28 Haziran 2020 Pazar

Merkez Bankası Rezervlerinin Yeterliliği

Rezerv Yeterliliğinin Ölçülme Yöntemi
Bir ülkenin resmi döviz rezervleri, dış ödeme zorluklarıyla karşılaşılması halinde, Merkez Bankasınca denetlenen, kullanıma hazır durumdaki dış varlıkları olarak tanımlanabilir. Döviz rezervi bulundurmanın yararları konusunda fazla bir tartışma olmasa da tutulacak rezervin ideal miktarı ve bu miktarın nasıl bir kritere dayandırılarak belirleneceği konusunda görüş birliği bulunmuyor. Bu konuda yaygın kullanılan kriter IMF’nin de kullandığı Guidotti – Greenspan Kuralına göre oluşturulan kriterdir. Guidotti – Greenspan kuralı; merkez bankasının sahip olduğu brüt döviz rezervleri ve altın rezervlerinin toplamının, ülkenin vadesine bir yıl kalmış olan dış yükümlülüklerine eşit olmasını öngören kuraldır.[i] Bir yıllık süre içinde, dış yükümlülüklerin yenilenememesi halinde, o ülkeye dış kaynak girişinin devam edebilmesi için bu eşitlik önemlidir. Bu kriteri şöyle bir denklemle ifade etmek mümkün:

Merkez Bankası Rezervlerinin Yeterliliği = Merkez Bankası Brüt Döviz ve Altın Rezervlerinin Toplamı / Ülkenin Vadesine 1 Yıldan Az Kalmış Olan Döviz Yükümlülükleri

Bu denklemin sonucunun en az yüzde 100 çıkması gerekiyor. İdeal olan sonuç ise yüzde 150 olarak tanımlanıyor. Rezerv yeterlilik oranı yüzde 100’ün altına düşen ülkeler yabancı sermaye çekme açısından sıkıntılı ülkeler olarak vurgulanıyor. Bu ülkelerden dış kaynağa bağımlı olanlar (yani cari açık verenler ya da döviz gelirleri döviz giderlerinden düşük olduğu için dış kaynak arayışında olanlar) sorunlu ülkeler olarak kabul ediliyor.

TCMB’nin Brüt Rezervlerinin Durumu  
IMF, geçtiğimiz günlerde yayınladığı Güncellenmiş Küresel Finansal İstikrar Raporunda ülkelerin merkez bankalarının rezervlerini bu açıdan sıralamaya tabi tuttu.[ii] Söz konusu sıralamada TCMB’nin sahip olduğu rezervler yukarıda değindiğimiz yüzde 100’lük yeterlilik ölçüsünün altında kalıyor.[iii]

Şimdi bu hesaplamayı kendimiz yapalım ve bakalım IMF’nin tespiti doğru mu? Önce yukarıdaki Guidotti – Greenspan Kuralı için kullanılan denkleme koyacağımız verileri TCMB sitesinden alalım: 
Merkez Bankası Brüt Rezervleri = Brüt Döviz Rezervi (53,2 milyar Dolar) + Altın Rezervi (38,4 milyar Dolar) = 91,6 milyar Dolar (Kaynak: TCMB, Haftalık Para ve Banka İstatistikleri, 19 Haziran 2020.)

Vadesine 1 yıldan az kalmış olan dış yükümlülükler = 164,6 milyar Dolar (Kaynak: TCMB, Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri, Nisan 2020. Yayınlanmış son veri budur.)

Şimdi bunları yukarıdaki denklemde yerlerine koyalım:

Merkez Bankası Rezervlerinin Yeterliliği = 91,6 / 164,6 = 0,56 yani yüzde 56.

Demek ki TCMB’nin brüt rezervleri yüzde 100’lük minimum gereksinimin oldukça altında bulunuyor. Aslında bu hesaplama bize TCMB’nin brüt rezerv yeterlilik oranının IMF’nin tespit ettiği oranın da (dip not iii) altında olduğunu gösteriyor.

TCMB’nin rezervlerinin mayıs sonu itibarıyla 51,9 milyar Dolarlık kısmının swaplardan kaynaklanan rezervler (kaynak: TCMB, Ödemeler Dengesi İstatistikleri, Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi II numaralı tablo, 2 numaralı sıra) olduğu dikkate alınırsa bu oranın ciddiyeti daha da önemli hale gelecektir.

Merkez Bankası Ocak – Nisan arasındaki 4 ayda 25,1 milyar dolarlık döviz rezervi harcamıştır (kaynak: TCMB, Ödeneler Dengesi İstatistikleri Ocak – Nisan 2020.) Döviz rezervlerinin kullanımını Covid – 19 pandemisinin yarattığı ekonomik darbelerle sınırlı tutmanın ötesine geçip TL’nin dış değerini savunmaya çabalamak ne yazık ki rezervlerin hızla erimesine yol açmış görünüyor.







[i] Arjantin’in eski maliye bakan yardımcısı Pablo Guidotti bu kuralı 1999 yılında yapılan G 33 toplantısında ortaya attı. Eski Fed başkanı Alan Greenspan bu kuralı birçok yerde dile getirerek yerleşmesini sağladı. Javier Calafell ve Rodolfo Padilla del Bosque yaptıkları çalışmayla rezervler/dış borçlar rasyosunun birçok dış kaynak krizinin göstergesi olduğunu ortaya koydular. 


179 yorum:

  1. Peki hocam...Net rezerv bu durumu ile ne kadar yönetilebilir sizce...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim hesabıma göre net rezervler eksi 6,7 milyar dolar.

      Sil
    2. Swaplar hariç net rezervler eksi 6,7 milyar dolar.

      Sil
    3. Hocam, 5 Mayıs'taki yazınızda swap hariç net rezerv eksi 2,7 milyar dolar demiştiniz. Bu 6,7 milyar yazım hatası mı yoksa arada 4 milyar dolar daha mı gitmiş?

      Sil
    4. Mahdut, sadece Haziranda yabancilar BIST ve tahvillerden cikip tam da dedigin gibi 4 milyar dolar goturduler. Buna Telia'nin 460 milyon dolarlik Turkcell hissesinden alacagi dahil degil.

      Sil
  2. Bu sonuca göre sanırım çok zor durumdayız diyebilir miyiz?
    Hocam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. CDS priminin 480'lerde olmasından belli. Bunu gören yabancı gelmediği gibi gelmiş olan da gidiyor.

      Sil
  3. Bu kadar yalın bir anlatımla konuyu özetlemek tek kelimeyle mükemmel. Hocam beynine sağlık.

    YanıtlayınSil
  4. Hocam konuyla ilgisiz ama doların reverv para birimi olmasının ABD ye avantajları ve dezavantajları nelerdir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ABD dolar bastığı hem içeride hem dışarıda geçerli. O nedenle bir döviz rezervi bulundurmasına ihtiyacı yok. Oysa mesela Türkiye TL bastığında bu para içeride geçerli ama dışarıda değil. Dolayısıyla Türkiye dış ödemelerini yapabilmek için döviz kazanmak ve rezerv tutmak zorunda.
      Dezavantajı yok.

      Sil
    2. Dezavantajı vardır, ancak henüz ortada değildir. Dezavantajı ülkenin genel olarak rehavete kapılmasıdır. döviz ihtiyacı olmayan ülkenin ithalatı aşırı artar. Bunun sebebi dünya çapında değerlerin totalinin birbirine eşit olması gerekmesidir. İthalat yapanlarla ihracat yapanların miktarı aynı olacağı ve sizin ithalat yapmak için ihracat yapmak zorunda olmamanız netice de sizin dış ticaret açığınızın sonsuz olma potansiyelinin olmasıdır. 2008 den beri yaşanan da budur.

      Sil
    3. Saygıdeğer Mağfi hocam bu ülkesine ve vatanına hizmet eden ender insanlardansınız Allah sizleri başımızdan eksik etmesin, alttaki arkadaşa neden sonuç ilişkisini anlatmak lazım. Hocam bu toplum elbet sizlerin anlatmak istediklerinizi anlayacak ve o seviyeye gelecektir. Durmaksızın çalışalım başka bir ülkemiz yok.

      Sil
    4. Selam Cag, Toplum o düzeye asla gelemeyecek, bizlerin çalışmaları, biriktirdiğimiz değerler yöneticiler tarafından heba ediliyorlar. Bu yüzden çalışmanın bir anlamı kalmıyor. Gemisini kurtaran kaptan deyip, kendi ailelerimizi dışarı çıkarmak dışında çözüm bulunmuyor. Bizler kaybettik, gerçeği görüp kabul etmek gerekiyor. Bizlerin oy verdiği parti bile, kısa vadeli politik kazançsızlıklar için gitti en istemediğimiz kişileri başımıza getirdi.

