Genellikle Karıştırılan Ekonomik Kavramlar 1

Ödemeler dengesi neyi gösterir?

Ödemeler dengesinde asıl olan milliyet değil yerleşiklik kavramıdır. Bir ülkede bir yıldan fazla devamlı ikamet edenler o ülkede yerleşik sayılır. Yurt içinde yerleşiklerle yurt dışında yerleşiklerin (bunlar T.C. vatandaşı da olabilir) alışverişleri (TL ile olsa bile) ödemeler dengesine girer.

Kayıt dışılık nedir?

Kayıt dışılık çeşitli alanlarda farklı anlamlara gelir. Örneğin vergi açısından kayıt dışılık vergiye tabi bir kazanç veya işlemin vergi dışı bırakılması demektir. İşgücü açısından kayıt dışılık istihdam edilen bir kişinin sosyal güvenlik kaydı dışında bırakılmış olması anlamına gelir. Ekonomi açısından kayıt dışılık GSYH hesaplarında kayıt dışı kalmış bir ekonomik işlemi ifade eder.

Bir malın veya hizmetin üretimiyle arzı aynı şey midir?

Üretim ile arz her zaman aynı şey demek değildir. Her arz bir üretime dayanır ama her üretim arzla sonuçlanmaz. Arz; mal veya hizmetlerin belirli bir piyasada, belirli bir zamanda ve belirli bir fiyattan satışa sunulmasıdır. Bunun için bir üretim yapılmış olması gerekir. Buna karşılık her üretilen mal veya hizmet piyasaya sunulmadığı için arzla sonuçlanmaz. Zeytin ağaçları olan bir çiftçi düşünelim. Zeytinleri toplamış bir bölümünü yemeklik olarak ayırmış bir bölümünü zeytinyağı üretiminde kullanmış olsun. Bu üretimlerden bir bölüm zeytini ve zeytinyağını kendi tüketimi için ayırmış gerisini pazarda satışa sunmuş olsun. Bu durumda zeytinler ve zeytinyağının tamamı üretimdir. Buna karşılık sadece pazarda satışa sunduğu zeytin ve zeytinyağı ekonomik anlamda arzdır. 

Bir mal ya da hizmeti satın almak istemek talep midir?

Ekonomi açısından bir malı satın alma isteği, yeterli satın alma gücüyle desteklenmemişse sadece bir arzudur. Kişinin bu arzusunun ekonomi anlamında talep haline dönüşmesi için o mal veya hizmeti satın alacak kadar parası ya da kredisi olmalıdır. Diyelim ki 2.000 TL fiyatı olan bir saati çok beğendiniz ve almak istiyorsunuz. Eğer cebinizde veya banka hesabınızda ya da kredi imkanlarınız içinde böyle bir paranız varsa o saati alma isteğiniz ekonomi dilindeki talep, böyle bir paranız ya da imkânınız yoksa sokak dilindeki talep olur. 

Konut almak yatırım mıdır?

Ekonomide yatırım teknik ifadesiyle sermaye stokun yapılan ilave demektir. Daha basit şekilde ifade etmek gerekirse üretim miktarında artışa neden olan eylemler yatırımdır. Bir örnek verelim. Ayda 1.000 metre üreten bir tezgâha sahip olan bir üretim birimi eğer ikinci bir tezgâh monte ederek üretimini 2.000 metreye çıkarıyorsa bu bir yatırımdır. Burada fiziksel üretim artışı söz konusu demektir. Ekonomi biliminde yatırım denildiği zaman bu anlaşılır. Bu durumda mesela yeni bir konut yapımı yatırımdır ama mevcut bir konutun bir başkası tarafından satın alınması tüketim harcamasıdır.

Hisse senedi almak yatırım mıdır?

Hisse senedi aldığımızda üretim artışına yol açmıyoruz. Bir şirket hisse senedini ilk ihraç ettiğinde eline geçen imkân ile yatırım yapabilir ve üretim artışı yaratabilir buna karşılık biz ikinci elden hisse senedi satın aldığımızda bu alımımız üretimi etkilemez. Dolayısıyla bu işlem yatırım olarak sınıflandırılmaz. Tasarrufların bu şekilde kullanılışını ekonomide yatırım anlamındaki fiziksel yatırımdan ayırmak için buna mali yatırım ya da plasman deniyor.

Yorumlar

  1. Depremde enkaz altından çıkarıldıktan sonra "köfte ve ayran" istemek, iktisat bilimin konusu mudur?

    "Arbitraj, bitcoin, Dolar, Euro, carry trade", iktisat bilimin konusu mudur?

    Hangisi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İktisat biliminin doğrudan ya da dolaylı konusu olmayan hiçbir şey yoktur.
      Bu saydıklarınız finans biliminin konusudur ama finans bilimi iktisat biliminin bir parçası olduğu için hepsi iktisat biliminin konusudur.

      Sil
  2. Hocam literatürde tüketici tarafından yeni konut alımları yatırım, ikinci el olursa tüketimdir diye bir anlatım var. Siz konut yapımı üzerinden ifade etmişsiniz ama tüketici tarafından bu durum nasıl yorumlanmalı.
    Teşekkürler, saygılar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Konut yapımı yatırımdır. Tüketici ister birinci el ister ikinci el satın aldığında bu tüketimdir.

      Sil
    2. Eğer tüketici, akademik bilginin kıyısına köşesine hiç yaklaşmadan yaşayıp gidiyorsa, eline daha çok para geçiyor mu / geçmiyor mu, buna bakar. Yatırım, tüketim gibi konuları kafasına takmaz.

      Tipik bir vatandaş, 400.000 Lira'ya aldığı bir evi, eğer 450.000 Lira'ya satabiliyorsa, 50.000 lira kâr edecek. Önemli olan bu. Gerisi boş laf bu tip bir vatandaş için.

      Sil
    3. Satın alınan ürünü kaar ile satmak ticarettir. Ticari amaçla alınan her mal bence yatırımdır. Ama kendiniz kullanacaksanız tüketimdir.

      Sil
    4. Unknown 1441 in yazdığı ticari mal tanımı yatırım kapsamına girmez.

