29 Temmuz 2020 Çarşamba

Dünya Gelir Sınıflandırması ve Türkiye

Dünya Bankası, ülkeleri kişi başına gelirlerine göre dört grupta sınıflandırıyor: Düşük gelirli ülkeler, alt-orta gelir grubundaki ülkeler, üst – orta gelir grubundaki ülkeler ve yüksek gelir grubundaki ülkeler. Her yıl yenilenen bu sınıflandırmayı yaparken ülkelerin kişi başına GNI düzeyine (Gayrısafi ulusal geliri) ve grupları sınıflandırırken de SDR deflatörünü kullanarak ayarladığı yıllık enflasyon oranına bakıyor. 

Bu çerçevede 2019 yılı sınıflandırmasını 2018 yılıyla karşılaştırmalı olarak bir tabloda gösterelim (kaynak: https://blogs.worldbank.org/opendata/new-country-classifications-income-level-2019-2020)

Gelir Grubu (USD)
2018
2019
Düşük Gelirli Ülkeler
< 996
< 1.025
Alt orta Gelirli Ülkeler
996-3.895
1.026-3.995
Üst orta Gelirli Ülkeler
3.896-12.055
3.996-12.375
Yüksek Gelirli Ülkeler
> 12.055
> 12.375

Bu yeni gruplandırmaya göre 2018’de 13.040 Dolar kişi başına geliri olan Arjantin 2019’da 12.370 Dolara düştüğü için yüksek gelirli ülkeler grubundan üst orta gelirli ülkeler grubuna düşmüş bulunuyor.

2013 yılında dünyada ortalama kişi başına gelir 10.884 dolar iken Türkiye’de 12.480 dolardı. Türkiye, o yıllarda orta gelir tuzağından çıkıp yüksek gelirli ülkeler kategorisine geçmek üzereydi. Fed’in parasal genişlemeyi kısma kararıyla bütün görünüm değişti. Yapısal reformları yapamayan Türkiye, dünyada ortalama kişi başına gelirin 11.570 dolara yükseldiği 2019 yılında 9.027 dolara düşen kişi başına geliriyle yıllardır bulunduğu üst – orta gelirli ülkeler grubunda kalmaya devam ediyor.


Önce likidite bolluğu ve gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırım iştahı (2000 – 2008) sonra da parasal genişleme ve gelişme yolundaki ülkelerin sunduğu yüksek getiriden yararlanan ama bu dönemlerde yapısal reformlarını yapamayan Türkiye’nin içinde bulunduğu durum gelişme yolundaki ülkelerin pek çoğunda (Brezilya, Arjantin, Meksika gibi) rastlanan bir durumdur.

Bu kısır döngüyü kırabilen Çin, Kore, Estonya gibi ülkelere Romanya da eklenmek üzere görünüyor.

88 yorum:

  1. Yapısal reform, bir sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi için o sistemin yeniden yapılandırılmasıdır.”demistiniz fakat Türkiye de iyileşmek adına hic bir alanda bir adım göremiyoruz malesef. Kaleminize sağlık hocam

    YanıtlayınSil
  2. kuzey doğu avrupa ülkelerinin bir çoğu gelişmiş ülke sınıfına geçmiş durumda. Bu ülkelerin ortak özelliği ise son 20 yılda hem fiziksel internet altyapısına hem de internetten iş yapmayı destekleyici kanunlara ve uygulamalara çok büyük harcamalar yapmaları. Hatta paypal kapandıktan sonra Türkiyeden bir çok şirket ve kişi o taraflara işlerini taşımıştı.
    Türkiye ise bu gün meclisten uygulaması imkansız bir sansür yasası geçirdi. İnternetteki herşey sosyal medya olarak tanımlanıyor. Bu yasaya dayanarak internette beğenmedikleri herşeye ceza kesebilirler. Trump'ın attığı twitten arabanızdaki abs'nin yazılımına kadar herşeye karşı sil emri verebiliyorlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O dediginiz sansur degil buro acma zorunlulugu,bu ysaya benzer yasalar gelismis ulkelerdede var

      Sil
    2. sefa, sen bunu paypal türkiye bürosuna anlat.

      Sil
  3. "Kişi başına gelir" cümlesindeki "kişi"nin nitelikleri, antik Yunan'dan beri süregelen ontolojik bir tartışmanın konusudur. İnsan hakları evrensel bildirgesi ile 20. yüzyılda iyi-kötü bir sonuca bağlanmış olsa da beyinleri o bildirgeden 1400 yıl önceye takılmış ideolojilerde "kişi" kendilerinden olanlar, kendilerine kayıtsız şartsız biat edenlerdir.

    Ülkemizde bu tanıma uyan "kişi"lerin sayısı üç-beşyüzbin olup onların kişi başı gelirleri milyon ya da milyar dolarlarla ölçülmekte, kalanlar ise zaten "kişi" olmadıkları için başlarına herhangi bir gelir düşmemesi hakim ideoloji açısından yadırganmamakta, aksine ideolojilerinin bir parçası olarak desteklenmektedir. Bu açıdan baktığımızda bizde "kişi başı gelir" aslında olağanüstü yüksektir ve bu kafayla devam ettiğimiz sürece de yükselecektir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Güzel ironi olmuş

      Sil
    2. Mahduş sen bir işte çalışıyor musun? :)

      Sil
    3. Lafların büyüklüğüne gel şimdi başlar, "hacı nerdesiniz" demeye :)

      Sil
    4. Benim bir şey dememe gerek yok hacı, sen zaten 3-5 Anonim şeklinde hep buradasın. Yayınla düğmesine basıp çomağa davranıyorum :)

      Sil
    5. Mahdut Bey sizden rica ediyorum lütfen bu anonimlere cevap vermeyin , uzuyor

      Sayın anonimler lütfen uzatmayalım.

