16 Ekim 2017 Pazartesi

İşsizliği Artıran Büyüme?

TÜİK’in açıkladığı Temmuz ayı işgücü istatistikleri işsizlikte artış olduğunu ortaya koydu. 2017 Haziran ayında yüzde 10,2 olan işsizlik oranı Temmuz ayında ciddi bir artışla yüzde 10,7’ye yükseldi.

İstihdam anketinin uygulandığı gün ve önceki hafta içinde kâr karşılığı, yevmiyeli, ücretli ya da ücretsiz olarak hiç bir işte çalışmamış kişilerden son 4 hafta içinde iş arama kanallarını kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda bulunan 15 ve daha yukarı yaştaki kişiler işsiz sayılıyor. İşsiz sayısının toplam işgücüne bölünmesiyle işsizlik oranı bulunuyor. Buna literatürde resmi işsizlik oranı deniyor.

Bu işsizlerin dışında bir de çeşitli nedenlerle bir iş aramayan, ancak iş bulursa 2 hafta içinde işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirtenler var. Bunlar iki grupta toplanıyor: (1) Daha önce iş aradığı halde iş bulamayan ya da kendi niteliklerine uygun bir iş bulabileceğine inanmadığı için iş aramayan ancak işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirtenler. (2) Mevsimlik çalışma, ev kadını olma, öğrencilik, irat sahibi olma, emeklilik ve çalışamaz halde olma gibi nedenlerle iş aramayıp ancak işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirtenler. 

İşsizlerle bir iş aramayan, ancak iş bulursa 2 hafta içinde işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirtenlerin toplamı bize geniş işsizler sayısını veriyor. Bunların toplamını işgücü ile bir iş aramayan, ancak iş bulursa 2 hafta içinde işbaşı yapmaya hazır olduğunu belirtenler toplamından oluşan geniş işgücü sayısına oranlarsak karşımıza geniş işsizlik oranı çıkıyor.

Buraya kadar yaptığımız tanımları bir tabloya dökelim:

Bin Kişi
2017 Haziran
2017 Temmuz
Değişim (%)
İşgücü
31.954
32.200
0,8
Çalışmaya hazır
2.226
2.258
1,4
Geniş İşgücü
34.180
34.458
0,8
İşsiz
3.251
3.443
5,9
İşsizlik Oranı (%)
10,2
10,7
5,1
Geniş İşsizlik Oranı (%)
16,0
16,5
3,3

Tabloya göre Haziran ayına göre Temmuz ayında yüzde 1’den az artış gösterirken işsiz sayısı yüzde 5,9 artmış. Dolayısıyla işsizlik oranı da yüzde 6’ya yakın artış göstermiş bulunuyor. Ayrıntıları incelediğimizde tarım dışı sektörlerde başta hizmetler sektörü olmak üzere istihdam kayıplarının ortaya çıktığı görülüyor. İstihdamı artırmak için SGK primi ödemelerinin ertelemesi gibi önlemlerin yürürlükten kalkması yılın son çeyreğinde işsizliğin daha da artmasına yol açabilir.  

Türkiye, kamu mali disiplinini feda ederek büyümesini hızlandırmasına karşılık işsizliği bir türlü tek haneye düşüremiyor. Üstelik Temmuz ayında iş tersine döndü, işsizlik oranı arttı. İşsizlik oranındaki bu yükselişin büyümenin rekor kırması beklenen üçüncü çeyreğin ilk ayında ortaya çıkması işi daha da ilginç bir görünüme sokuyor.

Bugüne kadar ‘istihdam yaratmayan büyüme’ kavramıyla uğraşıyorduk acaba bugünden başlayarak bir de ‘işsizliği artıran büyüme’ kavramıyla mı uğraşacağız? 

116 yorum:

  1. acaba büyümeye vereceği tepki geç olabilir mi? sonuçta birden işsizliği etkilemesini beklemek yanlış olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bakarsan tam tersi; işsizliğin daha önce azalması, büyümenin de daha geç cevap vermesi gerekir.

      Sil
    2. Aslında bakarsan tam tersi;mal ve hizmetler artığı için daha çok üretme ihtiyacından dolayı ilave iş gücüne ihtiyaç duyulur,fakat gelişmekte olan ekonomilerde Bhagwati'nin "Yoksullaştıran Büyüme" hipotezinin geçerli olduğunu düşünenlerdenim.Örneğin; yükselen kur,paranın değersizleşmesi,yurt içi üretimlerin ucuzlaması ve bu mallara yönelik talebin artması ve ülke ihracaatının artması ve GSYH'nin artması bu döngü içinde aslında artan dolar kuru ile nominal bir artış söz konusu,reel olarak bir kazanç artışından söz etmek bence yanlış olur.

      Sil
    3. Büyümenin işsizliğe etkisini belirleyen kesit buyumenin yatırımlar içerisindeki payıyla alakalıdır.Sonuçta yatırımlar işgücü yaratır.%5 in üzerinde bir büyüme performansı görüyor iken yatırımın büyüme içerisindeki payı bakıyorsunuz %2'lerde kalmış.o zaman bence şunu sormalıyız kendimize.Yaptıgımız altyapı vb. harcamalarla büyüdüğümüzü düşünüp bunada şükür mü diyeceğiz yada kalkınmayı ve istihdamı artıran bir büyüme modelinimi destekleyeceğiz

      Sil
  2. Hocam sorum basit.
    Varlık fonunu yönetenler,fonda toplananları satmak, menkul değerler sokuşturup borsada oynamak gibi yetkilere sahip ise, devlet kendi yaratacağı bir kriz ile borsadan haksız kazanç elde edebilirmi?
    Not:çok bilgi sahibi değilim.
    Tessekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir soru. Yanıtı ülkeden ülkeye değişir.

