ÜFE ile TÜFE Farkı

Yİ-ÜFE ve TÜFE Tanımı ve İki Endeks Arasındaki Tanım ve Kapsam Farklılıkları

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE); belirli bir referans döneminde ülke ekonomisinde üretimi yapılan ve yurt içine satışa konu olan ürünlerin üretici fiyatlarını zaman içinde karşılaştırarak fiyat değişimlerini ölçen fiyat endeksidir.

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE); hane halklarının tüketimine yönelik mal ve hizmet fiyatlarının zaman içindeki değişimini ölçen bir fiyat endeksidir. Endekste aydan aya ortaya çıkan değişimi ölçmek suretiyle enflasyon oranı hesaplaması yapılıyor.

Son yıllarda Yİ - ÜFE (yurtiçi üretici fiyat endeksi) ile TÜFE (tüketici fiyat endeksi) arasındaki farkın açıklığı ekonomiyle uzaktan yakından ilgilenen herkesin ilgisini çekiyor ve bu farkın nasıl oluştuğu nereden geldiği, kapanıp kapanmayacağı soruları soruluyor. Öncelikle bu iki endeksi açıklayalım ve aralarında kapsam ve hesap farkı olup olmadığını ortaya koyalım.

İki endeks arasında kapsam farkları var: (1) Yİ-ÜFE’de yurtiçi üretimde önemli paya sahip olan üreticilerin yaptığı üretim, TÜFE’de ise tüketmek amacıyla yurtiçinde mal ve hizmet satın alımları endeksin kapsamını oluşturuyor. (2) Yİ-ÜFE’de yalnızca sanayi sektörünün (madencilik, taş ocakçılığı, imalat sanayi, elektrik ve gaz üretimi, su sağlanması sektörleri) ürettiği mallar endekse dâhil ediliyor. Bir başka deyişle tarımsal üretim, hizmet üretimi (taşıma, ulaştırma, haberleşme, ticaret, finansal hizmetler, kamu hizmetleri vb.)   Yİ-ÜFE’de kapsama dâhil değildir. Buna karşılık TÜFE’de hane halklarının, yabancı ziyaretçilerin ve kurumsal nüfusun yurtiçinde yaptığı tüm nihai parasal tüketim harcamaları, hangi sektöre yöneldiğine bakılmaksızın, dikkate alınıyor. (3) Yİ – ÜFE’de endekse yurt içinde üretimi yapılan seçilmiş sanayi ürünlerinin, KDV, ÖTV vb. dolaylı vergiler hariç, peşin satış fiyatları alınıyor. Buna karşılık TÜFE’de bütün mal ve hizmetler arasından hane halkı anketlerine göre seçilmiş mal ve hizmetlerin kullanıcıları tarafından satın alış fiyatları alınıyor. Bu fiyatlar, Yİ-ÜFE’den farklı olarak KDV, ÖTV gibi dolaylı vergiler dâhil peşin ödemeler olarak belirleniyor. TÜFE’de fiyatlar endekse alınırken taksitli satışlar üzerinden fiyatlandırmalar veya anlaşmalı fiyatlar dikkate alınmıyor. (4) Yİ-ÜFE’de Fiyatlar, web üzerinden elektronik ortamda derleniyor. Bu derlemeler sanayi kapsamında yer alan maddeler için her ayın 5, 15 ve 25’inci günlerinde yapılırken ham petrol, doğal gaz, elektrik, gaz üretim ve dağıtımı sektörleri için  bir ay gecikmeli olarak ağırlıklı ortalama fiyatlar üzerinden gerçekleştiriliyor. TÜFE’de ise veri derlemesi alanda yapılıyor. Taze sebze ve meyveler, futbol maçına giriş ücreti, LPG, tüp gaz ve seçilmiş 16 gıda ürünü haftada bir kez, diğer ürünler ayda iki kez derleniyor. Mücevher(altın), sigaralar benzin ve mazot fiyatları günlük olarak izleniyor. Barkod verileri ve Internet üzerinden derlenen fiyatlar da günlük derleniyor. TÜFE yayımlanma tarihindeki zamanlılık nedeniyle ayın 1’ile 24’ü arasındaki fiyatlar hesaplamalara dâhil ediliyor.

