22 Kasım 2020 Pazar

Gelir Sıralamasındaki Yerimiz

Bu alt bölümdeki tablolar https://www.knoema.com/ sitesinden alınmıştır (söz konusu site de bu verileri IMF’den (https://www.imf.org/en/Publications/WEO/weo-database/2020/October), IMF de bu verileri ülkelerden almıştır.













Tabloların incelenmesinden görülebileceği gibi Türkiye 1990 yılında da 2019 yılında da GSYH büyüklüğü olarak dünyada 19’uncu sırada yer alıyor. Kişi Başına Gelir sıralamasında ise 1990’da 49’uncu sıradayken 2019’da 74’üncü sıraya gerilemiş görünüyor. Aradan geçen 30 yılda Türkiye GSYH’sini ve kişi başına gelirini artırmış görünse de diğer ülkelerin artışları yanında ilave bir ilerleme sağlayamamış hatta kişi başına gelir sıralamasında ciddi bir düşüş yaşamış bulunuyor.

Faizi, kuru, borsayı bir yana bırakıp üretime, verimliliğe, rekabete dönük kalıcı sosyal, siyasal ve ekonomik çözümlere girişmenin zamanı geldi de geçiyor. Dünyada faizi artırarak ya da indirerek ileri gidebilmiş ülke yok. 


Ek Tablo: Türkiye'nin GSYH ve Kişi Başına Gelir Açısından Dünya Sıralamasındaki Yeri ve Güney Kore'nin Sıralamadaki Yeriyle Karşılaştırılması (Yıllar İtibarıyla 1990 - 2019) (Kaynak: https://knoema.com/atlas) 





146 yorum:

  1. Bu tablo bize şunu gösteriyor. 30 yılda hiç gelişme sağlayamamışız. Hatta geriye gitmişiz. Yazı için elinize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu tablo bize 30 yılda gelişme gösterdiğimizi gösteriyor.

      Almanya ile farkımız 7.71 kat iken, şimdi 5.08 kata düşmüş.
      Almanya vb Avrupa'nın büyük ülkeleri yerlerini kaybederken biz yerimizi korumuşuz.
      Japonlar ile farkımız 15 kattan fazla iken, şimdi 6.68 kata düşmüş.

      Türkiye kim ne derse desin bu tabloya göre Batı ülkelerinden daha iyi bir performans göstermiş.

      Kişi başı gelirde de aynı yeri korusaydık, şimdi dünyanın süper güçleri arasında yer alırdık. Bu konuda siyasilerimize biraz kırgınım.

      Sil
    2. Dostum, saydıkların gelişmiş olan ülkeler. Çin her sene yüzde 10 büyürken neden sence Almanya bu kadar büyüyemiyor.

      Sil
    3. batının karnı doymuş. onların nüfusuna oranla büyümelerinin bir sınırı var. önemli olan sıralamadır. almanyaya karşı 7 katmış da 5 e düşmüş. böyle saçma yorum olmaz.

      Sil
    4. Adam 100 kilo sen 30 kilosun. Onun 1 kilo almasıyla senin 1 kilo alman aynı şey mi?

      Sil
    5. Anonim 1942, istersen CDS'ini de Almanya ile kiyasla, 30 yil once Turkiye'nin CDS'i 19 kat'dan azdi, bugun 55 kat oldu. Almanya cari fazla verirken Turkiye daimi cari acik veren ve 440 milyar dolar borcu olan bir ulke haline geldi. Gercekten buyuk gelisme, eksi buyuduk gibi birsey yani. Onemli olan su aslinda, 30 yil once Turkiye'nin dunya ekonomisindeki payi %1 idi. Bugun %0.9'a dustu. Nufusu dunya nufusunun hala %1'i civarinda. 30 yildir bir arpa boyu bile yol gidilmemis yani. Bunun ustune, odenemeyecek boyutlara gelen borclar da cabasi.

      Sil
    6. Bu dönemde parasal gevşeme politikası gelişmekte olan ülkeleri büyütmüş olabilir mi? Türkiye den çok daha büyüyen ekonomiler mevcuttur.

      Sil
    7. Tabi Almanya ya da Japonya ile kiyaslama yaparken bir de artan nufusu hesaba katsak? Anonim 1942, kisi basina gelir de onemli degil, ne kadar komur urettik(ithal ettik) ve vatandasa dagittik kategorisinde 1.siradayiz, bu bize yeter..

      Sil
    8. tuik verilerine benzemesin gsyh verileri, üretimden kaynaklanmayan işlemler falan gibi geldi bana

      Sil
    9. Kıyaslama eşdeğer ülkelerle yapılır. İşçi Mehmet'le Rahmi Koç karşılaştırılmaz.

      Sil
    10. Almanya'nın geliri 3.5 trilyon dolar artarken Türkiye'nin geliri 0.5 trilyon dolar artmış. Haklısın dostum fark epey kapanmış.

      Sil
    11. 19:42 nufusumuz Almanya ile aynı ama gelirimiz Almanya'nın beşte biri. Kendini Almanya - Japonya ile kıyaslamamalısın. Kendini Çin, Kore, Endonezya, Bulgaristan ile kıyaslamalısın. Almanya seviyesine gelelim de bir daha hiç büyümeyelim, her sene büyüme sıfır olsun herkes razı olur zaten. Hatta Almanya'nın yarısı olsak yeter.

      Sil
    12. Almanya 1. Ligde biz 2. Ligdeyiz. 2. Ligden de düşüyoruz.

      Sil
    13. Kötü işleyen iktisadi yapıya doğru parasal genişlemeler yapmak 1-büyük kaynak israfıdır.2- bozuk sistemi güçlendirir.3-sorunları daha da derinleştirir.4-tasarruf açığınızı ve diğer makro parametrelerdeki bozuklukları büyütür.5-sadece bozuk olan gelir dağılımının daha da bozulmasını ve zamanla orta sınıfın da ortadan kalkmasına neden olur.

      Sil
    14. anonim 19:42, almanya çin abd isviçre ingiltere gibi ekonomiler sık sık hesaplama yöntemi değiştirip de milli gelir hesaplamasını şişirmiyorlar. adamlar mesela ımf tanımlı bütçe dengesini açıklıyorlar. biz elbette hayır. o yüzden bütçe açığımız olduğundan düşük gösteriliyor. peki işsizlik oranımız?. onda da ilo (uluslar arası çalışma örgütü) tanımlı işsizlik tanımı yerine dar tanımlı işsizlik verisini
      kullanıyoruz böylece işsizlik oranımız olduğundan düşük gösterilmiş oluyor. ve son olarak gsyh mız net şekilde bugün 600 milyar dolar civarındadır. yine abd nin gsyh si 20 trilyon dolar üzerinde ve sadece %2 büyümesi bile bizim %10 büyümemiz kadar katma değer ortaya çıkarmaktadır. keza almanya japonya ingiltere de öyledir. mesela japonya ta 1992 yılından bu yana bir türlü resesyondan çıkamadı. adamlar enflasyona muhtaçtır. ama siz hala japonya ile aradaki fark azıcık kapandı diye 30 yılda üstelik iyi yol almışız diyebiliyorsunuz. çok ilginç!.

      Sil
  2. Hocam emeğinize sağlık.Bizim nüfus artış hızından dolayıda mı acaba 2019 da kişi bası gelirde epey düşmüşüz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kişi başı gelirde düşüş yok yükseliş var ancak sıralamada önemli bir gerileme görülmekte

      Sil
    2. TRde kayıtdışı çalışma zaten olağan. Kayıt içinde bile maaş az gösterme diye bir olay var. Batı hane yaşayan birey ortalaması 1,5 Doğu 3 Güneydoğu 7,5. Şırnak 1. sırada 7,8 kişi bir evde nasıl beslenir.
      Ülkenin doğusuyla batısı arasında 100 yıllık kafa farkı var.

      Sil
    3. bence tam tersi, buyumenin onemli bir kismi nufus artisindan geliyor. yani uredigimiz icin sadece buyumusuz ama ayni nedenle fakirlesmisiz. sasiritici bir sey yok.
      zt

      Sil
    4. Kayıt dışı çalışmanın konumuzla alakası yok.

      Sil
    5. Kur artınca kişi başı gelir düşer.

      Sil
  3. Hocam, satin alma paritesi bir Yana, askida ekmek.. denildi resmi agizlardan. Pariste 20 yildir ayni kiraya oturan var, lubeck de asgari ucretiyle yat almaya baslayip, emeklilikte gezi plani yapan gencler var.. bize hickirik gibi inip cikan nefesler degil, duzgun, ongorulebilir, guvenilir hava akisi lazim.

