22 Eylül 2017 Cuma

Niceliksel Genişlemeden Niceliksel Sıkılaştırmaya

Küresel kriz çıktıktan sonra uygulamaya sokulan ekonomik önlemler, geçmişte yaşanan benzer olaylarda geliştirilen ekonomik önlemlere ilk bakışta benzese de bazı farklar taşıyordu. Mesela 1929 Büyük Depresyonu’nda uygulamaya sokulan ekonomi politikası, tıpkı küresel krizde uygulamaya sokulan ekonomi politikası gibi genişlemeci bir politikaydı. İkisi de sonuçta piyasadaki para miktarını (likiditeyi) artırarak ekonomiyi canlandırmayı hedef alıyordu. Ne var ki ikisi arasında ciddi bir fark var: 1929’da uygulanan genişlemeci ekonomi politikası maliye politikasına dayanıyor, kamu harcamalarının artırılıp, vergilerin düşürülmesini esas alıyordu. Oysa küresel krizde uygulanan ekonomi politikası parasal politikayı esas alıyor ve piyasadan tahvil alıp karşılığında borçlu kurumlar (Hazine ve mortgage kuruluşları) adına erken ödeme yapılmasına dayanıyor.

Küresel krizde ilk kez ABD Merkez Bankası Fed’in uygulamaya başladığı piyasadan vadesi gelmemiş tahvilleri alıp karşılığında para verme ve dolayısıyla likiditeyi bollaştırma uygulaması, İngiltere Merkez Bankası başta olmak üzere, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası tarafından da yaşama geçirildi. Böylece dünyanın en büyük ekonomileri, adına ‘niceliksel genişleme’ (quantitative easing) denilen para politikası uygulamasına giriştiler. Bu uygulamanın para basma olarak adlandırılan uygulamadan büyük bir farkı yok.

Fed, ABD ekonomisinde beklenen toparlanmanın başladığı kanısına vardığı 2013 yılı Nisan ayındaki toplantısında yılsonuna doğru parasal genişlemeyi tedrici olarak kaldıracağını açıkladı. Bu açıklamaya uygun olarak aynı yılın Ekim ayından itibaren aylık satın alma miktarını kademe kademe düşürerek niceliksel genişleme uygulamasını 2014 yılı Kasım ayında tamamen kaldırdı. Niceliksel genişleme uygulaması başlarken 900 milyar dolayında olan Fed bilançosu bu uygulamanın kaldırıldığı tarihte yaklaşık olarak 4,5 trilyon Dolara ulaşmıştı. İngiltere, Avrupa ve Japonya Merkez Bankaları uygulamaya halen devam ediyorlar.

Fed, 2017 yılı Haziran ayı toplantısında 4,5 trilyon Dolar büyüklüğe ulaşmış bulunan bilançosunu giderek artan kademeler halinde azaltmaya başlayacağını ve uygulamaya sokacağı sayısal planı da açıklamıştı. Eylül ayı toplantısında bu azaltma uygulamasının Ekim 2017’den itibaren başlayacağını duyurdu. Fed’in, niceliksel genişlemenin tam tersini uygulayarak yürüteceği bu politikaya da ‘niceliksel sıkılaştırma’ (quantitative tightening) adı veriliyor. Bu uygulamayı yürütürken Fed, elindeki tahvillerden vadesi gelenleri bu tahvilleri piyasaya çıkaran ilgili kurumlara (Hazine ve mortgage kuruluşları) iade edecek ve tahvilin bedelini (anapara + faiz) bu kurumlardan tahsil edecek. Fed, aldığı bu parayla yeni tahvil almayacak. Böylece piyasaya sürdüğü Dolarları geri çekerek bilançosunu küçültmüş olacak.


Niceliksel genişleme uygulamasının 1929’da uygulanan maliye politikasından veya doğrudan karşılıksız para basıp dağıtmaktan ne farkı var? En önemli fark vadesi gelen tahvilin parasını alıp piyasadaki aşırı likidteyi çekmek olarak karşımıza çıkıyor. Eğer maliye politikası uygulanarak veya tahvil karşılığı olmaksızın para basılarak piyasaya likidite sürülmüş olsaydı ekonomi toparlandığında bu fazla likiditeyi çekmek için vergileri artırmak ya da yeni vergiler koymak gerekecekti. Bu uygulama vergi verenlerin tepkisini çekecek siyasetçiye oy kaybına mal olacaktı. Oysa bugünkü uygulamadan vergi verenlerin alınan ve verilenden haberi bile olmayacak. Aradaki bu fark, küresel krizde para politikasının niçin maliye politikasına tercih edildiği sorusunun yanıtıdır.  

165 yorum:

  1. Piyasada paranın azalacak olması harcamaların da azalacak olmasına gelir mi? Eğer bu olursa bizim ekonomimiz bundan nasıl etkilenir? Olumsuz bir etkilenme söz konusu olursa bizim alacağımız tedbirler ne olur? Bu konuda bilgi verebilir misiniz? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed'in piyasadan fazla Dolarları çekmeye başlaması uluslararası piyasada likidite daralmasına o da ister istemez harcama daralmasına ve talep düşüşüne yol açacak. İlk altı aydaki etki daha sınırlı kalsa da sonraki dönemde etki artarak büyüyecek. Dolayısıyla bizim gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ekonomilerde sıkıntılar ortaya çıkacak.
      Kamu kesimi için yapılması gereken şey aslında on yıllardır hep aynı: Yapısal reformlar.
      Özel kesim için de şunları yapmak lazım: (1) Maliyetleri denetlemek şart. Gereksiz ne kadar maliyet unsuru varsa bunları elemek lazım. Gelirini artıramıyorsan maliyetini düşür ilkesi burada geçerli olacak. (2) Döviz borçları varsa bunları olabildiğince azaltmak, azaltılamıyorsa hedge etmek için bankacılarla görüşmek gerekli. (3) Satış kanallarını artırmak, yeni pazarlar bulmak doğru adımlar olur. (4) İhracat yapılıyorsa artırmaya çalışmak, yapılmıyorsa yapmanın yollarını aramak uygun olur.

      Sil
    2. kredi sistemini, kapitalizme ölümsüz bir yaşam bahşedecek bir çeşit iksirmiş gibi değerlendirilir. Oysa kredi mekanizması bir yandan kapitalizme yaşam öpücüğü sunar gibi gözükürken, diğer yandan bu sistemin yıkıcı çelişkilerini büsbütün azdırmaktadır.kredinin aşırı üretimi tetikleyeceği ve böylece de gelişimine yardımcı olduğu üretim güçlerini daha sonra büyük bir hızla yok oluşa sürükleyeceği gerçeğinin altını çizmiştir. Yükseliş dönemlerinde kusursuz bir genişleme ve yayılma aracı olarak görünen kredi, ilk dar boğaz belirtisinde endişe verici bir sıkışma yaratmaktadır. Bunalımı atlatmak için tam gerekli olduğu zaman ve mekânda, meta değişimini kendi açmazıyla baş başa bırakmaktadır.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  2. Ha Ali Veli, ha Veli Ali. Yeter ki koyunlar uyanmasın, kuzuların mezbaha yolundaki sessizliği devam etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ali yazar Veli bozar,küp suyunu çeker azar azar..

      Sil
  3. Selamlar Hocam,

    Basitçe, çok kolay anlaşlabilecek şekilde anlatmışsınız.
    Bir de parasl genişlemenin bedelinin kimler tarafından yüklenildiğini de açıklayabilirseniz çok memnun olurum.

    Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Parasal genişlemeden en fazla yararlananlar aslında bizim gibi gelişme yolundaki ekonomiler oldu. Bu ekonomilere likidite bolluğu dolayısıyla adeta dışarıdan para yağdı ve bu ekonomilerdeki tasarruf açıkları dış yatırım ve dış borçlarla kapandı. Bu ekonomilerden bu parasal bolluğun sonsuza kadar devam etmeyeceğini görebilenler gerekli önlemleri alarak dış tasarruf ihtiyacını azalatacak adımlar attılar. Bunlar arasında en önde Hindistan geliyor. Şimdi parasal sıkılaştırma başlarken bu ülkelerde park etmiş olan yabancı paraları yavaş yavaş çıkıp ülkelerine dönecekler. Gerekli önlemleri almamış ekonomiler bu sıkılaştırmanın bedelini ödeyecekler.

      Sil
    2. Sayın Eğilmez,siz hemen hemen her yazı,veri paylaşımı, değerlendirmesi ve araştırma-analizinizde, Türkiye ekonomisi krize girecek,girdi,Fed,ecb' nin aldığı kararlar bu sonuçu getirir,bizim ekonomi yönetimi ve siyasi iktidar da " bilimsel"kararlar alıp küresel gelişmeleri önceden okuyup,anlayıp doğru değerlendiremiyorlar, şeklindeki anlayışla " sıfırcı hoca" gibi " pesimist hoca"veya " pesimist ekonomist" lakabını hak eder durumuna düşeceksiniz.Bakın,Yatırım bankası JP Morgan, 19-20 Eylül tarihlerinde Ankara ve İstanbul'da hükümet ve TCMB yetkilileri, bağımsız siyaset ve ekonomi analistleri, yerel piyasa katılımcıları ve iş dünyası temsilcileri ile yaptığı toplantılara ilişkin değerlendirme notunda sizin tam tersi önümüzdeki iki yılı nasıl değerlendirip analiz ediyor.Yapancı kuruluşların her görüş ve değerlendirmelerinin mutlak doğru,tartışılmaz olduğunu söylemek istemiyorum. Ama ısrarla bu ülkede son yıllarda her şeyin,başta ekonomi olmak üzere, eğitim, sağlık, diplomasi, kültür, mimari ve dahi spor çok kötüye gidiyor şeklinde bir anlayış o ve algı sahibimişsiniz gibi geliyor bana.Bende, sizin gibi biraz şüpheci ve tedbirli, temkinli olmayı benimseyen biriyim.Ama gelişen olaylar, geldiğimiz yere bakınca bu durum ve anlayışnızdan,bu defa ben şüphe duymaya başlıyor,bu ülkede yaşadığımız için , okumalarımı çeşitlendirip, blogunuza yazma zorunluluğu duyuyorum.

