Kase Kırılmasın!

Kriz çıkar. Borsalar düşer. Altın ve dolar yükselir. Piyasaların bu refleksini artık herkes ezbere biliyor. Ne kadar alışılmış olursa olsun kriz halinde bir panik havası oluşur ve satışlar başlar. Ellerinde özellikle riskli piyasalara ait hisse senetleri bulunanlar bunları satmaya yönelir. Bu satışlar o piyasalarda borsaların gerilemesine yol açar.

Satıştan elde edilen paraların dolara çevrilip ülke dışına transfer edilmesi ise ikinci dalgayı oluşturur. Bu durumda o ülkede dolara talep arttığı için USD / yerli para kuru yükselir. Borsada yatırım yapmayan yurttaşlar bile dolardaki yükselişi görünce ellerindeki yerli parayı dolara ya da altına çevirmeye başlarlar. Bu da kurun ve altın fiyatlarının daha da yükselmesine yol açar.

Bu krizin ABD’de ortaya çıkmış olması ya da ABD’nin krizin yaratıcısı konumunda bulunması doların değer kaybetmesine yol açacakmış gibi düşünülebilir. Ama çoğu zaman beklenen olmaz. Özellikle gelişmekte olan ülkelere yatırım yapmış olan yabancı yatırımcıların riskten kaçmak amacıyla paralarını çekerek dışarı çıkarmak için dolara çevirmeleri, doların düşmesine değil yükselmesine yol açar.

Örneğin ABD–İsrail–İran savaşı sırasında dolar endeksinde (DXY)) düşüş değil, sınırlı da olsa bir yükseliş görüldü. Benzer bir durum ABD tahvil faizlerinde de ortaya çıktı. Buna karşılık Dow Jones Industrial Average başta olmak üzere ABD borsaları düşüş eğilimine girmişti. Dünden itibaren oralarda da bir toparlanma görülmeye başlandı.

Goldman Sachs CEO’su David Solomon, piyasanın bu gelişmeye verdiği tepkiye bakarak şaşkınlığını şöyle dile getiriyor: “Piyasa tepkisine bakıyorum ve aslında bu büyüklükte bir olay karşısında daha sert bir tepki beklerdim.”

Aslında bu şaşkınlık yeni bir olguya işaret etmiyor. Sermaye hareketlerinin tamamen serbestleştiği yirmi birinci yüzyılın başlarından beri piyasaların krizlere verdiği tepki giderek değişiyor.

Günümüz finans piyasaları krizlerden kaçamasa da onları hızla sindirip çoğu zaman fırsata çevirmeyi beceriyor. Günümüzün fon yöneticileri için ABD – İsrail – İran Savaşı, bir parametre değişikliğinden ibarettir. Savaş riski artınca algoritmalar anında havacılık hisselerinden çıkıp savunma sanayi hisselerine giriyor. Para sistemin dışına çıkmıyor, sadece kıyafet değiştiriyor. Bu rotasyon, piyasanın genel endeksinin (kasedeki suyun) boşalmasını engelliyor. Buna karşılık reel sektör yatırımcısının yatırımının yerini ve biçimini değiştirmesi öyle bugünden yarına gerçekleşebilecek bir şey değil. Turizm ya da havayolu sektöründe yatırım yapanları düşünün. Eğer savaş uzun sürer ve daha da ciddileşirse kayıplar çok daha uzun süreli ve çok daha ağır maliyetli olabilir. Bu yatırımcıların faaliyetlerini terk etmeleri, en azından bu ortam devam ettiği sürece, kolay değildir. Çünkü böyle bir ortamda turizm ve havayolu şirketlerinin alıcısı da olmaz.

Kastettiğimiz finansal yatırımcılar: mevduat, tahvil, hisse senedi, döviz, altın ve benzeri finansal varlıkların sahipleri. Bunlar arasında zamanında karar alıp yatırımlarının yerini ya da biçimini değiştiremeyenler ciddi zararlarla karşılaşabiliyor. Özellikle bir yükseliş eğiliminin doruk noktasında alım yapanlar ellerindeki varlıkları kolay kolay elden çıkaramazlar. Çünkü daha kazanç sağlayamadan zararla karşılaşmışlardır. Bir süre, durumun düzelmesini beklerler. Birkaç gün zararı sineye çekerler ama sonunda satış yaparak zararı realize etmek zorunda kalırlar. Bazıları ise işlerin düzeleceğini düşünerek kâr realizasyonunu erteler. Fiyatlar gerilemeye başlayınca bu kez zarara doğru giderken satış yaparlar. Onlar da sonuçta kârdan zarar etmiş olurlar.

Finans piyasalarında kimileri kâr realizasyonu amacıyla, kimileri daha fazla zarar etmemek için satış yaparken bazıları da “alım zamanının geldiğini düşünerek” satın almaya girişir. Bu karşılıklı hareketler finans piyasalarında büyük çöküşlerin yaşanmasını çoğu zaman engeller.

Sermaye hareketleri serbest değilken, yani herkes büyük ölçüde kendi ülkesindeki piyasalarda yatırım yapmakla sınırlıyken bu tür dengelenmeler bu kadar kolay gerçekleşmiyordu. Bugün Amerikalının parası Avrupa’da, Avrupalının parası Uzak Doğu’da, Uzak Doğulunun parası Latin Amerika’da dolaşıyor. Dolayısıyla Amerikalı yatırımcı Avrupa’daki yatırımından vazgeçip tahvillerini satarak çıkarken, Uzak Doğulu yatırımcı o tahvilleri satın alabiliyor. Böylece tahvil faizleri ilk anda düşse bile kısa süre içinde yeniden yükselişe geçebiliyor.

