4 Ekim 2018 Perşembe

Türkiye Ekonomisine Duyulan Güven

Türklerin Türkiye Ekonomisine Güveni Azalıyor
Bir ülkenin ekonomik durumuna duyulan güveni ölçmenin çeşitli yolları vardır. Mesela kurlar bu güvenin bir göstergesidir. Bununla birlikte kurlarda güven dışı etkiler de söz konusu olabilir. O nedenle güveni ölçebilmek için çeşitli kurumlar anketler düzenler ve bu anketlerdeki gelişmelere göre ekonomiye duyulan güvenin artış yönünde mi azalış yönünde mi olduğu izlenir.
TÜİK’in sektörel güven endeksleri adıyla düzenlediği anketlerin sonuçları bu bağlamda önemli bir gösterge oluşturuyor. Sektörel Güven Endeksleri 0-200 aralığında değer alıyor, endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini gösteriyor. 
2018 yılının anket sonuçları aşağıdaki tablo ve grafikte gösteriliyor.
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Hizmet
91,9
95,5
98,3
100,7
98,3
96,1
97,5
91,0
77,7
İnşaat
84,6
86,2
85,0
86,4
83,2
79,2
79,0
68,5
53,2
Perakende
95,8
100,1
104,3
106,9
106,2
101,1
104,4
97,0
85,2


Tablo ve grafik bize sektörel güven endekslerinde özellikle Temmuz ayı sonrasında önemli düşüşler olduğunu gösteriyor.
TÜİK’in tüketici güven endeksi; aylık olarak tüketicilerin kişisel mali durumları, genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ve gelecek dönem beklentileri ile yakın gelecekteki harcama ve tasarruf eğilimlerinin ölçülmesini amaçlıyor. Türkiye çapında 4.884 haneye uygulanana endeks 0 ile 200 aralığında değer alıyor. Endeksin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum olduğunu gösteriyor. 
2018 yılının anket sonuçlarına bir tablo ve grafik eşliğinde bakalım.  
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Tüketici Güven End.
72,3
72,3
71,3
71,9
69,9
70,3
73,1
68,3
59,3

Bu anket sonuçları da aşağı yukarı sektörel güven endeksleriyle aynı sonucu gösteriyor. Tüketicinin güveninde Temmuz ayından sonra hızlı bir düşüş görülüyor. 

Merkez Bankası, İktisadi Yönelim Anketi adını taşıyan anketiyle imalat sanayinde faaliyet gösteren işyerlerinin ülke ekonomisine yön veren üst düzey yöneticilerinin beklentilerini izleyerek, imalat sanayinin kısa dönemdeki eğilimlerini yansıtacak göstergeleri üretmeye çalışıyor. Hesaplama, anketin ilgili sorusuna toplam cevap verenler içerisinde, pozitif ve negatif cevap verenlerin yüzdelerinin farkı alınarak yapılıyor. 
2018 yılının anket sonuçlarına bir tablo ve grafik eşliğinde bakarsak şöyle bir görünüm çıkıyor. 
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Reel Kesim Güven E.
108,3
110,8
111,9
111,2
109,9
104,6
102,7
96,4
89,6


Reel kesim güven endeksinde 2018 yılında yaşanan gelişmeler de önceki anketlerle paralel bir görünüm sergiliyor: Temmuz ayından sonra hızlanan bir kaybı gerilemesi söz konusu.
Merkez Bankası’nın güven ölçmekte uyguladığı anketlerden birisi de Finansal Hizmetler Güven Endeksidir. Bu anketin amacı, Türkiye’deki finansal kuruluş yöneticilerinin geleceğe yönelik beklentilerinin izlenerek, finansal hizmetler sektöründeki gelişmeleri yansıtacak göstergelerin üretilmesidir. Hesaplama, anketin ilgili sorusuna toplam cevap verenler içerisinde, pozitif ve negatif cevap verenlerin yüzdelerinin farkı alınarak yapılıyor. 
2018 yılının anket sonuçlarına bir tablo ve grafik eşliğinde bakarsak şöyle bir görünüm çıkıyor. 
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
Finans Hizmet Güv. E.
166,1
166,1
165,7
151,6
164,2
159,4
167,2
161,9
154,3


Finansal hizmetler güven endeksi burada değerlendirmeye aldığımız diğer anketlerden farklı olarak inişler ve çıkışlar gösteriyor. Önceki anketlere benzerlik gösteren yanı Temmuz ayı sonrasında hızlanan güven kayıpları olarak görünüyor. 
TÜİK tarafından her ay yayınlanan Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, tüketici güven endeksi ve mevsim etkilerinden arındırılmış reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşuyor. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.
2018 yılının anket sonuçlarına bir tablo ve grafik eşliğinde bakarsak şöyle bir görünüm çıkıyor. 
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haz.
Tem.
Ağus.
Eyl.
Ekon. Güv. En.
104,9
103
100,2
98,3
93,5
90,4
92,2
83,9
71,0

Tablo ve grafik, ekonomiye duyulan güvende yılbaşından itibaren önceleri daha yavaş, Temmuz’dan itibaren de hızlanarak artan bir güven kaybı yaşandığını ortaya koyuyor.

Yabancıların Türk Ekonomisine Güveni Azalıyor
Buraya kadar Türkiye’de Türk üretici ve tüketicilerle yapılan anket sonuçlarını ele aldık. Bir de yabancıların ekonomiye nasıl baktığını görelim. Bunun en kestirme yolu riskleri ölçen CDS primlerine bakmaktan geçiyor. CDS primleri, yukarıya aldığım güven ölçen endekslerden farklı olarak her gün sürekli yayınlanıyor. O nedenle ötekilerle aynı bazda ele alabilmek için CDS primlerini de aylık ortalamalara dönüştürerek aşağıdaki tabloyu hazırladım (CDS primleri içim kaynak: https://www.bloomberght.com/cds/turkiye-cds)  
2018 yılına ilişkin aylık ortalama CDS primlerini tablo ve grafik olarak gösterelim.
Ocak
Şubat
Mart
Nisan
Mayıs
Haziran
Temmuz
Ağustos
Eylül
CDS
164
171
183
199
253
294
311
409
469



Risk artışı güven azalmasının, risk düşüşü ise güven artışının yansımasıdır. Bu durumda Türk varlıklarına yatırım için risklerin derecesini gösteren CDS primindeki gelişme bize yabancıların Türkiye’ye duydukları güveni gösterecek demektir. Yani bu tablo ve grafikte diğerlerinden farklı olarak artışlar güven azalışını veriyor.
Burada da yılbaşından itibaren başlayan bir güven kaybı söz konusu olmakla birlikte Temmuz ayından sonra güven kaybındaki hızlanma görülebiliyor. 
Temmuz Ayından Sonra Hızlanan Güven Kaybının Altında Ne yatıyor?
Merkez Bankası faiz artırımları konusunda çok sorulan bir soru vardır: Merkez Bankası faizi artırdı da ne oldu? Bizde genellikle Merkez Bankası faiz artırımlarına eşlik eden bir takım risk artırıcı açıklamalar ve olaylar söz konusu olduğu için bu sorunun yanıtını doğru biçimde vermek pek de mümkün olmaz. Buna karşılık Merkez Bankası faiz artırmazsa ne olur sorusunun yanıtı yukarıdaki tablo ve grafiklerden çok net bir biçimde görülebiliyor. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası 24 Temmuz 2018 günkü Para Politikası Kurulu toplantısında faizlerin artırılmaması kararını almıştı. İşte o karar sonrasında ekonomide güven kaybı en üst noktalara ulaşmış görünüyor.
Bir ekonominin doğru ekonomi politikası uygulamaması başka bir şeydir doğru politika uygulamayacağı mesajı vermesi başka bir şeydir. İlki bir hatayı gösterir, hata düzeltilebilir. O nedenle sonuçları sıkıntı yaratsa da hata düzelince tamir edilebilir.  İkincisi çok daha sıkıntılı bir durumu gösterir, çünkü orada hatada ısrar var demektir. Türkiye, bir süredir ikinci durumda bulunuyor.



214 yorum:

  1. üstad basit bir şekilde bilgiyi işleyip önümüze koydunuz kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. acı gerçekleri bu kadar acı bir şekilde ortaya koyunca insanlar yeise düşüyor ama ne yapalım gerçekler acıdır diye bir sözde var dilerim bu taplo düzelir yoksa çok acı ceken insanımız olacak

      Sil
  2. Hocam çok teşekkürler bu ve diğer tüm yazılarınız için, benim gibi gençlere harika bir idol oluyorsunuz.
    Son pragrafta sanırım küçük bir eksik var: “bir ekonominin doğru ekonomi politikası uygulaması” demişsiniz sanırım “uygulamaması” olacaktı.

    YanıtlaSil
  3. İyi ki varsınız hocam..

    YanıtlaSil
  4. Hocam çok teşekkürler bu ve diğer tüm yazılarınız için, benim gençler için harika bir idolsünüz.

    Son pragrafta küçük bir hata var sanırım: “bir ekonominin doğru politika uygulaması” yerine “uygulamaması” demek istediğinizi düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayir kastetogik farkli birseu tekrar okuyup anlamaya çalışın

      Sil
  5. Hocam sanırım son paragrafta “Bir ekonominin doğru ekonomi politikası uygulama[ma]sı... “ demek istedimiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet o paragrafta ifade hatası olmuştu, uyarınızı görünce düzelttim, teşekkür ederim.

      Sil
    2. Hocam merhaba, öncelikle makalelerinizi beğenerek okuduğumu söylemek istiyorum. Anlaşılır ve sade bir dille yazdığınız için ayrıca teşekkür ediyoum hocam. Ve en önemlisi sizinle bir an önce tanışmanın hayalini kurduğumu da belirtmek istiyorum. Hocam sizden bi konuda yardım rica edecem. ben işletme mezunuyum ve ekonomiyi de çok seviyorum hocam o yüzden kendi alanımda ilerlemek istiyorum. ama bu konuda çok bilgi sahibi değilim yani tam olarak ne yapacağımı bilmiyorum. Ama gelir uzmanlagina hazırlanıyorum acaba doğrumu yapıyorum. Sizin, bana bu konuda yardımcı olacağınızı düşünüyorum. Şimdiden çok çok teşekkür ediyorum hocam.

      Sil
  6. Hocam TÜİK verilerine güvenilir diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha güvenilir aynı kapsamda veri yol elde.

