14 Mayıs 2018 Pazartesi

Son 16 Yıl ve 2018 Falı

2001 Krizi ve Sonrası
2001 krizi, Türkiye ekonomisinin yaşadığı önemli krizlerden birisidir. 2000 yılı sonundan krizin olduğu 2001 yılı sonuna ve 2002 yılı sonuna kadar ekonomide şöyle bir gelişme yaşanmıştır (veriler için kaynak: IMF, veri tabanı.)

Makro Göstergeler
2000
2001
2002
GSYH (Cari fiyatlarla, USD)
273,1
200,3
238,3
Büyüme Oranı (%)
6,6
-5,9
6,4
Kişi Başına Gelir (USD)
4.219
3.053
3.589
İşsizlik Oranı (%)
6,0
7,8
9,8
Enflasyon (%)
39,0
68,5
29,7
USD/TL Kuru
675.004
1.453.615
1.311.636
Bütçe Dengesi / GSYH (%)
-8,4
-11,8
-11,4
Kamu Borç Stoku / GSYH (%)
51,6
76,1
72,0
Cari Denge / GSYH (%)
-3,6
1,9
-0,3

2001 krizi sonucunda 2000 yılında yüzde 6,6 olan büyüme oranı yüzde 5,9’luk bir küçülmeye dönüşmüş, GSYH’de yüzde 26,7 ve kişi başına gelirde yüzde 27,6 düşüş yaşanmıştır. İşsizlik oranı bu büyük çöküşten etkilenerek artmış, buna karşın yüzde 7,8 gibi kabul edilebilir sayılabilecek bir düzeyde kalmaya devam etmiştir. Enflasyon 30 puana yakın bir artışla yüzde 68,5’a yükselerek denetimden çıkmıştır. Bozuk olan bütçe dengesi iyice bozulmuş, GSYH’ye oranı yüzde 12’ye yaklaşmış bunun sonucunda kamu borç stokunun GSYH’ye oranı da yüzde 52’den yüzde 76’ya fırlamıştır. USD/TL kuru neredeyse 2 kat artmış, bunun sonucu olarak ihracat artarken ithalat düşmüş ve cari denge kriz yılında fazla vermiştir.

Türkiye, kriz sonrasında, IMF desteğinde, Güçlü Ekonomiye Geçiş Programını uygulamaya sokmuştur. Ertesi yıl ekonomide toparlanma başlamıştır. Bu toparlanmayı tabloda 2002 yılı verilerinden görmek mümkündür. 2002 yılında önceki döneme göre kötüye giden tek gösterge işsizlik oranıdır.

AKP’den Önce Türkiye Ekonomisi Gelişmekte Olan Dünyanın Neresindeydi?
Aşağıdaki tablo, AKP’den önceki dönemde Türkiye’nin içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler (GOÜ) kategorisi ile karşılaştırılmasını sunuyor (veriler için kaynak: IMF, veri tabanı ve www.hazine.gov.tr.)

Makro Göstergeler
TR 2000
GOÜ 2000
TR 2002
GOÜ 2002
Büyüme Oranı (%)
6,6
5,8
6,4
4,6
Kişi Başına Gelir (SAGP,USD)
4.219
4.281
3.589
4.660
Enflasyon (%)
39,0
8,2
29,7
6,7
Bütçe Dengesi / GSYH (%)
-8,4
-1,6
-11,4
-3,5
Cari Denge / GSYH (%)
-3,6
1,4
-0,3
1
Dış Borç / GSYH (%)
43,6
34,5
54,8
35,8

Türkiye’nin ekonomik büyümesi kriz yılı öncesinde de sonrasında da GOÜ ortalamasının üzerinde görünüyor. Satınalma gücü paritesine (SAGP) göre kişi başına gelir Türkiye’de kriz öncesinde GOÜ ortalamasıyla neredeyse aynı iken krizden sonra GOÜ ortalamasının aşağı yukarı dörtte üçü düzeyine gerilemiş durumdadır. Bütün öteki göstergelerde Türkiye, GOÜ ortalamasından oldukça uzaklarda kalmış görünüyor.  

AKP 2002 sonunda iktidara geldiğinde kriz nedeniyle çökmüş ama sonrasında Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı ve IMF’nin maddi desteğiyle toparlanma yoluna girmiş bir ekonomi devraldı.

AKP’nin İlk Döneminde (2003 – 2010) Ekonomi
AKP’nin 16 yıllık iktidar süresi iki farklı dönemi içeriyor. İlk dönem 2003 – 2010 yılları arasını kapsayan ve ekonominin toparlanmaya yöneldiği dönemdir. Bu döneme ilişkin temel makroekonomik göstergeler aşağıdaki tabloda yer alıyor (veriler için kaynak: IMF, veri tabanı.)

Makro Göstergeler
2002
2003
2004
2005
2006
2007
2008
2009
Ortalama
GSYH (Milyar USD)
238,3
311,9
404,9
501,2
550,8
675
764,6
644,5
Büyüme (%)
6,4
5,6
9,6
9
7,1
5
0,8
-4,7
4,9
KB Gelir (USD)
3.589
4.643
5.952
7.278
7.899
9.563
10.692
8.882
Enflasyon (%)
29,7
18,4
9,4
7,7
9,7
8,4
10,1
6,5
12,5
İşsizlik (%)
9,8
9,9
9,7
9,5
9
9,2
10
13,1
10,0
Bütçe Dengesi/GSYH (%)
-3,5
-7,6
-4,2
-0,8
-0,7
-1,9
-2,7
-5,9
-3,4
Cari Denge / GSYH (%)
1,0
-2,4
-3,5
-4,2
-5,7
-5,5
-5,2
-1,8
-3,4

AKP, ilk 8 yılında GSYH’yi [(644,5 – 238,3) / 238,3 x 100] yüzde 170,5 ve kişi başına geliri de [(8.882 – 3.589) / 3.589 x 100] yüzde 147,5 artırmayı başarmıştır. Buna karşılık dönemin son yılı olan 2009’da GSYH ve dolayısıyla kişi başına gelir ciddi bir düşüşle karşılaşmıştır.

Tabloya göre AKP, dönem boyunca yüzde 4,9’luk bir büyüme ile potansiyel büyümeyi yakalamış. Enflasyon ortalamasını yüzde 12,5 ve işsizliği de yüzde 10 gibi yüksek oranlardan aşağıya çekememiştir. Bütçe dengesinde ve cari dengede yüksek sayılmayacak bir ortalamayı yakalamıştır.  

AKP’nin İkinci Döneminde (2010 – 2017) Ekonomi
İkinci dönem 2010 – 2017 yılları arasını kapsıyor. Ekonomide ivmenin yitirildiği ve göstergelerin bozulmaya yöneldiği bu döneme ilişkin temel makroekonomik göstergeler aşağıdaki tabloda yer alıyor (veriler için kaynak: IMF, veri tabanı.)

Makro Göstergeler
2010
2011
2012
2013
2014
2015
2016
2017
Ortalama
GSYH (Milyar USD)
772,3
832,5
873,7
950,3
934,1
859,5
863,4
849,5
Büyüme (%)
8,5
11,1
4,8
8,5
5,2
6,1
3,2
7,4
6,9
KB Gelir (USD)
10.476
11.141
11.553
12.395
12.022
10.915
10.817
10.512
Enflasyon (%)
6,4
10,5
6,2
7,4
8,2
8,8
8,5
11,9
8,5
İşsizlik (%)
11,1
9,1
8,4
9
9,9
10,3
10,9
11,0
10,0
Bütçe Dengesi/GSYH (%)
-3,4
-0,7
-1,8
-1,5
-1,4
-1,3
-2,3
-2,3
-1,8
Cari Denge / GSYH (%)
-5,8
-8,9
-5,5
-6,7
-4,7
-3,7
-3,8
-5,5
-5,6

AKP, ikinci 8 yılında GSYH’yi [(849,5 – 772,3) / 772,3 x 100] yüzde 10 artırabilmiş, kişi başına gelirin artışı ise [(10.512 – 10.476) / 10.476 x 100] yüzde 0,3 gibi çok düşük bir düzeyde kalmıştır.
Tabloya göre AKP, dönem boyunca yüzde 6,9’luk bir büyüme ile potansiyel büyümeyi oldukça geçmiş görünüyor. AKP, dönem ortalaması olarak enflasyon ortalamasını yüzde 8,5’a indirmiş olsa da son yılın enflasyonu yüzde 12’ye ulaşmıştır. İşsizlik ise bir önceki dönemle aynı düzeyde kalmıştır. Bütçe dengesinde önemli bir düşüş sağlanırken cari denge bozulmaya devam etmiştir.  

Dönemin en önemli sorunu artan cari açıkla sağlanan yüksek oranlı büyümeye karşın GSYH’nin, kişi başına gelirin gerilemesi ve işsizliğin düşürülememesidir.

AKP’nin Ekonomi Yönetiminde İki Döneminin Karşılaştırılması
AKP’nin yukarıda iki döneme ayırarak ele aldığımız 16 yıllık iktidarının ekonomik sonuçlarını bu iki döneme bakarak topluca karşılaştırırsak şu sonuçlara varırız.

2002 - 2009
2010 - 2017
GSYH Dönem Başı ve Sonu Farkı (%)
170,5
10,0
Kişi Başına Gelir Dönem Başı ve Sonu Farkı (%)
147,5
0,3
Büyüme (%)
4,9
6,9
Enflasyon (%)
12,5
8,5
İşsizlik (%)
10,0
10,0
Bütçe Dengesi/GSYH (%)
-3,4
-1,8
Cari Denge / GSYH (%)
-3,4
-5,6
Özelleştirme Geliri (Milyar USD)
30,7
30,3
Dış Borç Stoku Artışı (Milyar USD)
139,3
184,1

AKP yönetiminde ekonomide büyüme ikinci dönemde potansiyelin (yüzde 5) oldukça üzerinde (yüzde 6,9) artmış, enflasyon yüksek düzeyde olmasına karşın gerilemeye devam etmiş (yüzde 8,5), bütçe açığı düşmüş (yüzde 1,8) onun yerini alan cari açığın artışı devam etmiştir (yüzde 5,6. Büyümede potansiyelin oldukça üzerine çıkılmasına karşılık işsizlikte herhangi bir olumlu gelişme sağlanamamıştır. Bunlara ek olarak en önemli gelişme GSYH ve kişi başına gelirde görülmüş, ilk dönemdeki başarının, bu kadar yüksek büyüme oranlarına karşın, tekrarlanmak bir yana yanına bile yaklaşılamamıştır. AKP, ilk 8 yılında GSYH’yi yüzde 170,5, kişi başına geliri yüzde 147,5 artırmayı başardığı halde ikinci 8 yılında GSYH’yi yüzde 10, kişi başına geliri ise yüzde 0,3 artırabilmiş görünüyor. Bunun temelinde yatan en önemli neden TL’de yaşanan dış değer kaybıdır. İlk 8 yılsonunda Dolara karşı TL’nin değer kaybı 0,3 puan olurken, ikinci 8 yılsonunda 2,2 puan olmuştur. Bu büyük değer kaybı TL ile hesaplanan GSYH ve kişi başına gelirin Dolara çevrilirken büyük kayıp yaşamasından kaynaklanmaktadır. 

