14 Şubat 2018 Çarşamba

Cari Açık Kapıdan Baktırır Büyümeyi Yaktırır


2017 Yılı Cari Açığının Analizi
2017 yılında cari açık 47,1 milyar Dolar oldu. Ekim 2016’da yayımlanan ve 2017 – 2019 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programda cari açığın 2017 yılında 32 milyar Dolar, cari işlemler dengesi / GSYH oranının da yüzde – 4,2 olacağı tahmin edilmişti. Ekim 2017’de yayımlanan ve 2018 – 2020 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programda revize edilen 2017 yılı cari açık tahmininin 39,2 milyar Dolar, cari işlemler dengesi / GSYH oranının da yüzde – 4,6 olacağı belirtilmişti. Gerçekleşen 2017 yılı cari açığı ilk tahmine göre 15,1 milyar Dolar (yüzde 47,2) ve revize tahmine göre de 7,9 milyar Dolar (yüzde 20,2) sapma göstermiş bulunuyor.  

2016 yılında cari açık 33,1 milyar Dolar ve cari dengenin GSH’ya oranı yüzde -3,8 idi. Demek ki 2017 yılında cari açık 2016 yılına göre 14 milyar Dolarlık bir artış göstermiş bulunuyor. Bu artışta dışticaret açığının büyümesinin etkisi var kuşkusuz. 2016 yılında 40,9 milyar Dolar olan dış ticaret açığı 2017 yılında 58,6 milyar Dolara çıkmış görünüyor. Bu artışın nedeni; ihracatın yüzde 10,4 artmasına karşılık ithalatın yüzde 17,4 oranında artış göstermesi. 58,6 milyar Dolara ulaşan dışticaret açığına karşılık artan hizmet gelirlerinin katkısıyla cari açık, dışticaret açığından yaklaşık 11,5 milyar Dolar daha düşük olarak gerçekleşmiş bulunuyor.  

47,1 milyar Dolarlık cari açığın finansmanında doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının net katkısı 8,1 milyar Dolar, Portföy yatırımlarının (hisse senetleri ve borç senetlerinin) net katkısı 24,3 milyar Dolar ve diğer yatırımların (mevduat, krediler) katkısı 6,5 milyar Dolar. Bu net finansmanın toplamı 38,9 milyar Dolar ediyor. Cari açıkla aradaki fark olan (47,1 – 38,9 = ) 8,2 milyar Dolar da Merkez Bankası’nın rezervleri kullanılarak karşılanmış bulunuyor.

Ödemeler dengesinin finansman kalitesinin bozukluğuna dikkat etmek gerekir. Rezerv kullanımını bir kenara bırakırsak dışarıdan sağlanan toplam 38,9 milyar Dolarlık finansmanın yüzde 21’lik bölümü doğrudan yabancı sermaye yatırımıyla sağlanırken geriye kalan yüzde 79’luk bölüm sıcak para olarak tanımlanan para girişiyle gerçekleştirilmiş görünüyor.  

2017 yılının ödemeler dengesi açısından en çarpıcı sonuçlardan birisi net hata ve noksan kalemimin sadece - 16 milyon Dolar boyutunda kalmış olması.

Yüksek Büyümenin Arkasındaki İtici Güç: Cari Açık Artışı
İlk 9 ayın büyüme oranlarına, son çeyreğe ilişkin sanayi üretimi ve diğer göstergelere bakınca 2017 yılında Türkiye’nin yıllık yüzde 7,3 dolayında büyümüş olduğu tahmin ediliyor. 2016 yılında büyüme yüzde 3,2 idi. Demek ki 2017 yılında bir önceki yıla göre büyüme iki katından fazla artış göstermiş.

Orta Vadeli Programda açıklanan tahmine göre de 2017 yılının GSYH’sinin 3.130 milyar TL olması bekleniyor. Buna göre 2017 yılının cari açığı kabaca yüzde 5,5 oranında çıkıyor. 2016 yılında cari açık yüzde 3,8 idi. Demek ki 2017 yılında bir önceki yıla göre cari açığın GSYH’ye oranı önemli oranda artış göstermiş.

Aşağıdaki grafik 2000 yılından 2017 yılı sonuna kadar büyüme (koyu mavi) ile cari açık (kırmızı) arasındaki ilişkiyi gösteriyor.


Cari açık arttıkça, yani eksi yönde büyüdükçe, büyüme de artı yönde yükselmiş. Türkiye’nin en ciddi açmazlarından birisi ‘açık vermeden büyüyememektir.’ Türkiye, 2000’lere kadar bütçe açığını artırarak, 2000’lerden itibaren de cari açığı artırarak yüksek büyüme oranlarını yakalamış görünüyor. Açıkların birlikte azaldığı dönemlerde Türkiye ekonomisinin büyüme oranı da hızla geriliyor.  

Cari Açık Artışı Sürdürülemeyeceği İçin Yüksek Büyüme de Sürdürülemeyecek
Türkiye benzer bir durumu yakın geçmişte iki kez daha yaşadı. 2004 – 2006 ve 2010 – 2011 yıllarında Türkiye artan cari açığa eşlik eden yüksek büyüme dönemleri yaşadı. 2004 – 2006 yıllarındaki artan cari açık AB ile tam üyelik müzakerelerine denk geldiği için yüksek doğrudan yabancı sermaye girişiyle finanse edildiği için o dönemde fazlaca sorun yaratmadı. Buna karşılık 2010 – 2011 yıllarında hızla yükselen cari açık büyük ölçüde sıcak parayla finanse edildiği için Türkiye 2013 yılında kırılgan beşli olarak adlandırılan gruba dahil edildi ve bir daha da o gruptan çıkamadı. Bu durumun sürdürülmesi mümkün olmadığı için Türkiye, ilerleyen yıllarda cari açığı indirecek önlemler almaya yöneldi, bu da büyümenin hızını düşürdü.

2018 yılı için Türkiye’nin önünde iki seçenek var: (1) Yüksek büyümeyi sürdürebilmek için cari açığı daha da artırmak. (2) Cari açığı denetim altına alabilmek için büyümenin düşmesine göz yummak. İlki ekonomik istikrar açısından tehlikeli bir yol. Geçmişte yaşanan gelişmeler bu yolun tercih edilmesi sonucu Türkiye’yi kırılgan beşli kategorisine sokmuştu. İkinci yol ise bir tür ‘dur kalk politikası’ yarattığı ayrı sorunları olan bir yol. Ama en azından ekonomik istikrar açısından çok daha az tehlikeli.

168 yorum:

  1. 1. seçenek üzerinde durulacak gibi geliyor bana

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. optimum noktayı bulurlar gibi geliyorlar bana. optimum nokta kamuoyu anketlerinde oy oranının maksimize edildiği nokta oluyor.

      Sil
  2. Fed faiz arttiri mi sizce martta?
    Cari acik yuksek olursa onumuzdeki donemde dolar artar mi ?

    Osmanli torunu Levazımcı Izzet

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed faiz artırır muhtemelen.
      Cari açık yüksek olursa Dolar artar.
      Osmanlı torunu olabilmeniz için Osmanoğulları hanedanına mensup olmanız gerekir.

      Sil
    2. Dolar artinca cari acigimiz yukseliyor, ama cari acik artinca neden dolar artiyor hocam? Soyle beklerim; cari acik artinca finanse etmek icin disaridan para gelmesi lâzim, o paranin gelmesi icin faizleri belli bir yukseklikte tutmam lâzim. Bu TL'nin de degerini belli bir seviyede tutar.
      Cari acik yukselirken USD'in da yukselmesi bizim acigi finanse edebilmemizde sorun yasayacagimiz algisi veya ongorusunden mi kaynaklaniyor hocam?

      Sil
    3. Cumhuriyet kadini olursa, osmanlinin da torunu olur, ne olacak.

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    5. Cumhuriyet bir hanedan değil bir sistemdir. İnsan kendisini demokrasinin havarisi, cumhuriyet çocuğu, kraliyet yanlısı vb olarak tanımlayabilir. Ama Osmanlının torunu spesifik olarak Osmanoğulları Hanedanı üyelerini tanımlar. Osmanlı torunuyum diyene Vahdettin'in ya da Abdülmecid'in nesi oluyorsunuz ya da kaçıncı göbekten torunusunuz
      diye sorarlar kalırsınız orta yerde.

      Sil
    6. hoca kibarca "salaksın" diyor..

      Sil
    7. Torunlar dedelere karşı.

      Sil
    8. Hocaya katılıyorum cumhuriyet kadınıyım diyen Cumhuriyet ile yönetilen her yere aidiyet hissedebilir :)
      Oysa Osmanlı bir sistem değil kurduğumuz devletlerden biri olduğu ve her devletimizi silsile içinde kurduğumuzdan aidiyet hissi barındırır. Cumhuriyet ondan Osmanlı borçlarını inkar etmemiş sahiplenmiştir. Hoca sanırım Osmanlının torunu ile Osmanın torununu karışıtırdı. Ama Türkiye hastalığıdır. Alan dışı beyanat verip toparlayamamak. bu ülkenin evladı ifadeside mi yanlış şimdi, betimsel ifadeler bunlar ülke çocuk doğurmaz demez hoca sanırım buna da.

      Sil
    9. Bunlar Osmanlı torunuysa cumhuriyetin torunları nerde yok eğer cumhuriyetin torunları yoksa
      Osmanlının torunları nerden geldi?

      Sil
    10. Adsız 17:54 Osmanlı torunları Osmanlı Türkü mü oluyor o zaman?

      Sil
    11. Cumhuriyet cocugu olabilmek icin de Cumhuriyeti kuran yoneten elitlerden mi olmak gerekiyor? Mesela bir dersimli hakkarili ordulu cumhuriyet cocgu olabilir mi?

      Sil
    12. uygurum uygur torunuyum.Cinde uygurlara buyuk baski uygulaniyor. ABD sayesinde uygur turklerine baski azaldi. Uygur turkleri olarak ABDye minnetarim. Bize kim el uzatirsa biz o eli tutariz!

      Sil
    13. Cumhuriyet çocuğu kuşağı geçti artık Anadoluda kalanlar cumhuriyet torunu olabilir.

