Gölge Ekonominin Büyüklüğü

Gölge ekonomi (kayıtdışı ekonomi, gri ekonomi, yer altı ekonomisi de deniyor), geçerli düzenlemelere uyulmaması yoluyla yasal ya da yasa dışı gelirlerin resmi kayıtların dışında tutulması eylemleri sonucunda oluşan büyüklüğe verilen isimdir.

Bu aşamada iki farklı konuya dikkat etmek gerekiyor: Kayıt dışılık ve sistem dışılık.

Elde edilen gelirin tamamı ya da bir kısmı kayda girmeden elde edilmişse kayıt dışılık söz konusu demektir. Bir işverenin çalıştırdığı işçiye asgari ücret tutarı kadar ödemeyi kayıtlı yapıp üstündeki tutarı elden vermesi halinde ödemenin bu bölümü alan açısından kayıt dışı gelir olarak alınmış olur. Bu durumda o kadar tutar aynı zamanda vergi ve sigorta primi dışında kalarak sistemde eksiklik yaratır. Buna karşılık bu parayı elde eden kişi onu harcadığında, yaptığı harcama karşı taraf için gelir yaratır. Yani kayıt dışı olsa da bu tutar sistem içinde kalır.

Buna karşılık bir kazanç, kayıt içi olduğu halde sistem dışına çıkarılmışsa ekonomiye yararı olmaz. Bunun en bilinen örneği yastık altı varlıklar denilen birikimlerdir. Kayıt içi çalışarak vergisini tam ödeyerek kazandığı parayı altına ya da dövize çevirerek bankadaki kasasına koymuş olan kişi bu altın ya da döviz kadar bir tutarı sistem dışına çıkarmış olur. Sistem dışına çıkarılmış olan tutarın sisteme bir yararı olmaz. Çünkü bu tutar kredi olarak kullandırılamaz, harcanamaz ve dolayısıyla üretime bir katkısı olmaz.

Kayıt dışılık da ikiye ayrılır: Vergi dışılık, GSYH hesapları dışılık.

Gelir, kayıt dışı elde edilmiş ve vergisi ödenmemişse vergi dışılık ortaya çıkar. Bir esnafın televizyon muhabirine anlattığı gibi eğer sattığı her yüz malı sadece yirmisini satış olarak gösteriyor, kalan seksenini göstermiyorsa burada o seksen maldan elde ettiği kazanç, gelir vergisi dışında kalıyor, ayrıca bu malların KDV’sini de ödemeyeceği için söz konusu KDV hasılatı da kendisine kalıyor demektir. Ki bu durumda bu esnaf açısından vergi dışılık yüzde 85 – 90’a yükselir. Ne var ki bu vergi dışılık mutlaka GSYH hesapları dışında kalmayı yani GSYH dışılığı gerektirmez. Bu mallar üretim aşamasında ve bu esnafın elde ettiği kazançları harcaması aşamasında bir şekilde GSYH hesaplarına dâhil olabilir.

Kayıt dışılığın en bilinen çeşitleri vergi kaçakçılığı, sigortasız çalıştırma, tefecilik, işportacılık, uyuşturucu ticareti gibi eylemlerle elde edilen kazançlardır. Bunların çoğu, konusu suç oluşturan eylemlerdir. Buna karşılık sistem dışılık, eğer kayıt içi bir kazanç dolayısıyla ortaya çıkmışsa, suç oluşturmaz. İnsanların yasal yollarla elde ettiği kazançları nasıl kullanacakları onların bileceği iştir. O nedenle gölge ekonominin büyüklüğünü ölçmek için asıl olarak kayıt dışılık ölçülmeye çalışılır. Sistem dışı ekonomiyi ölçmenin yararı toplumun bu kazançları harekete geçiremediği için nasıl bir kayıpla karşı karşıya olduğunu anlamakta ortaya çıkar.

