20 Mart 2020 Cuma

Bir Doktorun Mektubu ve Yanıtım

Mektup
‘Sayın hocam selamlar,
Olağanüstü bir durum yaşanıyor, belki birkaç güne kadar başımızı kaşıyacak vaktimiz olmayacak. İçimden geçenleri sizinle paylaşmak ve fikrinizi almak istiyorum.

44 yaşında bu ülkenin yetiştirdiği bir anestezi uzmanıyım. Hayatım çalışarak geçti, bir sürü felaket gördüm ve görev aldım, bunda da üzerime düşen ne varsa yapmaya çalışacağım. Benim 10 yaşında bir oğlum var onun geleceğini düşünmek zorundayım. Sizin fikriniz burada değerli oluyor. En kötüsü olan benim ölümüm üzerinden yürüyelim, çünkü virüse maruz kalma olasılığım diğer insanlara göre çok daha yüksek. Siz bir yazınızda devletlerin iflas etmediğini söylemiştiniz hocam.

Özetle sorum şu: Bu küresel krizde CDS primimiz 500’ün üzerine çıkmışken bu halimizle biz bu krizden çıkmayı başarıp en azından benim oğlumun okuyup bir şeyler olabileceği bir Türkiye’yi görebilecek miyiz? Bu mümkün mü cevaplarsanız çok sevinirim.

Saygılar.
(İsim)’

Yanıtım
‘Sevgili (İsim),
Siz 44 yaşındasınız ben 70. Ben sizden çok daha fazla felaket gördüm. Ama bu korona virüs sanırım en ağırlarından birisi. Benim de torunlarım var. 10 yaşındaki oğlunuzun ve benim torunlarımın geleceğinin çok daha iyi olacağına inanıyorum. Bizim kendimizle ilgili önlem almamız çok daha kolay. Sonuçta evden çıkmayarak tehlikelerin çoğundan korunmuş olabiliyoruz. Doktorların ve sağlık sektöründeki bütün görevlilerin işi çok zor. Benim de doktor yeğenlerim var. Neredeyse günde 18 saat görev başındalar. Kendinize dikkat edin. Çünkü sizler tehlikenin ortasındasınız. Bunun öyle söylendiği kadar kolay olmadığını tahmin edebiliyorum. Ama elden geleni yapın lütfen.

Dünya bugünleri aşacaktır, hiç kuşkum yok. Ama sizlerin, hepimizin en az zararı gördüğü şekliyle aşması çok önemli. Bu salgını ikinci dünya savaşına benzetenler var. İkinci dünya savaşı tam bir yıkım oldu Avrupa için. Ama ertesinde Avrupa bu felaketin içinden yeniden ayağa kalktı ve özellikle savaşın mağlubu olan Almanya adeta bir güneş gibi doğdu. Hiç kuşkum yok insanlık bu derdi de çözecek ve gelecekte bu günler orta çağdaki veba günleri gibi kötü bir anı olarak hatırlanacak. 

Türkiye de çıkacak bu badireden. Ondan da hiç kuşkum yok. Türkiye pek çok badire atlattı geçmişte. Ama bu olayla birlikte pek çok şey değişecek kuşkusuz. Eskilerin bir sözü vardır:  'Her şerde bir hayır vardır'  (her kötülükte bir iyilik vardır) diye. Türkiye, belki bugünlerden dersler çıkarıp yapısal reformlarını yapmaya girişecek ve çocuklarımızın, torunlarımızın bizim çektiğimiz sıkıntıları çekmeyeceği bir geleceği inşa edecek. Bu kötülükten de bir iyilik çıkar umarım.   

Umut her zaman vardır.
Sizin bu zor günlerdeki özverili çabalarınızı unutmayacağız.

Sevgiyle
Mahfi Eğilmez’ 

142 yorum:

  1. Tüm sağlık çalışanlarımıza minnettarız. Bunu herkese hatırlatalım. Saygılarla...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir sağlıkçı olarak ne çalışmaktan nede ölmekten korkuyorum sadece insan hayatını umursamayan siyasetçiler sağlıkla ilgili yapılması gereken önlemleri almayarak orta oyunu oynuyorlar ve benim yoğun bakımda aylarca ugrasarak eve gönderdiği m hastaların ölmesine vesile olucaklar.insanlar kuru ekmekle yaşarlar ama nefes almadan asla hiçbir ekonomik karar insan nefessinden daha önemli değildir.30 yataklı yb doktoru

      Sil
  2. shumpeter: yaratıcı yıkım= her şerdeki o hayrı görmek midir hocam ?

    YanıtlayınSil
  3. Hocam bu aşamada 1 metre mesafe kuralı ve maske takmanın artık zorunlu olması gerek,çünkü taşıyıcıların sadece hapşırma ve öksürüğünden değil konuşurken çıkardıkları zerreciklerden bulaşabiliyor virüs.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. yanlis bilgi. ekonomist hoca da tip uzmaniymis gibi cok dogru demis bir de.

      Sil
    2. Sn. Adsız;

      Doğru olduğunu bir kaç hafta içinde gördük.

      Syg.

      Sil
  4. bu virüslü ortamda işlerini icra etmeye çalışan yada zorunda olan herkese kolay gelsin.ALLAH kolaylık versin.Bana göre daha zoru eli boş eve gitmek. Şimdi iş isteyecek kimsede kalmadı dışarıda.Bazen bunları da düşünmek lazım.

    YanıtlayınSil
  5. Hocam sizce bu ekonomik etki ne zaman tam dibi görebilir? 3-6 ay ? sonrasında da recovery başlayacaktır diye umut ediyoruz. Kendinize lütfen dikkat ediniz. Selamlarımızla...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne zaman dibi göreceğini kestirmek zor ama bunun etkisi uzun sürecek.

      Sil
  6. Başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere eczanelerimiz, süpermarket/bakkal çalışanlarımız ve kargoculara teşekkürü borç biliriz. Sağ olsunlar!

    YanıtlayınSil
  7. Son olaylar bizlere bir kez daha öğretti ki zor olan hastalık ve koşullardan çok insanların bilgisizliği ve tedbirsizliği umarım insanlar biraz daha bilinçli hareket ederlerde bizde bu sıkıntılı dönemleri el birliğiyle çabucak atlatabiliriz

    YanıtlayınSil
  8. Hocam, Değerli sağlık ordusunun ferdini minnet ve saygı ile kucaklar, sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
    Doktorum bilsin ki arkasında 82 milyon var. Onun oğlu da Benim oğlumda bu ay yaldızlı bayrağın altında yaşamaya devam edecektir.iyi ki varlar..

    YanıtlayınSil
  9. Bu zorlu süreçte sağlık çalışanlarını yürekten kutluyor, en kısa sürede güvenli gelecekte sevdikleriyle sağlıkla yaşasınlar, yaşayalım diliyorum.

