22 Haziran 2020 Pazartesi

Türkiye Ekonomisinin Büyüklüğünün G 20 Ekonomileriyle Karşılaştırılması

G20 Hakkında Genel Bilgi
G20, 19 ülke ve Avrupa Birliği temsilcisinden oluşan uluslararası bir danışma ve karar alma  platformudur. 19 üye ülke, dünyanın en yüksek GSYH’sine sahip olan ülkeleriyle birlikte coğrafi dengeler gözetilerek belirlenmiş ülkelerdir. Eğer G20 üyeleri sadece en büyük GSYH’ye sahip ülkeler arasından seçilseydi İspanya ve Hollanda G20’de yer alacak buna karşılık Arjantin ve Güney Afrika yer almayacaktı. Öyle olunca da Avrupa’dan birçok ülkenin yer alacağı bu oluşumda Afrika hiç temsil edilmiyor, Güney Amerika da sadece Brezilya ile temsil ediliyor olacaktı.

Dolayısıyla  GSYH’si dünya sıralamasında 20’nci sıranın gerisine de düşse Türkiye’nin G20’den çıkması söz konusu değil. Çünkü üyelikte GSYH büyüklüğünün yanı sıra coğrafi denge de gözetiliyor.

GSYH ve Kişi Başına Gelir Hakkında Genel Bilgi
GSYH (üretim açısından ölçüldüğünde) bir ekonomide yerleşik olan üretici birimlerin belli bir dönemdeki ekonomik faaliyetleri sonucunda yaratmış oldukları tüm mal ve hizmetlerin değerleri toplamından bu mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan girdiler toplamının düşülmesi sonucu elde edilen değerdir.

İlgili yılın GSYH’sini o yılın yıl ortası nüfusuna böldüğümüzde kişi başına geliri bulmuş oluruz.

GSYH ve kişi başına gelir, ülkelerin kendi para birimiyle hesaplanır. Bu şekilde bulunan değerler uluslararası karşılaştırmalarda kullanılmak üzere o yıla ait yıllık ortalama dolar kuruna bölünerek dolar cinsinden de hesaplanır.

GSYH Açısından Türkiye’nin G20’deki Yeri
Aşağıdaki tablo GSYH açısından G20’nin ilk yılı olan 2000 yılı ile eldeki son verileri içeren 2018 yılını karşılaştırıyor (Kaynak: https://knoema.com/atlas/ranks/GDP)

Sıra
GSYH (Milyar USD)
2018
Dünya Payı %

Sıra
GSYH (Milyar USD)
2000
Dünya Payı %
1
ABD
20.580
24,3

1
ABD
10.252
31,2
2
Çin
13.368
15,8

2
Japonya
4.888
14,9
3
Japonya
4.972
5,9

3
Almanya
1.949
5,9
4
Almanya
3.951
4,7

4
İngiltere
1.651
5,0
5
İngiltere
2.829
3,3

5
Fransa
1.366
4,2
6
Fransa
2.780
3,3

6
Çin
1.215
3,7
7
Hindistan
2.719
3,2

7
İtalya
1.145
3,5
8
İtalya
2.076
2,4

8
Kanada
745
2,3
9
Brezilya
1.868
2,2

9
Meksika
708
2,2
10
Güney Kore
1.720
2,0

10
Brezilya
655
2,0
11
Kanada
1.712
2,0

11
Güney Kore
576
1,8
12
Rusya
1.657
2,0

12
Hindistan
477
1,4
13
Avustralya
1.420
1,7

13
Avustralya
399
1,2
14
Meksika
1.222
1,4

14
Arjantin
308
0,9
15
Endonezya
1.022
1,2

15
Rusya
279
0,8
16
S. Arabistan
787
0,9

16
Türkiye
273
0,8
17
Türkiye
771
0,9

17
S. Arabistan
190
0,6
18
Arjantin
519
0,6

18
Endonezya
179
0,5
19
Güney Afrika
368
0,4

19
Güney Afrika
136
0,4
Dünya
84.818
78,2

Dünya
32.903
83,2

Tabloya bakılacak olursa dönemin en çok kazananları Çin, Rusya, Endonezya ve Hindistan olmuş. Dönemin en çok kaybedenleri ise ABD, Japonya, Arjantin, Meksika ve İngiltere olmuş.

Bu tabloya göre Türkiye bu dönemde yalnızca 0,1 puanlık bir artışla kayda değer bir büyüme sergileyememiş. GSYH büyüklüğü açısından G20’nin ilk yılı olan 2000 yılında Türkiye 16’ncı sıradayken 2018 yılında 17’nci sıraya gerilemiş.

Bu sıralamaların G20 içindeki sıralamalar olduğuna dikkat edilmelidir. Dünya sıralamasına bakılırsa Türkiye GSYH büyüklüğü açısından 2018 yılında 771 milyar dolarlık GSYH ile 19’uncu sırada yer alıyor.

