2021'de Kim Büyüdü Kim Küçüldü?

TÜİK’in açıklamasına göre 2021 yılında GSYH yüzde 11 oranında büyüdü ve 7.209.040 milyon TL’ye, kişi başına gelir de 85.672 TL’ye yükseldi. Bu değerleri Dolara çevirirsek GSYH 803 milyar Dolar, kişi başına gelir de 9.539 Dolar ediyor. Buna göre Türkiye uzun bir aradan sonra Dolar cinsinden de GSYH’sini ve kişi başına gelirini artırmış görünüyor. Bunlar, böyle bir ortamda son derecede olumlu gelişmeler olarak göze çarpıyor. Buna karşılık enflasyonun çok yüksek olması bu olumlu görünümü alıp götürüyor. Büyüme ve enflasyon ikilisini çeyrekler itibarıyla aşağıdaki grafikte gösterelim (Grafik, TÜİK verileri kullanılarak tarafımdan hazırlanmıştır.)


Grafiğe bakılırsa Türkiye, uzun yıllardır yaşadığı ‘yüksek enflasyonlu’ büyüme olgusunu yaşamaya devam ediyor ve gelecekte de yaşayacak gibi görünüyor.

Büyüme konusunda biraz ayrıntılara bakalım, çünkü ayrıntılarda bazı sorunlar var.

Birinci mesele tarım kesimindeki küçülme. 2021 yılında mevsim etkisinden arındırılmış olarak bakıldığında tarım kesimi yüzde 2,2 küçülme yaşamış bulunuyor. Aşağıdaki grafik tarım kesiminin son dört yıldaki büyüme / küçülme performansını gösteriyor (Grafik TÜİK, Dönemsel GSYH Hesapları Bülteni ve ekleri 28 Şubat 2022’deki verilere dayanılarak tarafımdan hazırlanmıştır.)  

Gıda güvenliğinin giderek daha fazla önem kazandığı günümüz koşullarında tarım kesiminde yaşanan bu gerileme üzerinde durulması gereken bir durumdur. Hiç zaman geçirmeden bir uzmanlar kurulu toplayıp tarım kesiminin sorunlarını saptayıp çözümü için gerekli yapısal düzenlemeleri yapmak gerekiyor. Özellikle son yıllarda tarım ürünlerinde artan ithalat zorunluluğu bu alanda artık kaybedecek bir tek gün bile kalmadığını gösteriyor.

İkinci mesele emeğin üretimden aldığı payın giderek azalmasıdır. Üretime katılan dört faktörden birisi olan işgücü ya da emek (diğerleri sermaye, doğal kaynaklar ve girişimcilik) bu katılma karşılığında üretimden ücret olarak pay alır. Normal koşullarda üretimi temsil eden GSYH arttıkça ondan pay alan faktörlerin paylarının da eşit olarak artması ya da bu faktörler arasında en fazla kollanması gerektiği için işgücünün aldığı payın biraz daha fazla artması gerekir. Bu, gelir dağılımının iyileştirilmesi açısından da önemlidir. Bakalım öyle mi olmuş? Aşağıdaki grafik GSYH bileşenlerinin paylarında son yıllarda görülen gelişmeleri sergiliyor (Kaynak TÜİK, Dönemsel GSYH Hesapları Bülteni 28 Şubat 2022. Grafikteki kolonlar üzerinde açık mavi ile gösterilen bölüm işgücünün GSYH içindeki payını gösteriyor.)

Grafikten açıkça gözlemlenebildiği gibi işgücünün GSYH’den aldığı payda (işgücü ödemeleri ya da ücretler) gerileme var. 2019 yılının son çeyreğinde işgücünün GSYH’den aldığı pay yüzde 32 iken bu oran 2020’nin son çeyreğinde yüzde 28,8’e ve 2021’in son çeyreğinde yüzde 25,8’e düşmüş bulunuyor. Ücretlerin payında görülen bu düşüş Türkiye’de son birkaç yıldır gözlemlediğimiz orta sınıfın yok oluşu meselesinin belki de verilere yansımış en net göstergesi. Bu ciddi gerilemenin 2020 ve 2021 yıllarında yapılacak ölçümlerde gelir dağılımında bozulma olarak karşımıza çıktığını göreceğiz.

Türkiye’nin pek çok ekonomik sorunu var ama büyümeden hiç ayrılamayan yüksek enflasyon sorununa, tarım kesimindeki sıkıntılara ve gelir dağılımındaki bozulmalara önlem alınmadığı sürece bunlar ileride ciddi sorunlar yaratacak gibi görünüyor. 





Yorumlar

  1. Kaleminize sağlık hocam...

    YanıtlaSil
  2. Hocam merhaba. TÜİK açıklamaları ile ilgili birkaç sorum olacak.

    1) Üretim yöntemine göre zincirleme hacim endeksi olarak GSYH'nın 2021 yılında %11 arttığı açıklandı. Haber bülteninin sağ tarafında bulunan tablolar kısmındaki tablo 2 de bu oran görünüyor. Ancak bu tabloda 2019 2020 ve 2021 yılı oranları görünüyor. Daha eski verileri hangi tabloda görebilirim?

    2) Harcama yöntemine göre büyümeye katkıları hangi tabloda görebilirim?

    Teşekkürler.

