16 Haziran 2018 Cumartesi

Faiz Deyince

Faiz Nasıl Hesaplanır?
Piyasa açısından bakarsak faizi, tasarruf sahibinin, tasarrufunu, ihtiyacı olana belirli süre için kullandırmasının karşılığı olarak aldığı bedel olarak tanımlayabiliriz. Ekonomi bilimi açısından faiz iki farklı biçimde tanımlanır: (1) Bir borç anlaşmasının satışı sonrasında elde edilen getiri miktarı, (2) Üretim amaçlı olarak kullanılan sermayenin getiri oranı.

Basit Faiz: Belirli bir dönem için yatırılan mevduatın o dönem sonunda kazandığı faiz getirisine basit faiz deniyor.

Nominal Faiz: Bankaların mevduata uygulayacaklarını açıkladıkları faiz nominal faizdir. Örneğin bir banka 1 yıl vadeli mevduata % 17 faiz vereceğini açıklamışsa bu nominal faizdir. 

Net Nominal Faiz: Bankaların açıkladıkları nominal faizden vade sonunda gelir vergisi stopajı yapılıyor. TL mevduatta elde edilen faiz gelirinden, 6 aya kadar vadeliler için % 15, 6 aydan 1 yıla kadar vadeliler için % 12 gelir vergisi stopajı söz konusu. Mevduat sahibinin eline geçen faiz getirisi bu kesintiden sonraki tutardır. Buna net nominal faiz diyoruz (1 yıl vadeli % 17 nominal faizli mevduatta vergi sonrası net nominal faiz oranı yaklaşık % 15 ediyor.)

Bileşik Faiz: Geçmiş dönem faizinin de anaparaya eklenmesiyle yeni dönemde elde edilen faiz getirisine bileşik faiz deniyor.

Bileşik Faizli Getiri = Anapara (1 + Aylık faiz)^ dönem sayısı

Bileşik Faiz = (Bileşik Faizli Getiri – Anapara) / Anapara

Net nominal faizin yukardaki gibi aylık vadede % 1,25 olduğunu kabul edersek 1 ay vadeli yatırılarak her ay vadesi yenilenen bir hesabın yıllık bileşik faizi yaklaşık olarak % 16’ya denk gelir.

Reel Faiz: Nominal faizden enflasyonun etkisinin giderilmesi yoluyla hesaplanan faizdir. Bir anlamda dönem sonunda ele geçecek olan faizin satın alma gücündeki değişimden arındırılmasıyla hesaplanmış faiz demektir. Burada hesaba katılması gereken enflasyon oranı paranın yatırıldığı anda geçerli olan enflasyon oranı değil dönem sonunda geçerli olması beklenen enflasyon oranıdır. Buna “beklenen enflasyon” deniyor.

Bu hesaplama piyasada genellikle nominal faizden enflasyon etkisi arındırılarak yapılıyor. Oysa doğrusu net nominal faizden enflasyonu arındırarak hesaplanmasıdır.

Reel faiz şöyle bir formülle hesaplanıyor:

Reel faiz = (1 + Net Nominal Faiz) / (1 + Beklenen Enflasyon) -1

Bankanın yıllık mevduata % 17 nominal faiz verdiğini düşünelim. Bunun gelir vergisi stopajı sonrasındaki net oranı % 15’tir. Mevduat hesabının açıldığı tarihte 12 aylık enflasyon oranının (TÜFE) % 12 olduğunu ve bir yıllık vadenin sonunda bu oranın % 11,5 olmasının beklendiğini varsayalım. Bu durumda reel faiz hesabı şöyle yapılır:

Reel Faiz = (1 + 0,15) / (1 + 0,115) – 1 = 0,03 yani yaklaşık olarak % 3. Bu durumda pozitif reel faiz söz konusu olacak demektir. Eğer yılsonunda enflasyon beklendiği gibi değil de mesela % 15,5 oranında çıkarsa o zaman reel faiz -0,0043 yani kabaca % – 0,4 olur. Ki bu negatif reel faiz oluştuğu anlamına gelir. 

Piyasa Faiz Çeşitleri
Mevduat Faizi
Bankalarda mevduat hesabı açtırıp da bu hesaba para yatırıldığında karşılığında elde edilecek olan faizin adı mevduat faizidir. Vadelerine göre sınıflandırırsak iki türlü mevduat vardır: Vadesiz mevduat, vadeli mevduat. Bankalar ilkine faiz vermiyor, ikincisine ise miktara ve vadeye göre değişen oranlarda faiz veriyorlar. Türkiye’de vadeli mevduatın ağırlığı (toplam mevduatın 2/3’ü) ortalama 1-3 ay arası vadede toplanmış bulunuyor. Bu aralıkta vadeler için de günümüzdeki faiz ortalama olarak oranı yıllık % 17 dolayındadır. Bu faiz nominal faizdir (görünürdeki faiz.) 6 aya kadar vadeli mevduat hesabından elde edilen faizden % 15 gelir vergisi stopajı yapılıyor. Bu durumda Türkiye’deki mevduatın çoğunun 1 – 3 ay vadeli yatırıldığını dikkate alırsak net nominal faiz oranının yaklaşık olarak % 14,5’e denk geldiğini görebiliriz. Bunların dışında bankalar ticari mevduat adı altında kurumlardan da mevduat kabul eder ve faiz öderler. 

Kredi Faizi
Bankaların bireysel ve kurumsal müşterilerine açtıkları kredilere uyguladıkları faizlere kredi faizi deniyor. Bankaların çeşitli adlar altında farklı kesimlere açtığı krediler söz konusudur. Bunları; kurumsal/ticari krediler, kobi kredileri ve bireysel krediler (tüketici kredileri ve kredi kartları) olarak sınıflandırmak mümkün. Tüketici kredileri de başlıca taşıt kredileri, konut kredileri ve diğer krediler olarak üçe ayrılıyor. Kredilerin her birinin faiz oranı farklıdır. Bugün için tüketici kredilerinde ortalama olarak % 1,6 dolayında aylık ortalama faiz söz konusu. Ticari faiz oranları ise kurumlara göre farklı oranlar taşıyor. Bununla birlikte kredi faizleri için ortalama % 20 oranını alabiliriz.

DİBS Faizleri
Hazine, kamu kesimi açıklarını kapatmak ve geçmiş yıllardan gelen anapara ve faiz borçlarını ödeyebilmek için iç ve dış borçlanma yapar. İç borçlanmayı Devlet Tahvili (vadesi 1 yıl ve daha uzun kâğıtlar) ya da Hazine Bonosu (vadesi 1 yıldan kısa kâğıtlar) ile yapıyor. Bu borçlanma kâğıtlarının hepsine Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) adı veriliyor. Hazine iç borçlanmayı ağırlıklı olarak ihale yöntemiyle yapıyor ve faiz de bu ihalelerde belirleniyor. Hazinenin iç borçlanma ihalelerinde belirlenen faize DİBS faizi ya da Hazine Faizi adı veriliyor. DİBS’leri birinci elden bankalar, ihaleye girerek alıyorlar. Bankalar daha sonra bu kâğıtların bir bölümünü piyasada satıyorlar, böylece piyasada DİBS için bir ikinci el fiyatı ve faizi oluşuyor. 

Gösterge faiz
Vadesi 2 yıl olan, 3 veya 6 ayda bir kupon ödemeli, alım satım olarak çok işlem gören Devlet Tahvilinin ikincil piyasadaki faizine Gösterge Faiz deniyor. Bugün için 2 yıllık gösterge faiz % 19,1’dir. Bu faiz, pek çok işlem için referans olarak alındığı için adına gösterge faiz deniyor. Birçok ülkede gösterge faiz olarak 10 yıllık devlet tahvili faizleri alınıyor. Bizde 10 yıllık Devlet Tahvili faizi bu faiz bugün itibariyle % 16,2’dir.

Özel Kesim Tahvil Faizleri
Özel kesim Tahvilleri banka ya da anonim şirketler tarafından finansman sağlamak amacıyla, Türk Lirası üzerinden ihraç edilen, 1 yıl ve daha uzun vadeli borçlanma senetleridir. Bunların faizleri de çıkaran şirketin finansal durumuna, piyasa değerine göre farklılıklar gösteriyor.

