Kazananlar Kulübü, Kaybedenler Kulübü

Son bir iki aydır çevrenizde olup bitenlere dikkatle bakıyorsanız iki grubun ciddi para kazandığını görmeniz mümkün. İlk grup, Türkiye’ye döviz getirip, TL’ye çevirip mevduat hesabı açanlar ya da bankadaki döviz hesaplarını bozup ellerine geçen parayı TL mevduat hesabına yatıranlar ya da devlete veya özel kuruluşlara ait tahvilleri satın alanlar. Bunların nasıl para kazandığını daha önce anlattım ama bir kez daha anlatayım: Kur sabit kaldığı sürece TL mevduata verilen faiz dövize verilmiş gibi olur ve bu döviz üzerinden (yıllık yüzde 40 net faiz hesabıyla) ayda yüzde 3'ün üzerinde dolar faizi elde edilmesine yol açar. Buraya 1 milyon dolar getiren bir yatırım fonu, kurun 32'de sabit kaldığı varsayımıyla, alım satım farkı, vergi vb. düşüldükten sonra bir ayda 960 bin TL faizle birlikte 1 milyon 30 bin dolarını alıp gider. Aynı durum döviz mevduatı olup da bunları bozdurup kısa vadeli TL mevduata dönen vatandaşlar için de geçerli. Parasını TL mevduata yatıranlar açısından risk; kurun aniden fırlamasıdır. O zaman zarar ederler. Ülke açısından risk; TL mevduata verilir gibi görünse de aslında dövize dünyanın en yüksek faizini vererek sağlanan geçici rahatlamanın orta vadede büyük maliyetlere yol açacağı gerçeğidir. İkinci grup, dolar kurunun 2024 sonunda 40 – 45 TL düzeyine çıkacağını tahmin edip ürün ve hizmet fiyatlarını bu tahmine göre belirleyenler. Bunlar, gelecekteki zamları peşinen yaptıkları için mallarını anormal fiyat düzeyine çıkardılar, şimdi kur sabitleşse de geri gelemiyorlar. Bu yolla da inanılmaz kazançlar elde ederken enflasyona olumsuz katkı yaptılar. 

Demek ki ilk gruptakiler kurun değişmeyeceği, ikinci gruptakiler ise kurun yükseleceği varsayımına göre ayarlanmışlar ve her iki grup da çok kazanmış.

Türkiye'nin an itibarıyla görülebilen ekonomik programının temeli sabitleşmiş kur ve ona göre yüksek faizle döviz çekebilmektir. Bu yolla kur da sabit kalmakta hatta MB bıraksa düşecek konuma gelmektedir. Çünkü döviz bozduruldukça kur düşer. Dolarizasyonun düşmesini sağlayan da, KKM'yi azaltan da rezervleri artıya geçiren de bu uygulamadır. Bu, kısa vadede görüntüyü hızla düzelten ama vade uzadıkça risklerin tehlikeli bir biçimde yükseldiği bir politikadır.

Buraya kadar faizin enflasyonun altında kalmasına karşılık kurun sabitleşmesi nedeniyle yüksek kazanç yarattığı ve fiyatlarını yüksek düzeyde ayarlayanların elde ettiği kazançlardan söz ettik yani kazananlar kulübünü anlattık. Şimdi gelelim kaybedenler kulübüne. Gelirini enflasyona göre ayarlayamayanlar yani ücret karşılığı gelir elde edenler kaybedenler kulübünün ilk üyeleri. Ücretliler, devletin ve/veya işverenin takdir edeceği ücret artışına göre gelirleri artan kişiler. Buradaki artışlar gerçek enflasyonun hatta açıklanan enflasyonun da altında kaldığı için ücretliler 2021’den bu yana sürekli geriye gidiyorlar. Orta sınıfın yok olmasının en önemli nedeni bu zaten. Kaybedenler kulübünün ikinci üyeleri yine gelirlerini kendileri ayarlayamayan çiftçilerdir. Özellikle ürettikleri ürünü büyük ölçüde devlet işletmelerine satmak durumunda olan buğday, çay, fındık üreticileri bu gruba girer. Verilen taban ücreti çok düşük kaldığı ve kendileri de ücretleri ayarlayamadığı için bu ürünleri üreten çiftçilerin satın alma gücü sürekli geriler. Asgari ücretlinin, emeklinin, çiftçinin son zamanlardaki, itirazının nedeni yalnızca kendilerinin satın alma gücünün düşmesi değil, başkalarının havadan para kazanması.

Kaybedenler kulübünün kazanması kolay görünmüyor ama kazananlar kulübünün ilk grubu ilk risk yükselişinde kendilerini kaybedenler kulübünün yeni üyesi konumunda bulabilirler.

Yorumlar

  1. Politika faizi görevini yerine getirdi ve enflasyonu durdurdu. Bundan sonra güveni:) ve yatırımları kaybetmeden yavaş yavaş geri çekilmeli diye yorumladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon durmadı. Bu aydan itibaren baz etkisiyle düşecek. Faizin katkısı kurun sabitleşmesine yol açması oldu. Ki bu çok tehlikeli bir denge.

      Sil
    2. aslında dövize dünyanın en yüksek faizini vererek sağlanan geçici rahatlamanın orta vadede büyük maliyetlere yol açacağı gerçeğidir. hayır hocam, Ya ya siz yanılıyorsunuz yada vade kelimesine bakış açılarımız farklı, orda vade olarak hangi aralığı alıyorsunuz bilemem ama bana göre orta 3-5 yıl olduğu için bu ülkenin canına toptan okunacak, en çok zarar görende 4 nala oy vermeye giden mallar sürüsü olacak. Bana giren çıkan bir şey yok ki, girip çıkan benim zaten, ben sürekli girip çıkarım, bazen 3 saatte çıkarım bazen 3 ayda bazen 3 yılda, pozisyonun büyüklüğüne göre vakti zamanına göre, ben sürekli girip çıkarım, biz soyulmak istemeyen hiç kimseyi soymadık ki?? Beni dolandırmaya kalkmayan hiç kimseyi ben dolandırmaya kalkmadım ki, diye savunma yapmış sülün osman. Bunu öğrenmek benim 40 yılımı aldı ama artık öğrendim. Kaybedenler klubünde değilim artık çok şükür rabbime :-)

