3 Mart 2020 Salı

Korona Virüsü ve İdlib Etkisi

Korona virüsünden etkilenme korkusuyla diğer ülkelerin Çin’den yaptıkları ithalatı durdurması, ekonomik büyümesi büyük ölçüde ihracata bağlı olan Çin açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.  OECD, Çin’in büyüme tahminini yüzde 5,7’den 4,9’a düşürdü. Bu oran başka ülkeler için ideal oran gibi görünse de Çin için çok düşük bir oran.

Olumsuzluklar sadece ihracatta ortaya çıkacak olan gerilemenin Çin ekonomisinde yaratacağı çöküşle sınırlı değil. Çin’in ucuz ürünleri birçok ülkede ya kendi üretimlerinin yerini almış ya da üretimde girdi olarak kullanılır hale gelmiş bulunuyor. Bazı ülkeler Çin’den ithal girdi alıp onunla kendi ülkesinde üretim yapmakla yetinmiyor, dizaynını hazırladığı birçok ürünü ucuz emek ve hammaddeden yararlanıp Çin’de yaptırıyor. Bir başka deyişle Çin, dünyanın üretim merkezine dönüşmüş bulunuyor. İşte sorun da burada ortaya çıkıyor. Korona virüsünün ortaya çıkmasından sonra insanlar Çin’den ithal edilmiş ya da Çin’de yaptırılmış ürünleri almamaya başladılar. Bunun sonucu olarak birçok ülke Çin’den yaptığı ithalatı veya orada yaptırdığı imalatı durdurdu. Bu, sadece Çin’in ihracat, üretim ve büyümesinin düşmesine değil, bu ürünleri ithal eden, girdi olarak kullanan ülkelerin ekonomilerinin de büyüme ivmesini kaybetmesine yol açıyor.

Türkiye açısından baktığımızda korona virüsünün ekonominin mal üretimi alanına etkisi kadar turizm alanına da etkisi olacağı görülüyor. Çünkü dünyanın her tarafında insanlar virüsün bulaşıcılığından korktukları için yurt dışına gitme planlarını iptal ediyorlar. Hatta bugünlerde işyerlerinin tatil edilmesi, okulların, müzelerin kapanması bile gündemde. Öte yandan başlangıçta Çin mallarının yaratacağı boşluğu Türkiye’nin dolduracağı düşünülüyordu. Ne var ki bunun pek gerçekçi bir varsayım olmadığı anlaşıldı. Bunun iki nedeni var: (1) Türkiye de diğer ülkeler gibi üretimde kullandığı ithal girdilerin önemli bir kısmını Çin’den ithal ediyor. (2) Çoğu ülke yalnız Çin’den değil birbirinden olan ithalatı da yavaşlatmaya yöneldi. O nedenle bu virüsün diğer ekonomiler gibi Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisi de genel olarak olumsuz olacak.  

Virüsün yarattığı panik dünyanın çeşitli yerlerinde yatırım yapmış olan fonların paralarını oralardan çekmelerine, başta dolar olmak üzere rezerv paralara ve altına yönelmelerine yol açtı. 21 Şubat’ta Dolar Endeksi (DXY) 100’e yaklaştı. Sonradan gerilediyse de hala oldukça yüksek bir düzeyde bulunuyor (97,40.) İşte bu gelişmeler doların bütün paralara karşı ve o arada Türk Lirasına karşı değer kazanmasına neden oldu. Yatırımcılar borsalardan çıkmaya ve nakde yönelmeye başladılar. Bu yöneliş en önemli rezerv para olan dolara ve her zaman güvenli liman olarak kabul edilen altına talebi artırdı. Dolayısıyla dolar ve altın değer kazanırken borsalar çöktü.

Buraya kadar dış etkenlerin dünyadaki bütün ekonomiler üzerinde yarattığı sorunlardan ve bunun bize etkisinden söz ettik. İşin bir de bize özgü bölümü var. İdlib’de yaşanan olaylar bize özgü bölümün örneği. İdlib konusunu yaratan dış politika hataları meselesine girmeyeceğim. O başka bir yazının konusu. Yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin savaşta görünmesine yol açtığı için geçtiğimiz günlerde risk priminin (CDS primi) hızla yükselmesine ve yeniden 380 düzeyine çıkmasına neden oldu. Son beş ay içinde 390’lardan 230’lara kadar gerilemiş olan CDS priminin tekrar hızla 380’lere yükselmesi kurun yükselmesi için başlı başına bir nedendi. Korona virüsünün etkisi altında bütün paralarla birlikte dolara karşı değer kaybı yaşayan TL, bunun üstüne İdlib’de yaşanan olaylar nedeniyle ilave kayıplar yaşadı. Konunun Rusya ile barışçıl bir çözüme bağlanması halinde kurda gerileme görülebilir. Ne var ki bu gerileme eski düzeylerden uzakta kalacak gibi görünüyor (histeresis etkisi[i].)

