4 Şubat 2018 Pazar

Yirmibirinci Yüzyılın Ekonomide Yarattığı Değişim

Yirminci Yüzyıldan Yirmibirinci Yüzyıla Geçiş
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde başlayan gelişmeler ekonomide ve finansal piyasalarda birçok yeniliği ve dolayısıyla yeni yaklaşımları beraberinde getirdi. Bu yenilikler yirmibirinci yüzyılda küresel sistem diye adlandırılan yeni sistemin ekonomik ve finansal altyapısının temel taşlarını oluşturdu. Bunları şöyle sıralayabiliriz: (1) Dalgalı kur rejimi. (2) Sermaye hareketlerinin serbestleşmesi. (3) Konvertibilite, para ikamesi ve döviz yaratma. (4) Finansal piyasaların herkese açılması. Bu dört gelişim ekonomide bir paradigma değişimine yol açtı. Eskiden kapalı ya da yarı kapalı olan ekonomiler birbiriyle iç içe girecek kadar eklemlendiler ve bunun sonucu olarak hastalıklar çok daha çabuk bulaşır oldu. Eskiden tek tek ekonomilerde ya da belirli bölgelerde çıkan ve oraları etkileyen krizler bu yeni düzende çok daha yaygın etkiler yaratmaya başladı. Buna karşılık eskiden en ufak bir kriz ciddi sarsılmalar yaratır ve uzun süreli etkili olurken şimdilerde artık bu büyük eklemlenme sonucu o kadar uzun sürmüyor. Yirmibirinci yüzyılda ortaya çıkan davranışsal ekonomi ve davranışsal finans yaklaşımları özellikle mikro piyasalarda insanların davranışlarını etkileyen meseleleri ekonomik etkilerle birlikte psikolojik ve sosyolojik açıdan incelemeye yöneliyor.
Yirminci yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan ve yirmibirinci yüzyılı biçimlendirmeye başlayan bu dört alandaki değişime bir bakalım.

Dalgalı Kur Rejimi
20’nci yüzyılın son çeyreğine kadar ülkeler arasında sabit kur ve müdahaleli kur ağırlıklı bir kur rejimi uygulaması egemendi. Sabit kur rejiminde Merkez Bankası yerli paranın yabancı paralar karşısındaki kurlarını belirler ve elindeki döviz rezervleriyle bu kuru savunmaya çalışırdı. Rezervler yetmezse bu kez ithalata kısıtlamalar getirilerek döviz çıkışı mümkün mertebe engellenirdi. Eğer enflasyon veya diğer nedenlerle yerli para değer kaybetmişse ve Merkez Bankası döviz kurlarını rezervlerini kullanarak ya da ithalata sınırlama getirilerek savunamaz duruma gelmişse o zaman devalüasyon yapar, yerli paranın dış değerini düşürürdü. Dalgalı kur rejimi yirmibirinci yüzyılda bütün dünyanın uyguladığı kur rejimi oldu. Bu sistemde paraların yabancı paralar karşısındaki değeri piyasada belirleniyor. Bu değer, ekonomilerin gücüne göre her an değişip yeni bir değer haline gelebiliyor.

Sermaye Hareketlerinin Serbestliği
Yirmibirinci yüzyıl ekonomisinin önceki yüzyıldaki yapıdan önemli bir farkı da sermaye hareketlerinin yani para akımlarının serbest kalmasıdır. Eskiden sermaye hareketleri böyle serbest değildi. Bir ülkenin yatırımcısının bir başka ülkede yatırım yapabilmesi, parasını o ülkenin kâğıtlarına, hisselerine yatırması ya da başka ülkelerde mevduat hesabı açabilmesi uzun izinlere tabiydi. Sermaye hareketlerinin serbestliği fonların bir ülkeden ötekine rahatça akmasına yol açtı. Bu akış serbestliği bir yandan fon ihtiyacını karşılamakta kolaylık sağlasa da bir yandan da krizlerin bulaşıcılığını artırdı.

Konvertibilite, Para İkamesi ve Döviz Yaratma
Eskiden konvertibilite denildiğinde bir paranın altına çevrilebilme durumu anlaşılırdı. Sonra paraların altın karşılığı kalkınca bu kavram da evrim geçirdi. Yirminci yüzyılın son çeyreğinden başlayan bir değişim sonucu artık konvertibilite denildiğinde bir paranın o anda piyasada oluşmuş kurlardan serbestçe yabancı paralara çevrilip çevrilmediği anlaşılıyor. Paraların birbirlerine çevrilebilme serbestliği ve kolaylığı yerli para yerine daha istikrarlı olan yabancı paraların tutulmasına ve hesap birimi gibi kullanılmasına yol açtı. Buna para ikamesi ya da dolarizasyon deniyor. Fed için Dolar yaratmanın yasal olmasa da politik bir sınırı var ama dünyanın herhangi bir köşesinde yaşayan bir kişinin böyle bir sınırı yok. Bir talimatla bankadaki yerli para mevduatını Dolara çevirebiliyor.

Finansal Piyasaların Herkese Açık Hale Gelmesi
Yirmibirinci yüzyıla kadar finansal piyasalar herkese açık değildi. Bu piyasalarda işlem yapmak isteyenler bir aracı kurum ya da kişi bulmak ve işlemlerini ona yaptırmak durumundaydı. Oysa artık herhangi bir kurumun bir programı üzerinden kayıt olup sisteme girme yetkisi alan herkes bu işlemleri yapabiliyor. Finansal piyasaların herkese açık hale gelmesi bir yandan bilginin paylaşılması ve kullanılması anlamına gelse de bir yandan da bu piyasalardaki dalgalanmaların kitlelere yayılması anlamına geliyor.

Yirmibirinci Yüzyıl Ekonomisinin Yarattığı Değişimin Sonuçları
Dalgalı kur rejimi, para üzerindeki baskıyı kaldırdı. Dolayısıyla geçmişte oluşan paranın ani bir devalüasyonla büyük ölçüde değerini kaybedebileceği korkusu ortadan kalktı. Bu korku yerini ‘değer kaybı olsa bile para yerinde duracaktır’ biçiminde bir güven duygusuna terk etti.  

Sermaye hareketlerinin serbestliği, dijital teknolojinin de gelişmesiyle birlikte, paranın kısacık sürelerde bütün dünyada tur atabilmesine olanak sağladı. Eskiden bir yerde sorun çıktığında paranın oradan çıkması izinlere tabiyken şimdi anında bir dijital işlemle çıkıp başka yere gidebilir oldu. Eskiden ‘bir an önce parayı çıkarmaya yönelik panik atakların’ yerini artık ‘sakin biçimde biraz daha bekleme davranışı’ aldı.

Konvertibilite, insanları para ikamesine ve o da eldeki yerli parayla yabancı para yaratabilme gücüne kavuşturdu. Bu durumda eskiden parayı yalnızca Merkez Bankaları basarken şimdi dünyanın her yanında elindeki yerel parayı verip istediği parayı alabilen milyonlarca sanal merkez bankası türedi. Bu gelişme para politikası yürütmenin eskisi kadar kolay olmadığı anlamına geliyor.

İnsanların artık dünyanın her tarafındaki finansal piyasalara kolayca girip çıkabilmeleri değerleri alt üst etmeye başladı. Biraz da moda etkisiyle ani sıçramalar ya da düşüşler yaşanabilir hale geldi. Bitcoin’de son bir yıl içinde yaşanan gelişmeler bunun tipik örneğidir. 2017 başında 986 Dolar olan Bitcoin’in Dolar kuru 2017 yılının sonunda 17.550 Dolara ulaştı. Bitcoinin 4 Şubat 2018 günkü değeri ise 8.977 Dolardı.

Eskiden ekonomi kitaplarında bir ülke ekonomisi anlatılırken önce kapalı ekonomiden başlanır sonra açık ekonomiye geçilirdi. Şimdi bunun hiçbir anlamı kalmadı çünkü kapalı ekonomi kalmadı.

Özetle söylemek gerekirse her büyük dönüşümde olduğu gibi önce mevcut paradigma değişti ve dolayısıyla eski paradigmaya göre biçimlenmiş ekonomi teorileri yetersiz kalmaya başladı. Şimdilerde yavaş yavaş bu yeni paradigmaya uygun teoriler ortaya çıkıyor. Bu büyük değişime karşın ortaya çıkan krizi çözmekte hala Keynesyen ekonomi politikası kullanılıyor ve işe de yarıyor. 