      Sil
    2. tuik guvenilir bir kurum. AKP bu kurumla ugrasmasa bari. Bana kalirsa tek guvenilir kurum Turkiyede

      Sil
    3. Hocam, bazen sizi anlayamıyorum. Cevap bu kadar sığ olmamalı.

      Sizin gibi üst düzey iktisatçıların bu kolay soruya çok net cevap verebilmeli.

      Sil
    4. Gerçeklerde bu kadar sığ olmamalı ama öyle.

      Sil
    5. Cevap hiç de sığ değil.Son derece bilimsel.Eldeki ölçüm araçlarına göre sonuç bu çıkmış.Elinizde farklı bir ölçme aracınız varsa ve bunu da paylaşırsanız eminim ölçme aracınızın güvenilirliği ile ilgili blok takipçileri yorum yapacaktır.

      Sil
    6. Buyur daha derin cevabi sen yaz o zaman yazabiliyorsan

      Sil
    7. İlk soruyu soran kişi olarak cevabın hiç de sığ olmadığını düşünüyorum. Maalesef ki devletin kurumlarına olan güven, tüketici güven endeksi grafiğinden çok daha büyük bir ivmeyle düşüyor. Cevap için teşekkürler hocam.

      Sil
  7. Hocam elinize sağlık. Ekonomik kişisel güven endeksim özellikle dünkü enflasyon verisinden sonra iyice yerin dibine girdi. Umarım dalgalanma dersimizi iyi alıp gerekli düzenlemeler için vesile olur. Umarım ülkemizin son acı reçetesi olur. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  8. Merhabalar hocam yazılarınız için teşekkür ederim. Hocam ben uluslararası finans ve katılım bankacılığı üzerine yüksek lisans yapmaktayım. Katılım bankacılığına bakışınızı merak etmekteyim. Katılım bankacılığı sektörde gerekli midir? Sizce faydalı mıdır? Bir de sizden tez konusu tavsiyesi rica etsem yardımcı olur musunuz? Saygılar hocam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılım bankacılığı bir talebi karşılamak üzere ortaya çıktı. Benim görüşümün olumsuz olması önemli değil. Önemli olan böyle bir talebin varlığı. Katılım Bankacılığı: Dünya Uygulamaları ve Türkiye başlıklı bir tez mesela olabilir.

      Sil
    2. Üniversitede öğrediklerimden daha fazla bilgiyi sizin blogtan öğrendim. Çok sağolun...

      Sil
  9. Fatih Kömürcüoğlu4 Ekim 2018 09:31

    Değişim Sürecinde Türkiye kitabınızda endüstri 4.0'a geçilirken insan emeğine olan ihtiyacın azalacağı işsizliği önlemek için de tarım ve hayvancılık sektörlerine yatırım yapmak gerektiği tespitinde bulunmuşsunuz. Bana göre tarım ve hayvancılık kadar önemli üzerine eğilinmesi gereken başka bir sektör var. Eğlence sektörü. Vakit geçirmeden dünyanın en büyük film stüdyolarını kurmalıyız. Bilgisayar oyunları sektörüne ciddi teşvikler vermeliyiz. Dünyanın ilk bilgisayar olimpiyatlarına ev sahipliği yapmalıyız. Turizmi klasik kum, deniz, güneş üçgeninden kurtarmalıyız.İstanbul'da müzelerde, saraylarda yeniçeriler dolaşmalı. Tarihi arenalarda temsili gladyatör dövüşleri organize edilmeli. Göcek turu yerine Ay turu hizmeti verebilmeliyiz. Yapay doğal parklar inşa edip kutupları, Afrika'yı insanların ayağına getirmeliyiz. Sanayi makineleştikçe insanların çok daha fazla boş zamanı olacak çünkü.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sana katılıyorum arkadaşım. Söylediklerinin her birini Japonya'da gördüm. Eğlence sektörüne senin düşündüğün şekilde yaklaşmışlar ve hayata geçirmişler, tabi yıllar önceden.

      Sil
    2. Bizim memlekette bir soz vardir, aç ile çiplak şen olur derler. Durumumuza uyuyor, hemen eglence sektorune onem verelim.

      Sil
    3. Melih Gökçek, bildiğim kadarı ile Avrupa'nın en büyük eğlence parkını kurmuştu.

      Sil
    4. Fatih Kömürcüoğlu4 Ekim 2018 18:04

      Sayın Mig.29 önerim gelecek nesilleri kurtarabilmek için. Piyasada var olabilmek için ya diğerlerinin sahip olmadığı doğal kaynağa sahip olacaksın, ya daha ucuz üreteceksin ya da diğerlerinin aklına gelmeyeni yapacaksın. Bende fikir çok. Mesela dediğim film stüdyolarına gitsen belirli sahnelerin içinden birini seçsen örneğin Gladyatör filminde arenada birebir dövüş sahnesini. Sana kostümleri giydirseler o sahnede Russel Crowe yerine sen oynasan çıkarken çektikleri kısa filmi sana elektronik ortamda verseler. Güzel olmaz mı?

      Sil
    5. Tabi guzel olur Fatih, aksama da gladiator filmini yerler artik.

      Sil
  10. Sevgili Hocam,
    Değerli katkılarınız ve karşılıksız paylaşımlarınız için çok teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  11. Son parağrafın birinci cümlesinde mantık hatası var hocam.

    YanıtlaSil
  12. Enflasyon verilerinden sonra MB kaç baz faiz arttırmalı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer ardından yapısal reformlar yapılmayacaksa hiç artırmasa da olur.

      Sil
  13. 2018 , 2019 , 2020 için büyüme tahmininiz var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rıdvan Dilmen'in "Gol olur" demesi gibi yazdınız siz de hocam ;-)

      Sil
  14. Umut falan kalmadı artık. Batıyoruz

    YanıtlaSil
  15. Hocam,Mckinsey ekonomiye atanan kayyım mıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neredeyse herkes "McKinsey" hakkında konuştu,

      Ama,

      McKinsey'den bir yetkili çıkıp da, T.C. hükümeti ile yaptıları anlaşma ile ilgili bir tane olsun açıklama yapmadı henüz!

      Türkiye'de kendileri hakkında ne hikayeler uydurulduğundan haberleri var mıdır acaba!

      Sil
    2. Arkadaşlar McKinsey Şirketi Türkiye de temsilciliği bulunan ve ne işler yaptığını kendi açıklayan bir firma buradan faaliyet alanlarını ve geçmişini öğrenip analiz edebilirsiniz. İngilizce bilmenize gerek yok Türkçe web sayfası vardır ve buradan takip edebilrisiniz ayrıca bugün bankada çalışan üst düzey bir çok Türk bu firmada yıllarca çalışmıştır yani sistemimize zaten giriş yapmış bir firmadır.

      Türkiyeye ilk davet eden Turgut Özal olmuş özelleştirmeler ve dışa açılım konusunda fikirleri alınmış daha sonraki süreçte yine AKP döneminde birçok kez bu firma ile çalışılmış özellikle enerji, özelleştirme, başkanlık modeli hakkında fikirleri alınmış bir kurumdur.

      Bu konuda Mahfi hoca yazısı beklemek yerine kendi içindeki kavgalarına bakarsanız göreceksiniz mesela Abdurrahman Dilipak bu firma için neler söyledi neler İsrail danışmanı olmaktan tutun daha birçok şey ve şuan Hükümeti eleştirenleri bu konuda Damat Berat Albayrak 'ya cahiller yada ihanet içindeler' dedi.

      Kısaca karşı çıkan yada konuşan kendilerinden birini dahi ihanet içinde olarak yorumlayan bir anlayış var. Aynı cephe şuanda sırf McKinsey şirketi yüzünden tamamı hükümete karşı cephe almış ve yöneticileri suçlamaktadır. Kısaca Develetin üst kademesindeki yönetimden artık Alt kadrolar fazlası ile rahatsızdır yapılan tüm atamalar yanlış olduğu belirtilmekte hatta ' Ehliyet ve Liyakat İmandan önce gelir açıklaması yapılmaktadır.

      Kısaca Film kopuyor artık yönetilemeyen bir yönetim sıkıntısı olduğunu herkes görüyor ve çarenin bu yönetimle olmayacağını ve Başkanlık Sistemi ile mümkün olmadığını herkes anlamış.

      Bu kayyım mıdır sorusuna bu Reza Zarrab Halk Bankası ve Dış kaynak sağlama konusunda sizinle lobicilik yapalım para verelim faaliyetidir. Donald Trump karşıtı bir firma ile anlaşmak aslında anlaştığını sanmak diyelim çünkü sizden herşeyinizi alır götürür sonra aklınızı kiraya verdiğiniz için size kayyım atanmış olur. Umarım siyasi olduğunu bu konunun anlamışınızdır.

      Sil
  16. hocam cds,yapisal reform,faiz kur enflasyon iliskisi,vsvs herseyi sizden ogreniyorum tane tane açık net anlatıyorsunuz iyiki varsiniz

    YanıtlaSil
  17. Bir ülkede adil bir hukuk sistemi yoksa o ülkeye kimse güven duymaz. Bu ülkede hukuk hiçbir zaman bu kadar keyfi olmadı. Haliyle böyle gittikçe endeksler daha da düşecek, CDS daha da yükselecektir. Ne zamana kadar derseniz, tam batıncaya kadar.

    YanıtlaSil
  18. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası 24 Temmuz 2018 günkü Para Politikası Kurulu toplantısında faizlerin artırılmaması kararını almıştı. İşte o karar sonrasında ekonomide güven kaybı en üst noktalara ulaşmış görünüyor.
    hocam sizde o dönemde bir yazı yazmıştınız ve şuan için faiz artırımı gerektirecek durum yok demiştiniz diye hatırlıyorum yanlış mı hatırlıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Halen de aynı şekilde düşünüyorum. Yapısal reformları yapmayacaksak eğer faizi artırmakla bir yere varılamaz.

      Sil
  19. Borsa ve kur ters orantılı mı ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle net bir ilişki yok.

      Sil
    2. O iş biraz karışık.

      Sil
    3. Paranın yönü ile ilgili.. Son derece öznel..

      Sil
  20. 10Nisan2017 Yazınız ile birlikte ele alınca UYKUSUZ GECELER bitmeyecek gibi.