İlk dönemde özelleştirilen kamu işletmelerinin satışından 30,7, dış borçlanma artışından 139,3 milyar Dolar olmak üzere toplam 170 milyar Dolar, ikinci dönemde özelleştirmeden 30,3, dış borçlanma artışından 184,1 milyar Dolar olmak üzere toplam 214,4 milyar Dolar ek kaynak girişi sağlanmıştır. Bir başka deyişle bu tür kaynak girişi ikinci dönemde 30,3 milyar Dolar fazla olmasına karşın bu artış da ivme kaybını durduramamıştır.   

2018 Yılında Ekonominin Durumu
Orta Vadeli Programa göre 2018 yılında GSYH 3.446 milyar TL (923 milyar USD) olacağı tahmin edilmektedir. Programda USD/TL kuru yer almasa da TL cinsi GSYH’yi Dolar cinsi GSYH’ye böldüğümüzde ortalama Dolar/TL kurunun 3,73 olarak alındığını hesaplayabiliyoruz. 2018 yılına 3,78’lik kurla başladığımıza göre ortalama kurun 3,73 olması için 2018 yılsonu kurunun 3,68 olması gerekiyor. Böyle bir şey bugünkü kurlarla mümkün değil. 2018 yıllık ortalama kurunun iyimser bir bakış açısıyla 4,10 olması halinde GSYH Dolar cinsinden 840 milyar Dolar dolayında çıkacak demektir.

2018 yılının Mayıs ayı itibariyle eldeki ekonomik veriler, gidişattan yola çıkarak tahminlere göre şöyle bir tablo ortaya koymaktadır:

Makroekonomik Göstergeler
2018
Açıklama
Büyüme (%)
4,5
Tahmin
Enflasyon (%)
12,0
Tahmin
İşsizlik (%)
12,0
Tahmin
Bütçe Dengesi / GSYH (%)
-2,5
Tahmin
Cari Denge / GSYH (%)
-7,0
Tahmin
Dış Borçlar / GSYH (%)
53,3
Mayıs itibariyle gerçekleşme
Dış Finansman Gereği (Milyar USD)
235,0
Tahmin
2 Yıllık Gösterge Tahvil Faizi (%)
16,1
Mayıs itibariyle gerçekleşme
TCMB Faizi (%)
13,5
Mayıs itibariyle gerçekleşme
Brent Petrol (USD/Varil)
77,7
Mayıs itibariyle gerçekleşme

Mart ayı itibariyle 12 aylık cari açık 55 milyar Dolar olduğuna göre yukarıda değindiğimiz düzeltilmiş Dolar cinsinden GSYH’yi esas alırsak cari açık şimdiden yüzde 6,5 dolayında demektir ki bu da bizim yüzde 7’lik yılsonu cari açık tahminimizi haklı kılar. Bu dengeyi Brent petrolün fiyatında yaşanan beklenti üstü artışlar da olumsuz etkilemektedir.

Bu tablo ağır bir tablodur. Bu ekonomik tablodan sağlıklı bir ekonomik yapıya dönmek pek kolay bir iş değildir.

Sonuç ve Değerlendirme
AKP, krize girmiş bir ekonomiyi, toparlanmaya yönelmiş bir kemer sıkma programı uygulamaya konduktan sonra devraldı. Türkiye, kriz sonrası girdiği IMF programıyla birlikte bankacılık reformunu ve mali disiplini sağlama önlemlerini uygulamaya sokmuştu. Bir başka ifadeyle krizin bozduğu ekonomik konjonktür tersine dönmeye başlamıştı. AKP, böyle bir ekonomik ortamda iktidarı aldı ve IMF programını sonuna kadar bozmadan uyguladı. Türkiye ekonomisi bu dönemde hızlı bir çıkış yakaladı. 2008 Mayıs ayında IMF programı bittikten bir süre sonra küresel kriz çıktı. Bundan sonraki dönemde Türkiye, ekonomi politikasında hatalar yapmaya başladı ve ekonomi giderek sorunları biriktirmeye yöneldi.

AKP’nin ilk dönemdeki başarısı büyük ölçüde “az söz, çok icraat” ilkesini ekonomi uygulamalarına sokmasından geçiyordu. İkinci dönemdeki başarı kaybının bir nedeni bu ilkeyi tam tersine çevirmesiyle ortaya çıktı. Ekonomi alanında çoğu kez gerçeklere ters, yatırımcıyı ürkütecek yanlış adımlar atıldı, açıklamalar yapıldı. Uğraşılacak sorunların yanlış belirlenmesi (enflasyon yerine faiz), yanlış yatırım politikası (sanayi ve yüksek teknolojili üretim yerine inşaat), ekonomi politikasının yanlışlığı (belirsiz para politikası ve gevşek maliye politikası karması) gibi nedenler bu ilke değişimine eklenince ivme kaybı ve bozulma kaçınılmaz oldu.  

Önümüzde bir seçim var. Bu seçimden bir süre sonra da yerel seçimler var. Dolayısıyla seçim ekonomisi 24 Haziran’da bitmeyecek. Önümüzdeki bir yıl içinde Türkiye'nin bulması gereken dış finansman miktarının 235 milyar Dolar dolayında olduğunu da dikkate alınca Türkiye ekonomisini çok zor ve sıkıntılı bir dönemin beklediğini söylemek gerçekçi olur.

282 yorum:

  1. Hocam AKP’nin İlk Döneminde (2003 – 2010) Ekonomi alt başlığınının ilk paragrafında tarihlerde ufak bir düzeltme gerekiyor sanırım. Kaleminize sağlık bu arada.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzelttim, teşekkür ederim.

      Sil
    2. Mahfi Hocam,
      Enflasyon kadar değer kaybı yaşaması durumunda 16 yılın enflasyonunu dikkate alırsak usdtry 6.xx seviyelerine çıkıyor, bu daha yolumuzun olduğunu gösterir mi?

      Sil
  2. 2001'den çok ağır bir kriz yaşayabiliriz böyle giderse. Bu sefer herkes borçlu çok kötü olaylar çıkabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2001DEKI DURUM FARKLIYDI TOPLUMSAL OLARAK O DONEM BILENLER BILIR KI BU AKADEMIK ARASTIRMALARA AZ DA OLSA ULUSLARASI YAYINLARDA DA KONUSULDU HATTA ARAJANTINLE KARSILASTIRILDI BIZDE YAGMA OLAYLARI OLMAMASINI AILE AKRABA KOY KENT DAYANISMASINA YORULDU HALKDA DA BU DUSUNCE KARSILIK BULDU. O DONEM ULKENIN KRIZ YASAYN KITLELERININ SOSYAL GUVENCESI KOYLERINDEKI URETICI GUCLERDI. MESELA ADAM AILESI ILE BIRLIKTE ASGARI UCRETLE YASIYOR AMA AILESINDEN KOYUNDEN YARDIM GELIYOR PARA ALTIN BULGUR VS...GIDIYOR KOYUNE HAVA ALIYOR AILESINE YARDIMCI OLUYORDU... BU O DONEMDE SOSYAL KRIZLERI ONLEMISTI.DAHASI O DONEM TURKIYENIN IHRACATCI SEKTORU OLAN EMEK YOGUN SEKTOR OLAN TEXTIL ENDURSTIRISI TAMAMIYLE IHRACATA YONELEREK ISSIZLIGIN YUKSELMESINE ENGEL OLMUSTU BIR DE O DONEM K. DERVISIN TABIRIYLE TURIZM LOKOMOTIFI OLMUSTU TURKIYENIN.

      SUAN BOYLE SARTLAR YOK HERKES SEHIRDE AILELLERI ILE O DONEMKI KADAR SOSYAL EKONOMIK FEODAL ILISKISI YOK. VARSA DA SAHSEN BEN TANIK OLMUYORUM. TEXTIL SEKTORU ISE BANA KALIRSA O DONEMKI KADAR AGRESIF VE KAPSAMLI DEGIL
      TURIZMDE DE ZATEN TURKIYE OZELLIKLE YAZ TURIZMI ICIN KONUSURSAK SAYET DOYMA NOKTASINDA OLAN BIR ULKE O DONEM 2001DE DOYMA TEPE NOKTASINDA DEGILDI TURIZM. gERCEKTENDE 2001 KRIZININ AGUSTOSTAN ITIBAREN ETKILERININ AZALMASINDA DA BASAT ROL OYNAMISTI

      Sil
    2. adsız 18:50, söylediklerinize ek olarak şu an aşırı sayıda suriyeli ve orta asya kaçak işçisi sorunu da önemli. ekonomide çökme olduğunda türk yerleşikler gidip asgari ücretle emeğimle minimum şartlarda yaşayayım da diyemeyecek bu sefer. çünkü onun yerinde 600 tl ye çalışan bir türkmen ya da suriyeli olacak.

      Sil
    3. key-g 81
      Ben her zaman 2001 krizine sosyal acidan baktim. O donem sosyal sartlar krizi ustlenebilecek duzeydeydi.2001de Sartlarla bu donemdeki sartlar arasinda cok ciddi farklar var. Ayni sey 94de de ayni sey soz konusu. Suanki sartlar 80 24 ocak donemi gibi hem toplumsal kirilmalar var hem de ekonimik catlaklar var.

      Sil
  3. Hocam, siz çok rahat bir şekilde yazıyorsunuz. Fakat, biz yazılarınızı okumakla size yetişemiyoruz. Sizin gibi iktisatla ilgili makaleler yazmak istiyorum. Fakat, hiç tecrübem yok, nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Hocam bu konuda ne tavsiye edersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Iyi yazabilmek icin cok okumak gerekir. Görülüyor ki sen isin daha basindasin.

      Tavsiyem Andersenden Masallar veya Lafontenden masallar kitaplarindan baslayabilirsin.

      Sil
    2. Ufak ufak yazarak baslayabilirsiniz belki

      Sil
    3. Sevgili Trolcük, en iyisi Andersenden masallar.

      Sil
    4. Hoca yine kapak yapmis.

