Aptallardan Uzak Durun
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş onuncu gününe girdi. Başlangıçta savaşı birkaç gün içinde bitireceğini söyleyen Trump, geçen süre içinde İran’ın sandığı kadar kolay pes etmeyeceğini görünce savaşın Eylül ayına kadar sürebileceğinden söz etmeye başladı.
Savaşın ilk on
gününün en belirgin etkisi petrol fiyatlarında görüldü. Brent petrolün varil
fiyatı bugün itibarıyla 110 dolara gelmiş bulunuyor. Orta Vadeli Program’da
(OVP) 2026 yılı için petrol fiyatı tahmini 65 dolardı. Bugünkü düzeyin kalıcı
olması halinde OVP’ye göre yaklaşık 45 dolarlık bir sapma ortaya çıkıyor.
Genel kabul gören
hesaplamaya göre petrol fiyatının her 10 dolarlık artışı Türkiye’nin cari
açığını yaklaşık 2,5 milyar dolar artırıyor ve enflasyonu da yaklaşık 1 puan
yukarı çekiyor. Bu çerçevede bugünkü artışın yalnızca doğrudan etkilerle cari
açığı yaklaşık 11 milyar dolar büyütmesi, enflasyonu ise 4,5 puan artırması söz
konusu. Üstelik bu hesap yalnızca doğrudan etkileri kapsıyor. Petrol, enerji
piyasasında temel referans niteliğinde olduğu için başta doğalgaz olmak üzere
diğer enerji fiyatları da buna paralel biçimde yükseliyor. Savaşın yaz ayları
boyunca devam etmesi durumunda turizm gelirlerinin de olumsuz etkilenmesi
şaşırtıcı olmayacaktır. Böyle bir tabloda cari açığa toplam etkinin 15–16
milyar dolara kadar çıkması olasılığı ortaya çıkıyor.
Olumsuzluk yalnızca cari açık ve enflasyonla
sınırlı kalmayacaktır. Bütçe dengeleri de bu gelişmelerden ciddi biçimde
etkilenebilir. Belirsizliklerin artması yatırımların ertelenmesine yol
açabilir. Bu durum ise istihdam üzerinde baskı yaratabilir ve işsizliğin
artmasına neden olabilir.
Elbette bu
gelişmeler yalnızca Türkiye açısından değil, petrol ithal eden bütün ülkeler
açısından sorun yaratıyor. Özellikle Kuzey Denizi’nden petrol elde eden Norveç
dışında Avrupa ülkeleri açısından tablo oldukça olumsuz görünüyor.
Öte yandan İran’ın
teslim olmaya ya da ABD’nin ileri sürdüğü koşulları kabul etmeye niyetli olmadığı
açıkça görülüyor. Tam tersine, özellikle Hamaney’in öldürülmesinden sonra
mesele giderek bir onur meselesine dönüşmüş durumda ve İran direnişini artırmış
görünüyor. Körfez ülkelerine yönelik saldırılarda ABD üslerinin ciddi zarar
gördüğü belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı’nın
kapatılmasının başlangıçta sorumlusu olarak İran gösterilirken, zaman geçtikçe
sorumluluğun Trump’ın politikalarında olduğu yönündeki görüşler güç kazanıyor.
Dünya açısından en
şaşırtıcı gelişmelerden biri ise İran’ın dronlarla Körfez ülkelerinin
milyarlarca dolar ödeyerek ABD’den satın aldığı hava savunma sistemlerini
aşabilmesi oldu. Bu durum Körfez ülkelerinde ciddi bir sorgulamaya yol açmış
görünüyor.
Çin ve Rusya
savaşın içinde görünmüyor. Ancak stratejik destek ve askeri teknoloji konusunda
İran’a yardımcı olduklarında kuşku yok. ABD’nin saldırısından hemen önce Hürmüz
Boğazı’nda yaptıkları ortak tatbikatın da tesadüf olmadığı şimdi daha iyi
anlaşılıyor.
Bu savaş yalnızca
Ortadoğu’yu değil, küresel dengeleri de değiştirebilecek sonuçlar doğurabilir.
Avrupa ile ABD arasındaki mesafe giderek açılıyor. ABD, en yakın
müttefiklerinden biri olan Birleşik Krallık ile bile eski yakınlığını
koruyamıyor. Buna karşılık İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in ABD’nin
saldırısına yönelik sert eleştirileri Avrupa’da giderek daha fazla destek
buluyor.