    YanıtlaSil
  21. https://www.youtube.com/watch?v=5WveHLTjvQI

    YanıtlaSil
  22. Hocam aydınlatıcı yaziniz için teşekkürler.Size bir sorum olacak. Yüksek gelen eylul enflasyonu verisi sonrasi piyasada faiz artisi beklentisi oluştu. 12 Ekim'de rahibin bırakılacağı beklentisi de çok guclu. Rahip bırakılırsa kurun 5.60-5.70 kere gerileyecegi konusuluyor. Şayet boyle bir durum olursa MB kur geriledi zaten deyip faizi artırmayacagini düşünmekteyim. Bunun sonucu yani faizin enflasyonun altında kalmasınin ülkemiz acisindan ne gibi sonuçları olur sizce? Tesekkurler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kur yeniden yükselmeye başladı.

      Sil
    2. Kurun şu anda 6,20 seviyesinde olmasının sebebini rahip olarak görüyorsan dediğin doğru. 5,00 in de altına iner.

      Sil
    3. Sarı öküz verilirse devamıda gelir.

      Sil
    4. Verilecek olan benekli öküz. Sarı öküz verileli yıllar oldu.

      Sil
  23. Hocam ikili oynuyoruz hala durumun iyi olduğunu gösteriyorlar. Bir yandan ekonomiyi denetim şirketinin eline verip bir yandan hala ABD’ye laf ediyorlar. Ben yatırımcı olsam bu hükümetin ne yaptığını anlamak için kafa yormanın anlamsız olduğunu düşünürdüm. Çünkü yapılmak istenen ne onu biz bile bilmiyoruz. Çoğu halk krizin etkisinde ama medyaya bakarsak durumumuz gayet iyi.

    YanıtlaSil
  24. Hocam emeğinize sağlık.
    Finansal Hizmetler Güven Endeksi'nin diğer endekslere göre anormal bir şekilde olumlu tarafta yer almasının sebebi ne olabilir?

    YanıtlaSil
  25. Hocam davranışsal iktisat için kitap öneriniz var mı acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. https://www.pandora.com.tr/(F(L%5E_TmZMZArT3RtDGDlG5SVvuzH0vqfivg91F89FJe8UYen4f6Nn67mxImuSkY1whEklzrdOCR9V0eSOvPdlkkojdhlrnX1zpS8Iy9kqPwg-3E48QYPveZWscrYgrrppuGeYrI8q0vnkGjdCuKXYXTMFHTy9OPlU7sWRO6G1hnGk1))/kitap/iktisatta-davranissal-yaklasimlar/464109

      Sil
  26. Hocam Merhaba,

    Öncelikle Güven Endekslerini nasıl okumamız gerektiğini gösterdiğiniz için teşekkür ederim. Aklıma yalnızca bir kaç soru takıldı.

    Tüik Sektörel Güven Endeksi, Tüketici Güven Endeksi ve Reel Kesim Güven Endeksi birbiri ile mükemmel örtüşüyor ancak Finans Hizmet Güven Endeksi biraz daha farklı şekilde ilerliyor.

    1) Şayet Finans Güven Endekside 0-200 arasında değişiyor ve 100 üzeri pozitif olarak düşünülüyor ise 154 ile Eylül ayında dahi son derece pozitif oldukları sonucunu çıkarabilir miyiz ?

    2) Finans Hizmet Güven Endeksi ile diğerlerinin arasında anlayış bakımından uçurum olduğu sonucunu çıkarabilir miyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok doğru bir gözlem. Çünkü finans kesimi inişte de çıkışta da para kazanabiliyor. Öyle olunca da tepkisi farklı oluyor.

      Sil
  27. 2 trilyon 734 milyar tl reel sektör borcu ile krize giriyoruz desek hocam. Aşağı yukarı böyle bir borç var. Bu krizin diğer krizlerden farkı nasıl olacak sizce? 2001 krizine 40 milyar TL ile yakalanmıştık. Milli gelirin % 11,5 i kadar. Ama şu an milli gelirin yaklaşık %78 i kadar. Bu kadar borçla krize giriyoruz. Sizce bir çıkış yolu var mı? Varsa nasıl? ( yapısal reformlar çözümü dışında, öyle bir çözüm yoluna girmiyorlar zaten)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yapısal reformlar dışında çıkış yolu yok. Biz isteyerek o yola girmezsek gün gelip istemeyerek girmek zorunda kalacağız ama çok da kaybetmiş olacağız.

      Sil
  28. Bu grafik kredi derecelendirme kurulslarinin verdigi notlarin yansimisayla ilgili degil peki borc batagindaki hic bir sey uretmeyen yunanistan in kredi notunun yuksek tutmalariyla ilgili belkim degrceksiniz arkalarinda avrupa merkez bankasi var ama yunanistanin debt/gdp miktarina bakin hala cok cok yuksek degerlde olup boyle yuksek not aliyot olmasi adil mi ?basit bit soru

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Emre TEMELKURAN4 Ekim 2018 17:09

      Yunanistan Yunanistan üretiyor, kendini pazarlıyor. Sen başında milenyum mollası ve bedevi sülalesini tanıtım aracı ve rehber yaparak çöp bile olamazsın. Bkz üretimi terk etse de pek negatif etkilenmeyen İngiltere. Marka Algı İmaj Vizyon

      Sil
    2. Yunanistan dibe battı ve aldığı önlemlerle çıkışa geçti. Biz ise batıyoruz. O nedenle ratinglerde sorun yok.

      Sil
    3. Recep Er, yine mi sen? Noktalama isaretlerini kullanmayi hala ogrenemendin mi?

      Sil
  29. Inat da bir muratdir derdi rahmetli annanem. Ama her inat iyi murada götürmüyor insanı. Bedeli umarım stagflasyon olarak ödenmez

    YanıtlaSil
  30. hocam güven endeksleri ekonomide bir nevi beklentiler ekonomisi ya da davranışsal ekonomi diyebileceğimiz ekonomi için de önemli bir parametredir değil mi?. saygılar hocam..

    YanıtlaSil
  31. Ekonomi ekonomi diyorsunuz ama aslinda para piyasasindan bahsediyorsunuz. Butun gostergeler para piyasasina yonelik, isi para almak, para vermek olan sektorler. Ureten? Yok. Calisan? Yok. Para piyasasi saglam olsun da, onlar basinin caresine zaten bakar iktisadi.

    Turkiye'de varsa yoksa para piyasasi. Baksaniza tum sektorler kotumser, finans sektoru yoneticileri iyimser. "Ulusu" guya bankerlerin elinden kurtaracagiz diye imparatorluk yiktik, gene olmadi, gene olmadi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Para, kur ve faiz yanlış kurgulanırsa üretim olmaz.

      Sil
    2. Çok doğru bir tespit. Başka no comment..

      Sil
    3. Mahfi Egilmez, ilginc. Adam Smith bunlarin hicbirini uretimin faktorleri arasina koymamis.

      Sil
    4. 00:33 Laf çaktığını düşünüyorsun ama bayağı bir geriden geliyorsun. Hani derler ya sen gelirken ben gidiyordum. Sen o gelenlerden bile değilsin bu trollükle. Büyükada’da tur atan gözü kapalı atlar gibisin.

      Sil
  32. Hocam sayıştayın açıkladığı raporları değerlendiren bir yazı kaleme alacak mısınız?

    YanıtlaSil
  33. Hocam yanılmıyorsam derecelendirme kurumlarından biri, kurumsal yozlaşma ve verilerin buna bağlı olarak güvenilmez olduğu iddiasıyla ülkemizden çıkmıştı. Borca batık bir ülke nasıl olupta fahiş büyüme oranları açıklayabiliyorki? Tüketimin büyümesi tek başına neyi ifade edebilir? Açıklanan enflasyon 24% benim karşılatırmalı harcamalarım arasındaki fark 50%’den fazla. Geçen yıl 5tl/kğ ödediğimiz salkım domates 12.50/kğ söylemek istediğim devletin söyledikleriyle piyasa arasında uçurum var.

    YanıtlaSil
  34. Hocam, herzamanki gibi açık net ve aydınlatıcı bir yazı. Elinize sağlık.

    Sektörel güven endeksi anketinde özellikle inşaat sektörü guven endeksi neredeyse dip yapmış.

    Son 15 yıldır ülke ekonomisinin lokomotifi konumundaki bu sektörün %53 e gerilemesinin sonucunu nasıl hissedeceğiz.

    Yıkıcı bir inşaat fırtınası yaklaşıyor gibi.. ne dersiniz.?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Yaklaşmaktan daha yakın galiba.

      Sil
  35. Bu listeyi hazırladım:

    1. Mahfi Eğilmez (Kurul başkanı ve basın sözcüsü)

    2. Ege Cansen

    3. Asaf Savaş Akat

    4. Taner Berksoy

    5. Refet Gürkaynak

    6. Paul Krugman

    7. Erkin Şahinöz

    8. Özgür Demirtaş

    9. İbrahim Turhan

    10. Daron Acemoğlu

    Yukarıda isimleri yazılı olan kişiler, herhangi bir siyasi partide aktif değil.

    Bu kişilerin, kendilerine has, iktisadi, siyasi, dini, sosyolojik görüşleri var.

    "McKinsey" ile anlaşmış olmak yerine, bu 10 kişi, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, yakın-orta-uzak gelecekte ülke ve dünya ekonomisinin muhtemel yönleri, mevcut ekonomik krizin analizi ve çözüm önerileri üzerine raporlar hazırlayıp, sadece T.C. hükümetine değil, bütün topluma periyodik olarak açıklamalar yapsa, olmaz mı?

    Mahfi Bey'in cevabı nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kardeş, sen bu listeyi hazırlamışsın da, ya şimdi "Dış güçlerin Türkiye'deki adamları işte bu 10 kişi!" diye bir safsata ortaya atılır ve bu 10 kişi hapse atılırsa ne olacak peki?

      Ve Krugman ile Acemoğlu, taaa ABD'den Türkiye'ye nasıl getirilecek de hapse atılacak? Bunları hiç düşündün mü?

      Sil
    2. Bunların işi değil o.

      Sil
    3. Beni kurul başkanı yaptınız bari basın sözcüsü yapmasaydınız.

      Sil
    4. Bence asagidaki liste daha gercekci olur:

      1- Recep Tayyip Erdogan
      2- Recep Tayyip Erdogan
      3- Recep Tayyip Erdogan
      4- Recep Tayyip Erdogan
      5- Recep Tayyip Erdogan
      6- Recep Tayyip Erdogan

      Vekili Berat Albayrak. Ne yani her herde boyle degil mi artik?