      "JP Morgan, erken seçim riskinin azaldığı, muhalefet partilerinin Cumhurbaşkanı adaylarını gelecek 12 ayda belirleyemecekleri bir ortamda siyasetteki cansızlığın devam etmesinin muhtemel olduğunu bildiriyor.

      JP Morgan, yapılan temaslardaki izlenimlerini söyle sıralıyor.Aynen alıntılıyorum;

      1- Büyüme performansı hükümetin uyguladığı teşvik tedbirlerinin etkisiyle beklenenden çok daha güçlü,
      2- Ancak büyümenin teşvik paketleri sona erdikten ve Kredi Garanti Fonu'nun etkisi azaldıktan sonra nasıl performans göstereceği konusunda belirsizlik var,
      3- Güçlü büyüme performansı şu ana kadar parasal ve mali teşvik ihtiyacını azalttı,
      4- Hükümetin seçimlere kadar bir miktar mali hareket alanına sahip olmak için mali politikayı ılımlı şekilde sıkılaştırmaya çalışması büyük olasılık,
      5- TCMB'nin likidite şartlarını ve faizleri önümüzdeki aylarda değiştirmemek için hareket alanı var."

      Sil
    3. Sayın Ali Hakan ben de JP Morgan'da çalışıyor, Türkiye'de değil de İngiltere'de yaşıyor olsaydım biraz da "para kazanmak asıldır doğru söylemek değil" felsefesinde olsaydım aynen bunları söylerdim. Çünkü büyük olasılıkla birilerinin paralarını bir yerlere yatırıp para kazanıyor olurdum ve bunun için en ideal yer Türkiye gibi görünürdü. Faiz yüksek, TL değer kazandıkça kazanç ikiye katlanıyor daha iyisi bulunamaz derdim. Dolayısıyla Türkiye'ye "aslansın kaplansın böyle devam et gelecek parlak" derdim. Siz hiç sattığı malı kötüleyen bir satıcı gördünüz mü? Ben görmedim. Bazen pazarda beni tanıyan satıcılar "abi sen onu alma sana yaramaz" diyor ama bu çok ender rastlanan bir durum.
      Ben burada yaşıyorum, çocuğum burada yaşıyor, torunlarım burada büyüyecek. Yani ülkem benim için üç kuruş paradan daha önemli. Ben bu ülkenin parasıyla okudum, yazdım, yurt dışında görevlerde bulundum, Hazine Müsteşarı oldum. Öyle olduğu için gördüğüm hataları, eksikleri, yanlışları, bozulmaları söylemem lazım. O görevlerdeyken de gördüğüm hataları, eksikleri aynen söyledim. Bu hataları hükümetin gideremeyeceğini gördüğüm için Hazine Müsteşarıyken ve el üstünde tutulurken, peş peşe ayın bürokratı filan seçilirken istifa edip ayrıldım. Ve o gün söyleyip de yaptıramadığım yapısal reformlar yüzünden bugün hala bocalayıp duruyoruz.
      Ben JP Morgan analisti değilim ki paramı kazanayım sonrası tufan diyeyim.
      Ama siz elbette beni ya da JP Morgan yorumcularını dinleyip dinlememekte özgürsünüz.

      Sil
    4. Aynı gemide olmasam şu Ali Hakan gibileri gördükçe "batın da anlayın bakalım Hanyayı Konyayı" diyeceğim de bunların aymazlıkları yüzünden biz de gümbürtüye gidiyoruz.

      Sil
    5. ali hakan beyden rasyonel yorumlar beklemeyiniz. çünkü o ve onun gibiler her şeye tek bir kişinin gözlüğünden bakarlar da ondan!. j.p.morgan dediğin uluslar arası sömürüyle ayakta duran ve büyüyen elindeki çok riskli varlıkları türkiye gibi ufak piyasalarda satarak o riskleri bu ülkeye yıkmaya çalışan küresel sermayenin uzantılarından birisidir. tabii ki türkiye için olumlu senaryolar üretecek ki daha borçlu ve bağımlı bir ekonomimiz olsun. türkiye gerçek anlamda reel ekonomiye önem veren ve reel iktisat tabanını genişletip güçlendiren iktisat politikaları izleyip de borçlanma ekonomisini terk etse bak bakalım ali hakan bey o zaman da bu güzel senaryoları yazacaklar mı!.

      Sil
    6. Ali Hakan, valla bakmayiz siz, bunlarin yapamayiz dedigi, karsi ciktigi tum alt yapi yatirimlari catur cutur yapildigi, yanlis baslattiklari projeler de bitirildigi, bunlara ragmen ulkenin de tarihinde olmadigi kadar dunya gucleri ile kendi menfaatleri dogrultusunda pazarlik icine girebilecek durumda oldugunu gordukleri icin kaldiramiyorlar. Biraz buyuk olanlari hayatlarini insaa ettikleri sacma ideolojilerin bombos oldugunu gormek aci veriyor. O yuzden onlara da o kadar yuklenmemek lazim.

      Sil
    7. Sayın Eğilmez;Cevabınız için teşekkürler.Fakat cevap veya yorumunuz, teknik olmaktan öte subjektif ve süpekülatif bir mahiyet arz ediyor.Şöyleki;İlgili kuruluş,erken seçim olasılığının olmaması,KGF'büyümeyi tahminden daha fazla tetiklediğini,TCMB' nın manevra alanının geniş olması gibi,teknik sebeplerle,değerlendirmelerini somutlaştırırken,siz ben' ülkemi seviyorum 'diyerek,' olumsuzlukları görmezden gelemem' gibi tamamen sübjektif bir değerlendirme ile nerdeyse bizleri'J&P Morgan' culukla veya ' ülkemizi sizin kadar sevmemek' durumuyla karşı karşıya getiren çağrışımlar....Olaya, gelişmelere empati yaparak sizin açınızdan bakacak olursak, ilgili yabancı kuruluşlar, Türkiye' ye ait eleştirel rapor yayınladıklarında da,ki geçmişte birçok defa bu tarz olumsuz, kredi notumuzu düşüren, raporları malumunuz çokça yayınladılar.O zamanda bu kuruluşlar Türkiye'nin iyiliği için, Türkiye' yi çok sevdikleri
      için olmalılar.Bu söz konusu olmayacağına göre.... Herhalde hepimiz için aslolan, kabuledilebilir olan, ekonomik rapor veya tahminlerle,ekonomik gerçekleşmeler ne kadar uyumlu ise o kişi veya kuruluş görevini,işini doğru yapıyor demektir.Ülkedeki her şeyin kötüye gittiğini söylemek, tekrar etmek yurtseverlik, vatanseverlik,ülkeseverlik ve de geleceği düşünmek demek olmasa gerek.Elbette eleştirel olacağız,ama aynı zamanda gerçekçi, realist, mantıklı, tutarlı, ölçülebilir,inandırıcı, bilimsel,izah edilebilir, açıklayıcı ve güven,umut telkin- vaad edici olmalıyız.Evet, herkesin benimsediği,kabul ettigi, edeceği bizler ve çoçuklarımız Sizinde söylediğiniz gibi bu topraklarda yaşıyor, yaşayacak.

      Sil
    8. Jp morgan daki adam da salak mi oluyor yani hocam kısa vadeli düşünüp sizin öngördüğünüz krizi bilmesine rağmen para da para diye uzun vadeli geleceğini riske atıyor bu kadar küçümsemeyelim adamları

      Sil
    9. Sayın adsız 14:23; Yanlış kişiye,yanlış cevap yazıyorsunuz.Benim yorumlarımdan sizin yazdığınız gibi bir sonuç nasıl çıkartıyorsunuz? Tam tersine,bu blogda yorum yazan bir çok kişi bu ülkenin ekonomisi,bu bugün battı, şimdi batacak,yarın batacak, yine hâlâ batmadı, şeklinde yorumlar bırakıyorlar,ben bu durum ve tutum ve düşüncenin doğru olmadığı yolunda fikir belirtiyorum."batın da anlayın bakalım Hanya' yı Konya'yı" lüksümüzün olmadığını ısrarla söylüyorum.Aymazlık kimde,nerde?!!!

      Sil
    10. JP Morgan daki adam niye geleceğini riske atsın? Getirdiği parayı risk çıktığında TL'ye dönüp çıkıyor dışarıya. Onun için bizde Dolar/TL oynayıp duruyor. Zaten uzun vadeli gelse bizim için sorun olmayacak. Adamın hangi vadeyle geldiğini bilmiyoruz.

      Sil
    11. Adsız 21:37

      O bahsettiğiniz bomboş, saçma ideoloji Atatürk'ün deyimi ile "adam olma" ideolojisidir. Herhalde bu nedenle anlamakta güçlük çekiyorsunuz.