      Sil
    3. Faiz indiriminin son çeyrekte olabileceğini şimdiden dillendirmek çok tehlikeli, faiz bence zaten yeterince artmadı %50 çok azdı ve sahteden açıklanan, kimsenin inanmadığı, %74 Tüik enflasyonunun bile çok gerisinde hala, yani en az faizin %85 olması gerekirdi, reel faiz hala yok, sadece dolara faiz var, sıcak paraya geçici bir kazanç var ve reform olmadıkça, hak hukuk adaket olmadıkça bu ülke bu faizleri ödemeye devam edecek, yabancının umrundamı TR deki enflasyon, o parasını ve getirisini alıp gidecek ve kendi üljesinde 5 yılda alamadığını burda bir kaç ayda alacak, ne güzel iş.

      Sil
  2. 1980 sonrası türeyen bankerleri çok iyi hatırlıyorum.. Evini satıp bankere faize yatıran kişiler oldu ve maalesef kaybetti.. İçinde bulunduğumuz dönemi aynen 1980 sonrası dönemlere benzetiyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O dediğiniz Ponzi oyunları hiç bitmedi ki Türkiye'de. ÇiftlikBank kurdu Tosuncuğun birisi. Ve milleti yumurta üreterek zengin olacaklarına inandırdı. Sonra başkaları da çıktı. Bizim millet kumar seviyor o nedenle sürekli kandırılabiliyor.

      Sil
    2. Hocam yazınız için teşekkürler. Ben şu an uygulanan politikaya hiçbir anlam veremiyorum. Amaç zaman kazanmak mı, TL'yi güçlü tutmak mı ya da GDP'yi yüksek göstermek mi? Kıt kaynaklarımızı bu oyunu sürdürmek için harcamanın altında yatan ana sebep nedir?

      Sil
  3. Hocam yabancılar risk alıyor almasına da bu işin bir sonu var. Çok değil 3-5 sene önce yine aynı durumdaydık. Faize doyunca yeni faiz artırımı gerekiyor çünkü aynı tas aynı hamam. Artıramayınca da çıkıyorlar; fazlasını götürerek. Öncesine göre fark daha agresif sıcak paranın girmiş olmasıdır tahminimce. Görünen köy kılavuz istemez. Ben uyuduklarını zannetmiyorum. Sadece fırsat görüyorlar.

    Şu an Abd dolarının en değersiz olduğu ülkeyiz. Sayısal bir ilüzyon yaşanıyor. Verilere bakan Abd battı zannebilir. Oysa biz hala döviz açığı veriyoruz.

    Bir süre daha yarın yokmuş gibi harcayacağız o dövizleri. Bir süre daha hiçbir reform yapmadan bekleyeceğiz.

    Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten Citibank Türkiye yatırımı için üstü kapalı bir uyarı geçti. Kur yükseliverdi.

      Sil
  4. yıllık asgari ücret artışları temmuza alınsın. asgari ücret artışları tuik verilene göre yapılsa da ocakta iş yok işler düşük diye işveren direnç gösteriyor. yaz ayları hareket daha fazla olduğu için geçişler biraz daha yumuşak olur diye düşünüyorum.
    kaybetmekten sıkıldık...

    YanıtlaSil
  5. Yazınız için teşekkürler mahfi hocam olanları ve olacakları net bir şekilde anlatmışsınız iyi bayramlarrr

    YanıtlaSil
  6. İbrahim Mamati.15 Haziran 2024 13:31

    Bu kısır döngüden çıkabilmesi için devletin güçlü bir şekilde tasaruf etmesi lazım, verimsiz yatırımları durdurması gerekir. İhracatı destek verip, yüksek kaliteli rekabetçi ürünleri desteklemesi gerekir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devletin bu dediklerinizi yapabilmesi için en üst makamın tasarruf yapması lazım. Oradan başlanmazsa hiçbir şey yürümez.

      Sil
    2. Çok doğru hocam, balık baştan kokar. İyi bayramlar

      Sil
    3. Devletin hiçbirşeyi desteklemeden memur kovması ve vergi kaldırması gerekir. Kov 1 milyon memur bu sorunlar kalmaz.

      Sil
  7. Az kazanıp az ürettiğimiz halde çok yiyip çok harcarsak, hangi formülü uygularsak uygulayalım sonuç alamayız. Gelelim 40 yıl önce vefat eden babannemin sözüne. Bunu burada defalarca yazmıştım. "AZ YİYEN ÇOK YEMİŞ ÇOK YİYEN B*K YEMİŞ"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizler öyle çok yiyip çok içmiyoruz. Yiyip içenleri seçiyoruz, kusurumuz orada.

      Sil
    2. Biz soyulmak istemeyen bizi soymaya kalkmayan hiç kimseyi soymadık :-) Sıçan kadar beyniyle 1 gram peyniri çalıp gitmeye kalkandır hırsız olan. O sıçan beyni işte böyle kapanda kopar. Sıçanlar yılda 2 kez her seferinde 6 yavru verir, o yüzden nesilleri tükenmiyor, geberip gitmeleri doğal dengeyi bozmaz :-)

      Sil
    3. Emeklinin tam tanımını yapmışsınız. Tebrikler ve alkış

      Sil
    4. çok çalışıp çok üretenler açlık sefalet içerisindeyken az kazanıp az üretenler o dediğini yapıyor efendi

      Sil
    5. Ben de tam onu diyorum işte. Ekmede yok biçmede yok ama yemede içmede ortak olanları. Hocam da beni yanlış anladı. Sözüm: çalışmayıp üretmeyip, çalışılıp üretilenlere ortak olup deli gibi yiyen açlara beyefendi. Size değil.

      Sil
  8. Hocam güzel yazınız için teşekkürler. Bence o kadar parası olup da kazananlar kulübünün ilk grubu olanlar, değişen ya da değişecek duruma göre pro aktif hareket ederek kendilerini yine korurlar. Kaybedenler kulübü üyeleri ise hükumet edenlere karşı gerçekten milletini ve devletini düşünen alternatiflere yönelmedikleri sürece kaybetmeye mahkum olurlar. İyi bayramlar.