      Sil
    2. Çok fazla para kazanamaz, bizim borsa sığ, atılacak taş ürkütülecek kurbağaya değmez. Zarar edecek olan yatırımcı iyice soğur borsadan.

      Sil
  3. Teşekkürler kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam büyüme ile işsizliği ele alarak reel olarak büyüme olduğunu fiili olarak da birşey olmadığını ve de işsizliğin reel büyümeyi takip ederek arttığını söylüyoruz peki enflasyon oranlarını da eklersek Türkiye gibi bir ülkenin ekonomisi ne olurdu sizce

      Sil
  4. Hocam bence bırakın bu ülkeye üzülmeyi. Makale falan yazın. Gönüllü dersler verin. Ömrünüzden giden 1 dakika bile hebadır dedirtecek noktaya geldi bu devlet. Yani geri döndürülemez cehaletin tam da göbeğindeyiz. O yüzden, kıymetli vaktinizi insanlık için daha verimli kullanmaya bakın. Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Türkiye'yi düşünmeyi bırakamam. Nutuk'u ilk okuduğum 18 - 19 yaşımdan bu yana bu benim için neredeyse bir yaşam biçimi haline geldi.

      Sil
    2. İyi ki varsınız Hocam.

      Sil
    3. Hocam ne zaman issizlik, liyakat, egitim sistemi gibi insanların (dolayısıyla benim) hayallerini-hayallerimi calan sorunlarimizi dusunsem sonra aklima hemen siz geliyorsunuz. Nedeni yukaridaki yorumunuz. Sizi cok seviyorum hocam, iyi ki varsınız.

      Sil
  5. Bize göre böylesi bir büyümeye;"açlıktan nefesi kokan büyüme" denir.

    YanıtlaSil
  6. Bürokratlar devletin memuru değil de hükümetin memuru olup istatistikler üzerinde makyaj yaparsa bunun bedeli ne olur?

    YanıtlaSil
  7. Hocam bunun aciklamasi cok basit bence, buyume kagit ustunde, issizlik reel. Buyume rakamlari manipulasyonla sisirilmis, issizligi manipulasyonla dusurmek zor ozellikle anket vs yapiliyorsa. Buyume rakamlarini da anketle cikarsinlar bakalim buyume mi cikacak yoksa aslinda kuculme mi sonucta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsiz 18:03, yanlis bilginiz var. Buyume rakamlari daha reel verilere gore hesaplaniyor, saglamasi yapiliyor. Issizlik arastirmasi ise sadece anketlerle gore yapiliyor. Anlayacaginiz issizlik rakamlari ile oynamak cok daha kolay.

      Cogu insanin gozden kacirdigi, IMF egitimli iktisatcilarin yorumlari ile hareket etmek. O da "gelismekte olan ekonomiler hizli buyumelidir" soylemi. Bati coktandir buyumedense, issizlik, enflasyon (faiz), uretim kapasitesi, siparisler, maaslar gibi indikatorlerle ekonomiyi takip ediyor. Bu alt bilesenlerin bir tanesi buyumeyi ileriye tasiyabiliyor ancak buyume bu haliyle surdurulebilir olmuyor.

      Ama biz kolayi severiz, detayli incelemektense, usten bakar isimize geleni kabul eder etmeyeni inkar eder aksam da rakimizi yudumlayip tum dertlerimizden ariniriz.

      Sil
  8. Sayın Mahfi Hocam,

    Elimizdeki veriler bunlardan ibaret ama veriler tutarsız ise analiz yapmak imkansız hale geliyor. Sizin analiz metodunuza göre ne yapmak gerekir acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Analiz yapmaya devam etmek gerekir. Çünkü analiz sonuçta o verilerin tutarsız olduğunu da gösterir bize.

      Sil
  9. Üretim istihdam çelişkisi midir hocam bu durum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer üretim tamamen robotlara dönmüşse olabilir. Ama bizdeki gibiyse olmaz.

      Sil
  10. Her konuda, kol saati için kolunu kesip veren bir iktidarımız var artık. Hakkımızda hayırlısı.

    YanıtlaSil
  11. Büyüme yalan. Ortada büyüme filan yok demek ki.

    YanıtlaSil
  12. Büyümenin istihdam yaratmamasının iki nedenden kaynaklanabilir;
    1) Büyüme oranının hesaplanmasında yanlışlık olabilir.
    2) işgücü verimliliği yükselmiş olabilir.
    Sizce bu nedenlerden hangisi büyüme artarken işsizliğin de artması parodoksuna yol açıyor. Ya da başka bir neden mi var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyümede yeni GSYH serisinden kaynaklanan bir zorlama olduğunu düşünüyorum.

      Sil
    2. Yani aslinda soylendigi kadar buyumuyoruz!!

      Sil
  13. Merhaba yazınız için elinize sağlık
    1-çalışan sayısının içinde gelire göre bir kırılım var mıdır ? Örneğin asgari ücretlilerin oranı nedir ?
    2-bu verileri rakip ve gelişmiş ülkelerle kıyaslayabilir miyiz?
    3-bu veriler ışığında büyümenin yatırım yerine tüketim harcamaları nedeniyle olduğunu söyleyebilir miyiz?
    4-sanayi 4 ile çalışan sayılarında ciddi düşüş trendinin devam edeceğine göre gelir kayıpları yaşanması kaçınılmaz peki herşeyden tasarruf etme amacıyla yapılan teknolojik yatırımların sonucunda işveren kime ne mal satacak? Bence asıl sorunlar bu gelişmeler sonucu oluşacak.
    Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Bu dağılım en azından benim elimde yok.
      2. ILO verileri veya OECD verileri kullanılarak kıyaslanabilir.
      3. Öyle bile olsa sonuçta tüketim artışı üretim artışına o da yatırım artışına yol açar ve bu gelişme işsizliği düşürür.
      4. Kapitalizm buna bir formül bulur merak etmeyin. Şimdiye kadar öyle karmaşık sorunlara formüller buldu ki.

