28 Şubat 2013 Perşembe

Meslek Seçimi


Üniversitede ekonomi, işletme, uluslararası finans, kamu yönetimi, hukuk, çalışma ekonomisi, maliye gibi bölümlerde okuyan öğrenciler meslek seçimini nasıl yapmaları gerektiğini soruyorlar. 

İlk aşamada akademik kariyer mi yoksa mesleki kariyer mi seçeceğiniz konusunu çözümlemeniz gerekiyor. En temel ayrım bu seçimdir. Çünkü akademik kariyer (üniversitede kalıp öğretim üyesi olmak) ile mesleki kariyer (mesleğinizle ilgili bir işe girip orada yükselmek) farklı çalışma ve hazırlıkları gerektiriyor. Eğer akademik kariyer seçmişseniz o zaman seçtiğiniz alanda uzmanlaşmanız gerekiyor. Eğer mesleki kariyer seçmişseniz kendi alanınız dışında bazı konuları da çalışmanız gerekiyor.

Bunu birer örnekle açıklayayım. Diyelim ki ekonomi bölümünde okuyorsunuz ve kendinizi akademik kariyere hazırlamaya karar verdiniz. Bu durumda ekonomi bilginizi derinleştirmeniz ve yüksek lisans ve doktora yapmanız gerekiyor. Akademik kariyere girmeye karar verdiğiniz andan başlayarak ekonomi alanında ve özellikle de ekonominin içinde uzmanlaşmaya karar verdiğiniz alanda bol kitap ve makale okumanız, çevrenizdeki olayları iktisatçı gözlüğüyle değerlendirmeye başlamanız bu değerlendirmeleri not alıp tekrar tekrar yorumlamanız şart. Bana göre ekonomi bilgisinin yanına kamu maliyesi, muhasebe bilgilerini de eklemeniz şarttır. Çünkü bu ikisi ekonomide birçok olayın çözümü için tamamlayıcı bilgi sunan konulardır. Eğer matematik bilginiz yeterli değilse mutlaka yeterli hale getirmeniz gerekecek. Çünkü günümüzde ekonomi matematikle iç içe durumdadır.  

Diyelim ki mesleki kariyer yapmaya karar verdiniz. Bu durumda önünüzde öncelikle iki seçenek olacaktır: Kamu kesiminde mesleki kariyer yapmak ya da özel kesimde mesleki kariyer yapmak. Farklı gibi görünse de ikisi de aşağı yukarı aynı hazırlıkları gerektiriyor. Bu kararı aldığınızda, okuduğunuz bölümde okutulan konular dışındaki konulara çalışmaya başlamalısınız. Örneğin işletme bölümünde okuyorsanız işletme ve muhasebe bilginizin okulda öğrendikleriniz dolayısıyla yeterli olacağını varsayarak, ekonomi, maliye ve hukuk bilginizi derinleştirmek için çalışmalara başlamanızı öneririm. Çünkü bu tür mesleklere sınavla giriliyor ve bu tür sınavlarda ekonomi, işletme, muhasebe, hukuk, maliye temel sınav konuları arasında yer alıyor. Ayrıca bazı kurumlar bazı sınavları için bu listeye matematik, istatistik gibi konuları da ekleyebiliyorlar.

Unutmamak gereken bir şey var: Üniversite, lise gibi değildir. Üniversite eğitimi bir çerçeve verir. O çerçeveden yararlanarak alınacak eğitimi ise siz belirlersiniz. Ne kadar öğrenmek isterseniz o kadar öğrenirsiniz. Her üniversite mezunu okuduklarını analiz edecek ve sonuçlar çıkaracak aşamaya gelmiş olmaz. Örneğin ekonomi bölümünü bitiren herkes ekonomideki olayları anlayacak ve analiz edecek bilgi ya da derinliğe sahip olamaz. Buna ulaşabilmenin yolu üniversitede verilen çerçeveyi kendi başınıza genişletebilmenize bağlıdır.

Benim okuduğum dönemde Mülkiye (Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi) bu çerçeveyi en iyi biçimde veren okuldu. Mülkiye’ye girenler bölüm ayrımı olmaksızın ilk iki yılı ortak okurlardı. Bu iki yılda ekonomi, siyaset bilimi, siyasal tarih, siyasal düşünceler tarihi, sosyoloji, anayasa hukuku, idare hukuku, borçlar hukuku, eşya hukuku, miras hukuku, muhasebe, maliye, istatistik, işletme yönetimi dersleri ortak olarak okunuyordu. Üçüncü sınıfa geçildiğinde öğrenci, iktisat ve maliye, işletmecilik, uluslararası ilişkiler ve kamu yönetimi bölümlerinden birisini seçip oraya gidiyordu. Ne yazık ki bu sistem tüm üniversitelere yaygılaştırılacak yerde Mülkiye’den de kaldırıldı ve uzmanlaşma ağırlık kazandı. Uzmanlaşmaya göre biçimlendirilmiş bir eğitim sisteminde iş büyük ölçüde size kalıyor ve uzmanlık alanınız dışında kalan konuları kendi kendinize çalışmanız gerekiyor.

Mülkiye’de okuduğum yıllarda yaz tatillerinde benzer okullarda (İstanbul İktisat Fakültesi, ODTÜ ekonomi bölümü, İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi) okutulan ekonomi, işletme, maliye, muhasebe kitaplarını alıp okudum. Özellikle o dönemde İstanbul İktisat Fakültesi’nde okutulan derslerden kitabını okumadığım ders kalmamıştı. “Sonuçta ikisi de ekonomi kitabı ne fark var?” diye düşünebilirsiniz. Çok fark var. Her şeyden önce bazen anlatım nedeniyle birinde anlayamadığınız konuyu ötekinden daha iyi anlayabiliyorsunuz. Bazen birisindeki anlatım ötekine göre çok daha ayrıntılı ve açıklayıcı olabiliyor. Üçüncü sınıfa geçtiğimde kafamda akademik kariyer yapma düşüncesi ağırlık kazanmaya başlamıştı. Ekonomide derinleşmeye karar verdim. Merak ettiğim konularda makaleler okumaya başladım. Bir yandan da notlar alıyor, kafama takılan konuları araştırıyordum. O zaman böyle bilgisayar, internet, wikipedia filan olmadığı gibi yabancı kitaplara erişmek de sınırlıydı. Herşeyi kütüphanelerde arayıp bulmak durumundaydık. Daha doğrusu kütüphanede ne varsa onunla yetinmek zorundaydık. Akademik kariyer yapmayı düşünmekle birlikte kafamın bir köşesinde Maliye Bakanlığı’nda mesleki kariyer yapma düşüncesi de duruyordu. İkisini de kapsayacak bir çalışma içine girdim. Biraz yorucu olacaktı belki ama seçeneklerim çoğalacaktı. O nedenle seçimlik ders olarak matematiğin yanında işletme, muhasebe ve vergi hukuku dersleri aldım. İlk kendime yazıları Mülkiye’de son sınıfta okurken yazmaya başladım. Ekonomi konuları başta olmak üzere güncel konuları teorik çerçeveye yerleştirmeye çalıştığım yazı denemeleriydi. İleride bu çabamın yararını çok gördüm.

İnsanın yaşamını önceden planlaması çok doğru bir şey olsa da yaşam her zaman planladığınız ya da düşündüğünüz gibi gelişmiyor. Mezun olduktan sonra girdiğim yurtdışı doktora sınavını kazandım. Ne çare ki burs o kadar düşüktü ki o parayla 5 yıl Londra’da doktora yapmak çok zordu. O sırada girdiğim Maliye Müfettiş Yardımcılığı sınavını kazandım. Hem çok prestijli bir meslekti hem de ücreti o zamanlar oldukça iyiydi. Maliye müfettişi olmaya ve bir yandan da doktora yapmaya karar verdim. Tabii hem turnesi olan bir görevde çalışmak hem de doktora yapmak o kadar kolay bir iş değil. Buna karşılık kafamdaki akademik kariyer düşüncesi hep yerinde durduğu için bu kararlılığı sürdürüp doktoramı tamamladım. Böylece hem mesleki kariyer hem de kısmen akademik kariyer yapmış oluyordum.