    YanıtlayınSil
  4. Geleceğimizi çalmışlar.
    Ve
    Hala çalıyorlar
    Utanmadan, sıkılmadan
    Arsızca
    Yazıklar olsun
    Ölmüşüzde haberimiz yokmuş

    YanıtlayınSil
  5. Sayın müsteşarım, sadece iki yılı karşılaştırmışsınız, 1980'li ve 90'lı yılların tamamını verseniz Türkiye'nin 13 ncü veya 15 nci olduğu yılları da görecek herkes. Bu da AKP'nin yıllardır yaptığı Türkiye'yi ilk 20 büyük ekonomi arasına soktuk yalanını iyice ortaya koyacak. Türk ekonomisi canlı ve sektörel çeşitliliği fazla olan özel sektör sayesinde her zaman büyük ekonomilerden biri olmuştur. Ancak AKP'nin 18 yıllık sıcak para, borç ve ithalata dayalı politikası nedeniyle şimdi onu da kaybettik. Bu krizden çıkmak eski krizlerden daha zor ve acılı olacak.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ortadoğu ironisidir. Akp yi seçenler bu tabloya bakmıyorlar. Onlar birinin ağzından çıkana bakıyorlar. O döndükçe dönüyorlar. Ortadoğu'da kuran okumayana müslüman denir. Kuranı anlayıp okumanın önemini müslümanlar vurgularlar ve hiç okumazlar. Kuranı okuyup anlayanlar da ya ateisttir ya deist. Krize girmiş veya çıkmış, veya çıkacakmış veya girecekmiş, kimsenin umurunda değil.

      Bu kitle öyle bir kitle. Dünyayı hatalı algılıyor, hatalı algısını aktarıyor, hatalı kararlar alıyorlar. Ortadoğu insanı bu karanlıktan kurtulamaz. İç çatışmalar, çekişmeler, iç buhranlar ile azala azala biter. Ben görmem, sizi bilmem, böyle gide gide biter.

      Sil
  6. Teşekkürler hocam ,sağolun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hocam acaba verilerinize nerelerden ulaşıyorsunuz, sık sık kullandığınız veri kaynaklarını bir yazı ile paylaşabilir misiniz?
      Ben de bir yazım için Türkiye'de yıllara göre sektörel büyüklüklere bakmak ve bu konu hakkında yazılar bulmaya çalışıyorum ama bir türlü bulamadım, bana bir tavisyeniz olur mu?

      Sil
  7. Elinize sağlık hocam.

    BEN Türkiye'nin durumunu şòyle görüyorum.
    Bir balon üzerine ülkelerin sınırlarının belirli olduğu dunya haritasını çizelim.

    Balonu şaşırdikce, Türkiye'm bakınca bak nasıl büyüyoruz diyebilirsiniz, ama şöyle atmosferin dışına çıkıp dünyaya şöyle bi baktığınızda, tüm dünyanın büyüdüğünü, diğer ülkelere göre oransal olarak hiç buyumediginizi görebilirsiniz.

    SONUC. Dünyanın büyümesinin kaçınılmaz bi sonucu bizde büyümüşüz. BURADA bir başarı varsa, ancak daha aşağıya inmemiş diye sevinebiliriz ancak. YOKSA ESKIDEN FARKLI BI SEY YOK ORATADA

    YanıtlayınSil
  8. Kısa ve net. Uzun yazmaya gerek yok diyorsunuz. Elinize sağlık hocam. Sadece Türkiye yi ele alırsan büyümüş görünürsün ama dünya ile karşılaştırma yapınca nereden nereye gelindiği belli.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet tabii Türkiye de büyümüş ama gelişmiş ülkelere yetişecek hızda değil.

      Sil
    2. Özel sektör kendi gücüyle büyütmüş (varsa gözle görünen bir şey) TC’yi. Devlet ondan pay almaya çalışıp ben yaptım diyor.
      Devletin eğitime ve üretime katkısı ne olmuş?

      Sil
  9. Kişi Başına Gelir sıralamasında 1990’da 49’uncu sıradayken 2019’da 74’üncü sıraya gerilemiş güzel ülkem. Yazıklar olsun...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2019'a Suriyelileri de katarsak aslında daha da geriye gideriz. Vatandaş olmayan Suriyelilerin ürettikleri GSYH'ye katılmakla birlikte nüfusta kabul edilmedikleri için GSYH nüfusa bölünürken onlar işin içine katılmıyor ve o nedenle kişi başına gelirimiz olduğundan yüksek görünüyor.

      Sil
    2. Mahfi Hocam, burada bir yanlisiniz olabilir mi? Kisi basi gelir hesaplanirken yerlesik vatandaslarin yaninda oturum izni olan baska ulke vatandaslari da dahil ediliyor. Dolayisiyla, nüfus icinde vatandas olmayanlar da var. Kanaatimce burada onemli olan unsur yerlesiklerin kayit altinda olmasi, vatandas olmasi degil. Verdiginiz bilgiler icin tesekkur ederim.

      Sil
    3. İşsizlik ve bireylerin döviz çıkarması gayet normal. Gürcüler bakıcılık için 1000 dolar alıp 3 ay sonra 3000 olarak ülkesine götürüyor. 1 ay sonra geri geliyor. Hadi onlar işin eğitimini almış gerçekten başarılı. Türkiye üretim açısından Orta Doğu modelini uyguluyor. Petrol zengini ülkeler işçi olarak bangladeşlileri falan çalıştırır. Dışarı para gitmesini önemsemezler. Ülkemizde inşaat, tarım, maden, taşıma haller meyve sebze balık, mobilya, tekstil, illegal ormancılık, küçük sanayilerde hep bi takım yabancılar var. Bi palet üreticisi 40 yıldır tamamiyle kaçak işçi çalıştırdı. Taş ocakları Allahın emri. İnşaatlarda ve ocaklarda ölen iş kazasına gidenler kimsesizler mezarlığını boyluyor. Kobilerin çok hoşuna gidiyor. Hiç bi yasaya korumaya vs tabi değiller. Suriyelilerin sadece küçük bi kısmı oturum iznine sahip. Diğer kısım geçici koruma diye uydurulmuş bişey diğer kısım kayıtsız. Bizim kiracı ilk gelenlerden. Dil öğrenip diğerlerini evlere yerleştiriyor. Bunun yasadışı olduğunu söyledik korktu evde kalan diğerleri bizim ilde kayıtlı bile değilmiş. Ülke baştan başa muz cumhuriyeti. çadır bile diyemeyeceğim.

      Sil
  10. Merhaba hocam, bunun bir de sat8nalma paritesi üzerine olanı yayımlasanız nasıl da güzel olur.
    Teşekkür ederim yaptığınız çalışma için.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Satınalma gücü paritesi bizim gibi parası rezerv para olmayan ekonomiler için tamamen yanlış sonuçlar veren bir ölçü. TL değer kaybettikçe satınalma gücümüz artmış gibi görünüyor ve gelirimiz yükseliyor. Bu konuda bir yazım var:
      https://www.mahfiegilmez.com/2020/06/turkiye-ilk-10-ekonomi-arasna-girebilir.html
      O nedenle ben satınalma gücü paritesine dayalı GSYH ve kişi başına geliri hiç kullanmıyorum.

      Sil
  11. Mahfi bey, doğalgaz faturanız ne kadar geldi? Yazar mısınız?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Geçen yıla göre % 30 pahalı.

      Sil
    2. Geçen yıl ne kadar geldi hocam :)

      Sil
    3. Peki iki yılın ortalamasının kare kökünü alıp, geçen yılın kişi başı gsmh değerine eklediğimizde kişi başı gsmh yüzde kaç arttı hocam?

      2206 yaratıcı ol biraz.

      Sil
    4. 2002,

      Alınteri ile para kazanan, kendi kazancı ile faturasını ödeyen insanların faturalarının hesabı sorulmaz.

      Herşeyden önce;
      Saray ne kadar doğalgaz yaktı diye sormanız gerekir. Bu bilgiyi TC kimliği taşıdığınız için size vermeliler. Siz ödüyorsunuz. Cimer'e yazın isterseniz.

      Daha sonra,
      Mahallemdeki okulun doğalgaz faturası ne kadar, çocukların ısınması için yeterli mi diye sorabilirsiniz.

      Camilerin doğalgaz faturalarını sorabilirsiniz. Benim büyüdüğüm anadolu kentlerinde kış aylarında camiler soğuk diye kapanırdı. Günümüzde cemaatli/cemaatsiz günde 5 kere sıcak/ılık hizmet vermeye başlamışlar.

