Değişen Koşullar Değişen Yaklaşımlar

Zaman değişir, insanlar değişir, anlayışlar ve algılar değişir. Bu nedenle sosyal bilimlerdeki teoriler, tezler ve yaklaşımlar değişen koşullara uyum sağlayamazsa toplumsal gerçekliği açıklamaktan uzak kalır.

Son krizde altın ve gümüş fiyatları niçin düştü?

Son yıllara gelinceye kadar dünyanın herhangi bir yerinde savaş, büyük bir doğal afet ya da piyasa krizi çıktığında insanlar varlıklarını korumak için altın ve benzeri değerli metallere yönelir, tasarruflarını bu araçlarda değerlendirirdi. Olumsuz koşullar ortadan kalktığında ise yavaş yavaş yeniden finansal yatırımlara dönerlerdi.

ABD–İran çatışması başlayınca altın ve gümüş fiyatlarının artması beklenirken tam tersi oldu ve değerli metal fiyatları düşüşe geçti. Bunun iki temel nedeni var:

Birincisi, savaşın en önemli ekonomik etkisinin petrol ve diğer enerji fiyatlarındaki artış olacağı düşünüldü. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonu artıracağı beklentisi doğdu. Bunun sonucunda faizlerin düşeceği yönündeki beklentiler tersine döndü. Tahvil faizlerinin yükseleceğini bekleyen yatırımcılar altın ve gümüş gibi değerli metalleri satarak tahvillere yöneldiler.

Bu satışlarda altın ve diğer değerli metallerin fiyatlarının son iki yılda neredeyse bir balon oluşturacak ölçüde hızlı yükselmiş olmasının da etkisi vardı. Yatırımcılar bu yükselişin bir noktada düzeltmeye uğrayacağını biliyorlardı. Bu endişe de satışları hızlandırdı. Altın ve diğer değerli metallerdeki satışlar fiyatların düşmesine yol açtı.

İkincisi, savaşla birlikte birçok ülkede finansal yatırımı bulunan yatırımcılar, varlıklarını dolara çevirerek kendi ülkelerine dönmek istediler. Böylece ciddi bir dolar talebi ortaya çıktı. Merkez bankaları da bu talebi karşılayabilmek için altın satmak zorunda kaldılar. Bu durum piyasada altın arzını artırdı ve fiyatların düşmesine neden oldu.

Elbette her kriz piyasalar ve enflasyon üzerinde ABD–İran çatışması kadar etkili olmaz. Dolayısıyla ileride yaşanabilecek her krizde mutlaka altından kaçış yaşanacağını söylemek de doğru değildir.

İrrasyonel davranışlar yaygınlaşıyor

İrrasyonel davranışlar eskiden daha çok, iktidarda uzun süre kalabilmek amacıyla oy peşinde koşan gelişmekte olan ülkelerdeki siyasi iktidarların başvurduğu yöntemlerdi. Günümüzde ise bu irrasyonel kalıpların dünya geneline yayıldığı görülüyor.

Medyada, ABD’nin İran’a geri adım attırmak amacıyla giriştiği savaşta yaklaşık 75 milyar dolar harcadığı yazıldı. Ayrıca İran’ın uğradığı kayıpların giderilmesi ve ülkenin yeniden ayağa kaldırılması amacıyla 300 milyar dolarlık bir fon oluşturulmasının gündemde olduğu, bu fonun önemli bir bölümünün Körfez ülkelerinden sağlanmasının planlandığı da öne sürülüyor.

Oysa Hürmüz Boğazı açıkken ve enerji akışı devam ederken sistem işliyordu. ABD, ciddi maliyetler doğuran bir savaşa girdi. Sonuçta savaş öncesindeki duruma dönülebilmesi için yaklaşık 375 milyar dolarlık bir maliyet ortaya çıkmış oldu. Üstelik bu rakama İran’ın, İsrail’in ve Körfez ülkelerinin katlandığı maliyetler dâhil değildir.

Böylesine bir irrasyonellik cezasız kaldığı sürece rasyonel davranışların değeri yeterince anlaşılamaz.

Piyasa esnekliği

Eskiden Rusya–Ukrayna ya da ABD–İran savaşı gibi büyük çatışmalar yaşandığında piyasalar sert biçimde düşer ve uzun süre toparlanamazdı. Sermaye hareketlerinin serbestleşmesi ve finansal kaynakların dünyanın bir ucundan diğerine anında aktarılabilir hale gelmesiyle birlikte bu durum da değişti.

