2026 ve 2027 Tahminleri

IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda (WEO, Nisan 2026) yer alan büyüme tahminlerini yayımladı. Buna göre büyüme tahminleri şöyle: 

IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporunu, İran savaşı devam ederken hazırlanmış olduğu göz önünde tutulursa tahminlerin bu koşulları yansıtmış olduğu düşünülebilir. Buna karşın, söz konusu tahminleri oldukça iyimser bulduğumu belirtmeliyim.

Savaşın ne zaman sona ereceğinin belirsiz olduğu, petrol fiyatlarının hızla yükseldiği, bunun enflasyon üzerinde ciddi baskı yarattığı ve küresel belirsizlik endeksinin rekor seviyelere ulaştığı bir ortamda, 2026 yılı büyümesinin 2025 ile aynı düzeyde öngörülmesi dikkat çekici ölçüde iyimserdir.

Bu iyimserlik ülkeler bazında da görülüyor. ABD, Almanya ve diğer gelişmiş ekonomilerde büyümenin artacağı, diğerlerinde ise mevcut düzeylerin korunacağı varsayılıyor. Avrupa’nın geçen yıl Rus doğalgazındaki kesintiler nedeniyle yaşadığı sıkıntılar dikkate alındığında, mevcut durumun devam edeceği kurgusu yapılmış olabilir. Oysa bu savaşın yarattığı petrol fiyatlarındaki artışın etkisinin çok daha geniş ve olumsuz olması daha mantıklı görünüyor.

Çin, Hindistan ve Brezilya’da büyüme ivmesinin yavaşlayacağı öngörülmüş olsa da GOE’ye ilişkin ortalama tahminlerde de benzer bir iyimserlik söz konusu. Rusya ve Türkiye’nin mevcut performanslarını büyük ölçüde koruyacağı tahmin ediliyor.

Türkiye’ye ilişkin tahminlerde şöyle bir tablo çıkıyor ((WEO, Nisan 2026):

IMF’ye göre 2026 yılında Türkiye yüzde 3,4 büyüyecek. Bu oran, dünya ortalamasının biraz üzerinde, ancak gelişmekte olan ülkeler ortalamasının belirgin şekilde altında kalıyor. 2027 tahminleri de benzer bir tabloya işaret ediyor. Ben bu büyüme tahminlerinin de iyimser olduğu kanaatindeyim. Tahminim Türkiye büyümesinin yüzde % 2,5–2,8 arasında bir düzeyde gerçekleşeceği yönünde.

IMF’nin enflasyon tahminleri de dikkat çekici. Mevcut küresel ortamda, özellikle enerji fiyatlarındaki artış dikkate alındığında, dünya ve gelişmekte olan ülkeler için öngörülen düşük enflasyon oranları da iyimser görünüyor. Türkiye için 2026’da yüzde 28,6, 2027’de yüzde 21,4 öngörülüyor. 2027 tahmini bugünkü koşullar açısından oldukça uzun vadeli olduğu için, 2026’ya odaklanmak daha anlamlı. Türkiye için verilen 2026 tahmini görece daha gerçekçi olmakla birlikte, benim beklentim yüzde 30’un üzerinde bir enflasyon düzeyidir.

Cari denge tahminleri bana göre tablonun en gerçekçi kısmını oluşturuyor. Türkiye için öngörülen yüzde 2,8 oranındaki cari açık, yaklaşık 47 milyar dolara işaret ediyor. Savaşın mevcut seyri ve enerji fiyatları bu tahmini destekler nitelikte.

Kamu kesiminin dış finansman ihtiyacını gösteren önemli bir gösterge olan Kamu Net Borç – Alacak / GSYH oranı Türkiye açısından, GOE’lere kıyasla daha sorunlu bir duruma işaret ediyor.

