Sefalet Endeksinde Son Durum

Sefalet endeksi (misery index), Arthur Okun tarafından ilk kez ortaya atıldığında işsizlik oranıyla enflasyon oranının toplanmasından oluşan bir göstergeydi. İşsizliğin yükselmesi geliri olmayanların sayısının arttığını, enflasyonun yükselmesi yaşamın pahalandığını gösterdiği için endeksin yükselmesi sefaletin arttığını, dolayısıyla ekonomide bozulma ortaya çıktığını gösteriyor. Zaman içinde endeks,  Robert Barro ve Steve Hanke tarafından yeniden formüle edildi. Yeniden formüle edilmiş haliyle endeksi şöyle bir denklemle ifade etmek mümkündür:

Sefalet Endeksi = (Enflasyon Oranı + İşsizlik Oranı + Faiz Oranı) – Büyüme Oranı

Burada yer alan faiz oranı olarak on yıllık devlet tahvili faizleri alınıyor. Eğer büyüme oranı pozitifse yani ekonomi büyümüşse bu oranın düşülmesi gerekiyor, çünkü ekonomik büyüme sefaleti azaltıyor. Tersine büyüme oranı negatifse yani ekonomi küçülmüşse o zaman bu oranın da toplama eklenmesi gerekiyor, çünkü eksi büyüme sefalet artışı getiriyor.

Aşağıdaki tablo Türkiye’de sefalet endeksinin yıllar itibarıyla gelişimini ortaya koyuyor (Tablodaki enflasyon, işsizlik ve büyüme oranları TÜİK sitesinden, 10 yıllık tahvil faizi oranları da Bloomberg HT sitesinden alınmıştır.)  

2022 yılı için elde bulunan son veriler kullanılmıştır. Tabloya göre Türkiye’de sefalet endeksi son iki yılda katlanarak artmıştır. 2015 yılında 23,5 olan endeks bugün itibariyle 99,5’e gelmiş bir başka deyişle 6 yılda 4,2 kat artış göstermiştir. 

Şimdi de sefalet endeksi üzerinden 2022 yılı güncel verilerini kullanarak benzer ekonomileri Türkiye ile karşılaştıralım (Tablodaki enflasyon, işsizlik ve büyüme oranları www.tradingeconomics.com sitesinden, 10 yıllık tahvil faizi oranları da http://www.worldgovernmentbonds.com/ sitesinden alınmıştır.)      

Sefalet endeksi karşılaştırması yapıldığında Türkiye’nin, Güney Afrika’yı ikiye Brezilya’yı da üçe katladığı görülüyor. Altı ülke arasında bu değerlendirme açısından en iyi durumda olan ülke Endonezya’dır. Öte yandan ağır bir ekonomik krizden çıkan Yunanistan’ın ciddi bir toparlanma içinde olduğu görülüyor.

Türkiye’yi sefalet endeksi liginde en üst sıralara taşıyan birbirine bağlı iki gösterge var: Enflasyon ve faiz. Faiz, enflasyonun sonucu olduğuna göre Türkiye’nin bu durumdan kurtulabilmesinin yolu enflasyonu düşürmekten geçiyor. Enflasyonu düşürmek için ilk aşamada faizi artırmak gerekeceğinden bir süre büyümenin düşük kalması ve ekonominin enflasyon ve büyüme arasındaki çelişkiyi yaşaması kaçınılmazdır. Türk siyasetçisi daima yüksek büyümeyi düşük enflasyona tercih etmiştir. O nedenle seçim öncesinde hükümetin, büyümeyi feda edip faizi artırarak enflasyonu düşürmeye yönelmesini beklemek gerçekçi görünmüyor. Bu durumda Türkiye bir süre daha yüksek sefalet endeksiyle yaşamaya devam edecek gibi duruyor. 



