Türk’ün Türk’ten Başka Düşmanı Yoktur

Geçmişte birkaç kez yazdım: Cumhuriyet pek çok projeden oluşan bir bütündür ama eğer tek bir projeye indirgenecekse bir kadın projesidir. Atatürk Devrimleri de öyledir: Kadını, itildiği ikinci sınıf insan olmaktan çekip çıkarmak ve toplumda lâyık olduğu yere, erkekle eşit düzeye getirmek. Bu, neden önemlidir? Her şeyden önce, bir toplum içinde yaşayan insanlar cins, ırk, din, dil ayrımına uğramadan eşit haklara ve koşullara sahip olmalıdır. Bu, insan hakları evrensel bildiriminin temel kuralıdır. Öte yandan kadının ikinci sınıf insan konumuna itildiği bir yerde toplum, gücünün yarısını kullanamıyor demektir. Atatürk, Orta Doğunun geri kalmasının altında yatan nedenlerin başında kadının ikinci sınıf insan konumunda tutulması olduğunun öteden beri farkındaydı. Kadınların ikinci sınıf insan olarak görüldüğü bir ülkenin uygar devletler düzeyine çıkamayacağını, bir ülkenin ekonomide ileri gidebilmesi için kadının erkekle yan yana okuyup, çalışarak, üreterek ekonomiye katkı yapması gerektiğini görüyordu, devrimlerini de buna göre biçimlendirdi.  

Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Medeni Kanun’un kabulü, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmesi gibi adımlar kadınların toplumda erkeklerle eşit konuma gelmesinde önemli dönüm noktaları oldu. Kadınlar, kendilerine verilen bu olanakları hakkıyla kullanmaya başladılar. Pek çok başarılı kadın önemli mevkilere geldi, önemli başarılara imza attı.  

Bu akşam, Sırbistan’la Avrupa şampiyonluğu maçını oynayacak olan kadın voleybol takımımız, Atatürk Devrimleriyle kendilerine tanınan hakları büyük bir başarıyla kullanarak en üst noktaya çıktılar. Yıllardır A milli takım düzeyinde olsun yaş gruplarında olsun hep üst sıralarda yer alan kadın voleybolcularımız geçtiğimiz aylarda Dünya Uluslar Liginde Brezilya, İtalya, Sırbistan, ABD gibi kadın voleybolundaki dünya devlerini geçerek şampiyon oldular ve yılların başarılı çıkışını taçlandırdılar. Bu şampiyonluk kadın voleybol takımımızı dünyanın bir numaralı voleybol takımı konumuna getirdi. Bu şampiyonanın ardından birkaç haftalık arayı izleyerek bu kez Avrupa Şampiyonasına katıldılar. Bu şampiyonada da rakiplerini tek tek yenerek ve son olarak da dünyanın en iddialı takımlarından son Avrupa Şampiyonu İtalya’yı devirip namağlup olarak 2019 yılı Avrupa Şampiyonu Sırbistan’la final oynamaya hak kazandılar.

Türkiye Kadın Voleybol ligi dünyanın en iyi ligi olarak kabul ediliyor. Vakıfbank, Fenerbahçe ve Eczacıbaşı arasındaki rekabet bizim ligi sınıf üstü bir yere taşıyor. Dünyanın en iyi oyuncuları bu üç kulüpte oynamak için can atıyor. Doğal olarak bu kalite yükselişi Türk kızlarının da bu alana çok daha hevesle ve yoğun olarak girmesine kapı açtı. Ve Türkiye, her yaş grubunda Avrupa’da üst sıralara yükselmeye başladı. Takım sporlarının hiçbir alanında elde edilemeyen başarılar kadın voleyboldan gelir oldu. Kızlarımız, toplumumuzun gurur kaynağı oldular.

Ne yazık ki bu toplumda herkes aynı şeyi düşünmüyor. Kızlarımızın bu başarısı kadın erkek eşitliğini bir türlü sindirememiş olan, kadınları köle gibi gören zihniyetin de ortaya çıkmasına yol açtı. Haftalardır bu kızlar aleyhinde yazılanlar var. Asıl rahatsızlıklarının kadınların erkeklerin önüne geçmesi olduğunu görmemek için kör olmak lazım. Orta doğu zihniyeti maalesef budur: Kadın – erkek eşitliğini kabul edememek. Atatürk devrimlerine ve Cumhuriyete karşıtlığın temelinde de büyük ölçüde aynı şey var.

Voleybolcu kızlarımız, kadınların, kendilerine olanak verildiğinde (ayrıcalıktan söz etmiyorum, erkeklerle eşit olanaklardan söz ediyorum) nerelere gelebileceklerini eşitlik karşıtlarının gözlerinin içine soktular. Ve yıllardır, kadınları eski yerine döndürmeye çalışan gerici güçler ortaya çıkarak kadınlara bayrak açtılar. Tam olarak eşitlik meselesini dile getiremiyorlar, onun yerine başka konulardan giderek takımı yıpratmaya çalışıyorlar.

Bir kez daha görüyoruz ki ‘Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur’ sözünün doğrusu aslında ‘Türk’ün Türk’ten başka düşmanı yoktur’ şeklindeymiş. Bu ülkenin aydınlık insanları bu tuzaklara düşmeyecek kadar uyanık merak etmeyin.

Gönüllerin şampiyonu ifadesini hiç sevmem, bu ifade kaybetmenin kılıfı gibi gelir bana hep. Ama bu kez bence bizim takımımız yense de yenilse de benim gözümde çoktan şampiyon oldu.

Yorumlar

  1. Yanıtlar
    1. Sevgili üstad, duygu ve düşüncelerinizle bizim gibi herkese adeta tercümanlık yapmaktasınız. Kaleminize sağlık.🙏👋

      Sil
    2. Dış güç değil iç güç vardır. Dış güç bizim cari açığımız bütçe açığını tasarruf açığını finanse ediyor. Onlar sayesinde dolar 100 tl ye yukselmiyor. Ama yine onlar kötü . Tüm geçmiş türk devletlerini yine türkler yikmıştır.

      Sil
  2. Tüm fikrim ve kalbim ile katılıyorum.Bir güruh kadınlarımızın yeteneklerinden korkuyor,çünkü kendi yetersizlikleri ni çok iyi biliyorlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saygıdeğer Hocam ekonomideki her yazınız bizim için ders notu niteliğinde. Spor ile ilginiz de anlaşılan ekonomi bilginiz düzeyinde. Bu yazınızdaki bütün fikir ve görüşleriniz adeta bizim görüşlerimizin tercümesi olmuş. Son maçı görmeden yazmışsınız ama gönlümüzden geçen gerçek oldu. Son beş senedir birlikte sevinebileceğimiz ve Türkiye adına onur duyacağımız böyle bir şeyleri ne kadar özlediğimizi bir kere daha deneyimledik.