      Sil
    14. Kaçıncı cumhuriyetten bahsediliyor burada?

      Sil
    15. Ne cumhuriyeti? ortada cumhuriyet mi kaldı?
      Şu duruma cumhuriyet diyen varsa tepe tepe neyin çocuğu oluyorsa olsun.

      Sil
    16. N'oluyor yav?
      Bu hararet ne?

      Sil
  3. Cari acigin artmasin tek ama tek bir nedeni var o da:
    bu kadar yuksek enflasyon karsisinda kurlarin gecen sene bugunlere gore ayni hatta bugunlerde daha dusuk olmasi.
    Enflasyon yillik %12
    Kur artisi yok
    aradaki fark cari acigi arttiriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizler görece yüksek

      Sil
  4. hocam teşekkürler. Gsyh hesaplamalarının üretim yönteminde, (mesela memur maaşları) memur ne üretiyor ki gsyh hesaplamalarında dahil ediliyor.

    YanıtlaSil
  5. Kisaca bu cari acikla ve yuksek enflasyonla gecen senendenberi hemen hemen ayni duzeydeki kurlarla cok yakinda bir dovizde tirmanis beklenebilir tipki ocak 2017de oldugu gibi tipki Cari aciktan kaynaklanan 2011 sonundaki dovizdeki dalgalanma gibi....

    yukselen cari acik yuksek enflasyonla birlesince kurda ziplama kacinilmaz.

    YanıtlaSil
  6. Çok güzel bir analiz cari acik ve büyüme arasinda kalmış bir ekonomi ve bu arada gelişen siyasi gerilimler kirilganligi artırıyor ne olabilir tayyip şanslimi yoksa Şansıni kendimi yaratiyor bunu zaman gösterecek. Ancak 16 yildir turkiyeyi yonetmek bir redeocu gibi boganin uzerinde kalmak gibi birşey ülkenin kaderi bir insanın hayatina bu kadar endekli olmasi kaygi verici çünkü 1993 yilinda Özal in ölümü ülkenin hem siyasi hemde ekonomisini uçuruma yoneltti 1994 krizi ve 2001 krizi ile ülke duvara tosladi inşaallah akibetimiz hayra tevil olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Rodeo benzetmesi güzel.

      Sil
  7. Hocam iyi aksamlar dilerim. Sorum konuyla ile ilgili alakasiz; Anadolu Universitesi Açik Ogretim Fakultesi'nin İktisat bolumunde okutulan kitaplari incelediniz mi? İncelediyseniz nasil bulusuyorsunuz içeriklerini? Özellikle Mikro ve Makro iktisat kitaplarini. Anlayisiniz için tesekkur ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen hepsini inceledim. Oldukça iyi kitaplar. İktisat kitapları çok iyi.

      Sil
  8. Merhabalar,

    Sayın Dr. EĞİLMEZ Hocam ve Sevgili Okuyucular,

    Gerçekten ekonomik büyüme ve gelişmenin nihai amacı, insan refahının artması ve yaşam kalitesinin iyileşmesine ilişkindir. Belirtmek isterim ki, yaşam kalitesinin iyileşme koşulu yalnızca daha fazla mal (yahut meta) ve hizmet tüketimi demek değildir. Bu bağlamda, insanın tamamen özgür olması, gelecek endişesi kıskacından kurtulması, (her nevi) haksızlığa uğramayacağını; her türlü hak ve hukukunun anayasal ve yasal güvence altında olduğunu bilmesi, emeğinin, üretkenliğinin karşılığını bulacağına inanması önem arz etmektedir.

    Daha öz bir deyişle, ekonomik büyüme-gelişme o toplumu oluşturan tüm insanlar için ete kemiğe bürünmeli; insanlar ekonomik gelişmenin maddi ve gayri maddi nimetlerinden faydalanmalıdır. Toplumun ögesi olmaktan mutlu (ve huzurlu) olmalılar, aidiyet duyguları güçlenmelidir.

    Ülkemizin bu çözümlemeler doğrultusunda bir sosyo-ekonomik gelişme düzeyinde olduğunu söylemek güçtür. Örneğin, İnsani Gelişme Endeksi (İGV)’nin [1] gösterdiği 2015 yılı için ülkemiz 71. sırada yer almaktadır [2]. Bu sıralama, içimize sinmese de gerçek bulgulara işaret etmektedir.

    Dünya ekonomilerini gelişme dinamizmi itibariyle; teknoloji üretme ve yenilikleri uygulama ve yapısal değişme kapasitelerini değerlendirmek için geliştirilmiş bir başka indeks Global Rekabet Edebilirlik indeksi [3] olduğunu söyleyebiliriz.

    Söz konusu indeks üç birleşenden oluşmaktır: (i) Ekonominin temel ihtiyaçları karşılama kapasitesi (Kurumlar, altyapı, makroekonomik çevre ve sağlık ve ilköğretim), (ii) Etkinlik arttırıcı politikaları uygulama kabiliyeti (yükseköğrenim ve işbaşı eğitim, mal ve işgücü piyasaları verimliliği, finansal piyasa gelişimi, teknolojik hazırlık, pazar büyüklüğü) ve (iii) Yenilikçilik ve Gelişmişlik Faktörü (İş dünyasının yetkinliği). Buradan hareketle, 2017 yılında yayımlanan son indekste ülkemiz bir önceki indekse göre 137 ülke arasında iki basamak gerileyerek 53.’üncü sırayı aldığını [4] açık bir şekilde söyleyebiliriz.

    Gördüğünüz üzere, ‘’cari açık’’ (current account deficit) kavramına hiç değinmedim. Çünkü, bu göstergeler doğrultusunda, ülkemizin dinamik, (gerçekten) sağlıklı sürdürülebilir büyüme özelliklerine sahip olması bağlamında politik, ekonomik, sosyal ve kültürel reformlarla ciddi bir dönüşüm geçirmesi gerekliliğine önem atfetmek istedim.

    İyi haftalar geçirmeniz temennisiyle.

    ______
    DİPÇE:

    [1]: İngilizce deyişle Human Development Index (HDI), ilk defa 1990 yılında Pakistanlı iktisatçı Mahbubu ul Haq tarafından geliştirilmiştir. Bu endeksten kısaca bahsedecek olursak, üç boyutlu dört gösterge kullanılarak hesaplanmakta olup, boyutları itibariyle de sağlık, eğitim ve yaşam standardı dikkate alınmaktadır. Daha fazla bilgi için bkz. TABAN, Sami: İktisadi Büyüme (Kavram ve Modeller)., Gözden Geçirilmiş 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Star Ajans Ltd. Şti., Bursa – Mart 2016, s. 17-21.

    [2]: Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (United Nations Development Progamme, UNDP): İnsani Gelişme Raporu 2016 (Herkes İçin İnsani Gelişme), 21.03.2017,
    Erişim adresi: http://www.tr.undp.org/content/turkey/tr/home/library/human_development/human-development-report-20161.html (Erişim tarihi: 14.02.2018), s. 23.


    [3]: ŞAHİN, Hüseyin: Türkiye Ekonomisi., Yenilenmiş 16. Baskı, Ezgi Kitabevi Yayınları, Güven Mücellit Matbaacılık Ltd. Şti., Bursa – Mart 2016, s. 4.

    [4]: Bkz. The World Economic Forum: The Global Competitiveness Report 2017-2018, Erişim adresi: https://www.weforum.org/reports/the-global-competitiveness-report-2017-2018 (Erişim tarihi: 14.02.2018), s. ix.

    YanıtlaSil
  9. Selam Hocam,
    Sevgililer gününde böyle bir yazı mı yazılır hocam?
    Yok mu Hititlerde evlilik ve aşk hayatı üzerine bir konu? :)

    Neyse kaleminize ve dimağınıza sağlık, yeni yazılarınızı hep dört gözle bekliyoruz.

    Türkiye AB'den uzaklaşmaya başladıkça firmalar doğrudan yatırımlarını yeni AB üyesi olmuş doğu bloğu ülkelerine yapmaya başladılar. Bunun sonucunda da otomotiv ve bazı yüksek kalite malların üretimleri Türkiye'de devam ederken, alternatif olarak o ülkelerde de yatırım oranı artışı ile üretilmeye başlandı.

    Türkiye'nin doğal ihracat bölgesi olan AB içinde ve lojistik olarak yakın olan bu ülkeler avantajlı hale geldiler.

    Doğu bloğu ülkeleri AB ile uyum sağladıkça, artan eğitim kalitesi ve personel kalitesi Türkiye'nin kaliteli işçilerinin önünde handikap olarak gelmeye başladı. Önümüzdeki dönemde bunun etkilerini daha fazla hissedeceğiz.

    AB ile artan siyasi gerilim AB firmalarının Türkiye'yatırımlarını yavaş yavaş kaydırmaya başlamalarına sebebiyet veriyor. Bu sebeple sıcak para girişi artarken, doğrudan yatırımlar azalıyor.

    Hititler demişken, bir başka risk askeri olarak Suriye harekatımızdır. Şimdi Türkiye farkında değil ama yavaş yavaş Türkiye aleyhinde deliller toplanmaya başladı. Mesela Türkiye'nin Hititlere ait olan tarihi yapılara zarar verdiğini Suriye BM nezdinde tescil ettirdi. Yakın zamanda sivil ölümleri de -gerçek olsun veya olmasın- aynı şekilde Türkiye aleyhine kullanılmaya başlayacak diğer unsur olacak.

    PYD ve Kürt grupların aldığı destek ile beraber, artık Türkiye'nin terör sorununun önümüzdeki dönemde artarak devam edeceği aşikar oldu. Çünkü askeri bir operasyon ile sınır dışındaki terör gruplarının temizlenmesi imkansızdır, Türkiye çekildikçe onlar daha fazla artarak geri geleceklerdir.

    Türk Bankalarının alacağı tazminat cezası, ABD ile ayrı düşme, -belki NATOdan çıkmak-, AB ülkelerinin Yunanistan ile çıkan sürtüşmelerden uygulama ihtimali olan siyasi ve ekonomik yaptırımlar ciddi politik riskler olarak karşımızda duruyor.

    Türkiye bu riskleri yönetebilecek bir kapasitede olmadığı için bunlardan bir yada bir kaçı önümüzdeki dönemde ekonomik sıkıntıya sebebiyet verecektir.