      Sil
  4. 2001 krizi öncesinde çok sıkıntılı olaylar yaşandı hocam 1994 krizi oldu 1995 seçim oldu 1996 koalisyon hükümeti 1997 sincan tanklar yürütüldü hükümet indirildi tekrar seçim oldu 1998 Asya krizi türkiyeyi'de vurdu, 1999 Ağustos ve Kasım depremleri yaşadı binlerce insan öldü evler yıkıldı 2000 yılında anayasa kitapçığı fırlatıldı kriz patladı.
    AKP döneminde özelleştirme cenneti Türkiye oldu herşey satıldı üstüne yurtdışından bütün ülkelere borç para dağıtıldı IMF programı devam ettirildi içerden ve dışardan çok ciddi desteklendi ki kim destekledi ozaman herkes biliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum 2001 kriz öncesi çok daha sıkıntılıydı. Kimse dış güçler diye de ağlamadı

      Sil
  5. Hocam elinize sağlık. Ekonomik göstergelerin olumsuz bir trendde olduğu aşikar. Yapısal reformlara yönelme ve tutarlı para/maliye politikası izleme sürecine girilse dahi, kanaatimce kısa zamanda kanamayı durdurmak ve piyasanın güvenini kazanmak zor görünüyor. Karar alıcıların gerekli ciddiyeti göstermesi durumunda, mali disiplinin yeniden sağlanması sürecinde hangi hususlara öncelik verilmesi gerektiğini düşünüyorsunuz? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuları çoktan geçtik artık çok daha ciddi önlemler alınması gerekiyor.

      Sil
    2. hocam kısa vadeli ve acil olarak yapılabilecek ilk önlem OHAL'in kaldırılmasıdır diye düşünüyorum. olmaz ama bir şekilde OHAL ansızın kaldırılırsa piyasada büyük olumlu tepki bekler misiniz?

      Sil
  6. Hocam
    Kusura bakmayın yazınızla ilgisiz bir soru ile vaktinizi alıyorum. hayat standardı ve hayat düzeyi kelimelerinin aşağı yukarı aynı manaya geldiğini söylediniz. Buradan anladığım ufakta olsa bir farklılık olduğunu İma ediyorsunuz. Bu ufak farklılığı sorsam ayıp etmiş olur muyum? Googleda tarama yaptığımda çok bir şeye ulaşamadım sizin yorumunuzu merak ediyorum
    Ben eş anlamlı olduğunu düşünmüştüm açıkçası ufakta olsa Size göre ne farklılığı var ?

    YanıtlaSil
  7. ekonomi elden gidiyor mu?
    laiklik elden gidiyor mu?
    istikrar elden gidiyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onu bilmem de iktidar elden gidiyor kesin....

      Sil
    2. laiklik elden gidiyor

      Sil
    3. laiklik elden gitti,
      istikrar elden gitti,
      ekonomi elden gitmek üzere...

      Sil
    4. Kalmayan şeyler elden gitmez.

      Sil
  8. Hocam merhabalar. Sizden ricam yanılmiyorsam 2008 de enflasyon sepeti hesaplama yontemi degismisti. Acaba eski yontem ile yeni yontemin karsilastirilması ilr ilgili bir konu ele alabilir misiniz?

    YanıtlaSil
  9. http://www.bloomberght.com/tarim/haber/2120577-ukrayna-dan-et-ithaline-izin-cikti

    bizim inegimiz koyunumuz kuzumuz yok mu da ukranyadan et ithalati ediyoruz hocam?

    nerde bu koyunlar kuzular inekler hakikaten nerede

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kestik yedik, kalmadi, yenisini de yetistirmedik veya yetistiremedik mesele de bu zaten, borc parayla hazir yiyici olduk.

      Sil
    2. Onları yetiştirenler pes edip bıraktı. Hepsi İstanbulda iş aramakla meşgul.

      Sil
    3. Sadece üretim yetmemesi değil. Üretilen 100 gr eti 30 tl ye satabilme ihtimalide et fiyatlarını fırlattı. Dar gelirli etle yemek pişirmiyor. Orta gelirli, üst gelrili dışarıda yiyor. 40 tl ye 1kg kıyma alıp yiyeceğine 40 tl ye köftecide yiyor. Etin pahalı satıldığı bir pazar olunca doğal pazarı kasaplar da lokantalara çalışıyor. Ayrıca sadece girdi değil tercih edilmiyor. Vasıfsız işçi çobanlık yapacağına AVM’de güvenlik görevlisi oluyor. Sosyal faaliyetleri 0 olan ilçeler, köyler, mezralar. Adam orada 5000 tl çobanlık maaşı alsada 2-3 ay çalışıp kaçıyor eğlencenin bol olduğu yere.

      Sil
  10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  11. ekonomiyi sosyal/siyasal hayattan ayrı inceleyemezsiniz.

    2013 yılı (gezi olayları) ekonominin duraklama döneminin başlangıcıydı, 2016 ohal ilanı da gerileme döneminin başlangıcıdır.

    Ekşisözlükten sevdiğim bir iletiyi alıntılıyorum:

    "kendi aydınlanma devrimine ihanet eden bir halk için kriz olası bir sonuçtur.
    eşitlik, özgürlük ve aydınlık yerine miadını çoktan doldurmuş ortaçağ değerlerine tutunmaya çalışan bir iktidar tarafından 15 sene boyunca yönetilmenin faturası olmayacak mı sanıyorsunuz?
    mutlu ve iyi çocuklar yerine dindar ve kindar nesiller yetiştirme hedefinde olan bir ideolojinin boyunduruğu altında ezilen zavallı halka ne olacağını tarih okuyanlar iyi bilir.
    bu buhranın başlangıcı 2013 yılının yazıdır.
    ülkenin aydınlık ve eğitimli kesimini ezmenin bedeli sadece ekonomik olmayacak. ülkede toplumun ve ahlakın da çöktüğünü görmemek için kör olmak lazım.
    dibe vurmaya hazırlanın.
    atatürk tarafından bu halka 100 yıl önce tepeden inme verilen haklar için 100 yıl sonra mücadele etmek zorunda kalacağız. özellikle kadınlar için zor olacak hayat."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kim yazmışsa eline sağlık özellikle son cumle gözlerimi yaşarttı

      Sil
  12. Hocam yazı konusu önerebiliyor muyuz? İstek alıyor musunuz? Güzel bir konu var aklımda, size ilgili verileri de sağlayabilirim. Onayınızı alırsam eposta yazacağım, önce buradan sormak istedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani gündem o kadar yoğun ki mevcuda yetişemiyorum ama yazın ilginçse yazarız.

      Sil
  13. Üstad bu göstergeler ve analizler çok aydınlatıcı.Bu saatden sonra ödevimizin çok zor olduğu ortada.Yapısal reformların dışında,dünyadaki Türkiye algısının da değişimine yönelik bir atılımda bulunmak gerekmiyor mu?Türkiye hangi ligde oynamak istiyor?Yüzümüz batıya mı bakıyor doğuya mı?Müttefik ABD mi Rusya mı?AB'ye giriş niyeti?Bu sorulara da cevap vermemiz gerekir diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müttefikler duruma göre değişiklik gösteriyor gibi.

      Sil
    2. Türkiye daima kendi liginde oynar güzel kardeşim ve Janus gibi çift yüzlüdür
      biri daima doğuya bakar öbürü de batıya.

      Sil
  14. Hayvancılık nufüsa yetişemedi. 2001'den bu yana et tüketimi 4 kat arttı. G.doğuda yaşanan olaylar et üretimini geriletti ve ülkenin güneyinde küçükbaş et üretimi marmara bölgesi için tercih edilen et türü olamadı. Et üretimi için bunları söyleyebilir miyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır söyleyemeyiz zira;Sürdürülen tarım politikaları küçük aile işletmelerini -Siz bu işleri bırakın şehre gelin ben size sadaka veririm-tüketici haline getirdi ve artık nasıl üretim yapılır çocukları bilmiyor.Türkiye çok büyük bir sabotaja uğradı ve bakalım fabrika ayarlarına hangi kayıplarla geri dönecek.Ama bir bedel tüm toplum tarafından ödenecek bundan eminim ve sabotaj sürecinde inatla ''üretim her şeydir''deyip kör topal üretenler bu süreçten en az zayiatla çıkacaklardır,çünkü kör topal olsa da tekerleri dönüyor.

      Sil
    2. Mrpersan arkadaşım insanlar nasıl üreyip 4 kat arttıysa, Hayvanlarda üreyip 4 kat artıyor yani söyleyemeyiz. Üretecez kısacası bu sadece tüketmeyecez üretim toplumu olacaz arkadaşım. 1 büyükbaş hayvanın bakım maliyeti 10 bin tl ama satışı 5 bin tl olunca kimse üretmiyor arkadaşım anladın mı. bundan dolayıda ithal etmek durmunda kalıyoruz sorun bu.

      Sil
    3. Asgari ücretin 1490€ (takribi 7500Tl) olduğu Fransadan et ithal ediyoruz!

      Asgari ücreti 7500 TL olan ülke bizim maliyetimiz aşağı fiyata bize et satiyorsa bunu nüfus artışı, güneydoğu yaşananlar vs diye aciklayamazsin (kaldiki bu 16 senenin 14'i çözüm süreci yalaninda da olsa durağan geçti.

      Hükümet kalıcı çözüm üretmek yerine çiftçiye salt para pompaladi, para pompalandikca neredeyse tamamı ithal olan gübre, mazot, yemd fiyatlarida teşfiklere paralel yukseldi.


      Hükümet tribünlere oynamayı bırakıp, inşaat yapmakla uğraştığı eforun onda birini yerli yem, gübre ve ucuz ciftciye mazot sağlamaya harcasa idi bugün fransadan et ithal etme itancını yasamazdık...




      Sil
    4. Sıkıntı yoook, saaakinn...çok zorlanırsak asfalt yeriz, köprülerin demirlerini kemiririz.