      Sil
  3. Ebrar için hiç bir anlam ifade etmeyen bir ismin, Kendi ismine farklı anlamlar yükleyerek, direkt takıma saldırma ve bunun üzerinden taraftar toplayarak gücünü büyütmeye çalışanlar kazanacaklarına mı sanıyorlar!...
    Yanıldıklarını göreceklerdir! Zamanın ileriye aktığını da...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence Ebrar bir sembol, asıl dertleri kızların öne çıkması.

      Sil
  4. Hocam inşallah kazanırlar bu akşam ve sadece gönüllerin değil Avrupa'nın da şampiyonu olurlar. Bu arada, görünürlüğünün artmasında, özellikle TRT'nin maçları doğru düzgün spor ve 1. Kanallarda vermesinde emeğiniz çok. Teşekkür ederiz. 🙂

    YanıtlaSil
  5. Bütün herşeyi söylemiş hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha söylenecek çok şey var da işte nezaket çerçevesinde bu kadar söyleyebildim.

      Sil
  6. Çok güzel bir yazı teşekkürler

    YanıtlaSil
  7. Dinde kötüye, çirkin hareketlere karşı yüzünü çevir denir, eğer çevirdiğin yerde yine kötü bir şey varsa yine başka tarafa çevir denir. Eğer kötülüklerin içinde kaldıysan, oradan olabildiğince uzaklaş denir. Bunu bile günümüzde kabul etmeyip, neye göre kötü davranış olduğunu bilmeden sürekli savaş içinde olan bu güruha diyebileceğimiz tek şey, çok meraklıysan kardeş git ortadoğuda yaşa ki için rahat etsin. Kimsenin kimse üzerinde hangi gerekçe ile olursa olsun (kanunen suç teşkil etmediği sürece) tahakkümü bu ülkede kabul edilemez. Güzel günleri mutlaka ama mutlaka göreceğiz. Yazınız için teşekkürler Mahfi Bey.

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel ifade etmişsiniz Mahfi bey...Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  9. Kadınlar istiyorlarsa çalışsınlar ama çalışmak zorunda kalmasınlar. Eşi çalışmayan erkeğe 1,5 maaş verilsin. Kadının çalışma hayatına girmesi bir tek daha ucuz iş gücüne sahip olan sermaye sınıfının işine geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadınlar çalışıp çalışmayacaklarına kendileri karar verebilirler. Eşi çalışmayan erkeğe 1,5 maaş verilmesi demek kadınların is yaşamından ve sonra da sosyal yaşamdan çekilmesi demek. O da bugünkü orta doğu demek. Kadınların sosyal yaşamda erkeklerle birlikte yer alması ülkeyi ileri götürür.

      Sil
    2. Kadını, ucuz iş gücü gören erkek egemen sınıfın düşüncesi! Katılmamakla beraber; Eşi Çalışmayan kadına da bu imkan sunulursa bir ölçüde kabuledilebilir...

      Sil
    3. Gülhan Seyhun4 Eylül 2023 07:25

      Mahfi Hocam’a teşekkür ediyorum ve yoruma cevap veriyorum.

      İnsanoğlu gelişebilen bir canlıdır ve onu hayvandan ayıran en büyük özelliği de eğitip eğitilmesi, dürtülerini kontrol altına alabilmesidir. Kadın-erkek eşitliği/hakları da aynı sürecin içindedir.
      Dünyada kadın-erkek eşitliği/hakları her toplumda farklı bir gelişim göstermiştir. Çünkü bu süreçte dinden ekonomiye, eğitimden liderlerin tutumuna kadar bir çok faktör etkili olmuştur. İsviçre’de 170 yıllık bir mücadelenin sonunda ancak 1971’de, kadınlara oy kullanma hakkının verildiğini göz önüne alırsak Atatürk’ün Türk kadını için neler sunduğunu, kadın-erkek eşitliği/hakları sürecine nasıl bir ivme kazandırdığını daha net görebiliriz.

      Sizin buradaki yorumunuza karşılık yani “kadınların neden çalışması gerektiği ile ilgili” şu noktayı belirtmekte yarar görüyorum.

      Kadınların hak talep etmeleri, erkeklerle eşit koşullarda yaşamalarına, eğitilmelerine ve çalışmalarına bağlıdır. Örneğin iş hayatına atılmış ve bir erkekle aynı işi yaptığını bilen bir kadının hakları konusundaki farkındalığı, ev hanımı olarak yaşamını geçiren bir kadının hakları konusundaki farkındalığı ile aynı olamaz. Çünkü çalışan kadının, aynı işi yapmasına rağmen erkekle aynı haklara sahip olmadığını fark etmesi, bu farkındalığı kolaylaştıracak, çalışmayan bir kadının bu farkındalığı ise daha kolay olmayacaktır. Aynı şekilde kadınların erkeklerle aynı eğitim seviyesine getirilmesi, onların hakları konusunda farkındalıklarını arttırabilecektir. Batıda bile kadın haklarının kazanılması, uzunca bir süre almıştır. Çünkü, kadınların erkeklerle aynı haklara sahip olmasını anladıkları an, onlarla aynı sorumlulukları paylaştıkları, ancak aynı hakları almadıkları an olmuştur. Örneğin Fransa’da iş hayatına atılıp aynı işi yapan kadınlar, yarı maaş alınca haklarını aramaya kalkmışlar, ancak araya savaşların da girmesiyle yıllar sonra haklarına kavuşabilmişlerdir.

      Kadının erkekle yan yana ve aynı işi yapması önemlidir. Türkiye’de kadın çalışmaz eve kapatılırsa, ona bakan gözler, onu hala cinsel obje olarak görmeye devam edecektir.

      Sil
    4. 19:26 Adsız arkadaşım. Çalışmak sadece para kazanmak mıdır? Üretmek, ilerlemek, kendine ve topluma birşey katmak, gelecek yaratmak değil midir? O zaman zaten kimse çalışmak zorunda kalmasın, devlet baksın, borç para bulsun, toprak satsın. AAa dur bi dakka, bu son 20 seneyi anlatmıyor mu zaten????