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  3. Teşekkür ederiz sayın hocam, evet elbette yüksek teknoloji ürünler, katma değeri yüksek ürünler yetiştirmeliyiz ama önce karnımızı doyurmalıyız. Kaldı ki yüksek teknoloji üretim piyasasına hemen dalıp sonuç beklemek doğru değil. Rekabet gücümüz çok zayıf ve eğitim altyapımız maalesef sağlam değil. Tarıma ve tarımsal üretim ülkemizde çok kritik öneme sahip,. Sorunlar ve krizler peş peşe geliyor. Değerli fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkürler hocam. Muğla üniversitesi İktisat bölümünden selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, benden de Muğla Üniversitesine selamlar, sevgiler

      Sil
  4. Sabit ücretliler üzerinde sıkıntı oluşturuyor mevcut dönem hocam. Koronavirüs dönemi gıda başta olmak üzere hammadde, gayrimenkul, araba vb fiyatlarında 2018 senesinden bu yana 3 kata varan bir artış oluşmuşken sabit ücretli kesime yapılan mevcut zammın yanısıra büyümeden pay verilmeli diye düşünüyorum hocam bahsettiğiniz dengesizlik ancak o zaman telafi edilebilir sanıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük şirketler kârlarını % 100 artırdı ama ücretlilerin ücretlerini % 30 - 40 dolayında artırdılar. Sorun buradan kaynaklanıyor büyük ölçüde.

      Sil
    2. Bankalar inanılmaz kar elde etti.

      Sil
  5. Hocam geçen de sormuştum ama tam kafamda oturtamadım. ABD'nin ihracatını arttırması ülke içinde dolar artışına sebep olacağına göre, ABD'nin ihracatı arttırması Dolar değerini düşürmez mi? İthalatı arttırsa parası değer kazanacak o zaman. Yani para değerini koruması için ithalat-ithalatını eşit tutması gerekiyor. Yani ihracatı ithalatından daha fazla olursa enflasyona sebep olur. Öyle mi gerçekten?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'nin ihracatını artırması ülke içinde dolar artışına neden olmaz çünkü Fed, fazla parayı APİ işlemleriyle çeker.

      Sil
  6. büyüme rakamları değersizleşen türk lirası üzerinden ölçüldüğü için hep büyük çıkıyor ,rakamlar doğru ,yorumu yalnış ! Her ne hikmetse büyüme oranı değersizleşme oranın hiçbir zaman üzerine çıkmad

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşin bu boyutu bambaşka yerlere götürüyor bizi. Haklısınız.

      Sil
  7. Merhaba,

    Rus borsası iki gündür açılmıyor. Açılırsa ciddi değer kaybı yaşayacağı için böyle olduğu söyleniyor. Benim anlamadığım borsa kapalıyken de insanlar internet üzerinden işlem yapabiliyor. Borsa açıldığında nasıl farklı bir etkisi olabilir?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borsa kapalıyken dışarıdan yapılan işlem sayısı sınırlıdır.

      Sil
    2. Sıkıysa açsınlar, satışlar yağmur gibi gelecek.

      Sil
    3. Londra piyasasındaki işlemlere bakılırsa, Ruslar bi daha o borsayı açamazlar.
      Norveç varlık fonu dahil herkes Rus hisselerine satış yazıyor, herkes Rus piyasasından çıkıyor.
      Para verip, çöp alırım, Rus şirketi hissesi almam.

      Sil
    4. Rus borsası açılamıyor,

      Norveç varlık fonu gibi pek çok ülkenin varlık fonu Rusya piyasasından çıkma kararı aldılar.

      Bunların üzerine, batılı hükümetlerle ortak proje yürüten çok firma, özellikle BP, Exxon Rusya operasyonlarını durdurdu veya durdurmak üzere. Bu tarz firmaların olası zararları için uzun vadeli özel bir fon oluşturuluyor.

      Hizmet sektöründeki çok firma da çıkma kararı aldı, UPS; DHL; yemek dağıtım, havayolu vs.

      Rus MB varlıklarının da kullanımı kısıtlandı. 630 Milyar dolar büyüklüğü olduğu belirtilen Rus MB yabancı varlıklarının yaklaşık 340 Milyar doları hareket edemez hale geldi. Kabaca 290 küsür milyar dolarlık kullanılabilir bir varlık ellerinde var.

      Takaslar, yurtdışındaki Rus kağıtları, Rus varlıklarına dayalı senetler, vb enstrümanlar tarafında; Clearance House'lardaki işlemler yürümüyor. Alım-satım işlemi yurtdışında da durdu. Burada kabaca 500 Milyar dolarlık varlık sürüncemede kaldı.

      Borsa açılırsa, Rus MB elinde çıkışa izin verecek kadar varlık yok. Borsayı açıp dövizi satıyorum derse, ilk birinci gününde 100 milyar dolar rahat çıkar.

      Uluslar arası piyasalarda Rus varlıklara dayalı bazı kağıtlar var, onlar işlem yapıyor. Misal, savaştan bir gün önce 40 dolar civarında olan kağıtlar, bugün 11 dolara düştü. 32 dolar civarında olan bir başka kağıt 7 dolar seviyesinden alıcı buldu. Rus hükümetince desteklenen kağıtlar vardı, kabaca 25-26 dolar civarı fiyatları vardı, bugün 3 dolara düşmüş.

      Piyasalar açılırsa, bu rakamlara göre default dediğimiz olay vuku bulacak. Rus hükümeti iflas etti diyebiliriz.

      Şimdi Rus MB yüzde 20 faiz açıklamıştı, Ruble aşırı değer kaybetti, enflasyon yüzde 20 üzerine çıkar, faizleri daha da yükseltmesi lazım.