    Üstte Sn Yunus Emre Ülkü'nün belirttiği unsurlardan bir kısmı gerçekleşmektedir. Batı dünyası çeşitli ortamlarda Türk adalet sisteminin komik ve hatalı kararlar verdiğini deklere etmiştir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Suriyede Hititlerin isi ne? Olsa olsa Asurlular yasamistir orada.

      Sil
    2. Size göre harekâtı sonlandıralım yani ülkemizin güvenlik sınırlarını hudutları dahilinde değil daha ilerde oluşturması gerçeğini yanlış mı buluyorsunuz

      Sil
    3. Selam 1651,

      Bu harekat sadece göstermelik, malesef şehitlerimiz gerçek.
      Afganistan'da 2 yıl yüzbaşı olarak görev yaptım. Çok ölü gördüm,
      çok şeyler yaşadım, o yüzden lafımı esirgemem kimseden.

      2128 yazdıkları doğru, Ortadoğu ve Asyadaki
      tüm devletler (Çin ve Hindistan hariç) ABD ve Rusya ayılarından hangisinin yatağına
      gireceklerini seçerler sadece, gerisi hikayedir.

      Birinin yatağından diğerine atlayanın sonu hep aynıdır.

      Sil
  10. Sayın Eğilmez, yazınız için teşekkür etmek gerek. Yine çok bilgilendirici bir yazı olmuş.

    Ancak sunduğunuz iki ihtimal de çok iyimser bana kalırsa. Bir yandan carı açığı arttırırken diğer yandan bütçe dengesini bozmaya başladık. İkiz açığın kalıcı olmaması siyaseten mümkün değil.

    Kaldı ki bütçe dengesini sağlayanın da ağır vergi yükü altında yaşayan bizler olduğumuzu unutmamamız lazım. Bu gidişle bütçenin açık vermemesi için üzerimizdeki vergi yükünün arttırılmama ihtimali yok.
    Bir de açıklanan verilerin ne oranda gerçek olduğu konusu var. Ama memleket olarak o konu artık bize koymuyor anlaşılan.

    Yapısal dönüşüm de iyi olabilirdi. Ancak daha kolay günlerimizde yapmadığımız şeyi zor günlerimizde yapmamız pek mümkün gözükmüyor. Kaldı ki bir reform hareketinin geri dönüşünü hızlıca alabileceğimiz günler geride kalmış olabilir. Şöyle bir laf vardı durumu iyi açıklayan: Uçurumun kenarında atın yularını çeksen de yararı olmaz.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  11. Hocam merhaba; abd 10 yıllık tahvil faizleri %3 ü geçerse abd piyasalarında bir satış dalgası daha beklemelimiyiz ? Eğer böyle bir satış dalgası gelirse bize etkisi sizce yine sınırlımı kalır yoksa daha sert bir çalkantıya kapılabilirmiyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yükselişin zamanı önemli,. Hızlı olan her şey daha sert sonuçlar yaratıyor. Zamana yayılırsa o kadar sert sonuçlar yaratmayabilir.

      Sil
  12. Osmanli torunu olarak soruyorum osmanlida da cari acik var miydi?
    Cumhuriyet cocuklari ile osmanli torunlari niye buyumezler biraz ergenlikten cikip boy atmazlar mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Osmanoğulları hanedanına mı mensupsunuz?

      Sil
    2. Degiliz. Tarihccilere gore reayayiz! Reayalik kaderimiz

      Sil
    3. Hocam Osmanlı hanedanı demişken, İstanbul 1930larda %30-%35 oranında Yunan nüfusuna sahipti, gayrimüslim nüfus %40 a kadar ulaşıyordu.

      Osmanlı Yunanistan'ı İç anadolunun pek çok yerinden daha uzun süre yönetmiştir. Bu açıdan bakınca Yunanistan ile destekli Osmanlı ordusu İç ve Doğu Anadoluyu fethetmiştir.

      Meşhur Osmanlı Torunlarına bu gerçekleri hatırlatmak gerekiyor, Osmanlıyı Orta Anadoludan ibaret sanıyorlar.

      Sil
    4. Osmanlıda elbette cari açık vardı. Osmanlı cari açığını ödeyemediği için türkiyedeki gelir kalemlerini yabancılara terk etmişti.kısa özeti şu Osmanlı ya harç alırdı yada borçlanırdı. 300 yıl avrupayı yenen Osmanlı 300 yılda Avrupalıya yenildi.örneğin Abdülhamit Kıbrıs adasını ingiltereye kiralayıp İngiliz korumasına girmişti.

      Sil
    5. Adsiz 23:56, onu asil Cumhuriyet cocuklarina anlatmak gerekiyor. Osmanli'nin aslinda bir Avrupa imparatorlugu oldugu kendilerine ogretilmemis.

      Sil
    6. Devleti Osmani 7 cihan imparatorluğudur.

      Sil
    7. 7 cihan neresi oluyor? Osmanlı imparatorluğu Avrupa imparatorluğu olsa ne yazar olmasa ne yazar. sonunda tarih sahnesinden silinip gitmiş.bu şuna benziyor. kendinde bir özellik olmayan birinin ama benim dedem zengindi demesi gibi bir şey.senin ne özelliğin var Osmanlı torunu. dünyaya ne verebilirsin. asıl soru bu.

      Sil
  13. mahfi beyin yazdığı yazının kısa özeti şu. büyüme dediğimiz şey dışardan borçlanarak aldığımız paraları tüketmek.doğrudan sermaye yatırımıda olumlu bir şey değil aslında. yarın mallarını satar çeker gider yabancı.konut satışları örneğin gelir olarak kabul edilemez. çünkü yarın daha pahalı satıp giderse zarara bile girmiş olursunuz.sonuç olarak yaktığımız doğal gazı bindiğimiz arabaları hak etmiyoruz.hak etmediğimiz gibi Osmanlıcılık oynayacağız diyerek silahlanmayada gereksiz paralar harcıyoruz

    YanıtlaSil
  14. Mahfi hocam özetle
    Önümüzdeki 5 yıllık projeksiyon da TR'nin 1trilyon $GSYH bulma ihtimali yok mu diyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyelim ki 1 trilyon GSYH bulundu. Tüm sorunlari cözecek mi.? Herseyi rakam olarak görüp, arttikca göbek atip, azalinca kahrolunacak bir konumdamiyiz sadece. Ülke hemen hemen her alanda dip yapmis.. sadece Diyanet isleri Baskanliginin fetvalari ve Milli Egitimdeki yikimi tamir ne kadar trilyon ile yapilir.. Ya da Dogru soru, gercekten yapilabilir mi.?

      Sil
    2. Böyle bir şey demiyorum. Kuru bir süre sabit tutabilirsek bu enflasyon 1 terilyon doları rahat geçeriz.

      Sil
  15. Hocam Tüik tarafından verilen enflasyon oranları, büyüme oranları, işsizlik oranları ne kadar inandırıcı bunlar kesin oranlar mı yoksa bu oranlar üzerinde bir törpüleme var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesin olduğu söyleniyor ama kimse inanmıyor ne yazık ki.

      Sil
  16. Hocam (S-I)=NX mi dogru (S-I)+(T-G)=NX mi dogru? Ayni denklemden iki ayri sonuca variliyor, fark nereden kaynaklaniyor?

    Ikinci bir sorum var Hocam.

    Tasarruf oranimiz nedir diye bakarken, iki farkli görüşe rastladim. Birincisi diyor ki tasarruf orani yani S/GDP=I/GDP-NX/GDP'dir (S-I=NX'i kullaniyor)...

    Ikinci gorus ise diyor ki fiili(?) tasarruf orani ile yatirim orani esittir (S=I'yi kullaniyor sanirim, gerci bu kapali ekonomi modeli ama bilemiyorum), dolayısıyla yatirim ne kadarsa tasarruf da o kadardir, ama tuketim(C) ile fiili tuketim arasindaki farkin milli gelire orani kadar cari acik olusur. Ikinci gorusten şunu anliyorum..Cari Acigi hesaplarken once tuketimle fiili tuketim arasinda fark var mi ona bakmam lazim Eger varsa bu farkin tamamı cari acigin bir parçasıdır. Hesaplanan cari acik tüketim farkindan fazlaysa ancak bu durumda o fazla kadar tasarruf acigi var diyebiliriz.

    Hocam cok uzun oldu farkindayim, bu kadar kisaltabildim. Bu goruslerden hangisi dogru? Ve ikinci gorusteki fiili tasarrufun mutlaka yatırımlara esit olmasi ne anlama geliyor?


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (S - I) + (T - G) = (X - M) doğru.
      Bu dediğiniz kapalı ekonomide doğrudur. Açık ekonomide yurtiçi tasarruflara yurtdışı kaynak kullanımı da eklenir.

      Sil
    2. Hocam ama (S-I)+(T-G)=NX de, S-I=NX de, yani her ikisi de Y=C+I+G+NX'den turetiliyor. Ana formul ayni.

      Sil
  17. Hocam ekonomide katmadegerli urun siralamasini kaybediyoruz hatta gerilerde kaldik. Yapisal reformlar yapilmadi zaten gec kalindi. Kimsede ekonomi icin cozum onerisi sunmuyor hukumet yikilsin herkes sonrami ortaya cikacak. 300 koyun projesi yuzyilin reformu diyerek yapisal reform olmayacagina gore. Insaat sektoru reklamlari cogaldi belliki satis yok. Issizlik enflasyon kur cari acik simdide iflas erteleme kaldirildi zaten yanlis bir uygulamaydi. Sanki ekonomik kriz hissetmekten ote gecti dalga dalga geliyor ne dersiniz yaniliyormuyum.

    YanıtlaSil
  18. katkılarınız için çok teşekkür ederim hocam karıştırdığım bir konu var. 2016 GSYİH rakamı yazı ile 3.040 milyar TL bu rakamı okurken nasıl söyleyeceğiz hocam ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2017 olacak

      Sil
    2. Üç trilyon 40 milyar TL.