      Sil
    5. Hocam kafam karıştı.

      Sil
    6. uğur civelek ve erinç yeldan eksik bu listede!..

      Sil
  36. Hocam yazı için teşekkürler.
    İktisat bölümü son sınıf öğrencisiyim.
    Üniversite tez çalışması için tez konusu tavsiyeniz varmıdır?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2003 - 2018 Arası Türkiye Ekonomi Politikası

      Sil
  37. Iyi günler mahfi hocam konuyla alakasiz ama m3 para arzinin azalması enflasyon bu denli yuksekken özel sektoru likidite konusunda daha da zor durumda birakmaz mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dövizi baskılar

      Sil
    2. Piyasada TL azalırsa likidite sorunu çıkar, TL çoğalırsa bu kez dövize talep artar. Önemli olan ekonomiyi bu tür kırk katır kırk satır ödünleşmesine (trade off) getirmemek.

      Sil
    3. piyasada yuksek faizler ve dusen alim gucu nenediyle tl yok varsa da piyasada donmuyor.
      Dovizin baski altinda olmasinin en onemli nedenlerinden biri de bunlar. Millet can derdinde gecim sikintisinda birak dovizi elma ekmek alacak parasi yok.
      Kisaca likitide sikismasi soz konusu bu daha da ilerleyecek onumuzdeki donemlerde

      Sil
  38. Hocam sizi uzun zamandır takip ederim ülkedeki ekonomik olumsuzlara her zaman benden daha iyimser yaklaştınız.

    Benim düşüncem 2018 de kriz hissedileceği 2019 ve 2020 yıllarında krizin yaşanacağı bu beklentiler karşısında İngiltere başta olmak üzere sürekli bize pompalanan Türkiye iyi yolda diye yapılan yalan haberleri ve araştırmaları yandaş medya gördünüzmü İngiltere bile bizim gücümüzü kabul etti dedi.

    Fakat bu krize giden yolda bize asfalt yol yaptıklarını her zaman söylemişimdir. 2025 yılında Türkiye dünyada ekonomik büyüklük olarak ilk 10 ülke arasında yer alacak yalanlarına kadar haber yapıldı çok yakın zamanda yapılan haberler bunlar. Ancak size 2015 yılında söylenen 2025 yılında Türkiye ekonomik büyük güç olma yolunda gibi manipülatif haberleri ekonomistler dahi kabul etmiş gibi alkışladı.

    Benim beklentim her zaman gerçek değerler üzerine olmuştur yani 2015 te çocuk yapmayan birinin 2025 te 10 yaşında çocuğu olamaz, Kısaca İlk 10 ekonomi arasında yer almanız için hiçbirşey yapılmadan 10 sene sonra İlk 10 ekonomi arasına girecez demek saçmalıktır.

    Dolayısı ile bu beklenti anketleride kısa vadeli ve anlık karakterize olmuş cevaplar bunlara değil uzun vadeli beklentilere bakmak lazım işte duru uzun vadede çok sıkıntılı bunu artık kabul etmeliyiz.

    Yanlış yapılan Ekonomi politikaları ve sizin önerilerinize sonuna kadar katılıyorum çok değerli bir bilim insanısınız Türk halkına bu blog sayesinde düşüncelerinizi bedava paylaştığınız için de size minnettarım hürmetler size ve sizin değerinizi bilen herkese.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.

      Sil
    2. Kuzey Kıbrıs ekonomisi daha beter oldu beklenen enflasyon %40, Elektriğe %50 zam geldi. Benzin rekor kırdı, Kıbrıs'taki tek gündem ekonomik kriz. Burdada durum vahim, Türkiye de ses yok burada sokakta bazı protestolar oldu sokaklarda.

      Sil
  39. Bu tablo tersine döner.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl.?

      Sil
    2. Hangi tablo? Tersine donerse ne olur? Davulu sol elle calmak gibi bir etkisi olur mu?

      Sil
  40. Siz sürekli, dedikodu üzerine analiz yapmadığınızı, veriler üzerine analiz yaptığınızı söylüyorsunuz.

    Uğur Gürses'in:

    2 Ekim tarihli "Borsadan al İşsizlik Fonu haberini" yazısını:

    https://ugurgurses.wordpress.com/2018/10/02/borsadan-al-issizlik-fonu-haberini/

    4 Ekim tarihli "İşsizlik Fonu’nun parası bakanlıktan habersiz aktarılmış" yazısını:

    https://ugurgurses.wordpress.com/2018/10/04/issizlik-fonunun-parasi-bakanliktan-habersiz-aktarilmis/

    okumaya vaktiniz oldu mu?

    Görüşlerinizi yazar mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uğur Gürses'in yazısını okudum. Çok doğru tespitler ve analizler içeren bir yazı. Bu yazıda yazılanların doğruluğu hükümet yetkililerince yapılan açıklamalarda da ortaya çıktı zaten.

      Sil
    2. Yıllar önce bir doktora dersi öncesi
      Uğur Gürses, Asaf Savaş Hoca'yı ziyarete gelmiş,
      sınıftan tam çıkıyorlar,
      O an kafam dağınık.

      Asaf Hoca, Uğur Gürses'i gösterdi, bana sordu:
      "Yazılarını okuyor musun?" diye.
      İlk kez görmüşüm, kim olduğunu çıkaramadım.

      Gayri ihtiyari, "Yok" dedim, "Hiç tanımıyorum."
      Bir an durakaldılar.

      Halbuki her gün yazılarını okurum,
      Bütün ekonomistleri okumak gerekir zaten,
      Yazılarını, tarzını, düşüncelerini bilirim,
      Gürses'e ayıp oldu,
      Hala unutamam.

      Uğur Gürses okur burayı,
      Böyle bir olaydır.

      Sil
    3. Kriz yok diyenler Serbest piyasaya müdahele ediyor ekmek fiyatlarına yapılan mecburi zammı iptal ediyor, Yastık altında Dolar, Euro, Altın ne varsa getirin deniliyor ama Kriz yok hala, Bitmiyor İşsizlik fonuna el atıp parasını el atından heryerde kullanıyor zengini kurtarma operasyonlarında kullanılan Kamu Bankalarının Sermaye rasyonlarını yüksek göstermeye çalışıyor, Yetmiyor McKinsey Ekonomiyi düzeltecek diye dönüşüm ofisi açılıyor ama kriz deniliyor. Ozaman neden bunları yapıyorsun diye soran yok. Madem kriz yok markette herşey 2 katı fiyatına çıktı ozaman marketlere de ceza kesin yada Madem kriz yok ÜFE % 46 Tüfe % 24 patladı gidiyor Dolar 3 TL asla olmaz diyordunuz şimdi 6 TL altına iner mi diye tartışılıyor.

      Kriz kime yok, yok diyene mi, yada krizi görüp hala göz yuman dilsiz şeytanlara mı.
      Biliyorsunuz 'haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır'. Hadisi Şerifi var.
      Ayrıca Zulüm kimden gelirse gelsin karşısında durmak var islam dininde dimi. Şimdi sorgulayın bakalım kendinizi kim islam kim değil.

      Sil
  41. Sayın eğilmez ben 2005-2006-2007 dede ekonomiye güvenim yoktu. Uygulanan ekonomik modelin bizi on yıl sonra duvara toslatacağını çevremde herkese söylüyordum. Düşük kur yüksek faiz modeli önce bizi dışa bağımlı hale getirdi sonrada canavara dönüştü. Hafızam beni yanıltmıyorsa ntv de üç kişi program yapıyordunuz o yıllarda. Deniz gökçe falanda vardı ara sıra izliyordum üçünüzde bir hükümet güzellemesi yapıyordunuzki gözlerime inanamayarak izliyordum ekonomik göstergelerin çok iyi olduğundan ülkenin hızla kalkındığından dem vuruyordunuz. Şimdi niçin eleştiriyorsunuz anlamadım. Bugünlerin tohumu 2005 lerde atılmadımı düşük kur yüksek faiz zırvalığıyla dış yatırımcı çekmemiz lazım güzellemeleriyle yerli üretici bitirilmedimi ve önde gelen ekonomistlerimizin hrpsi buna çanak tutmadımı. Tutmadı demeyin şuan eleştirenlerin hepsi o dönemde hükümetin doğru ekonomik politka uyguladığından dem vuruyordu buna sizde dahilsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın bayım, adınızı yazmadığınız için böyle hitap ediyorum kusura bakmayın, ben o dediğiniz programda sizin dediğiniz tarihlerde yoktum. Benim yerime Ege Cansen kadroya dahil olmuştu. Bana da sima olarak benzer. Karıştırmanız normaldir. Bu birinci mesele. İkinci mesele ben kimseye güzelleme yapmam. Adetim değil. Uygulanan bir ekonomi programı aklıma yatıyorsa iyi derim yatmıyorsa kötü derim. Hiç bir şey sürekli kötü olmaz hiçbir şey de sürekli iyi olmaz. Ancak fanatikler için sürekli iyi ya da sürekli kötü vardır.

      Sil
    2. Sayın bay sanırım karışırdı.

      Deniz gökçe için geçerli olan bir değerlendirme.

      Ben de hatırlarım o güzellemeleri. Fakat fark ettiğin tek şey ilişkilerin arasında mahfi hoca bayağı zorlandı. Zira yandaslık ve yalakalik had safhadaydı.

      Yine de sayın bay tarihleri karıştırdı.

      Sil
    3. Türkiye'nin sorunu her zaman hesapsız büyümedir kur-faiz vs. onlar etki. bir yerde bir hareket oluyor ancak göstergeler değişmiyor - hepsi iyiye gidiyorsa bilki risk artıyordur, bu bir denge meselesi, bir şey aratarsa bir şey azalıyordur muhakkak. Türkiyeye her parasını getiren kazanıyor söylemine kimse kanmaz; titancılar-öküz bankçılarda öyle diyorlardı bak ne oldu. dolar borç alıyorsan dolarla üretceksin, tl alıyorsan tl, dolarla borç alıp tl, tl ile borç alıp dolar yatırımı yapmak her zaman risktir (2005'de tl borçlanmak iyi değildi şimdi tam tersi)... düşük kur hammade alıp ürün satanın işine yarar yani üretenin, yatanın işine ise düşük faiz gelir ki borcu enflasyona ödetsin, ama herkes uzun süre aptallık etmez dolarize olursun bir süre sonra inanç kalmaz söylemine.