Enflasyonun düşük olduğu gelişmiş ekonomiler canlanma sağlayabilmek için faizleri düşürüyorlar. Normal koşullarda bu hamle yatırımları canlandırır, üretimi destekler. Ne var ki koşullar anormal olduğu için faiz indirimleri yoluyla beklenen sonuçları almak mümkün olmuyor.

Dünyanın böylesine karışık bir durum içinde bulunması ve bu durumun uzunca bir süre devam edecek gibi görünmesi içeride hata yapma lüksüne yer bırakmıyor.



[i] Histeresis etkisi: Histeresis, Yunancadan alınmış bir sözcük. Gecikme, kısa kalma anlamlarına geliyor. Asıl kullanım yeri fizik. Bir hamur topağını alıp da yumruğumuzla bastırıp bırakırsak yavaş yavaş eski biçimine dönmeye yöneldiğini görürüz. Bastırma süresi ne kadar uzun olursa eski haline dönüş süresi de o kadar uzar ve o kadar başarısız olur. 

77 yorum:

  1. Merhabalar hocam, 2020 Mart ayına gelmemize rağmen 2014 ten beri hissettiğimiz ekonomik bozulma hala devam ediyor. Bu konuyu çözmek için yapılması gereken reformlardan hala çok uzaktayız. Yakın zamanda da reformlar için bir şeyler yapılacağını zannetmiyorum. Bu durumda ekonomik yapımız ve borçlarımızın sürdürülebilirliği açısından ne düşünüyorsunuz hocam. Saygılarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Ben sıkıntıların giderek büyüdüğünü görüyorum.

      Sil
    2. Türkiye de reform filan yapılmaz, reformu unutun.

      Borç için, borcu döndürmek gerekir.
      Şimdi biz sıkıntıdayız ama alacaklı da sıkıntıda...
      Alacaklı kağıt üzerinde kazanç görmek istiyor
      Bu şu demek,
      Alacaklı ana parasını hemen istese kimse veremeyecek,
      ama Türkiye'nin anaparasını refinans yapsa, bir kaç sene
      kağıt üzerinde kazanç yazacak, daha fazla parayı borç vermiş olacak,
      daha fazla net geliri muhasebesel olarak bilançoya ekleyecek.

      Önemli olan sistemi patlatmadan şişmiş havayı indirmek.

      Sil
  2. Gündeme dair çok güzel bir yazı hocam,teşekkür ederiz.

    YanıtlayınSil
  3. hocam dokturmussunuz yine

    bu sfer isler daha zor artik hem dunyada hem de ulkemizde isler para politikasiyla yonetilebilir olmanin cok otesine gectigi kanisindayim

    YanıtlayınSil
  4. Hocam komplo teorilerine inanmam normalde ancak günümüzde var olan Amerika-Çin Ticaret Savaşının bu virüs etkisiyle hızla Amerika lehine dönmeye başlaması beni biraz düşündürüyor.

    Güzel ve bilgilendirici yazınız için teşekkür ederim,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Aynı düşünce giderek yaygınlaşıyor, haklısınız.

      Sil
    2. Çini Almanı Amerikanı boş verin Barış bey,
      Su akar Türk bakar, atasözü olmuş,
      Millet birbirini yiyor,
      Komplo filan yok, paranın gideceği 3 yer var,
      Çin Abd AB . Birbirleri arasında top dönderiyorlar,
      bugün onda öbür gün öbüründe. Diğerleri de kırıntılarından
      pay almaya çalışıyor.

      Sil
    3. ABD ekonomisi son yillarda degersiz dolardan cok yararlandi. Trumpin vergi ve burokrasi indirimleri de buna konvensiyonel fayda sagladi. ABD, bilisim teknolojik uretiminin yaninda diger sanayi tuketim urunlerini de imal eder hale geldi. Bu durum makro olarak cok net goruluyor; buyume orani yuksekken artik olaganustu cari acik vermiyor dahasi issizlik dusuk buyume yuksek olmasina ragmen yuksek enflasyonla muhattap olmuyor. Butun bunlar ABDnin buyume standartinin ekonominin isinmasi baglaminda eskiye oranla bir tik yuksekte olabileceginin goruntusunu veriyor.

      Euro bolgesine gelirsek de ayni sekilde 2008 oncesi gsmh oranla yuksek cari acik orani 2010lardan itibaren ozellikle de 2015lerden sonra gsmh oranla devasa cari fazla oranina gelmis bulunmaktadir. Isin asli ve en onemli noktasi bu cari fazlanin kesintisiz hemen hemen butun euro ulklerinde oldugu yonundedir. Yani dagilim neredeyse hepsini kapsar haldedir.Cari fazla vermeyen bir kac ulkeyi saymazsak totalde dengeli dagilimda boyle bir olgu olusmustur ki acik veren o ulkelerde de cari denge acik orani da son derece komik ve ufak oranlardadir. Hatta denge sistemi bu turden dengesizlikteki ulkelerde cok dusuk enflasyon kosullari yaratarak diger euro ulkelerine gore birikimli enflasyon farkindan kaynakli rekabet gucu kazandirmaktadir.

