Büyük Sıfırlama (Great Reset)

Bir süredir büyük sıfırlama diye bir konu tartışılıyor. Bu yaklaşımı ortaya atanlara göre küreselleşme sonrasında kapitalizm artık eski haliyle sürdürülemez bir noktaya geldi. Sermaye hareketlerinin serbest kaldığı, bir başka deyişle sermaye sahiplerinin dilediği yere dilediği zamanda parasını yollaması ve çekmesiyle başlayan serbestleşmeyle ulus devletlerin kendilerine özgü para ve maliye politikaları birbiriyle çelişiyor. O nedenle bu politikaları tek elden standart biçimde yürütecek bir otoriteye ihtiyaç var. Bu otorite Bretton Woods’un IMF’si gibi bir otorite de olabilir ABD gibi bir hegemon devlet de. Bu otorite küresel sistemin tümünde geçerli kuralları belirleyip uygulamayı denetlemeli. İşte buna büyük sıfırlama (great reset) deniyor. Bu görüşün arkasında Rotschild ve Rockefeller aileleri gibi kapitalizmin en güçlü ailelerinin olduğu ve kapitalizmi yayma ve yaşatma derneği olma görevini üstlenmiş olan Davos Konferanslarının düzenleyicisi Dünya Ekonomik Forumunun başkanı Klaus Schwab’ın da bu ailelerin temsilciliğini yaptığı iddia ediliyor. İngiltere veliaht prensi Charles da bu ekibe katıldı ve Covid-19 Salgınının geleceği ve ekonomileri şekillendirmek için fırsat yarattığını söylemeye başladı. Charles’in ortaya koyduğu yaklaşım daha çok çevre dostu yatırımları hızlandırma ve yaygınlaştırma şeklinde olduğu için işin masum yanını temsil ediyordu. Schwab, amaçlarının, mevcut ekonomik sistemi yani kapitalizmi değiştirmek değil paydaşların sorumluluğunu taşıyan bir yapıya dönüştürmek olduğunu vurguluyor. Büyük sıfırlama Endüstri 4.0 yaklaşımını da içine alarak giderek genişleyen bir kapsama bürünmeye başladı. Büyük sıfırlama görüşü taraftar bulduğu kadar tepki de çekiyor. Hatta iş Covid-19 salgınının bilerek ve isteyerek çıkarıldığı biçimindeki komplo teorisiyle birleşerek daha büyük bir komplo teorisine dönüşüyor. Bu iddialar, insanlığın, dijital dünyanın giderek kök salmasıyla biçimlenen, yaşamların, davranışların, eylemlerin denetlenip yönlendirilebileceği bir yapıya doğru sürüklendiği iddialarına kadar gidiyor. Büyük sıfırlama adı altında sunulan bu yaklaşımın George Orwell’in ünlü 1984 romanındaki gibi bir dünyanın alt yapısını kurma çabaları olduğu öne sürülüyor.

Dünyanın birçok konuda birlikte hareket etmesinin, araştırma güçlerini birleştirmesinin, laboratuvarların, araştırma merkezlerinin birbirleriyle bilgi paylaşmasının ne kadar gerekli olduğunu salgın olayı adeta gözümüzün içine soktu. Buna karşın bu alanda çok fazla yol alınabilmiş değil. Kapitalizmin temelinde yatan kârı maksimize etme güdüsü, yaşamı sağlıklı sürdürebilme güdüsünden bile güçlü görünüyor hala.

Salgını öne çıkararak son derecede masum gerekçelerle ortaya atılan bu yaklaşımın altında aslında dünyanın gelişmiş ülkelerinin egemenliği altında toparlanması, elitlerle halk, zenginlerle fakirler, yönetenlerle yönetilenler arasında ayrımlar yapılması görüşü yatıyor. Bu yaklaşım aslında çok önceleri yayımlanan çeşitli bilim-kurgu romanlarında ortaya atıldı. İzlediğim bilim-kurgu yapımları arasında Elysium: Yeni Cennet adlı bir film var. Film; 2154 yılında, harabeye dönmüş dünyada sefil bir biçimde yaşayan insanlarla insan yapımı bir uzay istasyonunda son derecede lüks bir yaşam süren zenginleri ve bölünmüş iki dünya arasındaki eşitsizliği gidermeye çalışanların çabasını anlatıyor.

Zenginlerin, daha iyi bir dünya diye yola çıktıklarında fakirlere daha büyük mutsuzluk getirdiklerine 1980’lerde ortaya atılan Washington Uzlaşısı altında[i] dünyaya yayılan neo-liberal politikalarla tanık olduk. Küreselleşmenin temelini oluşturan bu politikalar, sosyalizmin çöküşünü de fırsat bilerek, seçeneksiz kalmış bir dünyada, etik değerleri bir yana bırakarak yalnızca sermaye hareketlerinin serbestliği üzerine inşa edilmiş bir finansal dünya yaratarak zengini daha zengin kılmaya yöneldi. Bu politikalar gelir dağılımını düzeltmeye, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamaya, çevreyi korumaya yönelmek yerine tam tersine daha fazla büyümek uğruna bütün değerleri ve çevreyi alt üst etmeye öncülük etti. Benzer yöntemleri farklı araçlarla kullanan Çin öne çıkmaya başlayınca bu kez ABD onu durdurabilmek için o güne kadar şampiyonluğunu yaptığı serbest ticareti bir kenara atarak ticaret savaşlarına yöneldi.

Geçmiş, geleceğin aynasıdır derler. O nedenle büyük sıfırlama adı altında masum görünen bu yaklaşımdan kuşku duymakta haksız değiliz.  



[i] https://www.mahfiegilmez.com/2020/05/washington-uzlassnn-30-yl.html

Yorumlar

  1. coinlar hakkında fikriniz nedir bu sıfırlama sonrasında ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buna izin vermeyecekler. Bundan emin olabilirsin. Hocamızın yazısında asıl hedefin sermaye kontrolü olduğunu yazmış, kripto paraların asıl hedefi merkeze bağlı olmamak. Dünya'nın bir noktasından başka bir noktasına saniyeler içinde milyonlarca dolar değerinde krpito para transfer edebiliyorsun. Bu transferi kim gerçekleştirdi hangi ülkeden hangi ülkeye gitti asla tespit edilemiyor. En büyük örnek şuan İran devleti dünyada ki en büyük BTC üreticisi. Sen olsan buna izin verir misin. Şimdilik insanlar eğleniyor diye bir şey demiyorlar ama bu iş bir baş kaldırıya dönerse işler karışacak.

