Rusya Merkez Bankasından Enflasyonla Mücadele Dersi

Son günlerde bazı izleyiciler ‘enflasyonu düşürmek için faizi artırmak gerekir diyordunuz, Fed faiz artırıyor ama enflasyon düşmüyor’ diye yorumlar yapıyor. Bu yorumları yanıtlamadan önce ABD’de enflasyon ve Fed faizi arasındaki son bir buçuk yıllık ilişkiyi gösteren bir grafik paylaşalım (grafik, Fed’in ve US Census Bureau’nun verilerinden derlediğim tablodan tarafımdan hazırlanmıştır.)


Grafikteki kesik çizgi Fed’in enflasyon için öngördüğü uzun vadeli dengedir (yüzde 2.)

2021 yılının başında enflasyon Fed’in uzun vade için öngördüğü dengenin altındaydı. Aynı tarihte Fed’in faizi de yüzde 0,25 idi. İzleyen aylarda enflasyon yukarıya doğru hareketlenmeye başladı ama Fed bunu geçici bir olgu olarak gördüğü için faizle oynamadı. Grafiğe dikkat edilirse Fed’in uzun süre enflasyondaki artışı herkesle birlikte seyrettiği görülüyor. 2022 yılının Mart ayına kadar faizi artırmayan Fed, artık bunun geçici bir olgu olmadığını kabul ederek faiz artırımlarına başladı. Ne var ki hem geç kaldığı hem de enflasyonu durduracak düzeyde faiz artışı yapamadığı için henüz hiçbir başarı elde edememiş durumda.  

Rusya Merkez bankası ise faiz silahını doğru kullandı. Ukrayna savaşıyla birlikte Rusya’da Ruble’nin değer kaybı enflasyonu hızla yükseltti. Savaştan önce enflasyon oranı yüzde 8,7, Rusya Merkez Bankası’nın faiz oranı ise yüzde 8,5 idi. Savaşla birlikte enflasyon hızla yükselerek Mart ayında yüzde 16,7’yi aştı. Rusya Merkez Bankası hiç tereddüt etmeden faizi yüzde 20’ye çıkardı ve enflasyonun önünü kesti. Aşağıdaki grafikte Rusya’da enflasyon ile Rusya Merkez Bankası’nın faizi arasındaki ilişki yer alıyor (grafik www.tradingecomomics.com sitesindeki veriler kullanılarak tarafımdan hazırlanmıştır.)


Grafik, Rusya Merkez Bankası’nın enflasyona tam zamanında müdahale ettiğini gösteriyor: Rusya Merkez Bankası, enflasyonun peşinden koşmamış, önüne çıkıp durdurmuştur. Enflasyonun yönü aşağıya dönünce de başlangıç faiz oranına yvaş yavaş geri dönmüştür. Üstelik bu faiz artışını savaşın ortasında ve ambargoların yürürlükte olduğu bir dönemde yapmıştır. 

Son günlerde birkaç kez yazdığım bir sözümü bir kez daha yazayım: ‘Enflasyonu peşinden koşarak yakalayamazsınız, önüne çıkmanız gerekir.’ Fed, enflasyonun önüne çıkma fırsatını 2021 yılının Mart ayında kaçırdı, şimdilerde peşinden koşuyor.

Enflasyona müdahale ederken dört doğruyu birlikte izlemek gerekir: (1) Kullanılacak politika aracı doğru araç olmalıdır. Örneğin enflasyona müdahale edilecekse faiz aracı kullanılmalıdır. (2) Kullanılacak aracın doğru yönde kullanılması gerekir. Örneğin enflasyonla mücadelede faiz aracı kullanılacaksa faiz düşürülmemeli artırılmalıdır. (3) Kullanılacak aracın büyüklüğü olayın büyüklüğüyle uyumlu olmalıdır. Örneğin faiz yüzde 5 iken enflasyon yüzde 10’a çıkmışsa faizi yüzde 6’ya değil yüzde 12’ye yükseltmek gerekir.  (4) Kullanılacak aracın kullanılmasında zamanlama doğru olmalıdır. Örneğin faiz yüzde 5 iken enflasyon yüzde 7’ye çıkmışsa 10’a çıkması beklenilmemeli ve faiz hemen artırılarak yangının büyümesi ve yayılması önlenmelidir.

Rusya Merkez Bankası bütün bu adımları doğru atarken Fed, enflasyonla mücadelede kullanılacak aracı doğru seçip (faiz) yönünü doğru belirlese de (artırma yönünde hareket etmiştir) zamanlamayı doğru yapamamış (faizi artırmakta geç kalmış), kullanılacak aracın büyüklüğünü de yanlış belirlemiştir (faizi yeterince artırmamıştır.)

Öte yandan Rusya Merkez Bankası bütün bu adımları doğru atarak sonuç alıp faizi de düşürmeye başladığı için yüksek faizle resesyona girme tehlikesini de minimum düzeye çekmiştir.  

Özetle söylemek gerekirse Rusya Merkez Bankası, enflasyonla mücadele konusunda, Fed’e ve başta Avrupa Merkez Bankası olmak üzere bütün merkez bankalarına çok net bir para politikası dersi vermiştir.  

Yorumlar

  1. Peki bu dönemdeki enerji fiyatlarındaki artış ve değer rusyanın bu politikasının geçerliliğini arttırmamışmıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ambargoları vb düşünürseniz olsa olsa o olumsuz etkileri nötr hale getirmiştir.

      Sil
    2. Rusya nisan ayından itibaren enflasyonun altına düşmüş, ama şu anki durum enflasyon faizin üstünde, Rusya enflasyonu faizin üstünde tutarak risk almıyor mu? Yoksa bunu küresel piyasalara uyum sağlamak için mi yapıyor?

      Sil
    3. Hocam, ayakkabı dağıtımı yapıyoruz. Detaya girmeden şunu söyleyebilirim.

      Önceden Moskova gibi şehirlere asla dağıtılmayan bizdeki naylon tarzı çok ucuz pazar ayakkabıları vardır. Kırsalda yok satar.
      Üç aydır Moskova mağazaları bu ayakkabiları sipariş vermeye başladı.
      Bu ayakkabı tek kalıptan çıkar, işçilik yoktur.

      Size komik gelecektir, ayakkabiyi üretici bize kutusuz verir. Ayıp olmasın diye mağaza için biz kutulardık. Şimdi o kutuyu satın alamıyoruz. Ayakkabi kamyonla geliyor, sağ seri sol seri numarasını eşleştirip , gazete kağıdı gibi kagıda sarıp Moskovaya sevkediyoruz.

      Böyle bir ortam.

      Sil
  2. nasıl hiçbir başarı kazanmış değiller? dolar değerlendiğine göre her şeye karşı enflasyon düşmez mi?

    YanıtlaSil
  3. Asıl dersi bizim MB para politikası nasıl yonetilemez adı altında veriyor hocam.

    YanıtlaSil
  4. Peki hocam sizce FED niçin faizi enflasyonun üstüne çıkaramıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence resesyon korkusu yavaş hareket ettiriyor

      Sil
    2. Resesyon korkusu

      Sil
  5. Hocam selamlar. Uzun zamandır izliyorum takip ediyorum ve ziyadesi ile istifade ediyorum yazılarınız ve görüşlerinizden . Faiz ve enflasyon ikilisi için klasik ve finans lisans birinci sınıf öğrencisine anlatılan ikili teori çerçevesinde tine basit başarılı ve başarısız iki örnek ile enflasyon ile mücadele dersi anlatmışsınız. Ağzınıza sağlık. Müsade ederseniz bir eleştiri. Uzunca zamandır faiz artışı lehine yorum ve tavsiyelerinizi görmekteyim. Ancak enflasyon için sadece bir değişken mi var ki sürekli faizden bahsediyoruz. Faiz artışının olası etkileri enflasyona rahmet okutabilir mi? Aceba yüksek faizin yıkıcılığı hükümeti, üreticiyi, dolayısıyla istihdamı etkilemez mi? Aceba faiz artırmayan hükümetler bu yıkıcı etkilerin altından kalkamayacaklarını düşünüyor olmasınlar . Enflasyon ile yaşayabilir bu millet belki ama işsiz güçsüz yaşayamaz olmasın. Bınları da düşünmek gerekmez mi? Diğer taraftan her türlü maliyetine rağmen pandemi ile bozulan tedarik zincirinde üreticiyi güçlü bir halka yapabilme uğraşı için yüksek kur düşük faiz ve yüksek üretim ve yüksek isdihtam tercih edilmiş olamaz mı? Bana sorarsanız yapılmak istenen tam da bu gibi görünüyor . Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, bahsettiğiniz gibi bir olgu maalesef krediye her kesimin ucuz ve esnek imkanlarla erişebildiği bir sitemde geçerli olabilirdi, fakat piyasada şu anda bireysellere yıllık %35-40, kurumsallara ise yıllık %30-%35 civarında TL, %10-12 civarında YP kredi verilmekte ve hatta bu oranlara razı bile olsanız, şubeye gittiğinizde kredilerin durduğunu duyabilmektesiniz. Yanlış anlamayasın, bu düşük politika faizini (%14) sadece bankalar almakta ve getirip bu ucuz maliyetli parayı piyasaya %35-40 ile kullandırmaktayken siz hangi yatırımdan hangi mantıktan bahsediyorsunuz ? Piyasadan haberiniz yok, size iyi uykular dilerim.

      Sil
    2. Hayatta her şey denge üzerinde ilerler. Hayat da böyledir iktisat da zamanında faizi gerektiği şekilde belirleselerdi bugün halk enflasyon canavarı altında ezilmezdi elbet bunun maliyeti büyüme ve istihdamda kayıp olacaktır iktisadi değişkenlerin hepsinde aynı anda seçtiğiniz politika dahilinde optimum seviye bekleyemezsiniz. Zamanında atılacak uygun faiz artırımı bugün gelinen enflasyon ve kur seviyesini yaşatmazdı. Bunu örtmek için kullanılan saçma politikalara da ihtiyaç duyulmazdı. (KKM ve yeni getirilen sermaye kontrolü, ve doğrudan yapılan müdahaleler gibi)

      Sil
    3. Burada hocamızın yazısından benim anladığım enflasyon henüz erken safhadayken önden yüklemeli faizlerle makul bir pozitif alan oluşturmak ve enflasyonun düşmesiyle uyumlu olarak faizleri indirmek ve resesyona fırsat tanımamaktır.

      Sil
    4. Adsızın biri kardeşimiz;
      Mahfi beye soru mu sormuş, kendi fikrinimi yazmış bir sayfa anlamadık valla..

      Sil
    5. Enflasyon hızlandığında alınacak ilk önlem faizi artırmaktır. Bu geçici bir önlemdir ve mutlaka eksik varsa yapısal reformlarla desteklenmelidir. Her zaman bunu yazdım. Tek başına faiz artışı ancak yapısal sorunları olmayan ya da ihmal edilebilecek düzeyde düşük olan ekonomilerde enflasyon sorununu çözer. Türkiye'de ise sadece durdurur. Eğer 900'lere gelmiş risk primini düşürecek biçimde riskleri azaltacak önlemler alınmazsa yine yükselir. Ama hepsinden önce ilk adım mutlaka faizi artırmaktır. Esasen Türkiye gibi tamamen ters politikalar uygulayan bir ülkede faizi artırmak normale dönüş olarak algılanacağı için risklerde düşüş algısı yaratacağı için CDS primini de düşürür. Yazılarımı ve Yapısal Reformlar ve Türkiye kitabımı okuyanlar faizi tek çözüm olarak değil ama başlangıç çözümü olarak anlattığımı bilirler.

