6 Temmuz 2020 Pazartesi

Faizi İndirince Enflasyon Düştü mü?

Ekonomik bir konuyu anlamak için derin ekonomi bilgisine ihtiyaç yoktur. Tıpkı diğer bilim dallarında olduğu gibi ekonomi bilimi de neden sonuç ilişkileri üzerine kuruludur. Bir olayı ele alırken hangisi neden hangisi sonuç ayırt etmek doğru çözüme ulaşmak için şarttır. Bunu yapabilmek için ön yargılardan sıyrılmak, gerçeği öğrenmeye çalışmak, verileri titizlikle incelemek bir de analiz yapmayı bilmek yeterlidir. Bu gereklere uymadan bir olaya bakılırsa neden – sonuç ilişkileri yanlış kurulabilir ve tamamen farklı çıkarımlara ulaşılabilir.

Türkiye, 1994 yılından bu yana zaman zaman faiz ile enflasyon konusundaki neden – sonuç ilişkisini yanlış kuruyor ve faizi düşürerek enflasyonu düşürmeye uğraşıyor. Bunun altında yatan temel neden faizin haram sayılmış olması. Olaya bu ön kabulle bakınca neden ve sonuç ilişkisi karışıyor ve enflasyonun nedeni faizmiş gibi görünüyor. Oysa Türkiye’de enflasyonun temel nedeni üretimde ithal girdi kullanılması ve kur arttıkça o girdilerin pahalanması. Kurun artma nedeni risklerin artması. Risklerin artmasının ardında da her gün değişen kurallar, yaklaşımlar, Merkez Bankası’nın rezervlerindeki erimeler, uygulanan yanlış yaklaşımlar gibi nedenler var. Bu kısır döngüyü tersine çevirmek için riskleri azaltarak yola çıkmak gerekiyor. Riskler düşerse kurdaki artış frenlenir, kurdaki artış frenlenirse üretim maliyetleri bu hızla artmaz, üretim maliyetleri bu hızla artmazsa fiyatlar da o kadar artmaz ve sonuçta enflasyon düşüşe geçer. Enflasyonun düşüşe geçtiği ortamda da faizleri indirmek sorun yaratmaz. Bu yolu izlemek yani ortaya çıkan sonuca (enflasyon) yol açan nedenleri (risk artışı yaratan faktörler) gidermek yerine faizleri düşürerek (yani neden yerine sonuçtan) yola çıkıldığında başlangıçta olumlu sonuçlar ortaya çıksa da bir süre sonra sorunun daha da akut hale geldiği görülür.

TCMB, bankaları fonlamakta uyguladığı ortalama faizi (TCMB Ortalama Fonlama Maliyeti) son bir yıl içinde her ay indirdi ve haziran ayında aylık ortalama yüzde 7,66’ya kadar geldi.  

Aşağıdaki tablo enflasyon (TÜFE) ile TCMB’nin ortalama faizi arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor (Kaynak: TÜİK ve TCMB/EVDS.)

Tarih
TÜFE (%)
TCMB Ortalama Faizi (%)
Ocak 2019
20,35
24,00
Şubat
19,67
24,00
Mart
19,71
24,31
Nisan
19,50
24,00
Mayıs
18,71
24,50
Haziran
15,72
23,86
Temmuz
16,65
22,50
Ağustos
15,01
19,60
Eylül
9,26
16,30
Ekim
8,55
14,00
Kasım
10,56
13,50
Aralık
11,84
12,10
Ocak 2020
12,15
11,00
Şubat
12,37
10,60
Mart
11,86
9,25
Nisan
10,94
8,77
Mayıs
11,39
8,25
Haziran
12,62
7,66

Tabloya bakarsak Ekim 2019’a kadar enflasyonun düşüş trendinde olduğunu ve Merkez Bankası’nın  da neden – sonuç ilişkisine uygun olarak enflasyon düşüşüne uygun faiz indirimine gittiği anlaşılıyor. Kasım ayından itibaren enflasyonun düşüş eğiliminden çıkıp yükseliş eğilimine girdiği, buna karşılık TCMB’nin faizi hiç aralık vermeden haziran ayına kadar indirmeye devam ettiği görülüyor. Bir başka ifadeyle Ekim 2019’a kadar enflasyondaki düşüşe paralel olarak faizi indiren TCMB, Kasım 2019’dan itibaren faizi indirerek enflasyonu düşürme hevesine kapılmış görünüyor.

Bu tabloyu daha net görebilmek için bir grafiğe dönüştürelim.b


Grafik yukarıda açıkladığımız ilişkiyi görsel olarak ortaya koyuyor. Grafiğin ortaya koyduğu bir başka konu da enflasyonun faiz indirimini dinlemeyip yükselmeye devam etmiş olması.

Bankalar, TCMB’nin bu yönlendirmesiyle mevduat faizlerini yüzde 7’lere çektiler. Bu nominal faizi neti yüzde 6,2 ediyor. 12 ay sonrası için TCMB Beklenti Anketi’nim enflasyon beklentisi yüzde 9,03. Bu durumda reel faiz ((Reel Faiz = (1 + net nominal faiz) / (1 + Beklenen enflasyon) – 1 = (1,062) / (1,0903) – 1 = - 0,026)) yani yüzde – 2,6 olarak bulunuyor.

Enflasyon ve Faiz ilişkisinde enflasyon neden, faiz sonuçtur. Tersinin olması için faiz giderlerinin toplam maliyetlerdeki payının çok yüksek olması gerekir ki bu pek rastlanan bir durum değildir. Örneğin TCMB Araştırma Genel Müdürlüğü uzmanlarınca 2006 – 2011 yıllarını kapsayacak biçimde yapılan bir araştırma Türkiye’de, faiz giderlerini de kapsayan finansman giderlerinin toplam giderler içindeki payının yüzde 2,5 ile 5 arasında olduğunu ortaya koymaktadır[i].

Neden – sonuç ilişkisinin tersine çevrilmeye çalışılması ülkede negatif reel faize yol açmış bulunuyor. Bir sorunun çözümü için neden – sonuç ilişkisinden hareket edilerek sonuç alınmak isteniyorsa sonuçtan değil nedenden hareket etmek gerekir. Sonuçtan hareket edilirse yukarıdaki örnekte olduğu gibi TL mevduatta negatif reel faiz oluşur,  negatif reel faiz oluşunca, dövize sıfır faiz verilse de yabancı para mevduatı artmaya devam eder.