      Ayni sekilde Euro bolgesinde parasal farklilasma kesintisiz devam etmis Ekonomisi Euro gibi paraya daha uygun ulkelerle Ekonomisi Euroya daha az uygun ulkler arasinda birikimli enflasyon farki olusmustur. Bu ise 2015den beri zaten reel olarak dusen euronun faydasini goren butun ulklerin yaninda daha dusuk enflasyona sahip ekonomisisi euroya daha az uygun ulkelerin lehine bir durum olusturmustur. Yani Euro kullananan ulkeler arasindaki birikimli enflasyon farki euroya daha az uygun ekonomilerdeki dusuk enflasyon bandi ekonomik uretim ekseninde devam eden fayda sunmaktadir bu ulklere

      Sil
    4. Mahfi Bey,
      Elinize sağlık.
      Bir çırpıda okudum.
      Dolar'ın yükselmesi nedeniyle, inşaat ve enerji sektöründeki şirketlerin döviz borçları da düşünüldüğünde, zaten kötü durumda olan bu iki sektörü, daha da zor duruma sokacak sanırım.
      İthalatın yaklaşık %20'si enerji ithalatı ve Rusya'dan alınıyor. Petrol fiyatlarının düşmesinin, kısmen de olsa, bizim gibi petrol, doğalgaz ithal eden bir ülke için olumlu etkisi olmaz mı? Cari açık azalması beklenmez mi?

      Sil
  5. Merhabalar Hocam,

    Global'de üretim düşeceği söyleniyor.Peki ya üretim hattındaki robot ve mekaniği arttırmanın ,insan gücünü düşürmenin, iyileştirici bir etkisi olur mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Robotlarda virus olursa ne olur?

      Sil
    2. Robotlarda ancak yazılım virüsü olur. Programlandıkları şekilde çalışamazlar. Hata yaparlar.

      Sil
    3. Robot ve mekaniği artırmanın iyi etkisi olur da çalışmasına gerek kalmayan bunca insan ne yapacak? İşte vatandaşlık maaşı tartışmaları buradan çıkıyor.

      Sil
  6. Geçmiş zamanların ekonomik krizlerinde Nüfusun büyük çoğunluğu (Yaklaşık 40-50 yıl önce %70'i geleneksel küçük tarımsal faaliyetlerle hayatını idame ettiriyordu. Her evrensel çözüm her toplumsal yapıya her zaman tam uyuşmuyor. Özellikle bu iktidar döneminde toprak birleştirmeleri,tarımsal mekanizasyon ve ucuz tarımsal üretim hedeflemeleri ile(AB kriterleri de bunu gerektiriyordu.Ayrıca oldukça akılcı görünüyordu) köyden -kente göç dalgaları yaşandı. Bu Şu anda kırsalda yaşayanların oranı %25 sanırım.Bu şu olumsuzlukları doğurdu. Yüksek tarımsal istihdam azaldı ve işsizlik oranları arttı.Geleneksel tarım yok olduğu için yerel tohum yok oldu,organik tarımsal üretim yok oldu.Türkiye tarımda kendine yetmez hale geldi,Spekülatif gıda fiyatları oluştu,ucuz üretim derken tarımsal girdilerin artmasıyla gıda fiyatları can yakıyor. hızlı artan kent nüfuslarının yarattığı sorunlara hiç girmeyelim.En önemlisi geçmişte de sıkça yaşanan ekonomik krizler kırsalda yaşayanlara etkisi daha az oluyordu.Çoğunlukla kendi ürettiğini tüketiyor,harcamalar kısıtlı oluyordu.Şu andaki ekonomik krizde ne kadar piyasaya para pompalansa da yeni yatırım olmayacak belli.İşşizlik oranları vehamet boyutlara doğru ilerleyecek.Geçim sıkıntısı akıl almaz boyutlara ulaşacak.Sonuç toplumsal buhran.Hadi çözün bakalım şimdi nasıl çözeceksiniz.Artık şehirlerde yaşayanları tarımsal alana yönlendiremezsiniz.Virüs ve benzeri sorunlar yüzünden turizm gibi hizmetler sektörününde istihdam da düşecek.Bu durum toplumsal buhran, savaş,terör iflas etmiş bir SGK sistemi,aklın yok olduğu,hamasetin tepe yaptığı,adalettin ağza bile alınmadığı, güvenliğin olmadığı bir tarihsel döneme hoş geldik.Gel de çocukların için kaygılanma.Felaketin geleceği alametlerinden çok açık.Hiç olmazsa geleneksel tarımsal üretim desteklenseydi,işsizlik sorunu ve yarattığı toplumsal buhran bu derece olmazdı.Yine fakir kalırdık ama toplumsal suçlar,terör,kargaşa ve güvenlik sorunları yaşamazdık.Üstelik 15 yıldır elin parasıyla yüksek tüketimde pompalandı.İnsanlar ayağını yorganına göre uzatma sözünü hatırlamıyor bile.