Piyasalar hâlâ ilk anda sert tepki verebiliyor; ancak bu durum artık çok daha kısa sürüyor. Piyasa aktörleri kısa sürede yeni koşulları analiz ederek bu ortamdan nasıl kazanç sağlayabileceklerine odaklanıyorlar. “Krizi fırsata çevirmek” sözü tam da bu durumu anlatıyor. Kaybedenlerin yanında yeni kazananlar ortaya çıkıyor ve piyasalar denge arayışına hızla giriyor.

Özetle, küreselleşme ve sermaye hareketlerinin serbestleşmesi sonrasında piyasalar çok daha esnek bir yapıya dönüştü. Piyasa aktörleri, ortaya çıkan değişimlere kâr amacıyla hızla uyum sağlayabiliyor. Bu da krizlerin ekonomik etkilerinin ve piyasalardaki dalgalanmaların süresini kısaltıyor.

Sonuç olarak, küreselleşme yalnızca ekonomiyi değil, krizlere verdiğimiz tepkileri de değiştirmiş bulunuyor: Dünün kesin doğruları bugün aynı şekilde geçerli olmayabilir.

Yorumlar

  1. Murat DAĞLIOĞLU23 Haziran 2026 10:19

    Mahfi Hocam, yazınız için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine isabetli bir yazı. Şu hengamede ilaç gibi geliyor. Teşekkürler

      Sil
  2. Günaydın hocam dünya hepimizin aslında tahmin ettiği yada edemeyeceği bir bilinmezliğe doğru sürükleniyor aslında oraya itiliyor şuanda varolan düzen başka bir düzene evriliyor peki ülkemiz bu düzenin neresinde? yorumlarınız ülkemiz için çok değerli siz hep yazın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. Biz, o bilinmezliğin içinde ayrıca ek bir bilinmezlik çerçevesinin içindeyiz ne yazık ki.
      Çok teşekkür ederim.

      Sil
    2. Bilinmezlikle neyi kastediyorsunuz,nedir mesela bilinmez olan?

      Sil
    3. Trump'ın yarın ne yapacağı mesela büyük bir bilinmezlik. Kendisi biliyor mu o bile bilinmez bir durum.

      Sil
    4. Öngörülemezlik veya bilinmezlik algısı; lider bilinçli olarak net sinyaller vermemeyi tercih eder. Bu, müzakere gücünü artırabilir: rakiplerin ne olacağını tam kestirememesi avantaj yaratır. Yani “sis perdesi” bazen gerçekten bir araç olarak kullanılabilir.
      Ama öte yandan, “tamamen bilinmez, kendisi de bilmiyor” ifadesi de genelde abartıdır. ABD başkanlığı gibi kurumlarda kararlar tek bir kişinin anlık ruh haline bağlı değildir; danışmanlar, bürokrasi, parti dengeleri, hukuk ve ekonomik kısıtlar ciddi bir çerçeve oluşturur. Yani bireysel tarz ne kadar etkili olursa olsun, sistem aslında kaotik değildir ama medya dili ve algı yönetimi sistemin kurgusunu destekler.

      Sil
    5. Yakın geçmişe kadar sizinle aynı paralelde düşünüyordum ama artık emin değilim. ABD gibi kurumsal dengelerin önemli olduğu bir demokrasi son yıllarda rayından çıkmış görünüyor. Normalde Başkanın kuralları esnetme olanağı yüzde 10 idiyse şimdilerde yüzde 30'lara yükselmiş görünüyor. Ki bu durum ABD için ve onu izleyen batı dünyası için alışılmadık bir durum.

      Sil
    6. İşler yolunda giderken kurumsal yapılar dışarıdan daha istikrarlı görünür ancak işler yolunda gitmezse kurumsal yapılar da istikrarını kaybeder ve zigzaglar oluşur. Örneğin Almanya ve İngiltere'de başkan kim diye sorsanız çoğu insan adını bilmez bilse bile önemsemez çünkü duraklama hatta gerileme dönemine girdikleri için eski etkinliklerinden çok uzaktalar! Gün olur devran döner demişler Şu anda dünyada duran veya gerileyen veya yükselen ülkeler var. Yani koşullar değişiyor!