      Sil
    5. Sayın Seyhun,

      Kadınların eşitlik istediği falan yok. Geçiniz o hikayeyi. Onlar ayrımcılık istiyorlar. Ben hiç bir kadının neden sadece erkekler askere alınıyor, bu eşitliğe aykırı bizim de vatani görevimizi yapabilmemiz gerekir dediğini hatırlamıyorum.
      Kadın ve erkek eşit değildir olmamalıdır. Onlar birbirini tamamlayan 2 ayrı parça olmalıdır. Kadın olsun erkek olsun kendi parasını kazandığı için kafasına göre takılan bir eşin bulunduğu ailede zaten mutluluk olmaz.

      Sil
    6. Sayın Adsız,
      Bu yazdıklarınız kadının erkeğe bağımlı olmasını savunan tipik bir orta doğu erkeğinin düşünceleridir: Kadın evde oturmalıdır. Daha geniş ifadesi kadın kendi yaşamını kazanmamalıdır ki kocasına bağımlı olsun, onun sözünden çıkamasın. Orta doğunun bugün bu kadar geri kalmasının en önemli nedeni bu düşünce tarzının değişmemesidir. Türkiye'nin orta doğuya göre ileri gitmesinin nedeni de Atatürk'ün bu yaklaşımı değiştirmesidir. Ne yazık ki bugünlerde yine tersine dönüyor.

      Sil
  10. Dünyadaki gelir eşitliği nasıl safsataysa, batıdaki ve turkiyedeki oluşturulmak istenen bayan erkek eşitliği safsatadır. Bunun için söylenene degil sahaya bakmanız yeterlidir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayan erkek eşitliği diye bir şey yoktur. Var olan kadın erkek eşitliğidir. Bayan kelimesi burada kullanılmaz. Bayan Ayşe derseniz doğru olur ama bayan takımı derseniz yanlış olur. Dil bilgisi kurallarına aykırıdır. Nasıl ki bay takımı demiyorsak bayan takımı da diyemeyiz. Kadın demekten korkmayın. Birinci kural budur.

      Sil
    2. Dilbilgisi bilmediğim için özür dilerim. Sizde şunu teyit edebilirmisiniz. Turkiyede ve dunyada kadin-erkek eşitliği hicbir zaman olmadi. Kıyamet kopana kadar olmayacakta. Ebrara kufredenleri tasvip etmem mumkun degil. Bu gerçekleri söylemeyeceğim anlamına gelmez.

      Sil
    3. Korkmuyorum merak etmeyin. Kadın-erkek eşitliği safsata

      Sil
    4. Tam olarak teyit edemem ama haksız olduğunuzu da söyleyemem. Cumhuriyetin ilk kuşakları bu eşitlik için çok çaba göstermiştir.
      Ebrar konusundaki görüşünüz için de teşekkür ederim. Hiçbir birey dil, din, ırk ve cinsiyet açısından yargılanmamalı. Ayrıca Ebrar, ülkesini en üst düzeyde temsil etmeyi başarmış bir kadın.

      Sil
    5. Sahaya bakınca: Filenin Sultanları Milletler Ligi'nde şampiyon. 17 Temmuz 2023

      Sil
    6. Milli takımı ve kadın voleybol liginin tüm oyuncularını kutluyorum bundan gocunmam. Mahfi bey ebrar uzerinden kadın kimliğinin hedef alındığını yazmış. Bende turkiyede ve dunyada asıl amacın kadın erkek eşitliğinden ziyade bunun ticaretinin yapılmaya çalışıldığını yazdim. Turkiyede ve dunyada hayatın her alanına bakın bir taraftan eşitlik denir ama diğer taraftan bu sloganı geliştirenler tarafından negatif olarak atıştırırlar.

      Sil
    7. Sahaya bakınca: Filenin Sultanları Avrupa şampiyonu. 04.Eylül 2023

      Sil
    8. Lamel Lamel Bey, dünyada kimse eşit değil, hak hukuk gelir ve eğitim seviyesinde siz Avrupalıyla eşit değilsiniz. Bireysel özgürlükte siz de birçok diğer milletlerle eşit değilsiniz. Görüldüğü üzere voleybolda da bizim kızlar kimseyle eşit değil.
      Türkiye'de kanun karşısında kadın erkek eşittir nokta. Kanunların uygulanmaması kadın erkek herkese zarar vermektedir nokta. Kadın erkek eşitsizliği, zengin fakir eşitsizliği ile aynı şeydir.

      Sil
    9. Sayın pms ben ülkeler arası eşitlikten bahsetmiyorum. Ben hangi ülke olursa olsun. Ülke içindeki cinsiyet esitsizliginden bahsediyorum. Hangi kanunda yazarsa yazsın ben uygulamaya bakarim. Kadınlara uygulanan mobingler, özellikle özel sektörde aynı işi yapıp düşük ücret almalar, turkiyede ve dunyada meclis temsilleri....voleyboldaki basariyi kutluyorum. Ama hayatin hicbir alaninda turkiyede ve dunyada kadin erkek esit degil. %51-%49'u bile kabul ederim. Ama erkek egemen bir dünyada kadın hakları erkeğin hoşgörüsü kadardır kimse kusura bakmasın. Medya sektörünü yazmiyorum bile

      Sil
    10. Lamel Lamel Bey, bu söylediğiniz batının klişe lafları. Türkiye iş hayatında böyle gelişmedi. Erkekler arasında bile eşit maaş yok. Profesyonel olarak çalışan kadınlar erkeklerin yaşadıkları sıkıntıdan daha fazlasını yaşamadı. Erkeklere de çok kötü mobbing uygulanıyor. Bir tek genç kadınlar için hamile kalır, evlenir işi bırakır öngörüsü ayırım yapıldı. Bu da zor bir konu, batı bunu işyerlerinin genç annelere getirebileceği kolaylıklar üzerinden çözmeye çalışıyor. Bizde ise babaanneler, anneanneler sağolsun. Taciz, tecavüz konusu ise ne derseniz deyin kanunların doğru dürüst eşit şartlarda uygulanmaması yüzünden artıyor. Evet artıyor. 20 sene evvelde gazete vardı, haber alınıyordu heryerden.
      Yani bu kadar uzun yazdıktan sonra (ben) eşit değildir demekle olmamalılar, erkekler daha üstün, aynı imkan ve şartlar verilmemelimidir mi demek istiyorsunuz veya aslında eşitlik kavramını mı sorguluyorsunuz? Ah şu kavramlar! ne zor anlaşabiliyoruz bazen.