      Sil
    6. "Çomaga davranıyorum" , çok anlamlı bir cümle gerçekten :)

      Sil
    7. Mahdut Bey bu bloktaki yorumlarınız Mahfi Hoca'dan sonra en bilgilendirici yazılar gibi görünüyor.
      Kendinizi şu anonimlerle bir tutup onlarla tartışırken görünce sizi benim burada sinirlerim bozuluyor
      Mahfi Hoca'dan ricam sadece laf dalaşı başlatmaya yönelik içerikten yoksun anonim yorumlar hakkında hassas davransın
      Adamlar bilgi alıp vermeye değil laf dalaşına geliyorlar

      Sil
    8. Mahdut = Emrah Fidan , hadi başka kapıya . Mahdutu mahdut över

      Sil
    9. Emrah FİDAN,

      Görüyorsun değil mi? Gel de ağzının payını verme şimdi bunun :)

      Neyse, çocukla çocuk olmayalım, işimize bakalım. Bu sefer hiç olmazsa tek Anonim olarak yazmış, birer dakika arayla 5 farklı mesaj göndermemiş :)

      Sil
    10. Öyle 1400 yıl öncesi falan ayıp oluyor başkan. Diyeceğini açık açık söyle ironiye gerek yok. Bir doğru lafınız varsa da onu ironiyle çarpıtmalarla itici hale getirmeyin.

      Sil
    11. Bu blogda medenice bilgi verip, doğru tespitler yapan amacı bağcıyı dövmek değil üzüm yemek olan tek kişi Mahfi hocadır.

      Sil
    12. Anonim 01:14

      Sen bile ne dediğimi anlamışsan maksat hasıl olmuş demektir...

      Sil
    13. 01.16 ile aynı fikirdeyim, anonim olarak görüşleri söylememennin tek mantığı kendine kitle sağlama hesapları, kendilerine kitle yaratmaya çalışıyorlar bazen farklı anonimlerle, bunu tek uygulamayan sayın Mahfi hocamızdır.

      Sil
  4. "2023 yılında kişi başı gelir 20.000 dolar olacak" öngörüsünde (!) bulunan siyasi akıl 2023 e 3 yıl kaldığını eminim biliyordur.
    "Palavra atmak" inandırıcı olmasada keyifli bir şey sanırım.

    YanıtlayınSil
  5. Bu kisir donguyu Polonya Macaristan ve Cek cumhuriyeti de kirdi.

    YanıtlayınSil
  6. Romanya'a EU'dan da çok fazla yatırım götürüldü. Polanya da keza. EU refahını genişleterek kalıcı olmaya çalışıyor.
    3 sene sonra FED gerçek bir sıkılaştırmaya giderse şimdi bile dolar sorunu bulunan Türkiye ne yapacak bilemiyorum. Çok zor günler geliyor ve kolay kolay gitmeyecektir.

    En son FT de okuduğum yazıya göre "kendi hesaplamalarına göre -32$bn " olduğunu belirtiyor. Başlık ise maalesef "TL sank".

    YanıtlayınSil
  7. İlginç bir bilgilendirme olmuş, elinize sağlık. Biraz da yorumunuzu katsanız tadından yenmezdi.

    YanıtlayınSil
  8. Hocam bankalar 2 günde 2 milyar dolar sattığı söyleniyor Türkiye x parti iktidarında yapısal reformlara yönelse -32 milyar dolar olan rezervlerimiz ne kadar toparlanır bence resmen buzun üstünde hareket ediyoruz bu birinci sorum
    2.sorumsa şuan kamu özel işbirliği ile yapılan yap-işlet-devret projelerinde bu projelerin şuan acısını bizler çekiyoruz ilerde(ileriden kastım 10 yıl 15 yıl) x parti iktidarında bunlar artık devlete geçtiğinde hazineye müthiş kaynak aktarımı sağlamazmı bu kaynakla yeni bir Akparti iktidarı doğurmazmı çünkü sadece garanti ödemelere bütçeden 20 milyardan fazla aktarılıyor bunlar hazineye dönünce siyasal iktidarların başarısı gibi gözükmez mi ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Finansman yurt dışından, devlet garantisi ile sağlandı!
      TL olarak Hazine'ye gitse bile, Hazine bunu $/€ olarak ödeyecek.
      Türkçesi: "O iş öyle değil!"
      Üsüne: Maliyeti bilmiyoruz, ticari sırmış!
      1 lik iş 5 e mi yapıldı haberimiz yok!

      Sil
  9. Yapısal reformlar yapılmadan bu üst orta gelir tuzağından kurtulamayacağız gibi ama derinlemesine baktığımızda halkın ekonomik geliri kur artışları ve TL'deki enflasyon sebebi ile reel olarak çok düşük durumda kaldığını düşünüyorum. Bu ölçümdeki değerleme ülke olarak yerimizi gösterir ama vatandaş olarak alakamız yok gibi

    YanıtlayınSil
  10. Hocam 2020 de ülkemizde okbg 7200$ seviyesinde mi gerçekleşir?

    YanıtlayınSil
  11. Orta gelir tuzağını AB üyesi olmadan aşabilir miyiz ?

