28 Şubat 2018 Çarşamba

Açık ve Fazlalarına Göre Ekonomiler


Bir ekonomide kamu gelir ve giderleri arasındaki dengeyi gösteren bütçe dengesi ve döviz gelirleriyle giderleri arasındaki dengeyi gösteren cari denge açısından aşağıdaki durumlar ortaya çıkabilir:

Bütçe Dengesi

Cari Denge

Durum
Gelirler > Giderler
Bütçe Fazlası
Gelirler > Giderler
Cari Fazla
İkiz Fazla
Gelirler < Giderler
Bütçe Açığı
Gelirler < Giderler
Cari Açık
İkiz Açık
Gelirler > Giderler
Bütçe Fazlası
Gelirler < Giderler
Cari Açık
Bütçe Fazlası, Cari Açık
Gelirler < Giderler
Bütçe Açığı
Gelirler > Giderler
Cari Fazla
Bütçe Açığı, Cari Fazla

Bu durumların hepsine uygun ekonomi örnekleri vardır. Bunları yazının altındaki tabloda sunuyorum.

Ekli tabloya göre aralarında ABD, İngiltere, Fransa ve Türkiye’nin de bulunduğu ekonomiler hem bütçe açığı hem de cari açık yani ikiz açık veriyor. Her iki dengesi en yüksek açık veren üç ülke Arjantin, İngiltere ve ABD’dir. İkiz açık veren ekonomiler arasında cari açığı en yüksek ülke olarak Türkiye, bütçe açığı en yüksek ülke olarak da Brezilya öne çıkıyor. Bu ekonomiler genellikle tüketim eğilimi yüksek, tasarruf eğilimi düşük olan ekonomiler. Bunlar arasında en ilginç olan iki ekonomi; yüksek tasarruf oranlarına karşın ikiz açık veren Hindistan ve Endonezya.   

Tabloya göre Almanya, Hollanda ve kuzey Avrupa ülkeleri ikiz fazla veren ekonomiler arasında yer alıyor. Her iki dengesi en yüksek fazla veren ekonomiler Norveç, Hong Kong ve Almanya. En yüksek cari fazla veren ekonomi Hollanda olurken en yüksek bütçe fazlası veren ekonomi Norveç oluyor. Bu ekonomiler tasarruf eğiliminin yüksek olduğu ekonomiler. Ayrıca yüksek teknolojili mallar ihraç ediyorlar. Bunun sonucu olarak hem bütçe fazlası hem de cari fazla veriyorlar.

Çin, Japonya, Avusturya, İtalya gibi ekonomiler cari fazla verirken bütçe açığı veriyorlar. Bu grupta en yüksek cari fazlayı veren ekonomiler; Singapur, Tayland ve Danimarka olurken en yüksek bütçe açığını verenler; Suudi Arabistan ve Japonya oluyor. Bu ekonomiler arasında tasarruf eğilimi yüksek olan ve yüksek teknolojili ürünler ihraç edenler olduğu gibi petrol gibi doğal kaynaklara sahip olduğu için cari fazla verenler de var.

En az ekonominin yer aldığı grup cari açık ve bütçe fazlası veren ekonomiler grubu. Burada Yeni Zelanda, Letonya ve Litvanya yer alıyor. Bu ekonomiler ihracattan çok kendi iç dengeleriyle ayakta kalan ekonomiler.

  
Tablo: Bütçe Dengesi ve Cari Dengeye Göre Ekonomilerin Sınıflandırılması (2017, veriler için kaynak: The Economist, February 24th, 2018.) (%)
Cari Denge / GSYH
Bütçe Dengesi / GSYH
Tasarruflar / GSYH
İkiz Açık Verenler
ABD
-2,4
-3,5
17,5
İngiltere
-4,5
-2,9
13,4
Fransa
-1,3
-2,9
22,1
Belçika
-0,7
-1,7
23,2
Polonya
-0,1
-2,2
19,0
Hindistan
-1,6
-3,3
28,6
Endonezya
-1,6
-2,8
32,6
Türkiye
-5,3
-1,5
25,1
Yunanistan
-0,4
-0,6
10,5
Arjantin
-4,2
-5,8
12,8
Brezilya
-0,6
-8,0
16,2
Meksika
-1,7
-1,1
21,2
Güney Afrika
-2,2
-3,9
16,2
İkiz Fazla Verenler
Almanya
7,9
1,2
27,6
Hollanda
9,6
0,9
30,6
Çek Cumhuriyeti
0,7
0,7
27,2
Norveç
4,6
4,9
34,4
İsveç
4,7
1,0
29,9
İsviçre
9,3
0,8
33,5
Hong Kong
4,3
4,2
24,9
Güney Kore
5,3
1,0
37,2
Lüksemburg
5,0
1,4
23,2
Cari Fazla Verenler
Çin
1,2
-4,3
45,4
Japonya
3,9
-4,4
27,0
Avusturya
2,2
-1,1
26,0
İtalya
2,7
-2,3
19,6
İspanya
1,6
-3,0
22,5
Danimarka
8,3
-0,3
27,9
Rusya
2,4
-1,5
26,6
Singapur
18,5
-1,0
45,0
Tayland
11,6
-2,5
32,8
S. Arabistan
2,7
-8,9
28,8
Portekiz
0,3
-1,2
17,0
Bütçe Fazlası Verenler
Yeni Zelanda
-2,8
1,6
21,0
Letonya
-0,8
0,2
20,9
Litvanya
-0,8
0,1
16,0


125 yorum:

  1. Hocam, Ocak ayında bir yıl öncesine göre dış ticaret açığı %108,8 artarken ihracatın ithaltı karşılama oranı %72,1'den %57,9'a düşmüş. Şimdi bunu yazmak kriz goygoyculuğu kapsamına girer mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Girmez çünkü oranları siz uydurmuyorsunuz devletin resmi istatistikleri.

      Sil
    2. '1923 - 2002' arası verileri, '2002 - 2018' arası verilerle karşılaştırırsanız, ülkemizin refah dolu yıllara, 2002 sonrasında ulaştığını anlarsınız.

      Ekonomik kriz yoktur.

      Felaket tellallığı yapanlara prim verilemez.

      İhracatın ithalatı karşılama oranı, 2002 öncesinde daha kötüydü.

      '2018 Ocağı ve 2017 Ocağı' verileri, 2002 öncesi verilerden daha iyi.

      Aslolan budur.

      'Ekonomik kriz var' diyebilmek için bahaneler üretemezsiniz.

      Sil
    3. O kadar uzaklara gitmeyin, karşılaştırmayı 2003 - 2008 verileriyle yapın bakın bakalım neler göreceksiniz sayın adsız 17:41.

      Sil
    4. Mahfi Bey bizi kızdırmayın...

      Sil
    5. Mahfi Egilmez, ben bakinca 30%'lara varan _reel_ faiz goruyorum, siz ne goruyorsunuz bilmiyorum. Bugun ki reel faiz ile karsilastirinca komik oluyor.