      Sil
  15. 675.004 usd-tl kuru nasil bir sey hayal gibi hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 0,67 olarak düşün

      Sil
    2. Yaşım 30'dan küçük olduğu için ne desem yalan olur ama hatırlayabildiğim kadarıyla geçinme konusunda iyiydik. Tam zamanını denk getiremeyebilirim ama örneğin asgari ücretin 300 milyon lira olduğu zamanlarda 80-100 milyon liraya kiraya çıkabiliyordun. Üçte biri eder aşağı yukarı. Şuan 1600 liranın üçte birini azıcık öteleyip düz hesap 550 desek şu an bu paraya kirada ev bulmak imkansız. Meyvelerin kilosunun 1 milyon liraya yanaştığını bile hatırlamıyorum. (muz hariç, o bütün dünyaya sonradan yayılmıştır ve bizim ligteki her ülkede o zamanlar lükstü)

      Sil
  16. Yapısal reform değil, İlk önce alışkanlıklarımızı değiştirecez yönetim anlaşıyımız ve alışkanlığımız değişecek. Adalet , Liyakat ve Hakikat ile yönetecez. Günü kurtarmak için yalan söylmeyecez adil olacaz bilimsel olacaz en önemlisi layık olana görevi verecez. Ekonomist ekonomi ile ilgilecek, turizmci turizm ile ilgilecek, Sanayici, Memur, Asker, Doktor herkes kendi işini yapacak uzmanlaşma olacak işimizin ehli olacaz her işi ben bilirim demiyecez. Din adamı kendi işini bilecek, Bilim adamı kendi işini yapacak ve kimse kimsenin işine burnunu sokmayacak.
    -Yapısal reform tüketim toplumu alışkanlığını bırakacaz ve üretim toplumu olacaz üretecez.
    -Ülkemize yabancıları ülkelerine geri göndercez 10 milyonluk maliyetten kurtaracaz
    -Eğitimi bilimsel ve özgür bırakacaz ve sadece ünicersite mezunu sayısı çoğalsın diye üniversiteler açmıyacaz.
    -Komşu ülkelerde sorun çıksın diye bakmayacaz dış politikada kavgacı değil her ülkenin yaşantısına saygı duyacaz.
    -İlkokul, Ortaokul, Lise ve Üniversitede İletişim dersi verecez dünyadaki insanların % 96 sında İletişim problemi var bunu eğitim ile çözecez.
    -Yandaş medya, Candaş arkadaş yapmayacaz, herkese hakettiği kadarını verecez.
    Adalet, Liyakat ve Hakikattan ayrılmayacaz hak edene hak ettiği görevi verecez hangi partili demiyecez bize hangi değerleri katacak diye bakacaz. Rantçıya, rüşvetciye, hülleciye ceza verecez Adil olmayan, Layık olmayan, Hakikatı saklayana ceza verecez göreve layık olmayana görev verilenede görev verenede ağır ceza getirecez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onlar yapısal reform işte.

      Sil
    2. O dedikleriniz olsa Yapısal reformun babası olur işte.

      Sil
  17. Mahfi Hocam, 3 milyondan fazla suriyeli TC vatandaşlığına geçirilirse, artık kimlik numaraları olursa, bu olay 2018'deki kişi başına düşen milli gelirimizin düşeceği anlamına gelir mi? Zaten az olan gelirimiz 10.000 doların da altına inerse, kaş yapalım derken göz çıkarmış olmayacak mıyız şu anki olumsuz Türkiye ekonimisini de göz önüne aldığımızda? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten resmen olmasa da fiilen kişi başına gelir suriyeli,afganlı vs yüzünden düşük. Çünkü iş gücüne fiilen katıldıkları ve devlet hizmetinden faydalandıkları için kişi başına gelirimiz zaten resmi rakamlardan daha düşüktür.

      Sil
  18. hocam, 235 milyar usd dış finansman ihtiyacını hangi kıstaslara göre belirlediniz(tahmin ettiniz)?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben belirlemedim. Merkez Bankası sitesinden aldım.

      Sil
  19. Akp dönemini ve öncesinin durumunu son derece basit ve anlaşılır bir şekilde anlatmışsınız çok teşekkürler...
    Anladığım kadarıyla küresel ekonomideki iniş ve çıkışlara bağlı olarak inip çıkıyoruz. Bu da ekonomimizin sıcak paraya aşırı derecede bağımlı olmasından kaynaklanıyor herhalde. Sıcak parayla ilişkimiz uyuşturucu müptelasının uyuşturucuyla ilişkisi gibi, bulunca rahatlıyor bulamayınca huysuzlanıyoruz. Küreselleşen ekonomi deyip geçiyoruz.. FED faiz arttıracak mı arttırmayacak mı? Londradaki para simsarları bugün nereyi gözlerine kestirdiler vs. vs. adeta hipnotize olmuş gibi bunlarla ilgiliyiz. Ne acı ve acıklı bir durum. Sadece bizim için değil bütün dünya için bu böyle ne yazık ki. Ne bir alternatif ne bir çözüm var. Basıyoruz damardan sıcak parayı, o da bitince n'olacak bakalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hersey bir tarafa, sadece Mart ayinda cari acigi kapatmak icin rezervlerden 4.8 Milyar Dolar yemisiz. Hazira dag dayanmaz. Bu isin sonu karakolda biter gibi geiyor bana. Simdiye kadar bir ayda hic bu kadar yuksek miktarda rezervlerden yememistik. Doviz bulamazsak ithalat durur, ithalat durursa uretim de durur. Iste o zaman gercekten baslariz asfalt ve demir kemirmeye.

      Sil
  20. Hocam ülkemizin 2017 verileri ile birlikte gelişmekte olan ülkelerin 2017 ortalama verilerini de aynı şekilde paylaşabilir misiniz? Karşılaştırmalı bir tablo çok faydalı olacaktır. Saygılar.

    YanıtlaSil
  21. Mafhi hocam son açıklanan mart cari açık rakamları ile birlikte önümüzdeki bir yıl içinde Türkiye'nin bulması gereken dış finansman miktarı 240 milyar Dolar (185+55) olarak hesaplanmaz mı?

    YanıtlaSil
  22. Sayın hocam 2013 yılı kur 2 tl ihracat 160 milyar dolar. Yıl 2017 kur 4tl ihracat 160 milyar dolar. Şimdi bu durumda 2 kat daha fazla mal sattık diyebilir miyiz? Eğer diyebilirsek daha fazla mal satıp aynı geliri elde etmek ülke açısından zarar olmaz mı?

    YanıtlaSil
  23. Hocam bir şey sormak isterim ; uzun süren iktidar dönemlerinin genel olarak ekonomiye yansıması nasıl oluyor ?

    YanıtlaSil
  24. Olan bitenin özeti: Parasal genişlemeden sonra parasal sıkılaştırmadan sonra. Dünyada mekan ahirette iman paradigmasına sahip bir iktidarla boşa geçmiş 16 yıl. 24 yaşındaydım geldiler 40 yaşındayım umarım giderler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok laf az iş, eğitimli parlak geleceğin kafasına odunla vurulması ve yandaşçı zihniyetle geçen 16 yıl. Ben de geldiklerinde 6 yaşındaydım önümde bir gelecek vardı o da çöp oldu gitti, şu anda 22 yaşındayım. Benim gençliğim yandı en azından gelecek nesiller kurtulsun. Birkaç nesil boyunca düzelmeyecek hasarlar aldık özellikle toplumsal ahlak bakımından.

      Sil
  25. Iktisadci olmak icin illa tahsil yapmak gerekiyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aksi dusunulebilir mi? Tahsil yapmamis sahte diplomali sozde iktisat mezunu birisininin faiz enflasyona sebep olur laflarindan belli degil mi tahsil yapmadan ne duruma dusulecegi? Alayli iktisatci yoktur ama alay edilen sozde iktisat mezunu vardir. Kendisi Londra'ya gidiyor para bulabilmek icin. Para gelsin de yeni konutlar satilsin, kendisi de satilan konutlardan komisyonunu alabilsin diye.

      Sil
    2. sanmıyorum.

      Sil
    3. çok okuyup araştırmak gerekir.

      Sil
  26. Bütçe dengesi ile Cari denge arasındaki fark nedir? Biri bunu bana 5 yaşındaymışım gibi açıklayabilir mi lütfen?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olmaz çünkü 5 yaşında değilsin artık.

      Sil
    2. Bütçe dengesi hükümetin harcamaları ve vergi gelirleri arasındaki dengeyi ifade eder. Cari denge ise "ödemeler bilançosunda" ithalat ve ihracat gibi GSYH'i etkileyen, diğer bir ifade ile ekonominin genelini ilgilendiren dengeyi ifade eder. Yani bütçe dengesi devletle ilgiliyken, cari denge ülke ekonomisinin geneli ile ilgilidir. Hangisi daha önemli diye sorarsan cari denge derim. Çünkü cari fazla dönemlerinde bütçe dengesini yönetmek çok daha basittir.

      Sil
  27. Merhaba Hocam. Eğer seçim yapmak zorunda kalsaydınız 100 tane ördek büyüklüğündeki at ile mi yoksa 1 tane at büyüklüğündeki ördek ile mi kavga etmeyi tercih ederdiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahir Hocamı bilemem ama ben 1 tane at büyüklüğündeki ördek ile sorunlarımızı panik yapmadan tartışmayı tercih ederdim.

      Sil
    2. Elimizdeki silahin ne olduguna bagli. 100 tane cakil tasi buyuklugunde kilic varsa her iki durumda da bir ise yaramaz.

      Sil
    3. Tuzak sorular bunlar hep.

      Sil
  28. Hocam 24 haziran sonrası islami finans sistemine geçiş bu ekonomiyi düzlüğe çıkarır mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faisal finans herhalde faiz yerine kar payı filan..

      Sil
  29. Ülke borcunun GYSI oranı %60 seviyesinde olduğuna göre hala kdv gibi vergi artışı ile borç ödenir. Tek gerek ve yeter şart hukuk sisteminin adaletli olması.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. KDV'yi Dolarla almayacağımıza göre o kadar kolay ödenmez.

      Sil
  30. İthal edilen ürünlerde alınan vergi oranı 2 kat artırılsın o zaman ithalat azalır ve cari açık küçülür. İşte çözüm bu kadar basit çok fazla kafa yormaya gerek yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. trump nasil yapiyor gumruk vergilerini turkiyede yapabilir. hele hele luks urunlerde sunda bunda gumruk kdv artmalidir. ithalatta gumruk vergileri ve kdv artarsa bu kadar cari acik verilmez

      Sil
    2. Çok şahane bir fikir ve bunu kimse nasıl düşünememiş. Türkiye vergi attırdığında almanya fransa italya ABD elleri armut mu toplayacak onlarda sana karşılık aldığı ürünlerin vergisini artırır ozamanda senin ihracatın düşücek ne fark edecek acaba. Sen ülke olarak onların mecbur kalıp alacağı ürünleri üretmiyorsunki zaten zoraki satış yapıyosun madem biz sizden alıyoruz sizde bizden alacaksınız karşılığı mal alıyorlar. Türkiye petrol, Doğalgaz, Otomobil mi üretiyorda adamlar bizden mal almak zorunda kalsın. Tam tersi bunları biz dışardan almak zorundayız ayrıca sende tarım ve hayvancılık gibi sektörleride bitirmişin eeeee daha ne bekliyosun ağır sanayi falanmı var bilmediğimiz.

      Sil
    3. Adsız 0912 ,Türkiye ithalatının büyük bir kısmını enerji oluşturuyor , cari açığa çözüm bulmak istiyorsak enerji bağımlılığımızı azaltmalıyız ya da ihracatımızı arttırmalıyız yüksek teknoloji yatırımları yapıp bunları ihraç etmeliyiz bunlar da sabahtan akşama olacak şeyler değil çok uzun zaman sürecek ya sorunu kısa yoldan çözüp tekrar tekrar onunla karşılaşacağız ya da doğru olanı yapıp uzun süre bekleyeceğiz ki sorunlar bitsin

      Sil
    4. dis gucler dolari azdiriyor

      Sil
    5. Adı konulamayan bu "dış güçler"le uzaylılar kastediliyor olmalı,yoksa dünyadaki bütün
      güçler bildik ve tanıdık.