    YanıtlayınSil
  10. Hocam iyimser kalmaya çalışıyorum ancak, şu durumda bile halal siyasi nüfuzu ile hastasını karantinadan çıkartanlar, belli inanç gruplarının ayrım gözetilerek hasta hasta ülkeye salınması gibi berbat olayları gördükçe daha da karamsarlığa gömülüyor insan, daha önce bahsettiiğiniz ahbap çavuş ekonomisi artık ahbap çavuş savaş ekonomisine dönecek gibi.

    merkez bankasının ihtiyat akçeleri harcanmıştı, bu cds oranları ile yurt dışından kredi bulunulmasıda zor gözüküyor, bu durumda para arzı ve yüksek enflasyon beklentisi oluştu bende? sizce de tek çıkış yolu hiper enflasyon ile yüksek para arzımı piyasaya

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Başka bir yol görünmüyor. Sanırım o nedenle de kaynak açıklayamıyorlar.

      Sil
  11. Anestezi uzmanı kardeşime bu zorlu çalışma koşullarında başarılar ve kolaylıklar dilerim. Toplumun genelinin bu kriz ortamından çıkarabileceği en önemli ders ise yardımın Allah'tan değil kollektif akıl ve bilgiden geleceğini artık anlamaktır. Ancak bu ders alınabilirse, kimsenin kendisi ya da çocuklarının geleceği için endişe etmesine gerek kalmayacağı yeni bir sistem kurulması umudu doğar...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru ama ben yurdun çeşitli yerlerindeki vurdum duymazlığı gördükçe toplumun bu dersi çıkarabileceğini sanmıyorum.

      Sil
    2. Hocam, bence asıl vurdumduymazlık, bilgisizlik, aymazlık ve umursamazlık yöneticilerde. Hala kalkıp millete sabır ve dua tavsiyesinde bulunabiliyorlar. Durumun gerçekte ne olduğunu kimse doğru düzgün anlatmıyor. Twitter'dan muhtemelen size de ulaşmıştır, bir Alman yetkilinin yaptığı son derece basit bir açıklama var: Bu virüs herkese bulaşacak. İnsanların %80'i bulaştığını bile anlamayacak, %15'i grip gibi geçirecek, yaklaşık %5'in ise yoğun bakıma ihtiyacı olacak. Bunlar çok ciddi ve ölümcül bir hastalıkla karşı karşıya olduğumuzu gösteren oranlar değil ama sorun şurada; virüs çok hızlı yayıldığı için yoğun bakıma ihtiyacı olacak o %5'in tümü birden aynı anda yoğun bakımlık olursa dünya üzerinde ne bunlara müdahale edecek yoğun bakım, ne de anestezi uzmanı var. Bu nedenle insanların virüsü almasını önlemeye değil geciktirmeye, yani zaman kazanmaya çalışıyorlar ve bunu da açıkça söylüyorlar.

      İnsanlara durum böylece anlatılsa önlemlere uyum sağlamaları çok daha kolay olur diye düşünüyorum.

      Saygılar...

      Sil
    3. İtibardan tasarruf olmaz diyen zihniyetin nasılda hovarda 3.kuşak mirascı olduğunu bundan daha iyi gösteren bir Allah sopası olabilirmi......

      Sil
  12. Yok kelle paçaymış yok tuzlu suymuş,milyonları rehavete sürüklediler,vebali ağır olacak.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef yönetim bu işi çok hafife aldı başta. İtalya ile İngiltere ile alay ettiler ama bugün biz de aynı durumdayız. Hala işin ciddiyetinin farkında olduğumuzu sanmıyorum. 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı geldi. Halay çeken, asker uğurlayan gençler eve dönünce sokaktan kaptıkları virüsü eve 65 yaş üstü ana baba dede ninelerine taşımayacaklar mı?

      Sil
  13. 'Evrim süreci'nin işlemesine müdahale etmek, kötü sonuçlar doğurmaz mı?

    Eğer insanlar hem aşı geliştirerek hem de ekonomik yardım paketleri hazırlayarak şu an yaşanan problemi çözmeye uğraşıyorlarsa, aslında 'evrim süreci'nin olması gerektiği gibi devam etmesini bozmuyorlar mı?

    Şu an yaşanan probleme vücudu adapte olamayanların ve kuvvetsizlerin hayattan kendi kendine elenmesi, 'evrim süreci' için doğru olan değil mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnsanoğlu eğer her şeyi evrimin gidişine bırakırsa o da bir çeşit kadercilik olur. Kendi bozduğu çevrenin yarattığı virüsleri yine kendisi halletmek zorunda.

      Sil
    2. Yani Mahfi bey; insanları hırs küpü olmaya alıştırarak, iklimi bozarak, inşaat sektörünü köpürterek, natürel olmayan gıda ve ecza anlayışını yayarak, aslında 'evrim süreci'ni kendi davranışlarımızla bozmaya çok zaman önce başladık.

      Şimdiyse, 'ah vah mah...' diyoruz.

      Doğru mu?

      Sil
    3. Hocam hala kapitalizmin çevreye verdiği zararı küçümseyen kapitalistler var netice tam bir distopya olacak.

      Sil
    4. Evrim süreci zaten canlıların çevre faktörlerine bir yolunu bulup adapte olmasıyla gelişiyor
      Nasıl ki alet yapmaya başlamak insan evriminin bir parçasıysa,aşı bulmak da böyle bir parçası olarak düşünülmelidir.

      Sil
    5. Adsız 14:40

      Evrime bu gözle bakarsanız insanoğlu iki ayak üzerine kalkıp ateşi kontrol etmeyi öğrenmenin bedelini şimdi ödüyor da diyebilirsiniz, daha radikal bir yaklaşım olur...

      Sil
    6. Evrim süreci sürekli ileri giden bir süreç değildir,bazen tersine evrimde olur.

      Sil
    7. Mahdut bey 18:57,

      Sanırım (yani 'emin değilim'); geçmişteki insanlar, günümüzdeki insanlara nazaran 'daha az' hırslıydı. Bu; geçmişteki insanları övmek, onların çok masum olduğunu iddia etmek değil elbette.

      Ateşi kontrol etmeyi öğrenen insan, Hiroshima & Nagasaki'ye atom bombası da attı. Neredeeeeen nereye...

      Geçen yüzyıllar içinde (ama özellikle 20. yüzyıl boyunca), nesiller 'hırs küpü olmak' amacıyla yetiştirilmemiş olsaydı; bugün hayatı yaşayış tarzlarımız daha farklı, daya iyimser, daha sakin (ve belki de bilime daha yakın) olabilirdi.

      'İnsan' adlı türün; egosu, bencilliği elbette var (her canlıda olduğu gibi). Vücudumuza, etimize zarar vermeye eğilimli olan her harekete karşı kendimizi savunma mekanizmamız, genetiğimizde mevcut (her canlıda olduğu gibi).