Bu deneyimden giderek diyebilirim ki akademik kariyer ile mesleki kariyer arasında bir karar verirken çok katı bir ayrım yapmayın. Birbirine geçişe imkân tanıyan kapıyı aralık bırakın. Bakarsınız ileride işler planladığınız gibi gitmez, o zaman bir geçiş yapabilirsiniz. Bu geçiş kapıları için uzmanlaşmaya çalıştığınız ana alanın dışındaki konuları da çalışmanız gerekir.  

Çevremizde üniversite bitirdiği halde aradığını bulamamış çok insan var. İleri sürülebilecek en kolay gerekçe “torpil bulamadığım için böyle oldu” gerekçesidir. Gerçekten de bir takım yerlerde kayırma müessesi işlese de oralara bileğinin gücüyle giren pek çok kişi de var. O zaman hedef torpili olmayan o kişilerin arasına girmek olmalıdır.      

Üniversite yıllarında mutlaka yapılması gereken bir başka şey de yabancı dili geliştirmektir. Eğer İngilizceden başka bir dili biliyorsanız İngilizceyi de öğrenmeye çalışın. İngilizce bilmeyen bir kişinin akademik kariyerde ve özel kesimde üst basamaklara tırmanmasına pek olasılık yok. Kamu kesiminde ise bu olasılık giderek azalıyor.

Özetle söylemem gereken şey şu: Üniversite bir dinlenme yeri değildir. Lisede çok çalışmış, üniversiteye girmek için çok çaba göstermiş olabilirsiniz. Ne yazık ki asıl çaba üniversiteye girdikten sonra gösterilmek zorundadır. Hatta daha fazlası üniversiteden sonra akademik ya da mesleki kariyere başlayınca ortaya konulmak zorundadır.  

Akademik kariyer için ayrıntılı şeyler söylemem kolay değil. Herkes kendi seçtiği, okuduğu ve ilgi duyduğu dala göre kendisini yönlendirebilir. Mesleki kariyer konusunda ise bazı seçeneklere değinebilirim. Burada anahtar sevdiğiniz, ilgi duyduğunuz alana yönelmektir. Çünkü insan ancak sevdiği, ilgi duyduğu alanda başarılı olabilir. Eğer kamu kesiminde çalışmayı seçtiyseniz o zaman önünüzde Hazine, Maliye, TCMB, SPK, BDDK, SGK, TÜİK gibi birçok kurum var demektir. Bunlar arasında ayrım yaparken bir yandan da nasıl bir meslek edineceğinize karar vermek önemlidir. Bazı meslekler insana sadece o kurumda hizmet ettiği sürece değil ileride kendi başına çalışmak için de olanak verirler. Örneğin Maliye Bakanlığı’nda vergi ile ilgili bir işe girerseniz (vergi müfettişliği, gelir uzmanlığı gibi) ileride Maliye’den ayrılıp serbest muhasebeci mali müşavir olup kendi başınıza çalışma olanağı elde edebilirsiniz. Ya da benzeri bir uzmanlığı değerlendirip özel şirketlerde çalışma fırsatı bulabilirsiniz. Yaşamın erken yıllarında bunlar anlamsız gibi gelse de her yerde geçerli bir meslek edinmek çıkış kapılarını çoğaltan bir seçenek oluşturur.  

Özel kesimde çalışmayı seçtiyseniz önünüzde bankalar, sigorta şirketleri, reel kesim şirketleri gibi geniş bir yelpaze var demektir. Eskiden bankalarda müfettişlerin yükselme yolu daha açıktı şimdilerde yükselme koşulları bankaya uzman yardımcısı olarak girenlerle eşitlendi. Bütün mesele nereye girerseniz girin orada sizinle birlikte olan kişiler arasından sivrilebilmektir. Bunun da yolu herkesin öğrendiğinden fazlasını öğrenmektir.

Son bir sır vereyim. Eğer akademik kariyeri seçtiyseniz kendi alanınızla ilgili uygulamaları mutlaka öğrenmeye çalışın. Sizi öteki hocalardan farklı kılacak şey teorik bilgi fazlalığından çok uygulama bilgisidir. Örneğin para politikasını anlatıyorsanız örnek olarak Fed’in uygulamalarını değil TCMB’nin uygulamalarını ele alıp değerlendirecek donanıma sahip olmaya çalışın. Eğer mesleki kariyeri seçtiyseniz teori çalışmaya devam edin. Örneğin eğer SPK’da uzman olduysanız size verilen mevzuat vb bilgileri yanında kendi kendinize ekonomi, hukuk çalışmaya devam edin. Sizinle birlikte orada çalışanlardan sizi farklı kılacak en belirgin şey teorik bilgi fazlasıdır.

Buraya kadar anlattıklarıma daha sayfalar eklemek mümkün. Bu konuda kitap bile yazılabilir. Ama işin gelip dayanacağı yer bilinçli çalışmak ve iyi hazırlanmaktır. İşe girerken ve işte çalışırken başarı için birçok şey sıralanabilir ama bir tanesi çok önemlidir: Sevdiğiniz işi yapın, ya da yaptığınız işi sevmeye çalışın. Bir işi sevmeden yapan kişinin başarılı olma şansı yok denecek kadar düşüktür. O nedenle gireceğiniz işi sevdiğiniz işlerden seçin. 

108 yorum:

  1. Üstad yine değerlendirmeleriniz çok doğru. Ufak bir iki nokta var katmak istediğim. Özellikle sevdiğiniz işi yaparken diğer konulara da zihnin açık olması ve merakın hep olması çok önemli kanımca. Ayrıca yaptığınız işle insanların size saygı duyması ve söylediklerinizi ciddiye almaları parasal motivasyondan çok daha önemli bence.Siz de Maliye kökenli ve ekonomi alanında uzman olmanıza rağmen gerek gezi yazıları gerekse de Hitit tarihi araştırmalarınızla farklılık yaratıyorsunuz.Ayrıca çalışkanlık ve tevazu sahibi olmanızda ayrıca önemli.Sanırım iş hayayında başarının temeli teori ve pratiği birleştirmekten geçiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Özetiniz çok yerinde.

      Sil
    2. hocam nasil haberlesiriz bilemedim.bnde yeni maliye mezunuyum.ve kamuda memurum.maliye kapsamli diye o bolumu okudum.simdi kamu kurumunda yukselmek istiyorum.yukseklisans yapacagim.fakat maliye bolumunun hangi yukseklisans dallarinda ders alabiliyor yeterli bilgiye sahip degilim.en yararli hangisi olur onuda bilmiyorum.bolumlerin isimlerini ve iceriklerini, zevkle yukseklisans yapmak istedigim icin bilmek istiyorum.saygilar.

      Sil
  2. Herşey ama herşey insanın içindeki öğrenme güdüsünü nereye ve nasıl yönlendireceği ile ilgili ki bunu çok güzel vurgulamışsınız. Ben de bir dönem akademik kariyere bulaşmış ve maalesef bu isteğini ülkenin şartları gereği bir kenara koymuş bir insan olarak biraz buruk bir duyguyla okudum bu yazıyı. Sebebim maddiyat değil, yurt dışına gidip bir üniversite öğrencisinin sadece okulla ilgili olarak yılda 35-40 civarında kitap okuduğunu gördüğümde, bu işin Türkiye'de yapılmaması gerektiği yönünde oluşan kanaatimdi. Oysa ben, daha 1. sınıfta Samuelson, Purvis, Steiner, Begg ve Dornbush gibi iktisatçıların kitaplarını bitirmiştim ve bayağı önemli şeyler yapmış olduğuma inanmıştım. Kaliforniya Üniversitesi - Berkeley'de gördüğüm manzara, bende yetersizlik hissi uyandırmış ve adeta yıkılmıştım. Yani yazınız, aslında meslek seçimi konusunda çok sistematik bir yaklaşım ortaya koyarken, insan hayatının duygusal yönlerine de dokunuyor. Yazınızı yazarken böyle bir etki olabileceğini düşündünüz mü bilemiyorum ama ben heyecan ve burukluk yaşadım. Akademik hayat, içimde bir uktedir hala. Bu nedenle de gecekondu üniversitelerini gördükçe sinirleniyor ve oralarda olsam ne olacaktı ki diye avutmaya çalışıyorum kendimi. Yazınızı, Kabataş Erkek Lisesi öğrencilerine yönelik olarak da Twitter'da paylaştım. Bir süre önce bir kariyer günleri düzenlemiştik okulda ve sizin temas ettiğiniz konuları tartışmıştık. Çok faydalı oldu yazı. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok önemli şeyler yazmışsınız, katkı için teşekkürler.
      Ne yazık ki bizdeki gerçekler bunlar. Üniversite son sınıfa geldiği halde daha konunun özünü bir kavrayamamış o kadar çok öğrenci gördüm ki. Herhangibir konuyu ele alıp analiz edemeyen binlerce üniversite mezunu var.
      Aslında bizde akademisyenlik bundan belki 30 - 40 yıl önce oldukça ciddiydi. Öğrencilik bile ciddiydi. Şimdi öyle değil. Bir takım şeyler ileri gitmiş olabilir ama eğitim inanılmaz şekilde geriye gitti. O nedenle insanın kendisine kalıyor eğitim.