      Sil
    2. 4. soruya çözüm yok hocam.

      Sil
    3. Neden çözüm olmasın? Hiç bir şeyden bu kadar emin konuşmamak lazım.

      Sanayi 4/5/6... ülkelerde ciddi işsizlik yaratacaksa, girişimler ürettikleri ürün ve hizmetleri insanlar işsiz kaldıkları için alamayacaklarsa bir çözüm muhakkak bulunur.

      Ama işte bu süreç bir anda gelmeyecek, ve her ülke olumsuz etkilenmeyecek. Sıkıntı yaratacak olan işte bu geçiş süreci olacak.

      Sil
    4. hocam kapitalizm kış mevsimini yaşıyor. yaşasın enformasyonizm diyelim...

      Sil
  14. Bence bu konuyu IMF'e sormak lâzım. Ne de olsa IMF'e borç veren bir ülkeyiz, herhalde cevap verirler: Eeey IMF, ben senin çalışanın olsam, 1 sene önce bir tahminde bulunsam ve o tahmin %100'den fazla şaşsa beni daha kaç gün işte tutarsın? Senin %2,5'luk büyüme tahminin nasıl oldu da bir anda %5,1 oldu diye sormak kimsenin aklına gelmiyor nedense. Böyle büyümeye böyle istihdam. Yukarıda bir arkadaş da yazmış, kafayı yormayın bu işlerle hocam, size yazık. Zemberek koptu, yaylar boşaldı, işler iyice zıvanadan çıktı. Ben artık haber falan da izlemiyorum, yoksa kafayı yiyeceğim. Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonunda sanırım IMF'ye soracağız zaten.

      Sil
  15. Mevcut datalar ulkenin ucuruma gittigini ozetliyor. Genc issizlik %21 iken enfladyon %11lerde iken butce acigi rekor vergilerle kapatilmaya calisilirken siz %5 buyuseniz de ne refahi ne issizligi dusurursunuz.

    Bu arada akp sempatisi nedeniyle kendi ulkesindeki sorunlardan(ekonomik sosyal kan davasi vs...) kacan sinirlarin acikligindan yararlanan afgan ve paki tayfasini saymiyorum bile....
    Bu heriflerden biri akpyi elestiren arkadasima bicak cekti bunu da buraya not etmeli.....arkadadimda dogal olarak durumu ehemniyet birimlerine bildirmedi.sebebi belli akp ve adalet guvenlik birimleri, beni mi tutar, yoksa pakiyi mi???

    YanıtlaSil
  16. Para basimi şart. İssizligin panzehiri antibiyotigi serumu ilaci para basarak piyasaya surmektir. Syrulen para talebi ve arzi azdirir insanlara rizik olarak doner.
    Derhal hazine avansi sistemine yasal kosullar dahilinde gecilmeli buyume ve issizlikte ciddi ilerleneler kaydedilmelidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, katiliyorum dediklerine. Soyle bir Dolar 10 lira olsun da rahatlayalim. Para basmadan 3.6 civarinda dolaniyor, bir de bassak ne olacak...

      Sil
    2. Dolar basimi devam ediyor. Bizim de tl basmamizda bir sorun gormuyorum.guzel gunler gorecegiz milletce azcik daha sabir. Ekonomik vergi reformlari yapiliyor sonucta.milletce alkisliyoruz

      Sil
    3. kesinlikle para basılsın değil mi ya!. basılsın ki kurlar 5-6 tl ye zıplasın dövizde açık pozisyonları olan reel ekonomik taban olduğu gibi çöksün sonra işsizlik patlasın, bankalara geri dönmeyen krediler karınca gibi çoğalsın ve mali ekonomi de giderek daralsın... moratoryum ilan edelim sonra da!. ne ekonomi ama!. gerçi yakında para basılacak eh tulumbada artık su kalmıyor değil mi.

      Sil
  17. Mehmet timurlenk16 Ekim 2017 23:19

    Makyaj makyaj nereye kadar? Algı yarat, hikaye sat, masal anlat, insancıklar da inansın....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cok dogru bir yorum Mehmet. Mesele su insanciklar buna neden inaniyor? Biat kulturu olunca ne versen Kabul ediyorlar, sorgulama filan yok. Istenen de bu zaten, insanciklar inansin, saraylar yapilsin birilerinin de bu arada kupu dolsun. Nereye kadar? Romanya'da Nikolay Cavuseku nasil devrildiyse oraya kadar...

      Sil
  18. Hocam genel işsizlik artışı bir problem
    Ama asıl sıkıntı genç işsizliğin çok yüksek oranlarda oluşu TÜİK verilerinden de daha yüksek malesef.sonumuz hayrola

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru ve giderek de artacak gibi görünüyor.