      Burada, 'insan' adlı türde asıl sorun; egomuzun, bencilliğimizin sınırlarını çizmeyi pek istemiyoruz. Sonra, başımıza, koronavirüs gibi problemleri kendi kendimize getiriyoruz.

      'Doğa'nın doğal hâlinde kalmasını sağlamayı pek istemiyoruz. 'Doğa' ile ahenk içinde yaşamayı nesillere öğretmek istemiyoruz, nesilleri 'hırs küpü' olmaları için yetiştiriyoruz, doğaya egemen olmalarını onlara sürekli telkin ediyoruz. Bu hırsla yetiştirilen nesiller; Hiroshima & Nagasaki'ye bomba atıyor, Çernobil faciasını yaratıyor, 2008 mortgage kredilerinin çöküşünü kendi davranışlarıyla başlatıyor, koronavirüs gibi problemlerle uğraşıyor...

      Sanırım (yani 'emin değilim'), egomuzu, bencilliğimizi kontrol altına almayı öğrenemezsek; yaşayacak bir hayat, gezegen, evren bırakmayacağız kendimize (ve diğer türlere)!

      Sil
    8. Evrim böyle bişeyse o zaman bırakalım bebekler de ölsün. Daha babannelerimizin zamanında 4 bebekten 1i ölüyordu. Ya da kalp krizi geçirirseniz çevrenize söyleyin ambulans çağırmasınlar çünkü normalde ölmeliydiniz. Siz olayı çok yanlış anlamışsınız.

      Sil
  14. 20 bin öğretmen atamasına bir şey demiyorum ama özellikle acilde çalışacak sağlık personeli ataması yapılması lazım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Bugün sadece sağlık personeline ve sağlık ekipman ve malzemesine yönelme günü.

      Sil
  15. Sayın Eğilmez, son olaylardan dersler almamız gerekir diye düşünüyorum. Bence bu derslerin önde gelenleri; Dürüst, Saygın ve yeterli Sağlık ordusuna olan ihtiyacımız, Dürüst, Saygın ve yeterli Hukuk ordusuna olan ihtiyacımız, Dürüst, Saygın ve yeterli Yeterli Eğitim ordusuna olan ihtiyacımız, Dürüst, Saygın ve şeffaf yönetimlere, Bakanlıklara olan ihtiyacımız.
    Şimdiye kadar bize empoze edilen Din adamları ordusuna gerek olmadığı, buraya harcanan kaynakların Sağlık, Hukuk, Eğitim alanlarına transfer edilmesi gerekliliğidir. Yani Yönetimin, İktidarın kaynaklarımızı daha gerekli alanlarda kullanmasını halk olarak yakından takip etmemizdir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. İlk ders bilimin tek yol gösterici olduğunu kabul etmek. Onu kabul etsek arkası gelecek.

      Sil
  16. Mahfi Bey, siz bilim insanısınız.

    "İktisat = Kapitalizm"

    "Kapitalizm = İktisat"

    Bu genelleme doğru mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İktisat;sınırlı kaynakların sınırsız ihtiyaçlara göre en faydalı biçimde dağıtılmasını inceleyen bilim dalıdır.
      Kapitalizm ise bir ekonomik sistemin özel kişi veya kurumlar eliyle yürütüldüğü devlet müdahalesinin sınırlandırıldığı ekonomik sistemdir.
      Yanlış bir genelleme olmuş bu yazdığınız.

      Sil
    2. Doğru değil. İktisatın ideolojik bir dayanağı olduğu doğru. Yani eğer sistem kapitalizm ise iktisat onun ideolojisine göre biçimleniyor. Mesela piyasa iktisadı oluyor. Eğer sistem sosyalizm iktisat bu kez onun ideolojisine göre şekillenip planlama iktisadı oluyor.

      Sil
  17. II. Dünya savaşı çok sayıda insanın ölümüne neden oldu.Yaşlı genç demeden,eğitimli eğitimsiz demeden binlerce insan öldü.
    Bugün karşılaştığımız salgın ise yaşlı genç diyor!
    Eğitimli eğitimsiz de diyor!
    Diyanetin açıklamasını dinsizlik diye nitelendirip camilere koşanlar,
    bize bir şey olmazcılar,
    ne gelirse Allah'tan gelirciler...

    Yani az buçuk kafası çalışan insan,salgın ortamında hâla dışarıda zorunlu olmadıkça gezmemesi gerektiğini bilir.
    Hal böyleyken bu salgın sonrasında eğitimsiz olanlar ve yaşlılar topun ağzında gibi duruyor.
    İşin diğer yönü ise işleri gereği bu insanlarla aynı ortamda bulunmak zorunda olan eğitimli yaşlılar da aynı risk grubunda. Hülasa bu salgın bizlere birden çok ders veriyor.
    Bunlar;
    -Temizlik nedir ve nasıl yapılmalıdır?
    -Yöneticilerin direktifleri nedir ve nasıl uyulmalıdır?
    -Din/mezhep/hurafeler vs. gibi konularda doğruluğu araştırılmadan yayılan ve cehaleti tetikleyen bilgilerin kaynağı!
    -Eğitim ve öğretimin önemi
    -Tarımın önemi (Önümüzdeki 1 yılda daha iyi anlaşılacak)
    -Tasarrufların önemi
    -Yapısal reformların önemi (Yapılacağına dair hâla şüpheliyim)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız Atakan ama bu dersleri hep biz çıkarıyoruz. Toplumun büyük bir bölümü bu dersleri çıkarmıyor tam tersine hurafelere daha çok sarılıyor.

      Sil
    2. Evde kalın söylemi bir orta üst sınıf çağrısıdır. Evde kalırsa aç kalacak geniş halk kesimlerine gıda, iş ve barınma konularında garantiler. verilmelidir. O garantiler verilsin evde kalın çağrısı çok daha büyük karşılık bulur.

      Sil
  18. Merhabalar Mahfi Hocam,
    Sağlık çalışanları bütün gün tehlikenin göbeğindeler ve çok büyük fedakarlıklar yapıyorlar. Ama işin daha da kötüsü günün sonunda işleri bitip ailerinin yanlarına dönmek durumunda olmaları. Yani onların içinde bulunduğu risk ortamının içine bütün ev halkı da dahil olmak durumunda. Acaba hem sağlık çalışanlarının içini rahatlatmak için hem de virüsün yayılmasını önlemiş olmak için onlara bu süreci atlatana kadar izole ve steril bir ortam ayarlanmalı mıdır? Görüşlerize önem verdiğimi belirtmek ve bu konuyla alakalı görüşlerinizi almak isterim.
    Saygılar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İtalya lüks otel âyarladi kalabilecekleri

      Sil
    2. Bu dediğinizde çok haklısınız. İsteyen sağlık görevlileri için böyle bir düzenleme yapılabilir. An itibarıyla oteller boş. Devlet buraları (asgari bir bedel ödemek kaydıyla) kullanabilir.