      Sil
    6. Selamlar Hocam,
      Söyleyeceklerim tamamen kendi perspektifimden yaptığım değerlendirmelerdir lütfen objectif değerlendiriniz 🙏
      Enflasyonu ele alırken arz ve talep penceresinden bakarsak dünyanın içinde bulunduğu enflasyonist ortamı körükleyen durumların yanlışım varsa düzeltin, talep ayağını pandemi sürecinde dağıtılan bedava paralar Arz ayağınıda yine pandemi sürecinde bozulan tedarik zinciri ve savaş sonrası vuku bulan Doğalgaz, petrol ve hammadde arzındaki sıkıntılar körükledi,
      Takdir edersiniz ki Enflasyonu baskılamak arz-talep terazisinde Talep ayağını kısıtlamak adına faizi arttırarak rezerv paranın alım gücünü arttırmak ve bireylerin paraya ulaşımını zorlaştırmak, arz tarafında ise bahse konu enerji ve hammadde kalemlerinin miktarını arttırarak fiyatlarının düşmesini sağlamak ve imal edilen ürünleri düşük meblağlar ile çok sayıda üretip tüketiciyle buluşturmaktan geçiyor.
      Pandemi süresince basılan paraların tüm borsaları nasıl şahlandırdığına hep birlikte şahit olduk ve bu piyasalarda tahtayı tutanların merkez bankaları olduğunun da pek ala bilincindeyiz kaldırdıkları piyasalarda bastıkları paraların bir kısmını millete yüksekten mal kitleyerek tekrar piyasadan çektiklerini görmek de pek zor değil
      Yaratılan enflasyonun kök nedeninde enerji fiyatlarının olduğunu düşünürsek bilerek arttırılan enerji fiyatlarıyla suni şekilde yaratılan bir enflasyon olduğunu çok rahat görebiliriz (Rusyanın Ukrayna'ya saldırması vs)
      Ben bu enflasyonist ortamın ileride enerji fiyatları düştüğünde hane halkının alım gücünü arttıracak bilerek yaratılan bir enflasyon olduğunu düşünüyorum alım gücü düşen bir dünyanın robotik proseslerle çok seri ve düşük maliyetlerle üretilen malların hızlıca tüketilebilmesi için kapitalist sistemin ihtiyaç duyacağı son şey olduğunu kanaatindeyim.
      Bu açıdan Türkiye olarak büyümeyi öncelikleyen bir politikanın bu işin sonunda bulunan Doğalgaz rezervleri ve nükleer santrallerin devreye alınmasıyla milli gelir açısından çok ciddi çarpan etkisi yaratacağını umuyorum kaldı ki faizleri arttırmış bir Türkiye'de doların bu seviyenin altında olabileceğine kim nasıl garanti verebilir. Hem faizleri arttırıp hem büyümeyi hem istihdam piyasasını tökezletmenin ülkemiz için çok daha kötü olacağı kanaatindeyim saygılarımla.

      Sil
    7. "Yapısal Reformlar ve Türkiye kitabımı okuyanlar faizi tek çözüm olarak değil ama başlangıç çözümü olarak anlattığımı bilirler."
      Evet çok iyi biliyoruz hocam.. Tekrar ellerinize sağlık.

      Sil
  6. Sayın Hocam,Yazılarınız zevkle okuyorum.Sağ olunuz.Var olunuz.

    YanıtlaSil
  7. Hocam bati dunyasinin enflasyona kasitli olarak gec mudahale ettigi, bunun nedeninin de kuresel capta artan borcluluk oranlarinin yeniden yonetilebilir seviyelere dusurulmesi oldugu seklindeki dusunce icin ne diyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu tür komplo teorilerine hiç itibar etmem.

      Sil
  8. Emeğinize ve kaleminize sağlık hocam,Taylor Kuralı'nın bilfiil uygulanması diyebiliriz o halde bu duruma?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşağı yukarı. Rusya MB Başkanı Elvira Nabiullina'nın da Yale'de öğrencilik yaptığını dikkate alırsak bunun tesadüf olmadığını anlarız.

      Sil
    2. Aşağı yukarı. Türk ekonomi yöneticilerinin de İslam Enstitülerinde öğrencilik yaptığını dikkate alırsak bunun tesadüf olmadığını anlarız.

      (Hocam izninizle)

      Sil
  9. Çok şükür biz bu hataların hiçbirine düşmedik hocam. Bence ülkemiz yaklaşık -60 milyar dolar rezervle tüm dünyaya ekonomi nasıl ayakta tutulur dersi veriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya da ayakta durduğumuzu sanıyoruz (optik kırılma.)

      Sil
  10. Rusya milyonlarca ambargo yediğine göre ithalatı düşmüştür diye düşünüyorum. bunun bir katkısı yok mu?

    YanıtlaSil
  11. Sevgili hocam; elinize saglik; 2023 ekonimik ongorulerinizi biz isadamlari icin paylasabilir misiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      2023 için öngörüde bulunmak için erken. Ama ilk izlenimim dünyada resesyona girileceği yönünde. Artık para basarak ekonomileri canlı tutma olanağı da kalmadı.

      Sil
  12. 3 kritik betimleme. "Enflasyonun peşinde koşmamak", "Enflasyonun önünde yer alıp ondan önce davranmak", "Yavaş yavaş düşürmek". Bunu yapabilmeleri için önce enflasyonu doğru tahmin edebilmeleri gerekir.(Tüik) Faizi bir silah olarak görmeyi başarabilmek gerekir.(Nas) Yeterli zamana ve iradeye sahip olmak gerekir.(seçim) En nihayetinde enflasyonu düşürecek bir reel sektörün de provizyonu lazım. (AHAHAHAHAHAHA)

    YanıtlaSil
  13. yerleşik şirketlerin borç ödemek için ne kadar döviz aldığına bakabilir miyiz? bunu nereden bilebiliriz? döviz sürekli arttığına göre artma sebebi bu herhalde? kısa vadeli borç stoku dışında bir gösterge yok değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. HMB sitesinde özel kesim dış borç stokuna bakmak lazım.

      Sil
  14. Diğer seçenek olarak bu saatten sonra direk faiz artışlarıyla enflasyonun peşinden koşmaktansa, riskleri azaltmaya yönelip, kuru dizginlemek ve enflasyonun önünü biraz kesip kademeli faiz artışlarıyla tüm ekonomik araçları bir denge de tutmak en doğru yol görünüyor. Ama sadece görünüyor...Yola çıkmaya niyet yok...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi artırmak riskleri düşürmenin ilk adımıdır. Çünkü o zaman başkaları bizim bilimsel düşünmeye geri döndüğümüzü görürler.

      Sil
    2. Hocam, gerçekten çok merak ediyorum. Dediğiniz bilimsel düşünmeye geri dönüşün kırılma noktası ne olacak ve şu ana kadar ki popülist tutumdan vazgeçmek için nasıl bir manevra yapılacak?

      Aslında bir tahminim var. Sanırım politika faizinin adını değiştirecek bir formül bulacaklar. Çünkü bugüne kadar hep öyle oldu. Adı faiz olmayıp kendi faiz olan bir dizi icatlarla tanıştık. (KKMH, GES)
      Sorumlu vatandaşlar olarak bundan sonra bize düşen (özellikle içimizdeki kıvrak zekalılar) bu manevranın bir an evvel yapılması için orjinal bir yöntem ve isim önerisinde bulunmak.😊
      Yoksa halimiz harap...

      Sil
    3. dünyada gelir dağılımında emek aleyhine denge sürekli değişiyor. bu bizim ülkemizde daha fazla. yani para, sermaye belli bir gurubun elinde toplanıyor. fakir daha fakir, zengin daha zengin oluyor. gelir dağılımını dengeleyecek bir sisteme ihtiyacımız var. Ama ülkemiz sistemlerden daha ziyade kişileri konuşuyoruz. zaten az okuyup çok konuşan bir toplumuz. faiz gibi politikalar geçicidir. yapısal bozukluklarımızı ve kafamızı değiştirmeliyiz. Taylor'u, Jan Jack Russo'yu ve Keynes'i tekrar tekrar okumalıyız bence. üretim şart . saygılar .....

      Sil
  15. Hocam normalde bu tarz şeylere komplo teorisi deyip geçerdim ama siz de arada bahsedince "great reset" olayını merak etmeye başladım. İş öyle bir noktaya mı gidiyor? Eğer öyleyse ne yapmayı planladıkları konusunda bir tahmininiz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbir tahminim yok ama bu işler o kadar kolay organize edilebilir görünmüyor bana.

      Sil
    2. Great Reset e doğru gidiyor arkadaşım.
      Geçen ay araba sipariş verdim, üretim sebebi ile ileri zamanda verecekler.
      Bi kaç gün önce marka öyle bir şey dedi ki inanamadım,
      2022 ve sonrasındaki tüm modellerde bazı özellikleri yıllık abonelikle satacaklarmış.
      Payıma düşen de modelim için yıllık 900 dolar abonman bedeli.
      Yurtdışındayım, bu başıma geldi.
      Şirketler cayır cayır ev alıyorlar, hiç biri de satmak için değil.
      Kiraya vermek için. Normal insanın alım gücünün üzerine çıkıyor fiyatlar.

      Sil
  16. Selamlar, Türkiye de olası bir faiz artırımı euro usd - tl kurları nasıl etkiler düşüşler yaşanabilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen düşüş başlar. Tabii ne oranda artırdığınıza ve yaptığınız açıklamalara da bağlı.

      Sil
  17. Faiz'in her türlüsünün haram olduğu konusunda fetva veren bir diyanet, faiz'in tüm kötülüklerin anası olduğuna inanan bir iktidarın bulunduğu ülkemizde kimileri hâlâ uygulanan faiz politikasının altında bir mantık, akılcı bir gerekçe arıyorlar :)

    Akıl ve bilimden bir nebze de olsa nasibini almış insanlar açısından kabul etmek zor olsa da İktidarımız gerçekten de dünyadaki tüm ekonomistlerin yanıldıklarına, faiz'in sebep, enflasyonun netice olduğuna ve düşürüldükçe enflasyonun da düşeceğine inanıyor. Bağlı bulundukları ideolojinin yanılmazlığına, tüm emirlerinin Allah kelâmı olduğuna dair sarsılmaz inançları başka bir yol bırakmıyor. Allah yanılmış olamayacağına göre faiz yeteri kadar düşürülüp yeterli süre beklenirse her şeyin düzeleceğine inanarak bekliyorlar şu aralar. İşler biraz daha bozulursa faizi daha da indireceklerinden emin olabilirsiniz.

