19 Ağustos 2017 Cumartesi

Eğitim - Öğretim ve IQ Düzeyi

Statistic Brain Research Institute tarafından 2016 yılında yapılmış test sonuçlarına göre dünyada insanların zeka düzeyleri IQ testleriyle ölçülmüş ve şu sonuçlar çıkmış.[i]

Zeka testi (IQ) sıralamasında en üstteki ilk 5 ülke:

Sıra
Ülke
IQ
1
Hong Kong
107
2
Güney Kore
106
3
Japonya
105
4
Tayvan
104
5
Singapur
103

Zeka testi (IQ) sıralamasında son 5 ülke:

Sıra
Ülke
IQ
1
Ekvator Ginesi
59
2
Etiyopya
63
3
Sierra Leone
64
4
Kongo
65
5
Zimbabve
66

Türkiye, farklı kurumlarca yapılan testlerde ortalama 88 ile 90 arasında bir IQ düzeyiyle ile orta sıralarda yer alıyor. 90 IQ düzeyi, bu araştırmalara göre ortalama zeka düzeyinin biraz üzerinde görünüyor. Ölçümde kullanılan testler tamamen mantıklı sonuç çıkarmaya dayalı. Dolayısıyla ölçüm biçiminin kültürle, dini inançla ya da subjektif bir konuyla ilgisi yok.

Yapılan araştırmalar zeka düzeyinin gelişimin birçok farklı unsurun etkisi altında olduğunu ortaya koyuyor. Bunlar arasında doğuştan gelen genetik etkiler, iklim ve beslenme koşulları, gelir düzeyi, ailenin öğrenim düzeyi gibi birçok farklı unsur yer alıyor. Bu konuda araştırmalar yapan iki bilim insanı Richard Lynn ve Tatu Vanhanen’in araştırmalarına göre IQ düzeyini insanların taşıdıkları genlerden beslenmeye kadar birçok unsur etkilese de belirleyici etki eğitim sisteminden geliyor.[ii]   

Dünyada son 20 yılda eğitim – öğretimde bilimi öne alarak buluşlara ve dolayısıyla teknolojik ilerlemeye imza atan ülkelerin IQ testlerinde ilk sıralarda yer alması bize bilime dayalı eğitim – öğretimin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor (Almanya IQ testi sonuçlarında uzakdoğu ülkelerinin hemen arkasından geliyor.)

Çeşitli kuruluşlarca yapılan IQ test sonuçları sıralamalarında Katar, Mısır, İran, Fas, Endonezya gibi müslüman ülkelerin ortalama IQ skorları Türkiye’den daha düşük düzeye sahip bulunuyor. Müslüman ülkeler içinde Türkiye’den yukarıda tek ülke Malezya. Onun ortalama IQ düzeyi de 92 puan.    

Bu özet değerlendirmeden çıkan bir tek sonuç var: Türkiye, öğretim sistemini, ilkokuldan başlayarak, tümüyle bilimsel temellere oturtmadıkça ve bunu yaparken özgür, sorgulayıcı bir ortam yaratmadıkça, okul sayısını artırarak, her semte bir üniversite açarak ortalama IQ düzeyini yükseltemez, IQ düzeyini yükseltemezse buluş yapamaz, buluş yapamazsa da dünyada iddialı ekonomiler arasında yer alamaz.




[i] http://www.statisticbrain.com/countries-with-the-highest-lowest-average-iq/
[ii] Richard Lynn and TatuVanhanen, IQ And The Wealth of Nations, Praeger Publishers, 2002

185 yorum:

  1. Demek ki kuş üzümü fındık yemekle olmuyormuş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 130 IQ adamı kurtarıcı olarak getir, sonra 80 IQ adamı oraya yönetici yap...nerden baksan tutarsızlık...

      Sil
  2. Lisede bize IQ testi yapmışlardı. Sonuçları açıklamadılar ama rehberlik öğretmeninin bana acıyan gözlerle bakışını dün gibi hatırlarım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence sen ortalamanin uzerindesin zaten. Artik yeni nesil ogrenciler rehberlik ogretmeninin bakislarini tartmaya filan calismiyor. Ne kadar zeki oldugumu gordu hocalar deyip kendi kendine boburleniyor. Sonuclar zaten aciklanmiyor ama aile arasinda oglumuz ustun zekali cikmis diye sunulup ogunme konusu yapiliyor, gelecegin Cumhurbaskani muamelesi cekiliyor. Universite sinavinda zaten zar atsa bir yeri tutturur bu cocuk, universite bol nasilsa. Ancak gercek hayatta is mulakatina filan girince kendini kandirmanin bedelini yasiyor ama bunu anlayabiliyor mu orasi ayri mesele.

      Sil
    2. anılarını yazıya dökmekte fena değilsin. IQ seviyen Türkiye ortalamasının altında değildir zannımca.

      Sil
    3. Standart sapmadan yırtıyor olabilir misiniz yorum yapan arkadaşlar?

      Sil
  3. Her şey çok net.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizinkiyle bir üstteki yorumun uyumu süper olmuş :))

      Sil
    2. Uyumu üst üste getiremedik. Yorumlar çakıştığında daha güzel olacak :)

      Sil
  4. ABD, Ingiltere, Hollanda'nin en buyuk ihrac kalemlerinin petrol ve turevleri olmasini sizin su "bulus" hipoteziniz nasil izah ediyor acaba? Surekli desteksiz tekrarliyorsunuz ayni seyi de merak ettim gercekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Petrolden en çok kazananları yazmışsınız.En çok petrole sahip olanlara bakınız,sonrada verdiğiniz örnek ülkelere.Sorunuz cevabı burada.
      1: Venezuella 300,9 Milyar Varil.
      2: S.Arabistan 266,5
      3: İran 158,4
      4: Irak 142,5
      5: Kuveyt 101,5
      6: BAE 97,8
      7: Rusya 80
      8: Libya 48,4
      9: Nijerya 37,1
      10: ABD 36,4

      Sil
    2. Yani? Benim IQ Türkiye ortalamasında olduğundan anlayamadım. Lütfen ortalama-ortalama altı birisine anlatır gibi anlatabilir misiniz?

      Sil
    3. Adsız 13:34 Sorduğunuz soru, tekrarladığımız meselenin ne kadar destekli olduğunun kanıtı gibi.

      Sil
    4. "Adsız 13:34" ifadesi çok hoşuma gitti.
      Adsızları bir birine karıştırmamak için güzel bir ayrıntı yakalamışsınız.
      IQ dedikleri de böyle bir şey zaten.

      Sil
    5. İnsanların tek şeye ihtiyacı vardır. Enerji , eğer bu nesneyi ne kadar çok ucuz ve kolay elde edebilirseniz o kadar zeki ve
      mutlu olursunuz.

      Sil
  5. Hocam, ben bir şeyi anlamakta gerçekten çok zorlanıyorum: Dünyada 1,5 milyarın üzerinde müslümanın yaşadığı 60'tan çok ülke var. Bu ülkelerde islâmi pratikler birbirinden çok farklı uygulanabiliyor, GSYH açısından da büyük farklılıklar gösteriyorlar. Yani fakiri var, zengini var, Şii'si var, Sünni'si var, var oğlu var. Aralarındaki büyük farklılıklara rağmen uluslararası her türlü istatistikte bunlar en diplerdeler, tek ortak özellikleri bu. İslâm dinine gönül vermiş kişilere bu durum sorulduğunda sorunun islâmdan kaynaklanmadığını, uygulama hatalarının bu sonucu doğurduğunu söylüyorlar. Yani bu 60 küsur ülkedeki 1,5 milyar müslüman arasında bu dinin doğru uygulamalarının nasıl olduğunu bilen tek bir Allahın kulu yok mu?

    Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sorunuza verebilecek mantıklı bir yanıtım yok ne yazık ki.

      Sil
    2. Ben şöyle bir yanit vermeye calisayim. Hak dinler batil oluyor. Insanlarin ekledikleri cikardiklari din kuraliymis gibi algılanmaya baslayinca ortalik karisiyir. Ilk hak kitaplar batil olduktan sonra son kitap geliyor ama ona da biz kendimizi musluman ulke olarak tanimlayan biz ve diger musluman ulkeler kitabi anlamiyor. Batil bile yapabiliyoruz. Icinde olen kisiden miras kalana nasil pay verilmesine kadar her sey var.
      Biz mealinden okuyor muyuz. Elmali Hamdi Yazir ve diyanetin meali anlam butunlugu olarak ayni. Ayet ayet karsilastirabilirsiniz. Okuduktan sonra dogru bilinen yanlislari goreceksiniz. Acaba diyorum hukuk sisteminde medeni hukuk ve diger tum alanlarda boyle bir seye mi gidilmeliydi. Osmanli mesrutiyete gec mi kaldi. Daha onceden girisse bu kadar da ayakta kalamaz miydi bilmiyorum. Dunyayi okumak mesele. Bir yer guclenirken siz gerideyseniz orada problem var o problem hala devam ediyor. Elestirilere acigim.

      Sil
    3. @Adsız 13:34: Müslüman ülkeler-az gelişmişlik arasında bir korelasyon olduğu doğru ama burada sebep-sonuç ilişkisi olduğuna dair bir kanıt mevcut değil. Basite indirgemek için şöyle örneklendireyim;
      1- Yazın sıcakların artması-dondurma satışlarının artması (pozitif korelasyon ve sebep-sonuç ilişkisi bir arada),
      2- Yazın sıcakların artması-ülkeye göç eden kuşların sayısının artması (pozitif korelasyon ve sebep-sonuç ilişkisi bir arada)
      3- Dondurma satışlarının artması - ülkeye göç eden kuşların sayısının artması (pozitif korelasyon var ancak sebep-sonuç ilişkisi yok)

      Maalesef correlation ile cause&effect arasındaki farkı bilmedikçe bu tip derin(?) İslam ve az gelişmişlik tahlilleri yapılmaya devam edecek.

      Sil
    4. Eğer Osmanlı'nın yükselme döneminde 3 kıta 27 ülkeye 386 sene adaletle hükmettiği zamanlara bakarsanız sorunuzun cevabını alacaksaniz

      Sil
    5. Zaten sorun bu işte şu anda islamiyete ait esaslar yani gerçek islamiyet yaşanmıyor dünyada sadece à ülkesinde b ülkesinde değil.Çünkü gerçek islamiyet yaşansa:
      1- Muslumanlar şii sünni demeksizin ittihat eder şu anda beraberlik yok
      2-İslamiyet te esas cumhuriyettir ancak şu anda çoğu islam ülkesi saltanat lâ yönetilir
      3-İslamiyet kainatta cereyan eden fizik kanunlarına adetullah ve sünnetullah diye bakar bu bilimsel olguların Allah ın varliginin kanıtı olarak düşünür ama şu anda müslümanlarda iki tip mevcut bir kısmı bilimi din dışı görüyor bir kısmı dinsiz bir bilim güdüyor

      Dünyada gerçek islamiyetin yasandigi dönemlere ait iktisadi okumalar yaparak islamiyette bir sıkıntı olmadığını görebilirsiniz
      60 ülkede değil sadece bu ülkede doğru islamiyetı bilenlerin sayısı oldukça artış göstermeye başladı bundan sonra yukarıda verilen değerlerin GSYH değerlerinin değiştiğini göreceksiniz..Çünkü islamiyette günümüz dünyasını ekonomi siyasi sosyal hak ve hürriyetler noktasında aydınlatmaya yetecek kaideler mevcut.Şimdi Sıra onları tatbik edecek ferdlerde.Onlarda yetişiyor insallah

      Sil
    6. DUNYA DAKI GELISMIS TOPLUMLAR DINLERI DOGRU UYGULAYARAK BU BULUNDUKLARI YERLERE GELMIYORLAR, DOLAYISI ILE GELISMIS OLMANIN YADA OLMAMANIN TEMEL OLCUTU DINLER OLAMAZ.
      GELISMIS ULKELERIN UNIVERSITELERINDE HRISTIYAN, BUDIST, MUSLUMAN, ATEIST ETC. BILIM ADAMLARI BIR ARADA CALISARAK ICINDE YASADIGIMIZ MEDENIYETE KATKI VERMEYE CALISIYORLAR.
      YANI BILIMIN DINI, MILLIYETI, IRKI OLMAZ TUM INSANLIK ICIN YAPILIR, BUDA YAPILIRKEN FARKINDA OLMADAN INOVASYONLARIN DAHA COK YAPILDIGI, DAHA COK KAFA PATLATILAN YERLER ILERI DOGRU GIDERLER.
      DINI DOGRU UYGULAMANIN OLCUTU HER TOPLUMDA DEGISIKLIKLER GOSTERIR, ARASTIRMA, INOVASYON, BILIM YAPMANIN OLCULERI ISE UNIVERSALDIR, BUNU GÖREN YAKALAYAN HER INSAN TOPLULUGU IMRENILEN GELISMIS ULKE NOKTASINA ULASMAYA NAMZETTIR.
      BURADAKI EN ONEMLI OLCUT ACIK TOPLUM OLMAK, DUNYA NIN HERHANGI BIR NOKTASINDA YAPILMIS DOGRU BILIMSEL CALISMALARI, UST SANAT FALIYETLERINI SIRF DINSEL, IRKSAL, ETC. NEDENLERLE RED ETMEMEK BUNLARI KULLANARAK UZERINE YENILIKLER KATARAK DAHA USTUNUNE ULASMAYA CALISMAK GEREKIR.
      COK UZATTIM GALIBA... IYI HAFTA SONLARI...

      Sil
    7. Ve onların sahip oldukları finansal kaynaklara yamanmak isteyen ama resmi ama gayriresmi dini organizasyonlar

      Sil
    8. Hocamın da söylediği gibi IQ nun dinle falan alakası yok. Her gün yeni yeni problemler çözer kendinizi bu yönde geliştirirseniz IQ gelişir. O da bir yere kadar. Ama her gün bir önceki günün tekrarı ise daha fazlasına ihtiyacınız olmaz doğal olarak.