    YanıtlayınSil
  12. Merhaba hocam arjantinde enflasyon ve işsizlik çok yüksek oranlarda olmasına rağmen üst orta gelirli ülkeler arasında yer alması yoksulun yoksullaştığını zenginin ise daha da zenginleştiğini göstermiyor mu aynı şey türkiye için de geçerli midir ?

    YanıtlayınSil
  13. Hocam orta sınıf çok ezildi. Nüfusun büyük kesimini oluşturan memur-isci-esnaf-ciftci grafikte gösterdiğiniz gelir/statü kaybını en çok yaşayan kesim oldu. Vergiler hep orta sınıfı ezdi. Enfilasyon karşısında her yıl gelir kaybı yaşandı. Hükümet bunu düzeltecek hamleler yapmazsa iktidarı kaybedecek. İsterse Ayasofya yi açsın. İsterse Suriye Libya yi komple feth etsin. Bunu ak parti idarecilerinin görememesine şaşkınım. İstanbul u iki defa kaybettiler.

    YanıtlayınSil
  14. MARMARA ÜNİVERSİTESİ MALİYEDEN YENİ MEZUN BİR GENÇ İNSAN OLARAK MAKALELERİNİZİN BENİM GİBİ ARKADAŞLARIM İÇİN ÇOK YARARLI BULUYORUM İYİ Kİ VARSINIZ.

    YanıtlayınSil
  15. Gidişat alt-orta gelir grubunda yer almak yolunda hızla ilerliyor... Teşekkürler Mahfi bey...

    YanıtlayınSil
  16. Buradan çıkarttığım en önemli sonuç ülkedeki adaletsiz gelir dağılımı. 10 milyon asgari ücretli çalışan,3.5 milyon işsiz ve verilere göre aylık ortalama 5.250 TL kişi başı gelir. Ülkede 4-5 kurumdan maaş alanlar, geçiş garantili yol köprü yapıp vergi borçları silinenler varken bu ortalama veri daha yukarı seviyelere çıkar.

    YanıtlayınSil
  17. Üst Orta Gelirli Ülkeler grubunu çok geniş bir aralığa yaymışlar. Orta gelirliler ayrı üst gelirliler ayrı bir kategori olmalı ama kim bilir belki de bu ülkeler kendilerini daha iyi hissetsinler diye böyle yapmışlardır. Dünya ülkelerini bir topluma benzetirsek biz orta sınıf yani küçük burjuvalar grubundayız. Zaten bu sınıfın tipik özelliklerini sergiliyoruz. Zengin olmak hülyaları ile yoksulluk uçurumuna düşme kabusları arasında gidip gelmek gibi.. Kendini aşırı önemseme gibi..

    YanıtlayınSil
  18. 2013 yilinin 12480dolar kisibasina geliri dolar enflasyonu hesaba katarsak bugun 2013den beri hic buyumedigimizi hep yerimizde saydigimizi dusunelim bugun itibariyle 2013deki seviye icin 13810 dolarlik kisibasina gelire sahip olmamiz gerekiyordu.

    Duruma bir de tersten bakalim bugunku 9027dolarlik kisibasina geliri 2013e uyarlarsak bu sefer durumun vahamiyeti daha da netlesiyor ve bugunki rakamlar; 2013un 8157dolari ediyor.

    Bir baska acidan konuyu ele alirsak sayet durum daha bir netlesiyor
    2013te Turkiyedeki kisibasina gelir dunyadaki ortalama kisibasina gelirden %14.66 daha fazlaydi. Yani kisaca Bir turkiye cumhuriyeti vatandasi siradan bir dunyalidan %14.66 daha fazla gelir kazaniyordu. Daha fazla katmadeger sagliyordu
    Bu rakam 2019da ise birakalim daha fazla geliri siradan ortalama bir dunyalidan %21.98 daha az kazaniyor bir Turkiye Cumhuriyeti vatandasi. Yani 2019 olceginde ortalama %21.98 daha az kazanan bir Turkiye insani tablosu ortaya cikiyor.
    Toparlayacak olursak sayet 2013den bu yana %36.64 daha az kazanan bir Turkiye toplumu var. 2013deki bir Turkiyeli 2019daki bir Turkiyeliden %36.64 daha fazla kazaniyor kendine refah ve katma deger yaratiyordu.

    Kisaca nereden bakarsak bakalim bir facia soz konusu. Kaldiki 2013de Turkiyede gocmen multeci vs adi altinda bir nufus yoktu. Varsa da gecici kamplarda kalan az sayida bir rakamdi.BU nedenle mevcut 2013 verisi salt ve net Turkiye nufusunun kisibasi gelirini betimlemektedir. Dolayisiyla daha gercekci ve daha reel bir veridir.

    Bugun ise Turkiye nufusuna eklemlenen sayilari 5 ila 7milyonu bulan cogunlugu bagimli nufus olan calisanlarin da buyuk bir kismi kayitdisi vergisiz calisian bir gocmen nufus kitlesi vardir. Bu baglamda 2019 yilina ait mevcut kisibasina gelir son derece muglak, belirsiz ve gercegi betimlemeyen bir sayidir. Bu baglamda bu mevcut kitleyi de hesaba kattigimizda kisibasina gelir daha dusuk seviyelere isaret etmektedir.
    Dahasi 2013den 2019a kadar aleyhinde degisen gelir dagilimi bozuklugu ise isin bir baska boyutudur.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Devam;
      Dolar Enflasyonu hesabini biraz daha ilerletip hesaplamalarimiza devam edersek sayet ortaya cikan durum uc asagi bes yukari cok farkli bir gorunum sergilemiyor.
      2013un 12480dolar kisibasina rakami 2019daki seviyeye uyarladigimizda 13810dolarlik bir kisibasina gelir yapiyor demistik. Halbuki bizim 2019 yili itibariyla kisibasina gelirimiz:9027dolar. Asagi yukari %34.63luk bir kisibasina gelir erimesi soz konusu 2013den 2019a kadar gecen sure icinde.
      Yine hesaplamamiza devam edersek sayet;
      2019 yilinin 9027dolarlik kisibasina geliri dolar enflasyonundan arindirdigimizda 2013un 8157 dolarlik kisibasina geliri oluyor. Halbuki bizim 2013de kisibasina gelirimiz 12480dolardi. Bu baglamda bu hesapa gore %34.64luk bir kisibasina gelirin dususu soz konusu.