      İl/İlçenizdeki devlet dairelerinin doğalgaz faturalarını da sorabilirsiniz.

      Hocanın şahsi faturası bizi ilgilendirmez.

      Benim evde eski bir elektrikli sıcak su tankı var. Kaloriferlere bağlı, sıcak suyu da sağlıyor. Boş zamanlarımda onun içine harici ikinci elektrikli ısıtıcı koyup, bahçemden direk elektrik hattı çektim. Param elverdikçe güneş enerji paneli alıp hatta bağladım. Sistem ne kadar basit olursa, kullanım ömrü o kadar uzun, bakımı yok. Güneşten ısı geldikçe enerjiyi anlık suya aktarıyor. Fazla enerji üretip enerji depolama maliyeti de olmasın diye fazla panel koymadım. İstediğim ısı ile aradaki farkı şebeke elektriğinden veriyorum. 2-3 ay uğraştım, 4 kış bitti, 5. kışımıza giriyoruz.

      $czLKx+t39sL"PtW

      Sil
  12. GSYH'de Türkiye'nin bir basamak altındaki İsviçre'nin nüfusu Türkiye'nin 10'da 1'i kadar.

    YanıtlayınSil
  13. Merhabalar hocam

    Lise son sınıftan beri sizi takip ediyorum hocam dediklerinizin doğruluğunda hiç şüphe yok ama bu konumlara toplumsal olarak bir hareketlenme olmadan gelinemiyor maalesef , siyasal iktidarın toplumsal bilinç oluşturma konusundaki rolü büyüktür şüphesiz , en hızlı aksiyonları onlar alabilir.(buna alternatif olarak) Şöyle bir çözüm yolu olamaz mı acaba , sizin gibi değerli akademisyenlerin bir araya geldiği teknokrat bir grup oluşturulamaz mı siyasetten uzak tamamen BAĞIMSIZ bir grup , sizleri yakından takip eden çok sayıda topluluklar var. Hem iş dünyasında hemde normal halk için bir ilham kaynağı olabilecek bir topluluk oluşturamaz mısınız ? İş adamlarını , halkı ve siyasetçileri aydınlatan bir topluluk , böyle bir topluluğun oluşması sosyal gelişim konusunda iyi bir adım olamaz mı , sesi gür bir teknokrat grup , ekonomiden sağlık alanına kadar geliş bir grup , bu belki de benim bir ideam ama yapılamaz mı hocam. İstanbul üniversitesinden yeni mezun oldum bunları yapacak bilgi ve yeteneğe sahip değilim. Fikrimi sizinle paylaşmak istedim. Fikirlerin çürümeden dinlendiği güzel bir topluluk.( Bu topluluk fikirleri ve uyarıları öyle bir açıklasın ki hiçbir baskıya maruz kalmasın , her kesimin saygı duyacağı bir topluluk. Yapısal değişim dediğimiz şey buradan başlayamaz mı ?)

    saygılarımla hocam

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Baris akademisyenleri gibi bir grup diyorsunuz yani. Baslarina ne geldigini gorduk. Tek adam rejimlerinde muhalif, hatta birak muhalifligi sadece dogrulari soyleyen gruplara yer yoktur. Bugun pandemi icin bir bilim kurulu var, seslerini duyam, kim olduklarini bilen var mi? Birakin seslerinin gur cikmasini, fikir beyan edebilen var mi? Turk Tabipleri Birliginin kapatilmasini bile teklif ettiler unutmayin. Hapse girmedikleri icin sanslilar aslinda.

      Sil
    2. Mig29 adamlar zaten bunu istiyor herkes korksun sinsin. Barış Akademisyenleri ve TTB başkanı tartışmalı gerçekten ama arkaları sağlam AB var. Atatürkçü birileri bişey yapsa ölseler kimsenin gıkı çıkmaz. AB nin korkulu rüyası Atatürkçüler hatta TRdeki laiklerin hepsi Orhan Pamuk dememiş miydi ılımlı İslamcılar demokrasiye laiklerden daha saygılı diye.

      Sil
  14. IMF, 2020 tahminlerini yayınladı. O tahminlere göre Türkiye 650, İsviçre 707, Arabistan 680 seviyesindeler.

    Türkiye sırası 20.

    Türkiye rejim değişiminde, benim tahminim İsviçre'nin arkasına düşeceği yönünde idi, ancak bu kadar hızlı bir düşüş beklemiyordum. İki sene düşüş bir sene yerinde durma veya biraz yükselme sonra tekrar düşüş gibi bir gidişat beklerken, türkiye hiç durmadan inmeye devam etti.

    Türkiye, ekonomik büyüklük olarak önümüzdeki dönemlerde, Tayland, Belçika, İsveç, Polonya ortalamasında yer alacaktır, ekomik sıradaki yerini -eğer önemli bir siyasi olay veya iç huzursuzluk olmaz ise - orada korumasını bekliyorum. Daha düşük seviyeler görülmesi olasılık dahilinde olsa bile aşırı zor bir durum.

    Nijerya, Arabistan, İran ve Tayvan, Türkiyenin üzerinde yer alacaktır. (İran yine siyasi olaylar sebebi ile dönemsel olarak türkiye ile yer değiştirebilir.) Nijerya 450 lik ekonomisi ile şu sıralar bizi geçecek gibi durmasa bile, artan yatırımlar ve uluslar arası işbirlikleri ile ekonomisini Türkiyenin üzerine çıkarabilecek bir potansiyeli çekmektedir.

    Türkiyenin en büyük riski rejimi.

    Türkiye için düşüş henüz bitmedi. Hala eski rejim döneminin politik ve iktisadi yatırımlarının getirileri ekonomiye fayda sağlıyor. Politik olarak Türkiye, Kaddafi ile eşdeğer bir dış politika siyaseti uyguluyor. Kaddafi gibi tepkisel çıkışlar yapan bir ülke.

    Geçmişin AB bağları, Nato bağları yeni rejim sebebi ile güçlendirilemeyip zayıflıyor. İç kurumlar da aynı. Kurumsal çürüme, daha da devam edecek.

    Eğer Türkiye batı yaptırımları ile karşılaşır, batı ilişkilerini koparırsa, şimdiki ekonomik büyüklüğü 450 ile 550 bandında yer alan seviyeye doğru inişe geçer, mevcut seviyesini tarihi boyunca yakalayamaz.

    3B152M9#4y*zZ!tN

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sen daha uyumaya devam et.
      2020 gsyihsi 4150 milyar tl olacak. 4150/7.63=544 milyar dolar yapar. Dediğin yere geldik zaten. İmf tahmin yaptığında dolar 6.20 idi şimdi 7.63 oldu.

      G20den çıktık. 1 ocak 2021den itibaren G20 ülkesi değiliz artık. Mutlu oldunmu?

      Sil
    2. Yurtdışında müzakere yapacak laf anlatacak bürokrat yok ki. Urduca bilen ziyaül hak hayranını ABye koyuyorsun Arapça bilen İHLliyi Almanyaya koyuyorsun. Eskiden bazı siyasetçiler kendini batı bloku içinde görüyordu şimdi herkes batı diye çıkışıyor.

      Sil
    3. Reiz alakası yok ama. socialblade diye YouTube favori kanallarını gösteren bi site var. TR İlk 250 kanalın 1/3ü Suriyelilere ait Latince ad olan kanallarında bi kısmı onların. Bir kanal 8 milyon abone çekiyor. Milyar izlenme var. Hükumet fena halde Türkiyeyi karıştırmış vaziyette. Siyasette karışacak. Ülke içinde ülke kuruluyor.

      Sil
    4. Bu arada bir yanlış tespiti düzelteyim. Türkiye'nin GSYH büyüklüğünün gerilemesi G20'den çıkması için ölçü değil. G20'de GSYH büyüklüğü bir ölçü olsa da burada GSYH'si en büyük ülkelerden bazıları yer alsa da her bölgeden en az bir temsilci ülke olması ilkesi de bulunuyor. Mesela Güney Afrika ve Arjantin GSYH büyüklüğü açısından ilk 20'de yer almasa da G20'de yer alıyor.

      Sil
    5. Selam 2232,
      Ortalama kur ile hesaplama yapmak gerekir.

      Sil
    6. Selam,
      G20 ekonomi ve politik birliktir. Ekonomisi bazı G20 üyelerinden büyük olsa bile,
      İspanya, İsviçre, Norveç, İran, Tayvan ve Venezuela bu birlikte yer almazlar.