      Sil
  5. Hocam Cumhurbaşkanı gecen gunlerde yaptığı bir konusmada brüt rezervlerin 93 milyar dolar oldugunu dile getirdi.Sizin aldığınız verilerde 53 milyar dolar oldugunu görüyoruz acaba bunlarin icinde yeni yapilan swap islemleri yer almiyor mu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben TCMB'nin resmi sitesindeki verileri alıyorum. Bunun içinde 51 milyar dolarlık swap işlemi de dahil. Tam olarak bilmiyorum ama Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı rezervler içinde sanırım bankaların döviz mevcutları da var. Ne var ki IMF onları bu denkleme dahil etmiyor.

      Sil
    2. O zaman vatandaşın parası bizim paramız diyip onları da satıp iç ederler mi. Eskiler bankaya güvenmez yastık altı yaparlarmış bundan galiba

      Sil
    3. 22 banka batmış 2001 ve 28 şubatta
      Memur maaşları imf deprem kredisi ile ödenmiş 1999 da
      Sen iç ederlermi diyerek neyin peşindesin iç edilecek eokonomide bankalar batırılır

      Sil
    4. Hocam CB açıklamasında altınlar da dahil brüte.

      Sil
  6. Elinize sağlık Üstadım. Her zamanki gibi net ve zihin açıcı.

    YanıtlayınSil
  7. Düdüklü tencere kaynıyor diyorsunuz. Henüz buhar çıkmaya başlamadı. Ancak emniyet ventilinin üzerinde birileri oturuyor. Hayırlısı hocam.

    YanıtlayınSil
  8. Tren steam almış son hızla gidiyor. Kazanda kömür yok ama bir şekilde yakıt yükleniyor. Basınç maximum'u geçmiş...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. demis olmak icin konusmak!!! kazanda komur olmaz su..komur biterse basinc duser!!

      Sil
    2. kazanda kömür olur. trende kazanın iki bölümü vardır. biri buhar haznesi, digeri ateş haznesi. burada kömür, yağ ve yahut her türlü yakıt yakılabilir. neticede kazanda kömür olur ... kömür biterse kazanda basınç hemen düşmez, kazandan buhar çıkışı ile basınç düşer. bilmeden yorum yapmak!!! (kaynak ;https://www.bilgeyik.com/buharli-tren-nasil-calisir-280) :))

      Sil
    3. Olaganustu bir tartisma. Once bir sey soylenir, dogru yada yanlis. Ardindan itiraz, kavram karmasasi. yine dogru yada yanlis. sonra taraflar kendilerine dogrulayacak kaynaklar gosterir.. Tabiki olaganustu teknik olanlar. Nasil derler. Bu ulkede Hersey olunur rezil olunmaz.. Saglicakla.

      Sil
  9. Net anlatım için teşekkürler Mahfi bey... Brüt yerine net rezervi aldığımızda halimizin perişanlığı görünüyor...

    YanıtlayınSil
  10. Hocam inşaat sektörü işsizlerindenim bu bilgiler doğrultusunda ne zaman düzelme başlar Bir tahmininiz var mı

    YanıtlayınSil
  11. Hocam kaleminize ve emeğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  12. Mahfi Bey lütfen söyler misiniz:

    Pablo Guidotti ve Alan Greenspan olmasa idi, böyle bir kural yazmasalar idi; dımdızlak ortada mı kalacaktı bütün Merkez Bankaları?

    Böyle iktisat olur mu yahu?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Newton kütle çekim ve hareket kanunlarını ortaya koymasa hepimiz havada mı uçacaktık?

      Sil
    2. Teşekkürler Mahdut Mesuliyetli, harika bir yanıt.

      Sil
    3. Havada uçmayacaktık ama havada uçani bulamayacaktık ondan teori önemlidir yol gösterir

      Sil
    4. Halk jargonunda biz buna kapakndiyoruz hocam, siz o kısmı bize bırakın.

      Sil
  13. Dear Mr. Egilmez,

    Leave economics alone.

    Please mind your own business.

    Sincerely,
    A friend

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. It's my own business my friend.

      Sil
    2. Oo ingiliçce yazmış biri, hem de bir dost.
      Hem de Türk, kendi işine bak türk deyişini çevirmeye çalışmış.
      Dost kişi ismini yazar.

      Adama get off my back derler.

      Sil
    3. Gerçekten çok garip. Türkçe yerli mi, yoksa milli mi değil ? Durum o ki anlatmak istediğinizi açıkça ifade etmekte kullandığımız dil yetersiz kalmaya başladı

      Sil
  14. Sermayeyi kediye yüklemişler.

    YanıtlayınSil
  15. Tebrikler Mahfi hocam. Her zaman olduğu gibi yine net açıklamalarla önümüze bir pencere koydunuz. Bu pencereden baktığımda konu hakkındaki tüm ayrıntıları rahatlıkla görebiliyorum. İyi ki varsınız. Sağlıklar diliyorum, selamlar, saygılar, sevgiler değerli hocam.

    YanıtlayınSil
  16. Swap’ı reserv hanesine yazmanın doğruluğunu anlamış değilim. Sonuçta swap’tan elde edilen döviz, 1 yıl içinde faiziyle birlikte kaynağına geri ödenmesi gereken (ve karşılığında TL alınacak) döviz değil mi? O da bir nevi kısa vadeli kredi yani?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslına bakarsanız zorunlu karşılıkların bile rezerve girmemesi gerekir
      http://www.mahfiegilmez.com/2013/04/odunc-rezerv-olur-mu.html

      Sil
    2. swap=yabanci para basiyormus gibi yapmanin yegane yontemi.. dogrumudur hocam?

      Sil
  17. Çok açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı olmuş. Ellinize sağlık . Hocam sizce bu gemi bu cari açıkla batmadan daha ne kadar gider?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ olun.
      Bir süre daha gider

      Sil
    2. Geminin nereye gittigine bagli, eger Libya'nin Sirte limanina gidiyorsa fazla surmez, Eylul Ekim gibi karaya oturur.

      Sil
  18. Bir an önce israfın önüne geçilmeli. Gereksiz varlıklar dövize çevrilecek şekilde değerlendirilmeli. TL'ye çevrilebilecek dövizle ödemelerden vazhgeçilmeli.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Daha acik yaz, sonuca daha kolay ulasirsin. Gereksiz varliklarin (yazlik saray, kislik saray, Ankaradaki saray, ucan saray, yuzen saray, Kanal istanbul, kopruler, Istanbul havalimani) alinmasina veya yapilmasina sebep olan birinci etmenden (veya kisiden) kurtulup bunu degistirmek israfin onune gecmekteki ilk adim olacaktir, arkasi gelir.

      Sil
  19. Hocam sizde tcmb başkanıyken faiz konusunda baskı yaparlar mıydı. Kovulma korkusu yaşadınız mı yada söylenenleri emir telakki ettiğiniz oldumu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bilmiyorum çünkü Merkez Bankası Başkanı olmadığım gibi hayatımda hiç Merkez Bankasında çalışmadım. Ben Hazine Müsteşarlığı yaptım.

      Sil
  20. Hocam ülkenin tek çaresi turizim sektörü normale dönmeli diye bilir miyiz.

    YanıtlayınSil
  21. Hocam rezerv kısmına swap tutarını koydunuz ama yükümlülük kısmına bilinmediği için koymadiginizi düşünüyorum doğru mu ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mahfi hoca degil, MB bilerek bu muhasebe hatasini yapiyor. Amaci swap'lardan sonra doviz rezerveri, doviz yukumluluklere gore yuksek gozuksun diye. Ayni konuyu Murat Kubiley, Ugur Gurses ve Murat Muratoglu da dile getirmisti onceden. Swap tutarlari yukumlulukler kismina da girmeli, isin dogrusu budur.

      Aslinda bu baska bir seyin gostergesi de olabilir. Muharrem Ince gecenlerde Katar ile yapilan 10 milyar dolar karsiligi swap anlasmasinda 1 dolarin 12.5 TL'lik kur karsiligi ile hesaplandigini iddia etmisti. Eger bu dogruysa, bugunku guncel kur uzerinden 10 milyar dolar rezerv karsiligi 20 milyar dolar yukumluluk alimis demektir. MB bu rakami yukumluluklerde gostermeyerek aslinda bu iddia'nin dogrulugunu da bir yerde onaylamis olmuyor mu?

      Sil
    2. Bence bizimkiler iyi kalkmis masadan, 12.5’a anlasmislarsa.
      Biraz empati yapmak lazim. Siz 20 milyar dolariniz olsa 12.5’tan verir miydiniz damada? Hele bugunku faiz oranlariyla.
      Veya hic verir miydiniz?

      Sil
    3. Anonim, cevap icin tesekkurler.

      Siz Turkiye'ye kullandirilan 10 Milyar dolar'in gercekten Katar devletinden mi geldigini saniyorsunuz? Aslinda Katar'da muazzam bir dolar birikimi bulunan bir kisi (tabii ki Turk) parasini Turkiye'ye swap ile odunc vermis ve geri alirken kur farkindan gelecek kazancini da garantilemis olabilir mi? Bu kisinin kim olabilecegini tahmin edemeyen var mi?

