5 Mart 2018 Pazartesi

Bütçe Açığı ve Cari Açık Nasıl Finanse Edildi?


Bütçe açığı; devletin bütçede yer alan gelirleriyle harcamaları arasında ortaya çıkan ve gelirlerin giderlerden düşük kalmasından doğan açığı gösterir. Cari açık; yurtiçinde yerleşik kişi ve kurumların yurtdışında yerleşik kişi ve kurumlarla yaptıkları mal ve hizmet alışverişi sonunda ortaya çıkan döviz açığını gösterir.

Bütçe açığı ve cari açığın çeşitli şekillerde finansmanı söz konusudur. Bunları 2017 yılı Türkiye uygulaması açısından ele alalım.

Türkiye’de Bütçe Açığı ve Finansmanı
2017 yılında Türkiye’de bütçe gelirleri 630,3 milyar TL, bütçe giderleri 677,7 milyar TL ve dolayısıyla bütçe açığı da 47,4 milyar TL olmuştur. Bütçede bu gelir giderlerin dışında 2017 yılı içinde emanet ve avans hesaplarından dolayı da 6,1 milyar TL açık gelmiş ve dolayısıyla bütçenin nakit temelinde açığı 53,5 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Gelelim bu açığın nasıl finanse edildiğine. Aşağıdaki tablo emanet ve avans ödemeleriyle birlikte 53,5 milyar TL’yi bulan bütçe nakit açığının hangi yollarla finanse edildiğini gösteriyor.


Milyar TL
Yıl İçinde Alınan (+)
Yıl İçinde Ödenen (-)
BÜTÇE AÇIĞI
-47,4


Emanet ve Avanslardan Eklenen [i]
-6,1
0,25
6,1
BÜTÇE NAKİT AÇIĞI
-53,5


FİNANSMAN
53,5


Borçlanma Net
83,6


   Dış Borçlanma Net
16,8
42,5
25,7
   İç Borçlanma Net
66,8
127,2
60,4
Net Borç Verme 
0,3


Özelleştirme Geliri
0,0


TMSF’Den Gelen
0,0


Kasa/Banka Hesapları
-30,4



Tabloya göre 53,5 milyar TL tutarındaki açığın finansmanı için Hazine toplam 83,6 milyar TL net borçlanma yapmış. Bunun 16,8 milyar TL’si net dış borçlanmadan sağlanmış. 16,8 milyar TL tutarındaki net dış borçlanma için yıl içinde 42,5 milyar TL dış borç alınmış ve 25,7 milyar TL de dış borç ödenmiş. 66,8 milyar TL’si de net iç borçlanma yapılarak sağlanmış. 66,8 milyar TL tutarındaki net iç borçlanma için yıl içinde 127,2 milyar TL borç alınmış ve 60,4 milyar TL borç ödemesi yapılmış. Sonuçta 53,5 milyar TL’lik bütçe nakit açığı için 83,6 milyar TL borçlanma yapılmış ve elde kalan (83,6 – 53,5 + 0,3 =) 30,4 milyar TL de kasa banka hesaplarına konulmuş. Buna göre Hazine 2017 yılında ihtiyacı olan 53,5 milyar TL’den 30,4 milyar TL fazla borçlanmış olmaktadır.

Merkez Bankası analitik bilançosunda 2017 yılsonu itibariyle kamu mevduatı olarak yer alan miktar 40,2 milyar TL’dir. Bunun 30,4 milyar TL’si yukarıda gösterilen nakit açığından yani ihtiyaçtan fazla yapılan borçlanmadan gelen miktardır. 

Türkiye’de Cari Açık ve Finansmanı
2017 yılında Türkiye’nin cari açığı 47,1 milyar Dolar olmuştur. Bu açığın oluşumunda en önemli pay ihracat ve ithalat farkı olan 58,6 milyar dolarlık dışticaret açığından kaynaklanmıştır. Aşağıdaki tablo bu açığın oluşumunu ve finansman kalemlerini gösteriyor:


Milyar Dolar
Milyar Dolar
Cari Açık

-47,1
   Dışticaret Açığı
-58,6

   Hizmet Gelirleri Fazlası [ii]
+20,1

   Birincil Yatırım Açığı [iii]
-11,3

   İkincil Kaynaklı Gelirler [iv]
+2,7

Finans Hesabı

38,9
   Doğrudan Yatırım Net [v]
8,1

   Portföy Yatırımları Net [vi]
24,3

   Diğer Yatırımlar Net [vii]
6,5

Net Hata ve Noksan

0
Rezerv Varlıklar [viii]

8,2

Tabloya göre Türkiye’nin, 2017 yılındaki 47,1 milyar Dolarlık cari açığına; 58,6 milyar Dolarlık dışticaret açığı ile 11,3 milyar Dolarlık birincil yatırımlar açığı olumsuz katkı yapmış, 20,1 milyar Dolarlık hizmet gelirleri ile 2,7 milyar Dolarlık ikincil kaynaklı gelirler olumlu katkı yapmış bulunuyor. Türkiye, ortaya çıkan 47,1 milyar Dolarlık cari açığı; 8,1 milyar Dolarlık net doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla, 24,3 milyar Dolarlık net portföy yatırımlarıyla ve 6,5 milyar Dolarlık diğer yatırımlarla finanse etmiş, kalan 8,2 milyar Dolarlık finansman açığını da Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini kullanarak kapatmış. 2017 yılında net hata ve noksan (nereden geldiği ya da nereye gittiği bilinmeyen dövizler 16 milyon Dolar olduğu için hesaplarda yuvarlamanın dışında kalmıştır.)

