Merkez Bankası Hakkında Bilmemiz Gerekenler

Merkez Bankası Ne İş Yapar?

Merkez Bankası, banknot (kâğıt para) basımının tek yetkilisidir (madeni para basımı yetkisi Hazine’ye bağlı Darphane ve Damga Matbaasına aittir.) Merkez Bankası bastığı bu paranın dolaşımından sorumludur. Fiyat istikrarını sağlamak, yani enflasyon ve deflasyona yol açmadan parayı yönetmek ve bu amaca ulaşmak için para politikası araçlarını bağımsız olarak kullanmakla yükümlüdür. Merkez Bankası ülkenin altın ve döviz rezervlerini saklamak ve yönetmekle ve finansal sistemde istikrarı sağlamak amacıyla, para ve döviz piyasaları ile ilgili düzenleyici önlemleri almakla da görevlidir.

Niçin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Değil de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası?

Merkez Bankası,11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı yasa ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) unvanı altında özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve özel sermayenin de katıldığı devletten ayrı ve bağımsız bir kurum olarak anonim ortaklık şeklinde kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti ibaresine ve T.C. kısaltmasına yer verilmemesi, bunun yerine Türkiye Cumhuriyet ibaresinin kullanılmasındaki amaç Bankanın bağımsızlığını vurgulamak, devlete ait bir kuruluş; bir kamu kuruluşu olduğu izlenimi vermemek içindir (bununla birlikte kısaltma olarak TCMB kullanıldığına dikkat edilmeli.)

TCMB’nin Sahibi Kim?

Merkez Bankası bir anonim ortaklık olduğu için sermayedarları vardır. 2020 sonu itibarıyla Banka sermayesindeki hisseler şöyledir (Kaynak: TCMB, EY Bağımsız Denetim Raporu 2020, Sayfa 31.)

Görüleceği üzere Merkez Bankası’nda hisse ağırlığı yüzde 55 ile Hazine’dedir (Mervak, TCMB Vakfı’dır.)

Merkez Bankalarının Bağımsızlığı Niçin Önemlidir?

Madeni paranın yerini almaya başlayan kâğıt para, parasal genişleme işini iyiden iyiye kolaylaştırdı. Ne kâğıdın ne de mürekkebin sınırı vardı. Birkaç liralık masrafla binlerce liralık kâğıt para basılabiliyordu. Bu imkân hükümetlere diledikleri kadar para basma yetkisi veriyordu. Özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrasında birkaç ülke dışındaki bütün ülkeler kâğıt para basımı karşılığında kasaya altın koyma işini de bırakınca karşılıksız kalan kâğıt paranın çoğaltılmasının önünde engel kalmadı. İşte merkez bankası bağımsızlığı burada devreye girdi. Merkez bankası, hükümetlerin istediği kadar para basmayacak, ekonomik gereklere uygun para basacaktı. Para basma kararı Merkez Bankası’na ait olacak ve ona müdahale edilmeyecekti. Gerçek bağımsızlık buydu, hala da budur. Merkez bankası amaç konusunda bağımsız değildir. Hangi amaca hizmet edeceği genellikle yasasında yazılıdır. Günümüzde merkez bankası bağımsızlığı denildiğinde para politikası araçlarını (faiz, zorunlu karşılı ve açık piyasa işlemleri) kullanmak konusunda siyasetten bağımsız karar verip uygulama yapabilmek anlaşılmaktadır.

TCMB’nin Para Basma Yetkisi ve Bastığı Para Miktarı

Merkez bankalarının temel görevlerinden birisinin ülke parasını (kâğıt para) basmak ve piyasaya sürmek olduğuna yukarıda değinmiştik. Ülkemizde banknot basma ve ihraç yetkisi Anayasa’nın 87’nci maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) aittir. TCMB’nin kuruluş yasası olan 1715 sayılı yasanın 1’inci maddesiyle banknot ihracı imtiyazı, 30 yıl süreyle Merkez Bankasına verildi, bu süre iki kez uzatıldı 1994 yılında çıkarılan 3985 sayılı yasayla süre sınırlaması kaldırıldı ve böylece banknot ihraç yetkisi süresiz olarak TCMB’ye devredilmiş oldu.

TCMB’nin 25 Haziran 2021 itibarıyla basıp da piyasaya sürdüğü kâğıt para miktarı + Darphane’nin basıp piyasaya sürdüğü madeni para miktarı = 219,2 milyar TL. Bunun 15,3 milyar TL’lik kısmı banka kasalarında, kalan 203,9 milyar TL’lik kısmı dolaşımda bulunuyor.

Merkez Bankası Fiyat İstikrarını Sağlamak İçin Ne Yapar?

Merkez Bankası, ekonomi politikasının en önemli alt politikalarından birisi olan para politikasını yürütmekle görevlidir. Banka, bu politikanın araçlarını (faiz, zorunlu karşılık oranları, açık piyasa işlemleri) fiyat istikrarını sağlamak amacıyla kullanır. Merkez Bankası kısa vadeli fonlara yön veren politika faizini artırdığında piyasada faizler yükselir, düşürdüğünde piyasada faizler düşer. Zorunlu karşılık oranlarını artırdığında kredi kullanım miktarı azalır, düşürdüğünde ise kredi kullanım miktarı artar. Merkez bankası her iki aracı da enflasyonu (veya deflasyonu) denetim altına almak için kullanır.

TCMB Hangi Para Politikası Yaklaşımını Kullanıyor?

TCMB, günümüzde pek çok merkez bankası gibi ‘enflasyon hedeflemesi’ denilen bir para politikası yaklaşımı uyguluyor. Bu yaklaşımda asıl olan merkez bankasının ya tek başına ya da bizde olduğu gibi hükümetle birlikte bir yılsonu enflasyon hedefi belirlemesi ve elindeki para politikası araçlarını bu hedefe ulaşmak için kullanmasıdır. Bu yaklaşımın sonuç verebilmesi için merkez bankasının başka hiçbir hedefle veya amaçla ilgilenmemesi gerekir. Aksi takdirde bizdeki uygulamada olduğu gibi hedeften büyük sapmalar ortaya çıkabiliyor. 

