18 Eylül 2019 Çarşamba

Türkiye’de Gelir Dağılımı, Gini Katsayısı ve Yoksulluk Oranları

2018 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçları TÜİK tarafından açıklandı. Buradan giderek gerek kişisel gerekse fonksiyonel gelir dağılımını analiz edebilecek durumdayız. Ama önce tanımları hatırlayalım.

Kişisel gelir dağılımı; bir ekonomide yaratılan gelirin, o ekonomideki kişiler arasında ne şekilde dağıldığını, fonksiyonel gelir dağılımı ise; ücret, faiz, rant, kâr gibi üretim faktörlerinin yaratılan gelirden (GSYH) ne kadar pay aldığını ölçmeye yarayan analizlerdir.

Kişisel gelir dağılımında adaleti ölçmek için kullanılan araçlar içinde en yaygın kullanılanı Gini katsayısıdır.  Eğer gelir dağılımı tam anlamıyla eşitse, yani bütün değerler Lorenz Eğrisi analizinde kullanılan grafikteki mutlak eşitlik çizgisi üzerindeyse o zaman Gini katsayısı sıfır çıkacak demektir. Gini katsayısı sıfır ile bir arasında değişen bir katsayıdır ve sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımı eşitliğinin, bire yaklaştıkça gelir dağılımı eşitsizliğinin arttığını gösterir.

Şimdi önce Gini katsayısı eşliğinde kişisel gelir dağılımına bakalım. Aşağıdaki tablo Türkiye’de gelir dağılımını (Gini katsayısı bazında) 2002 yılından bu yana göstermektedir. 2002 ile 2005 yılları arasında katsayının ölçümü farklı bir anket olan Hanehalkı Bütçe Araştırması anketi sonuçlarına göre yapılıyordu. O nedenle bu tabloya bunları da almakla birlikte yöntem farklılıkları nedeniyle 2002 – 2005 yılları sonuçlarıyla 2006 – 2016 yılları sonuçları arasında bire bir kıyaslama yapılamayacağını vurgulamak isterim. Tabloda son sütunda yer alan P80/P20 oranları; gelirden en fazla pay alan yüzde 20’lik grubun geliriyle en düşük pay alan yüzde 20’lik grubun geliri arasında kaç kat fark olduğunu gösteriyor. (Kaynak: TÜİK; Hanehalkı Bütçe Araştırmaları ve Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmaları)

Yıllar
Gini Katsayısı
P80/P20
2002
0,440
2003
0,420
2004
0,400
2005
0,380
2006
0,428
9,6
2007
0,406
8,1
2008
0,405
8,1
2009
0,415
8,5
2010
0,402
7,9
2011
0,404
8
2012
0,402
8
2013
0,400
7,7
2014
0,391
7,4
2015
0,397
7,6
2016
0,404
7,7
2017
0,405
7,5
2018
0,408
7,8

0,408 oranında bir Gini katsayısı gelir dağılımının bozuk olduğunun göstergesidir. Son dört yıldır gelir dağılımında sürekli bir bozulma ortaya çıktığı tablodan görülebiliyor. Bu genel bozulmaya karşılık en yüksek gelirle en düşük gelir arasındaki fark 2018 yılına gelinceye kadar daralma sergilemiş 2018 yılında yeniden 7,8’e yükselerek ciddi bir bozulma göstermiş görünüyor. Asgari ücrette önemli bir artış olmasına karşılık bu farkın açılmış olması önemlidir.

Gelir dağılımının adaletli olduğu Kuzey Avrupa ülkelerinde (İsveç, Norveç, Finlandiya) ve Orta Avrupa’daki eski sosyalist ülkelerde (Çek Cumhuriyeti, Polonya, Macaristan) Gini katsayısı 0,24 – 0,30 dolayında, 0,25 dolayında bulunuyor. İngiltere 0,32, Fransa ve Almanya 0,29, ABD 0,40 oranlarına sahipler.

Şimdi de da fonksiyonel gelir dağılımına bakalım.

Yıl
Ücret, Yevmiye
Kâr
Rant
Faiz
Sosyal Transfer
Diğer
2006
44,5
24,2
3,1
6,1
17,8
4,3
2007
43,8
23,2
4,1
7,0
18,2
3,8
2008
46,0
22,4
4,4
4,2
19,1
3,9
2009
46,5
20,4
5,0
5,3
19,6
3,2
2010
47,4
20,2
4,2
4,5
20,5
3,3
2011
48,4
21,4
3,9
3,8
19,4
3,2
2012
49,9
20,4
3,5
3,3
20,0
2,9
2013
51,5
19,6
3,3
3,1
19,7
2,7
2014
52,4
18,5
3,3
2,9
20,1
2,8
2015
52,5
18,8
3,3
2,6
20,0
2,8
2016
52,2
19,8
3,1
2,5
19,6
2,7
2017
48,9
19,6
3,4
3,2
19,7
2,6
2018
48,5
18,8
3,4
3,6
20,1
2,9