120 yorum:

  1. 4.0 ile sadece ekonomi değil toplumlarda değişecek sadece paradigma değil herşey yeniden tanımlanacak gibi gözükmekte

    YanıtlaSil
  2. Bitcoin cok da dogru bir ornek olmamis sanki. Kasim 2017 basinda deneme amacli almak istedim, 5,000 dolardi sabah saatlerinde, ogleden sonra 8,000 dolarin uzerine ciktiginda ben daha nasil hesap acilacagini bile anlamamistim. Kaldi ki hesabi acmis olsaydim bile paranin exchange'e ulasmasi da bir 3-4 gun surecegi icin o zamana kadar bitcoin 10,000 dolarin uzerine cikmis olacakti. Yine de uluslararasi finansin global piyasalari bu kadar kenetlenmesi tabii ki bitcoin gibi balonlarin sismesini hizlandirdi. Kapitalizmin utopyasi yasaniyor bir anlamda, sinirlarin kalktigi, para ve mal akisinin kistlanmadigi bir dunyada Forbes'un milyarderler listesini gercek zamanli olarak izleyebiliyoruz. Eskiye bir ozlem hissettim sanki yazinizda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitcoin doğru bir örnek olmamış diye başlamışsınız ama sonunda doğru bir örnek olduğunu kabul etmişsiniz gibi görünüyor.

      Sil
    2. Kesinlikle tam isabet.

      Sil
  3. Değişim bir ilüzyondan ibaret, herşey olacağına varır,kimsenin kimseyi kandırmaya hakkı yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oysa hergün kandırılıyoruz,netice kiminin işi kandırmak kiminin de kandırılmak.

      Sil
    2. Kimsenin kimseyi kandırmaya hakkı olmasa da adsız 16:27 nin çok doğru tespiti gibi hergün defalarca kandırılıyoruz. Bir kısmını fark ediyoruz ve aldırmıyoruz bir kısmına kızıyoruz.

      Sil
  4. Güzel yazınız için teşekkür ederim hocam ülkeler arası ticarette serbestleşme yerine müdahaleci korumacı politikalar ön plana çıkmakta acaba finansal sermayenin dolaşımında da böyle bir engelleme vergileme trendi başlar mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Başlayabilir. Çünkü başta ticaret için de bu düşünülmüyor hatta lanetleniyordu.

      Sil
  5. Ben de büyük ölçüde katılıyorum görüşlerinize . Birçok ülkede günü veya belli bir zamanı kurtarıyor, zaman içinde değişen paradigma (model ya da değerler dizisi).Yine yeni krizle daha birçok saçaklanma yaşanacak. Dilerim biraz iyiye götürür dünyayı. Belli yönlerden daha pesimist taraflara kaydıriyor görüleri ve öngörüleri. Çok ihtiyacımız var dünya olarak iyiliklere ve güzelliklere . Aslında krizin iyi yönlerinden biri de ne yapabilirizi düşündüren bir olay olmasıdır da. Selam ve rahmet hepimizin üzerine olsun.

    YanıtlaSil
  6. Fakat Mahfi bey, yaklasmakta olan devasa patlamayi ya goremiyorsunuz ya da gormek istemiyorsunuz.

    Dunya genelinde 'gelir dagilimi dengesizligi'nin cok yuksek oldugunun farkinda oldugunuz halde, bu ciddi tehlikeye onem vermiyorsunuz, yatisacagini zannediyorsunuz.

    'En zengin sinif' ile 'ust-orta sinif' peyderpey zenginlesirken, 'en alt sinif' adeta 21. yuzyilda kolelesiyor ve 'orta sinif', daha da alt basamaklara itiliyor; yani yukaridan asagiya kolelestirici bir donemin tam ortasindayiz.

    'Prekarya' ile ilgili bir yaziniz var, ama tehlikeyi onemsemiyorsunuz.

    Dunya genelinde egitimli siniflarin fakirlesmesi, kolelesmesi; yakin gelecegin en tehlikeli durumudur, farkinda misiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıdan bu sonucu çıkarmanız müthiş. Yazı tersten okunduğunda bu sonuç çıkıyor, bunu keşfetmiş olmanız her türlü takdirin ötesinde.

      Sil
    2. Kusura baymayiniz Mahfi bey, yazinizda, dunya genelinde gelir dagilimi dengesizliginin yukselmesi ve dunya genelinde egitimli siniflarin fakirlesmesi ile ilgili bir tek kelime yok; duz okunsa da tersten okunsa da yok, ya sitenizi takip edenlerin gozunde ya da sizin gozunuzde problem var, ne dersiniz?

      Sil
    3. Bence ikisinde de problem yok, problem sizin bakış açınızda. Benim yukarıda yazdıkları 20'nci yüzyıl sonunda ve 21'inci yüzyılda ortaya çıkmış olan değişimler. Yazının başlığı da o zaten. Sizin gündeme getirdiğiniz gelir dağılımı bozukluğu meselesi yüzyıllardır ortada olan bir konu yani yeni değil. Dolayısıyla bu başlıktaki bir yazının değil başka bir yazının konusu. Eğitimli sınıfların fakirleşmesi meselesi ise çok önemli bir konu olmakla birlikte yine yazı başlığıyla ilgisiz bir konu. Dolayısıyla o da ayrı bir yazının konusu.
      Bence siz yazının başlığını ve içeriğini bir kez daha okursanız ne dediğimiz kavrayacaksınız.

      Sil
    4. Egitimli kesimin fakirlestigini neye gore soyluyorsunuz gelir adaletsizligi yillardir olan konu ama artik alt tabaka da para kazanmaya basladi ve kazanmaya basladikca istahlari da artiyo isyan edecek alt tabaka yok artik

      Sil
  7. Hocam 2008 krizine neden olan konut balonunun arkasında kredilerin hızlı bir şekilde genişlemesi etkili oldu. Peki bankalar bu krediyi nereden buldu FED para mı bastı o dönemde ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankalar kaydi para yaratabiliyor biliyorsunuz.

      Sil
    2. Hocam nasıl yaratabiliyor açıklayabilir misiniz kısaca? Merkez bankası-Hazine dışındaki bankalar da mı yaratabiliyor?(Bilmeyenler için)

      Sil
    3. Bak ugur kardeş bankaya gittin mevduat hesabına 100 TL para yatırdın banka bu 100 TL yi aldı MB.belirledigi zorunlu rezerv oranı mesala %10 banka senin 100 TL nin 10 TL sini ayırır 90 TL ile kredi verir sonra bu 90 TL geri döner 9 tlsini ayırır 81 TL kredi verir anlıyacagın Ugur E kardeş bu senin 100 TL 1000 TL olana kadar bu döngü devam eder. Sen 100 TL ni 104 TL olarak bankadan çekersin o arada hiç haberin dahi olmadan banka senin 100 liradan çoktan 300 TL kazanmış olur.Bu da bankacılık sektörünün temelini oluşturan kaydi paranın muhteşem döngüsü Ugur E kardeş...

      Sil
    4. Bu linkdeki yazının 7'nci sayfasında bankaların nasıl kaydi para yarattığı muhasebe kayıtlarıyla anlatılmış:
      http://erzurum.edu.tr/Content/Yuklemeler/Personel/Vedat__KAYA/PARA_9.UNITE9696.pdf

      Sil
  8. Selam Hocam,
    Çin konusunda ne dersiniz?

    Bana göre; 30-40 yıl öncesinde çok antidemokrat, fakir ve verimsiz bir devlet iken, Avrupa ve ABD firmalarının sermaye ve finansal yatırımları ile çok yüksek büyüme oranlarına ulaştı. Bu yüksek büyümede en büyük etkenlerden biriside yatırım yapan firmaların AB ve ABD pazarlarında hakim oyuncular olmasıydı, yani Çin malını satmak için çok çaba göstermek zorunda kalmadı.
    Ayrıca büyük finans yatırımcıları paralarını çok kolay Batı dünyasından Çin e transfer ettiler, kendi devletleri vergi vb engel çıkarmadı.

    Şimdi akım tersine dönerse Çin ne duruma düşer?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok tersine dönecek gibi görünmüyor. Çünkü Çin o 30 - 40 yuıl önceki Çin olmaktan çok ileri gitti.

      Sil
    2. Çin kurumları halen demokratikleşmiş kapsayıcı kurumlar değil hala parti telefonları kapitallerin,bürokratların masasında komuta alıyorlarlar.Çinde ki iktisadi atılımın devamlılık arz edebilmesi için kapsayıcı demokratik kurumlara yönelmesi gerekiyor.