Görüleceği gibi Yİ-ÜFE ile TÜFE arasında yalnızca üretim ve tüketim aşamasındaki fark değil birçok konuda farklar var. Dolayısıyla bu iki endeksin birbirinden faklı sonuçlar vermesi bu kapsam ve çerçeve farkından kaynaklanıyor. Bu arada kurlarda ortaya çıkan yükselişin de ilk aşamada imalatta kullanılan girdi fiyatlarını etkilemesi dolayısıyla Yİ-ÜFE’yi etkilediğini sonraki aşamalarda TÜFE’ye yansıdığını da vurgulayalım. Öte yandan kur artışlarının TÜFE’ye yansıması daha sınırlı kalıyor. Çünkü Yİ-ÜFE’de kapsanan sanayi kesimi kur artışından en fazla etkilenen kesimdir, buna karşılık tarım ve hizmetler kesimleri kur artışında sanayi kesimi kadar etkilenmez.

İki Endeks Arasındaki Oran Farklılıkları

Buraya kadar anlattığımız kapsam ve tanım farklılıkları Yİ-ÜFE ile TÜFE arasında oran farklılıkları ortaya çıkmasına yol açıyor. Şimdi de bu iki endeks arasında ortaya çıkan ve son yıllarda giderek açılan oran farklarına bir bakalım.

Aşağıdaki grafik Yİ-ÜFE ile TÜFE verilerinin gelişimini gösteriyor (grafik; TÜİK’in Yurtiçi Üretici Fiyat Endeksi ve Tüketici Fiyat Endeksi raporlarındaki verilerden yararlanılarak tarafımdan hazırlanmıştır.)


Grafik bize Yİ-ÜFE ve TÜFE endeksleri arasında giderek açılan bir fark olduğunu gösteriyor. Asıl kopma 2021 yılında başlıyor ve 2022 yılında fark hızla büyüyor. Bu iki endeks arasında yukarı açıkladığımız nedenlerle fark olması normaldir. Ama bu kadar büyük bir fark normal gözükmüyor. Bu farkın olabilmesi için sanayi kesimindeki fiyat artışlarına karşılık diğer kesimlerde çok daha düşük artışlar hatta bazılarında eksi fiyat artışları olması gerekiyor. Oysa tarımsal üretimde gübreden tohuma, sulamadan taşımaya kadar anormal fiyat artışlarının etkisiyle gıda maddeleri fiyatlarında çok yüksek artışlar söz konusu. Eğitim ücretlerinde, ulaştırma hizmetlerinde, doğalgaz fiyatlarında, elektrik satş bedellerinde, benzindeki artışlar bunların altında değil. Bütün bunlar TÜFE endeksinin gerçek durumu yansıtmadığı konusundaki iddiaları güçlendiriyor. Nitekim ENAGrup’un ölçümlerinde e-TÜFE adını verdikleri tüketici fiyat endeksi Mayıs ayı itibarıyla 160,76 olarak hesaplanıyor (TÜİK TÜFE: 73,50.)

Sonuç ve Öneri

Yİ-ÜFE ve TÜFE arasında tanım ve kapsam farklılıkları nedeniyle oran farklılıkları olması normaldir. Buna karşılık bu oran farklılıkları son aylarda görülen farklar kadar yüksek olduğunda normalliğini yitirmeye başlar. TÜİK hakkındaki kuşkuları giderebilmenin yolu TÜİK’in devletten, maaş ödemeleri ve yöneticilerinin atanmaları dâhil, tamamen bağımsız bir yapıya kavuşturulmasından geçer.  

Kendinize yalan söylemeye başlamışsanız hiçbir yanlışınızı düzeltemeyeceksiniz demektir.


Yorumlar

  1. Hocam borsadaki şirketlerin karşılıklarını baktığımızda genel olarak açıklanan Üfe rakamının üzerinde görünüyor. Zaten şirketler maliyetlerini fiyata yansıtmak zorunda ki kar etsinler. Dolayısıyla Enag enflasyonu daha doğru geliyor bana.

    YanıtlaSil
  2. Doğru söze ne denir?

    YanıtlaSil
  3. Hocam, maalesef ücret artışları bu resmi TÜFE rakamına göre belirleniyor. Yoksa ne yazarlarsa yazsınlar kimse hesabını TUİK'e göre yapmıyor zaten.. Dip not: Ekonomide güven herşeydir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef, devlet her alanda bunu yapıyor. Bunu özel kişiler yapsa adı manipülasyon olur.