    Kabul etseniz de etmeseniz de yaşadığımız felaketin gerçek nedeni budur...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mevcut iktidar müstevlileri dediğiniz gibi dindar vesaire değil. Faiz haram diyen bir hükümet kur korumalı ismiyle faiz dağıtır mı? hayır. Bunlar tamamen siyasi hamleler. yüzde 70'i aptal ve dindar Halktan destek almak için yapılıyor. Bu insanlar takiyecidir. Gerçek inançlarını ve amaçlarını gizlerler. Faiz haram der tabi ki. Çünkü bu şekilde oy topluyor.

      Sil
  18. Sayın Hocam. Rusya'nın faiz silahını savaş döneminde kullandığını belirtmişsiniz. Sanırım mecburiyetten kullanmıştır.Savaş henüz bitmiş görünmüyor. İşlerin daha da kötüye gitmesi durumunda elindeki kozlardan büyük kısmını oynadığı için ilerisi için daha çaresiz kalabilir mi ? Bunu da zaman gösterecek. Bu durumu da göz önünde bulundurmak gerekmez mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusya Merkez Bankası faizi artırmakta ve indirmekte hiç tereddüt etmiyor. Ayrıca Putin Rusya MB'na kesinlikle karışmıyor.

      Sil
  19. Hocam biz zaten peşinden koşarakta mücadele etmiyoruz zira enflasyon ufukta kayboldu.

    YanıtlaSil
  20. Hocam neticede tercih meselesi hızli büyümeye odaklı yönetim faizi arttıramaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi de bir süre sonra enflasyon hiper enflasyona dönüşünce büyüme de gider ve slumpflasyon tuzağına düşülür.

      Sil
    2. Hocam istikamet slumpflasyonsa zoru seviyoruz demekki.

      Sil
  21. Hocam ekonomide saatli bombamı var?

    YanıtlaSil
  22. türkiyedeki insanlar dolar alınca dolar daha fazla değer kazanmıyor mu hatta euro ve dieğer paralara da karşı? türkiye dolarize olup euro almazsa bu doların değerine de fayda ediyor değil mi? o zaman dolar tlye karşı eurodan biraz fazla değer kazanması gerekir ceteris paribus durumda değil mi hocam?

    YanıtlaSil
  23. Sevgili üstat merhaba. Rusya Merkez Bankası’nın Amerikan Merkez Bankası FED’e göre, gerek zaman gerekse miktar bakımından enflasyona faiz ile müdahalesindeki başarısını Rusya para piyasalarındaki oynaklığın ABD’ye göre daha yüksek olması ve bu sebeple daha tecrübeli olması ile de ilişkilendirebilir miyiz? Çok selam ve sevgilerimle.
    Cafer Demir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Muhtemelen. Bir de Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina iyi bir iktisatçı ve Putin ya da başka yetkililer Merkez bankasına hiç karışmıyorlar.

      Sil
    2. Selam Hocam,

      Elvira, iyi bir akademik geçmişten geliyor. Ancak ilk yıllarından beri sıkı bir Putin destekçisidir. Putin de onu destekler.

      Putinin ilk yıllarında aktif siyasette ekonomi-geliştirme bakanı olarak görev almıştır.
      Rus finans dünyasında Putin'e karşı gelebilecek tüm oligark ve oluşumların bankalarını, finans kurumlarını kapatmış, rakip siyasilerin, rakip işadamlarının parasal kaynaklarını kurutmuş,
      hangi isimle olursa olsun, Putin'e karşı gelebilecek iş-adamı siyasetçiye kredi veren bankayı sistemden atmış, aldığı tüm görevlerde Putin'in siyasi kazanımı için ortam hazırlamıştır.

      Teknokrattır. Rus Rublesinin serbest piyasa ile kontrolü, yurtdışı finansmanın ülke içinde rejim hedefleri ile uyumlu akışı gibi konularda, kritik kararları almıştır. Putin yandaşı iş adamlarının bankalarını Merkez Bankası kaynakları ile 3 kere kurtarmıştır.

      Putin'in finansal kararlarında danıştığı ekiptendir. Bu yüzden Rus merkez bankası başkanıdır.

      Kırım savaşında batacak duruma gelen Putin destekçisi Rosneft'i de un-ortodoks yöntemlerle Merkez Bankasından 15 milyar dolar üzerinde kaynak kullanarak batmaktan korumuştur.

      Yaptığı bu siyasi işlemle, en büyük Putin destekçisi kurumu korurken, Rublenin de yüzde 20 değer kaybına sebep olmuştur.

      Elvina'nın tüm kararları Putin rejiminin ayakta kalması içindir. Kırım savaşında Rusların tasarruflarının erimesi pahasına Putin'e destek vermiştir.

      Elvira'nın teknokrat kişiliği ve bilgi birikimi elbette bizim ekonomi yönetimindeki, liderin koyunlarından üstündür.

      Putin'de her diktatör gibi, akıllı, gerçek işleri yürütecek işi bilen insanlara ihtiyaç duymaktadır. Elvira, Putin'in bu işine yarar. Tıpkı Hitler'in Albert Speer'i gibi.

      İzninizle, Putin'in MB işine karışmadığı cümlenize katılmıyorum. Elvira, tıpkı Kırım savaşında Putin yandaşlarına verdiği arka kapı desteği ile faizleri artırmak zorunda kaldığı gibi, bu savaşta da artırmak zorundaydı.

      Elvira da Türk bürokratlar gibi, kendi istifasını verebilecek konumda değildir. İstifa etmek isteyip de edemediği ile ilgili ciddi yorumlar vardır.

      5eQ5weQCz$X@525S

      Sil
    3. Adamlar devletin istihbaratından gelmişler, kimi sorsan bir bildikleri var.

      Sil
    4. Araştırdım, Adsız doğru yazmış.
      Kadın için Putin'in oligark çantacılarının sahibesi diyorlar.
      Putin her finansal kararda ilk bu kadına danışırmış.
      Yani bağımsız bir merkez bankası yok.
      Putinle ortak hareket eden bir merkez bankası var.
      Bizden farkı, bizimkiler rasyonel kararları almıyorlar, akıldışı siyasi karar alıyorlar,
      Rus merkez bankası hükümetle ortaklaşa akılcı karar alıyor.
      Beter bir kadın rus merkez bankası başkanı.

      Sil
  24. Hocam enflasyon geçmiş fiyat hareketini veriyor ama faiz gelecek ve şimdiyle ilgili bir karar. Bu nedenle en az enflasyon kadar faiz artırılmalı düşüncesi hatalı olmaz mı? Fiyat 1 den 2ye çıkmış ve %100 enflasyon varsa bu fiyat artık yukarı çıkmış ancak faiz artırıldığında artan değil artacak olan fiyat üzerinde etkili olabileceğinden ona göre faiz artırımı yapmak mantıklı olmaz mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu artışlar yalnızca fiziksel değil aynı zamanda beklenti etkisi de yaratacağı için piyasaları etkiler. Faizi enflasyon kadar artırdığınızda bir adım sonra indirseniz bile insanlar gerektiğinde artıracağınız düşünürler ve dolar talebini keserler.

      Sil
  25. Biz bu treni çoktan kaçırdık hocam enflasyon olmuş yüzde 160 nereye kadar artıracaksın ki faizi. Bu oranda arttırmak zaten mümkün değil, diğer türlüsü de ne kadar işe yarayabilir ki. TR ekonomisine özel bi yazı yazmanız çok güzel olur. Bu şekilde ekonomi düze nasıl çıkarılır sorusuna cevap aramak gibi mesela...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mecbur artıracaklar. Belki % 200 olduğunda.

      Sil
    2. İnsanlar çanta çanta para taşıdığında,
      Bir yıl önce basılan paralar kilo ile satıldığında,
      Sıfırlar banknotlara sığmadığında,
      Mürekkeple kağıt, bastığı paradan değerli olduğunda,
      AK adam faizin enflasyonu engellediğini öğrenecek.

      Sil
  26. Küresel finans sistemine çok sonralar dahil olmasına rağmen, entegre olmakta ciddi sıkıntılar yaşamayan Rusya; yaptığı reformist, akıl dolu stratejik hamlelerle, adeta bu sistemin kurucu üyelerindenmiş gibi, kısa sürede sisteme etki edebilen, oyuncular arasına girmeyi başardı. Şok edici ve şaşırtıcı bir yetenek ile temelleri sağlam ekonomik zenginlik ve büyümeye ulaştı. Her alanda mevcut sistemin zaafiyetleri gözönünde bulundurularak atılmış olduğunu düşündürten, geçmiş yıllara yayılmış akıl dolu fiili eylemleri, 30 yıl gibi çok kısa bir sürede günümüzde Rusya yoksa, yerküreyi bütünüyle kapsayan mevcut finans sistemi zayıf ve eksik kalabilir, korku ve endişelerini de adeta tüm ülkelere yaşattı. Elbette bu hızlı ulaşılan, başarılarının altında mevcuttaki doğal enerji ve maden rezervlerinin bolluğu yadsınamaz, Fakat; ilk önce kendi içerisine yetebilme yetisine doğuştan haiz olan eski rejiminin dinamikliklerini, içerisine dahil olduğu yeni sistem ile entegrasyon da daima lehte ve gayet verimli şekilde harmanlayabilmesi gerçekten takdiri hak ediyor. Dünyanın önemli bir miktarda altın ihracatcisi olma özelliğinin kendisine sunduğu avantajların bilincinde, fiziki altın stok ayarlamalarınida optimum seviyede tutmasi adeta bugünleri seneler öncesinde ongorebilmiş, herhangi bir olumsuz gidişati sübvanse nitelikli garantici hamleleriyle de ileriye yönelik durum okuması konusundaki yüksek kabiliyetini bizlere sergilemiştir.

    Çok değil 15 sene önce Ruble mi ? O da ne ki? Denilen dönemlerden gunumuze uzanan yolculukta, şu aralar Tüm dünya pariteleri karşısında adeta gövde gösterisinde bulunan Rublenin yúkselişi akabinde dirayetli dik duruşunun ardındaki net sinyaller rasyonellikten uzakta mi? Yoksa temelleri seneler öncesinde atılmış sağlam ve kararlı eylemlerin doğal bir sonucu olup olmadığını, yaşayıp göreceğiz.

    Itiraf etmeliyim ki, yaptırımlar akabinde Ruble de oluşan günler içindeki ani yüksek değer kayıplarıni engellemede , Rusya MB nin faiz artirim müdahalelerin yetersiz ve sönük kalabileceği , Adeta sistem dışına itilmelerinin Ekonomilerindeki yüksek ölçekteki depremin hasarlarını telafide zorlanabilecekleri geleceklerini kapsayan uzun yıllara yayılan bir ekonomik darbogaza sürüklenenebilecekleri yönünde beklentilerim daha fazlaydı , Galiba bu beklentimin en azından şuan icin gerceklesmiyor olma nedenleri arasında üstte belirttiğim, sisteme etken olabilecek nitelikte vasfa ve yetkinliğe kısa sürede ulaşılmış, üst sınır çizgisini aşmış olmanın getirdiği rahatlık ve konfor hakim.