      Türkiye, bölgesinin sorunlarını temsilen G20 içinde yer alır.

      G20 nin amacı, politik gelişmelerin G7 ülkelerine aktarılması, yeni politik sorunlardan G7 ülkelerinin birebir haberdar edilmesidir.

      G7, dünya gelir dağılımı bozulması sebebi ile dünya genelini yansıtmaktan uzaklaşmıştır. Çoğu iktisadi ve ekonomik sorunun dile getirilmemesine sebep olmuştur. G7 nin bu eksikliğini G20 ile kapatmak ihtiyacı olmuştur.

      G20 karar alıcı konumda bulunmaz, G7 dışındaki ülkelerin de dünya genelinde politika uygulama gücü yoktur. Önemli olan G7 ülkelerini G20 zirvelerinde sorunlar hakkında bilgilendirmek, imkan var ise ikna etmektir.

      Türk ekonomisi 450 - 550 Milyar seviyesine düşse bile, Türkiye politik olarak G20 içinde yer alır. G20 den çıkarılmak için, Türkiye'nin dünya ve bölge gerçeklerini ifade edemez hale gelmiş olması, kendi ajandasını bölgesine dikte ettirmeye çalışması, yapıcı olmayan aşırı siyasi söylemleri uluslar arası arenada dile getirmeye başlaması gerekir. Bunlar olmadığı sürece Türkiye G20 içinde kalır.

      Türkiye G20 den çıkar ise, alternatif olarak yerine bölgeyi temsilen İsrail, Mısır G20 içine alınabilir.

      VbN6yKM3w6f^4^S^

      2%PgabDm!ErvyA5$

      Sil
  15. Naif bir insan, samimi bir yurttaş, harika bir hocasınız. Sizden çok şey öğrendim. Var olun.

    YanıtlayınSil
  16. Hocam AKP döneminde milli gelir hesabında iki defa parametreler değiştiriler masa başında yükseltidi. Yeni parametrelerle 2002 öncesi yılları milli geliri hesaplandığında 1990'da kaçıncı sırada olacağız veya 2002 öncesi parametrelerle 2019 milli geliri hesaplandığında milli gelirimiz ne kadar olacak. 1990 ve 2019 milli gelir karşılaştırılmasında bu inceiği esas aldığımızda sanırımaştırlmasında bu incelik dikkate alındığında herhalde 19 sırada olamayız

    YanıtlayınSil
  17. Değerli Hocam,
    "üretime, verimliliğe, rekabete dönük kalıcı sosyal, siyasal ve ekonomik çözümlere girişmenin"
    diye yazdığınız bölümün bugünün yönetsel yapısında ne yazik ki karşılığı yok. Umarız buna baslayabilecek bir anlayışa samimi olarak ulaşırlar. Ama üretme bilgisi ve bilinci yok bu hükümette. Saygılar.

    YanıtlayınSil
  18. 5-6 milyon suriyeli ve diger mültecileri hesaba katarsak kişi başı gelirde sıralamamız daha da aşağı düşer

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bi ara vatandaşlık dağıtıyorlardı, bu tevakül Kamran a verdikleri dönem. Bunu duyan Irak Afganlar koştu geldi. Şimdi durduramıyor. Zaten elini salla gir. Hillary Clinton bu ılımlı İslamcı karıya Nobel verdirtti. Trye rica etti vatandaş oldu TR Yemen'deki olayları organize ettikleri yerdir. Suriyenin Sevri İstanbulda deklare edilmişti. Başka ülkelerin parçalanmasına üs oluyoruz.

      Sil
    2. Doğru tespit. Suriyelilerin üretimini GSYH'ye dahil ediyoruz ama gelir paylaşımında onları (vatandaş olmayanları) saymayarak kişi başına geliri daha yüksek hesaplıyoruz.

      Sil
  19. Halkın soyulduğunun göstergesi

    YanıtlayınSil
  20. Bir arkadaşı Ekrem Eşkinat'a(Tekirdağ merkez ilçe Süleymanpaşa eski belediye başkanı'na) face'de : BU KIRİZDEN NASIL ÇIKARIZ?.diye sordu..
    cevap: EĞİTİM- PİLANLAMA- ÜRETİM..
    Pilanlamada..meselâ askerlik yaptığım Diyarbakır- Çınar'da bir tek fabrika vardı pamuk çırçır fabrikası.. ..hangi fabrika nereye konuşlanacak..hangi tedârikler izlenecek..hangi eğitim kurumları hangi kulvarları besleyecek?.
    Bu ülkede 7 vida ile pilatinleyip..deve sırtı gibi kolumu eskisi gibi dümdüz yepyeni bir kol yapan ehil doktorlar VAR ise..
    Bu ülkede deve sırtı gibi târumar bir ekonomiyi OPTİMUM VERİMLİLİK'te düzgün bir çizgiye getirecek usta eller- usta pilanlamacılar vardır..
    Hangi televizyon hangi köşede güzel gösterir?.hangi çiçek ne kadar güneşi sever?.hepsinin ustası var..TEKBİRŞEYE ÇOK İHTİYÂCIMIZ VAR: ÇALIŞKAN OLMAK: M.K.A. 19*..19*..
    BULUNUR ELBET KURTARACAK bahtı kara MÂBEDİNİ...

    YanıtlayınSil
  21. İstatistikler birçok şeyi açıklıyor hocam, sizin de kısa tuttuğunuz gibi fazla bir yoruma gerek yok. Elinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  22. 1990'da İran 8. sırada mıymış diye bakıp duruyorum bir süredir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Dünyadan kopmanın ve ambargoların da etkisiyle 23'üncü sıraya gerilemiş.

      Sil
    2. Hocam bu veride bir hata olabilir mi? 1990'da İran'ın GSYH'i 120 milyar dolar civarında görünüyor. 575 milyar dolardan 30 yılda 100 milyar dolar kayıplarının olması akla yatmıyor pek.

      Sil
    3. Selam emreozk,

      Türkiye, 4 yıl içinde 950 Milyardan 760 Milyara düştü.
      Bu tarz şeyler oluyor. İran, Arjantin, venezuella, bazı afrika kıta ülkeleri, bazı güney doğu asya ülkeleri, bazı güney amerika ülkeleri düşüyor.

      Türkiye'nin de dahil olduğu ülkelere bu sebeple kırılgan ülkeler diyorlar.
      Türkiye 5 yıl sonra 500 lere de inebilir. Ülkenin böyle bir potansiyeli var.
      Türkiye, İran gibi bir ambargo yer ise (ki öyle bir ambargo ihtimali yok) 300 milyarın altına dört beş senede iner.

      Ama şu var, Türkiye için ambargo altyapısı hazırlandı. Türkiye'nin para verdiği cihatçılardan bir kısmı AB ve başka ülkelerde terör eylemlerine bulaştılar. Gelişmiş ülke parlamentolarını ikna etmek için kullanılmaya hazır hale geldiler. Benim düşüncem, o terörist cihatçıları Türkiyeyi sıkıştırmak isteyen güçler Türk ordusunun paralı unsurları arasına sokup eylem yaptırdılar. Ama kim dinler yalova kaymakamını?

      Sil
    4. Turkiye her alanda en az 20 yil kaybetti. Bizim 2012 2013deki kisibasina gelir seviyesine gelmemiz icin en az 15 yil var gucumuzle calismamiz lazim.
      En basta; basta kim olursa olsun halki da ikna ederek en az 5 yil IMF turu ortodox bir ekonomi politikasi uygulayip bunun icinde durgunluk butce duzeltmesi fiyat istikrari, cari deneglenme fakirlik vs etkiler dahilinde 5 yil uygulayip 5. yilin sonunda ya da icinde yapisal reformlara baslamamiz lazim. Yapisal reformlarin da en erken 5 ila 7 yil arasinda getiri sagladigini var sayarsak 13.yilda 2013lerdeki kisi basina gelire yaklasiriz. 20. yilda da 2013u gecebiliriz. Hatta sansimiz yaver giderse konjoktur iyi olursa yapisal reformlardan dinamik bir toplum olmamaizdan kaynakli erken getiriler alabilirsek populizme bulasmazsak 20.yilda orta gelir tuzagini bile gecebiliriz.