Türkiye’de ekonomi uygulamasında varılan yanlış sonuçların çoğu, ön kabullerin etkisinde kalınarak, nedenler yerine sonuçlarla uğraşmaktan kaynaklanıyor.


93 yorum:

  1. Hocam bu tabloya döviz mevduat gelişimi de ilave edilebilseydi. Negatif faiz ile birlikte dövizdeki hareket de nasıl olmuş görebilirdik.
    Elinize sağlık...
    Saygılar...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elinize sağlık Hocam, özellikle ilk paragrafta sunduğunuz bilginin çok değerli olduğu kanaatindeyim.

      İzin verirseniz, Ali İsmet Bey'in sorusunun cevabı "Döviz Kurları Üzerine" başlıklı yazımda yer almaktadır. (http://www.ergununutmaz.com/doviz-kurlari-uzerine/)

      Saygılarımla.

      Sil
  2. Hocam merhaba, öncelikle elinize sağlık. Çok açıklayıcı bir yazı olmuş.
    Sizi uzun zamandır takip eden, size göre yaşça daha genç bir takipçiniz olarak yatırım tavsiyesi vermediğinizi biliyorum.
    Ancak ben sade vatandaş olarak ve çok çalışarak biriktirdiğim 3 kuruş paranın bu şekilde eksi faizle eriyip gitmesine nasıl engel olabilirim? Bugüne kadar döviz alıp bir kenara koymayı doğru bulmadım, yada böyle bir alışkanlığım hiç yoktu diyelim. Ancak bu süreçte birikimlerimizi nasıl koruyacağız? Hükümetimiz de sağolsun döviz alırsak bizi vergi ile cezalandırıyor. İmalat yapan biri olarak zaten işler bir hayli yavaş, elimizdekinin de eriyip gitmesinden korkuyorum.
    Saygılar,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sayın unknown, mesleğim gereği iki gün önce bir tanıdık beni arayıp "öksürüyorum, hafif ateşim var, boğazımda yanma var, ne yapayım" diye sordu, ben de "hastaneye git, test yapsınlar" dedim. "Gitmem, gidersem yatırırlar" diye cevap verdi. Sizin mesajınız nedense bana bu konuşmayı hatırlattı..

      Sil
    2. Bakır al.

      Sil
    3. Bence şu an en iyi yatırım aracı BES. Özellikle orta vade için düşünüyorsanız (en az 10 yıl için) bir büyüğünüz üzerinde yaparak siz sponsor olabilirsiniz. Ancak şöyle de bir durum var. Genellikle Bes için devlet katkısını ön plana çıkarıyorlar aslında yanlış bir kanı. Bes için fon yönetimi çok kritik. Bununla ilgili de Bes şirketlerinin tavsiyeleri var.Anket vs yaparak sizin için fon yönetimi yapıyorlar. Tavsiye ederim.

      Sil
  3. Faiz indi, TCMB başkanı indi, enflasyon paketinde gıda gibi elzem ürünlerin ağırlığı indi, doları düşük tutup maliyet enflasyonunu dizginleyebilmek için MB rezervleri negatife indi ama şu enflasyon bir türlü inmedi. Büyüklerimiz boşuna "enflasyon canavarı" dememişler...

    YanıtlayınSil
  4. Doğrudan yatırım zaten ülkedeki yapısal sorunlardan dolayı gelmiyordu şimdi de faizden dolayı dolaylı yatırım hiç gelmeyecek. Swaplarla borç ödeme sürdürebilirliğimiz nereye kadar devam eder hocam?

    YanıtlayınSil
  5. Fatih Kömürcüoğlu6 Temmuz 2020 10:56

    Ekonominin malum ceteris paribus hastalığı. Sadece 2 veriyi alıp karşılaştırmak ne kadar doğru? Diğer tüm etkiler ortadan kalktığında faiz düşünce enflasyon düşer mi yükselir mi?

    Diğer tüm etkiler hiçbir zaman sıfırlanmıyor işte. Milletin kafasını ne karıştırırsınız ki.

    Dış etkiler o kadar çok ki:

    - SWAP Anlaşmaları
    - TÜİK'in siyasallaşması
    - Komşularımızdaki savaş halinin seyri
    - COVİD 19
    - Suudi Arabistan - Rusya petrol savaşı
    - ABD Seçimleri
    - İklim koşullarının etkilediği tarımsal çıktı vs. vs.

    Zenginleşmenin yolu bellidir.

    - Çok çalışmak
    - Adalet sistemi
    - Liyakat
    - İyi bir eğitim altyapısı

    Tarihte bu şartları sağlayan tüm halklar zenginleşip güçlenmiştir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar sacma bir yorum gormedim simdiye kadar kusura bakma Fatih.

      Sil
    2. Fatih Kömürcüoğlu6 Temmuz 2020 16:58

      Anlayamadığın için saçma gelmiştir. Galileo da dünya dönüyor dediğinde insanlara çok saçma gelmişti. Balık ye biraz.

      Sil
    3. Diğer tüm etkiler ortadan kalkarsa tabii ki de faiz düşerse enflasyon yükselir. Bu çok basit bir şey. Sizin yaptığınız ortalığı bulandırmak. Faiz düşerse enflasyon düşer mantığının dünyada karşılığı yoktur. Dünyada bir tane bile örneği olmayan konudan bahsediyorsunuz. Enflasyonun ne olduğu ve nasıl düşürüleceği geçmişte çok büyük sorundu ancak ülkeler bunları deneye deneye buldular ve şuan en optimal seviye için yapılması gereken her şey belli. Her halükarda her şartta faiz düşerse enflasyon yükselir. Faiz düşürebilmek için zaten ülkenin para basması gerekiyor. Para basmak da enflasyonu yükseltir. En sade şekliyle bunu anlatabilirim. Geçtiğimiz 3 ayda ise MB 50 milyar TL basmış ve piyasaya sürmektedir. Sizin 3 ay önce aldığınız herhangi bir şeyin fiyatıyla bugün ki fiyatlar arasında uçurum gibi farklar mevcut.