      Toparlayacak olursak yani elde ettigimiz uc rakamin ortalamasina gore 36.64+34.63+34.64/3:35.30

      %35.30 oraninda 2013e gore fakiriz. Dunya olceginde 2019 yilinin bir Turkiye vatandasi ortalama olarak 2013 yilinin bir Turkiye vatandasindan %35.30 daha az kazaniyor anlami tasiyor.
      Bu oran sayilari 5-7milyon oldugu tahmin edilen gocmenleri de kattigimizda 2019da daha fakir bir Turkiyeyi imgeliyor.

      Sil
    2. Analize Devam;
      Diyelim ki 2013den bugune kadar ne icte ne dista etliye sutluye karismadik AB ile dostlar alis-veriste de olsa iliskileri devam ettirdik.
      Yapisal reform vs yapmadan salt "Butce Disiplini" Enflasyon hedefi dogrultusunda faiz takintisina takilmadan "Bagimsiz hur Merkez bankasi ve Bagimziz Para politikasi"ni uyguladik.
      Kisaca diger etkenleri sabit kabul ettigimizde veya 2013-2019 arasinda 2007-2013 araligindaki gibi politikalar izledigimizi varsayalim. Bu durumda bugun kisibasina gelirimizin kac dolar olabilecegini ve ya kaybbetigimiz geliri hesaplayalim.
      2007den 2013e kadar sure icinde Turkiyenin kisibasina gelir dolar bazinda 9563den 12480dolara cikmis yani %30.5lik bir artis soz konusu dolar bazinda Bu orani 2013den 2019a kadar gecen sure icin uygularsak sayet bu durumda 2019da 16286dolarlik kisibasina gelire tekabul ediyorduk.

      Yine hesaplamimiza devam edelim bu sefer dunya olceginden hareketle sureci analiz etmeye calisalim. Dunyada 2013den 2019a kadar gecen surede ortlama kisibasina gelir 10884den 11570dolara cikmis yani %6.3luk bir kisibasina gelir artisi soz konusu. Turkiye sadece dunya ortalasiyla parelel gelirini artirmis olsaydi 2013den 2019a bugun bu rakam 13266dolarlik bir kisibasina gelire tekabul ediyordu. Bu rakami da bir kenara koyup hesabimiza devam edelim.

      2007den 2013e kadar sure icinde Turkiyedeki kisibasina gelir dunyadaki ortalama kisibasina gelirden gecen 6 yilin ortalamasi uzerinden hesap ettigimizde %9.35lik bir rakama denk geliyor yani Turkiyenin kisibasina geliri gecen 6 yilda ortalama olarak dunya ortalamasinin %9.35 uzerinde seyretmis. Bu rakam uzerinden hesaplarsak sayet Turkiyede kisibasina gelir 12651 dolar olmasi gerekiyordu bu hesaba gore 2019da

      Bir baska hesaplamayla 2013deki kisibasina gelirimiz dunya ortalama kisibasina geliriyle oranladigimizda dunya ortalama kisibasina geliri turkiyenin kisibasina gelirinin %87si yapiyor bu oran uzerinden mevcut 2019daki dunya ortama kisibasina geliri uzerinden hesapladigimizda bu orani Turkiyenin 2019da olmasi gereken kisibasina geliri bu hesaba gore 13275dolar yapiyor

      Son tahlilde elimizdeki bu dort olasi rakamin ortalmasindan hareketle 2019da ulkemizin ve insanimizin kapasitesi dahilinde olmasi gereken kisibasina gelir 13869dolarlik kisibasina gelire denk geliyor. Yani bugun 2013den 2019a kadar sure icinde hic bir sey yapmasak hic birseye karismasaydik ne icte ne dista sadece 2007-2013 arasindaki politikalari devam ettirseydik. Butce disiplinine enflasyon hedeflemesine bagli kalip faiz takintisina takilmadan bagimsiz para politikasina bagli kalsaydik mevcut ekonomimiz kapasitesi dahilinde bugun 13869 dolarlik kisibasina gelire sahip oluyor olacaktik.

      Sil
  19. Hocam bu rakamlar 2018 den bu yana yaşanılan trajik gerilemeyi ortaya net koyuyor bu rakamların üzerine gelir dağılımı verilerini eklersek trajik tablo tam anlamıyla felakete dönüşüyor. Kan kaybediyoruz hocam ...

    YanıtlayınSil
  20. Hocam, hiç korkmuyor musunuz?

    Türkiye'de her şeyi değiştiriyorlar.

    Ya size de dokunurlarsa?