      Sil
    12. Şahsi husumetlerinizi adınızı kullanarak giderirseniz daha yerinde olur adsız arkadaşlar. Bir sisteme, bir kişiye körü körüne bağlanmak kadar kötü bir şey yok. İnsan olmayı öğrenmek için hayvanlardan farkımızı görmemiz gerekir. Akıl diye bir şey var. Fakat bu aklı da nefsimize köle ettiğimiz vakit dünyadaki bozuk düzen gibi biz de bozuluyoruz.
      Hakan Eren

      Sil
    13. Sayın Eğilmez;J&P Morgan üzerinden cevabınıza yazdığım yoruma, cevap alamadım.Dünya Gazetesi'neden Stratejist Gökhan Özen, tahminim Londra'da değil, İstanbul' da oturuyor olmasına, Türkiye' de geçimini sağlıyor olmasına rağmen son FED kararlarını ülkemiz adına nasıl değerlendiriyor?Umarım Gökhan Bey'i J&P Morgoncu olarak nitelendirmezsiniz."Öte yandan dışarıdaki emsallerimizin ve gelişmiş ülke yatırımcılarının kafa yorduğu konu ise Fed’in duruşu ve gelecek dönem şekillenmesidir. Farklı, bilmediğimiz, ilk defa karşılaştığımız bir Fed duruşunun Eylül toplantısında sergilendiği kanaatinde değiliz. Fed, kendisine çizdiği rotada, olabildiğince emin adımlarla ilerlemekten yana bir duruş sergiliyor. Büyümeye olan güven, enflasyondaki gelişmelerin 2017’ye has geçici gelişmelerden kaynaklandığı fikri ile birleşince, beklentilerin “güvercin Fed duruşu” noktasında birleştiğini söyleyebileceğimiz piyasa fikrinin ters ayakta yakalandığını gördük. Bize göre panik havası yaratacak, acil dolarizasyon sürecine geçmeyi mecbur kılacak bir durum söz konusu değil. İletişimdeki başarı, bugün için panik fiyatlaması olmasını engelliyor.Netteki kısa vade için Fed kaynaklı risk iştahında değişim olması fikrinde değiliz.Klasik Ekim-kasım olması muhtemel portföy çıkışı ve yılı kapatma isteği düşük seyreden volatilitenin genele yayılan bir şekilde artmasına neden olabilir.TCMB'nin sıkı duruşu ve bunun en erken 2018'dek koruyacağı beklentisi TL'de algı yönetimini bozarak satış dalgası oluşmasını sınırlayacaktır".

      Sil
    14. Hakan Bey dediğinize katılıyorum. Yüz yüze gelmeye korkan insanlar adsız kimlikleriyle ahkam kesmeye çalışıyor. Kim olduğunuzu da yazın bari. Ben olayın dışında olduğum için ismimi yazma gereği duymuyorum.

      Sil
    15. Ben kimseye bu sizin yazdığınız gibi bir yakıştırma yapmıyorum. JP Morgan ya da başka kuruluş, bir işten para kazanıyorsa o işle ilgili yorumları işin aleyhine olmaz. Bunu söylüyorum. JP Morgancılık diye bir deyimi ben hiç bir zaman kullanmadım. Bu size ait. Benim dediğim genel bir şey. Menfaati olan kişi veya kurumlar o menfaati elde etmeye devam ediyorsa orası aleyhinde genellikle konuşmaz. Bunu diyorum. Bu kadar net. Ben kişilerle ilgilenmem benim sorunum sistemdir.

      Sil
    16. Fikirlere değil de isimlere takılıp yazılanları değersizleştirmeye çalışmak çok hoş oluyor doğrusu. Benim ismim Veli Tarkan dersem kimliğimi açıklamış mı oluyorum yani? O zaman Mahfi hoca'ya söyleyelim de yorum yapacaklara rumuz yerine T.C. kimlik numarası zorunluluğu getirsin. Bu arada şunu da belirteyim, burası gibi bloglarda, yoruma açık sitelerde yorum yapan herkesin IP numarası kaydediliyor. Yani adlı ya da adsız, istenirse herkesin gerçek kimliğine kolayca ulaşılabilir.

      Sil
  4. Yazı için Teşekkürler hocam.
    Sıkılaştırmaya hiç başlamasa, bilançosu hep yüksek kalsa ne olur? Teknik bir engel var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Osman Cem Uzun22 Eylül 2017 19:04

      Devalüasyon kaynaklı enflasyon

      Sil
    2. Ee ne güzel bu sayede,elinde $ olan USA dışı kişiler aracılığıyla Amerika'nın borcu azalır,ve güzel bir amerikan kazığı yerler.

      Sil
    3. Bence de para kalmalı dünyada. Dünya dolara doymali. Dolarla alış veriş yapan bizim gibi ülkeler ne yapacak bunlar hep hesap kitap işi.o kadar ev yaptık arsa aldık araba aldık hep dolarla. Bu necip Milleti zor duruma düşürmek istiyor abd. Tekstil isi yapıyorum fasoncuyum yemin ederim her şey dolarla.

      Sil
    4. Evet çok para çok talep çok enflasyon demektir. ABD'de şimdiye kadar enflasyon çıkmamasının nedeni basılan paranın ABD piyasasından çok, daha yüksek faiz veren Türkiye gibi, Brezilya gibi ülkelere akmış olmasındandır. ABD içinde kalan para da fazla piyasaya çıkmadı, bankalarda kaldı. ABD ekonomisi canlanmaya devam ettikçe talep artacak ve o yayılan paralar geri dönecek, bankalarda kalan paralar da talep edilmeye başlanacak. Sonuçta enflasyon denetim dışına çıkacak. İşte bunları öngören Fed, o dağıttığı paraları şimdi yavaş yavaş geri çekmeye başlıyor.

      Sil
    5. Bir noktada ABD dünya ekonomisini kurtarmak için mi bu kadar parayı piyasaya sürdü?Hiç sanmam!

      Sil
    6. Tabii ki değil. Ama şimdi geri çekerken kimseyi batırmadan çekmeye uğraşıyor . Çünkü birileri batarsa bu durum sonunda gelip ABD'yi de vuracak.

      Sil
  5. Fed bilançosunu 5 kat artirmis trilyonlarca dolar piyasaya sürülmesine rağmen enflasyon yüzde 5 i geçmiyor. Bu paranin yurtdisina akmasi ile ilgili mi ?

    Bir de hocam abd eger çin veya almanya gibi ülkeler gibi sürekli olarak cari fazla verseydi abd dışındaki ülkelerden dolar çekileceği için küresel ticaret zayiflardi diye düşünüyorum dogru mu ? Abd nin buna göre cari acik vermesi daha iyi küresel ekonomi için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki temel nedeni var. (1) Dediğiniz gibi bir bölümünün daha yüksek faiz veren ülkelere akmasıyla ilgili. (2) Bir bölümü de talep düşüklüğü nedeniyle bankaların elinde kaldı, krediye dönüşmedi.
      Düşünceniz doğru.

      Sil
    2. Cevabiniz icin tesekkur ederim hocam

      Sil
    3. Bence sorun bu para fiziksel olarak basılıp piyasaya sürülmedi, benim bildiğim kadarı ile. FED bankaların finansallarını rahatlatmak için likit olmayan tahvillerini alıp yerine para verdi, ama kaydi olarak sadece. Belki çok az da basmıştır, onu bilmiyorum. Dolayısıyla, piyasaya fazladan giren nakit olmazsa tıkanan ticaret, yatırım vs düzelmez, üretim, talep vs artmaz, enflasyon da istendiği ölçüde hızlıca gelmez. Gerçi Mahfi Hoca bu görüşe katılmıyor ama paylaşmak istedim (Daha önce kendisine sormuştum, o da bu paranın gerçektem basılıp piyasaya sürüldüğünü söylemişti)ÖYle olmadığını düşünüyorum, 2008-2017 arası US'deki enflasyonun artmaması da bunu destekliyor bence.

      Sil
  6. Merkez bankaları tarafından alınan tahvillerin iade edilmesi aşamasında, borçlanan kurumların Anapara ile birlikte faiz ödemesi piyasadaki parasal daralmanın dozajını olması gerektiğinden daha fazla daraltacak bu da ekonomide farklı sıkıntılara neden olmayacak mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ama bu bir anda olmayacak. Sonuçta aylık 10 milyar dolarla başlanacak. Bunların faizi de zaten çok düşük.

      Sil
  7. FED'in aldığı tahviller ağırlıklı olarak bankalar ve diğer finansal kurumlarda idi. Bunları alarak esasen bu kurumların rezervleri arttı. Şahısların aksine, bu kurumların utility sağladığı tek yer var, o da profit. Ancak kısa sürede gidebileceği yeni yatırım yaratılması mümkün olmayan bu para krediye gitmediğine göre, bankaların aktifindeki başka bir yere gitmesi gerekiyordu, o da borsalar (menkul kıymetler kalemi) oldu. S&P'nin krizden bu yana yükselen trendini sürdürmesinin, VIX'ın tarihi diplerde seyretmesinin esas nedeni budur.

    Peki niceliksel genişleme terse döndüğünde, son dönemde yatay seyretmekte olan borsalarda ne olması beklenir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maksadı da o zaten tabiki de borsalarda düşüş.rn azından balon köpük istememesi. Bu düşüşü de durduracak en tabii etken ekonominin tabii büyüme dinamiklerine donmesiydi. Ekonomi tabii büyüme dinamiklerine döndü parasal genişlemeye ve parasal genişlemenin yarattığı imkanlarla...fakat bunun bdogal büyüme oranının sürdürülebilir olmasının iki temel mikro ile direk bağlantılı makro ayaklari var biri işsizlik oranı diğeri enflasyon. Fed işsizlikte hedeflediğini hayal ettiğinin ötesini gördü işsizlikte ama enflasyon büyüme dinamiklerini ileriye atabilecek surdurebilecek düzeyde degil. parasal geri çekilme sikilasma başladığında borsa menkul ve gayri menkul sektörlerdeki deger düşüşü yukselen trendi düşüşe evrilmesini engelleyecek tek şey enflasyon. Enflasyonin yarattığı dinamizm ve düşük işsizlikle birlikte oluşturduğu sinerji ile doğal büyüme oranı. Bu iki makro olgu ve büyüme paradigması.enflasyon olmadığı için varsa da nitelikli sürdürebilir olmadığı için resesyon korkusu içinde hareket ediyor.
      DrAli Şakir Atakan

      Sil
    2. https://www.wsj.com/articles/qe-the-greatest-backdoor-bailout-of-all-timeqe-the-greatest-backdoor-bailout-of-all-time-1384200512

      Sil
  8. Hocam, Gregory Mankiw'in Makroekonomi kitabını beğendiniz mi?...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi bir kitap, beğeniyorum, sade ve anlaşılır. Ama özellikle parayla ilgili örnekler doğal olarak ABD sistemi ve rakamlarına dayalı. O nedenle Mankiw'in kitabıyla ekonomi çalışan bşr öğrencinin onun yanında Türkiye ekonomisi örneklerine dayalı bir kitabı da mutlaka okuması gerekir diye düşünüyorum.