      Sil
  23. 30 yıl, çok fazla :((
    Ama zaman geçince anlıyoruz maalesef :(
    Ve hala bekliyoruz güzel gelişmeler olsun diye ?
    Ama olacak, inanıyoruz :))
    Çok teşekkürler hocam ellerinize sağlık, sevgiler 😊👏🤗

    YanıtlayınSil
  24. 2020 rakamlarıyla G20 den düşme ihtimali var gibi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin GSYH büyüklüğünün gerilemesi G20'den çıkması için ölçü değil. G20'de GSYH büyüklüğü bir ölçü olsa da burada GSYH'si en büyük ülkelerden bazıları yer alsa da her bölgeden en az bir temsilci ülke olması ilkesi de bulunuyor. Mesela Güney Afrika ve Arjantin GSYH büyüklüğü açısından ilk 20'de yer almasa da G20'de yer alıyor.

      Sil
  25. AKP neden girdiği her seçimi kazanıyor?

    1- Borçla harçla da olsa insanların yaşam kalitesinde bariz bir iyileşme oldu (Beyaz eşyalar yenilendi, yapılan yolların da etkisi çok büyük)
    2- Laik kesimin irtica paranoyası unutulmadı (başörtülü bir annenin oğlunun yemin törenine bile alınmaması)
    3- Muhalefetin hiç ama hiç umut vermemesi (geçen CHP'li Fethiye Belediye Başkanı trafikte tartıştığı adamı sen benim kim olduğumu biliyor musun diyerekten dövmek için Fethiye sokaklarında koşturuyordu)
    4- PKK'nın savaşı şehirlere taşıması (HDP'li belediyelerin hendeklerin kazılmasına belediye araçları ile yardımcı olması)
    5- Türk Halkının bilinç seviyesinin düşük olması (halının altına bakma gibi bir alışkanlığı yok)
    6- Medyanın çok büyük oranda tek sesli hale gelmesi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 7- Mühürsüz oyların son dakikada sayıma dahil edilmesi
      8- Kaybedilen seçimlerden sonra istikşafi görüşmeler adı altında muhalefetin oyalanması, anayasa ve yasalara aykırı olarak hükümet kurma görevinin muhalefete verilmemesi ve seçimlerin yenilenmesi
      9- Çeşitli Ali Cengiz oyunları ile kazanılan kimi seçimlere itiraz durumunda toplumun evde zor tutulan %50 ile tehdit edilerek sindirilmesi ve atı alarak Üsküdarın geçilmesi
      10- Ve saire...

      Sil
    2. 11- kaybedilen seçimlerden sonra ilk mit başkanıyla görüşülmesi

      Sil
    3. Selam 1031,

      2014 Mart Belediye seçimlerinde ilk seçim hileleri yapıldı.
      Bu hileler sonuca etki etti mi bilemiyoruz.

      Sonraki tüm seçimler çalıntıdır. Hiç birini kazanamadı.

      4!3Qtx&P6F&Ylz79

      Sil
    4. Selam 17:36

      Söylediğine göre 2 çıkarım yapabiliriz:

      1- Söylediğin yanlıştır. Seçimlerde hile olmamıştır. Yenilen pehlivanların mızmızlanmalarını dikkate almışsındır.
      2- Söylediğin doğrudur seçimlerde gerçekten hile olmuştur. Bu durumda sandıklarda adam gibi bir görevli bulundurup sandık tutanaklarını olduğu gibi genel merkeze geçemeyen bir muhalefet vardır. Böyle bir muhalefete halk güvenmemekte son derece haklıdır.

      Sil
  26. Affınıza sığınarak; keşke MUTLULULUĞU tüketimde aramasak da gelecek nesillere yaşanılabilir bir dünya bıraksak...
    Ben global ekonominin; büyümeye ve tüketime dayanmasını mantıklı bulmuyorum. Milli hasıla ve tüketim artıyor ama bu kaynaklarımızı (su, madenler, ormanlar, hayvanlar..) tüketerek oluyor. Keşke mutluluk ekonomisine geçebilsek, 3 kıyafetimiz varken 4.yü almasak, bir üst modeli çıktı diye telefonu değiştirme hırsına girmesek, 3 kişilik yemek yeyip sonra onu eritmek için spor salonuna gitmesek...

    YanıtlayınSil
  27. Ekonominin ilerlemesi için altta sağlam ve uluslarası alanda işleyen bir hukuk sistemi gerekir. Hukuk sisteminin düzgün işlediğini göstermesi açısından güncel olarak ilk bakacağımız şey ise Corona rakamlarının doğru düzgün ve dünyadaki kıstaslara uygun biçimde açıklanmasıdır. Yoksa Corona rakamları böyle açıklandığı sürece Erdoğan ne kadar hukuk dese de boş. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. İkinci husus ise İşsizlik Fonunu nasıl kullanmışlar, kamuoyuna açıklasınlar. Hukuk böyle olur. Bunlar olsun, tamam birşeyler düzelmeye başladı diyeyim. Erdoğan rakıya çok zam yaptı, halk ayıldı, halk herşeyi görüyor artık.

    YanıtlayınSil

  28. 2020 gsyihsi 4.15 trilyon tl olacağına göre 7,76 dolar kurundan 83 milyon nüfusa göre
    kişi başı gelir 6443 dolar yapar. Sizin tabloda 9151 dolar görünüyor. Bu durumda 6443 gelir ile gelir sıralamasında 86. sıraya indik demektir.

    Nerde hata yaptık?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir tek yer olsa düzeltmesi kolay olurdu. Sanırım biz her yerde hata yaptık.

      Sil
  29. Üstat teşekkür ederiz. Sormak istediğim bir şey var, 2018 ve 19 diğer bir çok yıldan ayrışmış 64 be 66.lık arasında giderken birden 73-74 çıkmışız sebebi nedir hocam?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. TL'deki değer kaybının en hızlı olduğu yıllar.

      Sil
  30. Bu hesaplamada milli gelir hesaplama yönteminin AKP iktidarı sırasında 2 kere değiştirildiği ve 2008 revizyonuyla %32,2016 revizyonuyla %19.7 ve birikimli olarak %58 masa başında yükseltildiği yok.
    1990 yılındaki hesaplama yöntemiyle yapılsaydı 2019 milli gelirimiz 481.6 milyar dolar olacaktı ve sıralamada bayağı altlara düşecektik.
    1990 ile 2019 arası ABD de %92 enflasyon olduğu için 2019un 481.6 milyar doları da 1990ın satın alma gücüyle 250.8 milyar dolar ediyor.Işte 1990 ile 2019 arasındaki fark gerçekte 50 milyar dolardan bile az ve muhtemelen bu yıl sonunda o fark da kalmayacak.

    YanıtlayınSil
  31. Zimbabve'nin hiperenflasyonu dolar tamirini bir yaşam biçimi haline getiriyor. Zimbabve'de, ABD doları banknotları yok daha yüksek bir fiyata tekrar satmak için tamir edilir. Ülkenin hiperenflasyonu, kişinin kendi para birimiyle ticaret yapmaması anlamına geliyor.
    https://tradingeconomics.com/zimbabwe/inflation-cpi

    YanıtlayınSil
  32. Hocam konu ile ilgisiz ama merak ediyorum ABD ekonomisini nasıl görüyorsunuz?Hormonlu bir büyüme var mı?

    YanıtlayınSil
  33. Mahfi bey anlamaya çalışıyorum:

    TCMB faizi arttırdığı hâlde Dolar/TL kurunda yavaş da olsa yükselmenin olması, ekonomideki gidişata hâlâ güvenilmediğinin mi işareti?

    Tedirginlik mi?
    Endişe mi?
    Kuşku mu?

    YanıtlayınSil
  34. Bu konuda yorum yapılırken dikkate alınması gereken değişkenlerden biri de nüfus olmalı. Nüfus 10 Milyon artmış ve Suriyeliler gibi göçmen yada zorunlu misafirler de dikkate alınmalı. Ayrıca Türkiye Avrupa'da GSYH sıralamasında ilk onda.

    YanıtlayınSil
  35. Hocam! Diyorlar ki kur şoku (1$=15₺) olmadan yerli döviz bozmaz. Yabancı da para vermiyor faiz artsa bile. Kur şokunun ardından ciddi faiz artışıyla yerliden döviz alarak ancak kurtuluruz bu sarmaldan...ben çok anlamıyorum bu işlerden araştırıyorum sadece merak işte:) bu düşüncelere katılıyor musunuz? Bu arada döviz alanlara pek iyi bakılmıyordu meğer alanlar sigorta gibi oldu şimdi, onların dövizi de olmasa ne olurduk şimdi? Bankada var dedikleri yerlinin dövizi hakket var mı ki? Yoksa sadece hesapdaki sayılardan mı ibaret? Ya onlarda gittiyse?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yerlilerin enflasyon oranı olarak gördüğü oran %25 - 30. Faiz o oranın 2 - 3 puan üstüne çıkmadan yerli döviz bozdurmaz.

