8 Eylül 2020 Salı

Para Politikası Araçları El Kitabı

Para politikası nedir ve bu politikayı uygulamak kimin görevidir?
Para politikası; ekonomik büyüme, istihdam artışı ve fiyat istikrarı gibi hedeflere ulaşabilmek için parayı araç olarak kullanarak ekonomik kararları ve dolayısıyla ekonominin gidişini etkilemeye yönelik olarak yapılan uygulamaları ifade eder. Para politikası uygulaması genel olarak merkez bankalarına ya da para otoritesi olarak adlandırılan kuruluşlara bırakılır. Bu kuruluşlar, para basımını siyasetin değil ekonominin gereksinimlerine göre ayarlayabilmek için yine genel olarak siyasetten bağımsız tutulurlar.

Türkiye’de merkez bankasının (TCMB) temel amacı, dünyadaki birçok merkez bankasında olduğu gibi, fiyat istikrarını sağlamak olarak belirlenmiştir. Buna ek olarak TCMB’nin bu amaca ulaşmak için kullanacağı para politikası araçlarını bağımsız olarak belirleyeceği ve uygulayacağı da yasada vurgulanmıştır. Bu belirleme TCMB’nin başka bir hedefe yönelmeyeceği, elindeki para politikası araçlarını bağımsız olarak yalnızca bu amaca yönelik olarak kullanacağı anlamına gelir.

Eski (Geleneksel) Para Politikası Araçları
Merkez bankaları, küresel krize gelinceye kadar para politikasını başlıca üç araçla yönetti: Faiz politikası, açık piyasa işlemleri (APİ) ve karşılıklar politikası.

(1) Faiz politikası: Merkez bankaları, bankalarla para alışverişinde uyguladığı faizleri değiştirerek piyasa faizlerini etkilemeyi hedeflemesine faiz politikası deniyor. Merkez bankalarının bankları fonlamakta ya da bankaların birbirini fonlamasını sağlamakta kullandığı faiz, bankaların maliyetini etkilediği için onların da faizlerini şekillendirir.

TCMB’nin çeşitli işlemleri için uyguladığı farklı faiz oranları söz konusu. Bunları sıralayalım:
Bir hafta vadeli repo işlemlerine uygulanan faiz (politika faizi): TCMB, 1 hafta vade ile repo ihalesi açıyor, bankalar ellerindeki tahvil ve bonoları TCMB’ye verip karşılığında para alıyorlar ve vade sonunda parayı iade edip kağıtlarını geri alıyorlar. TCMB bu araçla banka ve finans kurumlarının piyasada uyguladığı faiz oranlarını, bankalardan alınan kredilerin miktarını, hisse senedi ve döviz gibi varlıkların fiyatlarını etkileyebiliyor.
Gecelik işlemlerde uygulanan faiz (gecelik faiz): TCMB’nin, gecelik olarak borç almak ya da ellerinde kalan paraları gecelik olarak borç vermek isteyen bankalara uyguladığı faize bu adlar veriliyor. TCMB, bu yolla ikincil piyasada oluşan kısa vadeli faiz oranlarını, döviz kurlarını ve kredilerin büyüme hızını etkileyebiliyor.
Geç likidite penceresi faizi: Hesaplarını kapatmak ya da ellerinde bulunan parayı borç vermek için son ana kadar bekleyen bankalara uygulanan caydırıcı faiz oranlarını kapsayan bir uygulamadır. Bu uygulamada saat 16.00 ile 17.00 arasında yapılıyor.

(2) Açık piyasa işlemleri (APİ): Merkez Bankası’nın bankalardan ve diğer kurumlardan tahvil, bono veya diğer menkul değerleri satın alması ya da tersine onlara tahvil, bono veya menkul değerleri satması eylemine açık piyasa işlemi adı veriliyor. Bu alım ve satımlar kesin alım veya satım olabileceği gibi geri alım veya satım vaadiyle (repo ve reverse repo) yapılan alım ve satımlar da olabilmektedir.

Merkez Bankası açık piyasa işlemlerine başvurmak suretiyle piyasadaki para miktarını (likiditeyi) ayarlayabilmektedir. Tahvil vb gibi kağıtları satın aldığında piyasaya likidite vermiş, geri sattığında ise piyasadan likidite çekmiş olur. Bu yolla piyasadaki para miktarını etkileyerek talep üzerinde oluşan baskıları denetleyebilmekte ve enflasyonist ya da deflasyonist gidişe müdahale edebilmektedir.

(3) Karşılıklar politikası: Bankalar topladıkları mevduatın Merkez Bankası tarafından belirlenen oranda belirli bir miktarını, ileride karşılaşabilecekleri zorluklarda talep edip kullanabilmek için Merkez Bankasına yatırmak zorundadırlar. Buna zorunlu karşılıklar, bunun miktarını belirlemeye yarayan orana da karşılık oranı adı veriliyor. Merkez Bankası’nın, karşılık oranını artırıp azaltarak bankaların açabileceği kredi miktarını ve maliyetini etkilemesi eylemine de karşılıklar politikası adı veriliyor.  

Merkez Bankaları, bankalardan aldıkları bu karşılıklar için belirli bir faiz ödeyebilecekleri gibi herhangi bir ödeme yapmayabilirler.

Eğer bir ülkede para ikamesi (yani yabancı paraların da yerli parayla birlikte kullanımı ya da banka hesaplarında bulunması) yaygınsa Merkez Bankaları bu mevduatın karşılığını yerli para ile isteyebileceği gibi o para cinsinden de isteyebilir. Hatta yerli para cinsinden karşılıkların bir bölümü ya da tamamı için karşılıkları yabancı para cinsinden ödeme opsiyonu tanıyabilir.

TCMB, bankaların TL mevduatına ödemek zorunda oldukları zorunlu karşılıkların bir bölümünü yabancı para veya altınla ödemelerine izin verilmesi bankalar açısından TL likiditesini artırmış oluyor. Günlük işlemlerini ağırlıklı olarak TL ile yapan bankalar açısından TL fonlama maliyeti de düşmüş oluyor. Bu uygulamanın TCMB açısından yararı ise başlıca üç noktada toplanıyor: (1) TCMB bu yolla döviz rezervlerini artırmış oluyor. (2) Döviz piyasasında likidite azaltılmış ve dolayısıyla para ikamesinin etkisi düşürülmüş oluyor. (3) Sermaye akımlarının gelişimine yanıt vermek kolaylaşıyor. TCMB bu aracı kullanarak Türkiye’ye giren sıcak parayı çekmiş ve döviz piyasasında fiyatları dengelemiş oluyor. Eğer sıcak para çıkışı söz konusu olursa uygulamayı tersine çevirerek döviz sıkıntısını hafifletme imkanına kavuşmuş oluyor. 

Bu üç araç yanında merkez bankalarının zaman zaman başvurduğu bazı araçlar da var. Bunları da geleneksel para politikası araçlarını destekleyici araçlar arasında sayabiliriz: Kur politikası, para basma ve açık sözlülük politikası.

(4) Kur politikası: Merkez Bankası’nın TL’nin dış değerini ayarlamaya yönelik olarak bir müdahalesi söz konusuysa kur politikasından söz edilebilir. Bu tür müdahaleler daha çok kurlarda yüksek oranlı dalgalanmalar ortaya çıktığında bu dalgalanmaları yönetebilmek amacını güdüyor.

TCMB, geçmiş uygulamalarında bu tür kur dalgalanmalarında piyasaya döviz satarak ya da piyasadan döviz alımı yaparak kura müdahale yoluna gitmiştir. Günümüzde karşılıklar politikası çerçevesinde uygulanan rezerv opsiyon mekanizması da (yani TL zorunlu karşılıklar yerine dövizle ödeme yapmak) aynı amaca hizmet ediyor.

(5) Para basma: Merkez Bankası’nın piyasadaki likiditeyi artırarak sorunları çözmeye yönelmesi halinde piyasaya yeni para sürmesi eylemini bir politika gibi kullanması söz konusu olabilir. Bu politika, farklı isimler altında uygulansa da aslında yeni para politikasının temelini oluşturuyor.

(6) Açık sözlülük politikası: Merkez Bankası’nın ileride yapacaklarını açıklayıp beklentileri etkileyerek para politikasına yön vermesi hali olarak tanımlanabilir. 

Yeni (Gelenek Dışı) Para Politikası Araçları
2008’de başlayan küresel krizle birlikte para politikasına birçok yeni araç girdi. Bunlardan bazıları geleneksel araçların şekil değiştirmiş haliydi, bazıları da tamamen yeniydi. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Niceliksel parasal gevşeme, niceliksel kredi gevşemesi, sıfır ya da negatif faiz politikası, makro ve mikro ihtiyati önlemler ve ileriye dönük rehberlik (forward guidance.)