      En büyük gelir kalemi doğalgaz ve petrol. Batılı şirketler, üretim techizat ve teknolojisini çekmeye başladı. Kabaca yüzde 30-35 oranında bu sene doğal kaynak üretimi de düşecek. Mahfi bey, dünya üretiminin yüzde 20 si kadar Rusya'nın üretimi var yazmıştı. Şimdi o rakam yüzde 14 e düştü diyebiliriz. Ancak, bi de alıcısı bitti gibi. Satsa satsa yüzde 7sini Çine filan satabilir.

      İşleri toparlamak için yüksek faizle bile olsa kredi de bulamaz.

      Savaş suçları mahkemesi devam ederken, bir yandan da savaş tazminatı olarak doğalgaz, petrol kaynaklarını rehin verirse en az zararla atlatır. Ama, kimse Putin'in elini bu saatten sonra sıkmaz. Putin'i de gönderip yeni bir hükümet ile görüşmelere oturmaları lazım.

      Putin gitmez, savaş da 7-8 yıl sürerse, Rusya 4-5 parçaya da bölünür, yeni devletler kurulur.

      Bana sorarsanız, Kovid sürecinden önce yazmıştım, ekonomik dengeler biraz tıkandı, bir savaşa ihtiyaç vardı. Dünya teknolojik üretimlerinin devamı için de hayati önemde madenler var. Çin'in de huzursuzluk yaptığı bir ortamda, yeni kurulacak Rusya devlet toprakları dünya ekonomisine ucuz kaynak sağlar.

      rLCQEu0w06BhXBns

      Sil
    5. Albayım Çin ninde gözü korkmuşmudur,Tayvan meselesinde geriadım atarmı?

      Sil
    6. Sn 13:19,

      Çin'e geleyim.

      Daha önce maddi değerleri yazmadım. Şimdi maddi maliyetleri yazalım. Bu savaşın günlük Rusya'ya tahmini bütçesi 15 ile 20 Milyar dolar. Rus MB 290 - 300 Milyar dolar kadar varlığı kontrol edebiliyor. Gerisi blokajlı. Daha önceki askeri stokla vb Ruslar için Ukrayna şehirlerini 40-50 günde düşürmeleri gerektiğini gösteriyor.

      Şimdi savaşın kalın kaplı kara kitabını okursak, kitabi bilgi bize şunu der. Büyük savaşları, büyük borçları olan ülkeler yapar, komşu ülkelerin kaynaklarına konmak için. Bu bilgiye istinaden Rus ekonomisine bakalım. Borcu var mı? Mahfi hocayı takip edenler ciddi dış borcu olmadığını bilir. Aksine, Ruslar pozitif bir gelir sahibidir, batı dünyasında da borç verdikleri kurumlar vardır. Pozitif nakit akışı Batı ile düşününce Ruslar lehinedir. Az değildir, günlük 500 milyon doları aşan bir pozitif kaynak batıdan Rusyaya akmaktaydı. Putin bu para ile orduyu güçlendirmeye, koltuğunu korumaya çalıştı.
      Yani, biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar.

      Batıya baktığımızda, Çin'den aldıkları ürünleri borç ile alıyorlar. Yine Mahfi hocayı okuyanlar, batının borcu borcu diye çok duyarlar. Paraları rezerv olduğu için borç önemsiz gibi görünür, ama tüm o borcu bitirmek için para basarlarsa kendi itibarları gider. Burada bir açmaz var. Batılılar da Çin'e karşı açık veriyorlar.

      Çin, batıya karşı pozitif gelir alırken, ürünleri üretmek için halkını ucuz tutuyor, bir de Rus doğalgaz, kömür, demir çelik vb kaynaklarını kullanıyor. Rusya, teknoloji ürünlerini Çin den aldığı için, ve çoğu ürünü Batı ambargosu yüzünden Çin den aldığı için Çin'e karşı kontrol edilebilir bir açık veriyor. Batının Rus ambargoları olmasa Çin ile ticaretini Rusya dengeler.

      Kovid öncesinde dünya da sıcak çatışmalar beklediğimi bir kaç kere yazmıştım. Şöyle bir durum var. Mahfi bey, bankadan kredi alıp, torununa bilgisayar aldığında, evine TV aldığında, parası Çin üzerinden Putin'e gidiyor. Kendisi bilgisayar için bunlara borçlu. Çin Mahfi hocanın torununun geleceğini almak için silahlanıyor, Rusya silahlanıyor. Aynısı tüm batı ülkeleri için geçerli. Çok borçları var, bu borçlar çocuklarını vurmak için silah yatırımına gidiyor.

      Şimdi dünya para hareketinde Putin'in önemi ortaya çıkıyor.

      Kara kaplı kitaba dönersem, ortada bir sorun var diyor kitap.

      Putin, rahat old hissini veriyor, münakaşa görüşmelerinde yasaklı bombalardan kullandı. Savaşı bitirmek isteyen kişi bomba atmaz.
      Nakit akışına şu güne kadar güvendiğini gösteriyor tavırları. Kırım vakası gibi Batı dan bir esneklik bekliyor, savaş maliyetini
      düşürmek için bombalamayı hızlandırdı, hızlı sonuç almak da istiyor, zaman Putin aleyhine.

      Batı için ise durum farklı, 2014 ten beri Doğu AB ye askeri techizatlar yığıldı, Nato genişletildi, Putin'i bir günde vuracak kadar
      bombalama uçağı Rusya'nın doğu, güneydoğu, kuzey ve batısına konuşlandırıldı. s400 gibi kritik bir Rus silahı Nato'nun göbeğine Türkiye sınırlarına girdi.
      Putin'in hata yapması beklendi, bence acemi şekilde Putin hatasını yaptı. İlk kurşunu atan oldu.