Tablo bize gelirden en büyük payın ücretlere gittiğini gösteriyor. Ücretle çalışan sayısının çokluğunun bu sonucu ortaya çıkardığına dikkat etmek gerekir. Tabloda dikkati çeken en önemli konu son üç yılda ücretlerin toplam gelirden aldığı payın azalmaya devam etmesidir. 2015’de yüzde 52,5 ile en yüksek noktasına çıkan ücretlerin payı 2018’de 2015 yılına göre yüzde 7,6 oranında gerilemiş görünüyor. Asgari ücrette 2018 yılında yapılan artışa karşın bu gerileme dikkat çekicidir. Ücretlerde ortaya çıkan gerilemeye karşılık faiz gelirlerinde artış söz konusudur.   

2018 yılı için hanehalkı yoksulluk geliri sınırı yıllık 8.892 TL olarak hesaplanıyor (2017’de 7.944 TL idi.) Bir başka ifadeyle bu miktarın altında yıllık geliri olan hanehalkı yoksul kabul ediliyor. 2017’de yoksul sayısı 10.622 bin kişi (nüfusun yüzde 13,5’i) iken 2018’de sayı 11.091 bine (nüfusun yüzde 13,9’a) yükselmiş bulunuyor. Bir başka ifadeyle toplumda geçtiğimiz yıllarda azalma gösterme eğiliminde olan yoksul sayısı tekrar artışa geçmiş görünüyor.   

Ücretlerde cinsiyet farkı devam ediyor. 2017 yılında yüksek öğrenimli bir erkek yıllık 48.811 TL, kadın 35.836 TL gelir elde ederken 2018 yılında erkek yıllık 52.145 TL, kadın 37.899 TL gelir elde ediyor. Buna göre yüksek öğrenimli bir kadın aynı durumdaki erkeğin yüzde 73’ü kadar gelir elde edebiliyor. Benzer farklar diğer eğitim kademeleri için de geçerli.

Özetle söylemek gerekirse 2018 yılında kişisel ve fonksiyonel gelir dağılımında, yoksulluk durumunda bozulma ortaya çıkmış, kadın ve erkeğin gelir farklarında da bir düzelme olmamış bulunuyor.


Lorenz Eğrisi ve Gini Katsayısı konusunda ayrıntıyı merak edenlere kaynak:

18 yorum:

  1. Hocam yazı her zaman ki gibi sade ve anlaşılır olmuş .Ayrıca lisans Maliye 3.sınıf öğrencisiyim ve vergi alanında uzmanlaşmak istiyorum önerebileceğiniz değerli kitap var mı ? Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Hüseyin Şen - İsa Sağbaş: Vergi Teorisi ve Politikası

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim değerli hocam...

      Sil
  2. 18 Eylül 2019 Çarşamba akşam saatlerinde (bu akşam), FED, faiz kararını açıklayacak.

    1) Sizce, özellikle bu toplantı önemli mi?

    2) FED'in toplantı tutanağını okumanızdan ve FED başkanının konuşmasından sonra, twitter'da bir değerlendirme yapmanız mümkün mü?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam,
      FED ben bildim bileli toplanıp karar açıklar,
      yatırım yapacak bir kaç milyon dolarınız yok ise sizin için önemli bir toplantı değildir.

      Sil
  3. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Durmuş Yılmaz, "46 milyar TL'lik batık bir gecede oluşmadığına göre, bu güne kadar neye saklandı?" dedi.
    https://sonhaber16.com/iyi-partili-durmus-yilmazdan-bddk-aciklamasina-tepki/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Durmuş Yılmaz, o 46 milyar içinde 4 milyar liralık İYİ Parti için destek veren bir iş adamı olsaydı, bu lafları etmezdi.

      Tencere dibin kara, seninki benden kara .

      Sil
    2. 16:37 bu dediğin yolla herkese çamur atılır. O zaman hiç kimse konuşmasın. Sonuçta doğru söylüyor. Bu yazdıklarınız sanki başkalarının dediklerini nasıl etkisizleştiririm gibi bazı partilerin savunma yöntemlerini çağrıştırıyor.