(1) Niceliksel parasal gevşeme: Geleneksel para politikası araçlarıyla ekonominin canlandırılmasının mümkün olmadığı hallerde uygulanan bir para politikası aracıdır. Bu politika çerçevesinde merkez bankaları, bankaların ve diğer kurumların ellerinde bulunan finansal varlıkları (tahvil, bono, varlığa dayalı menkul kıymet vb) satın alarak karşılığında bu bankalara ve kurumlara para verirler. Böylece ekonomiye bir miktar yeni para enjekte edilmiş olur. Küresel kriz boyunca ABD Merkez Bankası Fed, Avrupa Merkez Bankası AMB ve İngiltere Merkez Bankası BOE tarafından uygulanmış bir politikadır.

Bunun para basmaktan tek farkının tahvil, bono gibi bir karşılığının olmasıdır. Para basmada basılıp da piyasaya sunulan paranın karşılığında tahvil, bono gibi bir menkul değer alınmamaktadır. Bu yönüyle niceliksel gevşemenin para basmaya göre daha sınırlı enflasyonist etki yaratması beklenir. Uygulamada da böyle olmuş, ABD, İngiltere, Avrupa ve Japonya’da yaygın kullanım alanı bulmuş olmasına karşın enflasyon yaratmamıştır.   
   
Niceliksel parasal gevşeme adı ve biraz içeriği değişmiş olsa da eski sette yer alan para basmadan çok da farklı bir araç değildir. Para basmada karşılığında bir şey alınmadan para piyasaya sürülür, niceliksel gevşemede piyasadaki tahvil ve bonolar satın alınarak karşılığında piyasaya para sürülür.

Öte yandan niceliksel parasal gevşeme APİ ile de çok benzerlik gösteriyor. Bu benzerliğe karşın ikisi arasında üç önemli fark var: (1) APİ hisse senediyle de yapılabiliyor, niceliksel gevşemede tahvil ve bono alınıyor. (2) APİ genellikle daha kısa süreler ve esas olarak piyasadaki likiditeyi düzenlemek için yapılıyor. Niceliksel gevşeme daha uzun süreli (tahvil ve bononun vadesi sona erene kadar gidiyor) yapılıyor ve amacı talebi destekleyerek ekonomiyi canlandırmak. (3) APİ'de tahvil vs alınıp para verildiğinde süre sonunda tekrar değiş tokuş yapılıyor yani para geri alınıp tahvil sahibine iade ediliyor. Niceliksel gevşemede ise tahvil alınıp parası ödendiğinde tahvilin vadesi dolunca hazineye (ya da tahvili ilk çıkarana, easas borçlusuna) verilip para oradan alınıyor.

(2) Niceliksel kredi gevşemesi: Talebi ve dolayısıyla ekonomiyi canlandırmanın yolu harcamaları artırmaktan geçiyor. Bunu sağlayabilmek için de tüketicinin çeşitli alanlarda daha fazla harcama yapabilmesi için ucuz ve bol krediyi piyasaya sunmak gerekiyor. Bu çerçevede merkez bankalarının uygulamaya koyduğu düşük faiz ve likiditeyi sağlanması bankaları daha ucuz ve bol kredi vermeye yöneltiyor.

Bu uygulama Türkiye’de önce TCMB ve BDDK’nin sözlü yönlendirmeleriyle uygulanmaya çalışıldı, sonuç alınamayınca Aktif Rasyosu ile bankaların daha fazla kredi vermemesi halinde cezalandırılması esasına dayalı bir uygulama yürürlüğe kondu.

(3) Sıfır ya da negatif faiz politikası: Küresel krizle birlikte ortaya çıkan resesyon ve deflasyon olguları, talebin ve dolayısıyla ekonominin canlandırılması için faizlerin düşürülmesini zorunlu kıldı. ABD ve diğer gelişmiş ülkelerin merkez bankaları faiz indirimine başladılar. Bu indirimler bazı ülkelerde sıfıra çok yaklaştı, bazılarında ise negatif düzeylere indi. Bu ülkelerin en önemli özelliği enflasyonun da sıfır düzeyine çok yakın olmasıydı. Bu uygulamayla çoğu ülkede negatif reel faiz uygulaması yaşama geçirilmiş oldu.

Türkiye, ekonomisinin küçüldüğü dönemlerde bile yüksek enflasyon sorununu çözemediği için sıfır faiz uygulamasına hiç gelemedi. Buna karşılık zaman zaman faizleri düşürerek negatif reel faiz uygulaması yaptı.

(4) Makro ve mikro ihtiyati önlemler: Finansal sistemde (bankalar, sigorta şirketleri, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri ve diğerleri) ortaya çıkabilecek riskleri denetlemek ve düşürmek amacını güden önlemlere makro ihtiyati önlemler deniyor. Bu önlemleri uygulamaktan güdülen amaç ise finansal sorunlar nedeniyle ortaya çıkabilecek sistemik riskin finansal sistem ve reel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak. Finansal sistemde yaşanan sorunların bütün ekonomiye yayılarak ekonominin tamamını çökme aşamasına getirecek risklere sistemik risk deniyor. 2008 küresel krizinin başlıca nedenlerinden birisi finansal kesimde yaşanan kural dışı uygulamalar ve denetim eksiklikleriydi. Küresel kriz, finansal sistemde yaşanan sorunların finansal aracılık hizmetlerinin kesintiye uğramasına neden olduğunun ve bunun da reel ekonomide yıkıcı sonuçlar yarattığının görülmesine yol açtı. Bu uygulama yanlışları ve eksiklikleri sonucunda ortaya çıkan sistemik riskin azaltılması için makro ihtiyati politika önlemlerine başvurulması ekonomi politikasında ağırlık kazanmaya başladı.

Makro ihtiyati önlemler finansal sistemin istikrarını sağlamayı amaçlarken, mikro ihtiyati önlemler de bireylerin ve şirketlerin tek tek finansal sağlığını korumayı amaçlıyor. Makro ihtiyati politika, finansal sorunların sistemik riske dönüşmesini ve sonuçta GSYH’nin küçülmesini önlemeye çalışırken mikro ihtiyati önlemlerle tüketicilerin korunması amaçlanıyor. Sonuçta bireylerin ve şirketlerin finansal sağlığının kaybolduğu bir ortamda finansal sistemin bütün olarak sağlıklı ve istikrarlı kalabilmesini sağlamak mümkün görünmüyor. Bu önlemler arasında yer alan bir kişinin ya da bir şirketin kullanabileceği krediyi gelir ya da cirosuyla sınırlamak için çıkarılan bir kural bu kişi ya da şirketin kredi kullanımını düşürerek hem kendisine veya şirketine hem de finansal sisteme zarar vermesini önlemek amacını güdüyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu da (BDDK) Finansal İstikrar Komitesi’nin yön göstericiliği kapsamında makro ihtiyati politika uygulamasında birçok önlem aldı. Bunlar arasında; kredi kartı limitlerinin belirlenmesi, kredi kartı taksitlerine uygulanacak olan risk ağırlıklarının artırılması, kredilere uygulanacak çeşitli kriterlerin belirlenmesi en önde gelen önlemler olarak sıralanabilir.

(5) İleriye dönük rehberlik (forward guidance): Bu yöntem aslında ileriye dönük faiz düzeyleri için taahhütte bulunarak finansal sistemin bu beklentiye göre tavır almasını sağlamaya çalışmak olarak özetlenebilir. ABD Merkez Bankası Fed’in, küresel krizin belirli bir aşamasında işsizlik oranı belirli bir düzeyin altına inmeden faizi arttırmayacağını söylemesi ileriye dönük rehberlik için iyi bir örnektir. 

Aslında adı değişmiş olsa da ileriye dönük rehberlik politikası eski setteki açık sözlülük politikasının biraz revize edilmiş halidir.

Para Politikası Uygulaması
Buraya kadar anlattığımız araçların hepsi geçerli uygulamaya sahip araçlardır. Geleneksel araçlar daha çok enflasyonist dönemlerde uygulanır. Buna karşılık gelenek dışı araçlar daha çok resesyon, stagflasyon, slumpflasyon, deflasyon ve depresyon dönemlerinde uygulanır. Dolayısıyla geleneksel araçlarla gelenek dışı araçları birbirine rakip araçlar olarak görmemek gerekir.

Para politikası araçlarından makro ve mikro ihtiyati önlemler haricinde kalanların tamamı merkez bankasınca uygulanır. Makro ve mikro ihtiyati politika önlemleri ise ağırlıklı bankaları düzenlemek ve denetlemekle görevli kurum eliyle yürütülür. Merkez bankası bu uygulamalara destek verir.

Para politikasının başarıya ulaşması için asıl olarak iki koşul çok önemlidir: (1) Maliye politikasının para politikasıyla çelişkili yönelimler içinde olmaması. (2) Merkez bankasının araç bağımsızlığının bulunması. Bu iki koşuldan birisi yoksa para politikası başarılı olamaz.