      Sil
    9. Sayın C, Kur'an'daki miras bölüşümünde ufak bir matematiksel hata yapılmıştır. Google'da "Allah'ın matematik hatası" diye ararsanız detayları ile bulabilirsiniz. Halen duruyorsa tabii ki.

      Sayın Adsız 14:31, Yorumunuzdan anladığım kadarı ile göçmen kuşlar dondurma sevmiyorlarmış ama bunun benim sorumla ne ilgisi olduğunu anlayamadım.

      Sayın Adsız 14:32, O kadar adaletle hükmetmişler ki hâlâ Osmanlı denince herkes nereye kaçacağını şaşırıyor. Örneğin Karadağ'da Türklerden neredeyse restoranlarda yemek servisi bile yapmayacak kadar nefret ediyorlar. Aynı nefret hemen hemen tüm Balkan ülkelerinde geçerli. Ortadoğu'nun hali ise ortada, son yıllardaki neo-osmanlıcılık hayalleri ile herkes dalga geçiyor.

      Sayın Musab Kaya, zaten esas sorun bu galiba. İslâmın ne olmadığını herkes detayları ile anlatıyor da gerçek islâm nedir dediğimizde 1,5 milyar müslümandan hiçbiri bilmiyor.

      Sil
    10. Sayın adsız 20:20
      https://sorularlaislamiyet.com/miras-paylasiminda-eksik-veya-fazla-cikmasi-avl-avliye-ve-reddiyye-konularini-izah-eder-misiniz

      Evvela yukarıdan bakarak kuranda bir hesap hatası olmadığını görebilirsiniz yada sizin dediğiniz gibi google yazarak da bulabilirsiniz.bu arada google da sadece hesap hatasına dair yerler yok hesap hatası olmadığına dair yerler de var siz bu tek taraflı bakışla geniş gözlem yeteneğinizi kaybedersiniz

      Saniyen yukarida islamiyet in ne olmadigini değil ne olduğunu yazmışım yanlarinada su andaki yanlışlıkları sentezlemisim dönüp kendi fikir yapımı ve mensubu bulunduğum dinin ferdlerini ne olması gerektigi konusunda uyarmisim.Bu erdemli hareketi Allah sizede nasip etsin yoksa insan akılcılık ve mantıksal perspektif den uzaklaşlasip tek taraflı tassubkar yada kindar -özellikle dine- bir bakış açısıyla meseleleri ele alsa çok büyük hatalara sebep olur
      Netice islamiyet aklın ve kalbin ittifakı ile muasır medeniyetin fevkinde bir medeniyete mündemiçtir en kisa zamanda bu kabiliyeti inkisaf edecek.....

      Sil
    11. Sayın rossabarba

      O yüzden Müslümanlar ne zaman dinine sarildiysa yükselmiştir açıp biraz tarih okumaları yapma vakti gelmiş ancak doğru kaynaklardan...


      Saniyen İslâmiyet'i Hristiyan dinine kıyas etmek, kıyas-ı maalfârıktır, o kıyas yanlıştır. Çünki Avrupa dinine mutaassıb olduğu zaman medenî değildi; taassubu terketti, medenîleşti. Hem din, onların içinde üçyüz sene muharebe-i dâhiliyeyi intac etmiş. Müstebid zalimlerin elinde avamı, fukarayı ve ehl-i fikri ezmeye vasıta olduğundan; onların umumunda muvakkaten dine karşı bir küsmek hasıl olmuştu. İslâmiyette ise, tarihler şahiddir ki, bir defadan başka dâhilî muharebeye sebebiyet vermemiş. Hem ne vakit ehl-i İslâm, dine ciddî sahib olmuşlarsa, o zamana nisbeten yüksek terakki etmişler. Buna şahid, Avrupa'nın en büyük üstadı, Endülüs Devlet-i İslâmiyesidir.
      Hem ne vakit, cemaat-i İslâmiye dine karşı lâkayd vaziyeti almışlar, perişan vaziyete düşerek tedenni etmişler.

      Sil
    12. Adsız 20:20, eğer Adsız 14:31'in yorumunu idrak etmekte zorluk çektiyseniz ve sorunuzla bağ kuramadıysanız size tavsiyem Aristo okuyunuz. Hiç değilse dedüksiyon, endüksiyon, analoji kavramlarını tanıyınız. Sonra da Popper'in "Diyalektik nedir?" makalesini okuyunuz, mantığın sınırlarını bilip daha sağlıklı düşünebilesiniz. Özellikle analojiyi iyi kavrayınız ki verilen örneği mevcut soruna indirgeyebilesiniz. Zira o beğenmediğiniz İslam’ın filozofları Aristo’yu yalayıp yutmuştu. Diyorsunuz ki, 1,5 milyar nüfus ve koca coğrafya ve ortak noktaları sadece İslam ve geri kalmışlık ve tarih ilmini, sosyoloji ilmini bir hiç sayarak şu dahice tespiti yapıyorsunuz: O zaman biri diğerinin nedeni olmalı. Soruyorum size: o coğrafya İslam’dan önce ne zaman rahat edebilmiş ki? Balkanlar, Osmanlı’dan(İslam’dan) önce bir çöp yığını. İnsanlar yamyam, birbirlerini yiyor. Sonra Bizans coğrafyası… Sanıyor musunuz ki Doğu Roma, Batıdan koptuktan sonra harika işler çıktı ortaya? Tabi ki hayır: Bizans da tıpkı Osmanlı gibi eskinin(Osmanlı, İslam’ın, Bizans için Roma’nın) mirasını yedi. Sonra Arap Yarımadası var. Araplar, İslam’dan önce hikmet mi tartışıyorlardı yoksa Aristo, Platon mu? Araplar, bu filozoflarla İslam sayesinde tanıştı. Ya da Hindistan’a bakalım. Bu adamların İslamiyet’ten önceki inançları ne? Belli değil, her türlü saçmalığa iman etmişler. Kimi reenkarnasyona inanır kimisi ineğin sidiğinde yıkanır(Evet deve sidiği de İslam’da makbul). Bu insanlar İslamiyet’ten önce çok uygardı iddiasında bulunabilir misin? Ben Adsız 14:31’e katılıyorum fakat kısmen. Havaların sıcak olması terlememize sebep olur. Terleyince de serinlemek için dondurma yemek isteriz. Ama dondurma yemek için illa da terlememiz gerekmez. Yani evet bu kadar laf ettikten sonra diyebilirim ki haklılık payın var. Bu insanların bu kültür ve yaşam görüşünde olmalarının sebebi(Dondurma yemeleri) İslam (Terlemek) . Ama zaten sıcak havada herkes dondurma yemek ister. Yani demem şu: Coğrafya, kaderdir. Belli ki Müslüman değilsiniz. O zaman buna katılmanız tutarlılığınız için kaçınılmaz. Mevcut coğrafya için İslamiyet kaçınılmazdı ve ortam müsaitti kabullenmeye ki doğdu, yayıldı. Yani herhangi bir dış müdahale (İlahi) olmadan… O zaman nasıl hala İslamiyet’i suçlayabiliyorsunuz?

      İslam’ın kattıklarını görmemek için de kör olmak lazım. O karanlık ve kirli dünyaya nasıl bir güneş gibi indiğini görmeniz için İbni Faldan Seyahatnamesi’ni okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. İbni Fadlan’ın yer yer İslam’a yeni geçen barbar kavimlerin (ki bunların ekseriyeti biz Türkler) yaşantısıyla Arap İmparatorluğu’ndaki medeni yaşantıyı kıyasını ve yorumlarını görmenizi isterim. Fakat artık şu da bir gerçek ki günümüzde İslam maalesef pabend-i terakkidir. Evet, o meşhur gerçek İslam’dan bahsediyorum… Çünkü modern dünya o çıtayı aşalı çok oldu. İslam’ın dayattığı hukukla yönetilen devlet müstebit olmaya mahkumdur. Duverger, faşizmin(İstibdat da diyebiliriz.) devletlerin gelişimi için yararlı olduğu görüşündeydi. İtalya’yı yaratan faşizmdi. Fakat gelişmemiş devletler faşizmle yönetilmemeliydi çünkü onların gelişmeye ihtiyacı vardı. Arapları da yaratan İslamiyet oldu. Ki o dönemin şartlarında İslamiyet gayet de reformcu ve gelişmeci niteliklere sahipti. Fakat 15 asır öncenin anlayışı günümüze uygulanmaya kalkılırsa elbette bu, gelişmenin önündeki engel olur ve sizin de herkesin de bu durumdan müzdarip olacağı sonuçlar doğurur.

      Kuran’daki matematiksel hata konusuna gelince… Ben de Kehf-86’yı veriyor ve arttırıyorum, “Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar buldu. Orada bir kavim gördü. “Ey Zülkarneyn! Ya cezalandırırsın ya da haklarında iyilik yolunu tutarsın” dedik.”. Yarım asırdan fazladır uzaya insan yolluyor, asırlardır da göğü ve gök cisimlerini inceliyoruz. Bugüne kadar Güneş’in bir yere battığı çıktığı görülmüş şey mi? Kimse tevil falan demesin lütfen. Tevil alimlerin uydurduğu kılıflardır. (Ki tevile karşı olan alimler de var. Yani açık açık bilime gerçeğe kafa tutuyorlar, gözlerini yumuyorlar.) Yani demem şu: Devenin neresi doğru ki?

      Sil

    13. Musab Kaya bir şeyi sahiden merak ediyorum, gerçek İslam'ı yaşarken güçlüydük yaşamayınca zayıfladık, diyorsunuz ya ondan dolayı kafam karıştı. Gerçek İslamiyet'in yaşandığı dönem yada dönemler hangi zaman dilimlerini kapsıyor? Güçlü ve zengin olduğumuz dönemleri mi? Yoksa Sünni-Şii vs. ayrımlarının olmadığı dönem mi? Güçlü ve zengin olduğumuz dönemleri kastediyorsanız bir sorun var ki, İslamiyet'i böylesine yayan ve imparatorluğa kapı aralayan kişi Ehlibeyt'e zulmeden Muaviye'dir. Bunu da en büyük Orta Doğu tarihçilerinden Bernard Lewis belirtir. Sonrasında da zaten Muaviye’nin soyu sürdürür İslam hükümranlığını. Bütün Akdeniz’e hükmeden İslam İmparatorluğu da o zalim soyunun hakimiyetinde yükselmiştir. Osmanlı dönemi gerçek İslam olarak görüyorduysanız da Kanuni dönemindeki faiz uygulamalarını inceleyebilir, Ebusuud Efendi’nin bu konudaki fetvalarına göz atabilirsiniz. Eğer Hülefa’i Raşidin’in gerçek İslam’ı yaşadığını düşünüyorsanız da dört halifenin üçünün eceliyle ölmediğini binaenaleyh pek de ittihadın bulunmadığını görebilirsiniz. Yok, gerçek İslamiyet Asr-ı Saadet'tir, diyorsanız da o dönemin siyasi ve ekonomik açıdan (günümüzde bütün Dünyaya yayılmış İslam'ın ilk adımları olması dışında) pek bir kıymeti yoktur açıkçası. Yani ben hiçbir iktisatçının “Hz. Muhammet hükümdarlığındaki dönemin iktisadi muhteşemliği ve günümüz müreffeh devletlerine yaptığı katkı” veya benzeri konulu bir akademik makale yazdığına şahit olmadım. Zaten Peygamber vefat eder etmez de hilafet kavgası çıktı, bu Sakife Olayı olarak geçer. Aşiretler de boş durmamıştı tabi, topluca dinden çıkmaya başlamışlardı. Devamında da Ridde Savaşları'nı biliyorsunuz. Yani herhangi bir sistemleşme ve muhteşem bir siyasi, iktisadi düzen ne kadar tatbik edilmiş bilemedim

      Sil
    14. Adsız 20:20 mealini anlamak icin de cok kafa yormak lazim. Ben daha baska bir konuyu da merak ediyorum. Matematigin tarihcesini anlatan kapsamli kaynak var mi? Kim neyi arastirarak neyi bulmus seklinde. bilen varsa cevap bekliyorum.

      Sil
    15. Adsız 05:07

      İslâm'da Sünni-Şii ayrımı islamiyetle başlamadı. Kökeni, ümeyyeoğulları ile Haşimioğullarının kabile savaşıdır. Muaviye ise gökten zembille inmemiştir. Kendisi hem vahiy kâtibidir hem de peygamberin kayınbiraderidir. Peygamber, Muaviye'nin ablasını Mekke'nin fethinden 1 yıl önce sırf Ümeyyeoğulları ile akrabalık tesis edebilmek için vekâletle nikâhlamıştır. Muaviye'nin kurduğu imparatorluğun temelleri meşhur 4 halife döneminde atılmıştır. Kendisini Halep'e vali tayin eden 2.halife Ömerdir. İlk islâm donanmasını kurma iznini ve büyümesi için her türlü maddi desteği veren 3.halife Osmandır. Zaten Osman'ın öldürülme sebebi de kendi akrabaları olan Ümeyyeoğullarına verdiği kayıtsız şartsız destektir.

      İslâm, islâm'dan uzaklaştığı zaman başarılı olmuştur. Örnek, Mutezile dönemi. Peki sonra ne olmuştur, Mutezile islâm dışı ilan edilmiştir zira gerçekten de aklı ön plâna çıkararak islâmdan uzaklaşmıştır. Bugün müslümanların "batı her şeyi bizden öğrendi" dediği ne kadar buluş varsa hepsi Mutezile döneminde yapılmıştır ama artık nasıl bir çelişki ya da çarpıtmaysa bilemiyorum, Mutezile islâm dışı kabul edilir.

      İslâm islâm'a yaklaştıkça başarısız olmuştur. Örnek, Gazali dönemi ve ardından günümüze kadar gelen islâm dünyası. Bence müslümanların artık karar vermesi gereken, gerçek islâm dedikleri dönemin -sizin de çok haklı bir şekilde belirttiğiniz gibi- hangi dönem olduğudur. 7.YY'dan başlayarak günümüze kadar olumlu gibi görünen her şeyi cımbızla çekip "gerçek islâm budur" diye sahiplenerek, olumsuz gördüklerini ise dışlayarak bir yere varılamıyor.