      Nato, Rus nükleerinden korkmadığını son hamle ile gösteriyor. Bence Natonun Rus askeri içinden güvenceleri var.
      Savaşın uzaması Nato lehinedir. Nato'nun havadan Ukrayna'yı korumaması, savaşın uzamasını istediklerini gösteriyor.
      Rusların Ukrayna'ya yerleşmesini istiyorlar.
      Rus askerini iyi bilirim, para için herşeyini satar, rüşvetle makam verilen bir ordudur.

      Çin ve Rusya soğuk savaş zihniyetine takıldılar. Batı ise, kaliteli insan kaynağına yatırım yaptı.

      Çin Nato ile baş edemez. Kafasına göre takılsın, böğürsün dursun, gün gelince mezbahaya çekilir.

      Keşke albay olsaydım, yüzbaşıydım.

      9bDN63LKVOM8Kz7J

      Sil
    7. Rusya karpuz gibi çatlayacak. Yurtdışında 3 milyon Rus vatandaşı var, Putin'den kaçmışlar. Rus arkadaşlarımız var, her gün Rusyadan en az 20 kişi ile haber ve görüntü paylaşıyor. Tüm ruslar böyle.

      Putin, cep telefonlarını kapatamıyor, whatsappı, google message ı, facetime ı , apple messangerı, instagramı, twitterı...

      İsrailde Rus asıllı bir yazılım firması sahibi, Ruslar için cep tellerine ücretsiz VPN hizmeti başlatmış, daha niceleri var.

      Sil
    8. Zoologlara göre içinde yaşadığımız gezegende , canlı türlerinin zeka seviyeleri ile akıllarını kullanma becerileri artıkça canlıların gezegendeki diğer canlı türleri ile kendi türlerindeki diğer canlılara karşı olan saldırganlık eğilimleri , güdüleri ile saldırganlık eylemleri ve edimlerinin de artmasına koşut olarak , gezegende bir canlı türü veya grubunun diğer türdeki canlılara (bitki ,hayvan , kendi hemcinsleri) karşısında karşılaştırmalı olarak görece ne kadar yüksek zeka seviyesine sahip ise ne kadar aklını kullanma kapasitesi ve aklını kullanma olanağı var ise o kadar da saldırganlık güdülerinin gelişeceğini ve o kadar da saldırganlık eylemlerine girişeceğidir canlının içinde bulunduğu koşullar uygun ise , canlıların doğası , yapısı gereği,....
      çcanlılar ile canlıların alt topluluklarında yapılmış gözlemlere göre bir canlı grubunun kendi türü dışındaki ve kendi türü içindeki diğer canlılara (yakın ve uzak akrabalarına) karşı saldırganlık eğilim ve davranışların arttıran öge ile unsurlar ;
      bir canlı toplumunun veya canlı grubunun kendi yaşam alanındaki üretim ile tüketimlerin devamı ve sürdürülebilirliği olabileceği gibi canlıların yaşam alanları ile yaşam bölgelerinde görülen iklim,sıcaklık değişimlerine bağlı kuraklık ,doğal kaynaklarda görülen azalma ve kıtlık ile kendi toplumlarının yaşam alanlarında ve yaşam bölgelerinde başatlıklarını , iktidarlarını tehlikeye sokabilecek kendi türünden ve veya diğer türden canlıların da sayısal olarak artmasına koşut olarak canlıların yaşam bölgeleri ve alanlarındaki canlı toplumları arasındaki güç dengesindeki göreceli değişimler , canlı toplulukların yaşam döngülerinde kendi gönençlerini ve toplumsal refahlarını arttırmak ta olabilir .çeşit çeşit canlı türlerindeki saldırganlık davranışları ile saldırganlık eylemlerinde kullandıkları yol ve yöntemleri de canlıların karşılaştırmalı olarak fizyolojik , vücut yapısı , büyüklük,hız,güç,çeviklik,yaş ,tecrübe ile orantılı ve bu özellilere bağlı olarak farklılıklar gözlemlenir. Saldırganlık içinde yaşadığımız gezegende özellikle Afrikanın uçsuz bucaksız savanalarında güçlü olanların hayat ta kaldığı zayıf olanların ise zaman içinde yok olduğu , hergün , tekrarlanan normal doğa kanunudur ve Afrika savanalarında sık sık gözlemlenir.