Değerlendirme
Türkiye’de bütçe açığı her zaman iç ve dış borçlanma yoluyla finanse edildiği için 2017 yılındaki finansman biçiminde nitelik açısından bir farklılık bulunmamaktadır. Buna karşılık nicelik açısından geçmiş yıllara göre ciddi bir farklılık göze çarpmaktadır. Geçmiş yıllarda genellikle bütçe açığı kadar ya da ona yakın miktarlarda borçlanma yapılırken 2017 yılında bütçe nakit açığından yaklaşık olarak 30 milyar TL’lik (açığın yüzde 57’si kadar) fazla borçlanma yapılmış ve bu para kasa/bankaya konulmuştur. İhtiyacın bu kadar üzerinde borçlanmanın bazı nedenleri olabilir. Bunlar faizlerin artacağı endişesi, herhangi bir nedenle ileride borçlanılamayacağı endişesi, erken seçim için hazırlık gibi nedenler olabilir. Bu konuda herhangi bir resmi açıklama yapılmadığı için bunlar sadece birer tahminden ibaret kalmaktadır.

Cari açığın finansmanında ideal olan doğrudan yatırımların çekilmesi yoluyla finansman sağlanmasıdır. En kötü finansman ise sıcak para da denilen portföy yatırımlarının çekilmesiyle yapılan finansmandır. 2017 yılında Türkiye cari açığının yüzde 17,2’sini doğrudan yatırımlarla, yüzde 65,4’ünü sıcak parayla finanse etmiş, dışarıdan yeterince kaynak sağlayamadığı için de kalan yüzde 17,4’ünü de Merkez Bankası rezervlerini kullanarak karşılamıştır. Önümüzdeki yılda da benzer miktarda bir cari açık verilmesi halinde Merkez Bankası rezervlerinde azalma olmasını beklemek normal olur. Türkiye’nin mutlak surette doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekmesi ve cari açığının finansman kalitesini artırması şarttır. Aksi takdirde faizleri düşürmek o kadar kolay olmayacaktır.



[i] Emanetler: Yıl içinde ödenmesi gerektiği halde ödenemeyen paraları, Avanslar: Yıl içinde henüz yapılmadan parası ödenen işlere ait peşin ödemeleri ifade eder. Geçmiş yıllardan kalan emanetler cari yıl içinde ödenmişse bu da nakit açığını büyütür.
[ii] Hizmet Gelirleri Fazlası: Turizm gelir – gider farkı, navlun gelir – gider farkı vb
[iii] Birincil Yatırımlar: Emek, finansal ya da doğal bir kaynak sağlanması karşılığında elde edilen gelirler ile ödenen tutarları göstermekte olup, çalışanların ücretleri ile doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlara ilişkin yatırım geliri ve giderlerini içermektedir.
[iv] İkincil Gelir Hesabı: Yurtiçinde (yurtdışında) yerleşik bir birim tarafından yurtdışında (yurtiçinde) yerleşik bir birime karşılıksız olarak mal ya da hizmet gibi reel bir kaynak ya da finansal bir varlık sağlanması şeklinde tanımlanan transferleri içermektedir.
[v] Doğrudan yatırım: Yatırımcının yerleşiği olduğu ekonomi dışındaki bir ekonomide bir işletmenin yönetimini kontrol ettiği veya yönetiminde söz sahibi olduğu uzun vadeli bir yatırım şeklidir. Doğrudan yatırımda, yatırımcının işletmenin sermayesinde % 10 ya da daha fazla paya/ oy hakkına sahip olması veya yönetimde söz sahibi olması esastır.
[vi] Portföy yatırımları: Menkul değerlere yapılan yatırımlar olarak tanımlanabilecek portföy yatırımları, genellikle hisse senetleri ile kamu ya da özel kuruluşlarca ihraç edilen bono ve tahvil şeklindeki borç senetlerini ve diğer para piyasası araçlarını içermektedir.
[vii] Diğer yatırımlar: Doğrudan yatırım, portföy yatırımları ve rezerv varlıklar dışında kalan tüm finansal hareketler bu bölümde yer almaktadır.
[viii] Rezerv varlıklar: Parasal Altın, Özel Çekme Hakları (SDR), Uluslararası Para Fonu Nezdindeki Rezerv Opsiyonu ve Diğer Rezerv Varlıklar kalemlerini içermektedir.


134 yorum:

  1. Siz emekli değil misiniz Mahfi bey?

    Bütçe açığından, cari açıktan ve bunların nasıl finanse edildiğinden size ne?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emekli maaşı alıyoruz ya, o bakımdan yani.

      Sil
    2. Hocam bu blog için neden bu kadar emek verdiğinizi de anlamış olduk. Meğer tüm korkunuz emekli maaşınızdan kesinti olmamasıymış :D Bu adsız'lar da olmasa sizi çözemeyecektik.

      Sil
    3. Sosyal Güvenlik/Sigorta Hesaplamaları Uzmanı Ali Tezel ismini daha önce hiç duymuş muydunuz?

      Ali bey, Türkiye'de emekli maaşlarının birkaç yıl içinde epey düşeceğini ve hatta aylık 350 TL seviyesine kadar ineceğinizi söylüyor Mahfi bey, haberiniz var mı?

      http://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/ali-tezel-acikladi-emekli-maasi-350-tlye-kadar-dusecek-2236250/

      Sil
    4. Hocadan günün esprisi @17:20

      Sil
    5. Belki keyfi öyle istedi. Keyfinin kahyası mısın?

      Sil
    6. Adsız @ 17:05 yaptığı yorumun anlamını trollükten ziyade daha derin irdelemek gerekir. Belki de ekonomide kötü gidişat algısı oluşturma gayesi veya tam tersi veya hiç biri amaçlanmıyor olabilir.
      Bir önceki yazıda işsizliğin çözüm yollarından biri emeklilerin üretim yapmaktan ziyade üretim yapacak yeni nesiller yetiştirmesi gösterilebilir. Bu açıdan da bakılması doğru olacaktır. Ek olarak emeklilik yaşı gelmiş çalışanların koltuk sevdası yerine yeni neslin önünü açması da örnek hareket olacaktır.
      Saygılarımla.

      Sil
    7. Hocam merhaba,

      Yazinizi print almak istedigimizde sorun var. Bilginizi olsun istedim

      Sil
    8. Mahfi Bey güzel bir yazı yazmış anlamadığım yazıda dize tuhaf gelen nedir emekli maaşı ile belki geçinemiyor günümüzde emekli maaşı ile geçinmek kolay değil yani

      Sil
    9. Emekli olunca iş bitiyor değilmi? Çoluk çocuk ne yaparsa yapsın dimi!