      Sil
    16. Kur'an'a hakim olduktan sonra Tevrat ve İncil'de okunmalı. Onlar da Allah tarafından indirilmiştir. Kur'an ile örtüşen ve örtüşmeyen yanları, örtüşmeyen yanları neyse niye örtüşmediği(nerelerde değişiklik yapıldığı) bilinmelidir. Yahudilik ve Hristiyanlık kelimeleri sonradan ortaya çıkmış kelimelerdir. Hak kitap olarak indirildiklerinde onlar da İslâmı tebliğ ediyordu. Sonra yahudilik dünyayı(tahrif), hristiyanlık tamamen dünya sonrasını(tahrif: teslis inancı )anlatan kelimeler olarak ortaya çıkmıştır. Kur'an-ı Kerim dengeyi tebliğ eden kitap olmuştur.

      Sil
    17. Bu tarz konular açıldığında islamcı arkadaşlar aşırı bir alınganlık gösteriyor. Eski Türkçeyi kullanarak alim olunmadığının farkında değiller sanırım. Yazıda özellikle olgunun dinden bağımsız olduğu vurgusu yapılmış ama bu arkadaşların aşağılık kompleksi bitmek bilmiyor. 1.5 milyarlık müslüman nüfusun sürekli nal toplamasına aşırı içerlemeleri doğal. Ama ne yapsanız durum değişmez kardeşim. Sizler şanslısınız karnınız tok sırtınız pek. Gelecek nesilleri çok daha berbat koşullar bekliyor. Neden bu tip yazılar okuyup keyfinizi kaçırdığınızı çözebilmiş değilim. Rahatınıza bakın.

      Sil
    18. http://kurandaceliskiolmaz.com/kuranda-miras-paylasiminda-matematiksel-bir-hata-var-midir/

      Farklı kombinasyonlarla açıklama.

      Sil
    19. https://www.youtube.com/watch?v=7YcXUAxTvAg

      İnsan cahildir!

      Sil
    20. Adsız 04:10

      Bir paragraf boyunca benim cehaletimi kanıtladıktan sonra kısmen de olsa beni haklı bulmanızdan dolayı çok mutlu oldum, teşekkürler.

      İslâmiyet'in bu coğrafyadaki insanlar tarafından nasıl hiç zorlama olmaksızın, adeta gönüllü olarak ve hevesle kabul edildiği ile ilgili bilgiler için Erdoğan Aydın'ın "Nasıl Müslüman Olduk" kitabına başvurabilirsiniz. Orada belgeleri ile güzel güzel anlatmış. Bana okumamı tavsiye ettiğiniz İbn Fadlan'ın seyahatnamesinde ise o bahsettiğiniz barbar Türklerle ilgili şöyle bir bölüm geçer: İbn Fadlan bir barbar Türk kabilesinin çadırına davet edilir. Otururken bakar ki karşısındaki kadın iç giysi giymemiş, son derece "edepsiz ve barbar" şekilde bacaklarını açmış oturuyor. Tabii, her medeni Arap gibi Fadlan da gözlerini belli bir bölgeye dikip bakınca kadın "bakarsın ama dokunamazsın" demiş. Neyse ki İslâmiyet gelmiş de bu barbar kadınları 5 kat örtü altında eve kapatıp medenileştirmişler. Aynen "cahiliye" dedikleri, kadının son derece ileri haklarının bulunduğu (ör:İslâm peygamberinin ilk eşi) anaerkil dönemi kapatıp islâm medeniyeti ile şereflendirerek ataerkil döneme geçirdikleri Arabistan'da yaptıkları gibi.

      Kur'an'da benim en sevdiğim ayet Ali İmran suresi 7. ayettir, zira aslında islâmın özü bu ayettir. Hz. Muhammed Necranlı Hristiyanlarla din konusunda tartışırken gelen bu ayet bilindiği gibi Muhkem-Müteşabih ayetlerle ilgilidir ve açıkça bizim hangi ayetin muhkem, hangisinin müteşabih olduğunu bilemiyeceğimizi, bunu ancak Allah'ın bilebileceğini, bize düşenin ise hepsi Allahtandır diyerek inanmak olduğunu söyler. İşte islâmın özü budur. Bilmeye gerek yok, hepsi Allahtandır de ve inan.

      Sil
    21. Sürekli olarak gizemli yanıtlar aradığınız kuran-ı kerim i (Türkçe olarak) okuyanınız var mı acaba. Kitabın Peygamberin ölümünden çok sonra yazıldığından haberiniz var mı ? Hiç arada düşündüğünüz oluyor mu? Güzel kafanızı yormayın böyle şeylerle.

      Sil
    22. Adsiz 13:31, sizden onceki nesiller cok mu kotu durumdaydi? Simdi 'aksanli konusmak' icin yirtindiginiz dilleri ogrenmeye tenezzul bile etmiyorlardi. Simdiki ezik konumunuzu bence gecmisle hic karsilastirmayin. Gecmistekiler belki zengin degillermis ama gururlularmis, simdi ne para kaldi, ne gurur. Ezigin cocugu da ancak o ezikligi attiktan sonra bir sey olabilir.

      Sil
    23. 14.42 adsizi tekasur suresini de okuyun. Bir ayete indirgemissiniz lakin o oyle degil. Biliyormus gibi yapmanin cok fazla anlami var dinde.

      Sil
    24. https://www.youtube.com/watch?v=mBJidDWie-Q

      Sil
  6. Bu yazıdan sonra yaptırdım bu internetten bir siteye girip :) 138 çok yüksek zeka diyor :) Ne kadar dikkate değer bilmiyorum :)) Hong Kong ta yaşadığımdan mı olsa gerek ne :D

    Gerçekten ülke olarak kendimizi geliştirme gibi bir derdimiz yok. Çünkü rekabet yok. Sistem bu yönde değil. Hong Kong'ta öyle bir sistem varki insanı geliştirmeye itiyor. tabiki iş piyasası olarak konuşuyorum. Okul işi çok stresli diyorlar.

    Benim mühendis arkadaşlarım var. Diyorlarki devlete kapağa atsam yeter gerisi gelir. Bütün çalışmalarda bu yönde.

    Bir diğer ilginç tarafı ise bu kpss de neden işletmeye alan soruları sorulurken mühendislere sorulmaz. Genel kültür ve matematik tek başına bir mühendisin kalitesini belirlemede yeterli mi? Verimlilik ve kalite hiç mi önemli değil. Biraz ayırt edici olsak ne olurdu yani. Böyle kurumları çöplüğe çevirmez miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye de is deyince devlete kapilan kimse seni isten ciksramasin isletme zarar etsin fakat senin maaşını versin telekomda 65000 kişi calisiyordu ozelletirildi ozelletirilme olmasin diye mumtaz soysal denen zat yapmadigi ayakboyunu birakmadi 30milyar degeri varken bunun beste birine zor satildi. Bizim zihniyetimiz bu üniversite okuyana devlet is verecekmis dunyanin en kominist zihniyeti bizde bunlarin coguda solcudur 2001 kriz olduda ulke biraz duzene girdi kemal Derviş geldi reformlari yapti

      Sil
    2. Devlette kadrolar artmalidur. Mühendislik mezunları memur olmasında sakınca yok. Devlete bol mühendis alınabilir. Üniversite mezunları sokakta olacağına devlet kadrolarına alınmalı. Bence

      Sil
    3. Bencede alınabilirler bunda bir sıkıntı yok. Fakat benim merak ettiğim bir İİBF mezunu kpss sınavında üniversitede gördüğü derslerden sorumlu iken, bir mühendis kpss sınavında üniversitede gördüğü derslerden sorumlu değil. Genel kültür, matematik, tarih mi bir mühendisin ne kadar iyi olup olmadığı konusunda ayırt edici bir rol oynuyor. İyi mühendis ayrımını nasıl yapıyorlar acaba?

      Sil
    4. Mühendislik ayrıcalıklı bir meslek dolayısıyla devlette yeri oldukça ayrı. Bu ayrıcalıklı meslek erbabına sınav yapılması bile büyük saygısızlık. Mamafih 1971de İTÜ mühendisliği bitirdiğimde bana bu sınavları durmadılar baş vurdum gel ertesi gün başla dediler. Yıllarca çalıştım. İyi de kazandım. Şimdi mühendislik mektebini bitiren çocuklar kahvelerde geleceğine devletin kadrolarında ülkenin milleti. Bayındırlık işleriyle ilgilense fena mı olur yani. Rahmetli babam da mühendisi ona da bu sınavları sormadilar bana gire her üniv mezunu devlette kadro bulmalıdır. Devlet fabrikalar açıp millete iş vermelidir. Bu ülke bu milleti için 40 50 fabrika açsa fena mı olur de letcilik ilkesi yeniden ruha gelmelidir.devlet ekonomide tek güç ve belirleyici olabilir. Devletin kudreti ekonomiyi güçlendirir refahı bu millete sunar.

      Sil
    5. Aman kardeşim (Taha Aydın(安泰和)20 Ağustos 2017 13:17) İİBF mezunlarına sordukları sosyal bilimler sorularında bile patlayan bir kurumun sayısal bilimlerde hazırlamaya çalışacağı sorularda ne hale gelir.... Her sene sorduğu sorularda şaibeler olan, puan hesaplarını hesap edip tebliğ etmeyi dahi yüzüne gözüne bulaştıran bir kurumun mühendislik sorusu hazırlayabileceği düşüncesi bile beni korkutuyor.

      Sil
  7. Piri Reis in Dünya haritasında Amerika kıtası da vardi. Üstelik henuz Amerika kesfedilmemesine ragmen ve Piri Reis de fiziki olarak Amerika kitasini görmemesine rağmen o zamanın teknoloji koşullarına göre imkansız bir benzerlikteünya haritasını çizdi. Yine El Cabir matematiğe Allahın ayette buyurdugu gibi biz her şeyi zittiyla yarattık düşüncesinden yola çıkarak negatif sayıları buldu.Evet bugün temel sorunlardan birtanesi bilimsellikten çok uzak olmamiz.pozitif bilimlerde Batı'nın çok gerisinde olmamız. Ancak daha önemli sorunumuz sevgiden hoşgörüden adaletten barıştan çok uzak olan bir İslam coğrafyasıyiz. Kısacası onların yaşamı bizim dinimiz gibi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Halil Inalcik Kurulus ve İmparatorluk Surecinde Osmanli Devlet, Kanun, Diplomasi.
      Sizin ilginizi cekecek seyler var.

      Sil
    2. Hah, geldi gerçek islam bu değil de.

      Sil
    3. Adsız 13:47...Piri Reis dünya haritasını yaparken Amerika keşfedilmişti. Zaten Piri Reis haritasında Amerika sahillerinin Colomb'un haritasından alındığını yazmıştır. Sadece Colomb o sıralar bunun yeni bir kıta değilde Batı Hindistan olduğunu zannediyordu. Piri reis bununla birlikte haritasını yaparken 20 den fazla Arap, Portekiz ve Ptolemi atlasını kullanmıştır.

      Sil
    4. EL cebir (ibni sina farabi harezmi vs gibi) islamla degil islama ragmen bilim yapmistir. Hepsi orta asyali arap/muslumanlarla alakalari yok. Sonradan baski yememek icin muslumanmis gibi gorunuyorlar. Gazali ye kadar..

      Sil
  8. Uretim faktörleri gerçekten kıt mı? Bu kadar nüfuslu dünya ekonominin temelini iyi kuramamış. Ama gerçekten ihtiyaçlar sonsuz oluyor. Açgözlülüge bir sey dayanmaz. Gelişmiş "ekonomiler" "kıt" kaynakları atıl bıraka bıraka insanların beyinleri de atıl kalmaya başlıyor. Sonra bizim gibi borç batağına saplanmış ulkeler de parası da olmasa gördüğü seyi almak istiyor. Üretmiyor ama tuketiyor. Gereksinmelerini kendileri artırmıyor dışarıdan borcla transfer ediyor. Biz de eksik kalmayalım diye açıklar vere vere büyüme trendimizi ölçüyoruz. O kadar acik veriyoruz ki istatistik kurumumuz bile anlamayalım diye aklımızdan açık verdiriyor. Dünya ürettiği şeyleri dünya refahina hizmet için değil borclandirmak sömürmek icin kullanıyor. Baktılar ses yok yöneticilerimiz de bir güzel açık verdiriyor. Her şey "kit" ama kit olduğumuz şeyi de bilmiyoruz. Refah para mıdır yoksa refah kavramı ütopya mıdır bilmiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. refah kavrami orwelin 1984 utopyasindan daha gercekci olmayan bir utopyadir.

      Sil
    2. Bizim cok borclu oldugumuza katılmıyorum tasarruf fazlasi olan ülkelerin bize borc vermeleri onlarin menfaatine ancak bunu iyi degerlendirirseniz ki turkiye bunu basariyor bunda yanlış olan birsey yok eskiden her 100 tl 85 faize giderken şimdi bu oran yuzde 15 enflasyon yuzde 10 doviz 15 yilda sadece yuzde 100 artmis birde enflayonu dikkate alirsanir cok basarili bir sonuc 10 vadeli ev aliyorsunuz felaket tellaligina gerek yok ulke iyiye gidiyor almanyanin havayolu sirketi batti thy bir yildiz gibi parliyor biraz muspet gelişmeleri takip edin

      Sil
    3. Yorum yapmadan önce biraz araştırsak? Mesela yıldız gibi parlayan THY'nın geçen yıl zararı kaç milyarmış, bu sene kâra geçmiş mi yoksa halen zarar mı ediyor öğrensek de öyle yazsak? Tamam, iktidar sevilebilir amenna da sallamayalım be kardeşim, başımıza ne gelirse bu boş böbürlenmelerden geliyor.

      Sil
    4. Recep Er sizinle kısır döngü tartışmaya girmeden iki kitap önereceğim içinden de bir kısım paylaşacağım. Zeynel Dinler İktisada Giriş ve M. İlker Parasız İktisadın A, B, C'si(yeni basımı yok ama paylaştığım kısımda değişiklik olmuyor.)