      Sil
    6. Adsiz 02:03, ben de son donemlere bakinca, yolsuzluk, hukuksuzluk, fakirlik goruyorum. Asgari ucretle gecinmeye calisan, araba, telefon alabilmek icin umutsuzca calisan insanlar, ev fiyatlarinin milyonlu rakamlarla telaffuz edilmesi ama maaslarin 3-5 binlerde gezinmesi. Uyuduklari icin kendi durumlarinin farkina varamayan insanlar. Kac kisi asgari ucretle calisiyor, kac kisi bunun altinda? neden ulke cok iyi oldugu halde zamlara yansimiyor? Neden alim gucu hep bahsedilen altin bazinda dusuyor? vs vs..
      Neyse, yasasin yuzde bilmem kac buyuduk..

      Sil
    7. Kızdırmayın ne demek ya? Tehdit mi ediyor bu hadsiz adsız???

      Sil
    8. 1930-1946 arasındaki döneme bakarsanız ihracatın ithalatı tümüyle karşılayıp fazla bile verdiğini görürsünüz.

      Sil
  2. Bu analizden yola cikarak goreli olarak hayatin daha kolay yaşandığı ülkeler Yeni Zelanda, Letonya, Litvanya diyebilir miyiz Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu analizden yola çıkarak bunu diyemeyiz çünkü ekonomik olayların yanında sosyal olaylar da önemli. Ama genele olarak bu saydığınız ülkeler hayatın daha kolay yaşandığı ülkeler arasındadır.

      Sil
  3. Hocam yazınız için teşekkürler.Umarız en fazla cari açığı veren ülke olmamıza rağmen ihraç ettiğimiz mallarıda ithal etme başlamayız.

    YanıtlaSil
  4. Sayın Eğilmez,

    Yılın ikinci yarısında AMB ve FED'in aynı anda faiz arttırımına gitmesi yeni bir dünya krizini tetikler mi? Gerçekleşmesi muhtemel bu senaryonun yeni bir 8-10 yıllık paradigma değişimini tetikleyeceğinden korkuyorum. Sizce faiz arttırımları gerçekleşirse biz bu durumdan nasıl etkileniriz; neler yapmamız gerekir?

    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bugünkü görünüm itibariyle böyle bir tetikleme olmaz gibi görünüyor. Herkes bu artışlara göre ayarlanmış gibi duruyor.

      Sil
    2. Selam 1318,
      Japon ve Çin bankaları da artışa hazırlar. AB ve ABD ne yaparsa geri kalmamak için onu yapacaklar.

      Türkiye de de artık artış olur, etkisi ne kadar sürer bilemiyorum.

      Dünya ekonomisini tetiklemez, çünkü hem büyük alıcılar hem büyük satıcılar benzer hamleyi yapıyor. Sorun arada kalan ülkelere olur.

      Sil
    3. Cevaplar için teşekkür ederim. Sevgiler.

      Sil
  5. Hocam konudan bağımsız bir sorum olacak yanitlarsaniz sevinirim.FED in artıracağı söylenilen faiz hangi faiz ,hangi faiz göstergesi esas alınıyor,serbest piyasada fiyatlanan, 10 yıllık tahvil faizlerimi yoksa 2 yilliklar mi veya başka bir türev mi?Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbiri değil. Fed'in bankaları fonlamada kullandığı kısa vadeli faizi. Buna Federal Fund's Rate deniyor. Fed bunu artırınca ötekiler de bundan etkileniyor.

      Sil
    2. Hocam bizdeki politika faizi diyebilir miyiz peki? Yoksa ona uyan biz de benzer bir tanım yok mu?

      Sil
  6. Hocam Merhabalar,
    Mecliste görüşülen KDV düzenlemesiyle ilgili bir yazı yazmayı planlıyor musunuz? Kısa ve uzun vadede borçlanma planı üzerinde bir etki yaratir mi sizce?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdilik düşünmüyorum. Bekleyen KDV iadeleri yapılırsa piyasada canlanmaya etki eder ve dolayısıyla büyümeyi yukarı itebilir.

      Sil
  7. On numara yazi iste ekonominin asil abcsi
    gerisi yalan yok borsa yukselmis yok inmis yok su para cikmis yok tahvil artmis yok faiz indirmis yok enflasyonu artmis

    bu iki fazla olduktan sonra ister istemez ekonomiler duzene giriyor

    YanıtlaSil
  8. Bu yaziya Avusturalya ve Kanadayi almamakla hata etmissiniz. Ikisi de bu yazinin konusuna uygun ve ilginc ornek olabilecek nitelikte ekonomilerdi.

    Avusturalya cok ilginc bir ekonomi. Asagi yukari 30 yildir resesyona girmemis tek ekonomi. Halbuki cok ciddi handikaplari olmasina ragmen. Cari acik veren butce acigi veren dahasi insaat sektoru ile buyuyen emtia satarak ekonomik hacim olusturan bir ekonomi

    keske kanada ve avusturalyayi da yaziniza dahil etseydiniz

    YanıtlaSil
  9. Çok teşekkürler değerli hocam.

    YanıtlaSil
  10. Mahfi bey,

    Hani size "siyasete girin, siyasete girin" diyorlar ya.

    Bence siz siyasetçi olamazsınız.

    Niçin biliyor musunuz?

    Mesela "X" partisine üye oldunuz. Partinin yönetim kademesi ile yaptığınız toplantılarda, ülke ekonomisinin iyi gitmediği sonucunu verilere dayanarak beraberce kabul ettiniz ve şöyle bir karar alındı: Mahfi bey, partinin tahsis ettiği otobüsle il il, ilçe ilçe gezip, ekonominin gerçek vaziyetini herkesin anlayabileceği üslupla anlatacak, çözüm önerilerini sunarken "yapısal reformlar"dan ve "eğitim reformu"ndan mutlaka bahsedecek.

    Miting günü geldi çattı.

    Bir ilin en geniş meydanına ulaştınız, otobüsün etrafına insanlar toplandı, sizin konuşma yapmanızı bekliyor.

    Siz, karanfiller ata ata, otobüsün tepesine çıkıyor, elinize mikrofonu alıp halkı selamlıyor ve vakit kaybetmeden ekonominin vaziyetini anlatmaya başlıyorsunuz.

    "Enflasyonu yükselten sebepleri çözebilmemiz için yapısal reformları yapmalıyız. Fakat şu an Türkiye'nin enflasyon düzeyi çok yüksek, hasta yatakta yatıyor, ilk önce faizi arttırıp, hastanın ateşini düşürmeli sonra vakit kaybetmeden reformlara başlamalıyız." dediğiniz an, halkın yarısı "yuh!" diye bağırarak meydanı terk eder. Çünkü konuşmanızda "faiz" kelimesi geçiyor.

    "Okullarımızda, evrim teorisini anlatmalıyız." dediğiniz anda ise, size pet şişeler fırlatıp, otobüsü sallarlar, kargaşa çıkmasına yakın polis müdahale eder, halk meydandan bütünüyle ayrılır. Çünkü konuşmanızda "evrim teorisi" kelimeleri geçiyor.

    Böylelikle, sizin "siyaset maceranız" daha ilk mitingde son bulmuş olur.