TCMB’nin Faizleri
Bir hafta vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz (politika faizi): TCMB, 1 hafta vade ile repo ihalesi açıyor, bankalar ellerindeki tahvil ve bonoları TCMB’ye verip karşılığında para alıyor ve vade sonunda parayı iade edip kâğıtlarını geri alıyor. TCMB bu araçla banka ve finans kurumlarının piyasada uyguladığı faiz oranlarını, bankalardan alınan kredilerin miktarını, hisse senedi ve döviz gibi varlıkların fiyatlarını etkileyebiliyor. TCMB’nin Politika Faizi oranı bugün itibariyle yıllık % 17,75. 

Gecelik işlemlerde uygulanan faiz (gecelik faiz, fonlama faizi):  TCMB’nin, hesaplarını kapatabilmek için gecelik olarak borç almak ya da ellerinde kalan paraları gecelik olarak borç vermek durumunda olan bankalara uyguladığı faize bu ad veriliyor. Piyasada gecelik faizlerin oluşturduğu açıklığa “faiz koridoru” buradan giderek bu faizlere “koridor faizi” de deniyor. TCMB, bu yolla ikincil piyasada oluşan kısa vadeli faiz oranlarını, döviz kurlarını ve kredilerin büyüme hızını etkileyebiliyor. TCMB’nin gecelik borç almada uyguladığı faiz oranı bugün için yıllık % 16,25, gecelik borç vermede uyguladığı faiz oranı yıllık % 19,25.

Geç likidite penceresi faizi (GLP): Geç likidite penceresi uygulaması, hesaplarını kapatmak ya da ellerinde bulunan parayı borç vermek için son ana kadar bekleyen bankalara uygulanan caydırıcı faiz oranlarını kapsayan bir uygulamadır. Bu uygulama ile saat 16.00 ile 17.00 arasında TCMB’ye gecelik borç vermek isteyenlere bugün için yıllık % 0, gecelik olarak TCMB’den borç almak isteyenlere yıllık % 20,75 GLP faizi uygulanıyor.

Dünyada İzlenmesi Gereken Başlıca Faizler
Türkiye dışında belirlendiği halde bizim piyasamızı da etkileyen bazı önemli faiz oranları var. Kısaca onlara da değinelim.

LIBOR (faizi)
Dünyanın önde gelen bankalarının birbirlerine kısa vadeli olarak borç verdiklerinde uyguladıkları faiz oranı LIBOR ya da ICE LIBOR olarak anılıyor. LIBOR, başlıca beş para birimi (USD, Euro, Pound Sterlin, Yen ve İsviçre Frangı) ve 7 farklı vade üzerinden açıklanıyor (Gecelik, haftalık, 1,2,3,6 ve 12 aylık.) Bugün itibariyle 12 aylık USD LIBOR faiz oranı % 2,77’dir. LIBOR faiz oranı uluslararası borçlanmalarda temel faiz oranı olarak alınmakta gerektiğinde üzerine spread denilen ek bir oran konulmaktadır (LIBOR + 1,5 gibi.)

Fed Faizi
ABD Merkez Bankası Fed’in belirlediği bizim Fed Faizi dediğimiz (asıl adı Fed’s Fund Rate) faiz oranı küresel ekonominin tamamını etkiliyor. Bankaların gün sonunda açık vermeden hesaplarını kapatması esas olduğundan her günün sonunda nakit açığı bulunan bankalar, bu açığı kapatabilmek için, nakit fazlası bulunan bankalardan borçlanıyorlar. Borç veren bankalar, borç alana bu borç karşılığında Fed’in belirlediği bir bant içinde faiz uyguluyor. Bu bant bugün itibariyle % 1,75 – 2,00 arasında bulunuyor. Bu faiz oranı ABD’deki diğer faiz oranlarını etkilediği için dünyada yatırım yapan fonların da nereye yöneleceğini etkiliyor.

ABD 10 Yıllık Tahvil Faizi
ABD 10 yıllık tahvil faizi denildiğinde ABD Hazine’sinin çıkardığı 10 yıllık tahvillerin piyasa faiz oranı anlaşılıyor. Bu tahvillerin faizi yükseldikçe yatırımcılar daha yüksek faiz kazanmak için yüksek faiz öneren ülkelere yatırım yaparak daha yüksek risk almak yerine fonlarını ABD’ye getirip daha düşük risk ve yükselen faiz oranını tercih etmeye başlıyorlar. Bugün itibariyle ABD 10 yıllık tahvillerinin faizi % 2,92 dolayında bulunuyor.

ECB Faizi
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB), Euro bölgesindeki bankaları fonlamakta kullandığı faiz oranına biz ECB faizi diyoruz (asıl adı ECB refinansman faizi.) Bu faiz oranı, Avrupalı yatırımcıların fonlarını yönlendirmelerinde önemli bir rol oynuyor. Bugün itibariyle ECB faizi % 0. Euro bölgesinden bir örnek vermek gerekirse bölgenin en güçlü ekonomisi olan Almanya’da 10 yıllık devlet tahvilinin faizi bugün itibariyle % 0,40 dolayında bulunuyor.

150 yorum:

  1. Teşekkürler hocam aydınlattınız bizleri

    YanıtlaSil
  2. Süper bir yazı olmul Faiz el kitapçığı gibi kolaylıkla okunup anlaşılıyor yazı için teşekkür ederim.
    İktisat fakültesinde bu faizleri anlatırken 1 kitap okumak gerekir sizin anlatımınız ve konuya hakimiyetiniz çok kolay anlaşılmasını sağlıyor ilgiyle okuyoruz hocam sizi teşekkürler emeğinize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizi aydınlattığınız için çok teşekkür ederim sağolun varolun

      Sil
  3. Ustat, 6-12 ay mevduat stopaj oranı %12 olması gerekmez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, düzelttim, çok teşekkür ederim.

      Sil
  4. Teşekkürler Hocam, ellerinize sağlık. Küçük bir düzeltme: TCMB gecelik borç alma faiz oranı bugün itibarıyla %16.25

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen duzelttim , teşekkür ederim.

      Sil
  5. saygıdeğer hocam yazılarınızı takip ederek feyza almaya devam ediyoruz.2 sorum olacak.
    Tuik in açıkladığı enflasyonla ülkemizdeki gerçek enflasyon aynı mı?
    Aynı olmadığı düşünülürse mevduat sahibi vatandaş eksi reel faiz mi alıyor yani parası artıyor gibi olsa bile alım gücü düşüyor mu?
    Bankalar geç likidite faizi sıfırsa 16 17 arasında banka bu işlemi 15 59 ta yapıp gecelik faizden yararlanmaz mı yada 17 ye kadar neden bekler başka yere satma ümidiyle mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bi cevap alamadık :(

      Sil
    2. Teşekkür ederim.
      TÜİK'in açıkladığı enflasyon 400 küsur mal ve hizmet üzerinden ayda bir kaç kez Türkiye genelinde yapılan ölçümlere göre oluşturulan bir sepetin sonucu. Bu sepete girmeyen pek çok mal ve hizmet var. Ayrıca İstanbul'daki fiyatlarla Adana'daki fiyatlar da aynı değil. Buna ek olarak bu sepette, daha önce yapılan anketlere göre, mallar belirli ağırlıklar verilerek gruplar içinde toplanıyor. Bu ağırlıklar da kişiye ve aileye göre değişebilir. O nedenle bu ölçülen enflasyon gerçek enflasyon olmayabilir. Bu bir ortalamadır. Tıpkı kişi başına gelirin herkes için 10 bin Dolar olmaması gibi.
      Biliyorsunuz bankalarda gişeler 16'da kapanıyor ve ondan sonra hesap başlıyor. Eğer banka o saate kadar hesabını tam çıkaramamışsa ya da son anda bir takım işlemler yapmışsa açık veya fazla verebiliyor. Bu, aslında sık görülen bir olay değildir.