      "Üretim faaliyetleriyle şekil, yer, zaman ve mülkiyet faydası yaratılır. Malların kimyasal ve fiziksel yapılarının değiştirilmesiyle şekil faydası, malların daha çok bulunduğu yerden daha az bulunduğu yere taşınmasıyla yer faydası, malların en çok istenildiği an hazır bulundurulmasıyla zaman faydası ve mallara en fazla değer veren kişiye ulaştırılmasıyla mülkiyet faydası yaratılır."

      Mahfi Eğilmez'in kitabından da şunlara göz gezdirin.

      *GSYH= C + I + G + (X-M)


      *Ekonominin Genel Dengesi= İç Denge + Dış Denge = 0

      İç Denge = (S-I) + (T-G)
      Dış Denge(Cari Denge) = (X-M)

      * : (S-I) + (T-G) + (X-M) = 0

      (S-I) + (T-G) = (X-M)

      Şimdi sizin yorumunuza geliyorum. "borclu oldugumuza katılmıyorum tasarruf fazlasi olan ülkelerin bize borc vermeleri onlarin menfaatine ancak bunu iyi degerlendirirseniz ki turkiye bunu basariyor bunda yanlış olan birsey yok" diyorsun krediyle ev almaktan bahsediyorsun. Hangi özel bankadan alıyorsun? THY dışında (yol, köprü, otoban vergilerimizle yapılıyor. Bize anlatmasınlar ÖİV bile hala devam ediyor!) ürettiğimiz ve bu ürettiğimiz şeyle ihracatımız ithalatımızı karşılıyor mu?
      Bu blogu takip ettiğinize göre üretim faktörlerini bilmeniz gerekir onu yazmama gerek yok!

      Asıl siz müspet gelişmeleri takip edin tv izlemekle olmuyor bu işler.

      Sil
    5. Hocam iç denge dış dengede kitapta basım hatası var herhalde yanlış yazdım onu. Ekonomi Politikası 20. basım. Biraz da galeyana geldim sanırım.

      Sil
    6. Bence de borcumuz filan yok. Öyle olsa IMF ye borç verebilir miydik. MB nin açıklaması var kardeşim. Hepi topu 450 milyar dolar gibi bir açık var. Yıllık ihracatımızın net katkısı 45 milyar dolar gibi(İçindeki ithal girdiyi düşersek). Yani 10 yılda sıksak kapatırız bu açığı ( 600 mersedes makam arabalarından filan vazgeçersek ). Bakıyorum şimdiden gülmeye başladı yüzler.

      Sil
    7. Turkiye borc aliyorsa bunu yatirima dönüştürüyor yol yapiyor köprü yapiyor marmaray yapiyor bunlarin hepsinde maliyetleri dusuren verimliligi artiran yatirimlar 3. Köprü hizmete acilmadan agir tasitlara belli saatler disinda istanbul trafigine giriş izni verilmiyordu bunun lojistikte ne kadar kaynak israfi yaptigini dusunebiliyormusunuz trafikteki rahatlamanin insanlarin yasam kalitesine yaptigi katki disinda ne kadar yakit tasarrufu yaptiginiz ve bunun icin cari acigi düşürdüğünüzu dusunmek gerekmiyormu ? Ayrica kimse geri donecegini dusunmedigi parayi borc vermez . Kredibiliteniz varsa borc alirsiniz .ulke yonetimi cok basarili neye gore ve hangi döneme gore derseniz 1990 ..2001 donemine gore siz yuzde 50 ile kredi alip yuzde 450 ile hemde bir devlet bankasi emlak banktan odedinizmi 1994 3 ayligina yuzde 50 faizle devletin borclandigindan haberiniz varmi dolar 8 den 38cikti buna ne dersiniz .kemal Derviş bu ulkede neden ekonomi bakani oldu. 15 gunde 15 kanun nerede cikarildi .gsmh gore borc orani yuzde kacti simdi kac ? Siz 20 yildir calistirdiginiz iscilerinizle vedalatinizmi? 6 bin tl aldiniz makinalari bin tl satmak zorunda kaldinizmi fabrikanizi 5 bir fiyatina sattinizmi? Siz mal beyaninda bulunmadiniz diye ulucanlarda katillerle hirsizlarla hapis yattinizmi..? Ekonomi kitaplardan ogrenilmez yasanilir

      Sil
    8. Recep bey sikintilarinizi anlayabiliyorum. Benim de yasadigim seyler var buraya yazmaya gerek yok ama daha iyi anlamak icin okumamiz gerekir. Ben bir kardesiniz olarak bunu soyluyorum.

      Sil
    9. Recep Er, kardesim bosuna ugrasiyorsun, bunlara gercekleri anlatamazsin.

      Sil
    10. recep er ve avukatı adsız 15:41!. borçlar yatırıma dönüştürülüyormuş. bak sen!. yahu yatırımın kalitesi önemlidir niceliği değil. öncelikle bunu öğrenin sonra böyle bir ekonomi bloğunda düşüncelerinizi paylaşın!. yol,köprü ve Marmaray yatırımmış. bunlar ekonomimizin dışa bağımlılığını patlatan dışarıya sürekli tasarruflarımı bağlayan katalizörlerden başka bir şey değildir. önemli olan yolu yapmak değil yaptığın yollarda gidecek araçları senin üretebilmendir. benzin ve türevlerini senin üretebilmendir. yapabiliyor muyuz?. hayır!. köprü biz yapmadık yabancı teknolojileriyle yabancılar yaptı biz sadece hafriyatçılığını yaptık. sonuç hazine garantileriyle yabancılara ve yandaş hafriyatçılara kamyon dolusu dolarla ülkemizin değerli tasarruflarını peşkeş çekiyorlar. 15 yılda cari açık sürekli rekor tazeleye tazeleye 550 milyar doları bile altı. üstelik yaklaşık 300 milyar dolara denk gelen kamu varlıklarının tamamını bu hükümet 60 milyar dolara yani 1/5 fiyatına peşkeş çekti , babalar gibi sattılar ama yerine yenilerini babalar gibi dikemediler, sadece babalar gibi betonlar diktiler 1 milyonun üzerinde ağacımızı keserek doğamızı katlederek. utanmadan 2001 den 1994 den dem vurmuşsunuz!. 2001 de her 100 kişiden sadece 4 ü borçluydu bugün ise 64 ü borçlu yani hane halklarının borç stoku tam 16 kat büyümüş. eskiden sadece kamu ekonomisi borçluydu şimdi ülkenin uçan kuşa borcu var. 128 milyar dolar 79 yıllık cumhuriyet tarihinin toplam borcuydu 15 yıl içinde kümülatif borç stoku 612 milyar dolara çıkarıldı tüm varlıklarımız satılmasına rağmen. sizin sürekli dem vurduğunuz 2001 krizinde dahi işsizlik hiç %13 lere dayanmamıştı. 94 de dahil. 2001 de de brileri toprak satsaydı tüm stratejik kurumları özel'' leş ''tirme adı altında uluslar arası sermayeye peşkeş çekseydi Kıbrıs'tan vazgeçseydi bugünkü gibi ege adalarının 18 ine yunan bayraklarının dikilmesine izin verseydi, bop eş başkanlığına evet deseydi 2001 krizi yaşanmazdı inanınız. sıcak para oluk oluk akıtılır faizler hızla iner bugünkü gibi geleceği daha rahat tüketirdiniz. ssadece anlık hep anlık bakıyorsunuz ekonomiye ve siyasete!. evet %100 faizlerde verdik ama hiçbir zaman bu derece borçlu olmamıştık hiçbir zaman son 15 yılda verilen tavizleri vermemiştik hiçbir zaman teröristlerin ayağına hakim-savcı göndermemiştik. tarım ve hayvancılık ölmemişti ve sanayi bu derece gerilememişti.2001 de GSYH içinde sanayi hacmi %25 lerde şimdiyse %16 da gezinmektedir. 94-2001 de kapanan az sayıdaki işletmeden dem vuruyorsunuz hala yahu son 3 yılda onbinlerce kobi kapandı ve çoğu da yüz milyarlarca dolar açık pozisyonda ve büyük kur riski taşıyorlar daha bundan haberiniz yok. kardeşim yurtdışına köprü-yol marmarayı mı taşıyıp da döviz getireceksiniz bu ekonomiye! yollar yabancı ithal mallarına ve onların avm lerine gidiyor sadece!. yapılan yola değil yolun nereye gittiklerine bir bakınız önce!.

      Sil
    11. Adsız 20:49, kardeşim boşuna uğraşıyorsun, bunlara gerçekleri anlatamazsın (hep onlar birbirlerine pas verecek değiller ya). Şaka bir yana, söylediklerinize noktasına, virgülüne, ünlemine kadar katılıyorum ve bu gerçekleri nasıl görmüyorlar, şaşıp şaşıp kalıyorum.

      Sil
    12. Iq onemlidir mahfi hocanin bunu tartismaya acmasida onemli sormak isterim 1991..2001 arasinda bu ulkeyi yonetenlerin IQ ne durumdaymis 2001 ile 1991 arasi gsmh ne oldu. Faiz ve enflasyon ortalamasi neydi. Kac kriz oldu. Turkiyenin borcu gsmh gore kactan kaça geldi muspet ilimleri savunan laikligi daima one cikaran demirel inonu baykal yilmaz ciller ecevit dunyayada konjonktür musaitken bu fakir ulkeye kac takla attirdilar o donemin analizini sayin egilmez neden yapmaktan ictinap eder.son dört yildir ekonomide durgunluk vardir buyume düşüktür borclarda bir kisim yukselmede olmustur ancak 2008 global krizinde kac ulke batmistir bunun bize yansimasi mukadderdir ancak yunanistani saymiyorum portekiz ispanya italya fransanin borclari nereye çıkmıştır abd de kac banka batmistir fed bilancosu kac kat artmıştır

      Sil
    13. Adsiz 20:49, yol, kopru diye gecmeyin. Dunya da gelismis bir tane ulke gosterin ki alt yapi yatirimlarini tamamlamadan sanayilesmis olsun. Yani elestiri istegini anliyorum, pek tabi olmazsa olmaz ve ilerleme icin gereklidir bu istek. Ancak siz hukumeti 'ne diye alt yapi yatirimi yaptiniz' diye elestiriyorsaniz neyi elestirdigini bilmediginizi gosteriyorsunuz. Yok eger neyi elestirdiginizi cok iyi bildiginizi dusunuyorsaniz da o vakit yogun bir propagandaya maruz kaliyorsunuz demektir, bilgi kaynaklarinizi degistirin bence yoksa fikri olarak ilerleyemezsiniz, 100 sene oncesine takilip kalirsiniz.

      Siz Turkiye'de yol, kopru yapildigini mi saniyorsunuz? Bir arastirin bakalim ABD'deki, Almanya'daki, Ingiltere, Fransa, Kanada vs. otoyollari, kopruleri. Turkiye'de daha ne var ki? Siz gecmiste yapilmayanlar son 10-15 yilda yapildigi icin gerektiginden fazla yapildigini dusunuyorsunuz. Yolu olmayan bir ulkede de araba uretmek abesle istigal olur.

      Geri kalan rakamlara, ucmus besmis cok dikkat etmedim. Ama yol kopru meselesi, "para insaata gomuldu" safsatasi bos laftir. Insaata gomdugunuz para size deger kazandirir. Turkiye'de ne insaat sektoru, ne alt yapi yatirimlari henuz o muassir medeniyte dediklerinizin yakinina bile yanasmamistir. Bir parmak siklatarak yol, kopru, bina yaptirabilecek "bulus" bekleyenler de daha cok beklerler.

      Sil
    14. Partisiz sistem olsa laiklik problemi de kalmaz. Siz inancliysaniz bu cuma da su caminin onunde obur cuma da diger caminin onunde poz vererek sekil yapip din uzerinden bir seyleri cirpmazsiniz. Milyarder yonetici daha ne diyeyim.
      Ben siyasette dinim gizliligini ve onemini bilirim. Siz de sahiplik acisindan bakiyorsunuz. Altinizda araba var mi var. Bu sizin mulkiyetinizde ama dogmamis tuyu bitmemis yavrularin borcuyla aldiniz onu. Hadi yarin gittiginizde niye akletmediniz de borcun icine dogurdunuz diye sual olabilir. Benim yasim kucuk ama 40 sene 50 sene hatta 80 sene de olsa hicbir partiye oy vermezdim. Partilere uzatilan ipler ayni kola uzaniyor daha ne yazilsin.