      Sil
  3. En kısa sürede okuyacağım sizin değerlendirmeleriniz çok kıymetli sayın hocam .Kaleminize sağlık 💐

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir değerlendirme hocam, elinize sağlık

    YanıtlaSil
  5. Çok iyi bir yazıydı, çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız..

    YanıtlaSil
  6. hocam sizi daha çok ekranlarda bilgi verirken görmek istiyoruz.. çok değerlisiniz..

    YanıtlaSil
  7. Hocam değerlendirmeniz için teşekkür ederim. Bugün teknoloji hisselerindeki sert düşüş ve teknoloji, yapay zeka hissleri hakkında düşüncelerinizi de paylaşabilir misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Bu alanlarda da balonlar oluştu. Yani bu hisseler yavaş ve sindirerek değil, hızla adeta moda olduğu için yükseldi. Ardından birçok kişi bu kadar kazanç yeter diye düşünüp kâr realizasyonuna geçerek satmaya başladı ve hisse değerleri düştü. Bu daha önce dot.com krizinde de görülmüştü. Aslına bakarsanız altın ve gümüşte de aynı şey oluştu. Hızlı yükselen bir değer beklentiler değiştiğinde hızla düşebiliyor.

      Sil
    2. Borsa Faiz Döviz buna bir zamanlar üç kağıt ekonomisi diyorlardı!

      Sil
  8. Hocam bizim gibi kıt kanaat birikim yapabilenler ne yapacak, nereye yonelecek, şaşırdık inanın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım yine en az riskli olan alan para piyasası fonları.

      Sil
  9. Selam Hocam

    Altında bir balon oluştuğu grafiksel olarak doğru ama bu balonda merkez bankalarının alımlarını nasıl değerlendirmek lazım?Sonuçta en fazla veriyi ellerinde tutan kurumlar bunlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru ama dünyada Çin'le başlayan ve yayılan bir dolarları altına dönüştürme çabası var. O nedenle altının hızlı çıkış yaşadığı dönemde merkez bankaları altın rezervlerini artırmaya yöneldiler. Bu altın fiyatını hızla yukarı iten faktörlerden biriydi. Sonra krizler çıkıp insanlar piyasalardan çıkmak için dolar talep edince bankalar merkez bankalarına müracaat ettiler ve merkez bankaları da eldeki altınların bir kısmını satıp bankalara döviz sattı. Bu da altının şişmiş fiyatlarının düşmesine yol açtı.

      Sil
    2. Peki hocam ABD ve Avrupa ülkeleri Dolar ve Euro basıp altınları merkez bankalarına doldurdular. Bunun bir dengesi var mı yoksa kağıt basıp altın toplamaları haksız kazanç mıdır?

      Sil
  10. Mahfi Bey, Çok uzun zamandır yazılarınızı okuyorum. İlk kez yorum yazıyorum. Sadece emeğiniz için size teşekkür etmek istedim. Saygılar

    YanıtlaSil
  11. Bu yazınızdan şu sonuca ulaştım:

    "Su, akacağı yolu bulur; piyasalar, akacağı yolu bulur. Kapitalizm, çok güzeldir."

    Yanılıyor muyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinci cümle hariç doğru.

      Sil
    2. Kapitalizm faiz hariç güzeldir!

      Sil
    3. Faiz olmadan kapitalizm de başka ekonomik sistemler de olmaz. Adını değiştirseniz de faiz mutlaka oradadır. Tıpkı ücret gibi, kira gibi ve kâr gibi.

      Sil
    4. Herşeyin ticareti ticaret değildir meşru ticaret vardır meşru olmayan ticaret vardır. Uyuşturucu veya fuhuş ticareti gibi. Bunlar ifsad edici olduğu gibi faiz de bir noktadan sonra ekonomiyi baltalar. Bu yüzden faiz başka ticaret başkadır!

      Sil
    5. O sizin dediğiniz tefeci faizidir. Bankaların aldığı ve verdiği faiz regüle edilmiş faizdir. Merkez Bankaları faizi düzenler. Ama aşırı kâr etmeyi faizdeki kadar titizlikle regüle eden bir kurum yoktur. Tefeci faizi ne kadar yanlış bir şeyse aşırı kâr da o kadar yanlış bir şeydir. Dolayısıyla ticaretin hepsi de masum değildir.