      Sil
  9. Kimse uzerıne alınmasın diye gireyim söze. Dünya üzerinde mükemmel bir şey, dört dörtlük insan, herşey süt liman bir düzen yok. Birisine bütün ipler senin elinde bundan sonra, kur şaheser bir sistem desek kuramaz. Peygamberler kuramamış, bir sürü olumsuz olay olmuş. Tabii olarak güzellikler çirkinliklerden fazlaydı peygamberlerin yaşadığı çağlarda. Yoksa perişan olurdu toplumlar. Sanki bütün zenginler insanlığın zararına çalışıyor. Ben orta gelirliye yakın biriyim. Eskiden kölelik varmış, şimdi üstü kapalı belki. Ama gelişme olmuş iyiye doğru. Herkes kendi bakış açısıyla olaylara yaklaşınca böyle farklı ve kaotik fikirler oluşuyor kafasında. Aslında kaos beyinde başlıyor, sonra gelişiyor. Bu durum kişilerin daha sonra gerçek doğruyu görmelerine engel değil. Kaosta insan kendi mükemmelini kendine uyumlu hale getirdikten sonra zaten kendi devletini kuruyor kurmak istemese de, farkında olana ne mutlu. Derler ya yine dünyaya gelsem kendim olarak gelmek isterim. Onun gibi bir olgu sanırım. Bu Güzellikleri görebilmektir çirkinlikler içinde dünyada. Yoksa gelir dağılımı adaletsizliği, köle gibi yaşam vb. dengesizlikler hep var dünyada. Hiç bir şey yapılmıyor değil. Nasıl kötülük yapanlar varsa, yanlış, insanların zararına çalışan varsa tersi de mevcuttur. Gün gelir devran döner dostlar. Düşünelim ve akledelim lütfen. Herkesin izanı, eğitimi, görüşü, yapısı -nasıl hiçkimse birbirine tamamen fiziksel olarak benzemiyorsa- farklı olduğu için bunları yaşıyoruz. Aslında bunlar bir anlamda hayatın gerçekleri çirkin, kaos değil. Olumsuz şeyler olmasa vur kafayı yat, uyu. Yaşanmaz bir dünya olur can sıkıntısından. İşin özü gerçekten budur. Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Biraz felsefe kokuyor ama cümleten hayırlı günler dilerim.

    YanıtlaSil
  10. Hocam, kalkınma iktisadı ve ya iktisadi büyüme ile ilgili kitap önerir misiniz? Kuznets eğrileri ile ilgili iktisadi büyüme sorusu ile karşılaştım. elimdeki kitaplar da bu konuya ilişkin bilgi bulamadım. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://www.seckin.com.tr/kitap/n/818477359/title/iktisadi-buyume-ve-kalkinma-metin-berber.html

      Sil
    2. Selam Hocam,
      Çin konusu çok ilginç, ben New York bölgesinde yaşıyorum, bulunduğum yerde Çinli aile ve öğrenci sayısı çok fazla, hatta 7-8 bin Çinli öğrenci var bu bölgede. Samimi olarak konuştuklarımın hepsi Çindeki fırsat eşitsizliğinden ve parçalanmışlıktan şikayetçi. Çin de ilerde iç isyanların çıkabileceğini söyleyen insanlar.

      Sadece siyasi otoriteye yakın iş adamlarının zengin olabildiğini, mahkemelerin çok uzun sürdüğünü, belli bir kesimin çok kötü koşullarda çalıştığını, servetin Batılı şirketlerde toplandığını belirtiyorlar.

      Bu çinlilerin çoğu varlıklı kesimden, ülkelerine dönmeyi düşünmüyorlar, genelde oradan buraya para transferi yapıp burada hayat kurmaya çalışıyorlar.

      Sil
    3. Adsız 5 şubat'a katılıyorum.Bu konuyla ilgili Vural Fuat Savaş'ın "Bilmediğimiz Çin" adlı eserini okumuştum.Farklı yönlerden Çin'i anlatmış. Bahsettiğiniz gibi ekonomiyle birlikte eşitsizliğin de büyüdüğünü ve bir problem oluşturabileceğinden bahsediyor.Çin konusunda aydınlatıcı bir kitaptı.Nacizane tavsiye ederim.

      Sil
    4. Adsız5 Şubat 2018 05:56,

      Cinde boyle bir kitle var sayica da cok oldugunu dusundugum varlikli bir kesim var. Cogunlugu ekonomik guclerine gore basta Avusturalya olmak uzere(ki hemen hemen Avusturalya emlak sektorunu bu adamlar ayakta tutuyorlar) belli basli Bati ulkelerine emlak almaya yatirim yapmaya ve karsiliginda da o ulkelerden kalici oturum /vatandaslik almak gibi bir dusunceye uygulamaya sahipler.

      Ozellikle bati ulkelerini secmeleri manidardir. Bakiniz Yunanistanda 250bineuroluk alim yapan insanlara kalici oturum veriyor okudugum gazeteye gore Cınlı zengınler bası cekmıs Yunanistanda emlak yatirimi yapip altin vizeye basvuranlar arasinda.... AYnı sekılde bızde de buna benzer uygulamalar var ama bir Cınlı gıdıp bızım gıbı Asya ortadogu eksenlı ulkeden degılde krızde bıle olsa Yunanıstanda ev alıp AB pasaportuna sahıp olma derdınde. Bir bati ulkesinin vatandasligina sahip olarak nimetlerinden yararlanma derdinde!

      Tabii her sey zenginlerin butcesine gore cok zengin olan ulkesine yakin olmak isteyen Avusturalyadan emlak yatirimi yapma derdinde biraz daha az parasi olan da Yunanistanda emlak yatirimi yapma derdinde. Amac belli Batili bir ulkenin yurttaslik haklarina ozgurluklerine kavusmak. Yoksa bir cin pasaportunun yurttasliginin oyle ahim sahim kiymeti ozgurlugu yok varsa da acikcasi ben bilmiyorum hem de o kadar buyuk ekonomisine ragmen....

      Sil
  11. Sağolun hocam, birbirinden değerli yazılarınıza bir tane daha eklediğiniz için. Yazınızda anlattığınız serbestleşmelerin, kolay yoldan ve kısa zamanda çok para kazanma hayallerini beslediğini de söyleyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Evet bunu kesinlikle söyleyebiliriz, aynı kanıdayım.

      Sil
  12. ''Eskiden ekonomi kitaplarında bir ülke ekonomisi anlatılırken önce kapalı ekonomiden başlanır sonra açık ekonomiye geçilirdi. Şimdi bunun hiçbir anlamı kalmadı çünkü kapalı ekonomi kalmadı.''Bu son paragrafta yazdığınızın Suriye,Libya gibi ülkelerde olanlarla(emperyal güçlerin marifetleri) bir ilişkisi varmı? .:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yahu hocam, sabahin koru 05:37'de siz ne yapiyorsunuz be hocam? Bu vakitte cevap mi yazilir?

      Sil
    2. Mahfi hoca o saatte uyandığı için ona hocam diyorsun ya :))

      Sil
  13. Adı finansal özgürlük olan belalı bir kardeş adı diğer özgürlükler olan başka kardeşlere yapılan saldırıyı hiç cezasız bırakır mı hocam?

    YanıtlaSil
  14. En ıyısıı Dalgali kur rejimi! Allah muhafaza bizde dalgali kur olmasaydi kur aniden firlardi. Etraf toz duman olurdu.
    Bakiniz Fed parasal genislemeyi terk edecegim faiz arttirmaya baslayacagim dediginde tum gelismekte olan ulkeler kirilgan ilan edildi. Kriz beklentisi olustu . Ama ne oldu denilen sey olmadi niye olmadi cunku dalgali kur mekanizmasi gunluk belirlendigi icin piyasalara esnek tepki verdi. Basta brezilya hindistan ve turkiye olmak uzere kur artislari oldu olmasina ama bu ulkelerde ciddi bir finansal para ve kur krizi yasanmadi. Bunun en buyuk sebebi bu ulkelerin dalgali esnek serbet kur uygulamasiydi. Hatta bu ulkelerden hindistan kur artisi ile cine karsi ustunluk bile sagladi.