      Sil
  3. sevgili hocam sizinde anlattığınız gibi üniversiteden sonra bende bir karar verdim ve Türkiyede kendi alanında gerçekten önemli yerde olan büyük ölçekli bir firmanın finans bölümünde 1 yıl kadar deneyim edindim.Fakat muhasebe ve finans alanında edindiğim bilgiler o kadar hoşuma gitti ki bu konuda kamu kesiminde daha derin bilgiler edinmek için çalıştığım yerden ayrılıp Maliye Bakanlığı bünyesinde çalışmak için şu an günde 10 ila 12 saat ders çalışarak alan sınavına çalışıyorum.
    Söylediğiniz gibi bu süreçte kendimizi geliştirmemiz ve daha fazlasını öğrenmemiz şart işte bu yüzden sizin makaleleriniz hayatımda gerçekten daha da önemli bir yer almakta.Sınava var olan süre azalmakta fakat sizin verdiğiniz bilgiler eşliğinde yaptığım hamleler sonucunda gerçekten kazançlı çıkacağıma inanıyorum bu gibi faydalı yazılarınızın devamının olması dileğiyle ellerinize sağlık.
    Türk gençlerinin özellikle mesleki yönden bilinçlendirilmesi şart bu yüzden siz ve sizin gibi yol göstericilerin umarım bir gün kariyerlerinde politikada olur ve ilgili kademelerde bu memleket daha fazla şeyler kazanır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevdiğiniz işte ve konuda derinleşme kararınız çok doğru bir karar. Umarım karşılığını alırsınız ve istediğinize ulaşırsınız. İnsan işini severek yaptıkça başarılı olur, başarılı oldukça da işini daha çok sever.

      Sil
  4. Ne yapacağına karar verememiş benim gibi son sınıf iktisat öğrencileri için motive edici güzel yazı...teşekkürler

    YanıtlaSil
  5. Yazdıklarınıza tamamen katılıyorum. Özellikle de son paragraf benim de çalışma hayatımın bir özetidir. Bana soran öğrencilere diyorum ki : DPT gibi çalışın, plansız hiç bir hareketiniz olmasın kariyeriniz için ve mümkünse planların çoğu lisans seviyesindeyken bitsin. Çünkü asıl hayat lisans bittikten sonra başlıyor . Kimse sevmediği bir işi yaparak mutsuz olmamalı, tahminimce bu çok zor olur. Sevdiği işi yapanların da sevmekle kalmayıp o işin en iyisi olmaya çaba göstermeleri gerekir. Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  6. merhaba hocam,
    yazılarınızı büyük bir ilgiyle takip ediyorum.Her İİBF öğrencisinin mutlaka okuması lazım yazılarınızı... Ben yeni Ekonomi Bakanlığı denetmen yardımcılığı sınavını kazandım işe başlamayı bekliyorum seçimimi yapmıştım üniversite 2. sınıfta, çok şükür istediğimi aldım sizin yazılarınızı okuyarak çok şey kattım kendime... buraya girmemde hakkınız var. çok teşekkür ederim...
    yazmayı bırakmayın ... derler ya "eline sağlık" diye... elinize ve emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
  7. Hocam cok guzel bir degerlendirme olmus,ben de akademi ve kamuda kariyer arasinda gidip gelirken kamuyu seçtim ama diger taraftan da vazgecemedigm icin teorik ve pratik calismalara devam ediyorum.Amacim kamu da kariyere odaklanirken akademik hayatta da varolabilmek ve meslegimi cok yönlu hale getirmek mülkiye maliyeden sonra maliye bakanlignda calismaya basladm hem mali konularda hem ekonomide bilgi edinmeye calisirken ilerde isime yarayacagini dusunerekten ikinci universite olarak adalete basladm sonrasnda dörtyila tamamlayip hukuk diplomasi almak istiyorum.Gelecek dönem de yuksek lisansa baslayacagim(Kamu ekonomisi veya mali hukuk dusunuyrm).Ilerde hem muhasebe hem mali mevzuat ve ekonomi hem de hukuk bilgilerimi kullanabilecegim bir alan oldugunu dusunuyorum.Bunlari anlatmamin sebebi sizce hukuk diplomasi sahibi olmam surece katki saglar mi,ilerde mali mevzuat alaninda calisirken isime yarar mi? Tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İleride hem avukat hem de mali müşavir olabilirseniz çok az kişi arasına katılmış olursunuz ve çok işinize yarar.

      Sil
    2. Tesekkurler hocam planim da bu sekilde iyi günler

      Sil
    3. Ciddi bir üniversiteden hukuk diploması almak sizin çalışma temponuzda çok zor.

      Sil
  8. Mahfi Bey, yolu ekonomiden geçenler için dört dörtlük bir rehber yazmışsınız. Diğer alanlar için de yol gösteren birileri olsa keşke. Sanırım ben de oturup tıp öğrencileri için deneyimlerimi ve tanıklıklarımı yazmalıyım, Amerika'yı her seferinde yeniden keşfetmeye gerek yok.

    YanıtlaSil
  9. hocam elinize sağlık, yine çok faydali bir yazı kaleme almissiniz. Teşekkür ederim. hocam ben siyaset Bilim ve kamu yönetim öğrencisiyim ancak ekonomi bilimine de ilgi duyuyorum, şunu soylemeliyim; sizin sayeniz de kendimi gelistire bilme firsati buluyorum kendi ozelim de, yazilariniz için tekrar teşekkür etmek istiyorum. elinize, yüreğinize sağlık. son olarak hocam acaba yabancı ekonomi bilimcilerden kimleri okumamizi önerirsiniz? iyi günler hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Şimdilerde en yeni kitapları okuak gerekir. Çünkü küresel kriz çok şeyi değiştirdi. Eski baskılı ünlü kitaplar bugünkü tartışmalara uzak kalmış olabir.

      Sil
  10. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  11. Hocam,
    Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  12. Hocam, ben mesleğinin ilk yıllarında bir diş hekimiyim. Kariyer seçenekleri olarak belirttiğiniz : akademik, kamu veya özel sektör seçenekleri aynen bizde de mevcut. Ben yazınıza ufak bir ekleme yaparak mezun olmadan önce iş hayatının mutlaka ama mutlaka denenmesi gerektiğine inanıyorum. Belki staj belki daha profesyonel olarak çalışmak bu kariyer planında büyük yol gösterecektir. İş değiştirmeniz o yıllarda daha kolay olacaktır. Bir işin zorluğu onu yapınca daha iyi anlaşılıyor. İşinin stresini gören ve bu stres ile başa çıkabileceğine inanan herkesin iş hayatında başarılar dilerim. :)
    saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru, sosyal bilim öğrencileri yaz aylarında staj yapıyorlar ama buu da planlı yapmakta yarar var.