    YanıtlaSil
  9. SAYIN HOCAM, HERKESİN BİR TAHMİNİ VAR.SİZİN YIL SONU FAİZ VE DOLAR TAHMİNİNİZİ ALABİLİRMİYİZ.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim kur tahminim yok. Bir yerde tahmin yapılabilmesi orada tutarlı bir şeyler olması lazım. Burada öyle tutarlılık yok. Her şey günlük hatta anlık yaklaşımlarla yürüyor. O nedenle kur tahmini yapmayı üç yıldır bıraktım.

      Sil
  10. Bu ekonomik düzende kaybedenler ve kazananlar hiç değişmez. 80-90% kaybeder, 10-15% daima kazanır. Kimse gerçekleri çarpıtmasın.

    YanıtlaSil
  11. Ücretliler ve özellikle devlet işletmelerine bağımlı çiftçiler, açıklanan enflasyon rakamlarının gerçek maliyet artışlarını yansıtmadığı ve bu durumun satın alma güçlerini sürekli olarak azalttığı bir ekonomik ortamda mücadele ediyorlar. Gelir eşitsizliği ve ekonomik belirsizlikler, kaybedenler kulübü üyelerini daha da zorlayarak sosyal ve ekonomik istikrarı tehdit ediyor.

    YanıtlaSil
  12. SAYIN HOCAM, AVRUPA MERKEZ BANKASI FAİZ İDİRİMİ YAPTIĞI ZAMAN ALTINA ETKİSİ OLURMU.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İndirimler ekonominin canlanmasına yol açarsa altına talep de fiyatlar da düşer, yok eğer ekonomi o indirimlere karşın canlanmazsa o zaman altına talep artar, fiyat da yükselir.

      Sil
  13. Murat Erdoğan15 Haziran 2024 15:11

    Bayramda bile bizleri yazılarınızla bilgilendirdiğiniz için teşekkürler,iyi bayramlar.

    YanıtlaSil
  14. Hocam yazınız için teşekkür ederim. İyi bayramlar dilerim.Saygılar.

    YanıtlaSil
  15. Peki hocam ,sabit gelirliler yatırımını böyle bir ortamda nasıl bir yol izlemeli

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sabit gelirlilerin yapabileceği pek bir şey yok maalesef.

      Sil
  16. Buğday, çay gibi ürünlerin taban fiyatı yüksek açıklanırsa enflasyon daha da çıldırmaz mı. Amcam asgari ücretten borçlanarak 3.600 gün ile emekli oldu şimdi devlet bize para vermiyor diye yakınıyor. Bu prime bu maaş bile fazla matematik tutmuyor diyorum anlamıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonu asıl arttıran yanlış politikalardır. Taban fiyatı bu şekilde düşük tutarsak zaten sayısı azalan çiftçi de bırakıp gidecek.

      Sil
  17. 2001de türk liramı dövize çevire eğim akşam ekonomi programı seyretmişim bir şey olmaz sabit kur rejimin deyiz diyorlar. Bende devletin sözüne güvendim 2gün sonra döviz 2misli oldu devlet dalgalı kura geçmiş. Dalgalı kur rejimin deyiz kimse kur garantisi vermiyor insanlar neye güvenip risk alıyorlar şaşırıyorum. Kaya erdem vatandaş kumar oynamıştır dedi banker balonu çöktü.bir çok devlet sabit kurdan dalgalı kura geçmiştir. Döviz bazında alınacagı düşünülen faiz bankerlerinkinden fazla.parayı faize yatıranlar enflasyon hesabı yapmalı. Döviz hesabı nasrettin hocanın doğuran kazanına döne bilir

    YanıtlaSil
  18. Hocam birikimini korumak isteyen küçük yatırımcılar için bir tavsiyeniz var mı?

    YanıtlaSil
  19. Hocam; 2023 ihraç ürünümüzün kg.’ı tahminen kaç dolardı ve Almanya’nın ki kaç dolardı?

    YanıtlaSil
  20. Dolarizasyon diye bir tabir vardı ya hocam, ülkede bağımlılık yapmıştı. Şimdi faize para yatırmak bağımlılık yaratır mı? Hani Nas Nas diye başımızın etini yemislerdi. Vatandaş döviz bürolarında halk ekmek kuyruğu gibi döviz alıyordu. Şimdi satıyor. Bu değişim kime yarıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir süre sonra yeniden almak için sıraya girecekler.

      Sil
    2. 1milyonluk, dolar örneginiz çok cezbedici. Ama tr de yasayan akli basinda birisi o parasini bozdurup TL yapmaz diye dusunuyorum. Akli basinda olmayana akil fikir verdirirler..)

      Sil
  21. Türkiye'nin şuan yaşamış olduğu sorunlar 2001 krizi gibi bir krize sebebiyet verebilirmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomi açısından bakıyorsanız henüz o aşamada değiliz ama sosyal konular, dış politika vb yi de işin içine katarak bakıyorsanız 2001'den daha kötü noktadayız.

      Sil
    2. Sonuç olarak Devletin borcu olmaz, tüm borcu Vatandaş öder. İtiraz edenlerin çoğunluğu seçimini yaptı , neye itiraz ediyorlar ?

      Sil
  22. SAYIN HOCAM, 1994 TANSU ÇİLLER KRİZİ, 2001ECEVİT KRİZİNİ,BUGÜNKÜ EKONOMİK KRİZLE KIYASLARSAK HANGİSİNİN AĞIR SONUÇLAR VERDİĞİNİ GÖRÜRÜZ.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugünkü kriz çok daha ağır. Ekonomik olarak değil belki ama hukuk, demokrasi, özgürlükler, çağdaşlık gibi kriterler açısından bakarsak bugünkü kriz çok ağır.

      Sil
    2. hocam,
      vade sonunda dolar anapara ve yıllık net %40 faizi nasıl ödenecek, alternatifler nedir? Bilgi verebilir misiniz lütfen.