    YanıtlayınSil
  7. Yazılarınızı okuyor, bazen yorum da yazıyorum. Her seferinde yorum da yazıyorsunuz. Cevap verilmeye değer görülmek güzel tabi. Ancak yorum yaparken cümleleri kelimeleri çok özenle seçiyorum, sanırım sizin gibi:) Ancak anonim girişi kullanıyorum. Biraz paranoyam var gibi. Ne de olsa özgür bir ülke de yaşıyoruz...

    YanıtlayınSil
  8. Kaleminize sağlık hocam. Ben açıkçası Çin'deki ekonomik gidişat Türkiye'ye yarar diye düşünüyordum ama girdileri düşünmemiştim hiç. Bu dönemde bütün ülkeler içine kapanacak gibi görünüyor. Acaba buradan Türkiye kendisine bir fırsat çıkartamaz mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bilim , Teknoloji ve Üretim namına hiç bir olumlu şey bizim ülkeye yaramaz.

      Sil
  9. Nevzat Kızılkula3 Mart 2020 17:58

    Hocam merhabalar, elinize sağlık. Hocam sizce Dünya virüsten ders alır mı? Çünkü Çinin sıkıntıya girmesi bir çok ülkeyi de sıkıntıya sokmaktadır. Çine alternatif bir çözüm bulunur mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canlar, erenler, bu dünyada ölüm hariç her şeye bir çözüm bulunur,
      merak etmeyin, bu cihan ne virüsler, ne vebalar gördü, ne Cengizler geldi geçti,
      adamın teki zengin olmuş, tası tarağı toplayıp çinde yatırım yapmış,
      başka bir adam da ordan tası tarağı toplar başka yerde yatırım yapar,
      çıkmadık candan ümit kesilmez.

      Cevap oldu mu Sn Nevzat?

      Sil
  10. Hocam iyi akşamlar Matematiksel İktisat ve ekonometri için de kitap tavsiyesi hazırlar mısınız? Alpha Chiang çeviri kötü olunca çalışmak zor olabiliyor. Saygılarımla...

    YanıtlayınSil
  11. Mahfi bey,

    "Histeresis"i izah etmişsiniz fakat bir nüans var sanırım.

    Dolar/TL kuruyla izah edeyim:

    Geçmiş 8 ay boyunca, 5,65 ve 5,98 arasında dalgalandı.

    Yukarı yönlü hızlı yükselişler oluyor, piyasalar sakinleştiğinde kur tekrar eski seviyesine inmiyor. Yukarıda "yeni bir eşik" oluşuyor, bu kez o eşikte uzun süre duruyor.

    Kur en son 28 Şubat 2020'de 6,26'ya kadar yükseldi. Şimdi ise (3 Mart) 6,10-11'lerde seyrediyor. Dikkat ederseniz, yukarıda "yeni bir eşik" yavaş yavaş oluşuyor. Tekrar 5,70-80-90'lara kadar inmiyor.

    Bu nüansla ilgili görüşünüz nedir? İktisat literatüründe bunun bir tabiri var mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dolar, teknik olarak yaz sonu 2018de 6.30 ve 7.20 bandlarina kadar cikti.
      Hemen akabinde ise sok faiz arttirimlari vesilesiyle ic talepteki keskin daralma hatta tum mal hizmet ve birimlere yonelik talep cokusu ve cari dengesizligin de cok cabuk fazlaya donmesi hasebiyle sizin de bahsettiginiz 5.65-5.98 bandlari araliginda cok uzun bir sure dalgalandi.