      Sil
  36. değerli hocam,
    türkiye için yakın vadede hiperenflasyon riski görüyor musunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiperenflasyonu eğer bilimsel tanımında olduğu gibi ayklık % 50 enflasyon diye tanımlıyorsak görmüyorum.

      Sil
  37. Tabloya bakınca BRICS ülkelerinden biri olan Brezilya’nın durumu hayli dikkat çekici.
    GSYH’ya göre 2019’da 1 sıra yükselerek 9. olmuş.
    Buna rağmen kişi başına gelirde 22 sıra gerileyerek,54.lükten 76.lığa düşmüş!

    Sanırım gelir adaletsizliği konusunda Türkiye ve Brezilya aynı çıkmaza girmiş.
    Türkiye 25, Brezilya ise 22 sıra gerilemiş
    Gini katsayılarına bir bakmak lazım.

    Saygılarımla

    YanıtlayınSil
  38. Mahfi bey

    DolarTL'nin neden yükseldiğini biliyor musunuz?

    Daha haftanın ilk günündeyiz, bir şey oldu da haberimiz mi yok?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Halk bu iktidarı çok kötü alıştırdı. Yıllarca aklı erenlerin bütün uyarılarına rağmen bunların her söylediğine güvendi, sanki söylediklerini yapacaklarmış, ya da yapmışlar gibi inandı. Ekonomide uçuyoruz dediler, inandı. Dünya lideriyiz, dünyanın en ileri ülkesi olduk dediler, inandı. Demokraside, sağlıkta, eğitimde, hukukta çağ atladık, ileri demokrasiye geçtik, bütün dünya bizi kıskanıyor dediler, inandı. Dünyanın en büyük hava limanını yaptık, Almanya kahrından çatlıyor dediler, inandı. Şu kardeşinize tek başına bütün devleti teslim edin, bakın faizler nasıl düşüyor, döviz nasıl çakılıyor görün dediler, inandı. Velhasıl-ı kelam ne dedilerse inandı.

      Bu arada nepotizme tavan yaptırmak, kendi yandaşlarını beslemek, kendi zenginlerini yaratmak ve bilinçli olarak arttırdıkları yoksulluğu bir şekilde yönetmeye çalışmak dışında hiçbir şey yapmadılar ama bol bol konuştular, vaadlerde bulundular, yapmadıkları ve yapmayı dahi bilmedikleri her şeyi yapmış gibi halka anlattılar.

      Şimdi bu pandemi ve yıllardır devam eden berbat ekonomi yönetimi sonucu deniz bitti, takke düştü, kel göründü. Halk, bir söylenenlere bir de yapılanlara bakıyor, boş ceplerini karıştırıp debdebeli hayatları izliyor, yakınlarının coronadan öldüklerini ve devletin onlar için hiçbir şey yapmadığını fark ediyor, dandik bir grip aşısının bile temin edilemediğini biliyor, devletin en ufak işe yarar tedbir almayıp halkı oyalamaya çalıştığını görüyor ama iktidar henüz bunun farkında değil. Halâ ne derse inanılacağını zannederek hiçbir şekilde yapmayacağı, daha doğrusu nasıl yapılacağını bile bilmediği şeyleri vaad etmeye devam ediyor. Reform diyor, AB hedefi diyor, ekonomide yeni dönem diyor, bol keseden atıyor ve bildiğini okumaya devam ediyor.

      Bir araba lâfı ne diye anlattın derseniz, işte dolar/TL'nin yükselmesinin temel nedeni budur. İktidar, hem içeride hem dışarıda bütün kredibilitesini yitirdi. 475 bp faiz artışı yaparak politika faizi ile zaten arka kapıdan uygulanmakta olan faizi eşitledi, yani aslında yine hiçbir şey yapmadı. Üzerine de AB'den, reformdan v.s. bahsederek biraz gaz aldı ama söylediklerinin her zamanki gibi boş lâflardan ibaret olduğunu üstünden iki gün geçmeden kendisi itiraf etti. Kredibilitesi 0'a inmiş olduğu için dolar dahil herkes de kaldığı yerden tekrar işine bakmaya başladı. Mesele bundan ibarettir...

      Sil
    2. Fuzuli işler bunlar.

      Sil
    3. Hiçbirşey olöadıysa da bir şeyler oldu azizim....

      Sil
    4. Dolar neden yukseldi biliyor musunuz? 8 Ucakla Kibris'a piknige gidildigi icin. Vadedilenler ile yapilanlarin birbirine (hala) uymadigini gordu vatandas. Bakla kazigi da cabasi. Libya aciklarinda gemi baskini da uzerine tuz biber ekti (AB'nin yaptirimlar konusunda bu sefer kararli olabilecegini gordu vatandas). Doviz hesaplari cozulmedigi gibi dusen dolar alim firsati olarak kullanildi. Sebebi hep ayni, guven eksikligi. Kime guven, adini siz koyun.

      Sil
  39. Hocam bir ülke cari fazla, bütçe fazlası ve tasarruf fazlası verdiği halde niye dış borç alır ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yeni yatırımlar yapmak, ekonomik verimliliğe yönelmek, sosyal refahı artırmak gibi sebepleri de olabilir.

      Şahsen, bütçe fazlası veren devletleri sevmem.


      CGxIx1B%8KWvUq*Z

      Sil
  40. Türkiyede rakamların çoğu yalan.

    Corona hasta sayısı yalan
    TUİK işsizlik rakamı yalan
    TUİK enflasyon rakamları yalan
    TUİK büyüme rakamları yalan
    BDDK batık kredi rakamı yalan
    Merkez bankası rezerv rakamları yalan
    Yeni reform yapacaz söylemi yalan
    Ki yapacak olan şimdiye kadar yapardı.

    Elimizde doğru olan ne var doğrular bile şüpheli.

    Suriyede Libyada ortadoğu da bizim sözümüz geçiyor bu tamamen yalan. Tam aksine bizi tınlayan yok hatta araplar canı isterse amborgo uyguluyor.

    Şahlanıyoruz söylemi ise aslı batıyoruz iflasa çöküşe koşuyoruz.

    Döviz düşecek ihracat artacak Turizm patlaması olacak halkın geliri artacak bunlar bilindik ve herzaman söylenen genel yalan.

    Doğrusu bu hükümet gitmeden yalanlar bitmeyecek işte ozaman doğru için değişim mutlak koşul.

    Yargı reformu yapılmayacak göstermelik işler dostlar alışverişte görsün tarzında çalışmalar.

    Gelir sıralamasında yerimizde rakamlar tamamen yalan olduğu için yanlış.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam, şimdiki Türk devleti Türk-İslam sentezi üzerine kuruludur.
      Devlet tüm organları ile bu düşünceyi propaganda eder. Okullar, Diyanet, Askeriye, Siyasi yapılar hepsi Türk İslam sentezini kutsarlar, ki Atatürk İslamcı bir insan olmamasına rağmen ölümü sonrasında İslam vurgusu da ayyuka çıkarılmıştır.

      Gelenekselci ve Milliyetçi tüm devletler halkına yalan söyler.
      Hükümet değişimi sizi yalandan kurtarmaz.
      Sabah akşam camiler günde 5 kere yalan propagandası yapmaya devam edecek.
      Okullarda çocuklara yalan eğitimi verilecek, beyinleri sorgulamasın, düşünmesin istenecek.
      Hükümet değişecek, yeni gelen hükümet sizin şikayet ettiğiniz yalanları farklı zaman ve koşullar için yenileyip tekrar edecekler.

      Eğer, ülke iç savaşa girmez, veya parçalanmaz ise bu durum iç savaşa, parçalanmaya, yutulmaya hazır hale gelene kadar devam edecek. Sonrası mı? Kimbilir ne olur?
      Belki Konya ovasında bile Türkçe konuşan kimse kalmayacak.

      W]eDP\!#p@k\hQ3b

      Sil
    2. Konya ovasında çobanlar zaten peştuca konuşuyor. Bizde iyi çoban yokmuş dışarıdan getirdiler. 10 yıldır böyle.

      Sil
    3. Haklısınız bu akşam açıklanan vaka sayıları herşeyi ortaya çıkardı. Açıkca sı şuan devletin verdiği hiçbir söyleme rakama kimse inanmıyor hatta yandaşlar AKP li ol alar dahi inanmıyor ancak yinede başka şecenek görmediklerini söyleyip destekliyoruz diyorlar.