IMF tarafından Avrupa ülkeleri için yapılmış olan bir çalışmadan yararlanarak seçilmiş bazı ülkelerde kayıt dışılık oranları yazının altındaki tabloda en düşükten en yükseğe doğru sıralanmış olarak gösterilmektedir. Tabloya göre bu ülkeler arasında en düşük kayıt dışılık oranı Avusturya’dadır. Onu İsviçre ve Birleşik krallık izliyor. En yüksek kayıt dışılık oranı ise Bosna Hersek’tedir. Onu Yunanistan ve Türkiye izliyor. 2016 yılında GSYH’si 17 milyar dolar olan Bosna Hersek’te 6 milyar dolar kayıt dışı ekonomi olması, GSYH’si 193 milyar dolar olan Yunanistan’da 58 milyar dolar tutarında kayıt dışılık olması ilginçtir. Almanya ve İtalya’daki kayıt dışı ekonomilerin hacmi, Avrupa’daki çoğu ülkenin GSYH’sinden yüksektir. Danimarka, İsveç ve Finlandiya gibi ekonomik açıdan pek çok ülkeye örnek gösterilecek refah düzeyinde olan kuzey ülkelerinde yüzde 18 – 20 bandındaki kayıt dışılık oranı yüksek sayılır. Bu ülkelerde kayıt dışılığın altında yatan nedenin çok yüksek vergi oranları olduğunu tahmin ediyorum. İtalya’nın yüzde 30’u aşan kayıt dışılık oranı, mafyanın doğduğu yer olması nedeniyle bana şaşırtıcı gelmemekle birlikte Almanya gibi disiplinli bir ekonomide yüzde 17’ler dolayındaki kayıt dışılık oranı şaşırtıcı geliyor.

Türkiye, yüzde 30 dolayındaki kayıt dışılık oranıyla bu alanda üst sıralarda yer alan bir ekonomi görüntüsü sergiliyor. 2016 değerleriyle kayıt dışı ekonominin 257 milyar dolar gibi çok yüksek bir tutara eriştiğini görüyoruz.

Ek Tablo: Avrupa’da Bazı Ülkelerde Kayıt Dışılık Oranları ve Miktarı[i]


Yorumlar

  1. Hocam merhaba. Türkiye’de kayıtdışı ekonomi (işsizlik, vergi vs) kayıt altına alınabilse ülkenin bir çok sosyal ve ekonomik sorunu çözülür dersek çok mu iddialı olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dediğinizin olabilmesi için kayıt altına alınan ve sisteme sokulan değerlerden sağlanacak gelirleri kamu kesiminin ve siyasetçilerin düzgün yerlerde kullanması gerekir. Geliri kayıt altına almak kadar giderleri de şeffaf ve toplum yararına uygun yapmak şarttır.

      Sil
    2. Başkanlık sistemi ile beraber geçen yıllarda hükümet 4 veya 5 kere para kaynağını sormadan af çıkardı.

      IMF tablosu, o tarihe kadar olanı gösteriyor.

      Bazı yerlerden yakalanıyor toplam kayıp/kaçak oranları. 1.elden veri, varlık barışlarına yapılan başvuru rakamları. 2. bir veri, gsmh da vergi kaçıramayan çalışan kesimi aldığı payın düşmesi, 3. bir veri net hata noksan kalemleri, 4. bir veri enerji üretim ve tüketimi, 5. bir veri gayrimenkul gibi varlıklarda oluşan, temel değerlemelere göre yüksek çıkan alım/satım fiyatları, yoruma başlarken iki tane daha aklımda vardı, unuttum, hatırlarsam yazarım.

      h1!9a2##CBYxw58

      Sil
    3. 6. yöntem harcama ve gelir yöntemlerine göre hesaplanan gsmh hesapları arasındaki fark, Mahfi hocam yakın zamanda bunla ilgili bir yorum yapmıştı. 2013 yılı sonrasında yurtdışına ciddi çıkışlar oldu, o dönem sonrası için sağlıklı sonuç vermeyebilir bu hesap.
      7. yöntem maliyenin vergi incelemelerinde bulduğu, beyan edilmemiş gelirlerin, örneklem alınıp ülke geneline tahmin yapılması.

      istihdam ve işsizlik rakamları da bir şekilde kayıtdışı ekonomi büyüklüğü hakkında bilgi verir, ancak yine 2013, özellikle 2016 sonrasında ülkeye giren aşırı nüfus bu veriyi bulandırır.

      finansal işlemlerin sıklıkları ve ekonominin büyüklüğü arasındaki uzun yıllara dayalı oran değişimlerinden sapmalar.

      Türkiye de ekonominin 1/4 ile 1/3 ü arasında kayıtdışı ekonomi bulunması normal sayılabilir, bana göre. Yüzde 33 ile 40 lar arasına çıktığında siyasi bazı sorunlar var demektir. Başkanlık sistemi ile yüzde 35 bandına doğru çıkmasını beklerim.