      Sil
    9. Yukarıda belirttiğim bu genel çerçeve bağlamında şimdi ise bir canlı türünün diğer canlı türlerine karşı saldırganlık yol ve yöntemlerinde görülen farklılıklara Belirli Kurallar Çerçevesinde Örgütlü Olarak Hareket Eden Hayvan Sürüleri ve Genellikle Tek Başlarına Hareket Eden Hayvan türleri olarak kısaca değinmek istiyorum ;
      1.Üyelerinin cinsiyet ,yaş, tecrübe ,hız, büyüklük gibi nitel ve nicel yönden farklılıkların olduğu, Sosyalleşme ve Hiyerarşik olarak Belirli Kurallar Çerçevesinde Örgütlü Olarak Hareket Eden Sırtlan ,Yabani Köpek Sürülerinin Kendi Üretimleri İle Tüketimlerinin Devamı ile Sürdürülebilirliğinin Sağlanması İçin İzledikleri Yol ve Yöntemler ( Stratejiler ) :
      Afrika Savanalarında Leş Yiyiciler olarak ta bilinen Sırtlan ve Yabani Köpek Sürüleri diğer Yırtıcı Rakiplerine görece olarak Hız ,Çeviklik, İrilik, Güç bakımından dez avantajlarını sürü halinde hareket ederek kapatmaktadırlar , dayanıklı, uzun mesafe koşusucudurlar , uzun saatler boyunca avlarını takip edip avlarının gücü tükenince ,avları kendilerinden uzaklaşmayı beceremeyince ilk önce avlarının yumuşak yerleri olan ilk olarak karın bölgesi gibi yerlerinden beslenmeye başlar ve avlarını öldürme , tamamen hareketsiz , cansız hale getirme gereğini duymazlar , yeter ki avları oluşturdukları çemberden kaçamasın , avlarından beslenirken diri bırakıp zaman içerisinde avları yenilirken cansız hale gelir.
      Üyelerinin Belirli Kurallar Çerçevesinde Örgütlü Olarak Hareket Ettiği Sırtlan ve Yaban Köpekleri Sürülerinin Çene ve Diş Yapıları kaynaklı zayıflıkları bu yol ve yöntemin uygulanmasında etken faktördür.
      2. Aile Olarak Tek Başlarına Hareket Ederek Kendi Türlerinin Gönenci ile sürekliliğini Sağlamaya Çalışan Jaguar ,Leopar , Çita gibi canlı türlerinin Yol ve Yöntemleri
      Gezegende Afrika savanaları ,Sık Ormanlar gibi yerlerde görülen bu canlılar avlarına sessizce türlü türlü manevralar ile hissettirmeden yaklaşıp aniden hızlanarak avlarına yaklaşıp onu kaçamayacak kadar hareketsiz hale getirdikten sonra tamamen hareketsiz olarak bıraktıktan sonra beslenirler , Hız ,çeviklik , atiklik ile saldırı kabiliyetleri son derece gelişmiş tabiatın en güçlü canlılarıdır.

      Sil
  8. Hocam kaleminize sağlık ve müsadenizle bir sorum var.

    Yazınızda bütün rakamları tüik verilerine dayandırmışsınız, ki yapabileceğiniz başka da bir şey de yok çünkü veri alacağınız başka yer yok.

    Enflasyon rakamlarının ne kadar doğru olduğu herkesin malumu. Sizce bu büyüme rakamları ne kadar gerçek?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef öyle.
      Büyüme verisi enflasyon verisi kadar doğrudur.

      Sil
  9. Selam hocam,
    Sizi de rahatsız ediyor mu bilemiyorum, bu Türkiye ekonomisinin özeti değil midir? Her yıl aynısını tekrar eden süreç, her yıl büyüme açıklanır kime gittiği kime gitmediği yazılır, yılın sonunda ahali nanayı alır.

    Geçen Hollywood komedyenlerinden biri konuşuyordu, adama sordular bir gün herkes 15 dk meşhur olacak sen ne düşünüyorsun diye.

    Adam doğrusunu söyledi; o 15 dakika ortalamadır dedi. Karşısındaki seyircileri gösterdi, bu seyirci dedi 0 dakika meşhur olacak, şu 0 dakika, yanındaki 0 dakika, öbürü 0 dakika, diğeri 0 dakika; ben hayat boyu meşhur olacağım, beni dahil edince burdaki herkes ortalama 15 dk meşhur oluyor.

    Milli gelir de böyle bir ortalama, ekonomik dağıtım mekanizmaları çarpık olduğu sürece, büyüme sermaye sahiplerine yansır.

    YanıtlaSil
  10. Hocam bence bir şekilde 2018 kur krizinden beri allem edip kallem edip kuru bastırdılar, sonra pandemi geldi tüm dünya gevşek para politikasına geçti o bile yetmedi rezervleri yaktılar, büyük şanslar ve baskılarla 2021 gdp'si 9500 dolar çıktı. (Tüik rakamları doğru ise)

    Fakat 2022'ye 13.5 kurla basladik, zor tutuyorlardı zaten ki ukrayna rusya savaşı da tuzu biberi oldu.

    2022 kişi başı gsyh'ı bence son senelerde yaşadığımız ekonomik durumu net olarak ortaya dökecek. 7000-7500 arası bir şey çıkar diye dusunuyorum, Suriye'lileri falan da düşersek nufusa dahil olmadıklarından brezilya güney afrika vs. Ayarında ekonomi ve alım gücüne sahip bir ülkeye donustugumuz ortaya çıkar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağı yukarı ben de aynı şeyleri düşünüyorum.

      Sil
  11. Hocam hesapta sıkıntı yok mu? Şu hesap doğru mudur? Enflasyon çok yüksekken düşük açıkla. Enflasyon yüksek olunca talebi öne çek. Sonra büyümeyi hesaplarken makyajlı enflasyonu çıkararak büyümeyi yüksek açıkla. Bu kadar basit hocam. Büyümeyi yukarı çekmek çok kolay değil mi bu yöntemde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bastırılan fiyatlar, düşük gösterilen enflasyon ve ona göre oluşan GSYH Zımni Deflatörü büyümeyi yüksek gösteriyor.

      Sil
  12. Hocam, günün haberi burada;

    Putin, Kovid yüzünden kendini çok sıkı karantinaya aldığı için, sadece bir kaç tane danışmanı ile görüşebilmiş uzun süre, ondan dolayı Ukrayna için iyi hesap yapamamışmışmış...
    Danışmanlarını haşlıyormuşmuşmuş...

    Herifçi şimdi tüm gücüyle saldıracakmış.

    YanıtlaSil
  13. Mahfi bey Nato'cu mu Putin'ci mi...

    Karar veremiyoruz bir türlü...