Yorumlar

  1. Çok bilgilendirici bir yazı olmuş, teşekkürler. Gerçi gelişmiş ülkelerde yaygın sefalet yok ama onlarda durumun nasıl olduğuna dair birkaç örnek olsa iyi olurdu.

    Saygılar, teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Onlarda enflasyon, faiz ve işsizlik düşük olduğu için endeks çok düşük çıkıyor.

      Sil
    2. Peki hocam 2002 öncesi ile 2022 sefalet endeksi arasında bir uçurum var mıdır?

      Sil
  2. Bütün bu ekonomik ve sosyal gelişmelerden sonra bu iktidarı desteklemeye devam etmek siyasal bir tercih değil ahlâki bir tercihtir. Bu destekçiler, olası bir iktidar değişikliğinden sonra sokağa bile çıkamaz hale geleceklerini, verdikleri bu desteğin bedelini sadece kendilerinin değil çocuklarının da yıllar boyu toplumdan dışlanarak ödeyeceğini biliyorlar mı, çok merak ediyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki görüşlerinizi onaylamaktan başka bir tez ortaya koyamıyorum. "Faiz sebep, enflasyon sonuç" iddiasının sonuçları.

      Sil
    2. "Faiz sebep, enflasyon sonuç" iddiasının değil de bu iddiayı dile getirebilecek ve ısrarla savunabilecek kadar gerçeklerden kopuk, bilgisiz ve her şeyi bildiği iddiasından hiçbir şekilde vazgeçmeyecek kadar kibirli bir zihniyetin 20 küsur yıldır ülkeyi yönetiyor olmasının sonuçları dersek daha doğru olur sanırım...

      Sil
    3. 500 yıldır değişmediler, şimdi de değişmezler.

      İstanbul'u iki Türk fethetti, biri Fatih, diğeri Atatürk.
      İkiside müslüman değildi.
      Dinciler, Fatih'e karşı oğlu sofu Bayezid'i destekledi,
      Atatürk'e karşı da şimdikileri.

      Değişen hiç bir şey yok.
      Fatih döneminde de müslüman ahali Fatih'i hiç sevmezdi.
      Şimdi takiye için Fatih diyorlar, Atatürk diyorlar;
      Fatih'i seviyorum diyen dincilerden bir tane bile bir kaç dili iyi bilip, bir kaç konuda çağdaş entellektüeller ile fikir alış verişi yapabilecek kişi var mı? (İroni şu ki öyle biri olsa, dinci olmaz).
      Atatürk'ü sözde severim diyen dincilerden bir tane laiklik destekçisi, kadın hakları savunucusu, demokrasi/cumhuriyet savunucusu, üretim temelli politika destekçisi var mı?

      500 yıl.
      İşte hendek, işte deve; hiç deve hendekten atlar mı?
      Bunlar da çağ atlayamaz, öyle oldukları yerde kalırlar.
      Doğaları telakkiye mani.

      Sil
    4. Her dedilerinize katılıyorum ancak bir tarih okuyucusu olarak soruyorum fatihin müslüman olmayışını neye dayanarak söylediniz açıklarmısınız.

      Sil
  3. Hocam Yeni Neoklasik makro ekonomistler arasından Robert Lucas ve Thomas Sargent Nobel ekonomi ödülüne sahiptir. Robert Barronun Nobel ödülü yok diye biliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız Barro'nun Nobel ödülü yok. Hemen düzelttim.

      Sil
  4. İsmi çok ilginçmiş. Adama sefil desen kim bilir ne sinirlenir. Bilimsel olarak sefilligimizi ne de güzel anlatmışsınız🤗 hem de TÜİK rakamlarıyla...