Seçilmiş Kaynaklar:
Vasco Cúrdia and Michael Woodford, Conventional and Unconventional Monetary Policy. https://files.stlouisfed.org/files/htdocs/publications/review/10/07/Curdia.pdf
Kevin D. Sheedy, Conventional and Unconventional Monetary Policy Rules, http://personal.lse.ac.uk/sheedy/papers/ConventionalAndUnconventionalMPRules.pdf
Atsushi Inouey and Barbara Rossi, The Efects of Conventional and Unconventional Monetary Policy: A New Approach.
Simon M. Potter and Frank Smets (koordinatörler), Unconvetional Monetary Policy Tools: A Coross-Country Analysis. https://www.bis.org/publ/cgfs63.pdf
Karl Habermeier and others, Unconventional Monetary Policies-Recent Experiences and Prospects. 
Giovanii Dell’Arricia, Paul Rabanal, Damiano Sandri, Unconventional Monetary Policies in the Euro Area, Japan, and the United Kingdom. https://www.brookings.edu/wp-content/uploads/2018/10/WP48-DellAriccia-et-al.pdf
Krishnamurti ve Lee, Macroprudential Policy Framework, The World Bank,
Philip Turner, Macroprudential Policies in EME’s: Theory and Practice, BIS,
Christian Baumeister and Luca Benati, Unconvetional Monetary Policy and the Great Recession. https://www.ecb.europa.eu/pub/pdf/scpwps/ecbwp1258.pdf
Ahmet Faruk Aysan, Salih Fendoğlu, Mustafa Kılınç, Managing Short-Term Capital Flows in New Central Banking: Unconventional Monetary Policy Framework in Turkey. https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/21fca648-56ed-4c00-bad7-2c8645283913/WP1403.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-21fca648-56ed-4c00-bad7-2c8645283913-m3fw65W
Adam Elbourne, Kan Ji and Sem Duijndam, The effects of unconventional monetary policy in the euro area. https://www.cpb.nl/sites/default/files/omnidownload/cpb-discussion-paper-371-the-effects-of-unconventional-monetary-policy-in-the-euro-area.pdf
Mahfi Eğilmez, Güncellenmiş Para Politikası Araçları.
http://www.mahfiegilmez.com/2012/09/guncel-para-politikas.html

143 yorum:

  1. Hocam kışın kaynak sıkıntısı çekilir mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O zaman biraz daha fazla para basmamız lazım.

      Sil
    2. Asıl olan kaynak eksikliğinden çok, harcama fazlalığı

      Sil
    3. Memur ve emekli cenneti ülkemizde kaynak eksikliği bitmez hocam.

      Millet 40 yaşında emekli oldu.
      insanlar 15-20 yıl arasında çalıştılar, emekli oldular,
      şimdi 40-45 yıl emekli maaşı alacaklar.
      Çevremde o kadar çok var ki.
      50-55 yaşında karı kocalar, ikisi de emekli.
      Adam 50, kadın 42 yaşında emekli olmuş.
      İkisi de özel sektör de sigortasız çalışıyor.

      Diğer örnek:
      Kadın, ilkokul mezunu; 26 yaşında işe girmiş, 12 yıl tekstilde ütücü olarak çalışmış,
      bir kaç yıl bir tanıdık yanında sigortalı göstermiş kendini,
      40 gibi emekli olmuş.
      Hafta içinde kumaşlardan FB ve Türk bayrağı yapar, haftasonu oğlu satar.
      Oğlu 50 yaşında emekli olmuş, 15 yıl berber çıraklığı yapmış, geri kalanı bir tanıdık yanında sigortalı görünmüş.
      Bostancı sahilde evleri var.
      Kadın 73 yaşında, 33 yıllık emekli.

      Kadın 57 yaşında. Çekmeköyde evi var.
      10 yıl veya biraz fazla toprak, çiftçi sigortasından kendini göstermiş,
      çalışmadan emekli olmuş.
      Evlere temizliğe gidiyor.

      Kadın 49 yaşında, yazılım mühendisi, 40 küsür yaşında emekli olmuş,
      babasının tanıdığı bir muhasebeci varmış, kadını 12-13 yaşında bir kaç gün
      sigortalı göstermiş, o dönemin bir yasası sebebiyle erken emekli olsun diye.

      Hepsi malum partiye oy verir, malum insanı çok severler.
      Çalışmalarında gözümüz yok, sağlıkları iyi olsun çabalasınlar, daha güzel
      yerlerde yaşasınlar, o haksız emekli maaşlarını biz ödüyoruz.

      Tüm bu yük ödenemez hocam, para basmak zorunda hükümet, ya yatırıma para gidecek, ya
      milletin boğazına. İkisini orantı kuracak para yok. Bu hükümet, denk bütçe yaptığı dönemlerde,
      yatırımları! yap işlet devret diye bütçe dışında tuttu, bütçe denk göründü.

      Şimdi, şapka düştü, kel göründü.

      Son yıllarda tüm gençler, başarırlarsa 65 yaşında emekli olacaklar.

      Sil
    4. Sıkıntı olmaz gaz çıkacak.

      Sil
    5. Hocam,
      Kamu harcamaları ile ilgili önerebileceğiniz bir kaynak var mı?

      Sil
    6. Kaynak sıkıntısı var.

      Sil
  2. çok güzel bir yazı olmuş hocam.
    ellerinize sağlık..

    YanıtlayınSil
  3. https://www.bbc.co.uk/blogs/thereporters/stephanieflanders/2009/02/obtaining_the_right_to_print_m.html

    Hocam surdaki yazi dahil olmak uzeri "what is money printing" yazinca cevap olarak her zaman fed'in hukumet bonolarini satin almasi cevabi cikiyor. Mesela bizim ulkemizde, ABD'nin 7 trilyon dolarlik stimulus paketi de para basmak olarak degerlendiriliyor fakat degil cunku bu yuk vergi muhattaplarinin sirtina binecek.

    Turkiye'de para basimi tanimi farkli mi ABD'ye kiyasla

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. https://www.cnbc.com/id/100760150 bir diger ornek. muhasebe kaydi da iceriyor.

      Sil
  4. fed jackson hole toplantısında covid nedeniyle piyasaya sürülen parayı çekmek için acele etmeyeceğini söyledi. Siz nasıl bir öngörü içerisindesiniz ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynı öngörüye sahibim, salgın süresince parayı geri çekmesi düşünülemez. Sonrasında da belirli bir toparlanma olmasını bekleyecektir.

      Sil
    2. Fed, 2013 te parayı toplayacağını söylediğinde hatalı bir karar almıştı. Şimdiki yaptığı doğrudur. O kadar basılan para geri çekilemez, çekilmemelidir.

      Sil
    3. Fed 'in para çekmemesi geçici olarak rahatlama etkisi gösterecektir gibi. Başka ne gibi güzellik olacak ki? Yanlış mı biliyorum.

      Sil
  5. Fatih Kömürcüoğlu8 Eylül 2020 17:30

    Merhaba Hocam,

    Bildiğim kadarıyla tahvil ve bono ihracını Hazine gerçekleştiriyor. Yazıda bahsettiğiniz tahvil ve bonolar bunlar mı yoksa Merkez Bankası da tahvil ve bono ihraç edebiliyor mu?

    Eğer sadece Hazine ihraç edebiliyorsa bu işlem TCMB ile koordineli mi yapılıyor?

    Koordine yoksa Hazine de para politikası uygulaması yapmış olmuyor mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Merkez Bankası, para basma yetkisi olduğu için borçlanma gereksinimi olmadığından, tahvil ve bono ihraç etmez. Bunlar Hazinenin ihraç ettiği tahvil ve bonolar.
      Normal olarak Hazine ile TCMB koordineli hareket etmek durumundadır.
      Aslına bakarsanız MB nin hazine kağıtlarını almaması lazım ama bütün dünyada alıyor.

      Sil
    2. MB hazine kağıtlarını alır. Tüm dünyada alır.
      Mahfi hocamızın bahsettiği, hazine kağıtlarını piyasa alsın, yani piyasadaki bankalar alsın. Sonra o bankalar da parayı MB dan alsındır.

      Sil
  6. Hocam merhaba. Çok güzel bir yazı.
    Benim bir sorum olacak. Türkiye’de finans dışı şirketler döviz borçlanırken genel olarak direkt yurtdışından mı borçlanıyor yoksa döviz kredisi alan yurtiçi bankalardan mı borçlanıyorlar? Bununla ilgili bir istatistik var mı ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Türk bankasından aldığınız tüm doviz borçlar, dövize endeksli TL borcudur.

      Banka yerli müşterinin kendisinden aldığı dövize endeksli TL borcu için,
      yurtdışından kredi almaz.

      Banka TL mevduat sahibine, TL borçludur.