    Dalgali kur rejimi 21.yy iktisadinin bulmus oldugu en faydali sistemdir. Yine Azerbaycanda petrol fiyatlarindan dolayi ulke ekonomisi krize girdi buyuk capli develuasyolarin ardindan cozum goremeyince yine buyuk capli piyasa develuasyonu esliginde dalgali kura gecti. Ekonomisini bu yolla cesitlendirme imkanina kavustu. Belki de sabit kurda devam etseydi su an yasanan petrol fiyatlarinin artmasindan bile istedigi faydayi alamaz! Kaybettigi kuru tutmak icin harcadigi borc buldugu dovize harcardi tum imkanlarini....
    Dalgali kur rejimi bu acidan piyasa depremlerini emen absorve eden adeta bir tampon hava yastigi abs fren sistemi gibi bir sey.

    Yalniz dalgali kurdan daha iyi fayda elde edebilmek icin ulkenin enflasyon oranlari dusuk olmasi kayda deger olcude dalgali kurdan daha iyi faydalanmamaizi saglar. Soyle dusunun enflasyon oraniniz dusuk %2lerde dalgali kurda buyuk dalgalanmalar olmaz olsa bile dalgali kurda ithalat ihracattan kaynakli farktan dolayi kur artislari dalagalanmalari uzun vadede etki eder ve ulkenin enflasyonuna fazla zarari olmaz hatta zamana yayilan kur artisi cari dengenin yeniden saglanmasini saglar. yani enflasyon yaratmadan enflasyona etki etmeden minum duzeyde fiyat artislarina olanak vererek uzun zamana yayilan kur artislari ile cari aciginizi piyasa dengesi etrafinda azaltmaya sifirlamaya olnaka saglar.

    Kisaca Dalgali kur rejimi icin saglikli islemesi icin bana gore olmazsa olmaz kosul o ulkede enflasyonun dusuk seviyelerde olmasidir

    Ama otekı turlu sabıt kur rejımınde ıse bir cok kulfet vardir enbasta boyle rejimi yurutebilmeniz icin cok guclu faqzla veren bir butceye dogal kaynaklardan faydalanan(petrol dogalgaz ihracati ) cari dengeye ve veya kapali bir ekonomiye ihtiyac vardir. Boyle bir ekonomide en ufak bir acik kurda ciddi sicramaya yol acar. Birde sabit doviz kuru uygulanan ulkelerde ki boyle ulkeler var bu ulkelerde4 issizlik oranlari daha direncli olmaktadir. EN azindan bu konu ile okudugum makalaer bunu soylemektedir. Inmeye dusmeye daha direncli issizlik oranlarini sabit doviz kuru uygulayan ulkelerde gormekteyiz. Buna en guzel ornek Arjantindi 2000lerin basinda

    YanıtlaSil
  15. Hocam S.A. 1. Ve 2. Cihan Harplerinden sonra ulkeler uretim pazar hammadde ustunde yogunlasti . Simdi ise dunya sermaye stogu cok fazla ve sermaye hareketleri uretimden daha cok kazandirmakta. Anlik olarak paralar kazanmakta sermaye sahipleri. Bu ileriki donemde uretimde yetersizlige ozellikle tarim urunlerinde yol acarmi. Simdiden tarima baslamak mantiklimi ? Merak sadece. Tesekkur ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tarım her zaman mantıklıydı yine öyle. Doğru yapıldığı sürece.

      Sil
    2. Selam hocam, ekonomistler ülkelerin üretim güçlerinden konuşuyorlar ama bence daha önemli bir konular var onlar da ülkelerin siyasi güçleri ve siyasi gücü sağlayan askeri ve istihbarat güçleri.

      Ülkeleri değerli yapan da bu güçlerin üzerine nasıl bir adalet sistemi kurdukları. Bunların üzerine ekonomi gelişiyor.

      Mesela Türkiye özelinde, istihbarat, caydırı askeri güç, demokrasi ve hukuk gücü bulunmuyor. Ekonomi ancak bunların gücü kadar etkin. Türkiye batı dünyasına karşı zayıf, orta-doğu dünyasına göre güçlü.

      Bu perspektiften bakmak da gereklidir. Çünkü toplum sadece ekonomiden ibaret değildir.

      Sil
  16. Hocam S.A. sermaye stogunun birikimi sermaye hareketlerinden kazanilan degeri uretimden daha degerli hale getirdigi gorusundeyim. Bu durum ozellikle tarim sektorunde urrtim bosluguna yol acarmi? Simdiden tarim urunu uretmek mantiklimi ? Merak sadece. Tesekkur ederim. Emeginize saglik. Allah sizin gibi bilgi birikimini iyi niyetli kullanan insanlarin sayisini cogaltsin.

    YanıtlaSil
  17. Değerli Hocam,

    Sizin kitabınızın yanında başka bir kamu maliyesi kitabı da okumak istiyorum. Düzey olarak orta ve geniş kapsamlı içerik arıyorum. Bir öneride bulunabilir misiniz?

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  18. Hocam bir onceki yazinizi geç okudum o yuzden sorumu da geç sorabilmistim. Aklıma cok takıldigi icin buradan tekrar sormak istedim. ABD'de faizlerin yukselecegi beklentisiyle satilan tahvilleri kim aliyor? Ya da niye aliyorlar?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahviller çıkış değerinin altında satıldığı için mutlaka alıcısı da oluyor.

      Sil
  19. Hocam yazılarınızın olağanüstü anlaşılır olması bir yana, sabırla bütün eleştirileri cevaplamanız gerçekten örnek bir akademisyen profili çiziyor. Ülkemizdeki akademisyenlerin yarısı sizin kadar sabırlı olsa eminim okullardaki eğitim kalitesi çok daha iyi durumda olurdu.
    Hocam ben kripto para!lar ile ilgili birşey sormak istiyorum. Vaktiniz olur da cevaplarsanız çok mutlu olurum. Bildiğim kadarıyla paranın 3 temel fonksiyonu vardı.
    1. Değer ölçüsü birimi. Bu özelliğine oldum olası gıcık olmuşumdur. Para eğer adil bir ölçü birimi olsaydı metre, litre gibi sabit bir değeri olmalıydı. Bugün ölçülen bir yolu ne zaman ölçersek ölçelim yine aynı değer çıkar. Çünkü metrenin değeri değişmiyor. Bu anlamda kripto paraların da değeri sürekli değiştiği için değer ölçüsü değildir. En azından adil değildir.
    2. Değişim aracı fonksiyonu: Kripto paralar en azından şu anda herkes tarafından kabul görmediği için değişim aracı olamaz.
    3. Değer biriktirme Aracı: Paranın önceden altın karşılığı varmış ve sonradan devletlerin yüklediği itibari değer ile bu özelliğini devam ettirmiş. Ancak kripto paraların karşılığında ne üretim var ne değerli maden var ne de devlet garantisi var. O halde mantıklı bir birikim aracı da değildir.
    Ancak bu paralara inanılmaz bir önem yükleniyor. Kimileri kısa vadeli vurkaçlarla köşeyi döndüğü için hiç laf söyletmiyor kimileri ise ekonomide bir devrim yaşanacağını söylüyor. Ben ise bir türlü kestiremiyorum.
    Size göre ülkelerin her türlü engellemelerine karşın gerçekten devrim yaşanacak mı? Yoksa bu bir balon mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Ben de aynen sizin yaptığınız gibi meseleye bakıyorum ve kripto paraların, para olarak tanımlanmaya yarayacak olan bu üç özelliği taşımadığını düşünüyorum. Bu üçünden sadece yarım yamalak bir değer biriktirme işlevi görebiliyor. Yarım yamalak diyorum çünkü aşırı oynaklık orada da ileri karıştırıyor.
      Dolayısıyla bugünkü görünümüyle böyle bir devrime yol açacak bir araç gibi görünmüyor.

      Sil
    2. Selam,
      1 bitcoin üretim maliyeti şu anda Amerika'da 2300 ile 3400 dolar arasında, ben bunu yazarkenki piyasa fiyatı ise 8900USD seviyesinde.

      2010 -2012 yıllarında öğrenci iken sanal para olsun diye bitcoin alırdık, bazen 400 ile 500 bitcoinim olduğu günler olurdu. Bunları kendi bilgisayarında AB deki öğrenciler filan üretirler, ben de onlardan paypal ile ödeme yapıp alırdım. Onlara üretim maliyeti 3-4 dolar ise 5-9 dolardan itelerlerdi. Türkiyeden online olarak alım yapmak bilmiyorum ama hayaldi.

      O bitcoinler ile Stanford, Harvard, LSE, Çin vb gibi üniversite öğrencileri ile akademik makale, bilgisayar yazılımı gibi sanal hizmetleri değiş/tokuş yapardık.