      Sil
  9. sevgili hocam bu kadar parasal genişlemeye rağmen ABD de enflasyon yükselmiyor istihdam oranı artıyor ama artan gelir enflasyon yaratacak bir talep yaratmıyor acaba bu durum monetaristlerin ileri sürdüğü para politikasının Zaman tutarsızlığına örnek olabilir mi saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bahsettiğiniz durum için Larry Summers 'ın Great stagnation tezini incelemenizi öneririm.Ayrıca fed başkanlarının da bu durumu açıklayan bazı tezleri var. ( e ticaretin enflasyonu baskılayıcı bir etkisi olduğu gibi) . Zaman tutarsızlığı bir amaç doğrultusunda politika tasarlayan kişi ya da kurumun zaman içinde, değişen koşullara göre politika aksiyonlarını değiştirme ihtiyacıdır. Örneğin enflasyonu düşürmek için faiz arttıran bir merkez bankası artan sıcak para girişlerinin ekonomiyi istikrarsızlaştıracağını gördüyse bunun fiyat istikrarı amacına zarar verebileceği gerekçesiyle faiz indirme kararı alabilir. Merkez bankası bağımsızlığının olmadığı veya düşük olduğu ülkelerde kurala dayalı politika önerilir ( rule based vs discretionary monetary policy ) .

      Sil
    2. * Secular stagnation / Larry Summers

      Sil
    3. Buradaki esas olay Fed'in piyasaya sürdüğü paranın önemli bir bölümünün aslında sürüldüğü piyasada değil başka piyasalarda ortaya çıkmış olmasıdır. Fed'in aldığı tahviller karşılığı ödediği aralar, yüksek faiz öneren bizim gibi ülkelere aktı. ABD'de kalanlar ise talep düşüklüğü nedeniyle çoğunlukla bankalarda kaldı, krediye dönüşmedi. Ne var ki Fed bunun böyle devam etmeyeceğini ve bu fazla paranın eninde sonunda enflasyon yaratacağını düşünerek bilanço küçültmeye gidiyor.

      Sil
  10. Hocam merhaba. Genel olarak kamu dış borcu mu özel sektör dış borcu mu tehlikeli kabul edilir hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için? Bir de iç borçlanma dış borçlanmaya göre daha az riskli kabul edilebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazine avans sistemi olmadığı müddetçe sürunmeye dış borç ic borc dilenmeye mahkumuz. hazine avansı sistemi sart. Belli oranda da olsa GSMH hasılanın belli oranında hazine avans sistemi olmalıdır.

      Sil
    2. Kriz ortamında özel kamu ayrımı kalmaz . Özel borç tanımında sıkıntı var Türkiye'de. Örneğin İrlanda da özel sektör borcu kamunun üzerine kalmıştı son krizde.

      Sil
    3. Bu soruya doğru yanıt verilebilmesi içi borcun kim tarafından alındığından çok hangi amaçla alındığına bakılması gerekir. Eğer dış borçlanma yeni teknolojileri getirmek, yatırım yapmak, üretimi artırmak gibi amaçlarla alınmışsa tehlikesi azdır. Ama eğer dış bor, eski borçları çevirmek, işletmenin ya da devletin cari giderlerini karşılamak için alınmışsa sıkıntı yaratır. Çünkü ilkinde ortaya çıkan üretim artışı ya da daha iyi ürünler alınan dış borcun ödenmesini sağlar ama ikinci durumda alınan borç geri ödemeye katkıda bulunacak bir sonuç yaratmaz.
      Kamu kesimi genellikle cari giderleri karşılamak için (maaşları ödemek, diğer bazı güncel ödemeleri yapmak için) dış borç aldığı buna karşılık özel kesim daha çok yatırım, yeni teknoloji ithali gibi amaçlarla dış borç aldığı için kamu kesimi dış borçlanması daha tehlikeli kabul ediliyor.

      Sil
  11. Osman Cem Uzun22 Eylül 2017 19:13

    Hocam, daha önce ekonomi tarihinde böyle bir şey hiç yaşanmadı. Doğal olarak yapmakta geç (Bana göre geçti artık.) kaldığımız yapısal reformların bedelini en bilgisiz ve muhtaç olanlar ödeyecek. Benim sormak istediğim bu olayın daha önce benzeri yaşanmadığına göre yapmış olsaydık bile yapısal reform önerilerinizin yeterli olduğundan nasıl emin olacağız. Yapılması gereken daha önce denenmemiş reformlar ile ilgili hiç beyin fırtınası yapmış mıydınız acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok yaptım bu konuda da görüşlerimi bu blogda birçok kez yazdım ama benim yapmam bir işe yaramıyor. Bunu siyasilerin yapması lazım.

      Sil
  12. Hocam kağıt parayı MBnin madeni parayı Hazinenin basmasının bu farklılığın nedeni nedir? Diğer ülkelerde de bu şekilde mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden krallar, imparatorlar, sultanlar devrinde Merkez Bankaları yoktu ama Hazineler hep vardı. O dönemlerde kağıt para yoktu sadece madeni para vardı. Madeni para hükümdar adına darphanelerde basılırdı. Para işleri de Hazinelere bağlı olduğu için Darphaneler de Hazineye bağlı kurulurdu. O gelenek devam ediyor. Madeni paraların toplam para arzında pek bir ağırlığı kalmadığı için de Darphaneler o anlamda önemini kaybetmiş kurumlardır.

      Sil
  13. Hocam saygılar. Şimdi bu para bolluğu bitecekse, aşırı borçlu bankalar sendikasyon kredilerini geri ödeye bilmek için dolar alımı için yüklenecektir Sanırım. Büyük şirketler holdingler de yüklenecektir. Değer artışını tetikleyen az olan dolara talep olucak yanılmıyorsam. Saygılar hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru ama bu bolluğun azaltılması yaklaşık 4 yıl sürecek uzunca bir süreye yayıldığı için bu etki çok can yakıcı olamayacak diye tahmin ediliyor.

      Sil
  14. hocam elinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş.Hocam merak ediyorum nobel edebiyat ödülünü ne zaman alacaksnız acaba:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Nobel ödülü almaya hem de edebiyat ödülü almaya beni layık gördüğünüz için ayrıca teşekkür ederim. Almış kadar oldum. :-)

      Sil
    2. hocam ben bu yazıyı yazarken kafam nerdeydi acaba:D nobel ekonomi tabikide:)

      Sil
    3. Nobel ödülleri böyle verilmiyor. Bir bilim dalında Nobel ödülüne aday olabilmeniz için (1) O bilim dalına teorik bir katkı yapmış olmanız lazım.
      (2) Bu katkıyı uluslararası tanınmış bir bilim dergisinde yayınlamış olmanız lazım.
      (3) Bütün çalışmalarınız dolayısıyla da saygınlığı olan bilim insanları tarafından bu ödüle aday gösterilmiş olmanız lazım.
      Ardından da Nobel ödül komitesi yaptığı inceleme ve değerlendirmede sizi bu ödüle layık bulması lazım.

      Sil
  15. Hocam merhaba.
    1)Vade uzadıkça faiz artar mı azalır mı?
    2)Türk devlet tahvilleri vade uzadıkça faiz oranları düşerken,abd,almanya,ingiltere tahvillerinde artıyor bunun nedeni nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) Vade ile faiz ilişkisi enflasyon beklentisine bağlıdır. Eğer enflasyonun artacağı bekleniyorsa vade uzadıkça faiz artar. Eğer enflasyonun düşeceği bekleniyorsa vade uzadıkça faiz düşer.
      2) Bunun yanıtı birinci yanıtta. Türkiye'de enflasyonun düşeceği beklentisi var, oysa ABD, Euro bölgesi ve İngiltere'de enflasyonun yükseleceği beklentisi var.

      Sil
    2. Getiri eğrisinin terse dönmüş olması pek hayra alamet değil.

      Sil
    3. Ya resesyonun habercisi ya da enflasyonun düşüşe geçtiğinin .

      Sil
  16. Hocam merhabalar, bu iki olay arasındaki farkta para politikası uygulaması ekonomik kurumlar arasında olacak ve halka ve siyasetçilere yansımayacak değil mi? Yani iş yukarılarda mı dönecek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'de yansıma minimum düzeyde kalacak ama bizim gibi bu bol likiditeden yararlanan ülkelerde halka da siyasetçiye de yansıyacak. Çünkü bizim gibi ekonomiler, artık bol ve ucuz dış kaynak toparlayıp iç tasarruf açığını kapatamayacak. Onun sonucu olarak da ya kaynak bulmanın maliyeti (yani faizler) artacak ya da yatırımlar ve dolayısıyla büyüme düşecek.

      Sil
  17. Hocam bu sıkılaştırmaya yüksek kur, yüksek faiz, yüksek enflasyon, yüksek işsizlikle giriyoruz. Sıkılaştırma bizi teğet geçer mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizi her şey teğet geçiyor. Bu da teğet geçer.
      Tabii teğet kavramını yani cebirsel ifadesiyle türev kavramını yeniden çalışmamız gerekiyor. İyi öğrenemediğimiz anlaşılıyor.
      Uluslararası bir sınavda ilk soru "y = 2x + 2 nin türevini alınız" şeklinde sorulmuş. Bizim çocukların hepsi doğru yanıtlamışlar. İkinci soru "o aldığınız türev ne işe yarar?" imiş. Bizim çocukların hiçbirisi yanıtlayamamış. Demek ki türevle teğetle bir sorunumuz var.