    Öyle ki yakın gelecekte yuan dan sonra DXY içerisinde Ruble yi de görürsek şaşırmam :) Gerçi; bu çeşitli sebeplerle zor ve küçük bir ihtimaldir diye de nitelendirmiyor değilim hani...

    Rublenin sene başında ki bu ani yüksek değer kaybı hareketi bana, spekülasyon ortamlarının sosyolojik algidaki ani psikolojik değişimlerin beraberinde serbest piyasa koşulları dışına aşırı taşmalarin kısa süreli vuku bulabilecegi rasyonellikten uzak uç noktalara ulaşabileceğini öğretti. Ne de olsa piyasa er yada geç üzerindeki endişe korku ve panik dalgasıyla oluşmuş yapay yönlendirmelerden silkinerek ara eşikte gerçekçi bir dengelenme aralığıni arıyor, ve o noktaya ulaşıyordu. Mevcut sistemin piyasalar üzerindeki en sevdiğim yanı da bu aslında, kesinlikle üzerinde köpük bırakmaması, Hangi ülke iç ve dış dinamiklikleri olursa olsun mevcut durumunu, akıl ve matematiksel denklemler neticesinde zamansallik unsurlarinida dikkate alarak, her araç için bunu fiyatlamasi ve rasyonellige paralel şekilde bunu er ya da geç yansıtması. Piyasalarda Bir denge ve uzlaşı arayışı herdaim mevcut. Bu en güzeli, ve en sevdiğim özelliği, belki de bu yüzden Piyasadan büyük hickimse olamıyor sözü söylenmiştir :) Mahfi Hocamızın, ufuk açıcı, öğretici ve yaşanmışlık tan alıntı gerçek, harikulade bu makalesinede, bizlere olan katkı ve emeklerine teşekkürlerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mevcutta guclu gorunen ruble ile doviz burosundan istediginiz kadar dolar alabiliyor musunuz? Yurtdisina ayni kur uzerinden para yollayabiliyor musunuz? Yurtdisindan istediginiz urunu yine ayni kur ile onceden oldugu gibi alabiliyor musunuz? Kusura bakmayin, disaridan kur soyle iyi boyle yuksek diye konusmak kolay. Moskovada bana 59 Ruble karsiligi 1 Dolar verebilecek bir ofis soyleyebilir misiniz? Ayni sekilde, Arjantindeki kur uzerinden dolar harcamak enayilikten baska bir sey degil, yesil degil mavi Dolar kullanirsaniz 100 Dolariniz 2 deste para olur..

      Sil
    2. 1401, sen Rusya dışında ne içip böyle yazıyorsun?
      Binamdaki 4 komşum Ukrayna savaşına karşı geldi diye 1 aydır hapis yatıyor.
      Küçük çocuklarına biz bakıyoruz.
      kullandığın malı söyle, burdaki Ruslara da tavsiye edelim, kafaları düzelsin.
      Ne dövizinden bahsediyorsun, döviz falan yok!
      Kredi kartımla Türkiye den işlem yapamıyorum.
      Debit Kart (ATM kartı) ile yaptığım alışverişte banka yüzde 30 yüzde 40 komisyon kesiyor.
      Hesabımdan çekilen Ruble niye yüzde 40 fazla?
      Kart işlemleri 2 gün bekliyor, yurtdışı ile anlık işlem bitti.
      Ne kafa var millette!

      Sil
  27. Hocam merhaba, anlaşılan yaptığı yanlış zamanlama enflasyonu düşüremeyecek.. Enflasyonu düşüremeyen faiz artışı neden altının ons’unu bu kadar sert düşürüyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü herkesin kafası karışık bir dolara gidiyorlar bir altına. Fed faizi yeterince artırmasa bile yine de artırıyor. İkinci rezerv para olan Euro için AMB onu da yapamıyor. O nedenle insanlar dolara dönüyor.

      Sil
  28. Yazınızda enflasyon 10 ise faizin 12 olması lazım demişsiniz.Peki siz Türkiye MB başkanı olsanız bir daha ki faiz kararında faizi kaç yapardınız? Enflasyon resmi rakama göre 78 ise faiz Türkiyede şuanda en az 80 mi olmalı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık çok geç. % 80 yaparsanız her şey o anda biter ama yapmazsanız da kısa vade sonra biter. Onu zamanında enflasyon % 19 iken yapacaktık.

      Sil
  29. Şunu da eklemek lazım hocam. Faiz artışının etkisi hemen ortaya çıkmıyor, bir 5-6 ay beklemek gerekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fiziksel etki için öyle ama beklenti derhal değişiyor ve hemen etkiliyor.

      Sil
  30. M.B. faizini, yukarıda bahsettiğiniz koşulları takip eden basit bir yazılımla "serbest rejime" bıraksak sanırım 6 ayda ciddi yol alırız. Nebati'nin maaşı da hazineye kalır...

    YanıtlaSil
  31. Hocam merhaba, Rusya rakamlar uzerinden enflasyon ile mucadele etmis gibi gorunuyor olabilir. Kusura bakilmasin ama Moskova'da yasayan biri olarak fiyatlarin hic de oyle olmadigini soyleyebilirim. Ozel operasyon haberi ile USD/Rub kuru 100 lere geldiginde her seyin fiyati neredeyse x2 oldu. Daha sonra dediginiz gibi faiz artisi yapild ve enflasyon kontrol altina alindi. Fakat halkin hizmet aldigi hicbir servis ya da urunlerin ucreti dusus gostermedi. Ustune USD/Rub kuru 100 ken fiyatlanan urunlere USD/Rub 50-60 arasina cekildiginde ekstra fiyat artisi yansitildi. Ornegin Lahana'nin kilosu onceden 80 Rublde iken savas sonrasi 160 Ruble oldu. Simdi isi 200 Ruble civarinda. Rusya enflasyonla mucadele etmis gorunse de bizim cebimiz yaniyor sokaktan urun alirken. Bu konuda gorus ve onerilerinizi okumak icin can atiyorum.
    Selam ve sevgilerle.
    Nazim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Nazim memlekettede fiyatlar aynı şekilde yükseliyor ve cebimiz yaniyor lakin daha savaşa girmedik.

      Sil
    2. Nazim siz nerede yasiyorsunuz?

      Moskova dogusundayim, burada issizler ucuza her ise kosuyor ama is veren yok.

      Cok dukkan yarim gun kapali, is yapamiyor. Market raflarinin yarisi bos, raflari marketler kaldiriyor, dukkani kucultuyor. Her kasiyer kasa kullanmiyor, bozulan yazar kasalar tamir edilemiyor. Elle para aliyorlar.

      Eve ampul bulamadim. ithal mallar bize gelmiyor, cocuk icin bisiklet alacam, ona uyan boy bulamiyorum.

      Sil
    3. İkinize de cevap verme ihtiyacı hissettim. Öncelikle rakamlar üzerinden Mahfi hocam enflasyonun iyi yönetildiğini söyledi ama ben bunun doğru olmadığını söylemek için açıklamamı yazdım. İkinci olarak da söylediğiniz üzere artık ithak kaynaklı ürün ya da servis bulunması çok zor olacak. Olan da el yakacak. Fakat ne olursa olsun Rusya’da yetişen ürünlerin dahi x2 - x3 katına fiyatlar olarak çıkması sonrası “enflasyon iyi yönetildi “ diye verilen bir cevap gerçeği yansıtmıyor. Mahfi hocama katılmıyorum ama onun fikrini de duymak istiyorum.

      Sil
    4. Çok farklı şeyler konuşuyoruz gibi hissettim kendimi. Ben merkez bankasının para politikasını doğru yönettiğini ve enflasyona tereddüt etmeden faiz silahını çekerek müdahale ettiğini sonra da düşüşü görünce faizi düşürdüğünü söylüyorum, siz mal bulunmadığını ve fiyatların arttığını anlatıyorsunuz. Sizin anlattıklarınız bir merkez bankasının yönetebileceği konular değil. Merkez Bankasının görevi elindeki sınırlı imkanlarla ülkede fiyat istikrarını sağlamaktır. Rusya merkez bankası da bunu yapmıştır. Mal yokluğunu gidermek, arz talep dengesini sağlamak ya da savaşı önlemek ve etkilerinden ülkeyi kurtarmak merkez bankasının görevleri değil. Putin'in ülkeyi iyi yönetip yönetememesi ayrı bir konu merkez bankasının para politikasını, savaşa ve ambargolara karşın, doğru yönetmesi ayrı bir konu.

      Sil
  32. Tek adamın "faiz sebep enflasyon neticedir" inadı yüzünden hızla yoksullaşıyoruz. Koca ülke bir inada esir düşmüş sanki. Haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, yolsuzluk, eğitimsizik ve eşitliksizlik temeli üzerine inşaa edilmiş bir ülkede yaşıyoruz. Böyle bir ülkede yarın ne olacak endişesi olmadan yaşamak için çok zengin yahut çok aptal mı olmak gerekiyor acaba diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusya'da da durum farklı değil ama bilime saygı var. En önemli fark o sanırım.

      Sil
  33. Rus MB'nin yaptığını Naci Ağbal da başlatmıştı ama ömrü vefa etmedi. Katılım Bankacılığı, faizsiz yatırım aracı, kar payı vs uydurma araçlarla günün temel ekonomi çarklarından bihaber insanları aldatır, din simsarlarının ekonomiyi sömürmelerinin önünü açarsınız. Demek ki neymiş; 1400 sene öncesinin dini saiki (faiz hassasiyeti) ile ekonomi yönetil(e)mezmiş. Sonunda da IMF'den borç aldılar dedirtmemek için Almanya'dan %10'un üzerinde faizle borçlanırsınız. Peki nerede faiz hassasiyeti?! Politika faizini arttırma enflasyon uçsun ama sürekli daha yüksek faiz ödeyerek dısarıya borçlan!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufak bir ekleme musadenizle, Botas Almanyadan 900 kusur milyon dolar kredi aldi ve bununla LNG ithal edecek. Kendi paramizla almadigimiz icin, ithal ettigimiz LNG parasinin ustune bir de yuzde 10+ faiz odenecek. Bu faiz de, satis fiyatinin ustune eklenecek. Vatandas uyumaya devam etsin..

      Sil
    2. 13:09 bizim hükümet bir alman otomobilinden, alman üretcisinin kazandığından fazla kazancı vergi diye almayı icat etti.
      Başkasının parası ile bir diğerinin gazını alıyor.

      Sil
  34. Selam hocam,

    Rus MB nın başarısından bahsetmek için erken derim.

    Ukrayna işgalinden sonra Rusya nın aldığı mallar yüzde 44 ile yüzde 63 oranları arasında değişik kaynaklara göre düştü.

    Rusyanın doğal kaynak ihracatı ise artmış görünüyor, ama iki aydır Rus ihracatında da azalma var.

    Ülke içinde mal çeşitliliği çok azaldı. Yerli üretilen malların da kalitesi düştü.
    TV alamıyorsunuz mesela, TV yok.
    Çamaşır makinası Bosch yok, Siemens yok, isterseniz geçen sene kimsenin almadığı merdaneli yerli bir makina var, mecburen herkes onu alıyor. Bulaşık makinası yok. Elektronik çocuk oyuncağı bile yok.