      Mahfi Hocam bilir, Mas-Colell, Michael Whinston, Jerry Green'in "Microeconomic Theory" isimli bir kitabı vardır, onun çözümlerini barındıran "Solutions Manual for Microeconomic Theory" kitabını bitcoin ile Amerika'da birinden almıştım.

      Elimde 4küsür bitcoin kalmıştı, 2013 yılında bir ara 1000USD yi görünce o bitcoinleri harcamak istemiş ama ne paraya çevirebilmiş ne de harcayacak yer bulamamıştım. 2013 yılı içinde bitcoin 1000USD seviyelerinden 200Dolar civarına kadar geriledi. 2017 yılı başında tekrar 1000 dolar seviyesini gördü. 4 yıl boyunca ben de unutmuştum. Sonra da bu yıl başında 19bin gibi bir seviyeye geldi. Elimdekileri bir borsada 13000dolar iken sattım, şimdi 57bin e yakın para yaptı. 9bin dolar seviyelerine düştü.

      6-7 yıl önce 30-40 dolar olan bir şeyin 60 bin dolar seviyesine gelmesi korkunç bir yükseliş. Şu anda eminim o dönemlerde bitcoin alıp beklemiş binlerce kişi vardır. Daha korkuncu, benim sattığım bitcoine 13bin dolar verip alan birileri var. Birileri 10bin dolar üzerinden bu paraya ciddi ciddi alım yaptı. Gerçekleşen işlem hacmini bilmiyorum ama milyarlarca dolarlık bir hacim oluştu.

      Ben şahsen 5-6bin dolar seviyesini görürse, 5 tane bitcoin kesin alırım. Benim gibi onbinlerce insan bekliyordur. 2bin dolar olursa 10 tane mutlaka alırım.

      Devrim olur mu bilmem ama bir değeri olduğu kesin.

      Sil
    3. Adsiz 06:24, insan kumar masasina otururken, masaya gelene kadar harcadigi enerjiyi 'maliyet' olarak kabul edebilir mi? Ya da oyun kagitlari, chipleri, kumarhane kirasini kaybettiklerinden duser mi?

      Bitcoin kumar olarak kabul edilebilmesi icin her kosulu sagliyor. Tabi ki zararlarini bir kenara koydugumuzda, kumar oynamak insanlarin kendi tercihleridir. Ancak kumar olan bir seyi 'modern para' diye pazarlamanin anlami yok. Nasil ki 'sans oyunu' demek bir seyi kumar olmaktan cikartmiyorsa, yazilim teknolojileri kullaniyor, uc bes matematiksel algoritmaya bagli diye bir sey kumardan cikmiyor.

      Bitcoin'in uzun bir gelecek vaad etmesi de pek mumkun gorunmuyor. Buzdan yaptiginiz kale sizi ne kadar korursa, gunumuz kripto teknolojileri de sizi o kadar korur. Sahip olduklari guvenlik aciklarini yok saysaniz bile, gunumuzde yaygin kullanilan kripto teknolojileri Kuantum bilgisayarlarina karsi etkisizdir. Kuantum bilgisayari da bilim kurgu olmaktan cikali cok oldu.

      Sil
    4. Ben Altin almaya devam ediyorum.

      Sil
    5. Selam Adsız 1020, kripto paranın kumar olması için, belirli olasılıklarda kazanç/kayıp imkanı olması lazım. Kumarda bu oranlar bellidir.

      Kripto para çıktığı ilk günden beri hiç bir zaman 0 değerini görmedi.
      Bitcoin hiç batmadı, değeri 19bin dolardan 8bin dolara düştü,
      tıpkı 2013te 1000dolar iken 200dolara düşmesi gibi.
      2000dolara da düşebilir ama asla 0 değerine gelmeyecek.

      Bitcoinde sorun, bitcoinin kendisi değil, 2017 başında 1000dolar olan bitcoine,
      1yıl sonra 19bin dolar veren insanlar sorun.

      2011 -2012 yıllarında 3-4 dolardan 100-150 bitcoin almış olan insanlar bu fiyatı görünce nasıl dayansın? Hemen satışa geçerler.
      Büyük ihtimalle çoğu 1500-2000 dolar seviyelerinden satışa başlamışlardır.


      Sil
    6. Altına dikkat piyasa sahte dolu ,mihenk taşından bile anlaşılmıyor.

      Sil
    7. Adsiz 18:51, bir seyin kumar sayilmasi icin riza sonucunda olmasi, sans faktoru tasimasi, ve bir odul vaad ediyor olmasi lazim. Bitcoin icin baktiginizda bunlarin hepsi var. Insanlar kendi rizasiyla bitcoin aliyor, artip artmasi tamamen sansa bagli (bitcoin "madenciligi" sans ile isliyor) ve insanlar 1000 dolara alip bir yilda 10 kat kazanildigi icin de bu ise daliyorlar. Buna kumar denir.

      Sil
    8. Adsız 2050, 10 kat kazancı gördükten sonra atlayanlar kumar oynasa daha çok kazanırlar, onlar borsa %50 değer kazandıktan sonra atlayanlara benziyor, sadece kar realizasyonuna yararlar. Bitcoine 40, 50, 100 dolar iken girenler, üretenler, üretip satanlar var.

      Bitcoin kimseye ödül vaat etmiyor, şans faktörü de taşımıyor. 19bini gördü, şimdi 8binlerde, 3bin doları da görebilir ama asla kumardaki gibi 0 olmaz.

      Bitcoin ile ilgili ciddi çekinceler var ama bunların hiçbirisi fiyatı ile ilgili değil.

      Sil
    9. Adsiz 22:12 cok kisa vadeli borsa da, forex de kumardan farksiz zaten. Bu sekilde para kazananlar sadece duzeni kuranlardir. Kripto paralardaki volatilite odul mekanizmasini sagliyor. Bana bircoin'deki deger artisinin sebebini izah ederseniz belki fikrim degisebilir. Acik konusmak gerekirse ben eskiden bitcoin'in ticari kullanimini daha com duyuyordum. Artik bu kadar oynak fiyatla kim ne ticareti yapsin bilemiyorum.

      Sil
  20. Hocam bir ulkede dalgali kur rejiminde son bir yilda kur artisi enflasyondaki artis oranindan yuksekse o ulke icin ne tur faydalari olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek yararı ihracatı dolaylı yoldan teşvik ederek artışına neden olabilir.

      Sil
  21. Cin gibi ufak tefek ulkeleri saymazsaniz sabit kur rejimini kullanan pek ulke yok dogrudu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çin artık sabit kur uygulamıyor biliyorsunuz. Yuan, IMF'nin SDR sepetine girdiğinden beri dalgalı kurda.

      Sil
    2. Cin'de ne dalgali kur, ne para hareketlerinin serbestligi ne de para piyasalarinin herkese acik hale gelmesi, ne de konvertibilite acisindan gelismis ya da gelismekte olan diger ulkelerle bir benzerlik yok. Yuan'in 2020'de konvertible yapmayi hedeflediklerini acikladilar. 2020 gelsin ne kadar gerceklesir onu da goruruz.

      Sil
  22. blockchain teknolojisi ile kısa sürelerde büyük hacimde paranın kıtalararası hareketine şahit olduk.Sizce bu teknoloji paranın serbest dolaşımına ne kadar etki edecektir?
    Paranın banka hesaplarında yazılı bir kaç rakama doğru evrildiği süreçte fiziki olarak mevcudiyetinin tamamen kalktığı bir gelecek mümkün mü?(yazıyla alakasız oldu biraz bu...)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mevcut kripto paralardan giderek bunu söylemek kolay değil. Ama gelecekte bu yöne gidiş olabilir.

      Sil
  23. Hocam ben cari açık konusunu anlayamıyorum. cari açık veren bir ülke nasıl olabilir ki ? ihracat ve ithalat arasındaki farkı nereden buluyor. diyelimki borçlandı bunu yıllarca nasıl yapabiliyor ? bir yıl borçlandı iki yıl borçlandı e üçüncü yıl borcu ile birlikte ödeme yapması gerekli ama bazı ülkeler 50 yıldır hep cari açık veriyor. bunun dalgalı kurla bir ilgisi var mı ? çünkü yazıda sabit kurda ithalata müdahaleden bahsetmişsinizde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açığın kur rejimiyle pek ilgisi yok. Sabit kurda da cari açık veriliyor. Bir ülke cari açığını sürekli dış finansmanla karşılayabilir yeter ki gelirini (GSYH) artırmaya devam edebilsin. Cari açık / GSYH oranı artmadıkça, tehlike sınırını aşmadıkça bu ülkeye borç verilmeye devam edilir. Çünkü bu ülke mesela Türkiye örneğinde olduğu gibi ötekilerden daha fazla faiz veriyor ya da ABD ekonomisinde olduğu gibi ekonomisi bu yükleri kaldıracak kadar güçlü demektir.

