18 Mayıs 2018 Cuma

Bu Kez Geçmişi de Sattık

Türkiye, eskiden kamu kesimi açıklarını kapatmak için geleceği satardı. Yani iç ve dış borçlanma yapar, gelecekte elde edeceği gelirleri belirli bir indirimle peşin tahsil eder, bununla açığını kapatırdı. Son 16 yılda geleceği satmaya devam ederken bir yandan da özelleştirmeler aracılığıyla geçmişi satıp paraya çevirmeye başladı. Kamu parasıyla yapılmış olan kuruluşlar, tesisler, üretim birimleri satıldı ve açıklar kapatıldı.   

2003 – 2017 yılları arasında özelleştirmelerden elde edilen gelir ya da geçmişi satarak elde edilip kullanılan para tutarı yaklaşık 104,6 milyar TL (61 milyar USD.) (Bu şekilde elde edilen özelleştirme gelirleri ek 1’deki tabloda yer alıyor.)

Geçmişi böylece satıp ele geçen paralarla açıklar kapatılırken, sistem, geleceği satıp oradan gelen paraları da kullanmaya devam etti. 2002 yılı sonunda dış borç stokunun toplamı 129,6 milyar Dolardı. Bu borç stoku, 2017 sonunda 453 milyar Dolara ulaştı. Demek ki bu dönemde 323,4 milyar Dolar dış borçlanma yapıp kullanmışız. Bunun 71,4 milyar Doları kamu kesimince, 273 milyar Doları özel kesimce kullanılmış. (Dış borçlanmadan gelen ve kullanılan paraları ek 2’de görmek mümkün.) 

Kamu kesimi bir yandan da iç borçlanmaya devam etmiş. Bir başka ifadeyle geleceği yalnızca dışarıya borçlanarak değil içeriye borçlanarak da kullanmışız. 2001 yılı sonunda yurtiçi borç stoku 47,3 milyar TL imiş. Bu stok 2017 sonunda 574,1 milyar TL’ye yükselmiş. Yani bu dönemde 526,3 milyar TL iç borcu artırmış kamu kesimi. Yukarıdaki tablolarla birlikte değerlendirebilmek için buradaki TL miktarları yıllık ortalama USD/TL kurlarıyla Dolara çevirirsek 2002 yılı sonunda 31,3 milyar Dolar tutan iç borç stokunun 2017 sonunda 157,3 milyar Dolara yükseldiğini görebiliriz. Demek ki iç borçlanma yoluyla geleceğimizi satarak da 126 milyar Dolarlık para kullanmışız. (İç borçlanmadaki gelişmeleri de ek 3’de görmek mümkün.)

Özetlemek gerekirse 2003 – 2017 arasında 15 yıllık dönemde geçmişi satarak 61 milyar Dolar, iç ve dış borçlanma yoluyla geleceğimizi de satarak 449,4 milyar Dolar olmak üzere toplamda 510 milyar Dolar parayı kullanmışız.

Bu inanılmaz finansman kaynaklarına karşılık ortaya çıkarabildiğimiz ekonomik büyümeyle geldiğimiz nokta, GSYH sıralamasında öteden beri içinde bulunduğumuz dünya 17’nciliği ve kişi başına gelirde öteden beri içinde bulunduğumuz orta gelir tuzağı düzeyi. Bir başka ifadeyle geçmişi ve geleceği satarak ancak bulunduğumuz yerde kalabilmeyi sağlamışız. Oysa hedefimiz ilk on ekonomi arasına girebilmekti.

Bundan sonrası daha da zor görünüyor. Çünkü buraya gelirken evdeki gümüşlerin büyük çoğunluğunu satmış, kamu kesimini, özel kesimi ve bireyleri yüksek oranlarda borçlandırmış bulunuyoruz. Yani satacak fazla gümüşümüz kalmadığı gibi borçlanacak imkânımız da pek kalmamış görünüyor.



Ek Tablolar:

1.Özelleştirme Gelirleri (Kaynak: Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Faaliyet Raporları)

Yıllar
Tutar (milyon USD)
Ortalama Kur
Tutar (milyon TL)
2003
289
1,42
410
2004
1.283
1,49
1.916
2005
8.222
1,37
11.239
2006
8.096
1,59
12.880
2007
4.259
1,32
5.637
2008
6.259
1,24
7.791
2009
2.275
1,55
3.518
2010
3.082
1,57
4.831
2011
1.358
1,62
2.194
2012
3.021
1,82
5.484
2013
12.486
1,86
23.183
2014
6.279
2,14
13.446
2015
1.996
2,75
5.480
2016
1.314
2,93
3.856
2017
751
3,65
2.740
Toplam
60.970
104.604


2.Dış Borç Stoku Artışı (milyon USD) (Kaynak: Hazine Müsteşarlığı, Borç İstatistikleri)

Yıllar
Kamu K.
TCMB
Özel K.
Top. Dış Borç
Dış Borç Stoku/GSYH (%)
2002
64.533
22.003
43.066
129.601
54,8
2003
70.844
24.373
48.956
144.172
45,9
2004
75.668
21.410
64.076
161.154
40,0
2005
70.411
15.425
84.939
170.775
34,2
2006
71.587
15.678
120.738
208.002
38,0
2007
73.525
15.801
160.599
249.925
36,9
2008
78.334
14.066
188.426
280.827
36,2
2009
83.513
13.162
172.071
268.747
41,5
2010
89.109
11.565
191.014
291.688
37,8
2011
94.279
9.334
200.130
303.743
36,5
2012
104.023
7.088
228.505
339.616
39,0
2013
115.945
5.234
268.700
389.879
41,0
2014
117.687
2.484
281.774
401.945
43,0
2015
113.145
1.327
281.940
396.412
46,0
2016
119.847
821
284.467
405.135
47,0
2017
136.182
665
316.360
453.207
53,3


3. İç Borç Stokundaki Gelişmeler (Kaynak: Hazine Müsteşarlığı, Borç İstatistikleri)

Yıllar
Milyar TL
USD/TL
Milyar USD
2002
47,3
1,51
31,3
2003
67
1,42
47,3
2004
241,2
1,49
161,6
2005
269,5
1,37
197,1
2006
273,4
1,59
171,9
2007
280,6
1,32
212,0
2008
298,4
1,24
239,7
2009
365,9
1,55
236,6
2010
395,3
1,57
252,2
2011
395
1,62
244,5
2012
437,8
1,82
241,2
2013
422,2
1,86
227,4
2014
459,9
2,14
214,8
2015
458,5
2,75
167,0
2016
496,8
2,93
169,3
2017
574,1
3,65
157,3



225 yorum:

  1. Hocam Paul Krugman 2008 krizi öncesinde 5 yıl dünya üzerine güneş doğmayacak demişti. Sizce bugün ülkemiz doğru politikalara yönelmeye karar verse, güneş kaç yıl sonra doğar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu tam olarak bilemiyorum çünkü rakamların ne kadar güvenilir olduğu açık değil.

      Sil
    2. Sayın hocam,toplam dış borcumuz 129 dan 453 çıkarken,borcun gsmh ya oranının,yaklaşık 55 ten 53 e indigini goruyorum.Demek ki gsyih dış borçtan daha fazla artmış.Bu iyi birşey değil mi?Yorumlarsanız çok sevinirim.Saygılar.

      Sil
  2. Mahfi hocam emeğinize sağlık.
    Geçmişi sattık geleceği borçlandık bu kadar para nereye gitti ?! Ortada yolların dışında pek bir şey de yok!!
    Merak ettiğim bir konu var: Türkiye çok büyük bir kriz yaşarsa bireysel emeklilik sistemi'nde , birikimli hayat sigortaları'nda biriken ve kamu borçlanma araçlarına yatırılan fonun geri ödenmeme riski var mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir durum söz konusu olmaz diye düşünüyorum.

      Sil
    2. Sayin hocam, ÇAĞLAR BOYUNCA ANADOLU'DA PARA, EKONOMİ VE TİCARET seminerini davetlimiz olarak Almanya - Stuttgart'ta da yapmak istemez misiniz ? Saygilarimla.
      Safak Erkan

      Sil
    3. adsız 17:40, Ortada yolların dışında pek bir şey de yok demişsin. Hayır kardeşim, AKP'nin yol yaptığı, köprü yaptığı iddiası koca bir palavradan başka bir şey değildir. O yolları köprüleri AKP yapmadı, yap/işlet/devret modeliyle yabancılar yaptı. Üstelik de senin verginden alınacak parayla yabancılara kar garantileri verilerek yapıldı. Üstelik de parası hala ödenmedi, sen ödeyeceksin, çocukların ödeyecek. Onların hepsi veresiye yoldur, veresiye köprüdür, veresiye metrodur. Henüz bu milletin malı değildir, yabancıya karıyla birlikte ödedikten sonra milletin malı olacak. Bunları yapan yabancılar parayı nereden buldu dersen, hani şu meşhur faiz lobisi adlı dış mihraklar var ya! İşte parayı onların verdiği kredilerle buldular. Yani o yollar köprüler, (AKP deyimiyle), "dış güçlerin oyunudur".