      Çiftçiden fındık aldı kooperatife sattı, kooperatif toptana sattı, toptandan küçük toptancı aldı markete sattı, marketten işportacı aldı stadda taraftara sattı, taraftar oğluna verdi oğlu ertesi gün arkadaşına sattı, arkadaşın babası bakkal çıktı oğlum manyak mısın niye o para verilir mi diye elinden aldı dükkana koydu, yan apartmandaki emekli Hüsnü abiye sattı.

      Hüsnü abi hepsini yedi.

      Aradakilerin hiç biri yatırım kapsamına girmez. Fındığı çiftçi üretmiştir, üretim bitmiştir.

      Sil
  3. Merhabalar hocam inferis kitabınızı çok beğendim. Aynı türde yazmaya devam edecek misiniz ? Edecekseniz yakın bir zamanda okuma şansımız olur mu ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğinize sevindim evet devam edeceğim. Bu yıl bitmeden ikinciyi yayınlamayı hedefliyorum.

      Sil
    2. Hm... heyecandan yarım cevapladığım kayıtdışılık mülakat sorusu...

      Sil
    3. Hocam bu yeni bir kitap mı olacak, yoksa serinin devamı mı?

      Bence serinin devamını da yazmalısınız.

      TPR

      Sil
  4. Hocam paylaş butonunda pinterest bile var ama telegram yok. Eklenirse daha iyi olmaz mı?

    YanıtlayınSil
  5. merhaba hocam. bir kişinin aldığı konutta oturmayıp kiraya vermesi yatırım değil midir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Milli gelir hesabında yatırıma girmez. İkinci el konut alan kişi tüketim yapmıştır. kiracıları da hizmet satın alır.

      Mahfi hocanın ilgili yazısı:
      https://www.mahfiegilmez.com/2015/08/yatrm-ve-tasarruf-deyimlerini-dogru.html

      yYf&aw7zW6n3E&xQ

      Sil
    2. Hocam bitcoin yatırım mıdır?

      Sil
    3. Kişinin aldığı konut tüketim , konutta oturmayip kiraya vermesi tasarruftur. Yatırım sonucunda üretimde bir artış olmuyorsa yatırım olarak değerlendiremeyiz

      Sil
  6. Mahfi bey, şirketin CEO'su aynı zamanda sahibiyse, ve elindeki senetler değerlendiğinde satarak eline geçen parayla şirkete yatırım yapsa üretim artışı sağlamaz mı;?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğiniz kompozisyona gerek yok. Şirketin sahipleri, hisselerini satıp (şirketi halka açarak mesela) elde ettiği kazançla diyelim ki yeni bir üretim tesisi yapsa bu yatırım olur. Ama şirketin sattığı hisse senetlerini satın alanlar için bu fiziksel bir yatırım değil mali bir yatırım olur.

      Sil
  7. Değerli Mahfi Bey. Yazılarınızı severek takip ediyorum. Gerçekten bilgilerinizden istifade ettiğim için teşekkürler. Mahfi Bey sizden bir konu hakkında fikir almak istiyorum. Önümüzdeki dönemde bankalardaki mevduatlar açısından bir sıkıntı görüyor musunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Görmüyorum. Çünkü intihar anlamına gelecek bu hamleyi aklı başında kimseler yapmaz. Ama vergilerin artırılması ya da yeni vergiler gelmesi söz konusu olabilir.

      Sil
  8. Sayın Mahfi Eğilmez'in dikkatine:

    Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, hammadde maliyetinin çok arttığını belirterek, yağ fiyatlarında %20'lik bir artışın olabileceğini söyledi.

    Dünya gazetesinden Hüseyin Gökçe'nin haberine göre, 2020'ye ilişkin sektörel değerlendirmede bulunan Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BSYD) Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, hammaddeyi ithal etmek zorunda olan yağ sanayicilerinin, son artışı henüz raf fiyatlarına yansıtamadıklarını söyledi. Büyükhelvacıgil bundan dolayı, yağ fiyatlarında %20'lik bir artışın daha olabileceğini belirtti.

    Geçen yıl 700 dolar civarında olan ham yağ fiyatının 1325 dolara kadar yükseldiğini aktaran Büyükhelvacıgil, bu yıl ise çiftçilerin daha çok ayçiçeği gelmesini öngördüğünü vurguladı.

    https://t24.com.tr/haber/bitkisel-yagda-yuzde-20-lik-zam-yolda,926339

    YanıtlayınSil
  9. Teşekkürler hocam. İktisat biliminin biz mühendisler için neden anlaşılması güç olduğuna dair bir sürü ipucu edindim :)

    YanıtlayınSil
  10. Apple'ın değeri 2 trilyon Dolar.

    Türkiye GDP'si 649 milyar Dolar.

    Türkiye'de öğrencilerimizi:

    1) Matematik ve İngilizce yoğun yetiştirmezsek,

    2) Bilgisayar bileşenleri (donanım ve yazılım beraber) üretmek konusuna yoğunlaşmazsak,

    3) "İnşaat endüstrisi" ile büyümeyi amaçlamaya devam edersek;

    çökeceğiz.

    Yukarıdaki üç maddenin gerçekleşmesi için:

    "Din"in temel teşkil ettiği, itaate dayalı kültürel iklimin azaltılması gerekiyor. (Tamamen yok etmek mümkün değil.)

    Başka yol, yok.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Anonim 2143,

      İtaatçilere Apple sat, parası ile Apple a yakın yerden ev al yerleş.
      İtaatçileri kendi mutlu hallerine bırak.

      Sil
    2. İç Anadolunun güzide bir kentinde bir hoca vardı. Çömez iken, bu hocayı bir süre takip ettirmişlerdi. Adamın soyismi, müftülük ve dini çağrışım için çok güzeldi. Oradan başladım, araştırınca soy ismini Yüksek İslam Enst.nü bitirdikten sonra mahkeme kararı ile değiştirdiğini buldum.

      Bu adam düzenli olarak İstanbul'a gider, sizlerin de bildiği bazı tiyatro/sinema sanatçılarından tiyatro dersi alırdı. Gençti.