      Şinasi Aydemir'in Türkiye Kayıtdışılığı üzerine gelir arttırma arzusu yattığına dair bir önermesi vardır. Ben farklı düşünüyorum, siyasi yapıların kararlarının kayıt dışı gelirler üzerinde etkili olduğunu iddia ederim.

      Osman Altuğ'da zamanında, kayıt dışı gelirlerin Türkiye özelinde verimsiz devlet harcamasından verimli firma harcamalarına dönmesinin ülke faydasına olduğunu belirtmişti. Kapitalleşmeye bir atıf yapmıştı. Ona da katılmazdım. Devlet yapısı ve siyaset kapitalist sisteme uymadığı için bir süre sonra o kaçırılan kaynaklar da verimsiz ekonominin parçası olurlar. O tip kaçırılan vergiler, zaman ile biriktikçe devlet ile uyumlu hareket etmek zorundadır.

      Bu kadar yazınca, soru neymiş diye tekrar baktım.

      Mahfi hocamızın kısaca belirttiği gibi, devlet yapısının da ekonomik ve sosyal yatırımlarında verimli kararlar alması lazım. Aksi durumda, kısa dönemde Osman Altuğ Hocanın yorumladığı gibi ekonomik verim artışı olurken, uzun dönemde, devletle beraber etkisizleşen bir kapital yapısı ortaya çıkıyor. Dediğimi de yaşadık, her parayı bulan sermaye grubu inşaat yaptı.

      Sorunun kaynağı devlet yönetim sistemi. Ardından bağımsız kurumların varlığı. Ardından sermaye ve ekonomik fırsat eşitliğini sağlayan yasal ve toplum mutabakatı.

      Bunlar kayıtdışını yüzde 15 ile 20 bandı seviyesine çeker.

      w*RS^*4DBqn3KCWZ

      Sil
  2. Hocam 2021 değerleri mevcut değil mi,artık rakip tanımayız herhalde?

    YanıtlaSil
  3. Tablo bize kayıt dışılık arttıkça ekonominin kötüleştiğini gösteriyor.Ülkelerden onu anlıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tersi doğru olabilir mi? Kur ve elkonulma endişeleri ile dövize yatırılan kaynakların kasada sakınmaya başlaması gibi.

      Sil
    2. Selam Sn Ömer,
      20:08 de yorum olarak ekledim, esasında kayıt dışılık hükümet politikaları neticesinde sonuç olarak ortaya çıkıyor. Kayıt dışını teşvik eden hükümet/siyaset malesef ülke ekonomisini de olumsuz etkiliyor.

      9gxa8suT8m6QuY#z

      Sil
  4. Hocam merhabalar,
    Yazınızın konusuyla alakasız olacak ama size bir soru sormak istiyorum. Genel olarak kur da beklenilenin sabitlik olduğu ve dalgalanmasının aslında tehlikeli olan durum olduğu belirtiliyor. Şu anki durumda örnek olarak kuru 17 ye sabitlemeye çalışmak üzerine bir politika izlenmesi mi daha sağlıklı olur. Yoksa Kademeli olarak düşüşe geçirip daha sonra sabitlemek mi veya direk kuru 3 5 seviyelerine uzun vade de düşürmeye çalışmak mı ? çok fazla parametre olduğunu biliyorum fakat bu konu biraz kafamı kurcaladı. Bir iktisat öğrencisi olarak görüşünüzü alabilirsem çok mutluluk duyarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kura ya da faize bakarak bir ekonomi politikası uygulamak doğru olmaz. Doğrusu riskleri düşürmeye dönük bir ekonomi politikası uygulamaktır. Bu başarılırsa kur da enflasyon da faiz de düşer zaten.

      Sil
  5. Elinize sağlık, her zamanki gibi çok güzel bir yazı. Belirtmeden geçemeyeceğim. Yazılarınızın merak uyandıran, sorgulamaya ve daha çok okumaya ve araştırmaya yönelten bir üslubu var. Bizleri aydınlattığınız için teşekkürler; iyi ki varsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yazı güzel yorumcular çekiyor, yorumları da çok beğeniyorum.

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim. Beğendiğinize sevindim.