ABD içinde de durum
farklı değil. Kongre, Trump’ın savaş yetkilerini genişletme ve ek harcama
taleplerine sıcak bakmıyor.
Trump, zaten
dünyada itibar kaybetmekte olan ABD’yi daha da büyük bir açmaza sürüklüyor.
Böyle bir ortamda nükleer silah kullanımının bile ihtimaller arasında
konuşulmaya başlanması, durumun ne kadar tehlikeli bir noktaya geldiğini
gösteriyor.
Sun Tzu’nun ünlü
sözü bu tabloyu hatırlatıyor: “Aptallardan uzak dur; en azılı düşmandan bile
daha yıkıcıdırlar.”
Amerikan toplumu bu
öğüdü dinlememenin bedelini yalnız kendisi ödemiyor; bütün dünyaya ödetiyor.
Doğru ama uygulaması çok zor bir tavsiye…
YanıtlaSilMaalesef, bazen siz kaçsanız da o gelip sizi bulur.
SilHocam mevcut durumda Brent Petrol yükseliyor. Emitalar düşüyor bunun sebebi nedir, savaş ortamında beklenen emitaların güvenli alan kabul edilmesi gerekmiyor mu? ayrıca Brent petrol bu fiyatlarda olursa USD/TL baskılanmaya devam edilebilir mi?
YanıtlaSilAn itibarıyla riskten kaçış paniği nedeniyle gelişmekte olan ekonomilerden çıkış var. Buralardan çıkabilmek için yatırımcılar eldeki yatırım araçlarını satıp dolar talep ediyorlar. Bu da doları yükseltiyor. Bazıları bu çıkışı yapabilmek için altın vb de satıyor.
SilHocam olan biten kabus gibi ve Türk halkının durumun ciddiyetini anlamaması garip geliyor. Ciddi ciddi nükleer silah kullanımından bahsediliyor. Nükleer eşik aşılırsa herkes birbirine nükleer silah kullanır.
YanıtlaSilÜstelik İran tarafının şimdilik nükleer silahı yok ancak hemen bugün Dirty Bomb yapma kapasitesine sahipler.
En azından İran'ın böyle bir kapasitesi olması nükleer girişimi engelleyecek tek unsur gibi görünüyor.
Yine de çok güvenmemek lazım. Trump, kaybettiği itibarı daha da sertleşerek kazanmaya yönelebilir.
SilMahfi Hocam, yazınız için teşekkür ederim.
YanıtlaSil🙏
Silİyi günler sayın hocam. Yine çok güzel bir analiz yapmışsınız. Turizm gelinlerini etkilenmesinden bahsetmişsiniz, ama türkiye savaşa dahil olmazsa bize az da olsa turizm geliri açısından olumlu bir etkisi olmaz mı?. Sonuçta oralara gitmeyecek insanlar bir yerlere gitmek isteyecektir.
YanıtlaSilTürkiye'nin olay yerine yakın olması lehte gelişmeden çok aleyhte gelişmeleri tetikliyor.
SilEmeğinize sağlık hocam. Dünyanın çoğunluğunda o aptalların sahtekarlıkla da olsa gücü ele geçirmiş olması ve diğerlerinin sadece izlemesini çözemiyorum. Çözebilen var mıdır? Zekanın yetmemesi? Aptalların üreme oranının çok yüksek olması? Dürüstlük ve zeka adına öğrendiğimiz herşey mi yanlışmış?
YanıtlaSilYirmi birinci yüzyıl herkesin kafasını karıştırdı. Bu konuda benim dün İngilizcesini yayınladığım Piyasa Aldırmazlığı analizime yeniden bir göz atmakta yarar var.
Silhocam kusura bakmayın da size katılmıyorum. Dünyanın en büyük petrol üreticisi abd bu savaştan hafif zarar görüyor. Buna karşılık son zamanlarda kendisini ABD'ye rakip olarak konumlandıran avrupa ve ABD'nin düşman gördüğü çin bu savaştan zararlı çıkacak. Ayrıca artık durma şansları yok. abd ve muhtemelen natonun geri kalanı iran savaşına devam etmek zorunda kalacak.
YanıtlaSilMerhaba Mahfi bey,
YanıtlaSilTrump ve Netanyahu; İran'a saldırarak önce bölge çapındaki kargaşayı tırmandırmak, sonra (belki) ilerleyen aylar ve yıllar içinde çıkması muhtemel "3. Dünya Savaşı"nda tarafların hangi ülkelerden teşkil edeceğini netleştirmek için şimdiden böyle bir yola, böyle bir yönteme başvurmuş olabilir.