      Sil
  2. 30.7 milyar Tl'lik ek borçlanmanın sebebi ABD'den gelecek, bir şekilde pazarlığı edilmiş Reza cezası olabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum, tatmin edici bir açıklama yok.

      Sil
  3. Teşekkürler Mahfi Hocam. Ufkumuzu açıyorsunuz, yazılarınız gelişmeleri anlamlandırıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ufkumuz açılıyor ama moralimiz de bozuluyor

      Sil
  4. Hocam 2001 öncesi bankalar üzerinden Devlet borçluydu. Bir düzeltme yedik. Bazı bankalar battı, bazıları satıldı , Devlet bir şekilde para buldu ve çok da uzun olmayan bir sürede toparladık. 1-2 sene önceye kadar özel sektör borçluydu. Bir düzeltme yeseydik çok da kısa olmayan bir sürede devlet eliyle toparlayabilecektik (Ki o toparlama acısız fakat devlet maliyesini bozan şekilde yapıldı). Şimdi hem devlet hem de özel sektör borçlu. Allah korusun yine bir düzeltme yersek hadi diyelim Devlet yine bir şekilde para buldu ve toparladı. Fakat sermayesini , makinesini , işgücünü dağıtan bir özel sektör nasıl toparlanır? Bizi kim, nasıl ve ne sürede toparlar? Bunun örneği var mıdır? Acısız atlatma eşiğini geçtik mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizi artik kimse toparlayamaz. Ancak toprak verip kuculerek toparlanabiliriz. Verecegimiz topraklar kimlere gider tahmin edebilirsin.

      Sil
    2. Bu topraklar kan ile alındı para ile satılmaz delikanlı, sen satacaksan kendine ait olan seyleri sat lütfen.Sehitlerin olduğu topraklar için ey yolcu Çanakkale geçilmez.

      Sil
  5. Ege bey elma sever
    Mahfi bey portakal sever
    Ege bey, haklıdır.
    Dediğiniz şeyin bundan hiçbir farkı yok.

    *

    İktisat "bilim" değil mi?

    İktisat bilimse eğer, "2 + 2 = 4" gerçeği, iktisatçıdan iktisatçıya farklılık mı gösterir?

    X grup iktisatçı, "Türkiye'nin ekonomisi iyi" diyor.

    Y grup iktisatçı, "Türkiye'nin ekonomisi kötü" diyor.

    İktisatta, hep karmançormanlık mı vardır? Böyle bilim mi olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilim tam olarak da budur.

      Sil
    2. Ne Ege bey sadece büyümeye bakarak işler iyi gidiyor der ne de ben sadece işsizliğe bakarak işler kötüye gidiyor derim. Siz meseleyi anlamak istediğiniz gibi anlamışsanız diyecek bir şey yok. Bence bilimi suçlamadan önce okuduklarınızı iyi anlamaya çalışın.

      Sil
    3. İktisadı bilim olarak kabul etmeyenlerin argümanı nedense hep bu belirsizlik üzerine oluyor . İnsan davranışlarının ve beklentilerinin modellenmesinin ne kadar zor ve değişken olduğunu göz önünde bulundurursanız bu kesinlik talebinizi biraz yumuşatabilirsiniz . Tahminlerde kesinlik talebi bilimin doğasını bilmeyen metodolojiden bihaber kişiler tarafından gelmekte bu da onların aslında pseudoscientistlerin iddialı çıkarımlarından ve kendinden emin tavırlarından hareketle bu söylemlerde bulunduğunu göstermekte . İki iktisatçının birbirine taban tabana zıt görünen çıkarımda bulunması o bilim dalının eksikliğini değil subjectmatter ın ( insan ve insanın oluşturduğu altyapı üstyapı ) ne kadar kompleks olduğunu gösterir . İktisat bilimi aynı yıl farklı tezler öne sürüp ödüle layık görülen biliminsanlarının mensubu olduğu tek bilim dalı sanırım ( Nobel )

      Sil
    4. Bilim veya degil ne farkeder?

      Sil
    5. Hocam Bu Mal"a lütfen cevap vermeyin. Hatta yorumlar bölümünde hic yer vermeyin. O bir Trol ve sayfayi sulandirmak icin var. kendini cok akilli saniyor. halbuki burada herkes biliyor ki o kisilik ve karakteri bozuk bir mal. Mal aslinda onun icin iyi bir tanimlama.. zira salatatik da bir maldir ve ona hakaret olur.

      Sadece zavalli desek.?

      Sil
    6. Allah kolaylık versin Mahfi bey kardeşim, zor bir işe el atmışsınız. Benim için sadece okumak çok zevkli tabi, teşekkürler.

      Sil
  6. Bir Anandolu Selcuklu torunu olarak, Yazdiginiz yazilari makaleleri ilgi ile okuyorum. Var olun sag olun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En eski soyağacı sizinki olmalı

      Sil
    2. Evet, Soyumuz Anandoluya ilk gelenlerden sayilir. Biz geldigimizde Anadoluda hic bir sey yoktu. Simdi Anandolu almis basini gitmis. Buralar cok gelisti.

      Selamlar

      Mahmut Gazneli

      Sil
    3. Ne demek Anadolu da hicbir sey yoktu? Peki Ege ve Akdeniz kiyilarindaki sehir devletlerini kim kurmustu? Yerden kendi mi bitti butun bunlar? Frigyalilar, Likyalilar, Hititler, Urartular'i duymusmuydun daha once? Dagdan gelip bagdakini kovdugunuz icin medeniyeti kendiniz getirdiginiz zannediyorsunuz ama var olan medeniyeti de sizler yok ettiniz. Simdi buralar cok gelismismis, gelismeyen bir yer var mi dunya uzerinde? Dogu Roma uygarligi diye birsey duymus muydun? Peki Alparslan Malazgirt savasinda kimi yendi bilader, sahte savas miydi o?

      Smyra'li Georgios Samaras

      Sil
  7. Mahfi bey , tşk ederiz böyle güzel bilgileri bizlerle paylaşıyorsunuz , sizin sayenizde türkiyede ki ekonominin işleyişini anlamaya başladım.