      Sil
    6. Dis gucler dolari azdiriyorsa neden diger ulkelerde de dolar o ulkenin kendi parasina gore hizla yukselmiyor? Dis gucler dolari azdirmiyor, Turkiyedeki ic gucler kendi halkini bezdiriyor ve TL'yi surunduruyor. 24 Hazirana kadar...

      Sil
    7. Uzak diyarlarda mı yaşıyor bu dış güçler,kaf dağının ardında filan?

      Sil
  31. Hocam ya her kez çok zeki yada bende bi problem var.

    -2013'de de 950 milyar USD de olan GSYH 2017de 849.5 milyar USD ye düşmüş ve diyorsunuz ki büyüdük.hatta 2017de yüzde 7.5 büyüdük.

    -2018 de 840 milyar USD ye düşerse yüzde 6 büyürüz.

    SIFIR (0) a yaklaştıkça büyüyen tek ülke biziz herhalde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam,

      Mustafa Bey'in bahsettiği nokta benimde dikkatimi çekti. 2014, 2015 ve 2017 yıllarında GSYH bir önceki yıla göre azalıyor. Ancak büyüme rakamları pozitif. Burada büyüme hesabını herhalde başka bir veriden hesaplıyorsunuz. Açıklarsanız çok sevinirim.

      Sil
    2. Benim de dikkatimi çekti sıradan vatandaş olarak. Acaba Türk Lirası cinsinden mi hesaplanıyor?

      Sil
  32. Sayın Hocam,
    Harika bir yazı, elinize, kaleminize saglık. Bu çalkantılı dönemde iyi ki sizin gibi değerli Iktisatcıyı takip etme şansımız var.
    Metin Kezer

    YanıtlaSil
  33. Hocamizin yazisi da yorumlar da cok seviyeli ve degerli..seviyeli ve akli başında insanlar bir baska oluyor..uzuldugum bir nokta vatandaslarimizin buyuk bir kismi bunlarin farkinda degil..umarim kimse issiz kalmaz..merak ettigim bir konuda yorum yapabilirseniz sevinirim..bankalarin bu kadar kar etmesi sizce normal mi? Bu kriz bankalari nasil etkiler?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar aslında batık kredileri yüzdürüyor ve faiz almış gibi görünüyor. Karlarının yüksekliği biraz da oradan.

      Sil
  34. AKP nin ilk yıllarında uyguladığı ekonomi politikasıyla önemli ilerlemeler kaydettiği aşikar fakat 2008 krizi ve sonraki yıllarda uyguladığı yanlış politikalar ekonomiyi çıkmaza sürükledi. bu yanlş uygulamalar demokrasi hukuk eğitim sosyal yapıdaki bozulmalarla baş gösterdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru tespit, katılırım.

      Sil
    2. bir de unutmamak lazım Kemal Derviş in İMF programının sonlandıgı yıl 2008 di yanılmıyorsam.Maalesef program bitince tökezleme başladı. Milletçe öngörü yapamıyor gerekli tedbirleri zamanında alamıyoruz.

      Sil
  35. Sn. Hocam Hükümet Ekonominin yönetiminde en marjinal sapmalarını (gevşemeyi) 2013 sonrası yaptı..

    Tabloları 2013 öncesi ve sonrası seklinde ele aldığımızda durumun vahameti çok daha okunalı olmaz mı?

    YanıtlaSil
  36. Hocam Merhaba,

    Bir ekonomi öğrencisinin okuması gerek temel kitaplar nelerdir? Karl marxtan, adam smith'e, david ricardodan, keynes'e; neler önerirsiniz? Bu yazarlar ve bunların dışında spesifik kitap isimleri verirseniz çok seviniriz.

    Saygılar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman zaman bunları öneriyorum. Geçmiş yazılarıma bir bakın.

      Sil
  37. Bu kadar dar bir perspektifle bir iktisadi analiz yapılması ancak yanıltır rakamları fiili vakıalarla teşhir etmeliydiniz. Peki bu 16 yıllık yatırımlar ve birikimler ve her alanda altyapısal kimlik oluşumu ve vatandaşın cebine kadar yansıyan fark ve hayat standardı ve en basiti yol su baraj köprü silah sanayi teknolojik ar ge vs... rakamlara göre bunlar bu tablonun içinden çıkarılarak yapılamazdı. Artık iktisadi nazarı genişletmek lazım hocam sizde de bir döviz takıntısının başgöstermesi medar-ı hayrettir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eh onları da siz yazın biz okuyalım o zaman. Her şeyi devletten ya da benden beklemeyin.

      Sil
  38. hocam elinize sağlık,ekonomide öngörülemeyen ancak etkileri sonuç rakamlarını bozan politik faktörler önemlidir,yaptığınız ikinci dönem tahlillerinde suriyedeki savaş,terör, göçler gibi gelişmiş ülke ekonomilerini dahi bozacak toplumsal olaylar yaşanmıştır.bunların etkilerni de gözönünde bulundrmakta fayda görüyorum saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru ama bizim yarattığımız sorunlar onlardan çok daha etkili oldu.

      Sil
  39. Muhittin hocam nasilsiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocamiz iyi, sen nasilsin Kucuk Husamettin? Haylazlik yapma olur mu?

      Sil
    2. Ben iyiyim. Muhittin hocami soruyorum nasil diye
      Muhittin hocam nasilsiniz? Mark ne olacak?

      Sil
    3. Hocam bu Küçük Hüsamettin,

      Annesi bunu görür görmez kundakla cami avlusuna bırakmış.

      Garibanın teki işte.

      Sil
  40. Hocam kaleminize sağlık. Faizin enflasyonun sebebi olduğu iddialarının Bloomberg'te dile getirildiği ve karşılığında kimsenin gıkını çıkaramadığı bu günlerde doğruları ve yanlışları objektif bir şekilde yazdığınız yazılardan okumak çok anlamlı. Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun. Doğruyu ısrarla savunmak kahramanlık oldu ne yazık ki.

      Sil
  41. emeğinize sağlık,ekonomi ile ilgilenen herkesin yıllarca saklayıp yararlanabileceği ansiklopedi değerinde bir yazı olmuş

    YanıtlaSil
  42. Hocam siz cok acik ve net yazmissiniz da, Medya öyle demiyor. Müjdeli haber bugün geldi yine.

    " Yeni yasa geliyor. Türkiye ucacak"

    "16 yılda 190 milyar dolarlık sermaye girişi sağlayan hükümet, 24 Haziran sonrası için yatırımcıya özel yasa hazırlıyor. Yatırımcının hukuki açıdan endişesini giderecek yeni sistemle, Türkiye global yatırımın adresi olacak."

    Diyorlar Hocam. Hergün böyle 3-5 tane haber var hocam.

    Yoksa sizin haberiniz yok mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haberim var çok sevinçliyim de nereye uçacağımızı tam anlayamadın.

      Sil
    2. Yön itibariyle bungee jumping olacak.

      Sil
  43. Petrol ve dogalgaz konusunu cozmek elimizde degil ama otomobil konysunu cozmek elimizde bir laf vardir balik bastan kokar en buyuk ihracat kalemimiz otomobil orda da kusur var yani yapisal olarak bozuk bir kalem

    YanıtlaSil
  44. Ilginc bir tuhaflik ta petrol fiyatlarinin cikmasina ragmen iran reali dusmus ,suudi arabistanin ki ne bakmadim ama herhalde cikmaya baslamistir

    YanıtlaSil
  45. Hocam kur çıpası atmanın vakti gelmedi mi artık?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelmedi. Kaptan cipa atmak icin para bulmaya Londra'ya gidecek ama kimse para vermek istemiyor. Yoksa cipa tarar bir ise yaramaz. Hele bu ekonomik ortamda ucuz dovizle cipayi'da kaybedersiniz dimdizlak kalirsiniz.

      Sil
    2. neyle atıyorsunuz, dalgalı kuru tutamıyorlar çıpayı nasıl tutacaklar yerinde?

      Sil
  46. Hocam, elinize sağlık çok teekkür ederiz yazı için. Durumu verilere dayanarak, gayet net biçimde ortaya koymuşsunuz.

    Benim de bir tespitim olacak ekonomi ile ilgili;


    Bence ülkenin bu hale gelmesinde bu Arap hayranlığının da önemli bir etkisi de var.

    Bu hayranlığın zararları, kültürel boyutun ötesinde somut biçimde net olarak görünüyor. Bilime uzağız, taassup göklere çıkarılıyor, Araplara daha fazla değer veriliyor.

    Örneğin Suriyeliler meselesi.. Toplam 31 milyar USD harcanmış yani 135 küsür milyar TL. Kişi başı kabaca hesapladığınızda toplam 4.5 milyon mülteciye kişi, başı 30.000 TL'den fazla para verilmiş.

    Hangi vatandaşa bedavadan 30 bin tl verildi bunlara verilen parayı kimsenin aklına hesaplamak gelmiyor. Sosyal maliyetlerini saymıyorum bile.

    YanıtlaSil
  47. siz her yıl aynı sonucu buluyorsunuz, "bu sene zor geçecek, bu sene sıkıntılı bir sene"
    ancak sıkıntıları olmakla beraber, sizin iddia ettiğiniz gibi geçmedi, umarım bu yıl da yanılırsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ülke üzerinde oynanan bu kadar oyun varken hükümetimiz çok şükür yine iyi yönetiyor.

      Bak dolar ne kadar olmuş ekonomi büyüyor, işsizlik düşüyor, vatandaşımız hayatına devam ediyor.

      Mahfi hocamıza saygım sonsuz, ama bir masa başında böyle yazmak var, bir de cumhurbaşkanımız gibi işin içinde olmak var. İşin içinde olan, zorluklarını daha iyi bilir.

      Faizler mutlaka düşürülmelidir, dolar ne olursa olsun, öbür türlü faiz lobisinin ellerine düşeriz. Dolar yükselirse, malımızı satar, iyi kötü idare ederiz.

      Faizleri yükseltmek ülkeye yapılacak en büyük ihanettir.

      Sil
    2. Cumhurbaskanimizin isin icinde oldugu dogru. memleketi 16 senedi o yonetiyor ve dolar sonucta onun ve hukumetin yanlis politikalari yuzunden yukseliyor. Faizi yukseltmezse dolar daha da yukselecek. Faize gelinceye kadar ulkeye yapilan daha baska bir suru ihanet var. Faiz bunlarin sonuclarindan birisi sadece.

      Sil
    3. Adsiz 15:53

      Faizlerin yükseltildiginde elindeki para ile Bankaya ilk kosanlardan biri olacaksin.

      O Kadar biat icindesin ki kendi söylediklerine inandirmissin kendini.