      Sil
    11. Turkiyede ki durum: Resmi olmayan sonuçlara göre AKP’den 50, CHP’den 30, Yeşil Sol Parti'den 30, İYİ Parti’den 6, MHP’den 4, TİP'ten 1 kadın milletvekili seçildi. Avrupadaki 2020 istatistikleri: Avrupa zirvesinde İsveç ve Finlandiya var
      Avrupa'da, kadın milletvekili oranında zirvede İsveç (yüzde 47,6) ile Finlandiya (yüzde 46,5) bulunuyor. Bu ülkelerin hemen ardından Belçika (yüzde 42,4), İspanya (yüzde 41,9) ve Norveç (yüzde 40,8) geliyor.

      Diğer bazı ülkeler ise bu oran şöyle: Avusturya (yüzde 38,9), Fransa (yüzde 37,1), İtalya (yüzde 35,8), Kosova (yüzde 32,5), 28 AB ülkesinin ortalaması (yüzde 31,7) ve Almanya (yüzde 31,7) eşitlik dediğin %50 olur.

      Sil
    12. Ben size desem ki kadın erkek eşitliği zaten kuranı kerim de var. Allahin istediği bu resûlününde 1400 önceki tebliği bu hemen dersiniz. Yazılanlara bakma ortadoğuya bak. Cumhuriyet döneminde kadın hakları konusunda iyileştirme yapıldı. Geldiğimiz noktada genel başkanı kadın olan bir siyasi partinin bile kadın milletvekili oranı %15'se, avrupada bu oran %32 ise anayasada ne yazarsa yazsın çokta onemli

      Sil
    13. Hiç öyle demem. Kuran'da kadın erkek eşitliği söz konusu değil. İki basit örnek vereyim size: Miras paylaşımında kız ve erkek çocuk arasında dağlar kadar fark var. Erkekler dört kadınla evlenip dilediği kadar cariye edinebiliyor, kadınlara böyle bir hak var mı?
      Bırakın bu dünyayı cennette bile kadın erkek eşitliği yok.

      Sil
    14. Bu konuyu bilerek yazdim. Hanı kadınların hakları tüm dünyada ve turkiyede güvence altına alınmış ya aynen bende diyorumki insanların yanlış uygulamaları beni ilgilendirmez. Ben anladığıma ve yasadigima bakarim. Ha bana göre sizin dünyanızda eşitlik yok. Size göre benim dünyamda eşitlik yok. Biz muslumansak sizin dediginiz gibi cennet-cehennem var. Allahin istediği eşitlik kadınların meta olması üzerine kurulu bir esitlikmi yoksa bireylerin birbirine saygi duydugu ve her bireye farkli sorumlulukların yuklendigi bir esitlikmi bunu ölünce anlariz. Konu daha fazla uzamasın diye son yorumum

      Sil
    15. Cennette bile eşitlik yok. Çok doğru. Kadınlar İslamın aşil topuğu. Bu eşitsizlikçi, kısıtlayıcı, insanların temel haklarına saygılı olmayan, hayatı hakettiğince yaşamayı engelleyen düzeni aşmak için, çocuklarıma miras bırakmamak için İslamı bırakıyorum. Kendi kökenimiz olan Kök Tanrıcı sistemimize dönüyorum. Umarım herkes roman, film analiz eder gibi Kuranı analiz eder. Roman analizi ayrı bir yetkinliktir, önce onun öğrenilmesini tavsiye ederim. Panteizm, Spinoza, Einstein, Nietsche'nin katkıları da Kök Tanrı inancına dönmemi teyit edici nitelikte. Herkese iyi hayatlar.

      Sil
  11. Değerli yazınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  12. "kadınları eski yerine döndürmeye çalışan gerici güçler ortaya çıkarak kadınlara bayrak açtılar."
    ne kadar doğru bir tespit hocam.

    YanıtlaSil
  13. Kıymetli yazınız için teşekkürler..

    YanıtlaSil
  14. Kadın ve erkek her zaman eşittir, hatta kadın bir adım hep öndedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle olmalı kadınlar önden (ladies first) diye bir deyim var onun hakkını vermeliyiz.

      Sil
  15. Bankaları mb repo ile fonluyırsa SVB gibi bankalar niçin likidite sağlayamayıp batıyor? Belli bir oran mı var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. MB'nin repo fonlaması sonsuz değil. Genellikle bankaların toplam kaynaklarının % 15 kadarı MB tarafından fonlanıyor. Bu fonlama çok kısa vadeli ayrıca (bir haftalık.)

      Sil
  16. Kazandik sayin hocam, bu ladar uzuntunun arasinda colde acan gul gibi bir sey bu, kazandik… (;

    YanıtlaSil
  17. Bir kadın olarak sizinle aynı fikirdeyim. Kadınlara saldırmak için bahane arıyorlar, aslında Ebrar'a değil Cumhuriyetimize saldırıyorlar. Bu maçı kazanırlar ya da ikinci olurlar, hiç önemli değil, her iki durumda da Onlar kalbimizdeler. (heyecandan kalp krizi geçiririm korkusuyla maçı bile sonra izleyeceğim ) Yazınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  18. Çok iğrenç bir durum cidden bazı karşıt yorumları gördüm tiksindim. İnsanlar nasıl böyle düşünebiliyor anlamıyorum. o kadar fazla ki bu iğrenç zihniyet bazen kendime 'acaba doğru düşünüyor muyum' diyorum. çok tehlikeli bence bu zihniyetteki insanlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden böyle olmazdı, en azından bu tür ulusal başarılarda tüm toplum sevinir, içten içe üzülenler olsa da ortaya çıkmazlardı. Bu, bize toplumun nasıl tehlikeli biçimde bölündüğünü gösteriyor. Son 20 yılın getirdiği gelişme bu ne yazık ki.

      Sil
  19. Kaleminize, yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  20. Hocam, çocuklarımıza, takimimiza saldıran güruh bugune kadar bu ulke ve insanımız icin hic bir değer uretti mi , istiklal marşımızı çaldırdı mı , bayrağımızı gondere çektirdi mi, duygu seli ile hiç ağlayabildi mi, tüm sıkıntılarımız içinde yüreklerimize su serpebildi mi, ? Kadınlarımız bilim, çalışma ve azmin ışığının bizi nerelere taşıyabileceğini herşeye rağmen gösterdiler. Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, bu zavallı güruha aldırmadan yürümek lazım.

      Sil
  21. Orkide KÖKER4 Eylül 2023 01:41

    Gerçekleri dile getirdığinız için size akıttıkları her damla ter için sultanlarımıza binlerce teşekkürler gururumuzsunuz

    YanıtlaSil
  22. Yureginize saglik Mahfi bey. Bullseye!..