      Sil
  13. Kıymetli Hocam! Ben yazılarınızı her gün düzenli olarak bu sayfanızdan takip ediyorum. Devlet memuruyum. Selçuk Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. KPSS-A grubunudan hazırlanıyorum. Daha üniversiteye hazırlanırken düşündüğüm Kaymakamlık mesleği için çaba sarfediyorum. Konu ile ilgili tavsiyelerinize şiddetle ihtiyacım var.Devlet memuru olduğum için haliyle boş zaman sıkıntısı çekiyorum. Tavsiyeleriniz olabilir mi? Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  14. Memurken zaman sıkıntısı çekmezsiniz. Özel sektör olsa özellikle İstanbul'da o ayrı mesele.
    Bir de KPSS-A İÇİN easlı bir kitap listesi oluşturalım... Herkes katılsın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok iyi olur yardımcı olursanız sevinirim...

      Sil
    2. Ben de buradan çağrı yapmış olayım sınavlar için kitap listesi oluşturmaya.

      Sil
  15. Üstadım yazılarınız bizim için yol gösterici. Bir kamu kurumunda memurum egitimi Marmara unı işletmede tamamladıktan sonra pazarlama üzerine Y.lisans yaptım ancak sevdiğim mesleği yapmıyorum isletme okuma ma rağmen hukuk alanında kendimi geliştirdim kariyer sınavlara hazırlanıyorum ve daha önce maliye bak.actigi uzmanlık Sınavları'nda mulakatta elendim çok kararsızım ve hukuk ağırlıklı olup kamu da kariyer yapabileceğim bir meslek secmek istiyorum aklımda Sgk denetmenligi , idari hakimlik ve vergi müfettişliği var sizce hangisinin üzerinde yogunlasmaliyim teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SGK denetmenliği ve vergi müfettişliği ileride kamudan ayrılırsanız kendi başınıza yapabileceğiniz meslekleri veriyor. Ben olsam onlara yönlenirdim.

      Sil
  16. Gelir uzmnlarinin smmm olma hakki var mi ben mi yanlis anladim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sınava girdiğinde kazanma şansı yüksek anlamında.

      Sil
    2. hocam smmm staj başlatma sınavını kazandıktan sonra,gelir uzman yardımcılığı smmm stajından sayılır mı?,başka yerden tatmin edici bir cevap bulamadım...

      Sil
  17. teşekkürler hocam

    şimdi bende iktisat öğrencisiyim mesleki kariyer yapmak istiyorum bu kurumların hepsinde iktisat var fakat hangisi daha öncelikli olmalı ben ilk başlarda derslerimizin ingilizce olması ve sadece sırf iktisat ve muhasebe olması hasebiyle hazine düşünüyordum şartlarıda güzeldi çalışırken yüksek lisans ve doktora yapabileceğimi düşünüyordum ama şuan ilerde devlette bir müddet çalıştıktan sonra özel sektör düşünüyorum bu yüzden aklıma müfettişlik geliyor tabi karar aşamasını tamamlamış bulunmamaktayım nasıl bir yol yordam izlemeyim şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kafanızda biçimlendirdiğiniz geleceğe göre çizdiğiniz model doğru. Yazıda dediğim gibi ekonomiye ek olarak hukuk ve muhasebe çalışın.

      Sil
  18. Merhaba Hocam, biz hasbel kader bir okula gittik, çeşitli işere girdik başarısız olduk düşe kalka hayatı yaşadık ve şimdi yaş 30 oldu. Hayatta belki hiçbirşey için geç değildir ama yaş ilerledikçe işler zorlaşıyor. Bu yazıyı 10 sene önce okumuş olsaydım belkide şimdi çok farklı bir mesleğim olurdu. Bizim için çok zor olsada üniversitede ve lisede olupta bu yazıyı okuyan kardeşlerim, siz siz olun işinizi baştan planlayıp sıkı tutun yoksa hiç istemediğiniz işleri yapar hiç istemediğiniz bir hayatı yaşarken bulursunuz kendinizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru. Bence de planlama ikinci sınıftan itibaren başlamalı.

      Sil
  19. Aynı durumda 1000'lerce insan var.
    % 100 kariyer planlaması+ciddi çalışma ve yazları staj yapın...
    İş işten geçmeden..

    YanıtlaSil
  20. Hocam merhaba,
    Yazınız tam bir hayat dersi.Yazınızda hayattan süzülmüş çok güzel öneriler var.Hayatın başında olan ve seçim noktasında olan öğrenci kardeşlere çok faydalı olacaktır diye düşünüyorum.Hem akademik kariyer yapmış hem de kamu bürokrasisinin en tepesinde bulunmuş biri olarak sizin bu birikimlerinizi bizimle paylaşmanız büyük alçak gönüllülük.Ben de tüm bu önerilerinize bir ekleme yapmak istiyorum.Mutlaka İngilizce öğrenilmeli.
    Hayırlı akşamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocam öncelikle yazınız için çok teşekkür ederim. Sanırım ben sizin kadar kararlı olamadım, belki çevremde çok örnek olmamasından ya da yeterince araştır(a)madığımdandır, bankada müfettişlik mi yoksa vergi müfettişligi mi sgk müfettişligi mi yoksa tcmb,hazine,ekonomi bk, gümrük bk. gibi bi kurumda uzman yardımcılığı mı hala kesin net kararı verebilmiş degilim. Uzun vadede hangisi benim açımdan daha yararlı olur kestiremiyorum. Banka müfettişliği maddi olarak öne çıkıyor ama onda da kamu sektörü gibi mesleki güvence olmaması ve iş yükünün çok çok agır olması beni düsündürüyor. Banka müfettişliği ve kamuda bir bakanlıkta uzman yardımcılıgı sınavlarını kazandım ancak hala sağlıklı analiz yapamadıgım için kararsızlık ve yanlış bir karar verme korkusu içimi kemiriyor. Çünkü özellikle eğer bankaya girersem geri dönüşü olmayacak, kamuda işe girersem tcmb gibi üst düzey hedefler için daha rahat ders çalışma imkanı olacak ama ileride o sınavları da kazanamazsam maddi açıdan uzmanlık-banka müfettisligi farkının fırsat maliyeti yüksek olmus olacak.. Güzin Abla'ya yazar gibi yazdım sanırım biraz umarım rahatsız olmazsınız bu yazıdan hocam şu an denizde savrulan bir gemi gibiyim :)

      Sil
  21. Hocam elinize sağlık. Çok ve özverili çalışmanın herkese ibret olması gerek. Canlı örnekler vererek insanları bilinçlendirmek gerek. Yazınızda şu nokta çok dikkatimi çekti :
    Makro konusunda adeta uzmanlaşmış üniversite hocamın makro dersini 1den fazla almam sebebiyle hala sermayenin marjinal verimliliğini anlamamıştım. Ta ki turizm hocasının verdiği küçük ve pekiştirme amaçlı örneğe kadar.
    O yüzden çok okumalı ve farklı kaynakları değerlendirmek şart. Üniversiteye başladığım 2008 yılından beri yazılarınızı takip ediyorum tv de de izlemeye çalışıyorum.

    Zamanında tv ye bir gitar üstadı çıktı. Dediler ki günde kaç saat çalışıyorsunuz
    "5 saat çalışıyorum" dedi.

    Peki sizi geçmek mümkün değil mi dediler.

    Günde 8saay saat çalışan birisi elbette beni geçecektir diye cevap vermişti.

    Çalışmanın okumanın öğrenmenin sonu yok. Elinize sağlık hocam yazı ıcın.

    YanıtlaSil
  22. Hocam elinize sağlık.

    Ben Maliye Bakanlığında Yeterliğe tabi Gelir Uzmanı olarak çalışıyorum.

    Son yılda anladım ki Gelir Uzmanları hiçbir zaman hakkettiği sosyal ve ekonomik hakları kazanamayacak. Bu yüzden kendimi mesleki olarak yetiştirmeyi, akademik olarak ilerlemeyi (Marmara Mali hukuk yüksek lisans) bir kenara bırakıp tekrardan kariyer sınavlarına hazırlanmaya başladım.

    Bu durumda ben ve çalıştığım kurum vakit kaybediyor ve her ne kadar istesem de eskisi kadar işimde verimli olamıyorum.