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  19. Hocam günün sonunda şunu anladım.
    Eğer sömürmüyorsanız, tükenmeye mecbursunuz...
    Osman'lının sonunu getirende buydu çünkü ihtiyaç kadar ekonomi yaratamıyordu.
    İngilizlerin sonunuda getirmeyen bu olsa gerek.
    Acaba metodmu değiştirmek gerek ? belki de beka için sömürmek gerekiyor yoksa yazınızdan ve yorumlardan anladığım kadarıyla aksi durumda kolay pazarlanabilir teknoloji ve enerji kaynakları işleyip üretemediğimize göre sıkıntılar devam edecek.

    YanıtlaSil
  20. Uc nokta kirk milyar TL.

    YanıtlaSil
  21. Hocam büyümeyi oluşturan kalemler nelerdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda bu blogda uzun yazılar var.

      Sil
  22. Bu cari açık bence ekonomimizin katalizörünün döviz olduğunun kanıtı. KGF üzerinden verdiğiniz paranın önemli bir kısmı içerde belirli bir kaldıraç ile ekonomik faliyeti hızlandırır iken faliyetlere konu olan şeyler ve enerji için dövize ihtiyaç duyuyor. Kendi ihtiyacını karşılayacak karlılıkta dış satım yapamıyor.
    Memleketteki iş yapış tekniklerine bakınca neden buna mahkum olduğumuzu anlamak zor değil.
    Semt pazarında pazarcı sergisinin önüne seçme portakalları koyarken gerçekte arkadaki kötü malı poşete koyar. Buda yetmiyormuş gibi daha ucuza satmaya kalkan diğer satıcıyı toplanıp çok kötü dövdüklerini bile gördüm.
    Geçen gün Dünya gazetesinde Ali Ekber in içinde hiç süt olmadan tüketicinin en tercih ettiği peynirlerin bile nasil yapıldığı ve gittikçe yayıldığı hakkındaki yazısını şaşkınlık ve isyan içinde okudum. Bu açıkça hırsızlık, bilinçli olarak yapılan insanları yavaş öldüren cinayet.
    Ürettiği mal içinde satış fiyatının % 10 dövize bağlı mal olan sanayici dövizde %15 değer artışı olsa hiç tereddüt etmeden en az %15 satış fiyatini artırıyor. Bu fiyat artışında herhangi bir tereddütü olmuyor çünkü pazar çoktan paylaşılmış, üç beş gün arayla bütün oyuncular aynısını yapıyor.
    Siyaset ile uğraşanlar devleti nasıl yöneteceklerini anlatarak seçmenden oy isteyeceklerine;
    -oy aldıktan sonra birden tam tersi bir parti olarak ortaya çıkabiliyor.
    -partiye üye olursa diğer insanların ulaşamadığı imtiyazlarla seçmen kazanılıyor.
    - Seçmenin olanı biteni algilayamamasi,düşünerek oy vermemesi, tamamen duygulariyla haraket etmesi icin seçim kampanyalari inanilmaz bir algi yonetimi ve manipülasyon ortamına taşınıyor.

    Farklı alanlarda kısaca örneklerini verdiğim bu bazen katilliğe kadar uzanan hırsızlık düzenini (kasıtlı olarak yapilan, karşı tarafin farkina varabildiği veya varamadiği zarara uğratilmasi olarak görüyorum) her ortamda çeşitli örnekleri sürekli gözlerimizin önünde yaşanıyor.

    Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bizde de sıradan vatandaşın ustaca uzmanlar tarafından düzenlenmiş bu ortamda kendini koruması imkansız. Öyle olunca da yolunacak kaz olmaktan kurtulamayacak. Bu ortamdan emek, sabir, gelişim, katmadeğer çıkmaz. Imtiyazi yakalamış kesimlerin pozisyonlarını korumak için verdikleri bu var oluş mücadelesinde bence diğerleri genelde yaşadıklarının farkında bile olamıyor. Kaldiki nasıl mücadele edecekler.

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
  23. Hocam Merhabalar. Otomobil Sanayicileri Derneği Türkiye'de motorlu araç üretiminin 2017 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17 düştüğünü açıkladı. İlgili haberi aşağıda paylaşıyorum aynı zamanda kendi sitelerinde de ayrıntılı basın açıklaması ve tablolar var:
    http://www.bloomberght.com/haberler/haber/2092782-osd-turkiye-de-motorlu-arac-uretimi-aralik-ta-17-dustu

    TUİK'in açıkladığı Sanayi Üretim Endeksi verisinin alt kaleminde yer alan Motorlu Kara Taşıtı, Treyler ve Yarı Treyler Üretimi ise 2016 yılının Aralık ayında 172.3 iken 2017 yılı Aralık ayında 178.4'e çıkmış yani %3.5 artmış görünüyor.
    Bu farklılık neden kaynaklanıyor olabilir? Yalnızca treyler üretimindeki artış bu motorlu taşıt üretimindeki büyük azalışı telafi edebilir mi?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  24. Hocam merhaba, net hata ve noksan hesabında yapılan revizeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Sizce verileri örtüleme mi yoksa, teknik bir revize mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehtap Hanım,

      Mahir Çayan'ı nereden tanıyorsunuz peki?

      Sil
  25. http://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/609ef884-3b3c-4bc3-84fe-9254244c3490/odemelerdengesi.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-609ef884-3b3c-4bc3-84fe-9254244c3490-m6j7eNP


    Hocam temelde bir şey sormak istiyorum. Finans hesabı mb nin açıkladığı dosyada (linkini paylaştım) niye negatif işaretle gösterilmiş. Burda rezervler de negatif işaretle göstermiş ancak rezervlerin negatif işaret alması onun arttığını göstermez mi. ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ödemeler Dengesi Altıncı el kitabında bu gösterim usulü değişti. Artık eksi işaret azalmayı gösteriyor.

      Sil
    2. Teşekkür ederim hocam. Sağlıcakla kalın.

      Sil
  26. Yalin açık anlaşılır bir anlatim...Ellerinize emeginize saglik hocam...

    YanıtlaSil
  27. Amerika gibi bir ulkenin cari acigi neden var hocam? Cok yuksek teknoloji urunleri, markalari var. Ornegin Apple'i ele alirsak, ürünlerinin icerisinde kullandigi bir cok seyi ithal edebilir ama sonuçta nihai mali herhalde ki kârli bir sekilde tum dunyaya kendi satiyor. Bu sekilde yuzlerce markasi var. Nasil oluyor da cari acik olusuyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En azından dünyanın en büyük şirketini subvanse ediyorlar US ARMY, ve cari açıktan (borçla refahlarını sürdürmekten)korkmalarına gerek yok zira alacaklılara verdikleri senet ($) şimdilik muteber.

      Sil
    2. ABD bit tüketim ülkesidir. Ürettiğinden çok fazla tüketimi var. İthalatı yüksek.

      Sil
  28. Hocam yabancı yatırımcı ülkeden çıkmak istediğinde bankaya tl verip döviz alıyor peki banka bu tür durumlarda mutlaka MB'den döviz istiyor mu yada MB döviz rezervim azalmasın diye bankalara döviz vermeyebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konvertibilite ve sermaye serbestisi nedeniyle döviz satmak zorunda

      Sil
  29. Butçe 1.7 milyar TL fazla vermiş. Bu fazla sayesinde cari acik 1.7 milyar TL daha az gerceklesmis diyebilir miyiz hocam? Ornegin butce dengesi 0 olsaydi, cari acik 1.7 milyar TL daha fazla mi olacakti..?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aylık duruma çok bakmayın. Gelecek aylarda olay tersine döner.

      Sil
    2. Kamu bütçesiyle cari açığın bir alakası yok.

      Sil
  30. Hocam.. Abd 10 yillik faizlerinin yorumlanmasi ile ilgili sormak istiyorum..10 yillik tahvil faizinin yukselmesi 10 yillik sureçte enflasyonun yukselme beklentisi var, o yuzden Usd'de düşme mi beklerim..? Yoksa, tahvil faizi yukseliyor cunku tahvil talebinde bir azalma var, tahvil faizleri artinca mevduat faizi gibi diger faizler de artacak, bu durumda Usd'de yükselme mi beklerim..?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle karışık bir durum var ki kimse tam olarak anlamış değil. Enflasyon yükseliyor, işsizlik düşüyor, büyüme artıyor, 10 yıllık faizler yükseliyor, Fed 4 kez faiz artırmaya hazırlanıyor ama Dolar düşüyor Euro yükseliyor.

      Sil
    2. Bence dolar Trump'ın bir türlü muktedir olamamasından ötürü düşüyor. Amerikan 10 yıllıkların faizlerinin artması, büyük fonların amerikan on yıllıklardan çıkıp, son bir tur ( gerek amerika'da gerekse eurozone' da bilanço küçültme başlamadan evvel ) görece yüksek faiz veren gelişen piyasalarda yüksek getiri peşinde olmasından kaynaklanıyor. Zaten bizde ki faiz artışı, amerika' daki faiz artışına göre oransal olarak daha düşük kaldı, sebebi bu.

      Sil
  31. hocam net altin ithalatimiz 10 milyar usd.ymis. ithalatimizin 10 milyar usd.lik kisminda usd, euro vs digil de altin mi kullaniyoruz? bu altin karsiligi ticareti hangi ulkelerle yapiyoruz ve hangi ürünleri altin karsiligi ithal ediyoruz hocam? cok teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı soruyu ben soruyorum ama yetkililerden tık yok.

      Sil
  32. Sayın Eğilmez,

    TEOG kalktı ama farklı isimlerle sınavlar devam ediyor. Bu sınavların "ölüm-kalım mücadelesi" olarak algılanmadığı, sadece bir ölçüm mekanizması olarak algılandığı bir Türkiye hayal edelim.

    İlkokul 5. sınıfların ikinci yarıyılı için sınıföğretmenlerinin izne ayrılmak zorunda kaldığı bir okul varsayalım. Bir emekli "iktisatçı" olarak siz, milli eğitim bölge müdürlüğüne, ikamet ettiğiniz yerleşim birimine çok uzak olmayacak şekilde, eğer öğretmen ihtiyacı olursa sizi "ücretli öğretmen" olarak atayabileceği yönünde dilekçe bırakmışsınız. Ve telefonunuz çalıyor, size bu 5. sınıfların ikinci yarıyılı için 5,5 - 6 aylığına (5 gün, 08.00 - 17.00) derslerine girip giremeyeceğiniz soruluyor, kabul ettiğinizi varsayalım.