      Sil
    4. Olur mu öyle şey. O şekil bir Türk senden benden iyi biliyor durumun vehametini, bir kuruşunu göndermez. Hele 12,5’a. Naaptın kardeş :-)

      Sil
  22. Hocam eksi rezerve deyse merkez bankası Türkiye dış borcu nasıl çevirecek bizi ne bekliyor bundan bahseder misimiz

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sorunuzun cevabi yukarida EYYÜP KATIRCIOĞLU'nun sorusunda ve sn. Mahfi hicanin cevabinda gizli:

      EYYÜP KATIRCIOĞLU: CB gecen gunlerde yaptığı bir konusmada brüt rezervlerin 93 milyar dolar oldugunu dile getirdi. Sizin aldığınız verilerde 53 milyar dolar oldugunu görüyoruz.

      Mahfi hoca: Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı rezervler içinde sanırım bankaların döviz mevcutları da var.

      Yani CB bankalarin doviz mevcutlarini da MB'nin rezervleri arasinda sayiyor. Bunun ne anlama geldigini soylemeye bilmem gerek var mi? Belki de bu yakin gelecekte devreye girebilecek bir islemin agizdan kacirilmis oncu soylemi olarak ele alinabilir, ne dersin?

      Umarim dis borclari cevirebilmek icin birilerinin B plani konusunda bir fikir vermistir.

      Sil
  23. Hocam bu durumda dolar hala neden stabil ve turkiyenin cds leri neden 600 lerden 480 lere kadar düştü

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dünyadaki merkez bankaları deli gibi para bastı. Bu para gidecek yer bulmak zorunda idi ve bir kısmı Türkiye cdslerine de geldi. Ayrıca bankalar yurtdışı borçlarını azaltıyorlar. 480 CDS hala berbat.

      Aslında bu paranın Türkiye'ye de(özellikle borsayada) gelmesi gerekirdi, bize güvenmedikleri için döviz gelmiyor. Sıcak paranın Türkiye'ye gelmemesindeki bir diğer neden ise döviz alım satımına uygulananan vergi.

      Dolar sabit çünkü mal kıtlığı var. Otomobil almaya kalkarsanız sıfır araç bulmanın mümkün olmadığını göreceksiniz. Bulsanız da alt ve orta gelir grubunun cebinde para kalmadı.

      Dolar cebimizde kalsın diye akıllara zarar gümrük vergileri geliyor. En son vinç pompa gibi fabrikalarda üretim için elzem makinalara gümrük vergisi geldi. Bu kanamayı durdurmak için yaraya bıçak saplamaya benziyor. Yüzeydeki kanamayı durdurur ama iç organlardaki hasar için hastayı acile yetiştiremezsek hastayı kaybederiz.

      Corana nedeniyle yavaşlayan üretim ve tüketim 2-3 ay içerisinde tekrar artar. Ekime kadar döviz bulamazsak........


      Sil
  24. Fatih Kömürcüoğlu28 Haziran 2020 23:12

    Gelişmiş ülkeler batması zincirleme reaksiyona sebep olabilecek hiçbir ülkenin batmasına izin vermezler. Bu konuda tecrübeliler. 2 Dünya savaşı sonrası ABD Marshall yardımları ile Avrupa ülkelerini onları çok sevdiği için ayağa kaldırmadı. Onlar olmasa kendi ekonomisi olumsuz etkilenecekti. Türkiye'nin borçlu olduğu ülkeler gelişmiş ülkeler olduğuna göre çok dert etmeye gerek yok. Rahat olun.
    Adamın birinin gece ışıkları hep yanık olurmuş. Bu durum komşusunun dikkatini çekmiş. "Hayırdır birader gece uyumuyorsun galiba demiş"
    Diğeri "Sorma kardeş üst kat komşuma çok borcum var. Ne yapacağımı bilmiyorum diye cevap vermiş." "Ödeme imkanın gerçekten yok mu?"
    "Yok"
    "Öyleyse git komşuna söyle borcunu ödeyemeyeceğini"
    "Haklısın öyle yapayım"
    Öyle de yapmış. Üst komşusuna borcunu ödeyemeyeceğini söylemiş. Ondan sonra borçlu komşunun gece ışıkları sönmüş ama üst kat komşununkiler yanmış bu sefer.
    Bence biz bu borcu ödemiyoruz deyip vurup kafayı yatalım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yöneticiler bu meseleyi düşünmüyor, düşünüp kafaya takan bizleriz.

      Sil
    2. Malum yöneticinin sorumluluğu yasal olarak bulunmuyor.
      Yani, yasal olarak aldığı hiç bir karardan ötürü kendisini cezalandıramazsınız.

      Borç-Alacak meselesinde binlerce yıldır ne yapıp edip alacaklı devletler borcu bir şekilde tahsil ediyorlar. Bu borç bitmiyor, devletler arasındaki ilişikilerde eğer Euro ve USD borç var ise Türkiyenin borcu kimseyi rahatsız edecek, uluslar arası düzeni etkileyecek seviyede değil.

      O parayı alırlar merak etmeyin.

      Sil
    3. 2001 de halkın eğilimlerini gören o dediğiniz zengin ülkelerin desteğiyle nasıl akp, üzerine fetö bindirilmiş halde iktidara taşındı ve istemedikleri yapılar yok edildi. Ondan sonra yaşananlar fetö ile devlet kimin olacağı kavgasıydı.
      Bugün batı türkiye yi geleceğin iran ı gibi görüyor olması yüksek ihtimal. O yüzden akp devleti bırakasıya kadar türkiye nin dibe vurmasına aldırmayabilir.

      Sil
  25. Bilirsiniz,
    “Dün yediğin hurmalar ....” diye başlayan bir atasözümüz vardır.Ayıp olmasın diye devamını yazmadım.
    Ama bu hurmaları kimin yediğini de bir bakmak lazım diye düşünüp MB’nın verilerine baktım.
    Vadesine 1 yıldan az kalmış olan bu 164,6 milyar dolarlık borcun muhatabı kimdi?

    TCMB’nın istatistiklerinde yazdığına göre;

    Kamu 39.413

    TCMB 9.370

    Özel 115.799

    O zaman şunları sorabilir miyiz?

    Bu borcun toplamına bakarak mı bir analiz yapmak doğru olur,yoksa borçlu bazında kimin ne riski olduğunu mu konuşmalıyız?

    Önümüzdeki 1 yılda yaşayabileceğimiz en iyi veya en kötü senaryoda,bu borcun muhatablarını neler bekliyor olabilir?

    Bu borca neden ülke,kamu veya mb riski olarak bakmak durumundayız?

    Aklıma bu sorular geldi ama cevapları bende değil.O nedenle paylaşmak istedim.





    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizim bu borca hangi gözle ya da gözlükle baktığımız o kadar önemli değil. Yabancı yatırımcılar buna 164,6 milyar dolar kısa vadeli dış yükümlülük var diye bakıyor ve ona göre karar veriyor. Karar verince de buraya gelmiyorlar.

      Sil
    2. Özeldeki borçların bir kısmı yap işlet devret ile devlet garantisindeki borçlar. Günün sonunda özel ödemediğinde kamu borcu olacaklar.
      Özel veya kamu bu borçları ödemenin en kolay yolu TL değerini düşürüp ne var ise ihraç etmektir.
      TL değeri düşünce, GSMH da düşecektir.
      O zaman bu yazdığınız borçlar ekonomi için daha da büyük yük olacaktır.

      Sil
  26. Yazınız için teşekkürler. Döviz sıkışıklığında devletin bankalardaki vatandaşa ait döviz mevduatlarını gereğinde TL ye çevirmesi olasılığı var mıdır?

    YanıtlayınSil
  27. Hocam bu gidişle merkez bankası da konkordato ilan eder mi sizce?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Para basma gücü olan bir yer iflas etmez.

      Sil
    2. yani olan halka olacak merkez bankasına değil

      Sil
  28. Hocam elinize saglik, ne kadar basit anlatiyorsunuz herseyi.
    Swap ile ilgili anlamadigim bir konu var. Swap’i neden net rezervlerde haric tutmak gerekir? Karsi MB bizim MB’ye doviz veriyor faiziyle, bizim MB de ayni sekilde TL veriyor. Trende bakinca TL %10-20 deger kaybediyor elbette ama hic yokmus gibi sifir gecmek de dogru mudir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü swap kısa vadeli bir sözleşme gereği alınan bir çeşit ödünç para. Ayrıca swapla elde edilen dövizi rezerve yazıyorsak normal olarak aynı miktarı yükümlülüğe de yazmak lazım.