      Sil
    2. yanılıyorsun can. ulusal devletlerin, merkeziyetçi parasal sistemin sonunu blockchain getirecek. tüm devletler kabul etmek zorunda kalacak.

      Sil
    3. Yanılıyorsun sertan,devletler blockchaini regülasyona bağlamak için işlem hızının artışını bekliyorlar.

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    5. Tespit edilememe durumu söz konusu değil aksine yapılan işlemleri herkes tarafından görüntülenebiliyor. Tabi her coin böyle değil bazı coinlerde yapılan işlemler görüntülenemiyor ama o coinlerde her borsada işlem görmüyor zaten.

      Sil
    6. Yapılan bütün işlemleri görüntüleyebilirsiniz. Ancak bu işlemlerin göndericisi, alıcısı, adresi gizlidir. Bitcoin ve diğer birçok kripto paranın izi bir dereceye kadar sürülebilir. Monero gibi kripto paraların ise izi kesinlike sürülemez.

      Devletler, kripto paraları kontrol etmeye çalıştıkça çabaları ters tepecek. İlk kabullenen ülkeler yarıştan karlı çıkabilir.

      Şuan çok büyük kripto para borsaları oluşmuş durumda. Ancak devlet kripto paraları bu borsalar üzerinden kontrol edebiliyor. Bu durum kripto paralara geçişi anlamsız kılıyor. Nasıl, kripto paraların üretimi dağıtık hale geldiyse (90'larda bir kaç şirket kendi kripto parasını üretmeye çalışmış ancak dağıtık yapıda olmadığından ve başka nedenlerden dolayı başarısız olmuş), borsalarda dağıtık hale gelecek. Kripto paraların kullanımının yaygınlaşması ve kolaylaşması ile dağıtık bir borsa yapısı ortaya çıkacaktır. Ve sonuç olarak birbirimizden kirpto para almaya başlayabileceğiz.

      Bu durumda tabii ki devletlerin hoşuna gitmiyor. Terör, hırsızlık ve kara para aklama olaylarının sorun yarattığı aşikar. Ama zaten şu anki sistemde, biz küçük yatırımcılar ve "sıradan" insanlar, asıl paradan çok uzağız. Milyarlarca dolar para kütleleri yer değiştiriyor, "balinaları" korumak için devletler hamleler yapıyor. Çin ve ABD sanayi 4.0 üstünlüğü için savaşırken, para politikaları ile bizi eziyor. Olan hep bize oluyor.

      Paranın "p" sini bilmiyoruz, nasıl yöneteceğimizi de bilmiyoruz. Çünkü hiç deneyimlemedik. Ancak satoshi ve şifrepunklar, ateşi elimize verdi, hamle yapma sırası bizde. Fazla bilimkurgu gibi geliyor olabilir, ancak açıp bitcoin'in değerine ve Elon Musk gibi insanların vizyonlarına bakabilirsiniz.

      Sil
    7. Unknown 18:18, guzel bir yazi olmus.

      Kripto paralar blockchain teknolojisinin ilk denemeleri. Blockchain teknolojisi de nereye evrimlesir bilinmez ancak, bu teknoloji devletlerin var olma sebeplerini temelden sarsiyor.

      Bu yuzden devletci dusuncede olanlarin blockchain ve meyvesi olan kripto paralari kabullenmesi pek kolay degil. Kabullenemeyince de sahip olduklari kiymeti inkar hemen basliyor. 'Devletler' diye bir tabir cok dogru degil. Devlet dediginiz insandan mutesekkildir. Kamu calisanlari da devletcidir. Ama onlar da eninde sonunda aydinlanacaklar. Zira one koyduklari gerekceler anlamsiz.

      Ornegin bitcoin'in kara para, teror ve hirsizlik icin kullanilmasinin bir problem oldugunu soylemek gercekten hic akil kari degil. Teroristlerin bitcoinlerini uzun sureli saklamak isteyecegini sanmiyorum. Cunku ihtiyaclarini bitcoin ile alamazlar. Eger bitcoin'i satip yerine itibari para aliyorlarsa, o zaman itibari paralarin da kara para, teror ve hirsizlik icin kullanildigini ve ayni gerekce ile karsi cikmak gerektigini one surebiliriz.

      Birisinin teroristi, birisinin ozgurluk savascisi oluyor. Birisinin altin ticareti de baska birisinin kara para aklama metodu oluyor. Bu siniflandirmalarin anlamsizligini izah etmeye herhalde bu yeterlidir.

      Sil
  2. yeni düzende bankaların işlevini yitireceği ve tek cüzdan uygulamasına yani kripto cüzdana geçiş konusu hakkında ne düşünüyorsunuz hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kripto para işi biraz fazla abartılıyor kanımca.

      Sil
    2. Bill Gates: "640K herkes için yeterli olmalı". 1981 ortalarında Seattle'da bir mikrobilgisayar ticaret fuarında söyledi. O.Z.

      Sil
    3. Daily Mail, Aralik 2000

      'Milyonlarca kisinin terk ettigi Internet belki de gecici bir hevestir' adinda bir makale yayinliyor, iceriginde de Internet'in toplumlara olan etkisinin dogru olmadiginin "kanitlandigi" bir arastirmayi haber yapiyor. Genclerin artik Internet kullanmadigini, Internet kullananlarin hayal kirikligi yasadigindan bahsediyor.

      https://www.memedroid.com/memes/detail/3211950/The-Daily-Mail-More-like-The-Daily-Fail?refGallery=tags&page=1&tag=newspaper

      Bilim de bazen yanilabiliyor...

      Sil
  3. Bu sene gerçekleştirilecek Davostaki başlıkların hedefi fakirlerin dünya kaynaklarını tüketmesini engellemek.Amaç bunu kılıfına nasıl sokarız..Bunun için bir araya gelecekler..Büyük sıfırlamayı yönetenler dünyanın tüm kaynağını tek elden yönetmenin derdindeler..

