Mali Sürüklenmede Son Durum

Bir ekonomide vergi gelirlerindeki otomatik artışın ekonomi üzerinde ters etki yaratarak büyüme hızını düşürmesine mali sürüklenme (fiscal drag) deniyor. Mali sürüklenme genellikle enflasyonist dönemlerde ortaya çıkar. Enflasyon, gelirlerin nominal olarak (görünürde) artmasına ve kişilerin, artan oranlı tarife nedeniyle giderek daha yüksek vergi oranlarına girmelerine ve dolayısıyla daha fazla vergi ödemelerine yol açar. Reel gelirleri artmadığı halde daha fazla vergi ödedikleri için kullanılabilir gelirleri düşen kişiler, ister istemez tüketim harcamalarını azaltmak zorunda kalırlar. Bu gidişin sonucu olarak da ekonomide toplam talep düşer. Talep düşüşü GSYH’nin de düşmesine yol açar. Sonuçta ekonomide enflasyonla birlikte resesyona yani slumpflasyona doğru gidiş başlayabilir.

Böyle bir durumda uygulanacak maliye politikası, vergi tarifelerinin enflasyondan dolayı görünürde artan gelirleri vergilemeyecek biçimde yeniden düzenlenmesini gerektirir.  

2020 ve 2021 yıllarını örnek alarak Türkiye’deki durumu inceleyelim. 2020 yılında Türkiye’de yaşanan enflasyon yüzde 12,28 oldu. 2020 yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde uygulanan gelir vergisi tarifesi ile 2021 yılı gelirlerine uygulanacak olan gelir vergisi tarifesini aşağıdaki tabloda alt alta sunuyorum.

İki tablo birlikte incelendiği zaman 2021 yılı gelirlerine uygulanan tarifenin 2020 yılına uygulanan tarifeye göre yumuşatılmış olduğunu görebiliyoruz. Örneğin 2020 yılında 22 bin liraya kadar gelirlere yüzde 15 oran uygulanmakta ve gelir 22 bin lirayı aştığında üst orana geçmektedir. Buna karşılık 2021 yılında 22 bin lira yerine 24.000 TL’lik bölüme yüzde 15 oran uygulanmaktadır. Tarifenin diğer oranları da gelir miktarlarıyla birlikte incelendiğinde ilk dilimdekine benzer ayarlamalar yapıldığı görülmektedir. 

Bu inceleme bize 2021 yılı gelirlerinin enflasyondan etkilenerek mali sürüklenmeye kapılmasını önlemek için tarifede yumuşatmaya gidildiğini göstermektedir. Örneğin tarifenin yüzde 15’lik ilk oranına bakarsak 2020 yılından 2021 yılına geçişte tarife yumuşaması (24.000 – 22.000) / (22.000) = % 9,1 oranındadır. Oysa 2020 yılında yaşanan enflasyon yüzde 12,8 oranında olmuştur. Burada tarife yumuşaması gerçekleşen enflasyonun 3,7 puan altında olmuştur. Bir başka ifadeyle tarife yumuşatılması gerçekleşen enflasyonun yaklaşık yüzde 3 altında yapılmıştır. Eğer tarife yumuşatılması enflasyon oranı kadar (yüzde 12,28) yapılmış olsaydı 2021 yılı tarifesinde yüzde 15’lik ilk dilimin 24.000 TL değil 24.816 TL olması gerekecekti. Bu durumda 2021 yılında enflasyona göre daha düşük oranda bir mali sürüklenme söz konusu olacak demektir. 

Bu noktada gerçek enflasyonun hangi oranda olduğu tartışması devreye giriyor. TÜİK, TÜFE’yi Ekim ayı itibarıyla yıllık yüzde 19,89 olarak açıkladı. Yılın da aşağı yukarı bu oranlarda tamamlanacağı anlaşılıyor. Buna karşılık ENAGrup adlı araştırma gurubu aynı dönemde enflasyonu yüzde 49,87 olarak hesapladı. Eğer TÜİK’in hesabını esas alacaksak 2022 yılında yüzde 15’lik dilimin 28.800 TL, eğer ENAGrup’un enflasyon hesabının doğru olduğunu kabul edersek yüzde 15’lik dilimin 36.000 TL’den başlaması ve diğer dilimlerin de buna göre şekillenmesi gerekecekti, oysa yüzde 15’lik dilim 24.000 TL’den başlatılmaktadır.