Merkez Bankasının önemli özelliklerinden bir tanesi de, bankalar açısından ‘son borç verici’ (lender of last resort) konumunda olmasıdır. Piyasada ortaya çıkabilecek geçici likidite sıkışıklıklarının yaratacağı ödeme sistemi aksamalarını gidermek ve finansal piyasaların etkin bir şekilde çalışmasını sağlayabilmek için TCMB, bankalara çeşitli yollarla kredi olanağı sağlamaktadır.  

TCMB’nin Faizleri

Merkez bankası bankalar açısından ‘son borç verici’ dir. Bankalar açıklarını kapatmak için başka yerden borç bulamazlarsa merkez bankasından borçlanırlar. Merkez bankası sadece kısa vadeli (gecelik, haftalık) borç verir ya da borç alır ve karşılığında faiz verir ya da alır. Güncel olarak TCMB’nin faizleri (yıllık oranlar) şöyledir:

TCMB son dönemde fonlama konusunu yüzde 19 oranında faiz aldığı 1 hafta vadeli repo karşılığı borç vermeye göre yürütmektedir.

TCMB’nin Rezervleri

Ülkelerin sahip olduğu döviz ve altın rezervleri ülkelerin risklerinin güvence altında olduğunun göstergesidir. Yukarıda merkez bankalarının görevlerini anlatırken ülkenin sahip olduğu resmi döviz ve altın varlıklarını saklamayı ve yönetmeyi de görevleri arasında saymıştık. TCMB’de aynı görevi yapıyor. 25 Haziran 2021 tarihi itibarıyla TCMB’nin rezervleri şöyledir (Kaynak: https://tcmb-reserves.github.io/) 

Buna göre TCMB brüt rezervleri 100 milyar dolar dolayında, net rezervleri (emanet duran rezervler düşülünce) 21 milyar dolar ve swaplar da düşülünce net rezervleri eksi 46 milyar dolayında bulunuyor.

TCMB’nin Altınları Nerede Duruyor?

Merkez bankaları sahip oldukları ya da zorunlu karşılıklar gibi çeşitli nedenlerle rezervleri arasında bulunan altınları gerek kendi kasalarında gerekse diğer merkez bankalarının kasalarında saklarlar. Bunları başka merkez bankalarının kasalarında saklamalarının nedeni swap işlemlerinde daha kolay kullanabilmek içindir.

31 Aralık 2020 itibarıyla TCMB’nin sahip olduğu ya da rezervinde bulunan altınların saklandığı yerler şöyledir (Kaynak: TCMB, EY Bağımsız Denetim Raporu 2020, Sayfa 21.)


Görüleceği üzere TCMB sahip olduğu büyük bölümünü Borsa İstanbul (BIST) nezdinde bir bölümünü kendi kasalarında, bir bölümünü de İngiltere Merkez Bankası’nda (BOE) saklamaktadır. Bankaların zorunlu karşılık olarak yatırdığı altınların da yaklaşık üçte ikisi BIST nezdinde, üçte biri de BOE nezdinde bulunmaktadır. 


Yorumlar

  1. Son yılların en çok konuşulan kurumu oldu, sebebi nedir. Ekonomik buhranmı acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomideki sıkıntıları çözmeye çalışırken hükümetin hiç istemediği faizi, bir araç olarak kullanma zorunluluğu TCMB'yi en çok konuşulan kurum konumuna getirdi.

      Sil
    2. Bu kadar konuşulmazdı da adamın teki meydanlar da Eeeyyy MB Başkanı diye naralar atınca, herkes MB başkanlarına ve MB politikalarına odaklanmak ihtiyacı hissetti. Bi de zatı muhterem, başkan işimize yaramıyordu işten attık mihvalinde açıklamalar yapınca, dananın kuyruğu da koptu.

      Bu ülke çok buhran yaşadı, hiç birinde MB bu kadar konuşulmadı. Malum zatın halt yemesidir.

      Sil
  2. Normal bir hukuk düzeni olsa rezervleri sıfırlayan her kimse yargılanıp ağır biçimde cezalandırılması gerekirdi. Ama ne yazık ki siyasilerin hiç bir sorumluğu olmuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal bir hukuk düzeninde hangi yasanın hangi maddesine göre hangi "suç" ile insanları yargılayıp nasıl cezalandıracaksınız beyefendi? Siz hukukçu musunuz? Sayıştay denetçisi misiniz?

      Sil
  3. Türkiye gibi gündelik hayatta ve sözleşmelerde yoğun YP kullanımı ve dövize endekslemenin yaygın olduğu bir ülkede merkez Bankası para politikası araçlarının etkinliğini artırabilmek için ne yapmalıdır ? Syg.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek çare var riskleri düşürerek döviz girişini artırmak ve o yolla kurları stabil hale getirmek. Ancak ondan sonra TL üzerine inşa edilecek para politikası etkin olabilir.

      Sil
  4. Aşağıdaki soru benim kafama takılmıştı. Belki başka merak edenler olmuştur.

    Madeni Para ve Kağıt Parayı Neden Aynı Yer Basmıyor?

    Kağıt para basma yetkisi Merkez Bankasındadır, Madeni paranın tedavül yetkisi de merkez bankasında dadır, kağıt parayı Merkez Bankası kendisi basar, madeni parayı ise Hazine müsteşarlığına bağlı Darphane aracılığı ile basar.

    Darphaneye yaptırılması darphanenin uzmanlaşmış olması.
    örnek;
    Tedavül ve hatıra paraların,
    Cumhuriyet altınlarının basımı,
    Kıymetli madenlerin analizi ve ticaretinin düzenlenmesi,
    Her türlü resmi damga ve mührün, madalya ve nişanın üretimi,
    Pasaport, nüfus cüzdanı, damga ve harç pulları başta olmak üzere tüm kıymetli kâğıt ve güvenlikli kağıdın imalatıyla görevlidir. Benzeri ürünleri piyasanın talebi üzerine de yapmaktadır. Genel Sermayeli bir kuruluştur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkez bankalarının kuruluşu yenidir. 1600'lerin ikinci yarısında kurulmuşlardır. Oysa madeni paranın kullanımı çok eskidir. MB'ler yokken madeni paralar Hazineye bağlı Darphane (İngilizcesi Mint) denilen yerlerde basılırdı. MB'ler kurulunca madeni para da yavaş yavaş önemini yitirdi ve ağırlık MB'nin bastığı kağıt paraya geçti. Bu geçiş sırasında Darphaneler olduğu yerde kaldı. Bir anlamda gelenek sürdürülmüş oldu.