      Sil
    2. Benim anlamafigim bizde genc fazla yuksek genc nufusu kit olan ulkelerde niye yuksek

      Sil
  19. Sanayi üretimi 2011 ocak ayından sonraki en yüksek değerinde. 700 bin kişinin üzerinde net istihdam artışı var. Son 10 yılın ortalama artışı 332 bin… Bunun iki katı gerçekleştirilmiş durumda şu ana kadar.
    Yani işsizliğin düşmüyor olmasına takılmamak lazım.Birincisi kadınların işgücüne katılımı geçmiş yıllara artmış durumda, ikincisi Ermenistan, Gürcistan ile olan vizesiz seyahatlere bağlı gelenlerin sigortasız çalıştırılması ve Suriyeli sığınmacıların yine kayıt dışı çalıştırılması gibi faktörler TÜİK'rakamlarına dahil olmayan verilerdir.Yeni açılan iş alanlarına, rekabet,maaliyeti düşürme gibi nedenlerle kayıtlara girmeksizin yukarıda işaret edilen grupların işgücüne katılmalarını gözönünde bulundurmak gerekir diye düşünüyorum.Bütün bunlar
    hep işgücüne katılımla ilgili çabalar.Türkiye, 7.7 milyon yeni iş yarattı. Avrupa'daki birçok ülkenin nüfusundan daha fazla... Ama işgücüne katılım oranı da son derece yüksek olduğu için biraz zayıf kalıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok, biz takılmıyoruz zaten. İstihdam, mistihdam, boş işler bunlar. Kapı gibi dünya liderimiz var, o bize yeter de artar. Büyüyoruz diyorsa büyüyoruzdur, ondan iyi mi bileceğiz?

      Sil
    2. Aynen. Üç çocuk da yetmez, en az on olmalı. İleride padişaha kelle lazım. Aç olmaları dert değil nasıl olsa.

      Sil
  20. Dünya Gazetesi Alaattin Aktaş'ın istihdam seferberliği ile ilgili yazısını da tavsiye ederim okuyuculara.

    Bu seferberliğin 2016 yılı aynı dönemine göre başarılı, 2015 yılı aynı dönemine göre anlamlı bir başarı sağlamadığından bahsediyor.

    Elde bir modelimiz olsaydı, 2017 de seferberliğin uygulanmaması durumunda ne olurduyu öngörebilseydik bu seferberliğin etkisini daha iyi analiz edebilirdik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Istihdami boyle seferberlik gibi seylerle arttiramazsiniz. Bilimsel dusunce, yapisal reformlar bidi bidi.

      Sil
    2. Elinde model var aslında. Atatürk ün eserini tahrip edeceklerine, anlamaya çalışacaklardı sadece.

      Sil
  21. Okun Yasasında büyüme ile işsizligin ters orantılı olarak çalıştıgını biliyoruz,ancak issizligi artıran büyüme yazınızda işsizligin büyümeyle dogru orantılı oldugunu anlatmışşınız. Hocam bu cercevede yorumlarınızı bekliyoruz.Ekonomının genel kurallarına aykırımıyız sizce ?

    YanıtlaSil
  22. Hocam Merhaba,
    Konu dışı ama bir konuda sizden bilgi almak istiyorum. Vergi uygulayıcıları dediğimizde bu kavram tam olarak kimleri kapsıyor ? Şimdiden teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya vergi oranlarını ayarlayan devleti-hükümeti ya da bizzat vergi toplayan kurumu ifade ediyordur.

      Sil
  23. Değerli yazılarınız için çok teşekkürler hocam şu an bir çok üniversite ve bölümü niteliksiz mezun vermekte ve bu mezunlar düşük ücretlerle çalışmak istememekte.Bence ileride bu mezunlar çok büyük bir sorun haline gelecek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ileride bu daha büyük sorun yaratacak.

      Sil
  24. İspanyada issizlik cok yuksek
    Sizce bunun sebebleri neden?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iş arzındaki kıtlığa rağmen iş talebinin yüksek olması.

      Sil
    2. Genç işsizlerin ebeveynlerinin seçtikleri politikacıların aynen bizdeki gibi ülke kaynaklarını betona gömmelerinden dolayı.Ve bu okumuş işsizler''Anne babalarımızı asla affetmeyeceğiz zira geleceğimizi refahları için sattılar''diye yabancı basında röportajları mevcut.

      Sil
    3. İspanya'da işsizlik global ekonomi iyiyken de gelişmiş ülkelere kıyasla yüksekti. Bunun nedeni olarak İspanya'nın faşist Franco döneminden kalan katı işgücü piyasaları gösterilir. Mesela kovulma tazminatı yüksek ve bu da şirketlerin işgücü istihdam edip etmemesinde tereddüt yaşamalarına neden oluyor. İşgücü piyasasını esnetme konusunda da son zamanlarda bazı adımlar atıldı diye biliyorum.

      Sil
    4. Tum adsiz dostlari,
      Paradoks su, asil celiski surda yatiyor sanki. İspanyada benim bildigim son 35 seneyi askindir dogum orani yerlerde Almanyadan dusuk italya ile ayni kulvarda. Kisaca genc nufus yok! Yaslilatda bugun yarin emekli olma evresinde. Nasil oluyorda genclerde issizlik hem italyada hem ispanyada normal issizlik seviyesinin iki katindan fazla? Bu korkunc bir paradoks! Hani bizde dogum orani yuksek niteliksizlik egitimsizlik hatta egitimlilik niteliklik de ortafa peyfayda ettigi tartisilir duzeyde de bu ulkelerxeki celiski benim kafami kurcalayan.