      Sil
    3. Hocam aynı hastanede çalıştıkları halde temizlik, hastabakıcı , güvenlik vb bölüm çalışanları gerekli ilgi ve önemi görmüyor gibi geliyor..hastanelerde sadece doktor ve hemşire kadar diğer personelde var. hatta temizlik personeli bazı doktor ve hemşire ye nazaran daha çok fazla hasta ile temasta olabiliyor...çoğu taşeron firmada çalışan bu bölümlerde çalışanlarda gereken maddi ve manevi desteği hak ediyorlar kanımca

      Sil
  19. Doktorlar ve Öğretmenler dünyanın en kutsal iki mesleğini yapan insanlar.

    Görev başında şehit edilmiş bir doktor hocamızın 18 yıl önce virüsler hakkında öğrettikleri.
    O zaman SARS virüsü ortaya çıkmış, Afganistan'da görev yaptığımız için bizi de bilgilendirmişlerdi.
    Corona için de benzeri olacaktır, onun söylemleri ve benim bulduklarım ile;

    - Virüslerde kendilerini mutasyon ile bu dünyaya adapte ederler.

    - İlk çıktıklarında ölümcül olabilirler, mutasyona uğradıkça insan vücuduna adapte olmaya başlarlar.

    - Kendinizi koruyucu tüm önlemlerinizi alın, temizliğe dikkat edin, diğer insanlar ile sürekli mesefeli durun, sağlıklı beslenin.

    - Mümkün oldukça virüsü geç almaya çalışın, özellikle insanlara yeni bulaştıkları zamanlarda ölümcül olurlar, mutasyon ile onlarda insan vücuduna alışırlar, insana alışmış haline gelene kadar zaman kazanın.

    - Zamanla bilim insanları bağışıklığı güçlendirecek aşıları çıkarmaya başlayacaklardır. Aşı çıkana kadar geçen sürede yakalanmamaya dikkat edin. TV'de sağlık bakanlıkları aşısı bulundu diyene kadar uzmanların söyledikleri şekilde dikkat edin.

    - Bağışıklık güçlendiren vitaminler ve destekler alın.

    YanıtlayınSil
  20. Elinize, yüreğinize sağlık hocam.

    YanıtlayınSil
  21. Küresel salgına tavsiye kararlarıyla önlem almaya çalışırsanız sonunda sağlık sisteminin çökmesini engelleyemezsiniz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef Türkiye bu işin ciddiyetini hala anlayamadı. Yönetim işi bilim dışı olarak ele alınca ahali de pikniğe devam etti doğal olarak.

      Sil
  22. Mahfi bey

    'Komplo teorilerine inanmıyorum.' diyorsunuz ya. İnanmadıklarınızın hepsi gerçek çıkarsa ne cevap vereceksiniz çok merak ediyorum açıkçası...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hangisi gerçek çıkacak?
      3 tane sıralar mısınız?

      Sil
    2. Komplo teorileri hiçbir zaman gerçek çıkmaz. Her ne olursa olsun bir şeylere inanmaya formatlanmış beyinler bunlarla oyalanırken gerçek komplolar arka planda yürütülür. Zaten komplo teorilerinin piyasaya sürülmelerinin ve en popüler olduğu görülenlerin belli aralıklarla gündeme getirilmelerinin temel amacı budur.

      Sil
    3. Gerçek çıkarsa ben de görüşümü değiştiririm. Çünkü gerçekler karşısında teorinizi savunursanız komik duruma düşersiniz. Ama komplo teorilerinin gerçek çıkma olasılığı görünmüyor.

      Sil
  23. Mahfi Bey, acaba şu zor günlerde belkide canlarını ortaya koyarak olağanüstü çalışmalar sergileyen tüm sağlık çalışanlarımızın moral ve motivasyonunu en üst seviyelerde tutabilmek için alkışla birlikte sosyo- ekonomik anlamda bir düzenleme yapılabilir mi sizce?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Alkış ok ama maaşlarını ve özlük haklarını artırsınlar. Çalışma koşullarını düzenlesinler.

      Sil
    2. Birçok şey yapılabilir. Maddi imkanları düzeltilebilir. Sağlık görevlilerine saldıranlara daha ağır cezalar öngörülebilir. Sayı arttırılıp daha uygar çalışma saatleri düzenlenebilir.

      Sil
    3. Sağlık görevlilerine fiziksel şiddet uygulayanlara 1 yıl hapis verilmeli.

      Sil
  24. Sistemik çöküş geliyor.

    YanıtlayınSil
  25. Saygıdeğer Mahfi Bey,
    Kaleminize, yüreğinize sağlık. Siz ve bu doktor gibi aklı hür, vicdanı hür, gönlü geniş, güzel insanlarımız sayesinde geleceğe ilişkin kaybolmaya başlayan ümitlerimiz yeşeriyor yeniden. Güzelim ülkemizin harika insanları aklını başına alır umarım. Son zamanlarda yıktığımız değerleri yeniden ve daha güzel inşa ederiz.
    Sağlıcakla kalın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Umarım dilekleriniz gerçek olur Alp bey. Emin olun bunlar çok da zor şeyler değil. Sadece iki şey gerekli: (1) Gerçekleri kabul etmek ve şeffaf olmak, (2) Bilim ne diyorsa onu yapmak. Hepsi bu. Ve bu her alanda geçerli.

      Sil
    2. Hangi Bilim? O kadar basit değil bence.

      Sil
    3. iNGİLTERE VE İTALYA ile aynı durumda mıyız? Bir son verilere bakmanınızı tavsiye ederim.

      Sil
  26. Umut hep vardır,olmalı,türümüz,sapiens,kendi kendini yoketmez ise,umarım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet umut hep var ve türümüz çok uğraşsa da kendini yok edemedi şimdiye kadar.

      Sil
  27. Bu ülkenin krizlerle filan bir anda değişmesi mümkün değil. Çünkü yıllardır iş bilmeyen insani yönleri körelmiş beceriksiz kişilere koltuklar hediye edildi ve bunu değiştirmek hiç kolay değil.
    Benim eşim saygın bir üniversite hastanesinin acil servisinde doktor ve bu salgın ortamında dahi hastalara maskeyle yaklaşmasını kötü göründüğü için engelleniyor başındaki amirler tarafından. Bu belki çok basit bir örnek daha onlarcasını verebilirim hatta birçoğumuz verebiliriz ancak insan hayatının hiç değerinin olmadığı böyle bir ülkede çocuklarımızın güzel güneşli günler göreceği düşüncesi malesef çok umut vermiyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben böyle sıkıntılı, çözümsüz gibi görünen zamanlarda Nutuk'un giriş bölümünü okurum. "1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım." diye başlayan bölümü. O dönemin çöküntüsünü, çıkmazlarını, koşulların ağırlığını okuyunca Mustafa Kemal'i düşünürüm. Sonra kendi kendime "Umut her zaman vardır" derim.