    YanıtlayınSil
  21. Sayın Mahfi Eğilmez'in ve sitenin ziyaretçilerinin dikkatine:

    "Negatif reel faiz devam ederse, dolarizasyon %60'lara kadar yükselebilir"

    Kerim Rota'nın analizi: https://www.youtube.com/watch?v=Vk9HzT2EiIE

    YanıtlayınSil
  22. Bir sistem olmalı ve ülkeyi geriye götüren yada olduğu yerde saydıran tüm yöneticiler hemen acil şekilde değişmeli.

    Belkide artık seçim kalkmalı çünkü seçen şahışlar da seçim yapacak kapisete olmayınca ortaya kötü bir durum çıkıyor.


    Algoritmalar dünyayı yönetsin daha iyi daha nesnel daha objektif belkide daha öngörülebilir olur.

    YanıtlayınSil
  23. Zengin fakat demokrasi tramvayından inmiş, hukukun üstünlüğünü boşvermiş, kadın erkek eşitliğinden ürperti duyan, insan haklarını duymak bile istemeyen, basının hükümetin tekelinde olduğu, laiklik yerine kafayı dinle bozmuş bir ülke olmaktansa "fakir ama gururlu bir ülke" olmak daha mı iyi olur acaba diye düşünüyorum. Yanlış mı düşünüyorum?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sn Nadir Batur,

      Bütün o saydıklarınız yüzünden zengin olamayıp fakir ve şamar oğlanına dönmüş bir ülkeyiz. Onların tam tersini inanarak, hakkıyla yapabilsek zaten zengin ve onurlu bir ülke olacağız.

      Sil
    2. Mahdut bey'e aynen katılıyorum, demokrasi ve hukuktan uzaklaşmak bizi giderek fakir bir ülke haline getirir.

      Sil
    3. Bilimi de unutmayalım.

      Sil
  24. Hocam yazınız için teşekkürler. Geçen doktor arkadaşım "Hep çalışıyorum daha çok çalışıyorum ama yıllar geçtikçe değişen tek şey daha da fakirleştiğim" demişti. Bu yazıdan gördüğüm kadarıyla arkadaşım haklı herhalde.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Asıl zenginleşmesine şaşırmalı döner sermaye sonsuza kadar böyle gitmez halk sürekli harcayamaz bunu yapması için cari fazla verecek ve böyle devam edecek hoşumuza gitsin veya gitmesin durum bu

      Sil
  25. Sayın Eğilmez, Halkımızın büyük çoğunluğu cebine giren paraya bakmaz, hesap kitap yapmaz, kafasını yormak istemez. Alt - Üst gelir grupları umurunda bile değildir. Bunlardan hoşlanmaz. Hoşlandığı şeyler rakamlar değil söylemlerdir. Ekonomimiz uçuyor, Almanya Amerika bizi kıskanıyor, Halkımıza 360 Milyar TL verdik, En yüksek kalkınan Ülke biziz, Amerika bizden sonra ikinci sırada gibi söylemler Halkımızın büyük çoğunluğunu memnun ediyor. Cebine giren para da standart olmadığından, devamlı değiştiğinden hayatından memnun yaşamaya devam eder, yarınını düşünmez bile.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam,

      Al işte halk abi

      https://www.youtube.com/watch?v=_pEGo_hPrVI

      Neyini yazayım, kendi bağırıyor ne olduğunu.
      Oradaki tek başına kalmış cengaver teyzemize de selam olsun.

      Sil
  26. Türk lirası 2 gün içinde Euro’ya karşı 22 kuruş değer kayıp etti. Avrupalı Ekonomistler Ağustos sonuna 10 TL’yi bulur diyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O zaman kardeş, TL borç alacaksın, altın ve dövize basacaksın. TL shortlamanın tam zamanı, kazanıcın bir kısmını faiz olarak banka ile paylaşacaksın, malum bizim yöneticiler Londra'dan kapattı TL shortlanmasını.

      Not. Ünvanı başkan olan insanlar bu ülkeyi yönettiği sürece TL yi her zaman short tut, hep kazançlı çıkarsın. Kelli felli, anlı şanlı mütahitler, evleri sattılar, dövize bandılar, yurtdışına çıkardılar. Fatura meydan hülo'larına kaldı.

      Cari açık var, para değer kaybedecek, kim ödeyecek? Hüloooo
      Kamu bankası döviz rasyo açığı var, hazine sermaye atacak, kim verecek? Hüloooo
      İşsizlik var, ev kredisi ödenmeyecek, zararı bankaya kim koyacak? Hüloooo
      Kredi genişliyor, çalışmayan şirketler ödeme yapamıyor, kim kapatacak? tabi ki Hüloooo

      Hülo'lar ile dalga geçmeyin, onları üzmeyin, onlara iyi davranın, çok büyük fatura geliyor onlara.

      Sil
  27. Merhaba Mahfi Hocam,
    Öğrencilik yıllarımdan bu yana yazılarınızı okuyorum. 2012 yılında iktisat dersi almaya başladım ve bir şeylerin yanlış gittiğini, ekonomi görünürde çok iyi iken, anlamaya başladım. Herkesin iktisadi ve idari bilimler fakültesinde okuması mümkün değil fakat bu insanlar oy kullanıyorlar. Liselerde ekonomi derslerinin temel seviyede okutulması gerektiğini düşünüyorum.Saygılarımla

    YanıtlayınSil
  28. Hocam kişi başına düşen gelir konusunda artık anlamsız bir istatistik gibi durmuyor mu. Ciddi gelir dağılımı adaletsizliği olduğu bir dünyada ki bunu söylemeyen yok artık. Bu gelirler nüfusa bölünüp kişi başı gelir şu kadar deniliyor fakat aslında halkın çok büyük kısmı bu geliri asla alamıyor.