    FED (abd merkez bankası) doların faizini artırmaya devam ettikçe , dolarda türk lirası karşısında yükselişine devam edecektir , dolar yükseldikçe ateşini düşürmek için Türk lirası faizlerini yükselteceğiz anlamına geliyor , Türk lirası faizleri yükseldikçede Türkiye iç piyasası tıkanacak demektir ,YADA Türk lirası faizlerini artırmayacağız dolar alıp başını yeni zirvelere gidecek herşey ateş pahası olacak , kimse bişey(telefon,araba,tv vs.) alamayacak bu seferde devlet kdv ve ötv kazancı azalacak ekonomi gene tıkanacak..... faizleri artırsak , doları sabit tutsak kimse yatırım yapmayacak herkes parasını faize yatırıcak , işyeri filan açmayacak , yan gelip yatacak, işsizlik artacak.......

    üreten bir ülke olsak yurt dışına ürettiklerimizi satarak Türkiyeye dolar girdisi yapsak , dolar ve faizler bu kadar oynamaz ama üretim işini beceremedik , bu yüzden durumlar ciddi...

    YanıtlaSil
  8. Hocam cari acigin finansmaninda neden bu fazladan borçlanilan 30 milyar tl kullanilmamis? Doviz rezervinden 8 milyar usd kullanmak yerine neden karsiligi olan tl'yi usd'ye dönmüyorum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolara talep yaratmış olursun, TL den USD ye döneceğin için.

      Ama en önemlisi TL ile USD aldığında USD varlığın artmıyor. Sonuçta TL den USD ye dönsen de, USD yi yurt dışına borç ödemesi olarak transfer ettiğinde yine rezervin aynı miktarda azalır, üstüne üstlük USD fiyatını zıplatmış olursun.

      Sil
    2. Cok iyi bilmiyorum ama sabit kur rejimi uygulansa dolarin degeri artmaz bu sayede.

      Sil
    3. Şimdi şöyle düşün TL verip bakkaldan ekmek alıyorsun. Bu hamlen.ile ekmek miktarını arttırmış mı oluyorsun? Almadan önce ekmek miktarı neyse, aldıktan sonrada ekmek miktarı aynı. Ekmek sadece yer değiştirdi. Senin önermen de bu. TL verip USD almakla ile Türkiye'deki USD miktarını arttırmış olmuyorsun.

      Sabit kur ile doların ya da dövizin değerini istediğin miktarda ve istediğin sürede baskılayamazsın.

      Sil
  9. Hocam sıcak para azalınca ekonomiyi neyle ısıtabiliriz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüksek faiz!

      Sil
    2. Yanlış , düşük faiz .

      Sil
    3. Kapitülasyonlar!

      Sil
    4. Memlekette odun bol, udunla isitabiliriz. Bazo odunlar buraya takilip trolluk bile yapiyor baksana.

      Sil
    5. Ekonominin yeterince ısındığını yüksek büyüme, yüksek enflasyon ve yüksek cari açık gösteriyor. Bu kadar ısınmış bir ekonomiyi niçin daha da ısıtmaya çalışmamız gerektiğini anlayamadım.

      Sil
    6. Fed in faizi arttırımı sonuçu kesilecek sıcak paranın etkisini kastetmiştim.

      Sil
  10. Dırırırı rı rı Mahfi Eğilme ile ekonomi dersleri blogdan devam :)

    Hocam, sayenizde ucundan da olsa ekonomiden anlar, gündemi takip eder olduk. Sağ olun var olun. Bu arada yorumlardan da çok şey öğreniyorum. Yorum bölümüyle katkı yapan ve bu katkılara cevap veren başta Mahfi Bey olmak üzere herkese çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bisey diil reca ederiz.

      Sil
  11. Ulkede para kazananlar ulkemizden kaciyor bu ulkeden para kazanip parayi bulan 13 bin kisilik milyoner ekibi yurt disina yeslermis son 2 yilda.

    Turkiyede para kazanan firmalardan yildiz holding ( ulker grubu ) son yillarda surekli elindekileri satiyor sakaryada Ak gida fabrkasini fransizlara satti. Icecek firmasi Cola turka camlica bunlari japonlara satti. Saf gayrimenkuldeki hisselerini satti daha sonra dogus ve garanti hisselerini satisa cikardi. Son olarak hatirladigim ingilterede pladis diye firma kurdu kendi firmasina ulker satildi cok ilginc koza grubu akin ipek fetocuda ingiltereye aktarmisti sirketi ve devlet birsey yapamamisti.
    Isci somurusu yapan firmalarin basinda gelen bu grup tum varliklarini elinden cikariyor yurt disinda biskuvi cikolata fabriklarina yatirim yapiyor nekadar milli ve yerli patronlarimiz hepsine ucuz isci saglayip sonra paralari yurt disina aktarmalari lazim.
    Kendi yatrimcimiz dedigimiz kaciyor turkiyeden hemde devletin kendi adamlari bunlar ki turkiyede ucuz isciligin adresidir kendileri.
    Gemiyi ilk terk eden zengin, fakire geliyorum birseye bakacam diyor bence.

    YanıtlaSil
  12. Mahfi Bey, neden sayfanin etrafina bir iki reklam sıkıştırımıyorsunuz? Baya bir okuyucu kitleniz vardır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tercihim bu blogun reklamsız ve sponsorsuz olarak sürmesi yolunda.

      Sil
  13. Değerli hocam sitenizde http://www.mahfiegilmez.com/2018/02/ds-borclarn-ve-borc-servisinin-kusbaks.html hazine garantili borçlar sadece hazine garantili dış borçlar gösteriliyor.

    Benim sormak istediğim hem yurtiçi hem de yurtdışında şartlar oluşursa toplam ödenecek hazine garantili borçlar toplamıydı. Örneğin yavuz sultan selim köprüsünden hiç araç geçmezse ödenecek toplam tutar toplamları ve diğer projelerdeki toplam tutarlar toplamı. Yani hazine toplam kaç para için elini taşın altına koymuş ve en kötü ihtimalde toplam borcu ne kadar olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu kimse yayınlamıyor. Ancak bir milletvekili sorarsa cevap veriyorlar.

