
      2) Bu, olayın derecesine göre değişir. Bazen hiç bir şey yapmamak da bir politika olabilir.

      Sil
  34. Orta Vadeli Program yenilenmedi. Yenilemek kolay mı? TÜİK’in yaptığı revizyon marifetinden sonra ortaya çıkan mucizeleri, ya da komediyi nasıl açıklayacaklarını düşünüyorlardır. Şimdilik başka bir şey yapacak halleri yok.

    2016 yılı sonuçlarını Orta Vadeli Program hedefleriyle karşılaştırdığınız tabloya bakınca komik durum hemen göze batıyor.
    Orta Vadeli Program’da 2016 da %3.2 büyüme öngörülmüş ve bu büyümeyle GSYH, 2.148 milyar TL olacakmış.
    2016 da gerçekleşen (TÜİK’in sihirli eli değmiş) rakamlara bakılınca %2.9 yani tahminden daha az büyümüşüz ama, GSYH 2.591 milyar TL, olmuş; yani tahminden daha fazla artmış.
    GSYH dolar bazında da: 726 milyar dolar tahmin edilmiş, 857 milyar dolar olmuş.

    İşte mucize, ya da komedi, siz isterseniz buna zırva da diyebilirsiniz: Daha düşük bir oranda büyüyerek, daha yüksek bir milli gelir düzeyine ulaşmak. Ne güzel, keşke daha da düşük bir oranda büyüseydik de, milli gelirimiz daha da fazla artsaydı.

    Ekonomi programlarında yorumcular hep, Türkiye’nin yabancı yatırımcılara anlatacak bir hikâyesi olmalı diye sızlanır dururlar. Bundan güzel hikâye mi olur? Onlara TÜİK’in bu marifetlerini anlatsınlar. Birlikte güler hoş vakit geçirirler. Hem de birçok yatırımcı, bu acayip işleri gelip yerinde görmek isteyebilir. Belki gelmişken yatırım falan da yapar.

    Orta Vadeli Programı okumadım. Öyle iş olsun diye yazılan abuk sabuk şeyleri okuyacak fazla zamanım yok. Ama eminim içinde birçok yerde tasarruf oranımızın çok düşük olduğu yazıyordur. Şimdi bu çok düşük tasarruf oranımızın bir gecede bu çok yüksek düzeye nasıl geldiğini de açıklamak gerek. İşleri zor

    İyi ki Orta Vadeli Programı okumamışım, yoksa ben daha çok iş çıkarırdım onlara.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mükemmel bir irdeleme. cok tesekkürler. uzman degilim ama aklibasinda biriyim. önüme bir yigin rakam, grafik yigsaniz tamamina yakinindan birsey anlamayabilirim. ancak uzmanlarindan bir yorum ve irdeleme okudugum zaman anlayabiliyor kendimce yorum yapabiliyorum. Kaya Ersoy cok acik izah etmis. tesekkürler.

      Yine de kafama takilan birsey var.

      Hoca diyor ki.. "Ama yabancılar bu verilere bakıyorlar, bunları ciddiye alıyorlar"

      Pekiyi bu verileri okuyan yabancilarin, icinde akli basinda ekonomistler yok mu.? Kaya Ersoyun dedigi gibi birbiriyle celisen verilerin gercek disi, hatta komedi oldugunu anlayamiyorlar mi.? gercekten anlamiyorlar ise bizler bunlari gözümüzde büyütmüs olmuyormuyuz.

      Bana göre tüm uluslararasi yabanci kurum ve kuruluslar bizim herseyimizi biliyorlar. Hem de her yönden.

      Askeri..iktisadi..siyasi ne derseniz deyin herseyimizi bildikleri gibi bu verilerin de ne oldugunu biliyor ve ona göre pozisyon aliyorlar.

      Sil
  35. Çok doğru saptamalar, haklısınız. Ama yabancılar bu verilere bakıyorlar, bunları ciddiye alıyorlar. Onun için hiç değilse bu son duruma uygun bir senaryo hazırlamak lazım. Yoksa olay komedi filmi gibi duruyor.

    YanıtlaSil
  36. hocam merhaba. kkdf ödemeleri bütçeye mi gidiyor gidiyorsa hangi kalemde izleniyor

    YanıtlaSil
  37. Kişi başı GSMH rakamını duyunca,"benim payımı kim alıyor" diye soranlar çoğunlukta.Halbuki kişi başına düşen gelir,aynı zamanda kişi başına üretilen gelir demek değilmidir?."Ben ne kadar katkı yaptım,bu ortalamanın üstündemiyim" diyenlerin sayısı artmadıkça,herhangi bir planın-programın tutma şansı varmıdır Hocam ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişi başına düşen GSMH rakamını duyunca, herkes kendi konumuna, meşrebine, niyetine göre sorular sorar.