    YanıtlaSil
  5. Çok bilgilendirici olmuş teşekkürler hocam. İçinde yaşadığımız, bildiğimiz, her alanda hissettiğimiz sefaleti bir de rakamlarla görmüş olduk. Resmi rakamların güvenilir olmadığını düşünürsek örneğin enflasyon gibi sefalet endeksinin daha büyük boyutlarda olduğunu söylemek yanlış olmaz herhalde. Karşılaştırmalı endeks ise durumumuzun ne kadar içler acısı olduğunu daha iyi gösteriyor. Bu durumun sorumlusunun, sorumlularının hala hiç bir şey olmamış gibi ekonominin iyi olduğunu söylemeleri ve hala oy isteyecek olmaları ve hala bazılarının bunlara oy verecek olması olsa olsa ancak bu ülkede olur. Ne kadar utanç verici.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam sefiliz ama aramızda kalsın etrafa hiç çaktırmıyoruz.

      Sil
    2. Doğru. Arjantin de öyledir.

      Sil
  6. Emeğinize yüreğinize kaleminize sağlık hocam.

    YanıtlaSil
  7. Sefillerin son perdesini oynuyoruz ama kimin umrunda. Durmak yok, sersefil olmaya devam.

    YanıtlaSil
  8. Sefiller içinde en Sefiliz vesselam..

    YanıtlaSil
  9. Hocam teşekkürler. Yeni bir şey daha öğrendik. Birşey sorgulamak istedim; acaba büyümeyi nominal girmek yanlış mı olur veya reel büyüme yi düştükten sonra asgari ücret artışını da düşmek nasıl olur? Enflasyonun tüm diğer negatif etkilerini çok mu kenara itmiş oluruz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet birçok varyasyonlar düşünülebilir. Ama sanırım mevcut şekli en doğrusu.

      Sil
  10. Enflasyonu göz ardı ederek hedeflenen büyüme ne yediğine dikkat etmeden kilo almak gibidir. Yani biz büyüyoruz ama gelişemiyoruz, obez oluyoruz.

    YanıtlaSil
  11. Hocam kurumsal kalite düzeyi yüksek olan ülkelerde sefalet endeksinin düşük olduğunu düşünüyorum. Bu konuda istisna mevcutmudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini tek tek hesaplamak lazım. Ama dediğiniz büyük ölçüde doğru.

      Sil
  12. Hocam ellerinize sağlık çok güzel makale olmuş keşke her Türk vatandaşı okusa ve anlasa bunları

    YanıtlaSil
  13. Son 12 ayı değerlendirmekte zorlanıyorum .Bulunduğum çevrede (İzmir ve Foça ) trafik eskisinden yoğun, kahvaltıcılar balık restoranları dolu, fiatlar ise astronomik. Beyaz eşyacılar satış rekorlarını her hafta yeniliyor. Bu meyanda CDS 800 üzeri ve sefalet endeksi %100. Pompeinin son günlerinde miyiz hocam ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır. sadece orta gelirlilerin bazıları üst kademeye çıktı ve zengin daha da zenginleşti. Biz onların harcamalarını görüyoruz. Orta gelirlilerin bir kısmı aşağıya düştü ve geçim zorluğu yaşar oldu. Onlar ortada görünmüyor.

      Sil
  14. Merhaba hocam 2-3 aydır aylık enflasyon düşük çıkıyor bunu neye bağlıyosun bu bi toparlanma düzelme anlamı taşır mı. dövizin yükselişinde kkm ve alınan diğer tedbirler rusya ile ruble üzerinden alış veriş vs etki etmiyecekmi sonuçta dolar verme gereği kalmadı döviz bollaşmasına yardımcı olmazmı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon verisine güvenseydim size hak verirdim ama verilerde sorun var.

      Sil
  15. Peki hocam enflasyona karşı yüksek büyüme tercihi mantıklı mıdır ? Sonuçta bu şekilde refah gelmiyor.Neden bu yön tercih ediliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oy geliyor. Enflasyonla büyüme arasındaki ilişki bir kentin altyapısını düzeltmekle üstüne yollar, köprüler yapmak arasındaki fark gibidir. Yağmur yağana, seller gidene kadar herkes üst yapıya bakar. Yağmur yağıp da seller gidince herkes altyapının önlemini anlar.