      Sil
    4. Fatih Kömürcüoğlu7 Temmuz 2020 00:31

      Gerçekten de anlamamışsın. faiz düşerse enflasyon düşer diyen kim? Benim itirazım diğer tüm olasılıkları sabit kabul edip sadece 2 veriye göre analiz yaparak sözde bilimsel çıkarımlarda bulunmaya.

      Sil
  6. Hocam elinize sağlık yine 4/4lük bir analiz. Ben artık dayanamıyorum, paramız pul olmuş ülke bitmiş ağlayanı yok. Biz böyle yönetilmeyi hakediyor muyuz hocam?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. 'Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir' derler.

      Sil
    2. Anonim 1057, lütfen pullar hakkında öyle konuşmayınız.

      Ben 40 yıl önce PTT Filateli ile pul toplamaya başlamıştım, değerlerini koruyorlar.
      Anı pullarımı şimdi satışa çıkarsam, en kötü bugünkü değerine satarım. Hiç değer kaybetmediler.

      Sil
  7. Hocam her zamanki gibi çok güzel bir yazı olmuş. Sayenizde ekonomiyle ilgili gelişmeleri daha iyi anlayabiliyoruz. Teşekkür ederiz.

    YanıtlayınSil
  8. Çok aydınlatıcı bir yazı teşekkürler.. Demek ki "faiz sebep enflasyon neticedir", "inancımız gereği faize karşıyız" diyen zihniyetin bu sorunları çözmesi mümkün görünmüyor. Gerçi, bunlar faize karşıyız diyorlar ama faizin adını "kar payı" diye değiştirme kurnazlığını yapıyor. Bir şeyin adını değiştirmekle kendisini de değiştirmiş olmuyorsunuz. Elmaya armut desek de armut gene armuttur.
    "Bir olayı ele alırken hangisi neden hangisi sonuç ayırt etmek doğru çözüme ulaşmak için şarttır. Bunu yapabilmek için ön yargılardan sıyrılmak, gerçeği öğrenmeye çalışmak, verileri titizlikle incelemek bir de analiz yapmayı bilmek yeterlidir." sözünü herkes hafızasının bir köşesine not etmeli.

    YanıtlayınSil
  9. Bu uygulamaların kendi içerisinde bir mantığı olmalı.
    Kuvveyt, Katar, BAE, SUUD gibi ülkelerde her şeye karar veren tek yönetici var. Ülke gelir ve giderleri Varlık Fonu benzeri bir yapıda toplanmış.
    Faiz, vergi,yatırımlar, maaşlar vs doğal dengede oluşmuyor.
    Tabii, saydığım ülkelerde genelde tek kaleme bağlı bir gelir var.
    Sanki, oraya doğru gidiyoruz.
    Bizdeki tek eksik, düzenli gelir getiren kaynak olmaması..
    Hoş, buna benzer bir örnek olan Venezüella iflas etti, o da ayrı!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizimkilerin modeli de arap modelinden farklı değil.
      Tek yöneten var, tüm kaynaklar tek.

      Sil
  10. Merhabalar...
    Faizlerin eksi yöne dönmesi mevduat getirilerinde düşüşe yol açtı. USD yatırım yapmak istemeyen bir yatırımcı ne yapabilir...

    YanıtlayınSil
  11. Önemli bir sorun ise işler iyi giderken ülkeye döviz girişi yüksek olduğunda kur artışının yetersiz kalması, temel hedef sıfır enflasyon olmalı, 2003 den sonra ve önceki dönemlerde her devalüasyon sonrası kur artışı enflasyon altında oluyor TL değerleniyor cari açık artıyor sonra güm kur artışı film tekrar başlıyor. Yani işler iyi iken TL değerlenirse sonuç gene hüsran oluyor. Sıfır enflasyon sıfır kur artışı olsa ballı börek olur da bunu nasıl yapacaksın sorun bu

    YanıtlayınSil
  12. Sayın Eğilmez. Önemli bir konuyu tablolar ile açıkladınız. Teşekkür. TCMB Faiz indirdi, indirmeye devam ediyor. TUİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlar ise aksine yükseliyor. Faiz-Enflasyon farkı, giderek tasarrufçunun aleyhine bir durum yaratıyor. Bu fark ; ilerde Türk Lirası tasarruf eden mevduat sahiplerine ve ekonomiye nasıl yansır ? Türk Lirası tasarruf sahiplerini enflasyondan korumanın çareleri nelerdir? Türk Lirası tasarruf sahipleri bu durumda fakirleşmiyor mu? Önerilerinizi açıklarsanız memnun olurum.

    Ffa

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir süre sonra bankalar faiz artırmak zorunda kalır.

      Sil
    2. Fatih Kömürcüoğlu6 Temmuz 2020 17:29

      Milletin parası bir süre sonra elinde patlayacak alanlara (konut, otomobil, hisse senedi) gider. Zira dövize yönelmemesi için sağlam engeller koydular.

      Sil
    3. Selam hocam, faiz artırmak isteyen bankaya BDDK yeni bir rasyo daha gönderir, sorunu çözer.

      Sil
  13. Herşey hakkında konuşan biri bunu nasıl bilmez ? Şaka yapmayın hocam.

    Faizin haram olmadığını herkesden iyi biliyor.

    O kendisine işler kötü gidince suçlayacak bir düşman yaratmak için öyle diyor. Bunu görmemeniz de ya da görüp söylememeniz de düşündürücü.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Anonim, İslâm'a göre faiz haramdır, bunun tartışılacak bir tarafı yoktur. Tartışılması gereken konu, 21. yüzyılda bir ülkeyi başta ekonomi olmak üzere her konuda İslâmi referanslarla yönetip yönetemeyeceğinizdir...

      Sil
    2. Bu ülkede hiç birşey İslam'a göre yönetilmiyor. Herkes kendi çıkarına göre yönetiyor. En acisida yonetime gelenler istisnasız diğer bir kesimi otekilestirip yok saymaya çalışmış. Sonuç ortada. Bu durum 18 yıllık bir durum da değil. Tarih boyunca böyle olmuş.

      Faiz İslam'a göre haramdır. İslami yaşayanlar için bu hep böyledir. Din tacirleri ise bu durumu sadece çıkarlarına göre dillendirir.
      İslamiyet faizi dusurun yükseltmeyin demiyor! tamamen yasaklıyor.
      Son bir ayda kredi hacimleri tarihi rekor kırmış İslamiyet ile alakası olsaydı krediler azalmaliydi. Kimse kimseyi kandirmasin...