      Sil
    2. *kârlılıklarına

      Sil
    3. Hocam, bizim devlet bunu hep yapmıyor muydu?
      Gününün koşullarına göre, siyasetçi eliyle manipülasyon hep yapıldı.
      94 de dönemin hükümeti yaptı, günümüz hükümeti yapıyor, arada sizin müşteşarlık döneminizde beklediğiniz duruşu vermediler.

      Şimdi de utanmıyorlar, sayılarla oynadıkları gibi, sizi geçmiş dönemin sorumsuz maliye bakanı olarak gösteriyorlar. (Yakında Mahfi Eğilmez Maliye Bakanı değil, Merkez Bankası Başkanıydı diye tartışma bile yaparlar.)

      Millet de aymaz ve şark kurnazı olunca, Aziz Nesin in tabiri ile küçük zübük olunca, fiyatların ne yöne gidebileceğini bilenler, diğerlerinin sırtına binmek için ellerinden geleni de yapıyor.

      Sil
  4. Hocam ellerinize sağlık. Yine çok aydınlatıcı bir yazı. Bana kalırsa en can alıcı kısmı da sonuç kısmı;

    Kendinize yalan söylemeye başlamışsanız hiçbir yanlışınızı düzeltemeyeceksiniz demektir.

    Atasözü olacak cinsten, ve maalesef yıllardır politikacıların bence en iyi yaptığı şey partilerden bağımsız olarak.

    YanıtlaSil
  5. Hocam, TÜİK ve diğer tüm resmi kurumların, kuruluşların bugünkü durumları bir neden değil sonuç, bunu hepimiz biliyoruz. Neden nedir derseniz, siyasal islâm denen ideolojinin yetersizliği, bilgisizliği, kısacası çağın çok gerilerinde kalmış zihniyetidir. Bu zihniyetle yönetilen bir ülkede ortaya çıkan sonuçları halkın gözünden gizlemenin tek yolu algı yönetimi diye süslü bir isim verdikleri yöntem, yani 24/7/365 gerçekleri çarpıtmak.

    Siyasal islâm yıkmayı çok iyi bilir ama yapmayı bilmez. Böyle olunca da ortaya çıkan yıkımı farklı şekilde gösterebilmek için yapacak tek bir şey kalıyor, onlar da bunu yapıyorlar. Burada yönetimi suçlamanın da bir anlamı yok, onlar tek bildikleri ve en iyi yaptıkları şeyi yapıyorlar. Yoksulluk bu hızda ve yoğunlukta arttıkça gerçeklere dönülecektir, insanlar aç kalınca inançları da dahil her şeyi yerler, sadece yalanı yemezler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siyasal islam, türkiye de köklü ve güçlüdür.
      Daha ötesi, türkiyenin en etkili siyasi yapısıdır.
      Karşı tarafda olduğu söylenen partilerin hepsi,
      siyasal islami gruplarla dirsek teması içindedir.

      Sn Baykal, nasıl devletteki tüm gücünü,
      Sn Erdoğan Başbakan olsun için kullanmıştır?
      Sn Kılıçdaroğlu, nasıl 15 Temmuz sonrası ülkenin başkanlık sistemine destek vermiştir?
      Sn Bahçeli nasıl ülkenin başkanına destek çıkmıştır?

      Daha ileri gidelim, Siyasal islam kazansın diye Sn Kılıçdaroğlu,
      nasıl Sn Ekmeleddin İhsanoğlu gibi müslüman kardeşciliği ile
      dünyada tanınan bir siyasal islam politikacısını çıkarmıştır?

      Türkiyenin tüm politik oyuncuları, halktan topladıkları tüm
      meşru oyları, siyasal islamın egemenliği ve başarısı için
      cömertçe kullanmışlardır.

      Bizler gibi saygın insanlar sözlere değil, yapılanlara bakarız.
      Yapılan tüm açıklığı ile bellidir.

      Özeti: Türk siyasi sistemi, siyasal islamdır.

      Aksini iddia eden var ise, buyursun partiyi, partinin yaptığını ve aldığı oy oranını yazsın.
      Yukarda, en büyük iki muhalefet partisinin yaptığını yazdım. Kim inkar edebilir?