    Siz son çıkan 666 khk ve taşra-merkez ayrımının kamu verimliliğine nasıl bir etki yaratacağını düşünüyorsunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence geç kalmadan ne yapmak istediğinize karar vermeniz çok doğru bir iş olmuş.
      666 s KHK İlk bakışta olumlu olacak gibi görünüyor ama bence asıl olan uygulamadır. Kanunlarda yazanlar çoğu kez kanunlarda kalır.

      Sil
  23. hocam konuyla alakalı degil ama sayin babacan bugün ic talebin büyüdüğünü söylüyor. Ama gercek piyasalarda buna ait bir emare yok.Piyasaya etkileri daha sonradan mı anlaşılıyor yoksa güzel temenni lermi bunlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı göstergeler piyasada bir canlanmayı işaret ediyor. Örneğin ithalattaki artış, bazı güven endekslerindeki yükselmeler piyasada bir talep artışı olduğunu gösteriyor. Ama bunların devamlı olup olmayacağını bir aylık sonuçlara bakarak anlayamayız.

      Sil
  24. Hocam merhaba,

    Üniversite konusunuda söylemiş oldunuz şey(Öğrencilerin hiçbirşey bilmeden mezun olması) çok doğru. Daha geçenlerde bir arkadaşım iktisattan mezun oldu ama kişi bana göre üniversite birşey öğrenmeye değil diploma denilen kağıt parçası için gelmiş.

    Okullarda öğretilen teorik bilgilerden sonra kişilerin içinde bir kıpırdanma oluşmuyorsa acaba bu nedir şeklinde bir sorgulama olmuyorsa o kişi o bölümden mezun olsa ne olur olmasa ne olur. Okullarda verilen eğitim gereksiz zaten bu kadar üniversite de gereksiz bana göre Türkiye hep Lisans mezununa ihtiyacı yok lise mezununa da ihtiyacı var o zaman neden bu kadar üniversite var ve neden niteliksiz eğitim var.


    Eğer üniversite hakkındaki bilgisi kişi Amerikan pastasından edinmiş ise üniversite gelince Akşama kadar gezmek sabah kadar içki içmek ile beynin dolduruyor sonra dünyayı ve okulu sallıyor. ve ülkemizin parası bu kişilere eğitim için gereksiz yere harcanıyor.

    Sadece öğrencilerde kabahat değil kapahat hantal işleyen Kamu kurumlarında ve bunların başında duran insanlarda.Umarım bunlar düzelir.

    Benim başıma gelen bir olayı aktarayıym size:


    Ben 2 yıllık Dış ticaret mezunuyum ve DGS ile 4 yıllık Gümrük bölümüne geçiş hakkım yok ama İktisata geçiş hakkım . Kişi mezun olduğu bölüme gidemiyor ama alakasız olarak nitelendirebieceğimiz bir bölüme geçiş hakkı var bu bir saçmalık.

    Gümrüğe personel alınıyor 4 yıllık mezunu iktisat işletmenler 2 yıllık gümrük bölümü olanlardan daha avantajlı. Ancak 4 yıllık bir iktisat mezunu kaç tane gümrük dersi alacak ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki bu tür mantık dışı işlemler oldukça yaygın. Üniversite kurmayı eğitim kalitesini yükseltmek sanıyoruz. Oysa bugün birçok üniversitedeki eğitim 40 yıl önceki lise eğitimi düzeyinde değil.

      Sil
  25. teşekkürler mahfi eğilmez, bu konuda sizin gibi bilirkişilerden böyle açıklayıcı bilgiler almak çok güzel ve güven verici. Türk gençliğinin ve öğrencilerin, sizler gibi yol göstericilere, rol modellere ihtiyacı var. var olun, ışığınız her daim yol göstersin... elinize,yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  26. hocam güzel bir yazı olmuş,
    özellikle benim gibi bu yaşa gelip hala ne yapacağına karar verememişler için
    ah ah dedirten bir yazı :)
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  27. Mahfi bey, yazılarınızı her zaman zevkle okuyorum. Benim gibi 54 yaşında emekliliği hak etmiş ama henüz müracaat etmemiş, U.arası İlişkiler öğrencisi ve ideallerini çocuklarını yetiştirmek için bir süre askıya almış bir anne olarak akademisyen olma şansım var mı? Sanırım 60'ı bulurum, ömrüm de olursa:)) Demem odur ki; ben Amerika'da yaşasaydım hangi yaşta olursa olsun çalışırdım. Türkiyemiz yaş, ırk, cinsiyet ayrımcılığının olmadığı bir ülke olur mu gelecek 6 yılda?
    Saygılar Feriha G.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kamu da mı çalışıyorsunuz.

      Eğer kamu da çalışıyorsanız neden emekli olmadınız. Yanlış anlamayın ama binceler Yeni mezunlarımız iş bulamıyor

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim. Bence siz idealinize ulaşmak için gerekeni yapın. Sonunda ulaşıp ulaşamayacağınız belli olmasa da idealinize ulaşmanın keyfi çok önemlidir.
      Emeklilik yaşı 65'dir. Erken emekli olana "erkenden emekli oldun sana bakmak zorundayız" diyoruz emekli olmayana da "binlerce genç iş arıyor onlara yer açmak için erken emekli olun" diyoruz. Ne yapacağımıza bir karar versek insanlar da ona göre davranacak.

      Sil
    3. Feriha Hanım'ın durumunu nereden biliyorsunuz sayın adsız? İnsanların emekli olmak isteyip istememe özgürlüğünü sorgulama hakkını kendinizde nasıl bulursunuz? Yıllarca çalışmış bir insan hak ettiği halde müracaat etmediyse belki koşulları buna zorlamıştır diye düşündünüz mü hiç?

      Sil
    4. Feride hanımın durumunu bilmiyorum ama o da dışarıda binlerce insanın durumunu bilmiyor.

      Bugüne Kadar Merkez Bankası Gümrük bakanılığı ve çeşitlli kurumlarda staj yaptım ve çaıştım. Yaşları ilerlemiş olan insanlar genellikle işten bıkmış ve bir imza için bile saatlerce insanı bekletiyorlardı ki bunları gördüm.

      Mesai saat 9 da başılıyordu karşılatığım yaşlı insanlar saat 9 geliyor saat 10 kadar kahvaltı sigara vb olaylar saat 5 gelmeden dışarı çıkıp servis bekliyorlardı

      Şimdi size şunu sorayım kamu gittiğinde yeteri kadar verimli iş yapıldığını ve size yardımcı olduğunu mu düşünüyprsunuz.

      Benim lise öğretmenin bile lise mezunu olduktan sonra öğretmen olmuş şimdi doktoralı veya yüksek lisanslı bir kişi bunla eşit durumda mu o zaman kimse emekli olmasın üniversite elemanları emekli olanları beklesinler. Belki de siz şuanda emeklillk yaşı yaklaşmış bir insan olarak bakıyorsunz bir de bizim penceremizden baksanıza.

      babanız anneniz size yıllarca bakmış yüksek lisans yapmış ve hala kamuya girememiş biri olsaydınız ne yapardınız

      Sil
    5. Yüksek lisans yapmış biri ille kamuya girmek zorunda mı? Sizin babanız veya anneniz ölmüşse ve evi tek geçindiren insan bunlardan geriye kalan biriyse bununla birlikte 2-3 kardeşseniz ve size bakmakla yükümlüyse, hemen emekli mi olmalı bu insan emekliliği geldi diye? O zaman alacağı maaşla o evi nasıl geçindirecek? Farklı açılardan bakmak lazım acımasız olmamak lazım.

      Sil
    6. 18-20 yaşlar arası SSK'da devlet memurluğu yaptım. Köhnemiş sistemi beğenmeyip bir ilaç firmasının Üretim Planlama sınavını kazandım. Sonra da muhasebeye geçtim ve yıllarca hem muhasebe hem de firmanın genel müdürü olarak her işi yaptım. Emekliliğe müracaat etmeyişim tamamen kendi tasarrufum. Merak etmeyin kimsenin koltuğunu zaptetmiyorum, ressamım, serbest çalışıyorum aynı zamanda Uluslararası okuyorum. Mahfi bey iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Saygılar hepinize..