      Sil
    2. Lise son matematik hocamız türev, limit ve integralin ne işe yaradığını örnekler vererek bize anlatmıştı. Demek ki biz şanslıymışız istisnai bir hocamız varmış.

      Sil
  18. Fed'in ya da herhangi bir onemli Merkez Bankasi'nin sikilastirma yapacak hali yok. Fed/ECB/BOJ/BoE ve SNB'nin bilancolarina baktiginizda bu acikca gorulur. Excess rezervler bu bes banka icin toplamda 10 trilyon dolar civarina ulasmis durumda Agustos sonu itibariyla. Sadece Fed'in excess rezervi 2.2 trilyon dolar. Bu paralar "biz elimizdeki parayla ne yapacagimizi bilmiyoruz" diyen bankalardan geliyor, merkez bankalari da bu paralara eksiye varan ya da en fazla 25-50 baz puan yillik ufacik faizler oduyor. Global ekonomi tarihi bir TASARRUF FAZLASI ile karsi karsiya, bu tasarruf fazlasini emecek duzeyde yatirim olanagi yok, Cin koylere 6 seritli otoban da yapsa yetmiyor, ve kimse, Fed dahil, enflasyon isaretleri gormedikleri surece, ki gormuyorlar, akintiya karsi durup da bosu bosuna faizi arttiramaz. Bu is en basta Cin, Almanya, Kore, Taiwan, Japonya, Singapur'da ortalamada tuketicinin tasarrufa verdigi asiri onem azalmadigi, ve genel olarak dunyada sirketlerin nakit daglari icin yatirim firsati bulmakta zorluk yasadiklari surece oteki yone donmez, likidite fazlasi boyle gider, reel faizler de hep ekside ya da sifira yakin kalir. Enflasyon kisminda da, dedigim gibi, hareket gozukmuyor, bu da nominal faizler uzun sure daha dusuk kalacak demektir. Ama enflasyon kritik, bu hikayede en hizli degisecek olan degisken o olacak gibi gorunuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed sıkılaştırmaya gelecek ay başlıyor. Bilanço küçültme operasyonunu başlatacağını ilan etti. Demek ki hali var.

      Sil
  19. Yelken yanlış yapıyor. ABD'nin para basımına devam etmesi lazım.
    Gouler nasıl büyüyecek mesela biz? Bu şartları nasıl gogusleyecez? Konfeksiyon işi ile ilgilenenler bilir katma değer üreten bir sektör olarak dolar bizim için önemli Çin'de n ithal ettiğimiz iplik bile dolarla. Oldu mu şimdi bu sen doları piyasadan çek biz iş yapmayalım. Bunu konfeksiyon alemi yemez hükümetin bu konuya el atması lazım. Aksi halde topun agzindayiz! Güçlü dolara karşı güçlü hükümet lazım o da bizde.mevcut

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizde mevcutsa korkmayın el atar o zaman.

      Sil
  20. ABD Bankalarin elinde kalan kullanilmayan krediler fed in bu politikasi sonucu para bollugu ile (tahvili linde olanlara odeme yapinca ) birlikte para artmayacak mi o zaman neden gelismekte olan ulkelerdeki dolar. en azindan 2 sene icinde geri donsun belkide bu ulkelere para gitmesi gerekmiyormu? Bizim icin onemli an dis borcumuz ($) o zaman olar artar .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelişmekte olan ülkelere gelen para yüksek faiz için geliyor ama risk de yüksek. Her an para değer kaybedebilir ve faiz gelirini silip götürür. O nedenle sıkılaştırmayla birlikte bu paralar yavaş yavaş ABD'ye geri döner. Zaten şimdi bile en ufak bir risk artışında ğara çıkıyor, Dolar artıyor.

      Sil
  21. Yazınız icin teşekkür ederim sayenizde konudan uzak olan benim gibi şade vatandaş bile neler olduğunu kavrayabiliyor.
    Merak ettiğim bir durum var yanıtlayabilirsiniz memnun olurum. Altın gibi emtialar bildiginiz gibi güvenli limanlar olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla özellikle bu aralar calan savaş tam tamlarıyla birlikte ciddi yükselişlere neden oldu. Bu dış etkenlerin olmadığını ya da durulduğunu varsayarsak emtialardaki talebin terse donmesi ve elden çıkarılarak dolara donmeleri beklenir mi? Ve bu sayede Amerika’nın elinde bulunan altın rezervlerinin artması öngörülebilir mi? Altını kendi bastıkları paradan daha değerli olduğunu düşündüklerini düşünüyorum. Dogru bir bakış açısı midir? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sunu da ben sorayım. Merkez Bankasının paralara karsılık rezervi nasıl? Rezervdeki oranlar nasıl? Bunu da dip not olarak dusmek gerekir zannımca.

      Sil
    2. Gelişmiş ülkelerin çoğunun parası rezerv para olduğu için (ABD Dolar, Almanya, Fransa Euro, İngiltere Sterlin, Japonya Yen) bunlardaki rezervler para değil altın.
      Gelişme yolundaki ülkelerde ise ağırlıklı olarak Dolar ve sonra Euro, sonra da altın var. Son dönemde altını artırdılar ama tümüyle altına dönemleri söz konusu değil çünkü Dolar ve Euroya sürekli ihtiyaçları var.

      Sil
    3. Ingiltere ve Japonya rezervlerindeki yabanci paraya oranla cok daha az altin rezervine sahipler. Bunlardan birincisi Bank Of England'in zaten avrupa'daki ve (eski) somurgelerindeki cogu rezervi kendi kasasinda saklamasindan dolayi boyle bir politika guder (6bin ton kadar rezerv bulunur, Turkiye'nin bile rezerv altinini bir kismi Bank Of England kasasinda, kurda kuzu emanet edilmez ama ettiriyorlar). Lazim oldukca kullaniyorlar. Oyle sey mi olur, gelismis ulke bidi bidi diyenlerin Almanya'nin 5 sene evvel Fed'e denetleme icin gittiginde yetkililerin altinlari gosteremedigi, Almanya'nin da bu olaydan sonra altinlari Frankfurt'a tasima kararini hizlandirdiklari haberini ogrenmeleri gerekir.

      Japonya'nin rezervinin az olmasi ise 2. Dunya Savasi'nin kaybetmis olmasindandir. Komik bir sekilde ABD surekli Japonya'ya borclanir. Japonya ABD borclarinin Cin'den sonra ikinci yabanci ulke tasiyicisisidir.

      Sil
    4. vallaha goü ler özelllikle de bizim gibi olanlar yıllardır akın akın gelen fonları betona değil de yola köprüye yani katma değeri düşük alanlar yerine sanayi ve tarım gibi ihraç alanlarına koşullandırsaydı ve döviz yaratma kapasitelerini artırsaydı bugün muhtemelen net borçlanan değil net borç ödeyen pozisyonda olurdu. ama amaç rant olursa hele hele yol-köprü- avm vb gibi dışa bağımlılığımızı artıran yapılaşmalara aşırı sermaye bağlanırsa hem giderek üretimsiz hem de giderek daha da borçlu hale gelerek geleceğini de ipoteklemiş olursun. en iyi örnek: türkiye ekonomisi maalesef!.

      Sil
    5. Turkiye'nin bile rezerv altinini bir kismi Bank Of England kasasinda derken ne demek istiyorsunuz? Bizim kasamiz yok mu niye orda duruyor?

      Sil
    6. Merkez Bankası'nın altınları nerede sakladığı konusunu merak edenler bu yazıma baksın: http://www.mahfiegilmez.com/2017/04/merkez-bankas-rezervleri.html

      Sil
    7. Hocam bu paylaştığınız yazının yorumlarında İngiltere Merkez Bankası'nın millileştirildiğini söylemişsiniz. Bunu yapabilmek için bir şart var mı? Demek istediğim bir ülke istese bunu yapabilir mi? Böyle olması ülke menfaatine midir? Bunları merak ediyorum.

      Sil
    8. Adsiz 22:56, bizim kasamiz var tabi ki. Ancak birincisi bizim kasamizdaki altinlarin varligina pek inanilmiyor. Ayrica kasanizdaki altini savas durumunda koruyabileceginize de inanmiyor. Bu yuzden 'ticareti kolaylastirmak' gibi gerekcelerle, ekonomiyi ve dunyayi yoneten ulkelere bir nevi harac vermek icin kasalarina altin koyuyorsunuz. Yoksa paranizi uluslararasi piyasalara sokmuyorlar. Yoksa kimse istemez baskasinin memleketine altinini birakmayi. Bu sadece Turkiye icin gecerli bir durum degil. Savas kaybetmis tum ulkelerin ekonomisi buna muhtac. Soyle ornekleyeyim, Brendon Woods sistemi zamaninda Fed kasasinda 14bin ton altin bulunuyordu. Su an da ise 12bin ton. Yani cok bir sey degismis degil.

      Sil
    9. Bu arada Fed kasasi diyoruz ancak, bu lafin gelisi. Fed'e ait bankalardaki kasalar oldugu gibi ABD hazinesinin kasalari vs. bu altinlarin depolandigi yerler. Hepsi stratejik yerlerde ve cok iyi korunuyor, yerin altinda saklaniyor vb. En azindan oyle oldugu soyleniyor.

      Sil
  22. Üstadım burası mini bir iktisat fakültesi, elinize sağlık

    YanıtlaSil
  23. Hocam ya, hafta sonu kahvaltıdan önce iştah açıcı değilse yazı yayınlamayın lütfen!

    YanıtlaSil
  24. Hocam belediyenin topladığı vergi belediyede mi kalır hazineye mi gider?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belediyenin topladığı vergi belediyede kalır, Hazine ise topladığı bazı vergilerden belediyelere pay verir.