    Ne dersiniz? Yukarıda yazdıklarım doğru mu?

    YanıtlaSil
  11. K.O.B.İ. patronuyum. İki sorum var:

    1. Hazine Müsteşarlığı'na gitsem, "bana para verin" desem verirler mi? Yeni yasa bu hakkı bana tanıyor mu?

    2. Çeşitli bankalardan kredi çektim ama bunları geri ödeyemedim. Hakkımda yasal işlemlerin başlatılması an meselesi. Hazine Müsteşarlığı'na gitsem, "bankalara geri ödeyemediğim kredilerin ödemesini, müsteşarlık olarak siz yapın" desem öderler mi? Yeni yasa bu hakkı bana tanıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunları ben yanıtlayamam. En iyisi siz Hazineye gidip bunları bir sorun sonra da izlenimlerinizi buraya yazın hepimize örnek olur belki.

      Sil
    2. Selam 1749,

      Yapmanız gerekenler şunlar,
      - Üzerinizde henüz haczedilmemiş mal varsa satıp, parasını ya bir akrabanızın hesabına ya da yurtdışındaki bir bankaya yatırın.
      - Banka kredileri en güzel krediler, işi avukat ve yasal zeminde yapıyorlar, kapınıza kimse dayanmıyor. Arada tehdit mehdit ediyorlar ama bunlara kulak asmayın, borçlusunuz diye kimse sizi hapise atamaz, yurtdışı çıkış yasağı koyamaz. (Tek istisna icralık olduktan sonra icra dairesindeki memura ben bu borcu öderim diye imza atmayın, devlet memuruna kamu kurumunda söz verdiğiniz için ödemezseniz 3 ay hapis cezası var.)
      - Devlet sizin borcunuzu asla ödemez, unutun.

      ilk yazdığımı yaptıysanız, her şeyi kulak ardı edin.

      İlla tekrar ticaret yapacağım tekrar derseniz, eşin dostun üzerine şirket kurun, şirkette sgk lı çalışan gösterin kendinizi, en fazla gösterdiğiniz maaşın 1/4 üne haciz gelir, başka da bişi olmaz.

      Şirket benim üzerime olacak derseniz, İsviçrede şirket kurun Türkiye de ofis açın. Şirket yabancı yatırımcı statüsünde olur.

      Türkiye'de işin çivisi çıkmış, hukuk mukuk hak getire. 3 ay sonra millet KGF borcunu ödeyemezse, birbirini vurmaya başlar. Bu yüzden asla küçük firmalara borç takmayın, banka ve büyük firmalara takın, onlar mafya tutmaz.

      Sorularınız varsa yazın. Bunları milyon dolara anlatan danışmanlar var.
      Sevgiler

      Sil
    3. İşte borcuna sadık, aziz ve necip milletimin güzide bir patron neferi!

      Selam Adsız 17:49 Patronum, siz daha iyi bilirsiniz ama millet maliye, sgk borcunu bile artık ödemiyor ki!

      Esnaf bir abimiz var 20 yıldır aynı marketi(bakkalın az büyüğü) işletir, bakkal. 300bin den fazla maliye borcu birikmiş. Hayatta ödeyemem diyor, yemeden içmeden 3 yılda ancak kapatırım diyor.
      Abi nasıl iş yapıyorsun dedim.

      Tüm malları yenge üzerine yapıyormuş.

      Dükkan da kendi üzerine borç katlana katlana gidiyormuş. Tüm kendi ve şirket banka hesapları hacizli kullanamıyor. Nakit satıyor, nakit alıyor. Kredi kartlı müşteri al(a)mıyor. Evi geçindiriyor.

      Bi kere hacize gelip malları almışlar, ondan sonra akıllanmış, resmi adresi şehir kenarında uyduruk küçük bir depo gösteriyor.

      Bizim millet işi bilir abi, borcun varsa var, canını alacak değiller ya.

      Borç veren banka da neticede ticaret yapıyor, senden alamıyorsa, o da onun ticari riski, sana borç verirken senin riskini alıyor faiz karşılığında, bi de bu açıdan bak.

      Sil
    4. Hocam bizim millet ne biçim bi millet?

      Banka borcunu bile artık umursamıyorlar.

      Bir arkadaşımın PVC atölyesi vardı, işleri bozuldu, KGF den evi ve atölyeyi teminat gösterip 2 milyonluk kredi almış. Zaten atölye iş yapmıyordu, elemanı kalmamıştı.

      Aldığı gibi Almanya'ya gitti. Ailesini götürdü. Türkiyedeki borçtan Almanya da yaptırım uygulayamazlar dedi.

      Yukarıda yazanlar da benzeri akılları veriyorlar.

      Ne olacak bu ülkenin hali?

      Sil
    5. Tüm bu yukarıda anlatılan Ali Cengiz oyunlarının iktisatta karşılığı ( moral hazard ) ahlaki risk olup bankalar bunları varlık şirketlerine değerinin çok altında satıp bilançolarından çıkarır . İnsan her yerde insan ahlaki yozlaşma her ülkede mevcut . İşte bunun için kurumsal altyapı bir ülkenin gelişmesi için elzem . Sistem benzetme için kusuruma bakmayın ama bu çürükleri eleyemedikçe kurallara uyanlar daha çok cezalandırılır bunların verdiği zararı telafi edebilmek için . Sonuç : ya büyük şiddette bir yıkım ya da müzmin bedbahtlık .

      Sil
    6. Selam Adsız 21:36,

      Mahfi hocanın bloğunda makale yorumlarında benzeri borç hikayelerini okuyoruz.

      Nerdeyse tamamında hukuki sistemin insanlara engel olması sebebi ile insanların zor duruma düşmeleri söz konusu olmuş.

      Esasen insanlar, firmalar iflas edebilir, devletin iflas sonrasında o insanlara insanca yaşama imkanı tanıması önemli, birisi bahsetmişti borçtan dolayı hesaplarına haciz gelmiş.

      Bu insan ticari faaliyeti bırakın, normal hayatını nasıl idame ettirsin?

      Çevremden var maliyenin ehaczi uygulanan insanlar. Kredi kartlarını bile hacizden dolayı kullanamıyorlar. Bu insanların çoluğu çocuğu hasta olsa, yolda kalsa ne olacak? O yüzden hepsi sistemin dışına çıkarak çözüm buluyor, eğitimi mesleği olan da ülke değiştiriyor.

      Devletin vatandaşlarına adil bir çözümü sunması lazım. Almanya da bireysel iflas müessesesi var. Mahkeme ailesini geçindirebilecek kadar parayı insanlara bırakıyor, borçlarını yapılandırıyor. 2-3 sene sonra kredibiliteleri normal hale dönüp ekonomiye katkıya devam ediyorlar.

      O Almanya Cari Hesapları ve Bütçe fazlalarını nasıl veriyor, hem vatandaşına imkan sağlıyor, hem de Türkiye gibi dışlanan yeteneklere imkan sağlıyor.

      Bence iflas etmiş insan çürük elma değildir, aksine ticaret tecrübesi artmış insandır, eğer dersini iyi almış ise ve çok başarılı işlere imza atabilir.