Sonuç olarak, savaşın devam ettiği ve enerji fiyatlarının yükseldiği bir ortamda IMF’nin görece iyimser tahminler açıklaması iki şekilde yorumlanabilir: (1) Savaşın kısa sürede sona ereceği beklentisi. (2) Küresel ekonomiye moral verme amacı.

IMF’nin bu iki unsuru birlikte dikkate alarak iyimser bir çerçeve çizdiğini düşünüyorum.

 

Yorumlar

  1. Dubai, Doha gibi körfez şehirlerine yapılan lüks yatırımın savaş ile Türkiye'ye kayacağı başta gayrimenkul odis yatırımı olmak üzere birçok sektöre olumlu yansıyacağı sıkça konuşulmakta. Muhalif kesim çok iyimser bir düşünce olarak görüp Türkiye mevcut yapısı ile bu işten kârlı çıkamaz görüşünde. Hocam siz ne düşünürsünüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'nin bu enflasyonuyla, bu kur baskısıyla, bu hukuk yapısıyla buraya yatırım çekmesi kolay iş değil.

      Sil
    2. Gelişmekte olan ülke sınıflandırması değişmedi mi? Türkiye yüksek gelirli ülkeler sınıfında değil mi?.

      Sil
    3. Oraya gelmek için kişi başına gelirin artması yetmiyor. Hukuk, demokrasi, insan hakları, basın özgürlüğü falan da gerekiyor.

      Sil
  2. Büyüme Dünya ortalamasına göre biraz yüksek , iyi bir durum . Enflasyon Dünya ortalamasına göre aşırı yüksek . Ne diyeceğimi bilemiyorum . Sadece aşırı yüksek .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyonda bizim GOE grubunun 10 katı yükseklikteyiz.

      Sil
    2. Ama GOE içinde 18 bin dolar kişi başı gelire sahip en iyi ülkeyiz de. Ōnemli olan da gelirdir.

      Sil
  3. Hocam bu tahminler Titanik batarken çalgı çalan çalgıcıların müziğine benziyor. En iyi senaryoyu bile zorluyor gibime geliyor. Yan etkilerinden arındırılmış, petrol ve doğalgaz yerine kömür, yenilenebilir ve nükleer enerjinin alacağı görece pis ve pahalı bir yolculuk. Aşağıdan yukarıdan yolun sonu görünüyor ama herkes yalan söylemeye devam ediyor. İşin garibi kimse hakikati söyleyenleri dikkate almıyor. Ancak bir zamanlar komplo teorisi olarak sunulan felaket senaryoları teker teker gerçekleşiyor. Çocuk eti yemekten tutunda bebek kanından gençlik serumu yaptırmaya kadar her şeyin gerçek olduğunu hayretle öğreniyoruz. İşin garibi bunu organize edenlerin dünyayı yönetmeleri ve karar mekanizmalarında kilit rol oynamaları. Şimdi aklı selim durdu, deli dediklerimiz ve sözlerine itimat etmediklerimize de ulaşamıyoruz. Ne yapacağız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuhaf bir aşamadayız. Gerçekten de komplo teorilerinin gerçekleştiği bir dönemi yaşıyoruz. Ve bu işin nereye varacağını kestirmek mümkün değil.

      Sil
    2. Bırakın bu dönemi anlamayı. İnsanların çoğu bu dünyada ne için bulunduğunun bile farkında değil. Bu sizin şikayet ettiğinizden milyon kere daha önemli bir konu. Ama kimin umurunda?!

      Sil
    3. Kimsenin bu dünyada bulunmak için bir nedeni yok. Niçin burada bulunduğunuzu biliyorsanız bize de söyleyin.

      Sil
    4. Cevresindeki herşeyin nedenini sorgulayan insanoğlu bu dünyada neden bulunduğunu bilmez mi?

      Sil
    5. Bilmez. Çünkü bir nedeni yok.