      Sil
    15. italyanın ispanyanın fransanın yunanistanın borç stokunun büyük kısmı kamu borcudur. araştırırsan bu ekonomilerde kamunun belirli ağırlığı vardır ve sosyal devlet ilkeleri güçlüdür. oysa senin o çok övdüğün 15 yıllık dönemde kamu ekonomisi neredyse kalmadı ama ne hikmetse hala bütçe açığımız var ve kamu borç stokumuz azalsa da devam ediyor. tüm iktisadi aktivasyonları özel sektörün üzerine yığmışsınız ama hala kamu borçlu ve üstelik de eskiden hiç yapılmayan uygulamalar yapılıyor. g.s.s adı altında resmen işsizlik vergisi alınıyor hem de her ay yetmiyor sürekli yok ilaç farkları yok muayene kesintileri yok reçete kesintileri yoluyla vatandaşın cebine sürekli el atılıyor. şimdi de sözde şehir hastaneleri adı altında sağlık tamamen sermayedarlara açılıp sağlık gibi çok önemli ve insani olması gereken bir sektör pazarlaştırılıp vatandaş hasta olmaktan çıkarılıp müşteri haline getiriliyor. eh hasta garantileri verilecek ve böylece hazineye yani dolaylı olarak da bizlere yeni yükümlülükler getirilmiş olacak. hazinenin borçlanma gereksinim oranı giderek artacak ve kamu borç stoku da giderek şişecek ve bütçe de açılacaktır. senin şu kadar borçları var dediğin ülkelerde emekli maaşları ne kadar bizde ne kadar bir bak!. iflas etti dediğin yunanistanda bile işsizlik maaşları buranın nereeyse iki katı. oranın sağlık sistemini bir araştır bakalım bizdeki gibi bir sürü kesinti bulabilecek misin?. asla bulamazsın işte bu yüzden o ekonomilerde kamu bu derece borçlu. ama akp sayesinde şimdi ülkemizde herkes çok borçlu. GSMH/borç rasyosundan demm vurmuşsun. senin akepen sürekli GSMH hesaplamalarında değişimler yaparak şişirdikçe şişiriyor. gerçekte 740 milyar dolar GSMH miz var kümülatif bor stokumuz ise 612 milyar dolardır. yani GSMH mizin %80 inden fazlasını borçluyuz. ben 42 yaşındayım. evet rahmetli Ecevit,erbakan,özal demirel ve çiller m.yılmaz hataları elbette ki oldu. ama hiçbirisinde eğitimden tarıma hukuktan sağlığa ekonomiden bürokrasiye dış politikaya hiçbiri döneminde ülkemiz bu derece kötü yönetilmedi yozlaşması. pkk altın çağını akp ile yaşadı yetmedi ışid desteklendi bize musallat olması sağlandı yetmedi fetö 12 yıl beslendi büyütüldü sonra da bunlardan utanılmadan mağduriyet çıkartıldı. 2008 krizi sonrasında eğer kriz deflasyonist değil de enflasyonist karakterde olsaydı o zaman görürdün anyayı konyayı..... akp devasa borçlanmalara karşın hem tüm değerli-stratejik kurunları peşkeş çekti hem de oluk oluk sıcak para yıllarca akmasına rağmen döviz yaratıcı hiçbir yatırım yapmadığı gibi bilakis sürekli döviz ihtiyacı yaratan sözde yatırımlar yaptı. salt yandaş sermayedarlar gurubu oluşturup havuz kurmak için. beton ekonomisi kurdu ama az kaldı en geç 2 yıl içinde inşaat balonu patlayacak ve ekonomide atom bombası gibi patlayacak ve önce vatandaşlar sonra zincirleme olarak çok sayıda kobi ve batacak kredilerle beraber bankacılık sistemi bile 2001 i mumla arayacak. işte o zaman recep er gibiler bu blogda bakalım ne yazacaklar.

      Sil
  9. Merak dürtüsünü körükleyen bir eğitim sistemine ihtiyacımız var. Ama şuan ki eğitim sistemimiz körüklemeyi geçtim var olan merak dürtüsünü de öldürüyor. Biraz klişe olacak ama ezbere dayalı bir eğitim sistemimiz var. Matematik dersinde gösterilen limit,türev, integral konularının ne tür hesaplamalar yapılırken kullanıldığını, niçin ihtiyaç duyulduğunu bilen çok az öğrenci var. Öğrencilerin derse ayırdıkları süre anca Limit, türev ve integral alma kurallarını ezberlemeye yetiyor. Gününün yarısını okuldan geçiren öğrencilerin okuldan arta kalan zamanı da derse ayırmalarına beklemek haksızlık olurdu zaten.

    Fizik dersi içinde aynısı geçerli, öğrenciler formül bombardımanına tutuluyor haliyle teoremleri, kanunları anlamak yerine formülleri ezberlemeye odaklanıyorlar daha doğrusu odaklandırılıyorlar.

    Bilgiye saniyeler içerisinde erişebilecek imkana sahip olmamıza rağmen öğrencileri formül yığının içine atmak merak duygusunu öldürmekten ve öğrenme hevesini kırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Böyle bir ortamda araştırmak, düşünmek, sorgulamak için sağlam bir iradeye sahip olmak lazım.

    "Tüm suç eğitim sisteminde mi yani ?" diyecekleriniz olacaktır. Evet tüm suç eğitim sisteminde çünkü öğrencilerimiz tembel değil. Almanya ve Finlandiya'da öğrencilerin haftalık okul dışı çalışma saati 11 saat civarındayken Türkiye'de 24 saat. Yani öğrencilerimiz diğer ülkedeki öğrencilere kıyasla daha fazla çalışıyor ama buna rağmen ortalamın altında çünkü verilen eğitim yetersiz haliyle herşeyi sıfırdan kendisi öğrenmek zorunda kalıyor.
    (Bkz: http://www.mahfiegilmez.com/2017/06/egitim-dosyas.html)

    YanıtlaSil
  10. Değerli hocam bunu Acem Mektuplarında Montesquieu da bahsetmişti. O konuya AQ değilde tembellik veya çalışkanlık olarak ele almıştı. Ve bunun üzerine konuşmak gerekirse iklim en önemli etken sıcak ülkelerde yaşayanlar daha tembel olurken soğuk iklimde yaşayanlar daha çalışkan oluyor. Bunun kan basıncı ile etkisi önemsenmeye değer.Tabii bunun için herşeyi bırakmak gerekmiyor sonuçta azimle,emekle yapılan herşey pozitif sonuçlar veriyor.

    YanıtlaSil
  11. hocam, bence ıq muzu en çok okumak, araştırmak ve en önemlisi sorgulamak yükseltebilir. ıq su yükselen toplumlar kaynaklarını çok daha verimli hale getirebiliyor. dünyayı biat edenler değil sorgulayanlar itiraz edenler değiştirmiştir. ATATÜRK gibi GANDHİ gibi liderler biat etmedikleri sorgulayıp muhakeme ettikleri ve araştırıcı yani aklı hayata tam anlamıyla egemen kıldıkları için hem koşulları hem de birçok faktörü olumlu yönde değiştirebilmiştir. mesela tarih tekerrürden ibaretmiş oysa ben söze muhalifim çünkü; toplumlar aklı bilgiyi hayatlarına sokmadıkları için tarih tekerrür etmektedir. bizim şu anda eğitim sistemimiz daha doğrusu sistemsizliğin sistemleşmiş haliyle daha çok tarih tekerrür ettiririz. eğer bir toplum her yağmurda her kar yağdığında sürekli aynı enstantaneleri görüyorsak o toplum zaten hayatından aklı çıkarmış demektir. 2004 yılında başbakan halka tv den seslenirken sadece %9,3 ü izlemiş aynı yıl Angela Merkel tv de halkına seslenirken halkın %46,7 si başbakanını dinlemiştir. sadece bu bile ülke bilinci konusunda ve akla başvurma konusunda bize önemli fikirler vermeye yeter kanaatimce!. açıkçası hocam, ben Türkiye'nin ıq ortalamasının 90 ın altında olma olasılığını daha yüksek görüyorum.

    YanıtlaSil
  12. hocam, bir para biriminin endojen değeri mi yoksa dışsal değeri mi daha önemlidir. yoksa bu söz konusu paranın uluslar arası ticarette kullanım hacmine göre değişir mi hocam?. saygılar...

    YanıtlaSil
  13. hocam, öncelikle saygılar... hocam, enflasyon demek bir nevi gizli vergi demek midir?. mesela bu gizli vergi senyoraj geliri adı altında toplanıyor olabilir mi?.

    YanıtlaSil
  14. hocam inandığınız bir din var mı yoksa sadece bilimi mi üstün görüyorsunuz yazılarınızı ve kitaplarınızı okuyorum bilimi kendinize rehber olarak görüyorsunuz ve bunu herkesin yapmasını diliyorsunuz ama bunun dışında iman ettiğiniz bir din ve inanç var mı tamamen kişisel merakımdan soruyorum ve insanları dinin göre yargılayacak bir geri kafalı değilim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merak etmeyin. Herkesin inancı kendisinedir. Ben böyle öğrendim. Ben de sizin inancınızı merak etmiyorum.

      Sil
    2. Adsız 15:43. Bu soruyu sorman ne kadar art niyetli olduğunu ve ait olduğun sürüyü belli ediyor.

      Sil
    3. neden art niyetim olsun sadece merak ettim ayrıca bahsettiğin sürüden olsam burada işim ne o sürüden olanlar buraları bilmez... hocamdan da haddimi aşıp böylesine bir soru sorduğum için özür diliyorum

      Sil
  15. Seytanin gor dedigi yerleride yazmak lazim. Ornegin bizim (insanoglunun) dedelerinin IQ'sunu olcseydik 60 civari cikacakti. Bunun nedeni insanligin zekasinin devamli artmasi degil. IQ testlerinin sanayi devrimine uygun becerileri olcmesi.

    Orneyin "sozde" mantikli IQ testlerinde "Ok" kavrami kullaniliyor. Oysa bir canlinin oku algilayabilmesi icin toplayici-avlayici kulturden gelmesi gerekir. Bir baska degisle uzaylilara IQ yapsaydik sifir cakarlardi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu araştırmayı yapanların IQ su inanın sandığınızdan daha yüksektir.

      Sil
  16. Müslüman ülkelerin Iq seviyesi düşük olabilir ama konu üçkağıt, dolandırıcılık ve hırsızlık olunca açık ara öndeyiz.

    YanıtlaSil
  17. yandaş müteahhitlere kıyak yapmak için binalar dikip de üniversite tabelası asmakla üniversite olunmuyor işte!. dünyada ilk 100 de bir tane üniversitemiz bile yok ne yazık ki!. bugün en çok tercih edilen Boğaziçi ve odtü gibi üniversitelerimiz dahi İngiltere abd almanya Japonya gibi ülkelerin orta sınıf üniversiteleri kadar ancak olabiliyor. sadece California Berkeley üniversitesinin kütüphanesinde 12 milyonu aşkın kitap bulunuyor. acaba tüm Türkiye'de o kadar kitap var mıdır?. sanmıyorum. ne dersiniz hocam?. saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli olan kitap sayısı değil önemli olan onları okuyanların sayısı. İstersek buraya 100 milyon kitap koyalım okuyan olmadıktan sonra. Öğretmenin kitap okumadığı yerde öğrenci kitap okumaz.

      Sil
    2. hocam benim de anlatmaya çalıştığım kitap talebi yok ki kitaplarımız fazla olsun. mesele talep çok az dolayısıyla kitap da az.

      Sil
  18. Hocam, yazınızın ana fikrine katılsam da, kültürden ve dilden bağımsız bir IQ testi bulunmadığını belirtmek zorundayım. Dilden bağımsız olsun diye sadece şekiller kullanılan testler bile kültürden etkileniyor ve bir ülkede geliştirilentesti başka bir ülkeye uyarladığınızda anlamsız sonuçlar alıyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aziz nesin'in laflarina bakin. Bu yazi onun bir lafinin 'bilimsel'i. Zihniyet ortakligi.

      Sil
    2. Batıda geliştirilmiş testlerde doğunun en ucunda en farklı kültürde olan Koreliler, Hong Konglular, Singapurlular, Çinliler, Japonlar bunca kültür ve dil farkından etkilenmiyor ama biz mi etkileniyoruz demek istiyorsunuz?

      Sil
    3. Yorumu yapan arkadaş ( Adsız 17:43 ) yanıtını da içinde barındırıyor ne yazık ki.

      Sil
    4. İlk beşteki Hong Kong ve Singapur'un yüzyıllarca İngiliz yönetiminde kaldığını ve İngilizce'nin buralarda resmi dil olduğunu, Japonya, Güney Kore ve Tayvan'da İkinci Dünya Savaşı sonrası yoğun Amerikan etkisini göz önüne almak gerekmiyor mu? Listede kıta Çin'inin göremedim ben, Hong Kong v.b. ise doğunun en ucundaki farklı kültürler kategorisinde değil. Aziz Nesin esprileri veya "yanıtını içinde barındırıyor" tipi yaklaşımlarınsa konuya bir katkısını göremiyorum.

      1

      Hong Kong

      107


      2

      Güney Kore

      106


      3

      Japonya

      105


      4

      Tayvan

      104


      5

      Singapur

      103

      Sil
  19. Hocam selamlar. Ekonomide analiz kitabınızın 4. Baskı 31. Sayfada galilei ile ilgili cümlede anlatım bozukluğu var gibi geldi.
    Kitaba yeni basladim. Yıllık izin için aldığım 3 kitaptan biri. Bu bloğu baştan sona tüm yorumlar ve yazilarla okuyorum. İnanç tarzı olarak farklı olduğumuzu hissetsem de Sizi seviyoruz hocam. İyi ki varsınız. 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Evet oradaki cümlede yanlışlık olmasa da bir ifade bozukluğu var. Onu düzelttireceğim.
      Biz burada inanç tarzlarımız üzerinden değil bilime yaklaşım olarak bir arada olması gereken kişileriz. Herkesin inancı kendine.

      Sil
  20. Egitimin katkisi musahhas bir şekilde ortada sorgulamayann herseyi kabul etmeye zorlayan dogmatik egitim sistemi sonuc dogurmaz ancak genetik etkilerde var egitimde bir yere kadar kapasite olacak

    YanıtlaSil
  21. https://memur-sozluk.com/ekonomide-analiz_28385
    Hocam ekonomide analiz kitabiniz ile ilgili şöyle bir yorum var. Kitabı çok iyi anlatan bir yorum derim. Sizce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzelmiş. Teşekkürler paylaşım için.

      Sil
  22. Hocam sizce bu genetik faktörler avrupalilarin afrikalilara hatta kuzeyli avrupalilarin guneylilere, germen kökenlilerin akdenizlilere göre bugün daha üstün konumda olmalarinin sebebi mi ?

    Genel olarak şu şekilde bir sıralama var ilk sırada yahudiler, sonra uzakdoğu ile kuzey avrupa ülkeleri( geneli cermen kökenli olan alman,iskandinav ve ingiliz), onun altında akdeniz ülkeleri(italya,yunanistan,türkiye gibi) ondan sonra ortadoğu ülkeleri ve güney amerika en altta da afrika ülkeleri

    Kesinlikle ırkçı vs değilim ancak bu şekilde bir sıralama gercekten var. Genetik mi yoksa beslenme ve kültürle mi alakali bilmiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu farkların genetik faktörlerle ilgisinin fazla olmadığını, asıl farkın eğitim - öğretimden kaynaklandığını düşünüyorum. Uzakdoğu son 40 yılda eğitim - öğretim sisteminde köklü değişiklikler yaptı ve inanılmaz ileriye gitti.