      Sil
  14. Hocam borsada balon yalan mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yalan,borsamız yeni hikayeler yazıyor.

      Sil
  15. Hocam, onlar gerçekten bunu inanarak mı söylüyor. Yoksa devleti simit sarayı mantığı ile yöneten zihtiyetin halka dayatmak istediği yarısı hırsızlık olan ekonomik sistemin finansal aracı olan tertibin bir parçası olrak mı söylüyorlar emin değilim.

    YanıtlayınSil
  16. Mahfi hocam, sizin enflasyon öngörünüz nedir 2021 için? Dolar üzerindeki bu baskı daha ne kadar sürdürülebilir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merkez bankasının bu kadar büyük parasal genişleme yaptığı,bütçe açığının rekor kırdığı,tüketici kredilerinin hacminde patlama olduğu,ithalat vergileri ile üretim maliyetlerinin arttığı,döviz kurları üzerinde büyük basınç birikmiş olduğu ,kurları tutmak için merkez bankasının her hafta kabaca 2 milyar dolar rezerv harcadığı bir ortamda %10 enflasyon tahmini fazla iyimser değil mi hocam.Biliyorsunuz,para politikalarının etkisi gecikmelidir, sonuçlarını 6-12 ay arasında tam olarak görürüz.Bence 1 yıl sonra bir rakam ifade etmeyeyim ama ,enflasyon çok yüksek bir seviyeye çıkmış olacak

      Sil
  17. Bunları siz, biz vs anlıyoruz ama işi yönetenler neden bu kadar Fransız durumdalar ? Artık ben de anlamama yoluna gitmek istiyorum. Çünkü çok üzülüyorum artık ülkenin bu hâline.

    YanıtlayınSil
  18. Bence paramızı euroyla değiştirmemiz lazım. Bu topraklarda durduğumuz müddetçe sorun bitmeyeceğinden her olumsuz durumda reel sektörün büyük yara almasına ve tüketicinin zorlanmasına neden oluyor.
    iç piyasaya ürün üreten kişi istediği kadar çalışsın kazancı bir günde yarı yarıya düşebiliyor bu adaletsizlik euroyla hallolacağını düşünüyorum.
    Dış piyasaya mal satan kişiler de paranın volalitesinden kurtularak adil bir şekilde rekabet yapar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kural koyup uymamaya, kuralların arkasından dolanmayı marifet saymaya ve kural koyanın o kuralı çiğnemesini hak sanmaya dayalı zihniyetimizi değiştirmediğimiz sürece euroya da geçsek fark etmez. Onun da arkasından dolanmayı beceririz.

      Sil
    2. Sayın Anonim 14:50,
      Şu ekonomik durumda euroya geçmek maalesef ülkeye verilecek en büyük zararlardan biridir. Bahsettiğiniz faydalar olacaktır ancak ülke olarak mal ve hizmet rekabetinde çok gerilerde olduğumuz için zayıf ve rekabet gücünden yoksun Yunanistanın durumuna düşeriz. Çünkü sadece ucuz iş gücüyle rekabet ediyoruz, o da bir yere kadar (Balkanlar ve Doğu Avrupa bizden daha iyi). Avrupa'daki para birliğinden en fazla istifade eden ülke en güçlü ekonomisiyle Almanya olmuştur.

      Sil
  19. UGUR CIFTEHAN6 Temmuz 2020 15:49

    Hocam,

    Faiz konusunda hukuetin attigi adimlar ekonomik teorilere biraz karsi gelmek gibi bir sey. Sizin de dediginiz gibi ekonomiyi anlamak oyle cok zor bir olay da degil. Hersey neden sonuc iliskisine dayaniyor.

    Uygulanan bu politikanin surdurulebilirligi yok. Bati ulkelerinde faizler cok dusuk ve bizde bayagi yuksek. Hukumet bu yuksek faizi biraz daha asagi cekebilecek bir kredibilitesinin olduguna inaniyor olmali ki bu hamleleri yapiyor ama bunun neticesinde dis kaynak bulmakta cok zorlanir. Benim merak ettigim nasil oluyor da bu kadar zaman, bu yapilan hamleyi halen devam ettirebiliyorlar. Dis kaynak nasil bulabiliyorlar, bu faiz politikasiyla?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yüksek maliyete katlanan bir toplum bütün saçmalamalara rağmen kaynak bulabilir.

      Sil
  20. Faiz indirince hükümetin elinde kalan konut stokları indi.

    YanıtlayınSil
  21. Sayin Hocam sizi buyuk bir ilgi ile takip ediyoruz, emeginiz icin tesekkurler. Doviz rezervlerinin azalmasi nedeniyle dolarin cok yukselecegi veya sterlin in 10 TL nin uzerine cikacagi gibi beklentiler soz konusu. Bu konuda sizin gorusunuz nedir acaba, gercekten doviz bu kadar yukselebilir mi? Cok tesekkurler, saygilar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Bu biraz da bizim nasıl politikalar izleyeceğimize bağlı.

      Sil
  22. merhaba Hocam
    yaziniz faydali oldu.tesekkur ederim.
    bir kac nokta ile ilgili yazmak isterim.