      Sil
    2. Madeni para ve kagit paranin iki ayri yerde iki ayri kurum ve kurulus tarafindan basilip piyasaya surulmesi tarihsel ve geleneksel oldugu kadar aslinda MBnin da iktidar paylasimindaki bir nevi nuvesidir.
      Denge balans mekanizmasinin bir anlamda parasal hakimiyetteki diyalektigidir.
      Biri sembolik piyasa degeri az olan ama metal ve turevlerinden urettigi para cikartirken; digeri piyasa degeri yuksek olan kagit ve plastik turevlerinden urettigi para cikartmaktadir.
      Bu diyalektik surec; aslinda Parasal mekanizmanin para politikasinin bagimsizliginin sigortasidir bir anlamda.
      Metalden uretilen para sembolik deger uzerinden enflasyonik surecleri hazineye iktidar sahiplerine ve kullanim sikligindan oturu halka hatirlatirken sinyal verirken; digeri kagittan da olsa surecin bir MB ve Hazinenin esgudumlu parasal ve ekonomik sureclerin icinde oldugunu da anlatmaktadir.

      Sil
  5. İslâm ülkelerinde bağımsız kurum, kuruluş v.s. yoktur, bizim muhaliflerin de zırt pırt kullanmaya bayıldıkları Arapça kavram olan beyt-ül mal vardır. Bu beyt-ül mal, bizdeki devlet hazinesine denk düşüyor gibi görünse de MB, BDDK, TMSF, Varlık fonu, BIST v.s. gibi tüm kurumları kapsar. Tamamen sultana aittir, haliyle de kontrolü doğrudan ona bağlıdır, gönlü nasıl isterse öyle kullanır. Ülke ve devlet; canlı-cansız, menkul-gayrimenkul tüm varlıkları ile sultana ait olduğundan, burada hiçbir çelişki bulamazsınız. Zaten:

    1- islâm tümü ile çelişkiden muaf ve mükemmel bir sistem olduğundan,
    2- tesadüfen size çelişki gibi gelen herhangi bir duruma rastlarsanız birinci madde geçerlidir.

    Temel beyt-ül mal gelirleri şunlardır:

    - Müslümanlar'dan alınan vergiler (Aşar, Ağnam vs. ya da KDV, ÖTV, enflasyonu düşük göstererek toplanan görünmez katkılar gibi daha çağdaş vergiler),

    - Müslüman olmayanlardan alınan vergiler (Haraç, Cizye vs. ya da doğrudan azınlık mallarına çökme),

    - Maden, orman, liman, arazi kiraları, rant ve karapara gelirleri,

    - Gümrük vergileri ya da gümrük vergileri ile oynanarak elde edilen ithalat gelirleri, varlık barışları v.s.

    - Savaş ganimetleri (1/40'ı Sultana, 1/5'i Hazineye, kalanı vergi sıfırlamaları, komisyonlar yolu ile hazineye, oradan da sultana - Yurt dışından ganimet elde edilemiyorsa yurt içi "düşman" şirketlere, dün dostken bugün şeytanlaştırılan kişilerin mal varlıklarına çökülerek elde edilen Fey'ler, ülkenin darülharp döneminden kalma MB rezervleri v.s.),

    - Bağlı devletler ile beyliklerin yıllık vergileri ve gönderilen armağanlar (Armağanlar dışında günümüzde pek geçerliliği kalmadığından, komşu ülkeleri çaktırmadan işgal ederek elde edilen ganimetler de bir nevi armağan sayılmak suretiyle bu kapsama sokulabilir).

    Başta da söylediğimiz gibi, islâm'da hiçbir çelişki yoktur. Sizlere çelişki gibi gelen durumlar, bu sistemin 21. yüzyılda, uygar dünya ile şöyle ya da böyle bağlantılı bir ülkede uygulanmaya kalkılmasından kaynaklanmaktadır ama bu durum elbette islâmın değil, sizin suçunuzdur. Geçicidir, az beklerseniz en ufak bir çelişki olmadığını sizler de bir şekilde öğrenecek ya da kabul edeceksiniz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam, İslam, Siyasal İslam, Politik İslam benzeri yönetimlerin hepsi istihbarat çalışmalarının ürünüdür.

      Devletler, bir yerde resmi olarak ne yaparlarsa yapsınlar, istihbarat her zaman ülkelerin kaderinden önce gider, ülkelerin kaderini belirler.

      Bir misal Atatürk ve arkadaşlarının çalışması idi. Çalışmaları ile Anadoluda devlet kurabildiler. Öncesinde istihbarat subayları müdafai hukuk cemiyetlerini kurmuştu, ki hepsi Atatürkün liderliği altına hemen girdiler. Cumhuriyetten mevcut siyasal islama dönüşü de İngiliz İstihbaratının 200 yıl önce ortadoğuda başlattığı çalışmalar sağladı.

      Bilinmeyen güncel bir tane ben yazayım. Azerbaycan kökenli Bakü doğumlu istihbaratçı Richard Sorge, Sovyetler adına Çin yönetimini ele geçirmek istemişti. Yeni değil, taa 1930 larda aktif olarak çalışıyordu. Kurduğu Çin içindeki istihbarat ağı ile, Batı destekli Çin yönetimini devirdiler. Çin Komünist Partisinin iktidarına giden yolu açan istihbaratçılar oldular.

      O zamanlar Çin'in dünyanın en güçlü devletlerinden biri olacağı biliniyordu. Devletler yatırımlarını istihbarat ile yaparlar. 90 sene geçti, sonuçları şimdi şimdi ortaya çıkıyor.

      Sizin yazdıklarınız da 200 yıl öncenin yatırımlarının sonuçları.