      Sil
    5. Elma ile armutu karşılaştırmamak için iş gücüne katılım oranlarını aynı almanız gerekir. Eğer İspanyanın kriterini ülkemize uygularsak, iş arayan kişi sayısı ( Ya da işgücüne katılım) yaklaşık 3 milyon işsiz eklenerek bulunur. ( İspanya % 59, Türkiye % 53 )

      Sil
  25. Sayın Eğilmez, büyümenin bu derece yüksek çıkmasının sebebi Türkiye'ye giren kaynağı belirsiz para olabilir mi? Her bir ekonomik kriz başlangıcında yurda kaynağı belli olmayan para giriyor ve uyuşturucu etkisiyle uyutuluyoruz, ekonomik kriz geçti zannediyoruz. Ekonomimiz büyüdü zannediyoruz ancak işsizlik, enflasyon gibi göstergeler bunu doğrulamıyor. Artık net hata - noksan tabir edilen bence kaynağı belli olmayan uyuşturucu para ekonomimizin sağlığını sıhhatini bitirdi, ancak bizler ekonomimiz uçuyor gibi rüyalar görüyoruz. Acaba yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomik büyüme salt para girdisi ile gerçekleşmez. Büyüme olabilmesi için giren paranın harcamalara veya yatırımlara etki etmesi gerekir. Bu zaten etki ediyorsa o zaman giren para büyümede kullanmış demektir. Bu da zaten büyümedir. Yani yatırım ve harcamalarda kullanılan ek paranın en basit bakış açısı ile ek istihdam yaratması beklenir.

      Yok eğer bu para ek yatırım veya harcamalarda kullanışmamışsa büyüme de etkisi olmaması beklenir.

      Teşekkürler.

      Sil
  26. Ah hocam ah mahvetti bu iktisat beni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İktisat kimseyi mahvetmez. Ama kişiler iktisatı mahvedebilir.

      Sil
    2. Hocam bosuna okuduk iktisadı.ekmegimizi iktisattan kazanamiyoruz. 4 yil okuyup da,okudugun bolumun insana para kazandirmamasi cok incitiyor insani

      Sil
  27. Bu yazıya alternatif büyümeli başlık alternafleri;

    Milleti Borçlandıran Büyüme,
    Evli Çiftlerde Ayrılma rekoru kırdırtan Büyüme,
    Kredi Kartı ve Kredi Borçlusunu arttıran Büyüme,
    İcra Dosyalarında patlama yaratan Büyüme,
    Cinayetleri ve intiharları arttıran Büyüme,
    Kadına şiddeti arttıran Büyüme,
    Hayvanlara uygulanan şiddeti arttıran Büyüme,
    Tarımı ve Çiftçiyi çökerten Büyüme,
    Küçük Esnafı Bitiren Büyüme,
    Borçlu Doğan bebeklerde Büyüme,

    vs....................... Büyüme şeklinde bir çok kombinasyon oluşturulabilir bir düzende ayakta durmaya çalışan ve kendini BÜYÜMÜŞ hisseden ama, keşke hiç BÜYÜME yip çocuk kalsaydım diyenlere selam olsun. Selam ve Saygılarımla..

    YanıtlaSil
  28. Hocam işsizlik yetmez gibi UYP açıklandı, 688 milyar dolar yükümlülük varken net UYP 462,4 milyar dolar açık vermiş.. Geçen hafta küresel borçlanma konusuna değinmiştiniz ama Türkiye açısından korkunç bir rakam değil mi bu? Bir senede %19 net açık önümüzdeki sene de aynı seyirle giderse GSYH'yı geçme olasılığı yok mu? Bunun sonu nereye varacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet gerçekten de korkutucu bir artış var UYP de.

      Sil
  29. "Yatirimlarini Turkiye de konut ve arsa satin alarak degerlendiren 140832 yabancinin % 44 unu Avrupa Birligi ulkelerinin vatandaslari olusturdu."
    Döviz kuru farkı dolayısıyla burdaki evler bedavaya geliyor galiba. ??
    Amerikada yayınlanan emlak ve yap-sat türü programları takip ediyorum cidden orda sıradan tek katlı eve ödenen parayla burda apartman satın alınır heleki kur farkından 4 kat kazanç elde ediyorken cidden ev onlara bedavaya geliyor?

    Sizin görüşünüz nedir hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'de nereye baktığınızı bilmiyorum ama NY ile kıyaslıyorsanız bu kısmen doğru ama başka kentlerle kıyaslıyorsanız pek doğru değil.

      Sil
    2. vegas ve boston. 3+1 müstakil 350bin dolardan başlıyor.
      Rocky dağları eteklerinde dağ evleri var o bu kıyaslama dışında.

      Sil
  30. Hocam son 15 yılda okun kanunun isledigi bir dönem oldu mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son 50 yılda giderek daha kötüye gitti.

      Sil
  31. Bence stajerleri ve ciraklari calisan isci olarak saymislardi.

    YanıtlaSil
  32. Türkiyenin en önemli sorunu arge,kore ve tayvan argeye gereken önemi vererek 30 yılda düşük gelirden yüksek gelirli ülkeler kategorisine geçti.Çözüm:bilime dayalı eğitim,korumacılık,argeye en az gsmh % 3 ü ayırma,belli alanlarda uzmanlaşma,katma değerli üretim,ithalatın hammadde ağırlıklı,ihracatın işlenmiş ürün ağırlıklı olması,imalat sanayisinin gsmh payının yükseltilmesi,dünya çapında tanınan markalar yaratma,en büyük şirketler sıralamasında daha fazla şirket yer alması.

    YanıtlaSil
  33. Geçmiş yazılarınızdan birinde dünyada borç stoğunun çok yükseldiğini anlatmıştınız. Bir diğer konu ise küresel piyasalarda borsalar tarihin rekorlarını kırarken, hisseler aşırı değerlenirken karlılık çok aşağılarda. Bunun bir balon oluşturduğunu düşünüyor musunuz? Borçlar ve borsaları değerlendirdiğiniz zaman yeni bir küresel ekonomik kriz bekleniyor mu? Eğer bekleniyorsa bunun zamanı hakkında bir öngörünüz var mı?

