1 Kasım 2018 Perşembe

Ekonomi Politikasında İlginç Denemeler

Ekonomi politikası, ekonomi bilimi ile uygulamayı bir araya getiren bir daldır. Biraz bilim, biraz sanat, biraz uygulama, sosyoloji, psikoloji, bolca deneyim ve tarih bilgisini harmanlamayı gerektirir.

Ekonomi bilimi evrenseldir. Yani arz ve talep, piyasanın işleyişi, piyasa biçimleri, ekonominin aktörleri her ülkede vardır ve birbirine çok benzer. Bir ekonomide kullanılacak analiz aracı öteki ekonomide de geçerlidir. Örneğin fiyatlar genel düzeyinin sürekli bir yükseliş içinde bulunması ABD’de de İngiltere’de de Türkiye’de enflasyon olarak adlandırılan olguya işaret eder. Eksi büyüme ile enflasyonun birleştiği durum İran’da da Japonya’da da İspanya’da da slumpflasyon olarak adlandırılan olgudur.

Buna karşılık ekonomi politikası genel çerçevesi dışında evrensel değil yereldir. İnsanlar, anlayışlar, gelenekler, sosyal ve kültürel yapının farklılıkları ekonomi politikası uygulamasının da farklı olmasına yol açar. Çinlilerin ve Türklerin tasarruf ve tüketim kültürü farklıdır. Çinliler ellerine geçen paranın yüzde 40’ını tasarruf ederken, Türkler yüzde 25’ini tasarruf ederler. İngiltere’de vergi kayıp ve kaçağı Brezilya’dakinden daha düşüktür. Bu durumda bu ekonomilerde uygulanacak maliye politikası farklı olmak durumundadır.

ABD’de yerel işlemlerde tek para kullanılır: Dolar. Oysa Türkiye’de tasarrufların önemli bir bölümü döviz olarak tutulur. Bu durumda ABD’de uygulanacak enflasyonla mücadele politikasıyla Türkiye’de uygulanacak politika farklı olacaktır.

Bu farklılıklar bize ABD’de geliştirilmiş birçok ekonomi politikası tezinin Türkiye’de bire bir geçerli olmadığını anlatır. Mesela Merkez Bankası’nın faiz belirlemesinde yön gösterici bir araç olarak kullanılan Taylor Kuralı, Türkiye için aynı geçerliliğe sahip değildir. Çünkü Türkiye’de Türk Lirası’nın yanında Dolar da kullanılır, dolayısıyla ikili para sistemi geçerlidir. Bu durumda hangi faiz esas alınacaktır sorusunun yanıtı Türkiye’de ABD’deki kadar net değildir.

Türkiye bugünkü görünümüyle önce stagflasyona oradan resesyona ve belki de slumpflasyona doğru ilerleyen bir ekonomi görünümünde bulunuyor. Enflasyon çok yüksek (yüzde 24,52) ve büyüme de düşme eğiliminde bulunuyor. Bu durumda nasıl bir ekonomi politikası izlenmesi gerekir? Merkez Bankası geçen ay faizi ciddi biçimde yükselterek parasal sıkılaştırmaya gitti. Hükümet ise büyük kamusal harcamalar gerektiren projelere devam ederek öteden beri gevşek tuttuğu maliye politikasında bu hafta içinde birçok alanda dolaylı vergileri (KDV, ÖTV) ve harçları düşürerek ilave gevşeme yaptı. Bu çelişkili gibi görünen adımlar stagflasyona doğru giden bir ekonomide uygulanabilecek önlemlerdir. Yani para politikasını sıkı tutarak enflasyonu denetimden kaçırmamak ve maliye politikasını gevşeterek büyümenin düşmesini engellemek doğru bir karma politika bileşimi olabilir. Ne var ki bunun koşulu enflasyonun denetim altında olmasıdır. Eğer enflasyon bu kadar yüksek olmasa mesela yüzde 3 – 5 dolaylarında olsa o zaman büyümeyi canlandırabilecek bu tür vergi indirimleri ve harcama artırıcı adımlar atılması doğru olabilir. Önce alınan bu önlemlerle büyüme eski ivmesine kavuşturulur, sonra da enflasyonu frenlemek için para politikası biraz sıkılaştırılabilir. Mesela enflasyon oranı yüzde 2’lerde olan ABD böyle bir politika izlerse yanlış olmaz. Ne var ki dünyanın en yüksek 10’uncu enflasyon oranına sahip olan Türkiye ekonomisinde bu tür maliye politikası gevşetmelerinin ABD’deki gibi sonuç vermesi mümkün değildir.

Türkiye’nin sorunu risklerinin artmış olmasıdır. Rahip Brunson’ın bırakılmasından sonra gerilemiş olsa da Türkiye’nin CDS primi yılbaşına göre hala yüzde 145 oranında yukarıdadır. Türkiye’nin risklerini hızla eski düzeyine düşürmesi gerekir. Ekonomi politikası buna göre düzenlenmeli ve uygulanmalıdır.       

128 yorum:

  1. Aslında Mahfi Eğilmez diye biri yok...

    YanıtlaSil
  2. Hocam yazı için teşekkürler elinize sağlık öncelikle. Maliye politikasının gevşetilmesi uzun dönemde yine fiyatları yukarı yönlü baskılamaz mı? Şu an enflasyon çok göz önünde bir sorun olduğu için bu tür politikalar fiyatlara çok etki etmiyor belki ama bu sürdürülebilir bir durum mu? Tekrar teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sürdürülemez ben de onu demek istedim, haklısınız.

      Sil
  3. TCMB'nın enflasyonu düşürmek için faizleri yüksek tutarak uyguladığı sıkı para politikasının yanında hükümetin vergi indirimlerine giderek genişletici maliye politikası uygulaması bir politika etkinsizliğine yol açmaz mı ve bunun sonucunda daha yüksek faiz oranları ve enflasyon ile karşı karşıya kalır mıyız sayın hocam

    YanıtlaSil
  4. İyi de hocam, ülkenin stagflasyona girmesi en çok hükümetin aleyhine degil mi?..Neden hükümet bu tarz yanlışlar politikalara gidiyor?..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısa dönemde yüksek kurun etkisi daha fazla sanırım yüksek faiz etkisi daha geç hissediliyor.