      Cuma hutbeleri öncesinde minberde ağlamaklı konuşmalar yapar, cemaati kendinden geçirirdi. Bir gece camiye girip odasını inceledim. Vaaz cübbesi içinde sıvı solüsyon ve mendil var. Gözü hafifce acıtıp yaşartan bir solüsyon. Hutbeden önce mendile biraz döküp eline bulaştırıyor, sonra eli yüzüne doğru sürdükçe göz yaşarıyor, hafif acı yüz mimiğini de değiştirince, Bedir Kavgasından bir sahabe ismi söyle biraz dur, onlar canlarını hiçe sayarken bizim bu rahatımızdan dolayı da sual olucağız de sal gözyaşlarını.... (Youtube vidyolarını bulursanız Fetö liderinin de benzeri ağlamaklı sahnelerde aynı düzeneği kullandığını görürsünüz, eller cübbeye, sonra yüze göze...)

      Cemaatde pamuk eller cebe, salsın bağışlarını... Bağışların kaydı yok, namaz sonu toplanır, birazı camiye birazı diyanete birazı hocaya... Oğluna verir parayı, oğlu gider komşu şehrin kuyumcusundan altın alır. Kendi şehrinde tanınmış imam, o alırsa adı çıkar. Altınları da bağ evine gömer.

      Sonra başka iş verdiler, biz kayıtlarımızı ilgili görevliye verdik gittik o şehirden...

      Şimdi öylesine ismini arattım, televizyonlara çıkıyor....

      Oğlu şehrinin bürokrasisi içinde, malum siyasi oluşum içinde, ticaret odaları, sanayi odaları başkanlıkları ile ilerlemiş.

      Din'in temeli bu. Adamımız 1942 doğumlu.Hep yazarım ya siyasal islam finansmanı Almanya, Hollanda üzerinden diye. Ne tesadüf ise, bu hoca da Almanya da görev yapmış, eğitim almış :)
      (Bu hocanın bir muadili de komşu ilin müftülüğünde vardı. O da Almanya'da sözde eğitim almış. O cami hocası değildi. Anadolu, Fen ve Liselere din öğretmeni olarak giderdi. Tesadüf bu ya, o hocanın da oğlu eczanelere verilen bazı ürünlerin toptan dağıtımını yapardı.)

      Matematik, ingilizce, bilgisayar bileşenleri, o güzide anadolu kentine ne kadar uzak.

      Hamiş: Hocanın diğer oğlu da, bilgisayar parçaları toptan dağıtımı yapan firma sahibi.

      Güzel Türkiye, sen neyin içindesin bir bilsen, belki bir umut çırpınır kurtulursun !

      *yz1TUZ1sA7fi55I

      Sil
  11. Konut satıldığında tüketim ise harcama yöntemiyle gsyih hesaplamasına dahil oluyor mu?

    konutun inşası yatırım harcamaları kaleminden gsyih’ye dahil olurken bir konut satıldığı zaman tüketim olarak değil yatırım olarak değerlendiriliyor ve harcama yöntemiyle gsyih hesaplamasına dahil olmuyor diye biliyordum.

    Yanlış sanırım benim bildiğim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. GSYH 3 farklı yolla hesaplanır: 1. Üretim yoluyla (ekonomide bir dönemde üretilen bütün nihai mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla değeri), 2. Harcamalar yoluyla (ekonomide bir dönemde yapılan bütün harcamaların toplanmasıyla), 3. Gelir yoluyla (ekonomide bir dönemde elde edilen bütün gelirlerin toplanmasıyla)
      Konut inşa edildiğinde bir üretim yapılmış olur (kum, çimento, demir, fayans, seramik, parke, kapı, pencere, kapı kolu, tuvalet, musluk vs pek çok ürün bir araya getirilir içine emek yani hizmet üretimi, de katılır ve yeni bir ürün ortaya çıkarılır. Bu ekonomiye yeni bir katkıdır. O nedenle yatırımdır. Bu konut satıldığında satın alan açısından tüketim harcamasıdır. Bununla birlikte aynı malı iki kez saymamak adına sadece yapıldığında yatırım harcaması olarak GSYH'ye dahil edilir.

      Sil
  12. Değerli hocam, bu kendime yazılar blogg'u bir kitap haline getirmeyi düşündünüz mü diye merak ettim çünkü bu kitap bir kitaptan fazlası olur canlı bir şekilde ekonominin tahlilini ve çözümlerini sunuyor lisans,doktora öğrencileri vs... faydalanabileceği bir kitap olur ki Türkiye Ekonomisi kitabını yazmaya kalkışanlar illaki kaynak olarak sizleri doğrudan görücektir. (her bir olayı bölüm 1, bölüm 2... gibi 2011 den bu yana belli kesitini alsanız canlı bir şekilde olayların seyrini yaşanmış bir şekilde görmek muazzam olur)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bazı yazılar güncel konu ve verileri içerdiği için zaman geçtikçe güncelliğini kaybediyor.

      Sil
  13. Bence yatırımdır, hem aylık kira alacak, hemde enflasyon dan parasını korumuş olacak. Bankada mevduat tutmaktan iyidir sanırım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Elde edilen kira geliri yatırım değildir. O gelir GSYH'nin üçüncü hesaplanma yolu olan gelir yoluyla hesaplama içinde kira geliri olarak yer alır.

      Sil
  14. Hocam, Trump'u kongre işten atmış.

    Diyorum ki bizim meclis de ismi lazım değil şahıs ve şahısları işten atma yetkisinde olsa, ekonomi düzelir, ekonomiye güven gelir mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Henüz atılma yok. Kongre azil sürecini başlattı. Ayrıca azil için Senato'nun üçte iki çoğunlukla karar vermesi gerekiyor.

      Sil
  15. Hocam ;

    En temel fizik kanunları bile geçerliliğini kaybediyorken, kavramlar nasıl anlam kaybetmesin?

    Fizik der ki; Bir madde yoktan varolmaz, var iken yok olmaz.