      Sil
  4. Mükemmel bir makale, özet olarak önemli göstergeler ile fakirleşmeyi ortaya koymuşsunuz, elinize sağlık

    YanıtlaSil
  5. 2019 verileri ile tekrar yorumlamak lazım. bir de kriz döneminin etkisi var tabii olarak, sancılar 2018 in ikinci yarısında başlamıştı, iyi bir tablo ile karşılaşmasak bile oecd ülkeleri ile kıyasladığımızda gelişmekte olan bir ülke için 0,4 Gini fena durmuyor, alınması gereken çok yol olduğunu biliyoruz ancak hükümetin piyasaya her müdahalesi hem içeride hem dışarıda bizi rekabet kuşullarında aksaklığa uğramaya zorluyor. maliyet dengesini bozuyor. diğer taraftan istihdam ve kapasite kullanım oranları bu seviyelerdeyken Gini de adalet aramak ve bulamamak gayet normal geliyor.
    Saygılarımı sunarım..

    YanıtlaSil
  6. Vergi Reformu olmadikca ve enflasyon inmedikce bu dagilim perspektifi duzelmez.

    Bakiniz; Turkiyede enflasyon ciddiye alinip 2007lerden sonra ozellikle de 2010lardan sonra daha temelli daha kapsamli ele alinsaydi sonuc belki daha farkli olurdu.
    Paradan ilk sifir atildigi gunleri hatirliyorum tek rakamli enflasyonla tanistigimiz 2004 nisan ayini hatirliyorum. Buyuk bir basariydi cok uzun yillar 60-70-80-90li enflasyonla yasamis bir toplumda tek rakama indirmek kolay degil bir de %5lere indirmek bunu da biliyorum belki bir iki sene hatta 5 sene enflasyonun %7-8-9 bandlarinda olmasi mazur gorulebilirdi 2004 nisanindan itibaren ama aradan cok zaman gectikten sonra +5 yildan fazla bir sure hala bizim 8-9 bandlarinda takilmamiz ciddi bir ciddiyetsizlikti enflasyon konusunda ne yapip edip enflasyonu %5 ve altina indirmeliydik.

    Mesela 2009lardan sonra enflasyonu %4lere getirseydik bunun uzerine de %2 faiz koyup politika faizimizi %6lara cekseydik cok daha istikrarli bir ekonomiye sahip olurduk. Bunun yaninda ciddi bir vergi reformu herkesi herkesimi vergi mukellefi calisan calismayan herkesi sosyal guvenlik semsiyesine sokmaliydik.
    Dusunun %3.5-4 enflasyonlu bir ulkede yillik %7.5-8 mevduat faizinin oldugunu inanin tasaruflar artar o tasaruflardan elde edilecek ivme ile yatirimlar yatirim finansmanlari da saglikli islerdi. Kendi oz kaynaklarimizla israfa bulasmadan buyume yoluna patikasina girerdik.
    Turkiye toplumunu tanimamak bu olsa gerek. Turkiye toplumu, benim bildigim tuketime merakli oldugu hikmette tasarrufa da merakli tasarufu da seven kasasinda para biriktirmeyi seven bir toplumdur bundan da mutluluk duyan bir toplumdur. Tabi yanlis ekonomi politikalari bu tasarruf merakini yanlis kanalize ederek tl birikimi yerine doviz birkimine yoneltmistir toplumu.
    Bunun da muessibi yuksek enflasyon ve enflasyona uygun olmayan para ve faiz politikasidir.

    YanıtlaSil
  7. Fatih Kömürcüoğlu19 Eylül 2019 01:50

    Hocam TÜİK hanehalkı yoksulluk sınırını yaklaşık 9.000 TL olarak belirledi. Yıllık 108.000 TL eder. Çevreme bakıyorum nispeten geliri yüksek bir çevre ve ilde yaşamama rağmen etrafımda yıllık geliri 108.000 TL olan çok az aile var. 11 milyon olan yoksul sayısıyla bu rakamı pek bağdaştıramadım. Neyi kaçırıyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllık 9000 TL, aylık değil:)

      Sil
    2. Hayır aylık 🤦‍♂️

      Sil
    3. 4 kişilik bir ailenin aylık geliri olmasın :)

      Sil
    4. Selam Fatih Bey,

      O 9bin TL Almanya ve İngiltere için olabilir.

      Ülke kısmını kaçmış gibi, hangi ülke için yapmışlar o çalışmayı?

      Sil
  8. Merhaba hocam Kırıkkale üniversitesi işletme 4.sınıf öğrencisiyim.Yüksek lisans ve doktora yapmak istiyorum.Lisansüstü eğitimlerin sırasında 2 yabancı dil öğrenmek istiyorum.Bizim okulda sadece iktisat,yönetim ve organizasyon, muhasebe ve finansman, işletme bölümleri var ekonomiye ve iktisat alanlarına ilgim çok fazla ama hayalimdeki meslekte kaymakamlık sizce bundan sonrasına nasıl devam etmeliyim.
    Saygılarımı sunarım şimdiden teşekkür ederim hocam.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...