    YanıtlaSil
  4. hocam bizler 80 ve 90’lı yıllarda liberalizmin ve kapitalizmin popüler olduğu dönemde büyüdük ve benimsedik.Ama son yıllardaki inanılmaz gelir adaletsizliği,zenginin daha zengin fakirin daha fakir olduğu,piyasaların inanılmaz acımasızlığını gördükçe "yanlış mı yapıldı” sözünü dillendlrmeye başladım.acaba sosyalizmin en doğru yönetim şeklimi olduğu konusunda kavamda deli sorular oluşmaya başladı.Siz ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorunuz 'deli' değil, 'akıllı'.

      Sil
    2. Sosyalizm mi kaldı? Bütün sosyalistler kapitalist oldu.

      Sil
  5. Hocam, üzücü olsa da gelinen nokta ve devamı maalesef kaçınılmaz görünüyor. Çok düşündürürücü bir yazı olmuş.

    Bir taraftan dünyada tek tip toplum ve kontrol mekanizmaları olusturulmuş iken sermaye, yatırım (isdihtam) teşviği kisvesiyle kutsanıyor. Oysa şimdi bile birçok üretim dalında maliyet içindeki ücretlerin payı % 5 lere düştü bile. Önümüzdeki yıllarda daha fazla yapay zeka/robot uygulamalarıyla üretim tarafında bile daha aşağıya düşerken şimdilik yüksek istihdam yapan hizmetler sektöründe de istihdam kaybı kaçınılmaz. Yakında makine olarak en iyi pratisyen hekimden milyonlarca piyasada olacak, hatta berber bile...
    Bizim gibi sıradan insanların yapabileceği pek birşey de yok.
    Devlet deseniz kim seçilirse devleti yandaşlarıyla beraber ele geçirip, vatandaşın parasıyla ve geleceğı ile kendilerine lüks ve şasa içinde hayat kuruyor, herkes bu açık hırsızlıkları kanıksamış, yüzleri bile kızarmıyor, yaptıklarını allahın kitabına kolayca uyduraracak ahlaki çöķüşü çoktan geçmişler. Oy verenlerin çoğunluğu ya bilerek veya algı yönetimi oyunları etkisinde kalarak siyasetin (parti gözetmeksizin) bu soygununa yaptıklarıyla veya en azından oylarıyla destek veriyor.
    Oysa 12 bin yıldır süre gelen emeğin ve yaşam hakkının belli bir grub tarafından gasp edilmesi sürecinin sonuna geliniyor olabilir. Daha önce birbirine benzemeyen değişik insan toplumları ve onların devlet organizasyonları vardı. Bugün insan sayısı çok artmış olsa da kolaylıkla kontrol altına alınabilecek büyük bir yığına dönüştüler. Merkezi kontrol çok güçlendi, denge -kontrol zayıfladı.

    Herkes hak ettiğini yaşar, başkasının elindekini almak için yola çiķanlar, elindekini de kaybedebilir. Ama en önemlisi ;

    BÜYÜK BALIĶ KÜÇÜK BALIĞI YUTAR

    Bugün kendilerini büyük zannedenleri yutacak birileri de gelir.

    YanıtlaSil
  6. Sosyal Liberal birisiyim. Neo-liberal politikalar gelir dağılımını bozdu.(bozmaya devam ediyor) Dünya'nın gelir dağılımı en bozuk ülkelerin başında Türkiye gelir. (Güney Afrika-Şili-Meksika-Türkiye-ABD) Gelir dağılımı düzeltmenin yolu vergi sisteminden geçer. Almanya'nın gelir dağılımı fena değil. Almanya'nın vergi sistemi fena değil. Toplanan vergilerin %45 dolaylı vergiler oluşturuyor. Türkiye'de bu oran %70.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nothing new, nothing liberal.. aynı nothing social nothing liberal oldugu gibi:)
      3-5 yil once piketty populerken rastlantisal olarak 3-5 ekonomist gelir dagilimini duzeltmenin iki yolundan bahsetmisti. komedi bu ya. cozum=vergi ve egitim
      vergi alirsan vergi almayana gider sermaye, dolayisiyla vergi onerisi safsata. egitim? neden iyi beslenmis bebelerimizi ozel okullarda okutmak icin dunyanin parasini harciyoruz? diger parasi olmayanlarin bebelerinden onde olabilsinler diye. ehhh o da bos cikti.
      en iyisi uretemiyorsan tuketmeyecen, tuketmemek icin uremeyecen..
      cozum=500 milyar prezervatif..

      Sil
    2. Vergi sistemi düzgün olan ülkelerde, gelir dağılımı da düzgün. Bu konuda bilginiz yok. Ben bu konuyu araştırdım.

      Sil
    3. arastirinca; neoliberal=thatcher, sosyalliberal=blair gibi bir sonuc cikti:(

      Sil
  7. Bu mumkun degil.2 kutulu dunyadan cok kutuplu dunyaya gecis olur.cekismeler artar.ticaret savaslari artar.kimse iplerini baskasina vermez.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aci ama pek de oyle degil.
      1. ipler zaten bizde degil.
      2.ihtiyaci olan herkes sinsice guclu kutuba yanasir, ama aciktan ama gizli..
      4. ne yazik insanlar kizsalarda asgari ucretin yarisindan az bir paraya sanki isleri varmis gibi davranmaya razilar. umarim 3-5 yil icinde pek cogumuz o parayi bulabilmek icin kivranmayiz.
      5. uzatmayim..

      Sil
  8. Hocam 3. Dünya savaşı mı
    yaklaşıyor ?