      Sil
    2. Siyasal islâm, bir ideoloji olarak bu toprakları geri dönmemek üzere terk etmektedir. Önümüzdeki on yılda bunu toplumun sekülerleşmesi, mevcut siyasi parti ve siyasetçilerin yenilenmesi izleyecektir...

      Sil
  6. Hocam paranın dini imanı olmaz diyenler sonradan nas var derlerse neye inanalım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu soranlar hiçbir zaman bilimi dikkate almazlar filmi dikkate alırlar

      Sil
  7. Keşke yapılacak maaş zamları "çekirdek enflasyon" üzerinde yapsalar. en azından makul bir maaş zammı olur.

    YanıtlaSil
  8. Mahfi Hocam, yıllık kira artış bedeli ve TÜFE ilişkisini kaleme alır mısınız bir yazınızda ?
    Merak eden çok kişi vardır diye düşünüyorum.
    Elinize, emeğinize sağlık şimdiden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam açıkcası bende bu konuyu kara kara dusunuyorum , henuz kiramıza zam gelmedı ama biz dukkan sahıbı ıle yaptıgımız kontrata gore üfe/tüfe dekı artısı baz alırız demısız..bız ne yapacagız , bunun makul bır yolu olurmu yoksa yine kaderımıze razımı olalım

      Sil
  9. Yıllar boyunca ÜFE hep TÜFE'den geride gelirdi, hatta devletin yaptığı aflarda faiz hesabında ÜFE kullanılırdı. Şimdi ÜFE'nin hem bu kadar oran ve miktar olarak arayı açması ve çok daha yüksek olması normal değil. Geçen ay çıkan TÜFE rakamı market etiketi gibi 69.97 olarak açıklanmıştı. Bu ay da muhtemelen bazı ürünlerdeki artışları endekse yansıtmadılar.

    YanıtlaSil
  10. Dediğiniz gibi ya TÜİK'in yayımladığı TÜFE rakamları doğru değil ya da üretici, maliyet artışlarını satış fiyatına olduğu gibi yansıtmıyor.
    Bu durumda ortalama maliyeti %140 arttığı halde satış fiyatına bunun yarısı olan %70'i yansıtan üreticinin alnından öpülmesi gerekir. Ama o zavallılara fırsatçı, aç gözlü, kartel damgası vurulup üstlerine bir de timler yollanıp cezalar kesiliyor.
    Acaba hangisi doğru?

    YanıtlaSil
  11. Hocam merhaba ,
    Siz çok tecrübelisiniz hadi biz akıl erdiremiyoruz da 20 yıllık iktidar 14-15 yıldan sonra neden üst üste ekonomi konusunda bu kadar yanlış kararları ısrarla uyguluyor; arkasında bizim göremediğimiz düşünce ne tek aklıma gelen acaba ucuz işgücü ile batıya çin olma mantığı mı sizasıl görüyorsunuz? Saygılar…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece mevcut konumlarını korumak için olabilir mi acaba?

      Sil
  12. Hocam enf endeksli bono çıkarırlar ise kim güvenecek bu oranların dogruluguna?

    YanıtlaSil
  13. HOCAM SİZCE HANGİSİ DOĞRUYU SÖYLÜYOR. TÜİK,İTO,ENA

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gıda fiyatlarına, kiralara, benzine, doğalgaza, elektriğe bakınca ENAG doğru görünüyor.

      Sil
    2. Tüik doğru söylemediği kesin. En çok fiyatı artan 10 ürün arasında çay var ve fiyatı yüzde 10 küsür artmış şaka gibi. Çaykur çay işletmeleri genel müdürlüğü yani devletin kurumu fiyatları yüzde 44 artırdık diyor ancak diğer devlet kurumu tüik fiyat artışı yüzde 10 küsür açıklıyor.
      Şimdi tüik denilen kuruma kim inanır buna inanıyorum diyen ekonomistlerde yalancıdır.

      Sil
  14. Hocam maaş zamları normalde hangi orana göre yapılıyordu?