      Sil
  6. Hocam hayırlı bayramlar öncelikle. Elinize sağlık harika bir yazı olmuş. 10 yıllık tahvillere baktığımız zaman TR 16,2/ ABD 2,92. Tamam ABD çok daha güvenli liman ancak Türkiye’nin bu parayı ödememe gibi bir durumu var mı? Moratoryum ilan edilse bile hiçbir zaman mı ödenmiyor bu paralar? Neticede şahıs değil bu devlet. Neden insanlar bu riski almaz istemez?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, Türkiye tahvillerine yatırım yaptıkları zaman Türk Lirası ile yatırım yapmış oluyorlar. Türk Lirasının dolar karşısında çok fazla değer kaybetme riski var. Bu durumda bir sene sonunda dolar bazında negatif bir getiri ile karşılaşabilirler.

      Sil
    2. Genellikle devletler moratoryum ilan etse bile bir süre sonra o borçları belki biraz traşlanmış olsa bile ödemek durumunda kalıyorlar. IMF, bu işler için var.

      Sil
  7. ECB negatif reel faiz mi veriyor hocam?

    YanıtlaSil
  8. Hocam libor u unuttunuz mu? Yoksa ecp faizi mi? Bir de hocam kurum mulakatlari için kamu Maliyesi kitabı mı alınmalı ekonomi politikası kitabınız mi alayım. Sadece bir tane alabilirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekledim hemen.
      Ekonomi Politikası. Onda biraz kamu maliyesi de var.

      Sil
  9. Hocam TCMB faizlerinin piyasadaki diğer unsurları ve dövizi nasıl etkilediğini mantıken ve sayısal verilerle bir yazınızda anlatsanız çok iyi olurdu.Hem biz de hükümetin neden TCMB faizlerine karışmaması gerektiğini tam anlamıyla anlamış olurduk.Yazının çok anlaşılır ve güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kaç kez anlattım ama bir daha yazayım.

      Sil
  10. İktisat fakültesinde ne dibs ne geç likidite penceresini gördüm. Gerçekten eğitimde sıkıntımız var. Hiçbirşey öğretmeden bizleri mezun ediyorlar. Bunları bir iktisat mezununa sorun hiçbiri bilmez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben iktisat mezunuyum biliyorum... Araştırmakla alakali veya gittiğiniz üni ve hoca kalitesi ile alakalıdır. En sonki sebep sizle alakalıdır. Eğitimde sıkıntımız zaten var. Bu sizin şu anki saptamanizla bile belli oluyor. Yapıcı ve gerçekçi eleştiri ve içi dolu yorum atmak lazım. Unideki çoğu hoca eğitim kalitesini beğenmeyip düzgün egitemeyenlerle dolu elinde imkan varken... Bu yüzden özelelestriyi vurgulamak istedim

      Sil
    2. Dokuzeylüllü16 Haziran 2018 20:11

      Hocam tespitinize saygi duyarım fakat hangi okuldan mezun olduğunuzu bilmek isterim? Dokuz eylül üniversitesi iktisat bölümünden yeni mezun oldum. Makro ve mikro alanlar da uzman hocalarımız bizi çok iyi eğitti. Mahfi hocamızın burada anlattıkları da bunlara dahil. Biraz da kendi elimizde olan bir durum diye düşünüyorum, gelişim açısından. Ama haklısıniz üniversite sayılarının artması ne yazık ki bazı universitelerin kalitesini aynı oranda arttırmıyor. Cevap yazmamın amacı genelleme yaptığınız içindir. Iyi bayramlar dilerim

      Sil
    3. Her şeyi okulda okutmak mümkün değil. Faiz, ekonomi derslerinde genellikle sermayenin karşılığı olarak geçer. Bu ayrıntılar daha çok finans derslerinin konusunu oluşturur.

      Sil
    4. Mahfi Egilmez, batidaki egitimde oyle bile gecmez.

      Sil
    5. Lisans eğitimimi bitirmeme 1 sene var ve iktisat okuyorum glp veya DİBS öğretilmeden nasıl mezun olunur pek anlamadım:)Hocam sizin yazılarınızı severek takip ediyorum saygılar

      Sil
  11. yazınız için teşekkürler. öncelikle %14.5 enflasyon olan durumda 1.15/1.145 - 1 = %0.436 net pozitif faiz olmayacak mı hocam , galiba yanlış yazdınız.

    sorum ise türkiyede neden amerikadaki gibi enflasyona dayalı tahviller yok veya var da ben mi bilmiyorum ?

    Ayrıca, konuyla alakasız olacak ama , sizce hisse senedi fiyatlaması yaparken gelecekteki para akışlarına mı öncelik verilmeli yoksa hisse senedinin dayandığı varlıkların değerine mi ?

    şimdiden teşekkürler, iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonradan bir şeyi düzeltince başka yerler bozuluyor. Onu da düzelttim şimdi. Teşekkür ederim.
      Hazine bazen TÜFE + spread yöntemiyle borçlanıyor ama şimdi enflasyon çok hızlı yükseldiği için bunu denemiyorlar.
      Hisse senedi konusu benim uzmanlığımın biraz dışında kalıyor. Yanlış bilgi vermek istemem.

      Sil
  12. Çok teşekkür ederiz.Çok açık ve anlaşılır şekilde açıklamışsınız.Üniversitede de böyle anlatsalar keşke. Yüzbinlerce iktisat mezunumuz var ama çok azı bunları biliyor.

    YanıtlaSil
  13. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar kredi faizlerini bir kaç göstergeye dayalı olarak belirliyor: Bir kere kredi vermekte kullanacakları kaynakların yani mevduata verdikleri faizin ve yurt dışından yaptıkları borçlanmaya ödedikleri faizin maliyetini dikkate alıyorlar. Sonra gelecekte enflasyonun ve kurun nasıl gideceğini tahmin edip onu dikkate alıyorlar. Ayrıca kredinin geri dönüp dönmeyeceğine bakıyorlar. Bir de tabii kendi idari maliyetlerini dikkate alıyorlar. Sağlam şirketlere daha düşük faizle zayıf şirketlere daha yüksek faizle kredi veriyorlar.

      Sil
  14. Hocam yazınız için teşekkürler. Biraz konu dışı ama bir sorum olacaktı. Cevaplarsanız mutlu olurum.
    Sübvansiyon yoluyla yatırım harcamalarının artırılması neden engellemeye yol açmaz? Sonuçta toplam harcama ve hasıla artıyor. Hasılanın artması para talebini artırıyor. Para talebinin artması faizleri artırıyor. Faizlerin artması ise yatırım harcamalarını düşürmesi gerekmiyor mu? Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz, sermayenin karşılığıdır. Sermaye, muhasebede işletme sahibinin veya hisse sahibinin işletmeye koyduğu para veya parayla ölçülen değerler olarak tanımlanır ve bu anlamda sermayenin kazancı kârdır. Buna karşılık ekonomi biliminde sermaye, tasarrufların kullanım biçimidir. Yani bankada tasarruf olarak duran paranın kredi olarak işlem görmesi de sermayedir ve bunun karşılığı da faizdir. Her şeyin normal olduğu koşullarda faiz artışı sermaye kullanımını düşüreceği için yatırımları da düşürür. Buna karşılık faiz tek başına yatırım için bir ölçü değildir. Riskler artıyorsa faiz düşse bile yatırımlar artmaz. Bazen kamu harcamaları arttığında para talebiyle birlikte faizler de artsa bile yatırımlar da artar. Çünkü sonunda her harcama bir süre sonra gelir yaratır.

      Sil
    2. Sermayenin karsiligi faizdir derseniz kimseye bir sey anlatamazsiniz cunku mantikli bir izahi yoktur. Sermayenin (karsiligi) getirisi kardir. Sermaye demek makine techisattir. Makine techisat (kapital) sahibi olan uretimi olceklendirir ve kar elde eder. Niye faiz elde etsin?

      Sil
    3. Sayın adsız 11:50 sermayenin karşılığı derken aslında bir anlamda fırsat maliyetini kastetmiyor muyuz? Müteşebbis yatırım kararı alırken sermayenin marjinal etkinliği ile faiz haddini karşılaştırıp ona göre hareket etmiyor mu? Tabi ki sermayesini kullanıp karşılığında bir faiz geliri elde etmiyor. Ancak yatırımın verimliliği konusunda faiz haddini baz almıyor mu? Teşekkürler.