      Sil
  28. Hocam CSD 5 YILLIK 582 olmuş dün. Türkiye CDS rahip olyındaki en yüksek değerlere ulaşmış. Ekonomik aktivite bozuluyor. Borç çevirmek zorlasacak bu durumda borç geri odemesinden kaynaklı yeni bir kur şoku yaşayabilir miyiz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu işi sadece kur şoklarıyla atlatsak iyi. Bu işin daha ötesi var.Virüsün zamanı uzadıkça bizim zamanımız kısalıyor.

      Sil
    2. Türkiye, yapısal reformların yerine tam tersini yaparak bugünlere geldi. Ne yazık ki bu krizden bilim dışı, demokrasi dışı, hukuk dışı çıkış yok. Demokrasi ve hukukun bu ortamla ne ilgisi var derseniz çok ilgisi var derim. Çünkü yapılan hatalar, yanlışlar doğru dürüst tartışılamıyor. Sorunların bir kişinin çözüm iradesine bırakıldığı bir toplumda sorunlar çözülemez.

      Sil
  29. Merhaba hocam özel sektör tahvillerinin durumu ne olacak? Pek çok yatırım fonu dahil bu kıymetleri bünyesinde barındırıyor. Türk özel sektörünün durumu hiç parlak değil. Özel sektör tahvillerinin batma riski var mı? Bu dönemde paramızı nerede tutalım vadeli mevduat mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu tür zamanlarda her şeyin batma riski vardır. Buna karşılık mesela aşı bulunursa bu kez ralli yapma olasılığı da vardır. Ben yatırım tavsiyesi vermiyorum ama eğer siz çok büyük risk görüyorsanız (ki haksızsınız diyemem) vadeli mevduat en doğrusudur.

      Sil
  30. Turkiye'de marketlerinde un tükenince , glutensiz unlara saldrmışlar. Yapmayın, siz her şeyi yersiniz ama çölyak hastaları yiyemeyebilir!

    YanıtlayınSil
  31. Kerem İNANIR21 Mart 2020 14:33

    Benim gibi, çocukları için geleceği merak eden bir babanın haklı merakı ve umudu. Umut hep var, gelecek daha iyi olur mu ?
    Umarım 😕
    Özellikle çocuklarımız için :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hepimizin aynı endişeleri var. Bu sorunuzu doğru yanıtlayabilmem için benim de size bazı sorular sormam gerekiyor: Sizce Türkiye bu olaydan ders çıkarım bilime döner mi? Gerçekleri saklamak yerine ortaya koyar mı? Şeffaf olmaya yönelir mi? Eğer bu sorulara yanıtımız evet ise o zaman gelecek için umut var demektir.

      Sil
    2. Benim cevaplarım hayır. Umudum 20li yaşlardaki dünya ile entegre gençlerde. Görürsek belki 10-15 sene içinde cevaplarım değişir tabi bu gençlerin en parlakları ülkeyi terk etmezse...

      Sil
  32. Mahfi bey, şu an güvenilir kaynak, makalale, araştırma raporu bulamadığım için size soruyorum. Çünkü siz muhtemelen daha derin araştırmalar yapıyorsunuzdur.

    Koronavirüs meselesi sağlık yönünden %100'e yakın çözülmeye, tedaviler işe yaramaya başladığında, hayat normale dönmeye başladığında; gelecek yıllarda insanların bu tür virüse bağışıklık kazanması için, herkesin aşı yaptırması hükümetlerce şart koşulur mu?

    Yani, kızamık aşısı gibi okullarda uygulanan aşıya ek, koronavirüs aşısı da zorunlu hale gelebilir mi?

    Siz şu an bu konuda makalelere ulaşabiliyor musunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef bu konuda bilgim yok ama tahminim var. Korona virüsün sürekli mutasyona uğradığı ve bulunacak aşının bir sonraki tipi etkilemeyebileceği anlatılıyor. Yani bu da grip aşısı gibi olacak. Grip aşısı biliyorsunuz eskiye yararlı, yeni formlara değil. Bu durumda bu aşının zorunlu olması söz konusu olmayabilir.

      Sil
    2. Hiçbir zaman %100 etkili tedavi olmayacak...

      Sil
    3. Gripin ileri seviyesi zatureedir. Zaten doktorlarda grip zature baslangicina cevirdigi andan itibaren antibiyotik tedavisi ve balgam sokturucu tedaviye baslar. Normalde gripte antibiyotik asla ve kattiyen kullanilmaz standart grip ve soguk alginligi ilaclari kullanilir.Zaten bu asamada antibiyotik ilaclari kullanilmadigi gibi balgam sokturucu ilaclarin da kullanilmasi gripal soguk alginligi ilaclariyla kullanilirsa birbirni indibitor eder. Yani 0a 0dir elde kalan. Bu baglamda grip zatureye cevirmeye basladigi anda antibiyotik tedavisi ve balgam sokturucu verilir.
      Her yil yapilan Mevsimlik grip asisinin yaninda 5 yilda bir zaturee asisi yapilmasi grip asisi eger koruyamazsa olasi bir gripte gribin bu turden kompikasyonlara zatureeye meyletmesine engel olur

      Sil
    4. Bu hastaligin tedavisi, ya da olum ihtimalinin azalmasinin yolu hastalarla ilgilenebilmekten geciyor. Bugun hasta sayisi yuksek oldugu icin Italya’da hastalarin yogun bakimda diger kronik rahatsizliklarini muhtemelen goze alan tedaviler uygulanamiyor ve hastalar kaybediliyor.

      Eger doktorlarin hastalara vakit ayirip takip edebilecegi bir ortam olursa hem yapilan tedavilerin basari orani ortaya cikar hem de olum sayisi azalir. Bunun icin de hastalarin top yekun degil zamana yayilacak sekilde saglik kuruluslarina gelmesi gerekiyor.

      Er gec hasta olacagiz belki ama eger yeterli zaman olursa vucudumuzun virusu yenebilmesi icin gerekli sureyi doktorlar saglayabilir. Yeter ki hastalar yigilmasin.

      Unutmayin domuz gribinde de ilk aciklanan olum oranlari yuksekti, zamanla oranlar dustu. Ne kadar gec hasta olursaniz o kadar iyi, o yuzden evde kalin, elinizi yikayin, sosyal mesafelenmeyi arttirin.

      Sil
  33. Böyle güzel bir soruya böyle güzel bir cevap. Saygı ve hürmetle

    YanıtlayınSil
  34. Mahfi bey, siyasete girmek istemediğinizi defalarca, ısrarla söylüyorsunuz.

    Ama unutmayınız ki, ülke daha da kötüye giderse siz de siyasete girip ekonomiyi düzeltmek zorunda kalabilirsiniz. Hani emekli doktorları göreve çağırıyorlar ya, onun gibi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben bulunduğum yerden her türlü görüşümü siyasetçi, iş insanı, öğrenci, meraklı yurttaş, meraksız yurttaş herkesle olabildiğince paylaşıyorum. Bilimin, gerçekleri kabul etmenin, demokrasinin, hukukun egemen kılındığı bir ortamda hiç kimseye ihtiyaç duyulmaz, işler hızla düzelmeye başlar.