      Sil
    3. 94 krizi çiller krizidir dogru çünkü faizlerle o kadar oynadi ki sıcak parayı kaçırmıştı. Yalnuz 2001 krizi ecevit krizi degil bence. Çünkü rahmetli ecevit faizlerle oynamadi . Ama ecevit dis politikada sıcak para merkezlerinin kibris irak TÜRK tekekom gibi kritik konularda istediği tavizleri vermedi .milli politikada kurmizu cizgilerimizde israr etti kararli durdu bunun karşılığında da buyuk bur finsnsal operasyona maruz birakildi cezalandirildi. Yetine gecen akp hükümeti kuresel sermayenin istedigi herşeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor ki zaten bu yuzden ne siyasi ne askerî ne finansal operasyonlara maruz birakilmiyor. Harirlasin herkes malum turk halki cok cabuk unutuyor kibris harekatı yaptigi icin ve aselsani kurdugu icin ecevit 1974 ve sonrasında da abd ambargolariyla operasyona uğramıştı.

      Sil
  23. Hocam tamamen doğru politikalar uygulansa türkiye sizce kaç yıl sonra bi güney kore olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kastettiğiniz politikalar sanırım ekonomik politikalar. Onlarla ekonomi toparlanabilir ama bizim de Güney Kore gibi gelişmiş bir ekonomi olmamız için yapısal reformları yapmamız ve hiç vazgeçmeden, bozmadan sonuna kadar götürmemiz lazım. Ki bu en az 10 - 15 yıllık bir süreç.

      Sil
  24. Bu işten anlamayanlara yine bir tuzak kuruluyor anlaşılan. Yabancılar ve profesyoneller zaten önden alıyor bu insider bilgileri. Fakat küçük yatırımcının böyle bir bilgiyi alması mümkün olmadığı için hep elindeki 3-5 kuruş yatırımı kaybeden de onlar oluyor.

    Bu düzen maalesef borsada da benzer.

    Umarım ilerleyen zamanlarda tuzak kurulmayan ve şeffaf daha da önemlisi öngörülebilir bir ekonomimiz olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu dileğinizin yerine gelebilmesi için önce enflasyonun tek haneye düşürülmesi gerekiyor.

      Sil
  25. Hocam rezervlerin bir kısmını oluşturan carry trade ler şu anki dövizi sabit tutma politikasının en büyük parçası mı?

    YanıtlaSil
  26. Saygıdeğer hocam iyi bayramlar . Harika bir yazı. Mevcut ekonomik stratejiler doğrultusunda, kur sabitleme ve yüksek faizle döviz çekme politikalarının devam ettiği bir senaryoda, kaybedenler kulübü (ücretliler, çiftçiler, asgari ücretliler ve emekliler) sizce hangi ekonomik veya politik gelişmeler sonucunda kazananlar kulübüne dönüşebilir? Bu dönüşüm için hangi koşulların sağlanması gereklidir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, size de iyi bayramlar.
      Dönüşemez ama en azından durumu düzelebilir. Bunun için tek koşul enflasyonun yüzde 5 düzeyine indirilmesidir. O zaman kazanamasa bile en azından kaybetmesi sonlanır.

      Sil
  27. İşin özü paralar para kazanıyor , birikimi olmayan emekli, çalışan ve çiftçiler geri geri gidiyor.Böylece ülke sermayesi bir azınlığın elinde toplanıyor.. Tazınız için sağolunuz , iyi bayramlar dilerim...

    YanıtlaSil
  28. Hocam, 1929 büyük buhrani aşırı üretim in karşılığı olarak finansal büyüklüğün küçük kalması ve 2008 krizi ise tam tersine aşırı finansal genlesmenin reel ekonomi tarafında yeterli karşılığının olmaması nedeniyle yaşanmıştı. 2008 krizinden ders çıkarılması kanaatimce yine ve daha da büyük finansal genleşme yaşanıyor. Ne dersiniz hocam. Bayramınız kutlu olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2008 krizinin alt yapısını hazırlayan finansal genleşme düzeyinde bir genleşme yok bu dönemde ama yine de bir genleşme var tabii. İyi yönetilemezse kriz çıkabilir. Toplumlar, ekonomilerin son 25 yılda büyüdüğü hızla büyümemesi gerektiğini anlamalı ve kabul etmeli. Bunu kabul ettiğimizde hem kriz yaratmanın hem de dünyayı giderek yaşanır olmaktan çıkarmanın alt yapısı değişecek.

      Sil
  29. Mahfi hocam 2001 devalüasyon öncesi lira dolara mu peg edilmişti. Yani dolar dunyada değer kazandıkça lira da diğer paralara karşı o dönem değer kazanmıştı yanılmıyorsam. Mesela o2000 yılında dolar euro ya karşı bile ciddi değer kazanmıştı ve haliyle lira da euro ya karşı büyük değer kazanmış ve a.b ye karşı dis ticaret açığımız sert yükselmişti. Yanlış mı hatırlıyorum acaba hocam. Bayramınız kutlu olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, o dönemde lira belirli bir bant içinde dalgalanır olmuştu yani aşağı yukarı sabitlenmişti. Bu, eğer iyi yönetilmezse kriz çıkaran bir politika. İyi bayramlar.

      Sil
  30. Hocam hayırlı bayramlar olsun inşallah. Hocam mevcut durum ( sabit kur , yüksek faiz ) ne kadar daha sürecek tahminen . Kazananlar kulübü bir sürpriz yaşayabilirmi sizce kurdaki ani yükselişle . Piyasada iş yok hocam herkes faize koşuyor. Perakendede bahsettiğiniz gibi tüm riskler peşinen fiyatlara yüklendi herşey çok pahalı . Fakat toptan kısımda çok sıkıntı var , para dönmüyor, mal satılmıyor. Giderler çok fazla mecbur insanlar maliyetine veya zararına mal bozduruyor . Bu sabit kur yüksek faiz olayı piyasayı mahvetti . Nasıl olucak hocam . Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi bayramlar.
      Bu, enflasyonun kurdan gelen maliyet yönlü baskısını kırmak için uygulanıyor ama ne yazık ki ülke kaynaklarını da heba ediyor. Enflasyonun nasıl ve hangi hızla düşeceğine bağlı olarak değişecek.