Kişi Başına Gelir Açısından Türkiye’nin G20’deki Yeri
Aşağıdaki tablo kişi başına gelir açısından G20’nin ilk yılı olan 2000 yılı ile eldeki son verileri içeren 2018 yılını karşılaştırıyor (Kaynak: https://knoema.com/atlas/ranks/GDP-per-capita)

Sıra
Kişi Başına Gelir (USD)
2018

Sıra
Kişi Başına Gelir (USD)
2000
1
ABD
62.869

1
Japonya
38.536
2
Avustralya
56.420

2
ABD
36.318
3
Almanya
47.662

3
İngiltere
28.044
4
Kanada
46.290

4
Kanada
24.296
5
Fransa
42.953

5
Almanya
23.925
6
İngiltere
42.580

6
Fransa
23.212
7
Japonya
39.304

7
Avustralya
20.852
8
İtalya
34.321

8
İtalya
20.117
9
Güney Kore
33.320

9
Güney Kore
12.257
10
S. Arabistan
23.539

10
S. Arabistan
9.257
11
Arjantin
11.658

11
Arjantin
8.387
12
Rusya
11.289

12
Meksika
7.016
13
Meksika
9.797

13
Türkiye
4.219
14
Çin
9.580

14
Brezilya
3.772
15
Türkiye
9.405

15
Güney Afrika
3.039
16
Brezilya
8.959

16
Rusya
1.904
17
Güney Afrika
6.354

17
Çin
959
18
Endonezya
3.871

18
Endonezya
870
19
Hindistan
2.038

19
Hindistan
463
Ortalama KB Gelir (USD)
26.432

Ortalama KB Gelir (USD)
14.076

Tabloya göre dönem boyunca kişi başına gelirini en çok artıranlar Çin, Rusya, Endonezya ve Hindistan olurken en düşük artışlar Japonya, Arjantin, Meksika ve İngiltere’de görülmüş. 

Bu tabloya göre Türkiye bu dönemde kişi başına gelirini 2,2 kat artırmış buna karşılık G20 ülkeleri içinde kişi başına gelir sıralamasındaki yeri 13’üncülükten 15’inciliğe gerilemiştir.

Bu sıralamaların G20 içindeki sıralamalar olduğuna dikkat edilmelidir. Dünya sıralamasına bakılırsa Türkiye kişi başına gelir sıralamasında 2018 yılında 9.405 dolarlık kişi başına gelirle 72’nci sırada bulunuyor.


99 yorum:

  1. Teşekkürler hocam emeğinize sağlık. Ancak tabi bu hesaplamalar her zaman ilgili ülke hakkında yorum yapabilmek için sağlıklı olmayabiliyor. Avrupa ülkelerinin Gini katsayılarına baktığımızda Türkiye'de 0.40'ı görüyoruz. Bu da Romanya ve Bulgaristan gelir eşitsizliği konusunda ne yazık ki Türkiye'ye göre daha iyi mücadele veriyor anlamına geliyor. İnsani gelişmişlik endeksine göre ise dünyada 59. sıradayız. Karadağ, Umman, Katar, Suudi Arabistan'ın insani gelişmişlik endeksi Türkiye'ye kıyasla daha yüksek. Aynı ligde oynadığımız ülkeleri görünce üzülüyorum doğrusu.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. insani gelişmişlik kıstasını hangi kıstas olarak belirlediğiniz önemli. suudi, umman ve karadağ aynı insani kıstaslarda dahi kıyas edilemez iken, avrupai bir kıstas ile suudi gibi insanlıktan rasipsiz bir yönetimin ülkemizden daha yüksek insani gelişmişlik göstermiş olduğu kıstas ne kadar doğrudur.

      Sil
  2. Üstat emeğinize sağlık. Tablodaki verilerden hareketle şu soruyu sormak istedim;
    2019 yılında Türkiye için GSYH'nin 9.127 $ ve 2020 için yükselen $ kuru nedeniyle 7.000- 8.000 $ düzeyinde olması beklenirken, sıralamadaki yerimiz daha aşağıya düşer mi?
    Düşmesi halinde ülkemizin diğer ülkelere göre dolar kurundaki artışın daha fazla olması gibi bir yorum çıkarabilir miyiz? Teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biraz daha gerileyebilir. Ve aynen dediğiniz gibi sonuç çıkar.

      Sil
  3. Ustad bu tabloda Hollanda unutulmus. Unutulan bi ulke daha var sanki. Trading economicse gore 19. siradayiz diye hatirliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazının giriş bölümünde de yazdığım gibi İspanya ve Hollanda G20 üyesi olmadığı için bu tablolarda yer almıyor.

      Sil
  4. Ama hocam biz akp Türkiyeye çağ atlattı diye biliyoruz. Arabistan bile bizi sollamış :)

    YanıtlayınSil
  5. Elinize sağlık Mahfi bey,

    Doların parasal genişlemesi ve ulaşılabilirliği ,herşeyi (mal vs.) dolara endeksledi. Küresel dünya da bütün mallar her ülkeye kolayca girip çıkarılabildi. Bu nedenle , gelir artışını dolara endekslemek çok daha mantıklı gibi geliyor.