      Kur 2019sonundan itibaren ozellikle de bu yilin basindan itibaren yukari yonlu ivmelenmeye basladi. Kuskusuz bunun bir cok sebebi oldugu uzere en basta sebebleri arasinda devamli yuksek oranli faiz indirimleri ve niyetleri mevcut enflasyon karsisinda olusan -negatif reel faiz haddi dahasi artma ve kıpırdanma egilimi gosteren cari denge acigi daha da onemlisi mevcut basat paralar ve biz gibi ulkelerin kullandigi paralar arasindaki olusan birikimli enflasyon farkimiz son gelismlerle birlestiginde dolarda 6.26 bandlarina kadar cikis grafigini bize tatirdi.
      Mamafih bu seviyeler serbest dalgali kur ekseninde soklari emme gostergesi kabul edilebilir bundan oturu dolarda panik alimlari olmamistir piyasa dengeyi kendi duzeltmesini kurmaya calismistir. Son FED karari baglaminda ise Dolar 6.08 bandlarina dogru geri cekilmistir. Dolarin 5.70-5.90 banlarina inmemesinin en buyuk sebebleri : 1) negatif reel faiz seviyesi 2)artan cari denge acigi 3) Eylul 2018i baz alirsak; Eylul 2018den beri Turkiyenin TL bazindaki birikimli enflasyonu ve Belli basli basat paralara sahip ulkelerdeki birikimli enflasyon arasindaki fark dahasi biz gibi gelismekte olan ulkelerin birikimli enflasyonu ile bizim birikimli enflasyonumuz arasindaki farkimiz TLyi zayif kilmaktadir.4)Artan siyasi sosyal saglik vs gelismeler
      Bu sebepler nedeniyle dolar yukseldigi direnc gosterdigi yerden bir daha geriye gelmemektedir.Yeni bir esik uzerinden destekle belli bir aralik dahilinde dalgalniyor. Oyle saniyorum ki yeni esik dahilinde dalgalanacagi alan 6.06-6.35 araligidir. Teknik analiz bakis acisiyla dolarda oyle saniyorum ki direnc noktasi 6.37lerdir. Eger bu seviyeyi gecerse burdan daha yukarilara cikabilir dahasi panik alimlarlara muhattap olabilir.

      Sil
    2. Sayın Adsız 18:12

      Klasik iktisatta buna ne deniyor bilmem ama teknik analizde “yükselen dipler, yükselen tepeler” denir, yükseliş trendlerinin en tipik göstergesidir. Her yükseliş dalgası bir önceki tepeden daha yukarıda düzeltme yapar, her düzeltme de bir önceki dipten daha yukarıda sonlanır. Şu anda dolar/TL kabaca altta 5,80’lerden, üstte 6,25-30’lardan geçen bir kanalda yükselerek teknik hareketini sürdürüyor.

      Sil
    3. bunun iktisat literatüründe tabiri yoktur. siyaset literatüründe tabiri vardır. siyasal olarak küresel sermayenin istediklerini yaparsan tl değer kazanır yapmazsan hızla değer kaybeder. hala anlayamadınız mı artık ekonomiyi ekonomik şartlar değil siyasal özellikle de dış siyasal şartlar ve izlenen politikalar fiyatlıyor. dolar düşüşe geçtiğine göre 5 martta sözde tansiyon düşürülecek ve türkiye bazı tavizler verecek. parayı takip edersen olayı çözersin. finansal sermayenin istihbaratı güçlüdür. şimdiden pozisyon alıyorlar işte. eğer türkiye ekonomisinin reel durumuna göre finansal piyasalar fiyatlama yapsaydı kurlar tutulamazdı.

      Sil
    4. Faiz düşürmenin iyice cılkı çıktı. Fed'e şu soruyu sormak istiyorum: Virüsü de mi faiz indirerek yeneceğinizi sanıyorsunuz?

      Sil

    5. Dogru. Fed bence faizi indirmeyecekti. Indirse bile 0.25 indirip devam edecekti. 0.50 ne yahu. Zaten ABD ekonomisi cok iyi gidiyor. Ha Avrupa diger ulkeler indirebilir firsat bu firsat hesabi. ama ABD ozelinde indirime gerek yoktu.

      Sil
    6. Selam 17:24, bu önerilerinizi Twitter dan Fed başganına direk yazar mısınız?
      Turump u da mentionlayın, Trump indirim indirim diyo bu aralar.

      Sil
  12. Mahfi bey'de bilim virüsü varmış.

    Ama nedense bu virüs kimseye bulaşmıyor! Bu toplum, bilime karşı bağışıklık mı kazandı ne oldu acaba...

    YanıtlayınSil
  13. 1)Hocam, Merkez bankasi politika faizi, Gosterge Tahvil faizinden yuksek olursa bunun sonuclari neler olur.
    2)Boyle bir merkez bankasi da Gosterge faizi duserken politika faizini indirmemesi sizce hangi mantaliteye dayanir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 1) MB nin bankaları pahalı fonladığını gösterir.
      2) Kurun enflasyonu artıracağını düşündüğünü gösterir

      Sil
  14. Hocam pareto optimumu konusunu basitçe anlatabilir misiniz? Saygılarımla..

    YanıtlayınSil
  15. Dolar gümbür gümbür iniyor

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Siz kur tahmini yapmazsınız ama hocam😀

      Sil
    2. Hoca kur tahmini yapmamış, 6,10 seviyesi hacimli şekilde aşağı kırılırsa doların gidebileceği alt seviyeye nokta atışı yapmış. Bu seviyeyi görür mü bilmem ama görürse pozisyonları yukarıdan boşaltan kurtlara iyi alım fırsatı verir :)

      Sil
  16. Mahfi bey, Oğuz Haksever şu an bir kanalda çalışıyor mu?