      Bu çok ciddi bir paradoks evet ancak kilitlenmiş iş bir siyasi yapıda ortada belirli kesimleri belirli siyasi partilere hapseden bir yapı oluşturuldu.

      Solcular CHP de. Kürt oyların aşırıcı olanları HDP de. Uç milliyetçiler MHP de. Geri kalan İslamcılar sağcılar ortada kalanlar hepsi AKP de. Aklınıza İyi parti geldiyse amin onlarda bu düzenden sıkılıp değiştirelim diyenler yoksa çok memnun oldukları için değil yada politikalarını siyasetlerini destekleri için asla değil.

      Kısaca siyasi sıkışmışlıkla halkı yönetiyorlar ve muhaliflere buna destek oluyorlar.

      Zaten ortaya çıkanlara o partilerden ayrılanlar babacan. Davutoğlu. Gül. Karslıoğlu vb gibi küçük siyasi partiler bunlara tabi fatih erbakan gibi deneme yapmaya çalışanlarda var.

      Çoğunluğun istediği bunlar değil halkın beklediği ideoloji olan insanlar değil Türkiyenin gelişmesini kalkınmasını adeleti söylemiyle ortaya çıkacak eğitimli bilgili tecrübeli akademisyenler halkta ciddiyeti olacak eğitimli bilgili kültürlü insanlar

      Sil
    4. Halk eğitimli birini mi istiyor?
      Halk sadece İslamcı söylem yapan birini istiyor. Vatan millet kalkınma boş. Halka sorsan şeriat istemez ama şeriata giden yolda sesini çıkarmaz.

      Halk akademisyen istiyor lafı iyice sıradışı.

      Türkiyede İslam deyince akan sular durur CHP vs bile İslamcı söylemi taklit etmeye çalışıyor. Bence siyaseti sadece İslam belirliyor.

      Ekrem İmamoğlu bile buraya hafif İslami söylemle geldi.

      Sil
  41. Bu tabloların temel kaynağı olan resmi veriler, enflasyon, işsizlik, iç-dış borç...vs. Alayı akepe hükümeti tarafından manüpüle ediliyor.
    Bu şartlar altında neyin kıyaslaması yapılıyor Allah aşkına?
    Adamlar tabloya bakıyor ne eksikse görüyorlar. Düzeltmek için hangi veriyle oynamak gerekiyorsa hoooppp.. işlem tamam. Gerekirse hesaplama yöntemini bile değiştiriyorlar.
    Kağıt üzerinde algı operasyonu.
    En basitinden asgari ücret ile hangi malı hangi ülkede kaç günlük yövmiye karşılığı aldınız belli
    Kısacası... Beni tablolarla ikna edemezsiniz.
    Ben çorbamı kaynatabiliyormuyum ona bakarım.

    YanıtlayınSil
  42. BMW ler MERCDESLER ler. Yurtdışı tatilleri saraylar köşkler. Sahiller mangal dumanı. Evler saray döşemesi. Betondan bir ülke. 8 uçakla mangal partileri. Çantalarrrr. Yine geldik babanneme ne demişti rahmetli
    "Az yiyen çok yemiş, çok yiyen b*k yemiş." Babannemi rahmetle anıyorum. Öleli30 yıl oldu öğütleri haşen yaşıyor. Ben az yedim. Şimdi bayram ediyorum. Alman misali. Şimdi ne demek istediğimi anladınız mı?. Babaannemin sözleri gerçek.i, bütün ekonomik yorumlar hikaye...

    YanıtlayınSil
  43. Hocam yanlış mı görüyorum 1990da İran baya önde mi ve listede sscb yok mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. SSCB'nin verileri karışık olduğu için (o yıl tam değişim yılı biliyorsunuz) o nedenle yok.

      Sil
  44. C ligine mı düşmüşüz?

    YanıtlayınSil
  45. Kore'nin kişi başı milli geliri düşmüş görünüyor yukarıdaki "Ek Tablo"da. Sanırım tablo kaynağından buraya geçirilirken hata olmuş değil mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hata yok. Hem GSYH'si hem de ona bağlı olarak kişi başına gelirinde 2019'da düşüş var.

      Sil
    2. Kardeşim sıralama demiş .Gelir dememiş. biraz dikkatli okusak? Geliri artınca sıralamadaki yeri yukarılara çıkıyor. Önce 50. Şimdi 30. Gibi.

      Sil
  46. Kişi başına düşen milli gelirin düşmesi ve işsizlik ekonomi yonetimi bunları acilen cozmeli

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Acilen? Ekonomi yönetimi? Yönetim?

      Neredeki yönetim? Hangi yönetim?

      Sil
  47. Bunu bir yarış gibi mi düşünmeliyiz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fakirleşen sizsiniz, nasıl isterseniz öyle düşünün...

      Sil
  48. Sümer uygarlığını yaratan Ortadoğu, Muhteşem pramitleri Tıbbı ve tarımıyla Muhteşem Mısır.. İslamın eline geçmesiyle Uygarlığı kaybedip çadır kuramaz hale gelmişti. İslami yönetimle İran da da sonuç değişmemiş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Medeniyetin Avrupaya yayıldığı yer Sümerdir. Ne Antik Mısır ne Sümer Arap değildi, semit değildi. Son buz çağında güneye inenler kurmuştu. Araplar çok çok sonra geldi. Sümerce ile Türkçe yakınlıklar var. Orta Asyada mumyalama örnekleri kafa karıştırıcı. İslam Arap imparatorluğunu kurmuş gibi görünse de Hindistandan getirdikleri sapkın adetleri uyguladılar.

      Sil
  49. Dünya'daki anayasaları okumak için bu siteye bakabilirsiniz. İstediğiniz ülkenin anayasası okuyabilirsiniz.

    https://www.constituteproject.org/search?lang=en

    Afganistan, anayasasına göz gezdirdim. Anayasada eşitlikten, özgürlükten bahsediyorlar ama uygulamaya gelince anayasalarına uymuyorlar. Afganistan özgürlük endekslerinde sonlarda yer alıyor ve şu sonucu çıkardım: Önemli olan özgürlük haklarının anayasada olması değil onu uygulamaktır.

    YanıtlayınSil
  50. bir de batının yaptırım uygaladiği ülkeri listeye katsanız böylece daha nesnel olur diye düşünüyorum bu listede hiç bir şey üretmeyen ülkeler bizden önde gözüküyor çelişkili bir durum ,bir bilim adamı olarak çelişki aramayı cok seviyorum ,mesela yunanşstanla türkiye arassındakı gelir farkını iktisat bilimiyle ben şahsen açıklayamıyorum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bir şey üretmeyip bizden yukarda olan hangi ülkeler var?

      Hangi tek adam ülkesi dünyada ilk 20 içine girebilir? Türkiye de iniyor alt sıralara, işin doğası gereği.

      Türkiye için 2020 tahminleri 650 Milyar seviyesinde, yukardaki 760 rakamı geçen senenin rakamı.

      2020 yılı ortalama kişi başı gelir Türkiye için 7700, sıralaması kabaca 73. Hocamızın verdiği 9100 rakamı geçen senenin rakamı.

      Yunanistan kişi başı geliri tahmini 18000 bu yılsonu için.

      Seneye de böyle giderse, grubumuzdaki ülkeler Kolombiya, Peru, Jameika, Ekvador, Botsvana, İran, Dominik Cumhuriyeti, Gabon, Ekvator Ginesi ... bunlar

      Hocanın 2019 için etrafımızda görünen ülkeler bizim bir klasman üstümüzde olacak olanlar.

      Yunanistan'ın nesi var? Yurtdışında hali vakti yerinde diye bildiğim tüm insanlar Yunan adalarına bir ay tatile gidiyor. Aynı insanlar farklı yıllarda Türkiye'ye geliyor gelmesine ama bir hafta, görmek için 3-4 günlüğüne o kadar. İki gün Akdeniz veya Ege, iki gün SultanAhmet, Eminönü, şiş kebap yemeye geliyorlar.

      Hali vakti yerinde olup, yurtdışından buraya bir ay ve üzeri kalan insan görmedim.