    Neden 1994 den aldiniz faizlerinle ilgili haram dusuncesini? .O zaman ki hukuimetlerde boyle bir hassasiyetle ekonomiyi degerlendirildigini hatirlamiyorum.Hangi hukumetler oldugunu yazarsaniz ..
    .
    Faizlerin dusuk olmasi ithalat icin olsun ihracat icin olsun uretim icin olsun yuksek faizle borc alanlarin bu fark fiyatlara yansitmalari yuklemeri sonucu fiyatlar /eflasyon artmiyor mu ?
    Ayrica
    Borsa İstanbul'da 2019 yılının tamamında 24 bin 519 artan yatırımcı sayısı, 2020'nin 1 Ocak-10 Mayıs döneminde 269 bin 993 artTI.
    boyle bir fayda da olmadi mi faizlerin dusuk olmasinin .
    Fizlerin dusuk olmasina neden takiyorsunuz .Bankacilardan ve parasini faizle degerlendirenlerden baska kimler faizin dusuk olmasindan rahatsizlik duyar.
    son olarakta pandemi surecindeyiz sanki normal zamanlarda gibi ekonomik verileri degerlendiriyorsunuz.
    pandemi olmasaydi neler olabilecegini bilmiyoruz.Yazinizda pandemiyi de dikkate almaniz gerekmezmiydi ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Haram olma meselesi elbette 1994'de başlamıyor, tek tanrılı dinlerden önce bile faiz lanetli. 1994'de Tansu Çiller Başbakanken yüksek faizin yüksek enflasyona neden olduğunu tezini ortaya atmıştı. Bu yanlış değerlendirme 1994'den başlıyor, onu vurgulamak için 1994'e referans verdim.
      Yüksek ya da düşük faizle borç almak diye bir mesele yok aslında. Enflasyon neyse faiz de onun bir iki puan üstünde. Doğrusu da budur. Enflasyonun altında faiz önerilirse bir süre sonra kimse borç vermemeye başlar. Faizi düşük tutmaya çalışmak yerine enerjimizi vermemiz gereken yer enflasyonun artmasına yol açan nedenleri ortadan kaldırmak. Ki bunun temelinde risk artışları yatıyor.
      Pandemi sürecinde olup olmamamızın neden - sonuç iliskilerini karıştırmamızla bir ilgisi yok.
      Aynı konudaki aynı hataları pandemiden önce de yapmıştık ve ben aynı şeyleri söylemiştim:
      http://www.mahfiegilmez.com/2019/07/enflasyon-faiz-neden-ve-sonuc.html

      Sil
    2. Çalışma hayatımın sonuna gelmiş birisi olarak birtarafa kötü günler için koyduğum üç-beş kuruşum var. Şimdi devlet bu tasaruflarımın yıĺlık % 7 sine el koyuyor. Bu adil mi yani. Keşke hiç biriktirmeseydim, daha az çalışsaydım.
      Ayrıca bugün yükselen borsa, emlak gibi sektörler ülkede verimlilik artmadan veya sisteme dışardan devamlı bir sermaye girişi olmadan sonunda patlamaya mahkum.

      Herkesin çok tavsiye ettiği BES için basit bir hesap anlatacağım.
      -Uzun vadeli bes fonları getirisi reel olarak 0 civarı gidiyor.
      -BES fonları yönetim giderleri (diğer hesap yönetim giderleri hariç) % 2.

      Diyelim ki hiç enflasyon yok 20 yıl para yatırdıniz 100,000 tl birikti. Şimdi 4 bin tl yatırdınız, 2 bin tl si fon gideri kesildi, 800 tl devlet katkısı aldınız. Ne oldu 4.800 tl verdiniz siz 800 tl kazanır iken fon şirketi 2000 tl kazandı.
      Birde bu fonların %50 si borsaya zorla konulduğunda yarın borsa patladığında siz %-20-30 zarar yazarken, fon şirketi 20 yılda kabaca %20-40 arası kazanmış olacak. Bütün parayı girişinizde yatırmış olsanız fon şirketinin kazancı 40.000 tl net olur. Siz devlet desteği ile yetinirsiniz.

      Sil
    3. BES fonları uzun vade getirileri reel olarak 0 olsa da, mevcut halde döviz ve altın fonları olmasa getiriler belirgin şekilde negatif olurdu.

      Sil
    4. BES denen emeklilikten herkesin faydalanmasi icin o ulkede fiyat istikrari(Yillik Enflasyon %2-2.5) olmasi lazim. Bu fiyat istikrari da en az 25 yildir devam ediyor olmasi lazim. Dahasi faizlerin de enflasyonun en az +1 ve ya +2 puan uzerinde Yillik %3-%4 olmasi lazim.
      Yoksa bizim gibi fiyat istikrarinin olmadigi enflasyonun istikrarsiz ve yuksek oldugu ulkelerle enflasyon sorunu olmayan ama faizlerin enflasyondan dusuk oldugu ulkelerde BES sistemi kimseye fayda getirmez.
      BES, sistemi fiyat istikrarinin oldugu reel faizlerin mevcut oldugu ulkelerde hem kisa vadede hem uzun vadede daha islevsel gelecege donuk isler bir mekanizmadir.

      Sil
    5. Bu zamana kadar böyle reel negatif faiz hiç olmamasına, son 10 yılda altın 6 katına dolar 4 katına çıkmasına rağmen BES Fonları ortalama getirisi 0. Enflasyonun 1-2 olduğu ortamda % 2 faizle DIBS alan fon toplam fon, matrah üzerinden kestiği fon işletim gideri yıllık %2 olduğu için geriye kalan kocaman bir 0 oluyor. Kaldı ki birçok sözleşmede % 0.5-1 arasında değişen başka kesintiler var. Bu olayın ülkedeki enflasyon seviyesi ile pek ilgisi yok.

      Yapılan reklamı ve işin matematiğini düşününce akla gelen ilk şey bu yapının devlet ve finans sektörü tarafından vatandaşı soyma operasyonu olduğu.

      Sil
    6. Enflasyon, tasarufu tasarruf anlayisini aliskanligini ve hevesini yok eden bir mekanizmadir. Butun Devletler vatandasinin iyi kotu gun hesabina tasarruf yapmasini arzularlar. Enflasyonu yuksek ulkelerde tasaruflar olusmaz olussa da sagliksiz sekilde ekonomiye piyasaya zarar veren dolarizasyon tarzi yastik alti tarzi spekulatif yonlendirmeli tarz da olusur.
      Bu vesile ile devletler boyle durumlarda yani yuksek enflasyon sartlarinda vatandasinin tasarruf etmesini tesvik etmeye cabalar bunu yaparken de ister istemez vatandasinin finans sektoru eliyle zarar gormesine sebeb olabilirler. Hatta bu zarar nedeniyle kendisi bile zarar gorebilir.
      Bu baglamda tasarufun olusmasi herkesin hem bireyin hem finans sektorunun hem devletin hem makro ekonominin bu tasaruflardan yararlanmasi icin enflasyonun fiyat istikrari araliginda olmasi elzemdir. Bunun uzerine reel faizlerinde dusuk de olsa piyasa dinamiklerinde olusmasi sarttir.
      BES sistemi guzel bir sistemdir. Ancak bu sistem mantelitesi itibariyle kendi parasina guvenen insanlarin zaman algisi dahilinde gelecege gelecek gunlere guveni uzerinedir. Kisaca enflasyon gecmisi olmamis dolarizasyon belasi yasamamis enflasyonu en az 20-25 yildir fiyat istikrari icinde olan ulkenin insanlari kendi yerel paralarina guvenir kendi yerel parasina guvenen kisi ve kisiler ister orgutlu olsun ister kurumsal ister birey olsun gelecege de guvenir guven duyar. BES sistemi ise bu faktoru organize eden bir sistemdir.
      Turkiyede eger 2004den beri tek rakamli 2010dan beri de %4in altinda enflasyonun oldugu faizlerinden bu enflasyonun +1 ve ya +2 puan ustunde oldugu bir ekonomik atmosferde yasiyor olsaydik BES sistemi devletin de yonlendirmesi tesvigi ile ulke sathinda tasarrufu arttirir kitlesellesen BES sistemi ile sistem daha islevsel kapsayici hale gelir ve topluma yararli bir mekanizma halini alabilirdi. Zaten boyle bir enflasyon ve faiz politikasina sahip olan bir ulkede geleceginden daha emin olmak isteyen siradan bireyler yerli para uzerinden tasarrufa tasarruf yontemlerine sistemlerine katilmasi kolaylasir ve kitlesellesirdi.