    YanıtlayınSil
  6. kaleminize sağlık üstad

    YanıtlayınSil
  7. Hocam satınalma gücü paritesine göre durum nasıl değişiyor acaba? Elinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Satınalma gücü paritesi çok yanıltıcı bir yöntem. Onu başka bir yazıda ele alacağım.

      Sil
    2. satinalma gucu paritesini daha dogru ve gercekci bir yontem olarak gorenler var hocam ..bu konudaki yazinizi sabirsizlikla bekkiyoruz. tesekkurler

      Sil
  8. Yine aydınlatıcı bir yazı olmuş Hocam. Analizler her zamanki gibi objektif ve çok yerinde.
    Bir yerlerde duymuştum. Geçmişte bir kral gittiği yere enflasyon götürüyormuş. Bu konuda bir yazı yayınlar mısınız?

    YanıtlayınSil
  9. ismail yurdakök22 Haziran 2020 10:28

    bu kadar gürültü patırtı...yirmi sene boşuna mı kürek çekmişiz

    YanıtlayınSil
  10. Hocam emeğinize sağlık... Çinin önemli bir yükselişte olduğu çok net. Küreselcilerin Yeni Gözdesi Kominizm modifiyeli Kapital Ekonomili Çin diyebilirmiyiz. Marhall Yardımı gibi Avrupaya Wuhan :) yardımı yapacak konuma getirildimi dersiniz. saygılar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Güzel benzetme

      Sil
    2. Günaydın,

      Çin’de uzun yıllar çalışmış bir arkadaşım “Marksist Kapitalizm” diye tariflemişti.

      Sil
  11. Hocam merhabalar. Yazınız için çok teşekkür ederim. Size bir sorum olacak. G20'ye katılan ülkelerin katılamayanlara kıyasla avantajı ne oluyor bu durumda? Kişi başına düşen GSYH rakamlarını dünya genelinde inceleyince G20'nin arkasındaki oportünizm daha da belirginleşiyor bence. Fakat mesela özele indirgersek Türkiye gibi bir ülkeye ne katkısı oluyor mesela? Teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tartışma ve karar alma sürecine katılmaktan öteye bir katkısı yok. Aslında prestij sağlıyor o kadar.

      Sil
  12. Kaleminize sağlık Hocam. Yine çok aydınlatıcı bir yazı olmuş.

    YanıtlayınSil
  13. Ülkemiz, 2018 yılında 9.405 dolarlık kişi başına gelirle 72’nci sırada bulunuyor. Mahfi hocam, Dünyada insanı değer sıralamasına göre ülkenin gerçek büyüklüğü 72.liktir diyebilir miyiz ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet sanırım diyebiliriz.

      Sil
    2. Teşekkür ederim hocam.

      Sil
    3. Hocam Alım gücü endeksini göz önünde bulundurup, dünyadaki sıramızı gösteren bir yazı paylaşmanızı bekliyoruz.

      Sil
  14. Hocam çok güzel tane tane anlatmışsınız teşekür ederim. Son cümlenize kadar umutla okudum.
    Bu ülke bitmiş, bunları haketmiyor.

    YanıtlayınSil
  15. Hocam Türkiye GDP per capita artış oranı 2,1 yanlışlıkla 1,2 yazmışsınız

    YanıtlayınSil
  16. Mahfi Hocam sanırım son tabloya ait Türkiye'deki artış 1,2 kat yerine 2,2 kat olması gerekiyor. Yazınız için teşekkürler, saygılar.

    YanıtlayınSil
  17. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmemiz için diğerlerinin hiç büyümemesi ve 18 yıldan daha fazla bir süre gerekiyor sanırım hocam

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Orada kastedilen satınalma gücü paritesine göre GSYH kıyaslaması. Orada Türkiye 13.

      Sil
    2. Değerli Hocam, bu sıralamada üstlerde olmamızın sebebi borçlanarak harcama yapmamızdan mı kaynaklanıyor ?

      Sil
  18. Bu kıymetli bilgileri derlediğiniz için genç bir takipçiniz olarak çok teşekkür ederim hocam. Küçük bir ayrıntı gözünüzden kaçmış sanırsam, son bölümde "Bu tabloya göre Türkiye bu dönemde kişi başına gelirini 2,2 kat artırmış" demişsiniz fakat 2,2 katına çıkarmış ya da 1,2 kat arttırmış şeklinde yazacaktınız sanırsam.

    2000li yılların çocukları olarak eski dönemlerdeki verileri sizlerin derlemesiyle daha iyi görebiliyoruz. Bizlere özellikle büyükler tarafından "siz bilmezsiniz o dönemleri" diye anlatılan dönemleri objektif şekilde görüp değerlendirmemizi sağladığınız için ne kadar teşekkür etsem azdır. Saygılar ve sevgilerle

    YanıtlayınSil
  19. Çok aydınlatıcı bir yazı olmuş,kaleminize sağlık hocam, Sevgili hocam G-20 deki yükseliş ülke insanının refahı açısından tek başına bir anlam ifade etmiyor.Gelir dağılımı çok daha önemli diye düşünüyorum

    YanıtlayınSil
  20. Hocam, 2019 yılı tahmini ne olabilir?