    YanıtlaSil
  34. Sn. Eğilmez, büyüme rakamları ve işsizlik oranlarını olduğu gibi kabul etsek de hesaplamada başka bir sorun var. Bu kadar göçmenin bir şekilde kayıt dışı çalıştığı ülkemizde, bu kişiler aslında GSYH'nın oluşumuna emekleri ile katkıda bulunuyorlar ama ne iş gücü hesabında ne de kişi başı milli gelir hesabında yoklar. Yani hayalet gibi GSYH'ı arttırıp, yarattıkları iş gücü arzı ile de işsizlik artışına etki ediyorlar. Bir başka mesele de işgücümüzün eğitim ve niteliği konusunda ciddi sorunlar var. World Economic Forum'un yayınlamış olduğu (26 Eylül 2017) 2017-2018 Global Competitiveness Report isimli çalışmada, Türkiye'nin rekabet endeksinde 54. sırada olduğu belirtilmiş. G20 içinde 17. sırada olan ülkemizi en çok geriye çeken faktör 127. sırada olduğumuz işgücü piyasasındaki verimlilik. Saygılar ile.

    YanıtlaSil
  35. Hocam merhaba istihdam yaratmyan ve işsizliği artıran büyüme ayni yola cikmiyorlat mi?

    YanıtlaSil
  36. Merhaba Hocam,
    Değerli yazılarınız ve engin sabrınız için tekrar tekrar teşekkürler.
    Sadece işsizlik artmıyor istihdamın koşulları da kötüleşiyor. İstihdamsız büyüme kadar çalışan yoksullar sorunu da var. Kayıtdışılık artışı astronomik düzeye doğru gidiyor. İşe girebilen her 100 kişiden 58'i kayıtdışı bir işe giriyor...

    http://xebatistihdam.blogspot.com.tr/2017/10/sigortasiz-calisan-sayisi-10-milyonu.html

    YanıtlaSil
  37. Hocam istihdam anketi kimlere uygulanıyor? Sokakta rastgele yapılan anketler gibi mi?

    YanıtlaSil
  38. bizim insanımız barzaniye söverken, düşman ilan edilirken, diğer taraftan şii haşdi şabi militanları kerküke girdi, , yani türkiye kerkükü barzaniden alıp, irana teslim etti,,,,iradesine köle olursan sana birşey demezler, ancak ben de insanım, ben de kendi geleceğimi kendim tayin etmek istiyorum dediğinde, seni hain ilan ediyorlar...

    YanıtlaSil
  39. Mahfi bey,

    Çok şefkatlisiniz.

    Baba sıcaklığı var sizde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nerden anladın,,,

      Sil
    2. E babayım zaten hatta dedeyim.

      Sil
    3. Soru 1: Torununuz da iktisatçı mı?

      Soru 2: O da, "enflasyon sebep, faiz sonuçtur" diyor mu ;-)

      Sil
  40. Sayın hocam yazilarinizin altında epeydir para basılması iyidir panzehirdir elin yabancısı devamlı basıyor eee tabi bizde basalim yorumları var ayrıca zaten basılıyor diyende var ...bu mevzu ile ilgili bir yazınız olur mu burada acaba ?
    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda yazmayı gereksiz buluyorum çünkü para basan ekonomilerin enflasyon oranı yüzde 2'den düşük bizde ise yüzde 11'den yüksek. Yani bir de para basarsak herhalde enflasyon yüzde 20 - 25 olur.

      Sil
  41. Sayın hocam, bir işsiz olarak size yazıyorum. O kadar eğitim al tecrübe edin ama sonuçta olmayınca olmuyor işte. Kirgınım anlayacağınız. Üstüne sizin yazınızı okudum. Gelecek için çok korkuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef Türkiye'nin en ciddi sorunlarından birisi bu.

      Sil
  42. Hürriyet Gazetesi yazarı Uğur Gürses bugünkü yazısında hazine garantisi olan ulaştırma projeleri ve şehir hastanelerine ödenecek paranın bütçe açığının yüzde 10’una denk geldiğini kaleme aldı.

    Bu rakam bu tarz büyük projeler için normal değil mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar normaldir bilmiyorum, incelemek lazım. Ama asıl sorun bu kadar artan bütçe açığı varken bu yeni projeleri ekleyip açığıo daha da artırmak doğru mudur sorusunun yanıtında yatıyor.

      Sil
    2. Dünya Gazetesinden Açıl Sezen'in "köprüler ve otoyollarda ilişkin bugünkü yazısından bir bölüm."Söylenen köprü ve otoyollar ın yapılması fızibl değil. Kaynak azken bunlar yapılmamalıydı" ise bu bana kalırsa doğru bir bakış açısı değildir. Zira örneğin İstanbul'u İzmir'e bağlayan bir otoyolu, Avrupa trafiğini İstanbul'a sokmadan Anadolu'ya yönlendirecek Çanakkale Köprüsü'nü, Karadeniz hattını Avrupa'ya bağlayacak olan Kuzey Anadolu Geçişi'ni ne kadar erken devreye sokarsanız, ekonomik katkıyı o kadar erken devreye almış olursunuz. Örneğin, Çanakkale Köprüsü'nün sadece işletme süresi boyunca kendi güzergahına sağlayacağı etki 4 milyar dolar civarında hesaplanıyor. Üstelik, devletin getirdiği hizmetler mutlaka fizibl olmak zorunda da değildir. Nasıl ki her kasabada bir Ziraat Bankası şubesi açmak fizibl olmamasına rağmen devletin üstlenmek zorunda olduğu bir maliyetse, bazı hizmetler ticareten karlı olmasa da verilmek zorunda olabilir. Devletin işi, bu hizmetleri en minimal maliyetle sunmaktır.