      Sil
    4. Çok özür mahfi bey evet şimdi dönüp tekrar geçmiş videoları izledim sizi karıştırmışım ama şunu çok iyi hatırlıyorum yüksek faiz düşük kur modeline karşı çıkmıyordunuz 2001 krizi sonrası yabancı yatırımcı çekmek için faydalı diyordunuz belki sizde hesap edemediniz hükümetin işin suyunu çıkaracağından çünkü bu model okadar uzun süre uygulandıki yerli bitti tükendi ruhuna fatiha okunduktan sonra bir gece fedle uyandık ki yerli bitmiş herkes ithalatçı olmuş

      Sil
  42. Hocam enfes bir yazı kaleminize sağlık

    YanıtlaSil
  43. hocam ellerinize sağlık maliye okumama rağmen çoğu ekonomi yazısı sıkıcı gelirken sizinkilerden hem ders çıkararak hem keyif alarak okuyorum

    YanıtlaSil
  44. Şu an itibarı ile Mahfi hoca gibi ekonomistlerin söylemleri
    ve halkımızın tutumu. 1dakika

    https://youtu.be/5WveHLTjvQI?t=843

    YanıtlaSil
  45. Değerli hocam;Eğitimini almadığım halde ekonomi bilimini sayenizde hasbelkader öğrenmeye çalışan bir takipçiniz olarak ₺ faiz oranlarının %30-35'e çıkmaması halinde küçük tasarruf sahiplerinin hiç bir şekilde ₺'sına dönmeyeceğine eminim!İnancı gereği faiz almayan 'muhafazakar' insanlar da kalkınma bankalarında paralarını koruyacak 'kar payı' oranını kazanamayacaklarını gördüklerinden ellerindeki küçük de olsa mevduat değeri taşıyan varlıklarını döviz olarak tutacaklardır.Diğerleri de yeterli kazanç elde edemeyeceklerini bildikleri için dövize yönelecektir.İki varsayım da aynı sonuca çıkar;Küçük tasarruf sahibi,inancı ne olursa olsun 'elindeki' birikiminin yok olmasını istemeyeceğinden her fırsatta kendince mantıklı olana yönelecek ve elinin altında döviz bulunmasını isteyecektir.Türkiye'de Türk vatandaşlarının ₺ ile birikim yapmasının koşullarının 21. yüzyılın ikinci yarısında oluşmasını diliyorum.Mahfi Hocamıza bir not:Takipçileri içerisindeki iktisat eğitimi almayanları ilkokuldaki bir çocuğun öğretmeni gibi sabırla eğittiği ve eğitimini almadığım bir konuda görüşlerimi yayınlayabileceğim blok oluşturduğu için kendisine şükranlarımı ve minnet duygularımı sunuyorum.

    YanıtlaSil
  46. Hocam Mckinsey nin gelmesi ile güven arasında bir ilişki olabilir mi?

    Yani sonuçta sayıştay ın verilerine y. Dışı güvenemez, “ buraya da bi akraba koymuşlardır” düyebilirler fakat mckinsey raporu yayınladı mı, al kardeşim bu benim karnem daha neyine güvenmeyeceksin derler. Veya bu soruyu hiç sormazlar.. Sizin fikriniz nedir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yanıtlayana kadar McKinsey gidiyor galiba.

      Sil
  47. Hocam selamlar krizin başındayız yoksa en kötüsünü geride mi bıraktık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başındayız maalesef.

      Sil
    2. suan basindayiz
      kur soku atlatildi gibi ama hala potansiyel var cari acik kapanmazsa sayet
      Suan kur soku ve faiz soku hasebiyle banka sirketler ve kisiler zor durumda
      bu, ozellikle kasim-subat arasinda cok ciddi hissedilecek.
      Dua edelim cari acik kapansin herhangi bir kur soku daha yasamayalim.Yoksa surec cok daha cetin olacak.

      Sil
  48. Hocam hem tüketici hem üretici hem finans tarafında ekonomiye güven azalıyor. Halkında güveni azalıyor buda net peki bu yabancılar neden Türkiye ye yatırım yapıyor bankalar satılıyor, yada köprüdeki italyanların hissesini almak isteyen Çin mesela son dönemde. Bu adamlar yaş tahtaya mı basıyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok ucuza kelepir ülke

      Sil
    2. Türkiye şu anda varlık satışlarına başladı,
      Kredi risklerini düşürmek için.
      Türkiye IMF'nin yapılmasını istediği şeyleri yapıyor.
      Bu işlerin denetimini ve yol göstericiliğini McKinsey yapıyor.

      Önümüzdeki dönemde ücret artışları enflasyondan daha düşük olacak.
      Böylece TÜFE, ÜFE nin altında olacak,
      Başka bir tabir ile Üretici maliyeti fiyata yansıtamayacak,
      çünkü ürünün alıcısı olmayacak.
      Bu enflasyonu baskılayacaktır,
      Ürün çeşidini azalatacaktır.

      Şu anda ülkeyi batırmadan yapılması gerekenler yapılıyor.

      Mahfi hocanın yıllardır bahsettiği yapısal reformalara gelince,
      Benim ömrüm onların yapıldığını görmeye yetmez,
      Sizleri bilemem.

      Cebinde parası az olan halkın güveni çok önemli değil,
      Çünkü cebinde olanın hepsini harcamak durumunda,
      Yatırım yapacak bir parası yok halkın.

      Yani başka bir deyiş ile,
      Ayda 2000TL kazanan bir insan ekonomiye güvense ne olur güvenmese ne olur?
      Güvenmedi diye 1000TL tasarruf mu yapacak?
      Güvendi diye bir yerlere yatırım mı yapacak?
      2000TL kazanan bir insan, fiyatların etkisi ile tüm parasını harcayacak.

      Adam Smith babanın dediği gibi,
      Cebinde parası adam talep yaratır,
      Beklenti yaratır,
      Tasarruf yaratır,
      Cebinde ancak aylık geçimini sağlayacak parası olan adamın
      Güven/Güvensizlik duygusu ekonomiyi etkilemez,
      Bütün parasını zaten harcamak zorunda,
      Sistemin içinde payı belli.

      Cebinde parası olan Çinli, Avrupalı ve Amerikalının güveni önemli,
      Onlar McKinsey ile güven duyar ise,
      Varlıkları alırlar.

      Şu an Türk varlıklarının fiyatları çok iyi,
      Çok ucuz.

      Sil
  49. Hocam klasik dikotomi para arzini artirarak milli gelirin artirilamayacagini savunuyor, ancak is lm analizine göre ise para politikasi gecerli oluyor..burada bir celiski yok mu? Yoksa ben mi yanlis biliyorum..şimdiden teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Is Lm modelinde de genişletici para politikası her zaman milli geliri artırmaz ( likidite tuzağı) klasik dikotomiye göre reel değişkenler ( verimlilik , velocity ) ekonomideki reel değişkenlere etki edebilir .

      Sil
  50. Ekonomide kullanılan terim, kelime, kavram, teorileri, bir sözlük gibi yazacağınızı, kitap hazırlığı içinde olduğunuzu söylemiştiniz. Hangi aşamadasınız?

    "Önceden fiyatlanmıştı zaten" ifadesini çok duyuyoruz. FED faizi arttırsa da arttırmasa da, ekonomistlere ve ekonomi bülteni sunan televizyonculara sorduğumuzda "önceden fiyatlanmıştı zaten, bu nedenle kurlarda dalgalanma olmadı" diyorlar.

    "Önceden fiyatlamak" ne demek?

    FED içinden birileri, faiz kararını, resmi açıklama saatinden önce bazı piyasa oyuncularının kulağına mı fısıldıyor?

    TCMB faizi arttırsa da arttırmasa da, "önceden fiyatlanmıştı zaten" diyenler neredeyse hiç yok. Ama FED faiz arttırdığında, "önceden fiyatlanmıştı zaten" diyenler hep var. Niye böyle? TCMB'yi, FED'den farklı kılan ne?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitap aşağı yukarı hazır ama sırada Tarihsel Süreç İçinde Dünya Ekonomisi kitabı var. Şu aralar o baskıya hazırlanıyor. Öteki kitap seneye gelecek.
      Olması beklenen bir şeyin yapacağı etkiyi ifade etmek için önceden fiyatlamak deniyor. Mesela Fed'in faiz artıracağı tahmin ediliyor, bunun da bizde kuru artıracağı tahmin ediliyor ve ucuzken dolar talep ediliyor. Bu durumda faizin artışının etkisi önceden dolar değerine yansımış oluyor.

      Sil
  51. Mahfi amca...

    Mahfi amca...

    "Ekonomik kriz var" algısı yaratma Mahfi amca...

    Aklını başına devşir Mahfi amca...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gonderenin IP adresi 92.44.25.138. Geo-location Istanbul. Servis saglayici TurkTelekom.
      "Aklını başına devşir" tehdidi halka acik olarak yapildi. Konuyu screen shot alarak ve IP adresini de bildirerek Istanbul Cumhuriyet bas savciligina ilettim. Bu sekilde internet sitelerinde nasil olsa bulamazlar diye dusunup tehdit eden pek cok kisi hapiste bugun, hatirlatmak isterim.

      Sil
    2. Bence o başvuruyu geri alın. Bu belli ki kendisini komik sanan birisinin yaptığı bir sözde şaka.