    Her ne kadar milli eğitim bakanlığının "müfredatı" dışına çıkmak mümkün gözükmese de, siz, o 6 aylık süreçte öğrencilerinize neler öğretirdiniz, onlara neler kazandırmaya çalışırdınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnızca bilime bakarak yönlerini bulmaları gerektiğini söyler, Galielo Galilei'yi, Bruno'yu, Kopernik'i, Newton'u, büyük kaşifleri, icatları, evrim kuramını, uzay araştırmalarını anlatır ve onlara satranç öğretirdim.

      Sil
    2. Sherlock Holmes'u unutmadınız değil mi ;-) Holmes'un maceralarını "öğrencilerin analiz yeteneklerini arttırmak için" 6 ay boyunca anlatırdınız herhalde ;-)

      Neil deGrasse Tyson'ın sunduğu "Cosmos: A Spacetime Odyssey" belgesel serisini de her beraber izler miydiniz? Kumanda elinizde, sık sık durdurarak açıklama yapar mıydınız öğrencilerinize?

      Sil
  33. Tarim disi işsizlik oraninin formülü nedir söyleyebilir misiniz hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarım sektöründeki işsizler hariç tutularak hesaplanan işsiz sayısının toplam işgücüne oranı.

      Sil
    2. Tuik bultenine bakmistim da hocam. Issizlik orani 10.3, Tarim disi issizlik orani 12.2. Tarim sektorundeki issizleri haric tutarsak paydadaki issiz sayisi azalmaz mi hocam, bu durumda tarim disi issizlik oraninin daha dusuk olmasi gerekmez miydi?

      Sil
    3. Toplam işgücü derken tarım dışı kesimlerdeki toplam işgücünü kasdettim.

      Sil
  34. Hocam cari açık yüksek aynı zamanda bireylerin de borcu yüksek. ABD de bile bireylerin borcu 15 trilyon $ a çıkmış. Tüm gelişmekte olan ülkelerin borcu devasa yükseliyor, borsalar yükseliyor. Ama reel piyasalarda oldukça dar ve rekabetçi bir piyasa var. Yani 10 20 sene önceki gibi global bir reel büyüme aslında yok. Sizce bu durum ne kadar sürer?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kac hafta daha surer.

      Sil
  35. Hocam selamlar

    Cari açik dogrudan iyi degildir Demek bir hipotez degil mi?
    Zira usa 80 lerden beri açik veriyor bununla Beraber açik finanse edilebildigi sürece hatta belli bir acik Orani iyidir de sonucu çikmaz mi? Yani Turkiye sicak para veya borç buldugu sürece aynen ekonomi devam eder.olmadi bir lig asagi iner ama bu da en az 5-10 yil sürer

    Okan


    US deficit:In 2005 it reached more than $800 billion, or 6.4% of US GDP. That’s about 1.8% of world GDP. It was near zero in the early 1990s and has nearly doubled just since 2000 (see chart). That is not to say that the deficit is a creature of the last decade or so; already in the 1980s there were signs of trouble ahead, as increases in US domestic spending started outpacing GDP growth. A deficit that peaked at 3.4% of GDP in 1987 was reversed after a dollar decline boosted exports and dampened imports. However, a decline in the dollar since 2002 has not had the same effect.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer dediğiniz gibi olsaydı ABD cari açığı düşürmek için uğraşmazdı. Cari açık finanse edildiği sürece sorun olmaz gibi bir sonuç çıkmaz çünkü cari açık arttıkça onu finanse etmek için bulunan finansman giderek daha pahalıya mal olur (faizi artar)

      Sil
  36. Hocam veriler bizi yaniltiyor demissiniz. Tuik verilerinin dogru olmadigini artik herkes biliyor. Gercekleri saklamak icin kullanilan kurum gibi oldu. Zaten tuik baskanida yok vekaleten yonetiliyor yani birsey olsa sorumluluk kimseye kalmayacak sanki. Bugun aciklanan issizlik rakimi yine hic degismemis cok ilginc zaten inandiricida degiller artik. Enflasyon issizlik hatta bence ihracat rakamlari bile altin ihraci gibi supheli sekilde yukseltiliyor. Bunu en iyi yapan yunanistandi zamaninda sanirim. Simdi bizdede veri saklama yada yanlis veri ile sonuc ne olur. Baska bir hukumet gelse hersey tabiki ortaya cikar ama diyelimki degismedi bu sistemde yalanla nekadar devam edebilir. Kimse inanmiyor artik tuik kurumuna bunu herkeste soyluyor. Sizce bu isleri farkli yollardan orataya koyacak baska bir mekanizma yokmu.
    Mesela issizlikle ilgili GSS primlerini baz alirsak kac kisinin calismadigini burdanda bulabilirmiyiz dogru olur mu ortalama olarak. Yada GSS primi odemesi gereken kisi sayisi paylasiliyor mu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam Ciddiyet,
      Ülkede kurumlar Ciddiyeti sağlar, yöneticilere bir sorumluluk verir. Kurumların baskısı ortadan kalkınca, rakama filan gerek kalmadı.

      Kurumların da gücü devam etsin diye, dernekler, sivil toplum kurumları ve halk birlikleri denetim yapar, bilgilendirmelerde bulunur. Türkiye'deki anayasa bu sivil faaliyetlerin yaşamasına imkan vermediği için siyasetçiyi kontrol eden kurumlarda zamanla işe yaramaz hale gelir.

      Bizim bu dönemde yaşadığımız budur. Bu yapı ile bu zamana kadar iyi geldik, normalde 20-25 yıl önce nalları ülkece dikmemiz gerekirdi.

      2 şey bu ülkeyi ayakta tuttu, biri AB üyelik süreci aday ülke konumu, ikincisi Nato üyeliği. Şimdi bu iki bağı uçurmaya çalışıyorlar ama AB, Türkiye ye karşı çok olgun davranıyor. Nato da artık ihtiyaç duymamasına rağmen Türkiye'yi elinde tutmaya devam ediyor.

      Sil
  37. yeni otomobil satislarinin artmasi ulke ekonomisi hakkinda ne tur bir bilgi verir!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonominin canlılığı, talebin yükseliği hakkında bir bilgi verebilir.

      Sil
  38. Özelleştirme geliri ve sıcak para bolluğunda cari açık finanse edilebiliyorsa önemli değildir gibi acul ve yalaka görüşü savunan akademisyen kılıklı yalakalar türedi.

    Finanse edilen cari açık önemsiz mi?

    Mansur kurt

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Finanse edilmeyen cari açık zaten yoktur. Önce finansman bulunur sonra cari açık çıkar. Önemli olan hangi faizle finanse ettiğinizdir. Cari açık arttıkça onun finansmanının maliyeti de artar.

      Sil
  39. net dis borç stoku ile net dis yukumlulukler ayni iki şey mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. net dis yükümlülüklerdeki yillik artis o yilin cari acigina esittir diyebilir miyiz hocam?

      Sil
    2. Diyemeyiz çünkü net dış yükümlülük artışı cari açığın finansman şekillerinden birisidir. Buna ek olarak net hata ve noksan kalemine ve rezervlerdeki değişime de bakmak gerekir. Yani cari açık net dış yükümlülük artışıyla birlikte net hata ve noksandaki artış ve rezervlerdeki azalışla birlikte finanse edilmiş olabilir.

      Sil
  40. Bu baskanlik sistemi ise yarar islerimiz artar gelirimiz cogalir diye oy verdim. Suan pismanim is guc yok! Kotu mu yaptik hocam? Ak parti bizi kandiriyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaniliyorsun birader.Inanma onlara. Ak parti sizi kandiriyor diyenler yalan söylüyor. Oy vermeye devam. Daha yapacak cok isiniz var. Haydi göreyim seni.

      Sil
    2. hele bir başkanlık tam uygulansın, o zaman pişman ya da iyiki verdim dersinizi...
      hocaya bakarsan, hoca iktidarın beyaz dediğine siyah, siyah dediğine beyaz diyor...hocayı takip ederim. 2015'te kriz bekliyordu, ancak bir türlü beklenen kriz olmadı.

      Sil
    3. Iktidar sizi kandiriyor. Bunu yillardir yapiyor zaten. Bunu hala anlamayip burada soruyorsaniz siz de kandirilmaya mustehaksiniz demektir. Zaten bunlar sizin gibiler sayesinde iktidar olabilidiler ve iktidarda kalabildiler.

      Sil
    4. MiG.29
      sahi kandiriliyor muyuz? Kandiriliyorsak niye kaniyoruz ?

      Sil
    5. Adam kafa buluyor hala cevap vermeye calisiyorsunuz.

      Sil
    6. Adsız 13:37
      Ben 2015'de değil 2017'de sıkıntı olur diyordum. Bu yaşanan durumun kriz olmadığını söyleyebiliyor musunuz?

      Sil
  41. Kasabim, piyasayi hep ithal et sardi! Yerli danalar duveler varken niye memleketin parasi elin yabancilarina gidiyor? Cari acik artisinda bunun da payi var ustelik! Etin kilosu almis basini gidiyor bu memlekette asgari ucret kac? efendiler bunun hesabini hic yapmiyorlar mi?
    Yozgattan selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın 0546,

      Sizin resminizi Mahfi hocanın sitesine koymak lazım, bu devirde kasap kalmış diye.

      Şimdi o iş şöyle oluyor.

      Hükümetimiz hayvancılığa destek olmak, bir anda, -atıyorum- 400 milyon lira, ödenek ayırıyor.

      Bu para ile Romanya, Sırbistan gibi Doğu AB ülkelerinden canlı büyükbaş alıyor. Bunu çiftçimize hibe ediyor veya uygun fiyatla veriyor. Böylece çiftçimiz hayvan üretimine başlıyor.

      Parayı alan AB çiftlikleri ise, zaten üretim sistemini kurduğu için bu 400 milyon ile teknoloji yatırımı yapıyor, ahır sistemini geliştiriyor, maliyetini düşürüyor.