      Sil
  14. hocam fazladan yapılan 30 milyar tl lik borçlanma için 3 senaryo sunmak istiyorum.
    -2018 yılında cari açık ve dış ticaret açığının artacağı tahmin ediliyor.
    -bekleyen kdv iadelerinin ödenmesi için yapılmış olabilir.
    -KGF kredilerinin bir kısmının batacağı endişesi. siz ne dersiniz hocam. saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru tespitler derim.

      Sil
    2. Şunuda ekleyelim derim uygun ise hocam.Secim yatırımı için dağıtılacak para, süper tesvik denilen iş için bazı firmalara kaynak aktarımı, Ayrıca ortulu ödenek harcamaları

      Sil
  15. hocam bazı ekonomistler ve siyaset bilimciler avrupa birlğini avrupa birleşik devletleri olarak tanımlıyor. sizce avrupa birleşik devletleri terimi avrupa birliği için ne derece doğru bir tanımlamadır. saygılarımla hocam.

    YanıtlaSil
  16. Sayın Hocam Yazılarınız için teşekkür ediyorum.
    30 Milyar fazladan alınan borç için sıralamış olduğunuz ihitimallere yüksek müsadenizle bende bir ihtimal yazmak istedim.
    1950 den beri Bütçe açığı veren Türkiye ilk defa 2018 de Bütçe açığı vermeyebilir.
    Bunuda fazladan 30 Milyar borç sayesinde yapmış oluruz.
    2019 yılı seçimleri içinde büyük bir sükse yapmış olur diye bir ihtimalde olabilir ne dersiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Borç anaparaları bütçeye gelir ve gider yazılmıyor, sadece faizleri gider yazılıyor. Yani bugünün borçlanmasının yarının bütçesine yararı değil zararı olur.

      Sil
  17. Mahfi Hocam, Ben Turkiye de Iktisat bolumu bitirdim. ondan sonra kanadaya gitmeye karar verdim buraya gelince fikrimi degistirdim ve yazilim uzmani olmak istiyorum sizce iktisata ihanet etmis olurmuyum?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rahmetli Demirel sağ olsa da ona sorsaydınız bu soruyu herhalde şöyle cevap verirdi: "İktisat eş değildir binaenaleyh ihanet edilemez."

      Sil
  18. Yazınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  19. Rahmetli bunu iktidar için söylemedimi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir sözü yok, olsaydı böyle olurdu demek istedim.

      Sil
  20. Hocam konu dışı bir şey sormak istiyorum. Sigorta primi kesintisi dolaysız vergi kapsamına giriyor mu?işverenin ödediği prim vergi geliri olarak yazılıyor mu ayrı statüde mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Girmiyor, çünkü niteliği itibariyle vergi değil ama vergi ve benzeri yükler başlığı altında toplanıyor. Bu ve benzerlerine maliye biliminde "parafiskal" gelirler (vergi benzeri gelirler) adı veriliyor.

      Sil
  21. Blogunuz koskocaman bir kütüphane oldu. Her aradığımızı bulabiliyor bilgi edinebiliyoruz. Sağ olun hocam bu ülkenin sizin gibi faydalı bireylere ihtiyacı var. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  22. Kapitalist Amerika komunist oldu.
    Komunist Çin kapitalist oldu.
    Amerika kanada ve meksikayada agir yaptirimlarda bulunacagini soylemis ticaret anlasmasi sebebi.
    Ne dersiniz hocam yakinda komunist ABD olur mu :)

    YanıtlaSil
  23. Ekonomi konusu ihtisasım değil ancak zevkle okuyorum yazılarınızı. Birçok yorumcunuzun dediği gibi çok eğitici, faydalı. Bu ülke için iyi bir değersiniz.

    YanıtlaSil
  24. Derhal Abdnin yaptigi gibi gumruk vergilerini koymamiz ve yukseltmemiz lazimdir.Kuresellesme refah getirmedi tekrar titreyip ozumuze donme de fayda vardir. Aksi takdir de bu kadar gelir esitsizliginin oldugu bir dunyada ucuz yollu ithalat issizligi azdirir yoksul halk otoriter yonetimleri basa getirir sonrasini yazmiyorum.

    Yine ifade edeyim kayitdisina itilen kitleleri eger ki kayit altina almazsaniz sonunuz felaket olur. Bunu dunya bir iki defa yasadi. Krallar gibi yasayanlar oteki mahallerde yasaynalar tarafindan kusatilir onlara huzur degil azap gelir.

    Bu vesile ile kayit disina itilenleri tanimak benimsemek ekonomik sosyal olarak kucaklamak lazimdir aksi halde geceleri dahi uyku uyuyamazsiniz.

    YanıtlaSil
  25. Hocam 200 milyar tl yi KGF ile ilgili detaylı bir araştırma var mı? Bu miktarla üretime ne kadar harcanmış, istihtama ne kadar katkı sağlamış, ne kadarı kobilerin borçlarının döndürülmesine gitmiş, ne kadarı emlak alımlarına harcanmış(benim en fazla gördüğüm örnek bu).

    Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla böyle bir çalışma yok.

      Sil
  26. Hocam herkese yanıt vermenize ve yetişebilmenize hayranım... Size şunu sormak istiyorum... ülkedeki sosyal, siyasi ve ekonomik durum ne olursa olsun, bankaların batması, yabancı bankaların türkiye'den çıkması ya da döviz hesaplarına el konması ya da faizlerine sınırlama getirilmesi gibi olaylar yaşanır mı? ülkenin ekonomik geleceğine yönelik kaygılar taşıyorum...
    saygılarımla...

    YanıtlaSil
  27. Merhaba,

    Yabancı ülke vatandaşlarının satın almış olduğu konut, ticari, vs. gibi gayrimenkuller "Diğer Yatırımlar" kaleminin altında mı gözükür Hocam?

    Paylaşımlarınız için tekrar teşekkür ederim.