    Yurdumda: Bir damat yoktan işadamı olur, en önemli bakan olur; o damat vardan da yok olur.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir maddenin yoktan var olmayacağı veya varken yok olmayacağı şeklindeki tez fiziksel maddeler için geçerlidir.

      Sil
  16. Halil İbrahim Boz14 Ocak 2021 01:46

    Hocam öncelikle merhaba bir hukukçu olarak niyetüm ciddi iktisat literatürü okumak ve matematiksel tarafına çok girmeden keynesin genel teorisi malthusun nüfus ilkesi üzerine niall fergusonun paranın tarihi acemoğlunun ulusların düşüşü gibi temel kitapları okuyarak iktisadi konularda kuramsal bir bakış açısı kazanabilir miyim çok teşekkür ederim. Esenlikle kalın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Halil İbrahim Boz, bence o kitaplara girmeden önce ekonomiyle ilgili genel giriş bilgileri edinin. Örneğin benim Kolay Ekonomi kitabımı okuyun. Sonra o kitaplara girersiniz. Ekonominin kavramları biraz farklıdır. Sokak dilinden farklı anlamlara gelir. Önce o ayrımı öğrenmekte yarar olduğu kanısındayım.

      Sil
    2. Sn Halil İbrahim,

      Mahfi Hocanın, Kolay ekonomi kitabı yanına, Türkiye ekonomisi kitaplarını da okuyun.
      İlk okumanız gereken kitaplar bunlar olsun, başlangıç olur.

      Hukuk, kendi terimleri ve mantığı içinde anlamlı; iktisat da öyle.

      Keynes, Daron; kendi paradigmaları içinde değerlendirilince anlam kazanan kişiler.

      Ben bazen, siyasi/uygulama tarafına da hakim olduğu için, Lenin'i de beğenirim.

      Zaman ile kişiler, kavramlar, teoriler oturur. Kendinizi bulursunuz. Kolay gelsin.

      Sorularınız olursa burada yazın, güzel cevaplar da bulursunuz.

      oL9iRRw5q^O58BT6

      Sil
  17. Mahfi bey tekrardan merhabalar, bir ekonomiye giren 1 TL'nin ne kadar gelir yarattığı nasıl ölçülebilir ya da bunun bir formülü var mı? Mesela bir turistin ülkeye girip 1 dolar harcaması ülke ekonomisine 1 dolar katkı yapıyor gibi düşündürebilir ama o para çok insanın eline geçip gelir üretiyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet var. Bu konuda ekonomi teorisinde çarpan (çoğaltan) diye bir kavram var. Bu linkte benim çarpanı anlattığım bir podcast var:

      https://soundcloud.com/ntvradyo/mahfi-egilmez-ile-ekonomi-dersleri-01-mayis-2018-carpan

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim

      Sil
  18. Hocam,

    Ev alıp kiraya vermek bir yatırım olarak düşünülüyor. Etrafımdaki genç mühendis arkadaşlara ileride ne yapacaksın tasarruflarınla dediğim zaman genel yanıt ileride ev alıp kiraya vermek oluyor. Sanırım işsizlik durumuna karşı akar gelir yaratmak için bir reflex olarak düşünülüyor bu...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Oysa Türkiye'de kira gelirinin evin değerini karşılaması için gerekli süre çok uzun. Ne var ki evin değeri arttığı için oradan kazançlı çıkacağını düşünüyor insanlar.

      Sil
  19. Hocam elinize sağlık, kavramlar kafamızda daha iyi oturdu.

    YanıtlayınSil
  20. Hocam, bir senet ile konut satin aliyor sahis, seneti verip araba aliyor satan, seneti verip insaat malzemesi aliyor arac bayii, insaat malzemecisi seneti fabrikaya verip siparis yazdiriyor, fabrika seneti verip polyetilen ithalatcisina hammadde aliyor, ithalatci seneti bankaya goturup karsiliginda akreditif actiriyor..bu duzenin arkasinda aktif likit, hazine, para basma, tcmb yok.. itibar ticareti var. senet ihrac eden, odemeyi yapincaya kadar, sanirim 9 kere el degistiriyor tc ortalamasi. Acaba bu nedenle mi saglam bizim ekonomi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizim ekonomi pek sağlam değil.

      Sil
    2. Selam Vedat G,

      Arkasında itibar ticareti ve zorunluluk var. Gelişmiş ülkelerde de işler benzer şekli ile yürür, araya giren bankacılık/finans sisteminin getirdiği güven ile vadelendirmeler ve teminatlar açılır.

      Piyasa oyuncularında güven mekanizması tesis edilince, işler kazançlı ise 99 kere :) el değiştirebiliyor. Oturmuş bu piyasada ben, alacak riski ile uğraşmıyorum, vadelendirmeleri bankacılık yapıyor, aksayan bir aktör sebebi ile açık kalan meblağ olursa, finans kurumu taraflara açığı hissettirmeden kapatıyor, kendi sigorta primlerini ve sistemini ona göre inşaa ediyor.

      Türkiye'deki uygulamaya göre arada aksayan firma diğerlerinin işlerini aksatmıyor. Bir de verim yüksek oluyor. Türkiye'de azalan kazançlar, üstüne sistemin eksik yönleri araya büyük piyasalardaki gibi sigorta ve bankacılık sisteminin girmesini engelliyor, finans kurumları girerse maliyetler aşırı yükseliyor, piyasa yine eski alışkanlığı olan güven/itibar temeline dönüyor, ister istemez işlem hacimleri küçülüyor, piyasa etkinliği azalıyor.

      Bana inşaat firması ve holding demeyin.
      Türkiye de büyük firmalar, vadeli çalışıyorlar, büyük firmalara çek vermeden iş yapamıyorsunuz.

      Anı:
      Seneler önce sağlam!, büyük projeler alan, ilk 10 büyük inşaat firması arasında yer alan, markalı onlarca konut üreten bir inşaat firmasına iş yaptım. Bileceğiniz gibi, vadeli ödeme yapıyorlar. Yine bildiğimiz gibi onların vadeli fatura ödeme zaman diliminin üzerine hatırı sayılır bir zaman dilimi de ben ekleyerek, başka büyük kurumlara çek verdim.