      Örneğin, Osmangazi Köprüsü'ne sadece köprü geçişi diye bakarsak, hata etmiş oluruz. Bu projenin özü, İstanbul-İzmir Otoyolu.

      Sil
    3. mesele yol yapmak değil o yollarda gidecek taşıtları biz mi yapıyoruz yoksa başka ülkeler mi?.. o taşıtların benzinleri yani ham petrol bizde çıkartılıp bizde mi işleniyor yoksa başka ülkelerden mi alıyoruz?. yine bu yollar bizim ürettiğimiz mal-hizmetleri mi pazarlarımıza taşıyor yoksa yabancı sermayenin ürettikleri mal-hizmetleri mi pazarlarımıza taşınmasına aracılık ediyor?. sonra bu yollar ve köprüler yerli mühendislik ve teknolojiyle mi yoksa ağırlıklı olarak yabancı mühendislik ve teknolojiyle mi yapılıyor?. bunların cevapları açık ve net hafriyatçılık dışında tamamen yabancı girdileriyle yapılmıştır. sadece borç stokumuzu artırmaktan başka ve yandaş hafriyatçılara vatandaşların ceplerinden para transferleri yapmaktan başka hiçbir işe yaramaz. iktisadi açıdan bence prodüktif olmaktan hayli uzak ve katma değeri zayıf olan sözde yatırımlardır bunlar. hizmet bahane rant şahane dedirten işlerdir bunlar. üstelik kapitalizmin özüne aykırı biçimde yatırımı yapanlar değil hazine riskleri üzerine alarak yapıldı bunlar. ne ekonomi yönetimi ama. böylesi düşman başına!.

      Sil
  43. Kahramanmaraş’ta inşaat mühendisi olarak çalışıyorum 4-5 tane şantiye var ilgilendiğim çalışanların yarıdan fazlası Suriyeli işçiler ve tamamı da kayıt dışı çalışıyor keza Antep ve civarı yerlerin hepsi aynı şekilde bu Suriye politikasının işsizlik rakamlarına 500 bin etki ettiğini düşünüyorum. Sadece inşaat sektörü değil tekstil sektörünün yarısı da Suriyeli işçilerden geçilmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pakistan afganistanlilari da saymali.

      Sil
  44. Enflasyon, her zaman her yerde parasal bir olgudur.

    İşsizlik, her zaman her yerde demografik bir olgudur.

    Mahfi bey, ilk onermeye girmeyecegim sualimde. İlk onerme ile ikincisi arasinda nasil guzel bir arguman yarati mi olusmus mu? Benzesimi bwgendiniz mi?

    Dahasi ikinci onermeye katilir misiniz?

    Enflaayon ve issizlik arasinda malum ters oranti varsayilir hep

    Ya para miktari ile nufus miktari arasinda bir oranti olabilir mi?

    Enflasyon para miktari
    İssizlik. Nufus miktari

    %11. X
    %11. 80

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkini bir yana bırakarak ikinci önermeyle ilgili kısmen doğruluk payı var ama tek başına açıklamaz derim. Çünkü büyümenin düşük kalması, istihdam artırıcı olmaması, ücretlerin durumu gibi başka nedenleri de var işsizlik meselesinin.

      Sil
  45. Eskiden ülkede nüfus planlaması, doğum kontrolü diye kavramlar vardı, bunlar rafa kaldırılıp en az üç çocuk politikasına geçildi. E ne bekliyordunuz? Daha bu çocuklar büyümedi bile. Hukuku, bilimi, eğitimi, özgürlüğü ortaçağa döndür, sonra da istihdam yaratılmasını bekle. Ya bu yetişen nesli tarlada ırgatlık yapmaya ikna edeceksiniz, ya da bu işsizlik yirmilere otuzlara yürüyecek.

    YanıtlaSil
  46. Dünya Bankası, Türkiye'nin büyüme tahminini yükseltecek.
    Dünya Bankası Türkiye Direktörü Johannes Zutt, "Türkiye'nin bu yılki büyüme tahminini yüksek ihtimalle IMF'nin beklentisine benzer şekilde yüzde 5 - 5,1 civarına revize edeceğiz. Çünkü ikinci çeyrekte izlediğimiz güçlü performansın üçüncü çeyrekte de devam etmesini bekliyoruz."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün sorun sonraki çeyreklerde bu hızın devam edip edemeyeceği. Çünkü vergi indirimleri, SGK prim ertelemeleri ve KGF uygulamalarıyla bir ivme yakalandı ama bu sürdürülebilir bir ivme değil ne yazık ki.

      Sil
    2. ali hakan sen dünya bankası ımf gibi küresel sermayenin taşeronlarının türkiye konusunda yaptıkları güzel yalanların trollüğünü yapmaya devam et.. aslında senin şu yandaş iş adamlarından birisi olman gerekliymiş çünkü sözde bahsedilen büyüme sadece onların refahını artırıyor. eğer bir gün bu ülke gerçekten sanayiye tarıma ve yüksek teknolojiye dayalı katma değerli büyüme modeli ile büyümeyi başarır da borçlanma ekonomisinden kurtulursa işte o zaman bu ımf dünya bankası kredi derecelendirme kuruluşlarının yapacakları türkiye ekonomosi tahminlerini de görürüz. kesinlikle borçlanmadan tamamen iç kaynakların yüksek prodüktivitesel kullanımına dayalı büyüyen türkiye istemeyecekleri için sürekli vur abalıya yapacaklardır. sürekli borçlan küresel sermayeye geleceği ipotek ettir sonra da gelsin bunlardan övgüler... sen de bunun burada reklamını yap ali hakan..