      Sil
    2. Benim anladigim... Türkiyeye borc para verenler hicbir risk tasimadan en yüksek faizler ile servetlerine servet katiyorlar. elde ettikleri gelirler ile kendi ülkelereinde yatirim yapiyorlar. Biz ise aldigimiz bu borclar ile ihrac ettigimizden fazla ithal ederek tüketmeye devam ediyoruz.. aradaki farki kapatmak icin de borclanmaya devam ediyoruz. Alinan borclar yatirima degil tüketim ithalatina cevrildigi icin bu kisir döngü, bu anlayis ile sürüp gidecek. Kahraman Türk milleti de 3 köprü 2 tünele göbek atacak, zenginlesip gelistigini sanacak.

      Demem odur ki. Siz borc veren bir ülke veya o ülkedeki finansal bir kurum olsaniz..

      Size durmadan süt veren inegi kesermisiniz yoksa önüne devamli ürettiginiz taze otlari koyup hergecen gün daha fazla süt almaya mi calisirsiniz. Bir de bu sürecte inegin de sahibi olmussaniz..?

      E tabii her inegin bir ömrü ve süt verme yasi var.. iste zurnanin zirtladigi delik de burasi.. Inek sütten kesilince ne olacak..

      Dogal olarak buna da inegin sahipleri karar verecek. Inek terkedilecek mi, yoksa kesilecek mi.?






      Sil
    3. Hocam cevabınız için çok teşekkür ederim. Cevabınızda tehlike sınırından bahsetmişsiniz. nedir bu sınır ? yüzde kaçın üstü artık bir ekonomi için risk teşkil eder ?

      Sil
  24. hocam sorunlu kredi ne oluyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vadesinden ödenmeyen ya da ödenme olasılığı azalan kredilere sorunlu kredi deniyor. Eğer vadesinde ödenmeyeceği kesinleşmişse o zaman batık kredi deniyor.

      Sil
    2. Adsız 00:33 kardeş,
      Sana öğreteyim,
      Önce
      Malı mülkü eşin dostun üstüne yapıyorsun,
      Sonra
      Banka banka dolaşıp alabildiğin kadar kredi alıyorsun.

      Bankaya 5 kuruş geri ödeme yapmazsan bunun adı hem sorunlu hem batık kredi oluyor.
      Ucunda hapis cezası da yok, adres bildirmezsen evine icra da yapamazlar.

      Çek bi 150-200bin kredi, sorun da batık da bankanın oluyor.
      5 sene sonra da sicilin siliniyor.

      Sil
  25. Değerli hocam son 4 senede şunu farkettim. Her ne olursa olsun kriz bir türlü yaşanmıyor ve fiyatlar şiştikçe şişiyor. Ben bunu 2010 sonrası ABD nin çılgın seviyelerde dolar basmasına yorumladım. Bildiğim kadarıyla 2010 sonrası ABD nin bastığı para miktarı tüm tarihi boyunca basılanın 4 katı kadardı. Bu konuya hiç değinmemişsiniz. Sizce ortada bu kadar çok para olmasının fiyat davranışlarına bir etkisi olmadı mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuya daha önce çok değindim ayrıca yazının son cümlesi de o olayı anlatıyor zaten (keynesyen politika) ama bence bu kalıcı bir durum değil. Nitekim Fed dağıttıklarını geri çekmeye başladı. Kalıcı olmadığı için de bu dört önemli değişimin arasında yer akması doğru olmazdı.

      Sil
  26. Hocam 2007 krizinin klasik yontemle cozulebildigi yorumu icin erken degil mi? Benzer bir dalgayi simdi alirsak asiri bollasmis halati (para) iterek veya cekerek tekneyi bir yere goturemeyecegimize gore, 2007 krizi geri gelebilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geri gelebilir, bu olasılık her zaman var ama bu krizin çözüldüğü anlamını yok etmez.

      Sil
  27. Hocam Merhaba,
    Yazınız aydınlatıcı için teşekkürler. Yazıda dikkatimi çeken bir yer oldu, tam anlayamadım.
    "Konvertibilite, insanları para ikamesine ve o da eldeki yerli parayla yabancı para yaratabilme gücüne kavuşturdu" ifadesinde, insanların yabancı para yaratabilmesi nasıl oluyor? Bankaların para yaratmasını biliyoruz ama insanlar açısından bu olay nasıl oluyor? Hocam veya okurlar tarafından cevaplanabilirse memnun olurum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de kafama aynı soru takıldı . Naçizane şöyle bir sonuca vardım . Şimdi konvertibilite forex piyasasında oluşan kurdan işlem yapabilme ve merkez bankasının bu kurdan tl alıp satmaya hazır olması demek . Bu durumda $/₺ kuru 4 ise ben 1 $ ülkeye (Tr) soktuğumda 4 Tl yaratmış oluyorum . Sıradan insanın para yaratma gücünü böyle anlıyorum ben. Ters işlem olarak elimdeki tl yi dolara çevirmek istediğimde ise yine o gün geçerli kurdan dolar yaratmış oluyorum ama bu işlemin gerçekleşmesi için birinin elinde halihazırda dolar olması gerekir yani olmayan bir şey yaratmış olmuyorum sadece el değiştiriyor piyasadaki dolar ve tl . Yüksek hacimli işlemler kuru değiştirme gücüne sahip olduğu için işte o zaman bir para yaratma durumu söz konusu olabilir .

      Sil
    2. Burada kastettiğim şu: Diyelim ki bankada 10 bin TL'niz var ve hayatınızda hiçbir zaman Dolar kazanmadınız. Buna karşılık bankanıza bir talimat vererek ya da internette iki dakikalık işlem yaparak o 10 bin TL'yi Dolara çevirebilirsiniz. İşte size TL ile Dolar yaratma sanatı.

      Sil
    3. Teşekkür ediyorum Hocam.
      Yine işlem bankacılık sistemi üzerinde olduğu için, bankaların para yaratma mekanizması işlemiş oluyor yani.
      Tekrar teşekkürler... Sizi beğenerek okuyoruz. İyi ki varsınız...

      Sil
  28. 1-Cin yunani dolara sabit degil mi?
    2-Mesela Dolar endeksinin dusmesi Cin Yuaninin dusmesi olmuyor mu?
    3-Suan dolar endeksi dusuk ve dogal olarak Cin yuani da dusuk oluyor. Bu sebeble Avrupada her iki para biriminin dusmesinden kaynakli her iki ulke ithalatina dayali urunlerin olusturacagi dusuk enflasyn riski olusmaz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz peg sistemi. Çin 2005 yılında dolara olan Pegi kaldırdı.

      Sil
    2. Çin Yuanı peg ederek bir anlamda dalgalı sabitleme yöntemini terk etti ve o nedenle de Yuan rezerv para konumuna geçerek SDR sepetine eklendi.

      Sil
  29. Devletlerin, merkez bankaları üzerinden keyfi para basması karşısında büyük sermayenin kripto paralar yoluyla açtıkları bu savaş bence uzun sürecek. Kapitalizm devam edecekse kripto paralar eninde sonunda kazanır. Bugün devletleri zoraki yönlendiren sermaye böylece devletleri (aynı anda arkalarındaki halk kitlesini de) iyice köşeye sıkıştırmış olacak. Devletler para basmaya, borçlanmaya yani halkı borçlandırmaya devam ettiği sürece kaynakların büyük sermaye elinde toplanmasına hizmet ediyor. Sermayenin daha fazla güçlenmesi ise kripto paraların hakimiyetini taçlandıracak bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun dönemde ne olur bilemem ama siz kısa dönemde bu kripto para işinden uzak durun.