      Bizim çiftçi ineği keserken, teknolojik olarak geri kaldığı, yem, enerji, fiyatı yüksek old. ve ölçekli üretim yapmadığı için et maliyeti daha yüksek oluyor. Et fiyatları artıyor.

      Böyle olunca hükümetimiz halkımıza yine ucuz et yedirmek için yine bi 400 milyon ödenek ile Doğu AB ülkesinden et alıyor.

      Derken bu devir daim tekrar ediyor.

      Sil
  42. Hocam sizce günümüzde eskiden merkez bankasının uyguladığı günlük resmi kur ilanı sistemi uygulanabilir mi? Mesela enflasyon oranları arttığı zaman paranın değer kaybetmesi gerekiyor ama yüksek enflasyon yaşanmıyor diyelim ve yabancı sermaye kaçıyor bu durumda mb resmi kurda parayı devalüe etmese de rekabet gücünde bir değişme olmaz dolayısıyla kurun merkez bankasınca sadece enflasyona göre devalüe etmesi sizce uygulanabilir bir sistem mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uygulanamaz. Günümüz dünyası ve sermaye hareketleri o kadar hızlı yürüyor ki bir saatlik gecikme bile büyük kayıplara yol açar.

      Sil

  43. Mahfi bey,

    OVP 2018 dökümanın giriş bölümü 5nci maddede (sayfa 6):

    "OVP (2018-2020) Onuncu Kalkınma Planı esaslarıyla uyumlu olarak hazırlanmıştır." denilmiş.

    Onuncu Kalkınma Planındaki 1,3 trilyon dolarlık 2018 GSYH (cari) hedef değeri korunuyor mu
    ya da (hala) erişilebilir mi?

    http://www.kalkinma.gov.tr/Lists/Kalknma%20Planlar/Attachments/13/Onuncu%20Kalk%C4%B1nma%20Plan%C4%B1%20Tan%C4%B1t%C4%B1m%20Bro%C5%9F%C3%BCr%C3%BC.pdf

    (Not: Onuncu Kalkınma Planı hakkında genel bir görüş ve değerlendirme yazısı bekleyebilir
    miyiz sizden, bir ara. Malum 2019'da Onbirinci'si yayınlanacak.

    ---

    Onuncu Kalkınma Planı 2011-2012-2013 yılları MB ortalama efektif kur hesaplamalatı da
    gözüme hatılı gelmişti. Bilemiyorum.

    MB efektif alış kuru değerleri:

    Yılbaşı Min Ort Mak Yılsonu
    2011 1,55 1,49 1,67 1,91 1,89
    2012 1,88 1,73 1,79 1,88 1,78
    2013 1,77 1,74 1,90 2,16 2,13

    Onuncu Kalkınma Planı sunumu:

    2011 2012 2013 2018 2014-2018 arası öngörülen
    yıllık ortalama büyüme hedefi
    GSYH (Cari, Milyar TL) 758 1417 1557 2535 10,2%
    GSYH (Cari, Milyar Dolar) 526 786 851 1286 8,6%
    Dolar Kuru 1,44 1,80 1,83 1,97
    )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erişilemez.
      Hiçbiri anlamlı değil artık.

      Sil
    2. 2018 icin %7.2 issizlik ongorulmus Sen %9.9 bu hele orda sabit tut gerisi kolay allah kerim.
      Bu arada hatirlatmak gerek AKPyi yillarda issizligin en dusuk oldugu yil 2012 yilidir o da 2012nin nisan mayis haziran temmuz donemidir yanlis hatirlamiyorsam bu donemde %8.2 idi.

      Sil
    3. 2018 icin %7.2 issizlik ongorulmus Sen %9.9 bu hele orda sabit tut gerisi kolay allah kerim.
      Bu arada hatirlatmak gerek AKPyi yillarda issizligin en dusuk oldugu yil 2012 yilidir o da 2012nin nisan mayis haziran temmuz donemidir yanlis hatirlamiyorsam bu donemde %8.2 idi.

      Sil
  44. Yozgatli Kasap kardesime ben cevap vereyim.

    Aslinda sordugu sorunun cevabini Hoca ve diger yorumcular burada yüzlerce defa verdiler.
    Ben sadece birkac rakam ile katki yapmak isterim.

    Güzel Yozgatimizin güzel insanlari neden ithal et yiyorlar güzel bir soru. Cevabini da aslinda bu güzel, gönlü ve cüzdani zengin insanlar son 15 yilda defalarca vermisler. sanirim Kasap kardesim atlamis..

    Hatirlatayim..

    Son 15 yil Yozgat Genel secim sonuclari.

    AKP MHP CHP DIGER
    2015 %65 %13 %12 %12
    2011 %67 %18 %11 %4
    2007 %63 %18 %12 %7
    2002 %51 %13 %12 %21

    Dip not : En son cumhurbaskanligi sonuclari : %75 evet %25 Hayir

    Demem odur ki Kasap Kardesim... Yozgat Halki ithal et yemek istiyor. Yerli degil, ithal Dana ve düve yemek istiyor. Bu Kadar basit.

    Bunun hesabini Efendiler degil, Güzel yozgatimizin güzel insanlari yapmis ki.. yukarida sonuclari gördün.. Cumhurun ve milli Iradenin sözü üstüne söz olur mu.? Sen ithal et satmaya devam et kardesim.

    YanıtlaSil
  45. Hocam tasarruf oranları düşük ülkeler için tasarruf oranlarının artırılması gerekir. Tasarruf oranları zamanla yatırıma dönüşerek yatırımı artıracaktır. Benim sorum bu görüş "her arz kendi talebini yaratır" yaklaşımına uygun değil mi? Tüketimden bağımsız sadece tasarrufların yatırıma dönüşmesine yani arza odaklanıyor, bunun sonucunda daha fazla ürün üretiliyor ve zamanla talep de buna ayak uyduruyor.
    Yani tasarrufları artırarak büyümeyi sağlamak her arzın kendi talebini yarattığı görüşüne kısmen uygun mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her arz kendi talebini yaratır şeklindeki Say Kanunu trampa ekonomisi döneminin kanunudur. Kağıt paranın yaygınlaştığı 19'uncu yüzyılın sonlarından itibaren bu kanun artık her talep kndi arzını yaratır biçimine dönüşmüştür.

      Sil
  46. Iktisat biliminde 'gizli zam' veya benzer isimde terim, uygulama var mi? Varsa aciklar misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İktisat biliminde olmasa da uygulamada var. Mesela ekmeğin 300 Gram olması gerekiyor diyelim. Ve belediye ekmek fiyatını 1,5 TL olarak saptamış olsun. Aradan geçen zaman içinde bu para fırıncıların maliyetini kurtarmamaya başladığında belediye fiyatı artırmayıp ekmeğin ağırlığını 250 grama düşürdüğünde ekmeğe gizli zam yapılmış oluyor.

      Sil
    2. Hocamın anlattığı shrinkflationa ( shrink -küçülme ve inflation - enflasyon kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşan ve ürünün boyutunu küçültüp fiyatını sabit tutarak yapılan gizli zam) bir örnek

      Sil
  47. Hocam kaleminize sağlık.
    Cari açık ile dış ticaret açığının arasındaki fark nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Bu farkı burada ayrıntılı olarak anlatmıştım: http://www.mahfiegilmez.com/2012/02/cari-ack-dersi.html

      Sil
  48. hocam cari acik (ve akabinde buyuyen yabanci para dis borc) eroin gibi, ve biz de eroinman olmusuz. modern kolonizasyon boyle oluyor. ulkenin katma degerini gidip elaleme baska kurda faiz olarak veriyoruz.

    yazik. ulkemin haline utaniyorum.

    YanıtlaSil
  49. Hocam merhabalar,Merkez bankasındaki döviz azalışının nelere harcandığını nereden görebiliriz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Göremeyiz. Böyle bir istatistik yok.

      Sil
    2. Cari acigin finansmani disinda baska bir yere harcanma ihtimali var mi ki?

      Sil
  50. Döviz talebi ile arz arasındaki dengesizlik rezervi eritir. Dövizin neden talep edildiği de malum.

    YanıtlaSil
  51. Hocam,MB rezervleri aralık 2016'da 106.11 milyar dolar toplam rezerve sahipken;aralık 2017'de 107.63 milyar dolara
    yükselmiş.Aynı dönemde döviz rezervleri sırasıyla 90.61 milyar dolar,82.56 milyar dolar.Aradaki fark 8.05 milyar dolar(yanlış mıyım acaba?).
    Bu zaman zarfında döviz rezervleri düşmüş fakat altın rezervleri yükselmiş.
    Toplam rezerv de çok değişmemiş gibi.Merkez bankası bir yandan cari açığı kapatmak için döviz bozdururken,
    altın rezervleri nasıl yükseliyor? Merkez bankasının geliri mi oldu bu dönemde,bunun kaynağı nedir?
    Geliri olduysa eğer MB, altın rezervini neden 1.5 katına arttırma yoluna gitti?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB, altın rezervini artırıyor. Bir yandan da bankalar zorunlu karşılıkları altın olarak yatırıyor.

      Sil
  52. hocam 1923-2002 büyüme 4,7 2002-2018 büyüme 5,7 ifadeleri doğru mudur? google da araştırma yaptım ancak bulamadım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim hesabıma göre 1924 - 2002 büyüme ortalaması yüzde 5, 2003 - 2017 büyüme ortalaması yüzde 4,6 çıkıyor.

      Sil
  53. hocam kdv tahsilatında toplanamayan gelir nereye gidiyor? tahakkuk tahsilat oranı yüzde 50 ye düşmüş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Malı/hizmeti satıp vergiyi tahsil ettiği halde vergi dairesine ödemeyen satıcı/sunucu da kalıyor.

      Sil
    2. Bu işin cezası yok mu hocam?

      Sil
    3. Selam Adsız 2254 ve 0945,

      Önce şirketi kuruyorsunuz. 3-5 bin TL masraf ile.
      Aileniz için aldığınız her şeyi şirket üzerine alıp stok ya da masraf yapıyorsunuz.
      Kestiğiniz faturalardan devlete ödeme yapmıyorsunuz.
      Kazandığınız parayı alıp, eşinizin ya da kayınçonun üzerine tapu veya araba alıyorsunuz.
      Bir süre sonra maliye haciz ve ehacizi ile şirket hesabınız bloke oluyor.
      O zaman ikinci bir şirket daha açıp devam ediyorsunuz.