      Sil
  35. Benim de yaşım 45 bu yaşıma kadar Türkiye'nin bir olaydan ders çıkarıp, yapısal reform yaptığına şahit olmadım. Muhtemelen hocam sizde şahit olmamışsınızdır. Almanya savaştan güneş gibi çıktı evet doğru ama tahrip olan fiziksel alt yapılarıydı. Kültürleri ve bilgileri, savaştan sağ olarak çıktı.
    Yaptığı hatalarından ders almayan bir milletin nasıl kültürü ve bilgi birikimi olabilir ki?
    Maalesef kültür dediğimiz kavram da yalnız diploma edinilmiyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2001 krizi sonrası Türkiye o batıştan ders çıkarıp bankacılık sektörünü reforme etti. Yani hatalarından ders çıkardı. Ayrıca kamu kesimine mali disiplin de getirdi. Gerçi bunları siyasetçilerinin iradesiyle değil IMF zoruyla yaptı ama yaptı.

      Sil
    2. Şu an o reformların çok çok büyük kısmı çöp oldu.

      Sil
  36. Sayın Mahfi bey tanıdığım bir ekonomiste asgarî ücret çok düşük demiştim o da cevaben " asgarî ücret yükseltmekle maaşlar artmaz rekabet gücümüzü kaybederiz ve insanları kayıt dışı ekonomiye yollamak zorunda kalırız"d ben bunu anlayamadım açıklayabilir misiniz ? Ekonomiden pek anlamam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Herhalde şunu demek istemiş: Asgari ücret artarsa birçok iş yeri kazancını kaybeder ve işçi çıkarır ya da kaçak işçiyi ucuza çalıştırır. Çünkü açık bir ekonomide ürettiğimiz malı dünya fiyatlarıyla rekabet edebilecek fiyata satmamız lazım. Aksi takdirde satamayız. Özellikle uzak doğru ülkelerinin düşük ücrete dayalı üretimiyle rekabet edemeyiz.

      Sil
  37. Hocam, eğer evden çıkamıyorsanız, acil ihtiyaçlarınızı ben alabilirim.

    Parayı dert etmeyiniz lütfen. Kitaplarınızın birkaçını imzalayıp vermeniz yeterli.

    YanıtlayınSil
  38. Mahfi Hocam Merhaba;

    Bir iktisadi ve idari bilimler fakültesi ekonometri bölümü 2.sınıf öğrencisiyim. Çok değerli vaktinizden çalmadan sizden naçizane tavsiyeler almak isterim. Kendimi ekonomi,finans ve iktisat alanında geliştirmek istiyorum. Bir ekonometri öğrencisine verebileceğiniz önemli tavsiyeler nelerdir. Kendime nasıl bir yol çizmeliyim ? Çizdiğim bu yolda ilerlemem nasıl olmalı?
    (Kitaplarınızın ve Yazılarınızın sıkı takipçisiyim )

    Şimdiden çok teşekkür ederim hocam :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Emre, ekonometrinin yanında ekonomi, maliye, hukuk ve muhasebe bilgini geliştirmeye çalış. Bol okuma yap bu alanlarda. Okulu bitirdiğinde bu alanların hepsinden sınavlara gireceksin bunlara hazır ol.

      Sil
  39. Sayın hocam, size yazan doktorumuzun oğlu için duyduğu endişeyi, biz de aynı şekilde Ankara'nın çok yoğun bir hastanesinde anestezi asistanı olan oğlumuz için duyuyoruz. O kadar uzun süreli mesailer yapıyorlar ki, hem virüsten hem de yorgunluktan bağışıklıkları azalacak diye çok korkuyoruz. Eve gelebildiği zamanlarda da, kendisinin enfekte olmuş olabileceğini söyleyerek bize bulaştırabileceği endişesiyle odasında izole ediyor kendini. O bizim için kaygı duyarken, biz onun için kaygı duyuyoruz. Bu felaket paradoksun hemen bitmesi dileğiyle size teşekkürlerimi sunuyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Aslında doktorlar ve bütün sağlık personeli her zaman bu tür risklerin altında çalışıyorlar ama bu seferki çok daha ağır. Ne yazık ki bu işi yönetim baştan çok hafife aldı. Bir ay önce sokağa çıkma yasağı konsaydı bugün bambaşka bir yerde olacaktık. Bilim çok önemli bir yol gösterici. Oradan koptunuz mu olay kötüleşiyor. Umarım bu faciayı en az zararla atlatırız.

      Sil
    2. Termal kameraların sadece ileri seviye hastalarda ise yaradığını anlamış olduk. Yani taşıyıcılar yada yeni (ilk beş günü) enfekte olanlar toplumun içerisine salındı. Ayrıca evde izolasyon denetlenmedigi için işe yaramadı...

      Sil
  40. Hocam,tüm felaketler bazıları için bulunmaz fırsat ortamıdır. Çoğumuza gayri-ahlaki gelen bu durum her zaman fırsatçıların elini ovuşturur. En çarpıcısı ise;

    Sahte ürün piyasaya süren mi dersiniz, karaborsacılar mı dersiniz bunlar toplumun yüz karalarıdır. Aslında artık bu tarz toplum sağlığını bile bile tehlikeye atan insanların Sağlık Teröristi olarak yargılanması gerekmez mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevmediğimiz herkese ve her uygulamaya terör deme alışkanlığı bu iktidar ile geldi. Bari biz sürdürmeyelim.

      Sil
  41. Zaturee asisi+Verem Asisi+Mevsimlik Grip Asisi+Sitma asisi
    bana yapilsin 15 gun sonra Vuhandayim!

    Bu hastalik cigerlere yapisip zatureeye ceviriyor.Suana kadar Sitma icin kullanilan ilaclar antikorlar etkili oldugu soyleniyor. Zatureeye ceviren sey vereme de meyil edebilir bildigim kadariyla zaturee veremi de tetiklemesi soz konusudur.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Adsız 14:05

      Lütfen özellikle şu dönemde tıbbi konularda bilir-bilmez yorumlar yapmayalım. Bunu kendim de dahil enfeksiyon hastalıkları-viroloji uzmanı olmayan tüm hekimleri işin içine katarak söylüyorum. Bu virüsü -ben dahil- pek çok hekim başlangıçta hafife aldık, semptomların vakaların çoğunda nezle-grip benzeri özellikler taşıması, ölüm oranlarının çok yüksek olmaması gibi bir takım nedenlerle küçümsedik ve yaratılan paniğe anlam veremedik. İşin kötüsü, bu fikirlerimizi çevremizle de paylaşıp yanlış yönlendirmelerde bulunduk. Medyatik bir takım meslektaşlarımız ise bu konularda çok daha sorumsuz davranarak vardıkları hatalı sonuçları medya aracılığı ile kitlelerle paylaştılar. Bugün eğer gerekli önlemlere toplum yeteri kadar uyum sağlamıyorsa bunda bizlerin de sorumluluğu var. Uzmanlığı enfeksiyon hastalığı olmayan hekimler bile bu işte böyle yanılabiliyorlarsa hekim olmayanlar lütfen değerli fikirlerini kendilerine saklasınlar, kimseyi yanlış yönlendirmesinler ya da temelsiz bir takım korkulara sevk etmesinler.