    Döviz yok. Alamıyorsunuz. Euro banknot bulamıyorsunuz.

    Hani derler ya, Emrullah Efendiden;
    "Şu mektepler olmasa, maarifi ne güzel idare ederdim".

    İşte o hesap, ekonomi olmayınca Rus Merkez Bankası çok güzel idare ediyor, enflasyon yönetimi de mükemmel. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusyada batı markaları bulunmayabilir ama merdaneli yerli makinaya mecburlar yazmanız gülünç olmuş zira Xiaomi,hisense,haier vb elektronikte dünya markaları var.

      Sil
    2. 17:49, sizin yorumunuz çok gülünç olmuş.
      Yazdığınız Çin markaları bile şu anda Rusya da zengin kesim dışında kimse için ulaşılabilir değil. Yok telefon yok, almak istersen yok, beyaz eşya yok, merdaneli çamaşır makinası yerli üretim var. İthalat yok.

      Sil
    3. Adsız 17:49, Türkiyeden bakınca siz her halde burada zafer naraları atıldığını filan zannediyorsunuz.

      Burada bildiğin çamaşır makinası yok. Almak istiyorsan, dedemlerin bile kullanmadığı eskinin merdaneli makinalarını üreten yerli marka var. Başka yok.

      Ukrayna savaşından önce üretilen çamaşır makinalarında su ısıtıcı ayarı vardı.
      Yeni üretilenlerde o da yok. Rusya da çip yok. Açma kapama merdane çalıştırma düğmeleri var bu kadar.

      Çipli çalışan eşya üretilemiyor. İşsiz kalan aileler para için eski elektronik eşyalarını satıyor. Bulabilirsen onlardan ikinci el makina bulursun.

      Sil
  35. Hocam, Moskova'dan birikimleri Türkiye'ye gönderemiyoruz.
    Cep telefonunun ekranı kırıldı. Ekran yok. iPhone yok. Samsung yok.
    900€ luk iPhone yerine, enflasyon hesabında, eskinin Nokiası 250€ fiyatla giriyor.
    Ucuz, internette 150€ yurtdışı fiyatı olan Huawai modelleri 700€ dan gidiyor.
    250€ siz Nokia ya verir misiniz bu devirde? Mobil telefon mu? Mobil telefon.
    900€ luk iPhone yerine 700€ Huawai koyunca, enflasyon böyle böyle düşüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @14 Temmuz 16:57 Öyleyse bizde iPhone yerine Huawei ithal ederek enflasyonu düşürmeyi denemeliyiz zira başka yol kalmadı.

      Sil
    2. Büyük kentlerde durum yine de iyi, Putin kentlere destek veriyor.
      Şantiyede 50 işçi kaldı, işçilere yedirecek kadar et bulamıyoruz.
      Yan binalar için demir çubuklar gümrükten gelmiyor.
      Görüntülü zil sistemi takılacaktı, mal gelmiyor. Normal zilleri takıyoruz.
      Stoklardaki boyayı ustalar idareten kullandı, müşteri dairelerini boyadık, yönetim tarafları boyasız, her boya bulunamıyor.
      Ustalar, işçiler Ruble ödemesi kabul etmiyor.
      Türk mühendislerin parasını Türkiyedeki hesaplarına yatırıyoruz.
      Kırgız, Gürcü ustaların paralarını kendi ülkelerinin bankasına yatırıyoruz.
      Grafik çizim yazılımı aboneliğini uzatamıyoruz, Türkiye ofisinden çizim yapılıyor, bize dosya atıyorlar.
      Parasını alan usta ülkeden gidiyor. Yerine usta bulamıyoruz.

      Türkiyedekiler zannediyor ki, burada millet zafer şarkıları söylüyor. Halk bunalıyor. Sesini çıkaran bin km ötelerdeki hapislere atılıyor, haber alınamıyor, kimse sokakta sesini çıkaramıyor.

      Sil
    3. Yorumlarda milleti enayi yerine koyan biri var ve bu kişi bir sürü farklı kişi gibi gözükerek kendi politik görüşünü destekleyen nitelikte farklı farklı hikayeler anlatıyor.

      Sil
  36. Hocam, nisan ayından sonra yeniden enflasyonun altında faiz oranı belirlemiş. bunun sebebi nedir? Sizin anlatımıza göre enflasyonun yeniden artması beklenemez mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beklentileri etkilemek yeterlidir. Gerektiğinde artırırım imajı yaratmak önemli. Öte yandan Rusya savaşta ve ambargoyla karşı karşıya olduğu için ekonomi canlılığını kaybedebilir. O yüzden enflasyonu aşağıya döndürünce faizi indirdi.

      Sil
  37. petro dollar olması doları niçin güçlendiriyor? evet dolar alman gerekli petrol almak için ama parayı aldıktan paranı dolardan başka bir şeye çeviremez misin? doların asıl gücü rezervlerden gelmiyor mu? rezervde dolar öyle duruyor ama talep oluşturuyor boşu boşuna alırken, abddeki adamın alım gücü artıyor rezervine dolar koyacaksın diye.

    YanıtlaSil
  38. Merhaba hocam, euro dolar paritesi ne zaman eski düzeye gelir veya Avrupa Merkez Bankası ne zaman faiz artışına başlar ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Resesyon korkusu ellerini kollarını bağlıyor.

      Sil
    2. Çok sağ olun, teşekkür ederim Mahfi hocam, Deutsche Bank Alman Ekonomisinin bu yılın ikinci yarısı neredeyse kesin olarak resesyon' a gireceğine dair bir raporu var. Bu durumda, euro' dan dolara geçmek daha mı doğru olur ? Saygılarımı sunarım Mahfi hocam.

      Sil
  39. şuan faiz artarsa şirketler niye göçer? borç yenileyemecekleri için mi bankalardan?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüksek enflasyon yüksek risk demektir. Yüksek risk geleceği öngörememek demektir. Geleceği öngörememek demek ne kadar yatırım yapacağını ne kadar üretim yapacağını kestirememek demektir. Aynı şey bankalar için de geçerlidir. Ekonomideki bütün birimler dururlar. O zaman da satışlar düşer, şirketler sıkıntıya girer, ekonomi durgunluğa gider, işsilik artar.

      Sil
  40. Mahfi Bey merhaba, yazdıklarınızı beğenerek takip ediyorum. Bu konu özelinde Rusya Merkez Bankası başkanı Elvira Nabiullina'nin rolü nedir sizce? Ödüllü bir ekonomist ve yönetici olmasinin haricinde başka ne gibi bir faktör olabilir bu doğru yönetimde?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 19:49 un yorumunu oku.

      Sil
    2. Elvira Nabiullina iyi bir iktisatçı ve ayrıca Putin'in de en yakınında görev yapmış bir kişi. Moskova Üniversitesinden sonra ABD'de Yale Üniversitesinde okumuş. 2015 yılında Euromoney Dergisi tarafından yılın Merkez Bankası Başkanı seçilmiş. Putin'in en güvendiği kişilerden birisi. Öte yandan Rusya Merkez Bankası sanılanın aksine öteden beri işine karışılan bir kurum değil. Tek adam rejimine karşılık kararlarını kendi başına alabilen bir kurum. Yani bağımsızlık açısından bir sorunu yok. O nedenle aldıkları kararları bilim doğrultusunda alıp uygulamaya koymakta bir sıkıntı çekmiyorlar.

      Sil
  41. Hocam kitaplarinizi e kitap veya pdf olarak satisi planlaniyormu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısa vadede böyle bir planı yok yayınevinin ama değişen koşullara göre bu plan değişebilir tabii.

      Sil
  42. Türkiye gibi genç nüfus olan, ülkede herşeye talep çok, o kadar talep çokki, doların artması falan da vız geliyor, faiz artırarak ekonomiyi soğutmak mümkün değil, ancak işsizlik artar, tek çıkış daha çok üretim, ihracat, arz fazlası, markalaşma, girişimci sermaye oluşturmak.

    YanıtlaSil
  43. Hocam bunun böyle olacağını FED'in bilmeme ihtimali nedir? Bildiklerini varsayarak bu duruma bilinçli sebebiyet vermelerinin nedeni ne olabilir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi artırınca resesyona girişi hızlandırma korkusu.

      Sil
    2. Sizce daha mi mantıklı resesyona girmemek için çabalamak yoksa sert faiz artırımı mi ideal

      Sil
  44. Ummet Ayyildiz15 Temmuz 2022 11:29

    Rusların gordugunu veya bildigini fed ve ab nin gorememesi veya yanlis degerlendirmesindeki sebep nedir ? Ruslarin bu basarisinin arkasinda yatan kok neden nedir acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rus liderin seçimden korkmaması olabilir.

      Sil
    2. Selam,
      Rusya ile Türkiye'yi birbirine karıştırmamak gerek.
      Rusya, dünyanın büyük devletlerinden, kendi savunmasını, kendi geleceğini kendi çizmek zorunda, kendi sorumluluğunu kendi almak zorunda.
      Türkiye, küçük devlet, küçük esnaf gibi. Bugün Ruslardan biraz beslenir, yarın Avrupadan tırtıklar, öbür gün Çin den bir şey alayım der.
      Rusya finansını ister istemez akılcı oturtmak zorunda.

      Sil
  45. Hocam merhaba. ABD'de %2 enflasyon hedefini artık komple revize edilip %4 olma ihtimali nedir sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok yanlış olur çünkü gelişmiş ülkelerde hedef % 2'dir bunu yukarı çekerlerse herkes başarısızlık olarak görür ve risk büyür.

      Sil
  46. Hocam öncelikle kaleminize sağlık. Bir sorum ve bir de istirhamım olacak sizden;

    Bugün ülkemizde her şey ekonomi bilimine uygun bir şekilde yapılmaya başlansa ne kadar bir sürede normale dönebiliriz?

    İstirhamım ise Türkiye Ekonomisi'ni düzeltmek için yapılması gerekenler hakkında bir yazı hazırlayabilir misiniz?

    Saygı ve sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda yazıdan ötesini yaparak bir kitap yayınladım: Yapısal Reformlar ve Türkiye (Remzi Kitabevi.)

      Sil
  47. Hocam enfilasyonu baskılamak için faizi enflasyonun üstüne çıkararak baskılamak (örn:faizi %100 e çıkarmak mı gerekir) yanında uygulanacak yöntemler nelerdir ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye için hukuk reformundan başlayıp devam edecek yapısal reformlar.

      Sil
  48. Hocam Merhaba
    Naçizane tecrübelerinize dayanarak faiz ve enflasyon sarmalına girmiş, yapısal reformların ısrarla yapılmadığı bir Ülkede KOBİ’ler şayet işletmesini kredi ile döndürüp gelirlerinin büyük bir kısmını vadeli satışlarla desteklemeye çalışıyorsa nasıl pozisyon almalılar?
    Bilgi verebilirseniz çok memnun olurum.
    İyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki kimsenin kendini y da şirketini kurtarabileceği bir pozisyon yok artık. Ülke toparlanamazsa herkes çöker.