      Diyebilirsin ki, bu yollara, köprülere gitmediyse, hem geçmişi, hem geleceği satarak elde edilen para nereye gitti? Çok basit,

      Bir kısmı, yandaş müteahitin, yandaş medyanın, yandaş firmaların cebine gitti.
      Bir kısmı, kömür yoluyla, makarna yoluyla, bol keseden dağıtılan sosyal yardımlar yoluyla, AKP seçmeni doyurmaya gitti.

      Belediyeler ramazan sofraları düzenliyor mesela. Gidin bakın, o devasa sofralarda, bir tane zavallı sokak çocuğu, üstü başı dökük fakir, kağıt toplayıcısı göremezsin. İşte o sofralarda ailesiyle birlikte, patlayıncaya kadar fakir malı, yetim malı yetim malı yiyerek iftar açan.., Sonra da bileğiyle badem bıyığını sildikten sonra, gaarrg diye geğiren.... Sonra da otomobiline atlayıp evine dönerken, AKP'ye dua eden göbekli yüzsüzün midesine gitti.

      İşte böyle önce seçmen ve yandaş firma doyurmaya gitti. Ardından da onların refahı artınca yaptığı harcamalardan dolayı normal piyasalara gitti. Para piyasalara girdikten sonra da, ödünç refahı, "bundan sonra böyle olacak" sanan şaşkın vatandaşın, kendisinden daha akıllı telefonlarına gitti. Eskisinden daha az çalıştığımız halde, üstelik de eskisinden daha cahil olduğumuz halde, eskiden alamadığımız ama şimdi varoşların arka sokaklarında bile görülen, hak etmediğimiz otomobillere gitti.

      Şimdi artık deniz bitti, borç gırtlağa dayandı. Artık yediklerimizi kusma zamanı geldi. Buna rağmen hala seçmen ve yandaş doyurma sisteminin gazına basmaya devam ediliyor. İnşaat sektörünün gaz pedalına mesela. Bu sektör patlamış, zırtlamış ve ülkeye hiç bir katma değer kazandırmayan sektör olduğunu, bu günkü hale düşmesiyle ispatlamış bir sektördür. Aksi sözkonusu olsa, bu sektör yardıma muhtaç kalmaz, tam tersine kriz zamanlarında engelleyici destek vazifesi görmesi lazımdı. Ama buna rağmen, bu gün henüz daha iyi günlerini yaşadığımız krizin baş sebeplerindsen biri olan bu sektörün gazına basılmaya devam ediliyor. Milletin vergisini, beleş kredilerle, haksız vergi avantajlarıyla, bu sektöre aktarmaya devam ediyorlar. Neden yardımlar ısrarla krizin baş sebebi sektöre? Çünkü gerek eğitim seviyesi düşük müteahit olsun, gerek su tesisatçısı, gerekse amele, gerekse sıvacı, boyacı olsun. Bütün bunlar en az %80 oranda AKP seçmenidir de ondan. Seçmen doyurma sisteminde bunu devam ettirmek zorunludur da ondan. Taa ki millet olarak uçurumun en dibini bulup, yerlerde sürüm sürüm sürünene kadar yolu var.

      Sil
    4. Bu çark bu kadar güzel anlatılır. Noktasına bile katılıyorum.

      Sil
    5. Ne diyeyim dudağımı ısırdım okurken

      Sil
  3. Elinize sağlık.
    Benim sorularım şu şekilde olacak.
    1-Konu dönemlerde diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin borçlanmaları ne yönde seyretmiştir?
    2-Uluslararası tahvil balonundan bahsediliyor özetle değinebilir misiniz?
    3-Serbest kambiyo rejiminden, kontrollü rejime geçilirse neler olabilir?
    Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1. Ne yazık ki bu kadar ayrıntılı geçmiş tablo bulmak kolay değil.
      2. Böyle bir balon olduğunu sanmıyorum. Tam tersine Fed bu tahvilleri çekti. Şimdi AMB ve İngiltere MB de aynı işi yapacak.
      3. Kepenk indiririz.

      Sil
    2. 1. Yillardir ambargonun Allahini yiyen Iran neredeyse tüm dis borclarini silmek üzere

      Sil
  4. Üzülüyorum hocam. Kendim için değil, yaşıtlarım için değil. Hiçbir şeyden haberi olmayan masum çocuklarımız için üzülüyorum. Boşa giden onca yıl sonrasında, dönüp dolaşıp aynı yere gelmek çok üzücü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle aynı üzüntüyü yaşıyorum.Göz göre göre geldiğimiz nokta bu.

      Sil
  5. Mahfi Hocam, iki olay yaratıyorum: ilk senaryo için enflasyonda hedef %5 iken gerçekleşen %8 olsun, ikinci senaryoda hedef %11 iken gerçekleşen %8 olsun. Bir merkez bankası için hangi senaryo daha idealdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkincisi. Çünkü itibarını yitirmemiş olur en azından.

      Sil
    2. Sayın Hocam, ''düşük enflasyon = itibar'' mıdır?

      Yayınladığınız istatistiklerde dahi görünmekte:
      Enflasyon artışı = kur artışı = iç borç azalması....

      Bu durumda enflasyonun düşürülmesi itibar olmamalıdır....

      Sil
  6. Satilmis da kime satmis. Gene sirketler yerli yerinde durmuyor mu? Devletcilik kafasi bu kafa iste. Bir fabrika devletinse 'evdeki gumus', ozel sektorunse elalemin. ABD ekonomisinin buyuklugu ABD Bilgi ve Teknoloji Genel Mudurlugu Google Subesi sayesinde buyuk sanki.

    Bu nasil bir bakis acisi anlamiyorum, iktidari ayri garip, muhalifi ayri garip.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gidip bir bakın bakalım yerinde duruyor mu? Yerinde dursaydı et ithal eder miydik? Anadolu'nun ürünü olan mercimeği Kanada'dan ithal eder miydik? Bir bakın bakalım o üretim tesisleri yerinde duruyor mu yoksa arsaları için mi satılmış?
      Bu devletçilik kafası değil. Bu, sorumlu vatandaş kafası.

      Sil
    2. Varlık satıp yeni borç yapıp ortaya hiç birşey konmamışsa bu şekilde yorumlaman doğru değildir.

      Sil
    3. Yine de iyi hayin deyip 155 'i arayabilirdi. Bakış açılarını anlayabilmek için bir bakışının olması gerekir. Sahip olduğu gayrimenkullerin değerinden daha az bir bedelle bu halkın varlıkları yandaşlara veya yabancılara satılıyorken bunu bir şekilde savunabilmek nasıl bir akıl tutulması nasıl bir davanın neferi olabilmektir. Hiç bir dava bu milletin üstünde değildir.

      Sil
    4. Bu siteyi takip edip bu kadar sığ bir soru sormak da yetenek işi... Ereğli D Ç kimin? PETKİM kimin? Et Balık Kombinaları nerede? SEKA ne oldu? Seydişehir Alüminyum Murgul Bakıra ne oldu? Bitlis Sigara Fabrikasının yerinde şu an ne var? Sümerbank fabrikalarına ne oldu??? Daha sorayım mı?

      Sil
    5. Bundan bir on yil önce General Motors Almanya Bochumdaki Opel tesislerini kapatmak istedi. Binlerce isci issiz kalacakti, gösteriler basladi, General Motor geri adim atmasi. Bunun üzerine Eyalet basbakani, General Motor dan o zaman kadar eyaletin General Motor'a yapmis oldugu bütün sübvansiyonlari geri istedi. General Motor fabrikayi kapatmaktan vazgecti.. Bu da vatandasina karsi sorumluluk duyan devlet kafasi.