    YanıtlaSil
  9. Kim yapacak bu great reset i? Kendi nüfusunun 10 katı aşı siparişi verenler mi? Birbirlerinden ülkede ürerildiği için aşı kaçıranlar mı? Bu kadar fakir ülke fakir insan kimin umrunda? Burdan 1-2 yeşil enerji, karbon salınımın azaltılmasıyla ilgili şey çıkar başka da hiç bir şey çıkmaz , robotların hayatımıza girmesi 10 yıllar alacak çoğumuz görmeyeceğiz ancak dünyayı cehenneme çevirmeye devam ediyoruz. Çünkü herkes kendi derdinde kimse dünya için bir çaba işine girmiyor, oysaki halklar oy verirken politikacılara bunları da sormalı? Nükleer , yeşil enerji, karbon salınımı gibi konularda dünya için ne yapacaksınız demeli!, ama hangi halk hangi politikacı!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Great reset dediğimiz olay yeni bir olay değil, 10 katı aşı veriyorlar ama aşılama yapabiliyorlar mı? her yerde aşıya karşı isyan var bizim medyamızda elimizde aşı yok aşı yok diye bağırıyor ve haber yapıyor geri kaldık diye ama dünyada en fazla aşı yapan 7. ülkesin ne garip garip olan diğer bir kısımda bu isyanların hiç biri haber bültenlerinde yerini almıyor :) sana kötü bir haberim daha var robotlar dibine kadar geldi fakir olduğumuz için çoğunu göremiyoruz haberin olsun :) MERKEZ BANKALARININ SONU GELDİ AMA BUNU ÖĞREN HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

      Sil
    2. Dibine kadar giren robotların kullanım yüzdesi kaç bi söyler misin? Robotlar Bundan 50 yıl sonra şuankinin 10 bin katı kullanılacak ondan bahsediyorum. Ama Sen görmezsin boşver =). A haberi izlediğinden gerçek haberleri kaçırmış olabilirsin

      Sil
    3. Sadece bilgi kirliliği , ne 7si yahu.

      Sil
    4. Türkiye nüfus bakımındna 17. büyük ülke, aşıda 7. sırada olması çok mu garip sence? Kaldı ki dünyada nüfusu Türkiye'den fazla olan ülkelerin neredeyse %80'i türkiyeden çok daha fakirdir. Gelişmiş ülkelerin nüfusları azdır birkaç ülke hariç

      Sil
    5. Konu garip olup olmaması değil, doğru olmaması. A habere devam et sen

      Sil
  10. Hocam bu elektriklerin kesintisi ile ilgili teorilere nasıl bakıyorsunuz? Pakistan ve Vatikanda aynı anda oldu ve dahası da gelecek deniyor.

    YanıtlaSil
  11. Vatandaşlık maaşı olmalımıdır hocam? Robotlar bazı işleri yapmaya başladığında bazı insanlar hiç çalışmayacak ve vatandaşlık maaşı ile mi yaşayacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle..great reset de bu zaten

      Sil
    2. O zaman da insanlar robot şirketleri kurar. Bu gibi durumda robot üretiminde beyin gücü bakımından çok kişi istihdam edilir. Benim tahminim her geçen gün iş sahibi olanların oranı, personel oranını geçecek ve zamanla insanların sermayeleri çok büyüyecek.Zaten kalkınmayı sağlayan şey de X üretim başına düşen iş gücü maliyetini, zaman maliyetini düşürmek. Mesela Türkiye'de 30 milyon iş gücünün yaptığı üretimi sadece 1 milyon kişinin yapabildiğini düşünün, ortaya çıkan alım gücünü tahmin edebiliyor musunuz? Mesela bugün neredeyse sıfır iş gücü ile çalışan marketler var, ilerleyen zamanlarda sıfır beyin gücü ile çalışan marketler ve diğer işletmeler de ortaya çıkabilir. Ben geleceğe olumlu bakıyorum, kaynaklarımız tükense bile tükenmeyen kaynaklar üretebiliriz, zekamızla aşamayacağımız hiç bir konu yok.

      Sil
    3. Vatandaşlık geliri de hayali bir proje. En azından şimdilik.

      Sil
    4. Beyin gücü içinde yapay zeka geliştiriliyor.

      Sil
  12. Bahsettiğiniz gibi hakim sosyo-ekonomik sistem olan kapitalizmdeki kârı maksimize etme önceliği, kaynakları (birçoğu geri kazanılması mümkün olmayan) sınırlı sayıda olan ve toplumun tümünün yaşamsal ihtiyaçları için kullanılması gereken, ekolojik dengesi özenle korunması gereken ve üzerinde belki de kapasitesini aşan seviyede insan nüfusunu barındıran bir dünya için neredeyse bütün sorunların kaynağıdır. Sorun sadece kapitalizmin neoliberalizm aşaması değil, kendisidir. Aslında artık ölü ve verimsiz bir sistem olan kapitalizmin, toplumun çoğunluğunun hayatı uğruna Küçük bir azınlığın çıkarının korunması ve 70 lerde sermaye birikiminde yaşanan tıkanma nedeniyle oluşan krizi aşmak için sermaye sınıfı adına kuralsız ve engelsiz bir düzen olan neoliberalizme ihtiyaç duyulmuştur. Ve toplumun büyük çoğunluğu için normal olarak durum daha da kötüye gitti. Emekçi Halkına şu an hayal edilemeyecek hakları sağlayan ve Avrupa sermayesinin halkına sosyalizmi istememesi ve ozenmemesi adına sosyal devletçilik adı altında hakları saglatan Sovyetler Birliği nin dagilmasi sonrasında dizginsiz kalan sermaye sınıfı, büyük çoğunluğun mücadeleler sonucunda kazanılmış haklarına giderek artan şekilde saldırmaktadir ve burjuva propaganda aygıtı var gücüyle insanların sosyalizm seçeneğini bir alternatif olarak düşünmesini ve hayal etmesini engellemek için çalışıyor. Buna karşın ise; Çevrenin mümkün olduğunca korunarak, kaynakların halkın çoğunluğunun ihtiyaçları için kullanılacağı ve rekabet yerine dayanışma nin hakim olacağı bir alternatif için büyük halk kitlelerinin mücadelesi gerekmektedir.

    İyi günler, iyi çalışmalar

    YanıtlaSil
  13. Rockfeller ve diğer ailelerin nasıl bir faydası olur bu great resetten hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kısmı komplo teorilerine girer. Ben o kısma bakmıyorum.

      Sil
  14. Hocam birleşmiş milletler ne işe yarar? Bu kadar önemli global konular için başka platform yok mu davostan başka?

    YanıtlaSil
  15. Bilgililerin daha bilgili, inançlıların da daha inançlı oldukları bu sürecin sonunda dünya nimetleri tamamen bilgililerin kontrolüne geçer, inançlılar ise öldükten sonra gideceklerine inandıkları hayali dünyanın nimetleri ile avunmaya ve tüketmeye devam ederler. Bilgililer, ürettikleri malları-hizmetleri tüketecek inançlılara ihtiyaç duydukça bu ara dönem, şekil değiştire değiştire bir süre daha gider. O ihtiyaç da ortadan kalkınca dünya nüfusu bir bakmışsınız sadece en bilgililerden ve onların işlerini görmeye yetecek seçilmişlerden oluşan 3-500 milyona düşüvermiş. Asıl büyük sıfırlama o zaman olur da biz görmeyiz herhalde...