      Sil
    2. Seçimler cok yaklaştı. Piyasayi canlandirmak gerek..

      Sil
  5. Hocam kredi faizleri bu kadar yüksekken vergi indirimlerinin talep tarafına etkisi ne kadar olur sizce? Tasarruf fazlası veren bir millet değiliz ki borçlanarak yani kredi ile tüketime yöneliyoruz,vergi indirimleride bir nevi kamu harcaması degilmidir yatırım mallarına indirim yapsa daha sağlıklı olmaz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl olan gereksiz yere yükselmiş olan riskleri düşürebilmek. Onu da ABD yapacak gibi.

      Sil
  6. Hocam öncelikle çok net bir şekilde anlatım tarzınız için çok teşekkür ederim.
    Bir sorum olacak. Cevaplarsanız çok memnun olacağım.

    Devlet politikalarında ne yapılması ve ne yapılmamasını çok iyi özetlediniz.

    Peki Stagflasyona giden yolda vatandaş neler yapmalı. Mesela stagflasyona girilince faiz oranları ve döviz ne olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okan bey, stagflasyon olsun bu millet öpsün başına koysun. size sıkılmazsanız birkaç rakam vereyim. ekonominin %4.7 daraldığı 2009'da enerji dışı ithalatımız %28 azalmıştı. Türkiye'de ne kadar ekmek o kadar köfte misali, ne kadar kredi ve ithalat o kadar büyüme prensibi geçerlidir. bugün ekim dış ticaret verileri açıklandı. enerji dışı ithalatta %30 azalma var. ağustos'ta %28 eylül'de de %24 azalmıştı. enflasyondan arındırılmış kredi büyümesi de negatifte. AKP iktidarında 2009 hariç kredilerin daraldığı bir yıl yok, o kadar söyleyeyim. o nedenle stagflasyon Türkiye için kötünün en iyisi, hatta nimet diyebiliriz.

      Sil
  7. Ülkemizde maalesef politikalar oy kaygısıyla alınıyor ve sorunlar sürekli erteleniyor. Bugün de faiz artışlarıyla sermaye sahiplerine göz kırpılırken vergi indirimleriyle vatandaşın sesini çıkarması engelleniyor. Boş söylemler ve hamasetle ekonomi yönetilmeye çalışılıyor. Örneğin bir IMF programı bugün bize ucuz maliyetli döviz ve risk primimizi düşürecek bir çıpa sağlayacakken sırf daha önceki söylemler nedeniyle bu seçenekler kullanılmıyor. Maalesef akılcı politikalara dönülmediği sürece bu geçiştirmelerle sorunlar daha da kötüleşiyor. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  8. Hocam hükümetin derdi Enflasyon değil ki şuan için dert şirketleri kurtarmak ve bunun için kaynak arıyorlar ama bulamıyorlar bankalar sonuna kadar kredi verdi daha verecek durumda değiller ve eğer şirketler patlarsa bankalarda patlayacaklar bunu gören hükümet piyasadan para toplamak için indirimler bedelli askerlik imar affı her türlü denemeyi yapıyor yetmedi KDV ve ÖTV indirimleri yetmöedi varlık fonu olmadı Kredi garanti fonu daha da olmadı devlet borç bulacak şirketlere ihale paslayacak sebep belli yanlış yönettikleri ekonomi patlamak üzere ve parasız kaldılar halk ta okadar cahil değil artık elinde parası olan neden versin konut alsın araba alsın zaten fiyatlar düşüyor adam dolara yatırıyor parası değer kazanıyor ama araç alsa birde bunun vergisi kasko sigorta muayene ekstra bir sürü daha para verecek bakımları benzini derken sürekli cepten çıkacak yada konut neden alsın ekonomi patlarsa zaten şimdikinin daha düşük fiyatına alır elindeki parayı dolar yapanlar 1 yıl içinde 1 konut alamzken şimdi 2 konut alır oldu doğal olarak herkes parasını dövize yatırıyor haklı herkes. neden şirketleri vatandaş kurtarsın ki yada kurtarınca ne yararı olacak adam milletten para toplayacak kendini kurtaracak şirket mal satacak şirket sahibi borçlarını ödeyecek sonuç para piyasadan çekilince lazım olunca kredi mi çeksin kimse yatırım yapmaz bu şartlar yatırım şartı değil ekonomide zaten güven vermeyen Maliye ve ekonomi bakanlığı var birgün para sıkılaştırması derken diğer gün enflasyonla mücadele diyerek tüketimi hızlandıracak sonra vergi indirimleri yapacak sonrada bize güvenin diyecek.

    Bu hükümet geldiğinde beri 3 sektör var sanki bu ülkede hep onlar kazanıyor; İnşaat sektörü, Otomotiv sektörü ve Bankalar finans sektörü her yıl şu kadar milyar kar etti çok iyiyiz falan ama halka birşey yok. Tarım nerede, Hayvancılık nerede, Teknoloji nerede, Eğitim nerede, gençlere yatırım yok ama sözde kültür merkezleri adı altında yandaşa iş yaratırlar inşaat yaparlar hep köprü, tünel, yol, üst geçit, büyük betonlu işlerde gözleri sonuç kusura bakmasınlarda çok övdükleri Turizm rezalet ama onda bile algı operasyonu Turist sayısında REKOR kırdık falan halbuki paramız çok değersiz olduğu için adam 20 dolara tatil yapıyor yani ucuz para bırakmayan müşteri ağırlıyoruz amelelik yapıyoruz Turizm gelirleri Turist sayısına oranla yerlerdeyiz. Çin malı ucuz ürün gibi bizde ucuz turist çekip övünüyoruz ama para kazanmıyor turizmci zorda zaten zorda olmasa konkordato ilan ederler mi. Antalyada otel fiyatları 20 TL denilse yerli turistte akın eder sonuç turizm patlaması mı olur, hayır zararına müşteri kabul etmek olur. Zararına müşteri kabulü kış mevsiminde otel açık kaldığı için personel maaşlarını giderleri çıkarmak için yapılırdı eskiden şimdi herzaman yapılır oldu doğrusu bu turizm de şuan.