      Sil
  23. Hocam enflasyon %1 ken bile faiz haram olabilir. Önemli olan şartlar. Islamda el kesmenin olduğuna inananlardanım ama baklava çalan birinin sorgusuz sualsiz elini keserseniz cinayet olur

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İslam kuralları, sosyal tabakaya göre değişir.
      Bizzat Kuran-ı Kerim bunu buyurur. Şeri mahkemeler uygular.

      Misal köle sahiplerinin pek çok günahı köle bağışlamak ile affolunur.
      Cinayet işleyenler için kan bedeli ödeme müessesi vardır.
      Zengin erkeklerin fuhuşunu engellemek için cariyelik ve köle kadın müessesi vardır.

      Şer-i Hukuk baklava çalan birinin elini kestirir, o çalan kişi eğer malı çalınan ile bir bedel üzere anlaşır ise, bu ceza affolunur.

      Zengin, dul bir kadın, kölesi ile halvet eder ise, duruma göre muta nikahı, duruma göre de şahitlerin sayısı (ki tek bir şahit bu konuda yeterli görülmez), eğer şahit sayısı yeter miktar ise duruma göre vaziyetin gerçekten fuhuş mu yoksa şahitlerin olayı gördüğü anda sıradan bir erkek ile kadının alt üst halde fuhuşsuz görünmesi mi olduğunun iyi tesbiti lazımdır (Yani işin içinde 40 dereden su getirme vardır.) . Ki, bu yakalanma durumundan bir saat önce o kadın kölesini azat etmiş, onunla nikah yapmış, ve yakalanma halinden sonra da nikahı bozmuş olabilirler. Ancaaaak, fakir bir hatun bu işi yapmış ise, cezası taşlanarak ölümdür.

      Riba, enflasyondan bağımsız olarak kesinlikle haramdır, azı çoğu olmaz. İçki gibidir, çoğu şarhoş eden şeyin azı da haramdır.

      Gelelim, bu yazıyı okuyan müslüman kardeşime;

      Müslüman kardeşim, eğer paranı bankada tutuyor isen, ribadan geçinen banka-faiz düzeninin ateş odununu sen attığın için tüm faiz alanlar gibi sen de haramdasın. Peygamber efendimizin kul hakkı ile bana gelmeyin dediği kişi sensin. Cehennemin hayırlı uğurlu olsun, zebanin bol olsun.

      Ne yapmalı?
      Ben paramı korumak için altın alır, evimde tutarım. Bir aylık maaşımı da nakden alışverişlerde kullanır, kredi kartı kullanmam. Cenabı hak bizleri Allah Resulünün şefaatine nail kullarından eyler inşallah eğer paramızı bankada tutmaz isek. Bankada tutulan para riba için kullanılır, başka bir müslümanın evine faiz ile el koymak için kullanılır. Kul hakkına girer, şefaat edilmez.

      Sil
    2. Sizin baklava çalma cezanıza cevap vereyim gerisini anlayın. Ikimizde aynı dine inanıyoruz degilmi baklava sadece sembolik bir örnekti çalınan şey simitte olabilirdi. El kesmenin var olduğuna inanıyorum yalnız ululemr olarak sen simit çalana geçimini temin edecek iş sagladinmi işi yoksa karnını doyuracak günlük iasesini karsiladinmi simit çalan keyfimi çalıyor acliktsnmi.... Bir ülkeye seriat gelecekse bu mahfi beyin bahsettiği yapısal reformla gelir. Bununda özeti liyakat, adalet, eğitim......

      Sil
  24. Hocam gündem (sosyal medyaya düzen getirme, barolar) konularının yabancı ekonomist ve yatırım şirketlerinde değerlendirmeleri nasıldır? Bunun yakın dönemde cds ve yatırımlara etkisi nasıl olur?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yabancı yatırım gelmiyor. Yaklaşık bir yıldan uzun süredir bu değişiklikler, belirsizlikler nedeniyle gelen giden yok.

      Sil
    2. Hocam, yabancıyı geçtim alamancılar bile gelmiyor.

      Not: Benim kuzen KHK ile devletten atıldı ki Fetö ile bırakın irtibatı adam Fetöcüleri bildiği için iş bile yapmazdı onlarla. 1 yıl iş aradı bulamadı, yurtdışına gitti, seneye vatandaşı olacak.
      Artık Türkiye'den gidenler, gittikleri yerlerde vatandaş olmaya başladılar.
      İnsan durmuyor ki para dursun.

      Sil
  25. Mustafa keskin6 Temmuz 2020 22:36

    Dünyada en büyük buluş elektriktir en zor olmayan buluşta ekonomidir ekonomi sadece bir faiz kararı alırken bile yüzlerce veriyi hesaplamak lazım dünyada ekonomiyi bilmek coronodan daha tehlikelidir çok bilirim diyende çok az birşey bilir karmaşıklığı çözüm orjinalligida hiç olmayacak ister faiz deyin ister kar payı hepsi faizdir kar payı makyajdir

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sn Keskin, en farklı, çarpıcı yorum sizden gelmiş.