      Sil
    6. Doğru her Ticaret masum degildir. Ticaret demek alıs veriş demektir. Faiz demek klasik anlamda ticaretin ruhuna uygun bir alış veriş demek değildir. Tezgaha gidince tezgahta domates biber patlıcan vb. ürün satmak bir ticarettir. Yan tezgahta bir adam ben bizzat paranın kendisini satıyorum demesini nasıl doğal götüyorsunuz anlamıyorum. Adam mal satıp para kazanacağına bizzat parayı satıp para kazanıyor. Tezgahta mal satıp para kazanmaya çalışan insanlarla dalga geçmektir bu! Adam ticarette değiş tokuş aracı olan bir değerin bizzat kendisini satıyor. Bu bir ticaret değildir faizdir. İnsanların bir şeyi meşru görmesi o şeyi meşru yapmaz. İnsanlar fuhşa da para veriyor ve bir kısmı bunu meşru bir kısmı bunu gayrı meşru görüyor. Bu onu meşru yapmaz. Adamın parası varsa onu artırmak istiyorsa gidip diğerleri gibi o da ticaret yapacak. Öyle yok ben para kazanmak için niye ticarete gireyim bizzat paranın kendisini satacağım derse bu hiç de masum bir anlayış ve davranış olmaz!

      Sil
    7. Diyelim ki bir arkadaşınızın ticaret yapacak aklı var, projesi var ama bunları hayata geçirecek parası yok. Sizden bir yıllığına 100 bin lira ödünç para istiyor. Ülkede de yıllık enflasyon % 30. Sizde de ödünç verecek para var. Ama bugün vereceğiniz 100 bin lira yılsonunda geri aldığınızda enflasyon kaybı nedeniyle 70 bin lira ediyor olacak. Kendisinden aradaki kayba denk gelen 30 bin lirayı faiz olarak istemenizin neresi ahlak dışı? Tam tersine arkadaşınızın size bu farkı ödememesi ahlak dışı olmaz mı?

      Sil
    8. Sayın Eğilmez,

      Söylemeden geçemeyeceğim:

      Sitenizin okuyucuları arasında, bunu açık açık deklare etmeyi tercih etmeseler de; hem "sıradan dindar", hem "aşırı İslamcı" pek çok kişi var.

      Size sordukları sorular ilk bakışta dinle bağlantılı herhangi bir kelime içermese de, "sorunun geneli"ni nihayet gördüğünüzde, ve sizi köşeye sıkıştırmaya hevesliymişler gibi bir üslupla yazdıklarını görünce; bu tür soruları soran kişilerin ya "sıradan dindar", ya da "aşırı İslamcı" kişiler olduğunu anlayabiliyorsunuz.

      Sizin sabrınızı sık sık şu "faiz" konusuyla ilgili sorular sorarak test ediyorlar; ama siz her seferinde onların İslam tandanslı sorularını ve sizi köşeye sıkıştırıcı niyetlerini boşa düşürüyorsunuz. Ve bunu yaparken; kimsenin kalbini kırmadan, üslubunuzu sakin tutarak yapıyorsunuz.

      Bu tür sorulara cevap verirken; karakterinizi "eğip-bükmediğiniz için" teşekkürler!

      Sil
    9. Buradaki enflasyon farkı faiz demek değildir. Sadece paranın değerini korumaktır. Buna faiz diyemeyiz. Faizde ahlak dışı olan ortada ticaret yokken bizzat paranın kendisini satarak para kazanmak. Bir insan paranın kendisini niye satsın ki! Ticaretin ruhuna aykırı bu! Aynı cinsten bir şeyi verip daha fazlasını istemek ticaret olamaz. Ortaya absürt bir işlem çıkar zaten buna da faiz demişler! Bu faizi başlatan kimse şeytana uyup aklınca uyanıklık yapmış. İnsanlar takasla alisveriş ile uğraşıp ticaret yapmaya çalışırken birisi çıkıp bizzat değişim aracını satma fikrini topluma kabul ettirmiş. Her insanın az veya çok parası var para ancak ticaret yoluyla kazanılır!

      Sil
    10. Enflasyon olmazsa faizde olmaz, indirin enflasyonu 2 ye faiz de olmasın.

      Sil
    11. Siz faizi bir şekilde kafanızda tabu haline getirmişsiniz. O nedenle ben ne desem boş. Bu sonuçsuz tartışmayı sürdürmenin anlamı yok.