    2015 yılından beri sürekli vergi affı varlık barışı vergi indirimi kampanyalar devlet kampanya mı yapar mağaza mı bu inşaat kampanyası turizm kampanyası enflasyonda topyekün mücadele ama ekmek 1,5 TL kimse değiştirmedi fiyatları aynı kaldı Sayın Vali denetlettirmiyor mu acaba yoksa göz mü yumuyor.

    Türkiye Ekonomi bilimiyle topyekün mücadele ediyor doğrusu bilime aykırı ne varsa yapıyor ve sonrada REKOR diye algı yapıyor mesela bugün ihracat açıklandı rekor rekor rekor yazmışlar iyi olan tek veriyi al diğerlerini görmezden gel böyle ekonomi mi olur. 20 Milyon icra dosyası olmuş 2018 yılında bu kadar icra dosyası olur mu işte size rekor bunları saklayın işine geleni yazın. Yağmur yağdığında sel olur ama bunu başka lanse ederler barajlarımız doldu elhamdürillah sokaklarımız temizlendi derler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyi olan herşey tek adamındır kötü olan herşey dış güçlerindir..bu anlayış daha çoookkk başımızı ağrıtacak çoookk.

      Sil
    2. Türkiye gerçeği çok güzel bir özet emeğinize sağlık...

      Sil
    3. 👍👍👍 cok dogru tespitler..

      Sil
    4. Kerem İnanır2 Kasım 2018 15:51

      En az yazı kadar güzel tespitler, tebrikler 🙂

      Sil
  9. Hocam piyasada para akışı bu kadar yavaşlamışlen otomobil satışlar ciddi düşüşlere karşı yapılan indirim piyasada geçici hareketlenme yapıp ötv deki kaybın satışların artmasıyla karşılanarak olumlu Bi hava yaratmaz piyasa açısından ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısa vadede yaratır ama uzun vadede ekonomide daha da bozucu etkileri olabilir.

      Sil
  10. Hocam vergi indirimlerinin kısa ve uzun vadede enflasyona etkisini özetle kısa dönemde olumlu uzun dönemde olumsuz şeklinde yorumlayabilir miyiz ?

    YanıtlaSil
  11. Hocam bende tam "genişletici maliye politikası enflasyonu daha da arttırmaz mı?" sorusunu soracaktım ki bu yazıyı yazmışsınız teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
  12. Hocam iktidarda olsanız ve seçilmek gibi bi derdiniz olmasa dogru iktisadi politikaları uygulamak daha kolay olmaz mı? Maliye politikası seçim kaygısıyla gevsetilmiyor mu sonuçta? Modern toplumlar bu durumu nasıl engelliyor?

    YanıtlaSil
  13. Hocam vergilerde indirime gidilip büyük projelerde devamlılık nasıl sağlanacak? (Kayıt dışı para mı basılacak?)
    Ayrıca Vadesi gelen dış borç ödemeleri, konkordatoların silsile batırıcı etkisi, Üretimdeki maliyet artışları, yüksek kur, yüksek faiz oranları ile döviz borçlanmalarını daha hesaba katmadık bile.
    Velhasıl para nereden gelecek ben onu çözemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütceye bakarsaniz, kaynagi belirsiz rakam 15 milyar Dolar.. Bu isin püf noktasi da burasi. Küresel sülükler Reisin daha iktidarda kalmasini isterler. "Süt veren inek kesilmez" ölmeyecek Kadar yemleyeceksin ki istedigin sütü alabilesin.. Al gülüm, ver gülüm olayi..

      Sil
    2. Butcede kaynagi belirsiz rakam olmaz, butun gelir ve gider kayitlidir. Hangi gelir kaleminde 15 milyar dolar var?

      Sil


    3. """Ödemeler dengesi tablolarında yer alan net hata ve noksan kalemi, kaynağı belirlenemeyen döviz giriş veya çıkışlarını ifade eder.
      Ödemeler dengesi, toplamı sıfıra eşit bir dengedir.
      Dış dünyadan mal ve hizmet satın alınır, gider yapılır ve dış dünyaya mal ve hizmet satılır, gelir sağlanır. Bu alım - satım ve gelir - giderin oluşturduğu dengeye cari denge denir.
      Cari denge, açık vermişse finansman dengesinde bu açığın nasıl karşılandığı (borç, sermaye girişi, hisse senedi satışı vb) yer alır. Bu ikisi arasında bir tutarsızlık varsa bu fark net hata ve noksan kalemine yazılır. Net hata ve noksan kalemi kaynağı bilinmeyen bir döviz girişi veya çıkışı olduğu anlamına gelir. """

      ""Net hata ve noksan giderek artıyor
      Türkiye’de son yıllarda ödemeler dengesinde yüksek miktarlı artı işaretli net hata ve noksan kalemi yer almakta ve miktarın yüksekliği basit bir takım hata ve eksiklerden daha farklı bir kayıt dışı döviz girişinin olduğu çağrışımını yapmaktadır.""

      Yukaridaki ifadeler bu blogun yazari Mahfi Hocaya aittir.

      Sil
    4. Durma noktasına gelmiş satışlardan zaten vergi geliri elde edilemiyor. Indirim ile sürümden kazanma yoluna gidiliyor. Ayrıca büyük projeler kamu-özel işbirliği ile yapıldığı için şimdiki vergi gelirlerinden ziyade gelecekteki vergi gelirleri önemli.

      Sil
  14. Merhabalar hocam,
    Öncelikle ekonomi hakkında bir şeyler öğrendiysem sizin yazılarınızın çok büyük emeği vardır bu sebepten teşekkürü borç bilirim.
    Faiz arttırımıyla beraber vergi indirimi arasındaki çelişkiyi anladım. Muhtemelen bunda büyüme oranıyla ilgili politik kaygılar olduğunu düşünüyorum. Benim merak ettiğim siz de mesela sürekli dolaylı vergilerin dolaysız vergilere karşı oranının yüksekliğinden şikayetçisiniz. ÖTV oranının sene sonuna kadar düşürülmesinin şu an ki süreçte olumsuz etkisini algılasam da bu vergilerin yüksekliği konusunda müdahale için doğru zaman ne olmalıydı? Diğer sorum da eğer bu oran kısa bir süreliğine değil de kesin bir değişimle inmiş olsa daha iyi bir etkisi olmaz mıydı?
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Olurdu ama bunu yaparken bütçe açığını da artırmamak lazım. O nedenle kayıt dışı ekonominin üzerine gidip sonra bunu yapmak lazım.