      Sil
  25. Valla hocam, bu daralmanın sonucunda ABD ekonomisinin istenilen tepkiyi verememesi gibi bir sonuçla karşılaşılması olasılığı var mı? Varsa Fed (belki yeni yönetim) aldıkları karardan vazgeçebilir mi veya alternatif bir çözüm uretebilirler mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Var tabii ama Fed de bir şey yapmak zorunda. Aksi takdirde enflasyonu denetleyemez. Şimdilik vazgeçmezler herhalde.

      Sil
  26. Hocam bizim 2 tane gelirimiz varsa ve biri turizm digeri ihracat ise yakin zamanda turizmin duzeleceginide beklemedigimize gore artik yapacak birsey kalmadi dememiz getekmiyormu? yapisal reformlari yapmaya basladak bile en az 20-30 seneye ihtiyacimiz var. su siralar sadece siyasi ve ekonomik krizin ustunu kapayip bir sure daha gorunmezmis gibi yapmaya calisiyoruz. ama mizrap cuvala sigmiyor artik. ihracatimiz rekorlara doymuyor diyoruz ama diviz cinsinden bakildiginda ithslatve ihracat artislari aslinda ayni. demekki ekonomik buyumede aslinda hic olmamis diyebilirmiyiz? tasarruf etmiyoruz cunku edecek para yok. cari acigi azaltamiyoruz cunku katma degerli kendi uretimimiz yok. Ben gizel ulkemizi suna benzetiyorum. Bir ev dusunun 100 birim geliri var ama 300 birimde gideri var. Ceptede bir suru bankadan gelmis kredi karti var. Birinden cekip digerinin asgarisi yatirilarak yasamay devam ediliyor. Eninde sonunda bu cark donmeyecektir ve karakolda bitecektir. Secim secim deniyor sanki ertesi gun gorunmez bir el hic haberimiz olmayan bir serveti ortaya cikaracakmis gibi. Kim gelirse gelsin bir enkaz devraldigini soyleyecektir ki getcekte tam boyle. sizce biri cikipda hem ekonomik hem yapisal reformlar yapmayi ve en sz 6 seneye seneye ihtiyac oldugunu, tam sonuc almak icin 20 sene getektigini soyleyebilir ve ananizi aglatacagiz diyebilirmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 50 yıldır aynı hikaye, haklısınız.

      Sil
    2. Osman Cem Uzun24 Eylül 2017 10:31

      Bazen aklıma geliyor,geçici olarak bir tür devlet kapitalizmine geçsek en azından üretim sektörlerini toparlamamız hızlı olur mu diye?

      Sil
  27. Fed bi yandan faiz artışları diğer yandan bilanço küçültme derken negatif eğimli bi getiri eğrisi yaratsa (borsalar bu tarz eğrilerden hiç hoşlanmaz) borsalar da ekonomik yavaşlamayı fiyatlasa ve fakirleştiğini hisseden halk da tüketimi frenlese ABD yerleşik düzeni bi taşla 3 kuş vurabilir. 1. Kasım 2018'deki kongre seçimlerinde Trump ve onun destekçilerine ağır bir darbe 2. İkinci dibi görecek petrol fiyatlarıyla, petrol ticaretine rubleyi sokmak isteyen Putin'e tokat 3. Mart 2019'daki yerel seçimlere küçülen bir ekonomiyle girecek Erdoğan'a ayar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ABD'yi de batırır. Çünkü sistem artık tam anlamıyla bir bileşik kaplar sitemi.

      Sil
  28. Bizlere katkılarınız için çok teşekkür ederim sevgili hocam FED 2000-2004 yılları arasında faizleri %6 dan -%1 e düşürdü bu emlak sektöründe balonun oluşmasına sebep oldu. 2004-2006 arasında ise faizleri %5 e kadar yükseltti bu da emlak sektöründe balonun patlamasına reel sektöre bulaşmasına neden oldu ve kriz yaşadık sizce faiz artışı emlak sektöründen başlayacak bir kriz yaratır mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Yaratmaması için Fed çok temkinli gidiyor bu sefer. Bu denetimli gidişle kriz yaratmadan çıkabilir. Ama daha öteki MB'ler var sırada. Yani konu Fed'de bitmiyor.

      Sil
    2. Peki analitik bakacak olursak şayet, Avrupa'nın durumu da ortada ecbnin hem kendi olasi türbülansina zayif ekonomik taraflarına karşı hem de fedin sahadan ayrılmasıyla goulerin yasayaEBİLECEgi türbülansa karşı bir yıl daha parasal genişleme yapması uygun bir görüş müdür sizce ???

      Sil
    3. Bence ECB'ninm bir yıl daha tıpkı Fed'in yaptığı gibi miktarı azaltarak parasal genişlemeye devam etmesi akıllıca olur.

      Sil
  29. Hocam bu tür parasal genişlemeler yapılırken bölüşümden bütün payı bankalar mı alıyor? Eğer böyle bir durum varsa ABD bunu biliyor, ekonomiyi yörüngede tutmak için paranın bankalarda değilde içeride kalmasını neden sağlamadılar?

    Örneğin transfer harcamalarına akıtsalardı bu genişlemeyi fakir nasiplenseydi bu durum ABD ekonomisi lehine olmayacak mıydı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1929'da yapılan buydu. Ama o yaklaşım enflasyonu hızla artırabilir. Öte andan bu yöntemi uygulayarak ABD'nin sorununu dünyaya yayarak herkesin ABD ekonomisine katkıda bulunmasını sağladılar. Adamlar paraları Türkiye'ye, Brezilya'ya, Meksika'ya götürüp oralardan para kazanıp ülkelerine dönüyorlar.

      Sil
    2. Yani her sey bankaların kredi oluşturmasına yaradı. Krediyle bir seyler alanlar bunu da biliyordur. Benim anlamadığım hicbir ulke de bu paraların suyu nereden geliyor diye niye sormuyor

      Sil
    3. Onların işine geliyor da ondan. Bunu biraz soran iki ülke var: Hindistan ve Endonezya. Onlar yeterli olmasa da bir şeyler yapmaya, dışa bağımlılığı azaltmak için bir takım önlemler almaya çalıştı.

      Sil
  30. Hocam sadece hanehalkı tasarrufları artsa özel sektör ve devlet tasarrufları aynı kalsa tasarruf oranının artıp cari açığın düşmesi lazım(yatırımlar sabit kaldığı sürece). Peki hocam hanehalkı tasarrufları dolar cinsinden değil ki cari açığı düşürsün. Burada yanlışlık nerede acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet hocam benim de hiç aklıma gelmeyen orjinal bir soru.

      Sil
    2. Hocam tüik bizi bir gecede dünyanın en tasarrufçu milletleri arasına soktu. Yeni seri gsyh'nin yanına bir de yeni seri dolar kuru açıklasa, bir gecede orta gelir tuzağından kurtulsak harika olur.

      Sil
    3. Vatandaş tasarruf ettiği parayı Dolara dönüyor. Mevduatın % 45'i Dolar. Tasarruf artsa, enflasyon düşse, reel faiz elde edebilse, vatandaş tasarrufunu Dolardan TL'ye döner. İşte size döviz kaynağı.

      Sil
    4. Yani hocam hanehalkı tasarruflarındaki asıl olay halkı TL'de tutabilmek mi?

      Sil
    5. Mahfi Egilmez, bir ayyasin tum sorunlarini alkol ile unutmaya calismasi gibi, biz de ekonominin tum sorunlarini yuksek faiz vererek mi cozecegiz? Halkin altin ile birikim yapmasi tesvik edilse alin size gene doviz kaynagi.

      Daha iki uc yazi oncesinde faiz yuksek oldugu icin doviz dusuyor, yabanci iki turlu de kazaniyor demiyor muydunuz?

      Elindeki tek arac cekic olan tum sorunlari civi zannedermis. Gercekten dogru gorunuyor.

      Sil
    6. Yanlış bakıyorsunuz. Bizdeki faiz yabancıya yüksek. Türk'e verdiğimiz reel faiz hemen hemen sıfır. Eğer yapısal reformları yapıp da enflasyonu düşüremezseniz elinizde sadece çekiçle kalırsınız ve yabancıya Türk'ün 8 katı faiz vermek zorunda kalırsınız. Ondan sonra da altın dersiniz. Türkiye'nin altın tüketimiyle altın üretimi arasındaki farkı biliyor musunuz? Dolar neyse altın da o. İkisi de ithal.

      Sil
    7. Mahfi Egilmez, Gold and Economic Freedom, (http://www.constitution.org/mon/greenspan_gold.htm). Fed baskanligi yapti bu yaziyi yazan kisi. 19 sene yonetti hem de. Son roportajlarinda dahi ayni fikirleri korudugunu soyledi.

      Okuyun ondan sonra tekrar 'dolar neyse altin da o' diyebiliyor musunuz cok merak ediyorum dogrusu. Dolar'i yoneten kisiler altin ile dolar ayni sey demezken sizinki bilimselilliten de ote, biraz curet oluyor sanki.

      Sil
    8. Önce okuduğunuzu anlamaya çalışın. Dolar neyse altın o sözünü Türkiye için söyledim. Biz altını neyle ithal ediyoruz Türkiye'ye? Dolarla. Doları biz mi basıyoruz? Bizim paramız uluslararası geçerliliği olan bir para mı? Hayır. Doları da dışarıdan alıyoruz altını da. Fed Başkanı onu tabi söyler. Dolar adamın parası verir karşılığında altını alır. Oysa biz altın ithal etmek için önce Dolar kazanacağız sonra onu verip altın alacağız. Benim dediğim o. Bizim için ikisi de ithal. Fed Başkanı için Dolar ithal değil.