      Sil
    2. Çin Halk Cumhuriyetinde, okullarda dinin saçmalık olduğu ve yaşama sadece bilimsel bakış açısı ile bakılması gerektiği öğretilmektedir. Cihat öğretselerdi Türkiye kadar zengin ve gelişmiş olabilirlerdi. Akılsız adamlar işte.

      Sil
  23. Mahfi hocam bence Türkiyede ki üniversitelerin 3 te 2 sini kapatmalı. Kalanların da eğitim seviyesini yükseltmeye çalışmalı. Herkes üniversite okuyacak diye yetersiz eğitmenler yetersiz okullarda hiçbirşey öğrenmeyen öğrenciler okutup mezun ediyorlar. Sonuçta ortada işsiz bir üniversite mezunu ordusu kalıyor. Vasıfsız işlerde de çalışamıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üniversiteleri kapatsak o zaman da ortada bir lise mezunu işsizler ordusu olacak.

      Sil
  24. Hocam iktisat ogrencisiyim iktisat tarihine ilişkin onerebileceginiz kitaplar nelerdir? Teşekkürler

    YanıtlaSil
  25. Duruma daha geniş açıdan bakmayı deneyebilirmiyiz acaba?
    Dünya üç grub insandan oluşur;
    -Birşeyi ortaya çıkaran ve yapan küçük bir seçkin grub,
    -Birşeyin yapılmasını seyreden büyükçe başka bir grup,
    -Ve neyin olup bittiğini bilmeden yaşayan muazzam bir kalabalık.
    İşte ülkelerin gelişip kalkınmasını gerçekleştiren potansiyel grup yukarıda işaret edilen'küçük seçkin'gruplardır.Bu seçkin küçük gruplarda toplumların IQ' su en yüksek olanlarıdır.Bu grub,eğitsel, bilimsel yöntemlerle belirlenip, siyasi ekonomik stratejik, kültürel alanlarda toplum hizmetine kanalize edilebilirse, ülkelerin, ülkemizin kalkınma ve gelişmesi hızlanır.Bu sistemin başarısı geçmişte Osmanlı Devleti'nin yönetiminde uygulanmış.Üç yüzyıl üç kıtada egemen olunmuştur.Osmanlı bu sistemi uygulamada, kendi seçkinleri yanında (yüksek IQ) gayrimüslim unsurlar arasındaki (yüksek IQ) da faydalanma yoluna gitmiştir.Bugün bu sistemi ABD' nin uyguladığı herkesin malumudur.Bu yolla daha kısa sürede, daha az maliyetle hedefe ulaşacaktır.
    Zaten bütün toplumlarda yüksek IQ oranları hemen hemen % 3-4 lerle aynıdır.Asolan o grubu tesbit edip, demokratik yollarla ülkelerin hizmetine sunmaktadır.Yukarıdaki bazı spekülatif yorumlarda üzülerek görüldüğü gibi milletimizi rencide edici ve karamsarlığa düşürücü bir durum söz konusu değildir.Şöyleki,ABD' de mastır- doktora düzeyinde, Çin'den sonra en çok öğrenci Türkiye' dendir."Uçmak istemeyen kuşlar kendi kanatlarını kendileri yolarlar"sözünü teyid etmiş oluruz.Zekanın konuşulduğu bu platformda kendi zekamızı kullanmaksızın yorum yapmış,düşünce açıklamış oluruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ali Hakan kardeşim maksat merak uyandırmak. Kaynaklı konuşunca insanlar kaynağa yönelirler diye düşünüyorum. Bilginin üzerine kanatı takınca uçacak kişi uçar.
      Şu anımı da paylaşayım. Küçükken öğretmenlerim hep biliyor ama konuşmuyor dermiş. Bizim zamanımızda bu vardı. Eleştirilmekten korkardım. Şimdi ben kendimi eleştiriyorum böylece yanlışımı bulmaya çalışıyorum tabi eleştirenlerin katkısıyla. Şimdi ise dinleme bile yoktur herhalde. Sınavdan 3 gün önce ezberle geç. Merak uyandırmak önemli diye düşünüyorum. Öğrenmenin yaşı yok. Ben senden öğrenirim, sen benden öğrenirsin. Dikkat ettiysen senden öğrenmeyi öne aldım. Tevazu da önemli.

      Sil
    2. Sayın C.23:54 Kardeşim, Umarım şu sözün doğruluğununa canı gönülden katılırsınız."Aklın varsa başka bir akıl ile dost ol"

      Sil
    3. Aklın varsa başka bir akıl ile dost ol da, işlerini danışarak yap. Mevlâna
      Kesinlikle katılıyorum. İnsanlar birbirleriyle beslenmeli. Hep ben hep ben hep bana hep bana her sey benim her sey benim benim dedigim gibi uydurma tekerleme olur aksi durumda.

      Sil
    4. A.Hakan bahsettiğiniz sistem Osmanlıda askeri fetih politikası sayesinde uygulanmıştır,o
      modelin günümüzdeki karşılığı ABD örneğinde ki ekonomik ve kültürel fetih siyasetidir.
      Günümüzde ne eski modeli uygulayabilecek bir alan ne de yeni modeli yayabileceğimiz
      varlık alanı kalmadığından bunu geniş açı olarak görmek gerçeklik boyutu içermez.

      Sil
    5. İkinci sırada Türkler olduğu iddiası bana biraz palavra geldi kusura bakmayın. Koskoca Hindistan dururken üstelik. Evet hatırı sayılı Türk var ama T.C. nin son ürünleri onlar. İmam Hatip ve Cihat neslinin topladığı nalları şimdiden görmeye başladık. Bol keseden atmayalım derim.

      Sil
    6. Adsız 10:13,
      Geçmişte ve günümüzde halledilmiş sorunları yeni baştan halletmek zorunda kalmamak için öncekilerin ne yapıp ettiklerine bakmak gerekir diye düşünüyorum.Metodoloji olarak da,"Nereye gitmek gerektiğini bilmek, ancak nereden başlanması gerektiğini bilmekle doğrudan ilgili olmalı.Tarihi inkâr etmek, geçmişte keşfedilen şeyleri bir daha keşfetmeğe neden olur ve tâbi ki zaman kaybını getirir.Tarihin cevaplarının günümüz sorunlarına cevap olup olamayacağını kişilerin geçmişe bakış tarzı ile doğrudan ilgilidir.İnsan zekasının ülkelerin sorunlarını çözme ve küresel rekabette ayakta kalmadan belirleyiciği kaçınılmaz gözükmektedir.Bu durumda," birşey bulma ve yapma" özelliği olan küçük seçkin grubu bulup ortaya çıkarmak, maddi ve manevi olarak en iyi şekilde donatıp ülkemiz için bir lokomotif" olarak ülke sorunlarında istihdam etmek en hızlı,kısa, sürdürülebilir çözüm yolu olsa gerektir.Osmanlı,ABD örneklemesini bir kenara koyabilirsiniz.Ben sizin eleştirel bakışınız içinde bir çözüm önerinizin de olmasını beklerdim.

      Sil
    7. Yapıcı eleştiri önemlidir katılıyorum...

      Sil
  26. Her zaman her yerde söylüyorum ne kadar kizsamda Türkiyemizin insanı zeki ve çalışkan. Ama kötü besleniyor yönet iliyor oluyor ve eğitiliyor. Akdeniz ve Ortadoğu çanağında bizden daha çalışkan toplum yoktur iddia ederim yunan mi çalışkan ıraklı mi mısırlı mi . Ama mesele bu değil işte organize olma enerjimizi verimli doğru zaman yerde ilkeli yönetimlerce kullanma mesrlesi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Demek ki sorun eğitim - öğretimde.

      Sil
    2. Bu kadar kötü eğitim sistemi ne gire zeka duzeyimiz yine iyi hoca m. En azından normalin bir gidim üzerinde zekamiz var toplum olarak. Eğer iyi eğitim öğretim olsa etli sulu Balık li klasik müzikli beslensek ozaman daha farklı olurdu. Etin pahalli olduğu çocukların cips kola ve bol hamurisi ile beslendiği eğitimin kötü olduğu ülke de bu zeka duzeyimiz valla iyi

      Sil
  27. özellikle cahil bırakıldığımız ve eğitim sistemimizin sakatlamak için ciddi projelerin gerçekleştirilmiş olduğunu da göz önüne alırsak bence gene baya iyi gidiyoruz.

    ayrıca iq'nun zeka demek olmadığını, zekanın da başarı demek olmadığını, zeka kavramının kendisinin çok öznel ve soyut bir şey olduğunu, hem zaten bu bok sistemde "başarı" kavramının para kazanabilmek değil insan kalabilmek olduğunu bu yüzden iq'nun eknoomik başarıyı getirse bile gerçek anlamda başarı getirmediğini düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahaneyi başka yerlerde aramak doğru değil. Atatürk bu toplumun önünü açmak, eğitimde işleri gitmesini sağlamak için ne gerekiyorsa yapmış. Devam ettirememek yabancı etkisi altında da olsa bizim suçumuz.
      IQ konusundaki görüşünüzün kaynağını bilmiyorum. Ama ortadaki gerçek IQ'su ileri olanların başarılı olmakta IQ'su düşük olanlara göre daha iyi durumda olduklarıdır.

      Sil
  28. Hocam Celal Şengör deprem olursa Türkiye bağımsızlığını kaybedebilir dedi. Yani borç istemek durumunda kalır demek istedi. Böyle durumlarda para basılsa olmaz mı? Enflasyonist etki yaratır derseniz borç para alıp harcama yapmak da enflasyonist etki yaratır. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu gibi durumlarda genellikle üretim de çöker, çok daha fazla ithalat gerekli hale gelir. TL basmamızın ithalata pek bir yararı olmaz.

      Sil
    2. Şengör sadece durum tespiti yaptı. Ülkenin ekonomik faaliyetinin yüzde elliden fazlası Istanbul da olunca basit bir aritmetikle bu sonuca ulaşabilirsiniz.

      Sil
  29. Spekülatif bulduğunuz, milletimizi rencide edip karamsarlığa sürüklediğine inandığınız yorumların altında "yanıtla" diye bir seçenek var, üzülmek yerine oraya doğrudan görüşlerinizi belirtebilirsiniz.

    YanıtlaSil
  30. Sayın adsız 00.03;
    "Benim görüşüm yanlış ihtimali olan bir doğrudur.Benim gibi düşünmeyenin görüşü doğru ihtimali olan bir yanlıştır"
    Ayrıca;
    Bildiğini bilenin arkasından gidiniz.
    Bildiğini bilmeyenin uyandırınız.
    Bilmediğini bilene öğretiniz.
    Bilmediğini bilmeyenden kaçınız.
    KONFÜÇYÜS
    Spekülasyona yer vermeden olaylara bakış açısı konusunda böylede bakabiliriz herhalde.

    YanıtlaSil
  31. Bilge,donanımlı,adaletli,ahlaklı ve çağdaş yöneticiler türetemediğimiz sürece 300 iq de olsak herşey tukaka bence. Türkler, istisna insanlar haricinde, % 95 oranında derin bir psikoz içerisinde. Coğunluk boyle olunca kalan %5 de ögrenilmiş çaresizlikle boğuşuyor. Toplumda gözlemlediğim en büyük sıkıntı gerçekleri kabullenememektir. Bunu kabul ettiğimiz gün zaten birseyler kendiliğinden düzelecek. Dikkat edin mahfi hoca bazı gerçekleri ortaya koyduğunda bile bazı cevap yazan kişiler karşi çıkıyor felan. Yahu mahfi bey bunu kendi uydurmuyor veriler bunu söylüyor bunu. Bazen düşünüyorum daha ne olması gerekiyor bu ülkeye hafif bi aydınlanma gelmedi icin. İnsanlar turkiyede parasizliktan degil akilsizliktan sürünüyor resmen. Ben artık umudu kestim. Freni patlamış otobüse benzetiyorum türkiyeyi içinde iyisi kötüsü kuru yaş farketmeksizin şarampole gidiyor işte.

    YanıtlaSil
  32. "her semte bir üniversite açarak ortalama IQ düzeyini yükseltemez" çok yanlış bir cümle. Üniversite açılmayıpta ne yapılsın kahvehane mi açılsın? "Üniversite açılmasın" demek farklı "açtığınız üniversitede eğitim kalitesini artırın" demek farklı. Birincisi irticai bir fikirdir ikincisi aydın... Kaldı ki tabela bile olsa varsın ülkenin her yerinde eğitim kurumları olsun hicbir şey ogrenmeseler bile o levhanın gölgesinde oturmaları yeter mesela en azından dışarda kötü alışkanlık edinmeleri önlenmis olur ve hem bir kişiyi bile ülkesine kazandirsa bu o ülke için çok ciddi bir kazançtır. Umarım eleştiren Mahfi Eğilmez eleştiriye aciktir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eleştiriye elbette açığım. Ama yazdığınız bir eleştiri değil.
      Siz son zamanlarda üniversite mezunlarıyla hiç konuştunuz mu? Yarısı 90'ı bitirdiği bölümün ne işle meşgul olacağı konusunda fikir sahibi bile değil. Üniversite mezunu olduğunu zanneden bir kişinin işe giriş sürecinde aslında ortaokul mezunu bile olmadığını, o diplomaların sanal diplomalar olduğunu fark etmesinin nasıl bir yıkıma yol açtığını biliyor musunuz?
      Sanırım bunları bilmiyorsunuz, okul açmak iyidir teorisinden yola çıkmışsınız. Gerçekler öyle değil.

      Sil
    2. Elestirim "ne kadar kötü olursa olsun bir eğitim yuvası kapanmamalidir" fikri. Ortak fikrimiz niteliğin artırılması konusudur ama nitelik yoksa bile bir eğitim yuvasını kapatın demek bana göre irticai bir fikirdir.Ve maalesef siz de üniversiteyi salt bir işe girme aracı olarak gören çok sayıdaki yurdum insanlarindansiniz. Bence fikrinizi değiştirin.