    YanıtlaSil
  16. Hocam, bu yazınız vasiyetiniz değildir umarım?

    Son yazınızmış gibi yazmışsınız?

    YanıtlaSil
  17. Hocam yazdıklarınızın hepsine katılıyorum fakat zamanı yanlış dünya demokrasisi kan kaybediyor milliyetçilik ve otokrasi her geçen gün yükselmekte kapitalizme yön veren aileler bu işi tek elden yönetme kolay olduğu için destekliyor,dünyanın Türkiye gibi yönetildiğini düşünsenize şu anda yapılması gereken tek şey Avrupa demokrasisinin Amerika karşısında desteklenmesidir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neresinin yanlış olduğunu hala anlayamadım.

      Sil
  18. Hocam, çok güzel bir konuya el atmışsınız. dünya toplam varlıklarını defalarca katlayan dünya toplam alacakları sürdürlemez seviyeye geldi ve geçti. finansiyalizasyon herkesi boğuyor. özellikle de gençleri.. 170lerde refah içindeki payları 520lerden 510un altına düştü. Z kuşağı diye özetlenen "celallenme"lere, bu temelde bakılmalı kanımca, devrim 2.0 versionu, kalkışmanın yeni halleri var artık: oslo, occupy wall street. gibi corps a corps olanlar..bitcoin ve bilumum blokchain algoritmalarına dayalı, ditributed ledger, varlık koruma yöntemleri. şimdi de oyun sonu, gamestop. ya da elon musk tabiriyle game stonk! Robinhood geçinip, "zenginden alıp halka veriyorum" diye reklam yapan, kurtajı, harcı düşük hisse al/sat ortamları..., meğerse bu ikiyüzlüler; müşterilerin bütün ticaret datasını hedge fonlara satmak için devasa aracılarca kur(dur)ulmuş, mikroskopik alım satımlar için bile, zenginlere front running yaptıran, "modern, masum" görünümlü aracılar... hayal kırıklığı ise.. short squeeze için, çorbada tuzum olsun diye, halk (vücudu yerine, kapitalizme uygun yönetem ile, cüzdanını riske atıp) hisse almaya geldiğinde, bu işlemlerde alımı kapatan (ama shortçuları kurtaracak satışı açık tutan) bu yapıların, meğer ne büyük kolları olduğu gerçeği ortaya çıktı! twitter, facebook vb "konuşma özgürlüğü" ortamı var sananların şoka uğradığı bu devirde... bir de bu hayal kırıklığını yaşayan app indirmiş ve müşteri olmuş insanların dislike belirten, tek yıldız bombardmanı sonrasında, bu application notu düşünce.. -hesapta tarafsız- google tarafından bir gece de hepsinin silinip, tekrar itibarın yükseltilmesi (kaç lira aldı acaba?)... neyse, örnek uzadı; de-finansiyalizasyon ve de-kapitalizasyon başladı, bunlar ilk habercileriydi....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu yazdıklarınızı uzun süredir düşünüyorum.sanırım komün hayatına dönmem gerekiyor.

      Sil
  19. Vatandaşlık maaşı için ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam bize göre.

      Sil
    2. Tembellik getirdiğini düşündüğü için desteklemiyor Mahfi bey.

      Sil
    3. Tembellik getirmesi ayrı bir konu. Bu daha çok işsiz kalıp gelir elde edemeyecekleri için isyan edecek kitlelerin isyanını önlemeye yönelik bir sadaka fonu gibi görünüyor bana.

      Sil
    4. Hocam ülkede yağ satarım bal satarım oynanıyor,kapitalizmin ruhuna el fatiha okunuyor.

      Sil
  20. Sayın Eğilmez,

    Hitit tarihi konusunda uzmansınız, arkeolojinin geneline de ilginiz olduğunu tahmin ediyorum.

    Arkeologlar, Urla'da (Çeşme), 2500 yıllık Aphrodite tapınağı bulmuşlar:

    https://www.smithsonianmag.com/smart-news/2500-year-old-temple-aphrodite-found-turkey-180976694/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilk yorum/soru bizi ozetliyor aslinda. bu isten ne kazaniriz hepimizin aklindaki asil soru. cesmedeki tapinak yada bilmem nerdeki maden, ya da en acisi kizim/oglum zengin bir es bulsun. hepsi ayni degil mi? aci ki biz bagimliyiz. bagimliligimizin bir kismi muhtacligimizdan ama asil onemli kismi hirs yada hayal/beklentilerimiz. oyle ideal/bir sey icin hayatindan degil cebindeki uc kurustan vaz gececek biri yok artik. iyisi mi vatandaslik maasini alip bi kenara koymak. ya vermezlerse? iste o zaman great reset.

      Sil
  21. Short ne demek?

    Short interest ne demek?

    Long ne demek?

    Float ne demek?

    Trade edilemeyen hisseler ne demek?

    Allak-bullak oldum.

    İngilizce bilmek şart bunu anladım da, iktisat bu terimlerle ilgileniyor mu?

    Enflasyon, GSMH gibi konular iktisadın konusu değil miydi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İktisadın ilgilenmediği konu yok. Uzaya gitmekle bile ilgili. Çünkü sonuçta hepsi bir fayda-maliyet işi.

      Sil
  22. Hocam konu dışı olacak ama yine de sormak istiyorum. İşsizliğin düşmesi ile daha çok insan taleplerini açıklamaya başlayacağı için arzda da bir artış olmuyorsa enflasyon artar. Philips eğrisi tam olarak buna mı dayanıyor

    YanıtlaSil
  23. Eğer cennet diye bir yer varsa, oradan Milton Friedman hınzır bir tebessümle size bakıyor ve diyor ki:

    "Mahfi Eğilmez, kaliteli iktisatçı. Ama liberalizmi hiç bilmiyor." diyor ve kahkaha atıyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumunuzda o kadar çok varsayım var ki: (1) Cennet varsa, (2) Milton Firiedman beni tanıyacak, (3) Kaliteli iktisatçı olarak kabul edecek, (4) Liberalizmi bilmediğimi düşünecek.
      Bu kadar varsayımla yola çıkarsak başka yere varırız.