      Sil
    2. Kıymetli yorumunuz için çok teşekkür ederim.

      Sil
  49. Sayın Hocam,
    Analiz için teşekkürler, ancak bir noktayı atlıyor olabilir miyiz acaba, demokrasi ve seçim faktörünü.
    Her ne kadar analize konu MB'ları gerçekten bağımsız olsa bile, demokrasi ve seçim faktörü batı medeniyetini temsil eden MB'ları için hareket etmeyi zorlaştırıyor düşüncesindeyim. Mesela Rusya MB'sının, ekonominin durgunluğa girmesi veya başka bir nedenle iktidar değişikliğine sebep olma, siyasete etki etmek gibi bir derdi yok, ancak FED, faiz silahını olması gerektiği gibi kullanırsa, ekonomik büyümeye ve işsizliğe doğrudan etki yapabilir. Bu durum ise bir sonraki seçim sonuçlarına (bu seçim senato veya temsilciler meclisi seçimi bile olabilir) doğrudan etki eder. Bu durumda, seçim ve ülkenin yönetimine dolaylı da olsa etki edecek kararları almak güçleşir.
    Tabii burada antidemokratik rejim güzellemesi yapmıyorum, siyasetin doğal işleyişine etki etmek istemeyen, ancak işini de doğru yapmak isteyen bir MB'nın işinin aslında ne kadar zor olduğunu vurgulamak istedim.
    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  50. Hocam,
    Rahat olun, enflasyon, 15 Temmuz darbe girişiminin devamıymış, ülkenin en tepesi öyle dio, halkımız huzurla uyumasına devam edebilir.... diyordum kii, aaa hoca camdan aşşaaa atladı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adam aynı cümle içinde kendini yalanladı, Mahfi hocam, onca kitap yazdı bu seviyeye gelemedi. Enflasyon 15 Temmuz sürecinin devamı iken, bi sonraki kelimesinde tüm dünyada var olan bir şey oldu. Hangisi doğru? Dış mihrak enflasyonla saldırıyorsa, onda niye enflasyon var. Tüm dünyada varsa, bizde de vardır 15 Temmuzla alakası ne?

      Sil
  51. Hocam son bir iki haftadır dolar/tl kuru artarken euro/tl neden sabit? Dolar dünyada değer kazaniyorsa euro da değer kaybediyor. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Euro Bölgesinde yüksek enflasyona karşın ECB faiz artırmadığı için Euro değer kaybediyor.

      Sil
    2. Teşekkürler hocam yanıt için. Ama dolar dünya çapında değer kazanırken dolar/tl artıyor da euro dünya çapında değer kaybederken neden euro/tl sabit ve değer kaybetmiyor?

      Sil
    3. Çünkü TL de Euro da dolara karşı aynı şekilde değer kaybediyor. Öyle olunca da birbirlerine karşı değer kaybetmiyorlar.

      Sil
  52. Mahfi hocam, Ege Cansen'in alışılmışın dışındaki ekonomi görüşleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendisi ilginç şeyler söylüyor, ama aynı zamanda bir arkadaşı onun emek düşmanı olduğunu söylüyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yıllarca cari açıkla olmaz diye saçmaladı şimdi dolar sabitlenmeli demiş. hiçbir şeyi aaçık açık söylemiyor mahfi hoca aksine.

      Sil
    2. Ege Hoca, değersiz TL ile ihracat artacak diyordu 9-10 yıl önce, o günden beri ne okudum, ne dinledim.

      He deyin gülümseyin geçsin, Ege hocamız da mutlu olsun.

      Her üç - dört ayda bir ihracat - TL fiyatı ile ilgili aynı görüşünü bir yerlerden okurum, gülümserim. Zamanında bana da çok katkısı oldu.

      Emek düşmanlığını Ege Hocanın duymadım.

      TR şartları yeterince emek düşmanı, daha ne olacak? Asgari ücret altında sigortasız tam zamanlı istihdamı var. Ücretler genel seviyesi asgari ücrete her yıl yakınsıyor.

      Devlet yönetiminin maaşını Avrupa da kafe çalışanı garson alıyor. Devletteki düşük maaşlar rüşveti, özel sektörde iş kalitesini düşürüyor.

      Bu sabah yabancı sermayeli bir şirketin CFOsu arkadaşımla ile görüştüm, şirket personeli için istediği artışı yurtdışı vermemiş. Beyaz yaka personel diyor, verimi dolaylı olarak azalttı, bazı mesai arkadaşları dışarıya eğitim, danışmanlık vermek gibi mesai içinde ek işlere başladı diyor.

      Bizim şirkette de durum farklı değil. Atamazsın işten adamı, değiştirsen gelen de aynı olacak, bir de işi öğretene kadar 6-7 ay geçecek. İşçi de böyle direniyor.

      Mesela, teknik çizim yapan mimar arkadaşımıza hak ettiğinin yüzde 40 az maaş veriyorlar. O da başka firmaların çizimlerini de dışardan alıyor. Yöneticim, bir eğitim firmasının eğitimlerini verir. Ben cuma günleri eniştemin taksisi var, işe bakmak yerine sabahtan taksiye çıkıyorum. Boşta kalınca telefondan takip ederim, kenara çeker konuşurum.

      Birbirimizi idare ederiz. Ne yani, öyle patrona böyle işçi, istiyorsa buyursun atsın.

      Ege Hocam, ucuzlatsın da nereye kadar? Ucuz etin yahnisi diye bir laf vardır. Ege hocam zamanında son söz diye yazardı yazılarına, bunu son söz olarak yazmak lazım.

      Sil
    3. Konu sayın Ege Cansen'e nasıl geldi şimdi. Artı kendisi yüksek faiz düşük faiz kavgası yapmıyor ki, sıcak para ile ülke ekonomisi dondurulemez, sıcak para çekmek için yüksek faiz politikasi bizatihi cari açık oluşturur. Bu da dengeyi bozar ve kriz yaratır. Bu durumdan kurtulmak için üretim yoluyla cari fazla vermek gerekir, kur ve faiz politikası bu hedef gözetilerek belirlenmelidir önerisini dile getiriyor.

      Sil
    4. Ege Cansen'in görüşleri alışılmışın dışında değil. Cari açık kapatılmadan işlerin düzelmeyeceğini söylüyor. Ve bunun ithal mal kullanmak yerine yerli mal kullanmaktan geçeceğini, yerli mal üretimine yönelmemiz gerektiğini düşünüyor. Bunun kısa sürede (özellikle yüksek teknoloji gerektiren ürünler için) olmayacağını bildiği için o geçiş süresi için düşük faiz yüksek kur uygulamasıyla cari açığı kapatmak gerektiğini savunuyordu. Bunu iyi niyetle uygulanacak bir görüş olarak savunuyordu kuşkusuz. Bugün olduğu gibi ideolojik bir yaklaşımla ekonomiyi batışa sürükleyecek bir takıntıyla uygulanacağını elbette ki öngörmemişti. O nedenle şimdi uygulanan politikaya karşı çıkınca fikirlerinden dönmüş gibi görünüyor.

      Sil
    5. Hocam peki Amerika da cari açık veriyor, İngiltere de cari açık veriyor onlar neden batmıyor görüşüne ne diyorsunuz? Ege Cansene karşıt fikirde olan da çok ekonomist var. Cari açıkla büyüme modelini savunan, ABD liboşu stand upçı ekonomistler...

      Sil
  53. şuan faiz artarsa ne olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısa süreli kur düşüşleri ve onun belirli sürede enflasyona yansıması olur ama bu sürdürülemez. Çünkü Türkiye her an yeni riskler yaratıyor.

      Sil
    2. Merkez Bankası faiz hamlesi olarak kesinlikle size katılıyorum tek parametrede çok doğru yazı. Sanırım ECB Fed ve diğer merkez bankalarini başka parametrelere kiyaslasa idiniz çok kapsamlı olacaktı blog yazısından çok kitap ortaya cikacakti. Tüm bunlar göz önüne alındığında mevcut şartlarda yazı eksik kalmış affınıza sığınarak Mercedes Ford ve Ladayi kiyaslamissiniz Işletme parametreleri çok farklı maliyetleri çok farklı; motor şanzımanla gidiyor Rusya sanki....(savaşın etkileri)
      Bence bu yazının ikincisi gelmeli evet ECB Faiz artimiyor ama gibi bir başlık olabilir.
      Son olarak fikir beyanın yanlış anlaşılmasın sizden çok şey öğrendik ve öğrenmeye devam ediyoruz. Bu yazı sonrası Rus ekonomisi ile ilgili ciddi araştırma yaptım ve farkındalık olustu kendi adıma katkılarınız için teşekkürler

      Sil
    3. Teşekkür ederim. Merkez Bankası'nı görevi fiyat istikrarını sağlamak yani kendi ülkesinin para biriminin değerini korumaktır. Oradan öteye geçip de büyüme, üretim, işsizlik vs göstergelere girersek başka bir konuya geçmiş oluruz. Ben yazımda yalnızca Rusya Merkez Bankasının enflasyonla mücadele başarısını inceledim ve diğer merkez bankalarıyla kıyasladım. Çünü konu enflasyonla mücadeleydi.

      Sil
  54. Hocam Türkiye Euro para birimine geçebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kadar yüksek risk primiyle (CDS = 900) geçemez.

      Sil
    2. Peki sizce uygun şartlar oluştuğu takdirde nasıl bir seçenek?

      Sil
    3. Benim anladığım uygun şartlar zaten Avrupa Birliğine girecek bir düzen yakalamaktır. O zaman iyi seçenek olur.

      Sil
    4. euroya geçen çoğu ülke mahvoldu almanya yüzünden, çünkü almanyayla rekabet edemiyorsun devalüasyon yapamadığın için sürekli borçlanıyorsun

      Sil
  55. Saygıdeğer Hocam;
    Yapısal reformları her yazınızda vurguluyorsunuz ancak siyasilerden önce halka yapısal reformların öneminin tüm kesimlerce anlatılması ve halkın bu sürece hazırlanması gerekiyor. Sıradan vatandaş için " yapısal reform" kavramı çok soyut kalıyor. Yapısal reformun = iş, aş olduğunu halka anlatmak gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapısal reformlar halka anlatılarak yapılamaz. Atatürk devrimleri yapısal reformlardır. Mesela kadınlara eşitlik getiren hukuk devrimini, cumhuriyet rejimine geçişi, hilafeti kaldırmayı ya da harf devrimini halka anlatarak yapabilir miydi Atatürk? Mümkün değil. Bazı şeyler halka anlatılmadan yapılır. Bir süre sonra halk onun lehine olduğunu anlar. Anlamazsa o yapılan tutmaz zaten.