      Sil
  6. Hocam, şehir efsanesi miydi bilmem ama bir zamanlar ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre yeni açılan bir işletmenin devlete olan tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi halinde en geç 3 yıl içinde iflas edeceği söyleniyordu. Kayıt dışılığın temel nedeni, devletin savurganlığını finanse etmek için uyguladığı saçma sapan vergi politikaları iken sistem dışılığın temel nedeni de devlete duyulan güvensizlik. Yani her iki sorunun da minimuma indirilebilmesi için devletin çağdaş, bilimsel ve öncelikle vatandaşını düşünür şekilde yeniden yapılandırılması dışında her ikisinin de giderek artacağını söylemek yanlış olmaz sanırım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 3 yıl konusunu bilemem ama bu söylemde haklılık payı var. Özellikle enflasyonun bu kadar yüksek olduğu, kurun sürekli yükseldiği bir ortamda maliyetlerine hakim olamayan işletmelerin her işi düzgün yaparak ayakta kalması gerçekten de kolay değil.
      Kayıt dışılığın nedeni dediğiniz gibi yanlış vergi politikaları, sürekli gelen ceza afları, vergi barışı gibi uygulamalar. Sistem dışılık ise yine dediğiniz gibi tümüyle hükümete, ülkeye ve ülke parasına duyulan güvensizlik.

      Sil
  7. Sn Hocam Bireysel mevduat hesaplarındaki vadesiz altın, dolar kredi olarak banka tarafından başkasına kullandırılabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka türlü senin mevduattan elde edilen geliri nasıl finanse etsinler ki?

      Sil
    2. Tabii kullandırılır, aksi takdirde bir üstteki arkadaşımızın dediği gibi mevduata faiz veremezler.

      Sil
    3. Vadeli hesabın kullandırılması makul geldi, vadesiz hesap gelir yazmıyor ki

      Sil
    4. daha iyi ya. banka bir şey vermediği için maliyeti de olmuyor..

      Sil
  8. Hocam,

    Türkiye, kayıtdışı ve kaçakçılığı destekleyen bir devlet. Özellikle 2009 sonrasındaki her iki senede bir, varlık barışları, yurtdışından gelen kaynağı açıklanamayan paraların aklanması hükümet tarafından yasalar ile güvence altına alındı.

    En masum halimle ben 1 milyon Euro kripto kazancı elde edersem, ilgili yasa kapsamında Türkiye'de kayıt ettirip, 40bin Euro gibi bir maliyet ile paramı AB vergi mevzuatından koruyorum. Ardından Türkiye'de vergisi verilmiştir diye Alman Banka hesabına aktarabilirim.

    Bir de bunun, petrol, uyuşturucu, kadın ticareti, köle ticareti, silah ticareti, rüşvet, vergiden kaçırılmış para yönleri de var.

    Şirket gelir vergisi bilmiyorum ama yüzde 20lerden aşağı değil. Vergi beyanı olmayan ülkelerden birine açtığım şirket ile kazançları oraya transfer edip, burayı zarar gösterebilir, yasa çıktıktan sonra yüzde 20 yerine yüzde 2-3 vergi ile paramı temizleyebilirim. Bunları yapanlar da var.

    İşin başında hükümet var.

    YanıtlaSil
  9. Hocam siz maliye müfettişi iken özel sektör firmalarını mı denetliyordunuz? Öyle ise tekdüzen hesap planına göre mi denetim yapıyordunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maliye müfettişleri ağırlıklı olarak devlet kurumlarını denetlerdi, vergi incelemesi de yapardı. Ben de birkaç kez vergi incelemesi yaptım. Ben maliye müfettişiyken (1983'de ayrıldım ve idari göreve geçtim) Türkiye henüz tek düzen muhasebe sistemine geçmemişti.

      Sil
  10. Hocam bu statükoda bir değişim ihtimali görüyormusunuz?

    YanıtlaSil
  11. Hocam, devlet banka kartı ile alışverişleri özendirmiş olsa; çare olur mu? Kdv iadesi zamanındaki gibi, misalen yaptığınız alışverişe göre %5-10 iade yahut yaptığınız ödemelere göre vergiden düşme hakkı gibi ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten özendiriyor, kiralar vs. artık elden alınamıyor. Ama bu kurallar ne kadar denetlenebiliyor bilmiyorum. Bir devlet kendi hesaplarını şeffaf tutmuyorsa başkalarını özendiremez.