      Sil
    6. Ben bir örnek vereyim. A şirketini yabancıya satarsınız, bu şirket inşaat sektörüne mal satar, üstelik önemli bir kısmını da ihraç ediyordur. Toplam maliyetlerindeki işçilik harici bütün girdiler (elektriği de ithal sayiyorum) %95 ithaldir. Işçilik toplam maliyetin % 4-6 arasindadir. Resmi kayitlar tersini soylese de ciddi hava , su ve toprak kirliliği yaratan bu tesis ihraç ettiği malın neredeyse tamamımı aynı yabancı yatırımcıya ait şirkete malı maliyeti civarı paraya satar, o da kârını alıp dünyaya pazarlar. Yurtiçi satışlar üreticiler arasında pazar paylaşımlı fiyat kontrollü yapıldığından yüksek karlıdır. Ihracattan para kazanilmazken iç satışlardan elde edilen kazançların büyük kısmı kâr payı olarak yurtdışına gider. Bize ise ürün maliyetinin %5 ini zor bulan işçilik gideri ve bu düzeni çalışır tutmak için ödenen haraçlar ve çevre kirliliği kalır.
      Şimdi soruyorum bu işin adı nedir. Kapitalisyonlardan farkı nedir.

      Sil
    7. Hocam mercimeğin durumu sandığınız gibi değil diye biliyorum?

      Sil
    8. Durmuyor....!
      Sümerbank nerede?
      Merinos nerede?
      Etbalık nerede?

      Sil
    9. Hersey kabul, mercimek oyle degil. Birakin bu kafayi lutfen, mercimek disi dogruysa oraya odaklanin. Dogrulardan ders cikarmamaktansa yanlisi duzeltmeliyiz.

      Sil
    10. Kanada'da yeterli güneş olmadığı için buradan ithal edilen sarı mercimeklerin; etken maddesi glifosat, piyasa ismi "roundup" olan ve monsanto tarafından üretilen yeşil ot kurutucu kimyasal ile sarartıldıklarını, bu kimyasal'ın ise 2017 yılında FDA tarafından uzun yıllar süren çalışmaların ardından "kanser yapan kimyasallar" grubuna dahil edildiğini biliyor muydunuz?

      Sil
  7. Merhaba
    Ulusal ve uluslar arası olası borç krizi ve bunun etkileri konusunda bir yazınız varmı veya bu konuda ne düşünüyorsunuz?
    Görünen o ki elde satacak pek bir şey kalmamış, uluslararasında da bize para verecek musluklar kapatılıyor.
    Peki borç verene bu borçları nasıl ödeyeceğiz ve diğer ülkele de benzer büyük borçlar var?
    Aslında borç veren kim :)
    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Küresel Finans Krizi adlı bir kitabım var.

      Sil
  8. Olacak olan şu:Bu borçlar artan vergiler,işsiz kalan insanlar,batan firmalar,aile dağılmaları ,yoksulluk olarak tüm topluma yayılacak.Bundan sonra her kesim haddini bilecek ve yaşam standardını gelirine göre ayarlayacak,ve birbirini taklit etmeyip haline şükredip borç bitene kadar sabır gösterecek.Allah hepimize akıl fikir versin derken ,çalanların çoğunluğuna siyasiler tarafından yüksek olasılıkla devri sabık yaratmıyacağız diyerek dokunulmayacak.Bu bedeli ödeyecek olan geniş halk kitleleri temennim odur sonraki seçimlerde kime oy verdiğine daha çok dikkat eder ve bu olan biten tekrar etmez.

    YanıtlaSil
  9. Bu borç artışı da 2003-2017 arasındaki cari açığımıza denk.

    2003-2017 arasında 548 milyar dolar cari açık vermişiz. Yani 15 senede hepi topu 40 milyar dolarlık katma değer üretmişiz.

    Borçlanarak tüketmek, tüketerek büyümek. Ve mutsuz son. Geçmiş olsun.

    Elinize sağlık hocam.

    YanıtlaSil
  10. Hocam twitter hesabından iki hafta önce borç yükümlülüklerimiz ve bugüne kadar aldığımız borçlar ile ilgili yazar mısınız diye sormuştum, cevap vermediniz ama yine de yazmışsınız ikisini de hafta içinde. Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bahsettigim tweetlerden biri bu idi.

      https://twitter.com/siralexferdison/status/995585755006275584

      Sil
  11. Rahmetli Salih Neftçi sıcak para oyununa "fools paradise" derdi hep. Her daim haklı çıktı.

    YanıtlaSil
  12. Ekonominin gerçek durumunu kem küm etmeden,dürüst bir şekilde dile getirdiğiniz ve insanlarımızı aydınlattığınız için teşekkürler üstad.

    YanıtlaSil
  13. ekonomi elden gidiyor
    petrol dolar aldi basini gidiyor
    hukuk elden gidiyor
    adalet elden gidiyor
    okumus gencler avrupaya kanadaya amerikaya gidiyor

    YanıtlaSil
  14. Hocam borçlanma dışında büyüyen şey nedir? Tamam hedeflenen olmasa da büyüme gerçekleşti ama faydası ne oldu ? Uygulanan eko. Pol. Uğruna fedakarlık yaptığımız şeyle orantılı mı? Sadece ye kürküm ye mi yaptık?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir takım yararları da oldu tabii ama zararı daha fazla.

      Sil
  15. Peki özel sektörün 212 milyar dolar açık pozisyonu varken hâlâ bi kriz yaşamama sebebi nedir ve özel sektörü gelecekte hangi riskler bekliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ikisinin yanıtı da aynı yüksek faiz.

      Sil
  16. Gerçekler ne kadar acı da olsa çözüm için bir adım atabilmenin ilk ve biricik yolu bunları kabul etmektir. Eğer gerçekten çözmek istiyorsanız elbette. Eğer en baştan amcınız bu durumu, hatta daha kötüsünü oluşturmak ise o zaman başarmanıza sadece birkaç küçük adım kalmış demektir.

    Sanırım bu nedenle toplumun çok büyük bir kısmı 24 Haziran'ı köprüden önceki son çıkış olarak kabul ediyor. Artık sözün bittiği yerdeyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O son çıkış 16 nisan idi. Tüm türkiye ye geçmiş olsun.
      24 haziran tüm vatanseverlerin tüm umutlarının söndüğü gün olacak, yani hala umut arayanlar için diyorum.

      Sil
  17. kaleminize sağlık hocam benzine ötv ayarlaması ve diğer genişletici maliye politikaları yüzünden hazine daha fazla borçlanacak ve daha yüksek faizlerle bu borcu biz vatandaşlar ödeyeceğiz hocam bu borç yükü konusunda bir kural getirilemez mi saaygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. büyük düşünmemişsiniz. vergi reformu ile enflasyonu durduracak önlemler devam ederse, faizler düşer ardından kurlar düşer. ekonomi az da olsa rayına gelir. böyle gelen para faize kur farkına gidiyor.

      Sil
  18. Hocam ortalıkta bir 29 mayıs lafı dolanıyor. 29 mayısta TL'nin tekrardan yükselişe geçeceği gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. 29 mayıs'ta önemli ne var? ne olacak nasıl bir gelişme olacak ki TL geri toparlanmaya başlayacak? bir bilginiz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bir bilgim yok. Bu Lozan'ın gizli maddeleri safsatasına benziyor.

      Sil
  19. Hocam merhaba,

    Bankaların 1 tl lik paradan 10 tl lik kredi yaratmasını artık konuşma zamanı gelmedi mi? Herkes borçlandırılıyor, kimse de para kalmıyor. Zengin daha da zengin oluyor. Bir ekonomist olarak neden bu konuyu gündeme almıyorsunuz. Bir kafası çalışan özgür Demirtaş vardı, onu Akbank satın aldı. Bakalım sizin başınıza ne gelecek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Gökçe tam da bu sorunun kaynağı Mahfi Hocam dı.(Not ...Bakalım sizin başınıza ne gelecek?..Ne gelirse kendini mutlu hissedeceksin Gökçecik !! )

      Sil
    2. Bu adamlar faiz sisteminin yetiştirip ortalığa saldığı, kapitalizmi destekler nitelikte çalışmalar yapan tiplerdir. Faiz sistemi dışında alternatifler üretmemek /düşünmemek üzere programlanıp bırakılmışlar. Hakkaten mahfi hoca sizin hiç alternatif ekonomi programınız yok mU?!

      Sil
  20. Geleceği şimdiden tüketmek fikrine çok güzel bir ekleme olmuş hocam, kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  21. Türkiye, Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) aldığı borçları sıfırlama başarısını gösteren nadir ülkeler arasında yer alıyor.IMF bizden 5 milyar dolar borç istedi.

    bunlari da yazsaydiniz.
    artik elinde james bond cantayla merdivenlerden hizla cikan kotarelliler yok.