      Sil
  52. Hocam Hükümet Serbest piyasa ekonomisinden asla taviz vermeyeceğiz dedi fakat şimdi Devlet pisaya müdahele ediyor Ekmek fiyatlarına yapılan zammı Valilik aracılığı ile iptal ediliyor. Fiyatlara müdahele etmek krizi daha da derinleştirmeyecekmi. Tüm maliyetler arttı mazot elektirk doğalgaz un maya tuz fiyatları bunların hepsi ekmek maliyetlerine yansıyor bu adamlar nasıl eski fiyattan ekmek satacak kaldı ki zaten fiyatlar çok düşük diye şikayet ederken bu sefer batmayacaklar mı. Fırınlar battığında ekmek arzı azalacak doğal olarak fiyatlar yine yükselecek hem işsizlik artacak hem şirketler batacak bu ekonomiyi daha kötü yapmaz mı. Devlet kendisi Elektrik su doğalgaz zammı yaparken neden özel sektöre zam yapmayın diye baskı yapar sonuçta maliyetleri kendisi artırıyor. her yıl alınan harçlara zam yapılarak cezaları yükselterek kendisi istediği gibi zam yaparken özel sektöre yada küçük işletmelere siz batın demek olmuyor mu bu anlayış. Sizin görüşünüz nedir bu konuda ekonomi daha kötü olmaz mı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belirttiğiniz gibi devletin piyasaya müdahale etmesi doğru değil. Elektrik v.b. maliyetlerde bir artış olduğu da doğru. Ama ekmeğe yapılmak istenen zam maliyet artışının çok ötesinde. Türkiye'de fırıncılık sektörü verimsiz işletilen ve bu nedenle çok yüksek maliyetle üretim yapan bir sektör, hazır her şey zamlanırken arada bu zammı da geçirmek gibi bir yaklaşım olduğu anlaşılıyor. Yine de devletin müdahalesi yerine sorunu piyasanın çözmesi (örneği tüketicilerin zam yapan fırından ekmek almaması) daha doğru olur.

      Burada belki asıl sorun, fırıncılar odası gibi meslek birliklerinin bir malın fiyatını belirleyip ilan etmesi ve daha ucuza satmak isteyenlere ceza uygulayabilmesi. Biz halk olarak bu türden lonca teşkilatlarını çok matah bir şey zannediyoruz, ancak bunlar rekabeti engelledikleri için ekonomik gelişmeyi de engelliyorlar. (Örneğin daha ucuza ekmek satıp pazar payını arttırmak isteyen bir fırıncı bunu yapamıyor.) Osmanlı ekonomisinin çöküşünde bu durum da bir etkendi, ama biz 21. yüzyılda hala meslek odalarının fiyat belirlemesini faydalı bir şey sanıpalkışlamaya devam ediyoruz.

      Sil
    2. 2015 un çuvalı fiyatı 60 TL Maya koli fiyatı 35 TL
      2016 un çuvalı fiyatı 70 TL Maya koli fiyatı 45 TL

      2018 un çuvalı fiyatı 110 TL Maya koli fiyatı 60 TL

      Şimdi bu fiyatlara Doğalgaz zammı, Elektrik zammı, Su zammı, Kira zammı, İşcilik zammı, Tuz fiyatları zammı, Akaryakıt zammı, ve SGK muhasebe poşet zamlarınıda ekleyin maliyetler 2 katına çıkıyor sonra konuşurken Fırıncının % 30 işcilik maliyetini olduğunu bilerek ayrıca işçininde ev kirasına gelen zammı ve diğer zamlarını düşünerek işçiye verilecek zammı bilin.

      Sil
  53. Mahfi bey 2002 ve 2018 Türkiye ve Amerika
    arasındaki enflasyon farklarını çıkartıp dolar kuru hesaplamak doğru olur mu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu da bir yaklaşım. Ama bizdeki enflasyonun doğru hesaplandığına inanıyorsanız doğru olur.

      Sil
    2. Hocam enflasyon hesaplaması yapan kurum TÜİK in güvenilir olmadığını mı düşünüyorsunuz?

      Sil
  54. Hocam 2 3 aydır takip ediyirum çözüm önerisi olarak genelde yargi reformunu öneriyorsunuz bunu bir yazınız da açar mısınız ? Ya da anlattığiniz eski bir yazinjz var mı? Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hocanın değişim sürecinde Türkiye kitabını okuyunuz. Sorunuzun cevabı orada

      Sil
  55. Hocam çok teşekkürler bu ve diğer tüm yazılarınız için,ilgi ile zevkle devamlı sizi takip ediyor .sizden her seferinde yeni bilgiler öğreniyorum .iyikide varsınız. Sağ olun.cok çok tesekurler

    YanıtlaSil
  56. Hocam yazı ile alakası yok ama bir sorum olacaktı.hocam biz neden süper ligde oynayan futbolculardan %15 gibi düşük ve sabit oranda gelir vergisi alıyoruz işçinin,memurun bile ödediği vergi oranı yılın sonuna doğru %30 a kadar çıkarken futbolcuların ödediği vergi oranı çok düşük değil mi?(bildiğim kadarıyla Fransa, İspanya gibi ülkelerde futbolculardan yüksek oranda vergi alınıyor) Bunun bütçeye olan etkisi ne boyuttadır? Bu konu ile ilgili bir yazı yazar mısınız? Teşekkürler şimdiden

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye de tribünde oturanlar,
      izledikleri futbolcuların kendilerinden daha az vergi verdiğini bilmediği için.

      Sil
    2. Yanıt iyi ama doğrusu şu: Tribünde oturanlar ne kendilerinin ne de futbolcuların ne kadar vergi verdiğinin bilincinde değiller.

      Sil
    3. Vergiyi statik yapıdan dinamik bir yapıda uygulayan bir ülke var mı?
      Kişi Başına Düşen Gelir Düzeyi arttınca vergi matrahını yükseltilse, Kişi Başı Milli Gelir Düşüncede düşürseler.
      Milletvekili özlük haklarını da benzer şekilde milli gelir düzeyi artınca artırsalar, düşünce de düşürseler SIKLIKLA VURGU YAPILAN 'LİYAKAT' ile uyum sağlanmış olur.

      Sil
  57. 02.05.2018 Haberi

    39 ülkenin yer aldığı araştırmaya göre, 2010 yılından bu yana konut fiyatlarının en fazla yükseldiği ülke yüzde 106.8’lik artışla Türkiye olurken; ikinci sırada yüzde 94.7 ile Brezilya, üçüncü sırada ise yüzde 82.2 ile İzlanda yer aldı. Araştırmaya göre konut fiyatı en çok artan ülkeler arasında Türkiye, Brezilya ve İzlanda’nın ardından ilk 10’da yer alan diğer ülkeler ise sırasıyla şöyle gerçekleşti: Estonya yüzde 72.9, İsveç 56.5, İsrail 56.4, Kanada 54.3, Çin 49.2, Avusturya 48.8, Endonezya 47.2.

    EURO BÖLGESİNİ 16’YA KATLADIK

    Araştırmanın OECD ve Euro Bölgesi’ndeki konut satış fiyatlarının ortalama yükseliş oranlarını da ortaya koyduğunu ifade eden Coldwell Banker Türkiye Ülke Başkanı Dr. Gökhan Taş, “Söz konusu verilere göre; 2010-2017 yılları arasında OECD ülkelerindeki ortalama fiyat artışı yüzde 24,7 seviyesinde gerçekleşirken, geçtiğimiz 7 yılı ciddi bir finansal belirsizlikle geçiren Euro Bölgesi’nde ise bu rakam yüzde 6,7 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde Türkiye’deki konut satış fiyatı artışının yüzde 106,8 olduğunu düşündüğümüzde, ülke olarak, konut fiyatı artışında OECD’yi 4’e, Euro Bölgesi’ni ise 16’ya katladığımızı ifade edebiliriz” şeklinde konuştu. Ülkelerin gayrimenkul pazarlarını analiz etmek için, satılık konut fiyatlarının yanında kiralık konut fiyatlarında yaşanan hareketin de analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Taş, “Kiralık konut fiyatlarında 2 ülkenin Baltık ülkelerinden oluştuğunu, Türkiye’nin yine ilk 3 ülke içinde yer aldığını görüyoruz” dedi.

    Konut fiyat artışında Dünya şampiyonu olan Türkiye ve Brezilya durumları ortada bundan 5 ay önce konutta fiyat artışında Dünya şampiyonuyuz şimdi 2 ülkede krizde bu krizi 2008 de ABD yaşamıştı ilk konut alacaklar konut fiyatları çok yüksek olduğu için alım yapmadıkları için konut stokları elde kaldı hem finansal piyasaları hemde konut sektörünü vurdu.

    Avrupa birliği ülkelerinde 16 kat daha fazla fiyatı yüksek olmasından gurur duyan ülkemiz şimdi kendi parası pul oldu ama Avrupa hamaset siyaseti yapmadığı için bizde parası 1 euro 7 TL oldu parası bize karşı 7 kat daha değerli.

    Zamanında 2 milyon Euro fiyata daire satanlar batmalı, Siz ozaman halkı düşünmediniz kusura bakmayın lütfen batın kurtulalım sizin gibi sömürgecilerden. Halkını değil kazancını düşünen herkes batsın bu kriz halkın krizi değil halkı ezenlerin krizidir.

    Şimdi hocama soruyorum; Dolar mı yükseliyor, Yoksa Türk Lirası mı değer kaybediyor.
    Dolar her para birimine karşı değer kazanmış olsada bizim paramız neden daha çok değer kaybediyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar yükselince TL değer kaybeder.

      TL değer kaybedince Dolar yükselir.

      Bu böyle bir kısır döngü yıllardır döner kardeşim. Üretime dayalı bir ekonomi inşa etmezsen bu böyledir.
      Parasal veya finansal oyunlar ile işi kıvırmaya çalışırsın.. sonuç da ortada.

      Bu ülkenin iflası inşaat sektöründen olacak. Milyonlarca insana 35 katlı beton gökdelenlerdeki daireleri muhtesem yaşam alani diye 10 misli fiyata satıp borclandirirsan ve bu inşaatların malzemeleri ithal ve dolara endeksli olursa işte böyle olur.

      Hele bir bekleyin. Inşaat sektoru bombası henüz patlamadı.

      Sil
    2. Enflasyon diye bir kavram var, hiç duydunuz mu? Türkiye'de 2010 yılından bu yana konut fiyatları yüzde 106.8 artmış da, aynı dönemde enflasyon kaç olmuş? Enflasyon oranını dikkate almadan nominal fiyat artışı üzerinden balon tespiti yapılmaz, tıpkı enflasyon oranını dikkate almadan nominal faiz oranı üzerinden "faiz çok yüksek" tespiti yapılamayacağı gibi.