      Sil
  15. Hocam, alinan onlemlerin kamu maliyesine olacak etkisi disinda menfi bir etki olmayacagini dusunuyorum. Faizler ve enflasyon zaten fahis duzeyde ve haddine ulasmia durumda. Buradan sonra kur ve faizde dususle, enflasyonun da dusus egilimine girecegi, hatta 2019 ilk ceyrekte %20'nin, ikinci ceyrekte %15 seviyesine gerileyecegini bekliyorum. Cunku spekulatif bicimde artan kur sebebiyle olusan enflasyon suni bir enflasyondu ve dogal akisi icerisinde 4.90-5.10 araliginda sabitlenecektir yilsonuna kadar.

    KDV indirimi bu bakimdan, kobilere can suyu olacaktir, isler rayina girene kadar talebi canlandirici rol oynayacaktir. Hatta Mart ayina kadar olmak uzere 1 donem daha uzatilacagini dusunuyorum.

    Faizler de enflasyondaki dususe paralel olarak 2019 un ilk ceyreginde %20 ve ikinci ceyrek sonunda %17-18 duzeyine inecektir.

    Maliyet enflasyonuna sebep olan yuksek kur ve yuksek finansman yükleri azaldikca, hepimiz rahat nefes alacagiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. rahat nefes filan alamayacaksınız çünkü kurların spekülatif olarak yükseldiği asla doğru değildir.16 yıllık yanlış iktisat,maliye ve para politikaları yüzünden kurlar yükseldi. sermaye oluk oluk akarken betona ranta gömüldü milyarlarca dolarlık kaynaklar. fed faiz artırımına devam edecek ve biz faiz artırmadıkça türkiye-abd arasındaki faiz marjı daralacak. bu daralma nedeniyle de sermaye çıkışları 2019 yılında artacak ve dolar tüm dünyada güçlenecektir. özellikle de tl ye karşı yeniden ciddi derecede güçlenecektir. 2019 yılı içinde ben doların önceki gibi 7,24 leri yeniden test edebileceği kanaatindeyim. kobilere can suyuymuş. tüm bu yapılanlar sadece günü kurtarmak içindir. sorunlu yapı stokuna sık sık para pompalamakla daha fazla sorun üret demekten başka bir anlamı yok bu uygulamaların. enflasyon da faizler de sen daha fahiş düzeyleri görmedin. ben şimdiden görebiliyorum mesela enflasyonun önümüzeeki yıl tüfe de %30 u aşacağını üfede ise %50 yi rahatlıkla aşacağını göreceksiniz. daha bu ülkede mevduatların neredeyse yarısı tamamen dolar cinsinden. ciddi bir dolarizasyon var ve bunun daha da artması kaçınılmazdır. çünkü bu hükümet 16 yılda hem üretici kanadı felç etti hem de orta sınıfı iyice daralttı. her 100 kişiden 67 si borçludur. böyle bir finansal kaldıracı türkiye ekonomisi daha önce hiç yaşamadı. senin etin bile pirincin bile ithal ve sen rahatlamadan nefes almadan bahsediyorsun. 4,90-5,10 aralığına sabitlenecekmiş dolar. sabit kur rejimine yeniden geçtik de bizim haberimiz mi yok acaba?. sen daha çok beklersin doları 5 tl nin altına inecek diye. dolar merkezin milyarca dolarlık döviz satım ihaleleri sert faiz artırımları, döviz tevdiatlarına stopajların artırılıp tl stopajlarının indirilmesi abd ile aman iyi geçinelim de dolar insin diye hükümet-piyasa el ele yapılan spekülasyonlar.... dolar işte bu yollarla gevşetilebildi. ama asla bu seviyelerde kalamaz. bunlara sebep olanlara destekler devam etsin. bir musibet bin nasihatten iyidir derler. o musibet geldiğinde bugün polyanacılık yapanları göreceğiz..

      Sil
    2. Hapishaneler didik didik aranmalıdır. belki kenarda köşede unutulmuş gözaltında, tutuklu veya hükümlü olan papaz veya papazlar olabilir. bunlar derhal salıverilip ekonomiye can suyu verilmeli ve kur 4.90-5.10 aralığında sabitlenmelidir.

      Sil
    3. Unknown 20:41.. bahsettigin hangi ülke? Biz burada Türkiyeden bahsediyoruz da.. Bir yanlislik olmasin diyorum hani.

      Sil
    4. Doğmamış çocuğundan mektup almış,
      Açılmamış üniversiteden mezun olmuş,
      Yapılmamış cezaevinde işkence görmüş,
      Mezuniyetinden 2 yıl önce yedek subay olmuş,
      Seçilmeden üniversite kurmuş,
      1918 Doğumlu dedesi,
      1914’de Sarikamista şehit olmuş bir CB’ımız var...

      16 senede;

      Et bitti ,
      Ot bitti,
      Balık bitti
      Çiftçi bitti,
      Yumurta bitti
      Şeker pancarı bitti,
      Pirinç bitti
      Nohut , mercimek bitti.
      Esnaf bitti,
      Şeref, haysiyet, onur bitti
      Liyakat bitti,
      Dürüstlük, ahlak, namus bitti.

      VE BUNLARI
      HEP DIŞ GÜÇLER YAPTI

      Sil
    5. Siz hipnotize olmuşsunuz 2019 İlk çeyreğinde Enflasyon daha çok çıkacak eşelmobil kaldırılırsa mazot benzin fiyatları enflasyona etkisi nasıl olur acaba düşündün mü ayrıca KDV ve ÖTV yıl sonuna kadar devam ettirilse de seçime kadar olur sonrasını karşılayamaz ancak bu seferde bütçe açığı ortaya çıkar anladınız umarım. Sabah gazetesi okumayı bırakın ATV ve A haber dinlemeyi de bırakın yoksa bu söylediklerinize inanmaya başlarsınız.