Dikkat ederseniz; İran dışındaki pek çok İslam-bazlı ve Arap devletleri mümkün olduğunca sakin kalmaya uğraşıyor, hangi tarafta olacaklarına dair yönlerini şimdilik net olarak göstermiyorlar. Belki onlar da, Trump'ın başkanlık süresi dolup Beyaz Saray'ı terk etmesinden sonra ABD devletinin yeni yönetiminin bambaşka bir uluslararası dış politika izleyeceğini tahmin ettikleri için; Trump'ın (ve Netanyahu'nun) şu anki davranışlarına şimdilik tahammül ediyor olabilirler. Bu yazdıklarımın hepsi varsayım elbette, belki bizlerin bilmediği konular da vardır.
Gelgelelim:
Savaş riski artmasına rağmen; Türkiye'nin ekonomideki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz Mahfi bey?
RTE ve AKP destekçileri; ekonominin çok iyi olduğunu söylüyorlar.
Mezopotamya ve çevresinde 5000 yıldır bitmeyen bir savaş var. Sanki bu coğrafya savaş için yaratılmış. 2. Ramsesten muvatalliye nabopolassardan Sargon dahil, artakserkese, kirosa, dariusa. Büyük İskendere ve hatta anadoludaki sedir ormanlarındaki humbabayı öldürmeye giden gılgamış ile enkidu da dahil bu coğrafyada savaşmayan hiçbir ünlü kalmamış. Demekki gerçekten coğrafya kader. Bu coğrafya savaşların coğrafyası burada savaşlar hiç bitmeyecek.
YanıtlaSilXsenophon ile nebukadnezarın hatırı kalmasın. Davud peygamber ile oğlu Süleymanı da unutmuşum.
Sil85 milyondan uzak dur. Çok zor.
YanıtlaSilHocam neden en zeki insanlar en aptal insanların güdümünde? Onlara ve sisteme hizmet ediyor, bombaları tasarlıyor, onları hedeflerine ulaştırıyor. Halbuki yapılan her bomba, kullanılsa da kullanılmasa da insanlığın kaynakları boşa harcaması demek. Hem doğayı hem de kaynakları tüketiyor. Bir grup ahmaksa dünyayı yönetiyor. Okula gitmeyip savaş oyunları oynayan çocuklar büyük resimde savaşa devam ediyor ve okula gidenleri de kendi köleleri yapmış oyunun bir parçası haline getirmiş durumda. Utanç verici bir hâl. Ben olanlardan utanıyorum. Normalde bu zeki ve çalışkan insanların bu savaşçılara hükmetmesi gerekmez miydi? Bunların piyon olması sizin gibi aklı başında insanların vezirlik yapması gerekirken şimdi bütün dünya rezillik içinde. Çocuk tecavüzcülerinin dünyaya özgürlük getirmesini bekliyoruz. Onlarda bu özgürlük savaşına ilk bombaları bir kız okuluna atarak başladılar.
YanıtlaSilher kelimesine katılıyorum, sağolun varolun
SilSaygı değer hocam, merhaba...Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler, liderlerin kişilikleri, zorbalık, bilgi kirliliği, toplumsal cehalet, ekonomik açmazlar, karşılıklı yapılan misilleme niteliğindeki hamleler ve bunlara benzer nice olumsuz faktörler bizi 3.Dünya Savaşına itecek gibi...
YanıtlaSilHocam dünyadaki farklı toplumların belli ölçüde birbirlerine benzeyen liderler seçmelerini nedeni internet ve film sektöründe son yıllarda öne çıkan krallar, mitler, süper güçlere sahip karakter... aşırı şematik ve özlem ile işlenmesi olabilir mi?
YanıtlaSilSiyasete; dürüst, zeki, çalışkan, iyi niyetli insanların girmemesi bütün dünyanın kaderi oldu. Siyaset; yalan makinesi, arsız, menfaatçi, kaypak makluvatların mesleği oldu. Tek fark bu bahtsızlığın oranı bizim gibi ülkelerde daha yüksek, gelişmiş ülklerde ise daha düşük.
YanıtlaSilCipolla nın "Aptallığının Temel Yasaları Üzerine" adlı eserinden ;Stratejik aptallıklar uzun vadede büyük felaketlere yol açar Ve bu durum sadece ekonomik düzeyde değil Küresel Güvenlik ve Jeopolitik alanlarda tahribata neden olur
YanıtlaSil