      Bu hastalığın başlangıçta yeteri kadar ciddiye alınmamasında temel etken, daha önce salgın yapan ve bu virüse çok benzeyen özellikler taşıyan corona virüsler SARS ve MERS ile oluşan epidemilerde ölüm oranlarının daha yüksek olmasına rağmen vaka sayılarının sınırlı kalması (SARS'ta 8000 civarı, MERS'te 400 küsur) yani virüsün insandan insana bulaşma oranlarının çok düşük olması ve bir süre sonra da insanlarda hiç hastalık yapmamaya başlamaları, kendiliklerinden ortadan kaybolmaları oldu. Herkes bu virüste de benzer bir durum olacağını düşündü ama öyle olmadı, virüs hızla yayılmaya başladı ve çok kısa sayılabilecek bir sürede pandemiye dönüştü.

      Bu virüs tamamen kendine has bir takım özellikler taşıyor ve çok hızlı bulaşıyor. Bir hasta ortalama 2,6-4 kişiye bulaştırabiliyor, bu bulaş logaritmik artışla kısa sürede 35 bin kişiye ulaşabiliyor. Bu nedenle bir süre kimseyle temasta bulunmamak, virüsün yayılma hızını düşürmek açısından çok önemli. Çin bu sayede ilk ataktan kurtuldu, İtalya ise sürünüyor. Bu virüsle hastalananların bağışıklık kazanıp kazanmadıkları bile tam olarak bilinmiyor, yani tamamen bilinmezliklerle karşı karşıyayız. Bütün bu bilinmezlikler içinde en çok şeyi bilen enfeksiyon hastalıkları uzmanlarını dikkatle dinlemeli, onlar ne diyorsa onu yapmalı ve kendi değerli fikirlerimizi kendimize saklamalıyız diye düşünüyorum. Araştırmacılar harıl harıl çözüm geliştirmeye çalırlarken onlara zaman kazandırmak, hastaneleri, sağlık çalışanlarını ve yoğun bakım ünitelerini olabildiğince çalışabilir durumda tutmak istiyorsak toplum olarak yapabileceğimiz tek şey evimizde oturmak ve uzmanları dinleyerek önerilerini uygulamak...

      Sil
  42. Çok Değerli Mahfi Hocam, basit bir düşünce sistemiyle, insanların ve şirketlerin yakın zamanda fix ödemelerini gerçekleştirmeleri için nakit ve TL'ye geçmek zorunda kalacağını, bununda dövizi düşerebileceğini düşünüyorum. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir? Çoğu mevduat TLye dönmek zorunda kalacak bu da dövizi etkilemez mi? Selamlarımla, ellerinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda bir yorumunuz olur mu hocam?

      Sil
    2. Peki bu sırada Tcmb piyasaya TL pompalarsa (ki öyle olacak) ? TL pompalarsak bu dediğinizin gerçekleşmez.

      Sil
    3. 09:17 TCMB TL pompalarsa enflasyonda bize pompalayacak

      Sil
  43. Mahfi bey, Koronayı virüs, sadece salgın hastalık veya geçici bir felaket olarak görmeniz şaşırtıcı. Tabii ki bunlar doğru ama çok eksik bir analiz olmuş. Kapitalizmin yeni bir evreye girmesinin bir başlangıcıdır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir önceki yazıma bakınız.

      Sil
    2. Bir önceki yazınızı okudum.Elinize sağlık''Kökten çözülmesini sağlayacak aşının bulunmasıyla yaşam normale dönecek'' diyorsunuz. Ben ise şöyle düşünüyorum. Yaşamımız hiç bir zaman bu salgından önceki haliyle aynı olmayacak bir çok alışkanlıklarımız,sosyal hayatımız kökten değişecek. En önemlisi ekonomide artık her şey çok farklı olacak.

      Sil
  44. Sayın Eğilmez'e ve sitenin ziyaretçilerine tavsiyeler:

    Prof. Dr. Refet Gürkaynak (Bilkent Üniv. İktisat bölümü öğretim görevlisi) ilk "on-line" dersini YouTube kanalında yayınladı:

    27 dk, İngilizce "Economics Econ 102 Online Introduction Meeting":
    https://www.youtube.com/watch?v=9rAQA671F-8

    Prof. Dr. Öner Günçavdı ve Prof. Dr. Haluk Levent; koronavirüsün hayatın her yönüne yaptığı devasa etkiye ek, özellikle insanların iktisadi davranışlarına kısa ve orta vadede nasıl yansıyacağı ile ilgili yaptığı analizleri öğrenmek için:

    45 dk, Türkçe: https://www.youtube.com/watch?v=D60cOFp6JO4

    Milli Eğitim Bakanlığı'nın himayesi altında eğitim veren bütün okulların (özel okullar dahil), öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve ülkenin teknolojik altyapısının, "uzaktan eğitim uygulamaları"na yeterli olup-olmadığı, mevcut teknolojik altyapı ile (internet erişimi & hızı, tabletler ve bilgisayarlar) en verimli "uzaktan" eğitimin nasıl yapılabileceği ile ilgili video. Prof. Dr. Erhan Erkut:

    30 dk, Türkçe: https://www.youtube.com/watch?v=zoNPyxiQ5IY

    YanıtlayınSil
  45. Kahraman Turk ordusu, viruse karsi sokaga inmeli

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hocam burada ne demek istediniz.

      Sil
    2. İroni yapmış sayın 23:58

      Sil
    3. Bence ironisi bile yapılmamalı. Mahfi bey gibi itidalli, on numara usluplu yazılar yazabilen, söylemek istediklerini, doğruları, kırmadan dökmeden çok güzel ifade edebilen bir değerimize şahsen yakıştıramadım. Zira kendisini 4-5 yıldır takip ederim. İroni yaptığını dusunsemde sormak istedim. Zira bundan dahi nemalanmak isteyenler çıkabilir...

      Sil
    4. Yani kahraman Türk ordusu virüse karşı ne yapabilir? Onu vurguladım. Tam tersine herkes evine girmeli kimse de sokağa filan çıkmamalı.