      Sil
    7. Selam Adsız 22:45 söylediklerinize katılıyorum , ben yorumumda çürük elma benzetmesini diğer yorumlarda anlatılan sahtekarlıkları yapanlar için kullandım . Gerçekten iflas etmiş olan ve zor durumda kalan insanlara asla öyle bir şey demem . Benim bahsettiğim durumda sattığı malın parasını tedarikçisine ödemeyen , borcuna sadık olmayan ve bu tür ahlaksızlıklarla para kazanıp bunu marifetmiş gibi insanlara anlatan kişiler sözkonusu . Devlet bunun ayrımını ( gerçek iflas , kurgu iflas ) yapamayacak durumdaysa ya da bunu kendine görev bile edinmiyorsa ticaret yapmanın riski artar . Artan risk karşılığında daha yüksek getiri talep eder ticaretle uğraşanlar . Güven olmazsa ticaretin riski yükselir , maliyeti yükselir . Kimsenin ticaret yapmak istemediği ya da ticaret ahlakı olmadığı için haddinden fazla temkinli davrandığı yerde refah olmaz . Almanya ' yı örnek verdiğiniz için onlardan bahsetmek isterim . Almanlar sistem ve düzene uyma konusunda ne kadar disiplinli olduklarıyla tanınır . Vatandaşına imkan sağlıyor fakat o düzene karşı işlenmiş bir suçu en ağır şekilde cezalandırır . Dediğim gibi ben de devletin müflis ve ailesini zor durumda bırakmaması gerektiğini düşünüyorum ama alacaklının da hakkını koruduğu sürece .

      Sil
    8. Bu ülkede hikaye bitmez. Birkaç yıl önce, aslında ödemiş olduğum bir mahkeme harcı nedeni ile tüm hesaplarımı bloke ettiler. Allahtan makbuzu saklamıştım ama makbuza bakan vergi dairesi memuru "bu bir şey kanıtlamaz, kâğıt parçası, bize adliyeden ödeme yazısı gelmedi" dedi! Aynen böyle. Adalet sarayının kasasına ödediğim harcın imzalı mühürlü resmi ödeme makbuzu için böyle söyledi. Bu arada örnek olarak söylemek gerekirse, görünen borç 1000 lira ise benim en az 10 kat fazlasının bulunduğu tüm hesaplarımı bloke ettiler, yani görünen borç kadarını değil, tümünü! Neyse, müdürle konuş, adalet sarayına git, üzerinden yıllar geçmiş bir ödeme için yeni belge ara, bul falan derken yaklaşık bir ayda borcu ödemiş olduğumu kanıtlayabildim de blokeyi kaldırtabildim.

      Bu ülke, iş yapmaya çalışanlara iş yaptırmamak üzere kurgulanmış bir ülkedir. Tüm sistem bunun üzerine kurulmuştur. Siyasetçilerin "bürokrasiyi kaldırıyoruz" türü sözlerini her duyduğumda tüylerim diken diken olur zira bilirim ki yeni bir kazık gelmektedir. Eskiden sistem dışına çıkanlara kızardım ama şimdi yukarıda örneğini verdiğim ve meslek hayatım boyunca benzer yüzlercesini yaşadığım olaylardan sonra %100 hak veriyorum.

      Sil
    9. Adsız28 Şubat 2018 20:28

      Bahsettiginiz kisi ve kisiler garanti iltica etmistir. Ne olacak Turkiyenin durumu ortada, iki demogoji patlatir alir ilticasini zaten iltica kabul oranlaritavan yapmis durumda

      Sil
    10. Selam 18:09 ,
      İltica edenleri bilemiyorum, çünkü ilticada sanırım hemen sosyal hayata almıyorlar, rehabilitasyon ve hukuki bir süreci var.

      Benim bildiğim Türk ticaret erbabından veya meslek sahibi olarak gidenler oturma ve çalışma vizesi ile gidiyorlar. Amerika'daki belgenin ismi GreenCard.

      Meslek sahibi olduğunu, yabancı dili günlük hayatta konuşabildiğini ve bir miktar stok gelirin olduğunu görünce bence çalışma hakkı vermeyecek ülke enayidir.

      Yazılım ve teknoloji alanındakiler çok hızlı Greencard alıyorlar.

      Sil
    11. Selam 1809,
      Az önce bir haber gördüm, iş adamının teki intihar etmiş.

      Not olarak sadece "Kızlarıma iyi bakın, onlar emanettir" yazıp gitmiş.

      Bu insana, geride kalanlarına yazık değil mi? İşte iltica edemeyenin veya yurtdışında iş yapma imkanı bulamayacak mesleksiz insanların hali bu.

      Bizim insanımız sever öyle çürük elma, yamuk iş adamı demeyi.

      Ama sistem iflas edene, düşene sosyal olarak hiç yardım etmiyor. İşsizlik fonunda tonla para birikmiş, iflas eden iş adamları da o fona katkıda bulundu çalıştırdıkları her işçi için. Onlara niye bu işe yaramaz sistem destek olmuyor? Ailelerini geçindirebilecek bir miktarı bir süre vermiyor?

      İflas eden iş adamının durumu, işsiz kalan çalışandan daha zordur. Tüm alacaklılar hırsız muamelesi yapar, devlet ehaciz koyar hesaplarını kilitler, alacaklılar icra ile evine kadar dayanır taciz eder, her gün küfür yer, 3 kuruşu kalmışsa bile resmi yollardan kullanamaz çünkü el koyarlar.

      Ne yapsın bu insanlar? Teker teker gidiyorlar, hem de elde ettikleri tecrübeyi götürerek.

      Önce adaletin ve hukukun düzeltilmesi lazım. Ama Türk halkı tercihini yaptı. Ortadoğu karanlığını seçti, hızla oraya doğru gidecek.

      Sil
  12. Hoca'ya zaten mevcut partilerin hiçbirinden teklif gelmez zira onların popülist politikalarına uymayıp "ille de reform", "kafaların değişmesi lâzım" gibi kısa vadede oy ve rant sağlamayacak lâflar edeceğini bilirler. Onlar ne kurttur, hiç bağımsız hareket etme, kendilerini eleştirme potansiyeli ve tehlikesini bünyesinde barındıran dürüst bir insanı aralarında isterler mi?

    Not: Son 50 yıllık siyaset tarihimizde Mahfi Hoca yapısında olduğu için kaybolup gitmiş, ismi bile hatırlanmayan yüzlerce örnek de, çarkıfelek gibi dönme yeteneği sayesinde en az 10 parti değiştirip 50 yıldır siyasetin içinde olan yüzlerce örnek de mevcuttur. Zaten hal-i pürmelal'imizin başlıca nedeni budur.

    YanıtlaSil
  13. hocam 2002 yılında 5 cente muhtaç bir ülkeydik. dış borcumuz toplamda 430 milyar dolar buğdayı dahi ithal eder hale geldik ve son açıklanan rakamlarda ocak ayında dış ticaret açığımız yüzde 108 arttı şu tabloya bakarsak türkiye acaba kaç cente muhtaçtır.saygılarımla hocam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biz hiçbir zaman 5 cente muhtaç olmadık. 70 cente muhtaçlık benzetmesi 1980 öncesi durumu için Demirelin bir benzetmesiydi sadece.