      Sil
  28. Merhaba,

    Lisans eğitimime elektrik-elektronik mühendisliğiyle başladım ancak yıllar geçtikçe anladım ki sadece matematiğe ve fiziğe yatkın olmak bu türde bir mesleği sevmek/seçmek için yeterli değilmiş. Ekonomi çift anadalına başvurduğum gün hayatımın dönüm noktası oldu. Bu yazınızı okuduktan sonra doğru yolda ilerlediğime daha da emin oldum. Önümüzdeki yıl lisans eğitimim bittiğinde kurumsal iktisat, kalkınma ekonomisi ve eğitim üzerine yoğunlaşmayı planlıyorum. Umarım mühendislik altyapısını da harmanlayabilirim.

    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin durumunuzda çok elektrik - elektronik mühendisi var. Sanırım elektronik en üst düzey matematiği gerektirdiği ve devreler üzerin kurulu olduğu için ekonomik modelin anlaşılmasında çok kolaylık sağlıyor. O nedenle birçok yerde sizin durumunuzda olan kişiler ekonomi yöneticiliği yapıyor. Bankaların çoğunda Hazine bölümlerinde elektrik-elektronik ya da makine mühendisliği okuyup ekonomi masterı ya da MBA yapmış kişiler var.
      Başarılar diliyorum.

      Sil
  29. hocam reel sektör hakkindaki yazınızı dört gözle bekliyoruz

    YanıtlaSil
  30. Orta gelir tuzagı Maliye sınavında sormuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Soruları soranlar da bu blogu izliyor.

      Sil
  31. Bu yazıyı 7 yıl önce okusaydım, belki hayatım değişik olabilirdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 7 yıl o kadar eski bir geçmiş değil. Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız o kadar geç kalmış değilsiniz.

      Sil
  32. Hocam, meslek yaşamının başında olan bizler için eşsiz bir kaynak yazı olmuş yine. Benim sorum : PARA. 1) Düşük ücretle çalıştığımıza inandığımız ama huzurlu olduğumuz bir işe devam etmeli miyiz? Yoksa biraz daha kapasitemizi zorlayan,stresli ve yorucu ama kazancı yüksek bir işi mi tercih etmeliyiz sizce ? 2) Özellikle özel sektörde yazılı mülakatlar sırasında ne kadar ücret istersiniz gibi sorular soruluyor. Buna nasıl bir cevap verelim ? Sözlü mülakatların en sonunda ücret politikanız nedir gibi bir soru soralım mı ? Yoksa hiç para için çalışmıyormuş gibi mi yapalım ?? :)
    Emeklerinize şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (1) Ücret konusu herkes için farklı bir er tutar. Kimisi sevdiği işi daha düşük ücretle yapmaya razıdır ama kimisi de ücret yüksek olsun varsın sevmediğim iş olsun der. Kendinize çizdiğiniz yol size aittir, kim ne dese boştur. Kimse kimsenin yerine bu konuda yorum yapamaz.
      (2) Özel kesimde bir işe girecekseniz ücret meselesini en baştan konuşmakta yarar vardır. Eğer size ne kadar ücret istediğiniz soruluyorsa aklınızda o iş için düşündüğünüz ücreti söylemenizde sakınca yok. Para için çalışmıyormuş gibi yapmak doğru bir tavır değil. İnsan ne kadar isterse istesin sonuçta işe para için girilir.

      Sil
    2. Her iki cevabınız da benim için çok tatmin edici oldu. Tekrar teşekkürler. Hobiler yazısını dört gözle bekliyoruz :)

      Sil
  33. Teşekkürler hocam bir sorum olacaktı.

    Orta gelir tuzağında Türkiye 2006'dan beri aşağı yukarı kişi başına düşen gelir aynı şimdi bir ülkenin orta gelir tuzağına düşmüş olması esas olarak kaç yıl aynı gelirde takıldığı mı yoksa ilerleyen yıllarda da kişişel gelirin aşagı yukarı aynı olup eski yazınızda verdiğiniz gibi 4 tane sebepten 1 tanesi gerçekleştiğinde orta gelir tuzağına düşmüş mü oluyor? cevabınız için şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıl hesabından çok oralarda takılıp kalması önemli. Çünkü orta gelir denilen tutar da zamanla yukarı çıkıyor.
      Kimi ülkede tek bir nedenle kimisinde dört nedenle gerçekleşebilir.

      Sil
  34. Hocam saygılar. Muhteşem bir yazı olmuş herkes için. Elinize sağlık. Ben vergi müfettiş yardımcısı olmaya hak kazandım yakın zamanda.Şu an beklemedeyiz eğitimler sanırım gelecek ay gibi başlayacak.Öncelikle eski bir maliye müfettişi olarak bütün değişikliklerden sonra mesleğin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Size göre kurum içinde yeni sistemle giren arkadaşlara bakış açısı nasıl olur ? Mesleğin başlangıç aşamasında tavsiyeleriniz var mıdır?
    Biraz fazla sordum sanırım.Kusuruma bakmayın.Vakit ayırıp cevaplayabilirseniz çok sevinirim.Şimdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Vergi müfettişliği önemli bir meslek. Bu görevde çalışırken yukarıdaki önerilerime uyarak teorik bilginizi ve ingilizceyi geliştirebilirseniz (uygulama ve mesleki bilgileriniz zaten ister istemez o görevi yaparken gelişecek) farklı bir konuma gelebilirsiniz.
      Vergi müfettişliği, maliye müfettişliğinden farklı bir meslek. Benzer yanı vergi. Maliye müfettişliğinin vergi konusunun yanında başka konuları da vardı. Bir de vergi müfettişliğinde sayı oldukça kalabalık. O kadar kişi arasından kendini göstermek için çok çaba gerekiyor. Başlangıçta eskilerle yeni girenler arasında bazı sıkıntılar olsa da bir süre sonra bu sıkıntılar biter. Çünkü yenilerin sayısı hızla artıyor.

      Sil
  35. HOCAM,BEN İŞLETME FAKÜLTESİ MEZUNUYUM..FAKAT İKTİSADA DAHA FAZLA İLGİM BULUNUYOR.ÇÜNKÜ:İKTİSAT,ANA BİLİM DALI OLMA ÇZELLİĞİ TAŞIYOR.AÇIKÇASI İŞLETME FAKÜLTESİNDE EKONOMİYLE İLGİLİ AZ BİLGİ VERİLMİŞTİ.ANCAK BEN FIRSAT BULDUKÇA ŞKTİSAT ÜZERİNE KAFA YORARAK VE MAXİMUM DERECEDE RASYONEL YAKLAŞIMLARDA BULUNMAYA ÇALIŞARAK EN AZINDAN SİZE İKTİSAT KAPSAMINDA OLAN KONULARLA İLGİLİ SORU SORMA VE SUBJEKTİF YAKLAŞIMLAR EDİNME YETİSİNİ KAZANMAYA BAŞLADIM.İKTİSAT BENCE ÖNCELİKLE SORGULAMA VE BÜTÜNÜ ALGILAYABİLME YETİSİNİ KULANABİLMEKTEN GEÇİYOR.AMA HOCAM,DAHA ÖNCE DE SÖYLEDİĞİM ÜZERE TEK KORKUM MATEMATİK TEMELİN YETERİNCE KUVVETLİ OLMAMASI HOCAM!. ALESTEN SÖZEL 79,EA 61 ,SAYISAL 59 PUAN ALDIM HOCAM.BU PUANLAR İSTANBULDAKİ BİR DEVLET ÜNİVERSİTESİNDE İKTİSAT MASTERI YAPMAM İÇİN YETERLİ OLUR MU?. AKADEMİSYEN OLMAK İSTİYORUM.AYRICA 37 YAŞIMA GİRİYORUM.YAŞ BU KONUDA ÖNÜME ENGEL OLARAK ÇIKAR MI?. SAYGILAR....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer master yapmayı gerçekten istiyorsanız ne matematik ne de yaşınız engel değil. Akademik kariyere asistan olarak girmek için yaşınız engel olur. Ama eğer devam edip doktora yaparsanız o zaman iş değişebilir.
      Dışarıdan doktora yapıp doçentlik tezi verdikten sonra üniversitede çalışmaya başlayan epeyce insan var.