      Mz5cb!2y0kyzVE*r

      Sil
    2. Sn Adsız 22:17

      Vahabilik akımının kurucusu Muhammed b.Abdülvehhab'ın 18YY'da o dönemin İngiliz istihbaratı ile ilişkileri bilinir. Daha yakın tarihte, 1928'de Mısır'da kurulan İhvan-ı müslimin hareketi, yani bizde bilinen adı ile müslüman kardeşler örgütünün kurucusu Hasan el Benna'nın ise tescilli MI6 ajanı olduğu malumdur. Üstelik bu örgütün kuruluş amacı da bizi yakından ilgilendirir, Atatürk sayesinde yeni ortaya çıkmış T.C'de başlayan bağımsızlık ve çağdaşlaşma hareketlerinin ortadoğu'nun diğer bölgelerine yayılmasını önlemek, mümkünse Türkiye'de de geri çevrilmesini sağlamak amacı ile kurulmuştur. Bugün ülkemizde yaşadıklarımız da bu çalışmaların final aşamasıdır, bu final ya müslüman kardeşler, ya da çağdaş Türkiye Cumhuriyeti için gelecektir.

      Bazı arkadaşlar ülkemizdeki uygulamaların islâmla uzaktan yakından ilgisinin bulunmadığını iddia etmektedirler, ben ise bunların islâma birebir uygun olduklarını söylüyorum ve yeri geldikçe de örneklemeye çalışıyorum. Sonuçta islâm zaten siyasal bir sistemdir, İngiliz istihbaratının yaptığı, bunun ortadoğu'da hakim sistem olarak kalmasını sağlamaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Bu şekilde bölge halklarını kontrol altında tutmak çok kolaylaşmaktadır. Bize düşen ise, bu durumu sürekli vurgulayıp insanları gerçeklerle yüzleştirmektir diye düşünüyorum.

      Sil
    3. Sn Mahdut, bir ek daha yapayım.

      Mevcut kraliçenin gayrimenkullerini uzun yıllar yöneten bir üst yöneticinin oğlu, matematik eğitimi ve felsefe doktorası sahibi, unuttum ama Cambridge ve LSE gibi yerlerden geçmiş, bir kaç dili çok iyi biliyordu, muhasebe ve finans tarafında da iyi bir eğitim vermişler, vatikanda katolik kilisesinde 20 yıl geçirmiş, konsüllere katılabilen biri. Türkiyeye gelmeyip, biraz daha devam etseydi, bu adam sonraki papaları seçecek üyeler arasına girecekti.

      90lı yılların başında, sözde müslüman olup, Türkiye ye gelmiş, Türk ismi almış. Tanıdığımda Türkiyedeki 3. senesiydi, anadolu lisesinde kimya öğretmeni bir Türk hanım ile evlenmiş. Askeri liseyi yeni bitirmiş, 19 yaşındaydım. İç anadolu da bir kentte yaşıyorlardı. Adamın yaşadığı apartmandan bir daire kiralandı, kadının sınıfına başka ilden gelen öğrenci olarak kaydım yapıldı, memur baba, ev hanımı anne; ailecek çok iyi bağ kurup adamı 5 ay takip ettik. Karısı hocam olduğu için akşam evine gider soru sorardım, aynı sofrada yemek yerdik, pikniğe götürdük vs. Çok profesyoneldi, evinde saman çöpü kadar bile delil tutmazdı. Ülkeye bir pantalon bir gömlek ile girmiş.

      İzmir'de Süleymancılar ve Fetöcüler ile tanışmış, tanıdığım zamanda Süleymancılardan çevresi vardı. Şimdi ismi İstanbulda bir üniversiteye verilen Sabahattin ile İÜ İktisatta prof iken, siyasilerin fetvacısı Karaca ile bağlantılar kurmuş, onlara finans konusunda neler anlattıysa anlatmış. İç Anadoludaki bazı belediyeler ile islami holdinglerin parasının yurtdışına aktarımını hep bire bir kayıtsız temaslar ile ayarlar, cemaatlerde sözde abidik gubudik işlerde görev de alırdı. Türkiyede çalışma izni bile yoktu, hep gönüllü işlerde görev alırdı.

      İç anadoluda karayollarının planlarının ele geçirilip, ilerde yol (meşhur duble yollar)olacak tarlaların ucuza alınması, ilerde siyasi ikbale yerleşecek kişilere buraların tapulanması (ki o insanlar en üst makama oturan o "kardeşim" lakaplı kişi), öğrenci yurtları, hep bir şekilde bu adamla aynı network içinde yer alan kişilerce yapıldı.

      Ve bunun gibi kaç tane vardır, bu bir tanesi idi. Orduya aşırı vurmalarının sebebi budur, ordu tam anlamı ile onlar için kontrolü o dönem için çok zor olan, ordu içinde ne olursa olsun, bunların ciğerlerini söküp köpeklere yem edebilecek adamlar vardı. Malesef sivil hayat ordunun görev ve sorumluluk alanına girmiyordu, ordu durum tesbitini ilgili makamlara ve halka yapmıştır.

      Ordu ve yargıda ülkesini seven insanlar sivil vatandaşlarımıza gerekli uyarıları zamanında yapmıştır, bedellerini ödemişlerdir.

      U!2vdg54&!Hw&m9q

      Sil
  6. Merkez Bankası bu ay faiz artırması gerekir. Yoksa reel faiz sıfırlanacak. Turizm geliri olacağı için dolar bu seviyelerde hareket eder. Sonbahardan itibaren ise 9 TL görebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankanın faizleri düşürmesi ve reel piyasaları rahatlaması lazım.
      Tüm dünya faizleri düşürürken bizim yüzde 20 ler ile borç vermemiz dünya gerçeklerine uymuyor.

      Sil
    2. Dünyadaki faizlere bakmadan önce bir de dünyadaki enflasyon oranlarına baksanız neden-sonuç ilişkisini kurabileceksiniz. Ama hep sonuca bakıyorsunuz ve o nedenle önerileriniz de yanlış oluyor.

      Sil
  7. Yurtdışından altinlarimizi getirdik açıklaması yapıldı ..buraya göre 40 tonu bile bulmuyorum 40000 kilo altın kilosu 60000 USD desek 2.400.000.000 USD yani 2.5 milyar dolar bile etmiyor.
    Doğrumu hesaplıyor ve düşünüyorum ?