    Bilginiz var mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Oguz baba kalbimizde, ne guzel gaf yapti, kahramanim o benim

      Sil
    2. Adsız 05:43,

      O an Oğuz Haksever'in yerinde ben olsaydım,
      asla tornistan yapılamayacak malum iki kelime ile o gafı yapardım,
      kalplerdeki ve Silivri'deki yerim daimi olurdu.

      Sil
    3. Oğuz abi de youtuber lar arasındaki yerini alacak gibi,
      ona da destek atar takipçi sayısını 100 bin üzerine çıkarırız,

      Mahfi hocam, eskiden tektük gazeteciler atılır, videolarını günlük
      izleyip reklam parasından pay alsınlar diye uğraşırdık, şimdi atılan
      gazetecilerin youtube kanallarına yetişemiyoruz, her birini 10 dk izlesem
      liste başına gelmek 4-5 günü alır,

      Sil
  17. (Çoğu Batılı) şirketlerin yeni üretim tesisleri ve ithalat anlaşmaları için Vietnam ve Tayvan'ın, Çin'in yerini alabileceği konuşuluyor da, bu, ne kadar doğru?

    Çin'in siyasi ve askeri hegemonyası Asya ülkelerinin çoğunun üzerinde. Virüs salgını bile, Çin'in hegemonyasını kolay kolay kıramaz gibi görünüyor.

    Vietnam ve Tayvan; organizasyonel & operasyonel maharet ve teknolojik yetkinlik alanlarında Çin kadar kuvvetli ve hızlı ülkeler mi?

    Vietnam'da ve Tayvan'da iş gücü (emek), Çin'deki kadar ucuz mu? (Galiba değil.)

    Çin'den başka ülkelerde üretim tesisleri kurmak ve o ülkelerden ithalat yapmak için anlaşan (çoğu Batılı) şirketlerin maliyetleri yükseleceğinden, son kullanıcıya ulaşan ürünlerin de fiyatı yüksek olacak. Çünkü Çin'deki kadar ucuza üretecek (ve ucuz ithalat yapılacak) başka ülke (ülkeler), neredeyse yok. Vietnam ve Tayvan da bu talebi karşılayamaz gibi görünüyor.

    Çin hükümeti, "virüs" meselesini, hem sağlık yönünden hem psikolojik algı yönünden ortadan kaldıramadığı müddetçe; dünya genelinde satılan her ürünün fiyatı yüksek olacak. (Zincirleme etki ile, Çin'de üretilmeyen ve Çin'den ithal edilmeyen ürünlerde de fiyat yükselişleri olacak.)

    Şimdi, nihai sorular şunlar:

    Dünya geneli, "enflasyon yükselişi" başlar mı?

    Merkez Bankaları, enflasyonla mücadele için faiz arttırmaya başlar mı?

    Mahfi bey nasıl cevap verir bu sorulara?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi Hocamız da neye cevap yetiştirsin, ben başlayım biraz.

      Dünya geneli enflasyon yükselişi başlar.

      MB Borsalar erimesin borçlar rahat dönsün diye faiz indiriyorlar, bu sene faiz artırmazlar.

      Mahfi bey nasıl cevap verir bilmiyorum.

      Sil
    2. 22:18, parası olan batılı oraya da koysa kazanır, öbürüne de koysa kazanır.

      Olan düşük gelirli Avrupalıya, düşük gelirli asyalıya düşük gelirli türke olur.

      Tüm garibanlar tek millettir.

      Şimdi benim 5 milyon dolarım olsa, gider londra da bahçeli bir ev alırım.
      İstanbulda da evim olur. İngiltere vatandaşlığım olur, canım sıkılsa, gider çinden bi 500 bin dolarlık mal alırım, bizim piyasaya 1 - 2 milyona yedirmeye çalışırım. Gitmezse maliyetine veririm nakde dönerim.

      Çin biterse Tayvandan alırım, paralı adamın artık ülkesi dini milliyeti yok, keyfi nerede kendi orada.

      Benim 4-5 milyon dolarım olduğu bir dönem, benim mimarlık ofisine, bilgisayarda çizim yazılımı aldığım bir şirket vardı, Kozyatağında genç bir arkadaş.

      Kafası da eli de çalışırdı, biz ona bir ara sırf yardım olsun diye yazılım işi verirdik.

      6 yıl bilemedin 7 yıl burada çalıştı, buranın piyasası bitince malı mülkü sattı gitti amerikadan şirket kurdu, 1 yıl 2 yıl bile beklemedi, hemen gitti.

      Ben hata yaptım, Türkiye de mimarlık işleri almaya devam ettim. 2 yıldır paramı alamıyorum büyük müşterilerimden.

      Giden arkadaşa arada yazıyorum aynen devam ediyor, ordan alıyor buraya satıyor, Çinden alıp amerikaya satıyor. 50 - 60 milyondan aşağı para ile oynamıyor.

      Eminim oranın piyasası bitsin, anında ordan da gider.

      Para işi böyle, ben hata yaptım, şimdiki aklım olsa, ofisi kapatır, gezerdim, fırsat olunca girerdim.