    YanıtlaSil
  23. Elinize sağlık hocam.

    YanıtlaSil
  24. "...kadının ikinci sınıf insan konumuna itildiği bir yerde toplum, gücünün yarısını kullanamıyor demektir." olağan dışı bir cümle. Teşekkürler Sayın Hocam.

    YanıtlaSil
  25. Tebrikler Hocam

    YanıtlaSil
  26. Elinize, yüreğinize, ilminize ve varlığınıza sağlık hocam. Güneş gibisiniz, Allah nazardan korusun. Sizi okudukça bir umut ve ferahlık geliyor. Saygılar hocam.

    YanıtlaSil
  27. Hocam TÜİK aylık enflasyon verisinde ENAG'ı geçmesi rasyonelmi?

    YanıtlaSil
  28. Üstat merhaba.

    Yıllardır yazılarınızı takip eder, öngörülerinizin tutarlılığını hayranlıkla tespit ederim.
    Bu yüzden Türkiye kadınlar voleybol takımımızın şampiyon olacağını bilmenize hiç şaşırmadım :-)

    Büyük heyecan ve mutluluktu.

    Çok selam ve sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten büyük mutluluktu. Yıllardır izlediğim ve şampiyonluğa çok yaklaştığını gördüğüm kızlarımızın şampiyonluğunu görmek çok keyif vericiydi.

      Sil
  29. Hocam Şampiyon olduk. Sonra gördük ki ülkenin böyle bir başarıya her anlamda çok ihtiyacı varmış. Yazınızda belirttiğiniz hainler her devirde varmış, hep de var olacaklar. Ancak biz ulus bilincimizi asla yitirmeyeceğiz ve onların çabaları hep beyhude kalacak. Atatürk ve devrimleri ölümsüzdür. Arap beynine sahip olması istenen Türk kadını ülkemizin aydınlık yüzüdür. Asla araplaşmayacağız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu şampiyonluktan sonra buna daha çok inandık.

      Sil
  30. hocam kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  31. akp'li yobazlara twitter da verdim veriştirdim. hatta küfür bile ettim. Bunların insan sıfatı taşıması korkunç bir şey. Cehaletle, ilkellikle savaşmak dünyanın en zor işi. Çoğu çıkar sağlamak, bir yerlere yaranmak amacıyla trollük yapıyorlar. Hepsi aynı tornadan çıkmış. 'Ecdat' Abdülhamit sermayeleri olmuş. Tabi biz biliyoruz Abdülhamit'i de oy veren davar sürüsü bilmiyor, bilemez. Atatürk devrimlerinin kesintiye uğratılmasının acı faturasını ödüyoruz. Atatürk, bu günleri görmüş ve Bursa nutkuyla gerekli uyarıları yapmıştı. Bir yabancının dediği gibi Atatürk yanlış milleti kurtarmış. M.Yüksel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir toplumun belli bir kesimi ülkeyi aydınlanmaya götürmeye çalışan gerçek kahramanı Mithat Paşa yerine onu sürgüne yollayıp orada boğduran Abdülhamid'i kahraman sanıyorsa maalesef işimiz zor demektir.

      Sil
  32. Sen yolunda yürü ve bırak ne derlerse desinler. Dante (İlahî Komedya)

    YanıtlaSil
  33. Kaleminize Yüreğinize Sağlık. Çok Güzel ve anlamlı yazı olmuş hocam. Tespitlerinize tamamen katılıyorum kabullenemiyorlar.
    Kadın Voleybol takımımızı canı gönülden kutluyorum. Tüm Kadınlarımıza örnek oldular, başarıları daim olsun.

    YanıtlaSil
  34. Konu voleybol takımından bağımsız, günlük hayatta kadınlara çok fazla pozitif ayrımcılık sunuluyor.
    Günümüz için kadınların erkekler ile eşit olduğunu söylemek imkansız, erkeklere göre negatif şartlara sahip olduklarını söylemek ise tamamen imkansız. Şu an kadın olarak Dünya'ya gelmek demek 3-0 önde başlamak demek...
    Umarım tam anlamıyla kadın erkek eşitliğini yaşadığımız günler gelir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir gece sokakta yalnız başına yürüyen bir kadını izleyin isterseniz o zaman bu toplumda kadınlar mı şanslı erkekler mi şanslı daha iyi anlayacaksınız.

      Sil
    2. Sayın Hocam ben bir erkek olarak gece vakti sokaklarda daha çekingen yürüyorum.
      Bir kadının "yan baktın" bahanesiyle katledildiğine hiç şahit olmadım. Ülkemizdeki güvenlik eksikliği tüm vatandaşlar için mevcut. Şiddet suçları genelde erkekler tarafından işlendiği için erkeğin erkeği öldürmesi ya da yaralaması sosyal problem olarak görülmüyor.
      Umarım cinsiyetçilik bir kenara bırakılır, umarım kadın erkek eşitliği herhangi bir tarafa hiçbir pozitif ayrımcılık olmadan sağlanır.
      Saygılar.

      Sil
  35. Sayın Eğilmez, millet çe gurur duyduğumuz, kadın voleybol takımımızın Avrupa şampiyonu olduğu, milli bayrağımızı göndere çektirdiği spor olayını hassasiyetle dile getirdiğiniz için teşekkürler. Bu şampiyonluklara, karşı çıkanlar, Atatürk'e, Milli Marşımıza, Bayrağımıza karşı çıkanlardır, hele bu şampiyonluklara kadınlar neden oluyorsa daha beter karşı çıkmaktadırlar. Bunlar Atatürk'ü, Milli Marşımızı, Bayrağımızı aşağılamaya çabalayanlar, Milli Marşımız çalarken ayağa kalkmayıp saygısızca oturmaya devam edenlerdir. Artık kendilerini gizleyemiyorlar, utanma, arlanma, yüz kızarmaları da olmadığından arsızca hakaret ediyorlar.

    YanıtlaSil
  36. Hocam her zamanki gibi güzel yazınız için teşekkür ederim.Ancak yanılmıyorsam nüfusun kadın erkek oranı neredeyse % 50 50 olmasına rağmen Türk kadını Ulu Önder Atatürk’ün kadınlara tanıdığı bu muhteşem eşitlik hakkını kullanmamak için direniyor diye düşünüyorum üzülerek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Bu konuda kadınlara kızmayın, onları bu şekilde yetiştirenler de erkekler. Çocuk yaşta beyinleri yıkanıyor ve kendi özgürlüklerini, haklarını savunamaz hatta tam tersini, erkeklerin onlara biçtiği rolleri savunur duruma geliyorlar.