    Su an turkiyenin gelismesini istemeyneler: abd ab imf usd euro merkez bankasi opec moodys israil stadart end poors moodys lemanbrothers chp new york borsasi downjohenes faizci bankerler sampanyaci holdingler
    bir olup dolari ve petrole faize zam yapiyorlar...
    butun bunlardan dolayi turkiye ekonomisi biraz sikintida. Bir fizikci olarak 40 yasindayim ilkokulda bu cumhuriyetin okullarinda ogretmislerdi taa o zaman etrafimiz bize karsi olan ulkelerle cevrili diye bakin artik yukaridaki kuruluslarida saymaliyiz artik evladlarimiza ogretmeliyiz.

    Fizikci olarak turkiye faizi yenmeli tipki seker hastasinin kolestrolunu yenmesi gibi.

    Fizik muhendisi
    Ali Nacip Ofluoglu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fanatizm ne kötü şey. Demek eğitim de bir işe yaramıyor....

      Sil
    2. Fizik diplomanız ana sınıfından mı?

      Sil
    3. Imf ye borç verme derken: 2009 krizi sonrasında ihtiyat için bir kaynak oluşturma kararı alındı ve ülkeler IMF'ye fon taahhüdünde bulundular. Türkiye de buna 5 milyar dolarla katıldı.

      Sil
    4. Senin her tarafin Stephen Hawking olsa kac yazar. IMF'ye borcunu odedin de cepten mi odedin? Deutsche bank dan borc alip IMF'ye odedin. Borc bitmis mi oldu yani? Yazik senin ogrencilerine.

      Sil
    5. Sen Mühendisin M"si bile olamazsin. Olsan olsan zavalli bir Trl olabilirsin.

      Yazdigin her cümlede acik veriyorsun, kendini akilli sanan geri.

      Yemezler canim. Haydi baska kapiya

      Sil
    6. Sen hala dolara , faize zam yapıyorlar diye terminoloji kullanıyorsan, bu dünyanın işleyişinin arkasındaki fiziği anlamamışsın demektir.

      Sil
    7. IMF borcu kapatık iyide başka bankalara 500 milyar dolar borçlandık bunu nasıl ödeyecez. yani adı IMF olunca kötü farklı isimde bankalar olunca mı iyi bu çok komik gerçekten. Ayrıca IMF bizden borç falan istemez bu uydurmayada inanmayın para dağıtan banka parasız mı kaldı bizden borç istiyor bukadar saçmalık olur mu inanıyormusunuz buna gerçekten. Türkiye sürekli borç para bulmaya çalışırken IMF bizden borç istedi yalanına kimse inanmaz. Siz kendi borcunuzu ödemek için verdiğiniz tavizleri biliyormusunuz. Türkiyenin 2002 toplam brüt dış borç stoku 130 milyar dolar dı, Şuanda toplam brüt dış borç stok 438 milyar dolar ve saydığınız ülkelerden alıyoruz o borçları.

      Sil
    8. Geçişi için fahiş fiyatla da olsa köprülerimiz var, Almanya'dan kredi çekerek yapmış olsak da Almanya'nın kıskandığı havalimanimiz var ve yıllardır anlatmakla bitiremediğimiz rant kaynagi duble yollarımız var'ı yazmayı unutmuşsunuz mühendis bey.

      Sil
    9. Keske birazda ekonomi okusaydiniz

      Sil
    10. Yaşıtız, benim eğitimim sizinkinden yüksek (siz yazdınız diye yazdım). Ben de aynı okullarda okudum. Sizin kendinizi ait hissettiğiniz partinin yandaşı kanalları izlemekten algınız bozulmuş.
      Türkiye'nin gelişmesine en büyük engel dışarıda değil içeridedir. İçimizdeki yobaz, eğitimsiz, cahil, sabitfikirli güruhtur. Başarıyı sahiplenip, başarısızlığı/suçu/sorumluluğu dış etkenlere yükleme hastalığıdır.
      Sizin gibi düşünenler yüzünden seksen yılın kazanımları onbeş yılda yerle bir edildi. Daha da durmuyorsunuz, bataklığın dibine sürüklüyorsunuz ülkeyi, bunu da göremiyorsunuz hala. Yanınızda bizi de götürmeseniz ne ala ama maalesef aynı gemideyiz.
      Allah ıslah etsin sizi..

      Sil
    11. Ali nacip bey bu cumhuriyetin okullarinda okumus. Bize bu okullarda kucuklukten ders kitaplarinda bahsetmislerdi etrafimiz dusmanlarla cevrili diye. sasilacalk bisey yok. bu iktidar paydaslari da ayni kaynaktan ayni menbaadan su icip ayni seyleri soyluyor. tevekkeli bizim basindan beri egitim sorunumuz var

      Sil
    12. Adsız18 Mayıs 2018 23:50

      hakaret ederek bir yere varilmiyor bir asama kaydedemezsiniz Muhendis ya da degil Trl ya da hic degil...Bilemeyiz en azindan ben bilemem.
      Bildigim;
      Hakaret ettikce bu kisileri kayit disina itersiniz kucaklamazsaniz daha fevrilesmesine ve daha cok avantaj yandas kazanmasina sebeb olursunuz

      Saygilarimla

      Sil
    13. Şeker hastasının koleterol'ü yenmesi elbette iyi bir şeydir ama bu şekilde ancak kolesterole bağlı oluşabilecek sorunları azaltır, şeker hastalığı baki kalır. Kolesterolü yendim diye sevinerek şekere yüklenirse diabetik ketoasidozdan gider, bilginiz olsun.

      Sil
    14. Ekonomi okumanız gerekir diyeceğim ama okuyanların bir kısmının da durumu parlak değil. Sorun galiba okuduğunu anlamamakta, ezberlemekten kaynaklanıyor.

      Sil
  22. Hocam, gelecegimizi de sattik. Garanti verilen projelerin toplam garantilerini de bu listeye eklemek lazim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman çifte sayım yapmış oluruz çünkü onlar zaten özel kesim borcu içinde mevcut.

      Sil
    2. Bu projelere verilen aşırı miktardaki taahhütler de bir nevi ilave borç sayılmaz mı? Bunları da ayrı bir kalemde dikkate almak yararlı olur diye düşünüyorum. Örneğin, 1 milyar dolarlık yatırıma 15 milyar dolarlık gelir taahhütü verilmiş. Bu da ilave, gizli yeni bir borçtur, iç yada dış...

      Sil
  23. Mühendislik öğrencisiyim ve televizyonda konuşulan ekonomi haberlerinden neredeyse hiçbir şey anlamıyorum. Terimleri araştırdığımda içinden anlaşılmaz şeyler çıkıyor daha temel kavramlara bile pek hakim değil. Ekonomi okur-yazarlığı için ne yapabilirim. Ülke ekonomisinin ne konumda olduğunu, saçmalayan televizyoncuları kendim anlayabilmek istiyorum sadece.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sacmalayan yorumculardan siyrilip Mahfi beyi kesfetmissin,en dogru yoldasin bence

      Sil
    2. Benim Kolay Ekonomi kitabımı okuyun. Sanırım 2 - 3 günde okuyup anlarsınız. Sonra biraz daha ileriye gitmenizi önereceğim.

      Sil
  24. Rahmetli Necmettin Erbakan yıllar önce bunları anlattı. Anadolu insanını aç bırak, işsiz bırak, borca esir et, Anadolu insanını böleceksin ve küçük lokma yapıp yutacaksın. Siyonizm prejesi bunu hükümete yaptıracaklar bunlar ne derse yapılacak her istedikleri satılacak. İşte bugün olanları yıllar önce anlatmış

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kimse dinlemedi adamı ama şimdi mecbur hak veriyorlar türkiye 2002 de 130 milyar dolar toplam brüt dış borcu vardı. Şimdi 438 milyar dolar toplam brut dış borcu oldu yani % 337 artmış inanılmaz borclanmisiz. Anadolu insanı akıllanmadı IMF ye borç verecez saniyor fakat surekli satiyor herseyi yok oluyor. Iyi kandirildik IMF bizden borç istedi yalanı bile söylendi yuh yani. Sabancida benden borç istedi

      Sil
    2. Bunları herkesten önce Atatürk anlattı ve uyguladı.