      Sil
  31. Bu kadar yüksek faiz veriliyor olması TL’yi cazip kıldı. Bu bağlamda hem bireysel hem de tüzel kişilerde vade sonunda elde edilecek TL artacağı için enflasyona bir ateş daha yaratmaz mı hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii. Üstelik bir bölümü de yeniden dolara döneceği için kuru da yükseltecek.

      Sil
  32. Yaz tatili bittiginde, yabancilar kacar gider. Yine birseyler olacak gibi malesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En ufak bir risk artışı işareti aldıklarında gidiyorlar.

      Sil
  33. Hocam teşekkürler yazınız için. Şu an kurum düşmesi gerekiyor ama MB duruma müdahale ediyor doların düşmesini engelliyor. Şu an bigmac dünyanın ortalamasının üstünde. MB müdahale etmez ise Singapur’dan pahalı mı olacağız? Bizim ekonomimiz büyüklüğü düşünüldüğünde bu politika en fazla ne kadar sürdürülebilir? Bunun bir modellemesi yok mudur? Teşekkürler cevabınız için şimdiden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, kurun daha fazla düşmesi gerekiyordu ama MB müdahale ederek kuru 32'de tutamaya çalışıyor. Çünkü daha fazla düşerse bu defa ihracat darbe yiyecek (şimdiye kadar darbe yedi zaten.) Bu işin modellemesi olmaz. Bu, kabuk değiştiren istakoz gibidir. Balıklara yem olmamak için bir kayanın altına saklanır ve yeni kabuğu oluşana kadar orada bekler, çıkmaz. Hiçbir şekilde risk yaratacak eylemlere veya söylemlere girişmeden beklemek gerekiyor. Yabancı yatırımcıların da buna göre davranması gerekli Bakın dün Citibank Türkiye tahvilleri alınması önerisini geri çekti, kur birden yükselişe geçti.

      Sil
  34. Kazananlar kulübüne girmek isteyen yabancı ve yerli carry trade ciler yerel seçimler sonrasında hizlı ve yüklü mktarda pozisyon aldılar. Bu sayede TCMB rezervleri hızlı bir şekilde pozitife geçti. Önümüzdeki süreçte, TCMB ile carry trade çiler arasındaki tahtarevallide güç savaşı yaşanacaktir. Carry trade çiler pozisyon kapamak istediğinde TCMB nin iki seçeneği olacaktır: ya o dönemdeki düşük döviz kurundan döviz taleplerini karşılayıp fahiş getiri elde ederek cikmalarina boyun eğecektir ya da kuru yukarı çekip fahiş getiri ile çıkmalarını engellemeye çalışacaktır. Sonucunu yaşayıp göreceğiz. Fikrimce, sonbaharda muhtemelen TCMB faiz indirimi gündeme geleceği için önce yerli carry trade çiler, ardından yabancılar oyundan çıkmaya başlayacak ve saadet zinciri kopacaktir

    YanıtlaSil
  35. Hocam senaryo olarak sağlam bi kaza yapacağız gibi görünüyor. Bu yalancı bahar için çok kişinin canı yanacak gibi. Bu paralar çıkmaya başladığı zaman Borsaya giriş yapıp bi de Borsadan para kaldırabilirler veya çıkıp gittikleri gün Türkiye yeniden gri-kara listeye dönecek hareketler yapabilir.

    YanıtlaSil
  36. Kaleminize sağlık hocam, iyi bayramlar.

    YanıtlaSil
  37. Sayın yazar, bir sonraki yazınızda Avrupa Birliği ülkelerindeki örneğin Almanya enflasyon sepetine göre ülkemizdeki enflasyonu hesaplayıp, bunu 2020 sonrası 6 aylık dönemler halinde memur, emekli, asgari ücretli zamlarına yansıtarak olması gereken memur, emekli, asgari ücretli maaşı kaç lira olmalıydı ve mevcut maaşlarla olması gereken maaşları karşılaştırırsanız merak edenler için alım gücündeki kayıp açısından çok aydınlatıcı olur, dikkate almanız dileğiyle iyi günler ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TÜİK'in endekslere ilişkin ayrıntıları ve ağırlıkları açıklamadığı bir ortamda ne yazık ki bu dediğinizi yapmak mümkün görünmüyor.

      Sil
  38. Gençliğimde, “dövize dünyanın en yüksek faizini alma” hayaline kapılarak birikimlerini kaptıranları ve kazananlar kulübünden bir anda kaybedenler kulübüne düşenleri çok net hatırlıyorum (Kastelli, İmar B.). Ancak o zamanlar ücretli ve özellikle çiftçinin bu kadar zor duruma düştüğünü sanmıyorum. Kaleminize sağlık, mutlu Bayramlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çiftçileri ben de bilemiyorum ama emekliler ve ücretliler arasında bankerlere para kaptıran çok sayıda insan olmuştu.

      Sil
  39. Hocam şu an resmi olarak hangi kur rejimindeyiz.Herkes yabancılara kur garantisi verildiğini söylüyor böyle bir şey hukuken mümkünmü.maliye bakanı yada merkez bankası başkanı dalgalı kur rejiminde kur garantisi verebilirmi.Ben Dış borç ödeme takvimini inceledim sadece bu ay 7milyar dolar ödeme var f16 anlaşması Ruslara olan doğalgaz borcu euro finger alınacak. THY nin ve pegasusunAirbus siparişleri.şu an tl faizleri beklenen enflasyona göre parayı korur. Lirada kalmak mantıklı ama dövüz bazında 40faiz beklemek ve devlet eliyle bunu teşvik etmek canımı sıkıyor. Devlet banker krizini biliyordu halkı uyarmadı.merkez bankası rezervi şuan 0 altın italatı yasak ihracatcının döviz ünün /30 zorla bozdurtuluyor. Swaplar kapalı.bunu bile bile dövüz almasak 20 tl ye düşer demek mantıklı bir politikamı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Resmi olarak dalgalı, fiili olarak sabit kur rejimindeyiz. Buna tek başlıkla sabit kurumsu rejim diyebiliriz. O nedenle neyi nasıl olacağını tahmin etmek mümkün değil.