      Sil
  46. Mahfi bey biz okuyucularınız olarak üzülmeyelim diye söylemediğiniz komplikasyon ve hastalığınız var mı? Tansiyon sorunu, kalp yetmezliği, kolestrol yüksekliği gibi? (Korona değilsiniz zaten.)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim, ben iyiyim, hiçbir rahatsızlığım yok. İlginiz için teşekkür ederim. Umarım siler de iyisinizdir. Ben evde olduğum için koronadan da nispeten uzağım. Sizler dışarıda kendinize dikkat edin.

      Sil
  47. Mahfi Bey
    Sizi seviyoruz

    YanıtlayınSil
  48. Mahfi bey

    Hem küresel ekonomide hem Türkiye ekonomisinde, virüsün etkisi devam ediyor olsa da, ilk hasar tespit raporları yayınlanmaya başladı mı? (Elbette bu raporlar sık sık güncellenir.)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tahminler dışında henüz gerçek verilerin yayınlandığını görmedim.

      Sil
  49. Hocam her şey güzel haklısınız bugünler muhakkak geçer, ama cidden insanların bilinçsizliği bazen burası Türkiye dedirtiyor. Daha dün Bebek sahili dolup taşıyordu ve daha dün herkes mangal yakıyordu. Ben devleti geçtim ama bizim milletimiz iyi, hoş ama cidden boş. Gençler evden çıkmıyor ama asıl evden çıkmaması gereken herkes evde durmuyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bunun nedeni biraz da işin baştan sıkı tutulmaması. İlk açıklamaları hatırlayın bizde sorun yokmuş da yurt dışından gelenlerden geliyormuş gibi anlatıldı. İtalya ile İngiltere ile alay edildi. Hala ediliyor. Bizim her türlü önlemi aldığımız, Avrupalıların nal topladığı anlatıldı. Sokaktaki insan bunlara inandı. Oysa bizde az vaka görülmesinin nedeni az test yapılmasından kaynaklanıyordu. Test sayısı arttıkça olay da artmaya başladı. Hala ciddiye almış değil hükümet bence. Halk da oradan gelen havaya göre bu işi ciddiye almıyor. Bir de insanlar öyle bir havaya sokuldu ki bu olaydan ölen şehit sayılacak ve cennete gidecek gibi bir hava doğdu. Bunlar inanılmayacak kadar yanlış yaklaşımlardı. Şimdi evden çıkmayın dense de insanları tutmak mümkün olmuyor.

      Sil
    2. 21 mart yapılan testlerde pozitif çıkma oranı %9,4
      20 mart yapılan testlerde pozitif çıkma oranı %8,5
      19 mart yapılan testlerde pozitif çıkma oranı %8,5
      22 Mart'ta ise o güne kadar yapılan toplam testler verilmiş buna göre pozitif çıkma oranı toplam da %6,1 ancak daha önceki açıklamara göre pazar günü yapılan testlerde(yaklaşık 1760test yapılmış) yaklaşık pozitif çıkma oranı %16,5 bu durumda her geçen gün daha zor olacak. Tepe noktaya gelene kadar.

      Sil
  50. Hocam size bir soru da sormak istiyorum; her ülke milyar dolarlarca para ayırdı bu virüs sebebiyle ve Türkiye'de 100 Milyar TL ayırdı şimdilik. Bu milyarlarca doların ülkelere ve küresel çapta dünyaya ne gibi getirisi olur? 100 Milyar TL'nin ekonomiye etkisi hakkında ne söyleyebilirsiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Süleyman bey bu işin getirisi olmaz. Bu işin götürüsü inanılmayacak boyutlarda olacak. Bütün ekonomiler küçülecek. Bu ayrılan paraların harcanacağı yerler gıda sektörüyle sınırlı kalacak büyük ölçüde. Onun dışındaki sektörlerde ciddi çöküşler yaşanacak. Gıda sektöründe de sıkıntı büyük. Orada da restoranlar, kafeler, fast food satıcıları kapalı. Bunlar çalışanlarının ücretini bir süre sonra ödeyemeyip işten çıkaracaklar. İşsizlik artacak. İşsizlik artınca talep düşecek, ekonomiler durma noktasına gelecek. Maalesef iyimser olmayı gerektirecek hiçbir şey yok şu anda. Tek çözüm aşının veya tedavinin bir an önce bulunmasında. O bulunursa bu facia nispeten daha az hasarla atlatılabilir.

      Sil
    2. Özür diliyorum getirisi değil faturası demem gerekiyordu.

      Sil
  51. İzolasyon günlerine özel, 2 saatlik bir video çekip YouTube'da yayınlamanız mümkün mü Mahfi bey?

    Virüsün etkisi azaldığında yine rutininize dönebilirsiniz. Ama en azından şu izolasyon günlerinde, olur mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İzninizle ben o işlere girmeyeceğim. Yazmaya devam.

      Sil
  52. IMFnin derhal sosyalist ekonomiye gecme uzerine ulke masa sefleri niyet mektubu yazmasi gerekiyor.
    IMF Turkiye masasi sefi Turkiyenin sosyalizme gecmesi icin AKPye niyet mektubu ve kapsamli bir plan sunmasi lazim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. IMF, esasen sosyalist ekonomiye geçişi önlemek üzere kurulmuş bir kurumdur.

      Sil
    2. Ya IMF'yi hayır kurumu sanıyorsunuz ya da sadece eğlenmek ve ironi yapmak için yazdınız. IMF kurumu öncelikle ABD'nin ve kısmen Batı Avrupa'nın küresel hegemonyasını sürdürmeyi amaçlayan bir fondur. Bu hegemonyanın sürmesi için ne gerekiyorsa onu önerir. Bunun sosyalizm olmadığı kesin. Bu hegemonyanın sürdürülebilmesi için bu aşamada küresel şirketlere dizgin vurulması ve işçi sınıfına biraz daha hak verilmesi gerekiyor gibi. Bunu önerebilirler.

      Sil
    3. AKPyle devrime ve sosyalizme :)))

      Sil
  53. İnsanın umudu hayranlık duyulacak bir özellik. En kötüyü yaşarken bile, yeni başlamış bir yıkımın, sonunun geleceğini düşünmek ve sonrası için plan yapmak takdir edilmesi gereken bir insan özelliği. İnsanların çok azı durumun farkında, pek çoğu ise görmek, duymak ve kabullenmek istemiyor. Kadercilik ile bütün takdir Allaha havale edilip, cezasına razı olabilecek milyonlarca insan var. Bugün rakamlar küçük ve gözardı ediliyor fakat yarın arttığında herkes kaderine razı olsun. Herkesi özgür bırakalım diyorum, bireysel korunalım. umut, son insan kalana kadar hayatta kalabilir.

    YanıtlayınSil
  54. Hocam Merhabalar,

    Yazınızda Almanya'nın 2.Dünya Savaşından sonraki doğuşuna atıfta bulunmuşsunuz , bu durum merakım olan bir konudur. Bu merakımı gidermem adına önerebileceğiniz yayınlar var mıdır.
    teşekkür ederim , sağlıcakla kalınız.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...