      Sil
  12. Hocam, konuyla nerden bağlantısı olur sorumun bilemiyorum.Ancak sorum şu; nakit para kullanımını azaltıp hatta ortadan kaldırıp tamamen bankacılık sistemi üzerinden kart ya da internet bankacılığı aracılığıyla kullanmak kayıtdışılığı ne derece kontrol altına alır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Epeyce alır ama sistem dışılığa çare bulunması isteniyorsa risklerin düşürülmesi lazım.

      Sil
  13. Hocam merhabalar,

    Her zamanki gibi, aydınlatıcı ve düşünmeye teşvik eden bir yazı paylaşmışsınız, teşekkürler.
    Almanya’daki yüksek orana, çok sayıda Türk vatandaşımızın orada yaşıyor olmasının katkı yaptığını düşünüyorum. Saygılar sunarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Almanya'da sadece Türkler değil birçok ülkeden yabancılar var.

      Sil
    2. Merhabalar,

      Almanya'da Almanlar da var.

      Almanya'dan sevgilerle

      Sil
  14. Hocam kayıt dışılık arttıkça cds artıyor mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cds yabancı yatırımcıyı ilgilendirir başka kimseyi bağlamaz.

      Sil
    2. Dolaylı olarak artıyor. Çünkü sistem dışına çıkan kaynakların yerinde dış borç kullanılmak zorunda kalınıyor.
      Öte yandan CDS sadece yabancıları değil risk artışı göstergesi olduğu için yükseldiğinde kurları da yükseltip enflasyonu etkilediği için hepimizi ilgilendiriyor.

      Sil
  15. İtalya’nın yüzde 30’u aşan kayıt dışılık oranı, mafyanın doğduğu yer olması nedeniyle bana şaşırtıcı gelmemekle hoicam bu cumle yanlis!!! Mafyanin kabadayiligin kulhanbeyligin kulturel olarak var oldugu kurumsallastigi ilk yer 18yyda Balkan cografyasi hattidir. Eski yugoslavya hattidir. Ozellikle Arnavutlar kosovalilar bosnalilar sirplar boyle bir kulturun adamidir. Zaten bu kisiler Erdogani da AKPyi de cok seviyorlar. Turkiye toplumunun bu hatla arasina mesafe koymasi lazimdir.

    YanıtlaSil
  16. Kayit disi ekonomi bir ekonomide %10u gecmedikten sonra bir sorun gormuyorum.Kayit disi ekonomi ile mucadele etmenin en temel prensibi Kurumlar vergisini ve temel gidada KDVyi dusuk tutup hatta sembolik tutup Gelir vergisini arttirmaktir. Gelir vergisinde de toplam gelirin en dusuk kesimini kayit disi orana baglamak gerekiyor. Soz gelimi Kayit disilik %20 ise En dusuk %20den gelir vergisi almamak lazim. Onun yerine acigi en yuksek %20den alarak kapatmak lazimdir. Kayit disilik orani dustukce bu oranlar en dusuk ve en yuksek toplam gelirden alinan vergi orani nispetinde azalacaktir.
    Dusuk kurumlar vergisi yuksek gelir vergisi denklemi kurumsallasmayi sirketlesmeyi yatirimlari arttiracagi gibi yuksek gelir vergisi de gelir dagilimini duzeltecektir.
    Temel gida da dusuk KDV orani ise kayit disiligin en yuksek oldugu gidadaki kayit disiligi azaltacagi gibi gida terorunu de en aza indirecektir.
    Dahasi Her 5 yilda bir kisilerden gecmis 5 yil icin gelir artisi sistemine gecilmeli Ulke ekonomisinin buyume oranindan yuksek gelir artisi kazanmis kisilerden formalite icabi sembolik bir mali denge vergisi alinabilir.
    KDV iadesi sistemi gunumuze uyarlanarak yeniden uygulanabilir. Eskiden kamu calisanlari ve emekliler icin olan bu sistem gunumuzde ogrenciler ve/veya toplumun yas ortalamasinin altinda(ornegin Toplumun yas ortalamasi 30 ise 30 yas altindakilere) olan insanlar icin uygulanabilir. Bu da ornegin %18KDVnin yarisinin odenmesi gibi bir durum olabilir.