      Sil
    2. Selam 1947,
      Artık o kadar güçlüyüz ki buğdayı bile zahmet edip üretmeyip ithal ediyoruz.
      Yabancı ülkeler bize buğday satmak için sırada bekliyor.
      Büyük ve güçlü Türkiye kuruluyor ....

      Sil
  14. Hocam,

    Daha önce yazdığınız “Altın Dosyası” ve “Türkiye’nin Altın Üretimi,Tüketimi,İthalatı Ve İhracatı” yazılarınızı okudum.Ülkemizin farklı sebebler ile altın ihraç ettiğini ve bunun artıp-azalan bir seyir izlediğini ama genel olarak artan eğilimli devam ettiğini görüyoruz.Dünyada altın İhracatı yapan diğer ülkelerden örnek verebilir misiniz?

    Bizim altın Üretimimiz yetersiz ve üretimimizin onlarca katını ithal ederken ihraç etmeye devam etmemizi mantıklı bir çerçeveye oturtan başka nedenler olabilir mi? Bu konuyu takip ediyor musunuz?

    Teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altini taki yaparsaniz ihrac edersiniz. Bankalar hazinelerine altin alacagi zaman kulce olarak alirlar. Bankalar kuyumcudan altin almayacagina gore, altin ihrac ederken, ithal etmeniz cok normal bir durumdur.

      Kaldi ki bu sadece altin icin gecerli degil. Biliyor musun bizin en fazla ihrac ettigimiz sey otomobil iken, ayni zamanda en fazla ithal ettigimiz mallardan birisidir otomobil.

      Sil
    2. Dünyada külçe altının fiyatı belli ve altının kalitesi de aynı. Dolayısıyla altın üretmeyen (Türkiye 25 ton/yıl altın ürettiği için üretmiyor sayılıyor) bir ülkenin altın ithal edip sonra da ihraç etmesinin mantığı yok. Bunun tek açıklaması var: Satın alıp stokta tutup değerlenince satıp para kazanmak. Bu da çok mantıklı değil. Çünkü altını Dolarla alıp Dolarla satıyorsunuz.
      Otomobil öyle değil. Mercedesi var Fiatı var Renault'su var. Yani çok farklı kalite ve fiyatlarda.
      Tek izahi var. Merkez Bankası altın rezervini artırıyor.

      Sil
    3. Bu arada şunu da adsız 20:07 için açıklayayım. Konu olan altın takı altın değil külçe altın. Ötekinin yer aldığı kalem farklı.

      Sil
  15. Yurtici borc odemede ciddi sikinti varki devlet kdv iadesi tesvik kgf gibi kredi imkanlari sagliyor fakat hicbiri basarili drgil gecici zaten gunu kurtarmak icindi hepside.
    Suan insanlar gss primini odeyemiyir 60 tl rakamdan bahsediyoruz bunun gibi kredilerini odeyemeyen insanlar var. Esnaf surekli kredi istiyir cunku kazanctan cok gider var. Kira vergi kdv isci devlete odenen stopaj primler vs vs. Tarim urunleri uretilmez cunku para etmiyor 4 tl ye satilan süt dahi 1 tl fiyattan aliniyor. Tarimda oyle tarlada 10 kurus markette 1 tl fiyatla urun satiliyor insanlarda artik uretmiyor dogal olarak.
    Alim fiyatlari yukselmeden insanlar birclarini odeyemez. Insanin elinden domates zararina alindi yillarca tum gida urunleri oyle buna findik gibi stratejik ustunlugu bizde olan urunler dahil. Surekli aracilar para kazanir digerleri avuclarini yalarsa suan turkiyenin oldugu gibi gelir dagilimi adaletsizligi degil icinde adalet hic aranmayan haramzade ticareti ortaya cikti.
    Vatandas surekli butce acigi verdi sonrada cari acik verdi hem bankaya hem devlete hemdede tefeciye bkrclu kaldi bu sistem satesinde 3 acik verdi. Surekli birini olayarak dondu duramadi katardan para gelecek hepimiz zengin olacaz yalani ile aldatildi sonuc husran.
    2018 yili fiyatlar yukari yonlu gercek degerini bulmasi lazim insanlar artik ezildigi yeter cok kul hakki yedi banka devlet araci bukadari fazla artik.
    Fiyatlar cikinca enflasyon cikar cikacak tabiki boyle sacmalik olurmu enflasyon cikmasin diye ureticinin emegini yok saymak hakkini yemek yeter ozaman devlet popilist olmayacak isini yapacak.
    Kisaca acik insanda daha fazla suan zenginler fakirlerin hakki ile zengin bunun adi gelir dagilimi adaletsizligi yalani. Gercek ise fakirin hakkini gasp etme ve kul hakki yiyen birden zengin olan her yil milyoner sayimizin cogalmasi ve yurt disina kacmasini devlet zengin etti devlet yine kandirildimi acaba diye sormali.

    YanıtlaSil
  16. En dürüst bürokrat norveç ten bizde de bütçe har vurup harman savrulur.özellikle aralık ayında rekor açıklar olur ki kurum gelecek yıl daha fazla bütçe alabilsin.namuslu bürokrat olmazsa böyle olur.bir a.necdet sezer vardı bütçesini artıran.dürüst devlet adamı sevilmez o ayrı konu.

    YanıtlaSil
  17. mahfi bey beyninizi çok yoruyorsunuz, bu kadar yorarsanız erken göçersiniz.

    yormayın beyninizi, düşünmeyin lütfen.

    anlaştık mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşleyen demir ışıldar derler. Atasözleri genellikle doğrudur. Çalışmayan insan daha çok yorulur ve çok daha erken göçer. Çevrenize bir bakın isterseniz.

      Sil
  18. Bekleyen KDV'leri odemeye karar verdik ne demek Hocam? Zaten devlet hak sahiplerine duzenli odeme yapmiyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devlet, belediyeler, üniversiteler... Bunların alacaklarına haciz olmuyor. Neyi niye zamanında ödesinler ki? Ödemiyorlar da zaten. Birçok devlet ihalesinde ödenek olmadığından yılbaşından beri (belki daha önce başlamıltı, bilemiyorum) nisan a kadar ödeme yok. Belediyeler kendi yandaşları haricinde zaten ödeme yapmıyorlardı...

      Sil
    2. Selam Adsız 23:01,

      Ben Kayseriliyim. Boğaziçi bilgisayarı bitirdim. Aile kayserili olunca benim bir yerde çalışmamı istemediler, kendi işime başladım. 10 yıl da iyi kötü bir şeyler yaptım.
      Hayatımda bir gün bile KDV alamadım, KDV hesabı hep alacaklı olarak durdu. Hatta öyle bir şey ki tahsil edemediğim faturanın bile KDV sini ödeyip sonra muhasebe oyunları ile vergiden düşürmeye çalıştık. Mahfi Hocam bu işlerin hesabını hepimizden iyi bilir.