      Sil
  29. mahfi hocam,mesela yarın tcmb 6ay içinde tedavüldeki tüm kağıt&madeni paraların değişmesine karar verdi diyelim,500-200-100-50-20ve10 tl kağıt banknot ile 5-2-1,1/2 ve 1/4 tl lik yeni madeni paralar çıkarmaya karar verdi.buraya kadar herşey normal,yalnız..biliyosunuz tcmb elinde şu anda yüklü bir altın stoku var ve gram altın yaklaşık 390-400 tl şuanda ve tcmb 500 tl lik küpüre 1gr,200tl lik küpüre 0,4gr,100 tl ye 0,2gr diger tüm kagıt&madeni paralara da degeri oranında fiziki altın koymaya karar verdi diyelim..bunun tl nin degerine getirisi,götürüsü ne olur?bennim zannım siz bir banknot kağıdına fiziki altın enjekte ederseniz,diyelim 1gr altın ihtiva eden o 500tl lik banknotun değeri asla gram altının altına düşmez,haksızmıyım?lütfen bana okadar altınımız yok demeyin..olduğunu biliyorum..bu türkiyede enflasyonu bitirmezmi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O kadar değerli bir parayla ihracat yapamaz hale geliriz, üretici üretmeyi bırakır ve ithalatçılığa döner. Çok kısa sürede kişi başına gelirimiz hızla düşer. Enflasyon biter ama biz de biteriz.

      Sil
    2. Osman Altug hoca, Ekonomi 101 dersi, ilk cumlesi: Bir ulkenin parasinin degerini belirleyen o ulkenin uretim gucudur. Gerisi meshur yumurta analojisi ile devam eder. Derse 2 yumurta ile gelmistir zaten...

      Sil
  30. Hocam Türkiye 2019'da cari fazla verdi. Yani bu ölçekte cari açık versek tamam büyük bir sorun ama fazla verdiğimiz için bu hesabın bizi alakadar etmiyor olması gerekmez mi?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Cari fazla da versek ödeyeceğimiz borçlar elde mevcut dövizden fazla olacağı için bu sorun bizi hep alakadar edecek.

      Sil
  31. Hocam öncelikle harika bir yazı olmuş elinize sağlık,sizce kur ve altın bu durumdayken mevduat ve kredi faizlerinin bu kadar düşük tutulmasının amacı nedir ve bu durum bu şekilde ne kadar sürdürülebilir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Bunu ben bilimsel olarak açıklayamıyorum. O nedenle bilim dışı olarak bakıyorum ve aklıma faizin dinle ilişkisinden başka bir şey gelmiyor.

      Sil
    2. Değerli ekonomi yönetimimiz Allah'a mesaj veriyor: "Yüce rabbimiz, biz senin istediğini yaptık, faizleri indirdik, hadi sen de bir el at da şu ekonomi mucizevi şekilde düzelsin" diyorlar, yani göklerden gelecek bir çözüm bekliyorlar. İşlerin böyle yürümediği anlaşılıncaya kadar seyredip hayatta kalmaya çalışacağız gibi görünüyor.

      Sil
    3. Faizin oranı haram olmasını değiştirmiyor malumunuz. Bu bilinmiyor mu yoksa?

      Sil
    4. Mahdut, haklisin aynen bu mesaji veriyorlar ama tanri mesaji alinca guluyordur mutlaka ve dusunuyordur "ama ben size ayni zamanda calmayin da demistim".

      Sil
    5. MiG.29, Bizimkiler o işleri darü'l-harp, ganimet, cizye falan diye kılıfına uydurduklarından Allah'ın o konuya takıldığını pek sanmıyorum. Belki faiz oranlarını tatminkar bulmamıştır, biraz daha indirirlerse mucize gerçekleşebilir...

      Sil
    6. Mahdut ve Mig,
      Adamlar gökten canlı koyun indiğine inanıyor, bu adamlara ne anlatılabilir?
      Adamın teki yüce yaradan ile görüştüm bana şunları şunları yapmanız için söyledi diye uyduruyor, sonra bu adamın peşine takılıyorlar. Klavuzu karga olanın varacağı yer bellidir.

      Sil
  32. Cari açık fazlası veren Almanya bile dünyanın en fazla borçlu dördüncü veya beşinci ülkesidir.Çin bile büyük oranda borçludur. Borç dünya ekonomik sisteminin bir sonucudur. Bu sistemi kuranlar ülkeleri bu hale getirmişlerdir ve zaten dünya bu borçlandırma stratejisini üreten akılla mücadele vermektedir şu an.

    Cari açıkla esasında Türkiyemiz veya vatandaşlarımız çok yol gidemez. Ancak cari açık vermeyelim dersek kredi almayalım veya gelmesin demektir yurt dışından. Ya da teknoloji veya tarım gibi yani stratejik üretim olan yatırımlara ağırlık vererek kredileri buraya sarf etmeliyiz demeliyiz.
    Türkiye şu an ithalatı yani halkın refahını finanse ettiği için dövizi azalıyor. Dikkat ederseniz krediler pahalandığında vatandaş dışardan para veya kredi gelmediğinden bu yüzden ithal mal almadığından cari fazla verdik. Döviz rezervimiz böylece artmış diyelim. Ekonomi iyileşmiyor ki tam tersi daralıyor. Yani bizim şu an 500 milyar dolar rezervimiz olsa tüketici kredisine veya ithalata gidecekse hiçbir faydası olmaz.
    Türkiye bu sistemden kaynaklı otomatik döviz açlığı duyuyor. Şeker hastası birinin ne kadar yemek yese de maalesef kendini aç hissetiği gibi.
    Bizim ekonomiyi soğutmadan -çünkü insanlara iş bulmamız gerekiyor- bu borç ile döviz şantajından nasıl kurtuluruzu aydınlarımızla düşünmemiz gerekir. Bunun çaresini kendi gücümüzle yani ülkemizin beyin ve ekonomik gücüyle yapabileceğimiz bir zekayı iradeyi aydın fikirleri ifade edecek yazılar bekliyoruz vatandaş olarak düşünce insanlarımızın hepsinden. bize sürekli şu kadar kötüyüz bu kadar dağıldık sayılar şudur budur vs. deniliyor ve üzüntümüz artıyor.sorunlara çare söylemeliyiz ki problemlere yenilmeyelim. Yoksa bu konuları dile getirmenin ne manası olabilir ki entellektüel açıdan ?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Care basit, uretemiyorsan tuketmeyeceksin. Is bulamiyorsan uremeyeceksin.

      Sil
    2. Turkiyenin stabil bir ekonomiye sahip olmasi icin diger siyasi ve ekonomik tum parametreleri bir kenara koyarsak enflasyonun en fazla %5 olmasi lazim merkez bankasi politika faizinin de enflasyonun en az 2.5 baz puan uzerinde olmasi lazim. Boyle bir veri paradigmasinda merkez bankasinin eli rahat olur Turkiye ekonomisi makro verileri daha yonetilebilir surece evrilir.
      Aksi halde saglam olmayan veriler dahilinde bile yuksek enflasyon yasayan buna ragmen bagimzi olmayan merkez bankasi tarafindan enflasyonun oldukca altinda politika faizine sahip olan bir Turkiye ekonomisi,makro paradigmalar dahilinde yonetilmesi zordur.

      Sil
    3. 0351, malesef Türk insanı kendi aydınlarına sahip çıkmadığı için hiç bir aydın Türkleri uyaramıyor. Uyaran, Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Hrant Dink öldürüldüler. Gazeteciler hapse atıldılar.

      Mahfi bey de en naif hali ile dile getiriyor, bu sistem ve bu sistemden nemalanan takım temizlenmeden düzelmez, yapısal reformlar diye aktarıyor.

      Türkiye'nin sorunları basit sorunlar, herkes dile getirdi. Entelektüel açıdan, bir aydının Türkiye sorunlarına çözüm üretmesinin kendisine hiç bir faydası yoktur, bilenen mevzuların tekrarından ibarettir. Bu sebep ile artık aydınlarımız da diğer ülkelere gidip emek vermeye başlamışlardır.

      Ekonomist derseniz Daron Acemoğlu gelir.
      Kimyager derseniz Aziz Sancar gelir.
      Batı ülkelerin akademilerinde Türk insan sayısı artmaktadır.
      Benim çalıştığım ülkede, son 4 yılda veri bilimleri üzerinde uzmanlaşmış Türk öne çıkmaya başladı, dünyanın en büyük 4-5 firmasının birinde veri uzmanlarının tepe yöneticisi Türk'tür.
      Dünyadaki büyük bankalarda çok sayıda Türk finans matematiği uzmanı vardır.
      Türkiye'den son 5 yılda göç etmiş çok sayıda Türk muhasebeci, yeminli müşavir gittikleri ülke mevzuatını öğrenip mesleklerini devam ettirmeye başlamışlardır.
      Batı ülkelerinde yüz milyonlarca dolarlık ciroları yapan firmalar kuran, İstanbul piyasasından yetişme, Türk yazılım uzmanları ortaya çıkmaktadır.

      Türkler çok kez ikaz edilmişlerdir, artık ikazın dinlenmediği, anlaşılmadığı yerde de durmak anlamsızdır.

      Sil
  33. Merhabalar Mahfi bey, elinize sağlık güzel bir yazı olmuş.

    Karşıt bir görüş olarak Gökhan beyin yazısını hatırladım. (https://www.haberturk.com/yazarlar/gokhan-sen/2679916-turkiyenin-doviz-rezervi-sorunsali)

    Orada ölçüt olarak sadece kısa vadeli borçlar değil üç tane daha kullanılmış ve farklı ülkelerin bu ölçütlere göre durumu tablolanmış.