      Elektrikten ekonomiye, faizden koronaya, Kar payından makyaja, tek cümlede özet geçmişsiniz.

      Tebrik ederim.

      Sil
  26. Hocam bugün dünya gazetesinde ato başkanının çekle ilgili bir röportajı vardı. Bu konuda çek yazan belki ama tahsilini yapamayan benim gibi zor durumda olanlardır. Bu konuda ne düşünüyorsunuz. Belki bir kaç satırla destek olursunuz.saygılarımla

    YanıtlayınSil
  27. Hocam aslında faizi yaratan sebep olduğu için enflasyon haramdır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon helal değil, haram da diyemem en iyisi enflasyon mekruhtur diyip işin içinden çıkmak.
      Acayiptir bu enflasyondan kimse nemalanamıyor. Enflasyon cepteki parayı eritiyor öbür yandan satışları da düşürüyor, üretimi de kısıyor. Kaybet-kaybet modeli resmen.

      Sil
    2. Yuksek Enflasyon(%6 ve uzeri) ve tasaruf yapmamak israftir. Israfta benim bildigim en buyuk gunahlardan zulumlerden haramlardan bir tanesidir.

      Israfin olmamasi icin yani gereksiz tuketim ihtiyacindan fazla tuketim olmamasi icin enflasyonun %5in altinda olmasi lazim.
      Faiz oraninin da enflasyonun +1 ve ya +2 ustunde olmasi lazimdir. Aksi halde yuksek enflasyon ve negatif reel faizlerin oldugu bir ortamda ekonomide ekonomik dinamikler rasyonel hareket edemezler surekli tuketime ve gidadan cevresel atiklara kadar israfa bulasabilirler.
      Dusuk enflasyon dusuk faiz getirir. Yuksek enflasyon yuksek faiz getirir.Ikisi arasinda da fark vardir birinde para kiymetli ve saklanabilen ihtiyac oldugunda kullanilabilen bir seydir digerinde ise para sicaktir ve israfa tuketime ranta stokculuga spekulasyona meyleder.

      Dusuk enflasyonun yani fiyat istikrarinin oldugu bir ekonomide tuketim israfa dayali degil ihtiyaca gore belirir. Boyle bir ekonomide faiz politikasiyla talep rahatlikla kontrol edilebilir.Yerli paraya olan guven gelecek gunler icin biriktirilir. Para oyle harvurup harman savurulmaz. Zaten boyle bir ekonomide faiz oranlari ekonomik dengeyi isleyisi kontrol altina almak makro ekonomik dengesizlige izin vermemek icin kullanilir.

      Yuksek enflasyonlu bir ulkede ise sistemin dogal ozelligi olarak faiz otomatikman yuksektir. Bu tur ekonomilerde faiz, tasarrufu tesvik etmez edemez talebi bile kontrol edemez boyle bir ozelligi etkinligi enflasyonun vahsiligi insan karakterine etkisi karsisinda yitirir. Faiz boyle bir ekonomide ancak ve ancak borcluyu yoksulu dar gelirliyi zengin kapital sahibi lehine ezer.

      Sil
    3. Enflasyondan nemalanan var aslında : borç alan enflasyon beklenenden yüksek geldiğinde daha az borç yükü altında kalır

      Sil
    4. Çok iyi ya enflasyon haramdır :)

      Sil
  28. Tabloya bakinca; ya faizler arttirilacak ya doviz artacak
    bana kalirsa her ikisi de artacak
    cunku baska sonuc ben sahsen goremiyorum.

    YanıtlayınSil
  29. Güzel paylaşımınız için teşekkürler Mahfi Bey.
    Peki ya bu durum (negatif reel faiz) kasıtlı olarak yapılıyorsa? insanlar paralarını bankada tutmasınlar, vergiden dolayı döviz de alamasınlar, çok harcasınlar ekonomi canlansın diye kasıtlı yapılma ihtimalini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Tabi bu durumda talep canlanmasından dolayı ithalat artacak, ülke riskleri azalmadıkça döviz kuru düşmeyeceği için tekrar enflasyon artmasına sebep olur gibi geliyor bana. Sonra da faizler düşük kalmaya devam ettikçe enflasyon-devalüasyon brezilya dizisi yayına girer maalesef. Haksız mıyım?

    YanıtlayınSil
  30. HOCAM DÜŞÜK FAİZ NE ZAMANA KADAR DEVAM EDER?

    YanıtlayınSil
  31. Hocam, Faiz-Enflasyon-Kur artışı sarmalı tersten oynanıyor. Ali-Veli-Ali gibi bir konuda konut ve araç fiyatları uçmuş gidiyor. Dur diyebilen yok. Domates in fiyatı 5 krş artmış olması mi, yoksa konut fiyatının %20 artması mi enflasyon ü yükseltir.

    YanıtlayınSil
  32. Hocam bu konuda faiz ve kuru (üretime giren hammadde ve ara malı da olabilir) değişken olarak alıp bunların fiyat artışları ile ilişkisini sorgulayacak ekonometrik bir çalışma gerek. ben bol miktarda sözel normatif olarak isimlendirilebilecek yorumlar görüyorum. Halbuki bu alan pozitif ekonominin alanı...

    YanıtlayınSil
  33. Millet parasini biriktirmesin harcasin istiyorlar .onun icin faiz dusuk enflasyon yuksek.
    Para harcansin ekonomi canlansin istiyorkar ama harcamayip sıkı sıkı sarılanlar da var... benim gibi

    YanıtlayınSil
  34. Ayrıca merkez bankası kararlarının artık tamamen hükumet tarafından alındığını ve bu kararların arkasındaki motivasyonun ana akım geleneksel ekonomi prensipleri yerine bir ideolojik saplantı olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
  35. Kerem İNANIR7 Temmuz 2020 12:51

    Hocam süper bir yazı olmuş, ellerinize sağlık 👏👍
    Ama işte, faiz haram anlayışı ve sebep-sonuç ilişkisi mantığı eski usul uygulanmaya devam ettiği sürece, böyle daha uzun süre devam edecek gibi görünüyor :((

    YanıtlayınSil
  36. LUTFEN BANA IZAH EDER MISINIZ 2018 IN BASINDAN BU YANA PIYASADA KI TL YI TCMB YUZDE 80 ARTTIRDI YANI NEREDEYSE IKI KAT PARA BASTI BUYRUN https://tradingeconomics.com/turkey/money-supply-m2 FAIZLERI EKSIYE CEKTI , DOVIZ REZERVI BITTI BU YILI EN IYI IHTIMALLE 25 MILYAR DOLAR CARI ACIKLA KAPATACAK. DOVIZ KURU NASIL BU SEVIYELERDE KALIR. TCMB FED DEN DAHA FAZLA PARA BASTI FEDIN FAIZI EKSI DEGIL USTELIK PARALARI KURESEL REZERV

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dolar da değer kaybediyor.