      Sil
  16. Hocam artık kambiyo rejimi değişikliği kaçınılmazmı?

    YanıtlaSil
  17. Hocam faizin sefaletle tam olarak ilişkini biraz daha açar mısınız. Örneğin faiz daha düşük olduğunda yatırım ve dolayısıyla büyümenin daha yüksek olmasını sağlayacak olması açısından mı sefalete ilgili yoksa enflasyonun sonucu olduğu için bir gösterge olarak mı sefalete ilgili? Ya da her ikisi mi ve baska var mi? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizin yükselmesi büyümeyi aşağıya çekici ve dolayısıyla işsizliği artırıcı etki yapar.

      Sil
    2. Hocam peki yeni gelecek hükumet faizi artırıp aynı zamanda büyümeyi azaltıp sonucunda işsizliği artırmayı ve bunun sonuçlarına katlanmayi seçer mi? Yoksa ilk beş yıl idare edip gelecek bes yılı garantilemek içi gene büyümeyi mi tercih eder?

      Sil
  18. Endeksi hesaplarken kayıt dışını gözönüne almak daha doğru olmaz mı hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kayıt içindeki ölçümlerde bile bir sürü itiraz var biliyorsunuz, bir de nasıl tahmin edildiği bilinmeyen kayıt dışı gelirlere girilirse işler iyice karışacak.

      Sil
  19. Elinize, emeğinize sağlık hocam. Uygun görürseniz bir sorum var;
    ABD'de şu an için negatif faiz mi veriliyor? FED faiz oranı %2.5 civarı iken enflasyon daha yüksek seyrediyor. Bunu nasıl anlamamız lazım, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ABD negatif faiz veriyor. Kabaca 5 puan kadar. Fakat Dolar rezerv para olduğu ve dünyadaki bütün alış verişlerde geçerli olduğu için tasarruf sahipleri bunu şimdilik sorun edinmiyor. Ama fark yüzde 10 ve daha yukarı çıksa ciddi sorun olur.

      Sil
    2. Cevap için teşekkürler hocam, saygılar sunarım.

      Sil
  20. hocam merhaba, formülle ilgili bir sorum olacak. faiz ile enflasyonun ilişkini göz önüne aldığımızda ikisinin de aynı formülde olması endeksi büyütmekten başka bir şeye yaramıyor diyebilir miyiz? yani, burada asıl girdinin enflasyon olması gerekmez mi? ülkelerin faizi tamamen politik amaçla yönettiğini görüyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonu da politika amaçla yöneten ülkeler var biliyorsunuz.

      Sil
  21. Hocam selamlar,
    Bu verileri akpli insanlara gösterdiğim zaman inanmıyorlar. Başlıyorlar sonra eskiden o kuyruğu vardı bu kuyruğu vardı diye. Gerçekleri görmeyi reddediyorlar ve bunu bilinçli bir şekilde yapıyorlar. Bu insanlar en tehlikelileri benim için. Ne yaparsanız yapın ne söylerseniz söyleyin şu anki krizi görmezden geliyorlar. 3-5 kişinin sepetini doldurduğunu görüp ortada krizin olmadığını ve insanların gerçekten de hem ekonomik hem sosyal yönden çöküş yaşadığını ve bu durumun gençler açısından geleceğini, hayallerini ertelemesine neden olduğunu görmüyorlar değil görmek istemiyorlar. Oturdukları koltukları, aldıkları beleş maaşları bu vatanın, bu milletin üstünde gören yöneticiler bahçeleriniz bahar görmesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünyada en zor şey fanatik bir taraftara (bu AKP'li de olur CHP'li de olur, Fenerbahçeli ya da Galatasaraylı da olur) bir şeyler anlatmaya çalışmaktır. Fazla da uğraşmayın derim.