    YanıtlaSil
  15. Değerli hocamız, benzer grafiği 2006-2015 dönemi için yani sıkıyönetim ve başkanlık sistemi öncesi için yaparsanız, yukarıdaki grafikten çok farklı olduğunu göreceksiniz. (Ben daha önce yapmıştım da oradan biliyorum, hatta bugün veriler açıklanınca güncellemiştim)
    Sıkıyönetim ve başkanlık sistemi öncesi https://prnt.sc/Hjiq_oGnngSR
    Sıkıyönetim ve başkanlık sistemi sonrası https://prnt.sc/ACeQN2BtNteB
    Not: Enflasyon verileri TÜİK websitesinden alınmıştır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel kıyaslama teşekkür ederim, 1632.

      İstatistiksel olarak anlamlı bir fark var,
      iki eski Merkez Bankası başkanının faiz hamlelerinin,
      faiz oranlarının yükseltilmesinin etkisi dönemsel olarak Tüfe de hemen görülüyor.

      Yapılanların bilerek ve isteyerek, ülkenin hükümetini de aşan bir hamle olduğu apaçık.
      Kurumların yöneticileri her ne kadar istenmeyen yöntemlerle atansa da, vakayı normalleştirme yönünde karar almaya çalıştıkça, bizzat ülkenin başkanı müdahalesini yapmış. Grafiğe bire bir yansımış.

      Sil
  16. Hocam diğer gelişmekte olan ülkelerde ÜFE ve TÜFE arasında buna benzer bir fark mevcut mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'de 3 puan fark var, Euro Bölgesinde 30 puan.

      Sil
  17. Hocam talep enflasyonu yaratmak vurgunculuk değilmidir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer yanlış para politikası sonucunda oluşuyorsa sorumlusu hükümettir.

      Sil
  18. Hocam türkiyede fiyatı çıkan bir şeyin geri inmesi imkansız diyorlar.Diyelim ki türkiye doğru adımları atmaya başladı,o zaman tl dolara göre değer kazanacak.O zaman tl cinsi fiyatlanan herşeyin fiyatının düşmesi gerekmiyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerekiyor. 20023 - 2010 arasında aynen böyle oldu.

      Sil
    2. 2002 yerine 2001 desek olmaz mı hocam? Hatırladığım kadarı ile 2001 krizinden sonra Kemal Derviş'in Maliye Bakanı olmasıyla başladı bu süreç. Bankacılık başta olmak üzere bir takım yapısal reformlar yapmıştı sıkı maliye politikası ile birlikte Kemal Derviş.

      Sil
  19. Elinize sağlık hocam, bu ne lezzetli yazıdır. Bilgi böyle verilir

    YanıtlaSil
  20. Tüfe hesabında kullanılan ürünlerin üfelerini alsalar olmuyormu böyle bir rasyo olsa

    YanıtlaSil
  21. ihracat geliri trnin senede 200 milyar dolar, cari açığımız olsa olsa max 40-50 milyar olur. Peki bu ortamda kuru niçin tutamıyorlar? İhracatın %40ı 80 milyar dolar ediyor. bunu anlayamıyorum. bunun bir hesabı var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açığı kapatmak için gereken 40 - 50 milyar doları bulmak zor olduğu için olabilir mi?

      Sil
    2. ihracattılardan aldıkları dövizler yetmez mi? %40 ı zorla tlye dönüyor, 80 milyar döviz alsalar, ihracatçılar bir daha döviz almasa yetmiyor mu?

      Sil
    3. İyi de ihracatçı dövizini ithalat yapmak için istediğinde iade etmek zorunda.

      Sil
  22. Çünkü vergilere zam yapılırken Üfe'ye göre yapılıyor. Maaşlara zam yapılırken Tüfe'ye göre yapılıyor. Aradaki farkın sebebi bu.

    YanıtlaSil
  23. Hocam bu rakamları doğru kabul edersek makas bu kadar açılmışken üretici zararına mı üretiyor acaba diye insan merak ediyor.
    Yani üreticiler sırf hobi olsun diye mi üretim yapıyorlar yoksa Üfe rakamları aslında Tüfe rakamlarını mı yansıtıyor?
    Yani gerçekleri gizleyince ya da tahrif edince sorun ortadan kalkmış mı oluyor? Bir iktidar uğruna yarab ne istatistikler tahrif oluyor.
    Tüik'in Tüketici Fiyatları Grup Başkanının bugün istifa ettiği haberini Bloomberg'te okudum. Ayrılma nedeni hakkında herhangi bir açıklama yapılmamışsa da belli ki artık katlanamadığı bir şeyler vardı diye düşünüyorum. Bu dönemin geçerli bir sloganı geldi aklıma "Limon sat onurunla yaşa" Ne demişti Mark Twain "Rakamlar yalan söylemez; insanlar rakamlarla yalan söyler"

    YanıtlaSil
  24. Bazı gazetecilerin maaşlara zam yapılması gerektiğini söylediğini gördüm hocam. Bu zaten uçuk enflasyonu daha da körüklemez mi? Ben mi yanlış anlıyorum olayı.