    YanıtlaSil
  8. Merhaba Hocam. Merkez bankacılığı alanında uzmanlaşmak isteyen genç iktisatçılara hangi kitapları okumalarını önerirsiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bununla başlayın:
      https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/2d9f2c1d-18eb-4124-8fd9-a4ea189a24ad/100+Soruda+TCMB+web.pdf?MOD=AJPERES&CACHEID=ROOTWORKSPACE-2d9f2c1d-18eb-4124-8fd9-a4ea189a24ad-mR8fxaz

      Sil
  9. Doktor var doktora güvenmeyen hasta var
    Aşı var aşı karşıtı var.
    Bilim var bilime inanmayan var
    Hayatı boyunca başkasının tecrübelerinden faydalanmayan insanlar var

    Nihayetinde merkez bankasının başında 09.03.2021 tarihli yazısında sıkı para politikasından vazgeçmeliyiz diyen birisi var
    Bir de
    Merkez bankasına güvenmeyen insanlar var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hala sıkı para politikasından vaz geçemedi, garibim dediklerini adama yediriyorlar şimdi. Gastesinde yazı yazdığı kağıtları ağzına tıkadılar adamın.

      Sil
  10. Hocam TCMB hissedarlarından hazineden sonra gelen en büyük hissedar 'Mervak İç ve Dış Ticaret AŞ nin web sayfası http://www.mervak.com.tr/index.php?sayfa_id=2 mıdır? Merkez Bankasının ikinci büyük hissadarı olup da bu kadar sıradan bir web sayfasını bu büyük şirketle ilişkilendirmek zor olduğu için soruyorum. Sözkonusu şirketin bu kadar az bilinmesinin nedeni ne olabilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü bu sonuçta MB çalışanlarının kurduğu bir yardım sandığı.

      Sil
    2. Selam Sedat,

      MB kasasında da para yok ama adı Merkez Bankası, çok da şey etmeyin :)

      MB ortaklarına para vermez. Hazine hepsini hüpletir. Hüpletti de.

      Sil
  11. Sayın Mahfi Hocam,
    Merkez Bankası neden son borç vericidir? Bankalar ihtiyacı olduğunda neden ilk olarak TCMB'ye gitmezler de aralarında borçlanırlar? Aralarında borçlanma faizi daha mı düşüktür?
    Saygılarımı sunarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar açıklarını bir şekilde gün sonunda kapatmak zorundadır. Piyasa veya bankalar arasındaki işlemler ile para bulamazlar ise, MB onlara para verir. Fiyat istikrarı da burada devreye girer. Bir bankanın açığı var ise, diğerleri tepesine çöküp aşırı yüksek faiz ile o bankayı fonlar. MB bankalar birbirlerini yemesin diye önceden belli bir bantta bankalara fon verir. Açığı olan banka ne maliyet ile o açığı kapatacağını da bilir.

      Sil
  12. Sözde ekonomistler iki yıldır bağırıyorlar rezervler eksi, rezervler eksi diye, ama hiç brüt rezervlerin durumunu söylemiyorlar. Yetkililer önemli olan brüt rezervdir dedikçe, bir sorun varmış gibi eksi rezerv üzerinden ekonomi yorumladılar. Ne oldu? Rezervler bir yıldan fazla süredir eksi olarak devam ediyor. Umarız biraz utanmışlardır.

    Batıdaki devletler birbirlerini swaplar ile korurken, bize gelince na nay yapıyorlar. Ne yapsaydık, tüm dünya ihracatının durduğu günlerde nasıl ihracat yapıp para alacaktık? Hükümetimiz de MB parasını kullandı. O paralar böyle günler için vardı. Her yere turist gidiyor, bize gelince na nay çekiyorlar. Amaçları merkez bankası üzerinden ekonomimizi yıkmak. Böyle zor durumlarda kitabi bilgiler işe yaramaz. Bakıldı, bizim Merkezin başkanları durumu anlayamıyor, hükümet başkan değiştirdi. İyi de yaptı.

    Bunlar da Merkez Bankası hakkında bilinmesi gerekenler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diyelim ki sizin aylık geliriniz 5 bin lira ama buna karşılık her ay ödemeniz gereken 6 bin lira borç var. Ve bu nedenle her ay sürekli borçlanarak durumu idare ediyorsunuz. Bu durumda siz benim maaşım 5 bin lira gerisi beni ilgilendirmez mi dersiniz? Kardeşim senin durumun kötü, önlem almalısın diyenlerin mi utanması gerekir yoksa sizin mi utanmanız gerekir?
      Sanırım siz utanma kavramını tam olarak anlayamamışsınız.

      Sil

    2. Rezervlerin ekside olması yüzünden herkes % 1-2 ile borçlanırken biz %6-7 faiz ile borç bulabiliyoruz. Senin anladığın dilde söylemek gerekirse "Hiç bir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oluyor "

      Sil
    3. ben bu iktidarı batmış esnafa benzetiyorum son güne kadar pavyonundan mersedesinden vazgeçenini görmedim.

      Sil
  13. Mahfi bey,

    ellinize ve kaleminize sağlık. Basit ancak bir o kadar da anlaşılır bir yazım. Tam Ders Kitabına laik.

    Kasa'da para olmaz ise kimse Kasayı çalmaya çalışmaz. :)

    Kasa dolu ise çökme cazibesi etrafta dolaşır. Hatta bu konu bir çok Amerikan Filmlerinde işlenmiştir.

    Selamlar,

    Şenol Çetinkaya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de güç devşirme meselesi var. Kasada para olmasa bile politik güç sahibi olmak insanları cezbediyor.

      Sil
  14. Hocam bilgiler için teşekkürler,
    Son yapılan zorunlu karşılık oranları artırımının sonuçları ne yönde olur sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bürüt rezervleri artırır. Net rezervde ve swaplar (kısa vadeli borçlar) düştükten soraki, eksi 45 milyar dolar olan gerçek rezervlerde bir değişiklik yapmaz.

      Sil
  15. Hocam bir de yeni kuruldu, üst fiyat istikrar kurulu mudur nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saçmalığın, kandırmacanın zirve noktası.