      Sil
    2. Hocam size katılmıyorum, kadınlara para kazanma rolünü biçmedikleri için erkekleri suçlayamazsınız, kadınları ise para kazanmayı seçmedikleri için baskı altındalar diye yaftalayamazsınız.

      Bugün o çok beğendiğiniz batının kadınlara biçmeye çalıştığı feminen obje rolünü kabullenmeyen kadınlarımızı çağdışılık ile suçlamak bu kadınlarımızı değil onlara bunu dayatanları ve bu dayatmayı görmezden gelenleri değersizleştiriyor.

      Sil
    3. Siz kadınları bir özgür bırakın, okusunlar, kendilerini yetiştirsinler sonra bakalım para kazanmayı maddi özgürlüklerini elde etmeyi istiyorlar mı istemiyorlar mı? Kadınlar adına karar vermeyin, bırakın kararlarını kendileri versinler.

      Sil
    4. Kadınlar zaten rahatça okuyabiliyor artık Hocam, özellikle de başörtüsü yasağı kalktıktan sonra hem daha fazla okuyor hem daha fazla çalışıyorlar, Çalışmayı seçen kadınları kimsenin yaftaladığı da yok, burada yaftalanan kadınlar onlar değil, onların seçtiğini seçmeyen kadınlar yaftalanıyor, bu yaftalama ne bilimle ne de çağdaşlıkla açıklanabilir, olsa olsa tahammülsüzlükle ve önyargılarla açıklanabilir.

      Sil
  37. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün tavsiye ettiği bir kitap var. Beyaz Zambaklar Ülkesinde. Kitapta İsveç ve Rusya'nın hegomanyasındaki bataklıklar ülkesi Finlandiyan'nın modernleşme süreci anlatılıyor. Orada Snelman denen kişi Finlandiya halkına şu ögütte bulunuyor. Gençler; İngiltereden gelen futbolun değil bilimin peşinde koşun. Ayaklarınızı top ile değil kafalarınızı bilimle çalıştırın.

    YanıtlaSil
  38. Bundan sonraki hedefimiz, kadınların sosyal hayatın her yerinde çalışmaları olmalarıdır. Her yere girerlerse, bir daha çıkaramazlar. Ayrıca alışırlar, bir günah nesnesi gibi görmezler. Kadınlar, öğretmenlik, eczacılık, bankacılık, hemşirelik gibi profesyonel işlerdeler ama onları daha çok şöför, elektrikçi, garson ve benzeri, hayatın her alanındaki işlerde görebilmeliyiz, erkek yöneticiler olarak yer açmalıyız. (Her yer erkek garson neredeyse.) Bu gibi işlerde olanlar var ama daha çok görmeliyiz. Bu nedenle pozitif ayırımcılıkla çalışan kotası ya da daha düşük prim, vergi gibi imkanlarla kadın istihdamı artırılmalıdır. Kendi kendine bırakılmamalıdır. Kadınlar geleceğimizin garantisidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam , size kocaman bir teşekkür etmediğimi fark ettim. İnsana billur gibi bir su rahatlığı ve mutluluğu veriyorsunuz. Yalnız değiliz hissi, çok değerli yorumcularınızla birlikte günümüzü aydınlatıyor.

      Sil
  39. Paradigmayı değiştiren atasözü, teşekkürler abe

    YanıtlaSil
  40. Mahfi Bey, yazınız için çok teşekkür ederim. Duygu ve düşüncelerimize tercüman oldunuz. Cumhuriyetin 100. yılında güzel ve yalnız Ülkemizin geldiği nokta bizleri derinden endişelendirmektedir.

    YanıtlaSil
  41. Siz bu ülkenin aydınlık yüzüsünüz. Yazılarınız çok kıymetli. Sonsuz teşekkürler.

    YanıtlaSil
  42. Çocukluğumdan beri bu yazı gibi sözleri duyarım.

    Yeni dünya kurallarının ortadoğu gelenekleri ile uyumsuzluğundan ve islam toplumlarının yavaş dönüşümlerinden kaynaklı.

    İslam, ortadoğu toplumlarının değişimlere adaptasyonunu meşrulaştıran bir araçtır.
    Tarihte uygulanmış birden fazla İslam vardır.

    Toplumumuzun da farklı zamanlarda ve farklı kültürel tabakalarında, farklı coğrafi bölgelerinde, farklı İslamlar vardır.

    Peygamber döneminin İslamı ile Emevi ve Abbasilerinki farklıdır, Osmanlı ile Selçukluların, İstanbul islamı ile Anadolu islamının, suudi islamı, mısır ve iran islamlarının hepsi farklı, pakistan ve afgan islamları da mekan, zaman ve sosyal tabakalara göre farklıdır.

    Farklı toplum değerleri, İslam söylemi adına farklı toplum kitlelerine yavaş yavaş kabul ettirilir.

    Sn Erdoğan'ın (iyi veya kötü) bir kapitalist uygulamayı türk toplumuna kabul ettirmesi islam söylemi sayesinde iken, Atatürk'ün de modern topluma geçişi belirli kesimlere kabul ettirme çabasının da aracıdır o dönemki Diyanetin islamı. Fatih Sultan Muhammedin de istanbul fethi sonrasında sık kullandığı bir araç olmuştur.

    Bazen de islamlar arası ciddi çatışmalar yaşanmıştır. Ulu Önder Atatürk'ün diyanetinin batı toplum değerlerini, türk orta sınıfı değerleri ile harmanlayıp islamlaştırdığı diyaneti ile dönemin halk tabakalarının islamı arasındaki çatışma son dönemlerin en meşhurudur. İslamlardan biri Atatürk'ü dinsizleştirirken, öbürü de anlamsız bir dindarlık atfeder Atatürk'e. (Osmanlı Anadolu İslamı ile devlet islamının çatışması da, Kuyucu Murad Paşa hadiseleri farklı kanlı çatışmalardandır.)

    Sn Erdoğan, şimdi güçlü olduğundan Sn Erdoğan'ın İslamına aykırı islamlar seslerini pek çıkaramıyorlar, ama onunkini de kabul etmeyen islam yorumları ülkemizde var. Bir de, teknik olarak, Sn Erdoğan yönetimi, büyük yönetsel çemberler halinde cemaat cemaat farklı islamları ve farklı geçişkenlikleri yönetiyor.