    Gökhan beyin argümanlarına cevaben bir yazı, hatta daha da iyisi canlı bir tartışma bizleri daha iyi aydınlatabilir.

    Tekrar teşekkürler, iyi çalışmalar...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim o konuda 2017 yılında yazdığım yazı burada:
      http://www.mahfiegilmez.com/2017/04/merkez-bankas-rezervleri-yeterli-mi.html
      Ne var ki bunların arasında en çok kullanılanı Guidotti - Greenspan Kriteri.

      Sil
  34. HOCAM HER ZAMAN IŞIĞINIZLA BİZLERİ AYDINLATIYORSUNUZ, SİZE MİNNETTARIZ HOCAM SAYGILAR....

    YanıtlayınSil
  35. Türk insanın bankalarda 200 milyar doları var.
    Dünyada hiçbir ülkede milli gelirinin %25 ni içeren döviz mevduatı yoktur.
    Dolayısıyla Türkiye de 251 milyar doların üstünde birikim vardır.
    Merkez bankası rezervlerini Altın olarak arttırılmalıdır.
    Altının dolara çevrilmesi ve 5 10 milyar dolarlık acil çevrilmeler mümkündür.
    Kamunun borcu düşüktür.
    Türkiyenin borcunun %84 ü özelindir.
    Toplam döviz varlığımızında %75 i özeldedir
    Kamu borcuna göre döviz rezervimizde sıkıntı olmacdığı kanaatindeyim.
    Merkez bankası Tüm merkez bankaları gibi karşılıksız para bastı.
    Sorun Altın rezervimizin azlığı ve karşılıksız para basımı gibi sanki.
    Dr Osman Ekmekçi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Türk insanın bankalarda 200 milyar doları var.
      Yanlis! Turk insaninin bankalarda 200 milyar dolar kaydi para karsiligi TL'si var. Dovizi fiziki olarak yastik altinda tutmuyorsan hepsi kaydi paradir. Bu sadece dolar icin degil butun doviz hesaplari icin gecerlidir.

      Dolayısıyla Türkiye de 251 milyar doların üstünde birikim vardır.
      Yanlis! Bu birikim sadece kaydi para iledir. Nakde donusturulemez cunku memlekette o kadar nakit doviz yok (yastik altinda ne var bilmiyoruz).

      Merkez bankası rezervlerini Altın olarak arttırılmalıdır.
      Yanlis! Degerli maden ancak alicisi cikip masaya para koyunca nakde donusturulebilir. Alicisi cikmayan degerli maden kasada yatmaya mahkumdur, her an nakde donusturulemez.

      Kamunun borcu düşüktür.
      Anlamsiz! Ozel sektorun borcu da kamu borcuna donusur. Zaten pek cogu hazine garantisi verilmis projeler icin alinmis borctur. Ozel sektor doviz borcunu odeyemeyince kamulastirilmak zorunda kalinir ve borcu da kamunun borcu haline gelir.

      Kamu borcuna göre döviz rezervimizde sıkıntı olmacdığı kanaatindeyim.
      Yanlis! Yukaridaki sebeplerden kamu ve ozel sektor borcu toplam olarak degerlendirilmelidir.

      Sorun Altın rezervimizin azlığı ve karşılıksız para basımı gibi sanki.
      Anlamsiz! Altin gokten zembille bedava inmiyor, dolar verip altin aliyoruz. TL altina endeksli degil. Altin almak icin dolar harcayacagina dolarin kendisini tut daha iyi.

      Dr? ne doktoru merak ettim dogrusu. Iktisat ise yandi gulum keten helva, egitim ne hale gelmis memlekette.

      Sil
    2. Kamu borcu dusuktur savi da tartisilir. Borcun orani dusuk sayilabilse de, Borcun maliyetine bakinca Bizim 6.74 odeyecegimiz borcu (abd 10, tr 9 yillik vade) abd 0.64 ten alabiliyor. Kisacasi borcun gsymh orani tek gosterge olmayabilir.

      Sil
  36. Mustafa keskin29 Haziran 2020 10:00

    Mahfi bey geçen hafta büyük bir özel banka müdürünün şube müdürü dedim ilk çeyrekte bankalar 19 milyar kar yaptı şu andada turkiyede sadece bankaların durumu iyi gibi 2001 krizi finans sektöründen başlamıştır bu sene alınan kararlarla zararla kapatırsa şaşırma dedi zaten devlet bankaları zararda hiç bir şey söylemedi özel bankalar bana göre böyle bir durumda sunuda söyledim şu anda özel bankalar hem mevduattan yanliyor busoylediklerim doğru olabilirmi

    YanıtlayınSil
  37. Bir kez daha emeğinize sağlık Üstadım. Son mali verileri kullanarak mevcut durumu en net şekilde açıklayan muazzam bir makale yazmışsınız yine. Umarım ki Türkiye ekonomisinin iyi günlerini yazacağınız yazılarınızı da bir gün okuyabiliriz. Gerçi bu ekonomik yönetim modeliyle biz o günleri zor görürüz ama...

    YanıtlayınSil
  38. Hocam Merhaba,
    Ekonomist değilim ancak yazılarınızı takip ederek olayları kavrayabiliyorum. Zamanınızı ayırıp değerli tecrübelerinizi paylaştığınız için çok teşekkür ediyorum.

    2001 krizinde lisedeyken bir hocam derse yorgun argın bitkin durumda girerek 'bugün anlatacak bir şey yok çocuklar, ekonomi kriz oldu ve size ne desem boş artık, çalışın çabalayın diycem ama bugün ki krizle bu artık 4 kat daha zor, çalıştığımız 10 saatlik maaşla evde bir tencere pişiremiyoruz' demesiyle krizi anlamış hissettmiş ve yaşamıştım.

    Ben sorum, yıllardır anlattıklarınıza benzer durumları okuyoruz (son 5 yıldır belkide) ve siz olmasanızda bir çok insan yıllardır benzer ekonomik krizden bahsediyorlar ama 'işte o bu gündür' hiç denmiyor! Anlamadığım şey, ne zaman evet tamam battık her şey mahvol ve durumu toparlamalıyız demeliyiz? Yani daha ne olması gerekiyor ki yönetenler, halk ve sizin gibi yazarlar, kötü durumdayız, batıyoruz, sona geliyoruz demek yerine evet bu kadar bitti deyip bu ekonomik krizi ilan etmeli?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aşağı yukarı bunu diyoruz ama boşuna.

      Sil
    2. 2001deki sartlarda o donemin muhalifi olsun olmasin herkesin emin oldugu bir tek sey vardi; O da 1 yil icinde bu krizin bitecegi yonunde inanc soz konusuydu.
      Nitekim 2001 Subat ayinda baslayan kriz 2001in kasim ayi gibi hafifleme egilimi gosterdi. 2002 Baharinda da ekonomik kriz yerini kapsayici tatmin edilebilir buyumeye birakmis doviz stabil hale gelmis fakat o donemin sartlari geregi surec kendisini siyasi kriz ve guvensizlige kisaca yonetememe yonetisim krizine birakmisti. Buna ragmen 2002de Turkiye ekonomisi hem enflasyonla mucadele etti hem de ozlenen buyume oranlarini yakaladi. 2001 Krizi yapisal olarak ve kriz oncesi seviyeden daha iyi makro ekonomik seviyeler olarak 2003 baharinda hatiralarda yerini almisti

      Sil
  39. Sevgili Mahfi Eğilmez,

    Yararlı ve bilimsel yazılarınız için teşekkür ederim.

    Bu koşullar altında nasıl oluyor da yaklaşık 20 senedir ülkede büyük çaplı bir kriz yaşanmıyor (Ya da yaşanıyor ama biz mi göremiyoruz)?

    Krizden kastım 1994 ve 2001 senelerinde yaşananlar. Öteki türlü kapanan işyerleri, işssiz kalanlar vb. her dönem her ülkede var olan şeyler zaten. Bir de bizim toplumumuzda "işler nasıl" diye sorulunca "iyi" demek de pek alışıldık bir durum olmadığından reel piyasada konuşulanlara çok itibar edemiyorum. İşlerden şikayetçi olanların yaşantıları ve tüketimleriyle söyledikleri pek tutmuyor çünkü.

    Kriz zamanı benim gibi sade vatandaşın baktığı ilk gösterge dolar kurudur ülkemizde.
    Örneğin Ocak 1994 krizinde dolar %160 arttı.
    Keza 2001 krizinde de dolar iki katına fırladı.
    Ama 2018 yaz dönemindeki dolar artışı bile %50 ile sınırlı kaldı ve hızlıca %20 seviyelerine geri çekildi.
    Corona virüs salgınında bile &%15 civarlarında arttı.

    Ülkemiz ekonomisinin genel rakamları, carik açık, döviz rezervleri ve diğer göstergeler bu kadar kötüyse neden hala yukarıda tarif ettiğim şekilde kriz patlamadı? Dolar neden hala buralarda?