      2015 yılında İngiltere'de ofis açayım dedim, küçük bir yer kiralayıp başladım. Toplam masraf 1200-1300 pound tuttu, faturalı, orada KDV %20.

      Bir kaç ay sonra bir baktım benim oradaki hesaba, öylesine, 300küsür Pound para yatmış.

      Bi baktım İngiltere maliyesi yatırmış.

      Kardeşim, inan İstanbul da ofiste oturup bilgisayar ekranına öyle bakakaldım.

      Mahfi Hocam, Türkiye de yılların emeği ile çalış, personel, maliye, sgk, muhasebe, resmi işlemler, belediye, müşteri, tedarikçi her şeyi ile uğraş; günün sonunda ufak bir borç için bile arabana haciz gelsin, banka hesabına ehaciz gelsin, hocam uyduruk bir firma kurmuşum, 3 kuruşluk faturanın KDV sini iade eden bir devlet var.

      O gün ben hayatımın şokunu yaşadım. İşleri yavaş yavaş İngiltereye taşıdım. Türkiye'de firmam hala açık, ama personeli yok. Büyük ihtimalle bir miktar KDV alacağım var. Şimdi ben hangi şartlar ile KDV verilecek diye bakıyorum. Öyle her KDV alacaklısına bizim devlet para vermez. Mutlaka 2-3 kıstas koyarlar, o paranın gideceği adresi belirler.

      Ben o kadar emek verdim, bu da benden olsun bizim devlete. Bir daha Türkiye ile asla ticari işim gücüm olmaz benim.


      Sil
  19. Sayın hocam abd,ingiltere,fransa,belçika gibi ülkeler ikiz açık veripte nasıl bu kadar gelişmiş durumdalar ? tabloya baktıgımızda Tayland müthiç bir cari fazlayla dikkat çekiyor fakat ülkedeki yaşam standartı içler açısı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoo.. öyle içler acısı bi durum yok. Turizm gelirleri iyi, bangkok falan uçmuş, süper yabancı yatırım alıyor. neye göre içler acısı. Ayrıca ben gittim gördüm, bi sıkıntı da görmedşm kendi gözğmle. Ülkemizde gelişmişlik kriteri olan yüksek yüksek binalardan da bol bol var. Shangai a dönmüştü resmen

      Sil
    2. Bu arada sefalet endeksinde Tayland en az sefaletin oldugu ulke hem issizlik yok hem enflasyon yok! Bu da ilginc bir veri

      Sil
    3. Taylandin ekonomisi iyi durumda Sefalet endekside adamlarda sikinti yok ne issizlik var ne enflasyon
      Cari denge butce dengesi de yerinde
      insanlarinin da oyle lukus beklentilere sahip oldugunu sanmiyorum lukus rezidanslar lukus otolar vs mutevazi insanlara benziyorlar.

      Geriye demokrasi ile egitim kaliyor gectigimiz yillarda yanlis hatirlamiyorsam bir darbe olmustu ne oldu bilmiyorum tabii suan demokrasi bakimindan.... zannediyorum egitim pisada da durumlari pek iyi degil. Bu ikisine el attiklari vakit taylandin durumu daha super olur.

      Sil
    4. Eğer verdiğiniz açıklarla iyi yatırımlar yapmışsanız hızlı büyürsünüz. Açıklar maaşlara vb giderse büyüyemezsiniz.

      Sil
  20. hocam yaşar nuri öztürk sizce nasıl bir insandı. aydın dermisiniz ona

    YanıtlaSil
  21. Hocam, dünya çapında vergi cennetlerinde inanılmaz büyüklükte para park ettiğini okumuştum.
    Kurumların vergi vermediği (1 liraya maal ettiği malı 3 liraya satsa bile bilançolara baktığınızda bazen hiç kâr, bazende en fazla % 15 kâr görüyorsunuz) kârın vergi cennetlerine aktarıldığını düşünüyor insan. Peki 25 yıldır olan bu cari açık durumunun en önemli sebeblerinden biri bu vergi cennetlerine aktarılan paralar olabilir mi.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açık ondan olmaz. O ele geçen paranın kullanım şeklidir. Yani işin finansmanıyla ilgilidir. Oysa cari açık reel bir olayın sonucudur. Sattığınızdan daha değerli mal almışsanız cari açık olur.

      Sil
    2. Hocam alırken veya satarken arada paravan şirketler kullanılarak mal fiyatı olduğundan farklı gösteriliyor ve kârın bir kısmı bu paravan şirkete aktariliken cari açık rakamlarının da büyümesine yol açılıyor olabilirmi demek istemiştim.

      Sil
    3. Selam Mahfi Hocam,

      Malı Türkiye'de 100 dolara ürettim,
      101 dolara İsviçreye sattım.
      199 dolara ithal ettim.
      200 dolara son kullanıcıya verdim.

      Cari açık = 199-101 = 98 Dolar.

      Üretim yapan firmam zararda, satış yapan firmam zararda.
      İsviçredeki al/sat yapan firmam karlı.

      Buna ne buyurursunuz?

      Sil
  22. Merhaba Hocam, Fedin bilanço küçültmesi ABD nin daha çok borç ödeyeceği için finansman ihtiyacının artacak, artan kredi talebinin faizleri yukarı çekeceği bundan dolayı Fed faiz artırımı yapmasa bile Türkiye gibi ülkelere sıcak para akışı azalacaktır. Doğru anlamış mıyım?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed bilanço küçültünce piyasadaki likidite azalacak, faizler artacak ve dolayısıyla fonların buralara gelmesine gerek kalmadan yüksek faizden oralarda nemalanmasının yolu açılmış olacak.

      Sil
  23. Dünyada en yüksek cari açık/gsyh oranına sahip ülke Türkiye mi?

    YanıtlaSil
  24. Artan özel sektör borcu ve tasarruf yetersizliğini de dikkate alırsak Türkiye'yi "üçüz açık" veren ülkeler kategorisine dahil etsek daha doğru olmaz mı Mahfi Hocam ? Sadece 2018 yılı içerisinde 210 milyar dolar ödeme yapması gerekiyorken ve ihracatı bile ithal girdi mallarına bağlıyken cari açığın kapanması yakın vadede pek mümkün değil. Buna büyüme odaklı palyatif politikaları da eklersek bütçe açığıyla önümüzdeki sene de kol kola gidecek gibi gözüküyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha doğru olur. Ne yazık ki özel kesim dengesi oranlarına bütçe ve cari denge kadar kolay ulaşmak mümkün değil. Bunlar yayınlanmıyor. O nedenle üçüz açık yerine ikiz açıkları yazdım.

      Sil
  25. Artan özel sektör borcu ve tasarruf yetersizliğini de dikkate alırsak Türkiye'yi "üçüz açık" veren ülkeler kategorisine dahil etsek daha doğru olmaz mı Mahfi Hocam ? Sadece 2018 yılı içerisinde 210 milyar dolar ödeme yapması gerekiyorken ve ihracatı bile ithal girdi mallarına bağlıyken cari açığın kapanması yakın vadede pek mümkün değil. Buna büyüme odaklı palyatif politikaları da eklersek bütçe açığıyla önümüzdeki sene de kol kola gidecek gibi gözüküyor.