      Sil
    3. Adsız 01:56 Batılıların Çin'e yaptığı yatırım sizin birkaç milyon usd cirolu şirketinize benzemez. Siz bu problemi emlak ve portföy yatırımı yapanlarla karıştırmışsınız. Batılı şirketler Çin'de milyarlarca dolarlık üretim üssü kurmuş durumdalar. Bu milyarlarca dolarlık üretim üssü de aynı zamanda yüzmilyarlarca dolarlık bir tedarik zincirini besliyor. Ufak mühendislik şirketleri ya da emlak, portföy yatırımı gibi ha deyince öyle taşıyamıyorsun. Bu virüsün kimi şirketlere yüzmilyonlarca Usd zararı olacaktır.

      Sil
    4. Selam 12:26,

      Kapitalizm bu, bazı batılı hatalı yatırım yapmış ise ceremesini çekecek tabi,
      başkası da çıkar diğer yerlere yatırım yapar, arada bir geçiş aşaması olur,
      ölen ölür kalan sağlar bizimdir.

      Bize ilk ekonomi finans dersinde öğretilen konu tüm yumurtaları aynı sepete koymama ilkesi idi.

      Dün haberlerde okudum, apple tüm yatırımı Çine yapmış. Yatırımı geçtim, yarın bir gün Çin Amerika veya Rusya ya savaş açsa Apple hisseleri çöp olur. Savaş olmaz da hukuki bir sorun olur, mesela büyük bir Çin şirketi Apple a sağlam bir para takar, Çin hukukunda alamaz, ya da komünist parti yeterince büyüdüğünü düşününce Apple fabrikalarına el koyar, Apple mazide hoş bir seda olur.

      Tim midir nedir, CEO'su hala Steve abinin ekmeğini yiyorlar, Steve hayatta olsaydı, tek bir yere sırf ucuz diye tüm parayı gömmezdi. Tim gibi bu adamlar rahmetli Steve abiyi de kanser ettiler.

      Bir zamanlar Nokia yıkılmaz deniyordu, Steve çıktı yıktı, ne olur, Steve gibi başka biri çıkar, Apple ı yıkar.

      Biz insanız Sn 12:26, parayı da biz yarattık. Hatta, Lidyalılar da bizim dedeler. Şimdi araştırsak kim bilir Mahfi hocamızın 60. göbekten dedesi Lidya kralının hazinecisi filan çıkar. O milyon dolarlar senin kulun olsun, yeter ki sana bir şey olmasın.

      Sil
  18. Hocam, öncelikle kaleminize sağlık... Birkaç sorum olacak. Korona virüs Türkiye'nin yılsonu büyümesini etkiler mi? Etkilerse, tahmini büyüme oranı kaça düşer? Teşekkürler...

    YanıtlayınSil
  19. Hocam merhabalar öncelikle elinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş
    Size sorum açıklanan büyüme rakamlarıyla ilgili bir değerlendirmeniz olacak mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hani doktor der ya biraz zayıfsın, kilo alman lazım, kas yapman lazım.

      Sonra yersin baklavayı, yersin künefeyi, yersin çikolatayı, iş aralarında çikolatalı
      gofret yoldaşın olur, iki ay sonra bingoo, tam 8 kilo almışsındır.

      Doktora gidersin, beğenmez, bu ne der?

      Bizim ekonomi de o biçim, bastık krediyi aldık büyümeyi.
      Doktor beğenmiyor, bu ekonomi koşamaz diyor.
      Ekonomi rakipleri kadar yürüyemiyor, uzun yürüşte yoruluyor...

      Sil
  20. 2019 un son ayinda yaptigim yorumlarda kirilan faylardan ve ulkemize vuracak tusinamilerden soz etmisdim.Guvenlik acisindan da altin onermistim.usd/tl icinse yedi hafta icinde bir ataga maruz kalmassa sonbahar aylarina kadar yatay seviye ongormustum.Oncelikle bu %3-5 lik dalgalanmalar bu yatay seyri bozmaz.2020 sonbaharina kadar 5,85 ila 6,26 arasinda dalgalanma beklenebilir.Dolarin hala 6.4 duzeltmesi yaptigindan emin degilim.Bu rakam bir ara ekranlarda goruldu ama grafiklere yansitilmadi.Bu rakamin ustundeki degerler tl icin cok riskli olabilir.Isin ilginc yani borsa ist ucurumun kenarindan dondu yuzbinli seviyelerin altindaki kapanis 17 yillik yukselis trendini kiriyor.Bu da uzun vadede hicte hayra alamet degil.Altin konusunu artik herkes dillendiriyor.1850 ONS seviyelerini daha onceki yorumlarimda belirtmistim.Daha ustu olurmu? Olabilir ama tasiyana ne kadar faydasi olur onu bilmem.Altin bir yatirim araci degil bir guvenlik unsurudur,teminat aracidir.Bu gun dunyada altini para yerine ikame etsek ertesi gun dunyada ekonomi diye bir sey kalmaz.Fibonacci degerleri bize sorunlarin sonbahara otelenecegini soyluyor.Bu yorum yatirim tavsiyesi niteliginde degildir.Tum yorumculara ve hocama saygilar.AT-BA