      Sil
  24. Hocam kamuda iyi bir kariyer için hangi kurumu önerirsiniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir kurum kaldı mı artık emin değilim.

      Sil
  25. Hocam ben de The Great Reset hakkında baya araştırdım. Ancak, heralde ben anlayamamışım. Bahsi geçen aileler, Prens Charles, Vatikan ve Amerika'daki kapitalistler kapitalizmin artık patinaj yaptığını belirtiyor, basılan paralar, şişen MB.ları bilançoları sermaye sahiplerinde aşırı sermaye şişkinliği oluştuğu, bu nedenle gelir dağılımını düzeltmeye, daha adaletli bir gelirle (inclusive capitalism) eğitimde fırsat eşitliğini sağlarak, çevreyi korumaya (green recovery) dikkat ederek daha rafine ve kapsayıcı kapitalizm yaratmaya çalışıyorlar. Anlattıkları bu. Çıkış yolu da zaten bu. Başka yol yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana bu anlattıklarında samimiymiş gibi gelmiyorlar. Benzer şeyleri Washington Uzlaşısında da anlattılar geldiğimiz yer burası.

      Sil
  26. Rockefellar’lar Rotschild’ler... Bunlar komplo teorisi terminolojisi degil miydi, burada ne isi var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar gerçekler. Kapitalistleri temsilen yapılan düzenlemelerde bunların adı geçiyor. Ama dünyada her şeyi bu iki ailenin yönettiği söylemi uçuk bir söylem.

      Sil
  27. Hocam Türk ve Amerikan borsalarında bir takım farklılıklar gözüme çarptı. Türk borsasında yılda 500 milyon TL kar eden bir şirket 3-4 milyar TL ederi varken, amerikan borsasında yılda 500 milyon dolar kar eden şirket 150-200 milyar dolara gidiyor. Bu nasıl oluyor? Tamam enflasyonunda biraz etkisi var ama hadi 500 milyon eden şirket 15 milyar dolar etsin, 150-200 milyar dolar çok değil mi, F/K patlamamış mı?

    YanıtlaSil
  28. Mahfi bey

    Sizle pek çok konuda uyuşmuyoruz. Bazen içimden size kızdığım da oluyor.

    Fakat, analiz etme süreçlerinizin benim de düşünme sürecime etkisi olduğunu belirtmeliyim. İnsanı ensesiden tutup bir varış istasyonuna sürüklemektense, insan kendi haritasını kendisi nasıl çizebilir, bunu göstermek için uğraşıyorsunuz.

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Tam da budur yapmaya çalıştığım şey.

      Sil
  29. Bizi aydınlatmaya devam ediyorsunuz hocam. Sağlıcakla kalın...

    YanıtlaSil
  30. Hocam Freud okumaya hangi kitaptan başlamalıyım ? Öneriniz var mıdır ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rüyaların Yorumu ve Cinsellik Üzerine. Bu iki kitap insanı epey çarpar.

      Sil
    2. Hangi çevirisini okumuştunuz hocam?

      Sil
  31. Hocam biraz geriden geliyorsunuz , bu mantıkta 2 ay sonra gamestop hadisesini yazarsınız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gamestop'un yazilacak bir tarafi olmadigi kanisindayim. Yatirim tavsiyesi verme yetkisi/lisansi olmadigini dusundugum bazi insanlar bir internet sayfasindaki forum uzerinde orgutlenerek finansallari hic de iyi olmayan bir sirket hisselerinde manipulasyon yapmis, fiyatin gunler ile olculebilecek kadar kisa bir zaman zarfinda 100 katina yukselmesine sebep olmuslardir ki, bu dunyanin her yerinde suctur. Bugune kadar kim yaptiysa suc oldu, bu sorusturma sonucunda da oyle sonuclanacak. Tek fark, bu sefer manipulasyonu yapanlarin sayica fazla (ve amator) olmasi ve herkes tarafindan izlenebilecek sekilde orgutlenmeleri-iletisim saglamalari.

      Isin ilginc tarafi, bu piyasalarin nasil isledigi hakkinda bilgisi olmayan, aciga satisin ne oldugunu bilmeyen insanlarin soz konusu manipulasyonu gerceklestiren kisileri kahramanlastirma cabasi. Universite mezunu ve kalburustu firmalarda yonetici olarak calisan bir cok arkadasim bile whatsapp gruplarinda -ilk kez duyduklari- aciga satisi sorguluyor ve cok sacma bir islem olarak tanimlayarak, manipulasyon sonucu batmis olan yatirim sirketine mustehak oldugu konusunda ahkam kesiyor.

      Sil
    2. Gamestop benden ziyade finansçıların işi o nedenle ben o konuya girmiyorum.

      Sil
    3. Anonim 12:15, bir de heryerde suctur felan diye beylik laflar ediyorsunuz.

      ABD’de social trading suc degil. Turkiye’de suc. Aciga satis, alis riskli islemlerdir. Fon da riske girmis ve batmis. Diger tarafta ise pasasini verip spot fiyatindan hisseyi alan insanlar var.

      Piyasa manipulasyonu bu sekilde olmaz. Aciga satan da, alan da manipulasyon yapiyor o zaman. Ya da sirket kendisi hissesini alacagini ilan ettiginde de. Hic alakasi yok bunlarin manipulasyonla.

      Hedge fon kendi kendini hedge edememis olan bundan ibaret.

      Sil
    4. Anon 14:01

      Finansal manipulasyon her yerde suc olarak kabul gorur. Yapilan eylemi baska isimlerle (social trading?) tanimlamak eylemin suc oldugu gercegini degistirmez.

      Hatirliyorum da, yaradilis teorisinin adi da (ABD'de bir mahkemenin okullarda ogretilmesini yasaklamasi sonucu) bir gecede akilli tasarima cevrilmisti.

      Sil
    5. Anonim 14:01, iyi de nu manipulasyon degil.

      Piyasa manipulasyonunun bir suru cesidi var ve surekli farkli zamanlarda birileri bir manipulasyondan bahseder. Ortada haksiz kar eden bir kurum ya da sahis, ya da aldatici bir davranis olmadigina gore bunu neye gore manipulasyon olarak adlandiracaksiniz?