      Sil
    2. Hocam sizin tahmininize gore fiili olarak sabit kurda olma durumunun ne kadar surecegini dusunuyorsunuz? Avrupa merkez bankasinin yil sonuna dogru yine bir faiz indirimi yapmasi bekleniyor. Bu da Euro kurunun biraz daha gevseyecegi anlamina gelebilir mi?

      Sil
  40. Bu kulübün tek kaybedeni var Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Devlet içinde birey her ne kadar şimdilik kazananlar kulübündeyse de bu işin sonunda kaybeden devletin bireyleriyiz.

    YanıtlaSil
  41. İçinde bulunduğumuz dönem asıl akıllı olanları da eledi. Mesala ne kadar zeki olursa olsun çiftçi ve hayvancılıkla uğraşan kişi kendini kurtaramadı, ZEKA bu dönem para etmedi. Şartlar yenik düştü.
    Asıl KURNAZLIK kazananlar kulubünün önemli meziyeti oldu. Dönemin özelliğini kullanıp gramaj düşürüp fiyat yükselttiler, kalitesiz malı bile yüksek fiyattan satma pişkinliğine eriştiler. Kurnazımız bol oldukça kazananla kaybedenler arasında orantısız bir rekabet söz konusu olacaktır.

    YanıtlaSil
  42. Hocam Altaylı nın bugünkü yazısındaki "Siz vergi ödeyin ki, ABD’liler zengin olsun" yorumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    YanıtlaSil
  43. Hocam bunlar rezervi nasıl yükseltti? Bunlar bir şey diyorsa altında kesin başka bişeyler olmak zorunda hocam bunu öğrendim ben. Nedir bu işin katakullisi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. FGaizi yükseltip, kuru sabitlerseniz döviz girişi artar. Bu yolla gelen dövizler MB'ye satıldığı için de rezervler yükseldi. Bedeli nedir derseniz Dolara % 45 faiz derim.

      Sil
  44. Hocam Almanyada yaşayan biri olarak, her iki devleti karşilaştirdigimda Türkiyedeki yanlişlari daha iyi görme imkanin var. Tabiki bir gurbetci olarak buna cok üzülüyorum, Alman kültürünü, gelenek ve göreneklerini cok iyi biliyorum. Bu gün Türkiyede herşeyi dogru yapmaya başlasalar 40 sene sürer. Bu politika ve politikacilarla hic bir yere varilmaz.
    Almanyadan selamlar

    YanıtlaSil
  45. Hocam aylardır döviz artmadı,petrol,ücretler,elektrik gibi maliyetleri etkilecek ürünler zamlanmadı neden enflasyon hala yüksek seyrediyor?

    YanıtlaSil
  46. Normal vatandaşlar için banka alış/satış spread'i %3-4 arası oynuyor...demekki 1 aydan fazla bu oyunu oynamak lazım ki o da yürek ister...bizim paramız bıçak üstünde...biri hapşırsa gitti karlar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Ya çok büyük paralarla girmek lazım ya da 3 ay durmak lazım. Risk büyük.

      Sil
  47. Hocam sıkı para politikamizdan vazgecersek dovizin esas olması gereken noktaya tasinmasi ile bu sorunu daha az maliyetle kurtaramaz miyiz? Su anda gercek disi döviz maliyetleriyle her seyin fiyatı minimum %30 daha pahalı. Yıl sonu enflasyonun baz yıl etkisi ile dususunun akabinde MB faiz indirimine gitmesi gerekmez mi? TL'nin gerçek degerinin ne olması gerektigini bilerek baslamamiz lazım akabinde yonetilebilir seviyede döviz kontrolunden vazgecip piyasada nakit bolluguna dönmek gerek. Türkiye sıkı para politikasi yerine sıkı maliye politikalarina dönsün carklar yeniden donmeye baslar. Aksi takdirde stagflasyona bir durağımiz kaldı. Halk henüz issizlik belasiyla tam anlamiyla bu hızla 2025 de tanismaya baslayacak gibi duruyor. Siz ne dersiniz hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşsizler iş aramayı bırakınca işsiz sayılmıyor.

      Sil
    2. Açıklanan işsizlik oranı % 8,5. Oysa geniş tanımlı işsizlik oranı (yani işsiz olduğunu bildiren işsizler + işsiz olduğu halde durumunu bildirmeyenler) % 27. Bana sorarsanız Türkiye'nin gerçek işsizlik oranı da bu. 2025'de açıklanan oran geniş tanımlı olana yaklaşacak.

      Sil
  48. Herkes satarken almak lazım. Öyle kazanılır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru. Ama onu yapabilmek için herkes alırken almayıp sabredebilmek lazım ki herkes satarken alabilecek para olsun.

      Sil
  49. Bizim gibi kötü kapitalist ülkelerde amerikan rüyası kopyası olarak hayat en üst gelir gurubunda yaşayanlar için dizayn edilmiş bunun dışında kalanlar bu hayat sistemine göre barınma yeri sahibi olamazlar beslenemezler bunu çözmek devlerin sorunu en alt gelir gurubu barınma yeri olmayanlardan başlayarak bu insanları topluluklar halinde sistemin dışın çıkartması lazım bu bir sürü ülkede var mesela çin de şehirlerde yaşaıyanlar üst gelir gurubu fakat diğerleri kırsalda barınma ve beslenme sorunu olmadan yaşıyor israil kurulduğu yıllarda kendi kendine yeten köyler kurdu hep amerikanın kötü kopyası olursak batmaya devam ederiz ve iktidarın yerinde olsam çin otomotiv sanayini türkiyedeki bütün araçların elektrikli olması için ülkeye davet ederim ve fosil yakıtlı araç kullanımını yasaklarım Türkiyenin dış ticaret açığının nedeni enerjidir eğer araçlar elektrikliye dönüşürse dış ticaret açığı olmaz hatta fazlası olabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin tomotiv firmaları perakende 2500 USD=80.000TL ye şehir içi kullanım için evde şarj edilebilir 100km menzil 25-50 km hızla gidebilen elektrikli normal ebadlarda çeşitli kasalarda son derece şık görünümlü araçlar satıyor ithalat vergilerle araçalrın fiyatları artıyor bu firmalar burada üretim yaparsa fiyatlar çin fiyatları olur halk alabilir (80.000TL)şehirlerdeki hava kirliliği biter cari açık biter ve dolayısı ile döviz ihtiyacı biter .Zaten 2030 sonrası fosil yakıtlı araç üretilmeyecek eğer Türk firmaları 80.000 TL ye halka ayni kalitede araçları perakende satarlarsa çinli firmaları davet etmeye gerek yok ülkemizdeki fosil yakıtlı araçların kullanımı bir an önce sonlandırılmalı cari açığın sonlanması için.
      TBMM de bu konu konuşulmalı.