      Türk bankaları, hilkat garibesi olan DTH hesabını açarlar, dövize endeksli TL hesabı. DTH hesabı demek, bankanın mevduat sahibine döviz cinsinden TL borcu demektir. Döviz hareketlerinden zarar görmemek için banka kendi dövize endeksli TL borcu için yurtdışından döviz borçlanır. Bu son döviz gerçek dövizdir.

      Kamu bankaları, siyasi baskı ile borç aldıkları dövizleri sattılar. Açık kaldılar. Yerlerine, hazinenin bastığı dövize endeksli TL tahvil bono kağıtlarını koydular.

      Sil
  7. Hocam elinize saglık

    YanıtlayınSil
  8. Peki bu bankalarla merkez bankası arasındaki işlemlerde gerçekte para alışverişi (fiziki)oluyor mu?
    Ya da bunlar sadece sanal rakamlardan mi ibaret?
    Zira aklım almıyor sürekli etrafta para taşıyan araçlar var o halde?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bankaların TCMB'de paraları var ayrıca hesapları var. Fiziki paraya ihtiyaçları varsa taşıma oluyor.

      Sil
  9. Para politikasının başarıya ulaşması için 2 koşul da Türkiye'de olmadığı için başarı şansı sıfır o zaman 😔

    YanıtlayınSil
  10. Hocam, niceliksel parasal gevşeme ve niceliksel kredi gevşemesine ek olarak niteliksel yönetimsel gevşemeyi yazmayı unutmuşsunuz...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. TAY ( Tek Adam Yönetimi ) sayesinde sıkı yönetimsel uygulamalar var

      Sil
  11. Muazzam bilgiler var burada. Teşekkürler Mahfi hocam, elinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  12. Selamlar hocam,
    MB zorunlu karşılıkları arttığında bu bankaların önceden topladığı mevduatlara da işliyor mu yoksa sadece karardan sonra toplanan mevduatları mı kapsıyor?

    Bir soru daha soracağım bir yerde okumuştum kur artsa da Hazine'nin döviz riski yok diye. Bu durum şu şekilde mi oluyor? Hazine içeriden veya dışarıdan döviz borçlanıyor ve bu dövizi TCMB'deki hesabına yatırıp tl alıyor ve döviz borcunun vadesi geldiğinde de eski kur düzeyinden dövizi alıp borcunu ödüyor?

    Teşekkür ederim cevabınız için.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini kapsıyor.
      Böyle bir şey yok. Sadece MB'deki döviz hesabındaki döviz kadar kur etkisinden kurtuluyor doğal olarak.

      Sil
  13. 2001 krizinin hemen öncesine göre nerdeyiz hocam?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2001 bankaclık kriziydi bugünse kriz sistemik.

      Sil
    2. 2001 de krizi kabul eden bir hükümet vardı, çözüm için değişimleri yaptı.
      Şimdi krizi kabul etmeyip, krizi başarı hikayesi olarak anlatan bir hükümet! var.

      2001 krizinde, en azından liyakatli kadrolar vardı, şimdi siyasal kadrolar var.

      2001 krizi bir iki senede kendini toparladı, bu 20 sene bile toparlamayacak.

      2001 krizinde elimizde memur, çalışan sayısını artıracak, KİT şirketleri vardı, şimdi onlar da yok.

      2001 krizinde MB yedek akçeleri de vardı, şimdi yok.

      2001 krizinde MB, IMF den ucuz uzun vadeli döviz alma imkanına sahipti, şimdi swap ile sonsuz vadeli yüksek faizli borçlu duruma düştü.

      Ancak, 2001 krizinde Reisimiz yoktu, şimdi gül gibi bir tane var. Tepe tepe kullanalım.

      Sil
  14. Sizin ifadenizle "Bu kuruluşlar, para basımını siyasetin değil ekonominin gereksinimlerine göre ayarlayabilmek için yine genel olarak siyasetten bağımsız tutulurlar.". Diğer taraftan bu kuruluşların en azından bağımsız olarak algılanmalarının dahi piyasa oyuncularının beklenti ve davranışlarını şekillendirerek çoğu zaman araçları kullanmaya gerek dahi duyulmadan istenen sonucu ortaya çıkardığı da bilinirken ülkemizde ne sebeple tam ters bir algı oluşturulmaya çalışılıyor sizce?

    YanıtlayınSil
  15. Tesekurler,açık ve uyarici mesajlariniz için. Hocam bulduğunuz notları kitap halinde yayinlayacakmisiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Notları ben tuttum ama anlatanların izni olmadan bunu yapamam.

      Sil
  16. Hocam merak ettigim bir sual var yanit buyuyursaniz sevinirim.
    Mesela bu kovid nedeniyle ekonomisi turizme bagimli bagimli olan olmasa bile ekonominin 4 ayagindan biri de turizm olan ve ya turizm cari gider gelirinde turizm turist cari fazlasi veren bizim gibi ulkeler acikcasi epey aci cekti cekmeye de devam ediyorlar.

    Sorum surada ; Bunun tam tersi ekonomiler icin ne dusunursunuz mesela Turizmin ekonomisinde cok fazla onemi olmayan hem oransal hem istihdam baglaminda varsa da hatta "Turizm cari gider-gelirin turizm turist acigi veren ulkeler" bu isten karli cikti denilebilir mi? Mesela ulke insaninin yazin tatil icin ulkesini bosalttigi cebindeki parasini hatta tasarrufunu birikimini daha da ileri giderek aldigi ucuz yollu krediyi bizim gibi turizm ulkelerinde harcayan ulkeler sizce bu isten kazancli cikmis olamaz mi? Sonucta turizm turist cari acigi veren ulklerin insanlari harcayacaklari parayi geliri tasarrufu kendi ulkelerinde bu yaz harcadilar gidemediler bir yere sinirlar ve sinirotesi seyahatler kapali oldugu icin.
    Bu ulkeler kazancli cikmissa bu gibi ulkelerde ne turden makro ve mikro olcekte ilk akliniza gelen fayda ne olur?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu işten kimse karlı çıkamayacak. O ülkeler de ihracatları düştüğü için sıkıntıdalar. Daha az zararlı olanlar olabilir ama karlı çıkan yok.

      Sil
  17. Hocam önümüzdeki dönemde o zaman ülkemizi ekonomik anlamda neler bekliyor. Sizce?

    YanıtlayınSil
  18. Hocam artık youtube a geçmelisin...hem sen yazarken yorumluyorsun hen biz okurken..video eğitici kolay

    YanıtlayınSil
  19. Covid döneminde TCMB tarafından alınan kararları para politikası aracı, BDDK tarafından alınan kararları makro ihtiyati tedbir olarak mı düşünmek gerekir? Bir de makro ihtiyati tedbirler hem piyasayı sıkılaştıcı hem de genişletici olabilir değil mi?

    YanıtlayınSil
  20. Hocam çok kıymetlisiniz. Parayı yönetenler sizi okumayı becerebilseler keşke sağlıkla kalın.

    YanıtlayınSil
  21. Bu bilgilendirme için teşekkürler Mahfi bey...

    YanıtlayınSil
  22. İnşaat sektöründeki büyümeye odaklanmış kafalarla ekonomi düze çıkmaz. İhraç edilen hammaddeyi mamul inşaat malzemesi olarak ithal edip inşaat faaliyeti yürütmek, kendi parmaklarını, kendi gözüne sokmak demektir. Öncelikle tarım olmak üzere üretimin artırılması ertelenemez zorunluluktur...

    YanıtlayınSil
  23. İşini en iyi şekilde yapmaya gayret eden insanlara hayranım. Güzel yazı hocam, teşekkürler.

    YanıtlayınSil
  24. Hocam maliye yüksek lisans mülakatları için tavsiyeleriniz nelerdir? hangi alanlara ağırlık vermeliyim?

    YanıtlayınSil
  25. Hocam Merhaba,

    Gerçekten İktisatı bana sevdiren kişisiniz çok teşekkür ederim.

    Yüksek lisans başvurusu yapacağım. Çalışacağım alan para politikası olacak. Okul niyet mektubu yazmamı istiyor konu ile ilgili literatür taraması yapmam gerekiyor. Kaynakçanız bunun için yeterli midir ? Herhangi bir öneriniz olur mu ? nereden yola çıkacağımı bilmiyorum açıkçası bir desteğe ihtiyacım var çok teşekkür ederim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Kaynakçadaki eserlerin de kaynakçalarına bakarsanız bayağı bir liste çıkar.
      Başarılar

      Sil
  26. Hocam büyümede frene basmamız yakın mı ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tam tersi küçülmede frene basıyoruz.

      Sil
    2. Büyümede niye frene basalım? Elimizde Tüik gibi bir kurum olduğu sürece,
      TL bazlı büyüme istediğimiz gibi büyür :)

      Sil
  27. Türkiye artık EURO kullanacağım dese, bunun uygulanmasında ne tür engeller vardır? Biz bu para işini yürütemiyoruz zira.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye hukukun üstünlüğünü sağlamadan, güçler ayrımını işletmeden ve eğitimde bilime dayalı reform yapmadan Euro da kullansa Dolar da kullansa pek fazla bir şey fark etmez.