      Sil
    4. Adsiz 12:52, ben mutesebbis olsam bu sekilde hareket etmezdim, siz eder misiniz?

      Faiz konusunu da kesinlestirmek gerekiyor. Faiz demek bir borc karsiliginde odenen bedel anlami tasir. Ozunun baska bir anlami, karmasik bir yapisi yok. Baska tanimlar, kumara sans oyunu demeye benzer.

      Haliyle ortada bir faiz olmasi icin oncelikle borc olmasi gerekir. Borc olmadan faiz olmaz. O yuzden kar ile faizi karistiranlar ya iyi niyetli degiller, ya da ne dediklerini bilmiyorlar.

      Firsat maliyetine deginelim. Firsat maliyeti, tanimi geregi, yapilan bir tercihin, diger alternatifler arasinda 'en cok getirisi' olan ile farki ile belirtilir. Faiz ile farkini degil. Sayet faiz derken -bir sebebi yok- gosterge faizi alacaksak, bu alternatifler icerisinde belki de en az getirisi olan yatirim olacaktir. (ancak en risksiz sayilani). Bunun disinda hisse senedi yatirimi da yapabilirsiniz. Firsat maliyeti'ne gore sermayenin getirisi faizdir derseniz, o vakit sermayenin getirisi 'hisse senedi getirileri' de demeniz gerekir.

      Aslinda uretim faktorlerinin dolayli bir getirisinin 'faiz' olmasi ikinci cumlenizde sakli, en azindan Adam Smith ve klasik iktisatcilara gore.

      Sayet sahip oldugunuz sermaye stogunuzu kiraya verirseniz, buradan edindiginiz getiri kar olmaz, ancak sermaye stogunun faizi olur diye izah edilmistir.

      Faiz binlerce yildir var olan bir kavram. Ancak bu onu ekonominin olmazsa olmazi yapmiyor. Zira hirsizlik da, dolandiricilik da binlerce yildir var olan kavramlar. 'Ekonomide hirsizlik vardir, bunu engelleyemezyiz' diye bir yaklasim olabilir mi?

      Sahsi gorusum, faizi illa uretim faktorlerinin getirisi arasina koymak isterseniz koyacaginiz yer 'toprak' (land) olmalidir. Altinin (halen) yegane para birimi oldugunu dusunursek, faiz olsa olsa altindan alinan 'kira' olabilir. Cunku altin diger dogal kaynaklar gibi uretimin girdilerinden degil, toprak gibi dogada kaybolmayan, azalmayan ve miktar artisi quasi-durgun bir maddedir.

      Insan dogasi geregi tabi ki insanlar daha fazla varlik edinmek icin gerekli ugraslar icerisine girecekler. Bu bir dogal rekabettir.

      Adam Smith bunun sermaye (makine techisat) sahibi olarak gerceklesmesinin ekonomik olarak saglikli olani oldugunu dusunmus, buna kapitalizm, yani makinecilik/bulusculuk demisler. Marx varlik edinmek icin emegin yeterli ve en onemli oldugunu one surmus, buna Komunizm ya da 'oturmak yok herkes calisacak'cilik demisler. Simdi de en onemli getiri 'faiz'dir diyenler var. Yani uretim faktorlerinden en onemlisi 'toprak'tir diyen, 'faiz cok onemlidir' diyenler, 'bankalar ekonominin bel kemigidir' diyenler cikti. Buna ne kapitalist, diyebiliriz, ne sosyalist, ne kominist. Bu akima da 'piyasacilik' ya da 'faizizm' 'mertlik bize para bankacilara yakisir'cilik da diyebiliriz pek tabi.

      Sil
  15. Faiz deyince geçen Selva Demiralpin yazısını okumuştum. Tavsiye ederim çok güzel yazıları var.

    Yazısında şu geçiyor. Fed toplantısında soruyorlar faizi arttırınca işsizlik artmaz mı diye?

    Cevap evet artar. Ama bu faiz arttırımı uzun vadede sırf işsizlik azalmasın diye faiz arttırımı olmazsa bu sefer resesyona neden olup çok daha kötü sonuçlara sebep olucak.

    Sanırım vizyon böyle birşey olsa gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selva Demiralp, çok iyi bir iktisatçıdır. Yazılarını okumanızı ben de öneriyorum.

      Sil
  16. Hocam elinize sağlık. Ben OIS rate i tam anlayamadım. Yardımcı olabilir misiniz? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada çok güzel açıklamış
      https://www.learningmarkets.com/understanding-overnight-index-swaps-ois/

      Sil
    2. Hocam bir sorum olacak LIBOR/OIS oranı bize neyi ima eder, değişimini nasıl yorumlamalıyız?

      Sil
  17. faizciler ve dolarcilar bayram ediyor asgari ucretliler sefilleri oynuyor
    adalet mi bu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil tabii ama insanlar paralarını bankalara faize yatırmasa asgari ücretlinin maaşı da ödenemeyecek. Bütçe açığına ve nereden finanse edildiğine bakın.

      Sil
  18. Hocam gosterge faizi tanimizda ufak bir kac duzeltmeye ihtiyac var, 1) su an 3 ayda bir kupon odeyen dibs yok. 2) vadesine iki yil kalan degil, orjinal vadesi 2 yil olan 6 ayda bir sabit kupon odeyen on-the-run, yani ihraci devam eden senedin faizine gosterge deniyor...

    YanıtlaSil
  19. Hocam FED faizinin 1.75-2% arasinda, Amerikan tahvil faizinin 2.92% oldugu ortamda, bankalar düşük faizden borçlanip yuksek faizden tahvil satin almıyorlar mi? Türkiye'de de en son faiz arttirimindan önce durum boyleydi sanirim. Bu durumun Amerika acisindan problem yaratmamasinin sebebi nedir Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşük enflasyon nedeniyle farkların düşük olması

      Sil
  20. Sağolun Allah eksikliğinizi vermesin.Guzel bir bayram gunu dilerim.
    Saygilar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, size de iyi bayramlar.

      Sil
  21. Faiz deyince aklıma kar payı geliyor, Müslüman kandırma projesi isim değişikliği kar payı olmuş çok komik gerçekten. Kar payı veriyoruz diyorlar ama zarar etmek yok ozaman bu sistemde faiz oluyor zaten. Kar ve Zarara ortak olursan faiz olmaz yani parayı yatırdığın projede yer alıyorsan kar ve zarara ortak olacaksın demek buda kar payı değil ticari ortaklık olur. Katılım bankası adı altında zarar olmadan sadece kar olacağı fakat kar oranının belli olmadığı söylenerek saçma bir faiz oranı sistemidir. Ayrıca Faiz karşıtı görüşün daha evvelde vade farkı diye isim koyduğu ve paranın değer kaybına karşılık malı 1 yıl vadeli sattığında belirlediği oranda vade farkı aldığı ve bunu kendince helal kılıp faizi haram saydığı saçma mantığıda anlamak mümkün değil, Sebebi Enflasyondan dolayı parasının değer kaybedeceğini söyleyen ve vade farkı alan şahış enflasyon değişmediğinde yinede bu parayı alır hatta enflasyon arkadaşın tahmini oranında yükselmediği halde vade farkını ne yazdıysa aynı parayı alıp faizin ismini değiştirerek helal olmaz.
    Bende faiz kelimesini ingilizce söylediğimde eğer faiz olmuyorsa yada hintçe söylediğimde faiz olmadığına inanıyorsanız faiz kelimesini değiştirelim bu iş çözülsün.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İslam hukuku hakkında kulaktan dolma bilgi sahibi olduğun kesin. Bir malın peşin fiyatı ile vadeli fiyatı aynıda olabilir farklıda olabilir. Örn siz bir şahıstan mal alcaksınız malın peşin fiyatı bin tl. Siz dedinizki ben size peşin ödeyemem bir yılda şukadar şukadar öderim dediniz. Enflasyon da sıfır olduğunu farzedelim satıcı size derseki ozaman bu mal 2 bin tl ayda 200 tl olarak öde. Sizde kabul ederseniz bu kişiler arasındaki anlaşma oluyor.mesela siz bir araba alacaksınız peşin alamıyorsunuz taksitle alacaksınız. Atıyorum 50 bin tl paraya ihtiyacınız var siz gittiniz x kişisine 50 bin tl aldınız ondan. Üç yıl vadeli 70 bin tl geri ödeyeceksiniz veya o arabayı aldığınız kişiye 50 bin yerine anlaşma yapıp aynı taksitlerle üç yıl vadeli 70 bin tl ödeme yaptınız işte islam hukuku birinci duruma haram derken ikinci duruma helal diyor. Şimdi diceksin ki arada ne fark var benim cebimden aynı para çıkıyor. Arada ne fark varın cevabını verecek kadar bilgi birikimim yok iyi bir islam hukukcusu neden birine helal derken diğerine helal denmişin cevabını sana verebilir. Benim anlatmak istediğim sizin sandığınız gibi faiz eşittir alın teri silinmeden kazanılan para değil