      Sil
  25. hocam, gecmis ve gelecekten topladigimiz 510b$ gelir kolonunda dursun. bu paranin gider tarafindaki dagilimlar sizde varmi? ne kadari yola kopruye ne kadari maaslara veya baska hangi kalemlere harcanmis acaba? yani ne kadar para gercekten evimizin eksigini açığıni ķapatmaya, hangi kalemler icin harcanmiş? Bunu bilebiliyormuyuz? veya ilerde bilebilecekmiyiz sizce? iyi ramazanlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya bu soru sanki ülkede her şey yasalara uygun işliyormuş gibi sorulmuş; muhasebe manipülasyonu yapanlar tarafından yolsulluklar şeffaf bir şekilde açık edilir mi?Bunların kafası basmıyor dedikse bu konuda hocaları Unakıtan.

      Sil
    2. Bunlar için Sayıştay diye bir kurum vardı,
      şimdilerde kendi hallerinde takılıyorlar ofiste.

      Sil
  26. Normalde enflasyon artınca faizlerin artması bunun sonucunda da ithalatın artıp dış borcun da azalması gerekir..biz de tam tersi olmuş..

    +m=f[+i=f(+P)] =》 -dış borç
    +x=f[-i=f(-P)] =》 +dış borç

    YanıtlaSil
  27. ak parti'nin ustalık döneminde ustaca yönetilen bir ekonomi politikası sayesinde parasını yastık altında tutan da vadeli hesap açan da dövize yatıran da kazanıyor, ülkede kimse mağdur olmuyor. teşekkürler ak parti! Ak parti yaparsa tam yapar
    Bakin herkes kazaniyor... eskiden doviz elden giderdi faize faizden cikan borsaya artik boyle bir sey yok. herkes kazaniyor magdur olan yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İroni güzeldir ama böyle ortamlarda tatsız kaçar.

      Sil
  28. http://www.star.com.tr/guncel/yurtdisina-para-kaciranlara-verilecek-ceza-belli-oldu-haber-1343279/

    Parasini yurtdisina kaciran yanacak belki vatan haini ilan edilecek boyle bir sey olur mu hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada yazılan mevzuat dışı çıkışlar. Onlara ceza verilmesi çok doğal.

      Sil
  29. Hocanin cizdigi tabloya gore ulkenin simdiye kadar 10 kez batması gerekirdi. Bi batmadı gitti bu ülke nedense! Demek ki makro ekonomik gostergeler anlaminda surdurulebilir bir durum var her şeye ragmen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Batmaktan ne anladınız çok önemli. 40 yıldır orta gelir tuzağında bocalayan bir ekonomi Türk ekonomisi.

      Sil
    2. Sayın Mahfi Hocam, bu urkutucu olan "batmak" kavramından ne anlamalıyız ? Bu konuda da bizleri aydınlatabilirseniz mutlu olurum. Güzel günler.

      Sil
  30. Hocam biz 2009 da şirket kurduk, borcumuz 100.000 idi, şuanda 2018 yılında 800.000 TL, farklı alanlara yatırım yaptık, ciro ve karlılığımız arttı, borcun büyük karşılığı stokta yatıyor, yani bir karşılığı var, ortaklar bireysel olarak evini arabasını aldı, yani onların da borcunun karşılığı var, verilen tablolardan devletin değil özel sektörün borcu olduğu anlaşılıyor, yani bizim gibi firmaların, bir resesyon halinde devletin borcu olmadığı için vereceği desteklerle kriz aşılması sağlanabilir, hem emtiamız yok, hem de düzgün komşumuz yok, bir de üstüne sınır dışı operasyon yapıyoruz, sanki ortada o kadar da kötü bir durum yok, saygılar sunuyorum, değerli yazılarınız için binlerce teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam
      Stoklar satilmayinca firma yapilandiralim diyecek alacaklilara, isletme sermayesi icin borc isteyecek. Borclanma maliyeti artacak.
      Isler kotu gitmeye devam ederse gelin mallar depoda diyecek alacaklilarda alalim diyecek sanki.
      Burda şirket batar. Sirket battigiyla kalsa iyi. Baska sirketler ve calisanlarda zarar gorecek.
      Isler iyi giderken yaninizda olanlarin sayisi azalacak. Mekanizma bu iken bu özgüven temelsiz bence. Devlet zaten ciddi destek oldu kgf üzerinden. Seçim vs derken sorunlar ertelenerek büyüyecek, bu tabloya iyimser yaklasmak gercekci gorunmuyor.
      Benim de evim bankaya ipotekli, borc var mal var, patron maasimi veremezse, bankaya al ev senin olsun biz ailecek sokaga yerlesiriz sorun degil bizim icin mi diyelim.
      Mal hep bulunur zaten.

      Sil
  31. Millet öğrenmiş bir sattı lafı,
    O paralar yol oldu, köprü oldu, metro oldu,
    şehir hastanesi oldu, havaalanı oldu, nerede hani boşa giden para?

    Milletimiz neyin ne olduğunu herkesten iyi biliyor.

    Avrupaya gidenler Türkiye deki metro kadar temiz ve güzel metro olmadığını söylüyor,
    Avrupanın en büyük havalanı yapılıyor. Tabi görmek isteyenler için bunlar,
    gözleri kör olmuş, siyasette yenilmekten hırs küpü olmuşlar anlamazlar tabi bunları,
    görmezler, her gün geçtikleri Osmangazi ve 3. köprüyü, tatillere rahatça gittileri
    duble yolları unuturlar, nedense hemen dolar 3-5 kuruş yükselince düşman ağzı kullanmaya
    başlarlar. Bu millet neyin ne olduğunu herkesten daha iyi biliyor.

    24 haziranda halkımız bunlara tekrar bir ders verecek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen layik oldugun sekilde yönetileceksin. Sen Avrupanin ne oldugunu asla anlayamayacak, bilemeyeceksin. Böyle metrolarin temizligi ile övünecek mutlu olacaksin. Köprü, otoyol ve hastahane ile zenginlestigini sanacaksin. Bu arada Et ve saman ithal edilmesi asla seni etkilemeyecek. Seker fabrikalarin satilip ithal Seker yemek sana dokunmayacak. seklinde cevap verirken zavalli bir Trol oldugunu da ilave ediyorum.

      Sil
    2. Adsız 12:01

      Ayrıca şunu da belirtmek gerekir, hem eti hem samanı birlikte ithal etmeyi başararak dünyada bir ilki gerçekleştiriyoruz :) Demek yeterli sığırın yok ki et ithal ediyorsun. O halde ne demeye saman ithal ediyorsun? Millete mi yedireceksin?

      Sil
    3. ayranı yok içmeye, tahtırevanla gider **çmaya..
      başka ülkeler sürdürülebilir kalkınmayla çocuklarının geleceklerini emniyete alırken biz çocuklarımızın geleceğini satıp betona gömdük.

      Sil
  32. Elinize emeginize sağlık.
    Yalnız Merak ettiğim olayları yaşananları bu kadar güzel analiz ediyorsunuz.
    Neden bir partide siyasete girip ekonomi bakanı olmuyorsunuz.
    Neden bu ülkede iyiler siyasetin dışında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü iyiler yalan söyleyemiyor, bol keseden vaatlerde bulunamıyor, acı gerçekleri söyleyince o ana kadar yanınızda gibi olanlar kaçıyor. Bu ülke, gerçekleri değil, duymak istediklerini söyleyenleri seviyor.

      Sil
    2. Tabii burada çoğunluktan söz ediyoruz. Yoksa gerçekleri duymak isteyen, onları savunan insanlar da var ama onların sayıları çok az.

      Sil
  33. Selam Hocam,
    Herkes başlamış koro halinde cari açık dış borç büyüklüğü filan diye.

    Bir kere milletin bankalarda tonla dövizi var, kimse bunlardan bahsetmiyor.
    Adamın dolar borcu var ama hesabında dolar varlığı da var.

    Milletin yastık altı altın dolu, herkes doların, altının turşusunu kuruyor.

    Bunlardan niye bahsedilmiyor? Bunları o borçtan düşün bakalım geriye ne kalıyor?

    Dış ticaret açığı var ama firmalar hem stok üretiyor, hem de bir sonraki dönem satmak için mal alıyor. Firmalar daha çok satacaklarını düşünüyor ki, sattığından daha fazlasını ithal ediyor.

    Bunları da düşün bakalım ticaret dengesinden, sonra konuşalım, yoksa kolay herkes koro halinde söyler, Türkiye nin dış borcu var, Türkiye ticaret açığı veriyor, Türkiye şöyle, Türkiye böyle.