      Ayrıca faizler ve enflasyon fahiş demişsiniz de bu daha başlangıç emin olun buna çünkü FED faiz artıracak AMB de para vermeyi durduruyor dediklerinizin hepsi sabah gazetesinin uydurmaları siz gerçekten dış güçler bize oyun mu oynadı sanıyorsunuz halbuki gerçek şu hani bizim Merkez Bankasında 100 milyar dolar var dı ya bir aralar işte bu para yılların birikimi ile olur hemen bir anda olmaz kısaca fakat finansal piyasalarda GÜNLÜK işlem yapılan para miktarı 5.1 Trilyon dolar yani daha açık 5 trilyon 100 milyar dolar, bizde yıllarca oluşan para 100 milyar dolar iken. yatırımcıların günlü işlem hacmi 5.1 trilyon dolar. kısaca gerçekten isteseler bir gece de zaten yaparlar. anlatılan ise yatırımcı bize güvenmiyor denilmediği için bize dış güçler operasyon yapıyor oluyor. gerçek ise dış güçler bize para vermiyor borç vermiyor doğrusu bu yada bizdeki paralarını güvenmedikleri için geri çekiyorlar

      Sil
    6. Kerem İnanır2 Kasım 2018 16:03

      En az yazı kadar güzel açıklamalar, teşekkürler 👍

      Sil
  16. En azından şu kriz ve sayenizden genç nesil ekonomi öğrenmiş oldu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şu kriz ve sayenizde genç nesil enflasyon nedir öğrenmiş oldu...

      Sil
    2. Keşke kriz olmasaydı da biz öyle anlatmaya devam etseydik.

      Sil
    3. Kerem İnanır2 Kasım 2018 16:02

      Keşke 😩

      Sil
    4. Bir musibet bin nasihattan iyidir,
      Gençlerin genç iken kriz yaşamaları ihtiyar iken yaşamalarından daha iyidir.
      Genç insan her işte çalışabilir,
      Ülke değiştirebilir,
      Sosyal bağlarını bozup bozup yeniden kurabilir.

      Sil
  17. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  18. Merhabalar Hocam emeğinize sağlık.Hükümet imar affı ve bedelliden gelecek ödemeleri düşünerek böyle bir maliye politakası izlemiş olabilir mi ki hem imar affindan hemde bedelliden gelen ciddi bir kaynak var zira böyle bir politika izlemek pek akıl kârı değil.

    YanıtlaSil
  19. Bence tüm bu kritiklere, analizlere gerek yok. Bu adımların başlıca 2 sebebi var 1) her zaman olduğu gibi büyük ticari kesimin desteklenmesi(seslerinin kesilmesi) 2) enflasyonun biraz olsun düşürülmesiyle( bu indirimlerle zaten gerçeklerden uzak verileri daha da istedikleri gibi yansıtmaları mümkün olacak) milyonlarca memura daha düşük zam yapmalarına neden olacaktır. Gerisi laf u güzaf

    YanıtlaSil
  20. Para politikasinda gevseme sizce yilbasindan sonra olmali mi?
    Faiz indirimleri yapilarak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. olmali mutehaitim tek kelimeyle battik
      ortaokul mezunuyum plan proje ciziyorum babadan bu isi kaptim eski tadimiz tuzumuz kalmadi. Beter olduk

      Sil
  21. Hocam piyasa yüksek kura biraz sancılıda olsa adapte olabiliyor ancak yüksek faiz gerçekten ticareti bitiriyor.Size sorum yüksek kur seviyesinin ithalatı bitirip yerel üreti-tüketimi başlatması mümkün değilmidir? Bunun sakıncaları nelerdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüksek faiz yüksek enflasyonun o da yüksek kurun sonucudur.

      Sil
  22. Bakan albayrakın açıkladığı vergi indirimleri muhtemelen büyümedeki yavaşlamanın beklediklerinin de kuvvetli olması nedeniyledir. ancak burada asıl amaç şirketleri filan kurtarmaktan ziyade yerel seçimlere kadar işsizliğin ve konkordatoların artmamasıdır. oysa yep de sözüm ona tasarruf yani sıkılaştırıcı maliye politikalarından dem vurulmuştu. merkez bankasının uyguladığı para politikasının etkili olmasının en önemli yollarından birisi de maliye politikasının da para politikasına uyumlu belirlenmesidir. burada mahfi hocama şunları sormak istiyorum. hocam ; 1- bu vergi indirimleri bütçe açığını azdırmaz mı?. 2- ülkede her 100 kişiden 67 si borçluyken bu indirimle gerçekten ciddi bir talep artışı olacağına inanıyor musunuz?.3- talep olursa enflasyon daha da yükselme eğilimine girmez mi?. 4- zaten az olan tasarruflarımız daha da azalmaz mı ve bu cari açığımızı yeniden artırmaya başlamaz mı?. 5- kurlarda yeniden yukarı yönlü hareketlenme baskısı oluşmaz mı?. 6- orta vadeli programda öngörülen kamu tasarruf artırımı ila bu vergi kararı ciddi bir paradoks oluşturuyor peki bu piyasalarda yeniden bir güvensizlik yaratmaz mı.? iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısa vadede yaratmayacak gibi duruyor. Çünkü bir yandan hükümet ABD ile ilişkileri düzeltiyor.

      Sil
  23. hocam tasarruflarımızın GSYH ye oranının tıpkı büyüme konusunda olduğu gibi kağıt üzerinde oyunlarla şişirildiğini siz de biliyorsunuz. gerçek tasarruflarımızın oranı GSYH mizin %14 ü kadardır. tasarruflarımızın söylenilenden daha az olduğunu faizlerden de anlamaktayız zaten. hoş ben artık bu ülkede hiçbir kuruma ve açıklamalarına güvenmiyorum.

    YanıtlaSil
  24. vergi indirimleriyle 2019 un kıt talebi de 2018 içine çekilecek ve maalesef önümüzdeki yıl talep iyice kurumuş olacak. artık 2019 büyümesi negatif ve yüksek enflasyonlu bir yıl olması kaçınılmaz gibi. 2019 yılı slumpflasyon yılı olmaya kuvvetli adaydır derim. ne dersiniz sayın hocam?.

    YanıtlaSil
  25. "İlginç denemeler" tanımlaması çok nezaket icabı olmuş.