      Sil
    2. Atina diyelim pek gelişmiş olmayan bi yer,tanıdıklarımdan İstanbuldan Bursadan Antalyadan gidenler bu ne lan diyor. Erasmusçular beğenmiyor. İstanbul'daki bir tarihi yer akropole bin basar. Ama reklam ve imaj vizyon fena pazarlanıyor. Akropolde balık yiyorsun dar sokaklarda geziyon e daha ne diyorsun dahası yok işte. Bi ucundan bi ucuna git sanayisi yok. Komposto üreten küçük yerler bile Almanlara satıldı. Adeta Alman sömürgesidir Yunanistan. Bi çok market vs Almanca tabela görürsün marketleri gelişmiş değildir manav pazar yaparlar. Yumanlar ülkesi dışında daha çok nüfusa sahip Ermeniler gibi.
      Trnin 90larını andırıyor.

      Hali vakti yerinde AB üyesi ülkelerin eski başbakanları dahil ve İngiltere siyasilerinden(hatta reis vatandaş yaptı pek meraklıdır) yılın yarısını ve fazlasını TRde geçirenler var. Doktor mühendis tarzı kişiler bizde de var. Ben Bursada oturuyorum çevrede markette pazarda Alman Fransız görüyorum ara ara. Özellikle organik pazara antikaya çıkan tanıdıklarım var. Ama onlar bi kısmı iş dolayısıyla bi kısmı tarihi bağlarda tanıyıp geliyor. Araplar zaten reis sağolsun ağa oldu.

      Tabi Yunan adaları bakir ve sessiz olması bakımından Avrupa emeklisini çok çeker. Bizim İslamcılar doğuştan müteahhit olduğundan (450.000) ile Çinle kapışıyor doğayı yok ediyor.

      Şimdi Çanakkaleyi yiyorlar.

      ve memlekete olur olmaz haydut soktuklarından nezih yerlerin İslamlaşması ve Araplaşmasından Portekize taşınan Abdli bi aile biliyorum..

      Sil
  51. Çok yararlı bilgiler veriyorsunuz ama Kore ile Türkiye ekonomisini karşılaştırmak belli açılardan yanlış sonuçlara ulaştırabilir kişileri. Güney Kore Devletini kuran ayakları üzerinde durmasını sağlayan zaten ABD öncülüğündeki NATO, Türkiye Cumhuriyeti ise ABD Mandasını ve diğer mandaları kabul etmeden kurulmuş bir ülke (800 küsür yıllık İmparatorluk sonrası kendi kendimizi kurtardık kendi kendimizi kendi bildiğimizce doğrusu ve yanlışı ile yönettik. Kore, Japonya ve diğerleri ile bazı siyasal olayları göz ardı ederek kıyaslamak belli açılardan hataya sevk edebilir)

    YanıtlayınSil
  52. Son 30 yılda Güney Kore, Hyundai,Samsung,Kia,LG markalarını büyütüp geliştirirken, bizler Nihat Hatipoğlundan , götümüze kaçan su oruç bozar mı sorusunun cevabını öğrenmeye çalıştık.. Elbette sonuç bu olacaktı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Oruç bir totemdir. Futbol takımım yensin diye giydiğim tshirt gibi. Sabahtan akşama kadar belli kurallar dahilinde aç kalırsam, yukardaki bana bonus verecek totemi.

      Her totem gibi boş. Totemin kurallarını insanlar iyice öğrenmek istiyor, m.çıma su girerse oruç bozulur mu?

      Cevap verelim:

      M.ça giren su miktarı yüksek olup, barsaklardan emilir ve insana oruca dayanma direnci verirse, veya su mideye kadar ters yönden nüfuz edip, ağızdan su içme etkinisi yapar ise, oruç bozulur. Eğer bu gayri-ihtiyari oluşmuş ise kazası gerekir. Yok kişi ağızdan su içmeden susuzluğu gitsin diye bu yola başvurursa 61 gün kefareti gerektirir.

      Al işte buna inanacak 5 milyon çıkar bu memleketten. Nihat'a selam, o da benim gibi dinsizdir. Din tüccarıdır. İşin ironi kısmı şu, insanlara dinlerini öğretmek benim gibi dinsizlerin işidir.

      Yukarda mübalağa ile suyun vücuda girişini, işin safsata olduğunu, bilim dışı olduğunu iyice anlaşılsın diye yazdım. Farklı türetmeler ile daha akla yatkın şekilde anlatılır. Youtube dan arayıp dinleyeceğim, bizim Nihat nasıl yuvarlamış.

      1km1nkS$*6^BCrs6

      Sil
  53. Hocam,
    GSYH'da dünyadaki sıralamamız aynıyken, Kişi başına düşen gelir sıralamasında bu kadar gerilememizin sebebi diğer ülkelere oranla nüfus artışımızın daha fazla olması mı? Yoksa başka bir sebep mi ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O da bir sebep ama
      1-)Cari açığa bağlı olarak ülkeden sürekli dışarı döviz kaçması,
      2-)Cari açığa bağlı olarak oluşan devalüasyonlar

      sebebiyle bu tablo ortaya çıktı. Ayrıca 2021 başı itibariyle milli gelirimiz 4150/8,00/83milyon
      =625 milyar dolar oldu. Yani GSYH de de iniş başladı.

      Sil
    2. Nüfus artış oranından daha fazla fakirleştiğimize göre başka sebepler.

      Başka sebepler diye muallak ifade kullanmak anlamsız.

      Tek sebep var, Türk-İslam sentezci bir iktidarın gerçek sorunların üzerine gitmeden sloganlar ile ülkenin yönetiminde kalması. Türk-İslam sentezi en doğru olsaydı yukardaki listenin üst sıralarında müslüman türk devletlerin olması gerek idi. Halkımız kültürel bu boş sloganları benimsemiş, oy vermiştir. Başka bir sebep yok.

      Gerçek duruma gelirsek, son bir kaç ayda alınan kredilerin faizleri dünya ortalamasının üzerinde. bu şu demektir, bu kredi borç faizleri kadar önümüzdeki dönem gelirimiz düşecek. O kadar daha az cari açık vermek için daha az ithal edeceğiz, o kadar az büyüme yapılacak, o kadar fakirleşme gelecek.

      Kısa dönem borcumuz 140 Milyar, bunun faizi yüzde bir ile iki arasında artış ile döndürülecek,
      yüzde 6 faiz verilirse, seneye kabaca 8 milyar dolar daha az cari açık, 8 milyar dolar daha fakirleştiren büyüme, 8 milyar dolar daha az gelir vs ile ekonomi devam edecek.

      Bundan kurtuluş var mı? Yok. Aziz ve necip halkımız aldığımız duyumlara göre ne yapag gılışdara mı oy virek demeye devam ediyor.

      Sil
  54. Bu hükümet zamanında orta direğin sınırları genişledi. Zengin sayısı arttı ama gördüğüm kadarıyla eskiye oranla gelir adaleti biraz daha iyi. (tabiki kapitalizmin vahşi dişleri burada da çok acımasız)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2004 senesinde sadeleşmeye gidiyoruz deyip kritik görevlerdeki memurlar dahil emekli ettirdiler. Babama bir fazla mesai akşamı telefonla, kimliği belirsiz biri al ceketini çek git dedi. O zaman bunların bu müteahhitlik düşkünlüğü halk tarafından bilinmiyordu. Sadece belli kişiler biliyordu. Adamlar belediyeden araç ve onay vermeyenleri işaretlemiş.
      Bunu yaparken hiç bir temelleri yoktu ve ne kadar korkunç olduklarını gördük. Alt kademelerde kayırdıkları kimsenin sevmediği tanımadığı badem bıyıklılar müdür, başkan vs. oldu.

      Daha emekli ettikleri, sözde tasarrufa gitmelerinden 1 ay dolmadan yerine İslamcı kafadan milyonlarca verimsiz memur doldurup onları orta direk yapmaları doğal bir artış değil.

      Hollandada, evi tam döşeli yurtdışına 1 ay tatile gidebilen bir orta direkle Türkiyede ki de bir değil.

      Sil
  55. Varlık değil yokluk şirketleri çoğu batak siz hiç varlık şirketinden pay verildiğini duydunuzmu katarın madem parası vardı tank palet fabrikasını 20 milyar dolara değilde bedava aldı tarihin en karanlık gunleri

    YanıtlayınSil
  56. Elinize sağlık hocam. Dediğiniz gibi uzun uzun anlatmaya da gerek yok. Küresel sistemi kabul etmeyen kendi içine kapanan ülke olan Güney Kore nin tablosu ortada. Bize de ders çıkarmak düşer.

    YanıtlayınSil
  57. Bizim durumumuz, gelişme geriliği olan çocuk gibi. Biz, güç bela geliştiğimizde, normal çocuklar daha çok büyüyor. Görüldüğü kadarıyla, bu durum uzun yıllardır devam ediyor. bitecek gibi de değil.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...