      Sil
  36. HOCAM,İKTİSADA OLAN İLGİM BANA NORİEL ROUBUNİNİN KRİZ EKONOMİSİ ADLI KİTABINI ALDIRDI.İŞTEN FIRSAT BULUP DA TAM OLARAK OKUMA FIRSATI BULAMADIM.ANCAK:ŞÖYLE KISACA BİR BAKTIM VE KUŞKUSUZ İLGİ ÇEKİCİ NOKTALAR VAR VE KAPİTAL YAPININ DEFOLARI VE BUNLARIN NEDEN OLDUĞU BAZI ZAAFİYETLERİ VE BU ZAAFİYETLERİN TASARRUFLAR ÜZERİNDEKİ YOĞUN ERİTİCİ ETKİLERİNİ İKTİSATÇI DİLİYLE ANLATMAYA ÇALIŞMIŞ.NAÇİZANE OLARAK İKTİSADA İLGİ DUYANLARIN EN AZINDAN BİR KREE DE OLSA OKUMASI YA DA İNCELEMESİNN FAYDALI OLABİLECEĞİ KANAATİNDEYİM...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Roubini'nin kitabını ben de okudum. İyi bir kitap. Ama bu gibi konularda tek yazarın görüşüyle ya da bir iki kitapla karara varmayın derim.

      Sil
  37. Mahfi Hocam tam da bu konu hakkında kafamda sorular varken yazınızı gördüm.
    Bankacılık bölümü 4. sınıf öğrencisiyim, 88 doğumluyum. 1 yıl ön lisans işletme okuduktan sonra Fulbright bursu ile Amerika'da IT üzerine eğitim aldım ardından tekrar sınava girip Bankacılık bölümünü kazandım. 1 yıl süreyle okulda yarı zamanlı çalışmam dışında hiç staj yapmadım şimdiye kadar. İngilizcemi Toefl için hazırlıyorum.

    Mezun olmama aylar kaldı ama hala olduğum yerde sayıyorum. Ekonomiyi seviyorum, sürekli kendimi geliştiriyorum, güncel haberleri takip ediyorum gerek internet üzerinden gerek ekonomi kanallarından. Ancak bir yol haritası çizemedim kendime.

    Banka Müfettişliği istiyorum ilk olarak ama alan bilgim bunun için yetersiz, sınavlara girsem de kazanamam. Zaten bazı bankalar da direk TOEFL belgesini ilk şart olarak koyuyor. Hazine, Spk, Bddk gibi kurumlarda uzmanlık da düşündüklerim arasında ancak bunlar için de KPSS problemi var.

    Kpss için kursa mı gitsem, ingilizcemi gerek YDS gerek TOEFL ya da bazı bankaların kendi hazırladığı ingilizce sınavına tam olarak hazırlamak için kursa mı gitsem yoksa bir banka bulup staj mı yapayım sırf staj yaptım demek için.

    Zaten keşke İktisat, Maliye gibi bölümler okusaydım diyorum. Bankacılık bölümü ile kendimi Bankalarda çalışmak için sınırladığımı düşünüyorum. İnternette paylaşılan Hazine uzman yard. çıkmış sorulara baktığımda büyük bir kısmını aldığım eğitim ile cevaplayamıyorum. Ekstra yoğun bir çalışma içine girmem gerekli.

    Durum bu iken bana nasıl bir yol gösterirsiniz. Staj illa yapayım mı yazın ? Özellikle bankalarda Müf. Yard. dışında Uzman Yard.'nın da önü açık mı sizce ?

    Şimdiden çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okullarda öğretilenler bu sınavlar için yetmiyor. Örneğin ekonomi ya da işletme okuyanların hukuk bilgileri yetersiz kalabiliyor. Kendinize nihai hedef olarak bankaları seçtiyseniz ve imkanınız varsa bir bankada kısa bir staj yapın. Mezun oldukta sonra 6 ay ders çalışın ve sınavlara sonra girin. İyi planlanmış bir 6 ay çok iyi bir süredir.

      Sil
  38. Merhaba hocam bloğunuzu ilgiyle takip ediyorum.Bir sorum olacaktı ISLM eğrilerinin maliye ve para politikaları aracılığıyla sağa yada sola yatmaları konusunu pratik olarak cevaplayabilirminiz?Birde bu dışlama kısmi ve tam dışlama konusunda keynes ve klasiklerin görüşü nerde çakışıyor yada ayrışıyor?

    YanıtlaSil
  39. Mahfi hocam 2013 kpss'den umduğumuza nail olduk birçok kurumun sınavına başvurabilecek seviyede puanlarım var. Ama kafam çok karışık, şu an aklımda vergi müfettişliği var kendimi bu alanda geliştirmek için ne yapabilirim? Saygılar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskisi gibi olsa düşünmeden girin derdim ama şimdi oraya çok adam alıyorlar. Yetişme sorunları doğacak.

      Sil
  40. Sn. Hocam vergi müfettişliği mesleğinin orta ve uzun vadede ne gibi avantaj ve dezavantajları olur? Ben şu an SGK Denetmen Yrd. yım. Vergi Müfettişliği mülakatına gireceğim. Mesleğin gidişatı ile ilgili bazı endişelerim var. Ama diğer taraftan vergi müfettişliği memurluktan(sıradan evrak işleri) öte insana meslek kazandırır. Şuan ki alımlarla ulaşılmak istenen Almanya Federal Maliyesindeki yapı mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vergi müfettişliği, geçmişteki maliye müfettişliği, hesap uzmanlığı, gelirler kontrolörlüğü mesleklerinden oldukça uzak bir yapıya dönüştü.
      Şu anki durumu nedir bilmiyorum. Ama bir yere bir sınavla 2000 kişi alınıyorsa orada yetişme sıkıntıları ortaya çıkar diye düşünüyorum.
      Maliye Müfettişliğine yılda 8 - 10 kişiden fazla muavin alınmazdı.

      Sil
  41. Peki Hocam, VDK'nın gidişatını ne şekilde yorumlamak gerekir? Bize artısı olur mu şu süreçte?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer on yılın sonunda YMM ünvanı elde edebileceksiniz olur.

      Sil
  42. Hocam merhaba. Ben Anadolu Üniversitesi ingilizce iktisat bölümü 1. sınıf öğrencisiyim. Öğrencilik hayatımı dolu dolu geçirmek için açıktan bir bölüm okumayı düşünüyorum. Dış ticaret okumamı ve oradan dikey geçiş yaparak işletme bitirmemi önerdiler ama bazı arkadaşlarımda iktisat okuyorsan açıktan işletme oku diyorlar . Sizce ne yapmalıyım? Cevabınızı bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Soruyu çok geç gördüm ama yine de yanıtlayayım belki işinize yarar. İşletme okumak yararlı olur. Dışticaret çok daha uzmanlık isteyen bir dal. Hangisini sevdiğinize bağlı. İkisi de iyi tercihler.

      Sil
  43. Hocam Merhaba; öncelikle yazı için ellerinize sağlık. Ben 12. sınıf muhasebe ve finansman bölümünde okuyorum. Bu son senemde SGK'da stajımı görüyorum. Malum önümüz üniversite sınavı. Ben hiç sınava girmeden yatay geçiş hakkımı kullanmak istiyorum. Sizce üniversitede hangi bölümü seçmeliyim ? İşletme bölümü bana daha cazip gibi geliyor çünkü seçim olanakları daha yüksek gibi... Hocam en kısa yoldan ekmeğimi elime almam lazım. Hangisini okuyup, çalıştıkça daha bir üst kademeye gelebilirim? (Hazine, Maliye, TCMB, SPK, BDDK, SGK, TÜİK ) gibi hangi kamu kurumları daha iyidir.? Maddi yöndende, ileride kafamı dinlemem içinde hangi kurum iyi olur ??? Kendinizi benim yerime koyun lütfen... Biliyorum 4 yıl üniversite okumuş olsam çok iyi olur. Ama maddi durumlardan dolayı okuyamıcam. O yüzden 2 yıl okuyup kpss sınavına girmek istiyorum. Etrafımda bana örnek olacak kişi yok. Siz değerli insanlar ve yazılarınız sayesinde üç beş birşeyler öğrenmeye çalışıyorum. Lütfen yardım edin. Yanlış kararlar vermek istemiyorum. Kendinizi benim yerime koyun. Hangi bölümü okuyup, hangi kurumda, hangi departmana karar verirdiniz???? Şimdiden allah razı olsun. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geç gördüğüm bir başka soru. Umarım yanıtlamakta geç kalmamışımdır. Ben olsam işletme okurdum. Okuduğunuz muhasebe ve finansman bölümü için iyi bir tamamlayıcı olur.