    YanıtlaSil
  26. Peki bundan şeyin haberi var mı hocam, maliye bakanının ? :)) Sözde Mckinsey’i kovdular ama bu aklı kimden aldılar acaba. Zaten onlar bile böylesine bir karar vermezler. Bence araba satışları %50 azalınca vergi indirimine gidip sürümden kazanmak istediler. Çünkü bizim bakanların kafaları anca bakkaldaki amcalar kadar çalışıyor.

    YanıtlaSil
  27. Hocam(ustadim) sayin bakanimiz vergi indirimi aciklamasini vergi denetim kurulunda yapti. Ve ayni toplantida vdk nin yeniden kurgulanacagini ofade etti,sizce boyle bir gereklilik varmi? Ayrica vergi indirimleri laffer egrisinden hareketle artan talepten(ekstra gelir ve kurumlar vergisi etkisi dahil) dolayi butceye olumlu katki saglayabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. VDK Bağımsız olmalı. Yeniden kurulacaksa da öyle kurulmalı.
      Sağlamaz.

      Sil
    2. Bu 'bagimsizlik' isinin zahiri oldugunu artik kabullenmek lazim. Calisanlar, yoneticiler namussuz oldugu muddetce bagimli, bagimsiz farketmiyor.

      Sil
  28. Hocam yine gıcır gıcır paralar çıkıyor bankamatiklerden.Ufaktan para basmaya mı bsşlandıı?

    YanıtlaSil
  29. Hocam bu hükümet sizin gibi değerli ekonomistleri niye dinlemiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizi değerli gören sizsiniz (teşekkür ederiz), hükümet değerli görüyor mu?

      Sil
    2. Görmüyor çünkü rakı içiyorsunuz!

      Sil
  30. Merhaba hocam
    ABD enflasyon, işsizlik vb şeyleri istediği seviyeye çektiği halde yani kriz öncesi seviyelere yaklaştığı halde neden halen 2019 yılında faiz artırma planları var? Amaç faiz arttırma ihtimalini dile getirerek doları güçlü tutmak mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır enflasyonun faizle durdurulmazsa yükseleceğini tahmin ediyorlar.

      Sil
  31. Hocam yazı için teşekkürler.

    Hükümet kanadından yapılan bu tarz vergi indirimleri enflasyonu daha da aşındırmaz mı? Dediğiniz gibi enflasyonun düşük olduğu zamanlarda bu tarz hamleler ekonomiyi canlandırma arına doğru olabilir ama şu ortamda bilim dışı olduğu kanaatindeyim.

    Saygılarımla...

    YanıtlaSil
  32. Teşekkürler kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  33. 1 kg betonun 1 kg beyinden daha çok önem verildiği ülkede hiç bir şey değişmez,mısır firavunları keşke piramit yerine sulama kanalları yapsalardı

    YanıtlaSil
  34. Mahfi Hocam, Rahmi Koç yıllar öncesinde yaptığı bir konuşmasında "Türkiye 50-60 Milyonda kalsaydı çok daha zengin olurdu. Nüfus ayak bağı oluyor" demişti. Şimdi buna milyonlarca mülteci ve yeni doğan çocukları da eklendi. Bu da Türkiye'nin ekonomik gidişatını daha da kötüye götürmez mi ? Saygılarımla, https://www.youtube.com/watch?v=bSGSypA6am8

    YanıtlaSil
  35. Bir noktayi daha eklemekte fayda var. Turkiye'nin ekonomik yapisi buyume ile beraber cari acik uretiyor. Son zamanlarda cari acigin kuculmesi de aslinda buyumenin bicak gibi kesildiginin en net gostergesi. Bu hep boyle suregelmis, yapisal hicbir sey degistirmeden buyumeyi arttirirsak dusurecegiz dedikleri cari acigi dusuremeyecekler.

    Rahmetli Gungor Uras yasiyor olsa her halde, buyuyelim iyi hos da cari acigi ne yapacaksiniz diye yazardi. Rahmetliyi de anmak istedim.

    YanıtlaSil
  36. Neymiş bu yapısal refomlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pufff.. Hala mi anlayamadin. Bu blogdaki en son 5 yazi ve yorumlari oku.. Sen anlayamasan da o bilgiler kafanin bir yerlerinde yer edinir. Merak etme.

      Sil
  37. mb daha ne kadar doları baskılayabilir. net döviz rezervi çok az kaldı. mb kendi bacağına mı sıkıyor?

    YanıtlaSil
  38. Ertelenmiş daha yüksek enflasyon yaratılıyor.

    YanıtlaSil
  39. Yanıbaşımızda savaş son hızıyla sürerken, istanbulun göbeğinde bir konsoloslukta faili meçhul bir cinayet işleniyorken,ülke yabancı ajanların cirit attığı bir yer olmuşken bizim o CDS primi düşmez, bilakis daha da artar sanıyorum hocam.

    YanıtlaSil
  40. Hocam lutfen ekonomik stabilite nasil saglanir yazarsaniz , umarim bir cok arkadas bilgilerinizden yararlanacaktir. Hukumet politikalari malesef stabilite getirmekten cok uzak, dolarin belirli bir oranda surekli yukselmesi bile bir stabilite dir aslinda ve piyasa kendini bu duruma adapte edebilir. Son olarak buyume verileri 2016 son ceyrekte oldugu gibi - puanda gelebilirmi ?

    YanıtlaSil
  41. https://www.dunya.com/kose-yazisi/kuru-temizleme/430751

    YanıtlaSil
  42. Vergi indirimi döviz gereksinimi ve dış ticaret açığı yaratacak sektörler yerine, doğrudan gelir vergisi ( bordrolu çalışanların) üzerinden yapılsa daha faydalı olmaz mı ?
    Bu kesimin gelirinde oluşan artış hem tasarrufa daha meyilli olur hem de daha geniş sektörlerde tüketim artışı sağlar diye düşünüyorum