    Mesela petrol satan ülkelerde durum aynı Suudi Arabistan kişi başı gelir 24 bin dolar BAE yine kişi başı gelir 42 bin dolar Katarda 70 bin dolar rakamlar nüfusa bölünüyor fakat halkı fakirlik içinde yaşıyor bu gelirden gerçekten pay almıyor sonuçta refah seviyesi artmış olmuyor.

    Kaldi ki bu paraların çoğu kaydi para yani gerçek olmayan rakamlar bankaların yarattığı paralar. Şimdi burada farklı ekonomik model geliştirmek gerekmiyor mu.

    Şirket gibi ülke yönetilecek denildi madem öyle gelirden temettü dağıtımı yapılsın her yıl sene sonunda kar payı olarak halka dağıtılsın.

    Devlet halka para ödemeye gelince ödetiyor sonuçta vergi olarak kemer sıkma ücret düşüyor mal ve hizmet zamları olarak banka zararlarına kadar halkın vergisinden ödeniyor. Ama iş kar payı dağıtmaya gelince neden halk yok sayılıyor. Yada varda bizim mi haberimiz olmadı 40 senedir.

    Rakamlar herşey değil sonuçta refah varmı gelişim varmı teknoloji varmı saydığım ülkelerde olmaktansa 14 bin dolar milli gelirli Polonya da olmayı tercih ederim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Saydığınız ülkeler islami rejimle idare ediliyorlar. İslama göre Allah kimi kullarını az rızkla, kimilerini çok rızkla imtihan eder. Hem yöneticiler hem de halk ayrı ayrı sınavdan geçiyorlar yani...

      Sil
  29. Hocam , Fed başkanı salgın dezenflasyonist bir şok dedi, katılır mısınız? Sizin farklı bir görüşünüz olur mu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fed in en çok korktuğu dezenflasyon, az bir enflasyon olsun diye çok uğraşıyorlar.
      10 yıllıklar yerlerde geziyor, negatif faize doğru gidiyor. Negatif olur mu bilmiyorum, Fed negatif faiz istemiyor.

      Pandemi çok şey değiştirdi, Çin den alınan ürünlerin yerine işsizlik düşsün diye batı ülkeleri kendi işçileri ile üretime başlıyorlar, ister istemez maliyetleri yükseltiyor, MBları para basıyor ama enflasyon olmuyor, öteleniyor gelmekte olan.

      Batı ülkelerinin ithalatları azalıyor, para içerde tasarruflara gidiyor. Kimse alım yapmıyor, basılan para, dağıtılan para hepsi en temel gıda dışında harcanmıyor. İnsanlar giysi almıyor (maske dışında), araba almıyor (tesla dışında), ticari konut almıyor (kendine özel mini ofis dışında), kredi almıyor (kredi borçlarını kapatıyor).

      Devletler açmazdan çıkmak için yine askerlere başvuracak. İşsizliğin çok olduğu ülke sayısı çok artıyor, bu kadar adamı zapt etmek zor, kontrollü minik savaşlar lazım. Minik ülkeler kaşınıyor, Mısır, Etyopya, Türkiye, Hindistan, Çin, Pakistan ...

      Sil
    2. FED doları savunmak için bir miktar altın alımına gidebilir. Günün sonunda kağıt parçasını da o altın ile desteklemesi gerekiyor.

      Sil
  30. Hocam yazzı için teşekkür ederiz.

    Çek Cumhuriyeti'nden sonra Romanya da güçlendi. Polonya ile ilgili değerlendirmeniz var mı?
    Bizim gibi reform yapamayan bir tek Ukrayna kaldı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam Noname,

      1900 lere doğru Osmanlı Alman ilişkisi başladığında, Almanlar Türk toplumu için raporlar hazırladılar. Alman heyetleri incelemeler yaptılar. Anadolu ve Balkanları özellikle incelediler. Bu raporlar internetten bulunabilir.

      Türk toplumunu düzeltmek için masaya konulan önerilerden birisi de Alman dili konuşan toplumlardan insanların Anadolu'ya yerleştirilmesi idi. Buna toplumsal aşılama diyebiliriz. Bu toprakların insanı yüzlerce yıl kaderine terkedilmenin getirdiği bağnazlığı üzerinden atamadı.

      Askeriye bir nevi toplum eğitim hizmeti veren bir kurum da oldu. Son yıllarda askerlik süresi düşünce gençlerdeki iş yapamama (büyük kısmında), proje sunamama, iş bitirememe, iş disiplini sahibi olamama gibi hastalıkların arttığını da görüyoruz. Youtube çok güzel bir hazine, askerde dayak diye yazınca, nasıl komutandan dayak yediğini gülerek anlatan dayılar ile dolu. Bunlar bu kadar yontulabiliyor. Yüzyılların getirdiği bağnaz kök daha kurumadı.