    İktisatçı olarak bunları niye yazmıyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Millet derken.. sen de bankalarda tonla dövizi, yastik alti altin dolu milletin icindeysen haydi altinlarini bozdur da rahatlayalim. Dolarini da TL ye cevir millet para görsün

      Sil
    2. Milletin bankalardaki dövizi çoktan bir patron tarafından kredi olarak alınıp yurtdışına mal karşılığı gönderildi. Olan döviz Ortada, diğerleri kağıt üzerinde anlayacağın.

      Sil
    3. Adsız 11:48 doğru söylemiş. Bankalardaki toplam mevduatın yarıdan fazlası 150.000 kişinin hesaplarında. Onların dolarları bozdurup piyasaya dağıtmalarını sağlayın da hepimiz rahat edelim. Bu şekilde şirketlerin döviz karşılığı BULUNMAYAN 200 milyar dolar borcu da kapatılır belki....

      Sil
    4. kısa vadeli borç (vadesi 1 yıldan az olan ) 225 milyar usd - Tüm bankalardaki döviz tevdiat miktarı 167 milyar usd = -58 milyar usd (Not vadesi 1 yıldan fazla olan borcu da yastık altıyla ödersin kaldıysa )

      Sil
    5. Yazayım. O milletin bankalardaki tonla var dediğiniz dövizi var ya işte onlar kağıt üzerinde var. Bankalarda o kadar Dolar yok. Siz TL'nizi Dolara çevir diye talimat verdiğinizde bankanızın gidip o kadar Dolar aldığını mı sanıyorsunuz? Sadece hesaptaki TL yi silip Dolar yazıyor.

      Sil
    6. Hocam, banka TL yi silip nasıl dolar yazıyor? Muhasebe kaydı anlamında bu mümkün mü? Yani bir anlamda karşılıksız dolar mı basıyor bankalar?

      Sil
    7. Hocam, en azından bir miktar almak zorunda değil mi? Tcmb ye zorunlu karşılık yatırmıyor mu bankalar?

      Sil
    8. 300 hesap borc
      294 hesap alacak
      295 hesap borc
      301 hesap akacak
      Arada 861/771 kambiyo kar zarar da calisir kolaylik olsun anlasilir olsun. Bankalardaki toplam TL kadar fiziki TL de yok mevcutta. Islemler kaydi. Herkes ayni anda parasini cekmedigi surece sorun olmaz.

      Sil
  34. Boğazımıza kadar borca batmışız hala dış mihraklar yazan var bunlar Yozgat'ı satsa parsel parsel ne olacak yaa Yozgat yerinde duruyor demezlerse bişey bilmiyorum

    YanıtlaSil
  35. Hocam bu hükümet değil de mantıklı bir hükümet ile ülkenin önde gelen ekonomi uzmanlarını biraraya getirerek bi ekip oluştursak ekonomimiz düzelebilir mi düzelirse de kaç yıl sürer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru politikalarla bir yılda bambaşka bir ekonomik görünüm çıkar ortaya.

      Sil
  36. Mahfi Bey tek çözüm üreten bir ekonomi diyebilir miyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye aslında üretiyor. Sorun o üretimi nasıl kullanacağımızda.

      Sil
  37. Sayın hocam durum çok çok vahim iktidara kim gelecek bilemiyoruz ama kim gelirse gelsin ekonomik anlamda kurtuluş savaşı vermemizin vakti ve saati çoktan geldide geçti diye düşünenlerdenim allah sonumuzu hayreyleye sağlıcakla kalın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşimiz zor haklısınız. Sağ olun.

      Sil
  38. Hocam sadece ülkemiz degil dunya ozellikle GOP bu borç yükünü sırtlamıs durumda ve kusursuz fırtınada nerdeyse hic biri ayakta kalmayacak... Bu noktada benim aklima takilan soru şu... Neden kendi pazarlarini bitiriyorlar... Yoksa gelecekte abd yi bile sarsacak buhrannin sebebi yeni bir ekonomik düzen mi kurmak... Bitcoin tarzi bir blockchain ile birlikte kapitalist ekonomi temellerinden degisebilirmi... Ayrica yaziniz icin tesekkurler hocam..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitcoine fazla bel bağlamak çok doğru değil.
      Sağ olun.

      Sil
  39. Hocam reçete ne peki? Cem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Recete belli . Problem recetede yazili ilaclar cok agir. zehirlenmelere ve kayiplara sebep olabilir.

      Sil
    2. Aslında o kadar zor değil. Ama inatlardan vazgeçmek, takıntılardan kurtulmak lazım öncelikle.

      Sil
  40. Mahfi Hocam Merhabalar,

    Sorum kısa:
    İç borcu bu kadar artırmamız piyasaya gelecekte ödenmek üzere anlık olarak aslında bizim olmayan paraları döktüğümüz anlamına geliyor sanırım; bu durumda enflasyonu artıran önemli bir etken bu olabilir mi?

    Velhasıl kelam; ekonomik büyüme yakalamak uğruna sürekli borçlanıp piyasada aslında bizim olmayan borç paralarımızı fütursuzca kullanarak talebi artırmamız enflasyonu etkiliyor olabilir mi?

    Not: Şahsi görüşüm bu politikamızın enflasyon üzerinde oldukça etkili olduğu, yanlışım varsa sizden işin aslını öğrenmeyi çok isterim.

    Teşekkürler
    Onur

    YanıtlaSil
  41. Müstahsil güruhun velveleleri işte... Türkiyeyi yalnız kötülemek maharetiniz olmuş. Bir işte yalnız kusurları görmek cerbezedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin cümlenizi Türkçe'ye çevirince şöyle bir şey ortaya çıkıyor:

      İşe yaramaz, ayaktakımı üreticilerin bağırışmaları işte... Türkiyeyi yalnız kötülemek beceriniz olmuş. Bir işte yalnız kusurları görmek beceriklilik, güzel konuşmadır.

      Siz ne demek istediğinizi anlayabildiniz mi?

      Sil
  42. Merhaba hocam,
    1) Sizce gerçekten serbest kambiyo rejiminden çıkmamız söz konusu mu öyle bir ihtimal var mı?
    2) Şuan ki durumun 2001 den daha şiddetli olacağı söyleniyor, bankların batma riski var mı?
    3) Bankalar batarsa, devlet, yabancı, yerli özel banklar içerisinden hangisi en güvenilir banka grubu?
    4) Sizce paramızı sistemden çıkarmalı mıyız? Yoksa sisteme güvenip bankalar da tutmaya devam etmeli miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1) Yok
      2) Öyle görünmüyor
      3) Batmaz
      4) Ben ediyorum.

      Sil
  43. Hocam bankada bir miktar dolar param var.Son zamanlarda bankadaki doviz hesaplarina el konulacak diye soylentiler var.Boyle bir sey olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu soruya ne hoca, ne de bir başkası cevap verebilir. Mahfi hoca'nın yukarıdaki yazısını tekrar dikkatle okuyup geçmişte neler yaptıklarına bakın, seçimi mevcut iktidar kazanırsa tek adamın elde edeceği yetkileri gözünüzün önünden geçirin, "faiz sebep, enflasyon sonuçtur" gibi 2x2=8 eder tarzı teoriler geliştiren bu kişinin psikolojik durumunu inceleyin, önümüzdeki birkaç yıl ekonominin ne durumda olacağını tahmin etmeye çalışın, sizi koruyacak "hukuk" gibi bir mekanizmanın mevcut olmayacağını da akılda tutarak neler yapılabileceğine kendiniz karar verin.

      Sil
    2. Bir üstteki soru yanıta bakın.

      Sil
  44. Görünen borcumuza, köprü, hava alanı, vs gibi göz boyama projelerinden kaynaklanan ödemeler dahil midir ? Mevcut iktidar 7 temmuz sonrası devam eder ise benim tahminim yandaş olmayan varlık sahiplerinin varlıklarına el konulmaya başlanacak ve ilginç bir gelecek olacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dahildir.
      Bunu yapmazlar çünkü bu intihar olur.

      Sil
  45. Sizi yeni öğrendim. Tanımıyordum daha önce. Fakat yazılarınızı çılgınlar gibi okuyorum ne zamanzam. Keşke sesinizi çok daha fazla insana duyurup bazı kişilerin düşünce yapısını degistirebilseniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fena değil aslında sesimi bayağı duyan var.

      Sil
  46. Hocam, karamsar olmamak için ne yapmamımızı tavsiye edersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derhal en uzaga.. Viinnnnnnnnn.....

      Sil
    2. Bilmiyorum çünkü ben de sizin durumunuzdayım.

