Ateşkesin Ardından Piyasalar
ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan süreç, İran’ın misillemeleriyle kısa sürede bölgesel bir savaşa dönüştü. İran’ın İsrail kentlerini ve bölgedeki ABD üslerini hedef almasıyla gerilim hızla tırmandı.
7 Nisan gecesi ise dikkat çekici
bir gelişme yaşandı. ABD tarafı, kısa süre önce nükleer güç kullanımını ima
eden sert açıklamalarda bulunmasına rağmen, İran’ın ateşkes teklifini kabul
ettiğini duyurdu. Taraflar iki haftalık bir ateşkes ilan ederken, İran da
Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı taahhüt etti.
Aşağıdaki tablo, savaş öncesi,
ateşkes öncesi ve ateşkes sonrasında ABD ve Türkiye açısından temel finansal
göstergelerdeki değişimi ortaya koyuyor:
Tablo ilk bakışta savaşın
finansal piyasalar üzerindeki sarsıcı etkisini açıkça gösteriyor. Ancak burada
yalnızca üç farklı ana ait “anlık fotoğraflar” var. Gerçekte ise bu süreç
boyunca piyasalar çok daha sert ve dalgalı hareketler yaşadı. Çoğu zaman bu tür
dalgalanmalar, tek yönlü yükseliş veya düşüşlerden daha kalıcı hasarlar
bırakır.
Tablonun ortaya koyduğu ikinci
önemli gerçek ise şu: Piyasaların savaş öncesi görünüme dönmesi birkaç günde
gerçekleşebilecek bir süreç değil. Buna karşılık, ateşkes kalıcı bir barışa
evrilirse toparlanma beklenenden hızlı olabilir. Hatta belirsizliğin ortadan
kalkması, piyasaları savaş öncesine kıyasla daha iyimser bir noktaya bile
taşıyabilir.
Bu göstergeler arasında en dikkat
çekici olanı ise altın fiyatlarındaki hareket. Altın, yalnızca bir takı değil,
aynı zamanda kriz dönemlerinde yatırımcıların sığındığı bir “güvenli liman”dır.
Denizde seyreden gemiler, normal
koşullarda yük taşımak için hareket halindedir; limanda beklemek için değil.
Ancak fırtına çıktığında, gemi için en doğru karar güvenli bir limana
sığınmaktır. Bu süre zarfında gemi ekonomik olarak üretken değildir, fakat
taşıdığı yük korunur. Altın da tam olarak böyle bir işleve sahiptir: Getiri
sağlamaz, ancak belirsizlik dönemlerinde değeri korur.
Savaşın başlamasıyla birlikte
petrol fiyatlarının yükselmesi, savunma harcamalarının artması ve buna bağlı
olarak enflasyonun hızlanacağı beklentisi güç kazandı. Bu beklenti, merkez
bankalarının faiz artırımlarına yöneleceği düşüncesini beraberinde getirdi.
Böyle bir ortamda yatırımcılar altından çıkıp tahvillere yönelmeye başladı. Bazı
merkez bankaları da, özellikle carry trade yatırımcılarının çıkış taleplerini
karşılayabilmek için rezervlerindeki altınların bir kısmını sattı. Tüm bu
gelişmeler altın fiyatlarında geri çekilmeye yol açtı. Ateşkes sonrasında henüz
net bir eğilim oluşmuş değil, ancak altının yeniden yükselişe geçebileceğine
dair beklentiler güç kazanıyor.
Öte yandan siyasal alanda belirsizlik
hâlâ yüksek. ABD yönetiminin zaman zaman öngörülemez bir çizgi izlemesi ve
bölgedeki dengelerin kırılgan yapısı, “her şey bitti” demek için erken olduğunu
gösteriyor.
Her şeye karşın kesin olan bir
şey var: Günümüz dünyasında finansal piyasalar, siyasal aktörlerin sınırsız
hareket etmesine uzun süre izin vermiyor. Piyasalar, eninde sonunda gerçeklik
duvarını hatırlatıyor.
Bu nedenle önümüzdeki günlerde
ateşkesin kalıcı olup olmayacağını yalnızca diplomatik açıklamalar değil, aynı
zamanda fiyat hareketleri de gösterecek.
Elinize sağlık
YanıtlaSil🙏
SilElinize sağlık hocam
YanıtlaSil🙏
SilYeni dünya düzeni petrodolardan petroyuana dönme eğilimi gösteriyor. Türkiye bu yeni düzen için hazırlıklı bir yapısı yok. Batı ve dolar endeksli bir yapısı devam ediyor. Öte yandan NATOdaki içsel ayrışma Türkiye'yi NATO'nun doğudaki son kalesi olarak doğudaki son karakolu durumuna sokuyor. Küresel dünya düzeni hem mali risk hem de siyasi risk barındırıyor. İçsel siyasi ekonomik çatışmalar bu yeni düzeni ıskalamamıza neden olursa bizim için getirirdiği fırsatları da kaçırmamız kaçınılmaz olacaktır.
YanıtlaSilMevcut siyasal yapının ABD'den bağımsız bir dünya yaklaşımı kurması neredeyse imkânsız.
SilYazınız için teşekkür ederim.
YanıtlaSilHocam, tabloda dikkat çeken bir diğer husus ise TCMB net rezervleri savaş öncesi 91,8 milyar usd, ateşkes öncesi 35,1 milyar usd. ateşkes sonrası henüz açıklanmamış olsa da durumun pek iç açıcı olmadığı aşikar gibi maalesef. Geçmiş tecrübelerinize istinaden deval dönemlerinde; gayrimenkul piyasası, gıda, hane halkının temel ihtiyaçları vs. gibi satışlardaki TL fiyat artışları dolar artışı ile orantılı mı oluyor? Örneğin dolar bir gecede %25 arttı ise bu bahsettiğim ürünlerde de %25 bandında mı bir artış oluyordu yoksa daha üzerinde veya daha altında mı?
YanıtlaSilAltının güvenli liman olduğuna katılmıyoruz. Bu çatışma dönemindeki dalgalanması kriptolar kadar derindi. Faiz indirimlerinin aksayacak olması güvenli limanın da fırtınada harap olmasına sebep oldu. Finansal piyasalarda kağıt olarak işlem gören hiçbir varlık güvenli liman değil. Tabi bu güvenilmez bir yatırım ya da tasarruf aracı olduğu anlmına da gelmiyor.
YanıtlaSil"Piyasalar, eninde sonunda gerçeklik duvarını hatırlatıyor." ise, para dünyayı bozduğu gibi saçmalıkları düzeltmeye de yarayacak diye anlıyorum. Birgün paraya bel bağlayacağımı hiç düşünemezdim. Ümit yine Mahfi hocamdan geldi İyi ki varsınız hocam, yüreğinize sağlık
YanıtlaSilSüreçin kazananı ÇİN olacak Hürmüz boğazından geçen tankerlerden güvenlik gerekçesi ile İran’ın almak istediği para dolar değilde yuan olursa barışın tehlikeye gireceğini düşünüyorum.
YanıtlaSil