      Allah sağlık versin, işinize gücünüze zarar ziyan gelmesin,
      hükümet zaten her 2-3 yılda bir af çıkarır. İster ödeyin ister ödemeyin farketmez.
      Bu işin hapis cezası ya da tahsil için bir yaptırımı yok.

      Hatta faturalı ve düzenli iş yaparsanız daha kötü, daha hızlı tepenize binerler.

      Eğer işleriniz çok büyük olur yılda 1milyon gibi kazanç elde ederseniz,
      bu sefer malı/tapuyu yurtdışından alabilirsiniz. Burada kimse bir şey yapamaz.

      Bunu ahlaksızlık olarak görenler bulunuyor ama esas bunu yapmazsanız, büyük firmalar karşısında hiç bir rekabet şansınız kalmaz çünkü onlar bunu onlarca yıldır yapıor.

      Sil
    4. Dediğim gibi bu ülkede her konuda hırsızlık düzeni yol olmuş, hırsızlar cenneti

      Sil
  54. O degil de pastirma sicaklari diyordunuz mart geldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adam Tanrıya yalvarırken mucize gerçekleşmiş ve Tanrı yanıt vermiş. Adam: "Sizin için 500 yıl nedir?" Tanrı: "1 saniye" Adam sizin için 100 milyon Dolar nedir?" Tanrı: "1 cent" Adam: "Öyleyse bana 100 milyon Dolar verin" Tanrı: "Tamam, 1 saniye sonra vereceğim."
      Onun gibi, ekonomide pastırma yazı dediğiniz şey öyle 15 günde bir mevsimde bitmez, oldukça uzun sürebilir.

      Sil
  55. Ümit fakirin ekmeğidir.

    YanıtlaSil
  56. Kepler'in bir sözünü okumuştum hocam: "Tanri dunyayi matematik evrende yaratti. Isteseydi baska bir evrende de yaratabilirdi" Sanirim şunu demek istiyordu; matematige, fizik kanunlarina aykiri hareket edenin herhangi bir sonuca varmasi mümkün degil, bu 3000 yil once de böyleydi, 5000 yil sonra da boyle olacak.

    YanıtlaSil
  57. Değerli hocamızın ve blogdaki bir çok değerli arkadaşımızın aşağı yukarı hemfikir olduğu ve uzun süredir dile getirdiği düşüncelerin derlenmiş hali gibi bu linkteki yazıyı okumanızı tavsiye ederim.Neler yapmalıyız? Nelerden korkmalıyız? Ülkemizi ne kadar seviyoruz? Genç neslimiz nasıl değerlendirilmeli? http://www.bloomberght.com/haberler/haber/2096712-unicreditdemichelis-turkiye-uretime-harcadiysa-dis-borcundan-korkmasin

    YanıtlaSil
  58. Sayın Eğilmez; Yukarıda belirtilen metin ve sizin ifadelerinizde günler aylar sonrada yazlar mevsimler birbirine karışmış durumda.Iscaa tan bir söz"Herşeyin kötü olduğu olacağını söylemeyi sürdürürseniz,ileride bir kâhin olma şansınız artar".der.Sizde dünden bügüne ve dahi yarına Türkiye'de ekonominin kötüye gittiğini,gideceğini yazıp söylüyorsunuz.Türkiye 2017'de % 7 büyüdü,2018 IMF öngürüsü % 4.Siz buna rağmen 2017 ortalarında yaptığınız'pastırma sıcakları'tahmininizi önümüzdeki yıllara transfer ederek,tahmininizin yanılmadığınızı,yanılamıyaağınızı tekrarlıyirsunuz.Sosyal bilimlerde mutlak doğrular yoktur,münazara vardır. Ama kahin olmak istiyoranız,o başka bir durum.Bir kahin Rubin var,bir de kahin Eğilmez olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Hakan; İşsizlik yüzde 11, enflasyon yüzde 12, cari açık yüzde 5,5, dış borçlar 450 milyar Dolar, TL 3,80 olmuş. İnsanlar banka borçları nedeniyle haciz yememek için işe girerken sigorta yapılmamasını talep eder konuma gelmişler. Büyüme yüzde 7'yi geçti diye siz ekonomi iyiye gitmiş mi diyorsunuz? Bana büyümeden ne anladığınızı ve bu büyümeyi nerede hissettiğinizi anlatırsanız belki ben de ekonominin 2017'de iyiye gitmiş olduğunu düşünürüm.

      Sil
    2. Hocam büyümenin genel refahı etkileyememesinin nedeni artan gelir eşitsizliği olabilir mi?

      Sil
    3. Doğrudur, enflasyon da işi bozan bir neden olabilir.

      Sil
    4. Mayis 2013'te donemin FED baskani Bernanke, 'parasal genisleme programini bitirmeye hazirlandiklarini' soylediginde, siz, 'Turkiye'ye ekonomik kriz geliyor' diye yazmis ve televizyonda soylemistiniz.

      2018'in ucuncu ayina giris yapmak uzereyiz ama Turkiye'ye ekonomik kriz hala gelmedi. Bunu bilimsel olarak aciklar misiniz Mahfi bey? Gecen bu 5 yildaki tutarsizliginizi bilimsel olarak izah eder misiniz?

      Sil
    5. Ben uzman degilim. Asla iktisadi teoriler üzerinden bilimsel bir aciklama yapamam.

      Rakamsal birkac aciklama yapsam Adsiz 12:36 icin yeterli olabilir mi.?

      Türkiyenin su andaki toplam borcu 490 Milyar USD

      Yillik ticaret acigi son 10 yildir ortalama 50 Milyar USD

      Issizlik orani resmi rakamlara göre %13

      Genc issizlik orani resmi rakamlara göre %20

      Enflasyon orani %11-14

      Tarim cökmüs, saman ve et ithal ediyoruz.

      Turiz gelirlerinde son 3 yildir 30 Milyar USD icerdeyiz.

      4 milyona yakin Suriyeli bize girmis harcadigimiz rakam Reise göre 30 Milyar USD

      Egitim sistemi son 5 yilda 4 defa degismis. Egitimiz cemaat ve Diyanet islerine birakilmis.

      Ülke OHAL ve KHK lar ile tek kisinin emirleri ile yönetiliyor.. Senin meclisin iptal olmus.

      Hukuk mu demistiniz... 1 yil ömce ajan terörist olarak hapsedilen yabanci uyruklu insanlar Reisin ve Basbakanin talimati ile serbest birakiliyor... Gelin görün ki hapsedilen o kisiler bile neden tutuklandiklarini ve serbest birakildiklarini bilmezler.

      ya bizimkilere ne demeli. 3 yil önce mansetlerdeki vatan haini darbeci ergenekoncu pilotlar simdi F16 lar ile YPG yi bombaliyorlar.

      18 Adet adamiz resmen isgal edilmis, bunu elestirenler terörist ve gayri millilik ile suclaniyorlar.

      Bir tane barisik oldugumuz komsumuz yok.

      Simdi ben soruyorum.. Bir ülkede kriz var demek icin sizce hangi bilimsel veya gayribilimsel aciklama istersiniz..

      bu arada Kriz var mi yok mu bilimsel bir aciklama yapabilecek bir arkadas var ise buyursun.. okuyalim ögrenelim..



      Sil
    6. Kriz literatürüne bakarsanız size stylized facts olarak adlandırılan bazı indikatörler ve bunların normalden ne kadar sapma göstermesi krize işaret edeceğine dair çeşitli çalışmalar gösterir . Mesela ülkede iki çeyrek ardarda negatif büyüme varsa resesyona girilmiştir . Bu resesyonun tanımı gereği gözlemlenmesi ve ölçülmesi kolay bir olgudur . Aynı şeyi kriz için söylemenin daha zor olduğunu kabul etmekle birlikte aşikar olan şeyleri görmezden gelerek yaşamaya çalışmanın ve hatta bunu çeşitli argümanlarla insanlara empoze etmenin doğru olduğunu düşünmüyorum . Sizin için bir ekonominin kriz halinde tanımlanabilmesi için belli göstergelerin " eşik değeri " aşması gerekir bu eşik değerler hesaplamasını da pratik olarak yapabileceğinizi varsayalım medya bunları olağandışı durum olarak aktarmazsa sizce ne kadar insan bu durumun ülkenin geneline yayılmış bir anomali olduğunun farkına varabilir . Lütfen burada insanların kendi ekonomik refahlarını ölçme kapasitesinin olmadığını söylediğim anlaşılmasın . Ama yapılan araştırmalar insanların refahlarını başkalarıyla mukayese ederek değerlendirdiğini gösteriyor . Yani siz insanlara kendilerinden daha vahim durumdaki insanları göstererek bu kıyasta referans değeri düşük tutup yanıltıcı bir refah değerlendirmesine sebep olabilirsiniz . Ekonomideki karar alıcılar bu suni refah algısıyla beklentilerini olumlu bir hale getirebilir . Bu politika yapıcılara gerekli tedbirleri yapacak zamanı kazandırdığı ölçüde krizi öteleyebilir . Fakat krizlerin Keynes' in öne sürdüğü animal spirits - hayvani içgüdüler nedeniyle patlak verdiği düşünülürse bu " manipülasyon " ne kadar sürdürülebilir tartışmak gerek .