Bu durumda 2022 yılında büyümenin 2021 büyümesine göre en az üçte bir oranında düşük kalacağını tahmin etmek yanlış olmayacaktır.  



Yorumlar

  1. Hocam yazıda 2015 2016 dan bahsediliyor fakat tablo yok. Unutulmuş sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eski bir yazımı güncelleyerek yazdığım için eskiler kalmış, düzelttim. Uyarı için teşekkür ederim.

      Sil
    2. Hocam, değerli yazılarınızı okumamız için bizimle paylaşıyorsunuz. Asıl biz teşekkür ederiz.

      Bir de sorum var. AGİ işveren maliyetlerinde basamaklanmaya, bu da halkın büyük bölümünü asgari ücret ile çalışmasına neden olur mu? Daha doğrusu:
      AGİ asgari ücretle çalışan kesimin oranının artmasına neden oluyor mu?

      Sil
  2. Üstad çok güzel bir yorum olmuş..Derhal VERGİ tarifesi değişikliği yapılmalı…

    YanıtlaSil
  3. Sn. Hocam

    Daha ne kadar küçülebiliriz ki....

    YanıtlaSil
  4. Değerli Hocam, yazılarınızı zevkle takip ediyoruz. Paylaşımlarınız için teşekkür ederim. Kanımca büyüme seçimlerin ne zaman yapılacağına da bağlı. Önümüzdeki yılda yapılacak barışçıl bir erken seçim değişim yolunu açacağı için ılımlı rüzgarlar estirebilir. Diğer yandan seçimler 2023 yılında olursa enflasyonist baskıyla insanlar taleplerini öne çekip büyümeye katkı sağlayabilirler. 2022 çok şeylere gebe...

    YanıtlaSil
  5. Hocam bir de %23 ifadesinin %3 olarak düzeltilmesi gerekiyor. Yazı için teşekkürler. Kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
  6. Hocam merhaba. Manşet enflasyon her ay bir önceki yılın aynı ayına göre açıklanıyor. 2020 yılı enflasyon oranını 12,28 olarak yazmışsınız. 2020 yılının tamamını kapsayan veri TÜİK'in açıkladığı hangi veridir? Yani sormak istediğim aylık enflasyon değil de 2020 yılının tamamını kapsayan enflasyon oranı hangisi ?? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  7. Sn hocam,

    Tarifeyi enflasyonun 3,7 puan altında arttırarak nasıl yumuşatma oluyor? Tam tersine sertleştirmişler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç değiştirmeme ihtimaline göre

      Sil
    2. Trendsister şöyle düşün. Yumuşatma=vergi dilimlerinin arttırılmasına bağlı olarak daha az vergi alınması.

      Vergi dilimleri az arttırılırsa vergi çoğalıyor, sanki ters orantı var gibi anladım.
      Bilmem doğru anladım mı?

      Sil
    3. hocam mali sürüklenme ile vergi çengeli arasındaki fark nedir acaba bu yazınızı okurken vergi çengeli kavramını anımsattı biraz bana da

      Sil
    4. Mali sürüklenme işi enflasyonla birlikte ele alıyor. Vergi çengeli enflasyona bakmıyor.

      Sil
  8. Vergi yükü ücretli çalışanın emeklinin dolaylı vergilerle çiftçinin hatta işsizin sırtında. Parababaları vurguncu rantiyer müteahhitlere gelince bişey yok.az kazanan çok vergi ödüyor çok kazanan hiç vergi ödemiyor.üstelik ödenen vergiler de halka değil yine bu rantiyerlere akıyor.tam bir haramı düzeni.

    YanıtlaSil
  9. 2021 basinda gelir vergi matrahlari aciklandiginda, matrahlarin tuik`in tufe`sinden dusuk oldugunu fark edip fazla vergi odememi kabaca hesaplamisdim; ''4000tl''. 2021in basinda belirlenen bu matrahlar uzerinden bu yilki matrahlar da hesap edileceginden, (belirledikleri tufe`ye gore arttirsalar bile) ''4000tl'' fazla vergi 2022`ye de devredecek.