      Sil
    2. Ben küçükken, esnaf çay içerdi, çaycı marka satardı.
      Plastik küçük marka.
      Ben aynısını buldum.
      Fırlamalık olsun diye çay aldım.
      İlkokul mezunu olmayan çaycı bile elinde ne kadar marka var,
      hangi esnafa kaç tane marka verdi,
      kaç tane marka topladı hesabını yapıyor(muş).

      Dayımın dükkanından oralet söyleyip içerdim.
      Dayımın dükkanda da her zaman 15 20 tane marka bulunurdu.
      Anlamaz derdim. 20 yıllık kankalar.
      Bir gün dükkanda oraleti höpürdetiyorum, dayım geldi.
      Bir tane geçirdi, oralet tüm gömleği yıkadı.
      Git Doğan abinden özür dile gel dedi.
      Doğan abi, 4. veya 5. markada anlamış hileyi.
      Özür diledim.
      Dedim nasıl anladın?
      Dayın dedi, marka sayısı 10 kadar olunca hep bir kaç marka alır.
      Sen oraletleri söyledikçe azalması lazım, ama almıyor o zaman anladım,
      durumu dayına dün anlattım dedi.
      Dayım da bir gün nasıl ders vereceğini düşündüğünü söyledi,
      benim yeni oralet siparişi vermemi beklemiş.

      Devlet isen bir şekilde para işini yönetecen, başka yol yok.

      Sil
    3. Çok güzel örnek tebrik ederim.
      Şimdi kamu harcamalarını şöyle arttırdık böyle arttırdık diyorlar ya işte onların hepsi borç paradan yapılmış harcamalar.
      Kamu harcaması dediklerinin tamamı lüks arabalar. Bu paralar 1-1 halka yansıtılması gereken paralardır. Halktan bağış toplayıp halka para dağıtılmaz.
      Bunu yapan ahmaktır. Devletin paraları lüks araçlara, konutlara israf etmesini onaylamak göz yummaktır.
      Hem devletin neden araçlara ihtiyacı olsun ki? Her yerde dairesi var bütün işlerini telefon ile veya yazışma yolu ile halledebilecek alt yapıya sahip.
      Devletin memura neden arabada geziyor? Telekominikasyon güvenli değil dinleniyor. Kapat o zaman. Devlette işler bile bile çığrından çıkarıldı.
      Ozan Bingöl hoca bu konularda önemli eleştiriler yapıyor.
      Dış borç olayına gelince bu blogda yüzlerce kez yazıldı. Dış borç denilen Türk vatandaşlarının yurtdışındaki yabancı bankalardaki paralarıdır. Türkiyenin kimseye borcu olmaz. Herkes çalışsın işine baksın.

      Sil
  28. Türkiye artık EURO kullanacağım dese, bunun uygulanmasında ne tür engeller vardır? Biz bu para işini yürütemiyoruz zira.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. AB üyesi olmadan € kullanacağım diyemezsin.

      Sil
    2. Euro kullanamazsınız, kullanmak için Euro bulmanız gerekir.

      Hükümet asla Euro kullanacağım demez, o kadar memur ve emekli maaşını Euro olarak veremez, o kadar Euro'yu bulması sonra maaş diye vermesi gerekir.

      En büyük engel, Euro bulmaktır.

      TL değerini Euro ile sabitleyip kullanmak gerekir. 9TL = 1 Euro demeniz gerekir.
      O durumda, elinde 9 milyon TL olan birine hemen çıkarıp 1 milyon Euro vermeniz gerekir.
      9 milyar TL lik bir bütçe açığı oluştuğunda, karşısında para değer kaybetmesin diye 1 milyar Euro bulmanız gerekir.
      O durumda da yine Euroya ihtiyacınız olur. Açığı Euro kredi ile kapatırım derse hükümet, birinin hükümete düşük faiz ile Euro vermesi gerekir, bu hükümete kimse %5 ile bile Euro vermez, vermek için karşılığında yapısal reformları ister. Yüzde 5 ile euro bulsa hükümet, ertesi sene yine aynı miktar paraya ihtiyaç duyacak, üzerine 50 milyon Euro da faiz ödemesi gerekecek. Borç sonrası en az Euro bölgesi kadar denk bütçe yapması lazım. Denk bütçe için memur atması lazım, millet yandım diye bağıracak.

      Euro işi zor değil, imkansız.

      Sil
    3. Turkiye Euro kullansa enflasyon hemen duser hemen hemen ayni donemde ithalat cok kisa bir surede patlar bu durum belli bir zaman sonra ekonomide krize bankacilik krizine sebebiyet verir ve durgunluk baslar bu durgunluk ise zamanla negatif buyume patikasina egimlenir tabii bu arada maliyet kokenli enflasyon ve ya deflasyon gibi her iki olgudan biri muhakkak ekonomiye eslik eder. Maliyet kokenli enflasyon negatif buyumeyle sonuclari kotu ekonomik atmosfere sebebiyet verir. Deflasyonlu negatif buyume ise keza kotu bir ekonomik atmosferi ortaya cikarir. Her iki surecin sonunda da hem reel ekonomide hem de finansal bankacilik sektorunde iflaslari ortaya cikarir. Para biriminde dans oynaklik amortisman develuasyon yapamadigin icin piyasa katilasir cari dengede butce dengesinde ve en onemlisi ic ekonomide reel yerel carsi pazar ekonomisinde kontrolunu yonlendiriciligini kaybedersin.Bu da zamanla ekonominin hareketliligini potansiyel buyume kapasitesini zayiflatir. Issizligi buyutur.

      Sil
  29. Mahfi bey Erdem Başçı şu an nerede? Ev adresini sormuyorum size.

    Bir üniversitede hoca mı oldu?

    TCMB binası içinde çalışmaya devam mı ediyor?

    Bir şirketin yönetim kuruluna mı girdi?

    Büsbütün emekli mi oldu?

    Hangisi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Büyükelçi oldu.

      Sil
    2. http://oecd.dt.mfa.gov.tr/Mission/Biography

      Sil
  30. Mahfi Bey, IIF (Institute of International Finance'in Turkiye'deki kur ile ilgili detayli arastirmalari var. Su anda yaptiklari arastirmada turkish lira fair value ' i 7.5 olarak veriyorlar. Ayrica sunu da ekliyorlar: Turkiye'de kur 2008'lerden beri baskilaniyordu. 2015'lerden itibaren 5.5 tl hedef fiyat bictiklerini soyluyorlardi. Para politakasi yaziniza istaneden sormak istiyorum. Turkiye 2000 li yillarin ortalarindan itibaren kuru nasil baskilamistir? Hangi finansal araclari kullanmistir? Kamuoyu o donemde bunlari hic konusmadi. AKP iktidarindaki gecmis kur baskilama araclarinin 2018'ten itibaren kuru baskilama icin kullandigi yontem arasinda fark var miydi? Tesekkurler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hocam kur artık adil değeri buluyorsa boşuna mı baskılandı?

      Sil
    2. IIF de artık boşladı, bir paranın Fair Value değeri nasıl olur? Nokta atışı bir 7.5 değerini nasıl adil değer diye belirler?

      Evden çıkar döviz bürosuna gidersin, gördüğün rakam ne ise değeri odur.

      7.50 demek için bir olasılık aralığı vermesi lazım, yüzde kaç olasılık ile 7.50 olduğunu hesapladı?

      Neye göre fair değer? mal ihracatı ile ithalatının eşitlendiği bir denge fiyatı mı?
      2015 ten itibaren hedef vermişler, o zamanki hükümet kararları ile şimdiki bir mi?

      Ben yüzde 90 olasılıkla bir ödemeler dengesi sıkıntısı bekliyorum. IIF nin
      7.5 rakamı, diğer ülkelere kıyaslama ile bulunmuş, diyor ki Türkiye bundan daha da fakir olamaz anlamı taşıyor.

      IIF hesaplamasını Amerika'an Uğraş Ülkü yapmış. Brooks, halka duyurusunu yapmış. Teknik işini yapan, düzgün bir insandır Uğraş. Türkiye'deki kurumsal yozlaşmanın lira üzerine yaptığı baskıları hesaplayamıyor, elimizde böyle bir data yok. Lira daha da düşecek.

      Libya ve Suriye haberlerini okuyun! Suriye'deki paralı güçler, Libya'da. Bunların maaşlarını Türkiye USD cinsinden ödüyor. Her ay 50M USD sadece maaş ödemesi yapılıyor. Türkiye, bu ay bu maaşlarda kesintiye gitmeye başladı. 36M USD de ye düşürmeye çalışıyor. Bu paralar nereden gidiyor? Bu adamların teçhizatları? Sudan köylüsüne yapılan politik hibeler!?