      Sil
  59. Ali hakan bey siz buyumenin ne oldugu konusunda saglikli bilgiye sahipmisiniz. Dediginiz dogru herkesin dogrusu kendine, rakamlarla buyume size gire dogru olabilir onemli olan saglikli buyume varmi surdurulebilir mi ve bu buyume halk tarafindan yasaniyormu. Bir fidani buyutmek icin kimyasal gubre kullanirsiniz AZOT agirlikli gubre ile beslediginizde boyu her yil gereginden fazla uzar 5 yilda 10 yillik boyunu uzatirsiniz ama govdrsi ayni oranda buyumedigi icin kirilir saglikli olmaz cunku POTASYUM ve FOSFAT az gelirse kokleri ve govdesi zayif kalir. Ayrica bu buyume topragi somurur yani suandaki sistemin emegi somurdugu gibi. 10 yil sonrada toprak verimsiz olur ve artik yillarca kullanamazsiniz o topragi cunku toprak kirlenmis olur. Hizli buyuyecem derken herseyi mahvetmis olursunuz kisaca.
    Dahasi hibrit tohumlu bir bitkiyi nirmal suresinden once ve daha hizli buyutursunuz kromozon yapisini degistirsiniz fakat insanin yapisina ters cunku bu besinle beslenen insanda tanimadigi kromozonlar yuzunden hasimato, seker hastaligi, kanser vb. Bircok hastaliga sebep olmus olursunuz. Yani allahin sisteminin disina cikmis ve duzeni bozdugunuz icin bir suru yeni sorunlar ile karsilasirsiniz. En basiti yediginiz tavuk 120 gunde buyumesi gereken bir kumes hayvani iken , kuresel sermaye icin 45 gunde buyutulur ve insana bir yarari olmayan tam tersine cok zararli bir besin olarak karsiniza cikar.
    Saglikli buyume sadece insan icin gerceli degil heryerde onemlidir cunku saglikli buyumeye calisan insan karsisinda hizli buyuyen ekonomiyede insan yetisemez ve ahlaki olarakta dejenere olur. Sonuc onemli olan cok yuksek yada hic buyumemek degil saglikli buyumektir. Sisirme buyume rakamlarini elinize dolayip sonra bunlarda soyleymis demeyin sonra.
    Fidan dikip kimyasalla buyutun verimsizlesen topraginizdan yillarca verim alamayinca anlarsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Ciddiyet rumuzlu yorumcu;Sakallı Celal'in,meşrutiyet ilan ettik olmadı,cumhuriyet ilan ettik olmadı,biraz da ciddiyet ilan edelim sözünden ilhamla güzel bir rumuz edinmişsiniz.Fakat yorumuma yaptığınız yorumla,tabii ki benzetme ama,bir sosyo-ekonomik alanla,bir bitki ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği mukayese edilemez.Uzatmadan,bu ülkede her yıl yakalaşık 1 milyon kişi iş gücüne katılıyor,1 milyon kişiye iş bulmak zorunluluğu ile karşı karşıya olan bir ülkede yaşıyoruz.Artı geçmiş işsizlerede istihdam saklama sorumluluğu ayrı.Dünyanın ve buna bağlı ülkenin içinde bulunduğu koşullar göz önüne alınmadan(küresel kriz,pkk terörü,darbe girişimi,Fırat Kalkanı,Afrin Harekatı) ve müttefiklerinizin sizin mücadele ettiğiniz terör örgütleri ile ittifak yapması,finansman,lojistik,askeri ve sratejik destek içinde olmaları gibi gelişmelerden bağımsız değerlendirmelerin 'sağlıklı'bir sonuça götürmez bizleri.İyimser kişi,problemlerin farkındadır ama çözümleride bilir,zorlukları görür ama üstesinden gelinebilineceğine de inanır,olumsuzlukları farkeder ama olumlulukları da vurgular,en kötüye açıktır ama en iyiyi de,şikayet etmek için neden bulur ama gelecek için ümit var olur.Dünyada en çok gerçekleşen kehanet insanların,toplumların kendileri hakkında olumlu ve olumsuz kehanetleridir.BEN YAPAMAM,BİZ YAPAMAYIZ DİYEN İNSANLAR VE TOPLUMLAR YAPAMAZLAR.HER İNSAN KENDİ GÖRÜŞ SAHASININ SINIRLARINI DÜNYANIN SINIRLARI KABUL EDER...Bunlardan kurtulmalıyız artık diye düşünüyorum...

      Sil
    2. Ali hakan bey kimse zaten ben yapamam ben becremem demiyor. Asil sikinti turkiyede uzmanlasma yok sorun burada. Ben mesela universiteyi bolum birincisi bitirdim ben yapamam demedim ve yaptimda. Fakt benim gibi kimse mesleginde calismiyor uzmanlasamiyor sebebi ise maddi secenek. Kisaca belirli sektorleri paraya bogup kalani yok ederseniz karin tokluguna insanlarda surekli gecinebilmek icin para eden emlak gayrimenkul borsa bu islere saldirir. Yani anlatmak istedigim 2004 yilinda beri saglanan bol para ile bugunlere kadar eger o borclarla teknolojiye bilime endustri 4.0 dedivimiz sanayiye yatirim yapmadik. Ne ekersende onu biciyosun. Biz bina dikdik heryer bina oldu ve sadece turkiyede son 15 yilda 3 sektor para kazaniyor bunlar gayrimenkul otomotiv ve banka. Herkeste bu sektorlere girdi imkaninca kimisi rent a car oldu kimisi bina yapti kimisi bina satti kimisi faktoring acti derken sistem tikandi. Cunku ulkede 15 yildir yatirim yapilmadi sanayiye yapilanlarda satildi. Hatta gecen gun turk telekom konusunda bakan caiklama yapti ve gunun kosullari ile yanlis yapilmis bir satis dedi. Bunlar yapilirken cok iyi sattik sonra olmayinca yanlis yaptikla kimseye artik guven veremezsiniz. Guven olmadigi yerde de ekonomide iyilesme olmaz. Ayrica suroye konusunda necmettin erbakan savas cikmadan uyardi suriyede savas cikaracaklar bu savasa turkiye, abd, israil ve suudi arabistan birlikte saldiracak ve yillar sonra turkiye hedefin kendi oldugunu anlayacak ozaman rusya ve iran tarafina gececek dediginde vefat etmemisti yani savas yoktu. Biz bunlari nerden biliyoruz siyonizm doktrinde bunlar var ve bu hukumeti kurduranlarda savasa kendi tarafinda sokacak dedi. Kisaca bu konuda banu avar gazeteci kendiside suriyede savasi durdumaliyiz onlarin hedefi teror koridoru olusturmak ve akdenize kadar yeni kuracaklari kurdistan projesi dedi.
      Kisaca devlet yanlis adimlar attiki sonuclar bu oldu simdi savas var zor durumdayiz demek nekadar dogru ve yanlis politika yuzunden sehit olanlar hesabi nasil olacak. Bakin hadis serif var: musluman adaletsiz yoneticiniz olacagina, gayri muslim adaletli yoneticiniz olsun.
      Islamdada Adalet onemli ve adaletli olmak dogruyu soylenekse soyleyeceksiniz. Baska hadiste: zulum karsisinda susan dilsiz seytandir.
      Kisaca bu duruma halk getirmedi ve bu kadar genc nufusu olan toplum bu para bolkugunda yatirim ile gecseydi emin olun turkiye suan ekonomik olarak cok iyi olurdu. Simdi kendinize sorun 15 yildir yoneten sistemdede mi sikinti var yoksa topu taca atip dis mihraklarmi.

      Sil
    3. Sayın ciddiyet;Çokça konuya değinmişsiniz.Ama söylediklerinizle ortaya çıkanlar arasında büyük çelişkiler oluşuyor.Maalesef toplum olarak bütüncül değil, parçalı düşündüğümüz için birileri, inşaat sektörüne dair yanlış ve yanıltıcı eleştiriler getiriyor, sonrada herkes onu tekrar ediyor.Türkiye deprem kuşağında bir ülke ve yapı stoğunun büyük bir kısmı depreme dayanıksız.Bu durumu ve sorunu ne zaman, nasıl çözeceğiz.Hiç böyle düşündük mü? Yatırım yapılmıyor diye eleştiri getiriliyor.2008 bu yana yaklaşık 7milyon kişiye istihdam nasıl sağlandı.Son olarak yıl 2000, dünyada kriz yok Türkiye krizin dipinde.Yıl 2008 dünya küresel krizde, Türkiye makro göstergelerini düzeltmiş,IMF boyunduruğundan kurtulmuş,borçluluk oranını % 85'lerden 35'lere düşürmüş,faizler % 60'lara düşmüş,bütçe açığı % 12'lerden,% 1'lere indirilmiş.

      Sil
    4. Ali hakan bey ben duzceliyim kasim 1999 depreminde evimiz yikildi altinda annem kaldi anladiniz mi. Zaten sorun burada yapilan yapilar zengin icin yapildi evler trilyon araplar zenginler sanatcilar futbolcular 60 daire alan acun falan filanlar. Insaat yapilmasin demiyorum deprem bolgesinde yasadigimizida biliyorum nicin 15 yildir luks konut yerine yikilmasi muhtemel garibanin evleri yapilmadi yenilenmedi bunu soruyomusun. Zengin zaten istedigi zaman ev alir yapar yaptirir dimi. Simdi 15 yil gecmis fiyatlar ucmus garibanin evini alacan kentsel donusum diyecen 5 daireye 1 daire verecen yada gokdelen dikecen bu mu kentsel donusum. Bizim zihinsel donusum yasamamiz lazim. Insani yasatki vatan yasasin. Zengini yasatki hain cogalsin. Analizi iyi yapmalisiniz. 15 temmuzda sokaga cikan magazin programlarina cikanlar degildi garibanlardi. Halk zenginlesti yalani hikaye.

      Sil
  60. Hocam büyüme konusuna ilave olarak; verilen kredilerin kobi ve şirkelerin dayanma gücü de hesaba katılarak; analiz yapılabilir.Örneğin; haziran 2015 yılında kredi alarak herhangi bir sektörde açılan bir şirket halen faaliyette mi? Bu piyasa şartlarında Yüzde% kaç büyümüş? Ve yeni açılan ve kredi alan şirketlerin dayanma süreleri.Bir kaç yıl içinde kapananlar.(1 ila 3 yıl içinde) Şirketini kapattıktan sonra kredisini ödemeye çalışması, ülkemizin büyümesine çok büyük bir katkı sağlamayacaktır.

    YanıtlaSil
  61. Hocam merhaba .. 2 mayıs ta yürürlüğe girecek olan 32 sayılı karar da yer alan döviz kredileri ile ilgili düzenlemeler cari açığın daha da artmamasını yardımcı olur mu ? Bu kararın genel olarak ekonomiye etkileri hakkına bir yazı yazmanızı rica eder , saygılarımı sunarım

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...