      Çalıştığım inşaat firması ödemeyi, tahmin ettiğim gibi bana verdikleri vade sonrasında da her türlü bahane ile ötelemeye başladı. Çek ödeme günüme 4 hafta varken sert konuşmalar ile tahsile çalışıyorum, bir hafta sonra ödenecek deyip bir öyle salladı, sonra başka bir hafta için böyle salladı.

      Ödemeye iki hafta kala, bunların niyeti kötü diye, bastım gittim muhasebe ofislerine, acil çekim var mutlaka ödeme almam lazım, vade geçeli kaç hafta olmuş, ödemeyi yapmadan ofisten gitmem dedim. Gayet nazik şekilde hiç birini kırmadan, incitmeden, sesimi yükseltip rahatsız etmeden oturdum ofislerinde.

      Muhasebe müdürü baktı, gidecek değilim, dedi biz de emir kuluyuz, ödeme onayı gelmeden aktaramıyoruz, biliyorum dedim ödeme onayını kim verir diye sordum. Dedi, o zaman en büyük patronun direk altında çalışan koordinatör, verir. Adamın yerini öğrendim, bastım gittim. Güvenlik ile biraz papaz olsak da, koordinatöre ulaştım, gözlerinin içine bakıp ödemeyi anlattım, ofladı pufladı, ödeme onayını verdirdi. Ben de yarım günü kaybettim.

      Biraz böyledir Türk ticari hayatı.

      Anı 2:
      Bir de büyük türk büyük firmaları vardır, ünvanları holding'dir, holding kardeş kuruluşudur. İş ortağı olursunuz, içerde artı bakiyeniz vardır, size nakit ödememek için 40 takla atarlar, o bakiyeyi mutlaka mal satarak kapatmak isterler. Nakit akışlarında tek yön vardır, onların kasasına doğru gider.

      Koç Holding de bunlardan biridir. Türkiyede çalışırken çok işlerini yaptım, bir kaç kardeş kurumlarından çok ürün alıp sattım. İçerde 3 bin USD kadar bakiyem kaldı, onu bir türlü alamadım. Onlar ile yaptığım ticarette küçük bir bakiye idi, ancak kardeş firması ünvan değiştirdi, bakiyeler başka firmaya devredildi, yöneticiler değişti, yeni gelen kendi alacağım paraya yetkim yok dedi, illa ürün al dedi, hepsini 3 bin USD vermemek için yaptı. Ben ülke değiştirdim, borçlandıkları firma kapandı gitti. İki yıl sonrasında bir tanıdığa bir ürünleri lazım oldu, bin küsür dolara o ürünü çıkarttırdım artık olmayan firmama fatura kestirip. Hala bin küsür bakiye var, senelerdir eposta ile mutabakat mektubu gönderirler. Alacak bakiyem görünür, ödemezler.

      O bakiyeyi özellikle de artık istemiyorum, ölmez sağ kalır da Koç ailesinden biri ile karşılaşırsam, yüzüne vurmak için, veya bir toplulukta gıcıklık olsun diye iğnelemek için.

      Olmadı, yasal faizi ile tahsilat için gıcıklık olsun diye firmayı icraya vericem.

      &Qp8Ubb1Z#!cvcR4

      Sil
  21. Hocam merhaba uzun süredir yazılarınızı dikkatle takip ediyorum.Sizden gerçekten çok şey öğrendim.Size bir sorum olacak yanıtlarsanız sevinirim.Kripto para borsasına girmek istiyorum uzun süredir de araştırma içerisindeyim sizinde bu konuda değerli bilgilerinizi bizimle paylaşmanızı rica edecektim.Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bitcoin tecrübem;
      İlk aldığımda 700 USD ile 800 USD arasında idi. 2016 yılı, darbe saçmalığı sonrası yurtdışından İstanbula geldim.
      İstanbulda iki dairem vardı, onları sattım. 400 kadar Bitcoin aldım. Niye aldım, bilgisizlik ve kişisel kuruntumdan dolayı,
      o zaman ki ortamda banka sistemi ile takip edilmek istemedim. Bir sene sonra 2500 3000 dolar bandından hepsini sattım.
      İlk bitcoin aldığımda, 10 tane alıp yurtdışında nakde geçirebildiğimden emin olduktan sonra, 10 ar 15 er alıp dışarı
      aktardım.

      Sonra herkes gibi ağzım bir karış açık, 20 binlere doğru gidişine uzun uzun baktım.

      2019 başlarında fiyatları düştü, tekrar almaya başladım. Ortalama 5bin - 6bin USD maliyet ile 25 tane topladım.
      15 tanesini harddisk cüzdanda tutuyorum, satmayı hiç düşünmüyorum. 10 tanesini ortalama maliyeti düşürmek için arada
      hızlı al-sat yapabilmek için RobinHood gibi platformda tutuyorum.

      Al-sat yapmak bazen yüzde 5-6 kazanç sağlarken, bazen de kaybettirebilir. Benim razı olduğum bir oran.
      Son haftalarda 40 bin gördü, ben uyurken 37 bine düşmüş. 10 tanesini sattığımda fiyat 34binlerde idi, sonra
      tekrar aldım 31 bin. Analizi, öngörüsü yok, tamamen şans. Tam tersi şekilde kaybedebilirdim de, kaybetmeye hazırım.
      Şimdi 39bin olmuş, yarın 32bin e düşmeyeceğinin garantisi yok.

      5-6 bin bandında 25 tane alma sebebim, o zamanki Coin üretim maliyetinin altında olması idi. Temel düşüncem, üretim yapanların
      bir şekilde bu seviyelerden toplayıp, üretimleri için yaptıkları yatırımları kazanca dönüştürmek isteycekleri şeklinde hareket
      edeceklerini varsaymamdı.

      Şu hesabı yapmıştım, 18 milyon coin x 6 bin USD = 108 milyar USD, herkes gibi basın haberlerinde milyar dolarlık insanların
      şirket kurup bitcoin topladıklarını okumuştum, o insanların kazanç elde etmek için en az 20-30 bin seviyelerine coini çıkaracaklarını
      düşündüm. Bir de coin üretici şirketlerin kabaca senyoraj gelirini yüzde 50 yüzde 60 üzerinde tutacaklarını varsaydım.