    Espri üretemez hâle geldik ;-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün yaşamım boyunca hiçbir şeyci veya kimseci olmadım. Bu, benim özgür düşünce anlayışıma uymayan bir yaklaşım. Aklıma, mantığıma uymayan bir görüşü rahmetli babam bile söylemiş olsa kabul etmedim. O da öyle isterdi zaten ve bizi öyle yetiştirdi.
      Ukrayna meselesinde ben hem Ukrayna'nın hem de Putin'in hatalı davrandığı kanısındayım. Ukrayna, Rusya'nın tutumunu bile bile Nato üyeliği konusunda acele etti. Oysa meseleyi zamana bıraksaydı bugün muhtemelen bu noktada olmayacaktı. Puıtin ise Ukrayna'ya girerek Rusya'nın dünyada düzelen imajını yerle bir etti ve ABD ve Nato'nun eline büyük bir koz verdi. Şimdi devam etse bir olay çekilse başka bir olay. Sıkıştı kaldı.

      Sil
    2. Hocam bu konuda birşeyler ekleyim rusys 90 larda nato girmek istedi ! fakat redeildi ama etrafındaki bütün ya kabul edildi yada kapı açıldı ve rusya kendisi nato kuşatması aldında olduğuna farkına varmaya başladı !Bir insan(putın) suçlu gözüküyor dıye suçlu o olduğu anlamına gelmez hatta bılıyorsunuz quantum fiziğinde gerçekle görünen yansıması (nominalite ) arasında zıtlık var daha önce bahsettiğim bizim büyüme gibi rakamlar yorumlaması yalnış

      Sil
    3. Ruslar için işin ironi kısmı, en büyük ihracatları olan doğalgaz ve petrol çıkarma teknolojisini Nato ülkelerinden almaları, Exxon gibi firmalar piyasadan çekilince doğalgaz üretim kapasitelerinin yüzde 25-30 daha da düşmesi.

      Bizim ülke ile benzeyen yanları var. Putin de, Uzun da; son 20 yıldır ülkelerinin tüm kararlarına etki ettiler.

      İkisi de ülkelerinde yıllarca biriken serveti yabancı firmalara sattı.

      İkisi de serveti belli iş adamları arasında topladı.

      İkisi de ülkelerinin temel ekonomik varlıklarının verimini düşürdü.

      İkisi de ordularını modernize edermiş gibi yaparken ordularının teknoloji geliştirme yeteneklerini kısıtladı.

      İkisi de abidik gubudik, ülke enerjisini bitiren savaşlara girdi. Suriye kökenli eski mülteci, yeni vatandaşların maliyetleri, savaşların kendinden daha yıkıcı oldu.

      İkisi de batı sistemine entegre olmaya çalışan ülkelerini batıdan kopardı.

      İkisi de adalet, yargı, ekonomi, politika, bürokrasi başta olmak üzere ülkelerinin geçmiş kazanımlarını bitirip, kabile sistemine çevirdi.

      İkisinin de kritik seçimleri hileli.

      İkisinin de ekonomik gelir dağılımları bozuldu.

      Daha da yazarım da vakit bitti.

      Ortak yönleri çok.

      ln95FH39734KIAdy

      Sil
  14. Hıcam sevgiler
    Yıllık gsyh hesaplanırken hangi kur baz alınıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. GSYH hesabında yıllık ortalama Dolar kuru esas alınır.

      Sil
  15. Merhaba Hocam , Öğrenmek amacı ile soruyorum. Kişi başı milli geliri USD bazında hesaplarken hangi kuru alıyoruz. Çünkü 85.672 TL nin USD değeri 9.539 USD olması için kur 8,9812 olması gerekiyor. Ama yıl sonu kur 13,11 civarı sanırsam. Ortalama felan mı alnıyor?? Tşkler.

    YanıtlaSil
  16. Sayin Hocam herkesin fikir urettigi bu donemde neden icraat yok sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü karar almaya yetkili tek kişi var. Ona ulaşılamadığı sürece karar alınmıyor, icraat yapılamıyor.

      Sil
  17. TÜİK verilerine duyulan güvensizliği, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek artmasını, büyümede yatırımların katkısının %1,7'de kalmasını v.s. bir yana bırakıp bu büyümeyi gerçek ve olumlu bir gelişme olarak kabul etsek bile Ocak ayında dış ticaret açığının %235 artması, iktidarın "cari açık vermeden büyüme" iddiasının da çöktüğünü gösteriyor. Aslında bunu belirtmek bile gereksiz ama hangi iddiaları çökmedi ki?...

    YanıtlaSil
  18. hocam adım Nimet. iktisat ikinci sınıf öğrencisiyim birkaç kitabınızı (kolay ekonomi, makro, mikro, kamu maliyesi) okuma fırsatım oldu. Yazılarınızı sürekli takip ediyorum . Bundan sonrası için hangi kitaplarınızı tavsiye edersiniz . Emeğinize ve elinize sağlık şimdiden teşekkürler saygılar sevgiler hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomide Analiz ve ardından da Türkiye Ekonomisi

      Sil
  19. Büyümenin de kalitelisi gerek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Övüyor musunuz sövüyor musunuz anlamadım :)

      Sil
  20. Sevgili hocam,
    Steve Hanke'nin Dünya gazetesine verdiği röportajı okudunuz mu? Para Kurulu hakkında ne düşünüyorsunuz? Rezervleri yetersiz bir ülkede konvertibl bir paraya çıpalamak mümkün mü?
    Bu soruya gruptan da cevap verilirse çok sevinirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hanke, para kurulcu, sever öyle işleri.

      Bir bakıma Hanke'nin dediği belli şartlar altında doğrudur. Uygulanması imkansızdır.