      Bizleri de salak sandin ki bunlari yazabiliyorsun.

      Ülke üzerinde oynanan oyunlardan sadece iki tanesini söyle de bilelim neymi bu oyunlar.

      Icinde Fetö, ypg, pyd ve pkk olmasin.

      fetö ile akp gözlerinin önünde 12 yil ülkeyi talan ettiler.

      ypg pyd yi senin reisin emri ile thy ile kobaniye gecirenler de seninkiler.

      pkk ile osloda Dolmabahcede pazarlik yaptilar

      hersey gözlerinin önünde oldu. hadi bakalim 2 tane oyun söyle simdi ülke üzerinde oynanan.

      Bu arada Reisinizin boynunda hala yahudi liyakat nisani madalyasi asili duruyor haberin olsun.

      Sil
  48. Reza Zarrab davası Hakan Atilla davasına döndü ve yarın karar verilecek sonuçta ceza verileceği belli ekonomiye etkisinin büyüklüğü ne olur hocam sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakan Atilla'ya verilecek cezanin onemli bir etkisi olmaz. Yarinki dava Hakan Atilla'nin ceza alacagi dava ve sonucu sadece Hakan bey'i ilgilendiriyor. Ama bundan sonra Halk bankasina ceza kesme durumu gundeme gelecektir. Bu yarinki davada belirlenmeyecek. Halk bankasina ceza kesilecek olursa (ki kesilecek ama miktari ne olacak o onemli) o zaman dolar uzerinde bir etkisi olabilir. 2 Milyar dolar vs cikarsa cok etkisi olmaz, devlet pazarlik edip oder, cezayi kapatir. 25 Milyar dolar vs gibi bir rakam cikarsa o zaman pazarlik doneminde dolar daha da hizli yukselebilir. Aslinda gozden kacmis bir durum var, Hakan Atilla davasi Hakan Atilla'nin ceza almasi ile kapanacak mi yoksa baska yerlere uzanacak mi; cunku savci Halk bankasinin Iran yaptirimini delmesi sonucunda kisisel cikar elde eden var mi diye de arastiriyordu. Eger dava karar ciktiktan sonra bir de bu sekilde yol degistirirse o zaman bence endise etmenin zamani geldi demektir. Bu dava da olan Hakan Atilla'ya oldu malesef, rusvet almadigi halde okkanin altina o gidecek.

      Sil
    2. Hic merak etmeyin, kapali kapilar ardinda gereken anlasmalar yapildi. Tribünlerin gazini alacak güzel seyler olacak.

      Tam da Secim arefesinde. Her secimden once oldugu gibi. Reis hele bir dönsün ingiltereden meydanlardaki naralari görecegiz.

      bu arada israil ve ABD nin Büyükelcilik olayi tam da AKP ve RTE nin istedigi gibi gelisiyor.

      Hadi gel de simdi Secimler 24 hazirana neden alindi diye sorma. Nakis gibi isleyecekler bu olayi meydanlarda.

      Kahraman Türk milleti de zokayi yine yutacak

      Sil
    3. ABD kulis duyumlarında ceza 53 milyar USD düzeyinde anılıyordu. Geçmiş uygulamalara göre -taraflar arası 'negotiation a bağlı olarak- cezanın bir kımı ayni, bir kımı nakdi kesiliyor. Yakın zamanda yapılan anlaşma ile Boeing'e uçak alımı için ödeyeceğimiz 24-25 milyar USD yi çıkartırsak kalan rakam 30 milyar USD dolayında. Bekleyelim görelim, bakalım kulisler doğru mu demiş ?

      Sil
  49. Hocam doların 4.50 bandına gelmesi yıllık enflasyonu yüzdesini kaça getirir?

    YanıtlaSil
  50. Doları kim uçurtuyor,Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seyh ucmaz muritler ucurur. Dolar ucmaz hukumetin yanlis politikalari ucurur.

      Sil
  51. cumhurbaşkanı para politikasında başkan olunca çok daha etkili olacam dedi dolar fırladı resmen . Herkes para basacak diye algıladı galiba. Sanki bilerek bu açıklamaları yapıyor yada danışmanları kim acaba iyi araştırmak lazım sanki Cumhurbaşkanı düşsün istiyorlar bana öyle geldi. Resmen Merkez Bankasına müdahale olarak algılandı para politikasında daha etkin olacam yanlış bir açıklama oldu yine. Yarında Zarrab davası var dolar yarında 4,50 olursa hiç şaşırmamak lazım artık

    YanıtlaSil
  52. Hocam 7,5 milyon kişinin genel sağlık sigortasını devlet öderken işsizlik rakamının %10 çıkması çok saçma değil midir?

    YanıtlaSil
  53. https://www.bbc.com/turkce/44104897

    Times: Erdoğan'la iş yapma zamanı

    Bakın Times ne yazmış Cumhurbaşkanı Erdoğan için. Siz devam edin kaytırık kuyturuk sebeplerden Reis'e laf etmeye. Ama unutmayın ki laf ile peynir gemisi yürümez. İt ürür kervan yürür. Ve son olarak durmak yok yola D E V A M.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhalefet ingiltere ile iş yapacak olsa ülkeyi satıyor ingiltere seviciler dersiniz ve terör destekcisi ilan edersiniz. Ama siz yapınca helal olsun dimi. bu nasıl iman anlamadım gerçi olmayan şeyi sizde aramamak lazım

      Sil
    2. Hocam, şu yorumu da onaylamışsınız ya önünüzde eğiliyorum saygı ile.

      Sil
    3. İngiltere, tarihsel olarak Türkiye'yi en sevmeyen devlettir. Bize yaklaştığına göre başımıza bir bela gelecek demektir.

      Sil
    4. eyvahlar olsun

      Sil
    5. Kibris"a dikkat. Önümüzdeki günler cok seye gebe. Belli RTE Ingilterenin atacagi can simidine sarilacak. Tabii ki karsiliginda verilecek birseyler olmali. Bu da Kibris.

      Sil
    6. Malum gözleri Kıprıs'ta.

      Sil
    7. Bi tespit ancak bu kadar yerinde olur.

      Sil
    8. Zaten eyy Ingiltere kaldı bizi bir kandırmayan. Sessiz atın çiftesi pek olur derler atalarımız.

      Sil
  54. Hocam alalım mı yoksa satalım mı?

    YanıtlaSil
  55. hocam merhaba.. Sayın Cumhurbaşkanı İngiltere'de yaptığı açıklamada merkez bankasının bağımsız olduğunu ancak halk para politikasından devletin başını sorumlu tutacağını dolayısıyla seçimlerden sonra para politikalarında daha aktif rol alacağını ifade ediyor. merkezin son dönemlerde ne ölçüde bağımsız olduğu tartışılırken bu tarz acıklamalar;
    1_) yabancı yatırmcıyı daha fazla kaçırmaz mı?
    2_) kur üzerinde baskı oluşturmaz mı?
    3_) piyasalarda tedirginliğe yol açmaz mı?

    kıt ekonomi bilgimle bunların olabileceğini ben bile öngörebilirken idarecilerimizin bunu görmeyip amerikayı yeniden keşfetme arzuları nedendir bilinmez... Dünya ekonomileri toparlanma yolundayken zoru başarıp kendi kendine krize giren ülke olarak tarihe gececeğiz...

    Saygılar.......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim tarihimiz hep böyle kendi kendine sorunlar yaratmakla doludur.

      Sil
  56. Selam Mahfi hocam,

    Sizin düşüncelerinize hiç katılmıyorum. Dolar olmuş 4.5 lira, bu saatten sonra 5 olsa ne olur 6 olsa ne olur.

    Faiz artırırsak bu saatten sonra, ciddi miktarda kaynak borç verenlere gidecek, ülkeye tonla yabancı sıcak para gelecek, TL değer kazanınca da ithalat zıplayacak.

    En iyisi faizlere hiç dokunmadan doların artışına izin vermektir. Ürettiğimizi satar, dolarımızı kendimiz kazanırız, 3-5 sene cep telefonu araba televizyon almayı veririz.
    Ama kendi yağımızda ürettiğini satan dengeli bir ülke oluruz.

    Faiz yükseltince elimize ne geçecek? Tonla kaynak heba olacak, borç verenlere gidecek. Öyle faize gideceğine, böyle az tüketerek gitsin daha iyi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merkez bankasi ne yaparsa yapsin zaten piyasa kendi yapacagini dengesini buluyor faizler zaten merkeze gerek kalmadan %17ye cikti. Bu saatten sonra faiz arttirsa ne olur arttirmasa ne olur piyasa faizi ile merkez bankasinin faizi arasindaki fark bize acik ara para basiliyor olarak donecek olmasa bile o imaji olusturacak o parada bankalar tarafindan tutularak doviz tahvil ekseninde donecek yani yine krediye donmeyecek. kisaca piyasa ve doganin dengesi her zaman her yerde yolunu suyunu bulur.

      Sil
    2. O kadar basit degil malesef, cari acigin finansmaninda ve kisa vadeli borc odemesinde zorluk cikacaktir. MB'deki rezerveler daha kac ay 4.8 Milyar dolar acik finansmanina dayanabilir? Bir de bunun uzerinde 235 Milyar dolar kisa vadeli borc var bu sene odenmesi gereken. Rezervler bunun yaninda cekirdek parasi kalir. Ulkaya para girmeli baska caresi yok. Bunun cozumu de fahis yuksek faiz, o da risk almak isteyene tabi, yoksa CDS indexi 265 olduktan sonar kim neden Turkiye'ye para gonderir ki?

      Sil
    3. sayın adsız 16.00 kardesim nasıl bu kadar gerceklerden uzak dusunce sistematigi geliştirebiliyorsunuz. Kendi urettigimiz dediginiz malların buyuk kısmı ithal ara mallarla oluyor. Yani dolar basını alıp gidince siz o ara malı kaca alacaksınız ve kime satıp para kazanacaksınız. Kendi kendine yeten bir ulke olabilsek zaten sorun kalmayacak.Lütfen artık gerceklere dönelim de "ulke nasıl kurtulur" u konuşalım yoksa gercekten gec olacak

      Sil
  57. 2001 krizinin tepesinde ülkede işsizlik %10,6 imiş bugün işsizlik %10,6 olunca, işsizlikte büyük düşüş diye haber oluyor. Ülke gerçekten de baya değişmiş.

    YanıtlaSil
  58. Hocam, öncelikle güzel bir analiz olmuş, teşekkür ederim.

    Türkiye açısından düşündüğümüzde, bu tablodaki parametrelere sebep olanın yanlış akp politikalarının olduğu anlaşılıyor. Yani analiz genel olarak bir akp adımı-bir sayı şeklinde.