    Saygılarımla,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır, bunlar da doğrudan yatırımlar (net yükümlülük) arasında görünüyor.
      Teşekkür benden.

      Sil
  28. Teşekkür ederiz, hocam.

    YanıtlaSil
  29. Merhaba hocam, sayenizde ekonomiye ilgi duyup ve sevmeye başladım. Bizimle paylaştığınız değerli bilgiler için size teşekkür etmek istedim bu ilk yorumumda...

    YanıtlaSil
  30. Hocam merhaba, konuyla alakasız bir sorum var. Sizce borsada yatırım yapan birisinin enflasyondan arındırılmış reel getirisi yıllık % kaç ise kendisini başarılı saymalıdır? Merak ettiğim bir soru da o yüzden soruyorum. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Portföyünüzün taşıdığı riske göre değişir . Sharpe oranı ( getiriyi riske oranlayan ) hesaplamanız gerekir . Sonra bu oranları hesaplayan ve ilan eden fon varsa eğer onlarla bir karşılaştırma yapabilirsiniz ama ölçek farkı olacağı için bunu da hesaba karmak gerekir diye düşünüyorum .

      Sil
  31. Mahfi Hocam ,

    Elinizdeki bilgiyi mümkün olan en sade biçimde aktardığınız bizi aydınlattığınız için çok çok teşekkürler. Keşke çırağınız olarak bilginizin binde birine nail olabilseydim

    Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah, çok teşekkür ederim.

      Sil
  32. Deutsche Bank11 ise Merkez Bankası politikalarına ilişkin yayımladığı özel raporunda Merkez Bankası da dâhil olmak üzere Türk politika yapıcılarının büyümeyi rekabetçi seviyelerde tutma konusunda bir görüş birliği içinde olduğunu ifade etmiştir. Kuruluş, politika yapıcıların önceliklerinin değişmediği sürece, yüksek enflasyon ve zayıf TL döngüsünden çıkmak için bir neden olmadığını ifade etmiştir. Deutsche Bank, Merkez Bankasının Hükümetin öncelikli hedefi olan reel büyümeye ve istihdama destek vermesi ve rezervleri artırma çabası varken ex-post reel faizleri optimal düzeyde tutarak TL’yi ve fiyat istikrarını desteklemesinin imkânsız olduğunu ve yüzde 5’lik enflasyon hedefi için çok daha yüksek bir reel politika faiz oranı gerektirdiğini iddia etmektedir. Kuruluş ayrıca, Merkez Bankasının ROM uygulamasının, mevcut durumda otomatik bir dengeleyici olma işlevini etkin bir şekilde yerine getiremediğini, buna karşın dolarizasyon trendini artırdığını ve Merkez Bankasının rezerv biriktirmek için doğrudan döviz almasının çok daha iyi bir yöntem olacağını iddia etmiştir.

    YanıtlaSil
  33. Üniversite ekonomi son sınıf öğrencisiyim,sunumumu yaparken sizin yorumlarınızdan faydalanıyorum,teşekkürler bana şans dileyin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun, başarılar, şansınız açık olsun.

      Sil
  34. Mahfi bey

    Sitenize gelen yorumları, soruları yanıtlarken biraz hayt huyt olsanız, olmaz mı?

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
  35. Hocam yaklaşık bir yıldır döviz bulmak zor olacak, Fed faiz artırıyor, parayı geri çekiyor diye yaziyordunuz. Bu yazinizdan doviz bulunmus ama hepsi bulamamış gibi anladim. Ekonomist degilim, belki de yanlis anladim. Onun icin soruyorum,ne durumdayız hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet 8 milyar Dolar eksik kalmış, o nedenle o miktarı döviz rezervlerini kullanarak karşılamışız. Ayrıca dışarıdan bulduğumuzun büyük çoğunluğunu da sıcak para olarak bulmuşuz.

      Sil
  36. "Türkiye'deki Değişimin Sosyo-Ekonomik Analizi" kitabınız hangi aşamada?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk çıktı geldi, hafta sonu okuyup düzeltmeleri yapacağım.

      Sil
  37. Bu veriler gösteriyor ki ekonomimiz gayet iyi. Kıskananlar çatlasın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yerli ucagimiz da havada Cihan, dikkat et de kafana dusmesin diyecektim ama sende kafa olmadiktan sonra endiselenmeye gerek yok zaten.

      Sil
  38. Hocam ihraç mallarının ne kadarının ithal girdiyle oluştuğunu nasıl tespit edebiliriz?Sektörel bazda şu sektör için %'de şu kadar;şu sektör için %'de şu kadar diyebileceğimiz ayrıntılı çalışma var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merkezin Güncesi bloguna bu konuda yayınlanmış bir yazı var.

      https://tcmbblog.org/tr/ithal-girdi-kullaniminda-durum-tespiti-farkli-bakis-acilari/

      Sil
  39. XYZ:
    Hocam ?
    Gereğinden fazla borçlanmamın bazı nedenlerini yazmışsınız
    1-Faizlerin artacağı endişesi
    2-İlerde borçlanılamıyacağı endişesi
    3-Erken Seçim

    Peki hocam, Siyasi ve ideolojik çıkar için verilme ihtimali olan birtakım sözler kapsamından bakarsak;
    Bu borçlar İran savaşında kullanılmak için alınmış olabilir mi ?
    Yoksa bu tarz bir durumda hazine zaten rahatlıkla borç bulabilir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence bu soru komplo teorisine girer ve benim uzmanlık konumun dışına çıkar.