      Sil
    2. Onlar görmeyi reddetmiyorlar ya da görmezden gelmiyorlar. Sizin gibi gözleri gören, durumu sağlıklı değerlendirebilen kişileri işlerin çok iyi gittiğine ikna etmeye, kandırmaya çalışıyorlar çünkü yapabilecekleri başka bir şey yok. Bu şekilde bir kış daha geçerse onların gözleri de açılacak, merak etmeyin...

      Sil
  22. Emeğiniz ve yazınız için sonsuz teşekkürler.

    YanıtlaSil
  23. Haklısınız Hocam Türkiye 'de siyaset genellikle enflasyonu değil büyümeyi tercih etmiştir ; çünkü ABD Cumhuriyetçileri benzeri sağ siyaset, genellikle iktidarda olmuştur. Sizce tercih bilinçli bir seçim midir yoksa basmakalıp bir ezberin tekrarı mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://www.paraanaliz.com/2022/genel/prof-ali-akarca-yazdi-secim-ekonomisini-anlama-kilavuzu-g-26405/

      kişi başına reel gelirde meydana gelen her yüzde birlik büyüme iktidara bir puan kadar ilave oy getiriyor. Buna karşılık, enflasyonda meydana gelen her yüzde birlik artış iktidar partisinden sadece 0,13 puan oy götürüyor.

      Ancak, bazen zamanlama hataları, bazen dış şoklar yüzünden, bazen de seçimler birbirlerini kısa aralıklarla takip ettiği için devamlı gaza basılıyor, fren yapılamıyor. O zaman enflasyon patlıyor.

      https://www.babil.com/daha-adil-daha-makul-bir-kuresel-ekonomi-mumkun-mu-kitabi-dani-rodrik

      Ancak yanıtın başka ve ve tehlikeli bir kısmı, siyasi liderlerin seçilmek için başvurdukları stratejilerde yatıyor olabilir.
      Milliyetçilik, mezhepçilik ve kimlik politikaları gibi kültürel değerlere ve sembollere dayalı politikalar bu amaca yönelik sunulan alternatiflerdir. Politika bu zeminlerde yürütüldüğünde ekonomik çıkarları(orta ve uzun vade çıkarları KG) en iyi temsil eden kişiler değil saklı kültürel ve psikolojik hassasiyetlere dokunmakta en başarılı olanlar seçimleri(iktidarı, KG) kazanır.
      Dani Rodrik

      Sil
    2. Kadir Bey Hocaların özellikle Ali Hocanın makalelerinde bu ve benzeri birçok temel veri ve ölçüt bulunmakta ve Hoca Türkiye'de şu an tarihini animsayamadığım bir seçim sonucunu da çok yakın bir şekilde tespit etmişti. Ali Hoca'nın kurumsallaşmanın üst düzeyde olduğu ülkeler temelinde vermiş olduğu bir kısı

      Sil
    3. Kadir Bey Hocaların özellikle Ali Hocanın makalelerinde bu ve benzeri birçok temel veri ve ölçüt bulunmakta ve Hoca Türkiye'de şu an tarihini animsayamadığım bir seçim sonucunu da çok yakın bir şekilde tespit etmişti. Ali Hoca'nın kurumsallaşmanın üst düzeyde olduğu ülkeler temelinde vermiş olduğu birçok ölçüt zaman zaman ülkemizde benzer sonuçlara ulaşmadı, belki Rodrik'in sizin yanıtınızda da belirttiği esaslar vb. farklı etkenlerden dolayı. Benim sorgulamak istediğim aslında aynı Ali Hocanın makalelerinde olan ampirik değerlendirmeler benzeri veri ve modele dayanan şekilde mi yoksa böyle olmalı seklinde ezbere mi davranılmıştır?