    YanıtlayınSil
  21. Evet hocam,emeğiniz için teşekkürler,her ne kadar doğru veriler üzerinde küçük hareketlerle sonucu etkileyen pozisyonlar açmış olsanız da.
    Basit 2 örnekleme verelim,s.arabistan örneği 2018 veri ile sundugunuz tarih ülkenin GSMH oluşturan ana gelir kalemi hampetrol 70 USD civari bu sene sonunda muhtemelen %40 civarında düşecektir.
    Ayrıca 2000-2018 verileri üzerinden yürümekte ( belki amacınız o olmasada) yorumlar a bakarsak doğal takipçi kanaliniz muhalefet likten direk mevcut hükümete yürüyor,ozaman 2002 baz alınması gerekmezmi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2000 yılını başlangıç almamın nedeni G 20'nin ilk faaliyet yılı olmasıdır. Amacım kimseye muhalefet etmek değil, sadece gerçekleri ortaya koymak. Çünkü gerçekleri görmeyen ve tartışamayan bir toplumun yanlışı, hatayı, eksiği düzeltmesinin mümkün olamayacağına inanırım.

      Sil
  22. hocam istediğiniz tarzda bir veri animasyonu yapabiliriz, yazılarınızı daha etkili kılmak için.

    https://twitter.com/anlamliveri/status/1270248416904429568

    YanıtlayınSil
  23. Makaledeki GSYH tablosundan, 2000 yılına nazaran 2018 yılında ortalama olarak Dünyanın %258; G20 ülkelerinin %242; diğer ülkelerin ise %335 oranlarında GSYH’larını artırdıkları anlaşılıyor. Türkiye için bu oran %282'dir. Dolayısıyla Türkiye’nin hem dünya ortalamasının hem de içinde bulunduğu G20 üyesi ülkeler ortalamasının üzerinde büyümüş. Peki, G20 ülkelerinin söz konusu yıllardaki GSYH tutarları ile Türkiye’nin GSYH tutarı arasındaki oranlarda nasıl bir değişim olmuş? Tablodaki bilgilere göre ABD GSYH'i, 2000'de Türkiye GSYH'sinin 38 katı büyüklükte iken 2018'de 27 kata düşmüş. Bu durum, Japonya 18, 6; Almanya 7, 5; Fransa 5, 4; İngiltere 6, 4; Kanada ve Meksika 3, 2 olarak gerçekleşmiş. Yani Türkiye GSYH’sinde bu ülkelerin GSYH’sine göre daha büyük artış olmuştur. G20 ülkeleri Çin ve Hindistan açısından durum farklı. Çin GSYH'si Türkiye’nin GSYH'sinin 2000 de 4 katı iken 2018 de 17 katına çıkmış; Hindistan GSYH’si ise 2 kat iken 4 kata çıkmış. Diğer G20 ülkeleri ile ilgili durum aynı kalmış gözüküyor. Genel olarak baktığımızda esasen gidişat iyi gözüküyor. Yani gelişmiş ülkelerin ekonomilerine göre Türkiye’de bir iyileşme olmuş. Çin ve Hindistan’ın durumu herkesçe malum. Dolayısıyla makaledeki gibi kötümser olmayı gerektiren bir durum olmadığını düşünüyorum. Lakin her zaman iyinin daha iyisi vardır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekleri konuşmak ve yazmak kötümserlik değildir.

      Sil
    2. 13:04 Anonim - kendi yorumunuzda aslında Türkiye ile ilgili gerçeklerin ipucunu veriyorsunuz ama farkında değilsiniz. Son 20 yılda üretim dış ticaret anlaşmaları ile kalkan veya önemli ölçüde azalan gümrük vergileri ve kolaylaşan tedarik zincirleri sebebiyle “kişi başına düşen gelirin az olduğu” yani işçiliğin nispeten daha ucuz olduğu ülkelere kaydı. Dolayısı ile başlangıçta “zengin olan” dolayısı ile üretim maliyetlerinin de yüksek olduğu ülkelerin bu süreçte daha az büyümüş olması gayet doğal. Dünya ortalamasının da o yüzden bu süreçte %258 olması ve Türkiye’nin bunun biraz üzerinde kalması şaşırtıcı değil. Ancak rakamlara biraz daha dikkatli bakıldığında gerçekler apaçık ortada. Ben bir kaç yıl önce başlangıçtaki kişi başı gelir düzeyi bize yakın olan (+/- %40) ülkelerin durumu hakkında bir analiz yapmıştım merakımdan... ki bu analiz Hindistan ve Çin gibi sıradışı büyüme gösteren ülkeleri da ortalama dışı bırakmıştı, onların başlangıç seviyesi bizden çok daha düşük olduğu için. Sonuçta bizimle hemen hemen aynı kişi başı gelir düzeyinde olan ülkeler 4 kat büyürken bizim sadece 3 kat büyüdüğümüzü görmüştüm. Üstelik sizin refere ettiğiniz dönem 2002-2007 hatta 2010’a kadar olan konjektür sebebiyle ve dünyayla kavgalı olmadığımız için de oldukça başarılı olduğumuz yılları kapsadığı için %282 artış ile %258 olan dünya ortalamasının üzerinde kalabiliyoruz. Son 5-6 seneye baktınız mı? Uzun lafın kısası başarılı olduğumuz zamanlarda bunun sebebini doğru analiz edemezsek başarısız olmaya mahkum kalırız. 2020’de de Türkiye’de kişi başı gelirin dolar bazında düşeceğini varsayarsak bu üst üste tam 7 yıllık bir azalış anlamına gelecek. Cumhuriyet tarihinde onca dünya çapındaki ekonomik krizlere, onca koalisyon hükümetlerine rağmen kişi başı gelirimizin üst üste 7 yıl düştüğü bir dönem yok. İyimser olunacak bir durum göremiyorum ben.