      Sil
  47. Hocam gerçekten gidişat çok kötü bunu sokaktaki adama anlatamiyoruz ekonomi kötü dedigimizde şu cevabı alıyoruz din elde gidiyor vatan hayini terörist diye hitap ediyorlar gerçekten yazik bu ulken haline

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskisine göre daha fazla anlayan var.

      Sil
  48. Hocam bu çağda devletler ekonomik kriz ile batmayacağına göre, yaşanan ve muhtemelen yaşanacak tüm bu olumsuzluklar sonrasinda Türkiye nasıl düzlüğe cikacak?
    Ayrica önümüzdeki yıllarda nelerle karsilasacagiz ve sizce kaç yıl sürecek toparlanma? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuları yeni yayınlanan Değişim Sürecinde Türkiye kitabında ele aldım.

      Sil
  49. "Sermaye girişi yeterli ve gerekli düzeyin üzerinde olduğu için, kısa vade açısından hiçbir sorun
    yaşanmıyordu; döviz kurları ve faizler geriliyordu, para politikası gevşerken maliye politikası
    sıkı olabiliyor ve kredi hacmi tempolu bir şekilde genişleyebiliyordu."

    Hocam bu cümledeki gibi para politikasının gevşek olması ve maliye politikasının sıkı olması politikalarda çelişki olduğunu göstermiyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://www.aydinlik.com.tr/baskin-secim-kararinin-arka-plani-ugur-civelek-kose-yazilari-mayis-2018

      Sil
  50. hocam 100 bin tl yi şu an icin uzun vadede yatırım araçları açısından nasıl degerlendirmeliyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda tavsiye vermiyorum.

      Sil
    2. Dolar.
      Zannımca haziranda 5 tl civarı göreceğiz

      Sil
  51. Hocam iç ve dış borç ayrımı neye göre yapılıyor? Borçlandığımız piyasaya göre mi, döviz cinsinden mi yoksa borçlandığımız kişi bakımından mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurtiçinde yerleşiklere borçlanmışsanız iç borç, yurtdışında yerleşiklere borçlanmışsanız dış borç sayılıyor.

      Sil
  52. Buraya gelenler arasında alay eden ya da cidden millete düşmanlık laflarıyla kızan insanlar var.

    Adam dolar için 3-5 kuruş arttı yazmış. dolar 2013'te 1.9'du şimdi 4.5 tl. bu 3-5 kuruş mu. değil.

    olay nedir. halkın içi boş bir lidercilik takıntısı. işine gelince irticadan parti kapattıran, memurunun karısıyla ilişkisi olan, said nursi'yle anadoulu'da gezmelere çıkan, en sonunda muhalefet partisini kapattırmaya karar veren insanla; içki içmez, namaz kılar, müslümandır dediği adamı bir tutuyor.

    hepsine de demokrasi yıldızları diyor. bu ne yaman çelişki.

    YanıtlaSil
  53. Hocam satilanlara özel sektöre ait malları da eklememiz gerekmez mi. Borç olmasa da örneğin garanti bankası satışından elde edilen para da bu dönemde aynı şekilde kullanılmadı mi.

    YanıtlaSil
  54. Birçok tarihçiye göre kanunî osmanlının en güçlü, en büyük hükümdarı görülürken, diğer bir grup tarihçi o dönemin sonuçları üzerinden değerlendirme yapıp; aslında kanunî döneminde yapılan ve yapilmayanlarin osmanlının sonunu getirdiğini, o dönemin ardından osmanlının hayatta kalma mücadelesi ile geçtiğini değerlendiriyor.
    Bugün tarihe geçmek için istanbula rant dişinda ne işe yarayacağı belli olmayan yabancı parasıyla kanal açma işini bile kaçırmayalar bence de tarihe geçecek iş yapiyor fakat onları ancak ecnebi tarihçiler yazacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kanuni dönemi, eğitimde Ebussuud efendinin tavsiyeleriyle bilimden dinsel eğitime geçiş dönemidir ve Osmanlı'nın batış temelleri orada atılmıştır.

      Sil
  55. Hocam teşekkürler. PEki büyüme rakamları geçen sene için niye ciddi bir artış gösteriyor? ordaki yanılgı nasıl ortaya çıkıyor?

    YanıtlaSil
  56. Hocam bizleri aydınlattığınız için teşekkür ederim. Bu kadar karamsar bir durumdayken bizlerin yatırımlarımızı nasıl yapmamız lazım kendimizi korumak için. Gayrimenkul mü almalı? Yoksa hakiti dövize mi yatırmalı? TL maalesef eriyip gidiyor. Dişimizden tırnağımızdan arttırdığımız emeklerimiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam avrupadan gayrimenkul al. Böylece hem dövizin olur, hem gayrimenkulun. Nasıl ?

      Sil
    2. Ben karışamam. Herkesin tercihi kendine.

      Sil
  57. Ekonomi bakanının "Dolardaki artışı kabul etmiyorum." sözü, bize ne anlatmalı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim "2018 yılına girmiş olmayı kabul etmiyorum" demem gibi düşünün.

      Sil
    2. Doların da çok umurundaydı

      Sil
    3. Ünlü Psikiyatrist Mazhar Osman bey milletvekili seçilmiş, kürsüde konuşma yaparken aşağıdan "deli deli" diye bağırmışlar. Şöyle bir durmuş, "Sizin bana deli demeniz bir şey ifade etmez ama ben size deli dersem o zaman hapı yutarsınız" demiş.

      Bizimki de ona benziyor. Dolar bize dönüp "Ben sizi tanımıyorum" derse o zaman hapı yutarız.

      Sil
  58. Hocam ABD'de büyüme toparlanırken işsizlik düşerken enflasyonun son 7-8 yılda çok yavaş bir şekilde yükselmesi ABD'nin atıl kapasitede olmasıyla ilgili bir durum mudur?

    YanıtlaSil
  59. Merhabalar sayın Hocam.

    Türkiye'nin yakın tarihini incelediğimizde önemli ekonomik kırılmaların çok kısa vadede siyasi kırılmaları getirdigini görüyoruz. Belki tam şu sıralarda yine böyle bir noktadayız, bu konuyla ilgili olabildiğince detaylandırılmış bir yazı yazmayı düşünür müsünüz?

    Diğer bir sorum, direkt bu konularla ilgili olmasa da şöyle; bu üretkenliğinizi sağlayan insanları bilgilendirmekle beraber onları da üretken olmaya sevk eden bu verimliliğinizin arkasındaki motivasyon kaynağınız nedir?

    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam İsmail bey, bir siyasi kırılma sebebi ile bunları yaşıyoruz. Bu siyasi kırılma, siyasal islama doğru geçiş rejimidir, veya başkanlık rejimidir. 2002 yılında başlayan süreç cumhuriyet değerleri ile devam eden bir siyasi hareketti, şu anda artık kendi kurul, kural ve siyasetini uygulama aşamasına geçildi.

      Sil
    2. Bu kırılma asla gerçekleşmeyecektir.(NOKTA)

      Sil
    3. Bu konuları yazdığım Değişim Sürecinde Türkiye kitabında ele aldım.

      Sil
    4. Teşekkür ederim Hocam, muhakkak okuyacağım.

      Sil
  60. Hocam güzel tespit etmişsiniz lakin borsa İstanbul 80.000 lerde olması gerekirken ereğli ve kardemir ile tutmaya çalışıyorlar borsa İstanbul da günlük %20 şık düşüşler görmek imkânsız değil diyorum. Sizce haksızmıyım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borsa benim uzmanlık alanım değil o nedenle izninizle girmeyeyim bu konuya.

      Sil
  61. Hocam bir de Hazine garantileri var,geleceğin gelirleri de buradaki taahhütlere temlik edilmiş,bunlarda çarçur edilmiş..İbrahim Kahveci geçen ay yazmıştı:''Devletin köprü, otoyol ve şehir hastaneleri Hazine garantisi üzerinde yükseliyor. Kamu-özel ve YİD modeliyle inşa edilen 53,7 milyar dolarlık 211 projede Hazine garantisi 455 milyar lira olurken, sadece 18 şehir hastanesine devletin ödeyeceği kira bedeli 30 milyar dolar.''

    http://www.karar.com/ekonomi-haberleri/200-milyarlik-projelere-455-milyar-hazine-garantisi-447771

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hazine garantileri özel kesim borcunu ödeyemezse diye veriliyor. Borcu hem özelde hem kamuda sayarsak çift sayma olur.