      Sil
    2. 3.Selim’den bu yana yapısal reform yapıyoruz/yapmaya çalışıyoruz Hocam.
      Osmanlı’dan bu yana hangi reformların nasıl yapılacağına karar veren ve toplumu harekete geçiren hep liderler ve merkezi yönetim oluyor.Halkın,tabanın(Osmanlı’da reaya’nın) köklü bir değişim için birleştiğini ve bunu talep ettiğini göremiyoruz.Değişim hep yukarıdan aşağıya uygulanmak isteniyor.Çünkü aşağıdan gelip yukarıyı zorlayan birleşmiş bir değişim talebi yok.Siyasi,dini,etnik kimlik kaynaklı taleplerden ayrışıp,sadece insanca bir yaşam için birleşebilme ve itiraz edebilme refklesimizde bir eksiklik var.Bu nedenle yakın tarihimizde halkın haklı taleplerle biraraya gelmeyi başarabildiği az sayıdaki “sivil itaatsizlik” denemeleri(Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık Eylemleri,Gezi Parkı Olayları gibi) bile,ya asıl amacına ulaş(a)madan sonlanıyor ya da toplumsal meşruiyetini kaybedecek bir noktaya evriliyor.

      Çok geciktiğimiz bu modernleşme yarışında 300 yıldır devleti,bürokrasiyi,toplumu reforme etmeye çalışıyoruz.Ama devamlı bir trenin arkasından koşan ve yakalamaya çalışan bir pozisyondayız gibi geliyor bana.
      Sanki Osmanlı’dan bugüne devlet aygıtını yönetenler,kendi insanından ve onun bilinçlenmesinden korkuyor.Mustafa Kemal dışında aydın ve sorgulayan bilince sahip nesiller hedefleyen ve bunu bir oligarşinin tekelinden çıkarmak ve tabana/halka yaymak için çaba gösteren bir liderimiz var mı?

      Benim bildiğim şu;
      Halkından korkan bir devlet,halkı kontrol etmek ve kendi devamlılığını sağlamak için daha büyük korku üretir.Korku imparatorluğu kurar.Aslında bu kısır bir döngüdür:halkından korkan bir devlet ve devletinden korkmaya alıştırılmış bir halk!
      Kimi düşünce insanlarının devletin özgürlük - güvenlik tercihi ya da dengesi diye tanımladıkları durum.
      Bu ülkenin güvenlik kaygıları ne zaman son bulacak?
      Tam olarak bir millet olmamızın önündeki bu fay hatları ve korku duvarları ne zaman/nasıl yok olacak?

      Toplumun kılcal damarlarına kadar korkunun hakim olduğu bir yerde gelişme ve ilerleme beklenebilir mi?

      Saygılarımla.

      Sil
  56. Grafiği incelediğimizde Rus Merkez Bankası da faiz indirimine biraz erken başlamamış mı acaba? Resesyon endişesi yüzünden erken indirime başlamış, ama enflasyon henüz istenen seviyenin üzerinde görünüyor.. bizim merkez bankası böyle bir şey yapsa enflasyon hafif başını aşağı indirse hemen faizleri düşürür gibi geliyor bana.. o zaman da yapılan bir şeye yaramaz.. ekonomi yönetimi dev bir şilepi okyanusta idare etmekten zor olsa gerek.. 10 mil hatta çok fazla uzakta bekleyen bir tehlikeyi hesaplayıp ona göre hız ve dümen ayarlaması.. bir kaptan tek başına ne yapabilir.. hem de bu memlekette...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bence de erken başlamış görünüyor ama eğer enflasyon yükselirse yine faizi artırabilecekse sorun yok. Her ne kadar faiz değişikliğinin etkisi zaman alsa da beklentilerin değişmesi anında oluşuyor. O nedenle faizi indirdiği gibi yükseltebilen bir merkez bankası için bu sorun olmaz diye düşünüyorum.

      Sil
  57. Hocam, Hazine ve Maliye Bakanı G-20 Maliye Bakanları toplantısında görüşmüş. Biz G-20 den çıkmamışmıydık?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. G20'de olmak için dünyanın en yüksek GSYH'sine sahip 20 ülke artasında olmak şartı yok. Öyle olsaydı Güney Afrika o gruba asla giremezdi. Coğrafi temsile de bakılıyor.

      Sil
    2. Hocam merhaba. Çok teşekkür ederim

      Sil
  58. Hocam, babacanın bu işin şakası yok açıklamasından sonra iflas konusu gündemdeki yerini arttırmaya başladı,daha önce iflas olursa ne olur hocam diye sorduğumuzda imf gelir diye kısa kesip ayrıntıya girmemiştiniz.bu konunun ayrıntılarını gerçekten çok merak ediyorum.yunanistan yaşadı ancak bizde olursa çok farklı olur gibi geliyor,ne dersiniz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'yi batı uygarlığı sağıyor.
      Yani bildiğiniz inek gibi sağıyor.
      Eğer, Babacan ile daha çok sağacaklarından emin olurlarsa, Babacan ileriki dönemde başa getirilir, ama Erdoğan her istediklerini verdiği için yerini koruyor.
      Türkiye'yi alacaklısı Batılı ülkeler iflas ettirmediği sürece, Türkiye iflas etmez, parayı verirler, sağmaya devam ederler.

      Batı, Osmanlıyı batmaktan 5 kere, Osmanlı hanedanını yok olmaktan 3 kere kurtardı.
      Osmanlıyı 5 kere yokoluştan kurtaran yine kurtarır.

      Diyeceksiniz ki Osmanlıyı sevdiği için mi kurtardı?
      Hayır, o dönem dünyanın en büyük müslüman nüfusu olan Hint Müslümanlarını kontrol etmek için, ve günü geldiğinde topraklarına çökmek için.
      Dediğini yaptı mı?
      Evet yaptı. Sevr anlaşması ile küçücük bir toprağı, halifeye verip, geri kalanına çöktü, tüm orduyu da lağvetti.
      Türkiye'ye yapcağı da aynısı. İşi bitince sifonu çekecek, Anadoluda Türk varlığı kalmayacak.
      Yapmadı mı? Yaptı. 100 yıl önce yaptı.
      Balkanlarda Türk kalmadı, sifonu çektiler, türkleri pislik gibi temizlediler.
      Türk varlığını bir tek Atatürk kurtardı, Sevr yerine Lozan ı imzalattı.
      Batılı başbakan İsmet paşa'ya Sevr maddelerini cebime koydum, zamanı gelince teker teker önünüze koyucam dedi, yemin etti.
      Şimdi yaptıkları da o. Sevri istiyorlar. Atatürk ü devletten sildiler.
      Bu aşamada devleti iflas ettirmezler.
      Niye ettirsinler ki?
      Türkiyeyi onlar yönetiyor.
      Bu blogda Mahfi bey bas bas bağırmıyor mu?
      Ekonomik reform lazım diye?
      Tüm ekonomistler söylemiyor mu?
      Bizim ekonomik kararlarımız niye rasyonel alınmıyor diye?
      Kripto imza ile buralarda yazmadılar mı devlet gitti diye.
      Siz görmüyor musunuz bir tane sizin lehinize bir yasa çıksın.
      Ya söyleyin bana, yazın buraya hükümet bu halkın faydasına hangi
      ekonomik kararları aldı? Hangi yasaları çıkardı? Hangi işi yaptı?
      Hepimiz fakirleşmedik mi?
      Merkez bankası abidik gubudik yöntemlerle boşaltılmadı mı?
      Daha büyük ne ispatı olur?

      Arkadaşım, iflas filan olmayacak. Türkiyenin borcunu yüzde 15 faizle dönderirler,
      yüzde 20 faizle borcu katlarlar, ödeme zamanı ödemesini faiz karşılığı ötelerler, yine
      iflas ettirmezler, onlar tam kontrol tam inek gibi sağımlık istiyorlar.

      Beleşe ülkenin fabrikalarını talan etmediler mi?
      Faiz karşılığı derler, sahillere çökerler,
      Faiz karşılığı der köprülerine çökerler,
      Faiz karşılığı der ordusunun işlerine çökerler,
      Bunu Osmanlıya yapmadılar mı?
      Osmanlı toprağında Yunanistan'ı kurdurmadılar mı?
      Şimdi Kürdistan kurduramazlar mı?
      Hatay, Kilis te arap devleti kuramazlar mı?

      Faiz karşılığı deyip askeri üstlere istedikleri gibi geçiş hakkı alamazlar mı?
      Faiz karşılığı deyip limanları alamazlar mı?

      İflas yok arkadaşım, batan geminin mallarına çökmek var.
      Dünya da bir tane devlet yaz bana, Allahını seversen yaz, nüfusunun yüzde 10undan fazla mülteci, kaçak alsın.

      Türk insanı görmüyor mu?
      Türk insanı,
      Adaların gittiğini mi duymadı?
      Bankanın boşaldığını mı öğrenmedi?
      Parlamentonun işlevsiz kaldığını mı görmedi?
      Cebinin delindiğini mi bilmiyor?
      Etrafın ucuz kaçak işçilerle dolduğundan mı habersiz?
      Yaz bana Allah aşkına yaz!

      Herkes herşeyi biliyor,
      Ne iflası, ne parası?
      Günü gelince kovalayacaklar.
      Ya acından öldürecekler.

      Vatan gitmiş vatan!

      Sil
    2. Türkiye bu sorunla geçmişte de karşılaştı. 1980, 1994 ve 2001'de dış ödemelerini yapamaz hale geldi. IMF geldi ve para koydu, yeni programlar devreye sokuldu ve krizden çıkıldı. Yalnız IMF geldiğinde öyle karşılıksız kredi açmıyor. Üye ülkelerin parasıyla borç verdiği için ekonominin düzelip aldığı borçları ödeyebilecek duruma gelmesi için ağır koşullar getiriyor: Vergiler artıyor, maaşlar artmıyor, destekleme alımları düşüyor vs. Yani önceki dönemde siyasetçiler oy almak için ne yapmışlarsa tam tersi yapılıyor. Ve insanlar bu durumun faturasını IMF'ye çıkaran siyasetçilere inanarak IMF'yi lanetliyorlar. Ülkenin o hale gelmesinin sorumlusunun siyasetçiler olduğunu unutup faturayı IMF'ye çıkarıyorlar. Sonra işler toparlanınca IMF gidiyor, gittiğinde iktidarda olan siyasetçiler ülkeyi IMF'den kurtardıklarını söyleyerek yeniden eski yaşama dönüyor ve hesapsız kitapsız işlere giriyorlar. Bir süre sonra ülke aynı sorunlarla IMF'ye gidiyor. Mekanizma özetle böyle çalışıyor.

      Sil
    3. Mahfi hocam, borçlanma dersinde hocamızın anlattığına göre de IMF'de çok melek bir kurum değil ama buna rağmen bizim siyasetçiler IMF'den medet umduğu sürece sömürülmeye mahkumlar.

      Sil
    4. Sn 16:29,
      IMF den niye meleklik rolü beklenir ki?
      Adamlar para veriyor, uygun fiyatla veriyor, geri alabilmek için de önlem alıyorlar.
      Madem istemiyorlar, şimdi Türkiyenin yaptığı gibi gitmesinler IMFye?
      Çin'e gitsinler.
      Pakistan ve Srilanka Çine gitti. Boş sorumsuz siyasetçilerin en sevdiği krediyi çin veriyor.
      Yüksek faizli inşaata dayalı kredi. Srilankayı Çin kredileri batırdı.Pakistan da öyle.