      Sil
  24. Hocam peki yeni gelecek hükumet faizi artırıp aynı zamanda büyümeyi azaltıp sonucunda işsizliği artırmayı ve bunun sonuçlarına katlanmayi seçer mi? Yoksa ilk beş yıl idare edip gelecek bes yılı garantilemek içi gene büyümeyi mi tercih eder?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aydınlatıcı bilgi yazanın eline sağlık.

      Sil
    2. Bu soruyu yanıtlamak için elimizde yeterli veri yok. Bir kere kimin geleceğini bilmiyoruz. Sonra diyelim ki millet ittifakı geldi ne yapacaklarını bilmiyoruz. İyi Parti'nin açıkladığı bir program var ama bu ittifakın onayladığı bir metin mi onu da bilmiyoruz. Bu kadar bilinmeyenden bir tahmin çıkarmak biraz falcılık olur.

      Sil
  25. Hocam MB eğer döviz ihalesi ile bankalardan 1 milyar dolar döviz alıp rezervlerini artırırsa ödemeler dengesindeki rezervlerde değişim hesabı 1 milyar dolar artar değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Resmi rezervler (TCMB'de bulunan rezervler) artar ulusal rezervler (TCMB + Bankalar rezervi) değişmez.

      Sil
    2. Teşekkür ederim hocam. Ama bu konuyla ilgili anlamadığım bir nokta var:
      Ödemeler dengesi bir ekonomide yerleşik kişilerin diğer ekonomilerdeki yerleşik kişilerle yapmış oldukları işlemleri kapsar. TCMB içerideki bir kamu bankasına 1 milyar dolar döviz sattığında bu sadece yurtiçi yerleşikler arasında bir ekonomik işlem olarak görünüyor. O halde neden MB'nin döviz satışı BOP'un resmi rezervler hesabında yer alıyor?
      Bu konuda aydınlatırsanız çok sevinirim hocam. Teşekkür ederim.

      Sil
  26. Hocam, peki gittikçe fakirleşen bir ülkede yaşayan, çalışan bir genç olarak, bireysel olarak ufak tasarruflarımızı korumanın yolu var mıdır? Ev araba alacak kadar birikim yapmak genç insanlar için çok güç, illa ülkeden mi gidelim. Fırsat maaliyetini düşündüğümüzde, beyin gücümüzü neden Türkiye de harcayalım diye düşünüyor insan. Gençlere bu konuda bir tavsiyeniz var mdıır?

    YanıtlaSil
  27. Hocam endeksdeki formüle bakınca yaziylada ilgili olduğunu nu düşündüğüm bir soru aklıma geldi. Biz faizi düşürdük dusurmeyede devam ediyoruz tüm dünyanın aksine.... bununda büyümeyi sürdürmek için yaptığımızı söylüyoruz ancak tüm dünya sıkılaşma ya girdi ve ecb de yılın ikinci yarısında sıkılaşma ya devam edecek gibi gözüküyor.en fazla ihracatımız Euro bölgesine
    Bu bizim büyüme beklentilerimizi ihracatımızın dususune bağlı olarak dusururmu ? Yada bir başka ifadeyle büyümeyi artırmak için faizi düşürdük ama dünyadaki daralmadan etkilenerek bekledigimiz büyüme rakamlarını elde edemezsek artan enerji maliyetleri ve enflasyona bağlı olarak vites düşürmek zorunda kalabilir miyiz?dünyadaki sıkılaşma buyumemizi ne ölçüde etkiler ve olası kötü seneryoya karşı bir hamlemiz var mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük olasılıkla dediğiniz gibi olacak yani bir ihracat yapmayı istesek de bizim satmak istediğimiz kadar talep oluşmayacak. O nedenle bu tür panik kararlar yerine daha uzun vadeli kararlar almamız gerekiyor.

      Sil
  28. Merhaba Mahfi Bey.