    YanıtlaSil
  10. Hocam asgari ücrete yapilacak artisa enflasyona neden olacagi gerekcesiyle karsi cikiliyor. Artisin tamami dogrudan enflasyona neden olur mu? Yoksa belli bir orani mi yansir? Bu iliskinin bir orani var midir? Hesap yapilabilir mi? Konu hakkindaki fikrinizi merak ediyorum. Simdiden tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
  11. Mali suruklenme de bir nevi hukumetler icin senyoraj hakki gibi bir sey.

    ABDnin yapmasi gereken %20lik develuasyon yapip 1ons gumus 35 dolar esitligine dolari gumuse baglamasi lazim. Ya da Dolari bakirada baglayabilir. Bakira baglamasi aslinda bir avantajdir. Bakir tarih boyunca ekonominin hareketli oldugu buyumenin yuksek oldugu enflasyonist olgularin pekistigi donemde fiyati artar. Tam tersi Dunyada deflasyonik sureclerin oldugu buyumenin dustugu issizligin arttigi donemlerde ise fiyati duser. Ayrica gunumuzde diger metallerden daha cok kullanim alani oldugu daha islevsel bir metal oldugu bu nedenle Ekonomideki piyasadaki buyume yavaslama sinyalini bir altin ve gumuse gore daha iyi veri sagladigi goz onune alindiginda ABDnin dolari bakira piklemesi bence en iyi durumdur.
    Bakir Standarti bence iyi bir cozum olabilir. Boylelikle ekonominin yavasladigi enflasyonun deflasyona meylettigi durumlarda bakir fiyati dusecegi icin esitligi saglamak icin para basimi imkani olur. Boylece durgunluk bertaraf edilebilir Tam tersi ekonominin buyudugu ve/veya enflasyonun sistigi varlik fiyatlarinin arttigi donemlerde bakir fiyatlari artacagi icin parasal sikilastirma bakira endeksli dolarda daha ongorulebilir ve daha kolay olur. Ne alta dayali para sisteminde ne de gumuse dayali para sisteminde bu tur bir hareket alani vardir. Bakir standarti bu tur bir hareket alanini cok rahat saglayan bir sistem olabilir.

    YanıtlaSil
  12. Bizdeki, olsa olsa, mali sürünmedir..

    YanıtlaSil
  13. Hocam hiçbirşey sonsuza kadar kötüye gidemez değil mi bir kızım oldu çekip gideceğim burdan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir şey sonsuza kadar kötüye gidemeyeceğine göre niçin buradan çekip gidiyorsunuz?

      Sil
    2. Korkudan hocam korkudan
      Siz gibi birkaç yetişmiş kişi topluma mal olmuşsunuz biz eleştirsek bile hop paket oluyoruz haberlerde alt yazı bile geçmez paket olmam

      Sil
  14. Hocam,
    Asgari ücretteki artışa, enflasyona neden olacaği gerekçesiyle karşı çıkıliyor. Artisin enflasyona etkisi ne kadardir. Hesaplanabilir mi?
    Enflasyonla mucadele asgari ucret artisina indirgenebilir mi?
    Soz konusu asgari ucret olunca iscilerin dahi bu gerekceyle artisa karsi cikmasini nasil yorumluyorsunuz? Şimdiden teşekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asgari ücret artışı enflasyona neden olur. Ama ondan çok daha önemlisi yanlış politikaların yarattığı risk artışıdır.

      Sil
  15. Hocam ekonomide olmazsa olmazınız nedir?

    YanıtlaSil
  16. Merhaba hocam.
    Yazıda 2021 yeniden değerleme oranının %9.1 olduğunu yazmışsınız.
    2022 için de %36.2 olduğunu ama bunun nekadar uygulanıp uygulanmayacağı Cumhurbaşkanı kararı olduğunu belirtmemişsiniz.
    Geçmiş yıllara bakarsak vergi ve cezalarda daha az oran uygulansa da vergi dilimlerinde aynen uygulandığını bilirsiniz.
    Yazınız vergi diliminin %36.2 oranın da artırılacağı varsayımıyla yazılsaydı daha iyi olurdu.
    Konuyu bilmeyenler için yazı biraz eksik ve yanıltıcı olmuş bence.

    Not : Yeniden değerleme oranını bilmeyenler için
    Bir önceki yılın Kasım ayı ile içinde bulunan yılın Ekim ayı arasındaki 12 aylık ÜFE oranı ile belirlenir.
    Gelecek yılın vergi ve cezaları bu oranda artırılır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi oldukça farklı kavramlar. Yazıyı bir daha okursanız farkı anlayacaksınız.