      Sil
    2. Taaaaa 2013-2014lerde bu Gida Komitesi kurulurken dusunmustum. Komite nedir ne is icin var...diye? Gida fiyatlarini izleme komitesine evrildi hemen akabinden sonra komiteyle emir komuta zinciri ile bu isler olmaz olmaz olmaz.
      Turkiyede gida fiyatlarini dusurmek icin yapisal reform yapmasi sart. Ama biz yapisal reform yapamayiz hemen insin diyorsak sayet yapilmasi gereken ilk is Gidada temel gida maddelerinde KDVnin %8lerden %1e inmesi ve ulasim nakliye kayit gibi sureclerde indirimler yapilmasi lazim. Mesela kopru otoyol gecis ucretlerini dusurmek gibi

      Sil
  16. Hocam merhaba. "Döviz kurunu harekete geçirerek faizleri ve enflasyonu yükselterek ülkemizi ekonomik krizlerin altında ezdirmek için defalarca atağa kalktılar. Yurt dışındaki altınlarımızı ülkemize getirmek suretiyle bu saldırılara karşı hazırlığımızı önceden yapmıştık." böyle bir açıklama yapılmış CB tarafından burada kastedilen saldırı nedir sizce oldu mu gerçekten böyle bir saldırı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada saldırı diye kastedilen şey sanırım iktisatta spekülatif atak denilen durum. Yani eğer siz sistemi iyi yönetemezseniz bu durumdan para kazanmak isteyenler sizin paranız üzerinden spekülasyon yaparak para kazanırlar ve sizin paranızın da değeri düşer. Yurt dışındaki altınlarımızı Türkiye'ye getireli 2 yıl oluyor. Bu süre içinde TL değer kaybetmeye devam ettiğine göre demek ki sorun altınları buraya getirmek değilmiş. Sorun spekülatif ataklara yol açan yanlış ekonomi politikasını ve sistemi değiştirmekle çözülür. Ama bu zor ve zahmetli bir yoldur ve artık iyice yorulmuş bir siyasal kadronun bunu yapması hatta yapabileceğine insanları ikna etmesi kolay değildir.

      Sil
  17. Hocam yazi icin teşekkürler. Cok eğitici bir yazı olmuş. Merkez bankalarinin varolan ekonomik sistemde ne kadar önemli olduğunu bir kez daha sayenizde anlamis oldum. Ayrica kotu yonetildiginde ekonomik sistemi ne kadar kotu etkileyebileceginide.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Çok doğru. Merkez Bankası piyasa sisteminin en önemli kurumudur ve eğer kötü yönetilirse sistemi çok kötü etkiler.

      Sil
  18. Hocam merhaba. Değerli bilgiler paylaştınız. Teşekkürler. Bir sorum olacak. İç dış piyasalar için en önemli konu güven sorunu olarak görünüyor. Ülke yönetimi değişmeden güven sorunu aşılabilirmi. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  19. Hocam merhabalar, teklif geldiği takdirde hazina bakanı veya merkez bankası başkanlığı yapar mıydınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sistem ve kadro değişmediği sürece böyle bir göreve kim gelirse gelsin bir şey yapamaz.

      Sil
  20. Dayi Akp reform yapar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 20 yılda yaptıklarına bakarak bu soruyu sen yanıtlayabilirsin yeğen.

      Sil
  21. Hocam fiziki kağıt para işini de komple bırakıp tamamen dijitalleşmeye ve dolayısıyla vergi kaybını minimalize etmeye nasıl bakıyorsunuz? Sizce bugünkü teknolojimizle bunu yapabilir miyiz? Türkiye, kanayan yarası kayıt dışılığı böyle yenemez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğinizi bize göre çok daha eğitimli toplumlar bile yapabilmiş değil.

      Sil
  22. Özcan OKUMUŞ9 Temmuz 2021 06:29

    Sn EĞİLMEZ, paylaşımınız teşekkürler...
    Merkez Bankasının görevini, "Fiyat istikrarını sağlamak, yani enflasyon ve deflasyona yol açmadan parayı yönetmek ve bu amaca ulaşmak için para politikası araçlarını bağımsız olarak kullanmakla yükümlüdür" şeklinde zaten özetlemişsiniz.
    Ancak, son elektrik ve doğalgaz zamları ile aynı günde kurulan, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı şu Fiyat İstikrar Komitesi de ne ola ki, TCMB na yapacağı işlerini dikte etmek mi? Üzgünüm ama sizin tümcenizin sonundaki "yükümlüdür" sözcüğü, artık "yükümlü idi" şeklinde değişmiş oluyor.
    Bundan sonra yüksek enflasyon, yüksek kur sarmalında, hatta sanırım durgunluk içinde bir gelecek bizi bekliyor gibime geliyor. saygı ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Fiyat İstikrar Komitesi kurmak büyük hata. Bence enflasyonu denetleyememenin toplumda yarattığı öfkeyi kısmen gidermek için kurulmuş göstermelik bir komite ama 1970'lerde fiyat denetimi çağrışımı yarattığı için son derecede yanlış bir imaja yol açıyor. Türkiye'nin sorununun 'sistem hatası' olduğunu kabul edip buna göre adımlar atmak yerine ikide bir yeni ilavelerle sistem daha da içinden çıkılmaz hale getiriliyor. Oysa sorunun çözümü sistem hatasını gidermek yani başkanlık sistemini terk ederek yapısal reformlara başlamaktan geçiyor.

      Sil
    2. Hocam, ellerinize emeğinize sağlık. Üstelik, yazınıza gelen yorum ve eleştirilerden de çok aydınlanıyoruz. Sağolun, varolun...

      Sil
    3. Fiyat Istikrar komitesi bugune ait bir olgu degil taaaa 2013-14 donmelerinden kalma gida komitesi uygulamasinin bugunki isimlendirmesi.
      Bu turden uygulamalarla gida fiyatlari stabilize olmaz olamaz. Bu maddenin tabiatin dogasina aykiri bir yaklasimdir. Turkiyede sorun yapisaldir koklu cozumlerle bu isin ustesinden gelinebilir.
      Ancaaak ben hemen istiyorum diyorlarsa yapilacak is Gidada KDVyi dusurmek Gida urunleri ureten pazarlayan kuruluslardan vergi almamak dusurmek yol ve kopru feribot gecis ucretlerini dusurmekle olur. Boyle bir yaklasimla gidada fiyat istikrari saglanabilir. Ancak sorun yapisal oldugu icin hele hele enflasyon olgusu oldugu icin bu olguyu gida fiyatlarindan enflasyonundan ayri dusunemezsin. Bunun icin yapisal reformlar sarttir ve gereklidir.