      Askeri kurmayda çok subay İsrail'deki gibi, Türk kadınının da askere alınmasını savunuyorduk. Komik gelecek ama Türk adamını ancak anası adam eder, derdik. O sebeple kadınların eğitimi, iş bilirliği önemli idi. Toplumu kadın dönüştürür, erkek bulunduğu ortama uyar derdik. Kadına odaklanırsanız, toplum gelişimi çok hızlanır, der idik, dediğimiz ile kaldık :)

      Polonya askeri temelleri ile biz Cumhuriyeti kuran insanların askeri eğitim temelleri aynıdır. Józef Piłsudski ile İsmet İnönü arasında önemli bağlar görürsünüz. Kostiuchnówka Savaşı onlar için mihenk taşıdır. Atatürk'ün günümüzde meşhur olan Libya örgüt çalışmalarını, o Polonya savaşını okursanız çok ama çok iyi anlarsınız. Türkiye Cumhuriyetini de nasıl kurabildiğimizi iyi anlarsınız. Benzerinde Polonyalılar da Polonya krallığını kurdular. Hem Türk hem Polonya da devlet kurucuları aynı teşkilat yapısı üzerine devleti inşaa etti.

      Bu benzerliğin kökü de, 1840 larda Polonya askeriyesi ile yaptığımız aşılamadır. Oradan askeri kurmayları Osmanlı Ordusuna aşıladık. (O dönemde siyasi olarak bir Polonya dan söz edemezken, askeri kurmay yetiştiren teşkilatları vardır).

      Osmanlı, Rusya ve İsveç tarafından sürekli savaşlar ile topraklarını kaybettikleri, sonra yeniden kazandıkları için askeri teşkilatlanmaları yüksektir.

      Nüfus Katolik Hristiyan çoğunluğundan dolayı, teşkilatları dini ortak bütünleştirici unsur olarak kullanır. Askeri teşkilatma içinde dini liyakatin önüne çıkarmayacak şekilde ayırabildiler. Biz yapamadık.

      Bizim ordu darbeler yüzünden feleğini şaşırdı, en son ergenekon ve kozmik oda sonrasında şirazesinden çıktı.

      Onlarda askeri teşkilat, 1950 sonrasında ülkenin hamisi ve kurucusu olarak, siyasetçinin eğitim gibi elzem konulara dokunmasına, dini siyaset unsuru yapmasına, yargı gibi yaşamsal kurumlara sirayet etmesine, kendi koşullarında, engel oldu. Bizde nasıl aydınlar faili meçhule uğradıysa, onlarda da tam tersi şekilde yobaz dincileri ve siyasetçileri suikastlere kurban gitti. Bizde nasıl FETÖ kendini gizlediyse, onlarda teşkilat Sovyet Komünistleri içinde kendini gizleyebildi. Bu kolay değildir, Varşova Paktı içinde Sovyet gücünün kalbinde yapmak büyük yetenektir.

      Tüm bunların sonunda, kişi başı gelir düzeyi Türkiyenin 1.8 katı kadardır. Türkiyenin yarı nüfusu ile iyi bir ekonomik büyüklük yaptılar. Bir kaç Avrupa markası yatırımlarını artırırsa, 5-6 yıl içinde Türkiye ekonomisi seviyesine ulaşırlar.

      Sil
    2. Şahabeddin Bey’den yine güzel bir yorum.

      Sil
  31. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O gerdikleri yay keman yayi, serbest biraktiklarinda yayin nereye gidecegini biliyorum ama yazmayayim buraya :-) Ege Cansen'in bahsettigi yay baska yay...

      Sil
  32. Bu tablo malesef biraz daha aşağı seviyelere ülkeyi getirecek.
    Türkiye fiyat oluşumlarında çoklu kur uygulaması açıkça görünüyor.

    Banka döviz kuru ile, döviz büfesu kuru makaslandı.

    İthalatçılar ürün fiyatlarında ortalama sepet kurunu 10.5TL ile 12TL arasında olacak
    şekilde hesaplıyorlar, malı yerine koymaktan korkuyorlar.

    Artık iş yapısal kontrolden çıktı, piyasaya dökülmeye başlandı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Böyle olacağı ne yazık ki belliydi. Faiz takıntısı sistemi her yönüyle çökertti.

      Sil
  33. Sayın hocam,Türkiyenin 2002 -2020 ,18 yıllık serencamını gösterecek ve bunu önde gelen kırılgan ekonomiler ve dünya ekonomisi(kişi başına milli gelir,GSMH )ile karşılaştıran bir çalışmanız varmı?.tesekkürler,saygılar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. https://t24.com.tr/haber/mahfi-egilmez-yazdi-turkiye-ekonomisinin-son-17-yili,854564

      Sil
  34. Mahfi Bey, iki parmağınızı şıklatarak nihai çözüm getiremeyeceğinizi biliyorum.

    "Hissizleştiğimi" farkediyorum.

    Bu konuda birkaç cümle yazar mısınız?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bilimde mucizeye yer yoktur. Mucizeler masallarda olur. Kimse parmak şıklatarak ekonomi düzeltemez. Bozulmuş bir şeyi düzeltmenin yolu onu nelerin bozduğunu bulup tamirata oradan başlamaktır. Bizim ekonomimizi bozan şey yanlış ekonomi politikası kadar yanlış siyasal ve sosyal yaklaşımlardır. Bu işi düzeltmek için önce adaleti ve eğitimi düzeltecek reformlarla başlamak, sonra parlamenter sisteme dönüş yapmak lazımdır. Yıllar alacak bir çabadır bu.

      Sil
    2. Mahfi hoca'nın söylediklerine ilaveten, bundan sonra siyasi partilere üyelik aşamasında herkesten psikiyatrik heyet raporu ile psikoteknik test istenmesi de şart olmalı ve beş yılda bir tekrarlanmalı. Bu aşamayı geçebilen siyasetçilerimizin sayısı ciddi şekilde azalacak olsa da 15-20 yıl sonra sürprizlerle karşılaşılmasının önüne geçilmiş olur...