      Sil
    3. Anonim 18.18
      Ben makaledeki 18 yılın başı ve sonu olan yıllarla ilgili bir karşılaştırma yapıldığı için buna sadık kalarak yorum yaptım. İyimser olmak gerektiğini düşünüyorum. Daha iyi olmayı hak ettiğimizi düşünüyorum. Lakin Dünya kurtlar sofrası, Dünyanın "büyük olduğu zannedilenleriyle" her zaman ve her koşulda iyi ilişkiler kurmak istesenizde mümkün olmayabiliyor. Zira Dünya genelinde meseleye yaklaştığımızda haksızlığın boyutunun kıyametin kopmasına sebep olacak kadar kötü ve zalimce olduğunu ancak bu sonuçta ülkemizin, milletimizin küçük ihmalleri olsa da kusur ve kastının olmadığını, bu haksızlık ortamının devam etmemesi için olaya daha başka açılardan da yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum. 8 milyar insanın içinde ekonomik yönden iyi halde 1 milyar insanın arasında olduğumuz anlaşılıyor. Ancak bu durum şahsen beni sevindiremiyor. Zira 7 milyar insan, insan onuruna yakışmayan bir hale, işte bu ekonomik göstergeleri örnek alınan devletlerce mecbur bırakılmış. Sömürgeci, emperyalistler tarafından. Dünyadaki mevcut ekonomik ve finans düzenini kuran ve işleten bu mekanizmanın sahiplerinin 7 milyar insanın su, ekmek, gıda gibi zaruri ihtiyaçları ile hiç ilgilendiği yok. Dünyanın ilk 10'u arasında olmak amaç değil ki, Diyelim ki ilk on arasına girdik, kişi başı milli gelirimiz 50.000USD oldu. Mesele çözülmüş olacak mı? Su bile bulamayan, açlıktan ölen yüz binlerce insanın bulunduğu bir dünyada ilk onda olmakla mutlu mu olacağız. Dolayısıyla dünyaya,ekonomik olaylara, rakamlara, sayılara bir de bu açıdan bakmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Sevgi ve selamlar.

      Sil
  24. 2 gün önce sayın cumhurbaşkanının aynen şöyle bir açıklaması var: “Türkiye’yi dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisine sokma hedefimize hiç olmadığımız kadar yakınız”. Hocam sanırım bu açıklama da sizin yazınızı tetikledi. Önceki yıllarda 2023 hedefleri olarak 2 trilyon$ GDP ve ilk 10 belirtiliyordu. 11.kalkınma planında hedefler %50 negatif revize edildi. Anlaşılan o ki satın alma gücü paritesiyle ilgili ilerde çok açıklama duyacağız.
    PPP için bonus: https://m.sabah.com.tr/ekonomi/2019/01/11/2030da-turkiye-ilk-5e-giriyor/amp
    Kesinlikle övünmek için söylemiyeceğim.. Ben tr’nin en iyi üni’lerinin birinden mezun oldum ve şu anda iyi bir gelirle özel sektörde çalışıyorum. Zamanında hem ben hem arkadaşlarım, eğitim ekonomi, teknoloji gibi alanlarda fikirlerimizi hevesli bir şekilde başkalarıyla paylaşmak isterdik. Ama daha sonradan bunların hem işe yaramadığını hem de gelen tepkilerde tehlikeli olmaya başladığını gördük. Ben açıkcası artık insanlara bir şey anlatmak için çabalamıyorum ve gündemi de çok takip etmiyorum. Survivor izliyorum. Hem daha eğlenceli, hem de daha az kurgu var.
    Son olarak, umarım istatistik de bir gün mini eteği bırakır ve pantolon giymeye başlar :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Cumbayı kimse dinlemiyor Anonim, boşver konuşsun dursun boş boş. 20 milyon cahilin hatibini dinlesen ne dinlemesen ne? 20 milyon cahil toplansa 1 tane cerrah çıkar mı, ekonomist, avukat çıkar mı? Ülkenin başına bir bela, millet kurtulamıyor da, ülkenin çilesi çekip duruyor.

      Sil
    2. Anonim abi, Adam varlıklı, senin benim paramdan alıp malın en iyisini ona veriyorlar.
      Beni o kafaya ulaştıracak mal bizim tarlabaşı torbacılarında yok.