    YanıtlaSil
  26. Uzun sozun kisasi

    Cari acigin %3.5 gecmeyecek butcen 0 denge acik verecek
    Butce acigin %3.5 gecmeyecek cari dengen 0 denge acik verecek

    Ya da

    Her ikisi de %1.5 ye %2 acik verecek dengeli bir ekonomi olman icin bu bazen digeri %1 olur otekisi %2.5 olur ya da tam tersi bir sekilde toplamda aciklarin %3.5 gecmeyecek!

    mesela Cari acigin %4 ise butce dengen %0.5 olacak en az! ya da butce acigin %5 ise cari fazlan %1.5 olacak en azindan

    Ortak toplamde denge noktan %3.5u gecmemek uzerine kurulu olacak! Aksi takdirde isler terse donebilir mazallah!



    Her ikisi de fazla veriyorsa ne ala

    Hocam, bu hesabim ve savim hakkinda ne dusunuyorsunuz yukaridaki iddiama savima katilir misiniz?

    YanıtlaSil
  27. Hocam, merak ettim, erken secim tahmininizi guncellemeyi dusunuyor musunuz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır. Her geçen gün erken seçim daha ciddileşiyor. Tarih değişebilir ama erken seçim olacağını düşünüyorum.

      Sil
    2. Israrla yaniliyorsunuz. Soylediginizin aksine olasilik daha da dustu, son soylemlerden sonra (bknz Bozdag ve Unal'in konusmalari, gazetecilerle soylesileri, Erdogan'in surekli 2019'u anmasi) U donusu yapmak cok zordan imkansiz denecek kadar guc konumuna geldi. Erken secim olursa tarih zaten 15 Temmuz olamaz artik, inanmak isteyenler Ekim diyor. Ekim yaklasinca da belediyelerle beraber uclu secim demeye baslarlar.

      Sil
    3. Sayın Şafak Yılmaz,
      Şu an ne düşündüğünüzü çok merak etmekteyim.
      “Israrla yanılmak”, “imkansız”, “olamaz”,...
      İddialı yorumlar ve akıl okumalar.

      Saygılar

      Sil
  28. Hocam,

    Gökay Otyam bekar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl ulaşacağımı bilmiyorum ki. Adresi yok, blogu yok.

      NTV binasına gelsem beni kapının önündeki güvenlik görevlileri içeri alır mı?

      Siz stüdyoda görüşüyorsunuzdur diye size sordum.

      Lütfen, Gökay Otyam bekar mı?

      Sil
    2. Az önce arayıp sordum bekarmış.

      Sil
  29. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve milletvekili seçimlerinin normal tarihi 3 Kasım 2019. Fed'in bilanço küçültme planını uygulaması ve faiz artırımları, OFAC ın Türk bankalarına ceza kesmesi seçime kadar gerçekleşmesi beklenen gelişmeler. Dolar şimdiden 3,81 tl. Ekonomiyi canlandırmak için devletin imkanları hal hazırda kullanılıyor. Bu koşullarda AKP 2019 kasımına kadar dövizi düşük tutmayı, işsizliği tek haneye indirmeyi başarabilecek mi? AKP için 2019 da seçime girmek daha riskli değil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben aynı kanıda olduğum için erken seçim olacağını düşünüyorum.

      Sil
    2. Görüyorum ve arttırıyorum, erken seçimde ittifak yerli desteği bulamazsa 2019 da seçim tekrarlancak.

      Sil
    3. 1-Oncelikle dunyada ozellikle pazar alanimiz olan Avrupada isler ekonomik manada tabiri caizse tikirinda en azindan bir sene onceki gibi degil Ihracat pazarimiz Avrupa ve her gecen gunde duzeliyor. Bu AKP turkiyesi icin bir avantaj.
      2- Dunyada dolarin reel degeri de zaten dusuk emtia fiyatlarinda da ciddi bir kipirdama da yok. Petrol zaten 65 orta noktasinda demir atti sayilir. 70leri gecmedikten sonrada bu kalemde AKP Turkiyesi icin yine bir sorun yok.

      Tum bunlar AKp icin dis konjoktur olarak ekonomiye avantaj katan ve kolaylikla ozellikle de maliye politikalariyla yonetilebilir surdurulebilir durumlar. Kisaca bu ortamda gemi rahatlikla yuzdurulebilir.

      Acikcasi dolarin 3.81 e gelmesi de cok sorun degil. Zaten daha 2017 ocak basinda 4lu rakamlari gormedi mi dolar. Bu acidan piyasalar icin dolar 4.05li psikolojik bandi rakamlari gecmedikten sonra bir sikinti yok sonucta Turkiye toplumu icin kriz belirtisi dolardir dovizdir bu veri aniden cok siddetli cikarsa orada kriz var demektir. Suan mevcut bu dis konjokturde dolarin cok yukselebilecegine acikcasi sanmiyorum tas catlasin 4.05 olsun

      Bu yukaridaki sartlar altinda bu yil erken secimin olmasi kuvvetle muhtemeldir.

      Sil
    4. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    5. Baskın seçin desek daha doğru olmaz mı?

      Sil

    6. Adsız 20:43 dolarda tarihi zirve 3.98 tl güzel kardeşim.

      Sil
    7. Adsız2 Mart 2018 17:15

      4.05 kadar yolu var

      Sil
  30. hocam şayet bir gün amerikan doları uluslararası para birimi olmaktan uzaklaşırsa iktisadi ajanların dolara olan ilgisi azalırsa sizce hangi para birimi doların yerini alabilir. ve bir paranın uluslararası para birimi olarak kabul görmesinin temel kıstasları nedir hocam. mesela çin para birimi için bunu söyleyebilir miyiz saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Petrol ve altın hangi para birimiyle işlem görür, anılırsa o para birimi Doların yerini alır.

      Sil
    2. Guzel ve rafine bir cevap olmus.

      Sil
  31. hocam bazı eknomistler yüzde 2-3 gibi enflasyon oranlarını ekonomideki canlılığı koruması açısından olumlu olarak görürler. yani aslında enflasyon kan şekeri gibidir. makul seviyede ve dengede olmalıdır desek yanlış olmaz heralde.

    YanıtlaSil
  32. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açığın artması ve cari açığın finansmanı için doğrudan yabancı sermaye yatırımının azalıp sıcak paranın artması işlerin iyiye gitmediğini gösterir.

      Sil
  33. Mahfi bey nasilsiniz?
    Ekonominin nabzi hakkinda ne dusunuyorsunuz?
    Ekonomimizin tansiyonu yerinde mi sizce?
    Hukumetin ekonomik kondisyonu hakkinda neler soyleyebilirsiniz?
    Bu konuyla ilgili bir uzman raporu yazacak misiniz?

    Saygilarimla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle benzetmeler çok anlamlı olmayabilir. Ama genel ekonomik değerlendirmeyle ilgili bir rapor yazacağım. 29 Martta 2017 yılı yıllık büyüme oranı belli olduktan sonra.