      Sil
    3. Adsiz 09:32, ozgun fikri olmayip ancak titrelerle var olabilenler, tabi ki Universite acilmasindan rahatsiz olurlar. Bunlarin fikri de kolay kolay degismez. Beyin nasiri kolay kolay duzelmez.

      Sil
    4. IQ takili kalmis biyerlerde

      Sil
  33. Yazınızda önce dinle, ırkla ilişkisi yok diyorsunuz sonra da müslüman ülkelerin geri kalmasını buna göre açıklıyorsunuz. Yazı kendi içerisinde tutarsız.

    Müslüman veya herhangi bir dine mensup olmak demek ilimde, fende ilerlemeyelim demek değildir ki. Bunu böyle lanse ede ede bu hâle geldik maalesef.

    Ey akıl nasıl delinmez küfen
    Ebedî oluşun urbası kefen
    Kursa da boşluğa asma köprü, fen
    Allah derim, başka hiçbir şey demem!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı ya tam olarak okumamışsınız ya da anlayamamışsınız. Ben yazıda konunun dinle, ırkla ilişkisi yok demiyorum. Dediğim şu: "Dolayısıyla ölçüm biçiminin kültürle, dini inançla ya da subjektif bir konuyla ilgisi yok." Yani testte kullanılan ölçümün dinle ilgisi yok. İkisi arasında çok fark var. Öte yandan yazının hiç bir yerinde müslüman ülkelerin geri kalmasını dine göre açıklamıyorum. Bu tamamen sizin hayal gücünüz ve sanırım benim öyle düşünmem gerektiğini düşündüğünüz için hayalinizden yarattığınız bir çıkarım. Benim yazdığım müslüman ülkelerin IQ test sonuçları ve bizim durumumuz. Tek söylediğim de eğitim - öğretim sistemimizin yarattığı eksikliğin bizi bu duruma düşürdüğü.
      Bir kez daha, ama tarafsız bir gözle, ön yargısız olarak, okursanız anlayacağınızı umuyorum.

      Sil
    2. Mahfi Bey haklısınız uzatmaya gerek yok.

      Eğitim sisteminin hâli bahsettiğiniz gibi içler acısı. Her sene bir müfredat değişikliği, ehil olmayan adamların öğretmen olması. Ezbere dayalı bir eğitim - öğretim sisteminin senelerce değiştirilememesi gibi bir sürü sorunlarımız var maalesef.

      Eğitim sistemi deyince ilk akla gelen Finlandiya'nın ilk sıralarda olmaması konusunda sizin de yorumlarınızı merak ediyorum açıkçası.

      Sil
    3. Hocam bir Islamci daha magdur olmuş :)

      Sil
    4. Eğitim sonuçları konusunda Finlandiya bizlerin ilk aklına gelen ülke. Oysa mesela Kore eğitim sisteminde çok daha ileride. Eğitim sonuçları konusunda PISA testi sonuçlarını esas alırsak IQ testleriyle çok yakın sonuçlar çıktığını görebiliriz. Yine uzakdoğulular en ön sıralarda. Finlandiya onların arkasında.

      Sil
  34. Hocam, Descartes gibisiniz. Basit önermelerden çok önemli çıkarımlara variyorsunuz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşam aslında basittir, onu anlaşılmaz hale getiren bizim kafamızın karışıklığıdır.

      Sil
  35. Yorumlara bakıyorum da kimse evet böyle bir sorun var ve ben bu sorunu kendi çabalarımla nasıl çözerim dememiş demekki ortada sorun yok ve herkesin IQ su yüksek o zaman ben sorayım Hocam sizce IQ bireysel olarak geliştirilebilir mi neler yapmamız lazım?

    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu işin uzmanı değilim. Ama şunların yararlı olduğu söyleniyor:

      Günde en az 15 dakika egzersiz yapmak.
      Günde bir adet Omega 3 hapı ve bir bardak kahve içmek.
      Her gün en az bir makale ya da bir kitaptan bir kaç sayfa okumak.
      Her gün zeka geliştirici bir bulmaca çözmek.
      Lisanınızı geliştirmeye çalışmak.
      Yeni sosyal ortamlara girmek.
      Klasik müzik dinlemek.
      Sağlıklı beslenmek, meyve yemek.

      Sil
    2. Yıllarca yurdumuzun pekçok yerinde ilkokul öğretmeni olarak görev yaptım. Sınıfımda başarılı olan özellikle de matematik dersinde başarılı olan öğrencilerime balık yiyip yemediklerini sordum. Aldığım cevap mutlaka "evet balık yiyorum" oldu. Tabi ki balığı herkes yiyordur fakat ailelerinin balığa olan düşkünlüğü dikkatimi çekti yani balık olmazsa olmazları gibi. Örneğin bulunulan yerde deniz olmadığı halde oradaki ırmaktan balık tutmayı hobi edinmiş sık sık balık yiyorlar. Bir de eklemek istediğim iyot eksikliği olan yerlerde iyotlu tuz kullanımı gerekiyor. Bu zaten bilindiği için marketlerde iyotlu tuzlar satılıyor. Ayrıca ceviz de önemli bir besin diye biliyorum. Sağlıka kalın.

      Sil
    3. Mahfi Bey beslenmede balığın önemi ile ilgili gönderdiğim yazıyı anonim olarak göndermek istedim google hesabıyla gitmişse lütfen anonim olarak yayınlayın saygılar.

      Sil
  36. Yıllardır binlerce çocuğa IQ testi yaptım. Testlerin kültürden etkilenmediği koca bir yalandır, zeka dediğiniz şeyin yüzlerce tanımı vardır. İnsanların zeka düzeylerinin toplumlardaki dağılımı çan eğrisine uygundur. Yani her toplumun yaklaşık %68i normal dağılım gösterir, kalan kısım iki uca yayılır. Ölçülen zeka ise çevresel olanaklarla doğrudan ilişkilidir. Gelişmişlik düzeyi ölçülen zekayı doğrudan etkiler.eger biz de çok iyi olanaklara sahip olursak ölçülen zeka ortalamamız yükselir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğiniz doğru olsaydı dünyada en yüksek olanaklara sahip Amerikalı ve Avrupalıların Çin'den ve diğer uzakdoğu ülkelerinden daha yüksek IQ ortalamasına sahip olmaları gerekirdi. Türkiye, sahip olunan olanaklar açısından mesela Arjantin'den, Uruguay'dan, Bulgaristan'dan, Peru'dan, Romanya'dan ve Hırvatistan'dan daha iyi olanaklara sahip ama onların IQ düzeyi daha yukarıda.

      Sil
    2. Sanırım bir sorun var sayın hocam. IQ ile PISA aynı şey değil. Biri zeka düzeyini ölçerken diğeri akademik performans yani scholastic aptitude ölçüyor ve gösterdiği sonuç aslında mücadelecilikle ilgili. Bu nedenle en rekabetçi eğitim sistemlerine sahip ülkeler açık ara önde. Kore eğitim sistemi iyidir ama tüm Doğu Asya'da eğitim aynı zamanda bizdeki gibi bir tür işkencedir. Merkezi sistemler yüzünden sabahın köründe evden çıkıp gecenin yarısı evine dönüyor öğrenciler. Bu nedenle skorlar yüksek. Ha bizde o da yok ama bizim iyi öğrencimiz, iyi okulumuz, iyi üniversitemiz diğerlerinden geri kalmaz. Bizim sorun genelin ortalamasının ve performansının çok düşük olması. Bu nedenle gerilere düşüyoruz.

      İ.İ.

      Sil
    3. Çin IQ testlerinde çok büyük bir başarı göstermiyor ki, Hong Kong gösteriyor.

      Sil
  37. IQ demişken : Milletlerin PISA değerlendirmeleri tahtında ortalama IQ seviyeleri ve altında yatan nedenler. https://mpra.ub.uni-muenchen.de/14600/1/

    Sir Francis Galton çok ilginç bir adam, hakkında biraz okuyunuz. IQ konusunda çalışmaları dikkatinizi çekecektir.

    Din denilen inancın neyin payandası yapıldığı için bir örnek,(ç)alıntıdır (intihal):

    "Doğu Romanın Hristiyanlığı ( closing of western mind) , Selçuklunun Gazali eli ile Nizam-ül-mülk medreslerini ( closing of muslim mind) iktidarlarına payanda yapmaları gibi, Yavuz Sultan Selim de eşari islamı iktidarına payanda yapmıştır. Bir göbekte Türklük yer ile yeksan edilmiştir. Yavuzun oğlu, Türk gibi (tahnit edilerek) gömülen son Osmanlı padişahıdır.

    Akıl, doğduğu topraklardan kovulmuştur. ee, akılsız başa gelmeyen iş, ayağa değmeyen taş olmaz."

    Beslenmenin IQ üzerinde etkisi gösterilmiştir. ABD'de iç bölgelerde tuza iyot eklenmesi 3 puanlık artışa neden olmuştur. Alınmadan fıkralara konu olan bölgemizin iyot eksikliğini tartışabilir miyiz?

    ice.

    Sayın Eğilmez ; Yorum yazdığımız pencere çok küçük. Bir çözümü var da, ben mi gözden kaçırıyorum? Sevgi ve saygılarımla.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla bir çözümü yok.

      Sil
  38. azerbaycanin zəka vəziyyətini öyrənmək istiyirum. bilihor bilirsinizmi məxfi müəllimim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kaç uluslararası IQ testi sonucu var elimde ama hiçbirinde Azerbaycan yer almıyor ne yazık ki.

      Sil
  39. Çin'in korkunç potansiyeli de belli oluyor. 1 milyardan fazla nüfus ve ortalamadan yüksek iq. Hindistan a göre çok daha avantajlilar

    YanıtlaSil
  40. Adsız 13:18
    Bu ülke,bu tür oryantalist bakış açısı ve düşüncelerle mesafe alamaz."Palavra" ve benzeri kalıp suçlamalarla milletçe bir yere varamayız.Ayrı ayrı olanlarla, duranlarla değil,omuz omuza verenlerle kurulur güzellikler,gelişmeler ve çözümler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Omuz omuza olmak onemli tabi. Herkes fikrini soylesin. Dayatma olmadan. Herkes anlasin okusun. Dun de dedigim gibi birbirimizden ogrenecegimiz cok sey var.

      Sil
  41. Araştırma sonuçları hiç şaşırtıcı değil. Benim şaşırdığım buradaki yorumlar. Bu bloğu takip edip yazı yazan kişilerin ülke ortalamasının üstünde bir birikime sahip olduklarını varsayıyorum. Ancak bu araştırma sonucuna itiraz edenler hayli fazla sayıda. Yazarın sunduğu verilerden çok vatan, millet ve kutsal kitap kısmıyla ilgili ve yazıda yer almayan konular dile getirilmiş. İslamiyetten söz edilmediği halde bu konu sürekli gündemde. Eğitim sisteminin yerlerde süründüğü sadece bu araştırma ile değil, pek çok somut veriyle desteklenmektedir.
    Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kaliteli eğitimin sağ eğilimli iktidarların elinde ( Yani son 67 yıldır) bu hale getirildiği çok açıktır.
    1970 li yılların sonuna kadar gelişmiş dünyaya vizesiz seyahat etme özgürlüğü olan milletimiz şu anda vebalı muamelesi görmektedir. Gene o yıllarda bu ülkeden alınmış üniversite diplomaları bütün dünyada saygıyla kabul edilirken şu anda tuvalet kağıdı olarak bile kabul edilmemektedir. Sağcılık sadece dinle ilgili değildir. İçine kapanık ilkel kültürlerine sıkı sıkıya yapışmış ve birey olmaktan korkan kitlelerin güvenli limanıdır. Hediye edilmiş demokrasi ile zirveye yükselebilen ayak takımı kültürü elbette anlamadığı ve içine dahil olmadığı gelişmişliğin üstünde tepinince sonuçlar böyle olacaktır.

    YanıtlaSil
  42. Siz kendinize de IQ testi uyguladiniz mi? (Hos IQ testi oyle kolay uygulanabilen bir sey degil, ama siz her seyi bildiginiz icin onu da biliyorsunuzdur kesin). Ortalamayi dusuyor musunuz yukseltiyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben çok sayıda farklı ıq testi uyguladım. açıkçası farklı ıq puanları çıktı. mesela en düşüğü 102 en yükseği 156 çıkmıştı. yıllar evvel California Berkeley üniversitesinin internette yayınlana bir ıq testini çözmüştüm ve sonuç olarak 138 çıkmış ve yüksek zeka olarak belirtilmişti. galiba çok evrensel ve standart sapmanın miinimize edildiği bir ıq testi henüz yapılamadı.

      Sil
  43. 131 iq ile neden yalnız ve mutsuz bir hayatım olduğunu açıklayan sonuçlar bunlar. Yazılım ve bilgisayar sektöründen örnek vermek gerekirse insalara en basit şeyi açıklayana kadar göbeğiniz çatlıyor.

    Önümde olsa 30 saniyede halledeceğim işi karşıdakine anlatmak için 30 dakika harcayıp 3 sayfa talimat, görseller ve ok işaretleri ile "buraya tıkla, şuraya şunu gir" diye tüm ayrıntılarıyla anlatmaya çabalıyorum. Buna rağmen "tıkladım olmadı" diye cevap alıyorum. Nasıl bir hata verdi diyince "kullanıcı adını hatalı girdiniz diyor" falan fişman. Niye hatalı giriyosun kardeşim kullanıcı adını? Ya da hatalı girdin diyosa niye düzeltmiyosun, niye beni delirtiyosun :)

    Neyse sinirlendim yine. Demek istediğim gel de böyle insanlarla soyut kavramlar üzerinden tartışma yürütmeye çalış! Bazen cehalet mutluluktur diyorum. Keşke ben de öyle "tıkladım olmadı" insanı olsaydım. O zaman karşıdaki düşünürdü ben de keyifle kahvemi yudumlardım.