      Sil
    3. Anonim, adamlar gökten canlı koyun indiğine inanıyor, dünyanın ilk onu dersen hayli hayli inanırlar.

      Sil
    4. Cumhurbaşkanının sözünü ettiği kıyaslama satınalma gücü paritesini esas alan GSYH karşılaştırmasıyla ilgili. Türkiye orada 13. sırada. O konuda da yazacağım.

      Sil
    5. Evet hocam ben de ondan bahsetmek istemiştim. Sıralama olarak daha ileride olduğumuz için onu kullanmaya başlayacaklar.
      Saygılar.

      Sil
    6. Hocam kişibaşı gelir karşılaştırmasında (ülkeler bazında) , PPP nin daha doğru olduğu şeklinde kaanate varmıştım araştırmalarım sonucunda ,yanlış mıyım?

      Sil
  25. TL cinsinden GSYH'deki artış ile USD cinsinden GSYH'deki artış arasında ciddi ve önemli farklılık olmaktadır. Türkiye için yukarıdaki yıllarda USD cinsinden GSYH'de artışın yaklaşık 3 kat iken TL cinsinden GSYH deki artışın yaklaşık 22 kat olduğu anlaşılmaktadır. Suudi Arabistan açısından konuya yaklaştığımızda USD ve SAR cinsinden GSYH artışının 4 olduğu ve değişmediği anlaşılmaktadır. Türkiye GSYH'sinin 18 yılda 22 kat artışın hiç bir kıymet-i harbiyesi yok mudur? Ölçü olarak esas alınan USD'nin bu süreçte ve özellikle 2013'de başlayan TL karşısındaki değer artışının bu hususta etkisi var mıdır? Bunun izahı nedir acaba?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. GSYH cari fiyatlarla hesaplandığı için TL cinsinden alınan GSYH'de enflasyon da var. Dolarla yapılanda da enflasyon (dolar enflasyonu) olsa da o çok düşük. O nedenle o daha gerçekçi.

      Sil
    2. Cevabınız için teşekkür ederim. Fakat Türkiye'deki 18 yıllık enflasyon oranları dikate alındığında 2000 yılındaki 100TL 2018 yılında 978TL ediyor. Bu durumda GSYH deki 22 kat artışın 10 katı enflasyon ile ilgili olmaktadır. Neticede 18 yılda GSYH'nin net 12 kat arttığı anlaşılmaktadır.

      Sil
  26. Gelir adaletsizliğini ölçmek için de bu veriden faydalanılabilir mi?

    6.80 * 9405 dolar= 63.954 tl Türkiye'de kişi başına düşen gelir oluyor.

    Demek ki çok zengin ama aynı zamanda da çok sessiz toplumsal sınıflara sahibiz diyebilir miyiz?

    Saygılar Hocam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Toplum geneli müslümandır. Müslüman toplumlar bu tarz konular ile ilgilenmezler. Kutsal kitap Kuran-ı Kerim'de kölelik vardır, kaldırılmamıştır. Kutsal kitabında kölelik olan insanlar kölelik düzenine karşı gelmezler, köleliğin hafif şartlarda yapılmasını isterler.

      Günümüz Türkiye'si asgari ücreti kabaca 350USD ediyor.

      Geçmişe dönüp, köleliğin olduğu batı toplumlarına giderseniz,
      bir kölenin efendisine ortalama aylık maliyeti günümüz Türkiye asgari ücretinin de üzerindedir.

      Çok sessiz toplumsal sınıflar ifadesi bile fazladır, toplumsal sınıf olması için öncelikle ortamda bir toplum olması gerek.

      Sessiz yığınlar veya sessiz insan yığınları diyebiliriz. (İnsan biyolojik varlık anlamında, düşünen varlık anlamında değil).

      Sil
    2. Bugünkü kuru alarak yapılan hesaplama doğru olmaz. 9405 dolarlık kişi başına gelir 2018 yılına ait. 2018 yılının ortalama kuru 4,78. Yani 2018 yılına ait kişi başına gelir kabaca 45 bin TL. Buna karşılık Gini katsayısı 0,40 yani gelir dağılımı bozuk. Dolayısıyla bu gelirden çok fazla geliri olanlar var ve çok düşük geliri olanalar var.

      Sil
    3. İşte asıl mesele bu. Gelir dağılımında adaleti nasıl sağlayacaksınız. Ülkenizde bunu sağlamak için çok ciddi tepkilere, salvolara karşı mükemmel bir donanıma sahip olmak gerekiyor. Acaba ilk %20'lik dilimin elinden GSYH'nin %80'ini, hangi güç alıp diğerlerine dağıtabilecek?

      Sil
    4. Anonim 17.00.
      İslamın yani Kur'an-ı Kerimin kölelik ile ilgili hükümlerini, İslam rasulünün ve nebisinin, tarihe mal olmuş ve ayrıntılarıyla kayıtlara geçmiş olan kölelere karşı muamele, söz ve davranışlarını, kölelik olgusunun İslam dini öncesi ve sonrasındaki karşılaştırmalı durumunu ve islamı din olarak kabul eden mü'min müslümanların kölelere karşı yaklaşım ve uygulamalarını ilmi kaynaklardan araştırarak doğru anlamaya çalışmanın faydalı olacağını düşünmekteyim.