    Yazınızda acısını çektiğiniz hususun biri, benimsediğiniz sosyal çevrenizdeki orta ve orta üstü gelirdeki Türklerin islamı ile harmanlanmış değerlerinin, toplumsal değişim sonucu yıpranması ve toplumun diğer kesimlerinin islam anlayışının ve hayat değerlerinin, benimsediğiniz değerlerin yerini alması.

    Komşu toplumlar, Türkiyede yaşananın daha acısını yaşadı. İran İslam Devrimi, Irak Baas'ının yükselişi büyük kanlı olaylardı. Keza Suriye'deki Laik Esat islamının, sunnilerle yaşadığı kanlı iç savaş, suriye sünni islam toplumlarını Türkiyeye süpürdü.

    Şimdi bana çok kişi kızacak, ama Sn Erdoğan'ın Türkiye'de değişimi(iyi veya kötü) kansız yapabilmesi de büyük başarıdır. Buradaki okuyucuların, orta sınıf islami değerlerini manivela olarak kullanıp, laiklik yanlısı siyasi grup ve kurumları etkisizleştirmesi, bunu da topluma kabul ettirmesi. Erdoğan yönetimi, gücünü almak istediği toplumları örgütsüzleştirirken, onların enerjisini örgütsüz tek lidere yönlendirmeyi hep başardı, ironik şekilde karşı taraf da her seferinde kaybedeceği bu oyunu kabul etti. Sn Erdoğan'ın arkasındakiler için islam bir araç iken, Sn Erdoğan kadim Anadolunun son bin yıldaki pek çok lideri gibi İslamı manivela olarak kullandı.

    bHnw^v5S6uEIJQd^!I

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl bir başarıdan söz ettiğinizi anlamış değilim.

      Sil
    2. Bu ülkenin aydınlık insanları bu tuzaklara düşmeyecek kadar uyanık merak etmeyin.

      Son paragrafıniz bana güven verdi hocam. Tesekkurler

      Ebrar üzerinden yaratılan polemik aslında tüm takıma bir mesaj. Yarin bu kızlar neden şort giyiyor diye yaygara koparacak bir güruh var. Ve pek de az değiller. Ama bu ülkenin aydınlık yüzlü insanları buna izin vermez.

      Sil
    3. Haklısınız, burada Ebrar bir sembol, asıl itirazları kızların şortla sahaya çıkmaları, gülmeleri, şakalaşmaları, dans etmeleri ve eğlenmeleri.

      Sil
    4. Değerli Hocam,

      1826 daki sorunuz çok önemli bir soru, Sn Erdoğan'ın benim de toplum adına katılamadığım kendine münhasır başarıları var ki, en başında gelen başarısı ülkenin başında bu kadar uzun süre kalabilmesidir.

      25 yıl önceki devlet teammülerini düşündüğünüzde imkansızdı bir insanın bu kadar süre CB olabilmesi, hele de başbakanlık ile CB makamını birleştirmesi.

      Siyasi hareketini devlet merkezine taşıdı, diğer başarısı budur. Kendinden sonrakilere de alan açan bir hamledir.

      99vhEiH1!ZO6%!exTg

      Sil
    5. Merhaba eski asker arkadaşım, bende Lamel Lamel Bey'e bunu anlatmaya çalışıyordum. Evrensel sorunlar ve kavramlar Türkiye konjoktüründen oluşan sorunlardan dolayı genele yayılamaz. Erdoğan seçildiği sırada dünyada oluşan perfect storm sırasında yapabildi bu söylediklerinizi. Başarısında kendi inaçları, kişiliği, pragmatizmi ve söylev gücünü küçümsemiyoruz tabii ki. Ama genel bir başarısı olmadığı gibi, ortam değişince, arka çıkanlarla arası bozulunca bizle birlikte batıyor. O zaman ortada bir başarı kalmıyor.

      Sil
  43. Sayın hocam kadın psikolojisinden ,davranış şeklinden ve içgüdülerinden hiçbir haberiniz yok muhtemelen
    Sahada yaşananlardan ve pratik hayatta meydana gelen olaylardan çok rahatlıkla bazı şeylerin farkına varılabilir aslında.

    Kadınlar önden dersin ,ladies first dersin ama böyle eşitlikçi davrandığınız her kadın sizi içten içe hor görür.:)))Hayatta tersköşe olunca ilk kadın milleti terk eder daha güçlü birisine gider.Siz belki şu an bu durumu anlamıyor olabilirsiniz ama bizim sözde "özgürlükçü eşitlikçi" neslimizde neler neler yaşanıyor bihabersiniz
    Yani "Faiz sebep enflasyon sonuçtan" daha gerçekdışı bir düşünce varsa o da "kadın-erkek eşittir "düşüncesidir

    Keşke şu an 20li yaşlarda olsanız ve düşünce şeklinizin ne kadar insan doğasına ters olduğunu yaşayarak görürdünüz.Yazım ve imlada hata yaptıysam affola.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben sizin yaşlarınızı yaşadım ama siz henüz benim yaşadığım yaşları yaşamadınız.

      Sil
    2. Gençlik bilse, yaşlılık yapabilse...

      Sil
  44. Eşitlik matematiksel bir kavramdır. Adalet ise vicdani bir kavamdır.

    İstenen şey eşitlik değil adalettir.

    Bilimsel olan da budur.

    Mutlak eşitliği sağlamak kolaydır. Mutlak adaleti sağlamak ise nerdeyse imkansızdır.

    Çünkü bütün değişkenleri bilmek bir matematik denkleminde olur ancak hayat bir denklemden ibaret değildir.

    Bilimsel takılmak düşünmeyi kendine yasaklamak değildir.

    YanıtlaSil
  45. Harika bir yazı her sey cok acik ve sampiyonlar sampiyonu filenin sultanlarına helal olsun gercekten muhtesemdiler

    YanıtlaSil
  46. Ovp 2024 ortalama kur 36 iken enflasyon nasıl %33 olabiliyor? Kur bu kadar artarsa enflasyon nasıl %33 olacak enflasyon bu kadar olacaksa kurun düşük olması gerekmez mi?

    YanıtlaSil
  47. Değerli hocam,

    Ormanda bir eşek inatla çimenler mavi renk diye dolaşır dururmuş.
    Onu gören Kaplan, eşeği epey uzun süre ikna etmek için bin dereden su getirip çimenlerin yeşil renk olduğunu anlatmaya çalışmış. Eşek inadından vazgeçmemiş.