      Sil
  4. Mahfi bey, güncel hem dış dünyadan hemde ekonomi yapımızın gelecek yıllarına ilişkin mukayeseli yazılarınız için teşekkür ederim, ABD ve İran savaşı petrol fiyatlarını dünyada belirleyici yaptı, bu tahminler kaç dolar petrol fiyatlarına göre yapılmış olabilir, bizim 3 yıllık orta vadeli plan sanki 65 dolar petrol fiyatı baz alınmıştı selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler evet 65 dolar/varil hesabı yapılmıştı. O hesaplar çok geride kaldı.

      Sil
  5. Mahfi bey, ekonomimizin potansiyel büyümesi %5 kabul edersek, potansiyel altı bir büyüme, yüksek enflasyon, yüksek işsizlik, yüksek cari açıkla yolumuza devam edeceğiz görünüyor, bu şartlara dayanacak güç, azim ve sabır dilemek lazım hepimize,

    YanıtlaSil
  6. Mahfi bey, gelişmekte olan ülkelerde ile mukayese ettiğimizde, enflasyon, eksi cari açıkta belirgin bir ayrışma olduğu görülmekte,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz olumsuz ayrışıyoruz ama illüzyonlarla durumu olumlu gibi göstermeyi beceriyoruz. Tabii yatırımcılar inanmıyor o başka.

      Sil
  7. Murat DAĞLIOĞLU15 Nisan 2026 17:10

    Yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  8. Enflasyon tarafında ise sizin %30+ beklentinizden de biraz daha kötümserim. IMF’nin %28,6 tahmini bana göre fazla iyimser bir disiplin varsayıyor. Gerçekte enerji ve gıda maliyetlerindeki sıçrama, beklentilerin bozulması ve ücret-fiyat sarmalıyla %34-38 aralığına oturabilir. 2027 için %21,4 ise neredeyse “her şey normale dönerse” diye bir temenni gibi duruyor.
    Cari açık konusunda sizinle tamamen aynı fikirdeyim; %2,8 en gerçekçi kısım. Ama asıl mesele bence kamu net borç stokunun hızla kötüleşmesi ve mali disiplinin gevşek kalması. Bu, dış şoklara karşı tamponu eritiyor ve piyasaların güvenini daha da zedeliyor.
    Kısacası, IMF bu raporda “moral verme” amacını biraz fazla öne çıkarmış. Raporun kendi içinde adverse ve severe senaryoları var, evet; ama referans senaryoyu hâlâ “savaş kısa sürerse” üzerine kurmak, özellikle Türkiye gibi yapısal sorunları derin bir ekonomi için yanıltıcı oluyor. Benim görüşüm net: 2026, stagflasyon riskinin çok yüksek olduğu, “bekle-gör” politikasının yetmeyeceği bir yıl olacak. Savaşın seyri ne olursa olsun, Türkiye’nin asıl sorunu jeopolitik şok değil; kronik enflasyon, düşük üretkenlik ve güven sorunu. Bunları çözmeden her şok bizi daha sert vuracak.

    YanıtlaSil
  9. Mahfi bey, 2026 yılı için dünyada 82 dolar/petrol /varil fiyatı TV programlarında konuşulmakta, 90dolara, 100 dolara, 110 dolara, 120 dolara, 150 dolara göre senaryolar üretilmektedir, sizin bu değerlere göre tahmininizi merak ediyoruz, selamlar,

    YanıtlaSil
  10. Üretici ve ihracat yapan bir sanayici olarak kuvvetle bastırılan kur ve tamamen yalnız birakıldığımız bir ortamda karı bıraktık.Artık ayakta kalma mücadelesi veriyor ve sürekli küçülüyoruz.Zira ihracatta fiyat tutturmak çok çok zor.Küçülüyoruz derken işçi çıkarmadan bahsediyorum. Bizi yönetenlerin bunlardan habersiz gibi davranmaları son derece ilginç.İşin en kötüsü bu durumun düzelmesi için hiçbir umut olmaması...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri

II. Abdülhamid ve Osmanlı Maliyesinin İflası