      Sil
  40. Hocam birsey soracam cevaplarsaniz sevinirim. Amerika uzun zaman piyasaya bol para verdi ve bizim gibi ulkeleride hem paraya alistirdi hemde borclandirdi ve dis borcumuz cok ciddi seviyede. FED simdi parayi geri cagiriyor paralar geri donmeye baslarkende trump korumaci bir politika izleyerek ek vergiler getiriyor bircok ulke ilede ticaret anlasmalarini yenilememiz gerekiyor bizim alethimize bu sistem dedi.
    Simdi ilk once para verdi sonra parayi geri isterkende ciddi borclu oldugumuzu ve paraya alistigimizi bilerek mal satamaz duruma getirmesi sizce stratejik bir oyunmuydu.
    AB de ABD ye inat gibi gorunen ek vergiler getirecegi soylentisi var ve bu ticaret savaslari korumaci politika bizim gibi borclu ulkeleri borcunu odeyemez duruma getirmeyecek mi. Yani zaten cok bedava sattigimiz urunu simdi vergileri cogalinca o ulkeden daha ucuza satmamiz degerinin cok altinda fiyata verilmesi lazim.
    Dolayisi ile bu stratejik bir ekonomi oyunu oldu bize sizin dusunceniz nedir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle teoriler var. Kimisi komplo teorisi ama kimisi de içinde birçok ciddi kanıt barındırıyor. Bu konuda blogda yazdığım Yusuf Kalyoncuoğlunun Hazine Yelkenlileri kitabını okumanızı öneririm.

      Sil
  41. AKPli arkadaslariniz var mi?
    Onlarla gorusuyor musunuz?
    Ben AKPye oy veren AKPli olan insanlarla basta annem babamla arama mesafe koydum.Evlatlarimin AKPli cocuklarla diyalogunu kestim. AKPye oy verdikleri icin siz boyle bir mesafeyi kurdunuz mu kuracak misiniz?
    AKPlilerden nefret ediyorum. Onlara KAN bile vermem

    Yayinlayin bunu!

    Hakan Guneroglu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence büyük hata. Ben AKP'li değilim ama AKP'li arkadaşlarım var ve onlarla görüşüyorum. Ve hemen her seçimde 1-2 tanesini kendi oy verdiğim partiye oy vermeye ikna ettim. Yeter ki onları aşağılamadan, ötekileştirmeden, insan gibi davranarak, sabırla ikna etmeye çalışın. Yoksa herkes birbirine mesafe koyarsa, bu muhalefet hep muhalefet olarak kalacak. Şöyle düşünün, herkes 1 AKP'liyi ikna etse, bu düzen ilk seçimde değişir. Saygılarımla.

      Sil
    2. AKP'li birçok tanıdığım ve arkadaşım var. İçlerinde sizin gibi fanatikler de var, benim gibi objektif olanlar da var. Herkesin tercihi kendisine. Birbirimize zorla bir takım şeyleri empoze etmeye kalkışmadığımız, birbirimizin yaşam tarzına karışmadığımız sürece bu ülkede hep birlikte yaşayabiliriz. Kabul etmemiz gereken şey budur. Kimseyi kendimize benzetmeye çalışmazsak sorun çözülür.

      Sil
  42. Çin merkez bankasinin usd rezervinin azalmasi neden onemli bir haber Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü Çin MB nin elindeki 3,1 trilyon Dolar tutarındaki rezervin çoğu ABD Doları. Mesela Çin ABD tahvillerini satsa bunların değeri düşer. Dünyanın birçok yerinde elinde ABD tahvili olanlar zarar eder.

      Sil
  43. Mahfi Bey, net dış borçlanma için neden dış borç alınmaktadır bilginizi rica ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimse net dış borçlanma için dış borç almaz. Devlet bütçe açıklarını kapatmak için daha çok iç borç, daha az dış borç alır, özel sektör kredili aldığı makine teçhizat için dış borç alır (çünkü o makine teçhizatın parasını yabancı parayla öder), bankalar da döviz rezervi tutmak için dış borç alırlar.

      Sil
  44. TCMB'nin bugunku kararlari icin sıkı para politikasini koruyacagi anlasildi yorumlari yapılmış hocam..bir de son 7 yilin en yüksek reel faizi olusmus..
    TCMB faiz oranlarinda degisiklik yapmamis ve enflasyon yukselmisken reel faiz nasil zirve yapmis oluyor? Tam tersi reel getirinin dusmesi gerekmez mi hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enflasyon 2 aydır düşüyor (12 aylık enflasyon) öte yandan nominal faizler de artıyor. Bunun sonucu olarak reel faizler yükseliyor.

      Sil
  45. Hocam sorum Amerika ve Trump ile ilgili.

    &Vergi muafiyetleri ve Cari acigi dusurmekten ayni anda bahsediliyor. Verginin dusmesi kullanilabilen gelirin artmasi yani harcamanin artmasi demek, bunun mutlaka ithalata yansimasi olur, yani cari acik duşmez aksine yukselir. Dolar'in degerini de dusurur.

    &Amerika'nin cari acigi gercekte yoktur cunku isterse para basar kapatir diyenler var. Bu dogru mu? Surekli para basarsa dolarin degeri dusmez mi? Bu gorusu dile getirenlerin mutlaka bir dayanagi var. Bu dayanak nedir Hocam?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cari açık para basarak kapatıldığında basılan dolarlar ithalat yoluyla dışarı gittiğinden içerde enflasyonu artırmaz.

      Sil
    2. Trump neden acilen cari acigi kapatmak istiyor ve bunu sorun olarak goruyor bu durumda? İşi ticaret savaşlarina vardiriyor?

      Sil
    3. ABD büyük bir pazar. ABD li şirketler dışarıda üretim yapıp ABD ye satıyorlar. Trump da ithalata yüksek vergi koyarak bunu engellemeye çalışıyor. Kurum vergilerini indirerek de ABD de yatırım yapmaya teşvik ediyor.

      Sil
  46. Yazılarınızı okurken hem ümitleniyorum hem de korkuyorum. Ümit ile korku arasında gidip geliyorum. Şundan büyük ölçüde emin oldum ki 2018 de en az önceki yıllar kadar zorlu geçecek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok da haksız değilsini çünkü Türkiye'nin durumu da bu: Ümit ile korku arasında gidip gelmek. 2018 konusunda haklısınız.

      Sil
  47. Hocam,

    Blogunuzda gitgide bir negatif hava olusuyor, hakaretler filan cogalmis. Birisine hitaben "mal" diyen var, ortaya karisik "kemik yalayicilari" diyen var, ve simdi bu sayfada gordum, AKP'lilerle konusmayin, cocuklarinizi uzak tutun hatta kan bile vermeyin seklinde yorum yapanlar da var.