      Sil
    3. Adsız 17:11

      Arkadaş Dünyada fiyatı en çok artan konut bizde deniliyor hemde çok fazla arz olduğu halde fiyat çok yüksek. Ayrıca Euro bölgesinde Enflasyon mu patladı aynı, Bizde o dönemde enflasyon patlaması mı vardı hayır yada neflasyon kadar mı fiyatlar yükseldi. Aynı durum ABD 2008 krizinde yaşadı İlk konut alanlar konut fiyatları çok yüksek olduğu için alamayınca konut fazlası oldu ve gayrimenkul krizi finans krizine dönüştü olayı anlamamak için bir sebep yok yani. Konut fiyatı 12 yıllık kira getirisi kadardır ve siz 2000 TL kira getirisi olan bir daireyi yıllık 24.000 TL çarpı 12 yıl : 288.000 TL yapar anladınız mı olayı. Ayrıca ev kirası asgari ücretten fazla ise insanlar yine konut alamaz biraz mantık çalıştırsanız zaten 1500 TL asgari ücretle nasıl ödeyecek kirayı söyleyin

      Sil
    4. Daha patlamadı, daha patlamadı diye diye kaç yıl geçti.

      Bir de sanırsınız yapılan her inşaat gökdelen, fiyatı da 2 milyon euro.

      Sorunlu kredilerin oranı yüzde 3. Esasında yüzde 6, ama konut kredileri sayesinde yüzde 3'e düşüyor. Konut kredilerinin ise yarım puan civarındaydı. Yüzde 1 bile değil. Teminatı ise konutun kendisi.

      Bizde şöyle bir süreç yaşanmadı ki; konutu alan kişi, konutun çok değerlenmesinden dolayı konutu ipotek ettirerek iki üç kez kredi çekmediki amerikadaki gibi. Ya da bankalarımız bu konut kredilerini menkulleştirip türev piyasalarında risklerini kat be kat arttırmadılar.

      Sektörü suçlu ilan edip batsın bunlar demek nasıl bir zihniyet; cebinde 2 milyon eurosu olanlar akılsız insanlar mı? Ki kaç adettir Türkiye ölçeğinde?

      Sektör krize grebilir, batabilirde ama batarsa sen oh olsun bile diyemez, çoktan kendi derdine düşmüş olursun. Herşey birbiriyle ilintili bir birine bağımlı.

      Sil
  58. Hocam birseyi cok merak ediyorum. Ingilterenin 8 trilyon dolar dis borcu var gdpsinin 4 kati. Bu kadar borcu nasil finanse edebiliyor. Tamam paralari rezerv parada ama yinede bu cok ciddi bir oran degil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu onların sorunu. Şu anda Dünya egemenlerinden biri olan ingiltere bunun farkındadır muhakkak.

      Buz kendi işimize bakalım. Ülkemizin ne kadar borcu var onun farkındamiyiz. Bizim bu borcu bugünkü konjonktürde çevirmemiz mümkün mü.. ya da hangi bedel karşılığında.

      Hiç gereği yokken ülke yi sadece 15 yılda bu hale getirenleri ve nedenlerini tespit edeceğimize ingilterenin borcu ile kafa yormanin gereği var mı..

      İngilterenin 8 trilyon dolar borcunun olması bizim durumumuzun daha iyi olduğunu göstermez.

      Sil
    2. 1. İngiltere, Japonya vb gelişmiş ülkelerin varlıkları değerli ve dünyada talep gören varlıklar.
      Türkiye varlıkları o kadar değerli değil, Dünya da talebi düşük olan varlıklar. Onların borçluluğunun GSYH oranının yüksek olması normaldir.

      2. Piyasalara, düzenleyici kurul ve siyasete olan güven sayesinde yeni borç alabilirler, eski borçlarını faizler düştüğünde yeniden yapılandırırlar, borçlarını çevirme sorunları yoktur, borçları kontrol altındadır.

      3. Aldıkları borçların faizi. Çoğu Türkiye den çok daha ucuza borç alıyor.
      Onlar 30Milyar Euro bir kanal projesine borç alsalar, yıllık ödeyecekleri faiz kabaca yıllık 700Milyon Euro iken, Türkiye aynı miktarda borç için kabaca 1.7 Milyar Euro yıllık para öder.
      Bu Türkiye'yi sürekli fakir halde tutar.

      4. Aldıkları borçların büyük kısmının kendi paraları cinsinden olmasına dikkat ederler. Böylece teorik olarak ödememe riski yoktur.

      5. Yukardaki faiz oranından dolayı, aynı miktar borç para ile hem Türkiye hem İngiltere bir proje yapsalar ve ikiside aynı verimlilikte işletip, aynı karlılığı tuttursalar, İngiltere daha az faiz ödediği için her zaman Türk projesinden avantajlı olacaktır.

      İngiltere Projesine yatırım yapan bankaların proje karlı olduğu için zor günlerde kredi verme iştahları İngiltere de yüksek olur iken, Türkiye de varlıkları satın borcu ödeyin diyecektir, Türkiyenin sermaye biriktirme imkanını elinden alacaktır.

      Bilmem yeterince yardımcı oldu mu?

      Sil
    3. Şahabettin bey.. son zamanlarda olaya ciddi yaklaştığıniz zaman olağanüstü yorumlar ve bilgiler paylaşıyorsunuz.. böyle devam edin.

      Yaptığıniz ironi ve çok ince espiriler tutmadı.. bunlar için biraz daha zaman gerekli

      Sil
    4. Teşekkür ederiz Şehabettin beyefendi,
      Son sıralarda anlayış ve anlatışınızda büyük ilerlemeler görüyoruz.

      Sil
    5. Sahabettin bey'i Yeliz sanmistik, degilmis.

      Sil
  59. hocam,elinize sağlık.. “hoca” diye hitap edilen kişi en zor konuları en basit biçimde anlatabilen ve karşısındakine kavratabilen olmalı... siz “hocam” diye hitap edilmeyi sonuna kadar hak ediyorsunuz... Allah kaleminize zeval vermesin..Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bıkmadan,usanmadan, kızmadan, sabırla farklı görüş ve hakaretlere aldırır etmeyen, her türlü eleştiriyi olgunlukla karşılayan, gereksiz sorulara bile cevap vermeye çalışan, ülkemizin yetiştirdiği en değerli bilim insanlarının başında gelen ve dediginiz gibi "Hocam" denilmeyi sonuna kadar hakeden Mahfi Hocamıza sevgi ve saygılarımızı gönderiyoruz.

      Saygıdeğer Hocam, biliniz ki toplumun önemli kesimlerince takdir ediliyor ve takip ediliyorsunuz.

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  60. Değerli hocam, yapısal reformlar olmadan faiz artışı ile bir yere varılmayacağından bahsediyorsunuz. Olmazsa olmaz olarak gördüğünüz yapısal reformlar nelerdir?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogdaki arama kutusuna yapısal reformlar yazın ve gelen yazılara bir bakın.

      Sil
  61. Yunanistan daki debt ti gdp ratio duzelme var mi? Ben saibeli buluyorum bu yuksek oranda boyle yuksek not almasini veya duzeliyor dediniz de sunu olarak yardimci mi olunuyor veye butun sirketletlirini kreditirlorle satan bir ekonomi nin ilerde duzelme sansi var mi ? Yunaninsta ayrica teknoloji uzerine sirketler mi var belki konjkturel duzelme ye not verliylr yapisal acidan bir degisiklik goremiyorum orda

    YanıtlaSil
  62. Simdi baktim yunanistan debt/gdp orani yuzde 180 lerde bizden cok yukseklerde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yunanistanın borç yapısı kamusaldır. yani tek yönlü bir borç stoku vardır. hane halkları ve özel sektör ekonomilerinde ciddi bir borçluluk hacmi yok yunanistanın. bizde ise herkes borçlu. borçluluk tabana daha fazla yaygın hale gelmiştir. bence bizim sıkıntımız daha büyüktür.

      Sil
    2. Yunanistan iyi yolda
      ama son sermaye kontrollerini kaldirmayacakti en az 2020ye kadar devam ettirmeliydi

      Sil
  63. Sayın Hocam; Berat Albayraka bağlı tuik in bu ay açıkladığı malumunuz makyajlı verilere göre enflasyon %24,52 (aylık %6,30)
    Bankaların şu an güncel mevduat için verdikleri faizlere baktığımızda 32 gün vade için yaklaşık %24-25 civarında seyretmekte... Yani bir nevi durum negatif faize evrilmekte...
    Sorum şu; bu durumun farkına varan mevduat sahipleri/yatırımcılar faizler arttırılmadığı taktirde dövize (dolara) dönme eğilimi gösterip bu noktada dövize olan talebi arttırıp kurun daha da artmasına sebep olmayacak mı..? Sonuçta bankalar dolar cinsinden vadeli DTH hesaplara da %7 lere varan faiz vermekte ve bunun üzerine kur artışını da eklediğimiz zaman mevduat sahibi / yatırımcı için (TL faizleri yine yüksek oranda artmazsa) dolar + faiz + kur artışı daha cazip olmakta... (TL mevduatta düşürülen %5 stopaj, DTH mevduatta yükseltilen %20 stopaj oranlarına rağmen) TL ye güven kaybolduğu için birikimini dolarda tutan birini şu vaziyette tekrardan TL döndürmek yüksek faiz verseniz stopajı düşürseniz bile kolay kırılacak gibi durmuyor. Diğer seçenek olarak; TL Faizleri bir kez daha arttırılsa zaten yüksek seyreden faiz oranları dahada yükselip bizi hepten hiperenflasyona doğru götürmez mi..? Yanıtınız için Tşkr.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faizi artırdıktan sonra hemen yapısal reformlara girmek gerekir. İlk reform yargı bağımsızlığı olmalı.

      Sil
    2. Hocam bağımsız yargı da dönüp hataların hesabını sorar. O nedenle bence yargıda reform zor ihtimal.

      Sil
  64. hocam çok şükür kötü günleri atlattık şimdi sırada daha kötü günler var.

    YanıtlaSil
  65. Mahfi Bey'e ve Şahabeddin Batarel Bey'e soru:

    Bir ülkenin özel sektörü ve kamu otoriteleri, yıllarca uluslararası kurumlardan ve diğer ülkelerin özel sektöründen borç almış, gün gelmiş bu borçları ödeyemeyecek duruma düşmüşse,

    Alacaklı olan "uluslararası kurumlar" ve "diğer ülkelerin özel sektörü", borçlu olan ülkeye, "madem bizim paramızı ödeyecek maddi gücünüz yok, öyleyse, ülkenizin topraklarının bir kısmını sizle müzakere ettikten sonra alacağız, böylece bize olan borcunuz kapanmış olacak" diyebilir mi? Savaşsız, kansız, "masa başında haciz işlemi" gibi?