      Sil
    12. Adsız 22:10: Haklısınız çünkü siz sebep - sonuç ilişkisini doğru yerine oturuyorsunuz. Faizi suçlayanlar ise bu ilişkiyi ters kuruyor. O nedenle de enflasyonla uğraşacağına faizle uğraşıyor.

      Sil
    13. Cahillikle uğraşmak gerçekten zor...

      Para; hem bir değiş-tokuş aracıdır, hem de başlıbaşına bir "mal"dır ("meta"dır).

      Bir evi (daireyi) kirâya vererek nasıl kirâ geliri elde edebiliyorsanız; aynı şekilde "para"nın üzerine legâl olarak belirlenmiş faiz oranı uygulayarak o "para"dan faiz geliri elde edebilirsiniz. İkisi aynı şey.

      Bu konunun; şeytanla-meytanla, ahlâkla-mahlâkla ilgisi yok.

      "Tefeci faizi" ile "legâl olarak belirlenen faizi" birbirine karıştırıyorsunuz; sonra buraya gelip Mahfi hocaya sataşıyorsunuz. Vazgeçin bu huyunuzdan.

      Sil
    14. Nas var deyip faizi 18 den 14 e indirince sevinen dindar insanlar varsa neden 0 A indirmediler diye soramayan ayni dindar insanlar dir. Ev aldim 5milyona kirasi diner Uygun 1 sene sonra neden 6 milyon satiliga cikartiliyor? Faize. Mi atacaklar☺️

      Sil
  12. Merhabalar efendim, yaklaşık 1 yıldır paylaşımlarınızı takip ediyorum ve öngörüleriniz büyük ölçüde gerçekleşiyor, sayenizde daha bilinçli hareket etmeyi öğrendim. Yapmış olduğunuz değerli paylaşımlarınız için teşekkür eder sağlıklı günler dilerim

    YanıtlaSil
  13. Değerli hocam. Yine çok güzel bir yazı. Kaleminize sağlık. Bir anlamadığım konu var. Başta Çin olmak üzere merkez bankaları sürekli altın alıyorlar. Yani şunu diyebilir miyiz ? Bu alımlar olmasa altın şu anki fiyatından daha aşağıda olurdu.

    YanıtlaSil
  14. Şunu diyebilirmiyiz? "Gelişen teknoloji/Hızlanan hayat" ile "kalıcılık" kavramı arasında negatif korelasyon var. Bu yeni gerçek, problemler baş gösterdiğinde işe yarıyor; ama sürdürülebilirlik açısından bakıldığında risk getiriyor. 2026 yılında bir haftada ünlü olabilirsiniz, ama unutulmanız için de bir hafta yeterli...

    YanıtlaSil
  15. Teşekkürler hocam..

    YanıtlaSil
  16. Makroekonomik politikalar haricinde , bireysel finansal planlama ve öngörülere de ışık tutan yazınız için teşekkürler .
    Değişim önümüze geliyorsa ; bunu fırsat bilip yeniden yapılanma olarak görme, anlık veriye duyarlı stratejiler geliştirmenin hayati önemi ….ekonominin sürdürülebilirliği için ön şartlardan olduğuna inanıyorum. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  17. Yazınız için sağolunuz , sanırım yaşadığımız günler bilinmezlerin ve sürprizlerin en yoğun yaşandığı zamanlar...

    YanıtlaSil
  18. Vergi Müfettişliği mülakatı için sizin yazılarınızı takip ediyorum hiç bilgim olmayan konularda merakımı artırdınız sınavı geçsem de kalsam da sizi okumaya devam edeceğim emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, size sonsuz başarılar dilerim. Vergi müfettişliği iyi ve yetiştirici bir meslek, umarım kazanırsınız.

      Sil
  19. Emeğinize sağlık hocam. Dünya tekrar ne zaman rasyonelleşecek bu irrasyonellik her şeyi bozmuyor mu artık yoruyor bence, eskiden norm dünya da sürpriz beklerdik artık normali özlüyoruz. İyi ki varsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. sanırım rasyonelliğe dönüş zaman alacak. Çünkü insanların çoğu irrasyonellikten memnun görünüyor.