      Sil
  30. Hocam Türkiye’de 80 öncesi sabit kur sisteminde döviz karaborsası oluyordu piyasadaki talep yüksek olduğu için. Ama o günlerde halkın döviz alması yasaktı dolayısıyla elinde dolar bulunmuyordu halk bu durumda halk karaborsadan döviz satamadığına göre bankalar mı karaborsadan döviz satıyordu? Tabii ki halk da yasadışı döviz bulabilir bir yerlerden ancak bunun hacmi küçük olacağından etkisi de fazla olmayacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolarin yasaklanip derhal sabit kur rejimine gecilmesi lazim.
      1Dolar 3.75TL
      Boylelikle piyasa oyuncularinin lira uzerindeki spekulasyonu ortadan kalkar. Sabit kur rejimi en iyisi. Ornegin ticaret yapacak olan bir kisi bilir dolarin hep 3.75 olacagini dolarin ikinci bir emre kadar en azindan 3 sene boyunca 3.75 olmasi lazim. Halkinda doviz tasimasi derhal yasaklanmali elinde doviz bulunduranlara para cezasi hapis sistemi getirilebilir. Yurt disina cikis icin ise en fazla 500 dolar ozel cekme hakki verilmeli.Milli ekonomi boyle olur. Mesela ben Almanyada yasiyorum almanyadan akrabalarima para gonderdigimde bana ozel kur imkani tanina bilir.Normalde sabit kurda euro 4.65 ise. Almanyada yasayanbizle icin 5.75 liralik kur hem yurtdisinda yasayan insanlarin daha fazla doviz yollamasina nedenolur.

      Sil
    2. Aferin,iyi düşünmüşsün.

      Sil
    3. Dolar yasaklanacaksa sabit kur sistemine gerek yok. Zaten yasak olan bir şeye niye kur biçiyorsunuz. Öte yandan Doları yasaklayınca petrolü, doğal gazı, üretim için gerekli hammaddeyi, makine teçhizatı neyle alacaksınız? Gazoz kapağıyla mı?

      Sil
    4. Gazoz kapağıyla mı?

      Hayır, Bitcoin'le alacağız. Bugünlerde epey moda...

      Sil
  31. Twitter'da Bitcoin'le ilgili video yayınladığınızı gördüm.

    Siz Bitcoin'in ne olduğunu hâlâ anlamamışsınız Mahfi Bey ;-)

    İşte size konuyu tam açıklayan, kısacık 3 dk 7 sn'lik "Bitcoin nedir?" videosu:

    https://www.youtube.com/watch?v=aeMv9uKpAZg

    Yorumunuz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitcoinden ve arkasında neyin, kimin olduğunu bilmediğiniz her şeyden uzak durun.

      Sil
    2. ozgurluk savaşçısı5 Şubat 2018 18:36

      kısa ve net , hoca haklı.

      Sil
    3. Bitcoini anlayan anladı zatende kolay kazanç için anlamamış gibi yapan çok,neymiş bc teknolojisi işlemlerde aracıyı ortadan kaldıracakmış vs. devlet ve bankaların vergi ve regülasyonların azade olacak milyonlar paralarını katlayacakmış buna inanmak için devletlerin gelirlerini kişilere nedensiz bırakmasını bekleyecek kadar naifsiniz demektir.

      Sil
  32. Mahfi hocam selamlar,
    Gecen yıl Davos' ta konuşan Çin devlet başkanı Şi Cinping buradaki konuşmasında "Dünyanın sorunları için küreselleşmeyi suçlamak anlamsız" dedi. Uzun yıllar korumacıligı savunan Çin artik küreselleşmeyi savunuyor. Abd küreselleşmeyi tüm dünyada etkin hale getirmek icin oyun kurucu olarak çaba gösterdi. Trumpla beraber Abd korumacı politikalar uygulamaya basladi.
    Hocam dünyada ekonomik anlamda paradigmalar sizce değişmeye mi basladi ? Bu iki ülke sadece kendi çıkarları için mi böyle davranıyor ne dersiniz.
    Teşekkürler hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam 1751, Çinlinin derdi başka,
      ucuza köle gibi çalışan insanlarının emeklerini dünyaya pazarlayarak hem iktidarı hem ülkesi palazlandı.

      Şimdi kendisi Çin olarak zaten tek başına ekonomik bir değeri olmayan ülke, AB ve ABD Çinden mal almazsa, afedersin Çin mal gibi ortada kalır. Derdi o.
      Çin büyüyorsa bunun tek sebebi, gelişmiş ülkelerin Çin den yüklü miktarda ürün almaları.

      Sil
  33. Parasal genisleme uygulamalari 10yillik devlet faizlerini dusuruyor mu?
    10yillik devlet faizlerinin dusmesi ne gibi yarari var o ulkelere mesela ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Parasal genişlemeden amaç ekonomiyi canlandırmaktı. Ve n itibariyle bu amaca ulaşılmış görünüyor.

      Sil
  34. Selam Hocam,
    Türkiye'nin dış politik tercihleri ve ekonomi üzerine etkileri için de görüşlerinizi yazabilir misiniz?

    Türkiye şu anda Batı'dan uzaklaşıp, Çin ve Rusya eksenine doğru gitmeye çalışıyor gibi bir izlenim var, ama Batı dünyası dünyanın en gelişmiş bölgesi, Türkiye'nin de en büyük ticari partneri. Rusya ve Çin ise Türkiyeyi ancak pazar yapar, az sayıdaki fabrikamızı, üretimimizi de kapatırlar, bana göre.

    Bir de insanlar hep Çin diyor ama Hindistan ı görmüyorlar. Hem nüfus, hem de nufuz olarak Çinden etkili olabilecek bir ülke, ayrıca Avrupa ve ABD ile arası çok iyi.

    Ben Türk siyasetçi olsam, Hindistan, Amerika ve Avrupa ya yatırım yapardım. Bizimkiler Çin ve Rusya da ne buluyor? İlerde Çin ve Rusya ile ortak olmanın bize ne avantajı olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. """Ben Türk siyasetçi olsam, Hindistan, Amerika ve Avrupa ya yatırım yapardım. Bizimkiler Çin ve Rusya da ne buluyor? İlerde Çin ve Rusya ile ortak olmanın bize ne avantajı olur?""

      150 milyonluk Dev bir olan ve komsusu oldugun Rusyaya yatirim yapmayacaksin.. 10 Bin KM uzaktaki ABD ye ve asla yanlarinda yer vermeyecek Avrupaya yatirim yapacagiz öyle mi.?

      Hindistan... Yatirim yapilabilecek en verimli ülkedir.. Avrupanin devleri girdiler bile.. gelecek yüz yil Hindistanda yatirim yapma zamanidir.

      Bu arada komsularimiz ile iyi iliskiler kurabilsek buna bile gerek kalmayacak.. Gelin görün ki barisik oldugumuz hem de müslüman ülke kalmadi..

      Sil
    2. Hindistanda demokrasi de iyi durumda! Tum uluslarasi raporlarda bizden kat be kat iyi durumdalar. Basin ozgurlugu demokratik tahammuller kisi hak ve hurriyetleri gibi...Ozellikle dikkatimi cekti. Kadin haklarinda da bir cok Ortadogu ulkesinden de ilerideler. Ayrica Kadinlar konusunda bazi haksizliklar olsa dahi cok guclu hemen organize olan baski kurabilen hatta sonuc alabilen Kadin orgutleri organizasyonlari da var. Hindistanin gelecegi parlak!

      IT olayina girmiyorum. Halkin cogunlugu bati ile iliskisi de var bunu da anadilleri gibi bildigi ingilizce ile kolaylikla saglayabiliyorlar.

      Sil
    3. Adsız 2035, acayip kızmış, Batı ile iyi ilişkiler için 10bin km ötedeki amerikaya değil,
      hemen dibimizdeki AB ile iyi ilişkiler kurmak yeterlidir.

      AB ile ilişkiyi Türkler kuramaz neden? Çünkü onların standartlarında birileri rahat rüşvet yiyemez, ama Rusya öylemi? Eset e nasıl arka çıktıysa uzun birilerini de kollar ve korur!

      Biz de bunu yedik!

      Sil
    4. Onu bunu bilmem ama şundan %100 eminim:

      Çin, Amerika ile uğraşırken, Hindistan Çini alttan bir ittirirse Çin, pistonu, kayışı, segmanı, tüm alt/üst takımları dağıtır, bi daha toparlayamaz, Rusya bile dağılır (zaten rulman takımını SSCB ile dağıttılar).

      Hintli sessiz sinsice ilerliyor, sessiz atın çiftesi çok sert olur.

      Sil
    5. Selam Adsız 20:35

      Türkiye ne zaman Avrupa'ya yatırım yaptı da Avrupa yanlarında yer vermedi?
      Gerçekten çok merak ettim !?

      Hakkaten, Türkiye'de AB ile şu şu şu projeleri beraber geliştirdi, beraber fikir üretti,
      beraber çaba harcadı diyebileceğimiz bir proje var mı? Şartların zorlaması ile gelişen bir kaç iş birliği dışında ne var?