      Sil
  47. Hocam girişimcilik eğitimi, meslek eğitim kursiyerleri, işbaşı eğitim programları dahilinde olanların da geçici olarak sigortalı olduğunu ve işsiz sayısına dahil olmadığını düşünürsek durum daha vahim aslında.

    Bize özel uyanık hareketlerden biri olsa gerek; oranı düşük tutmak için, geçici mesleki, girişimcilik bilmem ne eğitimleri verip geçici sigorta yapmak.

    Atatürk olanı değil olması gerekeni söylemiş. Türk Milleti Uyanıktır!

    YanıtlaSil
  48. katma değeri düşük dar tabanlı sektöre yani bilhassa da inşaata aşırı sermaye bağlarsanız sanayi-tarım gibi kritik sektörlere önem c-vermez ranta dayanırsanız kısacası üretimi sürekli baltalayıp rantiyecilere cenneti yaşatırsanız elbette işsizlik artacaktır. bu arada türkiyenin büyüdüğü filan yok borçlanıp da borç stokunu büyüttüğü oranda sözde büyüyor. borçlanma ekonomisiyle nereye kadar. 2 yıl sonra duvara çok fena toslayacağız haberiniz olsun..

    YanıtlaSil
  49. Hocam bir ülkedeki iş veren yapısına bakıldığında basitçe özel sektör ve kamu olduğunu düşünelim. Kamudaki istihdam kararları ise büyüme odaklı değil genelde politik ve oy kaygısı ile yapılan istihdam kararları..Bunların bir kısmı direkt kamu çalışanı bir kısmı ise dolaylı ( sözleşmeli ) kamu çalışanları. Bu varsayımlarla ilerlediğimizde bir ekonominin özel sektör tarafı büyürken kamu tarafında yapılan istihdam olması gereken seviyelere getirilirse bu başlıkta yer alan durumla karşılaşmamız teknik olarak mümkün müdür?

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani kamu kesiminde istihdam azalırsa mı diyorsunuz? Eğer öyle olursa istihdam artsa da işsizlik de artar. Ama bizde olan bu değil.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam. Bir taraftan kamunun hizmet alımları ile yarattığı istihdamın ne kadar olduğunu merak ediyordum. Çünkü siyasetçilerin eskiden oy kaygısı ile yaptıkları işe alımları kadrolu devlet kaynaklarına yapıyorlardı. Artık bunun yerine hizmet alımları ile yapılan kısma kaydığını düşünüyorum. İhale edilen bir kamu hizmetinin ihtiyacı 100 birim ise bu 200 birim ile gerçekleşiyor. Bu kısımlarda yapılan alımlar düşüyor olabilir diye düşündüm. Tabi benim bu gözlemim çok küçük bir yüzdeye tekabül ediyor olabilir. Cevabınız için teşekkürler.

      Sil
  50. Sayın hocam, bu güzel özet için çok teşekkürler. Ellerinize sağlık.

    Toplumun temel yapı taşları olan hukuk ve eğitimde her geçen gün geri gidiyor olmamız sadece ülkedeki adalet duygusunu sarsip cehaleti artırmiyor, aynı zamanda yatırımcıları da tedirgin ediyor.
    Yatırımcı, bir ülkenin geleceğine yatırım yapar ve başına bir şey geldiğinde hakkını arayıp arayamayacagina bakar. Bizde cehaletin artması, ülkenin geleceğine dair soru işaretlerini artırırken hukuk düzeninin her geçen gün yıkılması da yatırımcıyı korkutuyor. Dolayısıyla bence dünyada likidite azalmasa bile biz zaten zora düşecektik ama şimdi likiditenin kısılması bizi diger ülkelere göre daha da zor durumda bırakacak.
    Sizin de sık sık yayımladığınız kırılgan 5linin para birimlerinin sene başından bu yana değer kaybını gösteren grafik de bunun bir uzantısı değil mi?
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  51. 70'lerden itibaren biriktire biriktire geldiğimiz bir sorun. Aynı tarımda uluslararsı anlaşmaları imzalaya imzalaya geldiğimiz yer gibi. 60'larda DPT kuruldu, planlar hazırlandı ama ne eğitimde ne tarımda ne de dış politikada bir devlet aklı (politikası) olmadı, oluşturulamadı. Başa gelenler bildiklerini ya da onlara gösterileni okudu, yaptı hep.Yukarıdaki üç konuda hata yaptığınız an devlet olarak ağır bedeller ödersiniz ve genelde de bunu gariban vatandaş öder. Sorunlar gerçekten ağırlaştı işsizlik oranının dışında istihdam yapısının da sağlıklı olduğu söylenemez, krizlere aşırı bir duyarlılık da söz konusu.Aşılması zor bir problemle karşı karşıyayız milletçe. Başta Mahfi Bey Siz olmak üzere işini hakkını vererek yapan herkese saygılarımı sunuyorum. Sağolun.

    YanıtlaSil
  52. Türkiye' de büyüme oranı %5 enflasyon %10 işsizlik %10. Ekonomi büyürken işsizliğin ve enflasyonun yüksek olmasını nasıl açıklarız.. Tesekkurler..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...