      Coin üretim maliyetleri elektrik fiyatlarına göre günümüzde 12-15 bin USD bandında geziyor. Bu 7-8 bin seviyesine düşmeyeceği anlamına gelmez,
      ama düşmesi durumunda, üreticilerin coin toplayıp bekleyeceklerini varsayarım.

      Polyanna senaryom tutarsa, üretim maliyetleri 75-80 bin USD bandına geldiğinde fiyatları en az bir kere 150 bin USD seviyesine getirirler.

      İşin ticari kısmı bu, şimdi işin politik kısmına diğer yorum da bakalım.

      4c9gbZNxK535^Sm3

      Sil
    2. Bitcoini devletlerin istemediğini hepiniz okudunuz biliyorsunuz da hangi devletler Coin ister?
      Bu sorunun cevabını kolay bulamazsınız.

      Özellikle, Batı ambargosunu kıramayan iki devlet, İran ve Kuzey Kore. Nükleer ve halkın ihtiyaç duyduğu bazı ürünleri piyasadan almak için
      ne altın, ne finans sistemini kullanabiliyorlar. BitCoin onlar için hayati derecede önemli bir ödeme aracı.

      Özellikle, Kuzey Kore lideri Kim, ülkesindeki kömür yataklarından elde ettiği enerji ile Bitcoin üretimi yapıyor. Kendisinin dünyadaki en
      büyük Bitcoin sahiplerinden biri olduğu bazı kaynaklara girdi. BitCoin ile Kuzey kore ordusu için gerekli olan techizat ve nükleer
      programı için gereken malzemeleri aracı paravan şirketlere aldırabiliyor.

      Siyasi yolsuzlukların yüksek olduğu Çin kamu yöneticileri için, servetlerini gizli tutmak isteyen siyasilerin paravan şirketlerine aktarmak için
      bitcoin muazzam bir araç.

      A ülkesindeki siyasetçi, B ülkesindeki kankasına şirket kurdurup, sermayeyi bitcoin üzerinden vergisini B ülkesine vererek kurdurur. B ülkesindeki
      şirketi sorunsuzca A ülkesindeki siyasetçinin servetini nemalandırır. Politik yolsuzluk yanında karapara transferi de etkendir.

      Son bir kaç gün Avrupa Merkez Bankası başkanı kripto paralara olan rahatsızlığını dile getirdi. İsterlerse, Bitcoinin para işlevini bitirebilirler mi?
      Evet. Bir işlerine yarar mı? Hayır, boşa kürek çekmiş olurlar. Öncesinde Çin de yasakladı, en çok bitcoin kullanılan iki ülkeden biri oldu Çin.
      İnsanların gönlünde Bitcoin gibi bir transfer aracını bitirebilirler mi? Hayır. İhtiyaç haline geldi. Teknolojisini ve insanlar tarafından
      kullanımını bitirebilirler mi? Hayır. Açık kaynaklı, yenisi üretilir.

      Teknoloji tam olarak böyle bir şey. Yasakla uzun dönemde engellenemez. Üretim standardı belli, merkezi kaydı yok, kayıtları sizde, bende, herkeste.
      Merkezi muhatabı, sunucusu yok. Şimdilik merkezi sistemlere göre birim zamandaki işlem kapasitesi az, zaman ile artacak. Çoğu banka, teknoloji firması,
      Visa ve MasterCard blokzincir işlem kapasitesini artırmak için arge yapıyor.

      Yatırım tavsiyesi değil, yazdığım, kendi tecrübem, elimdeki coinler 0 değere düşse üzülmem, üzülecek durumda olanlara tavsiye etmem.

      3g9@9sLD*1dv#ZNK

      Sil
    3. Miktarlardan yola çıkıp, kayıt altına alınmış bir piyasa varsayımı olur ise;

      Üretilebilecek Bitcoin sayısı 21 Milyon adet. 18+ milyon üretildi, 2+ Milyon adet daha üretim potansiyeli var.

      Üretilen 18+M bitcoinin yaklaşık %15i, çok eskiden alanlar/üretenler olduğu için, ya harddisklerinde kaybettiler, ya şifrelerini unuttular, onların çoğu bir kaç dolara almıştı, harddisklerinden o zaman silinmesi maddi kayıp değildi. Yani, aktif dolaşan bitcoin sayısı kabaca 18 milyon seviyesinde kalacak.

      (Son günlerde meşhur bir haber var, uydurma haber değil ise, gencin biri yıllar önce 7bin tane bitcoin almış, şimdiki piyasa değeri 220 Milyon USD. Büyük ihtimalle, fiyatı bir iki dolar seviyesinde iken aldı. Sanırım çalınmasın diye kripto şifreli bir harddiske koymuş. Şifresini kendisi de unutmuş. O gencin kaybı bir kaç bin USD gerçekte. Böyle kayıp/kaçak haberleri olacaktır. )

      Dünya da varlıklı bir grup insan, Bitcoin üzerinden piyasa oluşturmak, borsa yapmak, alım/satımı kayıt altına almak istiyorlar. Bu senaryoda, Avrupa MB Başkanının söylemi de etkisiz bir söylem olarak kalır. Tüm Bitcoinlerin kayıtlı sahipleri olduğunda, vadeli işlem borsası trilyon dolar hacmine ulaştığında, günümüzün altın standardı gibi, finans kurumları da kasalarına koymak ister ise; fiyat ne olur bilinmez. 250Bin USD üzerine kesin çıkar. Kabaca, 4.5 Trilyon dolarlık bir piyasası oluşur.

      Özel piyasası olan ürünlere ne olduğunu biliyoruz. Leonardo Da Vinci'nin Mona Lisa'sı, Van Gogh resimleri, Picasso tabloları, 100M USD üzerinde işlem gören ürünler. 30 yıl sonra da yeryüzünün ilk kripto parası diye fiyatları 500K seviyesini de görebilir, özel işlemler dışında kimsenin al/sat yapmadığı bir seviyeye de gelebilir.