      Sil
    2. Adsız 17 Haziran 2018 11:22
      Yazıyı iyi oku vade değil vade farkı yazıyor vade farkı ile vade aynı sey değil vadeli satış taksitli satış yani malın peşin satılması yerine taksite bölerek satışı fakat vade farkı aynı faizdeki gibi önceden belirlenmiş bir oranda her ay üzerine örnek % 5 vade farkı koyularak satış yapılması.
      Vade farkı istemek

      Sual: Alışverişte vade farkı istemek caiz mi?
      CEVAP
      Bir malı peşin ucuz, veresiye veya taksitle pahalı satmak caizdir. Vade farkı istemek ise caiz değildir. Vadeli satışla, vade farkı ayrı şeylerdir. Mesela 10 liralık malı, ihsan ederek, 5 liraya satmak caiz olduğu gibi, vadeli veya vadesiz olarak 15 liraya satmak da caizdir. Fakat vadesi dolduktan sonra, ödenemeyen aylar için vade farkı almak caiz olmaz. Ancak müşteri borcunu verinceye kadar, paranın değeri düşse, malın satıcı tarafından satıldığı gündeki değeri istenebilir. Diyelim ki, satılan mal karşılığı olan 40 lira ile o zaman bir altın lira alınabildiği halde, şimdi paranın değeri düştüğü için aynı kıymette altın alınamıyorsa, mesela bir altın 80 lira olmuşsa, müşteriden bir altın veya o değerde para istemek caiz olur. Böyle yapmakla vade farkı alınmamış, satılan malın değeri istenmiş olur. Satıcı zarara uğramadığı gibi, müşteri de fazla para ödememiş olur. Bu, imam-ı Ebu Yusuf’un kavlidir. (Redd-ül Muhtar)

      Sil
    3. Adsız17 Haziran 2018 15:55 hocam vadeli satıştı kastım.

      Sil
    4. Adsız 17 Haziran 2018 11:22
      Aradaki fark birinde mal mübadelesi yok para ile parayı veresiye mübadele ediyorsunuz ve faiz oluşuyor (Muamelat hükümlerine göre nakit ile nakit (para, altın, gümüş, döviz) eşit ve peşin olarak değiştirilir.); diğerinin adı ise veresiye mal satışı oluyor, tüccar satış bedelini uzun vadeye yaydığı için risk almış oluyor ve uzun vadede fiyat artışlarından zarar görmemek için fiyat farkı koyuyor. Karşı taraf da bu fiyatı kabul ederse taksitli olarak malı alıyor.

      Sil
  22. Hocam bilgiler için çok teşekkür ederim. Ben yapay zeka üzerine çalışıyorum ve çok çeşitli analizler ve mali tablolar için yapay zekayı deep learning ile harmanlayıp bilgisayarın bu bilgileri anlamlandırmasını ve gerekli analizleri otomatik olarak yapmasını sağlamaya çalışıyorum. Bunun için henüz iktisat öğrenmedim ancak Açık öğretim fakültesinin diğer bir çok örgün öğretimden çok daha iyi olduğu söyleniyor kendim Eskişehir'deyim Açık Öğretim Fakültesi İktisat bölümünü önerir misiniz? Ne diyorsunuz faydalı olur mu? Her gün Geri Sayım programınızı izliyorum ve yeni şeyler öğreniyorum. Bu bilgilerimi iktisat bölümünü tamamlayarak taçlandırmak istiyorum bunun için ne önerirsiniz nerede okumalıyım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açık öğretimin kitaplarını baştan aşağıya inceledim. Çok beğendim. Eğer kendi başınıza ders çalışmak konusunda bir sıkıntı yoksa tavsiye ederim.

      Sil
    2. Ağacın meyvesi bol olduğu için, dalları yere eğilmiş.

      Sil
  23. sayın hocam,mevduatta 50.000 tl ye kadar garanti var.devlet tavhillerinde garanti durumu nekadar.tahvili aldıgımız banka batsa bizim durumumuz ne olur.devlet bunlara bu benim borcum deyip sahip çıkarmı,yoksa derdinizi aldıgınız bankaya veya marko paşamı anlatın der.tş

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şükrü bey, mevduat garantisi 100.000 TL. Devlet tahvili, devlete ait olduğu için zaten devletin garantisi altında. Aldığınız banka ile bir ilgisi yok. Banka sadece aracılık yapıyor. Muhatabınız devlet.

      Sil
  24. tahvil faizi 1.8
    cekirdek enflasyonu 1.2
    enflasyonu 2.2
    olan hayali bir ulkede ne gibi seyler olur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuhaf şeyler olur. Mesela insanlar bir süre sonra paralarını bankaya yatırmak yerine dövize dönerler ya da yurtdışına çıkarırlar.

      Sil
  25. Hocam MB parasal gevşeme politikası mı sürdürüyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır öyle denemez ama yeterince ve zamanında uygulanmış bir sıkı para politikası da uygulamıyor.

      Sil
    2. Hocam MB nın her ay karşılıksız para basması gevşeme değil mi?

      Sil
  26. Ekonomi uzerine youtuberlik yapmayi dusunuyor musunuz?
    Canli yayin akisi var sorulari okur cevaplandirirsiniz
    Youtuberlik bence cok iyi olur

    YanıtlaSil
  27. Hocam yazınız için teşkkürler. Biz Para Politikası dersinde, gecelik faizlerde bankalar nakit fazlasını belirlenen miktarda merkez bankasına yatırmak ZORUNDADIR diye gördük, siz yatırmak isteyen bankalar diye tanımlamışsınız ? doğrusu nedir acaba? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin bildiğiniz doğru. Oradaki kelime yanlış anlamaya yol açtığı için değiştirdim, teşekkürler.

      Sil
  28. Hocam geçen yıl okula giderken yolda sizin podcast.leri dinliyordum o zamandan beri ne zaman yazılarınızı okusam içimde sizin sesiniz :) çok teşekkürler yazı için çok anlaşılır olmuş elinize sağlık..

    YanıtlaSil
  29. Hocam aydınlatıcı yazınız için çok teşekkür ederim. Bir sorum olacaktı; Bazı faizler yıllık bazıları ise aylık olarak karşılık bulmuş. Örneğin gecelik faizlerde yıllık %16 gibi bir oran var. Peki borç işlemi yapanlar bu yıllık veya aylık vade için belirlenen oranları istedikleri kadar güne veya haftaya bölebilir mi? Örneğin yıllık %20 ile borç alan bir banka bunu 18 gün sonra ödemek isterse ödeyeceği oran %1 mi olur? Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gecelik borçlanma MB'den yapılıyor. İlke olarak o borcun ertesi gün kapatılması ve ihtiyaç varsa yeniden alınması gerekiyor. Dolayısıyla yıllık yüzde 19,75 olan gecelik borçlanmanın faizi 19,75 / 360 olarak bulunuyor.

      Sil
  30. Merhabalar hocam;
    Rutin olarak takip etmemizi önerdiğiniz yerli,yabancı ekonomi ve finans dergileri nelerdir? Aynı kapsamda, önerdiğiniz objektif makaleleri takip edebileceğimiz internet siteleri nelerdir? Güzel bir pazar günü geçirmenizi dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yabancılardan The Economist, yerlilerden İktisat ve Toplum ile İktisat Fakültesi mezunları derneğinin İktisat Dergisi.