      Sil
  23. Hocam cevaplarsanız çok sevinirim. Merkez bankasının swaplarının ne kadarının nakdi uzlaşmalı ne kadarının fiziki teslimli olduğuna dair bir veri yayımlanmıyor diye biliyorum. Swapların çoğunluğunun nakdi uzlaşmalı veya fiziki teslimli olması farklı senaryolara göre ilerleyen yıllarda rezervleri nasıl etkiler ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki swapların dediğiniz şekilde kategorilenmesi konusunda benim de bilgim yok. Bence sanal da olsa fiziksel teslim de olsa etkiler. Çünkü sonuçta herkes karşılığını isteyecek.

      Sil
  24. Hocam,
    ders niteliğinde olmuş. Keyifle okudum, öğrendim, hatırladım.
    Çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  25. Mrb Mahfi bey ortaklardan diğer diye adlandırılan, ortaklar kimlerdir. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı soruya twitterda verdiğim yanıt şöyleydi:
      TCMB sermayesinde %12 payı olan kişiler hakkında dolaşan şehir efsanelerine inanmayın. İşin aslı şudur: TCMB kurulurken hisse almaları için halka çağrı yapılmıştır. Bu pay sahipleri o kişilerdir. 100'e yakın tüzel kişi ve 6500'e yakın gerçek kişi.

      Sil
  26. Yılmaz Özer9 Temmuz 2021 09:44

    Merhabalar hocam.
    Kitaplarınızdan öğrencilik döneminde çokça faydalandım emeğinize sağlık.
    Benim sorum Merkez Bankası fiili olarak kaybettiği özerk yapısına kısa-orta vadede tekrar kavuşabilir mi? (İktidar değişimlerinden bağımsız)

    YanıtlaSil
  27. Merkez Bankaları değişiyor ve değişmeli çünkü şuan yaptıkları tek iş para basmak hemde kontrolsüz para basmak. Bu parası rezerv ekonomilerde sorun olmuyordu diğer ülkelerden talep olduğu için. Ancak şimdi bastıkları paralar ve diğer ülkelerinde riskleri çoğaldığı için pandemi den dolayı artık onlardada enflasyon sebep oluyor.

    2001 yılında elektronik paraya tamamen geçilmesi gerektiğini söylemiştim ve şuan zaten paraların %95 elektronik para kalanı kağıt ve madeni para. Dolayısıyla kağıt ve madeni para yasaklanmalı sadece kartlı ödeme kabul edilmeli ve ödemeler maaşlar tüm işlemler kart üzerinden yapılmalı. Bu sayede kayıt dışı ve vergi kaçağı ortadan kalkar ancak vergiler düşürülmeli ve tek vergi olmalı. KDV harici yurt dışından gelen ürünler için ithalat vergisi olmalı. Diğer tüm vergi ve ödemeler kaldırılmalı.

    DİJİTAL paraya bizim geçmemiz şuan için hayel çünkü bunun altyapısı yok. Bence sene sonu itibarı ile fiziksel para yasaklanıp herşey kartlı ve elektronik ödeme olmalı.

    YanıtlaSil
  28. Eş anlı ve aynı yönde uygulanan para ve maliye politikaları istikrarı sağlar mı ve ülkenin güvensiz iklimini düzeltir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapısal reformlarla birlikte yürütülürse sağlar. Ama sanırım Türkiye'de dengelerin kurulması artık para ve maliye politikası alanının dışına çıktı. Onun için sosyal ve siyasal alanda da reformlar yapılması şart.

      Sil
    2. Hocamızın dediği gibi yapısal reformların yapılması lazım bu dediğinizle zamanı boşa geçirmiş olursunuz tam manasıyla yapılan reformlarla bu dedikleriniz bir sonuç verir.

      Sil
  29. Hocam merhaba. Uzun zamandır aklımı kurcalayan bir şey var. MB lerin bağımsızlığı meselesi, o MB nin ait olduğu ülkenin halkının çıkarı için mi yoksa o ülkeye borç veren veya o ülke yerel parasına yatırım yapan uluslararası sermayenin çıkarları için mi bu kadar ön plana çıkarılıyor. Yerel paraya yatırım yapan döviz, yurtiçinde enflasyon istemez çünkü. Ayrıca hukuken MB aslında kamu sermayesi ağırlıklı bir özel şirket. Yani sonunda düdüğü çalan hükümet.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB bağımsızlığı siyasal iktidarın istediği gibi para basmasını önlemek için geliştirilmiş bir kavram. Hiç dış borcu olmayan ekonomiler için de gerekli.

      Sil
  30. Sayın Eğilmez Merkez Bankasına ortak olan diğer kuruluşların amaçları nedir? Neden ortak oluyorlar? Kazançları , karları , varsa zararları nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkez Bankası'nın kârının çok büyük kısmı her yıl Hazine'ye devrediliyor ve diğer ortaklar çok düşük paylar alıyorlar. Bu ortaklığın tek nedeni prestij.
      Öte yandan twitterda sorulan bir soruya verdiğim yanıtı da paylaşayım: TCMB sermayesinde %12 payı olan kişiler hakkında dolaşan şehir efsanelerine inanmayın. İşin aslı şudur: TCMB kurulurken hisse almaları için halka çağrı yapılmıştır. Bu pay sahipleri o kişilerdir. 100'e yakın tüzel kişi ve 6500'e yakın gerçek kişi.