      Soru şu olmalı:
      Biz IMF den para almıyoruz, parayı bize kim veriyor?

      03:42 nin yorumu ile Mahfi hocamızınkini beraber düşününce, işin yüzü ortaya çıkıyor.
      IMF yi sorumsuz siyasetçiler sevmez.

      Geçen günlerde böyle bir makale okumuştum, üzerine denk geldi.

      Afrika ve Asya siyasileri Batı ülkelerinin IMF gibi kurumlarından borç almak istemeyince, borç piyasasına Çin giriyor. Tabi, Çin politik tavizler isteyerek giren bir yapıda. IMF ise yapısal talepler isteyen bir yapıda. Böyle olunca, Çin tarafından borç alan ülkerin ekonomik buhrana saplandıkları, iflas riski ile karşılaştıkları,ekonomik zorluk yaşanmadığı için ahalinin Çinden borç almış kötü yönetimleri desteklemesiyle, rüşvet ve yapısal sorunların arttığı üzerine bir makale idi.

      Sil
  59. Hocam petrol ve gaz fiyatlarının bu kadar arttığı bir dönemde bu yıl nasıl Bist bankacılık endeksi en çok kazandırdı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizlerin düşürüldüğü dönemde bankalar aşırı kâr eder. An itibarıyla bankalar Merkez bankasından % 14 ve vatandaştan % 17 ile topladığı mevduatı % 22 ile Hazineye (tahvil alarak) borç veriyor veya % 35 ile kişilere ve şirketlere kredi olarak veriyor. Bundan daha kârlı iş olabilir mi? Bunun sonucunda da bankacılık endeksinin yükselmesi doğal.

      Sil
  60. Hocam fed bu kadar para basıp 3-4 yılda piyasadaki parayi 9 trilyon $ cikarirken bunlarin olacagini öngöremedimi yoksa baska planlari olabilir mi demekki onlarda yanlış para politakası uygulamış oluyor dimi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları baştan öngördüler ve 2018 sonundan başlayarak parayı geri çekmeye de başladılar ama ardından pandemi çıkınca yine para basmaya başladılar. O arada öyle bir noktaya gelindi ki denize düşen yılana sarıldı.

      Sil
    2. Hocam hiç unutmam o zaman sizin de bir yorumunuz vardı.

      "Bunu diyeceğimi hiç ummazdım ama bu koşullarda para basılması lazım",
      anlamında bir cümle kullanmıştınız.

      $4W@im5wgLj1@H

      Sil
  61. Hocam bu durumda Türkiye enflasyonu frenlemek için faizi %150 ye mi çıkartması gerekiyor ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek başına faiz artırımının yeteceği dönemler çok geride kaldı. Çin atasözünün vurguladığı gibi: 'Uçurumun kenarında atın yularını çeksen de fayda etmez.'

      Sil
  62. Hocam merhaba Fed'in ödünleşmesinden bahsetmemişsiniz.Fed'in faizi geç arttırmasındaki asıl sebep enflasyon faizden hızlı artsın böylece aradaki farkta enflasyon vergisi olarak alınsın (özellikle dış borca karşı) böylece 'ABD hazinesi rahatlasın' olmasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize söylenen koronavirisün sebep oldugu tedarik krizi vb sebepler.

      Sil
    2. Parayı ihraç edebilme kabiliyetine ulaşmış ekonomilerin en önemli derdi kendi vatandaşını üzmeden en az maliyetle ihraç edebildiği parayı geri toplayabilmektir.Bunu da yapmanın en maliyetsiz yolu dış borç tahvil faizlerini negatif tutarak bedeli tahvil yatırımcısına ödettirmektir.Böylece içerde istikrar bozulmadığı için yatırımlar daha optimize olur negatif faizden bütçe olumlu yönde etkilenir sosyal harcamalar daha rahat yapılır gelir dağılımı dengeli olur orta tabaka büyür.....Fed fırsatı iyi değerlendirmiş krizin faturasını dış yatırımcıya ödetmiştir.Sonuçta bir devlet için ekonomik açıdan en değerli varlık 'hazinedir'.Nihayetinde bütün eko-politik tercihlerin bedelini o ödeyecektir.Hazine gülmeden vatandaş gülemez.

      Sil
  63. Hocam cari açığı finans hesabı karşılamazsa resmi rezervden karşılanırsa
    para değer mi kaybeder?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paranın değer kaybetmesi risk artışından olur.

      Sil
    2. peki 2008-2013 döneminde o zaman tl nasıl değer kazandı? finans hesabı fazla rezervlere dolar olarak gitmedi mi? tlye dönüşmediyse nasıl değer kazandırabiliyor? bu konuyu hiç anlamıyorum cari açık veren ülkelerin parası değer kaybeder diyorlar ?

      Sil
  64. Merhaba Hocam, kana kırmızı rengi veren maddenin vişne şurubu olduğuna inanan biri olarak soruyorum: Fed de Rusya Merkez Bankası gibi "zıbaammm" faiz artırsaydı kendisini kurtarabilirdi ancak dünyanın geri kalanının hali ne olurdu? Fed karar alırken tüm dünyayı hesaba katmıyor mu? Bu konuda Rusya'nın eli daha rahat değil mi? Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amerikalılar daima önce kendilerini düşünür sonra dünyayı.

      Sil
  65. Rusya gibi bir savaşa biz girseydik beyaz türkler dövize hücum eder ülke ekonomisini batırırdık. Ruslar ülke ekonomilerine sahip çıkıyorlar. Bizdeki birey ve bi takım yazarlar gibi negatife odaklı değiller. Ülkenin kaymağını yiyen izmir otobanını lüks araçlarıyla en fazla kullanan kesim, ülkeden en fazla şikayet eden negative eden kesim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusya da çok farklı değil. Bizdeki kadar döviz olayı serbest değil fark o.

      Sil
    2. Selam,

      Rus MB yorumumda belirtmiştim. Rus devlet yapısı tekil idareye alışkın bir yapı.
      Putin ve MB Başkanı, finans sisteminde tek adam rejimini inşaa ettiler.
      Finansal olarak alternatif bir hareket çıkma ihtimali yoktur orada.
      Bizdeki rejim inşaasından farklıdır onlarınki, onlar, rasyonel karar almak zorundadır.
      Yani Tek adam rejimi koşullu şart olmak üzere, diğer ekonomik kararlarını düzgün alan bir yapı.

      Savaş sonrasında, ciddi sıkıntı yaşıyorlar. Döviz hareketleri ve dışarı kaynak aktarımlarında kısıtlama var. Dışarı sermaye çıkaramıyorsunuz. Rus Merkez Bankası başkanı, yapay olarak Rubleyi değerli tutuyor.

      Unutmayın, adamlar Batı ile savaşta, kaybedecekleri savaşa girdiler. Sıkıntı burada. Rus firmalar ortalama 3 aylık stok ile çalışırdı, Kovid sürecinde çoğu kurum 6-7 aylık ikmalli çalışmaya başlamıştı. Şimdi, azaldıkça sorunlar çıkıyor. Savaşın daha başındayız. Dışardan mal alamıyorlar.

      Tank üretimi durdu. Otomotiv üretimi yüzde 90 a yakın daraldı, satışlar yüzde 85 daraldı. Otomotivi diğerleri takip eder.

      Rus devlet kararları farklı alınır. Önce Duma'nın büyük başları aralarında karar verir, ardından hükümete ne yapılacağına doğru gider. Duma içinde bugünlerde, hükümeti durdurmanın gerekliliği üzerine konuşanlar var. Rusya da düşünce özgürlüğü Duma üst kanadınındır. Ahali düşünürse hapse girer.

      Ücret düzeylerinde aşırı düşüşler var ahali rahatsız. Ordunun ödemelerinde de aksamalar olmaya başladı. Ordu önemlidir. Ordunun parasını kesersen devlet biter. Putin, Batı uygulamalarının ülkeyi etkilemediğine dair propaganda yapıyor. Yapsın, işi bu.

      9o#u1bAWcZYHM9

      Sil
    3. Adsız 17:38,

      Nacizane tavsiyem, ülkeniz insanlarını beyaz türk vs diye ayrıştırmayınız.

      Cümle içinde beyaz türk nedir, kimdir diye sorduğum hiç kimse bana beyaz türk ün ne olduğunu anlatamadı.

      Yıllardır duyarım, bu beyaz türkler kimdir bilmem, ama bildiğim bir şey varsa kullananlar eğitimsiz, ayrıştırmacı, akıl acizi, fikir fukarası insanlardır.

      9H7g&8Eidc98F6T*

      Sil
  66. yani cari fazla veren ülkenin parası otomatikmen değerlenmez mi hocam? resmi rezervler artı olsa cari denge artı olsa parasının değerlenmeme ihtimali var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerlenmez. Böyle otomatik bir ilişki yok. Bakın Euro Bölgesi cari fazla veriyor buna karşılık ABD cari açık veriyor ama Dolar Euroya karşı değerleniyor.

      Sil
  67. Merhaba hocam. Amerika başta olmak üzere ülkelerin Net Uluslararası Açık Pozisyonu hakkinda grafik ,yazi paylaşırmısınız. Teşekkürler

    YanıtlaSil
  68. Mahfi hocam bu 6 ayda tlnin 13.5tan 17.5lara gelmesinin sebebi nedir? Dthlerde bir artma olmadığına göre risklerin artmasıyla yabancı çıkışı değil mi? Yada yastık altı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son altı ayda TL'deki değer kaybıyla CDS artışı paralel. Yani Türkiye, yeni riskler yaratmış ve eskileri de büyütmüş, insanlar dolara dönmüşler ayrıca Türkiye dış kaynak bulamaz olmuş ve TL bunların sonucu olarak değer kaybetmiş.

      Sil
  69. sayın Mahfi hocam. uzun zamandır severek takipteyim. size danışmak istediğim konu vardı. enflasyonun bizim gibi yüksek olan ülkelerde ne. tarz bir yatırım yapmalı veya mevcut paramızı nasıl korumalı ? birde bu konuda öneri bir yazı yazsanız insanlara yol gösterici olur. tşk ederim.

    YanıtlaSil
  70. Hocam merhaba, bu Cuma (22.07.2022) Rusya MB faiz karari var. Beklentini nedir? Tekrar düşürür mü yoksa bi surpriz mi olur

    YanıtlaSil
  71. Hocam merhaba, bu Cuma (22.07.2022) Rusya MB faiz karari var. Beklentini nedir? Tekrar düşürür mü yoksa bi surpriz mi olur

    YanıtlaSil
  72. Hocam merhaba, bu Cuma (22.07.2022) Rusya MB faiz karari var. Beklentini nedir? Tekrar düşürür mü yoksa bi surpriz mi olur

    YanıtlaSil
  73. Merhaba Hocam. Türkiye eksi rezervi ve ciddi seviyelere dayanmış olan risk primleri ve üstüne üstlük resmi enflasyon %80 olmasına rağmen dolar kurunu nasıl 18'de tutabiliyor. En iyimser olasılık bir ay daha burda tutabilir gibi...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Türkiye’nin Dış Finansman Sıkıntısının Nedenleri

Çok Daha Zor Günler Kapıda