      Önce ortada bir sorun var. Bu sorunu tespit etmek lazım. Bu sorun nedir? En büyük sorun, Türkiye gibi ülkelerin rasyonel para politikası, maliye politikası üretmemesidir. Bu sorun konusunda herkes hem fikir mi? Mahfi beyi sürekli okurum, herkes sorun konusunda hem fikir.

      Sorun konusunda hem fikir iken, çözüm konusunda uzmanlar hem fikir değil. Bu uzmanlardan biri Hanke.

      Hanke diyor ki; rasyonel karar alamayan ülkeler, paralarını büyük bir ekonomik birliğin parasına çıpalasınlar. Sonra tüm dengelerini ona göre ayarlasınlar. İhracat artıracak maliye politikasından, ithalata, işçi gelirlerine, faiz oranlarına kadar. G.tünüzü kaldırın kendinizi zorlayın diyor. Kendinizi zorlayamazsanız da kafa üstü sağlam çakılın der.

      Başkaları arada veya başka çözümler de sunuyorlar, yani ekonomiler arasındaki verim farkından tutun, işçi kalifikasyonu, temel sektörlere kadar çok değişken gösterip, bunu kabul etmiyorlar.

      Hanke'de bunu diyor. Zaten siz büyük ekonomiden farklısınız. Ekonomi işini becerebilseydiniz, dibinizdeki büyük ülkeden farkınız olmazdı. Siz bu işi beceremediğiniz için, kendinizi zorlaya zorlaya bu işi becerin. Arada düşerseniz, tam düşün, ama rasyonel ekonomiye benzeme yolunda düşün. Düşe kalka gidin der Hanke. Öbür türlü zaten düşmüşsünüz, düşmeye devam edeceksiniz.

      Parayı çıpalayın, ekonomik şoklar yaşamamak için gelen yatırımları doğru kanalize edin, ithalat tuzağına düşmemek için ekonomik verimi artıran hamleler yapıp, ihracatınızı o ürünlere kaydırın der, Hanke.

      Hanke'nin olayı budur. Doğru mudur yanlış mıdır çok tartışma götürür. Olumlu ve olumsuz yönleri çoktur.

      Hukuk, eğitim, işçi-işveren kanunları, ticaret hukuku, bankacılık sistemi, ekonomi yönetimi, planlaması vs konularda yakınlarındaki büyük ekonomilere entegre olmak isteyen küçük ekonomiler belli aşamalarda uygulayabilirler. Dış yatırımcılara güven verirler.

      Her öneri getiren insanı, her üreten insanı eleştiren çoktur. Hanke'de çok eleştirilir. Mahfi hocamız da para kurulu dışında benzeri önerileri yapar, onu da eleştiren çoktur. Netice de meyve veren ağaç taşlanır.

      Sil
    2. Cevabınız için teşekkür ederim.
      Röportajı okurken sanki yara bandı çeker gibi, 30 gün içinde sorun çözülür ve hiç acımaz diye düşündüğüm için kendi kendime güldüm.
      İşin özeti, ekonomi ve siyaset birbirinden kesin çizgiler ile ayrılması gereken alanlar. Gelişmiş ülkelerin büyüme hızı, bizde kalp krizine sebep olur. Yine de siyasileri deli gömleği ile hayal etmek, hoşuma gitti.

      Sil
  21. Mahfi bey

    Batı'ya toptancı bir yaklaşımla karşı değilim.

    Batı'daki bazı kesimlerin şu "liberallik" denen kavramı sadece maske olarak kullandıkları sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Pek çoğunun zihninde, derinlerde ırkçılık hâlâ varmış, gözlemliyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Batılı toplumlar yıllardır özenle gizledikleri ırkçı faşist duygularını ortaya koyma konusunda tam bir "coming out" yaşıyorlar. Batı medeniyeti dediğimiz şey, yüzyıllar boyunca hem dinî dogmalara hem de aristokrasiye kafa tutup yeri geldiğinde canını veren, sürülen, yoksulluk içinde ölen aydınları sayesinde oluştu. Siyasetçilerin bu medeniyete katkısı neredeyse hiç olmadı. Temelde insanı ve aklı öne çıkaran bu medeniyet, son dönemde aydın kıtlığı çektiği için kifayetsiz muhteris siyasetçilerin kontrolüne geçti. İmam ne yaparsa cemaat onu izler mantığı ile gidiyorlar şimdilik. Bakalım nereye kadar...

      Sil
  22. Hocam diyorum ki, halkımızın tanıdığı ekonomistler olarak bi çiçek yaptırıp Şahap başkana gönderseniz.

    Bir sene makamında kalabilerek büyük başarı sağladı.

    Ayrıca, ülkem insanının espri literatürüne de büyük katkıları oldu, sosyal medyada güldük eğlendik.
    Güldürürken çok ama çok derinden düşündüren bir başkan oldu.
    Ahalimiz sayesinde, pek çok terimi öğrendi, öğrenmeye devam ediyor.
    Swapları, varlıkların yükümlülük haline gelmesi gibi sayamayacağımız bilgiyi halkımız araştırdı.
    Söylemleri ile milleti güldürmeyi, eylemleri ile milletin anasını ağlatmayı başardı.
    Dosta korku, düşmana (sıcak paracılara) güvensizlik verdi.

    Bana da çok maddi katkısı oldu, Başkanın varlığına olan güvenimle, 7326 yapılandırma maliye borçlarına ayırdığım parayı dövize koydum, borcum daha da indi, inşallah daha da inecek.

    YanıtlaSil
  23. Mahfi bey

    Gorbaçov'un ve Kissinger'ın epey yaşlandıklarını biliyorum.