    YanıtlaSil
  25. Hocam hükümet değişirse dolar tl de sert bir düşüş olur mu sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne söyleyeceklerine ve ne yapacaklarına bağlı.

      Sil
  26. "Kendinize yalan söylemeye başlamışsanız hiçbir yanlışınızı düzeltemeyeceksiniz demektir."👏👏👏👏

    YanıtlaSil
  27. Bu hükümetin hiçbir işine inanmam isteyen istediği kadar devlet terbiyesi başkadır desin yıllardır. Ancak bu hükümetin tüm açıklamaları için konuşuyorum enflasyon verisi yüzde yüz doğru değil.
    İşsizlik verisi doğru değil.
    Büyüme verisi doğru değil.
    Bana en iyi ekonomist dahi doğrudur bunların biri için bile doğru dese inanmam bu kadar hayel dünyasında kimse yaşamıyor.

    Korkak insanlar olmuş insanlar ve ben devletin verilerine itibar ediyorum diyor. Buna diyenlere sen kendine itibar etmiyorsun sana da kimse itibar etmez şeref namus doğru sözü söylemektir bacak arası değildir. Utanmaz insan olmayı bıraksa herkes doğruyu söylese diye beklemiyoruz herkes kendi kalitesini gösteriyor.

    YanıtlaSil
  28. Hocam kağıt üzerinde bağımsız olsa ne yazar ki merkez bankası bağımsız değil mi? Benim düşünceme göre farklı bir model lazım.Bunun da anayasada yazmış olması lazım. Yani bizim gibi demokrasinin hukukun topal işlediği ülkelerde bağımsız kurumların işleyişini denetlemek, işlerini piyasa ile tutarlı yapan kişilerin azlini önlemek vb konularda ağırlığı muhalefet kanadının oluşturacağı bir yapı lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim önerim maaşlarının ve atamalarının dahi devletle ilgisi olmaması yönünde. Öyle olursa bağımsızlık kağıt üzerinde kalmaz.

      Sil
    2. Üfe nin ismi üff,tüfe nin de tühh olarak güncellenmesi gerekir,hocam ben çok giyim alışverişi yapan biriydim,3-4 aydır nerdeyse siftahım yok.mesela birşey görüyorum fiyat 35,yaw bunun 15 filan olması lazım diyorum ve yerine bırakıyorum,son 25 yılda 3-5 ay öncesine kadar böyle birsey hiç olmazdı,şimdiyse sürekli tekrar eden tek hadise..bence insanların fiyat algısı kırıldı.petrol 125$ dan ideal fiyatı olan 65-75 $a inmeden kur 17lerden 8-9 lara inmeden benzin 26 lardan 6-7lere inmeden mevcut idarenin yerinde durması mümkün degil.anket sirketinde çalısıyorum.akp ekime kadar secim yapmazsa bir daha gelmemek üzere gidecek gibi görünüyor.ben ipli olsamda bence kemal bey aday olmalı..meral hanımla,mevcut belediye baskanlarımız 2028 seçimleri için rezervde tutulsa daha akıllıca.önümüzdeki seçimde bay kemalin ceketi bile aday olsa kazanır.biz izmirde bir anket yaptık merkez ilçelerde gaziemir dışında akp %7 barajı bile geçemiyor.merkez konak ilcesinde mhp %1 in altında ve sürekli düşüyor.bence kızılcahamamda arka planda konuşulan tekşey,birdaha hiç toplanamayabiliriz hakkınızı helal edin,elveda,geleceğini çaldığınız,aziz türk milletiyle helalleşmeden,hesabı ödemeden nereye?