    YanıtlayınSil
  21. Saygıdeğer Hocam, yazınız için tesekkur ediyorum. Tüm Dünya korona virüsü ile uğraşırken, ülkemizde 1 vakka bile olmaması konusunda ne düşünüyorsunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Turkun gucu

      Sil
    2. Ulkemizde bir tane bile vakka yoktur, kac vaka vardir bilemem.

      Sil
    3. Duzeltme:vaka

      Sil
    4. Ulaşımda transit ülke olduğumuz için virusde transit geçiyor.

      Sil
  22. Hocam, sitenizde uzun süre yorum yazan
    Rotschildcı bir arkadaş vardı, uzun zamandır göremiyoruz,
    Korona ile Rotschildin dünyayı gizlice ele geçirme üzerine olan sırlarını merak ediyoruz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Abi o arkadasi Rotschild buldu, sirlarini ifsa ettigi icin devletteki gizli adamlari ile Fetoden iceri attilar. Simdi Silivri'de kendisi.

      Sil
    2. Adsız 05:40 , gülmekten sandalyeden düştüm.

      Hocam konu dışı olsa bile arada böyle yorumlara izin vermeniz çok güzel bir şey, siteyi bağımlılık haline getiriyor.

      Sil
  23. Dear Mr. Egilmez,

    We love you so much.

    YanıtlayınSil
  24. Hocam Belçika'nın devlet kanalındaki dış siyaset ve ekonomi programını izlerken TC ekonomisinin Erdoğan'ın yanlış politikaları yüzünden dahada kötüye gideceğini NATO ülkelerinin TC ekonomik ambargo uygulayacagini, Türkiye'nin sınırları zorladığını söylüyorlar, kriz geliyor

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O kanal 40 yildir Turkiye batacak diyor, ulke batmadi. Ozal a da aynini derlerdi, Demirel e de.

      Sil
    2. 1 kanaldaki 1 kişinin dediği mutlak doğru değildir. O öyle der başkası da Türkiye parlayan yıldız 10 seneye uçacak der.

      Sil
    3. türkiye batık da sıcak para ile yüzdürüyorlar. türkiye ekonomisi zombi ekonomidir. haberiniz yok!.

      Sil
    4. Zombi olmak iyidir, arada bir şey yapmadan başkasının para ile işi bitirirsin.
      Alacaklı düşünsün dersin.

      Zombi çok güzel bir terim, bana ilk haciz ve icralar geldiğinde ticari hayatımda, çok üzülmüştüm, sonra buna da bağışıklık kazandım, malı mülkü hanımın üzerine yapıyorsun, para kazandıkça kazancı başka hesaba borcu şirkete atıyorsun, üstüne bir de çek yaza yaza ticareti döndürürsen, değme keyfine.

      Sil
  25. İhracat 500 milyar euroya çıkar mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 2123 hedefi o =)

      Sil
    2. Çıkar böyle giderse, biraz zaman alır.

      Sil
  26. Hocam sizce FEDin yaptigi 50bp faiz indirimi dogru muydu? Yaklasim olarak nasil degerlendiriyorsunuz bir makro iktisatci olarak?

    YanıtlayınSil
  27. Çin Dünya’nın üretim merkezi haline gelmiş olması nedeniyle global ekonomide büyük bir yavaşlamaya neden olacak, bunu biliyoruz. Ancak Çin aynı zamanda sağlık ürünleri, kimyasalları, ilaç ve ilaç hammaddeleri konularınds da Dünya’nın üretim merkezi konumunda.İşte bu durum, sadece Covid-19 için öncelikle talep gören maske ve hijyen korunma ürünlerinin yanında ameliyat malzemeleri ve tüm sağlık sektörü ihtiyaçlarının da sağlanamaması anlamına geliyor ki, işte asıl felaket burada yatıyor. ABD bile son antibiyotik fabrikasını 2004 yılında Çin ile rekabet edemediği için kapatmış. Stratejik ürünlerde tüm Dünya’nın bir ülkeye bu kadar bağımlı hale gelmiş olması büyük bir sorun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çin virus komplosunu çok iyi yönetti ve atlattı şimdi Avrupalılar ve Abd düşünsün.

      Sil
  28. Hocam merhabalar koronavirüs sonrası dünyada kalkınma perspektifinden yeni iktisadi düzen nasıl olur bilgilendırımisiniz

    YanıtlayınSil
  29. Hocam sizde koronavirüsünün Türkiye vergi gelirleri ve vergi sistemi üzerinde yaratacağı etkiler nelerdir ?

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...