      Sil
  31. Hocam müfettişlik vb. sınavlarına hazırlanırken beklenen enflasyon formüllerini falan görmüştüm ancak mantığı oturtamamıştım. Formülde beklenen enflasyonu yüzde 15 yaptığınızda negatife düşmüş faizler. Faiz beklenen enflasyon ilişkisinde ters orantı mı var ? Faiz neden değil sonuçtur fikrinden hareketle beklenen enflasyonun yüksek belirmesi faizleri sonuç olarak aşağıya mı itiyor ? Tabi burdan bahsettiğimiz talep enflasyonuysa. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır öyle bir sonuç çıkmaz. Buradan faizlerin serbestçe belirlenemediği veya toplumun beklentilerinin rasyonel oluşmadığı sonucu çıkar. Normal koşullarda beklenen enflasyon düştükçe faiz de düşer.
      Yazıdaki örnek beklenene göre farklı gerçekleşmiş olan enflasyondur.

      Sil
    2. Negatif olan faiz reel faiz . Nominal faiz oranı beklenen enflasyon arttığında yükselmek durumunda.

      Sil
    3. 15:28 —-> O halde reel faizler düşmüş ters orantı, nominal faiz olunca doğru orantı kuruluyor diyebilir miyiz ?

      Sil
  32. Hocam yine içerik dolu dolu bir yazı olmuş.
    Gösterge faiz ile repo faizi arasındaki makasın açılması arbitrajı önlemek için merkezi faiz artışına zorlayacaktır diyebilir miyiz.
    Selam ve saygılar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Yok diyemeyiz çünkü hangisinden ne miktar vereceğine kendisi karar veriyor.

      Sil
  33. Hocam siteniz bizim için bir okul niteliğinde. Yorumcu arkadaşların da olumlu katılımı ayrıca takdire değer.Tesekkurler Scholar Eğilmez

    YanıtlaSil
  34. İyi bayramlar hocam.1/3 oranında olan vadesiz mevduat hesapları bankaların kullandıracakları kredilerdeki paranın maliyetini düşürmüyor mu?Kredi faizi öngörülerinde mevduat faizi(16-17)+işletme giderleri+ kar hesabı doğrumudur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2/3 oranında olanlar 1 - 3 ay arası vadeliler ama kalan 1/3 vadesizler değil. O 1/3 ün içinde 3 aydan uzun vadeli olanlar da var. Vadesizler ise her hal ve karda maliyeti düşürüyor.
      Kredi faizi için hesap doğrudur.

      Sil
    2. neden 1/3?

      Sil
  35. Hocam mesela bir bankanın 700 milyar tl vadeli 300 milyar tl vadesiz mevduat topladığını düşünürsek % 17 faiz verse 119 milyon tl faiz öder.Bunuda toplam mevduata bölersek %11.9 gibi bir para maliyeti ortaya çıkmaz mı acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çıkar ama vadesizi 100 milyar TL gibi düşünürseniz daha doğru olur.

      Sil
  36. Bilginize,gorgunuze,emeğinize saglik hocam.faizler bu sekilde giderek onumuzdeki yerel secim oncesi ya da hemen sonrasinda ulkemizde ekonomik sorunlar yaratmaz mi? Doviz (ozellikle euro) ciddi yukselir, muteahhitler iflas etmemek icin yuzde 20 30 demeden indirime gider yine toparlayamaz ama devlet kurtarmak icin vatandasa yuklenerek insaata destek olur diye dusunuyorum nacizane. Ne dersiniz lutfederseniz ev almak mi dovizde kalmak mi mevduat faizine yonelmek mi mantiklidir sizce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Eğer oturmak için ev alacaksanız ve istediğiniz gibi bir evi düşündüğünüz fiyata bulduysanız alın derim. Onun dışında yatırım amaçlı ev almanın zamanı değil.

      Sil
  37. hocam iki para birimi arasındaki faiz farkıyla hesaplanan swap faizini gecelik borç verme faizi üzerinden mi hesaplıyoruz

    YanıtlaSil
  38. Hocam bankaların bu kadar yüksek fon maliyetleri varken, piyasa faizi bu kadar yüksekken nasıl %1'den konut kredisi verebiliyorlar? Bu onlar için bir açık oluşturmuyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar evet açık doğurur.Dikkat ettiyseniz konut faizlerindeki düşük oranlar sadece devlet bankalarında geçerlidir. Özel bankalarda bu oranları göremezsiniz. Sebebi sizin sorduğunuz soruda gizli ( çünkü açık olur). bu açığı devlet üstlenir ama özel banka üstlenmez. Peki devlet neden üstlenir ? bu soru çok kritik bir sorudur. Cevabı derindir. Saygılarımla

      Sil
    2. Fakir fukara, garip guraba rahat rahat ev sahibi olabilsin diye, sevgili cumhurbaşkanımız devlet bankalarına görev verdiler.

      Cevap oldu mu?

      Sil
    3. Bende kendime soruyordum geçenlerde cebimdeki para eskiden aldıklarıma yeter iken şimdi niye yetmiyor diye.Demek ben sosyal vatandaş olarak onların ev sahibi olması için cebimden koltuk çıkıyormuşum.Ne mutlu bana.

      Sil
    4. Adsiz, cevap dogru (kismen, sevgili kismi haric) ama yapilan islem yanlis. Devlet bankalari maliyetinin altinda faizle konut kredisi verince mecburen gorev zarari yazacak. Bu gorev zararini da devler bizim verdigimiz vergilerle kapatacak. Senin alacagin evin faizi dusuk olsun diye benim vergim neden bankanin zararini kapatmak icin kullanilsin?

      Sil
    5. Adsız18 Haziran 2018 07:21 ironi yapmış.

      Ben iki yıl önce mesela %1 in biraz üzerinde aldığım ev kredisini devlet bankasında
      %1 ile borç alıp yapılandıramıyorum.
      Banka %1 faiz den faydalanmam için benden yeni ev almamı istiyor, bir de ikinci el evlere bu desteği vermiyor.

      Bu fakir fukaraya destekten ziyade elinde ev stoğu olan inşaat sektörüne destektir. İnşaat sektöründeki büyük aktörler de, siyasetçilere yakın oldukları için devlet eli ile sosyal adaleti bozmaktır.

      Çünkü, sosyal adalet olsa idi, piyasadaki o faiz oranından başka vatandaşlarımızıda eşit olarak faydalandırması gerekir, diye düşünebilirsiniz, fakat o bile ev alamayan insanların vergilerini ev alabilen insanlara aktarmak suretiyle sosyal adaleti bozan bir unsur olurdu.

      Sil
  39. ECB birkac gun once varlik alimlarini zamanla azaltacagina dair soft bir aciklama yapinca Avrupa'da borsalar yukseldi, EUR/USD paritesi ise düştü. Tam tersi olmasi gerekmez miydi hocam? Neden böyle oldu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cevap sorunuzun içinde var. Açıklama soft olduğu için böyle oldu.

      Sil
  40. Faiz konusunu çok anlaşılır ve yalın bir dille yazmışsınız çok teşekkür ederim. Banka ici yukselme sinav grubumuz mevcut, bu ve diğer yazılarınızı KAYNAK GÖSTERMEK ŞARTIYLA grupta paylasabilirmiyim.
    Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
  41. hocam hazırladığınız ekonomi tarihi kitabiniz ne zamana cikar

    YanıtlaSil
  42. Hocam merhaba, iyi bayramlar.
    Blogunuzu üniversiteye başladığımdan beri takip ediyorum, okulu 1 yıl önce tamamladım. Bu süreçte geçmişteki ekonomi yazılarınızın neredeyse tamamını okudum. Bundan dolayı şimdi yazılarınızı günlük olarak takip edebiliyorum.
    Yukarıda bir arkadaş da bahsetmiş; bugün ortalama bir iktisat öğrencisi bir LİBOR kavramını, bir Geç Likidite Penceresi kavramını bilmez. Buna ben de dahildim, yazılarınızı okudukça okulda edinemediğimiz bilgileri de ediniyoruz. Bu desteğiniz için çok teşekkürler.
    Bir de tavsiye isteyecektim hocam. Cumhuriyet sonrasında ülkedeki ekonomik olayları anlatan ekonomi tarihi tarzında bir kitap arayışı içerisindeyim. Krizler, ekonomik kalkınma planları, 5 Nisan Kararları (örnek olsun diye söyledim, şu an aklıma bu geldi) gibi olaylar. Bununla birlikte darbeler, hükumetler gibi olayları içeren siyasi tarih hakkında da okuma yapmak istiyorum.
    Bu iki alanda kaynak tavsiyesinde bulunabilir misiniz?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocayi takip ediyorsun ama bu konuda yeni kitabi ciktigini bilmiyor musun?