      Sil
    2. "Eğer TÜİK’in hesabını esas alacaksak 2022 yılında yüzde 15’lik dilimin 28.800 TL, eğer ENAGrup’un enflasyon hesabının doğru olduğunu kabul edersek yüzde 15’lik dilimin 36.000 TL’den başlaması ve diğer dilimlerin de buna göre şekillenmesi gerekecekti"
      Yazınızda üstteki ifade yer alıyor.
      2022'de 24000 TL'lik ilk vergi dilimi, yeniden değerleme oranı %36.2 artırılırsa 32.688TL olacaktır.
      2022 yılında enflasyona göre daha yüksek oranda bir mali sürüklenme söz konusu olacak demektir.

      Bence yazıda böyle bir cümle de olmalıydı hocam.
      Cevap verdiğiniz için ilginize teşekkür ederim.

      Sil
  17. Mahfi bey

    Üniversiteye gidemedim, lütfen beni affediniz.

    Yazılarınızı okurken öğrendiğim İLK ŞEY şu oldu: "Seçtiğimiz her şey, bir başka vazgeçiştir. Hayatta her şeye, sürekli sahip olamayız."

    Hükümetin ekonomi politikalarının rasyonel olup/olmadığı üzerine uzun uzadıya bir sorum yok.

    Şu çıkarımı yapabilir miyiz? Görüşünüz nedir:

    "Hükümet, ekonomik büyümeyi pompalamayı 'seçmiş'; buna karşılık, enflasyonu düşürmeye uğraşmaktan 'vazgeçmiş'tir."

    Not: Rasyonel olup/olmadığı meselesini sormadığımı tekrar hatırlatırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle doğru bir çıkarım ama bunun tersini söylüyorlar o da ayrı bir konu.

      Sil
  18. Hocam 2020 yili enflasyon oranini 12.8 olarak belirtmissiniz ama 14.6 olmasi gerekiyor sanirim.

    YanıtlaSil
  19. Bu yönetimin çalışandan yana bir tavır aldığını görmedik ki zaten.
    Gözleri ve elleri halkın cebinde. Ne koparsak kardır diye bakıyorlar. E onlar da haklı tabi; bu kadar gelir garantili projeye, çift maaşlı kadrolara, şaşalı hayatlara kaynak gerekmektedir.

    YanıtlaSil
  20. Hocam dolar lobisine teslim mi olduk?

    YanıtlaSil
  21. Hocam değerli yorumlarınız için teşekkürler, güzel tablolar.

    YanıtlaSil
  22. Faiz haram fakat enflayonu yalan yanlış açıklamak helal bizim yöneticilere göre. Eğer yukarda bir yaradan varsa faizden önce bu yalan enflasyonun hesabını sorar sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günümüzde en fazla düzenlenmiş kurala bağlanmış ekonomik getiri faizdir. Kâr mesela böyle sıkı kurallara bağlı değildir. Kimse kâra karışmaz. Dolayısıyla günümüz bankacılık sisteminde faiz kâra göre çok daha kurallara ve denetime bağlı olduğu için kârdan daha az helal değildir.

      Sil
  23. Faiz indirildiğinde ekonomi çökecek herşey kötü olacak deniyordu. Ama borsa, rekor üstüne rekor kırıyor.

    Ekonomisi çökecek bir ülkede borsa rekor kırar mı? Sanki analizlerde bir yerlerde yanlış yapılıyor.

    Bu ülke'de ekonomi , A haberdeki gibi de değil Fox Tv deki gibi de değil. Bence 2 sinin arasında..

    Sanayicilerin ve diğer sektörlerdeki işverenlerin durumunun iyi olduğunu düşünüyorum.
    Umarım ücretlilere iyi bir zam yapılır ve işverenle ücretliler arasında denge kurulur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faiz indirildiğinde insanlar faizden çıkar ve borsaya giderler. Tahvil ve hisse senedi birbirinin rakibidir. Analizlerde hata yok.

      Sil
    2. Hocam borsa'da bir hisse senedi satılırken bir satıcı oluyor bir de alıcı oluyor. Ama alış satış fiyatları değişik oluyor. Bunun sebebi nedir?