      Sil
    2. tesekkur ederim,

      Sil
  34. Mahfi Hocam, Y.Ozdil "Kullanici Hatasi" baslikli makale yazmis. Linki asagida.

    Hocam acaba sizde EKONOMİDE KULLANİCİ HATASİ baslikli bir yazi mi kaleme almalisiniz? Belki hata paranin kullanicisi olarak bizdedir?

    https://m.gercekgundem.com/medya/2962/ozdil-samimi-soyluyorum-akpye-hayranim

    Not: ingilizce q klavyeden dolayi harf hatalarim var pesinen ozur dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomide aynı durum söz konusu değil.

      Sil
  35. Yukarıda sorulan bir soruya verdiğiniz cevapta ".... Merkez Bankası altın rezervini artırıyor." yazmışsınız. Bu durum merkez bankası bilançosunda gözükmez mi? Şimdiden teşekkürler, saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözükür, gözüküyor zaten. MB bilançosunda altın rezervi yükseliyor.

      Sil
  36. Mahfi bey, bu soruyu yazarken ellerim titredi ama yazdim:

    Sizce, Afrin operasyonunda sehit olan askerlerimizin sayisinin artmasinin vatandasa yaptigi etki ile, mevcut hukumetin planladigi oy oranina ulasmak arasinda istatistik hesaplari yapan kisiler, kurumlar var midir?

    Sorumu polemik baslatmak icin degil, bu kisilerin, kurumlarin varligini/yoklugunu ogrenebilmek icin sordum size. Isimler uzerinden sormadim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu hesabı yapan var mıdır yok mudur bilmiyorum.

      Sil
  37. Dolar/TL'nin 3,82 olmasinin sebepleri arasinda, Trump'in celik ve aluminyuma ek gumruk vergisi getirecegini ve 'ticaret savaslari iyidir' demesinin etkisi var mi?

    Trump'in aciklamasiyla beraber baska sebepler var mi, varsa nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fed'in faiz artırımına ilişkin beklentilerin "3 garanti, 4 olabilir" şekline gelmesinin etkisi var.

      Sil
  38. Hocam değerli katkılarınız için çok teşekkürler 2017 yılında 6.6 milyar dolar altın ihraç etmişiz ama 16.6 milyar dolarlık da altın ithalatımız var ve geçen ocak ayında bu dengesizlik devam etmiş cari açığı olumsuz etkileyen bu ithalatı kim yapıyor ve bu altınlar kimin elinde ? Bir de bu altınların çok büyük bir kısmı Birleşik Arap Emirliklerinden geliyor bu da tuhaf değil mi? Sizi seviyoruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu soruyu sormakta haklısınız, ben de soruyorum, birçok kişi de soruyor ve doyurucu hiçbir açıklama gelmiyor.

      Sil
  39. Cari islemler dengesi ile Uluslararası yatirim pozisyonu arasindaki fark nedir Hocam? Bu iki terimi birbirinden ne şekilde ayirmamiz lazim?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlki akım değişken ikincisi stok değişken. Yani ilki belirli bir dönemi ifade ediyor ikincisi bugüne kadarki birikimi.

      Sil
  40. Sizin de bildiğiniz üzere "Mehmed: Bir Cihan Fatihi" dizisinin başlamasına az zaman kaldı.

    "Game of Thrones"u tahttan indireceğine kesin gözüyle bakan HBO yapımcılarının eli ayağına dolaşmış, "Mehmed: Bir Cihan Fatihi"nden daha kaliteli bir dizi nasıl yapacaklarını düşünmeye şimdiden başlamışlar. Kulislerde böyle bir iddia dolaşıyor.

    "Mehmed: Bir Cihan Fatihi" dizisi dünyayı fethedecek mi sizce Mahfi bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakalım, izleyip göreceğiz.

      Sil
    2. Fatih'in "avni" mahlasıyla yazdığı şiirleri de dizide kullanacaklar mıymış? İsterseniz google'da bir aratın, bakalım kimlere neler yazmış.....

      Sil
  41. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  42. Hocam Amerika nasil super guc oldu? Ne yapti da para birimi dunyanin en guclu para birimi oldu, ya da en cok kabul goren, ticarette en cok kullanilan? Sonuçta diger cografyalarla kiyasladigimizda en yeni kurulan devlet (1. ve 2. dunya savasi sonrasi kurulan uydu devletleri haric tutuyorum). Butun bunlar nasil olabildi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuda Yusuf Kalyoncuoğlu'nun Mayıs Çiçeği ve Hazine Yelkenlileri adlı bir kitabı var. Bu kitapta bu konu işleniyor. Tavsiye ederim.

      Sil
  43. Değerli hocam saygılar.Borsa'yı iyi anlama konusunda tavsiye edebileceğiniz kitaplar var mıdır?

    YanıtlaSil
  44. cari dengenin sadece bu rakamlarla ifadesi aslında eksik bence. Örneğin fransanın Türkiyeden yaptığı ithalata yakından baksak renault u görürüz. ABD nin çine karşı açık verişinde ıphon un yada diğer amerikan markalarının nekadar yeri var . Bizim ihracatımızın önemli kısmı bu şekilde malesef ama ithalatımız sahici

    YanıtlaSil
  45. Hocam en yüksek cari açık veren ğlkeşerden birisi olmamızın sonucu ne olur ?

    YanıtlaSil
  46. Tüm olumsuzluklara rağmen emekleme bitti. Artık yürümeye başladık. Şimdi sıra koşmaya geldi.

    YanıtlaSil
  47. Hükümetin tek amacı ister 2019 da yapsın, isterse 2018 de baskın seçime gitsin ne pahasına olursa olsun seçimi alıp rejim değiştirmek. AKP bu amaç için her şeyi istismar edecektir, şimdi de milliyetçilik balonu şişiriyorlar ki tamamen samimiyetsizdir. KGF ile tüm devlet varlığını karşılık gösterip kendi şirketlerinin, dönemlerinde zenginleşmiş şirketlerinin ve yandaş müteahhitlerin bilanço ertelemelerine yardım etti, vergileri artırdı, artan kurlarla ve maliyetler ve enflasyon patladı faturayı en altta yaşayan 60 milyona yıktı ve bunun yardımı ile de 2018 i de böylece ertelemek istiyor ama yıkılış çok ani olacak, demedi demeyin, hiper enflasyon kapıdadır, sermaye kaçışı eğer seçimleri alma ihtimalleri artarsa birden bire patlayacaktır, şu anda bastırıcı erteleyici tedbirlerle zaman geçirmek istiyorlar ama başkanlık sistemi ihtimali artarsa en büyük sermaye kaçışı iktidara yakın sermaye gruplarından gelecektir. Dünyanin geldiği noktada kimse anti demokratik ülkelerde parasını tutmaz, en basit örnek için kuzey kore ile güney koreyi baz alınız. Kuzey kore taş devrinden hallice yaşarken güney korenin dünyanı en ileri 10 ekonomisinden biri olduğunu görelim. Türkiye demokrasiden uzaklaştıkça gideceği yer belli, ortadoğnunun 10 bin senedir adam olamayacak olan bataklık coğrafyasıdır.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...