      Bu paraları siz bilançolarda görmüyorsunuz. Hepsi döviz ile.

      Peki, Libya'da çıkarını zedeleğin ihracat pazarın senden alımları keserse? Adil fiyat nasıl etkilenir?

      Politik yozlaşma, kurumsal çürüme bu raporların içine girmedi. 7.5 çok güzel görünen bir rakam, yüzde kaç faiz gerekir o rakamı tutturmak için?

      Kamu oyu sizin yazdıklarınızı sorgulamadı, inşaat ile geliri 12bin USD seviyelerine çıkarıldı. Şimdi sorgulamıyorlar, dev bütçe açıkları ile siyasi kadrolaşmalar devam ediyor. Sorgulayan bir kaç milyon kişi var, onların servetleri eritiliyor, borç yükü altındalar. 6 milyon kişi BES içinde, onların paraları reel sektöre uzun vadeli kredi olarak aktarılacak.

      Sil
    3. Adil değer bir GDP (per capita)gayrisafi yurtiçi hasıla hesabı,ülkemizde 8.7k$ civarında bu rakam ABD de 65k$ civarı yani 7,5 misli.

      Sil
    4. Anonim 0035,

      Öyle bir hesap yok, yazdığınız yanlış.

      Sil
    5. Hesap doğru rakamlar ortada.

      Sil
  31. Hocam bireysel emeklilikte biriken 154 milyar TL'nin şirketlere uygun faizli ve uzun vadeli kredi olarak sunulması düşünülüyor rica etsem bu konuda görüşleriniz nelerdir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. +1
      kamu bankalarının sig. şirketleri tek çatı altına alınıp varlık fonuna devir ediliyor, özel sig. şirketleri şirketlerinin elindeki BES fonlarına el koymak ile, bankaların vadeli vadesiz mevduat hesaplarına el koymak arasında bir fark yok, bu ekonomi yönetiminin ve güven unsurunun bittiği noktadır, sanırım bu göze alınamaz, Mahfi hocam bu konuda ki yorumlarınızı paylaşabilirmisiniz?

      Sil
    2. Paranın varlığından çok nerede ve nasıl kullanıldığı önemli

      Sil
    3. Bu ekonomi yönetiminin güven unsuru, ülkenin en değerli şirketleri tek bir denetimsiz fonda toplanıp başına iktidar partisi genel başkanı geçtiğinde, kasaya da damadını oturttuğunda zaten bitmişti. Bu şirketlerin tümü benim şahsıma aittir, ne istersem yaparım mesajı vermek göze alındı da BES fonlarına çökmek mi göze alınamayacak?

      Sil
    4. Selam Mahdut, biz bu yönetime ilk seçildiği günden beri hiç güven duymadık.
      Sizin yazdığınız yaptıkları işin sonucu ortaya çıkınca olanlar.

      2002 sonrası hükümet, Türkiye tarihinin en kara lekesidir.

      Görünen o ki, 50 60 yıl sonra, şimdiki Trakya, Marmara, Ege, Güney Akdeniz, Güneydoğu ve Kuzey Doğu bölgelerinde resmi dil Türkçe olmayacak, Türkçe konuşan insan sayısı ailelerinden duydukları ile kalanlar olacak.

      Türkleri çok fena silkeleyecekler.

      22yy a girerken, Anadolu Türk Siyasi varlığı da büyük ihtimalle bitecektir.

      Sil
    5. Anonim 00:55

      Bu halkın önemli bir kesimi referandumla yönetimi tek kişiye vereceğini, böylece ülkenin kendilerince daha iyi yönetileceğini zannetti. Aslında ülkenin mülkiyetini tek kişiye verdiğini ise anlayamadı. Çoğunluk baştan beri ne olduğunu ve ne olacağını görüyordu, engellemek için elinden geleni de yaptı ama hepimizin gözü önünde dönen binbir dolapla bugünlere geldik.

      Şimdi mülkiyeti verdiğini baştan göremeyenler de durumu kavramaya başlıyorlar. Bunlar, malı en kıymetli kesimdir. Ülke ellerinden gitse umurlarında olmaz da bahçelerine on santim tecavüz olsa kan davası başlatırlar. Bu yönetimi nasıl başımıza musallat ettilerse aynı şekilde de onlar indirecekler, bu kadar ümitsiz olmayalım bence...

      Sil
    6. Selam Mahdut,
      Onların gideceğinden en ufak şüphemiz yok. Ülke bir daha toparlanamayacak şekilde bozuldu.
      Anadolu'daki Türk varlığını bitirecek kadar bozdular ülkeyi.

      Sil
    7. Çok az zamanda, yakın zamanda savaştan kaçan suriyeliler memleketimizde parti kuracak ve toprak isteyecek, bunları güzellikle yapacaklar. Mis gibi vatandaşlıklarını da aldılar. Güzel güzel parası olanlar istanbul, ankara, izmir'in güzel semtlerine de yerleştiler yakında organize olurlar. Diğer milletlerde baktılar Türkler nasılsa ses çıkarmıyor biz de gidelim derler. Başımızda diğer etnik kökenli insanlar bela olmuş milyarlarca dolar silaha para yatırmışsak aynısını onlar için de yaparız. Türkler onlarla da savaşır. Bu memlekete gelen turist hayrına gelmiyor bunu bilin isterim.

      Sil
  32. Hocam, helikopter parasını da sanırım para basmanın içerisinde değerlendirdiniz değil mi?

    YanıtlayınSil
  33. Bireysel Emeklilik Sistemindeki paralar reel ekonomiye(İnşaat) aktarılacak deniliyor. Bunu umut olarak görebilir miyiz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yandaş mütahitler için büyük bir umut, diğerleri için sefalet.

      Sil
    2. İşverenler bes'e katılım için teşvik ediyorlardı. Millet bes'e mese inanmadı. Devlet böyle yaparsa millet kime güvenecek? Devlet işin dönüşüne bakıyor. İş dönsün sıkıntı yok diyor. Kemal derviş amcadan bu zamana böylece geldik. Bundan sonra gidecek mi göreceğiz.

      Sil
  34. Elinize sağlık, referans makale olmuş..

    YanıtlayınSil
  35. Selam Hocam,
    Twitter daki 3 yaş fotonuz çok güzel, ekonomiyi, politikayı bilmiyor, hayata güzel gülen gözler ile bakıyor, gür saçlı!

    Hayatı, ekonomiyi, politikayı öğrenince saç kalmamış hocam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomiyi öğrenince değil de yönetilişini görünce oldu o.

      Sil
    2. Selam hocam,
      iyi ki zamanında ekonominin yönetilişini görmüşsünüz,
      bizim nesil onu da göremiyor.

      Sil
    3. Esnafa can suyu lazım.

      Sil
    4. 0042, bize plan değil pilav lazım gibi olmuş.

      Tabi, hemen verelim esnafa kredileri...

      Sil
  36. Hocam öncelikle elinize sağlık, çok faydalanıyoruz.
    Benim anlayamadığım niceliksel parasal gevşeme başlığı altında bahsettiğiniz, "Niceliksel parasal gevşeme adı ve biraz içeriği değişmiş olsa da eski sette yer alan para basmadan çok da farklı bir araç değildir. Para basmada karşılığında bir şey alınmadan para piyasaya dürülür, niceliksel gevşemede piyasadaki tahvil ve bonolar satın alınarak karşılığında piyasaya para sürülür." şeklindeki açıklamanızda; karşılığında bir şey alınmadan para piyasaya nasıl sürülüyor yani hangi yöntemle sürülüyor? Örneklendirmeniz mümkün mü? Teşekkürler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Birçok şekli var: Bankalar TCMB'den kısa vadeli borçlanıyor (gecelik ve haftalık) Bu borçlanma sırasında sürülüyor. (2) TCMB açık piyasa işlemi yapıyor. Bankalardan tahvil, bono ve senetlerini bir süreliğine alıp karşılığında onlara para veriyor. Bu işlem sırasında da parayı piyasaya sürebiliyor. (3) Bankalar TCMB'deki serbest tevdiat hesabından para çekmek istediğinde de para basıp bankalara vererek sürebilir.