      A6S3KwI15!UDysRy

      Sil
    4. https://www.youtube.com/watch?v=HFGCU2X-mAc

      Evren Devrim Zelyut videosunda güzel açıklamış.

      Ne olduğu belirsiz, arkasında bir otorite olmayan, kontrol edilemeyen, yasallığı tartışmalı, güvenirliği sorunlu sanal bir ödeme aracı. Almış başını gidiyor. Bu piyasada dolandırıcılar da çok, kendilerini finanscı olarak tanıtıp, dolandırıcılıktan başka özelliği olmayanlar insanlarları kandırıp , paralarını götürüyorlar. Zenginlik hayali kurarken, kötü rüyalar görmeye başlıyorlar. Sisteme girip para kazananlar da vardır tabii ki. Bu da onların şansı.

      Sil
    5. Anonim14 Ocak 17:21

      Bitcoini nereden aldınız?

      Sil
    6. Anonim 2045, ilk aldıklarımı Coinbase den aldım.

      14$qtL$gw7ozUUQy

      Sil
    7. 1851, inşallahı maşallahı bol olan kişiler, uyduruk masallara inanan kişiler karakterleri gereği merkezi bir otoriteye inanır. Kötü demiyorum, dünyanın böyle insanlara da ihtiyacı var.

      Ben onları dinlemem, tavsiyelerini mantık ve bilime uymaz ise uygulamam, onlar ile vakit kaybetmem. Hayat böyle bir yer, herkese bir şekilde yer var.

      Sil
  22. "Konut almak yatırım mıdır?
    Ekonomide yatırım teknik ifadesiyle sermaye stokun yapılan ilave demektir. Daha basit şekilde ifade etmek gerekirse üretim miktarında artışa neden olan eylemler yatırımdır. Bir örnek verelim. Ayda 1.000 metre üreten bir tezgâha sahip olan bir üretim birimi eğer ikinci bir tezgâh monte ederek üretimini 2.000 metreye çıkarıyorsa bu bir yatırımdır. Burada fiziksel üretim artışı söz konusu demektir. Ekonomi biliminde yatırım denildiği zaman bu anlaşılır. Bu durumda mesela yeni bir konut yapımı yatırımdır ama mevcut bir konutun bir başkası tarafından satın alınması tüketim harcamasıdır."

    Bu açıklamanız beni ziyadesiyle memnun etti. Televizyona çıkan KOCA KOCA İktisat (zamanımın) Profesörleri bireysel tüketicilere KONUT YATIRIMI tavsiyelerinde bulundukça ben 4 senemi yanlış bir fakültede geçirdiğimi düşünmekten kendimi alamıyorum........

    Kaleminize sağlık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam,

      Konut konusunun yatırım mı değil mi kısmı görünen kısmı.

      Bir de görünmeyen kısmı var.

      Yapılan konutların sebep olduğu bozuk şehirleşme, insan yoğunluğunun artması, artan insan yoğunluğu ile altyapı maliyetinin artması, insan başına gereken kamu bina yatırımı (hastane, okul, hizmet binaları vs.) ihtiyacının artması, artan trafik sıkışıklığı ile kaybedilen iş gücü, zaman, üretim gücü, dar alanda artan insani ihtiyaçların (su) doğal kaynaklara etkisi, artan şehirleşmenin şehir etrafındaki mevsimi değiştirme etkisi, şehir etrafındaki tarım imkanlarının etkilenmesi.... uzayıp giden ihtiyaçlar silsilesi.

      Anı: Bir arkadaşım zamanında İstanbul gökdelenlerinden birinden daire almak istedi. Sebebi herkes ile aynı. Evi tanıtan görevli bir acil durum düğmesi göstermiş, olur da kalp krizi vs gibi sağlık sorunu olursa düğmeye basın, ambulans geldiğinde güvenlik kapınızı bir şekilde hızlı açacak diye devam etmiş .

      Bana bunu anlatmıştı, değişik gelmiş. O gökdeleni ve bölgesini biliyordum. Kaçıncı katı pazarladı dedim. 20+ kattaydı almak istediği daire.

      Dedim ki,
      1. O bölgeye ambulans girene kadar kalpten gidersin,
      2. Ambulans gelene kadar gitmezsen bile onlar 20. kata çıkana kadar kesin gidersin.

      Herkese huzurlu ve sağlıklı yaşam dilerim.

      Hamiş: Konut almak niye anlam kaybedip yatırım anlamına gelmiştir, veya konutun niye yatırım olduğunu size televizyonlardan söylüyorlar? Bir kaç hafta önce youtube vidyosu izledim. Malum bir siyasi lider, önemli bir kentin belediye başkanı olmuş sene 1994, sokaktaki insanlar onun esas gündemini, onun siyasetinin tehlikesini mikrofona o zamanlardan anlatmışlar.

      Hepsi, normal insanlar, hepsi bugünleri görmüşler. Hiç biri yanılmamış. Peki bu bilinçli! insanlara rağmen o siyasi hareket nasıl başarılı olmuş. Çok basit. O bilinçli! insanlara TV lerden konut yatırımı, kentsel dönüşüm, eski evini yık, yeni ev/evler sahibi ol diye siyasetin finansman reklamı yapılmış. O bilinçli! ve güzel! insanlar kendi elleri ile beğenmedikleri siyasi oluşumu beslemişler.

      Olay bundan ibaret, hayat bazen çok basittir.

      uvfFR26E7jg@pIl%

      Sil
  23. Hocam ülkelerin net dış borç stokuna nereden bakabilirim ? Örnek olarak İngiltere'nin net dış borç stokuna nereden bakabilirim. İyi günler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Parası rezerv para olan ülkeler için iç borç dış borç ayrımı yok. ABD, Euro ülkeleri, Japonya, İngiltere vb için bu ayrımı bıulamazsınız.