      Sil
    6. Oo Hindistan vs Çin alırım bir dal...

      Ben şunu bilirim, bizim siyasetçi her zaman yanlış ata oynar,
      eğer Rusya ve Çin diyorlarsa yandı gülüm keten helva...

      Klavuzu Rusya olanın burnu Suriye'ye batar, dünyada Rusya ile yakın olup, düzgünce idare edilen bi ülke var mı Allah aşkına? Rusya elini kime attıysa o ülke battı bugüne kadar.
      Sanırım reis Rusya diyor, Allah yardımcımız olsun, tabi yardım ederse.

      Sil
    7. Herkes Çin, Hindistan demiş ama Nijerya'yı atlamışlar.

      Ucuz işgücünde Çin'i yolda yaya bırakır.

      Yakında ABD ve İngiltere, bazı fabrikalarını buraya taşırlarsa Çin babayı alır.
      İngiltere yatırımlara başlamış.
      Nijerya da 180 milyon adam var, 250 yi göreceklermiş yakında.
      Hem Avrupa ve Amerika ya da yakın.

      Sil
    8. Ben Türkiye'nin iç siyasete göre bir dış politika uyguladığı kanısındayım. Ve bunu son derecede yanlış buluyorum.

      Sil
    9. Adsiz 23:56 selamlar,

      Ben de ayni seyi söylemeye calistim. sanirim farkli anlattim olmadi. Ayni fikirdeyim. bu yüzden Avrupa bizim icin yatirim yapilabilecek bir alan degil. Hem bizim buralara girmemize müsaade mi ettiler. 1963 ten beri AB ye girmeye calisan bir ülke ( tabii ki bizim de hatalarimiz oldu bu baska bir konu) Döner den baska ytirim yapabildik mi.. Biz onlar icin sömürelecek büyük bir pazar oldugumuz sürece al gülüm ver gülümden öte gitmez..

      Hindistan daha da gec olmadan en Bakir ve verimli bir yatirim alani diye düsünüyorum. Rusya yi tabii ki biliyoruz.. gelin görün ki komsumuz.. ne olursa olsun etki alani genis bir güc. asla pas gecilemez. bu yüzden ilk önce yakin komsularimiz ve rusya, sonra Hindistan derim ben.

      Cin Afrikanin göbegine oturdu bile..Diger Kapitalist emperyaller zaten oradaydi.. kuzey Afrikadaki Arap bahari neden ve kimin icin yapildi sanirsiniz.. gelecek iki yüz yilda orta ve güney afrikayi sömürmek icin degilmiydi.. Kuzey afrtika güvenlik siniri ve elde tutulup milyonlarca ac afrikalinin avrupaya göcünü engelleyebilecek karakol ülkeler.. Libya,fas,tunus,cezayir ve misir... Kücük bir arastirma Bati blokunun ne yatirimlar yaptigini gösterecektir.

      Libyanin eski lideri Kaddafinin libya cöllerinde nasil vahalar olusturdugunu bilen varmi. sadece günes enerji üretim platformlarinin gücünü duydunuz mu.. simdi ne oldu.. hersey yerle bir.. birakirlar mi diktatör ve katil Kaddafiye.. Tüm kuzey afrikanin bugünkü haline bakarmisiniz.. hersey planlanmis. Kaymagi yiyecekler belli..

      Sil
    10. Turkiye pinpon topu mu bir oraya bir buraya yaklassin. Akli basinda her ulke, Cin'le de Rusya'yla da Amerika'yla da iyi iliskiler kurar. Turkiye'nin meselesi kaynak eksikliginden dolayi bu ulkelerle iliski kurarken tavizler veriyor olmasi. O yuzden cogu zaman parayi veren dudugu caliyor. Neyse. Amerika ile iliskileri de tarihidir, Turkiye Cumhuriyeti'nin kurulusuna kadar gider. Kolay kolay kopmaz.

      Mahfi Egilmez, bu ic siyasetle dis siyaset karistirmasi da son 10-15 yilin populer laflarindan birisi. Dis siyaset, ic siyaset diye bir fark olur mu? Iceride siyasetciler fasulyenin faydalarini anlatsin, kimsenin bilmedigin bir anlasma yapip adamlar seni iligine kadar somursun, bunu mu istiyorsunuz? Yabancilarla yaptiginiz her iliski en nihayetinde ulke insanini etkileyecek. Gerek sosyal, gerek ekonomik bir suru etkisi var.

      Sil
  35. Hocam yeni FED Baskani Jerome Powell oldu. Yeni baskan Eski baskan Janet Yellen'in ekonomi politikasini izleyerek kademeli para politikasi uygulayacagi tahmin ediliyormus. Yeni baskanin ekonomi derecesine sahip olmayan tek baskan olacakmis ve bugune kadarki en zengin Fed Baskani kendisi olacakmis.
    Yeni baskanin siyaset ve hukuk bilgisi olmasi ekonomideki siyasi yapinin artik istenileni yap demek gibi birsey degilmi. Cok buyuk amerikada ekonomi bilen kalmadida bu en zengin siyasi amca mi var sadece.

    Sizin yeni FED baskanindan beklentinizde siyasi mi olur hocam sorum bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Jerome Powell yıllardır bu işlerin içinde dolayısıyla ekonomi bilmediği iddiası çok iddialı bir söz olur. Öte yandan ABD iyi ya da kötü bir sistemler ülkesidir. Yani tek kişiyle hareket etmez. Arkada koskoca bir Fed sistemi var. Ben başkanın siyasi davranmasını beklemiyorum.

      Sil
  36. Hocam yazınız için elinize sağlık.
    Küçük bir sorum var. Swap işlemlerinin kaldırılması , kur fiyatlarına etkisi oldu mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Buna bakmadım yani bir ekonometrik değerlendirme yapmadığım için bir şey diyemeyeceğim.

      Sil
  37. Hocam hisse senedi verimliligi ile hisse senedi getirisi farkli iki sey mi?

    YanıtlaSil
  38. Değerli hocam,
    Yazinizda bahsettiğiniz paradigma değişimi ve bunun tetiklediği yeni iktisat teorileri dünyada ve Türkiye'deki universitelerin iktisat programlarinda ne derece takip ediliyor bilginiz var mı ? Sizce Türkiye'deki iktisat ogrenimi müfredat ve içerik olarak gözden geçirilmeli mi? Bu konudaki görüş ve tavsiyeleriniz i merak ediyorum.
    Teşekkürler, saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ABD'de ve İngiltere'de ciddi biçimde izlendiğini biliyorum. Muhtemelen başka yerlerde de üzerinde çalışılıyordur. Türkiye bu konulardan uzak ne yazık ki. Tek tük hocalar bu işlerle uğraşıyor sadece.
      Bence Türkiye'de iktisat öğrenimi değil bütün öğrenim (ilkokuldan üniversiteye hatta yüksek lisans ve doktoraya kadar) elden geçirilip bilim temeline, analiz çerçevesine oturtulmalı.

      Sil
  39. Cevabınız için teşekkürler. Anladığım kadarıyla doçentlik kriterlerinin değiştirilmesi, unvan isimlerinin güncellenmesi ve dil barajının düşürülmesi ile bu amaca ulaşılamayacak:)

    YanıtlaSil
  40. ozgurluk savaşçısı6 Şubat 2018 13:25

    Hocam bitcoin balonu patladı mı sizce? an itibariyle 6591.70$

    YanıtlaSil
  41. hocam 5 milyon m2 den 750 bin m2 ye düşmüş yüzölçümü . bu da yalanla dolanla olmuş diyor cumhurbaşkanı. fikirlieriniz nedir hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Selam 1350,
      Hocanın fikir vermesine gerek yok, isteyen gidip o 5milyonu alabilir. En son Hitler denediydi, Saddam denediydi.

      Yalan dolan meselesine gelince,
      Mete han demiş ki "Büyük devlet kurmaya büyük kan gerek".

      Oradaki devletler Osmanlıdan bağımsızlıklarını aldılar, ama öyle ama böyle, kan döküp aldılar. Osmanlı da kan döküp almıştı ve kan döküp kaybetti.

      Neticede tarihi galipler yazar, işte arşın işte hendek. İsteyen gitsin alsın, öyle lafla olmaz.

      Sil
  42. Hocam paradigma değişimine sebep olacak kadar fazla anomali görüyor muyuz günümüz ekonomi biliminde?

    YanıtlaSil
  43. Hocam sizi okuyarak ekonomist olmaya karar verdim 😀😀

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...