    Belki ulaşabilmişsinizdir diye soruyorum:

    Özellikle 24 Şubat sonrasında, bu iki kişinin yaptığı herhangi bir açıklamaya rastladınız mı internette? İngilizce de olsa, size zahmet olmazsa eğer, linklerini yazabilir misiniz aşağıya?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gorbaçov, Putin'i hatalı bulduğunu açıkça belirtti.

      Sil
  24. Merhaba Hocam,
    2021 yılında milli gelirimiz hem TL hem dolar bazında artmış.Ama yaşanan yüksek enflasyondan ötürü halkın satın alma gücü azalmış.Yani,sabit gelirli vatandaş için milli gelir artışının yaşam standartına bir katkısı olmamış.Geçen yıl milli gelir pastası büyüdüğünü kabul ediyorsak,bunun sıradan vatandaşa yansımamasının nedenini enflasyonla birlikte gini katsayısında da mı aramalıyız?
    Acaba 2021 yılına ait gini katsayısını ve yorumunuzu paylaşır mısınız?
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz 2020 yılına ait Gini katsayısı bile yayınlanmadı. O nedenle 2021 için yalnızca gelir dağılımının biraz daha bozulduğu tahminini yapabilirim.

      Sil
  25. Sayin hocam ekonomilerde her gun bisey degisiyor ama kazanan ile kaybeden sabit, kaybeden kendini nasil korumali?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir ortamda kendini korumak mümkün görünmüyor.

      Sil
  26. Merhaba hocam,

    Net işletme artığı/karma gelir, işletme sahiplerinin gelir artışını mı ifade ediyor?

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
  27. Hocam Rusya rough state mi oldu?

    YanıtlaSil
  28. Hocam MB nin arz yönlü aksiyon alması gerekirmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin herhangi bir yönde aksiyon alabileceğine inanan yurdum insanlarının bulunduğunu görmek heyecan verici...

      Sil
    2. Öte yandan MB arz yönlü ekonomi anlamına gelen üretim tarafıyla ilgili bir önlem alacak kurum değildir.

      Sil
  29. Dolaylı, dolaysız vergilerin %70 ini ödeyerek hazineyi,
    Sadaka,fitre ve yardımlarla yoksulları ,
    Üretim ve tüketim yoluyla zenginleri finanse eden orta sınıf;
    Enflasyon nedeniyle çökerse
    Yoksullar ekmeksiz,
    Zenginler servetsiz,
    Hazine gelirsiz kalır.

    YanıtlaSil
  30. Saygıdeğer Ahmet Mahfi Eğilmez'in dikkatine,

    Hem Ukrayna'da Rusya'nın işlediği savaş suçlarına dikkat çekmek hem de Bertrand Russell'ın ve Mehmet Ali Aybar'ın mücadelesini sürdürmek için "Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi"ni tekrar toplamanızı istiyoruz.

    "Bizler yargıç değiliz. Bizler tanığız. Görevimiz insanoğlunun bu korkunç suçların tanıklığını üstlenmesini sağlamak ve insanlığı Vietnam'da adaletin safında birleştirmektir." Bertrand Russell

    Kabul ediyor musunuz sayın Eğilmez?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu görevi benden çok daha iyi yapacak insanlar var. Ben kendi ülkemin iyiliği için uğraşmaya devam edeyim.

      Sil
  31. hocam, aya gidilmedi + dünya düz + aşı karşıtıyım + yine reis kurtarcak + zelenski kukla + putin haklı + perinçek vatansever diyenlere ne tavsiye edersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız deyip konuyu değiştirmekten başka çare yok bu durumlarda.

      Sil
    2. Emeğinize sağlık hocam

      TUİK enflasyon verilerinin düşük gösterilmesi aslında enflasyonu barındıran bir büyüme verisini yansıtmaz mı yani enflasyon %54 değilde bazı araştırmalarda gibi %124 olsaydı bünyeme yine %11 ve kişi başı gelir bu seviye de olur muydu

      TEŞEKKÜRLER

      Sil
  32. Hocam merhabalar her yazınız bizim için ayrı önemli. Yazılarınızı derleyip bir kitap haline getirseniz biz iktisat doktora öğrencileri için son derecede yararlı bir kaynak olur diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  33. merhaba hocam,
    GSYH hesabında ülkemizdeki sığınmacıların üretim ve tüketimleri de hesaba katılıyor peki kişi başına gelir hesabında onlar dikkate alınıyor mu?

    YanıtlaSil
  34. Hocam benim kafam basmıyor herhalde. Ekonomiye ilgim var sadece. Cari açık varken ekonomi dolar bazında nasıl olur da büyüyor olabilir. Eğer borç alarak ya da kaynağı belli olmayan para ile bunu yaptıysak bu nasıl olur da iyi bir gelişme olarak yorumlayabiliriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon oranını kağıt üstünde bir şekilde düşük gösterebilirsen (bunu genelde sepet ağırlık oranlarıyla oynayarak veya tanıdık marketlerden fiyat alarak yapıyorlar) ekonomiyi büyümüş gösterebilirsin. Mesela TÜİK'in açıkladığı %36 yıllık enflasyon oranı değil de ENAG'ın açıkladığı %82 doğruysa biz %11 büyümedik % 35 küçüldük.

      Sil
    2. Bu dediğimiz TL bazında büyüme için geçerli olur. Bunu zaten yapıyoruz. Gsmh mız 1 trilyon dolardan 750 milyar dolara düştü, yine de büyüdük gösterildi. Ama GSMH mız 750 milyar dolardan örneğin 850 milyar dolara nasıl yükselebilir cari acík verirken.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Bir Şehir Efsanesi: Merkez Bankası'nın Sahibi Kim?

Doların Geleceği