      Sil
    2. Bütün kitapları mevcut, benim bahsettiğim farklı bir şey idi. Geniş okumalar ve araştırmalar yapabileceğim kaynaklardan bahsettim. Bu bir yüksek lisans tezi için olabilir yahut yüksek lisans döneminde daha kapsamlı okumalar yapmak için olabilir.

      Sil
    3. Bu konuda Türkiye Ekonomisi kitaplarına başvurmak lazım. Son çıkanlardan birisi Emre Alkin'in Olaylarla Türkiye Ekonomisi kitabı. Ayrıca Emre Kongar'ın 21. Yüzyılda Türkiye Kitabı da var.

      Sil
    4. Teşekkür ediyorum Hocam.

      Sil
  43. Teşekkürler hocam. Tüketiciler için kredi faizlerinin artması bir kaos ortamı oluşturdu. Tüketiciler için nasıl bir yol haritası çizersiniz. Kısa vadede düşmesi zor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tüketimi kısın, borçlanmayın.

      Sil
    2. Zor çünkü enflasyon yükselişte.

      Sil
  44. İşsizlik rakamı 10,1 olarak açıklanmış ben inanmıyorum bu rakam Türkiye gerçeğini yansıtmıyor gerçekten rakamlar artık sallama yazılıyor bence. Etrafımızda işsiz insan sayısı artarken 10 lu rakamda gezdirilen bu veriler kesinlikle gerçek değil.

    YanıtlaSil
  45. Merhaba hocam,
    Beklenen enflasyonu tahmin edebilmenin en sağlıklı/pratik yolu nedir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir yolu yok. Eldeki verilere göre (geçen yıl verileri, kur, kredi artışı, MB'nin hamleleri, tüketim artışı vb gibi) bir tahmin yapıyoruz.

      Sil
  46. 1 yıl vadeli % 17 nominal faizli mevduatta vergi sonrası net nominal faiz oranı yaklaşık % 15 ediyor.) hocam % 5 olmayacak mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (% 17 x % 12 ) - % 17 = % 15

      Sil
    2. Hocam aslında 14.96 % yapıyor ama neyse yaklaşık 15% yazınca kurtarılmış oldu.

      Bizim gibi matematik kökenliler şöyle bir denklem görmeyince anlamıyor.

      ( 0.17 - (0.17 x 0.12) ) x 100 => Faiz yüzdesi

      Sil
  47. Mrb hocam,
    avans işlemlrtinde uygulanan faiz 2016 yılından beri hiç değişmemiş 9,75 % bu faizin bu kadar zamandır düşük kalmasının sebebi nedir diğer tcbm faizler den farkı nedir ?

    YanıtlaSil
  48. Hocam,
    Mükemmel Fırtına filmini seyrettiniz mi? Denizde geçiyor. Kurgu tabi. Ama Türkiye’de gerçeği çevrilecekmiş; ekonomi versiyonu. Tüm şartlar hazırmış. Başrolde kimin olacağı 24 haziranda belli olacakmış. Sorabilir miyim; sizce de “bu” ca mı?

    YanıtlaSil
  49. Hocam merhaba bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim.size sorum ise hocam mayıs ayı enflasyonun 12.15 olduğu 1 haftalık repo faizinin(en düşük faizin)17,75 yani reel faizin 5,60 olduğuna göre enflasyonun ilk düşüş eğilimini ne zaman görürüz.Yani faiz artışının etkisini ilk ne zaman görürüz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kur artmaya devam ettikçe bunu pek göremeyiz. Sadece Ekim ayı enflasyonu geçen yılın Ekim ayında yüzde 2'den yüksek olduğu için baz etkisiyle o ayda bir düşüş görebiliriz.

      Sil
  50. Hocam merhaba, hepimizin anlayabileceği yalın güzel bir yazı olmus. Teşekkürler. Benim sorum olacaktı. Reel faizi hesaplarken büyümeyi de değerlerdiriyor muyuz? Siz örneğimizde gidersek %15 net faiz, %12 enflasyon ve %5 buyume varsa reelde -%2 olarak değerlendirebilir miyiz? Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
  51. Yuzde 17’nin yuzde on besi. 0,17x0,15=0,0255

    YanıtlaSil
  52. Yazı için teşekkürler hocam.
    Eklemek istediğim teknik bir şey var. Reel faizi, beklenen reel ve gerçekleşen reel faiz olarak ayrı ayrı anlatmak: beklenen enflasyonu düşük tutarak amaçlanan düşük maaş talebi, gelir aktarımı vb. mevzuların önüne geçmede yol gösterecektir diye düşünüyorum. Bir de Merkez Bankası'nın Politika Faizi'ni Üretici(arz) Politika Faizi ve Tüketici(talep) Politika Faizi olarak ayırması faizler arttığında yatırım düşer probleminin önüne geçer mi.
    Söz gelimi Maliyet Etkisi enflasyonu yükselttiğinde/düşürdüğünde TCMB Tüketici Politika Faizini artırıp Üretici Politika Faizini düşürse hem talep bir miktar azalır hem de faizlerin yükselmesi yatırımları düşürmez Üretici Politika Faizi düşünce yatırımlar artar bile belki. Böyle bir şey düşünülebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mesela MB'nin enflasyon hedefini düşük tutması başlarda böyle bir etki yaratmıştır. Ama ilerleyen yıllarda insanlar bunu fark edince kendi beklentilerini dikkate almayı MB'nin hedefine tercih etmeye başladılar. Yani artık kimse MB'nin hedefini dikkate almıyor. Bu, MB'ye de itibar kaybına mal oldu.

      Sil
  53. Mahfi bey

    Kulislerden şu bilgi kulağımıza ulaştı.

    Sizin, herhangi bir partiden veya bağımsız milletvekili adayı olMAmanızın bir sebebi varmış.

    16 Nisan 2017 referandumuyla yapılan değişiklikle, Cumhurbaşkanının çalışma arkadaşları yani 'bakanlar', milletvekili olamıyor. Milletvekili olanlar arasında 'bakan' olmak isteyenler varsa, ancak milletvekilliğinden istifa ettikten sonra 'bakan' olabilmek için hazırlıklara başlıyor.

    Eğer Muharrem İnce Cumhurbaşkanı seçilirse, 'Başkanlık sistemi'nden 'Parlamenter sistem'e geçişe kadar sürecek dönemde (2 - 5 yıl arası), çalışma arkadaşları (bakanlar) arasında, 'Ekonomiden Sorumlu Bakan' olarak sorumluluk almanız için Muharrem İnce size davette bulunmuş, siz de konu üzerinde ayrıntılı düşündükten sonra kabul etmişsiniz.

    'Parlamenter sistem'e geçişin hemen öncesinde yapılacak seçimlere kadar 'Ekonomiden Sorumlu Bakan' olarak görevinize devam edecekmişsiniz, ve seçimler olduğunda siyaseti tamamen bırakıp sivil hayatınıza dönecekmişsiniz.

    Önümüzdeki 2 - 5 yıl arası, yapısal reformların başlatılması ve ilerleme kaydedilmesi için tüm kuvvetinizle çalışacakmışsınız.