      Bir seyin fiyati kisa zamanda hizlica yukselince hemen manipulasyon lafi milletin agzina sakiz oluyor. SPK, SEC, EGM, FBI vs. goreve cagiriyorlar. Piyasalarin icindekiler de genellikle gulup geciyor.

      Sil
  32. Hocam belli periyotlarla yaşanan sıçramalar ya da çökmeler gittikçe daha çok "uzaktan kumada edilir" hale geliyor bence. Bununla beraber de iletişim kanallarının sayısının artışı bu kontrol eden mekanizmalarını ortaya çıkarır diye düşünülmesine rağmen aksine bu mekanizmaların daha da gizlenmesine sebep oluyor. Güçlü daha güçleniyor zayıf daha zayıflıyor. Toplumsal hareketlerin bile az sayıdaki odaklar tarafından kontrol edildiği ortaya çıkıyor.

    Elinize sağlık

    YanıtlaSil
  33. Hocam dolar 7 TL'nin altını görür mü ? Tahmininiz var mı ?

    YanıtlaSil
  34. hocam öncelikle emeğinize sağlık,

    esasında sistem 2001 yılında tıkanmıştı. ancak parasal genişleme ilüzyonu ile bu günlere kadar gelindi. bu süreçte, 2008 finans krizi, Yükselen Korumacılık, brexit, belirginleşen küresel ticari bloklar, ticaret savaşları, batılı ekonomilerin kamulaştırılması, aşırı sağın yükselişi vs derken neoliberalizmin tasfiyesi çoktan başlamıştı. covid ise tabuta son çivi olacak..çünkü kontrollü yıkım her zaman tercih edilmesi gerekendir. tesadüflere yer olmamalıdır.

    bu süreçte tüm yaşayan abd başkanları dahil, bil Gates ile de sıkı dostluğu bulunan jefrey epstein 2019 yılında susturuldu. işin son hazırlık aşaması buydu sanırım. sonra covid düğmesine basıldı. politikacılar, medya ve diğer küresel sermayenin kuklaları aracılığıyla korku köpürtüldükçe köpürtüldü..şu da var ki, covid'in küresel ekonomide yarattığı tahribatın etkilerini henüz hissetmeye başlamadık aslında..bu sürecin devamında yeni dünya düzeni ya da paradigma değişimi, adı her neyse kaçınılmaz olarak yaşanacaktır; küçüklerin ve dar gelirlilerin işi çok daha zor olacaktır. diplerden dip beğendirilecektir çaresiz kitlelere..

    dijital destekli küresel finans kapitalin yeni paradigması da bu noktada "kurtarıcı" olarak ortaya koyulacak ve bu sıfırı tüketmiş kitlelere sunulacaktır, ama bu aslında bir dayatmadan başka bir şey olmayacaktır..

    dijital-neoliberalizm yeni paradigma olacaktır. hani filmdeki meşhur replikte de dediği gibi:

    "welcome to the real World.."

    xxtyyzz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Söyleyecek neyi vardı ki susturdular Epstein ı?

      Sil
  35. Fatih Kömürcüoğlu1 Şubat 2021 16:37

    Sosyalist sistem bir ideoloji ürünüdür. Hedefi insanların tüm artı değeri hakça bölüşmesi ve dünya halklarının barış içinde sonsuza kadar yaşaması vs.
    İslami ekonomisi benzer şekilde hedefine ulvi amaçları alır.
    Liberalizmin görünürde ulvi bir amacı yoktur. Herkesi kendine haline bırakın, su akar yolunu bulur ideolojisi vardır.
    Fedakarlığı öğütleyen diğer ideolojiler yerine nasıl oldu da sen önce kendini kurtar ideolojisi daha başarılı oldu. Bence Liberalizmin ürünü kapitalizm kendi defolarının farkına çok önceden vardı.
    Tüm büyük savaşlar Liberal dünyada koptu ve kapitalist dünya yok oluşun eşiğine geldi. Bunu önlemek için kapitalizm yazılı kuralların önemini anladı ve katı şekilde uyguluyor. Konulan kuralların işe yaraması için herkes tarafından kabul edilmesi ve uygulanması şart.
    Liberal dünyayı aynı masanın etrafına 2.Dünya savaşı oturttu.
    Belki bu defa Salgın oturtur.

    YanıtlaSil
  36. Hocam günlük sitenize ziyaretçi sayısı kaç ?

    YanıtlaSil
  37. Yeri değil denirse anlarım ama bir sorum var: Elysium: Yeni Cennet adlı bir filmindeki uzay istasyonunu göktaşlarından nasıl koruyorlardı acaba? O.Z.

    YanıtlaSil
  38. En son resete bastıklarında Osmanlı tarih olduydu.

    YanıtlaSil
  39. Altın fiyatı 20-30 bin dolar olmadan yani dolar 1933’deki gibi devalüe olmadan dünya bu borç batağından kurtulamaz, enflasyon artmadan borçların değeri düşürülemez, dünyanın bu kadar borçla büyümeye değil çökmeye gideceği aşikar.
    Great reset olacaksa bu olacak bence

    YanıtlaSil
  40. Boğaziçi'ne de reset atıyorlar şimdi.

    YanıtlaSil
  41. Asıl virüs aşı zamanla anlayacağız daha doğrusu anlayamayacağız.

    YanıtlaSil
  42. İktisat eğer fayda maliyet ilişkisi ise ve bunun sonucu arz talep belirleniyorsa burada garip bir durum var.

    Zenginler fayda maliyet analizine göre eğer faydadan çok maliyet varsa vazgeçme hakkını kullanıyor. Yada maliyetleri düşürmek için başkasının faydasını çalıyor.

    Kısaca iş zenginlere patronlara gelince şirket fayda sağlamıyor maliyetler yüksek ise işçi ücretleri düşürüyor yada farklı teşvik vergi muafiyeti yada prim desteği ucuz kredi gibi birçok konudan kendi açısından yararlanıyor.

    Ancak işçi yani güçsüz olan asgari ücret için ses çıkaramayor başkaldıramıyor işe gitmiyoruz diye dünyayı ayaklandıramıyor hemen başı eziliyorsa burada fayda maliyet unsuru işleniyor demektir.