    YanıtlaSil
  17. Hocam ABD Çin ve Japonya ile ilgili veri mevcutmudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IMF'nin yayınlarında göremedim. Ayrı araştırmalar var:
      Aşağıda linkini verdiğim bir akademik çalışma var. Ona göre 1989'da % 32 olan gölge ekonomi büyülüğü 2016'da % 4,3'e gerilemiş görünüyor.
      http://www.econ.jku.at/t3/staff/schneider/papers/Chen_Schneider_2018_Sizeandcausesofshadow.pdf
      Japonya'da ise oranın % 9,6 olduğu tahmin ediliyor.
      https://www.worldeconomics.com/National-Statistics/Informal-Economy/Japan.aspx

      Sil
  18. Hocam emeğinize sağlık. Kayıt dışı olarak yüzdesel ifade ettiğimiz değerler aslında sistem içerisinde olmuş oluyor dimi ? GSYH'ya da dahil oldukları için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Hepsi değil. Mesela uyuşturucudan elde edilen paralar sistem dışına çıktığı anda GSYH kaydına da girmemiş oluyor.

      Sil
  19. Mahfi hocam selamlar,

    Sizce Türkiye'nin %29.6'lık bu kayıt dışı ekonomisinin ne kadarı acaba aynı zamanda gsyh dışıdır ? Yani çoğunlukla işler vergi kaçırmak için yapılıyor gibi. Fakat eğer önemli bir oranının da gsyh dışı olduğunu düşünüyorsanız açıklanan gsyh rakamının üstüne bir %25 falan koyarak gerçek milli gelirimize ulaşabiliriz gibi görünüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim tahminim yüzde 12 - 15'i kayıt dışıdır. Yani vergi dışı elde edilip sistem dışına çıkarıldığı için kayda harcama aşamasında da girmemiştir diye düşünüyorum. Yani GSYH dışı miktarın kabaca 100 milyar dolara yakın olduğunu tahmin ediyorum.

      Sil
    2. Hocam peki bu oran örneğin Almanya'da kaçtır ? Onlarda da yaklaşık %7 -%8'dir diyebilir miyiz, yoksa GSYH dışı oranlar benzer midir ?

      Bir de Tüik bunu duymasın, acikladigi gsyh'a ekler valla.

      Sil
    3. Almanya'da, devlete güven yüksektir o nedenle sistem dışı değer düşüktür. O nedenle kayıt dışılığın çoğu sistem içidir diye tahmin ediyorum ama elimizde böyle bir çalışma yok.

      Sil
    4. Hocam bu dediğiniz direkt olarak para kaçırmaya girmiyor mu peki o zaman ? Yani 100 milyar dolara yakın her yıl insanlar şu an sistem dışına para mı çıkarıyor? Yani ekonomiye güven gelse kayıt dışı para yine %30 olsa bile türkiye'de harcanacağından gsyh'a dahil olacak o zaman değil mi ? En azından çok büyük bir oranı?

      Sil
    5. İnsanlar eğer vergisini vererek kazandığı parayı evinin kasasında saklıyor ve kullanmıyorsa bu suç değildir.

      Sil
  20. Bir ülkenin görece ekonomisi küçük,gölgesi büyükse orada güneş batıyor demektir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ülke&ekonomi yönetiminde verdiği kararların sonunu düşünmeyen,kahraman olamaz

      Sil
  21. Benim anlamadigim kart sisteminin ve dijitallesmenin oldugu bir dunyadan ozellikle 2011lerden sonra neredeyse tum devletlerin ve vatandaslarinin e-dijital devlete donustugu bir ortamda nasil olurda dunyada hele hele belli basli dijital devlet erisimin halk birey ve toplum duzleminde hizla arttigi ekonomilerinde kayit disilik azalmaz.

    Bence Adsız10 Ağustos 2022 02:50 buradaki yorumuma istinaden Kagit Para biriminde karekod barkod ve veri matrisi konulabilir. Boylelikle paranin kontrolu akisi istatiksel data veri analizi buna istinaden dogru para politikasi sahtecilik ve en onemlisi kayit disilikla mucadele artar.

    Kagit paralarda nasil seri numarasi varsa barkod ve veri matrisi olmalidir. Seri numarasi olayi 19yy ve 20yy ilk ceyreginin olayidir icadidir bugunun dunyasinin degil.... Kisi ve kisiler alis-verislerinde banka islemlerinde kagit paralarin uzerlerindeki bu barkoda ve veri matrisine dayali takiple kayit altinda ticari imkana ulasabilirler. Hatta ve ozellikle bir parabiriminin piyasadaki en yuksek kupurunde barkod okumadan veri matrisi tanimlanmadan ticari islem yasaklanmalidir ve gecersiz sayilmalidir.