      Sil
  20. Sayın hocam...bence tam olarak altında yükseliş böyle başlamadı...trumpın gümrük tarife savaşları ve çinin nadir elementler kısıtlaması trumpın ucuz dolar çıkışı abd şişmiş kamu borcunu bu yollamı eritecek ?soruları altın ve emtiayı güvenli liman kıldı bir ikincisi rustaya abd nın uyguladgı yaptırımlar dogu blogunu özelikle aynısı bizimde başımıza gelirmi korkusuyla abd tahvillerini azaltıp altın rezervlerini artırma yoluna girmesiyle manipulasyona zemin hazır hale geldi peşi peşine dev finans kuruluşlarından bankalara bunu size daha öncede yazdım ki bence jp morgan burda ilerki yıllarda mutlaka cezai işlemlere maruz kalacak hamlelerde bulundu...derken iran savaşı trump netenyahu gibi liderler varken sizinde tam ifadeniz buydu altın düşmez beklentisi oluştu parabolik olan bir hareket başladı ve fiyatıyla degeri arasında uçurum oluştu...size bunu altınla ilgili bir yazınızdada sormuştum hocam enflasyon petrol dolayısıyla artarsa tahvil faizleri artmak zorunda o zaman faiz geliri olmayan altın ilgisi azalmaz mı diye?bugun bu sorumun cvbını vermişsiniz:)pıyasa daha önce verdi ama

    YanıtlaSil
  21. Yazı güzel olsa da pek içime sinmedi. Kafamdaki estetiğe uymayan bir yazı. Tabii herkesinkisi başka ama sakin bütünlük kaybedilmiş gibi. Yazının konusu aynı, cümlelerin birbiriyle ilişkisi iyi ama bir kopukluk var sanki. Yine de anlatılmak istenen anlatılmış.

    YanıtlaSil
  22. İKAME VE GELİR ETKİSİ DÖNEMİNEMİ GİRİYORUZ MAHFİ HOCAM.

    YanıtlaSil
  23. Elleri öpülesi bilge insanımız, aydınımız, kıymetli hocamız hem yazıyor hem de her yoruma tek tek cevap veriyor. Bu kadar da ince ve tevazu sahibi. Allah sağlıklı uzun ömürler versin. Nice yazılarınızdan feyz almak dileğiyle.

    YanıtlaSil
  24. Dünyada ekonomi ve siyasette "Kafama göre" sistemi işliyor. Böyle işleyen bir sistemin nesini çözebiliriz ki? Anca panikle herkesin koştuğu yöne koşar, neden kaçtığını bilmeden bizde kaçarız. Örneğin; yapay zeka çılgınlığı hisseleri ve altın.
    Değerli dolar istemiyorjm diye kıyameti kopardılar, faizi düşürmüyor diye fed başkanı hiç görülmemiş muameleye maruz kaldı. Neden kafası o an öyle istedi. Peki şimdi durum ne?
    Söz dinleyecek adam faiz artışı öngördü, dxy 101.36 oldu. 101.6 dan red yemezse 103 e gidecek o rdan dirençle karşılaşıp düşüşe geçene kadar piyasayı darmaduman edecek! Peki neden, çünkü "kafama göre sistemi" şuan onu istiyor. Yarın dxy (dolar endeksi) düşsün diye yeni siyasi kriz yaratılır mı? Onun da cevabı kafama göre sisteminde ama biz o kafanın dışında ne olacağını bil eden devam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli dolar, piyasalar için çok büyük dert olmaya başladı. Dolar endeksi düşmeden piyasa yönünü bulamıyor.

      Sil
  25. Selamlar hocam bu bilgiler ışığında sizce gelecekte altın daha da düşecek mi ? Tvde Sene sonu gram altının 10k olacağını söyleyenler var .Cevap için şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altın bu düzeylerde inişli çıkışlı devam edecek gibi görünüyor. An itibarıyla bu durumu değiştirecek bir gelişim görünmüyor.

      Sil
  26. Sevgili üstat günaydın.

    Küresel anlamda irrasyonelleşmenin yaygınlaşmasında toplam para arzının geçmişe göre çok daha artmış olması ve paranın dolaşımının oldukça kolay bir hale gelirken emeğin dolaşımının sınırlı kalmasını da etkisi olabilir mi?

    Çok selam ve sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. % 100. Para arzının artışıyla birlikte yaratılan ekstra talep sonucu 2000 yılda 50 triyon dolara gelmiş bir dünya geliri 27 yılda 70 trilyon dolar artarak 120 trilyon dolara geldi. Bunun yarattığı inanılmaz bir vurdum duymazlık ve şımarıklık egemen dünyada. Bu etkilerle irrasyonel davranışlar da yaygınlık kazandı.