      Sil
  31. Hocam Hazine merkezi yönetim bütçesinin genel bütçe kısmıyla ilgilidir bu kısımla ilgili harcama yapar değil mi? Özel bütçe ve düz. ve den. kurumlar hariç?
    2) BDDK ve YÖK gibi kurumlar kendi gelirleri olduğu halde merkezi bütçenin içinde. Belediyeler ve SGK'nın da kendi gelirleri var onlar niye dahil değil? Ya da bunlar dahil değilken BDDK ve YÖK niye dahil?

    YanıtlaSil
  32. Hocam bütçe dengesi ile bütçe nakit dengesi farklı olsa da uzun dönemde birbirlerini dengeler mi ve dengeliyor mu Türkiye'de?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yılsonlarında birbirlerine yaklaşıyorlar genellikle.

      Sil
  33. Sayın hocam yine çok harika bir yazı daha. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  34. Bu niceliksel sıkılaştırma ilk önce bankaların FED e düşük faizle park ettikleri rezervleri eritme ihtimali de mevcut mudur?

    Bu süreçte ülkeler ithalat bağımlılığını azaltıcı politikalara yöneliyorlar. USD ihtiyacını azaltan bir faktör.

    Diğer merkez bankalarının parasal gevşemeye devam etmesi de, bu sıkılaştırma sürecinde bizleri biraz olsun rahatlatan bir faktör.

    Belki de FED in faiz arttırma sürecine girdiğinde diğer ülkeler fon ihtiyacını euro/str/yen gibi döviz birimlerine yöneltmesi sonucu usd ihtiyacının azalmasına yol açtı. Azalan bu ihtiyaç neticesinde bu USD lerin ABDye dönme ihtimaline karşılık sıkılaştırma ihtiyacı doğdu. Bizde de mevduat faizleri tarafında USD faizlerinin yüksek, euro faizlerinin düşük olması, bu görüşü destekler nitelikte.

    Bunlardan ayrı olarak nasıl ki bizde dillendiriliyorsa; verilen teşviklerin kaldırılması durumunda ekonominin canlılığının devam edip etmeyeceği sorusunun aynı şekilde ABD içinde geçerli.

    Bu parasal genişlemede kredi notu çöp seviyesinde olan firmaların bile milyarlarca usd lik kredi kullanmasına yol açtı. Yani bu genişleme yapısı sağlam temellere dayalı bir işgücü piyasası mı yarattı, yoksa bu parasal genişlemeye fazla bağımlı bir ekonomi mi yarattı?

    Sonuçlarını bu süreçte hep beraber göreceğiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer bankaların paralarına kredi yönünde talep olursa tabii Fed'deki paralarını çekme aşmasına gelirler. Ama henüz bu kadar canlanma yok.
      Evet diğer MB'lerin parasal genişleme uygulamasına devam etmeleri durumu dengeliyor ama sanırım AMB'nin de yakında sıkılaştırmaya dönmesi gündemde.
      Benim gördüğüm parasal genişlemenin dış finansmana bağımlılığı artırmış olduğu gerçeğidir. Çok az ekonomi önlem alarak bunu bir nebze olsun denetlemeyi denedi.

      Sil
  35. Hocam iktisat fakülteleri içindeki işletme, sbky, turizm gibi bölümlere makro mikro derslerinin verilmesi zorunlu. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SBKY için bence ekonomiye giriş düzeyinde ders yeterli, işletme ve dolayısıyla onun bir çeşidi olan turizm için ise mikroekonomi okutulması şart.

      Sil
  36. Sayın hocam ecb sizce 1 yıl daha azaltmali parasal genişleme yapmalı midir.? Fed önümüzdeki yılın tamamında arttirmali şekilde420 milyar$ cekecek ecb de azaltmali şekilde 420-400milyar€ euro parasal genişleme yapsa hem kendi bölgesindeki zayıf tarafları torpulemesi bakimindan hemde bazı zayıf toparlamaya başlamış euro ulkelerine zaman imkan tanımak bakımından hem de sahadan ayrılan fedin yarattığı boşluğu belirsizligi doldurarak bizim gibi ülkelere rahat nefes aldırmak bakımında genislemeye azaltmali olarak devam etmelidir görüşüne katılır mısınız???

    Sonuçta euro bölgesi/AB ülkeleri parasal genişleme alanıyla birlikte büyüme dinamikleri biz gibi ülkelere Brezilya Çin vs olumlu yönde etki sağlıyor. Fedin sahadan paraları çekerek ayrılması ecbnin oyuna 1 yıl daha devam etmesi ciddi zaman ve imkan sağlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence ECB gelecek yıl başından itibaren miktarı azaltarak yılsonunda sıfırlanacak biçimde parasal genişlemeyi sürdürmelidir. Ama bu miktar Fed'in çekilmesini doldurmayı amaç edinmemelidir. Asıl olarak güçlenmeye başlamış olan Avrupa ekonomisini zayıflatmadan süreci sona erdirmeyi hedeflemelidir.
      Gelişme yolundaki ülkelere parasal genişleme 10 yıldır imkân sağlıyor: Yapısal reformları yaparak dış finansman bağımlılığını azaltmaları için. Hangisi bu sürede bir şeyler yaptı? İki veya üçü bir kaç adım attı o kadar. Herkes bol para var deyip daha da çok o paraya bağlandı. Onun için bir yıl daha uzasa kimsenin önlem alacağı filan yok.

      Sil
    2. Bende ayni seyi dusunuyorum. Gouler icin zaman kazandirmaktan xiyade fedin gecis donemi icin ecbnin genislemeye azaltarak devam etmesi elzem. Aksi halde avrupada ve ona bagli olarak periferideki ulkelerde ve genel olarak goulerde tam da dunyada bir resesyon olma ihtimali belirirse bunun sonu borsalarda menkul gayri menkullerde cokustur. Dolayisiyla bir yil daha sirf bu fedin gecis donemi icin parasal genislemeye devsm etmesi onemlidir.boyle olursa hem a avrupafa isler buyuk olcude duzelir hem gouler icin yumusak gecis saglanirhemde fed daha az panikle dah rahat hareket eder.

      Sil
  37. Hocam çok bilgilendirici ve güzel bir yazı olmuş.Teşekkür ederiz.
    Üst yorumlarda dikkatimi çekti,yapılması gereken bazı yapısal reformlardan bahsetmişsiniz.
    Bununla ilgili 2 sorum olacaktı izninizle;
    1)Son dönemlerde kamuda performans esaslı personel sistemine yönelik çalışmalardan bahsediliyor. Acaba bu sistem gerçekleştirilebilir mi?(bu kadar aşırı bürokrasi içinde) Ayrıca bu sistem amir kayırmacılığına açık bir sistem olabilir mi? Ne yazık ki torpilin çok döndüğü kamu sektöründe daha tehlikeli bir hal almaz mı?
    2)Hocam bütçeleme alanında sizce 5018'in getirdiği reformlar başarılı oldu mu?
    İyi günler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      1) Ben bu konularda kanunlarda yazanlara veya söz olarak anlatılanlara, programlara artık inanmıyorum. Türkiye'de kanunlarda yazılı olanları uygulasak zaten sorun kalmayacak. Uygulama önemli. Biz kanunda başka şey yazıyoruz uygulamada bambaşka şey yapıyoruz.
      2) Bütçe açıklarında kaydedilen düşüşe bakarsak başarılı olduğu anlaşılıyor.

      Sil
  38. Sayın hocam, bu yazilarinizla bizlere onemli katkılar sagliyorsunuz emeğinize sağlık çok teşekkür ederim. Hocam, Fed'in bilanço buyuklugu 4.5 trilyon dolar. Fed, Hazine ve Mortgage kuruluşlarına daha önceki aldığı tahvilleri iade edip karşılığında bunların bedeli olan anapara +faiz ı tahsil ettiğinde bu tutar bankanın varlıkları arasına kaydedilmeyecekmi? Yapılan açıklamalarda Fed'in bilanço büyüklüğünün 2 yada 2.5 trilyon dolara düşürüleceği söyleniyor. Bu nasıl gerçekleştirilecek (Fed bilanço kucultmeyi nasıl yapabilir) yani aradaki 2-2.5 trilyon dolar nasıl eritilecek? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun.
      Çok doğru bir soru. Çünkü sonuçta Fed para vererek aldığı tahvili bilançosuna yazmıştı. Şimdi tahvili verip parayı alacak. Dolayısıyla tahvilin yerine bilançoda para girecek. Parayı basan ve sahibi olan Fed olduğu için aldığı o paraları imha ettiğinde olay bitiyor.

      Sil
    2. Kısır döngüye girebilir mi bu süreç? Paraları alanlar nasıl ödeyecek bunları?

      Sil
  39. Merhaba hocam

    Benim anlamadigim konu dışı birşey var.

    TL değer kazandığında insanlar ihracat gelirlerimiz düşecek diye tedirgin oluyor. Ancak biz hammaddeleri de dışarıdan alıyoruz yani tl değer kazanınca hammaddeleri daha ucuza aldığımızdan ürettiklerimizi daha ucuza üretmiş olmaz mıyız?
    Yani demek istediğim ihracat düşüyorsa ithalat da ucuzluyor bu iki olay birbirini dengelemez mi?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 100 USD'lik ihraç malımızın kabaca 65 USD'si ithal maldan oluşan girdilerle yapılıyor. 1 USD = 3,50 TL iken 100 USD'lik mal yapıp satmak isteyen bir ihracatçı bu malın üretiminde kullanacağı girdiyi ithal için 65 x 3,5 TL = 227,5 TL'ye mal ediyor. Sonra da bunu 100 USD'ye satıp karşılığında 350 TL alıyor ve dolayısıyla 122,5 TL kazanıyor. Şimdi diyelim ki TL değer kazandı ve kur 1 USD = 3,00 TL oldu. Bu durumda bu arkadaş 65 USD'lik girdi için artık 195 TL ödeyecek ve 100 USD'lik ihracattan da 300 TL kazanacak. Bu durumda kazancı (300 - 195 =) 105 TL'ye düşecek demektir. Yani ihracatı düşmeden sadece TL'nin değer kazanması sonucu kazancı 122,5 TL den 105 TL'ye düşmüş oluyor.