    Maliyeti faydasından çok olan geçim şartlarında ve sürekli yükselen maliyetler altında ezilen insanlar 1 yıl boyunca komik ücrete çalışıp yetişemiyor ve hayattan ekonomiden faydalanıyor ancak tüm maliyetlere katlanmak zorunda bırakılıyor. Geleceğini ipotek ediyor köleliği kabul herşey mevcut fuhuş sapkınlık suça teşvik herşey var.

    Ancak gariptir ki şuan türkiyede buna karşı herkes işe gitmiyoruz batarsanız batın diyemiyor hatta greve bile gidemiyor.

    Aslında fayda maliyet yine eski toprak sahiplerinde olduğu gibi birilerinin faydasına çalışıyor.

    İktisatta bu yanlış gelir dağılımı olunca da fayda maliyet analizinden bahsetmek saçma oluyor.

    YanıtlaSil
  43. Hocam nasılsınız ? Sağlık durumunuz nasıl ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşı olduk ama iyi mi ettik kötü mü ettik bilmiyoruz👍

      Sil
  44. Hocam , yazınızın taslak halinin adı "büyük sıfırlama zırvası" imiş galiba. Yazının şüpheci içeriğiyle bu isim biraz tezat geldi bana, ya da ben de çok komplocu düşünüyorum :) Saygılar.

    YanıtlaSil
  45. Büyük resetleme olacak mı sorusu önemli bir soru. Bence olmayacak. Neredeyse tüm ülkelerde gelir dağılımındaki adaletsizlik artmış. Bununla beraber, ortalama gelir düzeyi de her kesim için artmış durumda. Bu gelir artışının adaletli olmaması başka bir mesele. Düşük gelirlilerin gelirlerindeki artış ve yaşam standartlarının iyileşmesi maalesef oransal olarak yüksek gelirlilerinki kadar olmamıştır.

    Özeti şu ki alt gruptakiler refah artışından pay almışlar, ama aldıkları pay zenginlerinki kadar olmamıştır.

    Bugün trilyon dolar servetlere sahip olan imsanlar var. Şunu da unutmamak lazım, bunlar bu servetleri çalıp çırparak yapmış değiller. Onların çıkardığı ürün ve hizmetlere talep onların bu serveti yapmasını sağladı. Onlar bu ürünleri çıkarırken, kendilerine çalışanları sömürdüler söylemi ne kadar doğru? Örneğin Çin'de cep telefonunun montajını düşük ücretle yapan işçi bu montaj işine girmeden önce daha iyi durumda mıydı?

    Bu arada Afrika'da ve diğer pek çok geri kalmış ülkede yerel yöneticilerle işbirliği yaparak, ahlaksızca çevreyi de mahvederek iş yapan ve bu yolla zenginleşenler var. Ancak bu durum kapitalizmin suçu değil; her devir ve yönetimde görülebilecek yolsuzluk sorunu.

    Tabii, bir de zenginlerin parasını yöneten ve keriz silkeleme operasyonlarıyla müşterilerinin servetlerini büyüten fon yönetim şirketleri var. Bunların toplam ekonomi içindeki paylarını bilmiyorum. Bu fonlara para kaptırmak istemeyenlerın piyasa oyunculuğuna kapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Yatırım yapmak başka birşey, bu piyasalarda oyuncu olmak başka birşey.

    Sayısal teknolojilerin her yerde verimliliğin ve refahın artışını sağladığını görüyoruz. Bugün, hesaplama tablosu yazılımı ve bilgisayar olmadan iş yapan kaç meslek var? İsteyenler bunlar olmadan da iş yapsınlar ve rakiplerinden fersah fersah geride kaldıklarını görsünler.

    Kendi öngörülerime gelince, önümüzdeki yıllar, insanlık ve yöneticiler akıllı davranmazsa çevresel sorunların arttığı bir gelecek olacak. Bununla beraber sayısal teknolojinin ve yapay zekanın gelişmesiyle birlikte belki 30-40 yıl içinde gelişmiş ülke insanları çok yüksek bir refah seviyesine çıkacaktır. Bu gelişme gelişmiş ülkelerin inayeti olursa diğer ülkelere de yayılacaktır. Bu yayılmanın önünde sanırım en önemli engel Çin olacak. Çünkü hali hazırda tam bir Big Brother kurulumu yönünde politika izliyor. Ayrıca, gücünü artırdıkça yayılmacı ve tahakküm edici bir pozisyon alıyor.

    Sonuç: Kapitalizmin yerine başka bir sistemin gelmesini beklemiyorum.


    YanıtlaSil
  46. Sevgili Hocam elinize sağlık! Yine her zamanki gibi harika bir yazı!
    Size SnowPiercer ve Handmale’s Tale dizilerini önermek isterim (George Orwell 1984 tarzı distopik diziler!)

    YanıtlaSil
  47. Geleceği anlamak geçmişi ve günümüzü anlamaktan geçiyor.

    Geçmişte neler olacak dendi, neler oldu. Bunları diyen kimlerdi. Birkaç kendimce önemli örnek var, büyük resete doğru gidip gitmediğimizi gösterecek.

    Önce teknokrasiyi anlamak lazım ( Güzel bir kaynak : https://www.corbettreport.com/interview-1046-patrick-wood-exposes-the-technocracy-agenda/ ) Klaus Schwab, teknokratlara güzel bir örnek. 1930'lardan beri entelektüel diyebileceğimiz insanların insanlık için planları vardı.

    Bu planlar ile ilgili bence önemli bir kayıt var : 1989'da Dr. Lawrence Dunnegan konuşmuş: 20 Mart 1969'daki dahil olduğu bir konuşmayı aktarıyor şu kayıtta: https://www.youtube.com/watch?v=2i3BTXxl8KM&ab_channel=Blondie

    Eğer bunu dinlerseniz dünyamızın yıllar ( önceden planlanana göre) ne kadar plana göre gittiğini ne kadar gitmediğini ( gitmediği durumlar da var ) anlayabilirsiniz.

    Benim gördüğüm şu: ne yazık ki çok büyük oranda bir plan dahilinde ilerliyor dünya ve bu planı yapanlar Büyük Reset için gerçekten istekli.

    YanıtlaSil
  48. Hocam bu reset konusunun snowden süreciyle ilgisi var mı sizce?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dolar, Euro ve Altın

Rezervlere Ne Oldu?