    BIST'e son zamanlardaki yabancı girişi sizce olası bir baskın seçim fiyatlanması olabilir mi? Ayrıca iktidarın parasal genişleme politikalarını bir baskın seçim hazırlığı olarak yorumlayabilir miyiz? Ocak 2018 tarihli yazınızda oldukça isabetli bir seçim tahmininde bulunmuştunuz. Şuan ki ekonomik tablo ve iktidar adımları yorumlandığında Kasım'da bir seçimi muhtemel görüyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rusya'dan Akkuyu Nükleer Santralı ve onunla bağlantılı işler için önemli miktarda para girişi var. TCMB brüt rezervlerindeki artıştan görebiliyoruz. Bu girişlere bağlı olarak BIST'e de yabancı girişi var. Ne kadar sürer bilemiyorum. Baskın seçim olasılığı hep gündemde bence.

      Sil
  29. Hugo dan sonra en iyi sefiller yorumu hocam tebrik ederim

    YanıtlaSil
  30. Merhaba hocam makaleleriniz çok güzel sade anlaşılır ekonomi ve finans öğrencisi olarak sürekli sizin makalelernizi okuyorum
    İltisat alanında kendimi daha iyi geliştirmem için hangi kitaplar önerirsiniz teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, başarılar dilerim.
      Sizin okulda okutulan kitapların başka okullarda okutulan versiyonlarını okumanızı öneririm.

      Sil
  31. Eğitimdeki sefalet endeksini düşürmeden yolumuz aydınlanmayacak sanki hocam... Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  32. Aklı ve bilimi hiçe saymanın, eğitime önem vermemenin, yetişmiş insan kaynağına kıymanın, cehaleti yüceltmenin sonunun sefalet olduğunu 2 sene içinde hızlandırılmış bir biçimde uygulamalı olarak gördük.
    Konuyu herkesin anlayabileceği biçimde çok güzel anlatmışsınız. Emeğinize sağlık hocam, varolun…

    YanıtlaSil
  33. Mlatyıklatınızla yaşantılar arasındaki çelişkiyi nasıl yorumlarsınız? Örneğin aile dışında yani dışarıda lüks tüketen kesimin neredeyse yarısı üretmeyen kesim. Yani ebeveynin kazancından çalışmayanlar ciddi tüketim yapabiliyorlar. Bu zorunlu ihtiyacın dışın a keyfiyet yönelik durumlar. Sefaletin olması için insanların dışarılatda yiyememesi her akşam toplu mekan yerlerinin boş olması gerekmez mi? Yollarda TIR'ların sıfır araba nakil araçların olmaması gerekmez mi? Peki ülkemizde emlak edinme oranı ve ailelerin kullandıkları m2 oranları Avrupa ortalamasında daha yüksek bunun da bir açıklaması olmalı bence. Sağlıcakla...

    YanıtlaSil
  34. Hocam Japon deflasyonu nasıl önlenebilir? Ek olarak bir sorum daha var, iç borçlanma nasıl kapatılır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Japonya zor durumda, 35 yıldır durgun. Para basıp dağıtıyorlar alan evine gidiyor, harcama yapmıyor. Böyle bir ekonomiyi canlandırmak kolay değil.
      GSYH iç borçlanmadan hızlı büyürse sorun yavaş yavaş ortadan kalkar.

      Sil
    2. Neyi zor durum da hocam? Gidin gezin bakın, adamların 35 yıllık durmuşu bizim 30 yıllık yüzde 5 büyümüşümüzden daha iyi. Otelinde kalmaya insanın gücü yetmiyor, neyi durmuş?

      En ucuzundan otel buldum diye gittim, kafes gibi bişi verdiler. Yatakların etrafına karton duvar koymuşlar, tepesini de kafes gibi örtmüşler, kafam çarpıyor, odada kapıyı açıyorsun iki duvar arası yatak 2 cm boşluk yok etrafta, kapıyı açınca valizi koyacak kadar böyle 40 cm boşluk gerisi yok, yatak başına da ayna koymuş, kapının açıldığı yatak ile arasında giyiniyorsun, o da anca kapıyı kapatınca. Helası, banyosu ortak. İstanbul Swiss otelinde kalırım oraya verdiğim paraya.