      Sil
  37. Hocam son 20-25 yıldaki abd-çin ticaretine bakacak olursak:
    aşama-1: çin, abd'e 10 ürün sattı diyelim (dolar aldı),karşılığında 1-2 ürün aldı (yuan sattı). bu sayede çin para kazandı (refah), abd ise ucuz maliyet ile ürüne ulaştı (refah, düşük enflasyon). yani iki tarafın da fayda gördüğü bir ilişki ile ticaret başladı. piyasa kuralına göre: "çok olan ürün değer kaybeder, az olan ürün değer kazanır". bu ilişkide piyasada devamlı yuan azalıp dolar artmalıydı ve tabii ki yuan değer kazanmalıydı. yuan değer kazandıkça da çin, abd'ye ucuz ürün satamayacaktı.
    aşama-2: çin merkez bankası (pboc) devreye girdi ve piyasada eksik olan yuan'ı enjekte etti, sonra eli alışmaya başladı ve piyasanın ihtiyaç duyduğundan da çok piyasaya yuan enjekte etmeye başladı (yuan/dolar 1980'den beri çin'in cari fazlasına rağmen 4-5 kat değer kaybetti!). pboc, piyasaya yuan enjekte etmek için de piyasadan dolar topladı.
    -pboc'un elinde döviz birikti.
    -çin halkı hak ettiği zenginliğe ulaşamadı ama abd halkı ucuz ürüne ulaşmaya devam etti (refah).
    - çin, piyasasında yuan likiditesi arttı ve doğal olarak kredi imkanları kolaylaştı, ekonomik büyüme kuvvetlendi, borçluluk arttı.
    -abd'nin cari açığı (borç) büyümeye başladı.
    pboc'un elinde döviz birikiyordu, abd'nin ise borcu artıyordu; doğal olarak pboc'un elindeki dövizler abd tahvillerine aktı/akıyor. yani abd'i borçlandıran durum aynı zamanda abd'nin borçlarını da finanse etti/ediyor (finanse etti tam doğru ifade değilse en büyük finansör tabiri doğru olur).
    aşama-3: çin, abd'de (ve dünyada) bütün rakiplerini piyasa dışına itti, bu arada devamlı olarak yuan'ı devalüe etmek için piyasaya para basması sebebiyle yuan değerlenmedi ama çin'de, dolaşımdaki para ise devamlı olarak aşırı derecede arttı ve bu para da devamlı olarak krediye dönüştü. bugün 12 trilyonluk çin ekonomisinde toplam borç 30 trilyonu aştı. şu an çin ekonomisi son derece gevşek, piyasada bile bu borcu çeviremiyor ve bulabildikleri tek çözüm borcu daha da artıracak önlemler.
    çin, kendi borca sürüklenirken ticaret ortaklarını da (ki özellikle abd'yi) devamlı olarak cari açık vermek zorunda bıraktı ki, abd'nin de cari açığı ve borçluluğu dönülmez noktalara gelmek üzere. o yüzden abd, çin ile sorunlu ticaret ilişkisini sonlandırmak istiyor. üst paragrafta bahsettiğim gibi çin abd'ye inanılmaz şekilde bağımlı. yani çin bu sorunlu ilişkide fedakarlık yapamaz..
    abd de mevcut sorunlu ilişkiyi devam ettiremez ama abd'nin de çin ile sorunlu ilişkisini düzeltebilme ihtimali şimdilik yok.özetle
    iki ülke de bir diğerinin uyuşturucusu gibi ne onunla yapabiliyor ne de onsuz ve sorunlu ilişki uzadıkça ilişkinin zararı da iki taraf için artıyor.bu yüzden abd ticaret savaşlarını başlattı çünkü bu ilişkiyi artık istemiyor..şimdi hocam sorum şu;gecegece izlediğim bir filmde amerikalı evli bir işadamı yine amerikalı ancak uzakdogu kökenli bir bayana kapılıyor,olaylar şöyle gelişiyor,aynen abd-çin ticari ilişkileri gibi iki taraf için oldukça iyi başlıyor herşey ancak adam bir süre sonra çok mutlu ve tatminli olsa da kadının afyon gibi kendine bağladığını ve karısını ve düzenini kaybedeceğini farkediyor ve bitirmek istiyor,karşı cinste aradığı herşeyi hatta fazlasını bulmasına rağmen fakat lafı uzatmayayım kadın sonunda adamı öldürüyor..bu arada tia carrera oynuyor kadını,işadamını ise şu meşhur kungfu filminde oynayan..bu filmden haberim bile yoktu dün geceye kadar.uzun lafın kısası şimdi abd bitirmeye çalışıyor ya ilişkiyi,tam tersi filmdeki gibi çin aniden olayı bitirse elindeki tüm abd varlıklarından vazgeçip,neler olabilir sizce?
    çinlilerin böyle aniden gemileri yakmak gibi tuhaf hareketleri vardır..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam,
      1. Çin elindeki kağıtlar piyasada hızlı bir şekilde absorbe edilir, tahvil satış Çin tarafına zarar verir. O tahvillerin karşılığında ne alacak? O tahvillerin hepsi yeni türev ürünler üretmek için kullanıldılar. Sentetik çok ürün var onlara bağlı.

      2. Askeri olarak da çözüm bulunamaz, Çin Nato ile mücadele edemez. Çin ile bir savaş Nato için pandemi sonrasında ekonomisini hareketlendiren siyasetini rahatlatan bir gelişme olur.

      3. Çin bu yola girdi, girmek zorunda kaldı. 60 ve 70 lerde Çin rejiminin baskıcı yapısı ülke ekonomisinde milyonlarca aç insan üretti. Açlıktan ölen insanlar dayanılmaz bir baskı yapıyordu. Serbest piyasa ile Batı dünyasının imkanlarını almak zorundaydı.

      Aç Çinli akşama kadar ucuza çalışır Batılıya ürün üretir, Batılı ona gıda verir. Gibi bir barter ekonomisi para karşılığı ile döndü. Çinli, Batılının pahalı işgücünü ikame etti, Batılı gıda üretti işsizliği düşürdü, artık değer ile tarımını destekledi, bilgi teknolojisinde çalışacak işgücünü besledi. Çin işçi sayısı yüksek olunca tüm batı dünyasında benzeri bir değişimi yapabildi. Arada sistemin ihtiyaç duyduğu enerjiyi Çin, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin imalat sanayilerini ele geçirip, Türkiye gibi ülkelerin fakirleşmesiyle sağladı.

      Bu barter ekonomisi içinde, Çin Komünist Partisi, dengeyi bozucu unsur. Çin'e gönderilen malların büyük kısmını politik amaçları için halkından alıp kullandı, halkına aktarmadı. Eğer Çin halkına o miktarlar gitse idi, bugün batı ile bütünleşik çok güzel bir ülke olurdu.

      Bunun tek çözümü, Çin'in üretimini dış dünyaya aktarmak, Çin'i 1980 öncesi koşullarına yaklaştırmak, Çin halkının kendi iç sorununa yeni bir çözüm bulmasını sağlamaktır.

      Çin, eğitimli nüfusu, kaliteli işgücü ve insan kaynağı ile kendi sorununu dünyayı etkilemeden çözmenin yolunu bulacaktır.

      Çin çözümü bulamazsa kendi bilir.

      Sabahattin Ali'nin Sinop Cezaevinde dediği gibi, "eşkiya dünyaya hükümdar olmaz".

      Sabahattin Ali, dedik de, Türkiye'ye bakın, kendi sorunlarını çözemedi, aydınlarını hapse tıktı, kimisini ülkeden kovdu. Neşet Ertaş gibi bir ustayı kovdu bu ülke! Adam Almanyalarda sünnet düğünlerinde çaldıkları ile geçimini sağlamaya çalıştı.

      Yine tüylerim diken diken oldu, hocanın sitesinde kaç kere yorum yazar yazar sonra göndermeden silerim. Türkçe yazmak, Türklerin vurdumduymazlığını bildikçe gerçekten zul geliyor, neyse bu sefer silmiyorum, Sabahattin Ali ve Neşet Ertaş'ın isimlerini yazmış oldum, onların hatırına yorumu gönderiyorum. Bu da tarihe not olsun.

      Sil
    2. Soru : Türkler aydın insanları ne yapar?
      Cevap: Hapse atar.

      Sil
    3. Çok güzel yorum/yanıt olmuş. Paylaştığınız için teşekkürler

      Sil
  38. Hocam yazınız için teşekkürler, emeğinize sağlık. Niceliksel parasal gevşemede 3.satır sehven sürülür yerine dürülür yazılmış. Bilgilendirmek istedim. Saygılarımla..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sürçü lisan doğru olmuş, o kadar para sürülürse, piyasada o paranın defteri dürülür.

      Sonra kilo ile satılmaya başlar.

      Sil
    2. Düzelttim, teşekkür ederim.

      Sil
  39. emeğine sağlık hocam youtube için bir çalışmanız yokmu sizi youtube platformunda görmek çok keyifli olur ve ayrıca daha düzgün kaliteli bilgiye erişmemizi sağlarsınız çalışmalarınızda başarılar coronasız günler dilerim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Youtube'da sürekli bir şeyler anlatmak pek bana göre değil.

      Sil
  40. Hocam Meksika ekonomisi sizce nasıl ?