      Sil
    2. "Para arzı arttıkça irrasyonellik artar."Hocam bu önermeyi nasıl formüle edebiliriz?

      Sil
  27. Eğer hem düşmanı hem de kendinizi tanıyorsanız, yüz savaşa girseniz bile sonucundan korkmanıza gerek yoktur. Kendinizi tanıyor ama düşmanı tanımıyorsanız, kazandığınız her zaferin ardından bir yenilgiyle sarsılırsınız. Eğer ne düşmanı ne de kendinizi tanıyorsanız, girdiğiniz her savaşta mağlup olursunuz.

    Sun Tzu, (MÖ 544~MÖ 496, Savaş Sanatı)

    YanıtlaSil
  28. niye biz bu ülkede bu sıradan hayatı bu kadar pahalıya yaşamak zorundayız ekonomiyi geçtim ahlaksızlık aldı başını gidiyor..tv de her gün siyasetçileri izlemekten içimiz şişti biz de sporla sanatla doğayla ilgilensek ilgilenecek heves bırakmadılar hocam yaşama sevincimiz geri istiyorum bize bir gençlik borçlular.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Size bir gençlik bize ise koskoca bir ömür borçlular.

      Sil
    2. macaristan da olanları nasıl değerlendirirsiniz hocam sizce de bir devrim mi? Bu arada son 20 yıldaki kamu harcamalarını araştırıp haksız kazananlardan geri alacaklarmış bu mümkün görünüyor mu?

      Sil
    3. Kim borçlu hocam?

      Sil
    4. Hukukualet edenler, yargıyı bozanlar, demokrasiyi ahbap çavuş demokrasisine çevirenler, kamu kaynaklarını kendi çıkarına kullananlar kimse onlar.

      Sil
    5. Macaristan bunu yaparsa belki herkese örnek olur. Böylece kamu malını çar çur eden kendi çıkarına kullananlar eski rahatlıklarını bulamazlar.

      Sil
  29. Hocam " krizden fırsat çıkarmak " sözü ülkemiz için şehir efsanesi idi . Artık şehir değil , Dünya efsanesi oldu .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bu sözü hiç sevmem Kozlukaya. Bana hep başkasının kesesinden zengin olmayı çağrıştırır. Mesela depremde yıkılmış evleri yapıp bundan para kazanmak gibi. Krizde işini kaybedenin yerine birsi aracılığıyla o işe girmek gibi. İyi olan krizden fırsat çıkarmak değil önümüze çıkan fırsatları krize falan yol açmadan değerlendirmektir.

      Sil
  30. Hocam, gerçekten bilmediğim için soruyorum:

    ABD'de ve Avrupa ülkelerinde "özel sektör öğretmenleri" diye bir kategori var mı?

    "Charter schools" dedikleri şey; Türkiye'deki "özel okullar"la aynı anlama mı geliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla charter schools devletçe kaynak verilen ama özerk olarak yönetilen okullar yani bizdeki devlet okullarına da özel okullara da benzemiyor. Bunlar dışında ayrıca private school denilen özel okullar var.
      Şimdi şöyle hızlıca bir araştırınca gördüğüm kadarıyla devlet okullarında öğretmenler özel okul öğretmenlerin yüzde 5 - 10 arasında daha yüksek maaş alıyorlar.

      Sil
  31. Mahfi hocam,

    Kadınların kıyafet tercihlerine bakarak; ahlâk testi uygulayanlar,

    "Faiz" konusunda bitmek-tükenmek bilmeyen ahlâkî aforizmalar sıralayanlar;

    Niçin "yolsuzluk ve adam kayırmacılık" gündeme gelince; ahlâk meselesi hemen akıllarına gelmiyor?

    Niçin "hukuksuzluklar heryeri kapladı" cümlesini duyduklarında; ahlâk meselesi hemen akıllarına gelmiyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu sorunuza en azından benim verebileceğim mantıklı hiçbir yanıt yok.

      Sil
  32. Galiba Mahfi bey; iktisatçılığına ek olarak terapist gibi davranmak zorunda da kalıyor...

    YanıtlaSil
  33. Keşke Mahfi bey, biraz vicdansız olsaydı

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İkinci Varlık Vergisi Faciasına Doğru

Son İki Günde Olanlar ve Ekonomiye Yansımaları

ABD - İran Savaşının Türkiye Ekonomisine Etkileri