    Sizin bu gibi yazılarınızı 3-4 sene önce de okuyordum ve itiraf etmek gerekirse içim kararıyordu ama gelinen noktaya baktığımda ölmedik, batmadık, yaşıyoruz :) Tüketim devam ediyor, alışveriş merkezleri yine dolu, şikayetçi insanlar olduğu kadar halinden memnun olanların sayısı da az değil ama kimse belli etmiyor :)

    Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Orta gelir tuzağında kalmak, kişi başına dolar cinsi geliri sürekli düşüş göstermek kriz değilse kriz yaşamıyoruz diyebiliriz. Ne yazık ki biz hep krizdeyiz ama bu şekilde yaşamaya alıştığımız için bu bize kriz gibi görünmüyor.

      Sil
    2. İbrahim Kara, siz büyük ihtimal ile sermaye sahibisiniz. O yüzden çok etkisini hissettirmez size.

      Benim ailemin çoğu emekli, kendi evleri var, her hane iki maaş aldığı için, emekli maaşlarından para bile artıyor.

      40 küsür yaşında emekli olan ev sahibi bir karı-koca bir akraba ailede, erkek taksi şöförlüğü de yapıyor. Eve 3 gelir giriyor. Bir çocukları var, geçici işlerde çalıştı, yeni devlet memuru oldu, haneye 12 bin TL aylık rahat giriyor.

      Onlara hiç bir şekilde kriz anlatamazsınız.

      Fakirliği onlar zamanla hisseder. Çocuk yakında evlenecek, kiralık ev bakıyorlar, çocuk arabasının yarı parasını kredi ile aldı, kredi ödeyecek 4 yıl. Evleneceği kız da özel hastanede muhasebede çalışıyor.

      Bu gençler, asla anne ve babaları gibi varlıklı yaşayamayacak.

      40 larında emekli olan anne babaya karşın bunlar 55 ve 65 yaşında emekli olacak ki anneleri şimdi 53 yaşında (13 yıldır emekli maaşı alıyor) baba 59 yaşında (14 yıldır emekli maaşı alıyor).

      Anne baba 200 küsür bin TL biriktirebilmişler, düğün ev eşyası vs dedikten sonra gençlere ne kalacak? Ev desen bu parayı peşinat yapıp krediye mi çalışsınlar 8 yıl, bilemiyorlar. Bu gençlerin yetenek seviyesini artırmak zor, biri işten ayrılsa, onlara yeni ya da sürekli iş imkanı sunabilecek ekonomi de yok ülkede. En iyi ihtimalle 6 ay işsiz gezer.

      Hocamızın bahsettiği Orta Gelir tuzağı böyle bir şeydir. Gelir var görünür, gelecek nesile aktarılamaz, bir sonraki nesile aynı hayat standardını sunamaz.

      Sil
  40. Hocam, kısa vadeli borçlara baktığımız kadar, kısa vadeli alacakları da hesaba katmak gerekmez mi? Bildiğim kadarıyla en son Mart 2020 itibariyle yayınlanan TCMB raporuna göre özel sektörün kısa vadeli döviz pozisyonu pozitif. Yani özel sektörün borç çevirme sorunu görünmüyor. Bu durumda TCMB'nin rezervinin yeterliliği cari açığın finansmanı ile ilişkilendirilmeli gibi görünmüyor mu?

    YanıtlayınSil
  41. Yazınız için teşekkürler hocam

    Benim 3. dipnottaki tablo hakkında bir sorum olacaktı da:
    Tablodaki ülke kısaltmalarını(daha doğrusu bilmediklerimi), http://www.hemeningilizce.com/ingilizce-ders/abbreviations-of-countries sitesinden buldum ama şu en aşağıdaki "ZAF" kısaltmasına ne mezkur sitede ne de baktığım başka sitelerde rastlayamadım. Acaba bir ülke değil de firma/kurum gibi başka anlamlara mı geliyor diye soracaktım da..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. ZAF Güney Afrika. ZAR Güney Afrika Randı (para birimi)

      Sil
    2. 1145, eğer bir ekonomi grafiğinde Türkiye'nin yanındaki sembolü anlamadıysanız,
      o sembol ya Arjantin, ya Venezüella, ya da Güney Afrikaya aittir.

      Bu grup sağlam bir grup, asla ayrı düşmüyorlar.

      Son günlerde araya okeye dörtlü olsun diye Gürcistan'da katıldı.

      Sil
  42. Dip notların linklerinde problem var. İlgilenirseniz iyi olacağı kanaatindeyim. Saygılar.

    YanıtlayınSil
  43. Cari fazlayi ekonomik buyume pahasına verme modeline erişebilmemız gerekıyor taşaronluk üretimin kölesi değil üretimin efendisi olmalıyız

    YanıtlayınSil
  44. Cari fazla veren buyume sonucunda modele eeısırsek cok yuksel borcumuz olsa bile karsısında kı faiz düşük olur ve bu şekilde o yuksek borçları sanalastırırız bu da gelişmiş ekonomi modeli demek

    YanıtlayınSil
  45. Selamlar Mahfi Hocam;

    Benim sorum başka:
    BDDK'nın bankalara temettü dağıtmayın çağrısı sonucu bankalar bilançolarında tüm bu kalemleri "Olağanüstü yedek... " olarak kaydetti. Ancak hemen hemen hepsi ve özellikle kamu bankaları da bu temettüleri "Prim" adı ile çalışanlara ve yöneticilere dağıttı. Şimdi benim sorum şu; Bu yapılan işlemin BDDK tarafında kabul edilebilir tarafı nedir? Kimi kandırıyoruz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sorunuzun yanıtını bilmiyorum ama bildiğim tek şey bizim buralarda hep böyle kuralın arkasından dolanılarak kural dışı davranılmamış gibi görünülür.

      Sil
  46. Daha önce de yazdınız hocam net rezerv swap hariç negatif, ee yani?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Eesi şu: Bu şekildeki yaşamaktan mutluysanız korkmayın, böyle gidecek.

      Sil
    2. Mutlu değilsek ne olacak? Ona cevabınız yok sanırım

      Sil
    3. Var mı başka alternatif ? De biz bilmiyoruz hocam? Ne yapabiliriz, biliyoruz net rezervin negatif olduğunu yeterli olmadığını, uzun süredir ilk defa iç borçlanma için döviz kullanılmaya başlandığını biliyoruz da sonuç değişmiyor.

      Sil
  47. Biz ölmüşüz de; ağlayanımız yok!!!!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bi cenaze ağıtçısı kaç para biliyor musunuz?

      Sil
  48. BU kis komunizm gelir mi?

    YanıtlayınSil
  49. Hocam dolar mı alsak altın mı bilemedim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence Suriye lirası al kardeşim, dibi gördü, teknik olarak şimdi zıplayacak.
      Eğer kararsız kalmış isen, TL vadeli hesap açtır, en az 2 yıl vadeli olsun,
      bir daha böyle sorular sormazsın.

      Sil
    2. takma kafani.. ye gitsin

      Sil
    3. Bilme de zaten, eger hala bu tur sorulari gelip Mahfi hocanin blogunda soruyorsan altin alsan ne olur dolar alsan ne olur. Doktor ne yerse yesin demis senin icin zaten.

      Sil
    4. Ya arkadaş paramız var ne yapak? Mahfi Hoca'ya bir soru sorduk? Sormayak mı? Ye demekle olur mu? Siz ki paranız yok sankim milyarder gibi atıp tutuyorsunuz. Ben sadece bir soru sordum.Hareket etmeyin.

      Sil
  50. Hocam tüp bitti, sallıyoruz. Yemek pişmese de çay kaynar.

    YanıtlayınSil
  51. Mahfi bey

    Eğer Mustafa Kemal, Kanal İstanbul projesini savunsaydı ama ömrü yetmediği için projenin başlangıcını göremeseydi, siz bugün Kanal İstanbul projesini savunur muydunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa Kemal Kanal İstanbul Projesini savunmazdı bu bir. Olmaz ama eğer savunsaydı ben yine karşı çıkardım bu iki. Bu proje yanlıştır.

      Sil
  52. Mahfi hocam;
    bu blog gibi ekonomi yazılarını takip edebileceğimiz blog,köşe yazarı vs. gibi bir öneriniz var mı?
    Şimdiden teşekkürler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. www.paraanaliz.com
      (Atilla Yesilada, Murat Kubilay, Guldem atabay, cetin Unsalan, Evren Devrim Zelyurt ve Kerim Rota)

      www.emrealkin.com
      (Kimin blog'u oldugunu yazmaya gerek var mi)

      www.ugurses.net
      Ekonomi Alla Turca / Uğur Gürses

      https://www.dunya.com/yazar/ugur-civelek/41
      Ugur Civelek

      www.sozcu.com.tr
      Murat Muratoglu, Ege Cansen

      http://mustafasonmez.net/
      (Kimin blog'u oldugunu yazmaya gerek var mi)

      Veysel Ulusoy hoca Cumhuriyette yaziyor bi zahmet sitesine bakiver

      Sil
    2. Teşekkürler. Enteresan bir üslubunuz varmış.