Bu piyasa davranışı bana Kemal Tahir’in Esir Şehrin İnsanları romanındaki[i] bir sahneyi hatırlattı: “…Bir yedek subay arkadaşım vardı…Geçen gün rastladım…(Milli mücadeleye katılmak için) Anadolu’ya geçecek misin diye sordum. Zerre kadar utanç duymadan hayır dedi. Ben bu işe karışmayacağım, doğrusunu ister misin benim gözüm yıldı. Ben artık hiçbir işe yaramam, dedi. Annesine birkaç defa ölüm haberi gelmiş…Çünkü birkaç defa haftalarca düşman içinde kaldı. Hepimiz öldüğüne inandık…İstanbul’a döndük, dedi. Bir akşamüzeri…Bizim mahallede bir yokuş vardı. Alacakaranlıkta bunu çıkıyorum. Bir yeldirmeli kadın da iniyor. Neredense annem olduğunu tanıdım. Bakkala yoğurt almaya gidiyormuş. O kadar heyecanlanmışım ki duvara dayanarak bekledim. Benim hizama gelince, anne, dedim…Ne yaptı bilir misin? Elindeki kaseyi eğilip yere koyduktan sonra kucakladı beni…Biz ana oğul öylece ağlaşırken, yemin ederim ki aklı fikri yere bıraktığı kasedeydi…Aman kırılmasın! Ben kendimi belki yüzlerce defa, o kaseden değersizmişim gibi ölüme attım…Annem, mezardan geri gelen oğlu için, kenarı çatlak bir kaseyi…yere atamadı. Sonra akrabaları, dostları, komşuları, hemşerileri dolaştım. Hepsinde bu kaseyi yere atamamak hali fazlasıyla vardı.”

Piyasa bugün vicdanıyla değil, hesap makinesiyle hareket ediyor. Ölen insanlar veya yıkılan şehirler bir insanlık trajedisi olsa da, piyasa için bunlar sadece tedarik zinciri aksaması anlamına geliyor.

Bu durumu başka bir açıdan ele alarak “piyasa aldırmazlığı” adını verdiğim bir tezle anlatmıştım. Bugün yaşananlar da bunun başka bir örneği gibi görünüyor.[ii]

Görünüşe göre finans piyasalarında da herkesin aklı o kasede: Aman kırılmasın.



[i] turkedebiyati.org/esir-sehrin-insanlari-kemal-tahir/

[ii] https://www.mahfiegilmez.com/2017/12/piyasa-aldrmazlg.html

Yorumlar

  1. Bir ülkenin rekabet gücü, sahip olduğu doğal kaynaklardan değil; bilgi üretme ve onu ekonomiye dönüştürme kapasitesinden gelir.

    Peter Drucker (1909~2005)

    YanıtlaSil
  2. Hocam peki teminat tamamamlama çagrıları gelirse altının durumu neolur? Petrol fiyatı artmaya devam ederse buda dolar talebini körüklermi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başka ne gibi yan etkiler oluşacak onlara da bakmak gerek. Tek başına bu dedikleriniz olursa dolar talebi artabailir.

      Sil
  3. Hocam, Yapay zekanın dünyayı elegeçirmesi o kadar da kötü bir şey olmaması gerekiyor… İnsanlık misyonu bu yy sonunda tamamlıyor bizde daha gelişmiş bir yeni
    Varlık

    YanıtlaSil
  4. Hocam elinize sağlık... Her rüzgara yelken açmaya çalışıyoruz. Saygılarımla Fatih Demirtaş

    YanıtlaSil
  5. Hocam, Esir Şehrin İnsanları'ndaki anlattığınız sahne insanımızın savaş yıllarında çektiği yokluğu anlatıyor, romanı okuduğumda beni çok etkilemişti, bu vatanın ve milletin nelere rağmen varolduğunu unutmamamız gerekir.

    YanıtlaSil
  6. Yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  7. Hocam teşekkür ederiz elinize, zihnize sağlık her zaman ki gibi güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlaSil
  8. Sayın Eğilmez, bilindiği üzere, kriz çıktığında veya kriz çıkartıldığında "Piyasaların şeffaflığı" çok azalır, fırsatçılar manipülasyonlarını arttırırlar, bizim Ülkemizin Yöneticileri de bu krizlerden faydalanmak ve siyasal açıdan kendilerine pay çıkarmak için çalışırlar, halkın doğru haber almasını önlerler. Böylece şeffaflığın / halkı doğru bilgilendirilmesini çok kısıtlarlar. Bizim gibi ülkelerde kriz anlarında doğru bilgi alabilmek için yurt içi medyamızdan ziyade güvenilir yurt dışı medyalara yönelmek daha faydalı oluyor diye düşünüyorum. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  9. Sanırım kâse kıralı çok oldu, şimdi yalnızca ortada bir kumar masası var ve herkes kendi paçasını kurtarmanın derdinde.

    YanıtlaSil
  10. SAYIN HOCAM İNSANLAR kAPİTALİZİMDE oRGANİK rOBOTLAR GİBİ ÖNCELİKLE ÇIKARLARINI ÖNEMSİYORLAR ÖLENLER İÇİN EMPATİ YAPMAYI önemsemiyorlar nedense yapay zeka gibi davranıyorlar inanılmaz...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

Altın ve Gümüş Fiyatları

Altın ve Gümüşün Yükselişi ve Düşüşü