      Sil
  27. Hocam emeğinize sağlık. Peki hocam Covid-19 salgınından sonra bu tablolarda ki dengeler çok değişir mi?. Mesela Brezilya?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2020'nin ilk çeyrek verileri ciddi gerilemeler olacağını gösteriyor. Türkiye ilk çeyrekte (pandemiden geç etkilenmesi nedeniyle) büyüdü ama ikinci çeyrek öyle olmayacak.

      Sil
  28. Az önce, hocamız gibi değerli emekleri olan ekonomistlerin bazı yorumlarını okuyup kapattım.
    Şu düşünce belirdi aklımda, nacizane paylaşmak istedim.

    Yapılanlar bir devlete ait ekonomi yorumunu paylaşmak mıdır yoksa
    bir yapının gelir, gider defterlerinin dökümünü sunmak,
    varlık hesaplarının, muhasebesinin yorumunu yapmak mıdır?

    Benim baktığım yerden ikincisidir, yani muhasebe işlerinin yorumlanmasıdır.

    Böyle olunca yazmak fuzuli gelirken, insanların ne ile karşı karşıya oldukları hakkında
    farkındalıklarını artırmak oluyor yaptığımız.

    YanıtlayınSil
  29. Hocam kısaca 2000 den 2018 e Türkiye açısından anlatıldığı kadar büyük bir başarı hikayesi olmadığı söylenebilir mi ? Ki bu dönemin ilk 8 yılında dünyada inanılmaz bir finans patlaması yaşanırken biz aldığımız ucuz kredileri çar çur edip ekonomimizi buyutemedigimiz gerçeği ortadayken bu 18 yıl heba oldu diyebilirmiyiz? . Bence durum tam da budur...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. keşke kaybolan 18 yıllık ekonomik birikim olsa, ülke bitti, adalet gitti, yakında mollalar düzeni ismini koymaya başlar.

      Sil
    2. Heba olan yalnızca ekonomi olsa telafisi kolay olurdu. Hukuk rejimi, eğitim de kayboldu.

      Sil
  30. Hocam size hiç ceza verdiler mi? Şaka olsun diye sormuyorum.

    Okulda öğrenciyken ceza?

    Trafikte yanlışlıkla kırmızı ışık ihlali yaptığınız için ceza?

    Askerde traş olmadığınız için ceza?

    gibi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sonuçta ben de insanım birçok hatam, yanlışım var, elbette cezalar aldım.

      Sil
  31. Güzel makaleniz için çok teşekkürler. Emeğinize sağlık

    YanıtlayınSil
  32. Mahfi bey çok merak ediyorum, şu an akademisyenlik yapan bütün iktisatçılar (emekli hazine müsteşarları da dahil olmak üzere), Ankara'ya protesto yürüyüşüne ne zaman başlayacaksınız? Protesto yürüyüşünüzün amacı: Türkiye ekonomisini düzeltmek.

    Biliyorsunuz, barolar, "savunma yürüyor" adı altında Ankara'ya yürüyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomideki yanlışları, hataları, eksikleri göstermek için sürekli burada yazıyorum. Bu da kendine göre bir yürüyüş değil mi?

      Sil
    2. Ekonominin %50'si psikolojidir diye bir şey duymuştum. Esasen ekonomik göstergelere hep olumsuz bakmak yerine biraz da iyi tarafından bakmakta yarar olacağını düşünmekteyim. Tahlil sonuçlarını değerlendiren ve hastasına/danışanına (içi boş hayaller sunmayı kastetmiyorum)moral ve motivasyon aşılayan, varsa eksik, hata, ihmal ve kusurlarını açıklayıp iyileşmenin yollarını gösteren bir hekim/tabip gibi.

      Sil
  33. Hocam uzun zamandır aklımı çok kurcalayan mantıksız bir sorum var..diyelim parası dünyada 7.&8. rezerv para sayılan,çok zengin ama nüfüsu çok az bir ülkenin başkanısınız,ayrıca o ülkenin en zenginisiniz diyelim,mesela atıyorum trump,rockefeller veya jeff bezos gibi birinin isviçre gibi bir ülkenin başkanı olduğunu varsayalım,ve pandemi döneminde "gizlice" kendi emisyon hacminin 10misli para bastığını ancak bu parayı 2ye alıp rahatlıkla 3-4e satabileceği 0 stok maliyeti olan veya katma değeri cok yüksek mallara,emtiyaya yatırdığını yani kendisini daha da zenginleştirecek,ticari zeka ürünü sektörlere-yüksek karlı forex ürünlerine ve yüksek getirili fonlara yatırdıgını varsayalım..bu durumda ülke parasının değeri nasıl değişir?benim fikrim kısa vadede mesela yarıya düşer,ancak orta ve uzun vadede 3-5e katlanır.çünkü ucuza alınanı sonra pahalıya satıcaksınız ve daha da zenginleşeceksiniz..benim sorum emeksiz zengin olmak gercekten bukadar kolaymı?para parayı çeker lafıyla denmek istenen bumudur?ve eger sistem böyleyse zenginlerin gittikçe daha da zengin olması aslında çokmu kolay..gece gece rahatsız ettiğim için özür dilerim,ama çok merak ediyorum kapitalist sistem böyle birşeye izin verirmi,iyi geceler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Batılı kapitalist ülkelerde bu dediğiniz pek mümkün değil. Olursa da hemen ortaya çıkarılıyor ve yargı sistemi çalışıyor. Ama bu, ahbap çavuş kapitalizminin bir sistem haline geldiği ülkelerde mümkün ve farklı biçimlerde ortaya çıkıyor zaten.