      Sil
  44. sayın mahfi bey,
    ben sgk müfettişlik ve vergi müfettişlik sınavlarını kazandım...hatta mülakıtımda bana sizi sordular bi nevi sayenizde diyebilirim:))

    görüş ve düşünceleriniz benim için çok önemli ve degerli acil karar vermem gerekiyor çünkü belkide hayat kararım...saygılar umarım cevabınızı okurum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tebrikler.
      İkisi de uzmanlık veren meslekler. İkisi de ileride tek başınıza çalışmanıza imkan sağlayacak meslekler. Vergi müfettişi sayısı çok arttı. SGK da iyi bir seçim. Karar verilmesi zor. Yazı tura atın ne gelirse oraya gidin. Çünkü iki mesleğin de artıları ve eksileri var ve birbirine denk.

      Sil
  45. Sayin Ustadim maliye uzmanligi hakkindaki dusunceleriniz nelerdir? Vergi mufettisligine tercih edilesi midir? Degerli fikirlerinizi paylastiginiz icin cok tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
  46. EVET ÜSTAD BENDE BU KONUDA FİKİRLERİNİZE ÖNEM VERİYORUM. ŞUANDA SGK DENETMENLİİ VE MALİYE UZMANLIĞINI KAZANDIM MESLKE SEÇME AŞAMASINDAIM

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maliye Uzmanlığı da SGK Denetmenliği de iyi meslekler. İkisi de meslek sahibi yapacak konular. Hangi mesleği tercih ettiğinize göre karar vermeniz gerekir. Vergici ve maliyeci mi olmak istiyorsunuz yoksa sosyal güvenlik uzmanı mı olmak istiyorsunuz? Kararını ona göre verin derim.

      Sil
  47. ÜStad yazılarınız o kadar faydalıki 1 yıl sonra bile aynı tazeliğini koruyabiliyor. Gerçekten Sağolun.
    Bir bankada 3 yıl kadar çalıştım uzmandım ve bu işin bana göre olmadığını düşündüm. İktisat bilim dalında Yüksek lisans eğitimine başladım ve işten istifa ettim. Şu an Tez aşamasındayım. Bu sırada KPSS ye çalıştım ve başarılı oldum. Maliye Uzman yardımcılığı ile vergi müfettişliği arasında bir seçim yapacak olsaydınız hangisini tercih ederdiniz. Taşra veya merkez olması problem değil. Aradağım şey şu. Teori ile pratiği birleştirmek ve manevi tatmin. Diğer bir sorum ise Vergi müfettiş yardımcısı alımının bu denli artmasının mesleki kariyer ve saygınlık anlamında olumsuz yönü var mı?

    YanıtlaSil
  48. hocam ben lisans maliye mezunuyum ve kamuda memurum.benim is yerinde kariyer yapmam icin bolumum ve yukseklisansim onemli degil.yapmis olmam lazim.ve kurumumuda ilerde degistirmeyi dusunuyorum.ben maliye bolumunun hangi dallarda hangi alanlarda yukseklisans yapilabilecegini bilmiyorum.genis bir konu.ben hangi bolumlere basvurulabilecegini bilmek icerikleri hakkinda azcok bilgiye sahip olmak ve onagore kedi degerlendirmemle bir alana yonelmek istiyorum.sizden bilgi almak istedim.arastirmaya koyuldum.sizinle tanistim.saygilar..

    YanıtlaSil
  49. Üstad'ım merhaba.Ben de diğer birçok arkadaş gibi vergi müf. yard. ve özel sektör arasında ikilemde kalmış durumdayım.Şu an büyük bir vergi denetim firmasında da 2 yıldır çalışıyorum.Ancak özel daha çok pratik ve müşteri odaklı mevzuat bilgimiz zayıf kalıyor.Devlette duyduğuma göre ise kendinizi mevzuat ve muhasebe bilgisi yönünden geliştirme imkanı daha fazla ve bir ciddiyet var diye duyuyorum.Ayrıca özel de Y.M.M. olmak da zor.Devlette ise bu aralar alımlar yüksek bu da kalite yönünde endişeler doğuruyor.Özelde çalışmış ve deneyimli biri olarak ileride devlletten tekrar özel e geçmemin daha avantajlı olacağını söyleyebilirmiyiz?Yoksa özel de devam etmemi mi salık verirsiniz?
    Saygılarımla Üstadım.

    YanıtlaSil
  50. Üstad'ım merhaba.Ben şu an büyük bir vergi denetim firmasında 2 yıldır çalışıyorum.Ancak bu meslek te şu an a kadar anladığım kadarıyla devletten gelmenin büyük bir avantajı var.Özel sektörde müşteri odaklı çalışıyoruz.Daha çok pratiğe dayalı mevzuat bilgimiz ise zayıf kalıyor.Yoğunluktan bir çok şeyi sindiremeden yaptığımız oluyor.Devletten gelenlerin mevzuat ve muhasebe bilgileri ise sindirilmiş olarak ayrıldıkları gözüküyor.Gerçi tüm bunları siz bizden çok daha iyi biliyorsunuz.Bende diğer birçok arkadaşımız gibi vergi müf. yard. ile özel sektör arasında gidip geliyorum.2 yıldan sonra (gelecek sene 3 olacak)sınavlara hazırlanmak devlete geçmeyi hedeflemek sizce mantıklı mı?Bunu salık verir misiniz.?Bu anlamda devlete geçmenin günümüzde hala avantajını koruduğunu düşünüyor musunuz?Yoksa bu kadar alımdan sonra,bir öngörü yaparsak özel de devam etmem mi daha doğru olur.
    Saygılarımla Üstad'ım.

    YanıtlaSil
  51. Hocam merhaba. Ben sgk denetmen yardimciligi sınavını kazandım fakat meslek özlük haklarıyla ilgili sıkıntılar duyuyorum. Siz nası görüyorsunuz bu mesleği. Sizce bakanlıklarda uzman yardımcısı olmak mı sgk da denetmen yardimcisi olmak mı. Vergi müfettişligi suan en üst düzey görünüyor çoğunluk kesimce. Sizce denetmenlik le çok farkları varmi ? Ben istatistık mezunu olduğumdan kendimi vergi müfettişligine yeterli göremiyorum açıkçası. Bana kazanmış olduğum sgk denetmenligi hakkında düşüncelerinizi paylasirmisiniz.

    YanıtlaSil
  52. Hocam meraba bn iibf 2.sinif ogrencisiyim şimdiden sinava hazirlanmak istiyorym mufettiş olmak istiyorum ne yapmami ôneririrsiniz

    YanıtlaSil
  53. ''Bütün mesele nereye girerseniz girin orada sizinle birlikte olan kişiler arasından sivrilebilmektir. Bunun da yolu herkesin öğrendiğinden fazlasını öğrenmektir.''

    Her şeyi açıklıyor..

    YanıtlaSil
  54. Sayın hocam dediklerinizin hepsine katılıyorum.Ben kariyer mesleklerini seçtim.Bir çok kamu kurumu ve kamu bankalarının uzmanlık ve müfettişliklerinnin sınavlarını kazandım. Hakkımda çok olumlu raporlar yazılmasına rağmen sekiz adet mülakattan elediler.Referans olmayınca yapılan eğitim sermayesi elde kalıyor.En son olarak düz memur olduk.Yapacak bir şey yok.Kısmetimiz bu diyelim.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...