    YanıtlaSil
  44. bence burada içiçe geçmiş sorunlar var. IQyu zeka olarak yorumlayacaksak, zeka kazanılabilen bir özelik değildir, güzellik gibi. güzelsinizdir yada değil, zekisinizdir yada değil mesela.
    bu durumda, bazı ülke halklarının diğerlerinden daha zeki olduklarını iddia etmek, biraz ırkçılık sınırlarını zorlayabilir. Çinliler Türklerden daha mı güzel? kimbilir? daha mı zeki, yine kimbilir.
    IQ ölçümü için kullanılan testler büyük ölçüde bizim 'genel yetenek' olarak adlandırdığımız ölçüm testleri alanına giriyor ve kesinlikle bu konuda egzersiz ve dil yeteneğiden yarar görüyorlar. bu durumda, güney Sudan'lılar daha az eğitilmiş derseniz (ki aslında öyle diyorsunuz), doğrudur. ama güney Sudan'lılar dünyanın en geri zekalı insanları derseniz, kusura bakmayın, buna katılmak mümkün değil.
    sonuç; zeka ile zeka testi ayrı şeylerdir. biri yetenek, pek değiştirilemez, diğerindeki performans değiştirilebilir. bu ayrımı gözetmek önemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum. Hiç IQ testi yapmamış birisiyle 2. defa yapan biri arasında bariz fark olur.

      Sil
    2. Cin'lileri bilmeme ama Turk milleti zekidir.

      Sil
  45. Uzak dogulalardan nobel odulu alanlrin sayisi cok fazla degil peki ispanya portekiz gibi ulkeler batida fakat onlarda pek bulus yapamiyorlar diye dusunuyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildigim kadarıyla o uzakdogulularin kollektif çalışması, batılıların ise bireysel çalışması ile ılgili. Yani örneğin japonya dan bir einstein cikmiyor ama mitsubushi, sonny gibi teknoloji devlerinin çıkma sebebi bu

      Sil
  46. iq ve alzheimer arasinda anlamli bir iliski var mi?

    YanıtlaSil
  47. Lafın ucu nereye gider nereden gelir bilip bilmeden atıp tutuyorlar gumruk birligine karsiysam sigaraya da karsiyim duvarları indirmisler zamaninda kokusunu ben cekmek zorumda degilim Son dakika! Sigara yasağı genişliyor: Artık özel araçta da içilmeyecek - http://bndl.tw/bUGcHM40

    YanıtlaSil
  48. Alışmış kudurmuştan beterdir diye bur laf var ülke cok iyi alsimis borc mizragini yemeye ne deseniz degismez kafanizi yormayin.

    YanıtlaSil
  49. Hocam,
    Recep İvedik tiplemesinin rol model olduğu bir ülke için IQ seviyemizin fazlaca yüksek olduğunu düşünüyorum.
    İlerki yıllarda bu anomalinin düzeleceğini tahmin ediyorum. Gidişat o yönde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Recep ivedik, beğenirseniz begenmezsiniz ancak, bir halk kahramanı. Boylesi uluslararası çapta beğeni toplamış halk kahramanı ucun biraz daha saygı lütfen. Halk, recep ivedik tiplemezibi bağrına bastı milyonlarca fan yaptı. Cümlelerini niz halkın iradesine karşı nitelik taşıyor

      Sil
    2. 17:20 çanak tutmaya böyle devam.

      Sil
  50. Recep İvedik'İn denkleri gelişmş ülkelerde de var. Bu gibi basit şeyleri takıp hatalı saptamalar yapmayın. Her yerde aptala kıroya gülünür.

    YanıtlaSil
  51. Hocam Türkiye'de enflasyonun nedenlerinden biri toplam arzın toplam talepten düşük olması. Peki bu durumda, toplam arz mı toplam talep mi GSYH'ya eşittir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Potential GDP'ye bakın ona göre karar verin.

      Sil
  52. Yaşanılan toplumun IQ ortalamalarının düşük olması ile ilgili olarak;çoğu kişinin,ortalamayı diğerlerinin düşürdüğünü düşünmesi de iyi bir teselli zannımca.

    YanıtlaSil
  53. Güzel bir yazı ve tartışma ortamı olmus. Eğitim sistemi değişimi konusunda istekli olmak gerekir öncelikle. Nasıl ki Osmanlı döneminde Avrupa ya gelismeleri takip etsin diye kisiler gorevlendirilmis. Simdi de bu tip bir sey yapilabilir. Osmanli doneminde eksiklerin giderilmesi için gonderilen elci dusuncesi guzel, ama cok fazla uygulanabilir olmamis. Biz kafa yapisi olarak ayni oldugumuzdan, bu konuda atacagimiz adimlar ileriye yonelik ve kalici olmayacaktir. Yani devlette bu konuda adim atanlar yerine cok farkli kafada insanlar gelecek ve sistem degisecek. Bu bir ongoru, ama bunun aksini ispatlayacak bir durum da yok. Demekki ulkeler 40 yil gibi kisa bir surede cok iyi duzeylere gelebiliyor. Bu gibi yazilarda neden bir sure sonra karsilikli tartismalar din konusuna dogru gidiyor anlamiyorum. Burada ulkenin egitimini tartisiyoruz, ama din ile baglantisi irdeleniyor. Inanc kisinin manevi yasantisi, merak edilecek ve maddi olam egitim tartismasina katilacak bir tartisma konusu degil. Insanlarin inanclarina saygi gosterdikten sonra toplum olmanin geregi olan, eksik yonlerimizi tartisalim. Cozum yollari sunalim. Egitimin ne kadar onemli oldugunu konusarak buyuduk, egitimciye verilen deger de bunu gosteriyor. Egitim icin once egitimci yetistirmek gerekecek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Din hayatın her alanına müdahil olunca konu ne olursa olsun tartışma ister istemez dinle ilgili bir noktaya kayıyor. Olması gereken yerde yani insanların vicdanlarında, iç dünyalarında kalsa kimsenin ilgisini çekeceğini, tartışma konusu olacağını sanmam.

      Sil
  54. Hocam Exxon-Mobile gibi şirketler Ortadoğu'da petrol çıkardığında bu petrol kendilerine mi ait oluyor? Yoksa devlete satıyorlar mı?
    Bir de günümüzde petrol zengini ülkeler kendileri mi çıkarıyor petrolü yoksa böyle yabancı ÇUŞ'lara mı çıkartıyorlar?

    YanıtlaSil
  55. Mahfi bey eskilerin yüzünden eksilerdeyiz. Üretim yapmamız için genç beyinlerin önünü açmamız gerekir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz de kendimizden önceki kuşak için öyle derdik. Zaman geçtikçe anladık ki onlar bizden daha iyiymiş.

      Sil
    2. 1.Meclisteki tartışma ve hesap sorma kültürü ile şimdiki meclisin tartışma ve hesap sorma kültürünü karşılaştırmak Sayın Eğilmez'in savını kanıtlar gibi duruyor.

      ice.

      Sil
  56. Mahfi Bey,

    "Statistic Brain Research Institute" isimli kurum, Türkiyemizin zeka düzeyinin yüksekliğini ölçecek cihazı henüz icat edemediği için ve elbette bizi kıskandığı için listeye almıyor olabilir mi?

    Bu ihtimali de dikkate alıyor musunuz Mahfi Bey?

    YanıtlaSil
  57. Mahfi bey moderatorlugu iyi yapamiyorsunuz. Dinle ilgili konu da aciliyor Çuş ile ilgili konu da. Sonra da biri/ birileri cıkiyor din ile ilgili konu olmamasina ragmen din konusuna donuyor diyor. Mahfi bey bunlari siz onayladiginiza gore dinle ilgili demek istiyorsunuz. Yani her seyi iq seviyesine indirdimizde yanlislarimizi da goz ardi etmeye calisiyoruz gibi geliykr. Siz bunlari gencliginizde de dusunur muydunuz. Sizden once de varsi bu kavrayis sizden sonra da olacak. Burda siz tarafsizlik kisvesi altinda farkli bir algi yaratıyorsunuz. Ben sayfayi uzun zamandir takip eden biri olarak bunu gozlemliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Din konularının burada asıl meseleyi ortadan kaldırmasından mutlu değilim. O nedenle o konuda mümkün olduğunca tartışmaya girmek istemiyorum. Çünkü inanç bu blogun konusu değil. Burası bilim tartışılması gereken bir yer. Öte yandan ben dinle ve daha geniş olarak inançla ilgili meselenin kişinin kendi içinde çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece tartıştığım faiz meselesidir. Onu da benim gözümde asıl olarak ekonominin konusu olması olması nedeniyle tartışıyorum.
      Dinsel konuları tartışmak isteyenler için pek çok site, blog var.

      Sil
    2. Bunu şuraya bırakalım : http://www.hurriyet.com.tr/prof-dr-dogan-cuceloglu-korku-kulturu-degismeli-40556238

      Alıntı :

      -Tabii ki, korku kültüründe en temel değer neydi, güçlü olmak. Güçlü olmayı güler yüzle değil, öfkeyle ifade edersin. Öfke güçlünün duyacağı bir duygudur. “Bak öfkeleniyorum,” dediğin zaman herkes hizaya gelir. “Sen kim oluyorsun ki” diye başlarsın cümlene.

      Biter

      Toplumun temel organizasyonu korku toplumu olması ve korku toplumunun aracı olan external locus of control ile davranışlarımızı yönetmemiz.

      Din de korkutmanın aracı ve dıştan yönetim için gereken araçları sağlıyor.

      Korku kültürü kimin işine yarar? Elbette yönetenlerin Din, bu araçları sağlayarak yönetenlerin payandası. yukarıdaki 20 Ağustos 2017 11:00 mesajımı tekrar okuyunuz.

      Türkler birbirine güvenmiyor : http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/5273/Turkler+neden+birbirine+guvenmez_+

      Bir insana güvenebilmek için sadece insan olmasını değil, içinde Allah korkusu olmasını bekliyoruz. Kişilerin ne yaptığına "burada ne oluyor" sorusu ile akılcı yoldan değil de, sadece alnının secdeye değmesi ile karar veriyor, oy atıyor ve sonrada "kandırıldık" diyip işin içinden sıyrılıyoruz.

      En öfkeliyi en başa geçiriyoruz. Aklı başında sözler söyleyene "yav he he" deyip "senden lider olmaz" diyoruz. Hakim sınıfların yarattığı korku ve güçsüzlük duygusundan kurtulmak için hakim sınıflara yamanmaya çalışıyoruz.

      Şair'in tespiti doğru :

      Edepsizlikte tekleriz
      Kimi görsek etekleriz
      Hakk'tan da yardım bekleriz
      Ne utanmaz köpekleriz.

      Kendi olarak var olamayanın sonu, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetkâr olmaktır.

      ice.

      Sil
    3. Memura yüzde 3.5 zam teklifi var. 53000 lira maas alsam 3.5u ne yapar?

      Sil
  58. Yırtıcı bir hayvanla (aslan diyelim) karşılaştınız, ne yaparsınız?
    a- Dona kalır altıma yaparım
    b- Kaçarım
    c- Diğer
    IQ su yüksek ülkelerdeki insanların çoğu a ve b seçeceğini listenin en alt sırasındaki ülkelerdeki insanların çoğunun c seçeceğini işaretleyeceğini düşünüyorum.

    Zekayı hayatta kalma becerisi olarak ele alırsak en alttakilerin Zeki üst sıradakileri mefta adayı olarak sınıflandırırız.

    Neymiş, zekayı içinde bulunan çevreden soyutlayarak ölçerseniz soyut sonuçlara ulaşırsınız.

    Çocuklar bir ağacın altına meyva koyup ağaca ilk ulaşanın tüm meyveleri kazanacağı bir yarışma düzenlemişler. Sonra el ele tutuşup hep birlikte ağaca koşmuşlar. Orada bulunan bir büyük (derisinin rengini tahmin ettiniz IQ da maşallah) neden hep birlikte koştuklarını sormuş. Çocuklar (derilerinin rengini tahmin ettiniz) 'eğer böyle yapmasaydık sadece birimiz yarışmayı kazanır ve sadece birimiz mutlu olurdu. Oysa şimdi hepimiz kazandık be hepimiz mutluyuz demişler'.

    Kişinin düşünce sistemin aptalca ise o düşünce sisteminde IQ'nun yüksek çıkması kişinin aptal olmasını engeller mi?

    YanıtlaSil
  59. ekonometri bölümünü nasıl değerlendiriyorsunuz,ülke çapında yeterince bilinmiyor olması ne boyutta bir dezavantaj sağlar..

    YanıtlaSil
  60. yanlı bir araştırma gibi geldi bana zengin ülkeler zeki fakir ülkeler gerizekalı demişler insanların aklıyla dalga geçiyorlar resmen bu testi hazırlayanların iq su kaç acaba? GRE ye girseler kaç puan alırlar alesi 95 olan biri olarak bunu yazıyorum

    YanıtlaSil
  61. Yıllar önce bu iq ve gelişmişlik meselesini yorum yazmıştım buraya hocam. Maalesef artırmanın tek yolu evrimsel seçilim. (zeka 0.8 kalıtımsal dolayısıyla toplumdaki zekiler daha fazla çocuk yapmalı ki ort iq yükselsin) ashkenazi iq meselesini mutlaka okumanızı öneririm. cochran & harpending paperi.

    YanıtlaSil
  62. Annelerin hamileyken ve süt verirken yaşadıkları D vitamini eksikliği ile akraba evlilikleri -ceteris paribus- çocukların IQ'leri üzerinde birebir etkiye sahip. Din tartışmalarını alevlendirmemek için dünya üzerinde hangi coğrafyada bu durumun en çok görünen durum olduğuna girmeyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yalanını yesinler,,,biz de nerde herkes akraba evlilikleri yapmışlar, eskiden imkanlardan okuma imkansızlıktan azdı, şimdi sen gel köyden kaç tane doktor,hukukçu, mühendis çıktığını göstereyim..

      Sil
    2. Adsız 16:13, bu seviyede düşük bir cümleyi görünce aklıma şu araştırma geldi: http://pediatrics.aappublications.org/content/129/3/485

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...