      Sil
  31. Merhaba Mahfi Eğilmez sizin değerli bilgilerinizden olabildiğince aydınlanmaya çalışıyor ve ülkenin ne durumda olduğunu ve nasıl bir duruma geleceğine dair gerçekler gün geçtikçe can yakıyor ve yakmaya da devam ediyor.
    Sizden ricam 2018 yılında net dış borç 450 milyar dolardı. Vadesi gelmiş 150 milyar dolar 2 yıl içinde ödenmesi gerekiyordu. Şuan ise 2021 yılında ve net dış borç 450 milyar dolar ve bu dış borç ödendi mi? eğer ödendiyse neden borç sabit. Ben bir nevi borcu olabildiğince çevirme metottu uyguluyorlar diye düşünüyorum. Bu çok daha vahim bir sonuç olduğunu düşünüyorum sizden bu konu hakkında bilgi verirseniz çok sevinirim. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Aynen düşündüğünüz gibi ödene borcu yeni alınan borçla ödüyorlar o nedenle borçlar pek azalmıyor. Ama ekonomi her yıl daha sıkıntılı olduğu için faizler yükseliyor ve eski borç daha yüksek faizli borçla yenileniyor.

      Sil
  32. Faizleri düşürünce ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmişte düşürdük önce kur sonra enflasyon fırladı. Çünkü faiz sebep değil sonuçtur.

      Sil
  33. Merhaba hocam, değerli bilgiler için teşekkürler. Benim aklımdaki soru Merkez Bankasının altın rezervlerinin bir kısmını başka ülkenin Merkez Bankasında tutmasıyla ilgili. Olası büyük bir küresel kriz veya savaş durumunda bu durum rezervlerin geri alınamaması ihtimalini doğurmazmı? Mesela ABD nin başka ülke Merkez Bankalarında tuttuğu rezervleri bulunuyormu ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiye kadar böyle bir şey olmadı. Ama bu, asla olmaz anlamına gelmez tabii.
      ABD'nin başka ülkelerin merkez bankasında rezerv tutmaya ihtiyacı yok çünkü kendi parası rezerv para. Yani döviz ihtiyacı olduğunda dolar basıyor.

      Sil
  34. Hocam, gözümüz aydın, JP Morgan yine bir Türkiye güzellemesi yapmış. Bu arada BIST'de çaktırmadan bankacılık hisseleri başta olmak üzere mal topluyorlar. Önümüzde belli ki 2-3 aylık bir bahar dönemi var, "dolar geberdi"cilere kendimizi hazırlayalım. Bu arada arkadaşlar önce borsa'da, sonra tahvilde her zamanki numaralarını yapıp ucuz dolarları toplayıp gidecekler anlaşılan. Bence MB bunlara bu toplantıda olmasa da bir sonrakinde faiz artırım sözü verdi, faizin düşürülmesini bekleyenler epeyce bekleyecekler gibi görünüyor. Dolar 8'in altına inerse baskın bir seçime de hazır olalım bence...

    YanıtlaSil
  35. Hocam engin bilgileriniz icin cok teşekkür ederim. Anladigim kadariyla siyasal yonetimin el degistirmesiyle umutlarimiz artacak... Bir memur olarak birikimlerimizi BİST in bazi hisselerinde tutuyoruz. Sizce uzun vadeli olarak elde tutmaya devam etmek ne kadar mantikli. Siz erken secimin kacinilmaz oldugunu dusunuyor musunuz? Belki bir erken secim kararı piyasalari canlandirip, yabanci yatirimcinin ilgisinin armasina sebebiyet verebilir?. Teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erken seçim kararı kolay değil. Ekonomi kötüye gidiyor ve bunun bu uygulamalarla düzeltilmesi de mümkün görünmüyor. BİST'teki sağlam hisselerde, fonlarda durmak akıllıca.

      Sil
  36. Merhaba Mahfi Hocam.
    Öncelikle bilgilendirici ve zihin açıcı yazınız için çok teşekkürler.
    Elinize sağlık.

    Merak ettiğim bir kaç şeyi sormak istiyorum:

    • Dünyada rezerv para olarak kabul edilen ülkelerin paralarını basan merkez bankalarındaki(fed,ecb,boe,boj) ortaklık yapısı nasıldır?TCMB’nın ortaklık yapısı,söz konusu bankalarla kıyaslandığında,dünya sermaye hareketleri açısından dezavantajlı bir durumu var mıdır?

    • Eğer TCMB bir anonim ortaklık ise bir anonim şirket gibi yönetilmesi gerekmez mi?Yani karar mekanizmalarının oluşumu(genel kurul-yönetim kurulu-profesyonel yöneticiler-alt kadrolar) benzer olması gerekmiyor mu?Biraz açıklar mısınız?

    Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farklı yapılar olsa da dünyadaki merkez bankalarının çoğu devletten ayrı kişiliğe sahip yapıdadır. TCMB'nin yapısından kaynaklanan bir dezavantajı yok, dezavantajı siyasetçinin o yapıyı kabullenmeyip kararlara karışmasıdır.
      Normal olarak anonim şirket gibi yönetilmesi lazım ama çoğunluk hisseleri Hazinede olduğu için atamaları da devlet yapıyor.

      Sil
  37. Değerli Mahfi Hocam
    Ahraza anlatır gibi net ve anlaşılır anlatıyorsunuz çok faydalıyoruz.Din görevlisiyim ilgi alanım
    Şunu net söyleyebilirim ekonomi bilgisi olmayanın da dini eksiktir.

    YanıtlaSil
  38. Hocam saygılar,

    Wikipedia.org sitesinde Bankaların toplam mevduatı 2021 itibarıyla 4 Milyar 200 Milyon Türk lirası olarak gözüküyor. Bankalarda bulunduğunu belirttiğiniz 15,3 milyara ulasmak için hangi kalemlere bakmak lazım.

    Sağlıklı günler dilerim.

    YanıtlaSil
  39. İslamda Faiz(riba), Allah ve peygamberi tarafından yasaklanmış ve faizcilere karşı savaş halinde olduğunu dile getirmiştir..

    Bu faiz olayı merkez bankalarının uyguladığı para politikasıdır.. para merkez bankaları tarafından değilde vakıflar aracılığıyla "borç ve faiz" içermeyecek şekilde halka dağıtılmalıdır diye düşünmekteyim..

    Saygılarımla..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rezervlere Ne Oldu?

Ne Oldu da TL Değer Kazandı?

Veriler Kötüyse Piyasa Nasıl Böyle Canlı Olabiliyor?