      Sil
    2. Mahfi hoca'nın yorumuna ek olarak şunu da belirtmek lâzım, ithalat ucuzlayınca yurtiçinde TL ile üretilip satılabilecek mallar da üretilmez oluyor, dışarıdan ithal edilmeye başlanıyor. Böylece ithalat ve dövize olan ihtiyaç gereksiz yere artıyor. Bu da bizlere cari açık olarak geri dönüyor.

      Sil
    3. bu noktada maliyet az olsun diye ithal etmek değil yerli üretime dönük atılımlar olmalı!! Liberal düşüncenin kârı ençoklaştırma noktasında bir sıkıntısı var. Herkes kârını artırsa ortada bir şey kalmıyor. Bu düşünce borsa türev piyasalara kadar evrilmiş. Bitcoine kadar gidiyor. Kimse de yanlış dememiş. En başta teoriyi yazan kişi de aynı kafada olduğu için bu böyle. Bizim sözümüzün geçmesi için nobel almak şart oldu. Kimse de ben fazla paradan vazgeçmem demiyor. Fakat insan hayata gözlerini kapadığı zaman iş bitiyor.

      Sil
  40. hocam hazinenin dış borç kriteri dış piyasan mı yoksa yabancı para cinsinden mi hesaplanıyor. örneğin yurt içinde dolarla borçlandı iç borca mı girer dış borca mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dış borç sayılması için yurt dışında yerleşik kişilerce döviz cinsinden borç verilmiş olması gerekiyor.

      Sil
  41. hocam japon yeninin değerli oluşu japon ekonomisinin büyümesi önünde engel midir? Aynı durumun almanyada yaşanmamasının nedeni diğer euro bölgesi ülkelerinin euro kullanması mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Japon hükümeti ve MB değerli Yenin büyüme ve ihracatı artırma konularında engel olduğunu düşünüyor.
      Almanya için yorumunuz kısmen doğru ama Euro son yıllarda Dolara karşı değer kaybettiği için ihracatı desteklemiş bulunuyor ve dolayısıyla büyümeye olumlu katkı yapıyor.

      Sil
  42. Her yazınızı ve yorumları okuduğumda içeriği bir kenara bırakırsak öğretme doğruları gösterme çabanızı takdir ediyorum hocam. Kimya alanında çalışan bir teknik insan olarak iktisat olmadan bir şeylerin başarılamayacağını, istatistiğin ne kadar önemli bir kavram olduğunu iş yaşamımın 7. yılında kavradım ve son iki yıldır zaman buldukça kendimi geliştirmeye çalışıyorum.
    Petrokimya alanında ki yatırımlarda biraz gecikilmedi mi ? Tek üretici %15 ihtiyacı karşılarken onbeş yıl sonra planlara dahil edilmesi ne derece etki edecek ve bu zamanı tölare edebilecek enstrümanlarımız var mı ? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağolun.
      Aslında Türkiye petrokimya alanında çok iyi bir zamanlamayla işe başladı. Petkim'in kurulması Aliağa yatırımı vb nin zamanlaması çok doğruydu. Ama sonra birden durduk. Talep arttı bizde kapasite o hızla artamadı. Bugün sizin dediğiniz gibi çok geride kaldık.

      Sil
  43. hocam hazine hangi amaçla döviz cinsinden borçlanır? ben mantıklı bir açıklamasını bulamıyorum. başkalarına kefil olmadığı sürece bütçe açık verse tl üzerinden zaten borçlanıyor. piyasaya dolar gerekirse merkez bankası dolar borçlanıyor. hazine neden dolar cinsinden borçlanıyor hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazine bütçe açığını kapatmak için hem içeriden hem dışarıdan borçlanır. Hepsinin içeriden borçlanılması tl faizlerini daha da yükseltir yani bir nevi crowding-effect durumu oluşur. Bu yüzden ağırlıklı olarak tl ile borçlanılsa da dışarıdan da borçlanılıyor.

      Sil
  44. Merkez bankalarinin biz de dahil buna
    Parasal genisleme piyasanin istediginin uzerinde para bastigini yarattigini nereden anlariz
    a) mbletin bilancosu b) m1 para arzi

    ya da her ikisi de

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir önceki dönem bilançosuyla kıyaslandığında emisyon (dolaşımdaki para) miktarı ne kadar artmış, öncekilere göre anormal artışlar var mı ona bakılır.

      Sil
  45. Mahfi Hoca,
    Bu kadar parasal genişlemeye ragmen ABD de ve dunyada enflasyon yeterince oluşmuyor diye düşüyorum.
    Belkide beklenen enflasyon hiç oluşmayacak.
    Bunun nedeni birim para ile üretilen mal miktarı göreli olarak artıyor.
    Yeni teoriye ihtiyac var.
    Siz ne düşünüyorsunuz.

    YanıtlaSil
  46. Hocam ziraat bankasının 1926da anonim şirket olması tam olarak ne ifade ediyor? Neyi değiştirdi bu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada TCZB tarihi var. Oradaki gelişim önemli. http://www.ziraat.com.tr/tr/Bankamiz/Hakkimizda/Pages/BankamizTarihcesi.aspx

      Bankalar dünyada Anonim Ortaklık olarak kurulduğu için TCZB de bu yapıya dönüştürüldü.

      Sil
  47. hocam üretici dışardan mal alıp üzerine kar koyup elde ettiği kdv gelirini beyan ederken tabi alırkenki kdvyi de mahsup ederek bu gelir bütçede dahilde kdv kısmına mı ithalde kdv kısmına mı yazılıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İthalde ödenen kısmı ithalde KDV olarak içerideki farkdan alınan KDV ise dahilde KDV olarak yazılıyor.

      Sil
  48. hocam türkiye net dış borç stokunda toplam borçtan bankaların varlıkları indirilirken reel kesimin varlıkları neden indirilmiyor ama bankacılık kesimi dışında borç belirtiliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reel kesimin dışarıda varlığı varsa o da indirilir.

      Sil
  49. hocam hazine yatırım ile hazine geri ödeme garantisi arasındaki fark nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yatırım garantisi yatırımcının elinde olmayan herhangi bir nedenle yatırımın tamamlanamaması ya da işletmeye alınamaması halinde devreye girer. Geri ödeme garantisi yatırım yapacak olanın aldığı borcu ödeyememesi halinde devreye girer.

      Sil
    2. geri ödeme garantisine örnek osmangazi köprüsünde her gün şu kadar araç geçecek geçmezse farkını hazine karşılar olur mu?

      Sil
    3. Yok o da farklı o satın alma garantisi. Yani Hazine orada eğer malın ya da hizmetin sözleşmeden öngörülen miktar kadar satılması söz konusu olmazsa aradaki farkı ödemeyi taahhüt ediyor.

      Sil
  50. Dış ticaret hadlerinin yükselmesi sattığımız malı daha karlı sattığımız anlamına gelir. Peki bunun yanında daha pahalıya sattığımız için rekabet gücümüzün düşmesi gibi bir durum olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dış ticaret hadleri denince genellikle ihracat birim değer endeksi/ithalat birim değer endeksi anlaşılıyor. Yani konu değer (fiyat) cinsinden ölçülüp bakılıyor. Bir de dış ticaret miktar hadleri var. Onda da ihracat miktar endeksi / ithalat miktar endeksi olarak ölçülüyor. Eğer dış ticaret değer hadleri yükselirken dışticaret miktar hadleri daha hızlı yükseliyorsa o zaman sattığımızı daha ucuza ama daha fazla satmaya başladığımız anlaşılır. Ki bu, rekabet gücümüzün de düştüğü anlamına gelir.

      Sil
  51. Hocam doğrudan yabancı yatırımlar genelde kendi ülkesinden düşük faizle kredi çekip ülkemize geliyor. Peki zaman geçtikçe mesela 5- 10 sene sonra hala ülkemizdeyse krediyi çoğunluk içeriden mi dışarıdan mı alıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Krediyi buradan alırsa kazanç sağlayamaz. Çünkü krediyi % 16'dan alıp % 12 den faize yatırması para kazandırmaz.

      Sil
  52. Bizlere Zaman ayırdığınız ve bilgilerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ederim hocam hocam ben Japonya'nın neden durgunluktan çıkamadığını anlayamıyorum her türlü genişlemeci politikaları uyguluyorlar ama 20 yıldır çözemediler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Likidite tuzağı ve onun sonucunda oluşan kötü beklentilerden kurtulmak çok kolay olmuyor.

      Sil
  53. Mahfi Hocam merhaba,

    Türkiye'de enflasyonun neden bir türlü düşürülemediğini açıklamaya çalıştığım bir yazı yazmıştım daha önce.

    Vaktiniz olur da okur ve bana pozitif/negatif geri bildirimde bulunabilirseniz pek memnun olurum.

    https://seyler.eksisozluk.com/turkiyedeki-enflasyon-sorunu-neden-bir-turlu-cozulemiyor

    YanıtlaSil
  54. Mahfi Hocam bir mühendis olarak temel bir soru soracağım. FED' in bilançoyu küçültmesinin altında yatan zaruret nedir? Eğer küçültmezse ne gibi sonuçlar doğurabilir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dümdüz yolda giden bir araba düşünün. Fed de bu arabanın sürücüsü olsun. 120 km/saat hızla gidiyor. Derken ileride art arda virajlar olduğuna ilişkin levhalar görüyor ve hızı düşürmeye başlıyor. Aşağı yukarı durum bu. İleride ekonominin canlanacağını ve bu paraların piyasaya çıkarak enflasyonu artıracağını düşünen Fed yavaş yavaş o paraları geri çekip yok etmeyi planlıyor.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...