    Kaplan, o zaman hadi kral Aslanın huzuruna gidelim, çimenler yeşil mi mavi mi kararı o versin, hatalı olana cezasını versin demiş.

    Eşek, Aslanın huzurunda hikayeyi anlatıp, kralım çimenler yeşil mi mavi mi diye sormuş.
    Aslan, sen neye inanıyorsan rengi odur, beni ilgilendirmez deyip göndermiş eşeği.
    Eşek, mutlu mutlu mavi çimenler mavi çimenler şarkısı söyleye söyleye ayrılmış.

    Aslan, Kaplana sert bir ceza verip bir ay da huzuruna çıkmama yaptırımı kovmuş.
    Kaplan, yaptırım sonunda Aslana çekine çekine, kralım, çimenlerin yeşil olduğunu siz de benim gibi çok iyi bilirken niye cezayı bana kestiniz, diye sormuş.

    Aslan, sana ders vermek istedim.
    1. Fuzuli bi konu ile değerli vaktini harcadın.
    2. İkna olmayacak eşeği kendi haline bırakıp, kendi işlerine bakacak iraden varken işlerini aksattın.
    3. Böyle saçma bi konuyu benim huzuruma getirip, benim de vaktimi harcamak istedin.

    Türkiye'de orta üstü laik ve batılı değerleri sözde savunan, eğitimli halk kesimi ve siyasi temsilcileri de bu Kaplan gibi.

    Siyasetten silindiler, en güçlü kadrolaştıkları devletten silindiler, beğenmedikleri kültürün hegemonyasına girdiler, şimdi niye cezayı biz çekiyoruz diye sızlanıyorlar.

    20li yaşların gençliğinde ordumuzda, elimizden geçen gençleri de görünce anlamazdım, eğitimli gençlerde de böyle pedagojik dönemlerinden kalma basit ve boş sorunlara takılıp kalma huyunu. Bir türlü kopamazlardı.

    90lı yılların sonunda devletin aklı selim, eğitimli kadroları eğitimli halka uyarısını her seviyeden yaptı. İrtica tehlikesi, mücadelesi, baş aktörleri, yapılanmaları basında yer buldu. Keza, ikibinli yıllarda da devletin koruma kalkanları yargı eliyle de yapabileceği müdahaleyi yaptı. Eğitimli kesim sahip de çıkmadı, sahip çıkmayı da bilemedi.

    Artık yapacak bir şey yok. Cezanın acısını, eşekler değil kaplanlar çeker. Ortada ceza veren bi aslan da yoktur, hayat cezasını keser, her koyunu kendi bacağından asar.

    Umut var mıdır? Sizin hep yazdığınız gibi var. Kaplan, kendini bilsin ve eşeklerle muhatap olup vakit kaybedeceğine kendi işine baksın, her şey çözülür. Görünen o ki, kaplan hala eşekle oynaş peşinde. Bi aslan gelsin, kararı versin peşinde. Öyle bi dünya yok, yeterki anlasınlar.

    Sevgiler.

    W*$r*EJbWTU7aDQ82C

    YanıtlaSil
  48. Hocam yazınız çok güzel ama birde toplumda çalışma ahlakı ve ucuz işçilikden bahsedilse geçen haberlerde ölen baya vardı patlamadan ölen mesai verilmemesine rağmen işe gitmiş ve hayatını kaybetmişti maalesef toplumda işgücü çok ve bunu bilen bazı ahlak yoksunu patronlar c.tesi çalıştırıp , pazar çalıştırıp haklarını vermemesi ve bırakın denetlemeyi öldükden onra bile sahip çıkılmayan bir dünyadan bahsediyoruz

    YanıtlaSil
  49. Merhaba Mahfi hocam. Yazılarınızı yıllardır dikkatle ve büyük bir merakla okuyan bir meslektaşınız olarak bu yazınıza tam olarak katılmıyorum. Erkek ve kadın sosyal ve hukuki anlamda eşittir eşit olmalıdır. Fakat dikkatinizi çekmek istediğim bir sorun var: 3. dalga feminizm, özellikle son 20 yılda kadınlara dehşet düzeydeli ayrımcılığı küresel anlamda yaymaya başardı. Bu ayrımcılığın adı pozitif ayrımcılık. Ben, bu duruma kadını memnun etme merkezli feminen düzen diyorum. Bunun en bariz kanıtları, işe alımlarda kadınlara öncelik verilmesi, boşanmadan sonra anormal meblağdaki nafaka tutarları, normal olmayan biçimde kadınları koruyan yasalardır. Sizce bu kadın erkek eşitliğine aykırı değil midir? Madem kadın ve erkek hukuki ve sosyal eşittir o zaman neden erkeği kadın karşısında madden manen aşağılık,köle hale getiren tabiri caizse iğdiş eden yasalar ve ana akım merkezli propagandalarla son yıllarda iyice arttı? Charles Darwin'in evrim,bilim aracılığıyla bize hediye ettiği "hipergami" kavramı kadın erkek ilişkilerini belirleyen en önemli etmenlerden birisi değil, en önemli husustur. Hipergami kavramına göre herhangi bir kadın doğası gereği hiç bir zaman hiç bir şekilde kendisine eşit ve kendisinden aşağıda bir erkekle birlikte olmak istemez. Hipergami, bize kadının erkekten genetik ve maddi sağlayıcılık anlamında beklentisi olduğunu kanıtlıyor. Dikkatinizi çekmek isterim ki, 3. dalga feminist akım kadın erkek eşitliğini değil, kadını (hipergami bilimsel gerçekliğine rağmen) erkeğe üstünlük taslayan bir ideolojiyi bize pazarlıyor. Hapislere gidenlerin açlıktan,savaşta şehit olarak ölenlerin, iş kazasında sakat kalanların çoğunluğunun erkek olduğunu özellikle belirtmek isterim. Son olarak kendini kontrol etmekten aciz birkaç zavallının kadına uyguladığı şiddeti, tüm erkeklere mâl eden bir iğrenç düzenin eşitlik anlayışını da kabul etmemek gerektiğini düşünüyorum. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  50. Hocam çok güzel bir yazı olmuş. Kadın voleybol takımımızın başarısıyla gurur duyuyorum. Ancak, hala kadın-erkek eşitliğine karşı direnen bir kesim var, ne yazık ki. Bu takımın başarısı, eşitlik karşıtlarının gerçekle yüzleşmesine neden oldu gibi görünüyor. Güzel bir galibiyet, umarım toplumumuzdaki bu tür zihniyetler değişir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz!

Paradan Para Kaybetme Dönemi

Kapitalizm