    Boylelikle paranin takibi gecmisi nerede oldugu data analizi belirlenir dahasi sahte para olayi da kolayca ortadan kalkar. Mafya organize sebekler kara-beyaz isler cevirenler uzerinde net bir yapi olusur. Sonucta ister kabul edin ister etmeyin sahte para da kayit disi ticaretin ekonominin bir ensturmanidir. Evet bir alis-veris yapilir iki yapilir sonra 3.e kalmaz imha olur tutulur diyebiliriz ancak bu piyasaya girmedigini gostermez zaten piyasaya girmistir... Halihazirda bu kalpazan takiminin da istedigi yaptiklari sahte banknotla bir alis-veristir en fazla 2.dir.

    YanıtlaSil
  22. Parayı bankalar yaratıyorsa mb faiz oranları bankaları niçin ve nasıl etkiliyor?

    YanıtlaSil
  23. “Burası Kurtlar Vadisi.
    Türkiye’nin bu karanlık ve puslu vadisinde bir yılda paylaşılan para,
    . Şantaj ve haraçtan 100 milyon dolar,
    . Kaçak insan ticaretinden 200 milyon dolar,
    . Kumardan 1,5 milyar dolar,
    . Silah kaçakçılığından 3 milyar dolar,
    . Tahvil,bono,döviz ve borsa manipülasyonundan 10 milyar dolar,
    . Uyuşturucu ticaretinden 40 milyar dolar.
    Kayıt dışı diğer gelirleriyle birlikte konseyin kontrol ettiği para 125 milyar dolar.”
    (Abbas Ustaoğlu)

    Yukarıda yazdığınız rakama yaklaşmış hocam.
    Ama bunlar 2003 yılı rakamları.
    Acaba güncel rakamları TÜİK’e mi sorsak?! :)
    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. IMF verilerini yeni GSYH ya oranlayın güncel rakamları bulursunuz.

      Sil
  24. Alev Alatlı bir keresinde "Türkiye kayıtdışılık kurtarıyor" demişti...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir Çin Atasözü vardır: "Gemiyi yüzdüren de batıran da sudur" diye bu da ona benziyor.

      Sil
  25. Konuyla bir alakası yok ancak bir şey merak ettim. Sizin ekonomide analiz kitabınızı okuyordum ve bir soru takıldı aklıma hükümet değişrse ve eğer faiz arttırımı yaparsa yatırımlar azalır mı ? Yoksa kötü hükümet zamanı bitti deyip artar mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek başına faiz artırımı kurtarmaz ama önemli bir düzelme sağlar.

      Sil
    2. Çok güzel bir cevap olmuş bu. Benim yorumum ise şöyle: Dansı, dansçıdan ayıramadığımız gibi iyi işleyen bir ekonomiyi iyi bir idareden ayıramayız.

      Sil
  26. Doğu avrupa ülkelerinde de gölge ekonomisi çok büyük ama hayat standartları son senelerde çok çok yükseldi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. AB'ye üye olunca kurtuldular

      Sil
    2. ABye uye olunca kurtuldular demek biraz kolayci yaklasim. Dogru AB ve ABnin getirdigi ekonomik sosyal nimetlerden yararlandilar. Ancak makro dengelerini surekli guclendirdiler. Bu ulkelerin icinde en zayif halka gibi gorunen Bulgaristan mesela butce fazlasi cari fazla uzerinden makro yapisini en cok guclendiren ve uzun yillardir bundan taviz vermeyen bir ulkedir. Bu baglamda kendi ev odevlerini hep yapmaya gayret ettiler. Boylelikle de hem daha fazla yatirim cekerek sanayilestiler hem de turizm gibi yeni alanlarda boy gostermeye basladilar son yillarda. Yine Bulgaristan orneginden gidecek olursak son yillarda karadeniz hattinda pahalli olmayan asiri sicak aramayan turistler icin deniz kum kamp ugrak alanlar icin yatirimlar yapmakta. Kendi kiyi seridini ozellikle sicaktan etkilenen emekli yasli turistler icin boyle ekonomik getiri alani yapmaktadir. Dahasi yine ucuz kayak turizmi uzerinden de cesitli atilimlar yapmaktadir.Bu bile basli basina ciddi bir durum.