      Sil
    2. Herkes düşüyordu, birinciliği TL ye verdiler.

      Şiir gibi günlerdeyiz.

      Sil
    3. Arjantin ornegini aldigimiz da rezervleri dis borclarini odemeyi karsilayamayacak olan ulkenin borcu Turkiyenin yarisi, enflasyonun uzerinde faiz veriyorlar 2 yildir buna ragmen 2018 den bu yana pezonun dolara karsi 4 katttan daha fazla deger kaybetmesini engelleye mediler. 1 usd 15 peso dan 68 pezoya cikti dlar deger turk lirasina mi karsi deger kaybediyor, pezo niye su ortamda dahi deger kaybetmeye devam ediyor ari olarak o ulkenin Turkiye kadar da cari acigi yok

      Siz degilmiydiniz + yuksek dis borc + yuksek cari acik kamburu diyen

      BENCE SEBEBI HALKIN HALA BANKALARDA DOVIZINI TUTMASI. ARJANTINDE HALK DOVIZINI BANKALARDAN CEKTIGI ICIN PEZO BU KADAR DEGER KAYBETTI. TURKIYEDE ISE HALK DOVIZINI HALA BANKALARDA TUTTUGU ICIN TCMB TIRNAKCILIK ILE KURU TUTUYOR. ENAYI TURK HALKI BUNU BIR ANLAYIP DOVIZINI CEKSE DOVIZ IKI HANELI RAKAMLARA COK DEGIL 1 HAFTA ICINDE CIKAR. OYLE SALAK BIR HAKLK KI HALA DOVIZINI BANKALARDA TUTUYOR

      Sil
  37. Faiz indi, para kaçtı, para dövize gitti.

    Eeee?

    27 milyar dolarımız daha olursa, merkezde 5 cent para yok diyebileceğiz.

    YanıtlayınSil
  38. Bana göre hükümetimiz milletin hesaplarındaki döviz ve altını konut satarak eritmeye çalışıyor. Ne kadar başarılı olur bilmiyorum. Bence faizleri sıfıra kadar yaklaştırıp milleti borclandirmak bu böyle 2023 secim tarihine kadar gider. Hepimize faizsiz ev aldığımızı zannetirmek. Bizler yani halk kasırgada uçurma ucurduğumuzu zannederek yaşayacağız.

    YanıtlayınSil
  39. Hocam USD yi 6.85 e çıpaladılar, %1/2 oynayarak yönetecekler, faiz getirisi enflasyonun yarısı kadar dolayısıyla herkes ya borsaya abandı yada kredi çekip negatif reel getiri yerine eve yatırım yapayım diyor. Aslında kısa vadede işler hükümetin istediği gibi gidiyor. Faizler globalde bundan sonra artmayacağı için ( önümüzdeki 2 yıl) ben türk borsasının biraz daha dayanacağını düşünüyorum ancak artan cari açık ve döviz finansman ihtiyacı son çeyrekte doları baskılayacaktır. Sonuç olarak yine halının altına süpürmeye devam ediyoruz ancak bu işsizlik ve yüksek enflasyon ile nereye kadar???

    YanıtlayınSil
  40. Mustafa keskin7 Temmuz 2020 23:36

    Mahfi bey merkez bankasına döviz tevdiat karşılıkları fiziki olarak mı teslim ediliyor yoksa karanlıklarda kaydımı kaydıysa yandık çok önemli fiziki olarak para yani döviz karışıkları fiili olarak merkez bankasına teslim ediyormu kasaya giriyormu

    YanıtlayınSil
  41. Hocam ben bu faiz işine karşı sözüne pek inanmıyorum. Bunun açıklaması hükümet elinde kalan konutları satturmak için bu hamleyi yapıyor yani birilerini kurtarıyor.

    Zaten kamu bankaları görev zararı yazıyor yine millet ödüyor ve inşaatçılar paçayı kurtarıyor. Faiz ile takıntıları varsa ozaman neden ingiltereden çok yüksek faiz ile borçlanıyorlar. İlginç yani borçlanırken yüksek faiz haram değil borç verirken mi haram gibi bir soru çıkıyor.

    Açıkçası bu düzen inşaat sektörünü kurtaran kadar devam eder sonrasında faizler zıplar tekrar yukarı ve kamu bankalarıda bu sefer hükümet in istediğine kredi verir yine kaybeden halk olur.

    Bu ilginç yaklaşım Suudi Arabistan içinde geçerli kendilerinde faiz haram ancak yurt dışına faiz ile para veriyorlar.

    Bizdeki durumda zaten faizin günah olması olsaydı faiz kalkardı. Yani % 10 faiz günah oluyorsa %5 faiz günah değil mi. Şun yine faizle para veriliyor. Kaldı ki devlet alacağına faiz kendisi uyguluyor ve devlete olan borçlar ödenirken gecikme faizde ödeniyor. Ozaman neden devekte ödenen faizler kaldırılıyor.

    Çok çelişki var yani. Bu hikaye İslam dinini bilmeyen topluma biz faize karşıyız diye anlatılıyor ve hakkın yarısı yiyor.

    YanıtlayınSil
  42. Elinize sağlık hocam. Çok güzel anlamışsınız. Peki hocam şuanki düşük konut kredisi ve araç kredisi faizleri ile boçlanıp mal edinmek akıllı bir tercih mi? Şu anda herkes kredi çekip ev ve araba alıyor. İlerleyen günlerde bu faiz oranlarında azalma veya artma olur mu? Sizin bu konuyla ilgili fikrinizi çok merak ediyorum.

    YanıtlayınSil
  43. Hocam yarin iktidar olsam ekonominin basina gecmeniz icin herseyi yapardim.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...