      Milli gelir rakamlarını güzel bir masal dinlermiş gibi dinleyip, benim bu masaldaki payımı kim alıyor diye soran yoksullara, "Ben ne üretiyorum ki, ne pay bekliyorum? "diye sormayı önermişsiniz. İzlenimi de veriyor yazınız, aslında öyle olmasa da.

      Doğru soruları sormazsak, doğru yanıtları da bulamak imkânımız olmaz ve işte şimdi içinde bulunduğumuz acınası durum sürüp gider.

      Ben emekliyim. Hiç bir şey üretmiyorum. Zaten milli gelirden bana verilen pay da, herhalde, şu adam gözümüzün önünde ölüp de, keyfimizi kaçırmasın, diye verdikleri, ancak o işe yarayabilecek bir pay. Yani konumum gereği ben, söz konusu soruyu soramıyorum. Ancak hayırseverlik sonucu yaşayabilen ben, gene de haddimi bilmeden sorular sorarım. Benim sorularım, biraz farklı

      Kimi zaman, TV’lerdeki “cemiyet haberlerinde” gördüğüm, kimi zaman da, hakkım olmayan yerlerde dolaşıp gördüğüm, o çok çok kazanıp, çok çok tüketen kişilerin, o yaldızlı ama, şekilsiz, obez, görgüsüz, kültürsüz, kendini ana dilinde ifade etmekten aciz kalabalığın, toplumumuza ne kattığını, milli gelirden aldıkları aslan payını nasıl, hangi beceri ve çalışmaları ile hak ettiklerini sorarım ben.

      Bir de her sabah, daha hava yeni aydınlanırken banliyö trenlerini, metro vagonlarını, otobüsleri tıklım tıklım dolduran solgun yüzlü, solgun giyimli kalabalığın, milli gelirden doğru dürüst bir pay almadığı belli olan bu kişilerin, her gün sabahın köründe yollara düşüp nereye gittiklerini merak ederim.

      Eminim çoğumuz, % 3 büyüdüğünü hesaplamış olduğumuz ekonominin, aslında % 6 büyümüş olduğunu, neden bir gece uyuyup, sabahında uyanınca öğrenmiş olduğumuzu merak etmediği gibi, bu tür soruları da merak etmez

      Sil
    2. Üretim yapımız ve içindeki yüksek teknoloji oranı düşüklüğüne bakarsak,üretimimiz emek yoğun yani beden gücüne dayalı bir yapıya sahip.Bu da şu demek ki;alt gelir grubundakilerin ürettiği emeğin üstüne tasarım,teknoloji,know-how ve marka değeri katmak yerine,paylaşımda öne geçmeye çalışıyor "çok çok kazanan ve çok çok harcayanlar" şeklinde bahsettikleriniz.

      Aslında aynı şeye vurgu yapmışsınız.İlk cümlenizle birleştirince,sanırım o yanlış algıyı biraz kapatacak.

      GSMH rakamını duyunca, herkes kendi konumuna, meşrebine, niyetine göre "Ben ne kadar katkı yaptım,bu konumum-eğitimim-sıfatlarımın karşılığını yeterince verdimmi?" diye sorgulamalı.

      Hocamızın gölgesinde haddimi aşarak kendi ilk deneme yazımı paylaşayım.Bakın gerçekten o izlenimi kastetmediğimden emin olursunuz. http://dusunenaptal.blogspot.com.tr/

      Sil
    3. Bugünlerde moda olan Osmanlıca ile söylenmiş, bilinen bir sözü uyarlarsam: "Maksûdumuz bir ammâ rivâyet muhtelif."

      Şaka bir yana, benzer şeyleri düşünüyoruz. Ben aslında o konuyla ilgili düşündüklerimi söylemek için, sizin yazınızdan yararlandım.

      Selamlar.

      Sil
  38. hocam, kamu bütçesi dengeleri de bozulacak gibi görünüyor. zira kredi garantileri gibi KOSGEB lere verilen krediler referandum için harcamaların çok artırılması ve vergi yapılandırılması gibi uygulamalar sebebiyle kuvvetli bir genleşme dönemi yaşanıyor bütçe tarafında hocam. hocam, bu durumda kamu borçlanma gereksinim düzeyleri artacak ve borçlanma için finansman faizleri de yükselecek gibi görünüyor ve özel sektörden sonra bozulmalar sanki kamu tarafın da etkisi altına alacak görünüyor. ne dersiniz hocam?. saygılar.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...