      Sil
    3. Doğu Avrupa ülkelerinin AB adaylığı ve üyeliği sırasında ve sonrasında oralara giden yabancı sermaye yatırımlarına bakılınca mesele çözülüyor. Tabii bu yatırımların doğru alanlarda kullanılması da önemliydi. Ve bu ülkeler çoğunu doğru alanlarda kullandılar.

      Sil
    4. Dogru soyluyorsunuz hocam ben de zaten bunu demek istedim iyi degerlendirdiler potansiyellerini de bildiler. Cogu kisi D.Avrupa ya da benim tabirimle Dogu AB ulkeleri icinde en cok dikkatimi ceken herhangi bir gocmen bagim olmamasina ragmen Bulgaristandir.

      Adamlar Daha AB hayali ve dillerinde AB vs bile yok iken 1999da yola ciktilar "dusuk enflasyon" "denk butce" "denk cari denge" halan daha surduruyorlar. Bir issizlik belalari vardi hem yapisal hem kronik olan onu da hallettiler son yillarda. Issizlik missizlik vs kalmadi. Maas artislari da reel refah artisi da cok iyi durumda en azindan pandemi oncesi verilerde oyleydi. Zaten maas artis baskisi da fazla yok cunku nufusa oranla dunyada en fazla kendi evinde oturan en az kiraci oranina sahip bir ulke. Bu da insanlarda guclu maas artis istegi ve ev kirasini mortage vsodeme gibi baskiyi bulundurmuyor.
      Cari fazla, butce fazlasi gibi seyler hakikaten kiskandirici bir durum. Son yillarda IT ve Turizmde iddialilar. Ozellikle Turizmde bayagi bir karadeniz kiyi seridinde atilimlar yapiyorlar yasli parali ucuzcu fazla sicagi kalabaligi sevmeyen kendi ulkelerine km olarak yakinci Avrupali turistlere goz dikmis durumdalar ilginc ve isabetli akillica bir turizm stratejisi.

      Benim sahsi goriusum onumuzdeki surecte bu mikrocip yatirim fabrikalarini da cekecekler gibi cunku boyle bir potansiyel mevcut.

      Sil
  27. Mahfi hocam, Türkiye örneğinde kayıt dışı ekonomi büyüklüğü, ülkenin enflasyon mücadelesinde ne kadar etkiliyeci bir rolü var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kayıt dışı ekonominin, enflasyonu artırıcı etkisi var.

      Sil
  28. Hocam Merhaba,
    Almanya da ki kayıtdışı oranına şaşırmışsınız ama Almanaya da ciddi bir Türk nüfusu var belki katkısı olmuştur diye düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  29. Mahfi hocam, geçtiğimiz haftalarda İMF Türkiyenin büyüme tahminini yukarı yönlü revize etti. Siz de göstergelerinizde bir revize yapmayı gerekli görüyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben tahminleri TCMB'nin her ay yenilenen Piyasa Katılımcıları Anketindeki tahminlerden alıyorum.

      Sil
  30. Kayıt dışılık tehlikelidir: Bürokrasiyi insanları ve adaleti satın alır.

    YanıtlaSil
  31. Merhabalar parasal sıkışlaşma ve enflasyonist ortamda hangi yatırım araçlarına yönelmeliyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yerine göre değişir. Türkiye'de insanlar, faizler enflasyona göre çok düşük kaldığı için gayrimenkule, dövize ve altına yöneliyor. Faizler yükselir de enflasyonun üzerine çıkarsa (gerçek anlamda parasal sıkılaştırma budur) o zaman mevduata yönelmek en akıllıca iş olur.

      Sil
  32. Hocam merhaba, 2000 yılında kayıtdışılık oranının %30'un oldukça üzerinde olduğunu düşünenlerdenim. Özellikle günlük hayatta kredi kartının yaygın biçimde kullanılması ve 2010'lardan itibaren artık hayatımıza giren e-ticaret uygulamalarının etkisiyle oranın %50 seviyesinden bugünkü seviyelere geldiğini düşünüyorum. Dolayısıyla şunu sormak istiyorum; siz 2000 yılındaki kayıt dışılık oranını gerçekçi buluyor musunuz? 2002-2012 arasındaki GSMH büyümesinde kayıtdışının düşürülmesi ne kadar katkı sağlamış olabilir?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Çok Daha Zor Günler Kapıda

Bir Şehir Efsanesi: Merkez Bankası'nın Sahibi Kim?