      Sil
    3. 15.50 ,
      Borsada yapılan bir işlemde alış satış fiyatı elbette aynıdır aslında , çünkü bir hisse, satıldığı fiyattan alınır, alındığı fiyattan satılır.. Ama o işlem kayda alış ya da satış olarak geçer. Bu neye göre belirlenir? Bir tahtada bir işlemin yapılmasını sağlayan taraf hangisiyse o işlem ona göre satış işlemi ya da alış işlemi olur..


      Mesela A hisse senedi, satış tahtasındaki satışçıların fiyatları

      6.50
      6.51
      6.52.

      Olsun..


      Şimdi ben de alıcıyım. 6.50 den limitli alış fiyatı verdim. Satış tahtasında 6.50 li fiyat olduğu için benim alış işlemim gerçekleşir ve bu işlem kayıtlara alış işlemi olarak geçer. Çünkü işlemin bitmesini sağlayan alıcı olan benim..

      Aynı hisse için Tersini düşünelim. Alıcılar alış tahtasına tekliflerini girdiler

      6.42
      6.43
      6.44
      Ben de hissemi satmak için 6.44 den fiyat verdim. Bu teklifim alıcılar listesinde bulunan fiyatla eşleşeceği için satış işlemim gerçekleşir ve bu işlem kayıtlara satış işlemi olarak geçer. Çünkü işlemi bitiren satıcı olan benim.

      İşte bu sebeple bir hissenin alış ve satış fiyatları ayrı olarak değerlendirilir.

      Bir hissede işlemi bitiren satıcılar çoğunluktaysa o hisse satıcılı geçti denir. Alıcılar çoğunluktaysa alıcı sayısı fazla denir ama alıcı sayısının fazla olması, her zaman hisse senedinin fiyatının yükseleceği anlamına gelmez çünkü satıcılar düşük fiyattan satmayı kabul ederse, alıcıların çok olması durumunda da o hissenin fiyatı düşebilir.




      Sil
  24. Hocam bugün Iran riali ne avro karşısında bakıyım dedim ,şaşırdım bir yılık beş yılık grafiklere baktım ,şaşırdım rial gayet istikratlı hatta son bir yıl içinde avro karşısında değer bile kazanmış ,peki biliyorum ki şimdi diyeceksiniz iranın petrolü var ,e peki bizimde üretimimiz fabrikalarımız var hani yununaistanda baca tütmez diyoruz burda devam ediyorum acaba üretımiz hayali veya yanancılar adı altında üretim veya montaj işererini üretim kekimesıyle karıştırıyoröuyuz ,
    tüsiad bunu farkında fakat bu model üzerinde para kazanıp halkı uyutuyor halkta buna razı uyuyor komınist ülkede yaşamış birisi olarak bunun farkında olup türkiye de bunun hiç kimsenin farkında olmamısı çok üzücü , bir dıkjatimi çeken ozellikle cuma aklamları veya pazaetesı sabahları gece yarısı daha dogrusu kurda anı hareketlenmeler görüyurum bunu tuhaf buluyorum açıkta bir saldırılar olup dükkan açıldığında mb müdahale etmek zorunda bıtakıyorlar ,düşüncelerimi paylaşmak istedim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paylaşım için teşekkürler

      Sil
    2. Iranda 2 tane kur var, biri resmi kur, digeri serbest piyasa kuru. Hangisine bakarsaniz onu gorursunuz, ya cok istikrarli bir kur ya da devamli dusen bir kur vs

      Sil
  25. Yazınız için çok teşekkürler hocam. Konuyla alakasız olacak ama BIST'teki Ekim ayı ortalarından başlayan yabancı yatırımcı ilgisi sizce de erken seçim fiyatlaması değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka şeyler de var sanırım. Ülkenin varlıkları o kadar değersiz durumda k yabancılar neredeyse bedava alıyor.

      Sil
    2. BBVA, Garanti hisselerini 2014 yılında Doğuş'tan hisse başına 4$'dan almıştı. Kalan %10 civarı hisseyi 2017'de 2.2$'dan aldı. Bugün halka açık hisseler için yaptığı teklif 1.2$. Ekonominin durumu hakkında daha güzel bir gösterge olabilir mi? Türkiye'nin en iyi yönetilen ve en kârlı özel sektör bankalarından birinin değeri 7 yılda neredeyse 1/4'e düşmüşse varın borsadaki diğer şirketlerin durumunu siz düşünün...