    YanıtlayınSil
  41. Çok aydınlatıcı bir yazı olmuş, el kitabı olarak saklayacağım.Çok teşekkürler.
    Açık Piyasa işlemleri kapsamında Merkez bankasının bankalardan tahvil, bono veya menkul değerleri alması ile niceliksel parasal gevşeme arasındaki farkı anlayamadım. Açıklayabilir misiniz?
    Teşekkürler,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      İkisi arasında üç önemli fark var: (1) APİ hisse senediyle de yapılabiliyor, niceliksel gevşemede tahvil ve bono alınıyor. (2) APİ daha kısa sürelerde ve likiditeyi düzenlemek için yapılıyor. Niceliksel gevşeme daha uzun süreli (tahvil ve bononun vadesi sona erene kadar gidiyor) (3) APİ'de tahvil vs alınıp para verildiğinde süre sonunda tekrar değiş tokuş yapılıyor yani para geri alınıp tahvil vs iade ediliyor. Niceliksel gevşemede tahvil alındığında vadesi dolunca hazineye verilip para oradan alınıyor.

      Sil
  42. Hocam

    Fiyatlar uçtu gitti, bilgisayar alamıyoruz!

    Emin olun, "oyun oynamak" için değil, "SolidWorks" çalışmak için bilgisayar istiyorum. Ama alamıyorum. Çok pahalı!

    Ne yapacağız hocam?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Solidworks veya çizim yazılımları ise siz batmışsınız, geçmiş olsun, işiniz çok zor. Verilemez o kadar para. İmkanınız varsa, Bulgaristan'a gidin günü birlik, oradan kullanılmış bir makine bulun.

      Ben şanslıyım, çizim yapamazdım, Python dan yürüyorum, cloud tabanlı sistemlerde iş yapıyorum.
      2013 yılından kalma bir orta halli makinem var, ücretsiz Ubuntu kurdum onla çalışıyorum(2013 te orta halliydi). Canavar gibi işimi görüyor.

      Bazen cep telefonunu HDMI ile 11 yıllık 23 inç ucuz bir monitöre takıyorum, bana yetiyor.
      Monitor 2009 yılında ucuzdu, en ucuzuydu.

      O solidworks için şuradan baktım https://www.solidworks.com/sw/support/SystemRequirements.html,
      yok kardeş biz bu donanımların yanına bile yaklaşamayız.

      Sil
  43. Fatih Kömürcüoğlu10 Eylül 2020 17:17

    Hocam bitcoin konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce para politikalarını etkileyecek durumda değil mi? Kontrolsüz olan bu alana hükümetler neden el atmıyorlar? Yemek kartlarına bile düzenleme getiren yönetim bitcoine sessiz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mevcut haliyle değil. Hükümetler ara ara bu işi desteklemediklerini söylüyorlar ve o zaman değeri de düşüyor.

      Sil
  44. Çok güzel bir yazı daha
    Emeğinize sağlık

    YanıtlayınSil
  45. Hocam ödemeler dengesi verisi açılandı. Temmuz ayında 3,7 milyar dolarlık finans hesabı girişi olmuş. Doğrudan yabancı yatırımda çok düşük bir giriş var. Portföy yatırıma bakıyorum giriş yok. Net hata noksan girişi de yok. Bu para nereden geldi ? Sonuç olarak cari açığı yine rezervden finanse ettik. Ödemeler dengesi hiç iyi değil. Rezervden yiyoruz. Kıt döviz kaynağımız var ve yüksek bir dış finansman ihtiyacımız var. Bu olaylar TL'de değer kaybının devam etmesine sebep olacak.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sadece ödemeler dengesinde değil her yerde rezervden yiyoruz.

      Sil
    2. Paramız var ki harcıyoh diye kestirip atan siyasilere inananlar olduğu sürece biz ödemeye devam edeceğiz.

      Sil
  46. Hocam öncelikle son derece bilgilendirici yazınız için teşekkür ederim. Yanlış anlamadıysam niceliksel para genişlemesinde vade sonunda parayı hazine yani vatandaş veriyor diyorsunuz. Yani vatandaş batık banka ya da şirketleri kurtarmış olmuyor mu bu durumda?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şöyle: Tahvilleri Hazine ihraç ediyor, bankalar alıyor. Niceliksel gevşemede merkez bankası bu tahvilleri bankalardan alıp parasını ödüyor. Yani tahvilin borçlusu hazine. Vade sonunda merkez bankası elindeki tahvilleri hazineye götürüp parasını alacak.

      Sil
  47. Mahfi Bey basit bir sorum var, Venezuela olur muyuz? Bana sanki tam gaz o yolda gidiyoruz gibi geliyor. Bir karşılaştırma yapabilir misiniz?

    YanıtlayınSil
  48. İktisatçıya iktisatçı demem; Dolar/TL kurunu net söyle(ye)medikçe.

    (Mahfi bey darılmasın ama bu gerçeği bilmek zorunda.)

    YanıtlayınSil
  49. Para politikasında en çok kullanılan iki cümle son bir kaç yılda, faiz sebep enflasyon sonuç, faiz haramdır.

    Dini referans gibi görünen iki cümle de Türkiye de sadece siyasi otorite tarafından yayılıyor, siyasi otorite devlet gücü ile bu iki cümleyi yaymazsa, iki gün içinde unutulup gidecek cümleler.

    Siyasi otoritenin kullanmasının temeli din siyaseti ile birleşen unsur olması. Aynı sebeple devlet kaynaklarını da hükümet din propagandası için yaydıkça yayıyor.

    Tıpkı yanlış iki söylem gibi, devlet din propagandasını bıraksa, din de kalmayacak. İran ve Türkiye iki komşu, iki din taciri hükümet. İki halk da müslüman. İki halk da baskıdan bunalmış, ekonomik sıkıntılar halkları bunaltıyor. İki halk da çözüm bulmalı, bulamıyor, iki halk da anlamaya başladı ki din bir ortadoğu mitolojisi.

    İki halkın da içinde İslamı reddeden deistler ve ateistler artıyor. İki devlet de deist ve ateistlerin söylemlerinin yayılmaması için tüm gücünü kullanıyor. Ama yayılıyor.

    İronik bir gelişmedir bu. İronisi şurada, nasıl Roma İmparatorluğu Hristiyanları bastırmış ise, nasıl eski devletler İslamın yayılmasını bastırmış ise, şimdi aynı toprakların devletleri ateist ve deist düşüncelerin yayılmasını bastırmaya çalışıyor.

    2000 yıl da bir şey değişmemiş gibi, ama değişen bir şey var. Umutsuz denilen ortadoğu halkı da hayatın gerçeğini görmeye başladı.

    Ortadoğu için bu umut dolu bir gelişmedir. Baskı altında olmayan Batı toplumlarının aksine, ateizm ve deizm orta doğuda batı dünyasından daha da hızlı yayılıyor.

    Belki, 50 belki 100 ama kesinlikle 150 yıl sonra değil. Ortadoğu toplulukları din, mezhep, ırkçı halkları temizleyecekler. Büyük ihtimalle, bildiğimiz Türkiye Cumhuriyetinin sonu olacak, İran İslam Cumhuriyetinin de sonu olacak, belki Anadolu Türklüğünün siyasi sonu olacak.

    Ama insanlık kazanacak. Gidiş o yöne.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu söylediklerinizi düşününce üzülmeli miyim sevinmeli miyim ? Karar veremedim. 😀. Karar verdiğim şey ise bu blog tam anlamıyla müthiş. Her gün okuyorum. Hocaya ve yazan herkese.

      Sil
  50. Tıp Fakültelerinde temel bilimler Sınıfını okuyanlara Fizyoloji dersinde normal insanı işleyişini anlatırlar.Patoloji de ise hasta insanı durumunu işlerler.Sn Eğilmez aynı Fizyoloji dersi gibi normal ülkede yapılanları anlatmış.Turizmde gelir bırakan ülkeler,AB,Japonya gibi.Paket turla seyahate çıkarlar,Paket tur yolcuyu sigortalar.Savaşa müdahil Ülke ile Tunus'a uygulanan Sigorta ücreti aynı olmaz,daha pahalı olacağı için Tur fiyatları caydırıcı olur.Buna Korona eklendi.Hastahaneler Baş Mütetabbip enfeksiyonu yönettiğini gören,AB yemiyor.Ödemeler dengesini iyileştirmek gibi dertleri yok. Ürdünlü anlatmıştı.Dünyada bütçe uygulaması olmayan tek ülke Suudlant,Bizde uygulanan bütçe var mı. Varsa Suriye'de,Libya da yapılan harcamalar hangi gider kaleminden sarfediliyor.Buralarda yandaş paral ı milislere nereden $ bulup aylık diye dağıtılıyor?ABD nin Ilımlı İslam Güncellemesi diye kondururken şahidi Rockefeller Burslusu Bycill olunca daha neler öğreneceksiniz.Hiç normali yaşayamıyacağız. Astiras Tombili.

    YanıtlayınSil
  51. blogunuzu yeni keşfettim, şuan ışığa doğru yürüyorum okuyacağım çok içeriğiniz var değerli bilgileriniz için teşekkürler

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...