      Sil
  50. Kazanan emek harcamayan tüketen kesim, kaybeden okumuş emek harcayan, üreten kesim. Mahfi Hocam, 2006 yapımı Amerikan filmi Idiocracy filmini seyrettiniz mi? Komedi filmidir ancak acı gerçekleri de komik bir şekilde ortaya koyar. Maalesef Türkiye akıllılar tarafından yönetilmiyor. Mesela eski bakkal esnaf odası başkanı son 20 yıldır basın açıklamaları yaparak Türkiye'de otomobil vergilerini ve hurda indirimini belirliyor. 40 senelik otomobil hurda oluyor da bakımlı 50 senelik F16 nasıl uçuyor şu eski bakkal esnaf odası başkanına soran yok. Motordan anlamaz, elektrikten anlamaz, yedek parçadan anlamaz, karbon emisyonundan anlamaz, arabasının bakımını yaptırmaz sadece konuşur. Yeni araba satılmasını istiyorsa, 15,20,25 senelik arabası olanlara yeni araba almak için kademeli vergi indirimi yaparsın ve milleti arabasını uzun süre kullanmaya teşvik edersin olur biter ve cari açık azalır. Ha otomatik vitesli arabalar en fazla 10 sene kullanılıyor ve parça bulması zor. Düz vitesli arabalar 50 sene bile bakımı yapılırsa parçası olduğu müddetçe kullanılabiliyor ve hurda değildir. Türkiye'de bakkallar, kasaplar, manavlar, futbolcular bilmeden yasa çıkartıyor , belediye başkanı, milletvekili oluyorlar tam bir idiokrasi örnegi. Mesela amerikaya kaçan futbolcu teknisyenden mühendislik yasası çıkarttırıyor tam bir idiokrasi örneği. "Siyaset ile uğraşmayacak kadar akıllı olanlar, daha aptallar tarafından yönetilerek cezalandırılir" Platon'un veciz sözü ile bitiriyorum.

    YanıtlaSil
  51. Merhaba hocam,

    Benim anlamadığım anlamaya çalıştığım bir konu var. Emin evim, Fuzul ev vb. kurumlar nasıl bu paraları veriyor. Anlamama yardımcı olur musunuz lütfen. Bunlar bu sistemin neresinde?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sistemler bir çeşit altın günü mantığıyla çalışıyor. Faizden hoşlanmayanlar için böyle bir sistem var. Faizsiz gibi görünse de aslında yakından bakıldığında faiz benzeri bir mekanizmanın başka yerlere giydirilmiş olduğunu görmek mümkün.

      Sil
    2. Dikkatimi çekem birşey Türkiye de politikacılara çok atıf yapılıyor Türkiye zaneddiyorum avrupanın ikinci büyük ve kslabalık ülkesi olmamıza rağmen futbolda bir avrupa şampıyonluğu yaşamadık burda da politikacılar mı suçlu soruyoum ? Biraz da kendimize bakalım

      Sil
    3. Evet Avrupa'nın en kalabalık ülkesi olmamıza karşın futbolda başarımız yok. Buna karşılık kadına en az özgürlük tanıyan ülkesi olduğumuz halde kadın voleybolda düne kadar dünya 1 numarasıydık. Bugün 3 numaradayız. Geçen yıl Uluslar Ligi şampiyonluğunu, Avrupa şampiyonluğunu kazandı kızlarımız. Bu ikisi arasındaki derin fark tam da sizin sorduğunuz sorunun yanıtında yatıyor. Futbolda başarı yok çünkü siyaset her şeyiyle işin içinde. Buna karşılık voleybolda başarı var çünkü siyaset orada rant olmadığı ve popülarite de fazla olmadığı için pek karışmıyor.

      Sil
  52. Fizikte zaman kavramı neyse ekonomi de faiz kavramı karşılğdır bu kaçınılmazdır ve bu da zengin ülkelerin düşük faiz fakir ülkelerin yüksek faiz ödemeside bu temel oluşturur bu yüzden işadamlarımız kaliteli mal yapıp pahalı fıyata satacagız gi bize piyasa düşük zengin ülke faizi uygulansın ben buna ınanırım yoksa şu geldi gitti yok ımf dıştan gelen parayla geçiçi olarak düzelti bu arada türkiye de kola da şeker oran ve ayranlarda tuz oranı çok bu nasıl hiç kimsenin dikkatin çekmiyor !

    YanıtlaSil
  53. Hocam Güney Koreğini görüyorum size bir soru yöneltiyim Güney Kore ve Almanya tahmin ederim ki ikisine de gitmişizdir bu ikisinden hangisinde yalamak istersiniz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de değişik üstünlüklere sahip. Tercih yapmam zor ama sanırım Güney Kore'de yaşamayı tercih ederdim. Bana daha ilginç geliyor. Ayrıca insanları çok saygılı.

      Sil
  54. Kıymetli hocam bayram tadında bilgilendiren yazınız için teşekkürlerimi arz ediyorum. Saygılar sunuyorum.