    Olaya global açıdan bakarsak, yanlış akp politikalarını tetikleyen, dolayısıyla tabloyu oluşturan büyük nedenler var mıdır? Mesela, yeni dünya düzeninin kurulmakta olması, ülkelerin yeni düzenden pay alma girişimleri gibi nedenler, hükümeti(yanlış veya doğru) adım atmaya itmez mi?

    Analiz, global nedenler-hükümetin(yanlış veya doğru) politikası-tablodaki sayı olarak karşılığı şeklinde olsa daha kapsamlı olabilir diye düşünüyorum.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bu kadarı bile zor okunuyor.

      Sil
  59. Hocam oncelikle kolay gelsin sizi yakindan takip ediyorum. Ekonomiye amatör olarak ilgim var baslangic acisindan kitap onerir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orneklerle Kolay Ekonomi - Mahfi Egilmez

      Sil
  60. Parasal suça parasal cezayı kaldırın. Dünya alacağım var. Adamlardan bir şey alamıyorum. Ödemeyecekse hapse girsin. Kuruş borcum yok. Borçlular hapse girsin düzgün adamlarla iş yapalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam 1643,
      sen ya ticarette yenisin ya da Türkiyede yenisin galiba.

      Mahfi hocanın bloğuna yorum yazanlar oldu, millet alacağını mahkeme kanalı ile alamayınca, başkalarına borç takıyor, sonra yurtdışına kaçıyor.

      Kimsenin suçu yok veya herkes suçlu. Bu düzende düzgün adam mı kalır?

      Sil
  61. Hocam burada yillardir yaziyorsunuz. cok degerli bilgiler ve istatistikler verdiniz. Acik ve net irdelemeler yaptiniz, degerli sonuclar acikladiniz.

    Tüm bunlara kimsenin söyleyecegi zerre birsey yok. Elinize emeginize saglik.

    Fakat ben günümüzde herseyin sadece iktisadi förmüller ile aciklanacagi ve sorunlarin cözümlerinin de bu formüller ile olacagi kanatinde degilim. Hele bizim gibi ülkelerde.

    Son günlerde tüm ülke Dolara kilitlenmis yükselisini seyrediyor ve tartisisyoruz.

    Görülüyor ki bu artisin önlenmesi cok zor gibi gözüküyor. Yinede ben Dolar kurunun mucizevi bir sekilde düsecegini düsünüyorum.

    Neden derseniz.. Politikanin, özellikle uluslararsi siyasetin ve iliskilerin iktisada ve ekonomiye kesinlikle yön verdigini düsünüyorum. Politik iliskiler ve gizli anlasmalar ile sihirli dokunuslar neticesinde bir anda hersey ters yüz olabiliyor.

    Saniyorum önümüzdeki günlerde bunu görecegiz.. Nasil mi.?

    Ülkenin icinde gectigi bu zor zamanda Sayin Cumhurbaskanimiz RTE meydanlarda tüm Dünyaya naralar atacagina Ingiltereye uzun sayilabilecek bir seyahatte bulunuyor. Aciklamalara baktiginizda Reisin agzindan ingiltere hakkinda ballar akiyor.

    Ben diyorum ki. Ingiltere özellikle Kibris, K.Suriye ve K.Irak ile ilgili Türkiyeden borc krediler karsiliginda büyük tavizler koparacak. su andaki hükümetimiz buna yillardir oldugundan daha fazla müsait. Görülüyor ki secim kazanma ve iktidar ugruna korkunc tavizler verilecek.
    Bu benim nacizane öngörüm.

    Özellikle KKTC Cumhurbaskaninin hic geregi yokken KKTC nin ölüm fermani olan yeni BM baris planini kabul edecek aciklamalari inanilir gibi degil. Bu aciklamalar bu ziyaretten iki hafta önce yapildi. adeta birilerine isaret fisegi.

    16 yilda ülkeyi talan eden, icinden cikilamaz hale sokan bu iktidardan bu millet derhal kurtulmalidir. Ama nasil.?

    Hala inanilmaz biat ve itaat icinde akil tutulmasinda milyonlarca insan peslerinden fanatik bir sekilde gidiyor.

    Galiba bu defa ya cikacagiz ya batacagiz.


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen susmak bile yeterlidir. Maalesef bizi batıran biat kültürüdür.

      Sil
    2. Milli Derecelendirme Kurulusu diye cahilleri kandirmak nasil bir ahlak sorunu... Iste falanin verdigi notum bizce bir hukmu yok, "yok farzediyoruz" Valla ne gelirse cahillikten geliyor... Sen istedigin kadar yok farz et sana sicak para getirecek yabancilar ona bakiyor. Senin niye sicak paraya ihtiyacin var cunku ulkeye giren doviz cikani karsilamiyor. Cari acik var ne lazim para yani dolar euro, neden mi kullandigin arabayi,akilli telefonu sana tl ile vermiyor elin oglu, sen ne yapmaliydin sende katma degeri yuksek urun uretmeliydin. Yani teknoloji bilim arge demek... Yaptik mi yapmadik...su an ihrac edilen her malda ithal girdigi var, ya hammadde ya yari mamulu ithal edip uretip disariya satiyoruz. Haliyle kur bize giriyor. Piyasaya doviz gerek ey yabanciilllllaaaar milli derecelendirme kurulusu kuracaz turkiyee AAA++++ verecez gelin bize sicak para verin dersek duzluge cikariz...MDK sart

      Sil
  62. En iyi gösterge issizlik. Bu sartlar altinda daha yuksek beklerdim Hocam. Sizce de oyle mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıklanan veriler doğru değil zaten kimse TUİK verilerine inanmıyor oyüzdende açıklanandan daha yüksek seviyede işsizlik var. Enflasyonda aynı şekilde artık TUİK te MERKEZ BANKASIDA inanırlığını ve güvenini kaybetti çok uzun zaman önce iç güçlere teslim oldular anlayacağınız

      Sil

  63. Hocam yazılarınız için öncelikle çok teşekkür ederim. Dünyamıza ve ülkemize dair ekonomik gelişmeleri sizin yorumlarınızla okuyabildiğim için çok mutluyum, biz gençlere çok önemli şeyler katıyorsunuz.
    Merak ettiğim bir mesele var, eğer daha önce sorulmuşsa affedin. Türkiye’de ilerleyen zamanlarda İran’da olduğu gibi bir döviz kontrolü politikası gelir mi? Ya da devlet vatandaşın döviz birikimine müdehalede bulunabilir mi? Seçim sonuçlarına göre bu durumun gerçekleşme ihtimali değişebilir mi?
    Görüşleriniz için çok teşekkür ederim saygıdeğer hocam.

    YanıtlaSil
  64. Hocam 2000 öncesinde bu kadar yüksek enflasyon yaratmayı nasıl başarıyorduk?

    YanıtlaSil
  65. Hocam özellikle 2010dan sonra gezi olayları,darbe girişimi , artan teror olayları ve şehir merkezlerinde patlayan bombalar ve bunların ülke ekonomisine doğrudan ve dolaylı olarak etkisini de yazarsanız, daha güzel göstermiş olursunuz tabloyu,zira bu kötü gidişatın hepsi sizlerinde yazdığı gibi istikrarlı sağlam giden bir ekonomiden sonra meydana gelmiştir.Bu şekilde 16yıllık tablodan okuyucu net birşeyler görecektir. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  66. Emre Temelkuran15 Mayıs 2018 21:18

    Bir ara makarna dağıtılıyordu şimdi o da yok ama her hataya rağmen oylar yine aynı yere gidecek çünkü ortada din faktörü var.

    YanıtlaSil
  67. Sayın Hocam özel sektörün borcundaki değişimin faiz ve kur artışları ve olası bütçe açığı ve ilave vergiler gibi durumları da dikkate alarak olumsuz etkisi ne ölçüde olur.

    YanıtlaSil
  68. Rakamlar olmasaydı ne düşünürdünüz?

    YanıtlaSil
  69. Hocam tum yazilarinizi okuyorum ve cok begeniyorum iktisat bilgim oldugu icin degil.Okuma yazma ve gorme yetenegim oldugu icin
    Ben koyu bir akp liyim.Ama dogru tekdir bu gun acikladiginiz tabloyu kimse inkar edemez sizi okumak ve emeginize saygi duymamak cahilliktir.saygilarimla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dogal olarak aynı siyasi görüşte olmak zorunda degiliz ama dogrular konusunda hem fikir olabildigimizi görmek gercekten guzel.Sonucta hepimizin ulkesi ve hepimiz daha iyi bir yasam icin mucadele ediyoruz.

      Sil
  70. 'Yeni seri, yeni hesaplama metodu, yeni sepet' derler; ülke ekonominizi Sıfır istihdam artışıyla %7 büyütür, fert başına gelirinizi bir gece ve ansızın 1450 USD artırırlar.
    Ve sizler, bu muhteremlerin rakamlarını, istatistiklerini baz alarak yorum yaparsınız.

    Gnkur Bşk.nın İbo ile türkü çığırması daha mantıklı geldi doğrusu!

    YanıtlaSil
  71. Hocam astrologlar kapitalizmin sonunun geleceğini öngörüyorlar ( Ama yerine konulacak sistemi söylemiyorlar ).Uranüs boğa burcuna giriyormuş:) Emeğinize, bilginize ve ellerinize sağlık...

    YanıtlaSil
  72. Merhaba Mahfi Hocam,
    Artan GSYH'nin istihdam yaratması ve yaratılan bu istihdamın işsizliği azaltması gerekmez mi? Neden işsizlik oranlarında bir azalma görülmüyor?

    YanıtlaSil
  73. Yorumları Sn Hocamızın cevaplarını okudum şuna inanıyorum bir toplumun %10 nun aidiyeti sapasağlam olursa o toplum asla ama asla sosyal sorunlar yaşamaz
    1-Ekonomi perestij için yeterliyse
    2-Liyalat yerine geç feodal zihniyetle yandaşlık yapılıyorsa
    3-Üretim yerine borçlandırılmış kölelik sistemi ortaya çıkmışsa
    4-Adalet ezelden beri kötü ise
    5-Mahrem verileriniz iç etki ajanlığı yoluyla Kanada üzerinden dış dünyaya yayınlanmışsa
    6-Ticari ilişkileriniz enerji planlamalarınız biliniyorsa
    7-Ayrılıkçı Terör riski Nin yanına %5 gibi korkunç rakamlarda radikal İslamlık terör sempatizanları ortaya çıkmışsa
    8-ılımlı ortodoks islam anlayışı egemen olmuşsa
    ...
    ...
    ...
    Türkiye’yi şimdilik parçalamayıp bölecekler İran hedefte ve toplumdaki kutuplaşma iç siyasi gerilimler nedeniyle ohal kaldırılamıyor kaldırılsa ortalık karışacak kaldırılmasa ekonomik nedenlerle ortalık daha feci karışacak yani demem o ki15 temmuz Türkiye’deki paramiliter reservleri test etti öncesinde kozmik odadaki veriler ile karşılaştırıldı Ekonomik darbe üzerine her an 2 bir Askeri darbe ile yüzyüzeyiz
    Sn hocama şunu sormak istiyorum son dönemde yaşanan ekonomik sarsıntıları hangi ekonomik modele uydurabiliriz oldukça tuhaf anormal gelişmeler yaşanmıyor mu ?