      Sil
    3. Mahfi Bey’in parlamenter sisteme geri dönüş ısrarını hiç anlayamıyorum.
      Keşke t24’teki gibi bir analizi,yakın siyasi tarihimiz için de yapsa.
      Nacizane fikrim,parlamenter sisteme geri dönüş önerisinin altını boş bırakmamasıdır.

      Mahfi Bey’in yazılarını ve kitaplarını okuyan,fikirlerini değerli bulan çok sayıda insan olduğunu düşünüyorum.
      Böyle bir topluluğa karşı,bu anlamda daha kapsamlı bir makale beklemek hakkımız değil mi?

      An itibariyle Türkiye için en ideal yönetim şeklinin,halâ başkanlık sistemi olduğunu düşünüyorum.
      Ama kesinlikle bugünkü şekliyle değil!

      O nedenle sormak isterim:
      Neden başkanlık sistemi olmaz?Ya da olabilmesi için ne yapmak lazım?
      Neden parlamenter sistem?Nasıl bir parlamenter sistem?
      Yarı başkanlık sistemi 3. bir alternatif olabilir mi?

      Saygılarımla.

      Sil
    4. Mahduşa katılıyorum psikolojik teste yorum yapanlar da tabi olmalıdır.

      Sil
    5. Benim açımdan sakınca yok da sen kapalı koğuştan bu saçma sapan cevapları nasıl göndereceksin, onu iyi düşün :)

      Sil
    6. Niye üzerine alındın mahduşum , psikolojik sorunun mu var :)

      Sil
  35. Koyun yetistiricileri zor durumda cobanligin eski itibari kalmadi. Ulkemiz ne zaman tarim ve hayvanciliga gereken destek ve onemi verecek bilmiyorum.

    YanıtlayınSil
  36. Selam Hocam,
    Döviz kuru, özellikle USD de 7 - 7.20 seviyesi niçin bu kadar önemli?
    2018 yılındaki yükselişte de 7.20 görülür görülmez merkez bankası aşırı bir faiz artışı ile kuru baskılamıştı, bu sene de hükümet aşırı bir döviz satışı ile o seviyeyi savunuyor.
    Az önce ekranımda 6.999 gördüm.

    Bu 7 de ne var? Bankalar mı zora girecekler? Hazine mi zora girecek?
    İki sene önce 7.21 olan seviyede devlet panik bir tepki vermişti, birikimli enflasyon ile düşünürsem, bu sene eğer 8.60 lar da mı öyle bir panik tepki olacak?

    Hükümet açısından bir şey var ama sebebini çözemedim, hükümet niçin kur seviyesini bu kadar baskılıyor? Niçin mesela azar azar yükselmesine de izin vermiyor?

    Saygılar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sabit kur rejiminde bu turden seyler normal. Bu nedenle sabit kur rejimlerinde arka oda spekulasyonlari dedikodulari cok olur. Oldugu icinde karaborsa sureci baslar zamanla.
      Turkiye ortulu acik kapali sabit kur rejimindedir. Son piyasa sureclerine baktigimizda da TL acik ve net Dolara fikslenmistir. Bunu nerden anliyoruz son zamanlarda euor dolar paritesi cok hareketli ve saskin. Euro yukseliyor dolar sabit kaliyor TL karsisinda. Hukumet TLyi dolara fikslemis.

      Sil
    2. Tşk ederim 1004, peki niçin sabit kur için hükümet bu kadar ısrar ediyor?
      Bir şekilde birinin kazancı olmalı, ya da ülkenin kazancı olmalı. Yani sistemdeki oyunculardan birinin avantajına olmalı ki maliyetine katlanılsın. Hükümet için faydalı olmadığı açık. Benim mantığımın anlamadığı bu. Niye bu ölümüne savunma?

      Sil
    3. İç talepte keskin düşüşün önüne geçmek için birde yaptiği işler dolar ypd modeliyle yaptiği işler böyle ve en önemlisi oy dolar artiğinda halkta kriz anlamina gelir dönüp dolaşip yine oylar düşmesin gelir ama zor 7.2 bandi kırılirsa 8 ana hedef olur o zaman çarşi karişir 2023 onlar için hayal olur şimdi bile zordalar

      Sil
  37. Hadi Bayram Bayram sizleri güldüreyim,
    aşağıdaki yıllarca kullandığı mesajında,
    Sn Cumhurbaşkanımız kendisine has gülüşü ile hangi gizli mesajı veriyor?

    O-ku
    D-üşün
    U-ygula
    N-eticelendir

    Herkese iyi bayramlar.

    YanıtlayınSil
  38. Grafiğin kaynağını paylaşabilir misiniz? Bir de nasıl hesaplandığını?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Grafiğin kaynağı TÜİK, yıllar itibarıyla ilan edilmişi kişi başına düşen gelirin dolar cinsinden karşılıklarını excelde tablo haline getirip oradan grafiği siz de çıkarabilirsiniz.

      Sil
  39. Çok değerli Hocam ,,yıllardır okurum doyurucu,aydınlatıcı,bilimsel gerçeklere dayalı yazılarınızı ,,emeklerinize,beyninize,kalbinize,ellerinize sağlık,,teşekkür ediyorum ailem ve kendi adıma,,,Tanrım sizin gibi değerli bilim insanlarını korusun,,,iyi bayramlar dileriz,,,kendim ve ailem adına

    YanıtlayınSil
  40. Hocam peki nasıl katma değer yaratabiliriz? Ülkeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarının nedenlerine biraz değinir misiniz? Teşekkürler.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...