      Sil
    3. 2 gün önce , ülkemize yatırımcı gelmiyor diye ağlıyorduk. Bugün , Bbva geldi 2.5 milyar euroluk yatırım yapacağını söyledi diye ağlıyoruz.

      Bu ne şimdi? Anadolu topraklarının kaderi sürekli ağlamak mı?

      Adam zorla mı alacak hisseyi? Piyasa fiyatı belli, bu fiyattan alım yapacak ve ülkene 2.5 milyar euro=dolar para getirecek.

      Biraz çağa ayak uydurun artık.. Bugün sen satarsın, cari fazlaya geçip zengin bir ülke olduğunda sen de gider onun bankasını fabrikasını satın alırsın.

      Bu oryantel kafayla hiçbir yere varamayız biz. Biraz çağa ayak uydurun..

      Sil
    4. BBVA yatırım yapacak diye ağlamıyoruz yanlış anlamışsınız. BBVA 2014'de tanesini 4 dolara, 2017'de 2,2 dolara aldığı hisseleri bugün 1,2 dolara alıyor diye ağlıyoruz. Bu düşüş bizim ekonomiyi ne kadar kötü yönettiğimizi, varlıklarımızın değerini nasıl düşürdüğümüzü gösteriyor, ona ağlıyoruz.

      Sil
    5. Hocam, arkadaş nenesinin çeyiz sandığının dibinde halâ satılabilecek bir şeyler bulmuş olmanın özgüveni ile yazıyor. Benim çocukluğumda anlatılan bir fıkra vardı; delinin biri 600 sayfalık kitap yazmış, etrafındakiler merak edip okumak için açtıklarında "kovboy ata bindi, dıgıdık dıgıdık, dıgıdık....." şeklinde 600 sayfa devam eden bir eserle karşılaşmışlar. Bunların kitabı da "ne bulursan sat, sat, sat......" şeklinde 599. sayfaya ulaştı, bir iki aya kitabı tamamlayıp baskıya verecekler...

      Sil
    6. Tuik gerçek enflasyonu açıklamazsa, bu hissenin değeri 2023 te 0,6 dolar olacak. Biz 1.2 dolara satmışız. %100 kardayız... Adamları iyi kazıkladık..

      Sil
    7. Sanirim bankanin satisindan gelecek para burdaki arkadaslarin cebine girecek, sevinmeleri ya da tepki gostermeleri bu yuzden. BBVA Turkiyeden daha fazlasini alacagini bilmese, bu alimi yapar miydi? Ayni sekilde sevinenler, odediginiz komisyon, faiz vs gibi ucretlerin artik daha fazlasi yurtdisina cikacak...

      Sil
    8. Bunların hepsi IQ konusunda yoksul. Yabancının üretim tesisi kurması ile banka almasını ayıramayacak kadarlar. Hans'ın Para getirerek Mehmetin bankasını almasını ülke menfaatine yatırım olarak görecek kadar yoksul.. İyi memlekette ne varsa Almana İngilize Fransıza satalım olsun bitsin bunlarda mutlu olsunlar

      Sil
  26. Hocam Türkiye'nin eksen değiştirdiğini düşünüyor musunuz? ABD-AB'den Çin-Rus eksenine döndüğünü düşünüyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eksen değiştirmek o kadar kolay değil. Karşı tarafın sizi aralarına kabul etmesi lazım.

      Sil
  27. TCMB Başkanı olduğunuz yıllarda neler yaptığınızı şu yazınızda bir bir anlattınız Mahfi bey:

    https://www.mahfiegilmez.com/2021/09/2001-krizinde-ulkeyi-nasl-batrdm.html

    Peki, Bretton Woods konferansları esnasında John Maynard Keynes'le tartışmalarınızı ne zaman yayınlayacaksınız Mahfi bey?

    YanıtlaSil
  28. Twitter'da bir takipçinize, dünya ekonomisinin ne yöne evrildiği üzerine yazılmış güzel bir analiz kitabı okuduğunuzu söylemiştiniz.

    Bu kitabın adını, yazarını ve yayınevini yazar mısınız Mahfi bey (eğer zahmet olmazsa)?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Para ve Devlet / Robert Skidelsky/ Can Yayınları/Tellekt

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rezervlere Ne Oldu?

Veriler Kötüyse Piyasa Nasıl Böyle Canlı Olabiliyor?

Faiz Niçin Artırıldı, Şimdi Ne Olacak?