      Sil
  29. Hocam elinize sağlık. Uzun süredir sizi takip ediyorum. Bir yandan çalışırken yazıyı okudum. Yanlış anlamadıysam katılmadığım noktalar var. Üsküdarda işi iyi olan bir kebap restoranında çalışıyorum. İşletme mezunu, iktisat/finansa ilgi duyan birisiyim. Hocam kendi dükkanımızdan örnek verecek olursam; özel bakır tasta köpüklü ayran satıyoruz 2 ay önce yoğurdu 100 liradan alırken şuan 185 liradan alıyoruz. Buna karşılık ayranımızı 7 liradan 9 liraya çıkardık. Bizim buradaki satışımız tüfe yoğurdu alışımız üfe olursa bazı noktalarda grafiğin doğruluğu bir nebze oluşmaz mı? Son nihai tüketiciye yansıtılamadığından katma değerden feragat ediliyor kar marjımız düşüyor. Tabi benim örneğim sadece benim penceremden beraberinde kaçırdığım noktalar olabilir. kaleminize sağlık iyi çalışmalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel örnek, her yerde aşağı yukarı böyle.

      Sil
  30. Sayın Hocam, politika faizi hep gündemde. Enflasyonla elbet bir ilişkisi var. Ama tam olarak nasıl bir ilişki. örneğin bizde açıklanan yaklaşık %75 Tüfe ye göre olması öngörülen ya da beklenen bir politika faizi aralığı varmı? Saygılar ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal koşullarda faiz enflasyonun altında olmamalı. Ekonomiyi canlandırma söz konusu olduğunda bir süre daha altta tutulabilir. Ama bunu sürekli hale getirmek ve bizdeki gibi 60 puan fark gibi yürütmek ekonomiyi son derecede ağır biçimde yaralıyor.

      Sil
    2. Peki hocam. USA da enflasyon %7 civarı ama politika faizi 0,25 ile 1 arası. Bunun anlamı USA da da normalden düşük mü politika faizi? Birde aradaki farkı önemli yoksa oransal olarak mı bakmalı? Muhteşem bilgilendirme ve hızlı cevaplarınız için teşekkürler saygılar.

      Sil
  31. Sayın hocam ben şahsen gerçek tüketici enflasyonunu ÜFE+ TÜFE /2 olarak alıyorum.yaşadığımız gerçek enflasyon en az budur.üstü vardır altı yoktur.

    YanıtlaSil
  32. ÜFE ve TÜFE tanımlamalarından kaynaklanan oran farklılıkları olması normal ama bu iki endeks arasında bu kadar tanım ve kapsam farklılıkları olması normal midir acaba? (Örneğin; TÜFE hesaplamalarında dolaylı vergilerin dahil edilip, ÜFE'de edilmemesi veya TÜFE'de her türlü sektör hesaplamaya dahil edilirken, ÜFE hesaplamalarında sadece sanayi sektörünün dahil edilmesi gibi.)

    YanıtlaSil
  33. Hocam tüfede ayın 1i ile 24ü arasındaki fiyatlar hesaplamaya dahil ediliyorsa 24ünden sonraki fiyat değişimleri bir sonraki aya mı dahil oluyor?

    YanıtlaSil
  34. Merhaba hocam, oran farklılığı hangi seviyeye kadar normal yani belli bir aralık var mı?

    YanıtlaSil
  35. Hocam, kontratta yazılan tefe-tüfe oranının karşılığı hangisi oluyor ?

    YanıtlaSil
  36. Hocam benim matematiğim mi yetmiyor, birisi bana anlatabilir mi bu durumu, Üfe nin nerdeyse yarısı kadar gözüken Tüfe olan bir ülkede, işletmeler maliyetlerinin (Üfe) yaklaşık yarısı fiyatına ürün satıp (Tüfe), nasıl bu kadar yüksek kar açıklıyorlar, bu işte bir tuhaflık yok mu?

    YanıtlaSil
  37. Hocam merhaba nasılsınız. Bir sorum olacaktı size arsa alım satım fiyatlarında TÜFE mi ÜFE mi kullanılır

    YanıtlaSil
  38. Maaş artışları tefe.den yapilyor .
    Nafaka artışları üfe den arada uçurum oluştu ne olacak .

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz!

Doların Geleceği

Ukrayna Savaşının Ekonomik Etkileri: Güncel Değerlendirme