      Sil
  24. Sayın Eğilmez. Yorumlarınız için teşekkürler. Bugünkü Merkez Bankası açıklamasında "Geçici Piyasa Rezervi - 64.793.8 milyar TL. bu kavramı açıklayabilirmisiniz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Piyasa rezerviyle döviz ve altın rezervi çok farklı kavramlar

      Sil
  25. Erol Çoğaşlıoğlu14 Ocak 2021 22:15

    Değerli hocam,
    Bir taraftan "Örneklerle Kolay Ekonomi" kitabınızı okurken, bir taraftan da sitenizi takip ediyorum. Verdiğiniz bilgiler ve emekler için teşekkür ederim

    YanıtlayınSil
  26. Hocam merhaba, plasman olarak değerlendirilen (hissesenedi alımları vb) işlemlerin ekonominin gelişimine katkısı var mıdır? Varsa bu etki gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında farklılık gösterir mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dolaylı katkısı vardır. Buradan para kazananların harcaması artar.

      Sil
  27. Hocam
    Medeni kanunun 19. Maddesine göre" yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir" gelir vergisi kanununa 3. Maddesine göre de "ikemetgahı Türkiye'de olanlar ile bir takvim yılı içerisinde 6 aydan fazla Türkiye'de oturanlar" Türkiye'de yerleşik sayılırlar. Bu kavramın ucu açık. Medeni Kaynana göre Niyet önemli.

    YanıtlayınSil
  28. Hocam 4.çeyrekte büyüme oranı kaç olur ?

    YanıtlayınSil
  29. Hocam bu yıl da cari açığın finansmanının rezerv ile olacağını düşünüyor musunuz ? Yoksa portföy yatırım ile mi finanse edeceğiz ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam anonim,
      Cari açığı 2018 yılında ağırlıklı olarak rezervler ve net hata noksan ile finanse etmiştik. 2019 yılında ise cari fazla verip resesyona girdik. 2020 yılı ise en kötüsüydü. Cari açık patlarken, bu açığın neredeyse tamamını rezervden karşıladık. Üzerine artan dolarizasyon da kaymağı oldu işin. Ancak en maalesef daha da kötüsünü 2021 yılında göreceğiz muhtemelen; önce okkalı bir devalüasyon ve peşinden gelecek yüklü faiz artışlarının teknik olarak işe yaramayacağı tehlikeli bir bölgedeyiz..asimetrik riskler çok yüksek. Para politikası etkinliğini kaybetmiş durumda...dünya kadar dış borca batıp, rezerv satarak bu borcun üzerine yatmaya kalkarsanız, küresel çek senet mafyasının insafına kalırsınız. Oyunun kuralını değiştirmeye çalışmak affedilmez bir hatadır..

      Türkiye'nin küresel tedarik zincirinden kopması artık ciddi bir ihtimaldir.

      Xyz..

      Sil
    2. Sayın Anonim 00:52, çok teşekkür ederim. Çok güzel anlattınız. Sağ olun. MB anketinde 24 milyar dolar cari açık bekleniyor. Bu yılda büyük bir kısmını rezervle finanse edeceğimizi düşünüyorum. Faiz artırımına devam etmezlerse sıcak para girişi bir zaman sonra duracak.

      Sil
  30. Hocam, Türkiye'nin ekonomisi hangi yıllarda iyi durumdaydı ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok uzakta değil mesela 2003 - 2010 arasında iyiydi.

      Sil
  31. 2012 yılından beri sabit sermaye yatırım oranı düşük. 2016 yılından beri makine ve teçhizat yatırımı yok. Bunlar var iken işsizliği ve cari açığı nasıl düşüreceğiz ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hocam Mayıs 2018 de taslak proje üzerinden(konumu kaçırılmayacak fırsattı) 180 bin liraya 1/3 peşinat 6ay sonra başlayacak şekilde 2 yıl 1/3 aylık taksitli ödenecek şekilde anlaşma ve bitisinde ipotek karşılığı 1 yıl da ödenecek şekilde taksitli anlaştım. Çeşitli sebeplerle Mart 2020 yerine Ağustos 2020 de konutu teslim aldım. Kalan bakiye ipotek masrafını degmedigi (40bin) için ve kredi kartına 12 taksit imkanı oluşturulduğu için kredi kartı ile kapatarak ödedim. Eve 17-18 Bin daha ekleme yaparak (piyasa değeri 350bin oldu) 1450₺ den kiraya verdim. Süreç içerisinde altının Çok yükselmesi vs sebeplerden pişmanlık duyduğum oldu. Sürecin sonunda şimdi yaklaşık 400k piyasa değeri ile altına oranla(ödeme zaman altın fiyatları dikkate alinarak) %15 e yakın daha karlı. Aldığım kira 1450₺ Ağustos kirası 2021(1yil) 1700₺ olacak. Yani konut piyasası son parasal genişleme ile altını çok daha fazla geçmiş durumda.
      Not:Konut İskenderun da.

      Sil
  32. Hocam merhabalar, tahminlerinizi Türkiye'de 2020 gsyh 750 milyar dolar seviyelerinde belirttiniz. Merak ediyorum eğer salgın olmasaydı 2020 de özellikle turizm gelirleri ile beraber gsyh 800-900 milyar dolar seviyelerinde görmek mümkün olur muydu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Salgından önce de zaten 750 milyar dolar dolayına gerilemiştik. Bir başka ifadeyle bu düşüşte salgının etkisi sanıldığı kadar fazla değil. Biz zaten düşüyorduk.

      Sil
    2. Hocam aslında sormak istediğim salgın olmasaydı o seviyelere çıkılabilir mi olacaktı

      Sil
  33. Hocam vergi cennetleri kendi ülkeleri açısından tehlikeli değil mi? Bu ülkeler kamu harcamalarını nasıl yapıyorlar devleti çok mu küçültüyorlar?

    YanıtlayınSil
  34. Hocam son anayasa değişikliğinde bütçe ile ilgili olan maddede devlet yerine kamu idaresi kelimesi geçmektedidr. İkisi arasındaki fark nedir hocam?

    YanıtlayınSil
  35. Hocam
    WhatsApp'ınızı sildiniz mi?

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

Swap Hariç Rezervler Ekside

Dolar, Euro ve Altın