      Sil
  62. Hocam Yunanistan CDS'leri ile aramızda 37 Puan fark kaldı. Gele gele Yunanistan'ın konumuna düştük-düşmek üzereyiz. Benim sorum şu olacak. Kemer sıkma politikaları dibine kadar uygulansa da borç yoğunluklu olarak ÖZEL SEKTÖRÜN borcu işin içinden çıkamayız sanırım. Şirketlere döviz borçlanma yasağı getirsek bu sefer çoğu şirket batacak yüksek faiz ve tüketimin aynı hızda gitmeyecek olmasından dolayı. Kamu kemer sıksa özel sektöre ne faydası olacak ? Trump gibi İthalata daha yüksek vergiler getirsek hammadde aldığımız ürünler hariç bu en azından birazcık yarar sağlar mı iç üretimi artırabilir mi ? Ülkenin kredi notu çöp seviyesine doğru ilerledi varsayalım Yunanistan'ın defalarca yaptığı gibi battık diyip iflas açıklarsak ( default ) durum ne olur? İflas durumlarında nasıl bir gelişme oluyor ülkelerde ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef öyle. Yunanistan'ın CDS primi 317 bizimki 287. 30 puan kaldı.

      Sil
  63. Hocam Merhabalar,

    Halkbank'ın Ofac'tan ceza yeme olasılığını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Yani bir ceza gelir mi?

    Her kafadan apayrı yorumlar yapılıyor.

    Sizin bakış açınız benim için çok değerli olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizden farklı bir bilgim yok. Eğer Hakan Atilla davası bir gösterge ise ceza düşük olabilir.

      Sil
  64. Mahfi bey özel kesimin iç borç stokunu da bu hesaplamalara ekleyemez miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özel kesimin iç borç stokunu bilmiyoruz. Böyle bir çalışma yok.

      Sil
  65. Ekonomi mizin, kaynak tüketme zaafiyetini ortaya koymak bakımından, bu süre içinde gelen doğrudan yatırımlar ve yabancılara yapılan gayrimenkul satışlarınıda dikkate almak doğru bir yaklaşım olur muydu sn. Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence onlar burada kaldığı için bu hesaba katılmamalı. Belki kar transferleri işin içinde katılabilir.

      Sil
  66. "Yurtiçinde yerleşiklere borçlanmışsanız iç borç, yurtdışında yerleşiklere borçlanmışsanız dış borç sayılıyor." Yorumuma bu şekilde cevap vermişsiniz hocam. Cahilliğimi mazur görün ama yurtiçi yerleşik ve yurtdışı yerleşikleri tanımlarsanız daha iyi oturtacağım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurt içinde yerleşikler Türkiye'de ikametgahı veya merkezi olan kişi ve kurumlar. Olmayanlar ise yurt dışında yerleşik sayılıyor.

      Sil
  67. Hocam, ihracat ve dış ticaret ile ilgili kitap önerir misiniz? Ayrıca ihracatın arttırılması için neler yapılabilir, ömerileriniz nelerdir? Bu konuda bir yazı yazarsanız sevinirim. ab

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda çok kitap var. Ben bu kitabı beğenmiştim. http://www.dr.com.tr/Kitap/Dis-Ticaret-Islemleri/DrOsman-Barbaros-Kemer/Egitim-Basvuru/Is-Ekonomi-Hukuk/Dis-Ticaret/urunno=0000000311629

      Sil
  68. Hocam merhaba,
    Yazılarınız için çok teşekkür ederim, yorumlara kadar detaylı olarak okuyoruz.
    Savunma sanayiine yönelik elektronik tasarım ve üretim yapan bir firmayız. Hem makineler alıp fabrika yatırımı yapmaya hem de mühendis kapasitesi anlamında büyümeye devam ediyoruz. Ancak ekonomik durum sebebiyle işimize olan motivasyonumuz ciddi bir biçimde örseleniyor.

    Savunma sanayiinin de yüksek oranda iç tüketime ve ülkenin ekonomik durumuna bağlı bir sektör olduğunu dikkate aldığımızda, bu dönemde, yatırıma devam etmeli miyiz? Yoksa frene basmak her kesim için de geçerli mi?

    Teşekkürler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence en az etkilenecek sektörlerden birisinde bulunuyorsunuz. Ayrıntıları bilemem tabii.

      Sil
  69. Hocam 2002 den beri bildiğim kadarıyla iki kez GSMH ölçüm tekniğinde değişiklige gidildi ve milli gelirimız rakamsal olarak ciddi artış oldu peki hocam ölçümler kamu borcuna da uygulandı mı yani onlarda da bi artıs oldu mu. Eğer olamdiysa kamu borcunun GSMH ye oranı ne kadar gerçekçi bir taraftan güncelleme ile GSMH artıyor yani nominal diğer taraftan kamu borç stoku aynı değişmiyor ama oransal olarak küçülüyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uygulandı ve düşüş yönünde etkili oldu.

      Sil
  70. Merhaba hocam,
    Dünyadaki parasal genişlemenin sona ermesinin etkisiyle cari açık veren ülkelerde, özellikle Türkiye'de ciddi kur düzeltmesi yaşanıyor diye yorumluyorum.
    Maalesef sıcak parayı avantaja çeviremediğimiz gibi cari fazla vermeyi de beceremediğimiz için borçları öteleyip büyüterek çocuklara torunlara yıkıyoruz.
    Önceki yazılarınızda kırılgan beşlide bizdeki kadar olmasa da dolar karşısında değer kaybı yaşandığı görülüyor.
    Parasal daralmanın bu şekilde devam etmesi ekonomilerin daralmasını, buna bağlı olarak da global krizi tetiklemesini bekliyor musunuz?
    Global krizi engellemek için tekrar parasal genişlemeye gidilmesi ihtimalini nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Saygılar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru tespit. Bunu 2 yıldır anlatmaya çalıştık ama olmadı.Şimdi acısı çıkıyor.
      Şimdilik parasal genişleme görülmüyor. Ama GOÜ lerde sorun büyürse sıçrayabilir.

      Sil
  71. Cok guzel bir yazi olmus tebrik ederim. Ic ve dis borca ek olarak yap islet devret modeliyle yapilan buyuk projeler de borca eklenmeli. Cunku havaalanlari, kopruler vs satis garantili yapildigi icin malum yillik kotasindaki acigini devlet oduyor. Ustelik garanti dolar uzerinden verilmis. Bu da geleceğimizi satmanin diger bir yontemi.

    YanıtlaSil
  72. https://www.facebook.com/100009043846014/videos/pcb.1985013498476759/1985013708476738/?type=3&theater

    Arkadaşlar yorumunuz nedir? Başka ülkede mi yaşıyor bu videoyu destekleyenler anlamıyorum. Altında don kalmasa yine devam der gibi..

    YanıtlaSil
  73. Elinize emeğinize sağlık. Kendim geç keşfettim ama yakınımdaki herkese tavsiye ediyorum sizi. Kitaplarınızın tümünü aldım. Umarım bir ekonomi okur yazarlığına sahip olurum. öğrencilerimi de bu doğrultuda yetiştiririm. Bu arada matematik öğretmeniyim. İyi ki varsınız

    YanıtlaSil
  74. 1.piyasa verilen hibe tesvik in etkili uzun vadede fayda saglar mi hem devlet hem piyasa tam anlaminda borclandiriliyor bunun ne gibi bi faturası olabilir.

    2.son 4 yildir neredeyse her yil vergi sgk ve bazı borclara yapılandırma islemi devlet ve vergi sistemine zararlari oldu mu .ne gibi olumlu etkileri olabilir
    3.TCMB araclarini tam olarak kullanıyor mu sanki sadece izliyor.bagimsizligi gercek ci mi
    4.ekonomi bakanligi Türkiye de bi islevi var mi.
    5.Mehmet simsek secimden sonra her sey normale dönecek diyor.gercekten ekonomi toparlanir diyo.bilimsel olarak Ekonomimiz uzun vadede duzelecek mi
    6. Söylendigi gibi dövizin yukselisi üzerinde dis guclerin etkisi var mi bazi ekonomistler dövizin yüksekisini hukumet istiyor.bakin istikrarsizlik var biz bunu duzeltecegiz gibi izlenim verilmek istenmesinin dogruluk payi var mi
    7.Ülkemiz guzel gunler görecek mi bilimsel hareket edecek mi devletimiz kurumsallacak mi.bugunleri görecekmiyiz.

    Saygilarimla.

    YanıtlaSil
  75. Hocam milli gelir kişi başı 10 bin dolar dersek bu brüt tutar mıdır net midir?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...