    Merak ediyorum, sizin bir sansur politikaniz var mi, varsa nedir? Hakaret ve nefret soylemi bu blogda serbest midir? Bunlari filtreleseniz de geriye seviyeli yorumlar kalsa daha iyi olmaz mi?
    Bence bu kadar cok okunmak bir takim toplumsal sorumluluklari da beraberinde getirir. Toplumsal kutuplasmaya katkida bulunmamalisiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. @ Şafak bey,
      Ilk okuduğumda ben de rahatsız oldum AKP'li olmamama rağmen.Düşünsenize, bir savaş olsa, mesele ülkemize biri saldırsa demekki AKP'li diye yerden bile kaldırmayacak bazıları diğerlerini.Düşüncesi bile çok rahatsız edici.(Eski savaş filmlerini çok severim bu arada, belki ondan aklıma bu filmlerdeki bazı sahneler geliyor, bu da benim hayal gücüm işte:))Ama sonra düşündüm, yasaklasan ne olacak ki? o zaman düşüncesini mi değiştirecek bu insanlar?Hayır,aynı düşünmeye devam edecek.Böyle okuyunca en azından ayrışmanın boyutunu da görmüş oluyoruz. Kaçacak yerimiz yokki, birbirimizle yaşamak zorundayız.Ama engellemek yasaklamak da doğru gelmiyor bana, o nedenle Mahfi bey bence doğru yapıyor yayınlamakla.
      Saygılarımla,

      Sil
    2. Bence hoca'nın bu tip yorumları sansürlememesi toplumun geldiği kutuplaşmayı göstermesi açısından yararlı. Bahsettiğiniz yorumu yapan arkadaş "eğer sahte değilse" ismini de yazmış. Ben de başlangıçta trol yorumu olarak, provokatif bir yorum olarak değerlendirdim ama altında ismi görünce gerçek olabileceğini düşündüm.

      Bu yorumda nefret söylemi var mı? Evet var. Peki, -eğer gerçek düşüncesi ise- bu yorumu yapan arkadaş 10 yıl önce de böyle düşünüyor muydu? Hiç zannetmiyorum. O zaman sonuçlara değil nedenlere odaklanmak gerekir. Toplumu birbirinden nefret eden kutuplara hangi zihniyet böldüyse onunla mücadele etmek gerekir, bu tip yorumlarla değil.

      Sil
    3. Bence de toplumdaki kutuplaşmayı saklayıp gizlemenin gereği yok. Durum neyse çıksın ortaya. Biz de durumu bilelim. Gizledikçe, üstünü örttükçe bir şey yok sanıyoruz. Oysa var. Hem de çok şey var.

      Sil
  48. cari açık dediğimiz şey ürettiğimizden fazla tüketmek.düpedüz gelirinden fazla harcamak.bunun finansmanıda olmaz. sanki finansaman deynce sorun yokmuş gibi oluyor. sermaye yatırımı sıcak para protföy yatırımı ne derseniz deyin sorun çözülmüyor sadece ötelenmiş oluyor. örneğin doğrudan sermaye yatırımı.sermayeyi yatrıdlar fabrika kurdular. paralar geldi. borcu kapattık. peki sonra her yıl yapılacak döviz transferi(kar) kayıp olmayacak mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru diyorsunuz. Cari açık finansmanı için alınan borç eğer ileride cari açığı önleyebilecek verimli yatırımlarda kullanılıyorsa sorun olmaz. Ama eğer bunları alıp verimsiz işlerde kullanıyorsak o zaman sorunu büyütmekten öte bir şey yapmıyoruz demektir.

      Sil
  49. Sayın Hocam, yazınız için çok teşekkür ederim. Yine çok aydınlatıcı, net ve çarpıcı bir yazı olmuş. Sadece rakamlar değil, kıymetli değerlendirmeleriniz de ekonominin gidişatı konusunda çok fazla şey anlatıyor. Saygılar,

    YanıtlaSil
  50. İngiliz şirketi tesco doğrudan yatırım yapmış kipayı almıştı. şimdi sattı gitti. sanırım bir kaç milyar dolarımızı kar trasferi ile götürmüştür.burada gözden kaçırmamamız gerek durum borcumuzu yani cari açık diye geçitirdiğimiz miktarı bir şeyler üreterek ve satarak ödemekten başka bir yolumuz. yok. üretmiyor borçlanmaya devam ediyor sonra kavram kargaşası içinde sorunu çözdüğümüzü sanıyoruz. çözüm için ya üreteceğiz yada tüketmeyeceğiz.

    YanıtlaSil
  51. O kadar kar etmemistir Tanerus, etse cikip gitmezdi zaten. Gitmesinin sebebi BIM, SOK, A101 ve hatta Migros gibi marketlerle rekabet edememesi olmali. Ingilterede yasiyorum, Kipa fiyatlari buradaki Tesco fiyatlari ile ayni seviyedeydi ama halkin alim gucu ayni seviyede degil tabi. Ben Carrefour hala nasil kalabiliyor onu merak ediyorum. Belki isim hakkini devredip o da cikip gitmistir coktan.

    YanıtlaSil
  52. Amerika'nin neden resesyon korkusu var?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü 2008 sonrası resesyona girdi ve işsizlik yüzde 10'a çıktı. Reseyondan çıkıp ekonomiyi toparlamak için 3,5 trilyon dolar para saçtılar ortaya. Bir daha resesyona girerse kolay çıkamaz.

      Sil
  53. hocam makro ekonomi ve maliye konu tekrari niteliginde bir yazi. bu yaziyi okuyup sinava girmak kâfi.

    YanıtlaSil
  54. Hocam merhaba, 2015 ve 2016 milli gelirlerini karşılaştırdığımızda 10 bin dolardan 20 bin dolara çıktığını görüyoruz. Bu ani çıkışın sebebi ne olabilir?

    YanıtlaSil
  55. Yok artık Ali Sami...

    Miilli gelirimiz 10 bin dolardan 20 bin meksika pesosuna cikmistir ancak...

    Bu vesilyle üstad Turgay Şeren i de anmış olalım.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...