    YanıtlaSil
  74. hocam merhaba,
    kamunun döviz gelirleri ďöviz yükümlülüklerinden daha fazla diyen cumhurbaşkanı başdanışmanı şirketlerin döviz pozisyonu açığı 223 milyar dolar olan türkiye'de bu bizi ilgilendirmez dedi.bu anlayış bir sermaye değişikliği getirir mi?



    YanıtlaSil
  75. Hocam emeğinize sağlık.Muhtesem bi yazı olmuş. Lakin benim kafama takılan bir detay var.Son zamanlarda Türkiyenin ekonomisinin kötüye gittiğinin herkes farkında. İktisat bilimiyle uğrasan pek cok hocamız da bu durumun düzeltilebilmesi için en kısa zamanda yapısal reformların yapılmasını ve katma değerli ürünlerin üretilmesini dile getiriyorlar.Sizin bu konuda daha farklı ve somut bir öneriniz var mı? Bir de, ben eminim ki idari kadrodaki ekonomi danışmanları (bkz. Mehmet Şimşek) gerekli ve yeterli entellektüel birikime sahip kişiler.'Senin benim' düşünebildiğimi bu kimseler düşünemiyor mu?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  76. Degerli hocam merhaba,

    Keske bu degerli yazilarinizin Ingilizce cevirileride olsa. Boyle bir dusunceniz var mi? Hem ulasilacak kitle, hemde okuyanlarin Ingilizce terimleri ogrenmesi acisindan cok iyi olur diye dusunuyorum.

    Saygilarimla.

    YanıtlaSil
  77. Selamlar Hocam,2. tur seçimlere gidilirse, ekonomi bu dar boğaza ne kadar daha katlanabilir? Açıkçası bu borç yükü, yapılandırmalar ve batık krediler yüzdürülemezse bankaların batma olasılığı nedir?
    Saygılar

    YanıtlaSil
  78. Hocam yazınızdan devletin ekonomisinin biz genclere fırsat saglayacak kadar memur alımı yapacak gücü ve dermanı olmayacak sonucunu da çıkarabilir miyiz? Ya da bu tip ekonomide bozulmaların oldugu dönemler memur alımlarını ne ölçüde etkiliyor?

    YanıtlaSil
  79. Hocam kendimi bildim bileli yurt dışına iş yapar döviz kazanırım. Sizin 2010’dan önceki iyi dediğiniz dönem benim süründüğüm dönemdi. Sonraki dönemse maddi olarak yaptığım işlerin karşılığını aldığımı hissettiğim dönem oldu. Bende mi bir terslik var yoksa ülke ekonomisinde mi?

    Sıcak parayı kontrolsüzce ülkeye sokup yapay olarak refah sağlanınca her şey iyi mi oluyor? “1 dolar 1 tl olur mu” saçmalıklarına şahit oldu bu ülke. Bence akp’nin ilk dönemi de iyi falan değil. Dışardan esen rüzgarları arkasına alarak bir dönem geçici bir refah yaşattılar. Bu zaten sürdürülemezdi.

    Şu an dolar 4,40’ı geçti hayat güzel bence. Biraz da çalışan kazansın.

    YanıtlaSil
  80. Sayın Hocam,mevcut duruma bakılırsa 2001 krizi öncesi ekonomimizden daha kötü durumdayız,Bana kalırsa bu durumun en büyük nedeni İnşaat sektörüdür,herkesi emlak yatırıma yönlendirdiler ve herkes gelirinin en az yarısını ev taksitlerine ödemekte.Cumhurbaşkanının etrafındaki herkes de inşaat iş adamları oldugu için ekonomiyi kalkındırmak için atılan adımlarda da yine tapu harçlarının düşürülmesi yada bankaların morgage kredilerinde faizi 0.99 a çekmesi.Bu nasıl bir mantık anlamış degilim.Hakbuki işletmelere düşük faizli kredi verilip küçük de olsa ekonomiyi canlandırmak buradan başlamalıydı.Türkiye'nin ekonomisini inşaat bozdu ve bu halen devam ediyor.Önümüzdeki yıllarda %100-%200 gayrimenkul çöküşleri görmek hiç hayal degil

    YanıtlaSil
  81. Hocam merhaba, Reuters Erdoğan'ın yatırımcılarla yaptığı toplantı sonrası bu yatırımcılar ile görüşerek bir haber yapmış. Anonim kalmaları şartıyla yatırımcıların görüşlerini paylaşmış. Haberde bir yatırımcının sorduğu bir soru var, sizce bu sorunun cevabı ne olabilir? “Why the hell would you come to London, and basically send this message to institutional investors which is exactly what they did not want to hear?” Neden Londra'ya gelip, yatırımcılara hiç de duymak istemedikleri mesajları verdi ki?)
    https://www.reuters.com/article/us-turkey-markets-investors/disbelief-investors-in-turkey-stunned-by-erdogans-fight-with-markets-idUSKCN1IG2Y1

    YanıtlaSil
  82. Hocam yazılarınızda ne büyük emek ve araştırma olduğu muhakkak ... Gerçekten içten teşekkürler... Özellikle 24 Haziran seçimleri sonrası Türkiye sabit kur rejimine geçecek söylentileri çok fazla.... Bu konudaki görüş ve değerlendirmelerinizi paylaşmanızı rica ederim.... Tekrar Teşekkürler ve saygılarımla....

    YanıtlaSil
  83. Merhaba Hocam, bugün ekonominin dümenine siz geçseniz, mevcut durumda, acil kanamayı durdurabilecek ilk pansumanınız ne olurdu?
    Teşekkürler
    Murat

    YanıtlaSil
  84. Hocam ve arkadaşlar merhaba :)
    Sorum şu: Ekonomi daha da kötüye giderse banka hesaplarına el konulabilir mi? Cevaplarınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  85. Bir dönem iyi bir dönem kötü demek mevcut durumun bir süreç olarak geliştiğini görmezden gelmek gibi. Bir "fal" bırakmak isterim, biraz karamsar olacak.bu ülkede insanlar kendi borçlarını öderler, sermayeye gelir transferi olarak kamu borçlarını öderler, kamu borcu krizinde sadece parasal bir ödeme değil, kamusal zenginliğini, sosyal haklarını kaybederek öderler, daha güvencesiz daha esnek yapıda çalıştırılırlar, vb. ,yakın gelecekte sermayenin borcunu da ödeyecektir, bugün dahi ödemektedir. İnşaat temelli birikim modeli tıkanmıştır, bugün ya inşaat sermayesinin borcunu ödeyecek toplum ya da konut kredisine daha fazla başvurup konut endüstrisinin gerçekleşme evresini yerine getirecek, borç borcu doğurucak, bu 2000'lerin başından beri uygulanan politikaların devamıdır, faizleri bu kadar dillendirmelerinin nedeni bu, parasal genisleme döneminde, özellikle abd krizi sonrası genislemede bolca borçlanarak konut endüstrisini büyütenler parasal sıkılaşma döneminde ne yapacağını şaşırırlar, bu abd'nin elindeki en güçlü silahlardandır, şu anki durum biraz daha farklı, bir dönem vezir olursun bir dönem rezil. İki söz vardır bizde, ayağını yorganına göre uzat ile doğmamış çocuğa don biçme. Sermayemiz doğmamış çocuğa don biçti, çocuk doğmazsa sıkıntı büyük, doğması da dediğim gibi insanların daha fazla borçlanmasına bağlı, bu birçok ülkede böyle, bizim durumumuz çok fazla kırılgan olmamız dışarıdaki gelismelere ve içerideki saçmalıklara. KGF'ler, hazine garantileri nereye kadar. Bence dua etsinler bu açık,hukuki, kurumsal dolandırıcılığın toplumun büyük çoğunluğunun farkında olmamasına, sadece neden vergiler yükseliyor, oynamalar yapılıyor diye soruyorlar, neden acaba:) örneğin öyle bir hazine garantisi metodu var ki elimde böyle bir araç olsa herhangi birini çok kısa sürede kral yapabilirim:) toplum sonunun ne olacağının bilinmediği süreçlere taahhüt edilmiş, sonunun ne olacağı bilinmeyen kredilere kefil edilmiş. Mesela bir insan konut kredisini ödeyemediğinde evi elinden alınır, ödeyemeyen sermayeye aynısı uygulanacak mı? Madem serbest piyasa hata yapan cezasını çekecek mi? Yoksa sermayenin maliyeti toplumsallastırılacak, eldeki son varlıklar satılacak,ücretlere daha fazla baskı mı uygulanacak? Hanehalkının borcu böyle zamanlarda daha fazla artar, reel ücretlerin üzerindeki baskı şu an çok yüksek,borçlanmak bir tercih değil bir zorunluluk, borçlanması istenen bir sey zaten, yoksa tüketim üzerine kurulu tüm bu avm'ler, hizmet sektörü krize girer, farklı alanlardaki sermayelerin gerçekleşmesi krize girer, sermaye birikimi krizi patlak verir, tüm dünyadaki borç durumu bunun üzerine kurulu, gelir yoktur borçlanma vardır, burada da borçlanma çıktı karşımıza, 2003'ten beri sistem bunun üzerine kurulu, bazen krizler iyidir, hizmet ve inşaattansa başka alanlarda sermaye yatırımına başlangıç olur, sermaye birikimi modelleri değişir, ama olan topluma, özelliklede zaten yoksul olanlara olur, orta sınıfsa küçük fantezilerini, dünyalarını kaybeder. Bu hikayenin geliştiği ülkeler var, dönüp bakabilirsiniz, süreç olarak neoliberalizmdir bu, on sene sonra başka dinamikler gelişir, daha fazla neoliberalizm istiyor şeytan, aynaya baktığında güzellik görüyor, ben ise yüzüne baktığımda riyakârlık görüyorum.

    YanıtlaSil
  86. https://www.reuters.com/article/us-turkey-markets-investors/disbelief-investors-in-turkey-stunned-by-erdogans-fight-with-markets-idUSKCN1IG2Y1

    Sayın Hocam bu makaledeki degerlendirmeler ile ilgili gorusleriniz nelerdir? Bizimle paylaşır mısınız?

    YanıtlaSil
  87. Yurtdışına para transferine ceza gelmiş. Yurtdışında yatırım yapacağım kendi paramı çıkartamayacakmıyım şimdi?

    YanıtlaSil
  88. Dolar 4.47 oliyeah
    Euro 5.30 oliyeah
    bedava kömür geliyeeahh
    bedava makarna geliyeahh

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...