      Durmuşmuş.

      Sil
  35. Hocam,gayrisafi milli hasıla+ihracat+dış yatırım-ithalat-cari açık-1yılda faize ödenen-atıl durumdaki&alamadığımız silaha harcanan-savunma bütçesi,ne endeksi oluyor acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir endeks olamaz çünkü çoğu zaten GSYH'nin içinde.

      Sil
  36. Hocam selamlar, ekonomiden anladigini sanip herkesin arabasi, evi oldugunu luks yerlerde vakit gecirdigini soyleyen insanlara cevap niteliginde bir yazi olmus. Bu yuzden yazinizi cok begendim.

    YanıtlaSil
  37. Mahfi hocam Macronun bolluk dönemi sona erdi açıklamalarına ne diyorsunuz? Her sene bir şey oluyor ve tam Dünya krizden çıkacak derken tekrar krize giriyoruz. Önce sorun covid idi, şimdi Rusya savaşı oldu. Sırada sanırım Tayvan var. Ya da biz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tayvanı, fransayı bilmem arkadaşım, bizi bilirim, bize bişi olmaz.
      Dün arkadaş ile konuşuyoruz, yurtdışında yaşıyor, firma yemek vermiş bunlara, yemekten bizimki dışında herkes zehirlenmiş.

      Aramızda değerlendiriyorduk, bu niye zehirlenmedi diye, sonra bulduk, kredi yurtların öğrenci yurdunda kalırken aşçılar gün sonu tüm yemeklerin suyunu bir kazana koyar, ertesi gün tüm yemeklere dağıtırdı, bi de önceki günlerden artan yemek olursa onları da yeni yemek arasına katıp yedirirdi.

      Tabi bizim bildiğimiz bunlar, yediğimiz esnaf lokantaları olsun, seyyarlar olsun, kim bilir neler neler ... Mesela lisede sokaktan yediğimiz dönerciden de katır ve eşek eti çıktıydı. Bi de Uğur Dündar'ın yakaladıkları var ki, evlere şenlik.

      Neyse, demem o ki, bizim millet şerbetli şerbetli.

      Milli marş bile "Korkma" diye başlıyor, bişi olmaz diyor yani Mehmet Akif amcamız, o da biliyor ne kadar şerbetli olduğumuzu.

      Gerçi İstiklal Marşını Neşet Ertaş abimizin yazdığını iddia edenler olsa bile ben Mehmet Akif diyorum.
      İstiklal Marşımızı kim yazdı? videosu burada :
      https://www.youtube.com/watch?v=WNzG9O5IPEs

      Sil
  38. Bu endex gelistirilmelidir. Mesela En temel mal ve hizmetlere ulasmanin bir saatlik emekteki maliyeti eklenebilir. En temel mal ve hizmetler icine ise berber fiyati elma fiyati 100gr ekmek fiyati 1 konut alma fiyati konut kiralama fiyati gibi cok temel seyler. Ikinci olarakEn alt gelir grubunun toplam gelirden aldigi oran konulabilir. Bu iki etmeni de kattigimizda zenginligi degil belki ama insani olarak duzgun yasayabilmenin endeksi daha saglam olculmus olabilir.

    YanıtlaSil
  39. EKONOMİK CEHALET SEFALET; SEFALET İSE DAHA FAZLA CEHALET GETİRİR ....(ARC, 2015)

    YanıtlaSil
  40. Mahfi hocam bir şey sorabilir miyim? 2021 son çeyreğinde ve sonra hızla artan para arzının sebebi faiz düşük diye sürekli kredi çekilmesi mi?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz

Çok Daha Zor Günler Kapıda

Bir Şehir Efsanesi: Merkez Bankası'nın Sahibi Kim?