    Kulislerdeki bu bilgiler, Muharrem İnce'nin kabinesinde olacağınız, 'Ekonomiden Sorumlu Bakan' olacağınız doğru mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel deneme ama hiçbiri doğru değil. Muharrem İnce'nin bana herhangi bir daveti olmadığı gibi benim de herhangi bir şekilde bu tür bir görevi kabul etmem söz konusu değil. Ne milletvekilliği ne de başka bir şekilde siyasette bulunmayacağım. Bunu defalarca söyledim. Bir kez daha söylemiş olayım.

      Sil
    2. İnce'nin cumhurbaşkanı olma ihtimali %0,bundan dolayı böyle bilimsel olmayan sorularla gelmeniz abes.

      Sil
  54. Hocam Türkiye'deki bankacılık sektörünün son durumu hakkında düşünceniz nedir?Hep bankacılık sektörümüzün güçlü olduğu söylenirdi.Bu durum halen geçerli mi ve sektör hakkında okuyabileceğimiz güncel bir rapor var mı ?

    Bu arada sizden çok şey öğreniyoruz.İyi ki varsınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankaların durumu, açıklanan finansal raporlara göre iyi görünüyor. Veriler ne kadar sağlıklı onu BDDK denetliyor diye düşünüyoruz. BDDK sitesinde raporlar var.
      Çok teşekkür ederim.

      Sil
  55. Hocam, MB'sinin en son yayinladigi dis borç raporunda ozel sektörün 100,7 milyar dolarlik borcu olarak ifade edilen tutar, ozel sektörün Turkiyedeki bankalardan kullandiklari doviz cinsinden kredileri mi ifade ediyor? Cevaplarsaniz cok mutlu olurum.

    "Borçlu bazında incelendiğinde,...özel sektörün kısa vadeli dış borcu % 5,2 oranında artarak 100,7 milyar ABD doları olmuştur."

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır bu, özel sektörün sadece kısa vadeli olarak dışarıdan borçlandığı miktarı ifade ediyor.

      Sil
  56. Selam hocam,

    Herkes sabahtan akşama kadar koro halinde dolar yükselince başladılar,
    faiz de faiz, aman faizler yükseltilsin, dolar düşer diye güzellemelere.

    Faizler artırıldı, hem de ciddi miktarda artırıldı, ne oldu?
    Dolar o zaman 4.70 di, şimdi yine 4.70.
    Tonla faiz ödediğimiz ile kaldık, piyasaları bozduğumuz ile kaldık.

    Ne oldu şimdi?
    %13 faiz ve 4.70Usd mi iyi,
    %19 faiz ve 4.79Usd mi iyi?

    Tabiki faizi düşük olan daha iyi.

    Şimdi insanlar savunmak için diyorlar ki, bu faizler yükselmeseydi,
    dolar daha da çıkardı. İyi de kardeşim, başta siz faiz yükselince dolar
    düşer dediniz, dolar 2 hafta düştü, sonra yine aynı yerine geldi.

    Biz sizin bu lafınıza nasıl inanalım şimdi?
    Belki elinde doları olan bozacak, dolar kendiliğinden bu seviyelere gelecekti.
    Niye bu kadar faiz ile insanımıza eziyet çektiriliyor?
    Yazık oldu, millet faiz lobisinin kucağına bırakıldı.

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam,
      Yazılanları bir kez daha dikkatlice okumakta yarar var. Biz faiz artarsa döviz kurları düşer ama onu düştüğü yerde tutabilmek için risk yaratan, insanları ve yatırımcıları korkutan eylem ve söylemlerden de vazgeçmek gerektiğini söyledik. Dediğimizin ilk aşaması oldu faiz yükseltildi ve döviz kurları düştü. Söylediğimizin ikinci aşaması yapıldı mı? Hayır. Aynı risk yaratan eylem ve söylemler devam ediyor. Böyle devam edersek faizi % 100 de yapsak sonunda kurlar başta düşer sonra artar.

      Sil
    2. %13 faiz ve 4.70Usd mi iyi,
      %19 faiz ve 4.79Usd mi iyi?

      Bu rakamlari not edin. Allahin izniyle secimlerden sonra faiz dustugunde tekrar karsilastirirsiniz...

      Sil
    3. OHAL oldugu surece her ikisi de yukselmeye devam edecek.

      Sil
  57. Hocam savunma sanayindeki öncülük diğer sektörlere yansır mı ? Abd ve Rusya savunma sanayisindeki yenilikleri özel sektöre uygulamada başarılı olduğuna dair bir yazı okumuştum. Buna katılır mısınız ve bu durumu onaylar mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Savunma sanayiinin diğer sektörlere öncülük ettiği birçok örnekle kanıtlanmış bir gerçek.

      Sil
    2. Dünya satışlarında benzer kar oranlarını yakalayabilirseniz,özel sektörede yansıtırsınız.

      Sil
  58. Hocam aydınlatıcı yazınız için çok teşekkürler

    Hocam hesapları kapatmak ne demek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani parasal olarak açık kalmamak demek. Kasa denk olacak açık vermeyecek.

      Sil
  59. sn hocam saygılarımla, benim sorum konu ile biraz alakasız olacak.
    mobil işlemde bir öğrenci olarak kendi çapımda dolar alım satımı yapıyorum (çok şükür sigara paramız çıkıyor). bankaların makas farkı bazen 1-2 kuruş bazen ise aniden 11-12 kuruş olabiliyor. bu ani farkın sebebi nedir hocam? teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Piyasa kapalıyken ya da oynaklık çok arttığında bu gibi farklar oluyor.

      Sil
    2. Makas açılıyor işte.

      Sil
  60. Hocam seçimlere yönelik bir tahmininiz var mı? Mevcut durumun devamı hâlinde ve ekonomideki vaziyet göz önünde bulundurulduğunda bir erken seçim öngörünüz var mı? Hâlihazırdaki yönetimin ekonomi idaresinde yeni yaklaşımlar benimsemesini mümkün görmekte misiniz?

    Bir de şayet paylaşmakta bir beis görmemekte iseniz oylarınızın renkleri belli midir?

    Saygılar Mahfi hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben eskiden büyüme oranlarıyla iktidardaki partinin oy oranları arasında bir model yardımıyla korelasyon oluşturarak sadece iktidar partisinin oy oranını tahmin ederdim. TÜİK GSYH ve büyüme serisini yenileyip, önceki çeyreklik büyümeleri yayınlamayınca bu model çalışmaz oldu.Mevcut verileri zorlayarak bir tahmin yaptım ama korelasyon katsayısı düşük çıktığı için bu tahmini yayınlamamaya karar verdim.
      Oylarımın rengi bende saklı.

      Sil
  61. Hocam, bundan tam 5 yıl önce yazdığınız yazı. Sorundan hiç ama hiç ders alınmamış. Merkez Bankasında çalışanlara kesin farklı bişey içiriyorlar.
    Buyurunuz:

    Bu ters görünen gelişmenin üç nedeni var: (1) TCMB, faiz artırımında geç kaldı. Bu gecikme TCMB’ye hem itibar kaybettirdi hem de piyasanın arkasında kalmasına neden oldu. O nedenle piyasa TCMB’nin attığı adımın devamını getiremeyeceği algısına ulaştı. (2) 15 Temmuz’daki açıklamalar satın alındığı için 23 Temmuz’da satın alınacak bir şey kalmamıştı. Geçen hafta içinde Türkiye’ye 1 milyar dolar girdiği açıklandı. Bunların bir bölümü tahvil alımına gittiği için düşecek faiz geçen hafta düştü. (3) Brezilya, Endonezya, Hindistan gibi benzer ülkelerin merkez bankaları TCMB’den erken davranıp faiz artırdığı için kaçan fonları çekmekte önceliği aldılar.

    YanıtlaSil
  62. Merhaba;

    "..hesaplarını kapatabilmek için gecelik olarak borç almak ya da ellerinde kalan paraları gecelik olarak borç vermek durumunda olan bankalara uyguladığı faize... "

    Hesap kapamak ne demektir? Borç vermek durumunda olmak ne demektir? Neden bir banka borç vermek zorunda olsun ki? Fazlaca temel sorular farkındayım ancak öğrenmem lazım...Yardımcı olabilecek kimse var mı?

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...