    Sizce bu mümkün mü, Mahfi Bey ve Şahabeddin Bey?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil.

      Sil
    2. Selam Adsız5 Ekim 2018 18:04,

      Savaşsız kansız masa başında haciz işlemi yapılır.

      Sil
  66. Mahfi bey siz nasıl birine benziyorsunuz biliyor musunuz?

    Saat 17.00'da evine dönmek için belediye otobüsüne koşa koşa binen öğrenciler vardır. Bütün koltukları doldurmuşlardır.

    Birkaç durak sonra, Mahfi Eğilmez bu otobüse biner. Ayaktaki yolcuları yara yara, otobüsün arkasındaki boşluğa doğru ilerlemeye çalışır.

    Bu esnada öğrencilerden biri, "Amca gel sen buraya otur" der ve sizi kendi koltuğuna davet eder.

    Siz ise, "Kızım-oğlum, siz bütün gün yoruldunuz. Zaten çantanız da epey ağır. Siz biraz dinlenin. Ben zaten bir sonraki durakta ineceğim, teşekkür ederim." diyorsunuz.

    İşte siz böyle birisiniz Mahfi bey, kalbiniz pamuk gibi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim nazik sözleriniz için.

      Sil
  67. Ortalık toz duman!

    At izi ile it izi birbirine karıştı!

    Dezenformasyona uğramamış haberlere ulaşmak bile mümkün değil artık!

    Mahfi bey, siz, saptırılmamış verilere nasıl ulaşabiliyorsunuz da analiz yapabiliyorsunuz, şaşıyorum çok!

    "2x2=4 değil 5'tir" diyen çıkarsa ne yapacağız Mahfi bey?!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim verilerle ilgili çok net bir görüşüm var. Eğer yıllar boyu aynı sapmalar söz konusuysa eğilim doğruyu gösterir.

      Sil
  68. Mahfi hoca saptırılmış verilerden bunu çıkarabiliyor.. düşün ne kadar mücadele veriyor.

    Bir de dogru veriler gelse nasıl bir sonuç çıkaracak düşünebiliyormusun?

    YanıtlaSil
  69. Hocam yasiniz ilerleyince daha sakin bir durusa sahip olmussunuz sanirim https://youtu.be/J_NBDFnRmj8

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında orada da çok sakinmişim.

      Sil
  70. Hocam son enflasyon rakaminin tahminlerin cok üstünde cikmasi McKinsey'in devrede olmasi yani verilerin mecburen daha seffaf olmasi argumaniyla aciklanabilir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne alâka..

      Sil
    2. Şimdi McKinsey devreden çıktı bakalım Ekim enflasyonu ne çıkacak?

      Sil
    3. Hocam ne devreden çıkması. Yoksa sizde mi kandınız. Bu dikkat dağıtma ve gaz alma açıklaması.

      Ne diyor.? Bakanlar danışmanlık hizmeti almayacak. Şahı bu firma ile bakanlara danışmanlık için mı anlaşmışlardı.? Hayır..

      Ne yani eğitim ve kültür ya da turizm bakanı da mı danışacaktı ki..

      Bütün bakanlıkları aynı sepete koymuş dikkat dağıtıyor. Halbuki bu firma sadece ekonomi danışmanlığı yapacaktı. Bu açıklama..bak olaya el koydum yasakladım... yerseniz..

      Kapılar ardında neler olacak hep beraber göreceğiz.

      Sil
    4. Hocam Ekim ayi ve izleyen aylarin enflasyonu dusuk cikacak bundan sonra. Biliyorsunuz Istatistik kurumunun genel mudur yardimcisini gorevden alip musavir yaptilar bugun. Kendisi genel mudurluk makamina da vekalet ediyordu yanilmiyorsam. Bence mesaj acik degil mi? Bundan sonra yuksek enflasyon yok!

      Sil
  71. Beklenti yönetimi ile bu göstergelere göre çok daha nesnel kestirim yapılabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öz(DAL).. senin başka işin yok mu.?

      Sil
    2. RAHATI KAÇAN AĞAÇ

      Tanıdığım bir ağaç var
      Etlik bağlarına yakın
      Saadetin adını bile duymamış
      Tanrının işine bakın.
      Geceyi gündüzü biliyor
      Dört mevsimi, rüzgarı, karı
      Ay ışığına bayılıyor
      Ama kötülemiyor karanlığı.
      Ona bir kitap vereceğim
      Rahatını kaçırmak için
      Bir öğrenegörsün aşkı
      Ağacı o vakit seyredin.

      Melih Cevdet ANDAY

      Sil
  72. http://m.gercekgundem.com/ekonomi/40998/552-milyon-lirayi-belli-ki-birileri-indiragandi

    Vaybe.... Vay ki ne vayyyy. Biz burda asgari ücretle iki lokma bulamayak götüren hamuduyla götürsün..

    YanıtlaSil
  73. Hocam merkez bankasının 24 temmuz da arttırmamakta ısrar ettiği faizin bu gibi durumlarda arttırılması gerektiğini iktisatla ilgilenen ortalama bir bilgi sahibi birey biliyor.Bu olayın altında ne aranmalı merkez bankasının görüpte bizim göremediğimiz şey neydi o dönemde.hoştur zaten olumlu bir şey de yapmadı da arttırmamasının nedeni var mıydı yoksa sıradan bir yanlış politikamıydı ?

    YanıtlaSil
  74. ekonomiye dini kafayla bakarsan,size ne yabancı nede yerli yatırımcı güvenir.artı birde bir kişinin lafına bakan bir yargı var.kime ne zaman,nerde çökecegi belli degil.sandılarki bol para dönemi ömür boyu sürecek.gelen parayı taşa betona gömdüler.üretimi ciddiye almadılar.ithalatla her şeyi çözeceklerini sandılar.tarımı destekleyeceklerine köstek oldular.herkese posta koyduk gider yaptık,ülke dinci teröristlerin yuvası veya geçiş noktası oldu.ne bekliyordukki.böyle bir ülkeyi ne avrupa birligi nede modern,çagdaş hiç bir ülke ciddiye almaz ,kabul etmez.bu tür ülkelere üçüncü sınıf devlet gözüyle bakılır.malesef durum bu.

    YanıtlaSil
  75. Sayın Cumhurbaskanı, Yarın Ali BABACAN 'ı ekonominin başına getirir. Dolar şöyle bir yıl sonuna kadar 6 da sabitlenir sonrası için Allah kerim diyemeyeceğim çünkü Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
  76. Hocam aslında bu iktidar gitmeden yapısal reform falan yalan gitse de gelen meçhul ve umut vermiyor yine yapısal reform olmaz hele yargi bağımsızlığı falan yani nasil olur bilemedim. Kişinin bir yanlış hareketiyle oluşan negatif algıyı pozitife çevirmek icin en az 6-7 olumlu hareket yapması lazimmis. Bu günden baslasa o kadar yanlış hareketi nasil duzeltecek...Öyle bir dibi bulacaz ki demokrasi insan hakları hukuk neymiş öle öle öğrenecek kalan sağlar. Belki ondan sonra düzelir ulke

    YanıtlaSil
  77. Hocam sizi okuyan ve takip eden binlerce beki milyonlarca insan var sizden ricam yabancı kaçak işçiler hakkında bir yazı yazmanız.

    İBB Park ve Bahçeler Müdürlüğü hizmetleri için çiçek dikim işlerinde çalışan afganistan uyruklu insanları gördüm yol kenarlarında çiçek dikim peyzaj işlerinde çalışıyorlar tabiki taşören firma çalıştırıyor fakat artık ihaleli devlet işlerinde bile kaçak işçi çalıştırmaktan çekinmeyen insanların başka nerelerde çalıştırdığını düşünün. Birçok şirket ucuz ve SGK olmadığı için bu insanları çok para kazanmak için çalıştırmakta vatanına ihanet etmekte vergi prim ödemeden haksız rekabet ve hilelei kazanç elde etmekte aynı zamanda devlete ödenecek prim çalıyor artık kaçak işçiler her alanda varlar olmayan sektör kalmadı. Bu insanlar birçoğu burda kazandıkları parayı dolar yapıp memleketine gönderiyor yada rusyada çocuk okutuyor ben birçok yabancı ile görüştüm hepsi çalışma izni olmadan çalışma izni olmadan kalıyor ve çalışıyor.

    Bugün milli para diyoruz fakat bu insanlar kendi ülkelerine Türkiye üzerinden dolar taşıyor ülkeye bir katkısı olmadığı gibi ciddi zararı vardır kaldı ki neredeyse hepsi vasıfsız işçi bunların ekstra ülke menfeati için bir katkısı olamazda. hem Türk vatandaşının işini alıyor hem devletten vergi prim kaçırıyor hemde ülkeden döviz çıkmasına sebep oluyor hemde haksız kazanç ve haksız rekabet ortamı oluşturup diğer şirketlerinde bu yola başvurmasına sebep oluyor.

    Aslında yıllar önce Almanyanın yada Avrupa ülkelerinin sorunu olan bu kaçak işçi sorunu artık bizde fazlasıyla oluşmuş durumda. Sosyal sorunları saymıyorum bile çoğu kaçak gelen yabancı uyruklu kadınlar Türk erkekleri ile yaşamını sürdürüyor Aileler dağılıyor insanlar artık tek konutta değil 2 konut yaşam alına geçiyor biri kendi ailesi için diğeri yabancı kadınlarla yaşadığı için talep olunca konut kiraları yükseliyor işsiz vatandaş iyice köşeye sıkışıyor milyonlarca vardır İstanbul cenneti oldu yabancı kaçak işçilerin. şantiyeler, fırınlar, lokantalar, tekstil, İnşaat, mobilya atölyeleri, oto sanayi siteleri, ormancılık, tarımda ve hayvancılıkta çok ilginç ama bu sektördede muazzam derece de varlar, Özellikle kadınlar çocuk bakımı, hasta bakımı, yaşlı bakımı ve ev hizmetleri, günlük temizlik işleri daha aklıma gelmeyen birçok alanda varlar.

    Konu hakkında en azından sizinde görüşlerinizin olduğu bir yazı bekliyoruz şu ekonomik krizde bizler iş bulamazken yada asgari ücrete çalışırken haksız kazanç olan bu işleri herkesin dikkatine değer bir şekilde bilgilendirirseniz çok memnun oluruz umarım duyarlılığınız bu konuda da beklentimize cevap olur.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...