      Sil
  53. Her sene böyle dedikodular çıkar, hazinede para yok derler, kredi notu düştü derler, merkez bankasında para yok derler, ekonomi yönetimi kötü derler, hiç bir sene de bir şey olmaz çok şükür. Sonra da başlarlar, yok şuradan bu para geldi, yok turist para getirdi, yok ihracat arttı, yok cari açık dengelendi devam eder..

    Bu tartışmalar bu ülkede bitmez. Bişi olacağı filan yok.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet dogru simdiye kadar 39 defa bunlari soylediler. Sen yazinca 40. oldu. Bir seyi 40 defa soylersen olur derler. Du bakali n'olcek gali

      Sil
  54. Mahfi bey, Türkiye'nin "plütokrasi" ile yönetilmesini mi savunuyorsunuz?

    Konuyu açıklığa kavuşturur musunuz?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kavuşturayım. Ben Türkiye'nin demokratik, şeffaf, denetime açık, dürüst, liyakate dayalı olarak yönetilmesini savunuyorum. Bunun adı neyse o.

      Sil
  55. Hani Swap bulamıyorduk? Bankanın her yeri swapla dolmuş.

    Bu devlet isterse swap ta bulur, dolar da bulur.

    Şimdi bankaya dolar doldursak, bu sefer de derler ki
    o kadar para boşu boşuna kasada duruyor, ülkeye faydası olmuyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Swap'ın ne olduğunu tam olarak biliyor musunuz?

      Sil
    2. Tam da ekmek bulamazsak pasta yeriz turu bir soru olmus bu. Isminin yaninda yesil topu gorur gibiyim bu anonim kisinin.

      Sil
  56. Hocam Türkiye nin en büyük sorunlarından işsizlik ve gelir adaletsizliği ile ilgili yazınız olursa çok mutlu oluruz

    YanıtlayınSil
  57. Hocam sabit kura mı geçtik? Dolarda yaprak kımıldamıyor gibi...İşler bu kadar kötüyse doları nasıl tutabiliyorlar anlayamadım?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Damat bu işi biliyor.
      Mahfi hoca yukarda yazmış o kadar dolar nereye gitti rezervden?

      Sil
    2. Bu gerginlik alameti, 93 te de böyle olmuştu, hatta herkes araba almak için 6 aylık sıraya girmişti, hatırlıyorum.

      Sil
  58. Hocam ellerinize sağlık, bilgilendirici ve çok güzel bir yazı olmuş :)
    Yalnız bu açığı kapatmak için daha ne gibi kaynak bulurlar insan düşündükçe korkuyor. En son çıkan, emeklilik kıdem tazminatları gibi :((

    YanıtlayınSil
  59. Hocam hemen yarın devlet olarak kağıt üstünde çok kazanıyormuş gibi gözüken bur işletme kuruyoruz. Ardından sözde gelirimizi merkez bankasından bastığımız paralar ile fiziki hale getirip yurtdışındaki temettü alışkanlığı olan hisselerde değerlendiriyoruz. Gelen temettü ile basılan para denklesince lotları satarak dış borcumuzu kapatıyoruz. Nasıl kafa zehir değil mi :))

    YanıtlayınSil
  60. Hocam 5 yıldır siz, Murat Muratoğlu, FÖŞ her gün battık batacağız diyorsunuz. Sizi okuyan insanların son kuruşuna kadar (hatta borçlanarak) döviz biriktirdiğini biliyor musunuz? (Çünkü sizi okuyan kişi eğer ekonomik verileri tek yönden yorumladığınızı düşünmüyorsa TL’ye zerre itibar etmez.) Hatta parasını evde tutan, bankaya güvenini kaybeden arkadaşlarım var. Sonra bu insanlar her gün dövizin artacağı (patlayacağı) günü görmek ümidiyle takım tutar gibi dövizci oluyorlar. Her gün heyecanla sizin gibi düşünen yazarları okuyup bekliyorlar. Her gün farkında olmadan kendi kimliklerine daha fazla yabancılaşıyorlar. Bu insanların çoğu kendilerine Atatürkçü demektedirler. İnsanlar, tehditkar bir yabancı devletin parasına sarılmış irrasyonel davranır durumdadırlar.
    Ekonomiyi beklentilerin yönettiğini en iyi siz bilirsiniz. Yazıktır. Bu insanların sayısı hiç de az değildir. Lütfen burada en büyük kabahat hükümetindir demeyin, onu zaten biliyoruz.
    Özel sektörün döviz borçu varsa döviz alacağı da vardır. Özel sektörün bankalarda döviz varlığı da bulunmaktadır. Özel sektör yöneticileri akılsız basiretsiz adamlar değillerdir.
    Avrupalılar ve Amerikalılar kendi yöneticilerine kızıp kendi ülkelerini zor duruma düşürecek davranışları bizim kadar yapmazlar. Murat Erden / Mühendis

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Murat Bey,
      Ben şimdiye kadar hiçbir yazımda ekonomi batacak diye yazmadım. Krizde olduğumuzu vurguladım. Krizde olduğumuz ise bir gerçek. Eğer bir ekonomide kişi başına gelir 5 yılda 12 bin dolardan 9 bin dolara düşmüşse, bir ekonomi dünya riske sıralamasında en riskli 6 ülke arasındaysa o ekonomi için başka bir terim kullanılmaz.
      Hiç kimseye dolar alın, altın alın, paranızı eve saklayın filan da demedim. Bunları soranlara da 'yatırım tavsiyesi vermiyorum' dedim.
      İrrasyonel davranan bir hükümet varsa insanlar da irrasyonel davranır. Başka birilerinin bir şey demesine gerek yoktur.
      Ekonomiyi beklentiler yönetir doğrudur. Ama beklentileri bizler değil hükümetler ve merkez bankaları yaratır ve yönetir.
      Benim yaptığım gerçekleri yazmak ve söylemekten ibarettir. Gerçekleri söylemek suç değildir. Suçlu arıyorsanız yalan söyleyenlere bakın.

      Sil
    2. Dediğiniz kişilerin aklı yok mu? Bunu düşünecek bilgi ve beceri yoksa kim onlara ne yapsin irrasyonel davraniş sergilemişler dediğiniz kişiler son iki yilda kar etti 3 liradan başlayan serüven 7 leri görmüş gayete rasyonel bir beklenti asil türk parasina güvenipte yolda kalanlari yazsaydiniz daha iyidi resmen enflasyon altinda ezildiriler bunu yapanda hükümetir

      Sil
    3. Selam Murat Bey,

      Ekonomi Bilim olarak insan ile ilişkili bir alandır. Ekonomi hakkında yorum yazanların başka insanların psikolojilerini etkilemesi bu işin doğasında vardır. İşin doğasından dolayı bu mesleğin erbaplarına sizin yüzünüzden böyle oluyor demek gereksiz laftır.

      Bizim Türk milletinin eğitim seviyesi çok düştüğü için, anlamaları için benzetmeli anlatmak lazım.

      Makina mühendisi nasıl motor sesi bozulunca motor sahibini uyarıyor ise,
      İnşaat mühendisi nasıl kolonlarda bozulmaları görüp bina sahibini uyarır ise,
      Uzay mühendisi nasıl dünya boşlukta hareket ediyor, öküzün üstünde değil diye uyarır ise,
      Kalp doktoru nasıl damarların tıkanıklığını görüp kalp sahibini uyarır ise,
      Ekonomistler de ekonominin gerçek sahiplerine bilgilerini aktarıyorlar.

      Ne yapacakları sahiplerin bileceği iştir. Meslek erbabı bilgisini söyler, ücretini alır, kenara çekilir. Yapma iradesi sahibindir.

      Türkler eğitimsizlikleri yüzünden sizin gibi nasıl meslek erbabını suçlar ise, yine aynı eğitimsizlikleri yüzünden devletlerini ve servetlerini kaybediyorlar ise sorun o Türklerindir, cefasını da sefasını da sürecek olanlar kendileridir.

      Örnek verdiğiniz AB ve ABD liler eğitimli toplumdurlar. Fert veya güruh olarak eğitimsiz Avrupalılar demokrasi gereği yönetimde söz sahibidir, ancak, yönetim kademelerinin kararlarını etkilemeleri söz konusu değildir.

      Çok meraklıysanız, son 5 yılın Türk ekonomik büyüklüğüne bakın tüm dünya büyürken nasıl küçülmüş görürsünüz. Türkiye'nin potansiyel yeri, günümüz ekonomik büyüklüğünden yüzde 10-15 civarı daha aşağıdadır. Oraya kadar inecektir.

      Ne olacak diyorsanız ben yazayım. Mevcut Türk ekonomi seviyesi ve biraz altı, bir ülkeyi yönetmek için demokrasi sistemini kaldıramayacak seviyedir. Ülke yöneticileri, ülke birliği! için biraz daha baskıcı ve otoriter kurallar koyacaklar. Daha çok kısıtlamalar getirecekler. İkinci başkan, birinci başkandan daha sert, zorba ve ayrıştırmacı olacak, bu kadar.