    YanıtlaSil
  43. Sayın Eğilmez "Ekonomi politikası, ekonomi bilimi ile uygulamayı bir araya getiren bir daldır. Biraz bilim, biraz sanat, biraz uygulama, sosyoloji, psikoloji, bolca deneyim ve tarih bilgisini harmanlamayı gerektirir." Bu değerlendirmeye göre bizim ekonomi politikasını belirleyenler, uygulayanlar acaba ne durumdalar? Bu Ekonomi Yönetimi ve Ülkemizdeki Adalet, Hürriyet, Demokrasi uygulaması neticesinde Ekonomimizin düzlüğe çıkma ihtimali acaba ne kadardır? Güçlü Kurumları olmayan, Tek Lider ile yönetilen bir Ülke Demokratik olabilir mi? Güçlü bir Ülke; Güçlü Kurumları olan bir Ülkedir, Güçlü Lideri olan bir Ülke değildir. Liderler FANİ dir, Kurumlar ise BAKİ dir. Bence Ekonominin düzlüğe çıkabilmesi için CDS primlerinin çok düşmesi gerekmektedir. Bunun için ise Güçlü Lidere değil, Güçlü Kurumlara ihtiyacımız vardır diye düşünüyorum, acaba yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
  44. bir çiviyi çakar gibi
    vura vura günlere
    dört nala gidiyoruz
    bizi bekleyen yere
    ☺☻♥◙♀♫☼►◄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onu soylemenin daha kisa yolu var: istikamet karacaahmet

      Sil
  45. Sevgili hocam ve tüm arkadaşlara bir sorum olacak. Acaba 19. ya da 20. yüzyıldan bu yana oluşan tüm ekonimik krizleri analiz eden neden-sonuç ilişkisiyle anlatan güvenilir bir kitap(lar) öneriniz var mı?

    YanıtlaSil
  46. Hocam iyi günler.
    Hem durgunluk, hem enflasyon,işsizlik derken zaten yüksek oranlar görüyoruz, bu sene sonunda 80 milyar civarı borç ödemesi var bütçe planında sadece 60 milyar yatırım için ayrılmış durumda,ülkenin gelecek yıl büyüme oranı sıfır beklentileri var, enflasyon hala frenlenememiş ve üstüne kdv ötv indirimi daha da coşturacak,kur eski hallerine zaten dönmedi dönemez gibi de,yerel seçimlerden dolayı büyük harcamalar gerçekleşecek... Hocam gerçekten sonumuz ne olacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sonumuz bok. biraz kaba oldu kusura bakmayin ama kaba soylem gercegi degistirmiyor...

      Sil
  47. Hocam bu yaptığınız değerlendirmeler,batı ülkeleri için geçerlidir...Türkiye gerçeği çok farklıdır...Siyaset bu doğrularınızı sevmez..Algı ve propaganda ile,iyi ve kötü yer değiştirilir...Marttaki seçim tek DOĞRUDUR...1 Nisanda IMF ye gidilir...Ne mi olur...PAPAZ BRUNSON olan olur..Siz yine bildiğiniz doğruları söyleyin..Aynaya baktınızmı kendinize saygınızı kaybetmessiniz..

    YanıtlaSil
  48. Türkiye, dünyanın en çok enflasyonuna sahip 3.ülkesi değil mi hocam.?? Venezuela, Arjantin, Türkiye

    YanıtlaSil
  49. Hocam konu dışı ama. Birkaç yıldır sayfanızda benim için gelenekselleşmiş veya gelenek olmasını arzuladığım dandır belkide 29 Ekim Cumhuriyet yazılarınızı heyecanla okumak için bekledim. Göremeyince, okuyamayınca bir boşluk hissettim üzüldüm. Lütfen yazın, yazmayı bırakmayın.

    YanıtlaSil
  50. Hocam yıl sonu 4.50 civarı $ kuru beklentisi gerçekçi mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Heee. Hatta 3 ve altinda bir beklenti var. Görmüyormusun Ekonomi sahlandi yine. Her yerde bir ucuzluk bir ucuzluk. Abd ile yine kanki olduk. birkacgün icinde eyy yabanci gücler out.... Dostumuz ve müttefikimiz Trump ve ABD in olur.


      Karsiliginda ne mi verdik.. onu hicbir zaman bilemeyeciz iste. Bizim daha büyük sorunlarimiz var.. chp..Ismet Inönü.. Andimiz.. Atatürk..

      Sil
  51. hocam sektör yöneticileri kararı olumlu karşılamış :) bütçe açığı nedeniyle zararı devlet görse de reel sektörü olumlu etkilicek bi süre sanırım..indisrim kararlarına mutlak yanlış şeklinde mi düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
  52. Remzi Kitabevi'ndeki biyografinizde:

    İstanbul’da doğdu. A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden ekonomi ve maliye lisansı, Gazi Üniversitesi’nden kamu maliyesi doktorası aldı. 1972 yılında Maliye Müfettibi olarak başladığı kamu hizmetinden 1997 yılı sonunda Hazine Müstebarı iken ayrıldı. 2006 yılına kadar özel kesimde yönetim kurulu başkanlık ve üyeliklerinde bulundu.

    diyor.

    1997 - 2006 arası, hangi şirketlerde ve statülerde çalıştığınızı yazar mısınız?

    YanıtlaSil
  53. hocam sektör yöneticilerini dinledim de durumdan memnun görünüyorlar..talep artacak diyorlar ama halk hangi parayla bunu başaracak acaba ? neye güvenerek bu kadar rahat talep artacaktır diyebiliyorlar?

    YanıtlaSil
  54. Kerem İnanır2 Kasım 2018 16:27

    Hocam ellerinize sağlık, çok güzel ve açıklayıcı örnek bir yazı olmuş, sakın bizi bırakmayın 🙂

    YanıtlaSil
  55. Hocam 2019 da bizi ne bekliyor acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kebap bir sene olacak.

      Sil
    2. Kambiyo rejimi degisecek, doviz tasimak ve sahip olmak yasaklanacak. Enflasyonla mucadele edilemeyecek. 1984 oncesine donecegiz. Bizi bekleyen ne degil, kim diye sormak daha dogru olur, bunun cevabi da Nikolay Cavusesku...

      Sil
  56. Hocam merhabalar. Geçmişte programlarınızı şimdi ise sitenizdeki yazıları ve twitter hesabınızı keyifle takip ediyorum. Umarım Boğaziçi’ndeki seminerinizde de sizi dinleme şansını yakalayacağım. Ancak o tarihi bekleyemeden yorumunuzu almak istedim :)

    Rabobank tarafında yapılan dolar yıl sonuna kadar 5.00 seviyesini görebilir açıklamasına son gelişmeler ışığında katılıyor musunuz? Yoksa dibe yaklaşıldığını düşünenlerden misiniz?

    Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her şey mümkün. Türkiye gereksiz kavgalarından vazgeçmeye etrafla barışmaya devam ederse TL de değerlenmeye devam eder.

      Sil
  57. Mayıs 2013'de dönemin FED başkanı Ben Bernanke'den "Yakın gelecekte, niceliksel gevşeme programını sonlandırmaya başlayacağız." cümlesini bir işaret fişeği olarak kabul etmeleri talimatı verilen "Gezi parkı protestocuları"nın yaptıkları sonucunda bugün geldiğimiz durum bu.

    Eğer, Gezi parkı protestolarına katılanlar bu talimata uymasaydı, sokakları, caddeleri savaş alanına çevirmeseydi, 2018'de Türkiye ekonomisi şaha kalkmış koşuyordu.

    Ben Bernanke'nin suçu yoktur. Onun sözünü bir talimat olarak Gezi parkı protestocularına veren dış güçler ve yerli işbirlikçileridir asıl suçlu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman dolardaki son düşüş de gezi parkı protestocularının protestolarından vazgeçmesinin sonucu mudur?

      Sil
  58. hocam 2-0 öndeyken moralliydim ama sonra herşey altüst oldu. tabi siz sevinmişsinizdir yenilmedik diye hocam. hocam şaka bir yana az kalsın bizi yeniyordunuz 2-0 geriden gelip. sizin koyu fenerli olduğunuzu biliyorum hocam bu arada. iyi akşamlar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Futbola ilgim azalalı çok oldu. Kalite düşük. Ama bir şey var galipsen rakiple dalga geçmeyeceksin. Uyuyan rakibi uyandırmanın maliyeti yüksek olabiliyor.

      Sil
    2. hocam aynen. ben koyu bir Galatasaraylı olarak diyorum ki: bu feneri her zaman böyle yakalayamazdık. her halükarda yenmeliydik hem de farklı yenmeliydik. seyircimiz daha dakika 52 iken ve skor kapanamaz durumda değilken her paslaşmamızda oley çekti. bu nasıl bir kötü motivasyon sağlamak şeklidir anlamadım. neyse hocam en doğrusunu siz yapmışsınız gerçekten kalite çok düştü. derbiler de eski tadı vermiyor hakikaten. son 15 yılda her şeyde olduğu gibi sporda ve özellikle de futbolda derin bir kalite düşüşü yaratıldı.

      Sil
  59. ABD istediği tavizleri aldı sanırım hocam baksanıza BARIŞ ilan edilmiş bize İran için muafiyetler gelmiş ayrıca bakanların giriş yasakları da kaldırılmış karşılıklı olarak. yakında ABD ile aramızı kimse açamaz açıklaması gelir diye bekliyorum. hani şu FETO yu koruyan ve aynı zamanda YPG PKK silah veren ABD hem düşmanımız hem dostumuz müttefik kankimiz. Herşey para mı diyenlere gelsin bu batsın bu dünya.

    Onların doları varsa bizim de yancı olduğumuzu bilsinler istedik galiba. Dış güçler işi de başka dış güçler olur AB ile aramızıda düzeltince gördünüz mü bize güvenin demiştik denilir muhtemelen halk alkışlar helal be adam dediğini yaptı falan denilir. Hatırlarsanız bir ara posta koyduğumuz herkese yine döndük dolaştık kürkçü dükkanı hesabı oldu bu işler. Siz kimsiniz bizde şangay 5 lisi yaparız demiştik yok milli para ile alışveriş olmadı AB ye mal satmayız kendilerini ne sanıyorlar bizi kaybederler yahu bu siyaset ne fırıldak iş ekonomiden daha oynak iş harbiden.

    Ekonomide arz talep eğrisi var, Siyasette taviz muafiyet eğrisi var sanırım. ABD kısa süreli bir öpücük verdi bakalım sonrasında yanaktan mı devam eder görecez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yerel secimlere kadar herseyin yolunda gitmesi gerekiyordu. Kahraman Türk Milleti bu zokayi da yiyecek. Yedi bile. Hersey bir nakis gibi islendi. Yerel secimlerdeki olasi ters bir sonucun önü kesildi.

      Neyin karsiliginda mi? Hep beraber görecegiz. Hani devamli hedef 2023 diyorlar ya. milyonlarca insan da ne olacagini bilmeden papagan gibi sayiklayip 2023 te bir mucize gerceklesecegini saniyor.

      Yerel sesimlerden sonra tam 4 yil daha, bunlara kim dur diyebilir. Küresel gücler ile her türlü anlasmayi yapmislar.. 2023 te ne olacagini hep beraber görecegiz.

      5 milyon suriyeliyi bosuna icimize sokmadilar. Bu gerzek millet yine ektigini bicecek.. Suclu herzaman oldugu gibi 2 Ayyas, chp zihniyeti. Ezani Türkce okumaya kalkanlardir.

      Artik AKP hükümetini suclamayi birakiniz. En büyük suclü Kahraman Türk Milletidir. 2023 istenilen kivama tamamen gelinme tarihidir.

      Sil
  60. Google yönetim kuruluyla görüşüp www.mahfiegilmez.com u kapattıracağım.

    YanıtlaSil
  61. Hocam ekonomiden hiç anlamama rağmen sizin açıklayıcı yazılarınızla bu işi kavradım..
    Teşekkür ederim bilgiler için..

    YanıtlaSil
  62. Hocam bence yazilariniz genis cevrelerce okunup sessizce dikkate aliniyor.Objektiflikten sapmayan dogru tespitlerin en nazikane bir sekilde sunumu halindeki yazilariniz herkes icin guzel bir ornek olusturuyor.Yazilari ve yorumlari okurken bazen kendimi bir univeriste anfisinde gibi hissediyorum.Boyle bir ortami sagliyabildiginiz icin ayrica tesekkur ediyorum.Nacizane benimde bir sualim olacak;acaba?ekonomiyi en dogru olcmenin bizim gibi ulkelerdeki parametresi ne olmalidir? guvenilir bir parametre yoksa dogru sonuclara varmak icin bir dis ekonomik etkilere bagimlilik rasyo degiskeni varmidir?yada ekonomik rakamlara ne kadar itibar edebiliriz?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...