    YanıtlaSil
  55. sade vatandaş bankaların bugünkü %3-5 arası oynayan döviz spread'i ile bu işi kısa vadeli yapması akıl karı değil...3-4 ay veya daha uzun vadeli yapmak için de yürek lazım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru o nedenle bende sayısal örnek olarak 1 milyon dolar gibi yüksek bir miktarı aldım. Öyle 10 bin 20 bin dolarla para kazanılacak bir iş değil bu.

      Sil
  56. SAYIN HOCAM, KASADA PARA VARSA BORÇLUSUN, KASADA PARA YOKSA ALACAKLISIN, DİYE BİR TERİM DUYMUŞTUM.ŞU AN KASADA PARA OLMAYIŞININ NEDENİ YILLARDIR , YAPILAN YATIRIMLARIN SONUCUMU.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu an itibarıyla kasada para var ve borçluyuz.

      Sil
    2. Su andaki kasa bizim ve borcumuz var😊

      Sil
  57. kuyuda bir taş var ama çıkartmak için 40 akıllı bulmak lazım...belki o zaman:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 40'tan çok fazla akıllımız var ama dediğinizin olması için akıllılara yetki verilmesi ya da en azından onların sözünün dinlenmesi lazım.

      Sil
    2. adamın aklı olsa kuyudaki taşla mı uğraşır?

      Sil
  58. Hocam, iktisatçılar sınırsız ihtiyaçları , sınırlı kaynaklarla nasıl karsilacagina kafa yoruyor , siyasetçiler ise bunun doğru olmadığını seçmene inandırmaya çalışıyor ..Ancak günün sonunda iktisatçılar hep haklı çıkıyor ve birileri bedel ödüyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Aslında ihtiyaçlar sınırlı. Sınırsız olan istekler. Mesela cep telefonu ihtiyaçtır ama en son model i phone istektir. Ya da araba ihtiyaçtır ama Ferrari istektir.

      Sil
  59. Son 10 yıllık GDP Verilerine baktığımızda eğri hemen hemen düz cizgi ( artı eksi 40 milyar dolar) Yani ürettiğimizin ne değeri var ne de hacmi. Katma değerli ürünlerin oranı yüzde bir onunda yarısını aslan parçası Bayraktar tek başına yapmış. İthal ikamesi ile düşük katma değerli ürün peşine düşmüş Mercedes sanayicimiz maalesef eninde sonunda iflas edecek. Çünkü senin ürettiğini artık Pakistanda üretiyor Bangladeşte. Üst Teknokrat Bürokrat takımı ( rektör, MV, Bakan, Genel Müdür vs) liyakatsiz vizyonsuz. Tek bildikleri mış gibi yapıp, top çevirmek. Ama maçın bitimine az kaldı. Uzatmaları oynuyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yıllardır uzatmaları oynuyorlar dostum.eski kafa politikalar düşük faiz 400 500 dolar asgari ücret emekli maaşı verim bana oy gelir diye ben ümidimi kestim ekonomi bana göre matematiktir.basittir.bazı şeyler çok zor diye anlatanlar utanmıyor.

      Sil
  60. kaybedenler kulübu filminin felsefesi aslında kral olsan kazanan olsan şampiyon olsan da yalnız ve mutsuz isen kaybedensindir. toplumdaki manası fakir güçsüz insanların kulubü manası olarak algılanıyor.
    yani ekonomik boyutu zaten belli teşekkürler hocam

    YanıtlaSil
  61. Mahfi hocam bir sorum olcaktı. Bu konulara ilgi sarmış yeni reşit olmuş biriyim öyle çevremde de örnek kimse yok bu nedenle size bir akıl danışayım dedim. (Bunun yatırım tavsiyesi olmadığını düşüneceğim ve işin sonunda ne olursa olsun sizi suçlamak gibi bir sebebim olmadığını bilin isterim)

    Ben üniversite öğrencisiyim. Normalde orta gelirli aile denebilirdik ama ekonomiden sonra orta alt gelirli olduk sanırım. İlk çocuğum, iki kardeşim daha var ve henüz iş kabiliyetine sahip yeterlilikte de değilim. Babamevdeki tek çalışan. Çok kötü değiliz ama biraz daha ekonomi vurursa yanan eğitim hayatım olur. Bu sene üniversite 2. Sınıf öğrencisi oldum. Kredi alıyorum ve 4 yıl sonunda 96 bin lira borcum oluşacak. 3 yıl da borç erteleme hakkı olduğunu araştırdım. Ben de bunu harcamak yerine altın yapıp, sonra (o dönrmin enflasyonuyla hesaplanmış borcumu ödeyerek) kenarda artan bir miktarı (umarım) cep harçlığı yapmayı düşündüm.

    Vadeli hesabı bilsem de, bilmediğim alan olduğu için uzak durdum ama sonunda merakım galip gelerek girdim. 4000 liradan 400 küsür getirisi oldu bana. İlgimi çekti ve bu 7 yıl boyunca 3'er aylık vadeye yatırdığımda ve her 3 ayda bir bu paraya 6000 lira eklediğimde ortaya çıkan sonuç, 7 yılın sonunda 880 bin Tl küsüratı buluyordu. (Vergiler dahil değil). Bunda risklerin olmaması beni tereddüte düşürüyor (affedin hocam hayatımda bu kadar parayı hiç görmedim korkmam normaldir) Sonuç itibariyle bunu yapmak istesem bile önceden araştırmaya karar kıldım. Bu da benim sizi bulmama sebep oldu (yazılarınız çok iştah açıcı) utanç verici olsa bilr bir bilrne danış ilkesiyle hareket etmek istiyorum. Hocam bundan yüksek zarar elde eder miyim? Borçlanma durumu gibi? (Belki de bıyık altından gülüyorsunuzdur cahilliğime ama bilemedim) Bilmemek değil öğrenmemek ayıp demiş atalarımız. Yol gösterirseniz çok sevinirim (her gün cevabınızı bekleyecek ve bakacağım, cevaplamak istemezseniz anlarım. Okuduğunuz için teşekkürler)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Lozan Antlaşması 2023'de Bitecek, Biz de Madenlerimizi Çıkarabileceğiz!

Dolardan TL'ye Geçişin Nedenleri ve Sonuçları Üzerine

Kapitalizm