      Sil
  34. Hocam, güzel yazı için teşekkürler. 18 sene boşa geçmiş desenize...

    YanıtlayınSil
  35. Teşekkürler Sn.Hocam, gerçekten öz ve anlaşılır bilgi verdiniz yine.
    Yalnız size sormak istediğim bir konu var. G-20 1999 yılında oluşturuldu, Türkiye'nin 1976-1980 arası ve G-20 öncesi Dünyanın 16.Büyük Ekonomisi olarak büyüklüğü bugünkü oluşumla nasıl kıyaslanabilir. Türkiye aslında gerçek anlamda geride mi kaldı? Şimdiden teşekkürler.
    Erdal Çınar

    YanıtlayınSil
  36. "Group of Twenty"

    Alıntı:

    "20 Maliye Bakanı ve Merkez Bankası Başkanı Grubu, dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan 19 ülkeden ve Avrupa Birliği Komisyonu'ndan oluşuyor. Daha çok İngilizce Group of 20 (20 Grubu) kavramının kısaltması olan G20 adıyla bilinir.

    G20 ülkelerini Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Avrupa Birliği Komisyonu oluşturuyor.

    "G20'ye üye 19 ülkenin hepsinin millî geliri dünyada ilk 31'de yer alıyor. İspanya, İsviçre, Norveç, İran, Tayvan ve Venezuela ekonomik olarak bazı üyelerden daha büyük olmalarına rağmen G20'de bulunmuyor. Birçok Avrupa Birliği ülkesi de, G20'de bağımsız olarak değil sadece AB Komisyonu olarak temsil ediliyor. "
    Kaynak :

    https://tr.wikipedia.org/wiki/G20

    Sizin de açıkladığınız gibi, listede gelişmiş, ekonomisi daha iyi ülkeler de var. G 7 ve G20 listesine dahil edilen ülkelerin ekonomisi büyük veya coğrafi koşulları uygun olabilir. Listede yer alan ülkeler içinde demokrasi, anayasa, rejim, hukuk, güven, insan hakları, küresel ısınma, doğa ve çevre ile ilgili sorunları olan ülkeler de var. G7 ve G20 listesi, sadece ekonomik rakamlardan oluşan durağan bir tablo.

    Açıklamalarınız ve tablolar için teşekkür ederim.
    Ffa

    YanıtlayınSil
  37. Bursa Büyükşehir sınırları içerisinde gayrimenkulu olan bir mükellefin gayrimenkulünün vergi değeri 250.000 TL'dir. Bu gayrimenkulünü işyeri olarak kullanan mükellef için yıllık hesaplanacak Emlak Vergisi kaç TL'dir? Gerekçesi ile birlikte açıklayınız.
    Yardımcı olur musunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu soruyu burada değil, gazetelerde yazan vergi uzmanlarına sormalısınız. Ayrıca genel ekonomiyi ilgilendiren bir konu değil, kişisel bir sorudur.

      Sil
  38. Hocam sizin izinizden gidip bende bir çalışma yapıyordum ama sizinle tablom tutmadı bende GSYH tablosunda

    brezilyadan sonra 11. sırada Spain(597 milyar dolar)
    Hindistandan sonra hollanda(418 Milyar dolar)
    Arjantinden sonra ise 16. sırada Islamic Republic of Iran (366 milyar dolar) ve 17. sırada ise Taiwan Province of Ch.. (331 milyar dolar)

    yer alıyor. Benim farkedemediğim başka bir ölçüt mü var.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazının girişinde söz etmiştim ama gözünüzden kaçmış herhalde. Bu yazı ve tablo G20 üyesi ülkelerle ilgili. Bu saydığınız ülkeler G20 üyesi değiller o nedenle dünya soralamasında olsalar da G20'de yoklar.

      Sil
    2. Haklısınız gözümden kaçırmışım. Size zahmet verdim. Hızlı yanıtınızla durmak zorunda kaldığım çalışmama yeniden devam etmemi sağladınız. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  39. Mahfi hocam 2018 GSYH tablonuzda da sıralamaya Spain, Netherlands ve Switzerland'ı dahil etmemişsiniz. Kesin benim gözümden kaçırdığım bir ayrıntı var. Dört gözle yanıtınızı bekliyorum.

    YanıtlayınSil
  40. Hocam gerçekleri görmemizi sağladığınız için teşekkürler. Elinize kaleminize emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...