      Sil
    4. Sayın Erden (30 Haziran 2020 09:23),

      Söyleyeceklerimi lütfen; sizi sıkıştırmak, sizi hakir görmek, sizin şahsınıza yönelik olduğunu düşünmeyiniz.

      [1]

      Türkiye'nin kültürel ikliminde, "iyimser olmaya çabalamak" ile "gerçekleri görmeyi isteMEmek" çoğu zaman birbirine karıştırılır.

      Bunu; kasten birbirine karıştıranlar ile masum bir şekilde, konu hakkında hiç bilgisi olmayanların karıştırmasının toplamı oluşturur. Kimlerin kasten karıştırdığını, kimlerin kasten karıştırmadığını net bir şekilde ayıklamak pek mümkün değildir.

      Gerçekleri işaret edenler (örnek: Mahfi Eğilmez), yukarıda bahsettiğim kültürel iklimde yaşayanlar tarafından genellikle "uyumsuz" olarak etiketlenirler. Bu etiketleme davranışının eriyip gitmesi için; yılların geçmesi gerekir. Eğitim sistemini reforme etmek önemli bir başlangıçtır ama tek başına yetersizdir.

      Siz, iyimser olmaya çabalayan birisiniz sayın Erden; gerçekleri görmeyi isteMEyecek kadar tecrübesiz birine benzemiyorsunuz.

      [2]

      Türkiye'de her şeyden önce, "biat kültürü"nün hakim olduğunu unutmayınız sayın Erden. Sizin yazınızda bahsettiğiniz Avrupalılar ve Amerikalılar arasında da biat etmeye yönelenler var, ama "Türkiye'deki kadar kökleşmiş ve tehlikeli boyutlarda bir biat kültürü" yok oralarda.

      En yakın örneği incelemek isterseniz:

      Twitter'ın yönetim kurulunun, Donald Trump'ın yazdığı yalan ve nefret yayan tweet'lerine getirdiği kısıtlama hakkı; Twitter gibi şirketlerin ABD hukuk sisteminde güvence altında olmasından kaynaklanır. Twitter'ın yönetim kurulu, Trump'ın tehditlerine karşı, ABD hukuk sisteminin sağlamlığına güvenmektedir; Trump'a "biat" etMEmektedir.

      Örnekleri çeşitlendirebilirsiniz.

      Sil
    5. "Biat kültürü"ne bir örnek daha:

      Rekabet Kurumu, Alman otomobil devlerine soruşturma açtı

      Beşli Grup olarak adlandırılan ve Almanya’da yerleşik, Audi, Porsche, Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW hakkında yürütülen ön araştırma Rekabet Kurumu'nca karara bağlandı. Firmalara soruşturma açılmasına karar verildi.

      Karar, Volkswagen'in Türkiye'de fabrika kurmama kararı almasının ardından açıklandı. Otomotiv sektörü dergisi Automobilwoche, haberini adını açıklamadığı Volkswagen kaynaklarına dayandırdı.

      https://t24.com.tr/haber/rekabet-kurumu-ndan-alman-otomobil-devlerine-sorusturma,887938

      Sil
    6. Kardeş seninki şuna benzemiş, ölümü ahireti hatırlatan peygambere, inanmayanların peygambere.. amann sen de ey Peygamber keyfimizi bozma, bizi kendi halimize bırak hazır keyfimizi bozma, öleceksek biz ölecez, yanacaksak biz yanacaz, ha şu uyardığın azap ne zaman gelecek vs vs

      Sil
  61. Hocam , IMF'ye yanlış hesapladığını belirttiniz mi? Sizce IMF hangi verileri kullanıyor da yanlış hesaplıyor?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. IMF'nin hesabı yanlış değil, biz arkadan dolanıp kuralı farklı kullanıyoruz.

      Sil
  62. Hocam 5 Mayısta -2.7 mil usd net rezerv var diye belirtmiştiniz, o zaman 2 ayda 4 mil usd daha mı eridi? hesaplamanız aynı diye düşünüyorum. Saygılar

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu trend devam ederse yılsonu negatif 15-20 mil usd aralığını görme ihtimalimiz var ne yazıkki.

      Sil
  63. Hocam, ilk beş ayda dış ticaret açığı 21 milyar $. Bu yaz turizm geliri yok. Yukarıda ortaya koyduğunuz tabloya bunları da eklediğimizde durum giderek korkutucu bir hal almıyor mu? İşin pek şakası kalmadı gibi görünüyor...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mahdut durum düşündüğümüzden daha kötü, daha fazla ithalat vergisi koymak gerekiyor, faizleri daha da düşürmek lazım, iç piyasa hareketi için de para basmak lazım.

      Başka türlü döviz yükselmez.

      Sil
    2. Paramız var ki alıyoz diyerek, topu kendi kalemize doğru şutluyorum.

      Sil
    3. Dışticaretteki bu son gelişmeler kur yükselirse ihracat artar sloganının normal koşullarda geçerli olduğunun, kriz koşullarında geçerli olmadığının tipi bir örneği. USD TL kuru geöen yılın ortalamasından (5,70) bu yana (6,85) % 20 TL aleyhine değişmiş yani TL % 20 değer kaybetmiş bulunuyor. Bu durumda normal koşullarda ihracatın artması ve ithalatın düşmesi gerekirdi. Ne var ki bizim ihracat yaptığımız ekonomiler zor durumda olduğu ve ithalatını düşürdükleri için bizim fiyatımız ne kadar düşerse düşsün ihracatımız artmıyor tam tersine azalıyor. İlk 5 ayda ihracat % 20 düşerken ithalat % 5 düştü. Bu gidiş cari dengenin beklendiği gibi fazlayla sonuçlanmayabileceğinin işareti.

      Sil
    4. Cari acik artiyor arttikca da Kurdaki baski da artiyor.
      Turizm bu sene yok. Turizm olsaydi bu yili Turkiye rahat atlatirdi.

      Sil
  64. Mahfi Hocam, eleştirel yorumumu yanıtlama nezaketiniz için teşekkür ederim. Umarım daha iyi yöneticilerimiz olur. Güzel ülkemiz daha iyilerini hakediyor. Murat Erden / Mühendis

    YanıtlayınSil
  65. Mahfi bey, gidişatı anlamaya çalışan, sade bir vatandaş olarak soruyorum. Lütfen maksat aramayınız.

    Siz akademisyen olarak objektif kriterlerle analiz ettiğinizde, Dolar/TL kurunun epey süredir 6,85 - 6,86 bandında sabit kalmasını nasıl izah ediyorsunuz?

    1) Katar Merkez Bankası ile yapılan swap anlaşması (10 milyar Dolarlık) haberleri dolaşıyordu 1 - 1,5 ay kadar önce. Buradan gelen Dolar mı kullanılıyor Türkiye'de?

    2) Londra piyasaları üzerinden yapılan swap işlemlerine kısıtlama getirilmişti aylar önce. Bugünkü vaziyet nedir. Tekrar açtılar mı?

    3) TCMB'nin ulaştığı başka Dolar kaynakları da var mı?

    4) Yukarıda yazdığım 3 bilgi, benim bulabildiklerim. Sizin gibi bir uzmanın ekleyecekleri var mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. 1) Kura kamu bankaları eliyle müdahale var. Merkez Bankasının brüt döviz rezervlerinde yılbaşından bu yana ortaya çıkan 25 milyar dolarlık azalmanın bir kısmı bu.
      2) Açmadılar
      3) Sanmıyorum
      4) Katar ile swap anlaşması miktarı yükseltildi, Çin ile swap anlaşması da yenilendi. Bunlar her ne kadar geçici çözümler olsa da kısa dönemi kurtarabiliyor.

      Sil
  66. Hocam elinize sağlık müthiş bir yazı daha..

    YanıtlayınSil
  67. Merhaba Mahfi hocam.

    Diğer şarta bağlı yükümlülükleri de III. tablo 1-b (Merkez Bankası'nda tutulmakta olan ticari bankaların yabancı para ve altın cinsinden zorunlu karşılıkları) hesaba katarsak -24.5 milyar dolar- rezervlerin içinde bulunduğu vahim durum daha iyi anlaşılır.

    YanıtlayınSil
  68. Mahfi Hocam merhabalar,
    Bazi ülkelerin altin rezervlerini Ingiltere merkez bankasinda tutuklarina dair gazetelerde haberler okuyoruz. Ornegin Maduro'nun milyar dolarlik rezervlerine Ingilterede el konulduguna iliskin yazilar vardi. Ulkeler neden Ingilterede rezerv bulunduruyor acaba? Merkez bankamiz da bunu yapiyor mu? Kendi ulkemizde saklamak yerine neden Ingiltereye altin yollandigini anlayamiyorum. Simdiden cok tesekkurler. Sayenizde kendimizi gelistirme firsati buluyoruz.

    YanıtlayınSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...